Instagram Communication in Local Election Campaigns: A Content Analysis of Mayoral Candidates in Güzelyurt and Nicosia, TRNC

Yerel Seçim Kampanyalarında İnstagram İletişimi: KKTC Güzelyurt ve Lefkoşa Belediyesi Başkan Adaylarının İçerik Analizi
Author:

Number of pages:
4053-4094
Language:
Türkçe
Year-Number:
2026-Volume 21 Issue 2

Abstract

Bu çalışma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kıbrıslı Rum Avrupa Parlamentosu üyesi ve internet fenomeni Fidias Panayiotou arasında 2025 yılında gerçekleştirilen ve hem Kuzey hem de Güney Kıbrıs’ta yoğun tepkilere yol açan röportajı incelemektedir. Çalışma, siyasal iletişim çerçevesinde, ulusal söylemlerin farklı ideolojik konumlar üzerinden nasıl yeniden üretildiğini ve sosyal medyanın bu süreci nasıl pekiştirdiğini ele almaktadır.

Niteliksel yöntemler arasında yer alan eleştirel söylem analizi ile yürütülen araştırmada, ideolojik olarak farklı çizgilere sahip dört gazete incelenmiştir: Haravgi (Güney Kıbrıs, sol), Kathimerini Cyprus/Knews (Güney Kıbrıs, sağ), Kıbrıs Gazetesi (Kuzey Kıbrıs/Türkiye, sağ) ve Havadis (Kuzey Kıbrıs, sol/merkez-sol). İnceleme, röportajın duyurulduğu ve yayımlandığı 1–8 Temmuz 2025 tarihleri arasında söz konusu gazetelerde çıkan toplam 5 haber üzerinden yapılmıştır. Ayrıca bu haberlerde kullanılan başlıklar ve görseller de analize dahil edilmiş; en az 5 görsel üzerinden söylemin görsel düzlemde nasıl kurulduğu tartışılmıştır.

Bulgular, aynı olayın bu gazetelerde ideolojik eğilimlere göre farklı biçimlerde çerçevelendiğini ortaya koymaktadır. Sağ eğilimli yayınlar ulusal kimlik, meşruiyet ve karşıtlık vurgularına yoğunlaşırken; sol eğilimli yayınlar diyalog, barış, demokratik katılım ve kutuplaşma riskine dikkat çekmiştir. Sonuç olarak, sağ ideolojiye sahip gazetelerin haberlerinde geliştirilen söylemler daha çok ulusal duruş ve meşruiyet çerçevesinde yansıtılırken; sol ideolojiye sahip gazetelerin haberlerinde ortaya çıkan söylemler barış, müzakere ve demokratik katılım vurgusu ile öne çıkmıştır.

Keywords

Abstract

Bu çalışma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kıbrıslı Rum Avrupa Parlamentosu üyesi ve internet fenomeni Fidias Panayiotou arasında 2025 yılında gerçekleştirilen ve hem Kuzey hem de Güney Kıbrıs’ta yoğun tepkilere yol açan röportajı incelemektedir. Çalışma, siyasal iletişim çerçevesinde, ulusal söylemlerin farklı ideolojik konumlar üzerinden nasıl yeniden üretildiğini ve sosyal medyanın bu süreci nasıl pekiştirdiğini ele almaktadır.

Niteliksel yöntemler arasında yer alan eleştirel söylem analizi ile yürütülen araştırmada, ideolojik olarak farklı çizgilere sahip dört gazete incelenmiştir: Haravgi (Güney Kıbrıs, sol), Kathimerini Cyprus/Knews (Güney Kıbrıs, sağ), Kıbrıs Gazetesi (Kuzey Kıbrıs/Türkiye, sağ) ve Havadis (Kuzey Kıbrıs, sol/merkez-sol). İnceleme, röportajın duyurulduğu ve yayımlandığı 1–8 Temmuz 2025 tarihleri arasında söz konusu gazetelerde çıkan toplam 5 haber üzerinden yapılmıştır. Ayrıca bu haberlerde kullanılan başlıklar ve görseller de analize dahil edilmiş; en az 5 görsel üzerinden söylemin görsel düzlemde nasıl kurulduğu tartışılmıştır.

Bulgular, aynı olayın bu gazetelerde ideolojik eğilimlere göre farklı biçimlerde çerçevelendiğini ortaya koymaktadır. Sağ eğilimli yayınlar ulusal kimlik, meşruiyet ve karşıtlık vurgularına yoğunlaşırken; sol eğilimli yayınlar diyalog, barış, demokratik katılım ve kutuplaşma riskine dikkat çekmiştir. Sonuç olarak, sağ ideolojiye sahip gazetelerin haberlerinde geliştirilen söylemler daha çok ulusal duruş ve meşruiyet çerçevesinde yansıtılırken; sol ideolojiye sahip gazetelerin haberlerinde ortaya çıkan söylemler barış, müzakere ve demokratik katılım vurgusu ile öne çıkmıştır.

Keywords

Structured Abstract

Local election campaigns represent one of the most dynamic arenas for political communication, providing candidates with direct access to citizens through both traditional and digital media. In the context of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC), social media has become a crucial medium for political visibility and voter engagement. This study investigates the use of Instagram as a campaign communication platform by two mayoral candidates in the 2022 TRNC local elections: Mahmut Özçınar, representing the right-wing National Unity Party (UBP) and serving as the Mayor of Güzelyurt, and Mehmet Harmancı, representing the left-wing Communal Democracy Party (TDP) and serving as the Mayor of Nicosia Turkish Municipality. The main purpose of this study is to explore how ideological orientations shape the candidates’ visual and discursive strategies on Instagram. It seeks to answer the question: How do right-wing and left-wing political ideologies manifest in local-level digital communication practices during election campaigns? Through a comparative analysis, the study aims to reveal how both candidates use social media not only as a tool for political promotion but also as a means to construct, perform, and reinforce their political identities.

This research is grounded in theories of political communication, public sphere, and discourse analysis. Building on Habermas’s (2003) concept of the public sphere, social media platforms such as Instagram are understood as modern extensions of deliberative spaces where political actors and citizens negotiate meanings. However, as argued by Castells (2009) and Kellner (2015), these spaces are not neutral but shaped by symbolic power and ideological struggle. The study also employs the framework of Critical Discourse Analysis (CDA), as developed by Fairclough (2015) and Van Dijk (2015), to interpret how political discourse constructs social reality. According to these theorists, ideology manifests through language, symbols, and visual representation. Thus, the political content analysed here is not only communicative but also performative—an act of creating political identity and authority. By applying these frameworks, the research situates Instagram campaigns within a broader discussion of how ideology, culture, and technology interact in local political communication. This approach also highlights the transformation of political campaigning in small-state contexts like the TRNC, where traditional and modern modes of engagement coexist.

The study employs a qualitative research design combining content analysis and critical discourse analysis. The dataset includes all Instagram posts shared by the two candidates during the 2022 local election campaign period. Each post was archived and coded based on the following criteria: (1) Content Type: photo, video, poster, or infographic; (2) Thematic Focus: infrastructure/service, culture/heritage, social solidarity, environment, leadership, or ideology; (3) Discourse Style: formal/institutional vs. inclusive/participatory; (4) Engagement Level: likes, comments, and frequency of posting. In total, 82 posts from Özçınar and 50 from Harmancı were analysed. Quantitative ratios were used to support qualitative interpretations – for instance, Özçınar’s posts emphasised leadership (25.6%) and service/infrastructure (20.7%), while Harmancı focused on social solidarity and cultural participation (44% combined). Data were interpreted in relation to ideological framing, emotional tone, and audience targeting. The mixed analytical strategy provided both thematic categorisation and discursive depth, ensuring a holistic understanding of visual and linguistic representation.

The comparative findings reveal clear ideological and stylistic contrasts. Mahmut Özçınar (UBP) constructed a leader-centred and institutional image. His discourse emphasised service, modernisation, stability, and authority. Visuals displayed him in official contexts – project openings, ribbon-cutting ceremonies, and municipal settings – supported by the slogan “Doğru Karar Özçınar” (“The Right Choice Özçınar”). The tone was formal, focusing on professionalism and trust. His colour scheme (orange and black) reflected organisational consistency, reinforcing a sense of control and continuity. Mehmet Harmancı (TDP), by contrast, adopted a participatory and socially inclusive discourse. His campaign highlighted community involvement, environmental responsibility, and social solidarity. Posts featured collective actions, citizen engagement, and cultural initiatives such as the “Paylaşım Bakkalı” (Sharing Grocery) and services for people with disabilities. His slogans – “Together We Are Nicosia” and “Every Barrier Can Be Overcome” – projected empathy and communal unity. Harmancı’s Reels videos accounted for a significantly higher proportion (44%) compared to Özçınar’s 23.2%, showing a strategic focus on youth-orientated, dynamic storytelling. His posts were visually diverse, emotionally appealing, and interaction-driven, contrasting Özçınar’s more bureaucratic and static presentation. These distinctions indicate that right-wing digital discourse in local politics tends to emphasise efficiency and authority, whereas left-wing digital discourse emphasises inclusion, emotional resonance, and collective identity. The analysis suggests that ideology continues to structure communication styles even in highly visual and algorithmic environments like Instagram. The study concludes that Instagram serves not only as a campaign instrument but also as a discursive platform where political ideologies are visualised, negotiated, and reproduced. The ideological differences between Özçınar and Harmancı demonstrate two contrasting models of local digital politics: the right-wing model, grounded in institutional authority and service-based narratives, and the left-wing model, grounded in participatory engagement and community solidarity. Both candidates successfully used Instagram to enhance visibility, but their divergent emphases reflect deeper political cultures in TRNC’s local governance structure. This study contributes to the field of digital political communication by highlighting how visual discourse and ideology intersect in small-scale political contexts. It also suggests that future research should incorporate cross-platform comparisons (e.g., Facebook, TikTok) and explore how audience engagement metrics correlate with ideological positioning. Practically, the findings encourage local politicians to design inclusive, visually coherent, and participatory communication strategies, transforming social media into spaces of democratic interaction rather than mere publicity tools.

Keywords: Political Communication, Instagram, Ideology, Content Analysis, Local Elections, TRNC

Yapılandırılmış Özet:

Yerel seçim kampanyaları, siyasi iletişim için en dinamik alanlardan birini temsil eder ve adaylara hem geleneksel hem de dijital medya aracılığıyla vatandaşlara doğrudan erişim imkanı sağlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bağlamında, sosyal medya siyasi görünürlük ve seçmen katılımı için çok önemli bir araç haline gelmiştir. Bu çalışma, 2022 TKKD yerel seçimlerinde iki belediye başkan adayı tarafından kampanya iletişim platformu olarak Instagram'ın kullanımını incelemektedir: Sağcı Ulusal Birlik Partisi'ni (UBP) temsil eden ve Güzelyurt Belediye Başkanı olarak görev yapan Mahmut Özçınar ile solcu Toplum Demokrasi Partisi'ni (TDP) temsil eden ve Lefkoşa Türk Belediyesi Belediye Başkanı olarak görev yapan Mehmet Harmancı. Bu çalışmanın temel amacı, ideolojik yönelimlerin adayların Instagram'daki görsel ve söylemsel stratejilerini nasıl şekillendirdiğini araştırmaktır. Çalışma şu soruyu yanıtlamayı amaçlamaktadır: Sağ ve sol siyasi ideolojiler, seçim kampanyaları sırasında yerel düzeydeki dijital iletişim uygulamalarında nasıl ortaya çıkmaktadır? Karşılaştırmalı bir analiz yoluyla, çalışma her iki adayın da sosyal medyayı sadece siyasi tanıtım aracı olarak değil, aynı zamanda siyasi kimliklerini inşa etmek, sergilemek ve güçlendirmek için bir araç olarak nasıl kullandıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Bu araştırma, siyasi iletişim, kamusal alan ve söylem analizi teorilerine dayanmaktadır. Habermas'ın (2003) kamusal alan kavramından yola çıkarak, Instagram gibi sosyal medya platformları, siyasi aktörlerin ve vatandaşların anlamları müzakere ettikleri modern müzakere alanlarının uzantıları olarak anlaşılmaktadır. Ancak, Castells (2009) ve Kellner (2015) tarafından savunulduğu gibi, bu alanlar tarafsız değildir, sembolik güç ve ideolojik mücadele tarafından şekillendirilmiştir. Çalışma, siyasi söylemin sosyal gerçekliği nasıl inşa ettiğini yorumlamak için Fairclough (2015) ve Van Dijk (2015) tarafından geliştirilen Eleştirel Söylem Analizi (CDA) çerçevesini de kullanmaktadır. Bu teorisyenlere göre, ideoloji dil, semboller ve görsel temsil yoluyla kendini gösterir. Dolayısıyla, burada analiz edilen siyasi içerik sadece iletişimsel değil, aynı zamanda performatiftir; siyasi kimlik ve otorite yaratma eylemidir. Bu çerçeveleri uygulayarak, araştırma Instagram kampanyalarını ideoloji, kültür ve teknolojinin yerel siyasi iletişimde nasıl etkileşime girdiğine dair daha geniş bir tartışma içinde konumlandırmaktadır. Bu yaklaşım, geleneksel ve modern katılım biçimlerinin bir arada var olduğu KKTC gibi küçük devlet bağlamlarında siyasi kampanyaların dönüşümünü de vurgulamaktadır.

Çalışma, içerik analizi ve eleştirel söylem analizini birleştiren nitel bir araştırma tasarımı kullanmaktadır. Veri seti, 2022 yerel seçim kampanyası döneminde iki aday tarafından paylaşılan tüm Instagram gönderilerini içermektedir. Her gönderi, aşağıdaki kriterlere göre arşivlenmiş ve kodlanmıştır: (1) İçerik Türü: fotoğraf, video, poster veya infografik; (2) Tematik Odak: altyapı/hizmet, kültür/miras, sosyal dayanışma, çevre, liderlik veya ideoloji; (3) Söylem Stili: resmi/kurumsal vs. kapsayıcı/katılımcı; (4) Etkileşim Düzeyi: beğeniler, yorumlar ve gönderi sıklığı. Toplamda Özçınar'ın 82 ve Harmancı'nın 50 paylaşımı analiz edildi. Niteliksel yorumları desteklemek için niceliksel oranlar kullanıldı. Örneğin, Özçınar'ın paylaşımları liderlik (25,6%) ve hizmet/altyapı (20,7%) konularını vurgularken, Harmancı sosyal dayanışma ve kültürel katılım (toplamda %44) konularına odaklandı. Veriler, ideolojik çerçeveleme, duygusal ton ve hedef kitle ile ilişkili olarak yorumlandı. Karma analitik strateji, hem tematik kategorizasyon hem de söylemsel derinlik sağladı ve görsel ve dilsel temsilin bütünsel bir şekilde anlaşılmasını sağladı.

Karşılaştırmalı bulgular, açık ideolojik ve stilistik kontrastları ortaya koymaktadır. Mahmut Özçınar (UBP), lider merkezli ve kurumsal bir imaj oluşturdu. Söylemlerinde hizmet, modernleşme, istikrar ve otoriteyi vurguladı. Görsellerde, “Doğru Karar Özçınar” sloganıyla desteklenen resmi bağlamlarda (proje açılışları, kurdele kesme törenleri ve belediye ortamları) gösterildi. Ton resmiydi ve profesyonellik ve güvene odaklanıyordu. Renk şeması (turuncu ve siyah) örgütsel tutarlılığı yansıtarak kontrol ve süreklilik hissini pekiştirdi.

Mehmet Harmancı (TDP) ise katılımcı ve sosyal açıdan kapsayıcı bir söylem benimsemiştir. Kampanyası, toplumsal katılım, çevresel sorumluluk ve sosyal dayanışmayı vurgulamıştır. Paylaşımlarda toplu eylemler, vatandaş katılımı ve “Paylaşım Bakkalı” gibi kültürel girişimler ile engelli kişilere yönelik hizmetler yer almıştır. “Birlikte Lefkoşa'yız” ve “Her Engel Aşılabilir” sloganları empati ve toplumsal birliği yansıtıyordu. Harmancı'nın Reels videoları, Özçınar'ın %23,2'sine kıyasla önemli ölçüde daha yüksek bir oran (%44) oluşturuyordu ve gençlere yönelik, dinamik hikaye anlatımına stratejik bir odaklanma olduğunu gösteriyordu. Harmancı'nın gönderileri görsel olarak çeşitlilik gösteriyor, duygusal olarak çekici ve etkileşime dayalıydı, bu da Özçınar'ın daha bürokratik ve statik sunumuyla tezat oluşturuyordu. Bu farklılıklar, yerel siyasette sağ kanadın dijital söyleminin verimlilik ve otoriteyi vurgularken, sol kanadın dijital söyleminin kapsayıcılık, duygusal rezonans ve kolektif kimliği vurguladığını gösteriyor. Analiz, ideolojinin Instagram gibi son derece görsel ve algoritmik ortamlarda bile iletişim tarzlarını şekillendirmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.

Çalışma, Instagram'ın sadece bir kampanya aracı olarak değil, aynı zamanda siyasi ideolojilerin görselleştirildiği, müzakere edildiği ve yeniden üretildiği bir söylem platformu olarak da işlev gördüğü sonucuna varıyor. Özçınar ve Harmancı arasındaki ideolojik farklılıklar, yerel dijital siyasetin iki zıt modelini ortaya koyuyor: kurumsal otorite ve hizmet odaklı anlatılara dayanan sağcı model ile katılımcı katılım ve topluluk dayanışmasına dayanan solcu model. Her iki aday da görünürlüklerini artırmak için Instagram'ı başarıyla kullandılar, ancak farklı vurguları KKTC'nin yerel yönetim yapısındaki daha derin siyasi kültürleri yansıtıyor. Bu çalışma, küçük ölçekli siyasi bağlamlarda görsel söylem ve ideolojinin nasıl kesiştiğini vurgulayarak dijital siyasi iletişim alanına katkıda bulunuyor. Ayrıca, gelecekteki araştırmaların platformlar arası karşılaştırmaları (ör. Facebook, TikTok) içermesi ve izleyici katılımı ölçütlerinin ideolojik konumlandırma ile nasıl ilişkili olduğunu araştırması gerektiğini öne sürüyor. Pratik olarak, bulgular yerel politikacıları kapsayıcı, görsel olarak tutarlı ve katılımcı iletişim stratejileri tasarlamaya teşvik ederek, sosyal medyayı sadece tanıtım aracı olmaktan çıkarmak ve demokratik etkileşim alanlarına dönüştürmek için cesaretlendirir.

Anahtar Kelimeler: Siyasi İletişim, Instagram, İdeoloji, İçerik Analizi, Yerel Seçimler, KKTC

ملخص منظم

تمثل الحملات الانتخابية المحلية واحدة من أكثر المجالات ديناميكية للتواصل السياسي، حيث توفر للمرشحين إمكانية الوصول المباشر إلى المواطنين من خلال وسائل الإعلام التقليدية والرقمية. في سياق جمهورية شمال قبرص التركية (TRNC)، أصبحت وسائل التواصل الاجتماعي وسيلة حاسمة للظهور السياسي ومشاركة الناخبين. تبحث هذه الدراسة في استخدام إنستغرام كمنصة اتصال للحملة الانتخابية من قبل مرشحين اثنين لمنصب العمدة في الانتخابات المحلية لجمهورية شمال قبرص التركية لعام 2022: محمود أوزجينار، الذي يمثل حزب الوحدة الوطنية اليميني (UBP) ويشغل منصب عمدة غوزيليرت، ومحمد هارمانجي، الذي يمثل حزب الديمقراطية المجتمعية اليساري (TDP) ويشغل منصب عمدة بلدية نيقوسيا التركية. الغرض الرئيسي من هذه الدراسة هو استكشاف كيفية تأثير التوجهات الأيديولوجية على استراتيجيات المرشحين البصرية والخطابية على إنستغرام. وتسعى الدراسة للإجابة على السؤال التالي: كيف تتجلى الأيديولوجيات السياسية اليمينية واليسارية في ممارسات التواصل الرقمي على المستوى المحلي خلال الحملات الانتخابية؟ من خلال تحليل مقارن، تهدف

تستند هذه الدراسة إلى نظريات التواصل السياسي والمجال العام وتحليل الخطاب. بناءً على مفهوم هابرماس (2003) للمجال العام، تُفهم منصات التواصل الاجتماعي مثل إنستغرام على أنها امتداد حديث للمساحات التداولية حيث يتفاوض الفاعلون السياسيون والمواطنون على المعاني. ومع ذلك، كما يرى كاستلز (2009) وكيلنر (2015)، فإن هذه المساحات ليست محايدة، بل تتشكل بفعل القوة الرمزية والصراع الأيديولوجي. تستخدم الدراسة أيضًا إطار تحليل الخطاب النقدي (CDA)، كما طوره فيركلوف (2015) وفان ديك (2015)، لتفسير كيفية بناء الخطاب السياسي للواقع الاجتماعي. وفقًا لهؤلاء المنظرين، تتجلى الأيديولوجية من خلال اللغة والرموز والتمثيل البصري. وبالتالي، فإن المحتوى السياسي الذي يتم تحليله هنا ليس تواصليًا فحسب، بل أدائيًا أيضًا - وهو فعل لخلق الهوية السياسية والسلطة. من خلال تطبيق هذه الأطر، تضع الدراسة حملات إنستغرام في سياق نقاش أوسع حول كيفية تفاعل الأيديولوجية والثقافة والتكنولوجيا في التواصل السياسي المحلي. يسلط هذا النهج الضوء أيضًا

تستخدم الدراسة تصميمًا بحثيًا نوعيًا يجمع بين تحليل المحتوى وتحليل الخطاب النقدي. تتضمن مجموعة البيانات جميع المنشورات التي شاركها المرشحان على إنستغرام خلال فترة حملة الانتخابات المحلية لعام 2022. تم أرشفة كل منشور وترميزه بناءً على المعايير التالية: (1) نوع المحتوى: صورة، فيديو، ملصق، أو رسم بياني؛ (2) التركيز الموضوعي: البنية التحتية/الخدمات، الثقافة/التراث، التضامن الاجتماعي، البيئة، القيادة، أو الأيديولوجية؛ (3) أسلوب الخطاب: رسمي/مؤسسي مقابل شامل/تشاركي؛ (4) مستوى المشاركة: الإعجابات، التعليقات، وتكرار النشر. في المجموع، تم تحليل 82 منشوراً من أوزجينار و50 منشوراً من هارمانجي. استُخدمت النسب الكمية لدعم التفسيرات النوعية – على سبيل المثال، ركزت منشورات أوزجينار على القيادة (25.6٪) والخدمات/البنية التحتية (20.7٪)، بينما ركز هارمانجي على التضامن الاجتماعي والمشاركة الثقافية (44٪ مجتمعة). تم تفسير البيانات فيما يتعلق بالإطار الأيديولوجي والنبرة العاطفية واستهداف الجمهور. وفرت الاستراتيجية التحليلية المختلطة تصنيفًا موضوعيًا وعمقًا خطابيًا، مما يضمن فهمًا شاملاً للتمثيل البصري واللغوي.

تكشف النتائج المقارنة عن تباينات أيديولوجية وأسلوبية واضحة. قام محمود أوزجينار (UBP) ببناء صورة مؤسسية تركز على القائد. ركز خطابه على الخدمة والتحديث والاستقرار والسلطة. أظهرته الصور في سياقات رسمية - افتتاحات مشاريع، وحفلات قص الشريط، وأماكن بلدية - مدعومة بشعار ”Doğru Karar Özçınar“ (”الخيار الصحيح أوزجينار“). كانت النبرة رسمية، مع التركيز على الاحترافية والثقة. عكست ألوانه (البرتقالي والأسود) الاتساق التنظيمي، مما عزز الشعور بالسيطرة والاستمرارية.

على النقيض من ذلك، تبنى محمد هارمانجي (TDP) خطابًا تشاركيًا وشاملًا اجتماعيًا. سلطت حملته الضوء على مشاركة المجتمع والمسؤولية البيئية والتضامن الاجتماعي. عرضت المنشورات الأعمال الجماعية ومشاركة المواطنين والمبادرات الثقافية مثل ”Paylaşım Bakkalı“ (مشاركة البقالة) والخدمات للأشخاص ذوي الإعاقة. وأظهرت شعاراته – ”معًا نحن نيقوسيا“ و”كل حاجز يمكن تجاوزه“ – التعاطف والوحدة المجتمعية. وشكلت مقاطع فيديو Harmancı على Reels نسبة أعلى بكثير (44٪) مقارنة بنسبة Özçınar البالغة 23.2٪، مما يدل على التركيز الاستراتيجي على السرد القصصي الديناميكي الموجه للشباب. كانت منشوراته متنوعة بصريًا وجذابة عاطفيًا ومحفزة للتفاعل، على عكس عرض أوزجينار الأكثر بيروقراطية وثباتًا. تشير هذه الاختلافات إلى أن الخطاب الرقمي اليميني في السياسة المحلية يميل إلى التأكيد على الكفاءة والسلطة، بينما يؤكد الخطاب الرقمي اليساري على الشمولية والتجاوب العاطفي والهوية الجماعية. يشير التحليل إلى أن الأيدي.

وتخلص الدراسة إلى أن Instagram لا يخدم فقط كأداة للحملة الانتخابية، بل أيضاً كمنصة خطابية يتم فيها تصور الأيديولوجيات السياسية والتفاوض عليها وإعادة إنتاجها. تظهر الاختلافات الأيديولوجية بين أوزجينار وهارمانجي نموذجين متباينين للسياسة الرقمية المحلية: النموذج اليميني، القائم على السلطة المؤسسية والروايات القائمة على الخدمات، والنموذج اليساري، القائم على المشاركة التفاعلية والتضامن المجتمعي. نجح كلا المرشحين في استخدام Instagram لتعزيز ظهورهما، لكن اختلاف تركيزهما يعكس ثقافات سياسية أعمق في هيكل الحكم المحلي في جمهورية شمال قبرص التركية. تساهم هذه الدراسة في مجال الاتصال السياسي الرقمي من خلال تسليط الضوء على كيفية تقاطع الخطاب البصري والأيديولوجية في السياقات السياسية الصغيرة. كما تقترح أن تدمج الأبحاث المستقبلية مقارنات عبر المنصات (مثل Facebook و TikTok) وتستكشف كيفية ارتباط مقاييس مشاركة الجمهور بالمواقف الأيديولوجية. من الناحية العملية، تشجع النتائج السياسيين المحليين على تصميم استراتيجيات اتصال شاملة ومتسقة بصريًا وتشاركية، وتحويل وسائل التواصل الاجتماعي إلى مساحات للتفاعل الديمقراطي

الكلمات المفتاحية: الاتصال السياسي، إنستغرام، الأيديولوجية، تحليل المحتوى، الانتخابات المحلية، جمهورية شمال قبرص التركية

Résumé Structuré:

Les campagnes électorales locales constituent l'un des domaines les plus dynamiques de la communication politique, offrant aux candidats un accès direct aux citoyens par le biais des médias traditionnels et numériques. Dans le contexte de la République turque de Chypre du Nord (RTCN), les réseaux sociaux sont devenus un moyen essentiel pour assurer la visibilité politique et susciter l'engagement des électeurs. Cette étude examine l'utilisation d'Instagram comme plateforme de communication électorale par deux candidats à la mairie lors des élections locales de 2022 en RTCN : Mahmut Özçınar, représentant le Parti de l'unité nationale (UBP) de droite et maire de Güzelyurt, et Mehmet Harmancı, représentant le Parti de la démocratie communale (TDP) de gauche et maire de la municipalité turque de Nicosie. L'objectif principal de cette étude est d'explorer comment les orientations idéologiques façonnent les stratégies visuelles et discursives des candidats sur Instagram. Elle cherche à répondre à la question suivante : comment les idéologies politiques de droite et de gauche se manifestent-elles dans les pratiques de communication numérique au niveau local pendant les campagnes électorales ? À travers une analyse comparative, l'étude vise à révéler comment les deux candidats utilisent les réseaux sociaux non seulement comme un outil de promotion politique, mais aussi comme un moyen de construire, d'exprimer et de renforcer leur identité politique.

Cette recherche s'appuie sur les théories de la communication politique, de la sphère publique et de l'analyse du discours. S'inspirant du concept de sphère publique de Habermas (2003), les plateformes de réseaux sociaux telles qu'Instagram sont considérées comme des extensions modernes des espaces de délibération où les acteurs politiques et les citoyens négocient les significations. Cependant, comme le soutiennent Castells (2009) et Kellner (2015), ces espaces ne sont pas neutres, mais façonnés par le pouvoir symbolique et la lutte idéologique. L'étude utilise également le cadre de l'analyse critique du discours (CDA), tel que développé par Fairclough (2015) et Van Dijk (2015), pour interpréter la manière dont le discours politique construit la réalité sociale. Selon ces théoriciens, l'idéologie se manifeste à travers le langage, les symboles et la représentation visuelle. Ainsi, le contenu politique analysé ici n'est pas seulement communicatif, mais aussi performatif, c'est-à-dire qu'il s'agit d'un acte de création d'identité et d'autorité politiques. En appliquant ces cadres, la recherche situe les campagnes Instagram dans une discussion plus large sur la manière dont l'idéologie, la culture et la technologie interagissent dans la communication politique locale. Cette approche met également en évidence la transformation des campagnes politiques dans les petits États comme la RTCN, où coexistent des modes d'engagement traditionnels et modernes.

L'étude utilise une méthodologie de recherche qualitative combinant l'analyse de contenu et l'analyse critique du discours. L'ensemble de données comprend toutes les publications Instagram partagées par les deux candidats pendant la période de campagne électorale locale de 2022. Chaque publication a été archivée et codée selon les critères suivants : (1) type de contenu : photo, vidéo, affiche ou infographie ; (2) thème principal : infrastructures/services, culture/patrimoine, solidarité sociale, environnement, leadership ou idéologie ; (3) style du discours : formel/institutionnel ou inclusif/participatif ; (4) niveau d'engagement : likes, commentaires et fréquence des publications. Au total, 82 publications d'Özçınar et 50 de Harmancı ont été analysées. Des ratios quantitatifs ont été utilisés pour étayer les interprétations qualitatives. Par exemple, les publications d'Özçınar mettaient l'accent sur le leadership (25,6 %) et les services/infrastructures (20,7 %), tandis que celles de Harmancı se concentraient sur la solidarité sociale et la participation culturelle (44 % au total). Les données ont été interprétées en fonction du cadre idéologique, du ton émotionnel et du public ciblé. La stratégie analytique mixte a permis à la fois une catégorisation thématique et une profondeur discursive, garantissant une compréhension holistique de la représentation visuelle et linguistique.

Les résultats comparatifs révèlent des contrastes idéologiques et stylistiques évidents. Mahmut Özçınar (UBP) a construit une image centrée sur le leader et institutionnelle. Son discours mettait l'accent sur le service, la modernisation, la stabilité et l'autorité. Les visuels le montraient dans des contextes officiels – inaugurations de projets, cérémonies de coupure de ruban et événements municipaux –, accompagné du slogan « Doğru Karar Özçınar » (« Le bon choix, Özçınar »). Le ton était formel, mettant l'accent sur le professionnalisme et la confiance. Sa palette de couleurs (orange et noir) reflétait la cohérence organisationnelle, renforçant un sentiment de contrôle et de continuité.

Mehmet Harmancı (TDP), en revanche, a adopté un discours participatif et socialement inclusif. Sa campagne mettait l'accent sur l'implication communautaire, la responsabilité environnementale et la solidarité sociale. Les publications mettaient en avant les actions collectives, l'engagement citoyen et les initiatives culturelles telles que le « Paylaşım Bakkalı » (épicerie partagée) et les services destinés aux personnes handicapées. Ses slogans – « Ensemble, nous sommes Nicosie » et « Toutes les barrières peuvent être surmontées » – reflétaient l'empathie et l'unité communautaire. Les vidéos Reels de Harmancı représentaient une proportion nettement plus élevée (44 %) que celles d'Özçınar (23,2 %), ce qui montre une stratégie axée sur un récit dynamique et orienté vers les jeunes. Ses publications étaient visuellement variées, émotionnellement attrayantes et axées sur l'interaction, contrastant avec la présentation plus bureaucratique et statique d'Özçınar. Ces distinctions indiquent que le discours numérique de droite dans la politique locale tend à mettre l'accent sur l'efficacité et l'autorité, tandis que le discours numérique de gauche met l'accent sur l'inclusion, la résonance émotionnelle et l'identité collective. L'analyse suggère que l'idéologie continue de structurer les styles de communication, même dans des environnements hautement visuels et algorithmiques comme Instagram.

L'étude conclut qu'Instagram sert non seulement d'instrument de campagne, mais aussi de plateforme discursive où les idéologies politiques sont visualisées, négociées et reproduites. Les différences idéologiques entre Özçınar et Harmancı illustrent deux modèles contrastés de politique numérique locale : le modèle de droite, fondé sur l'autorité institutionnelle et les discours axés sur les services, et le modèle de gauche, fondé sur l'engagement participatif et la solidarité communautaire. Les deux candidats ont utilisé Instagram avec succès pour améliorer leur visibilité, mais leurs priorités divergentes reflètent des cultures politiques plus profondes dans la structure de gouvernance locale de la RTCN. Cette étude contribue au domaine de la communication politique numérique en mettant en évidence la manière dont le discours visuel et l'idéologie s'entrecroisent dans des contextes politiques à petite échelle. Elle suggère également que les recherches futures devraient inclure des comparaisons entre différentes plateformes (par exemple, Facebook, TikTok) et explorer la manière dont les mesures d'engagement du public sont corrélées au positionnement idéologique. D'un point de vue pratique, ces résultats encouragent les politiciens locaux à concevoir des stratégies de communication inclusives, visuellement cohérentes et participatives, transformant les réseaux sociaux en espaces d'interaction démocratique plutôt qu'en simples outils de publicité.

Mots-clés : communication politique, Instagram, idéologie, analyse de contenu, élections locales, RTCN

Resumen Estructurado:

Las campañas electorales locales representan uno de los ámbitos más dinámicos para la comunicación política, ya que proporcionan a los candidatos un acceso directo a los ciudadanos a través de los medios de comunicación tradicionales y digitales. En el contexto de la República Turca del Norte de Chipre (RTNC), las redes sociales se han convertido en un medio crucial para la visibilidad política y la participación de los votantes. Este estudio investiga el uso de Instagram como plataforma de comunicación de campaña por parte de dos candidatos a la alcaldía en las elecciones locales de 2022 de la RTCN. Mahmut Özçınar, representante del Partido de la Unidad Nacional (UBP), de derecha, y alcalde de Güzelyurt, y Mehmet Harmancı, representante del Partido de la Democracia Comunal (TDP), de izquierda, y alcalde del municipio turco de Nicosia. El objetivo principal de este estudio es explorar cómo las orientaciones ideológicas dan forma a las estrategias visuales y discursivas de los candidatos en Instagram. Busca responder a la pregunta: ¿Cómo se manifiestan las ideologías políticas de derecha e izquierda en las prácticas de comunicación digital a nivel local durante las campañas electorales? A través de un análisis comparativo, el estudio pretende revelar cómo ambos candidatos utilizan las redes sociales no solo como herramienta de promoción política, sino también como medio para construir, representar y reforzar sus identidades políticas.

Esta investigación se basa en teorías de comunicación política, esfera pública y análisis del discurso. Partiendo del concepto de esfera pública de Habermas (2003), las plataformas de redes sociales como Instagram se entienden como extensiones modernas de los espacios deliberativos en los que los actores políticos y los ciudadanos negocian significados. Sin embargo, como sostienen Castells (2009) y Kellner (2015), estos espacios no son neutrales, sino que están moldeados por el poder simbólico y la lucha ideológica. El estudio también emplea el marco del análisis crítico del discurso (CDA), desarrollado por Fairclough (2015) y Van Dijk (2015), para interpretar cómo el discurso político construye la realidad social. Según estos teóricos, la ideología se manifiesta a través del lenguaje, los símbolos y la representación visual. Por lo tanto, el contenido político analizado aquí no es solo comunicativo, sino también performativo: un acto de creación de identidad y autoridad políticas. Al aplicar estos marcos, la investigación sitúa las campañas de Instagram en un debate más amplio sobre cómo la ideología, la cultura y la tecnología interactúan en la comunicación política local. Este enfoque también destaca la transformación de las campañas políticas en contextos de estados reducidos como la República Turca del Norte de Chipre, donde coexisten modos de participación tradicionales y modernos.

El estudio emplea un diseño de investigación cualitativa que combina el análisis de contenido y el análisis crítico del discurso. El conjunto de datos incluye todas las publicaciones de Instagram compartidas por los dos candidatos durante el período de campaña de las elecciones locales de 2022. Cada publicación se archivó y codificó según los siguientes criterios: (1) Tipo de contenido: foto, vídeo, póster o infografía; (2) Enfoque temático: infraestructura/servicios, cultura/patrimonio, solidaridad social, medioambiente, liderazgo o ideología; (3) Estilo del discurso: formal/institucional frente a inclusivo/participativo; (4) Nivel de participación: «me gusta», comentarios y frecuencia de publicación. En total, se analizaron 82 publicaciones de Özçınar y 50 de Harmancı. Se utilizaron ratios cuantitativos para respaldar las interpretaciones cualitativas; por ejemplo, las publicaciones de Özçınar hacían hincapié en el liderazgo (25,6 %) y los servicios/infraestructuras (20,7 %), mientras que Harmancı se centraba en la solidaridad social y la participación cultural (44 % en total). Los datos se interpretaron en relación con el encuadre ideológico, el tono emocional y el público objetivo. La estrategia analítica mixta ofreció tanto una clasificación de temas como un análisis detallado, asegurando una comprensión completa de la representación visual y del lenguaje.

Los resultados comparativos revelan claros contrastes ideológicos y estilísticos. Mahmut Özçınar (UBP) construyó una imagen centrada en el líder e institucional. Su discurso hacía hincapié en el servicio, la modernización, la estabilidad y la autoridad. Las imágenes lo mostraban en contextos oficiales —inauguraciones de proyectos, ceremonias de corte de cinta y entornos municipales— respaldadas por el eslogan «Doğru Karar Özçınar» («La elección correcta, Özçınar»). El tono era formal y se centraba en la profesionalidad y la confianza. Su combinación de colores (naranja y negro) reflejaba la coherencia organizativa, reforzando una sensación de control y continuidad.

Mehmet Harmancı (TDP), por el contrario, adoptó un discurso participativo y socialmente inclusivo. Su campaña destacó la participación de la comunidad, la responsabilidad medioambiental y la solidaridad social. Las publicaciones mostraban acciones colectivas, la participación ciudadana e iniciativas culturales como «Paylaşım Bakkalı» (Compartir la compra) y servicios para personas con discapacidad. Sus eslóganes —«Juntos somos Nicosia» y «Todas las barreras se pueden superar»— proyectaban empatía y unidad comunitaria. Los vídeos de Reels de Harmancı representaban una proporción significativamente mayor (44 %) en comparación con el 23,2 % de Özçınar, lo que muestra un enfoque estratégico en la narración dinámica y orientada a los jóvenes. Sus publicaciones eran visualmente diversas, emocionalmente atractivas y orientadas a la interacción, en contraste con la presentación más burocrática y estática de Özçınar. Estas diferencias indican que el discurso digital de la derecha en la política local tiende a resaltar la eficiencia y la autoridad, mientras que el discurso digital de la izquierda enfatiza la inclusión, la resonancia emocional y la identidad colectiva. El análisis sugiere que la ideología sigue estructurando los estilos de comunicación incluso en entornos altamente visuales y algorítmicos como Instagram.

El estudio concluye que Instagram no solo sirve como instrumento de campaña, sino también como plataforma discursiva en la que se visualizan, negocian y reproducen las ideologías políticas. Las diferencias ideológicas entre Özçınar y Harmancı muestran dos modelos contrastantes de política digital local: el modelo de derecha, que prioriza la autoridad institucional y narrativas centradas en los servicios, y el modelo de izquierda, que predominan la participación y la solidaridad comunitaria. Ambos candidatos utilizaron con éxito Instagram para mejorar su visibilidad, pero sus enfoques divergentes reflejan culturas políticas más profundas en la estructura de gobierno local de la República Turca del Norte de Chipre. Este estudio contribuye al campo de la comunicación política digital al destacar cómo el discurso visual y la ideología se entrecruzan en contextos políticos a escala reducida. También sugiere que las investigaciones futuras deberían incorporar comparaciones entre plataformas (por ejemplo, Facebook, TikTok) y explorar cómo las métricas de participación de la audiencia se correlacionan con el posicionamiento ideológico. En la práctica, los resultados animan a los políticos locales a diseñar estrategias de comunicación inclusivas, visualmente coherentes y participativas, transformando las redes sociales en espacios de interacción democrática en lugar de meras herramientas publicitarias.

Palabras clave: Comunicación política, Instagram, Ideología, Análisis de contenido, Elecciones locales, TRNC

结构化摘要:

地方选举活动是政治传播最具活力的领域之一,候选人可通过传统与数字媒体直接接触公民。在北塞浦路斯土耳其共和国(TRNC)背景下,社交媒体已成为提升政治能见度和选民参与度的关键媒介。本研究聚焦2022年北塞浦路斯地方选举中两位市长候选人对Instagram为竞选传播平台的运用:代表右翼民族统一党(UBP)、现任古泽尔尤尔特市长的马赫穆特·兹奇纳尔,以及代表左翼社区民主党(TDP)、现任尼科西亚土耳其市政区的市长梅赫梅特·哈曼奇。本研究核心目标在于探究意识形态取向如何塑造候选人在Instagram上的视觉呈现与话语策略,旨在回答:右翼与左翼政治意识形态如何体现在地方层面的选举数字传播实践中?通过比较分析,本研究旨在揭示两位候选人如何将社交媒体既作为政治宣传工具,亦作为构建、演绎与强化政治身份的媒介。

本研究立足政治传播理论、公共领域理论及话语分析理论。基于哈贝马斯(2003)的公共领域概念,Instagram等社交媒体平台被视为现代协商空间的延伸,政治行为者与公民在此协商意义。然而正如卡斯特尔斯(2009)和凯尔纳(2015)所论证,这些空间并非中立,而是受象征权力与意识形态斗争塑造。本研究同时采用费尔克劳(2015)与范迪克(2015)提出的批判性话语分析框架,解读政治话语如何建构社会现实。依据这些理论家的观点,意识形态通过语言、符号与视觉表征得以显现。因此,本文分析的政治内容不仅具有传播性,更具有表演性——创造政治身份与权威的行为。通过应用这些理论框架,本研究将Instagram竞选活动置于更广阔的讨论中,探讨意识形态、文化与技术如何在地方政治传播中相互作用。这种方法还突显了在北塞浦路斯土耳其共和国(TRNC)等小国语境中政治竞选活动的转型,传统与现代的参与模式在此并存。

本研究采用定性研究设计,结合内容分析与批判性话语分析。数据集包含两位候选人在2022年地方选举期间分享的所有Instagram帖子。每条帖文均按以下标准归档编码:(1) 内容类型:照片、视频、海报或信息图;(2) 题焦点:基础设施/公共服务、文化/遗产、社会团结、环境、领导力或意识形态;(3) 话语风格:正式/制度化 vs. 包容/参与式;(4) 动水平:点赞、评论及发帖频率。共分析奥兹奇纳尔82条及哈曼奇50条帖文。定量指标辅助定性解读——例如奥兹奇纳尔帖文侧重领导力(25.6%)与服/础设施(20.7%),而哈曼奇则聚焦社会团结与文化参与(合计44%)。数据解读涉及意识形态框架、情感基调及受众定位。混合分析策略既实现了主题分类又深化了话语解析,确保对视觉与语言表征形成整体性认知。

较研究揭示出鲜明的意识形态与风格差异。马赫穆特·兹奇纳尔(UBP)构建了以领导者为核心的制度化形象。其话语强调服务、现代化、稳定与权威。视觉呈现多为官方场合——项目揭幕、剪彩仪式及市政场景——辅以正确选择·兹奇纳尔标语。话语基调正式严谨,凸显专业性与可信度。橙黑配色体现组织一致性,强化掌控感与延续性。相比之下,梅赫梅特·哈曼奇(TDP则采用参与式与社会包容性话语。其竞选突出社区参与、环境责任和社会团结。帖文聚焦集体行动、公民参与及文化倡议,如共享杂货店项目和残疾人服务。其口号同心筑尼科西难皆可破传递出共情与社群凝聚力。哈曼奇的Reels视频占比高达44%远超厄兹奇纳尔的23.2%,展现出针对青年群体动态叙事的战略布局。其内容兼具视觉多样性、情感感染力与互动驱动性,与奥兹奇纳尔僵化官僚的呈现形成鲜明对比。这种差异表明:地方政治中右翼数字话语倾向强调效率与权威,左翼则侧重包容性、情感共鸣及集体认同。研究揭示,即便在Instagram这类高度视觉化与算法化的环境中,意识形态仍持续塑造着沟通模式。

研究结论指出,Instagram仅是竞选工具,更是政治意识形态可视化、协商与再生产的论述平台。奥兹奇纳尔与哈曼奇的意识形态差异,展现了地方数字政治的两种对立模式:右翼模式立足于制度权威与服务型叙事,左翼模式则根植于参与式互动与社区凝聚力。两位候选人虽均成功利用Instagram提升曝光度,但其差异化的侧重点折射出北塞浦路斯土耳其共和国地方治理结构中深层的政治文化差异。本研究通过揭示视觉话语与意识形态在小规模政治语境中的交汇点,为数字政治传播领域作出贡献,同时建议未来研究应纳入跨平台比较(如FacebookTikTok)并探索受众参与度指标与意识形态定位的关联性。实践层面,研究成果鼓励地方政客设计兼具包容性、视觉统一性与参与性的传播策略,将社交媒体转化为民主互动空间而非单纯宣传工具。

关键词:政治传播、Instagram、意识形态、内容分析、地方选举、北塞浦路斯土耳其共和国

Структурированное Резюме:

Местные избирательные кампании представляют собой одну из самых динамичных арен для политической коммуникации, предоставляя кандидатам прямой доступ к гражданам как через традиционные, так и через цифровые СМИ. В контексте Турецкой Республики Северного Кипра (ТРСК) социальные сети стали важнейшим средством для политической видимости и вовлечения избирателей. В данном исследовании анализируется использование Instagram в качестве платформы для коммуникации в ходе предвыборной кампании двумя кандидатами в мэры на местных выборах 2022 года в ТРСК: Махмутом Озчинаром, представляющим правую Партию национального единства (UBP) и занимающим пост мэра Гюзельюрта, и Мехметом Харманчи, представляющим левую Партию коммунальной демократии (TDP) и занимающим пост мэра турецкого муниципалитета. Никосии. Основная цель данного исследования — изучить, как идеологические ориентации формируют визуальные и дискурсивные стратегии кандидатов в Instagram. Оно стремится ответить на вопрос: как правые и левые политические идеологии проявляются в практиках цифровой коммуникации на местном уровне во время избирательных кампаний? Посредством сравнительного анализа исследование направлено на выявление того, как оба кандидата используют социальные сети не только как инструмент политической рекламы, но и как средство для конструирования, демонстрации и укрепления своей политической идентичности.

Это исследование основано на теориях политической коммуникации, публичной сферы и дискурс-анализа. Опираясь на концепцию публичной сферы Хабермаса (2003), социальные медиа-платформы, такие как Instagram, понимаются как современные расширения пространств для обсуждений, где политические деятели и граждане договариваются о значениях. Однако, как утверждают Кастельс (2009) и Келлнер (2015), эти пространства не являются нейтральными, а формируются символической властью и идеологической борьбой. В исследовании также используется концепция критического дискурс-анализа (КДА), разработанная Фэйрклоу (2015) и Ван Д Ейком (2015), для интерпретации того, как политический дискурс конструирует социальную реальность. Согласно этим теоретикам, идеология проявляется через язык, символы и визуальное представление. Таким образом, анализируемый здесь политический контент является не только коммуникативным, но и перформативным — актом создания политической идентичности и авторитета. Применяя эти рамки, исследование помещает кампании в Instagram в более широкий контекст обсуждения того, как идеология, культура и технологии взаимодействуют в местной политической коммуникации. Этот подход также подчеркивает трансформацию политических кампаний в контексте малых государств, таких как ТРСК, где сосуществуют традиционные и современные формы взаимодействия.

В исследовании используется качественный дизайн, сочетающий контент-анализ и критический дискурс-анализ. Набор данных включает все посты в Instagram, опубликованные двумя кандидатами в период местной избирательной кампании 2022 года. Каждый пост был заархивирован и закодирован на основе следующих критериев: (1) Тип контента: фото, видео, плакат или инфографика; (2) Тематическая направленность: инфраструктура/услуги, культура/наследие, социальная солидарность, окружающая среда, лидерство или идеология; (3) Стиль дискурса: формальный/институциональный против инклюзивного/участия; (4) Уровень вовлеченности: лайки, комментарии и частота публикаций. Всего было проанализировано 82 поста Озчинара и 50 постов Харманчи. Количественные соотношения использовались для подкрепления качественных интерпретаций — например, в постах Озчинара акцент делался на лидерстве (25,6 %) и услугах/инфраструктуре (20,7 %), в то время как Харманчи сосредоточился на социальной солидарности и участии в культурной жизни (44 % в совокупности). Данные были интерпретированы с учетом идеологической рамки, эмоционального тона и целевой аудитории. Смешанная аналитическая стратегия обеспечила как тематическую категоризацию, так и дискурсивную глубину, гарантируя целостное понимание визуального и лингвистического представления.

Сравнительные результаты показывают явные идеологические и стилистические контрасты. Махмут Озчинар (UBP) создал образ, ориентированный на лидера и институциональный. В его дискурсе подчеркивались услуги, модернизация, стабильность и авторитет. Визуальные материалы показывали его в официальных контекстах — на открытии проектов, церемониях перерезания ленточки и муниципальных мероприятиях — в сопровождении слогана «Doğru Karar Özçınar» («Правильный выбор — Озчинар»). Тон был формальным, с акцентом на профессионализм и доверие. Его цветовая гамма (оранжевый и черный) отражала организационную последовательность. усиливая ощущение контроля и преемственности.

Мехмет Харманчи (TDP), напротив, использовал дискурс, ориентированный на участие и социальную инклюзивность. Его кампания подчеркивала вовлеченность сообщества, ответственность за окружающую среду и социальную солидарность. В постах были представлены коллективные действия, вовлеченность граждан и культурные инициативы, такие как «Paylaşım Bakkalı» (Общий продуктовый магазин) и услуги для людей с ограниченными возможностями. Его лозунги — «Вместе мы — Никосия» и «Каждый барьер можно преодолеть» — отражали сочувствие и общинную сплоченность. Видеоролики Харманчи составляли значительно большую долю (44 %) по сравнению с 23,2 % у Озчинара, что свидетельствовало о стратегическом фокусе на динамичном повествовании, ориентированном на молодежь. Его посты были визуально разнообразными, эмоционально привлекательными и ориентированными на взаимодействие, что контрастировало с более бюрократическим и статичным представлением Озчинара. Эти различия указывают на то, что правый цифровой дискурс в местной политике склонен подчеркивать эффективность и авторитет, в то время как левый цифровой дискурс подчеркивает инклюзивность. эмоциональный резонанс и коллективную идентичность. Анализ показывает, что идеология продолжает структурировать стили коммуникации даже в таких визуальных и алгоритмических средах, как Instagram.

Исследование приходит к выводу, что Instagram служит не только инструментом кампании, но и дискурсивной платформой, на которой визуализируются, обсуждаются и воспроизводятся политические идеологии. Идеологические различия между Озчинаром и Харманчи демонстрируют две контрастные модели местной цифровой политики: правую модель, основанную на институциональной власти и нарративах, ориентированных на предоставление услуг, и левую модель, основанную на участии и солидарности сообщества. Оба кандидата успешно использовали Instagram. для повышения своей узнаваемости, но их разные акценты отражают более глубокие политические культуры в структуре местного самоуправления ТРСК. Это исследование вносит вклад в область цифровой политической коммуникации, подчеркивая, как визуальный дискурс и идеология пересекаются в небольших политических контекстах. Оно также предполагает, что будущие исследования должны включать межплатформенные сравнения (например, Facebook, TikTok) и исследовать, как показатели вовлеченности аудитории коррелируют с идеологическим позиционированием. С практической точки зрения, полученные результаты побуждают местных политиков разрабатывать инклюзивные, визуально согласованные и основанные на участии коммуникационные стратегии, превращая социальные сети в пространства демократического взаимодействия, а не просто в инструменты рекламы.

Ключевые слова: политическая коммуникация, Instagram, идеология, контент-анализ, местные выборы, ТРСК

संरचित सारांश:

स्थानीय चुनाव अभियान राजनीतिक संचार के लिए सबसे गतिशील क्षेत्रों में से एक हैं, जो उम्मीदवारों को पारंपरिक और डिजिटल दोनों मीडिया के माध्यम से नागरिकों तक सीधी पहुँच प्रदान करते हैं। उत्तरी साइप्रस गणराज्य (TRNC) के संदर्भ में, सोशल मीडिया राजनीतिक दृश्यता और मतदाता जुड़ाव के लिए एक महत्वपूर्ण माध्यम बन गया है।

यह अध्ययन 2022 के टीआरएनसी स्थानीय चुनावों में दो महापौर उम्मीदवारों द्वारा अभियान संचार मंच के रूप में इंस्टाग्राम के उपयोग की जांच करता है: महमूत ओज़चिनार, जो दक्षिणपंथी नेशनल यूनिटी पार्टी (यूबीपी) का प्रतिनिधित्व करते हैं और गुज़ेलयर्ट के महापौर के रूप में कार्यरत हैं, और मेहमेट हारमानजी, जो वामपंथी कम्यूनल डेमोक्रेसी पार्टी (टीडीपी) का प्रतिनिधित्व करते हैं और निकोसिया तुर्की नगर पालिका के महापौर के रूप में कार्यरत हैं। इस अध्ययन का मुख्य उद्देश्य यह पता लगाना है कि कैसे वैचारिक रुझान इंस्टाग्राम पर उम्मीदवारों की दृश्य और भाषण संबंधी रणनीतियों को आकार देते हैं। यह इस प्रश्न का उत्तर खोजता है: चुनाव अभियानों के दौरान स्थानीय स्तर पर डिजिटल संचार प्रथाओं में दक्षिणपंथी और वामपंथी राजनीतिक विचारधाराएं कैसे प्रकट होती हैं? एक तुलनात्मक विश्लेषण के माध्यम से, यह अध्ययन यह प्रकट करने का लक्ष्य रखता है कि कैसे दोनों उम्मीदवार सोशल मीडिया का उपयोग केवल राजनीतिक प्रचार के लिए एक उपकरण के रूप में बल्कि अपनी राजनीतिक पहचान बनाने, प्रस्तुत करने और उसे मजबूत करने के साधन के रूप में भी करते हैं।

यह शोध राजनीतिक संचार, सार्वजनिक क्षेत्र और विमर्श विश्लेषण के सिद्धांतों पर आधारित है। हबर्मस (2003) के सार्वजनिक क्षेत्र की अवधारणा पर आधारित, इंस्टाग्राम जैसे सोशल मीडिया प्लेटफॉर्म को विचार-विमर्श के स्थानों के आधुनिक विस्तार के रूप में समझा जाता है, जहाँ राजनीतिक कर्ता और नागरिक अर्थों पर बातचीत करते हैं। हालाँकि, जैसा कि कास्टेल्स (2009) और केल्नर (2015) द्वारा तर्क दिया गया है, ये स्थान तटस्थ नहीं हैं, बल्कि प्रतीकात्मक शक्ति और वैचारिक संघर्ष से आकार लेते हैं। यह अध्ययन फेयरक्लॉ (2015) और वैन डाइक (2015) द्वारा विकसित आलोचनात्मक विमर्श विश्लेषण (सीडीए) के ढांचे का भी उपयोग करता है, ताकि यह व्याख्या की जा सके कि राजनीतिक विमर्श सामाजिक वास्तविकता का निर्माण कैसे करता है। इन विचारकों के अनुसार, विचारधारा भाषा, प्रतीकों और दृश्य प्रस्तुति के माध्यम से प्रकट होती है। इस प्रकार, यहां विश्लेषित राजनीतिक सामग्री केवल संचारी ही नहीं बल्कि प्रदर्शनकारी भी हैजो राजनीतिक पहचान और अधिकार बनाने का एक कार्य है।

इन रूपरेखों को लागू करके, यह शोध इंस्टाग्राम अभियानों को इस व्यापक चर्चा के भीतर रखता है कि स्थानीय राजनीतिक संचार में विचारधारा, संस्कृति और प्रौद्योगिकी कैसे परस्पर क्रिया करती हैं। यह दृष्टिकोण टीआरएनसी (TRNC) जैसे छोटे-राज्य संदर्भों में राजनीतिक अभियान के रूपांतरण को भी उजागर करता है, जहाँ जुड़ाव के पारंपरिक और आधुनिक तरीके सह-अस्तित्व में हैं।

यह अध्ययन सामग्री विश्लेषण और आलोचनात्मक संवाद विश्लेषण को संयोजित करने वाले एक गुणात्मक शोध डिजाइन का उपयोग करता है। डेटासेट में 2022 के स्थानीय चुनाव अभियान अवधि के दौरान दोनों उम्मीदवारों द्वारा साझा की गई सभी इंस्टाग्राम पोस्ट शामिल हैं।

प्रत्येक पोस्ट को निम्नलिखित मानदंडों के आधार पर संग्रहीत और कोडित किया गया: (1) सामग्री का प्रकार: फोटो, वीडियो, पोस्टर, या इन्फोग्राफिक; (2) विषयगत फोकस: बुनियादी ढांचा/सेवा, संस्कृति/विरासत, सामाजिक एकजुटता, पर्यावरण, नेतृत्व, या विचारधारा; (3) विमर्शात्मक शैली: औपचारिक/संस्थागत बनाम समावेशी/भागीदारीपूर्ण; (4) जुड़ाव का स्तर: लाइक, कमेंट और पोस्टिंग की आवृत्ति। कुल मिलाकर, Özçınar की 82 और Harmancı की 50 पोस्टों का विश्लेषण किया गया। गुणात्मक व्याख्याओं का समर्थन करने के लिए मात्रात्मक अनुपातों का उपयोग किया गयाउदाहरण के लिए, Özçınar की पोस्टों में नेतृत्व (25.6%) और सेवा/संरचना (20.7%) पर जोर दिया गया, जबकि Harmancı ने सामाजिक एकजुटता और सांस्कृतिक भागीदारी (कुल मिलाकर 44%) पर ध्यान केंद्रित किया।

डेटा की व्याख्या वैचारिक रूपरेखा, भावनात्मक लहजे और दर्शकों को लक्षित करने के संबंध में की गई। मिश्रित विश्लेषणात्मक रणनीति ने विषयगत वर्गीकरण और विमर्शात्मक गहराई दोनों प्रदान की, जिससे दृश्य और भाषाई प्रस्तुति की समग्र समझ सुनिश्चित हुई।

तुलनात्मक निष्कर्ष स्पष्ट वैचारिक और शैलीगत विरोधाभासों को प्रकट करते हैं। महमूद ओज़चिनार (यूबीपी) ने एक नेता-केंद्रित और संस्थागत छवि का निर्माण किया। उनके विमर्श ने सेवा, आधुनिकीकरण, स्थिरता और अधिकार पर जोर दिया।

दृश्यों में उन्हें आधिकारिक संदर्भों - परियोजना उद्घाटन, रिबन-काटने के समारोह और नगरपालिका परिवेश - में दिखाया गया था, जिसे "डोग्रू करार ओज़चिनार" ("सही विकल्प ओज़चिनार") के नारे का समर्थन प्राप्त था। लहजा औपचारिक था, जो पेशेवरिता और विश्वास पर केंद्रित था। उनकी रंग योजना (नारंगी और काला) संगठनात्मक सुसंगतता को दर्शाती थी, जिससे नियंत्रण और निरंतरता की भावना को बल मिलता था।

इसके विपरीत, मेहमेट हारमान्जी (टीडीपी) ने एक सहभागी और सामाजिक रूप से समावेशी भाषण अपनाया। उनके अभियान ने सामुदायिक भागीदारी, पर्यावरणीय जिम्मेदारी और सामाजिक एकजुटता पर प्रकाश डाला। पोस्ट में सामूहिक कार्रवाई, नागरिक जुड़ाव और "पायलाशिम बाक्कली" (शेयरिंग ग्रॉसरी) जैसी सांस्कृतिक पहलों और विकलांग लोगों के लिए सेवाओं को दिखाया गया। उनके नारे – "हम सब मिलकर निकोसिया हैं" और "हर बाधा को पार किया जा सकता है" – ने सहानुभूति और सामुदायिक एकता को दर्शाया। हारमांजी के रील्स वीडियो का अनुपात ओज़चिनार के 23.2% की तुलना में काफी अधिक (44%) था, जो युवा-उन्मुख, गतिशील कहानी कहने पर रणनीतिक ध्यान केंद्रित करने को दर्शाता है। उनकी पोस्ट दृश्य रूप से विविध, भावनात्मक रूप से आकर्षक और बातचीत-संचालित थीं, जो Özçınar की अधिक नौकरशाही और स्थिर प्रस्तुति के विपरीत थीं। ये अंतर दर्शाते हैं कि स्थानीय राजनीति में दक्षिणपंथी डिजिटल विमर्श दक्षता और अधिकार पर जोर देता है, जबकि वामपंथी डिजिटल विमर्श समावेश, भावनात्मक अनुनाद और सामूहिक पहचान पर जोर देता है। विश्लेषण से पता चलता है कि इंस्टाग्राम जैसे अत्यधिक दृश्य और एल्गोरिथम-आधारित वातावरण में भी विचारधारा संचार शैलियों को आकार देना जारी रखती है। अध्ययन का निष्कर्ष है कि इंस्टाग्राम केवल एक चुनावी अभियान का उपकरण है, बल्कि एक वैचारिक मंच भी है जहाँ राजनीतिक विचारधाराओं को दृश्य रूप दिया जाता है, उन पर बातचीत की जाती है, और उन्हें पुन: प्रस्तुत किया जाता है। ओज़चिनार और हारमान्जी के बीच वैचारिक मतभेद स्थानीय डिजिटल राजनीति के दो विरोधाभासी मॉडल प्रस्तुत करते हैं: दक्षिणपंथी मॉडल, जो संस्थागत अधिकार और सेवा-आधारित कथाओं पर आधारित है, और वामपंथी मॉडल, जो सहभागी जुड़ाव और सामुदायिक एकजुटता पर आधारित है। दोनों उम्मीदवारों ने दृश्यता बढ़ाने के लिए इंस्टाग्राम का सफलतापूर्वक उपयोग किया, लेकिन उनके अलग-अलग जोर TRNC की स्थानीय शासन संरचना में गहरी राजनीतिक संस्कृतियों को दर्शाते हैं। यह अध्ययन इस बात पर प्रकाश डालकर डिजिटल राजनीतिक संचार के क्षेत्र में योगदान देता है कि छोटे पैमाने के राजनीतिक संदर्भों में दृश्य विमर्श और विचारधारा कैसे परस्पर संबंधित हैं। यह यह भी सुझाव देता है कि भविष्य के शोध में क्रॉस-प्लेटफ़ॉर्म तुलना (जैसे, फेसबुक, टिकटॉक) को शामिल किया जाना चाहिए और यह पता लगाया जाना चाहिए कि दर्शक जुड़ाव के मेट्रिक्स का वैचारिक स्थिति से क्या सहसंबंध है।

व्यावहारिक रूप से, निष्कर्ष स्थानीय राजनेताओं को समावेशी, दृश्य रूप से सुसंगत और सहभागी संचार रणनीतियाँ बनाने के लिए प्रोत्साहित करते हैं, जिससे सोशल मीडिया को केवल प्रचार के उपकरणों के बजाय लोकतांत्रिक बातचीत के स्थानों में बदल दिया जाए।

कीवर्ड: राजनीतिक संचार, इंस्टाग्राम, विचारधारा, सामग्री विश्लेषण, स्थानीय चुनाव, टीआरएनसी

Article Statistics

Number of reads 269
Number of downloads 49

Share

Journal of Turkish Studies
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.