Bu araştırmanın amacı, spinal kord yaralanmaları, serebral palsi ve amputasyonlu bireylerde spor katılımının psikolojik iyi oluş, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam doyumu üzerindeki etkilerini incelemek ve bu etkilerin engel türüne göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul’da yaşayan ve yaşları 18–45 arasında değişen toplam 117 engelli birey oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 27.0 programı ile analiz edilmiş; betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Bulgular, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam doyumunun engel türüne göre anlamlı biçimde farklılaştığını, psikolojik iyi oluşun ise engel türüne göre farklılaşmadığını göstermiştir. Amputasyonlu bireylerin diğer engel gruplarına kıyasla daha yüksek motivasyon ve yaşam doyumu düzeylerine sahip oldukları belirlenmiştir. Çoklu regresyon analizi sonuçları, psikolojik iyi oluşun yaşam doyumunun en güçlü yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar, spor katılımının engelli bireylerin yaşam doyumunu artırmada önemli bir rol oynadığını ve bu etkinin psikososyal süreçler aracılığıyla güçlendiğini göstermektedir.
Bu çalışmanın amacı, omurilik yaralanması, serebral palsi ve amputasyon geçirmiş bireylerde spor katılımının psikolojik iyilik hali, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyeti üzerindeki etkilerini incelemek ve bu etkilerin engellilik türüne göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Çalışmanın örneklemini, İstanbul'da yaşayan, 18-45 yaş arası toplam 117 engelli birey oluşturmuştur. Veri toplama sürecinde Psikolojik İyilik Hali Ölçeği, Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu Ölçeği ve Yaşam Memnuniyeti Ölçeği kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 27.0 kullanılarak analiz edilmiş; betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson korelasyon analizi ve çoklu lineer regresyon analizi uygulanmıştır. Bulgular, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyetinin engellilik türüne göre anlamlı farklılık gösterdiğini, psikolojik iyilik halinin ise engellilik türüne göre farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Amputasyon geçirmiş bireylerin diğer engellilik gruplarına göre daha yüksek motivasyon ve yaşam memnuniyeti düzeylerine sahip olduğu belirlenmiştir. Çoklu regresyon analizi sonuçları, psikolojik iyilik halinin yaşam memnuniyetinin en güçlü belirleyicisi olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar, spor katılımının engelli bireyler arasında yaşam memnuniyetini artırmada önemli bir rol oynadığını ve bu etkinin psikososyal süreçler yoluyla güçlendiğini göstermektedir.
Omurilik yaralanmaları, serebral palsi ve uzuv kaybı, bireylerin fiziksel işlevselliğini sınırlamakla kalmayıp, psikolojik iyilik hali, sosyal katılım ve yaşam memnuniyeti de dahil olmak üzere yaşamın çok yönlü yönlerini derinden etkileyen engellilik durumlarıdır. Engelliliğe yönelik güncel yaklaşımlar, bir bireyin sağlık durumunun yalnızca biyomedikal göstergelerle değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve çevresel bileşenleri kapsayan bütüncül bir çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, spor ve fiziksel aktivite, engelli bireylerin fiziksel kapasitelerini artırmanın yanı sıra psikososyal uyum süreçlerini destekleyen önemli araçlar olarak öne çıkmaktadır.
Ancak, literatürde spor gelişiminin psikolojik iyilik hali, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyeti üzerindeki etkilerine odaklanan ve aynı çalışma kapsamında farklı engelli gruplarını ele alan çalışmalar yürütülebilir. Bu çalışmanın temel amacı, sporun sunumunun omurilik yaralanması, serebral palsi ve amputasyon geçiren bireylerde psikolojik iyilik hali, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyeti üzerinde bir etkisi olup olmadığını ve bu etkilerin engellilik türüne göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Ayrıca, gelecekteki sporun yaşam memnuniyeti üzerindeki öngörücü rolü hakkında bilgi edinmede önemli bir rol oynamaktadır.
Yaşam memnuniyeti, bireyin yaşamına ilişkin genel değerlendirmesine dayanan öznel bir iyilik hali göstergesidir ve psikolojik iyilik hali ve motivasyonel süreçlerle yakından ilişkilidir. Teorik yaklaşımlar, bireyin yaşam memnuniyetinin yalnızca fiziksel sağlık durumuyla değil, aynı zamanda öz yeterlilik algısı, anlam duygusu, sosyal aidiyet ve psikolojik kaynaklarıyla da şekillendiğini öne sürmektedir. Spor ve fiziksel aktivite, bu psikolojik kaynakları güçlendiren önemli bir davranışsal bağlam sunmaktadır. Literatürdeki çalışmalar, spora katılımın engelli bireylerde öz yeterlilik, öz saygı, psikolojik dayanıklılık ve yaşam memnuniyeti üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, mevcut araştırmaların çoğu tek bir engelli grubuna odaklanmakta veya yalnızca sporun fiziksel sonuçlarına yoğunlaşmaktadır.
Omurilik yaralanmaları, serebral palsi ve ampütasyonlar gibi farklı engellilik grupları, işlevsel sınırlamalar ve adaptasyon süreçleri açısından farklılık gösterse de, bu grupları karşılaştırmalı olarak inceleyen bütüncül çalışmalar sınırlı kalmaktadır. Bu çalışma, spor katılımının psikolojik ve motivasyonel mekanizmalar aracılığıyla yaşam memnuniyetini nasıl etkilediğini ortaya koyarak, engellilik ve spor literatüründeki bu önemli boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Bu araştırma, nicel araştırma yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma popülasyonu, İstanbul ili sınırları içinde yaşayan ve omurilik yaralanması, serebral palsi veya amputasyon tanısı konmuş 18-45 yaş arası engelli bireylerden oluşmuştur. Örneklem, amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 117 engelli bireyden oluşmuştur. Örneklem grubunda 54 amputasyonlu, 36 omurilik yaralanmalı ve 27 serebral palsili birey yer almıştır. Veri toplama sürecinde Psikolojik İyilik Hali Ölçeği, Fiziksel Aktivite Katılım Motivasyon Ölçeği (PAPMS) ve Yaşam Memnuniyeti Ölçeği kullanılmıştır. Tüm ölçekler, daha önce Türk örneklemi için geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış ölçme araçlarıdır. Veri analizi için IBM SPSS Statistics 27.0 yazılım paketi kullanılmıştır. Analiz sürecinde tanımlayıcı istatistiklere ek olarak, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p < .05 olarak kabul edildi. Araştırma bulguları, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyetinin engellilik türüne göre önemli ölçüde farklılık gösterdiğini, ancak psikolojik iyilik halinin engellilik türüne göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediğini ortaya koydu.
Amputasyon geçiren bireylerin, omurilik yaralanması ve serebral palsi geçiren bireylere kıyasla daha yüksek fiziksel aktivite motivasyonuna ve yaşam memnuniyetine sahip oldukları belirlenmiştir. Bu bulgu, amputasyon sonrası bireylerin spor yoluyla fonksiyonel ve psikososyal adaptasyon süreçlerini daha etkili bir şekilde sürdürebileceklerini göstermektedir. Korelasyon analizleri, psikolojik iyilik halinin ve fiziksel aktiviteye katılma motivasyonunun yaşam memnuniyetiyle pozitif ve anlamlı ilişkiler sergilediğini göstermiştir. Çoklu regresyon analizi sonuçları, psikolojik iyilik halinin yaşam memnuniyetinin en güçlü belirleyicisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu sonuçlar, spor katılımının yaşam memnuniyeti üzerindeki etkisinin büyük ölçüde psikolojik süreçler aracılığıyla şekillendiğini ve psikolojik iyilik halinin bu ilişkide merkezi bir rol oynadığını göstermektedir. Bu çalışma, spor katılımının engelli bireyler arasında yaşam memnuniyetini artırmada önemli bir rol oynadığını ve bu etkinin psikolojik iyilik hali ve motivasyonel süreçler aracılığıyla güçlendirildiğini göstermektedir. Fiziksel aktivite motivasyonu ve yaşam memnuniyeti düzeylerinde engellilik türüne bağlı olarak farklılıklar gözlemlenirken, psikolojik iyilik halinin engellilik türünden bağımsız olarak spor katılımıyla desteklenebileceği anlaşılmaktadır. Araştırma bulguları, engelli bireyler için spor ve fiziksel aktivite programlarının sadece fiziksel rehabilitasyona odaklanmakla kalmayıp, aynı zamanda psikolojik iyilik halini ve motivasyonu güçlendirmeyi de hedefleyecek şekilde yapılandırılması gerektiğini göstermektedir. Uygulayıcılara, özellikle omurilik yaralanması ve serebral palsi olan bireylerde motivasyonu artırmayı amaçlayan bireyselleştirilmiş spor yaklaşımları geliştirmeleri önerilmektedir. Araştırmacılara ayrıca, farklı engelli gruplarını kapsayan uzunlamasına ve deneysel çalışmalar yoluyla sporun psikososyal etkilerini daha derinlemesine incelemeleri önerilmektedir.
Disability, Sport, Psychological Well-being, Physical Activity
Omurilik yaralanmaları, serebral palsi ve uzuv kaybı, bireylerin fiziksel işlevselliğini sınırlamakla kalmayıp, psikolojik iyilik hali, sosyal katılım ve yaşam memnuniyeti de dahil olmak üzere yaşamın çok yönlü yönlerini derinden etkileyen engellilik durumlarıdır. Engelliliğe yönelik güncel yaklaşımlar, bir bireyin sağlık durumunun yalnızca biyomedikal göstergelerle değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve çevresel bileşenleri kapsayan bütüncül bir çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, spor ve fiziksel aktivite, engelli bireylerin fiziksel kapasitelerini artırmanın yanı sıra psikososyal uyum süreçlerini destekleyen önemli araçlar olarak öne çıkmaktadır.
Ancak, literatürde spor gelişiminin psikolojik iyilik hali, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyeti üzerindeki etkilerine odaklanan ve aynı çalışma kapsamında farklı engelli gruplarını ele alan çalışmalar yürütülebilir. Bu çalışmanın temel amacı, sporun sunumunun omurilik yaralanması, serebral palsi ve amputasyon geçiren bireylerde psikolojik iyilik hali, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyeti üzerinde bir etkisi olup olmadığını ve bu etkilerin engellilik türüne göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Ayrıca, gelecekteki sporun yaşam memnuniyeti üzerindeki öngörücü rolü hakkında bilgi edinmede önemli bir rol oynamaktadır.
Yaşam memnuniyeti, bireyin yaşamına ilişkin genel değerlendirmesine dayanan öznel bir iyilik hali göstergesidir ve psikolojik iyilik hali ve motivasyonel süreçlerle yakından ilişkilidir. Teorik yaklaşımlar, bireyin yaşam memnuniyetinin yalnızca fiziksel sağlık durumuyla değil, aynı zamanda öz yeterlilik algısı, anlam duygusu, sosyal aidiyet ve psikolojik kaynaklarıyla da şekillendiğini öne sürmektedir. Spor ve fiziksel aktivite, bu psikolojik kaynakları güçlendiren önemli bir davranışsal bağlam sunmaktadır. Literatürdeki çalışmalar, spora katılımın engelli bireylerde öz yeterlilik, öz saygı, psikolojik dayanıklılık ve yaşam memnuniyeti üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, mevcut araştırmaların çoğu tek bir engelli grubuna odaklanmakta veya yalnızca sporun fiziksel sonuçlarına yoğunlaşmaktadır.
Omurilik yaralanmaları, serebral palsi ve ampütasyonlar gibi farklı engellilik grupları, işlevsel sınırlamalar ve adaptasyon süreçleri açısından farklılık gösterse de, bu grupları karşılaştırmalı olarak inceleyen bütüncül çalışmalar sınırlı kalmaktadır. Bu çalışma, spor katılımının psikolojik ve motivasyonel mekanizmalar aracılığıyla yaşam memnuniyetini nasıl etkilediğini ortaya koyarak, engellilik ve spor literatüründeki bu önemli boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Bu araştırma, nicel araştırma yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma popülasyonu, İstanbul ili sınırları içinde yaşayan ve omurilik yaralanması, serebral palsi veya amputasyon tanısı konmuş 18-45 yaş arası engelli bireylerden oluşmuştur. Örneklem, amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 117 engelli bireyden oluşmuştur. Örneklem grubunda 54 amputasyonlu, 36 omurilik yaralanmalı ve 27 serebral palsili birey yer almıştır. Veri toplama sürecinde Psikolojik İyilik Hali Ölçeği, Fiziksel Aktivite Katılım Motivasyon Ölçeği (PAPMS) ve Yaşam Memnuniyeti Ölçeği kullanılmıştır. Tüm ölçekler, daha önce Türk örneklemi için geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış ölçme araçlarıdır. Veri analizi için IBM SPSS Statistics 27.0 yazılım paketi kullanılmıştır. Analiz sürecinde tanımlayıcı istatistiklere ek olarak, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p < .05 olarak kabul edildi. Araştırma bulguları, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve yaşam memnuniyetinin engellilik türüne göre önemli ölçüde farklılık gösterdiğini, ancak psikolojik iyilik halinin engellilik türüne göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediğini ortaya koydu.
Amputasyon geçiren bireylerin, omurilik yaralanması ve serebral palsi geçiren bireylere kıyasla daha yüksek fiziksel aktivite motivasyonuna ve yaşam memnuniyetine sahip oldukları belirlenmiştir. Bu bulgu, amputasyon sonrası bireylerin spor yoluyla fonksiyonel ve psikososyal adaptasyon süreçlerini daha etkili bir şekilde sürdürebileceklerini göstermektedir. Korelasyon analizleri, psikolojik iyilik halinin ve fiziksel aktiviteye katılma motivasyonunun yaşam memnuniyetiyle pozitif ve anlamlı ilişkiler sergilediğini göstermiştir. Çoklu regresyon analizi sonuçları, psikolojik iyilik halinin yaşam memnuniyetinin en güçlü belirleyicisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu sonuçlar, spor katılımının yaşam memnuniyeti üzerindeki etkisinin büyük ölçüde psikolojik süreçler aracılığıyla şekillendiğini ve psikolojik iyilik halinin bu ilişkide merkezi bir rol oynadığını göstermektedir. Bu çalışma, spor katılımının engelli bireyler arasında yaşam memnuniyetini artırmada önemli bir rol oynadığını ve bu etkinin psikolojik iyilik hali ve motivasyonel süreçler aracılığıyla güçlendirildiğini göstermektedir. Fiziksel aktivite motivasyonu ve yaşam memnuniyeti düzeylerinde engellilik türüne bağlı olarak farklılıklar gözlemlenirken, psikolojik iyilik halinin engellilik türünden bağımsız olarak spor katılımıyla desteklenebileceği anlaşılmaktadır. Araştırma bulguları, engelli bireyler için spor ve fiziksel aktivite programlarının sadece fiziksel rehabilitasyona odaklanmakla kalmayıp, aynı zamanda psikolojik iyilik halini ve motivasyonu güçlendirmeyi de hedefleyecek şekilde yapılandırılması gerektiğini göstermektedir. Uygulayıcılara, özellikle omurilik yaralanması ve serebral palsi olan bireylerde motivasyonu artırmayı amaçlayan bireyselleştirilmiş spor yaklaşımları geliştirmeleri önerilmektedir. Araştırmacılara ayrıca, farklı engelli gruplarını kapsayan uzunlamasına ve deneysel çalışmalar yoluyla sporun psikososyal etkilerini daha derinlemesine incelemeleri önerilmektedir.
Engellilik, Spor Psikolojik İyi Oluş, Fiziksel Aktivite
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.