






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2018 Sayı Volume 13 Issue 27 </title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=387</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>İngilizce Öğretim Programlarının SOLO Çözümlemesi: Türkiye Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22077</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22077</guid>
      <author>Reyhan AĞÇAM, M. Pınar BABANOĞLU</author>
      <description>Bu çalışmada 2017 yılında yeniden düzenlenen Türkiye’de ilk ve ortaöğretimde zorunlu yabancı dil dersi olarak okutulan İngilizce dersi öğretim programlarının incelenmesi ön görülmüştür. Öğrenme kazanımlarının daha çok hangi bilişsel düzeye göre hazırlandığını (alt basamak/ üst basamak) ve ilgili programların bu anlamda önemli ölçüde farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya çıkarmak için bu kazanımları çözümlemek suretiyle iki öğretim programı karşılaştırılmıştır. İlköğretim kademesinde 4.-8. sınıf öğretim programları ile ortaöğretim kademesinde 9.-12. sınıf öğretim programlarında yer alan öğrenme kazanımları belge çözümlemesi yöntemiyle SOLO sınıflandırmasında esas olan dört düzeye ayrılmıştır: (i) tekli yapısal, (ii) çoklu yapısal, (iii) ilişkisel yapı ve (iv) soyut yapı. Bulgular, özellikle ilköğretim programında yer alan kazanımların çoğunun tekli yapısal ve çoklu yapısal düzeyde hazırlandığını ve bunların ortaöğretim programında yerlerini, sırasıyla çoklu yapısal ve ilişkisel yapı düzeyinde hazırlanmış kazanımlara bıraktığını ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda kazanımların öğrencilerin üst basamaktan çok alt basamak becerilerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır. Çalışma bulguları genel olarak, ilköğretim programında yer alan kazanımların ilgili programın temel amacına ve her sınıf düzeyinde belirtilen ortak yeti açıklamalarına uygun olarak oluşturulduğunu fakat ortaöğretim programında yer alan kazanımların programın genel amacından uzak kaldığını göstermektedir. Çalışmada söz konusu bulgular ile ilgili olarak, İngilizce dersi öğretim programı tasarımı konusunda uygulama önerileri ile çalışmanın sınırlılıklarına istinaden ileride yapılabilecek çalışmalara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Grup Ortamlarındaki Oyunun Değerlendirilmesi (GOOD) Gözlem Formunun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22254</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22254</guid>
      <author>Emine AHMETOĞLU, Manolya AŞIK ÖZTÜRK , İbrahim Hakkı ACAR</author>
      <description>Amaç: Bu araştırmanın amacı Lautamo (2012) tarafından geliştirilen "PAGS; Play Assessment for Group Settings (GOOD-Grup Ortamlarındaki Oyunun Değerlendirilmesi)" Gözlem Formunun Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılmasıdır. Gereç-Yöntem: İki-sekiz yaş arasındaki çocukların doğal grup ortamlarındaki oyun performanslarını ölçmek amacı ile tasarlanan GOOD Gözlem Formu dörtlü Likert tipinde puanlanan 38 maddeden oluşmaktadır. Araştırma verileri Edirne İl Merkezinde bulunan 13 okul öncesi kurumda görev yapan 46 öğretmen ve yaşları 36 ile 73 ay arasında değişen (M=54,6 ay, SS=0.99) toplam 149 çocuktan toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen Genel Bilgi Formu, GOOD Gözlem Formu ve öğretmenlerin sınıflarındaki çocukların duygusal durumu ve davranışları konusundaki fikirlerinin alınması amacıyla LaFreniere ve Dumas (1996) tarafından geliştirilen, Çorapçı ve arkadaşları (2010) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme-30 Ölçeği (SYDD-30)” kullanılmıştır. İlk adım olarak, Grup Ortamlarındaki Oyunun Değerlendirilmesi Gözlem Formu dil ve kültürel açıdan Türkçe’ye uyarlanmıştır. Bulgular: Ölçeğin geçerliliği Faktör Analizi ve alt-üst %27 lik grup puan farklarıyla ölçülmüştür. Ölçeğin iç güvenirliği Cronbach’s alpha yöntemi ile hesaplanmıştır. Buna ek olarak ölçeğin diğer ölçekler ile yordayıcı geçerliliğine bakılmıştır. Faktör Analizleri sonucu ölçeğin orijinal ölçekteki gibi tek faktörlü bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir: (χ2(665) = 1975.93) ve faktör yüklerinin. 61 ile. 83 arasında değiştiği gözlemlenmiştir. Üst %27 (M= 3.53 SS= .10) ile alt %27’lik (M= 2.10, SS= .44) gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (t(80)= -19.86, p &lt; .001). İç güvenirlik katsayısı α=.98 olarak bulunmuştur. Ayrıca ölçeğin öğretmen tarafından değerlendirilen sosyal beceriler ile (r= .69) olumlu bir korelasyon göstermesi ölçeğin geçerlilik ve genellenebilirliğini göstermiştir. Sonuç: Bu analizler doğrultusunda, Grup Ortamlarındaki Oyunun Değerlendirilmesi (GOOD) Gözlem Formunun, geçerli, güvenilir ve Türk çocuklarına uygun olduğu kabul edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Gezileri Konusunda Öğretmenlerin Algılamaları: Fethiye İlçesi Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22304</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22304</guid>
      <author>Onur AKBULUT</author>
      <description>Bu çalışmada Türkiye’de yeterince araştırılmamış bir konu olan okul gezileri turizm bakış açısıyla araştırılmıştır. Araştırma tasarımı nicel anket yönteminden oluşmaktadır. Literatürden uyarlanan bir anket ile gezilerin özellikleri konusundaki sorunlar araştırılmıştır. Bununla birlikte aynı zamanda geziler konusunda öğretmen algılamalarının belirlenmesi araştırmanın temel hedefidir. Toplamda 77 devlet okulundaki 331 öğretmenden elde edilen yanıtlar birçok öğretmen için gezilerin önemini vurgulamakta ve karar alma süreçlerine etki eden anahtar faktörler üzerine değerli bir anlayış sunmaktadır. Araştırma bulguları Fethiye/Türkiye’den bir örnek ile okul gezilerinin planlama ve örgütlenmesinin gelişimi için bazı öneriler ortaya koymuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Eğitsel Oyun Tasarlama ve Uygulama Durumları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22284</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22284</guid>
      <author>Nur AKCANCA, Tuğba SÖMEN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının öğretim sürecinde eğitsel oyun tasarlama ve uygulama aşamalarındaki durumlarının ortaya çıkarılması ve bu tekniğine yönelik görüşlerinin alınmasıdır. Bu amaç kapsamında araştırmanın deseni incelendiğinde, durum çalışmasına uygunluk gösterdiği belirlenmiştir. Çalışma grubunu, Türkiye’de bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde 2017-2018 bahar yarıyılında okutulmakta olan öğretmenlik uygulaması dersini alan 9 fen bilgisi; 9 sosyal bilgiler olmak üzere toplamda 18 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Adayların öğretim sürecinde eğitsel oyun tekniğini uygulamalarının gözlemlenebilmesi için Sömen ve Akcanca (2018)’nın geliştirmiş oldukları 31 maddelik ‘Eğitsel Oyunları Değerlendirme Gözlem Formu’ ndan (EODGF) yararlanılmıştır. Bunun yanında adayların bu tekniğin uygulanmasına ilişkin görüşlerinin belirlenebilmesi için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Öğretim sürecinde eğitsel oyunların kullanımına ilişkin 6 saatlik verilen eğitim sonrasında, belirlenen konu ve kazanım kapsamında adaylardan eğitsel oyun tasarlamaları istenmiştir. Her öğretmen adayının tasarladığı eğitsel oyunun gözlenmesi 2 uzman tarafından ayrı gözlem formlarıyla yapılmıştır. 31 madde bulunan EODGF’nin her bir maddesi üçlü derecelendirme (gözlendi, kısmen gözlendi, gözlenmedi) kriteri ile değerlendirilmiştir. Ayrıca uygulama sürecinin sonunda öğretmen adaylarının, yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla sürecin tamamına ilişkin görüşleri alınmıştır. Görüşme formundan elde edilen verilerin açıklanması için açıklayıcı ve çıkarımsal kodlar kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının eğitsel oyunu tasarlarken, daha çok eğitsel oyunu konu ile ilişkilendirmede ve etkin katılımı sağlayacak nitelikte oyun tasarlamada zorlandıkları belirlenmiştir. Adaylar tasarladıkları oyunları uygulama aşamalarında ise daha çok sınıf kontrolünü sağlama, materyal seçimi, oyunun kurallarını uygulama konusunda sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir. Gözlem sonucunda elde edilen bulgulara göre, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının eğitsel oyun tekniğinin uygulanması aşamasında süreyi kullanma, oyunun özgün olması, sınıf kontrolünü sağlama ve öğrencilerin etkin katılımını sağlamaları gibi noktalarda yer yer yetersiz oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında öğretmen adaylarının yaşadıkları zorluk ve sorunları en aza indirgemek adına lisans eğitiminde eğitsel oyun tekniğinin kullanımına yönelik teorik ders almaları ve edindikleri bilgileri öğretmenlik uygulaması gibi deneyim kazanmaya yönelik derslerde uygulamaya dökebilmeleri konusunda desteklenmelerinin faydalı olabileceği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRENCİLERİNİN ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİLERİ, TEKNOLOJİYE YÖNELİK EĞİLİMLERİ VE BİREYSEL GİRİŞİMCİLİK ALGILARININ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22190</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22190</guid>
      <author>Elif AKDEMİR, Özlem YAVUZ</author>
      <description>Bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda dünya, büyük bir hızla büyümeye devam etmektedir. Dolayısıyla yeni teknolojiler ve küreselleşmiş ekonomi, daha fazla yeni bilgi üretimi ve yeni tip insan modelini de beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda sadece okulda verilen eğitim artık günümüz dünyasında yeterli olmamaktadır. Bilim ve teknolojideki gelişmeler çağımızda, etkin organizasyonlar yapabilen, eleştirel düşünebilen ve problem çözme becerilerine sahip bireylere olan ihtiyacı zorunlu kılmıştır. Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin eleştirel düşünme becerilerini, teknolojiye yönelik eğilimlerini ve bireysel girişimcilik noktasındaki algılarına ilişkin görüşlerini arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada ilişkisel tarama modellerinden keşfedici korelasyon araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmaya ilişkin veriler Zonguldak ilinin bir ilçesindeki Anadolu Lisesi 9, 10, 11, 12. sınıflarında 2017-2018 öğretim yılında öğrenim gören 283 öğrenciden toplanmıştır. Çalışmaya ilişkin veriler “Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği”, “Teknolojiye Yönelik Tutum Ölçeği” ve “Bireysel Girişimcilik Algı Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde korelasyon analizi yapılmış ve Pearson korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Çalışmanın sonuçları öğrencilerin teknolojiye yönelik algıları ile eleştirel düşünme eğilimleri ve bireysel girişimcilik algıları arasında düşük düzeyde negatif bir korelasyon saptanmıştır. Fakat eleştirel düşünme eğilimleri ve bireysel girişimcilik algıları arasında düşük düzeyde pozitif bir korelasyon saptanmıştır. İleride yapılacak çalışmalarda, ortaöğretim öğrencilerinin teknolojiye yönelik algılarının neden eleştirel düşünme eğilimleri ve bireysel girişimcilik algıları ile negatif bir ilişkiye sahip olduğu araştırılmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KADINLARDA AEROBİK STEP EGZERSİZİNİN STRES DÜZEYİ, YAŞAM KALİTESİ VE MENSTURASYON DURUMU ÜZERİNE ETKİSİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22094</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22094</guid>
      <author>Pelin AKYOL, Osman İMAMOĞLU</author>
      <description>Amaç: Bu çalışmada aerobik basamak egzersizinin sedanter kadınlarda stres düzeyi, yaşam kalitesi ve menstrual duruma etkisi araştırıldı. Yöntem: Araştırmada, Samsun spor salonlarında aerobik basamak egzersizleri yapan sedanter kadınlar kişisel bilgi anketi ile stres düzeyi algısı ve yaşam kalitesi anketleri ile doldurulmuştur. Anketleri tamamlayan 398 sedanter kadın istatistiksel işlemlere tabi tutuldu. Bu çalışmada toplanan veriler SPSS 22 istatistik programı ile değerlendirildi. Araştırmada Ki kare ve İndependet -t testi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmamda spor yapmayan kadınlar sağlık durumlarını kendilerine göre değerlendirdiklerinde % 17,84'ünün kötü,% 53,27'sinin orta ve% 28,89'unun iyi olduğunu belirtmişlerdir. Sedanter kadınların% 67,6'sının düzenli menstruasyon, % 32.4'ünün menstruasyon düzensiz olduğu saptandı. Düzenli menstruasyon olan kadınların stres skoru 24.44, düzensiz menstruasyon olanların ise 27.30'luk bir stres skoru buldu. Düzenli menstrual siklusu olan kadınların stres skorları düzensiz menstrual olan kadınlardan anlamlı derecede düşüktür (p &lt;0,001). Ayrıca, düzenli menstruasyona sahip olanların , düzensiz menstruasyona sahip olanlara göre daha yüksek fiziksel ve psikolojik skorları vardır (p &lt;0,05). Son 3 yıldır düzenli fiziksel aktiviteye katılanların düzensiz menstruasyon oranı, son 6 ay içinde düzenli fiziksel aktiviteye katılanlardan daha düşüktür. Sonuç: Aerobik step egzersizinin sedanter kadınlarda stres düzeyini, yaşam kalitesini ve mensturasyon görme düzenini etkilediği görülmüştür. Aerobik step egzersizlerinin sedanter kadınlarda öncelikle stresi düşürmek ve yaşam kalitesini artırmak için sürekli yapılması önerilir. Kadınların bu yönde bilinçlendirilmesi düzenli aerobik türdeki egzersizlerin yararı üzerindeki farkındalıklarının artırılması için organizasyonlar önerilmektedir. Ayrıca günümüz ekonomik şartlarında egzersiz yapmanın lüks olduğu anlayışından çıkarılıp herkes tarafından yapılabilmesi kolay ve zaruri bir anlayışın oluşturulması gerekmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İNGİLİZCE ÖĞRETMENLERİ İÇİN TASARLANAN MESLEKİ GELİŞİM PROGRAMLARININ YÖNTEMLERİ ÜZERİNE BİR DERLEME: YÜZ-YÜZE, ÇEVRİMİÇİ VE KARMA PROGRAMLAR</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22149</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22149</guid>
      <author>Sezen ARSLAN</author>
      <description>Lisans eğitimini tamamlamak ve sonrasında alınan öğretmenlik diploması mesleki anlamda öğrenimin sona erdiği anlamına gelmemektedir. Eğitim felsefelerindeki değişim ve teknolojik gelişmeler, sürekli mesleki gelişimi gerekli hale getirmektedir. Mesleki gelişim programları, öğretmenlik bilgisi, sınıf içi davranışlar ve öğretim becerilerini geliştirmesi bakımından öğretmenler için son derece önem taşımaktadır. Başka bir deyişle, öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğinin gerekliliklerini daha iyi karşılayabilmeleri için alan bilgilerini sürekli geliştirmeleri gerekmektedir. 21.yüzyıl, yaşam boyu öğrenmeyi zorunlu kılan bir çağ olarak tanımlanabilir; bu da demek oluyor ki, öğretmenler için öğrenim süreci asla bitmemektedir. Mesleki öğrenim ve gelişimi desteklemek amacıyla çalıştaylar, kurslar, seminerler ve paneller düzenlenebilmektedir. Öğretmenlerin mesleki eğitim ihtiyaçlarına yönelik olarak belirli bir eğitim içeriği belirlenip, çeşitli yöntemlerle bu eğitim gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemler, yüz-yüze, çevrimiçi ve karma şekilde olabilir. Bu çalışmada ise, bu üç yöntemin tanımları yapılmış, artı ve eksi yönleri belirlenmiş ve alan yazını ile ilgili çalışmaların bulgularına dayanarak bahsi geçen bu yöntemlerin kullanılabilirliği ve etkililiği tartışılmıştır. Bu doğrultuda, İngilizce öğretmenliği lisans ve lisansüstü programlarıyla ilgili çıkarımlar ve önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PSİKOLOJİK DANIŞMA YARDIMI VERMEYE YÖNELİK TUTUM ÖLÇEĞİ’NİN GELİŞTİRİLMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22226</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22226</guid>
      <author>Abdullah Mücahit ASLAN, Fatma İNCEMAN KARA , Mustafa KAYIR , Adnan KAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı psikolojik yardım veren meslek elemanlarının psikolojik danışma yardımı vermeye yönelik tutumlarını belirleyebilecek bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırmacılar tarafından oluşturulan ölçek formu 470 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu yedi farklı üniversitede eğitim gören Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü (PDR) 4. sınıf lisans öğrencileri (f=%77,9; n=366) ile Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda çalışan psikolojik danışmanlar (f=%22,1; n=104) oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde dikkate alınan kriterler PDR lisans öğrencileri için Bireysel Psikolojik Danışma Uygulaması dersini almış olmak ve psikolojik danışmanlar için ise PDR lisans programından mezun olmaktır.Katılımcılardan elde edilen veriler üzerinde geçerlik ve güvenirliğe kanıt oluşturacak bir dizi analiz yapılmıştır. Yapı geçerliğini incelemek için farklı gruplar üzerinde Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Birinci grup (n1=250) üzerinde AFA, ikinci grup (n2=220) üzerinde ise DFA yapılmıştır. AFA sonucunda ölçeğin 24 madde ve 3 alt boyuttan oluştuğu belirlenmiştir. Bu boyutlar, maddelerin içeriğine bağlı olarak araştırmacılar tarafından olumlu eğilim, olumsuz eğilim ve davranışsal eğilim olarak adlandırılmıştır. DFA sonucunda 3 faktörlü yapı doğrulanmıştır. Bu üç faktörlü yapı toplam varyansın%59.13’ünü açıklamaktadır.Cronbach alfa katsayısı ölçeğin tümü için .94 iken alt boyutlar için .84 ile .93 değerleri arasında belirlenmiştir. Bu bulgular ise ölçeğin psikolojik danışma yardımı vermeye yönelik tutumları ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Ve Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22351</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22351</guid>
      <author>Özlem ATEŞ</author>
      <description>Bu çalışmada pedagojik formasyon eğitimi alan öğretmen adaylarının pedagojik formasyon eğitimi sertifika programına ve öğretmenlik mesleğine yönelik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Öğretmen adaylarının sertifika programına yönelik algılarının tespiti için kullanılan metaforlar, öğretmenlik mesleğine yönelik algılarının tespiti için kullanılan zihin haritaları ve görüş formu çalışmanın veri kaynaklarını oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Ege Bölgesindeki bir devlet üniversitesinde açılan pedagojik formasyon sertifika programına devam eden toplam 48 öğrenci oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının bu programa yönelik oluşturdukları metaforlar içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Metaforların analizi sonucunda formasyon programının kendilerini geliştiren, sorumluluk gerektiren, bütünleyen ve hızla meslek edindiren yönlerini ön plana çıkaran öğretmen adayları çoğunluktadır. Bu özelliklerin yanı sıra metaforlarında pedagojik formasyon programının daha çok yapısal özelliklerini ya da olumlu/olumsuz etkilerini vurgulayan öğretmen adayları da bulunmaktadır. Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik algılarının belirlenmesi amacıyla kullanılan zihin haritalarının analizi için haritalardaki geçerli kelime ya da kelime gruplarının sıklık frekansları hesaplanmıştır. Öğretmenlik mesleği ile ilgili listelenen kelimeler; “öğretmenlik mesleğinin gerektirdikleri” ve “öğretmenlik mesleğinin sağladıkları” şeklinde iki kategori altında toplanmıştır. Zihin haritalarında “öğretim”, “sevgi”, “bilgi”, “saygı/saygınlık” vb. kelimeler öğretmen adayları tarafından sıklıkla ifade edilmiştir. Bunun yanı sıra “para”, “statü”, “tatil”, rahatlık”, “aile onayı” vb. vurguların yoğun bir şekilde yapıldığı zihin haritalarına da rastlanmıştır. Katılımcıların formasyon programı ve öğretmenlik mesleği ile ilgili algılarının gerekçelerini belirleyebilmek amacıyla altı öğretmen adayı tarafından doldurulan görüş formları incelenmiştir. Bu formlardan elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiş ve katılımcıların görüşleri doğrudan alıntılar yapılarak sunulmuştur. Çalışma sonuçları genellenememekle birlikte birbirine kıyasla farklı özelliklere sahip katılımcıların formasyon programına ve öğretmenlik mesleğine yönelik algılarına ilişkin bir kesit sunmaktadır. Çalışma sonuçlarının bireylerin algılarındaki farklılıkların sebebi olabilecek etkenler ile ilgili daha derinlemesine yapılacak çalışmalara bir zemin oluşturabileceği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Zorbalığını Önlemede “Merhamet Devrimi”</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21822</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21822</guid>
      <author>Fatih AYDEMİR</author>
      <description>Okul hayatı öğrencilerin kendilerini akademik olarak geliştirdikleri, sosyal olarak farkındalık kazandıkları bir ortamdır. Bu süreçte öğrencilerin maruz kaldığı zorbalıklar, onların hayatında derin yaralar bırakabilmektedir. Okuldaki zorbalığı engelleme amacıyla yapılmış bu deneysel çalışmaya toplam 22 ortaokul 6. Sınıf öğrencisi kontrol ve deney grupları dâhilinde katılmıştır. Çalışmada “Ön Test- Son-Test Kontrol Gruplu Seçkisiz Desen” desen kullanılmış, katılımcı öğrenciler deney ve kontrol grupları ölçek formunu program öncesinde ve sonrasında doldurmuştur. Deney grubu dine ve kültüre duyarlı geliştirilen “Merhamet Devrimi” adlı eğitim programını 6 haftada tamamlarken kontrol grubuna bu süreçte herhangi bir program uygulanmamıştır. Bu çalışmada zorbalık, zulüm kavramları kısa ve uzun vadede toplumsal sonuçlar göz önüne alınarak incelenmiş, okullarda oluşan zorbalık durumlarına karşı inanç temelli ve Anadolu gelenek ve görenekleri ile uyumlu bir eğitim programının test edilmesi ve bu programın okullarda zorbalık davranışlarını azaltmaya yönelik örnek bir uygulama olarak sunulması planlanmıştır. Merhamet Devrimi eğitim programı eğitsel, gelişimsel, bilişsel odaklı, beceri geliştirmeye yönelik, gönüllük esasına dayalı, görev yönelimli bir sosyal beceri eğitimidir. Bu özellikleri taşıdığından dolayı bir psiko-eğitim programıdır. Merhamet Devrimi toplumun sosyal yapısı temelinde oluşturulmuştur. Nitekim sosyal Bilişsel Teori temel alınarak geliştirilen zorbalığı önlemeye yönelik eğitim programları olumlu sonuçlar verebilmektedir. Çalışma sonucunda Merhamet Devrimi’ne katılan deney grubu öğrencilerinin süreçte yaşamış olduğu algı ve davranış değişiklikleri istatistiki teknikler ile analiz edilmiş ve programın öğrencilerin zorbalık davranışlarını azaltmada olumlu rol oynadığı görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Programının Stufflebeam CIPP Modeline Göre Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22062</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22062</guid>
      <author>Sevinç AYDIN, Şener ŞENTÜRK , Volkan DURAN</author>
      <description>Program değerlendirme, öğretim sürecini ve öğretim kaynaklarını gözden geçirmek, karşılaşılan sorunları belirlemek ve çözüm bulmak, öğrencilerin kazandıkları yeterlikler ile programın amaçlarının ve iş hayatında bu görevde çalışan bireylerin niteliklerinin karşılaştırılarak, programı geliştirmek amacıyla yapılmaktadır. Değerlendirmede, öğrencilere, öğretim yöntemlerine ve öğretim kaynaklarına, programın amaçlarına, mezunların başarısına ve programdan tatmin olmalarına ilişkin veriler toplanarak karar verilmektedir. Program değerlendirme amacıyla pek çok model kullanılmaktadır. Bu modellerden biri de Daniel Stufflebeam’in geliştirmiş olduğu bağlam, girdi, süreç ve ürün (CIPP) modelidir. Kapsamlı ve çok yönlü olan bu modelin amacı program hakkında karar verme yetkisine sahip olan kişilere bilgi vermektir. Değerlendirme sürecinde yetkililerin programla ilgili dört alanda karar vermesi gerekmektedir. Bunlar; planlama, yapılaştırma, yürütme ve uygulama, yeniden düzenleme ile ilgili kararlardır. Bu dört farklı karar aşamasının her biri için uygun değerlendirme türü tavsiye edilmektedir. Bunlar bağlam (context), girdi (input), süreç (process) ve üründür (product). Okul öncesi eğitim çocuğun çok yönlü gelişimini sağlayan ilk programlı eğitim basamağıdır. Bu nedenle uygulanan eğitim programının değerlendirilmesi, eksikliklerinin belirlenmesi çocukların sağlıklı gelişimini çok boyutlu olarak etkilemektedir. Buradan hareketle çalışmada, Stufflebeam’ın Bağlam, Girdi, Süreç, Ürün Değerlendirme Modeli temel alınarak okul öncesi eğitim programının öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen Okul Öncesi Stufflebeam Program Değerlendirme Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmada veriler basılı olarak ve elektronik ortamda google docs altyapısı kullanılarak elde edilmiştir. 155 okul öncesi öğretmenden elde edilen verilerin analizinde programa ilişkin görüşlerin, bütün boyutlarda “Orta derecede katılıyorum” düzeyinde ( =3,33) olduğu görülmüştür. Ayrıca kadın ve erkek öğretmenler açısından programa ilişkin görüşlerde cinsiyet bakımından anlamlı bir farklılık bulunmazken, görev yeri bakımından merkezde çalışanların köy ve ilçelerde çalışanlara göre ve göreve yeni başlamış öğretmenlerin diğer öğretmenlere göre okul öncesi programa daha olumlu baktıkları görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR MODERNLEŞME ÖYKÜSÜ: KÖY ENSTİTÜLERİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22352</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22352</guid>
      <author>Murtaza AYKAÇ, Necdet AYKAÇ , Hakan Serhan SARIKAYA</author>
      <description>Bu çalışmada Köy Enstitüleri uygulamasının Türkiye’de modernleşmeye etkileri açısından değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu değerlendirme süreci, amaçlar ve felsefesi, ekonomik kalkınma, toplum değerlerini geliştirme, sanat eğitimi, sosyal kültürel yaşam, programlar ve ileri eğitim temaları altında ele alınmıştır. Bu çalışmada betimsel bir yöntem kullanılmıştır. Çalışma da Köy Enstitülerinin Türkiye’nin modernleşmesinde nasıl bir rolü olduğu alan yazın taramasına dayalı olarak doküman analizi yoluyla ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Veriler tümdengelimsel içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Veriler, bir çerçeve oluşturularak okunmuş ve düzenlenmiştir. Bu araştırma için baştan belirlenen temaların altı doldurulmuş ve bulgular doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda Köy Enstitülerin Türkiye’nin aydınlanmasında ve modernleşmesinde önemli bir işlev gördüğü görülmüştür. Köy Enstitüleri sanat yoluyla da toplumun modernleşmesine katkı sunmuştur. Özellikle Köy Enstitülerinde öğrencilerin sanatın bir kolu ile uğraşması, ortaya yaratıcı ürünler çıkması ve bu ürünlerin hem arkadaşları hem de köyde yaşayan insanlarla paylaşılması sanat ürünlerinin zenginleşmesine ve paylaşılmasına olanak sağlamıştır. Bu yönüyle Köy Enstitülerinin Türkiye’nin modernleşme sürecine bir ışık tuttuğu söylenebilir. Ancak Köy Enstitüleri uygulamasının çok kısa sürmesi ve kısa sürede kesintiye uğraması, demokratik bakış açısıyla demokratikleşmenin tam hayata geçirilmemesi toprak reformunun yapılmaması ve eğitim sürecinde bilimsel ve demokratik ilkelerden uzaklaşması Cumhuriyet yönetimi ile başlayan ve Köy Enstitüleri uygulaması ile gelişen modernleşme uygulaması yarım kalmış ve istenen sonuçlara ne yazık ki ulaşılamamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SON ON YILDA YAPILAN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVLARINDAKİ FEN BİLİMLERİ SORULARININ ÖĞRETMEN ADAYLARI GÖZÜYLE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22337</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22337</guid>
      <author>Asiye BERBER, Burcu ANILAN</author>
      <description>Araştırmada son on yılda uygulanan OKS, SBS ve TEOG ortaöğretime geçiş sınavları fen bilimleri soruları ile Aralık 2017 de yayınlanan LGS örnek soruları öğretmen adayları tarafından değerlendirilerek görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu değerlendirmeler sonrasında ortaöğretime öğrenci yerleştirilmesine yönelik öğretmen adaylarının görüş ve önerileri alınmıştır. Bu kapsamda liselere giriş sınavları ile ilgili fen bilgisi öğretmen adaylarının deneyimleri, deneyimlerine ilişkin algılarını ve oluşturdukları anlamların anlaşılması amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden olgu bilim türünde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmen adayları OKS, SBS ve TEOG sınav sorularından en zor sınavın OKS olduğunu, OKS ve SBS sınav sorularının seçici olduğunu, TEOG sınav sorularının ise seçici olmadığını ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları OKS’yi diğer sınavlara göre içerik açısından daha kapsamlı görmekle birlikte, LGS’nin örnek sorularına dayalı olarak LGS’nin TEOG sınavından daha seçici olacağını düşündükleri anlaşılmaktadır. Yine öğretmen adayları inceleyip değerlendikleri sınavlar içerisinde en uygulanabilir ve seçici olarak LGS’yi bulmuşlardır. Öte yandan öğretmen adaylarının ortaöğretime öğrenci yerleştirmede sınav dışında yeni bir sistem öneremedikleri görülmektedir. Öğretmen adayları genel olarak öğrencilerin ilgi, yetenek ve isteklerini dikkate alan bir sınav sistemi önermektedirler. Buna göre sınavın sadece çoktan seçmeli sorulardan oluşmaması, uygulamaya dönük ve açık uçlu soruların da olması, yetenek ölçecek daha özel sorular ve uygulamalar içermesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca sınavla birlikte her ders kapsamında yapılan öğretmen değerlendirmelerinin, akademik başarı puanlarının, sosyal gelişimi etkileyen aktivitelerin ve yetkin komisyonlar tarafından mülakatlar yapılması da bu öneriler arasındadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Arketipsel Liderlik Eğitim Modeli: Karma Gömülü Deneysel Çalışma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22113</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22113</guid>
      <author>Orkun Osman BİLGİVAR</author>
      <description>Bu araştırmada, araştırmacı tarafından öğretmenlere yönelik hazırlanan Arketipsel Liderlik Eğitim Programının (ALEP) etkililiğinin deneysel desen ile sınanması sonucu elde edilen nicel verilerin, gömülü teori modeli ile elde edilen nitel veriler bağlamında değerlendirilmesi ve Türkiye kültüründe gömülü bulunduğu öngörülen özgün liderlik arketiplerinin Karma Gömülü Deneysel Çalışma (mixed embedded experimental study) ile ortaya çıkarılarak, Arketipsel Liderlik Eğitim Modelinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Karma Gömülü Deneysel Çalışma modelinde nitel veriler “deney öncesinde”, “deney sırasında” ve “deney sonrasında” toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri Karma Gömülü Deneysel desenin “deney sırasında” elde edilmiştir. “deney öncesi” elde edilen nitel bulgular ile Arketipsel Liderlik Eğitim Programı (ALEP) geliştirilmiştir. 14 hafta olarak uygulanan “deney sırasında” araştırmadan elde edilen nicel ve nitel veriler eş zamanlı olarak toplanmış ve analiz edilmiştir. “Deney sırasında” nicel veriler “Kişisel Bilgi Formu”, “Myers Briggs Kişilik Tip Envanteri (MBTI)” ve “Liderlik Uygulamaları Envanteri (LPI)” ile toplanmıştır. Deney ve Kontrol grubunun ön test - son test ölçümleri ile “deney sırasında” elde edilen verilerin arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığının belirlenmesi ve grupların kendi içlerindeki gelişimlerini tespit etmek amacıyla Eşleştirilmiş Örneklem t-Testi, tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) uygulanmıştır. “Deney sırasında” nitel veriler yapılandırmacı gömülü teori aşamaları dikkate alınarak toplanmış ve analiz edilmiştir. “Deney sonrası” nitel aşamada öğretmen ve müdürlerden oluşan iki bağımsız grup ile iki odak grup görüşmesi daha yapılarak elde edilen nitel veriler ile “deney sırasında” elde edilen nitel verilerin karşılaştırması yapılmıştır. Araştırmanın uygulama sonuçlarından elde edilen nicel bulgularda, ALEP’in öğretmenlerin liderlik özelliklerini geliştirdiği ve dört harf ile ifade edilen kişilik özelliklerinde farklılaşmaya yol açtığı tespit edilmiştir. Araştırmanın uygulama sonuçlarından elde edilen nitel bulgularda kültürümüze özgü 12 adet (Araştırmacı, Odaklanmış Pratik, Bilgili Uzman, Yenilikçi, Girişimci Takım, İletişimci, Koç, Sabırlı, Saygılı, Merhametli, Adil, İnançlı Otoriter) liderlik arketipi tespit edilmiş ve iki çekirdek kategoriye (Bilge ve Erdem) ulaşılmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen nicel ve nitel veriler Kendall’s tau-b korelasyon analizi sonuçları bağlamında değerlendirilerek Arketipsel Liderlik Eğitim Modeli (ALEM) oluşturulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TEMEL EĞİTİM KURUMLARINDA YÖNETİCİLERİN ETİK LİDERLİK DAVRANIŞLARI İLE İLETİŞİM BECERİLERİNİN ÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL BAĞLILIK DÜZEYLERİ İLE İLİŞKİSİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22146</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22146</guid>
      <author> Elif BOZCAN, , Münevver YALÇINKAYA</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, temel eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin sergiledikleri etik liderlik davranışları ile iletişim beceri düzeylerinin öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ile ilişkisini incelemektir. Çalışma genel tarama modelinde ele alınmış ilişkisel bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde resmi ve özel temel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, örneklemini ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı’na bağlı Lefkoşa, Magosa ve Güzelyurt bölgelerinde yer alan resmi ve özel temel eğitim kurumlarında görev yapan 149 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu ile Etik Liderlik Ölçeği, İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, frekans, yüzde analizleri ve standart sapma hesaplamaları yapılmış, farklılıkların belirlenmesi için t-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Yöneticilerin etik liderlik düzeyleri ve iletişim becerileri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi için korelasyon analizi, yordanması için de çoklu regrasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma verileri SPSS 21.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda yöneticilerin sergiledikleri etik liderlik davranışları ile iletişim becerilerine ilişkin olarak öğretmenlerin olumlu yönde görüş bildirdikleri, bu doğrultuda çalıştıkları kurumlara olan bağlılıklarının da olumlu yönde olduğu bulunmuştur. Çalışmanın ulaştığı sonuçların etik değerlere önem veren, iletişim becerileri yüksek düzeyde olan yöneticilerle çalışan öğretmenlerin, kurumlarına olan bağlılıklarının olumlu yönde etkilenmesinin nitelikli bir eğitim-öğretim yapılmasına zemin hazırlaması bakımından önemli olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKULLARDAKİ PAYLAŞILAN LİDERLİK UYGULAMALARI İLE ÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL GÜVEN DÜZEYLERİ VE İŞE KARŞI OLUMLU DUYGU DURUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELEMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22339</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22339</guid>
      <author>Aynur BOZKURT BOSTANCI, Yusuf GİDİŞ , Filiz DİLSİZ , Elif UĞURLU</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin okullarına yönelik paylaşılan liderlik algıları ile örgütsel güven ve işe karşı duygu durumları arasındaki ilişkileri belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni Manisa’da görev yapan ilkokul öğretmenleridir. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise Manisa İli’nde görev yapan 340 ilkokul öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veriler “Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği” ve “Örgütsel Güven Ölçeği” ve “ İşe Karşı Olumlu Duygu Ölçeği” ile toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Öğretmenler, okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarının varlığını yüksek düzeyde bulmaktadırlar. Öğretmenlerin örgütsel güven düzeyi ve işe karşı olumlu duygu durumları yüksektir. Bunun yanında öğretmenlerin okullardaki paylaşılan liderlik uygulamalarına yönelik algıları ile örgütsel güven düzeyleri ve işe karşı olumlu duygu durumları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler mevcuttur. Yine okullardaki paylaşılan liderlik uygulamalarına yönelik öğretmenlerin algıları, örgütsel güven düzeylerini ve işe karşı olumlu duygu durumlarını yordamaktadır. Araştırmada okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarının artırılmasına ve yasal düzenlemelerde yer verilmesine yönelik öneriler getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MENDIL KAPMACA OYUNU İLE SORUMLULUK DEĞERİNİN ÖĞRETİMİNİN VIGNETTE TEKNİĞİ İLE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22167</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22167</guid>
      <author>Eyüp BOZKURT, Mehmet Akif SÖZER</author>
      <description>21.yy dünyasında, bilginin paylaşımı hızlı ve sürekli bir şekilde artmaktadır. Bu durum, insanların sosyal yaşamında birçok değişim ve gelişime sebep olmaktadır. Paylaşımların artması ile birlikte kültürler arası etkileşim de hızlanmaktadır. Kültürler arasında ki hızlı etkileşim kimi zaman olumlu yönde olurken kimi zamanda olumsuz sonuçlara sebep olabilmektedir. Popüler kültürün etkisinde kalan toplumlar zamanla kendi kimliklerinden uzaklaşmakta ve kültürlerini yozlaştırmaktadırlar. Değerlerin devamlılığı ve aktarımı bu kadar önemli iken değerler eğitiminin de önemi gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle çocukluk döneminde bu eğitimin verilmesi nesillerin sağlıklı yetişmesine katkı sağlayacaktır. Eğitimciler gerek ders içerikleri ile gerek derslerden ayrı etkinlikler ile çocuklara değerler eğitimini vermeye çalışmaktadır. Fiziksel ve duyusal anlamda gelişme çağında bulunan çocuklar için en etkili eğitim öğretim aracı oyun olarak kabul edilebilir. Çünkü oyun çocuğun bütün yaşantısıdır. Bu araştırmada geleneksel çocuk oyunlarından olan mendil kapmaca oyunu ile sorumluluk değerinin öğretilmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi ve ön test ve son test kontrol gruplu deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. 20 öğrenci deney grubunda 20 öğrenci de control grubunda olmak üzere 40 tane ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya başlamadan önce deney ve control grupları çeşitli değişkenler açısından denkleştirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde deney grubunun ön test ve son testleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir. Kontrol grubunnun ön test ve son testleri arasında ise anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Deney grubunda yer alan öğrencilerin sonuçları incelendiğinde sorumluluk değerini öğrendiği gözlenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İTME-MOMENTUM KONULARINA YÖNELİK FeTeMM ETKİNLİKLERİNİN AKADEMİK BAŞARI ÜZERİNE ETKİSİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22091</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22091</guid>
      <author>Mert BÜYÜKDEDE, Rabia TANEL</author>
      <description>Bu çalışmada, İtme-Momentum konularına yönelik hazırlanan FeTeMM (Fen-Teknoloji-Matematik-Mühendislik) etkinliklerinin öğretmen adaylarının akademik başarıları üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada ön test - son test kontrol gruplu yarı-deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama basamağında İtme-Momentum konusu deney grubundaki öğrencilere FeTeMM eğitimi yaklaşımıyla, kontrol grubundaki öğrencilere ise geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenmiştir. Çalışmaya bir devlet üniversitesinde öğrenim gören Fizik I dersi alan İlköğretim Matematik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencileri katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak “İtme-Momentum Başarı Testi” kullanılmıştır. Çalışma sonucunda öğretmen adaylarının İtme-Momentum konularına yönelik akademik başarıları bakımından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Eğitimin 48-66 Aylar Arasındaki Suriyeli Çocukların Gelişimine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22335</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22335</guid>
      <author>Münevver CAN YAŞAR, Özgün UYANIK AKTULUN , Nezahat Hamiden KARACA , Hülya TEKE</author>
      <description>Çalışmada, okul öncesi eğitimin 48-66 aylar arasındaki Suriyeli çocukların gelişimine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu, 14 çocuk ve anneleri oluşturmaktadır. Karma desenin kullanıldığı çalışmada veri toplama aracı olarak; Genel Bilgi Formu, "Okul Öncesi Gelişimsel Değerlendirme Formu", “Okul Öncesi Eğitimin Etkiliği Görüşme Formu", “Barış ve Şiddet Kavramlarına Yönelik Görüşme Formu”, “Oyun Görüşme Formu” ve “Öğretmen Görüşme Formu” kullanılmıştır. Çocuklara uygulanan Okul Öncesi Gelişimsel Değerlendirme Formlarından elde edilen ön test son test puanları arasındaki farklılık Wilcoxen İşaretli Sıralar Testi ile değerlendirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmış, Deneysel ve yarı yapılandırılmış görüşme formlarına ilişkin bulgular olarak sunulmuştur. Çalışma sonucunda çalışma grubundaki çocukların, bilişsel, dil, sosyal duygusal ve motor gelişim alanları ön test- son test puanları arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda annelerin; okul öncesi eğitimin çocuklarının sosyal-duygusal gelişimini desteklediğini, Türkçe sözcük dağarcığının gelişimine katkı sağladığını ifade ettikleri; barış kavramını, “güzel bir şey, barış ve sevgi” olarak; şiddet kavramını ise, “adaletsizlik, nefret, kin,” olarak tanımladıkları görülmüştür. Aynı zamanda annelerin çocuklarıyla ev ortamında oynadıkları oyunlarla ilgili görüşleri alınmak istenmiş, ancak anneler kendi kültürlerinde kadınların ve kız çocuklarının oyun oynamalarının kabul edilebilir bir davranış olmadığını ifade ettikleri görülmüştür. Çalışma sonuçları doğrultusunda öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MULLER-RUSCH BAŞLANGIÇ KEMAN METODUNUN İÇERİK ANALİZİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22385</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22385</guid>
      <author>Sonat COŞKUNER, Bahar AYDIN</author>
      <description>Bu araştırmada, başlangıç metotları arasında Türkiye’de çok bilinen bir metot olmamakla birlikte Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın olarak kullanılan Müller-Rusch başlangıç keman metodunun içerik analizi yapılmıştır. Müller- Rusch keman metodu sistematik bir biçimde hazırlanmış 30 derste, kemanın başlangıç aşamasında hedeflenen kazanımları kazandıracak bir içeriğe sahiptir. Metotta amaçlanan konuların öğretimine yönelik çocukların zevkle çalacağı popüler şarkılardan yararlanılmıştır. Okul öncesi çocuklar için nota okuma zorluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik olarak çizgi notasyon sistemi kullanılmıştır. Metotta Re ve La teli üzerindeki parmak çalışmaları önce pizzikato ile çalıştırılmış daha sonra da yayın kullanımı öğretilmiştir. Müller- Rusch keman metodu öğrenciyi sıkmadan, kolaydan zora doğru sıralanmış derslerle, hızlı öğrenmeye yönelik olarak hazırlanmıştır. Araştırmada metottaki derslerin derinlemesine içerik analizi yapılmıştır. Müller-Rusch başlangıç keman metoduna yönelik ayrıntılı analiz sayesinde bu metodun Türkiye’de keman eğitimcileri tarafından tanınması amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN ADAYLARININ SU HAKKINDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİ VE KAVRAM YANILGILARI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22275</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22275</guid>
      <author>Mürşet ÇAKMAK, Reşit ÇAKMAK , Giray TOPAL</author>
      <description>Bu çalışma, öğretmen adaylarının cinsiyete, okudukları bölüme, bulundukları sınıfa göre ve su hakkındaki bilgi düzeyleri ile kavram yanılgılarını incelemek amacı ile yapılmıştır. Çalışma, 2018 yılında Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’nde okuyan fen bilgisi ve kimya öğretmen adayları (N=87) ile yapılmıştır. Bu çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Su Bilgisi Testi (SBT) kullanılmıştır. Araştırmacılar tarafından hazırlanan bu test, suyun fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri ile ilgili toplam 57 madde olarak yazılmış ve geliştirilmiştir. Geliştirilen testin geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunsa madde ayırt edicilik indisleri 0,20’den düşük olan 26 madde testten elenmiştir. Geriye kalan diğer 31 madde ise SBT’de kullanılmıştır. Testin KR-20 güvenirliği 0,79’dur. Verilerin değerlendirilmesi için yüzde ve frekans değerleri çıkartılmıştır. Elde edilen testin bulgularına göre öğretmen adaylarının su hakkındaki bilgi seviyelerinin yüzde 50’ye yakın olduğu ve su hakkında kavram yanılgı oranlarının çok olduğu görülmüştür. Ayrıca cinsiyete, okudukları bölüm ve bulundukları sınıfa göre yapılan incelemeye göre de benzer sonuçların olduğu söylenebilir. Öğretmen adaylarının en çok “Suyun sıcaklığı artıkça içinde çözünen gazların miktarı artar”, “Su ile tuz (NaCI) karıştırıldığında aralarında kimyasal bir reaksiyon gerçekleşir ve tuz parçalanır”, “Kar ve yağmur suları doğada bulunan en saf sulardır”, “Su tüm sıvı haldeki maddelerle karışır”, “Su net bir dipol momente sahiptir”, “Bir insanın biyolojik ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşamını sürdürebilmesi için, günde en az 1 litre su tüketmesi gerektiği kabul edilir” gibi maddelerde kavram yanılgıları taşıdıkları görülmüştür. Bu verilerden hareketle araştırmacı ve uygulayıcılar için bazı öneriler verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlik Mesleğine Saygıya İlişkin Yönetici ve Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22174</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22174</guid>
      <author>Naciye ÇALIŞICI ÇELİK, Bilgen KIRAL</author>
      <description>Öğretmenlik mesleği, bireyin kendisini keşfetmesi ve gerçekleştirmesi yoluyla toplumun geleceğini oluşturma sorumluluğu yüklenen bir meslektir. Bu bağlamda, öğretmenlik mesleğinin, toplumda diğer birçok mesleğe göre, daha özel bir anlam taşıması gereklidir. Bu araştırmada; toplumun, velilerin, okuldaki memur ve hizmetlilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve yöneticilerin öğretmenlik mesleğine duydukları saygı; sınıf öğretmenleri ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseniyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2017- 2018 akademik yılı, Aydın ili, Efeler ilçesinde dört farklı ilkokulda görev yapan 8 sınıf öğretmeni ve 8 okul yöneticisi ile görüşme yapılarak tamamlanmıştır. Çalışma grubundaki okullar amaçlı örnekleme yöntemlerinden aykırı durum örneklemesi ile görüşmeciler ise maksimum çeşitlilik yoluyla seçilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin ve yöneticilerin büyük çoğunluğu; toplumun, velilerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin, öğretmenlik mesleğine duyduğu saygıda azalma olduğunu ifade ederken; okulda çalışan hizmetlilerin, memurların ve yaşları küçük olduğu için ilkokul öğrencilerinin, öğretmenlik mesleğine saygılarının yüksek olduklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenlik mesleğine olan saygının azalma nedenlerini, medyadaki olumsuz haberler, farklı bölüm mezunlarının öğretmenlik yapması, öğretmenlerin ücretli, kadrolu ve sözleşmeli şeklinde sınıflandırılması, mali hakların yetersiz olması, öğretim sürecine müdahale edilmesi, yönetici atamaları, toplumun değer yargılarının değişmesi vb. olarak belirtmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlik mesleğine saygının artırılması için; Milli Eğitim Bakanlığı’nın yasa ve yönetmeliklerde düzenleme yapması, öğretmen alımında sadece kadrolu öğretmen ve eğitim fakültesi mezunu istihdam etmesi, öğretmen maaşının artırılması, veli eğitimi ve değerler eğitimine önem verilmesi, medyada olumlu haberler yapılması vb. şekilde katılımcı önerilerinin olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Matematik Öğretmeni Adaylarının Bağlam Temelli Olan ve Olmayan Problemlere İlişkin Başarı Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22126</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22126</guid>
      <author>Halil Coşkun ÇELİK, Muhammet Faysal AKIN , Aziz İLHAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı matematik öğretmeni adaylarının bağlam temelli olan ve olmayan problemlere ilişkin başarı düzeylerini cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından karşılaştırarak farklılığı ortaya koymaktır. Ayrıca bu çalışmada matematik öğretmeni adaylarının ilgili problemler hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı açıklayıcı karma desende tasarlanmıştır. Nicel boyutta tarama yöntemi, nitel boyutta ise fenomenolojik çalışma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, 125 matematik öğretmeni adayına bağlam temelli olan ve olmayan problemlerden oluşan iki ayrı test uygulanmıştır. Nitel boyutta ise aynı örneklem grubuna yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde frekans, yüzde, Cohen’s d, Cohens’s f, t-testi ve tek yönlü varyans analizi, nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Çalışmanın nicel analizleri sonucunda, matematik öğretmeni adaylarının bağlam temelli problemlere ilişkin başarıları, bağlam temelli olmayan problemlere ait başarılarından yüksek çıkmıştır. Bu test puanları arasındaki farklılık anlamlı çıkarken bağlam temelli olan ve olmayan testlere ait puanlar cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Sınıf düzeyi değişkenine göre ise bağlam temelli olan ve olmayan testlere ait puanlar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Nitel verilerin analizi neticesinde ise matematik öğretmeni adaylarının bağlam temelli problemleri kolay ve anlaşılır buldukları, günlük yaşam ile ilişki kurmada faydalı gördükleri ve bağlam temelli olan ve olmayan problemleri ayırt etmede bazı eksiklikler/sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yükseköğretim Kurumlarının Örgütsel Hesap Verebilirlik Düzeylerinin Öğretim Elemanlarının Örgütsel Bağlılık ve Örgütsel Güven Düzeyleri ile Olan İlişkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22186</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22186</guid>
      <author>Münevver ÇETİN, İsmail KARSANTIK , Esra YAZICI , İsmail EROL</author>
      <description>Eğitim örgütleri, toplumdaki en önemli sosyal kurumlardan biridir. Eğitim kurumunun toplum içindeki etkililik ve yönetsel konumu, toplumsal beklentiler doğrultusunda koordine olması ile ilişkilidir. Eğitim kurumunun etkililik düzeyi, örgütsel biçim, yeterli seviyede kaynağa sahip olma, bilimsel ve teknolojik gelişmelere dayanan tutarlı politikalar ve sosyal gereksinimlere sahip nitelikli çalışanların bulunmasını gerektirmektedir. Hesap verebilirlik, örgütsel bağlılık ve örgütsel güven kavramlarının belirtilen gelişmeler ile ilgili olduğu belirtilmektedir. Eğitime yönelik kalitenin artırılması ve eğitim sistemlerinin denetim ve rehberliğine yönelik gelişmelerin sağlanması sebebiyle 20 senedir hesap verebilirlik politikaları üzerine yoğunlaşılan çalışmalarda artış gözlemlenmektedir. Hesap verebilirlik faaliyetlerinin, üyelerin katılımını ve kurumun amaçlarına ulaşma noktasında harcadıkları zamanı etkilediği görülmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı yükseköğretim kurumlarının hesap verebilirlik düzeylerinin öğretim elemanlarının örgütsel bağlılık ve örgütsel güven ile olan doğrudan ve dolaylı ilişkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmada nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul’da bulunan ve en az on yıllık geçmişe sahip devlet üniversitelerindeki öğretim elemanları oluştururken; örneklemini ise 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan üç devlet üniversitesinde görev yapmakta olan 510 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Mevcut araştırmadan edinilen bulgular neticesinde yükseköğretim kurumlarının hesap verebilirlik düzeylerine ilişkin algıların öğretim elemanlarının örgütsel bağlılık ve örgütsel güven düzeylerine ilişkin algıları ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu ve örgütsel bağlılık ve örgütsel güvenin hesap verebilirliği anlamlı düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TENİS SPORCULARININ MENTAL DAYANIKLILIK SEVİYELERİNİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22347</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22347</guid>
      <author>Oktay ÇOBAN</author>
      <description>Çalışmanın amacı 2017 yılında üniversite sporları federasyonunun düzenlemiş olduğu turnuvaya katılan üniversite öğrencilerinin sporda mental dayanıklılık düzeylerinin bazı değişkenlere göre, karşılaştırılması ve incelenmesidir. Çalışma grubunu, Türkiye sporları Federasyonun düzenlediği turnuvada bulunan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 43 ayrı üniversiteden, 61 erkek, 64 kadın sporcu oluşmaktadır. Sporcular sporda mental dayanıklılık ölçeğini gün içinde, maç sonu yapmışlardır. Sheard et al. (2009) tarafından geliştirilen ve Pehlivan (2014) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Sporda Mental Dayanıklılık Ölçeği’ne” ek olarak, bireylere dört soruluk bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel olarak analiz edilmesinde SPSS 22,0 paket programı kullanılarak, sonuçlar p&lt;0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için çarpıklık ve basıklık değerleri incelendiğinde güven (-.005 ve -.842), bağlılık (.474 ve .303) ve kontrol (.212 ve -.814) boyutlarının çarpıklık ve basıklık değerlerinin +1,500 ve -1,500 değerleri arasında olduğu görülmüştür. (Tabachnick ve Fidell, 2013). Böylece çalışma grubunun Sporda Mental Dayanıklılık alt boyut puanlarının normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Sporcuların Sporda Mental Dayanıklılık düzeylerinin cinsiyet durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Independent Sample t-Test; yaş, sporcu yaşı, tenis antrenman yaşı, değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla One Way Anova yapılmıştır. Tenis oynayan üniversite öğrencilerinin mental dayanıklılık seviyelerini ortaya koymak ve antrenör ile sporculara mental antrenmanın önemini vurgulamak için yapılan çalışmada; Tenis oynayan üniversite öğrencilerinin sporda mental dayanıklılık düzeylerinin cinsiyete göre, yaşa göre, sporcu yaşına göre, tenis oynama süresine göre istatistiksel olarak anlamlı sonuç ortaya çıkmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİNİN ÖĞRENCİLERİN SEÇİLMİŞ MOTORİK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİNİN KIYASLANMASI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22359</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22359</guid>
      <author>Ahmet ÇÖNDÜ, Orhan Ahmet ŞENER , Şerife ALPA</author>
      <description>Bu çalışma ilköğretim 4. ve 5. sınıfta uygulanan beden eğitimi dersinin seçilmiş motorik özellikleri üzerindeki etkisini belirlemek ve buna paralel olarak öğrenciler arasındaki farklılığın incelenmesi amacıyla yapıldı. çalışmanın örneklem grubunu haftada 2 saat düzenli olarak beden eğitimi öğretmeni tarafından derse uygulamalı olarak katılan 35 öğrenci ve beden eğitimi derslerine sınıf öğretmenleri gözetiminde düzenli katılmayan 35 ilköğretim okulu toplam 70 öğrenci gönüllü olarak katıldı. araştırmanın amacına ulaşmak için çalışmaya katılan gönüllülerin fiziksel ölçümleri ile esneklik, kol hareket hızı, denge, durarak uzun atlama, kol kuvveti, mekik ve surat gibi motorik özellikler ölçüldü.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YAŞLILIK DÖNEMİNDEKİ BİREYLERİN YAŞLILIĞA İLİŞKİN ALGILARININ VE YAŞAM BOYU ÖĞRENME İHTİYAÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22203</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22203</guid>
      <author>Yakup DAĞLI, Hayat BOZ</author>
      <description>Bu çalışmada yaşlılık dönemindeki bireylerin yaşlılık algılarının ve yaşlılığa hazırlık için gerekli yaşam boyu öğrenme ihtiyaçlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Fenomenoloji deseninde bir ihtiyaç analizi olan bu araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmış; Ankara’da ikamet eden bireylerden, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik tekniğiyle belirlenen 39 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Yaşlılık sürecini bizzat deneyimlemekte olan katılımcılara yaşlılık algılarına, yaşlılık dönemi sorunlarına, emeklilik hayatına ve yaşlılığa hazırlanmaya ilişkin sorular sorulmuştur. Verilen cevaplar açık, eksen ve seçici kodlamaları yapıldıktan sonra yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular, bireylerin yaşlılık algısının olumsuz olduğunu; yaşlılık döneminde yaşlılıkla ilişkilendirilen, aile içi, ekonomik, sosyal ilişkilere ilişkin, yalnızlık, teknoloji kullanamama, yaşlı yakınına bakmaya ilişkin, yakınların ölümü, okumazyazmazlık yaş ve yaşlı ayrımcılığı sorunlarıyla karşılaşıldığını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, bireylerin plansız bir şekilde emeklilik hayatına geçiş yaptıkları ve emeklilik döneminde yaşlılık dönemi sorunlarına benzer sorunlar deneyimledikleri tespit edilmiştir. Katılımcılar yaşlılık dönemine hazırlanılması gerektiğini düşünmekle beraber ülkemizde farkına varamama ve sorumluluklar nedeniyle yaşlılığa hazırlık yapılmadığını düşünmektedirler. Sonuç olarak yaşlanma sürecinde sosyo-demografik özelliklere göre değişebilen 11 başlıkta eğitim ihtiyaçları olabileceğini ortaya çıkmıştır. Bu eğitim başlıkları sağlıklı yaşam, psikoloji, serbest zaman etkinlikleri, iş-meslek, teknoloji kullanımı, kamusal hakları bilme, yaşlı bakım, dini konular, okuma yazma, finans yönetimi ve tarım başlıklarıdır. Çalışma sonunda yaşlılığa hazırlık eğitimleri kapsamında düzenlenebilecek eğitim programlarının androgojik ve gerontolojik varsayımlar dikkate alınarak hazırlanabilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HİÇBİR EĞİTİM SİSTEMİNİN KALİTESİ ÖĞRETMENİN KALİTESİNİ AŞAMAZ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22321</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22321</guid>
      <author>Nurhak Cem DEDEBALİ, Ulaş KUBAT , Fevzi DURSUN</author>
      <description>Eğitim-öğretim sürecinin niteliği için bütün unsurların nitelikli olması gerekir. Bu süreçte eğitiminin niteliğinde belirleyici olan etmenlerin başında öğretmenlerimiz gelmektedir. Nitelikli bir öğretmende olması beklenen özellikler ve bu niteliklere sahip öğretmeni yetiştirebilmek günümüzün üzerinde en çok düşünülmesi gereken konularından biridir. Bu araştırmada Eğitim Fakültesi’nde görev yapan öğretim üyelerinin, nitelikli bir öğretmende bulunması gereken özelliklerle ilgili görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma tarama modelinde desenlemiştir. Araştırma verileri açık uçlu şu sorulardan oluşmaktadır: 1. Size göre iyi ve nitelikli bir öğretmende bulunması gereken özellikler nelerdir? 2. Size göre öğretmenliği diğer mesleklerden farklı kılan özellikler nelerdir? Araştırma Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi Eğitim Fakültelerinde görev yapmakta olan 31 öğretim üyesi ile yürütülmüştür. Öğretim elemanlarının bu konuda belirtmek istediklerini kolaylıkla ifade etmelerine imkân sağlanması amacıyla veriler, görüşme yoluyla açık uçlu görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre nitelikli bir öğretmende olması beklenen özellikler alan bilgisi, iletişim kurma, mesleki gelişim, model olma, öğrenciye göre öğretim, yöntemleri uygulama vb.) öğretmen özellikleri vurgulanmıştır. Öğretmenlik mesleğinin insan odaklı, manevi, toplumsal, yoğun çalışma ve yenilik gerektirme gibi özellikleri ön plana çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ebeveynlerin Eğitim İhtiyaçlarının Belirlenmesi: Çukurca İlçesi Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22117</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22117</guid>
      <author>Esra DEMİR ÖZTÜRK, Gülşah KURU</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ebeveynlerin eğitim ihtiyaçlarının ortaya konulmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılı süresince Çukurca Eğitim Kalitesini Artırma Projesi (ÇEKAP) kapsamında projeye katılım gösteren ve Hakkâri–Çukurca ilçesinde ikamet eden ebeveynlerden oluşmaktadır. Toplamda 137 ebeveyn bu çalışmanın araştırma grubunu oluşturmaktadır. Nitel yöntemde yapılan bu araştırmada, veri toplama aracı olarak; ebeveynlere ilişkin demografik bilgilerin yer aldığı kişisel bilgi formu ve eğitim ihtiyaçlarına yönelik soruların yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ebeveynler ile olan görüşmeler, uygun zaman aralıkları belirlenerek ev ziyaretleri şeklinde bireysel olarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ebeveynlerin eğitime ihtiyaç duydukları, ebeveynlerin gereksinim duydukları bu ihtiyaçların hem kendileri için hem de çocuklar için olduğu görülmüştür. Ebeveynlerin çocuklarla ilgili olan ihtiyaçları en çok çocukların zihin gelişimleri için neler yapabilecekleri konusunda olduğu görülürken; ebeveynlerin kendileri için ise, akademik bilgi ve beceri alanında desteğe ihtiyaç duydukları bulunmuştur. Ebeveynlerin eğitimin nasıl olması gerektiği hususunda, programın sanatsal etkinlikler ile dolu olmasını istedikleri belirlenmiştir. Eğitim gün ve saatleri için en uygun olunan zamanın da pazartesi günleri olduğu ve 14.00 ile 15.00 saatleri arasında uygun olunduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak ebeveynlerin çocukların gelişimi için en önemli gelişim alanı olarak zihinsel gelişim alanını benimsedikleri ve kendilerini de akademik konularda geliştirmek istedikleri saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yaygın Çevre Eğitimi Üzerine Bir Çalışma: Sürdürülebilir Kent Modeli Önerisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22158</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22158</guid>
      <author>Emel DİKMENTEPE, Oğuz ÖZDEMİR</author>
      <description>Hızlı kentleşme ve aşırı nüfus artışının yol açtığı çevre bozulması kent yaşamının sürdürülebilirliğini ciddi ölçüde tehdit etmektedir. Ekosistemde kent ve kır bir bütün olup kent yaşamının sürdürülebilir hale gelmesi, ilgili bütün tarafların sürdürülebilir pratiklerin yaygınlaşması yönünde bilinçlendirilmeleriyle mümkün olabilir. Kent yaşamını sürdürülebilir hale getirmeye yönelik dünyanın çeşitli yerlerinde sürdürülebilirkent politikaları geliştirilmekte ve hayata geçirilmektedir. Bu politikaların arkasında kent yaşamını, sürdürülebilir pratiklerin doğaya uygunluk, yeterlik, verimlilik, katılım ilkelerine uygun şekilde tasarlama fikri yatmaktadır. Kent yaşamında gıda, giyim, ısınma, barınma, enerji ve elektrik, temizlik, kozmetik, sağlık, eğlence, dinlenme, eğitim, kültür, spor, ulaşım, tarım, çiftçilik gibi gündelik tüketim ihtiyaçlarıyla ortaya çıkan sürdürülebilir pratikler, sürdürülebilir kent dönüşümünün gerçekleşmesinde etkin rol almaktadır. Sözü edilen sürdürülebilir pratiklerin yaygınlaşması büyük ölçüde toplum tarafından benimsenmesi ve toplumsal katılımın sağlanmasına bağlıdır. Bu noktada sürdürülebilir pratiklerin yaygınlaşabilmesi için kent sakinlerine, yerel yönetim yetkililerine, uzmanlara, Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarda önemli görevler düşmektedir. Buradan hareketle araştırmada, doktora tezi çalışmasında geliştirilmiş olan “sürdürülebilir kent modeli” tanıtılmaktadır. Bu çalışma tarama modeli türünde yürütülmüştür. Araştırma amaçlı örnekleme tekniği ile belirlenen Muğla ili Menteşe ilçe merkezinde kentsel yaşam pratiklerini kapsamaktadır. Veriler “yerinde gözlem”, “yüz yüze görüşme”, “derinlemesine görüşme” ve “doküman analizi” türünde nitel veri toplama araçları ile toplanmıştır. Belirlenen parametreler ve sürdürülebilir pratikler üzerinden içerik analizi ile çözümlenmiştir. Ulaşılan bulgular doğrultusunda, kent yaşamında sürdürülebilir pratiklerin yaygınlaşması için öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1-8. SINIFLAR TÜRKÇE DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI KAZANIMLARININ SARMAL PROGRAMLAMA YAKLAŞIMI AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22283</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22283</guid>
      <author>Bekir DİREKCİ, Mehmet YAVUZ</author>
      <description>Eğitim öğretim sürecinin planlanmasında, öğretim programlarının hazırlanması ilk adımlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretim programları hazırlanırken içeriğin düzenlenmesi programın genel yaklaşımı çerçevesinde yapılır. İçerik düzenlemesinde yararlanılan yaklaşımlardan biri olan sarmal programlama yaklaşımı; öğrenmelerin yeri geldikçe tekrar edildiği, öğrenme sürecinin yapısının ve kapsamının genişleyerek devam ettirildiği bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte öğrenmelerin kalıcılığının sağlanmasına ve yeni öğrenileceklerin ön öğrenmeler üzerine yapılandırılabilmesine imkân sağladığından sarmal yaklaşım, özellikle dil öğretim programlarına ilişkin içeriğin düzenlemesinde işlevselliğiyle tercih edilmektedir. Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda (MEB, 2018 ) yer alan dinleme/izleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerine ait kazanımların sarmal programlama yaklaşımı açısından incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışma, nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseninde yürütülmüştür. Veriler, doküman incelemesinin yanı sıra program hakkında alan uzmanı, program geliştirme uzmanı ve öğretmenlerden de görüşler alınarak toplanmıştır. Elde edilen veriler kendi içerisinde sınıflandırılıp, içerik analizi tekniğine uygun olarak çözümlenmiştir. Programda yer alan kazanımlar incelendiğinde, sarmal yaklaşıma uygun düzenlenmiş kazanımların öğrencilerin sahip olması beklenen temel beceriler ve özellikle anlama-anlatma becerileri ile ilgili olduğu; sarmal yaklaşıma uygun düzenlenmeyen kazanımların ise çoğunluğunun ilk okuma ve yazma süreci, psikomotor beceriler ve dil bilgisi ile ilgili olan kazanımlar olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları ışığında Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda yer alan kazanımların genel anlamda sarmal programlama yaklaşımına uygun olarak hazırlandığı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CUMHURİYETTEN GÜNÜMÜZE ORTAÖĞRETİM MANTIK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE İÇERİK ÖNERİSİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22159</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22159</guid>
      <author>Ekrem Ziya DUMAN</author>
      <description>Çalışmada Cumhuriyet’ten günümüze kadar ortaöğretimde kabul edilen mantık dersi öğretim programları temelde muhteva bakımından karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş ve yeni bir içerik önerisi sunulmuştur. Bu çerçevede çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Dolayısıyla genel olarak hedeflenen olgu ve olaylar hakkında bilgi içeren yazılı materyallerin analizi yapıldığı için doküman incelemesine başvurulmuştur. Cumhuriyetten günümüze kadar 1924, 1935, 1957, 1976, 1986, 1993 ve 2009 programları olmak üzere yedi tane mantık dersi öğretim programı kabul edilmiştir. 1976 mantık dersi öğretim programının kabulüne kadar olan programlarda klasik mantık ağırlıklı bir içerik yer alırken 1976, 1986 ve 1993 yıllarında kabul edilen mantık dersi öğretim programlarında sembolik mantık ağırlıklı bir içerik olduğu dikkati çekmiştir. Özellikle 1976 mantık dersi öğretim programında kümeler ve devreler konusunun olması dikkati çekmektedir. 1993 mantık dersi öğretim programında özdeşlik, varlık ve kiplik mantığı konuları ile mantık felsefesi ünitesinin yer alması bu programı muhteva bakımından diğer programlardan farklı kılmıştır. 2009 mantık dersi öğretim programında ise dikkat çeken ünite “mantık ve dil” ünitesidir. Çalışma sonunda dikkati çeken önemli bir husus dönemin bilimsel, kültürel, siyasi yapılarının ve gelişmelerinin öğretim programlarına da yansımasıdır. Örneğin 1976 mantık dersi öğretim programına kadar programlarda ve dolayısıyla da derslerde pozitivizm etkisi ile mekanizm, atomizm gibi birçok yaklaşım anlatılmıştır. Çalışma sonucunda yeni hazırlanacak olan mantık dersi öğretim programında; metodoloji, kümeler, devreler, farklı mantık sistemleri, mantık ve yaşam, İslami Türk düşüncesinde mantık, mantıksal okuma, Türkiye’de mantık çalışmaları, mantık disiplininin gelişimi gibi konuların olması gerektiği önerisi getirilmiştir. Bu öneriler ile felsefe grubu alanında yapılan benzer çalışmalardaki önerilerin örtüştüğü saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ANGELA SOMMER-BODENBORG'UN KÜÇÜK VAMPİR SERİSİNDE YER ALAN FANTASTİK ÖGELER</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22381</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22381</guid>
      <author>Esma DUMANLI KADIZADE, Can SAKAR</author>
      <description>Çocukların ilgi, ihtiyaç, olgunlaşma ve hazırbulunuşluk seviyeleri göz önünde tutularak oluşturan her türlü eser çocuk edebiyatı kapsamında değerlendirilebilir. Türk edebiyatı bağlamında çocuk yazınının, Tanzimat'ın ilk yılları ile beraber yavaş yavaş kendisini göstermeye başladığı görülmektedir. İlk olarak çeviri faaliyetleri ile kendisini ülkemizde gösteren çocuk edebiyatı, olgunlaşma aşamasına gelmesinin ardından tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de farklı alt türlere ayrılarak gelişimini devam ettirmiştir. Çocuk edebiyatında söz konusu bu alt türlerden birisi de fantastik nitelikler taşıyan yazınsal eserler olarak kabul edilebilir. Bu çalışmada, Angela Sommer Bodenborg'a ait olan çeviri çocuk kitapları (Küçük Vampir Serisi), Türkçe çevirileri aracılığıyla içerisinde barındırdıkları fantastik ögeler kapsamında incelenmiştir. Çalışma çerçevesinde ''Fantastik nedir? Fantastik ögeler çocuk edebiyatı kitapları bünyesinde ne gibi şekillerde kendini var etmekte ve karşımıza çıkmaktadır?'' gibi temel problem cümleleri çözümlemeye çalışılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi metodu kullanılmıştır. Bu bağlamda ilk olarak araştırmaya esas olan eserler temin edilmiş, eserleri değerlendirme işlemleri tamamlanmış ve temel konu ışığında birtakım bulgulara ulaşılmıştır. Söz konusu araştırma ile henüz ülkemizde tam olarak gelişimini tamamlayamayan çocuk edebiyatı eserlerinin farklı bir boyutu olan ''fantastik'' kavramı açıklanarak yapılacak diğer çalışmalar için olumlu yönde farkındalık oluşturulması hedeflenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ABD’DE OKUTULAN BİR DERS KİTABINDA KULLANILAN MATERYALLER VE BU MATERYALLERDEN TÜRKÇE EĞİTİMİNDE YARARLANMA YOLLARI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22147</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22147</guid>
      <author>Gülşah DURMUŞ</author>
      <description>Ders kitapları, temel dil becerileri (dinleme/ izleme, konuşma, okuma, yazma ve dil bilgisi) öğretme- öğrenme süreçlerinde kullanılabilecek önemli materyallerden biridir. Bununla birlikte ders kitapları içerisinde de bu süreçlerde kullanılabilecek çeşitli ve farklı materyaller yer alabilmektedir. Glencoe Literature: Reading with Purpose, Course One/ Glencoe Edebiyat: Maksatlı Okuma, Birinci Kur (GLRwP), temel dil becerilerinden okuma becerisinin geliştirilmesine yönelik olarak düzenlenmiş çeşitli ve farklı materyaller içeren zengin bir ders kitabı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, ABD’de 6. sınıf Temel Dil Becerileri Birinci Kur/ Language Arts Course One dersinde okutulan ders kitaplarından biri olan GLRwP’te yer alan ve okuma becerisini geliştirmek amacıyla kullanılan materyaller hakkında bilgi vermek ve bu materyallerin Türkçe Eğitimi öğretme- öğrenme süreçlerine nasıl aktarılabileceği konusunda öneriler sunmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel yöntem kullanılmıştır. Betimsel çalışmalar, verilen bir durumu aydınlatmak, standartlar doğrultusunda değerlendirmeler yapmak ve olaylar arasında olası ilişkileri ortaya çıkarmak için yürütülür. Çalışmadan elde edilen verilere göre Hazine Avı; grafik düzenleyiciler, ağlar, akış şemaları ve ven diyagramları; karikatür, grafik, illüstrasyon, fotoğraf ve tablo çözümlemeleri; görsel sözcükler, katlanabilir kâğıtlar, kendini değerlendir/ Study to Go ve ders kitabı için düzenlenmiş İnternet sitesi; GLRwP’te tespit edilen materyallerden bazılarıdır. Çalışma sonunda bu materyallerden Türkçe Eğitiminde okuma becerisinin geliştirilmesinde nasıl yararlanılabileceğine yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTA ÖĞRETİM ONUNCU SINIF ÖĞRENCİLERİNİN FİİL ÇATISI İLE İLGİLİ KAVRAM YANILGILARI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22287</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22287</guid>
      <author>Esra Ekinci ÇELİKPAZU, Muhsine BÖREKÇİ</author>
      <description>Öğrencinin bir konuda başarılı olabilmesi, o konu ile ilgili kavramları tam olarak bilmesine ve zihninde doğru bir şekilde yapılandırmış olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, orta öğretim onuncu sınıf öğrencilerinin Türkçede fiil çatısı ile ilgili temel kavramları bilme ve uygulama düzeylerini belirlemek, konu ile ilgili kavram yanılgılarına sahip olup olmadıklarını tespit etmek ve var olan yanılgıların nedenleri üzerinde durmaktır. Araştırmada nicel ve nitel boyutlu karma yöntem kullanılmıştır. 224 onuncu sınıf öğrencisine araştırmacı tarafından hazırlanan Kavram Yanılgısı Belirleme Testi uygulanmış, ayrıca fiil çatısı ile ilgili olarak sınıf düzeyi için tespit edilen kavramlar hakkında öğrencilerden yazılı açıklamalar yapmaları istenmiştir. Nicel verilerin analizi, öğrencilerin kavramları bilme düzeylerinin “bilme”, “eksik bilme”, “bilmeme”, “bilip uygulayamama”, “örtülü kavram yanılgısı” ve “kavram yanılgısı” olmak üzere altı kategoride değerlendirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Nitel veriler ise, öğrencilerin verdikleri cevapların “bilme”, “eksik bilme”, “bilmeme” ve “kavram yanılgısı” şeklinde dört kategoride ele alınmasıyla içerik bakımından analiz edilmiştir. Birbirini destekler nitelikteki nicel ve nitel bulgulara göre öğrencilerin büyük bir bölümünün “çatı”yı ve alt kavramlarını tam olarak bilmedikleri, kavramları birbirleri ile ilişkilendiremedikleri, bilgilerini uygulama boyutuna taşıyamadıkları ve kavram yanılgılarına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Akademisyenlerin Sınıf Yönetimi Sözel Becerilerinin Öğretmen Adaylarınca Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22319</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22319</guid>
      <author>Demirali Yaşar ERGİN</author>
      <description>Eğitim fakültelerinde gerek lisans öğrencilerine gerek pedagojik formasyon sertifika programı öğrencilerine öğretmen olduklarında öğrencileriyle eğitim-öğretimi gerçekleştirirken onlarla iletişimleri, onları yönlendirmeleri, olumlu tutum ve davranışlar geliştirmeleri için neleri yapmaları veya yapmamaları konusunda değişik derslerde pek çok teorik bilgi aktarımı yapılır. Özellikle de sınıf yönetimi dersinde bu konular üzerinde ağırlıkla durulur. Ancak öğretmenin öğrencisi üzerindeki etkisi rol model olmasıyla pekişir. Yani anlattığına uygun davranan öğretmenin öğrencisini etkileme düzeyinin daha fazla olacağı ve bu sayede amacına daha kolay varacağı bilinmektedir. İşte tam bu noktada eğitim fakültelerinde görev yapmakta olan akademisyenlerin öğretmen adaylarına karşı gösterdikleri sınıf yönetim becerileri ayrı bir önem kazanmaktadır. Eğitimde başarıya ulaşılması ile ilgili önemli faktörlerden biri, sınıf yöneticisi konumunda olan öğretmenin, yönetim süreçlerini başarılı bir şekilde uygulayabilmesidir. Sınıf yönetim becerileri genel yönetim becerileri kapsamındadır. Planlama koordinasyon, organizasyon, iletişim, karar verme, ödül-ceza yönetim vb süreçler sınıf yönetimi için de gereklidir. Öğretmenin bu süreçlerdeki başarısı öğrencilerle yürüttüğü öğretimin de başarısını belirleyecektir. Öğretmenin sınıfı yönetmekle ilgili davranışlarının önemli bir kısmı onun öğrencileriyle sözel iletişim tarzında kendini gösterir. “Şu anda öğrenci olan öğretmen adaylarına onların öğretmen olduklarında göstermeleri gereken sınıf yönetim becerilerini onlara bunları anlatmakta olan akademisyenler ne kadar gösterebilmektedir?” sorusunun cevabının ne olacağı merak konusudur. Çalışmanın amacı öğretmen adaylarının derslerine giren Eğitim Fakültesi akademisyenlerinin sınıf yönetimi becerilerini nasıl algıladıklarını değerlendirmektir. Çalışma, 2015-2016 bahar yarıyılında Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi tüm bölümler 4. sınıflar ve Pedagojik Formasyon programı öğrencilerinden random seçilen toplam 788 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan “Sınıf Yönetimi Sözel Becerileri Ölçeği” kullanılmıştır. Ölçek 4'lü derecelemeli 25 maddeden oluşmaktadır. 2’si pozitif 2’si negatif değer yüklü olmak üzere toplam 4 faktörden oluşan ölçeğin geçerli, güvenilir ve kullanılabilir olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin boyutları şunlardır; Kişiye Yönelik Olumlu Geribildirim, Gruba Yönelik Olumsuz Geribildirimde Bulunmama, Kişiye Yönelik Olumsuz Geribildirimde Bulunmama, Destekleyici geribildirim. Verilerin istatistiksel çözümlenmesinde t testi, varyans analizi ve farkın kaynağını saptamak amacıyla Post hoc analiz için LSD teknikleri kullanılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SINIF ÖĞRETMENİ ADAYLARININ DİJİTAL ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNÜ HAZIRLAMA DENEYİMLERİNE YÖNELİK GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22183</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22183</guid>
      <author>İhsan Seyit ERTEM, Ezgi ÇETİNKAYA ÖZDEMİR , Esma GÜLLÜ EGİN , Ersin PALABIYIK</author>
      <description>Yazılı kaynakların çok daha öncesinde var olduğu bilinen hikâye anlatım geleneği, gelişen teknolojinin etkisi ile geleneksel yapıdan sıyrılarak, dijital ortamda da yer bulmaya başlamıştır. Dijital hikâye olarak adlandırılan bu edebi ürünler; görsel, ses, video ve animasyon gibi multimedya ögelerinin sentezlenmesiyle bir ürün oluşturulması şeklinde ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının dijital çocuk edebiyatı ürünü hazırlama deneyimleri ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada, çalışma grubunu 2016-2017 akademik yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi 2. sınıfta öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Çalışma, Gazi Üniversitesi Sınıf Eğitim Anabilim dalı 2. sınıfta bulunan çocuk edebiyatı dersi kapsamında gerçekleştirildiği için örneklem grubu Gazi Üniversitesi olarak seçilmiştir. Araştırmanın katılımcıları 55 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve odak grup görüşmesi yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma yapılan gruptan elde edilen veriler incelendiğinde, öğretmen adaylarının tümünün bulundukları ortamlarda internet erişimine sahip olduğu ve teknolojiyi aktif olarak kullandığı sonucuna varılmıştır. Bu süreçte daha çok hikâye ve masal türlerinin tercih edildiği görülmektedir. Süreci 5-7 gün arasında tamamlayan öğretmen adaylarının süreç içinde en fazla arkadaşlarından yardım aldığı görülmektedir. Yapılan uygulamaları eğlenceli ve yaratıcı kelimeleriyle tanımlayan öğretmen adayları, metin oluşturma, seslendirme ve resim bulmanın sürecin en kolay bölümü olduğunu ifade ederken kullanılan program, ses-metin eşleştirmesi, çocuğun seviyesine uygun yazma ve dijital boyutta zorlandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adayları dijital çocuk edebiyatı ürünlerinin öğretim sürecinde aktif olarak farklı disiplinlerdeki kazanımları desteklemek amacıyla kullanılabileceğini ve bu durumun hem kendilerine hem öğrencilere yarar sağlayacağını ifade etmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinin Yazmaya Yönelik Yeterlilik Algısına, Tutumuna ve Yaratıcı Yazma Başarısına Yaratıcı Yazma Çalışmalarının Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22221</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22221</guid>
      <author>Gökçen GÖÇEN</author>
      <description>Yazma, yalnızca dile getirilmek istenenin kağıda aktarılması değildir. Yazma becerisi aynı zamanda kişinin kendini doğru ifade edebilmesi; fikirlerini, duygularını ve hayal dünyasını etkili bir şekilde başkalarıyla paylaşabilmesi için ihtiyaç duyulan bir beceridir. Okullarda yazma becerisine gereken önemin verilmemesi, öğrenenlerin yazma becerisine değer vermemesine ve yazma eylemini sevmemesine neden olmaktadır. Biçim ve ürün odaklı yazma çalışmalarıyla da öğrenenlere yazma becerisini sevdirmek mümkün değildir. Yaratıcı yazma çalışmaları, öğrenenlerin yazma eylemini sevmesi için öğretmenlere bir fırsat sağlamaktadır. Yaratıcı yazma çalışmalarıyla öğrenenlerin hayal gücünü geliştirmek, onların özgün ürünler ortaya koymasına yardımcı olmak ve en önemlisi öğrenenlerin yazarken eğlenmesini sağlamak hedeflenmektedir. Genel olarak yazma, özel olarak da yaratıcı yazma çalışmalarının sınıf içinde gerçekleştirilebilmesi için öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Bu görevlerin yerine getirilebilmesi için öğretmenlerin de yazma becerilerinin gelişmiş olması ve süreç temelli yazma, yaratıcı yazma gibi konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Bu gerekle, sınıf öğretmenlerinin yazma yeterliliği algısını, yazma tutumlarını ve yaratıcı yazma başarılarını incelemek ve bunlara yaratıcı yazma çalışmalarının etkisini belirlemek amacıyla yapılan çalışmada, tek gruplu öntest-sontest deney deseni kullanılmıştır. Araştırmada 44 sınıf öğretmeni örneklem olarak yer almıştır. Araştırma verileri, 30 saat süren yaratıcı yazma uygulamalarından önce ve sonra Yazma Yeterliliği Algısı Anketi, “Yazmaya Yönelik Tutum Ölçeği” (Temizkan ve Sallabaş, 2009) ve Yazılı Ürün Elde Etme Sorusu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ortalama, standart sapma, t-testi gibi istatistiksel çözümlemeler ve “Yaratıcı Yazma İçin Değerlendirme Ölçütleri Formu (YİDÖF)” (Susar Kırmızı, 2008) kullanılmıştır. Araştırma sonunda, yaratıcı yazma çalışmalarının sınıf öğretmenlerinin yazma hevesine, yazma sevgisine, yazma kaygısı hissetmemesine ve yazma becerilerini geliştirmelerine olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca, yaratıcı yazma çalışmalarının sınıf öğretmenlerinin yazmaya yönelik tutumunu ve yaratıcı yazma akademik başarısını olumlu olarak etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİYOLOJİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ KÖK HÜCREYE İLİŞKİN ALGILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22212</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22212</guid>
      <author>Metin GÖNÜLTAŞ, Ali ATEŞ , Tuğba TAFLI</author>
      <description>Bu araştırma ile Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında eğitimine devam eden biyoloji öğretmen adaylarının kök hücreye ilişkin algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. 2017-2018 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilen bu araştırmada nicel araştırma modellerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İç Anadolu Bölgesinde bulunan iki farklı devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalında öğrenim gören 130 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen “Kök Hücre Algı Ölçeği (KÖHAÖ)” kullanılmıştır. 5’li likert tipinde hazırlanan ölçeğin Cronbach Alfa=.864 olarak hesaplanmıştır. Toplam 19 maddeden oluşan ve 2 faktörlü yapısı olan ölçek açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında biyoloji öğretmen adaylarına uygulanan ölçeğe ait veriler SPSS 21.0 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde çeşitli betimsel analizler hesaplanmış ve dağılımın özellikleri ortaya konmuştur. Biyoloji öğretmen adaylarının kök hücre algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi için ölçekteki her bir maddenin aritmetik ortalaması hesaplanarak algıları belirlenmiştir. Araştırmanın alt problemlerine ilişkin yapılan analizlerde verilerin normal dağılım göstermesinden dolayı parametrik analiz tekniklerinden bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) testi kullanılmıştır. Üniversitelere göre biyoloji öğretmen adaylarının kök hücre algıları arasındaki ilişkiyi karşılaştırmak amacıyla t-testi uygulanmıştır. Biyoloji öğretmen adaylarının kök hücre konusundaki algılarının sınıf düzeyindeki ilişkisini belirlemek amacıyla ANOVA testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda anlamlı farklılık düzeyi p&lt;0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda üniversitelere göre biyoloji öğretmen adaylarının kök hücre algılarına ilişkin anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sınıf düzeylerine göre biyoloji öğretmen adaylarının kök hücre algılarına ilişkin p=,031 değerinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Her bir maddenin aritmetik ortalaması iyi düzeyde hesaplanmış ve biyoloji öğretmen adaylarının kök hücre konusuna ilişkin algılarının yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bütünleştirilmiş Program Uygulamalarının Öğrencilerin Sosyal Bilgiler Dersi Motivasyonlarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22119</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22119</guid>
      <author>Fitnat GÜRGİL, Turhan ÇETİN</author>
      <description>Bu araştırma, ilköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler dersi “Bilim, Teknoloji ve Toplum” öğrenme alanı için hazırlanan bütünleştirilmiş program modeli kullanımının öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik motivasyonlarına etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Ankara ilinde orta sosyo-ekonomik düzey bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada yarı deneysel yöntemlerden öntest-sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmaya 30 deney grubundan, 31 kontrol grubundan olmak üzere toplam 61 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Araştırmada sosyal bilgiler, Türkçe, fen bilimleri, görsel sanatlar ve seçmeli halk kültürü dersleri bütünleştirilmiş program yaklaşımına dayalı olarak deney grubunda işlenmiştir. Kontrol grubuna ise mevcut programla dersler işlenmiştir. Araştırmada Pintrich, Smith, Garcia ve McKeachie (1991; 1993) tarafından geliştirilen Büyüköztürk, Akgün, Karadeniz, Kılıç ve Demirel (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin analizi için SPSS 17.0 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney U- testi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizine göre, deney grubu öğrencilerinin motivasyon ölçeğinden aldıkları öntest ve sontest puanlarının arasında sontest lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Benzer şekilde kontrol grubu öğrencilerinin motivasyon ölçeğinden aldıkları puanlarda da sontest puanları lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Deney ve kontrol gruplarının motivasyon ölçeğinden aldıkları sontest puan ortalamalarının analizinde ise bütünleştirilmiş program modelinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin, kontrol grubu öğrencilerine göre motivasyon ölçeği sontest puan ortalamaları bakımından daha yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocukların Oyun Tercihleri Üzerine Bir Çalışma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22139</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22139</guid>
      <author>Sevim GÜVEN</author>
      <description>Bu araştırmada çocukların oyuna ve oyun tercihlerine ilişkin görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma durum çalışması desenlerinden bütüncül tek durum deseni üzerine kurgulanmıştır. Çalışma grubu maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırma 2017- 2018 akademik yılı güz dönemi Mart ayında taşımalı eğitim veren bir okulda, iki, üç, dört, beş, altı, yedi ve sekizinci sınıf düzeyinde 120 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri doküman analizi yoluyla elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde içerik analiz yöntemlerinden biri olan frekans analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi neticesinde, oyunun eğlendiren bir etkinlik olarak tanımlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Oyun oynamanın bireyde mutluluk, eğlence sevinç ve heyecan hali yarattığı ortaya çıkarılan bir diğer sonuçtur. Okulda tercih edilen oyunların başında yakan top, yakalamacılık, alçaktan yüksek, saklambaç ve voleybol olduğu görülmektedir. Evde tercih edilen oyunların başında, bom, telefon, tablet, bilgisayar oyunu, isim şehir, sos ve evcilik oyunu gelmektedir. Sokakta tercih edilen oyunlar ise oyunların başında saklambaç, futbol, yakalamacılık, yakantop ve körebe geldiği görülmektedir. En fazla tercih edilen oyuncakların top, araba ve bebek olduğu görülmüştür. Oyunun dışında yapılan etkinlerde sınıflar bazında ele alındığında en fazla yapılan etkinliğin kitap okuma, Tv/film izlemek, ders çalışma, test çözmek ve anne-babaya yardım etmek olduğu gözlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SINIF ÖĞRETMENİ ADAYLARININ İLKOKULLARDA DRAMA UYGULANMASINA YÖNELİK GÖRÜŞLERİ: BİR DURUM ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22109</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22109</guid>
      <author>Hülya HAMURCU</author>
      <description>Türkiye’de Sınıf öğretmeni adayları lisans eğitimi sırasında çok değişik dersler almaktadırlar. Drama dersi bunlardan birisi olup 3. Sınıflarda haftada 4 saat olarak okutulmaktadır. Ayrıca bazı fakültelerin programlarında seçmeli olarak açılmış drama dersleri de yer almaktadır. Araştırmacının görev yaptığı lisans programında da 4. Sınıfta seçmeli olarak “Eğitimde Drama uygulamaları” dersi yer almaktadır. Bir Durum çalışması olarak yürütülen bu araştırmada Sınıf öğretmeni adaylarının dramaya yönelik görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümü, Sınıf Eğitimi Anabilim dalında, 2017–2018 öğretim yılı bahar döneminde araştırmacının seçmeli drama derslerini okuttuğu 2 şubede yürütülmüştür. Bu dersin programa seçmeli ders olarak eklenmesinde farklı görüşler etkili olmuştur. Dersin bir önceki yıl okutulan dersin kazanımlarını pekiştirmesi ve uygulamaya olanak sağlaması bunlardan biridir. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının mezun olmalarından ve genel olarak onlarda kaygılara yol açan KPSS sınavından hemen önceki bir dönemde bu dersin açılmasının öğretmen adaylarını biraz rahatlatabileceği de öngörülmüştür. Çalışma grubu 60 öğretmen adayından oluşmaktadır. Öğretmen adayları kendilerine yöneltilen açık uçlu bir soruya dönemin son haftasında kompozisyon şeklinde yanıt vermişlerdir. Verilen bu yanıtlar içerik ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular ise gerek tablo formatında gerekse de birebir aktarımlarla verilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre öğretmen adayları dramanın öğrenme sürecindeki önemini vurgulamışlar ve öğrenci gelişimine yönelik katkılarını da özellikle belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Örgütsel Dedikodu Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22173</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22173</guid>
      <author>Bünyamin HAN, Abidin DAĞLI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, kamu ilkokullarında görevli sınıf öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak eğitim örgütleri için bir “Örgütsel Dedikodu Ölçeği” geliştirmektir. Araştırma kapsamında ölçek geliştirme süreçleri takip edilerek öncelikle alanyazın taraması yapılarak kuramsal bilgilere dayalı olarak dedikoduların örgütsel etkilerini ortaya koyan ifadelerden oluşan bir havuzu oluşturulmuştur. Daha sonra eğitim bilimleri alanındaki uzmanların ve uygulama içerisindeki öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak maddeler gözden geçirilmiştir. Ön uygulama için 24 maddeden oluşan ölçek formu Diyarbakır il merkezindeki 25 ilkokulda çalışan toplam 307 öğretmene uygulanmıştır. Elde edilen verilerle ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizleri için anti-imaj korelasyon matrisi, madde toplam korelasyonu, açımlayıcı faktör analizi, iç tutarlılığa dair güvenirlik analizi, boyutlar arası korelasyon ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Geçerlik ve güvenirlik analizi sonuçlarında ölçeğe ilişkin değerlerin alanyazında kabul edilebilir aralıklar içerisinde ve yeterli düzeyde olduğu görülmüştür. Ölçeğin geçerlik ve güvenirliğini test etmek için yapılan analizler dikkate alındığında veri toplama aracının geçerli ve güvenilir ölçme yaptığına karar verilmiştir. Böylece “Örgütsel Dedikodu Ölçeği” son haliyle üç boyut (haberdar olma, ilişkileri geliştirme ve örgütsel zarar) ve toplam 24 maddeden oluşmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencilerinin Hoşgörü Eğilimlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22179</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22179</guid>
      <author>Yusuf İNEL, Ali GÖKALP</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin hoşgörü eğilimlerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma nicel araştırma türlerinden betimsel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini 2015 - 2016 eğitim öğretim yılında Uşak ilinde öğrenimine devam etmekte olan ortaokul öğrencileri, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilmiş Uşak iline bağlı Banaz ilçesinin merkezinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören toplam 252 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Çalışkan ve Sağlam (2012) tarafından geliştirilen 18 madde ve 3 alt boyuttan (Empati, Değer ve Kabul) oluşan "Hoşgörü Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada iç güvenirlik katsayısı ,765 hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde kullanılacak testlere karar verebilmek için Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri yapılarak çarpıklık değeri -,804; basıklık değeri ,824 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen değerler doğrultusunda araştırma verilerinin çözümlenmesinde parametrik istatistiklerin kullanılması kararlaştırılmıştır. Buradan hareketle veriler betimsel istatistiklerden yüzde ve frekans, fark testlerinden bağımsız gruplar için t testi ve tek yönlü varyans analizine (ANOVA) tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, cinsiyet, aile yapısı, anne ve baba meslek, anne ve baba eğitim durumu, aile gelir durumu, günlük internet kullanma, televizyon izleme ve kitap okuma sıklığı değişkenlerinde istatistiksel anlamda fark görülmezken; sınıf düzeyi değişkenine göre 6. sınıf öğrenciler lehine fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğrencilerin sınıf düzeyleri ile hoşgörü eğilimleri arasında negatif yönde düşük düzeyde ilişki olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YAZMA STRATEJİLERİNİN ÖĞRETİMİNE YÖNELİK ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22345</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22345</guid>
      <author>H. Özgür İNNALI, İ. Seçkin AYDIN</author>
      <description>Öğrencilerin öğretim sürecinin merkezinde yer aldığı çağdaş eğitim anlayışıyla birlikte öğretmenlerin rolü de evrilmiştir. Özellikle dil becerilerinin eğitiminden sorumlu öğretmenlerin bu becerilerin kazandırılmasında ve öğrencilerin bağımsız öğrenme yeteneklerinin geliştirilmesinde önemli bir yerleri vardır. Bu noktada üstbiliş kavramı ortaya çıkmaktadır. Çünkü öğrenciler, öğrenmeyi öğrenmeleri ile bağımsızlık kazanacaklardır. Araştırmalara göre üstbilişsel bilgi olmadan öğrenciler, onlara ne yapacaklarını ve ne zaman yapacaklarını söylemeleri için öğretmenlerine bağımlı kalırlar. Yazma becerisini geliştirmede biliş ve üstbiliş stratejilerin öğretimine yönelik öğretmen görüşlerinin belirlenmesini amaçlayan bu araştırmanın çalışma grubunu Millî Eğitim Bakanlığına bağlı çeşitli ortaokullarda görev yapan Türkçe öğretmenlerinden uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 25 öğretmen oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışmaya katılan öğretmenlere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Verilerin analiz edilmesinde nitel araştırmaya bağlı olarak içerik analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde katılımcıların görüşlerinden yola çıkarak önce kodlama yapılmış, daha sonra bu kodlar belli anlam kümelerinde toplanarak kategorize edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde çalışmaya katılan Türkçe öğretmenlerinin yazma becerisinin geliştirilmesinde Bilişsel Stratejileri (f=88) Üstbilişsel Stratejilerden (f=56) daha fazla kullandıkları saptanmıştır. Ayrıca katılımcı grupta yer alan öğretmenlerin kendilerini, strateji kullanımına yönelik yüksek düzeyde yeterli görmedikleri (f=44) ve kısmen yeterli (f=24) gördükleri saptanmıştır. Bu bağlamda Türkçe öğretmenlerinin yazma becerisinin geliştirilmesinde en çok Özetleme (f=16); Not alma (f=15) ve Serbest yazma (f=8) bilişsel stratejilerini ve Öz değerlendirme (f=15); Amaç ve hedef belirleme (f=9); Akran değerlendirme (f=7) ve Öz-izleme (f=7) üstbilişsel stratejilerini kullandıkları belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İKİDİLLİ ÖĞRENCİLERİN TÜRKÇE DERSİ DİNLEME BECERİSİNE İLİŞKİN ÖZYETERLİKLERİ ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22315</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22315</guid>
      <author>Cenan İŞCİ, Nevin AKKAYA</author>
      <description>Bu çalışmada; ortaokulda öğrenim gören, ikidilli öğrencilerin Türkçe dersindeki dinleme becerisine ilişkin özyeterliklerinin tespiti için kullanılabilecek bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma kapsamında geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirme süreci yürütebilmek için alanyazında önerilen ölçek geliştirme aşamaları özenle takip edilmiştir. Ölçek geliştirme çalışmalarında, geliştirilmesi amaçlanan ölçeğin geçerlik ve güvenirliğinin artırılması için pilot uygulamaların yapılması önem arz etmektedir. Bu çalışma kapsamında iki pilot uygulama yapılmış ve pilot uygulamalardan elde edilen veriler ölçeğin güncellenmesi için kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini 2016-2017 ve 2017-2018 Eğitim-Öğretim yıllarında öğrenim gören, bir grup ikidilli, yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar çalışmaya gönüllülük esası dikkate alınarak amaçlı örnekleme yöntemi ile dahil edilmiştir. Birinci pilot uygulamada toplam 178 ikidilli, yedinci sınıf öğrencisi; ikinci pilot uygulamada 156 ikidilli, yedinci sınıf öğrencisi olmak üzere toplamda 347 kişilik bir katılımcı grubuna ulaşılmıştır. Her iki pilot çalışma sonucunda ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Bu bağlamda açımlayıcı faktör analizi (AFA) kullanarak maddeler üzerinde yorumlamalar yapılmış; elde edilen sonuçlar doğrultusunda doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır. Çalışma sonucunda toplam 2 boyut ve 10 maddeden oluşan İkidilli Öğrencilerin Türkçe Dersi Dinleme Becerisi Özyeterlik Ölçeği (İÖTDÖ) geliştirilmiştir. İkidilli Öğrencilerin Türkçe Dersi Dinleme Becerisi Özyeterlik Ölçeğine (İÖTDÖ) ait Kaiser-Meyer-Olkin değeri KMO= 0,891 ve Bartlett Sphericity testinin anlamlılık değeri p= 0,000 olarak hesaplanmıştır. Bu ölçeğin tamamına ilişkin toplam Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı ise 0,905’dir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Duygusal İstismar Üzerine Yazılan Lisansüstü Tezlerin (1993–2017) Eğilimleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22162</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22162</guid>
      <author>Mehmet KANAK, Merve ÇELİK</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı; duygusal istismar konusunda 1993–2017 yılları arasında lisansüstü düzeyde duygusal istismarla ilgili yazılan tezlerin genel bir değerlendirmesini yapmak ve çeşitli konularla ilgili eğilimlerini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda duygusal istismar konusunda yazılmış olan lisansüstü tezlerin; yıllarına, hangi üniversitede yazıldıklarına, araştırma konusuna, araştırma modeline, araştırmanın çalışma grubuna, çalışma grubu büyüklüğüne, veri toplama araçlarına ve veri analiz yöntemlerine bakarak çalışmaların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada içerik analizi ve doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Duygusal istismar alanında hazırlanan lisansüstü tezlerin; istismarın benlik algısı üzerine etkisi, kaygı düzeyine etkisi, anne baba ve öğretmenler açısından konunun incelenmesi, istismar ve ihmalin ergen davranışları üzerindeki etkisine yer verilmiştir. Ayrıca, istismar ve ihmal kavramları ile türleri anlatılmıştır ve istismarın önlenmesi için neler yapılabileceği üzerinde durulmuştur. Tezlerin çalışma gruplarını öğretmenler, öğrenciler ve anne-babalar oluşturmaktadır. Araştırmacılar farklı büyüklükte örneklem ve çalışma gruplarından yaralanmışlardır. Arşatırmacılar, çalışmalarında ölçek, anket, başarı testi, görüşme formu, envanter ve yüz yüze görüşmeden faydalanmışlardır. Veri analiz tekniği olarak araştırmacılar, ANOVA, T-testi, Non-Parametrik Testler, Korelasyon Analizi, Çoklu Regresyon Analizi, , Post Hoc testleri vb. analiz yöntemlerini kullanmışlardır. Ayrıca lisansüstü tezlere baktığımızda bu çalışmalarda betimsel analiz ve kestirimsel analizlerin kullanıldığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre duygusal istismara uğrayan bireylerin psikolojik yardıma gereksinim duyduğu, dış denetim odağına daha yakın ve kaygılı olduğu görülmüştür. Ayrıca algılanan davranışların istismar olduğu bilincinin henüz yerleşmediği ve bireylerin kişilik gelişimi üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN KITA, OKYANUS VE ÜLKE İLE İLGİLİ HARİTA BİLGİLERİ VE ÜLKELERE KARŞI DUYUŞSAL TAVIRLARI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22235</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22235</guid>
      <author>Ufuk KARAKUŞ, Feyza AŞÇI</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin kıta, okyanus, ülke ile ilgili harita bilgileri ve ülkelere karşı öğrencilerin duyuşsal tavırlarını tespit etmektir. Çalışma, nitel bir araştırma olmakla birlikte, benimsenen yaklaşım durum çalışması desenidir. Durum çalışmasının temel amacı mevcut bir durum hakkında ayrıntılı betimlemeler yapmak ve o durumu var olduğu şekliyle anlamaktır. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılında Ankara ilinde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışmanın yapılacağı okul seçiminde sosyo- ekonomik, kültürel ve yaşantı farklılıkları olan Çankaya ve Mamak ilçeleri tercih edilmiştir. Ancak araştırmanın çalışma grubunda bulunan 8. sınıf 51 öğrenci, yanlılık oluşturmaması adına random olarak seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki farklı kategoriden oluşan ve araştırmacılar tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. İçerik analizinde toplanan verileri açıklayabilecek kavram ve genellemelere ulaşmak amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda sosyo- ekonomik ve kültürel açıdan farklı olan Çankaya ve Mamak’taki ortaokullarının çalışma grubunda bulunan öğrencilerin ülke, kıta ve okyanus konusu hakkında bilgi eksiklerinin olduğu görülmektedir. Bu konuda verilen eğitimin tam olarak hedefine ulaşmadığı her iki grubunda harita okuryazarlığı konusunda eksik olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin neden sorusuna verdikleri cevaplar karşılaştırıldığında sosyo-ekonomik, kültürel ve yaşantısal farklılıkların öğrencilerin ülkelere karşı duyuşsal tavırlarında farklılıkların olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin özellikle batılı ülkelerin düşman; tarihsel ve güncel olarak Türkiye’nin herhangi bir sorun yaşamadığı doğulu ülkelerin ise dost olarak algılandığı görülmektedir. Bunlara ek olarak Türkiye’nin kara sınır komşularının sevilen veya sevilmeyen ülkeler arasında olmadığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SATRANC-I UREFA’NIN EĞİTSEL BİR OYUN OLARAK UYARLANMASININ 6. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN KELİME ÖĞRETİMİNE VE TÜRKÇE DERSİ TUTUMLARINA ETKİSİNİN İNCELENMESİ (SİİRT İLİ ÖRNEĞİ)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22187</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22187</guid>
      <author>Seyithan KARA, Erhan AKIN</author>
      <description>Bu çalışmada, Satranc-ı Urefa’nın eğitsel bir oyun olarak uyarlanmasının 6. sınıf öğrencilerinin kelime öğretimine ve Türkçe dersi tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Siirt il merkezinde MEB’e bağlı bulunan Şehit Öğretmen İsmail Çelik Ortaokulu’nun 6. sınıfının iki farklı şubesinde eğitimine devam eden toplam 48 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma, gerçek deneysel modellerden biri olan ön test ve son test kontrol gruplu seçkisiz desene göre tasarlanmıştır. Araştırmada seçkisiz olarak atanan deney ve kontrol grubu bulunmaktadır. Deney grubunda (n=24) eğitsel oyun uygulamaları doğrultusunda kelime öğretimi gerçekleştirilirken kontrol grubunda (n=24) geleneksel öğretim ekseninde ders işlenmiştir. Her iki grupta, bütün işlemler araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak “Kişisel Bilgi Formu”, katılımcıların kelime bilgisi düzeylerinin ölçümü için Wesche ve Paribakht (1996) tarafından geliştirilmiş ve Ateş &amp; Sis (2016) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan “Kelime Bilgisi Ölçeği” ve Türkçe dersine yönelik tutumların belirlenmesi için Ünal &amp; Köse (2014) tarafından geliştirilen “Türkçe Dersi Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılmıştır. Araştırmada, eğitsel oyun yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarı, öğrenilen bilgilerin kalıcılığının artması ve Türkçe dersine yönelik tutumlarının olumlu anlamda değişmesi noktasında geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulama ve ilgili konuda çalışma yapacak araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kültürleşme Stresi Kıskacındaki Suriyeli Öğrenciler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22028</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22028</guid>
      <author>Kasım KARATAŞ, Mustafa BALOĞLU</author>
      <description>Kültürleşme, farklı kültürel özelliklere sahip bireyler arasında gerçekleşen etkileşimlere bağlı olarak ortaya çıkan, sosyal ve psikolojik dönüşüm sürecidir. Bu süreçte göçmen bireylerin yaşadıkları psikolojik ve sosyo-kültürel uyuma bağlı sorunlar, kültürleşme stresini doğurmaktadır. Kültürleşme stresi yaşayan bireylerin stresle başa çıkma becerileri yeterli değilse, psikolojik ve sosyolojik boyutlarda bireysel ve sosyal düzlemde farklı problemlerin doğması güçlü bir olasılık olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlıklı bir kültürleşme ve toplumsal bütünleşme için kültürleşme stresinin etkilerinin çeşitli stratejiler izlenerek azaltılması gerekmektedir. Kültürleşme stresi, göçmen öğrencilerin tek başına üstesinden gelebilecekleri bir durum değildir. Türkiye’de yaşayan Suriyeli öğrencilerin kültürleşme stresi yaşamaları riskinin yüksek olması olgusundan hareketle, bu kuramsal çalışmada kültürleşme stresi ve ilişkili faktörler açıklanmaktadır. Suriyeli öğrencileri ülkemize zorunlu göç etmeye iten, göç öncesinde, sürecinde ve sonrasında yeni kültürel çevreye uyum sağlamada karşı karşıya kaldıkları travmatik deneyimler onların kültürleşme stresini artırmaktadır. Bu noktada özellikle eğitim sürecinde başta öğretmenler ve okul yöneticileri olmak üzere diğer eğitim paydaşlarının Suriyeli öğrencilere kültürleşme sürecinde destek sağlanması ve kültürleşme stresinin olumsuz doğurgularının azaltılması için çaba sergilemesi gerekmektedir. Bununla birlikte, Suriyeli göçmen öğrencilerin yeni kültürel bağlama psikolojik ve sosyo-kültürel uyum sağlaması ve toplumsal huzurun güvence altına alınması adına ev sahibi kültür üyelerinden de göçmen kültürün değerlerini anlayabilmesi ve empati yapabilmesi, iletişime açık ve hoşgörülü olması beklenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇE DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMLARINDA (2006, 2015, 2018) ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22278</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22278</guid>
      <author>Betül KERAY DİNÇEL, Hilmi SAVUR</author>
      <description>Hızlı bir şekilde gelişen ve değişen çağımızda teknolojinin yansımaları eğitimi dolayısıyla öğretim programlarını etkilemektedir. Bu gelişime yetişebilmek ihtiyaçları karşılayabilmek için öğretim programları güncellenmektedir. Teknoloji bütün derslerde olduğu gibi Türkçe dersinde de değişimlere yol açmaktadır. Türkçe Dersi Öğretim Programı, öğretim sürecinde Türkçe öğretmenine yol gösterir. Literatürde Türkçe Dersi Öğretim Programlarının pek çok açıdan incelendiği karşılaştırıldığı araştırmalar mevcuttur. Ancak bu araştırmalarda öğretim teknolojilerini başlı başına irdeleyen bir araştırmaya rastlanılmamıştır. Bu doğrultuda araştırmada 2006, 2015 ve 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programlarının öğretim teknolojileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. 2017 Türkçe Dersi Öğretim Programı bir yıl içinde küçük değişikliklerle güncellendiği için araştırmada incelemeye alınmamış güncel olan 2018 Programı tercih edilmiştir. Türkçe Dersi Öğretim Programlarının incelemesinde nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan dokümanlar birinci elden kaynaklardır. İçerik analizi sürecinde programlardaki öğretim teknolojilerine ilişkin ifadeler iki uzman tarafından ayrı ayrı belirlenmiş sonrasında karşılaştırıldığında tamamının aynı olduğu görülmüştür. Kodlamaların gruplandırılması sonucunda yetkinlikler, Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri, öğrenme öğretme yaklaşımı, temel yaklaşımlar, öğrenme alanları, temalar, metinler, kazanımlar, etkinlikler, ölçme ve değerlendirme başlıkları ortaya çıkmıştır. Bu başlıklar programlardan verilen örneklerle detaylı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Programlar karşılaştırıldığında sırasıyla 2006, 2015 ve 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programlarında öğretim teknolojilerine zamanla daha fazla yer verildiği belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretiminde Sanal Tur Uygulamaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22209</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22209</guid>
      <author>Nusret KOCA, İskender DAŞDEMİR</author>
      <description>Değişen ve gelişen bilişim teknolojisi günümüz eğitim alanının vazgeçilmez materyali haline gelmiştir. Eğitim öğretim süreci içinde sosyal bilgiler derslerinde kullanılacak olan bilgisayar temelli bilişim teknolojilerinin başında ise dersin kazanımlarına ulaşmada öğrencilerin ilgisini çeken sanal tur teknolojisi gelmektedir. Sanal tur uygulamalarını sosyal bilgiler dersinin hedeflerine hizmet edecek şekilde tasarlamak, uygulamaya koymak ve etkililiğini değerlendirmek hem kullanılan teknolojinin etkililiğini arttıracak hem de dersin kazanımlarının öğrenci için daha etkili bir şekilde kazanılmasını sağlayacaktır. Sosyal bilgiler ders konularını öğrencilere daha etkili, kalıcı, zevkli ve renkli sunum olanağı sağlayan sanal tur teknolojisi öğrenci merkezli etkinliklerle öğrenme öğretme sürecini daha verimli hale getirmektedir. Yapılan çalışmanın temel amacı, sosyal bilgiler öğretiminde sanal tur uygulamalarının etkisini değerlendirmektir. Çalışmadaki sanal tur uygulamalarının etkisini değerlendirebilmek adına 7. sınıf sosyal bilgiler dersindeki, kültür ve miras öğrenme alanında, Türk tarihinde yolculuk ünitesi ele alınmıştır. Çalışmada amaca ulaşmak için deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin sanal tur uygulamalarına ilişkin akademik başarılarını ölçmek amaçlı deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olmak üzere akademik başarı ölçeği uygulanmıştır. Uygulanan akademik başarı ölçeği sosyal bilgiler kazanımlarına uygun olması için milli eğitim bakanlığının kazanım testlerinden seçilen 20 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. Toplanan veriler analiz SPSS 21 programında istatistiksel verilere dönüştürülerek bulguları ortaya konmuş ve sonuçlandırılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İngilizce Öğretmeni Adaylarının Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimine İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22181</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22181</guid>
      <author>Berker KURT, Bekir DİREKCİ , Mustafa CANER</author>
      <description>Küreselleşen dünyada ortak dil olgusu tek bir dilin egemenliğinden çıkıp başka dillerin de ortak dil olma yolunda önem kazanmaya başladığı bir hale gelmiştir. Bu bağlamda Türkçe de yaygın bir şekilde birçok alanda konuşulmaya ve dolayısıyla da öğrenilmeye başamıştır. Bu gerçekten hareketle de yabancı dil olarak Türkçe öğretimine gün geçtikçe artan bir ilgi başlamış ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi programları eğitim dünyasında yerini almaya başlamıştır. Konu akademik dünyanın da ilgisini çekmiş ve son yıllarda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ile ilgili çalışmalar desenlenmeye ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılmaya başlanmıştır. Alan yazın tarandığında yapılan bu çalışmaların büyük çoğunluğunda katılımcılarının ana dili olarak Türkçe öğretimi merkezli alanlardan olduğu görülmektedir. Bu çalışma ile söz konusu olguya bir başka pencereden, yabancı dil olarak İngilizce öğretmeni olarak yetişen öğretmen adaylarının penceresinden bakılması amaçlanmış ve onların yabancı dil olarak Türkçe öğretimine ilişkin görüşlerine başvurulmuştur. Nitel araştırma yönteminde olgubilim deseniyle yapılan bu çalışmanın katılımcıları İngilizce öğretmenliği 4. sınıfta okuyan 70 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışmanın katılımcıları amaçlı örnekleme yoluyla ulaşılabilir katılımcılar arasından gönüllülük usülüyle belirlenmiş, verileri de tam yapılandırılmış yazılı görüşme formlarıyla toplanmıştır. Çalışmanın başlıca bulguları, katılımcıların yabancılara Türkçe öğreten eğitimcilerin Türkçe dil ve ses bilgisi hâkimiyetinin olması ve yabancı dil olarak Türkçeyi nasıl öğretebileceği konusunda yöntem ve teknikler açısından bilgi sahibi olmaları gerektiğini düşündüklerini göstermiştir. Ayrıca, katılımcılar bir yabancı dil öğrenme/öğretme farkındalığı, yabancı dil öğretimi deneyimi ve yabancı dil öğretimi bilgisi alanında eğitim almış olmanın kendilerine yabancı dil olarak Türkçe öğretimi açısından avantaj sağladığını düşündükleri de bu çalışmanın önemli sonuçları arasındadır. Yabancılara Türkçe öğretiminin özel bir uzmanlık alanı olduğu yönde elde edilen bulgular doğrultusunda da gerek uygulayıcılara gerekse alanda yeni çalışmalar yapacak araştırmacılara öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇENİN YABANCI DİL OLARAK ÖĞRETİMİNDE REKLAM FİLMLERİNİN FARKLI BECERİ VE SEVİYELERDE KULLANIMI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22197</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22197</guid>
      <author>Hasan Hüseyin MUTLU, Üzeyir SÜĞÜMLÜ</author>
      <description>Araştırma; amaca yönelik reklam filmlerinin incelenmesi, seviye ve konulara göre örneklendirilmesi yoluyla reklamların Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yararlarının ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Araştırma, betimsel tarama modelinde doküman analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini ulusal kanallarda yayınlanan ve internet ortamındaki video sitelerinde var olan 6 kısa reklam filmi oluşturmaktadır. Örneklem gurubunun belirlenmesinde amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarından elde edilen veriler, Diller İçin Avrupa Ortak Metni’ne göre belirlenen seviye guruplarına göre ayrılmış ve tablolarla gösterilmiştir. Çalışma ile reklam filmlerinin yabancılara Türkçe öğretiminde; söz varlığı, dil bilgisi, duyuru ve yönerge kazanımları, lehçe ve diyalekt, kültür unsurlarının öğretiminde bir görsel-işitsel materyal olarak zengin içerikleriyle kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bologna Sürecinde Üniversitelerde Okutulan Türk Dili Dersine Yönelik Bir Araştırma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22293</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22293</guid>
      <author>Engin ÖMEROĞLU</author>
      <description>Bu çalışmadaki amaç, üniversitelerin bütün bölümlerinde okutulan Türk Dili dersine yönelik algıları tespit etmek, dersle ilgili sorunları incelemek, elde edilen verileri analiz edip tartışmak ve sonuca gitmektir. Problem: Bologna Süreci’nde üniversitelerin bütün bölümlerinde Türk Dili dersi okutulmalı mıdır? Türk Dili dersleri uzaktan eğitim yöntemi ile Genel Ağ üzerinden verilebilir mi? Okutulan Türk Dili derslerinin verimlilik düzeyi nedir? Mevcut Türk Dili ders içerikleri güncellenmeli midir? Bu çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Geliştirilen anket öğrencilere uygulanıp veriler toplanmıştır. Ayrıca akademisyenlerle yapılan mülakatlarda görüşme tutanakları tutulmuştur. Her iki kaynaktan elde edilen veriler bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmiş, bulgulanmış, tartışılmış ve sonuca gidilmiştir. Katılımcılar, Türk Dili dersini örgün ve uzaktan eğitim yöntemiyle almış toplam 1123 öğrenci ile araştırmaya katılan 32 akademisyenden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen sonuca göre üniversitelerin bütün bölümlerinde verilen Türk Dili dersi okutulmaya devam edilmelidir. Türk Dili dersini alan öğrencilerden çoğu dersin kendileri için dersin yararlı olduğunu belirtmiştir. Bu dersin uzaktan eğitim yöntemiyle Genel Ağ üzerinden verilmesi uygun görülmemiştir. Türk Dili dersi bir ihtiyaçtan doğmuştur ki 1981'de zorunlu olmadan önce de bazı üniversiteler tarafından okutulmuştur. Bu ihtiyaç bugün daha da artmıştır. Bu sebeple Türk Dili dersi yapılandırmacı eğitim anlayışı ve yeni içeriğiyle uzaktan eğitimle değil, örgün olarak yüz yüze yapılmalıdır. Çünkü hangi meslekten olursa olsun, dilsel, iletişimsel becerilerini geliştirmeyen bireylerin iş veya akademik hayatında başarılı olması mümkün değildir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİLGİSAYAR SİMÜLASYONLARININ ÖĞRENCİLERİN DC DEVRE ANALİZİ DENEYLERİNİ GERÇEKLEŞTİRME SÜRECİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22192</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22192</guid>
      <author>Fatih ÖNDER, Zafer TANEL</author>
      <description>Bu çalışmada bilgisayar simülasyonlarının doğru akım devre analizine yönelik gerçekleştirilen deneylerin yapım sürecine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını bir devlet üniversitesinin fizik eğitimi anabilim dalında öğrenim gören 24 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bir deney bir de kontrol grubunun bulunduğu çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından geliştirilen “Deney Süreci Gözlem Rubriği” kullanılarak toplanmıştır. Deney Süreci Gözlem Rubriği, “Deney düzeneğinin kurulması”, “Deney düzeneğinin uygunluğu”, “Güç kaynaklarını bağlama”, “Ölçü aletlerini bağlama”, “Ölçü aletlerini kullanma”, “Deneyi yapma”, “Veri toplama ve yorumlama” ve “Deneyi zamanında bitirme” ismi verilen sekiz boyuttan oluşmaktadır. Deney yapım sürecinde rubrikler iki farklı araştırmacı tarafından puanlamıştır. Ardından puanlar arasındaki tutarlılık Cohen’s Kappa testi ile incelenmiştir. Kappa testi sonucu okuyucuların verdikleri puanlar arasında, istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde bir uyumun bulunduğu göstermiş ve verilerin istatistiksel olarak değerlendirilebileceği kanısına varılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonunda, deneylerin simülasyonlar ile desteklenmesinin deney sürecinde olumlu katkı sağladığı belirlenmiştir. Veri toplama aracının alt boyutlarından elde edilen puanların analizi ise ölçeğin "deney düzeneğinin kurulması", "deney düzeneğinin uygunluğu", "ölçü aletlerini bağlama", "veri toplama ve yorumlama" ve "deneyi zamanında bitirme" boyutlarından alınan puanlar arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark bulunduğunu göstermiştir. Rubriğin “güç kaynaklarını bağlama”, “ölçü aletlerini kullanma” ve “deneyi yapma” boyutları arasında ise anlamlı düzeyde bir farka rastlanmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PİYANO PERFORMANSI DERECELİ PUANLAMA ANAHTARININ GELİŞTİRİLMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22263</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22263</guid>
      <author>Uğur ÖZALP, Esra DALKIRAN</author>
      <description>Müzik performansının değerlendirilmesi son yıllarda bazı araştırmalarla dikkat çekmektedir. Müzik performansı doğası gereği rekabetçi bir etkinlik olmamasına rağmen, müzikte rekabetin sergilenmesi toplumun her kesiminde varmış gibi kabul edilir. Konservatuvarlar, eğitim fakülteleri ve güzel sanatlar fakültelerinin müzik bölümlerindeki sınavlar ve yarışmalar gibi sergilenen performanslar, dünyanın pek çok yerinde piyano eğitiminde önemli rol oynamaktadır. Bu performansların objektif bir şekilde değerlendirilmesi, ölçmenin güvenirliği açısından oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı, piyano performansını değerlendirmeye yönelik geçerliği, güvenirliği sağlanmış bir ölçme aracı geliştirmektir. Betimsel nitelikte olan bu araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılında, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü’nde görev yapan piyano öğretim elemanları ile piyano eğitimi alan 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında piyano dersi öğretim programı ve ilgili literatür taranıp maddeler hazırlanmış ve uzman görüşlerine başvurularak piyano performansı dereceli puanlama anahtarı 8 boyutta oluşturulmuştur. Geliştirilen Piyano Performansı Dereceli Puanlama Anahtarının güvenilirliğinin belirlenmesi için Cronbach’s Alpha iç tutarlılık testi uygulanmış, hakemler arası tutarlılığı belirlemek için de toplam puanlar arası korelasyon hesaplanmıştır. Piyano Performansı Dereceli Puanlama Anahtarının zamana bağlı kararlı ölçümler yapıp yapmadığının belirlenmesi için test-tekrar test yöntemi, duyarlı ölçümler yapıp yapmadığının belirlenmesi için de t testinden yararlanılmıştır. Ölçme aracının kapsam geçerliliği ise uzman görüşü ile sağlanmıştır. Geliştirilen ölçme aracının madde geçerliğinin sınanması için madde analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda piyano performansını ölçmeye yönelik hazırlanan aracın yeterince geçerli, güvenilir olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Altın Oran Problemleri Aracılığıyla Sekizinci Sınıf Öğrencilerinin Matematiksel Yeterliliklerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22213</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22213</guid>
      <author>Özlem ÖZÇAKIR SÜMEN</author>
      <description>Altın oran, matematikte bir doğru parçasının herhangi bir noktadan ikiye bölündüğünde küçük parçanın uzunluğunun büyük parçanın uzunluğuna oranının, büyük parçanın bütün doğrunun uzunluğuna oranına eşit olduğu orandır. Bu nokta, bir bütünün parçaları arasındaki uyum açısından en uygun noktayı oluşturan sayısal bir oranı vermektedir. Bu çalışma sekizinci sınıf öğrencilerinin altın oran problemlerini çözebilme düzeyleri ve altın oran problemleri aracılığıyla geometrik şekiller ve köklü sayılar konularındaki matematiksel yeterliliklerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Matematik eğitim programına göre köklü sayılar sekizinci sınıfta öğrencilere öğretilmektedir. Altın oran problemleri matematikte konu olarak köklü sayıları içerdiğinden araştırma sekizinci sınıf düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar bir devlet okulunda öğrenim gören tüm sekizinci sınıf öğrencilerinden (f=42) oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, sekizinci sınıf öğrencilerine açık uçlu altın oran problemlerinden oluşan “altın oran çalışma yaprağı” uygulanmıştır. Çalışma yaprakları araştırmacı tarafından geliştirilen rubrik doğrultusunda değerlendirilmiştir. Öğrencilerin altın oran problemlerini çözebilme düzeyleri rubrikten aldıkları toplam puana göre betimsel olarak hesaplanmıştır. Ayrıca çalışma kağıtlarında öğrencilerin sorulara verdikleri yanıtlar ayrıntılı olarak analiz edilerek öğrencilerin geometrik şekiller ve köklü sayılar konularındaki matematiksel yeterlilikleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin altın oran problemlerini çözebilme düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin genel olarak geometrik şekiller konusunda yeterli oldukları ancak köklü sayılar konusunda eksiklikler yaşadıkları belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Güzel Sanatlar Bölümü ile Diğer Bölüm Öğrencilerinin Benlik Saygılarının Karşılaştırılması "Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Örneği"</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22294</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22294</guid>
      <author>Dilek ÖZÇELİK HERDEM</author>
      <description>Benlik saygısı, bireyin kendisi hakkında olumlu değerlendirmelere sahip olmasını ve yaşam içerisinde kendini yetenekli ve değerli olarak tanımlamasını ifade etmektedir. Yetenek ve değer, benlik saygısının iki alt boyutunu oluşturmaktadır. Benlik saygısı, sosyal çevre ve dışsal faktörlerden etkilenmektedir. Üniversite öğrencilerinin benlik saygısının yüksek olması, istenen çıktılara ulaşabilmek ve üretim kapasitesi yüksek olan nesillerin varlığı için kritiktir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, eğitim fakültesi öğrencilerinin benlik saygılarını değerlendirmek ve bölümler arası kıyaslamasını yapmaktır. Araştırmanın örneklemini 604 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği aracılığıyla toplanmış, SPSS ile AMOS paket programları ile analiz edilmiştir. Ölçeğe yönelik doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmada öncelikle tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmış olup, araştırmanın hipotezlerini test etmek için bağımsız örneklem t-testinden ve tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, benlik saygısı düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğu; bölümler, cinsiyet ve akademik başarı değişkenlerine göre farklılık göstermediği ancak enstrüman çalma durumuna göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Eğitim süreçlerinin güven, yaratıcılık ve işbirliğini geliştirecek şekilde yapılandırılması önerilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>5 YAŞ ÇOCUKLARININ SORUMLULUK KAZANMA DÜZEYLERİ İLE SOSYAL BECERİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22191</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22191</guid>
      <author>Burcu ÖZDEMİR BECEREN, Fatma Özge ÜNSAL , Hilal İlknur TUNÇELİ</author>
      <description>Bu çalışma ile okul öncesi eğitime devam eden 5 yaş çocuklarının sorumluluk kazanma düzeyleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel yöntem ve tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Çanakkale ilinde yer alan ve basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen okul öncesi eğitim kurumlarında devam eden 50 çocuktan oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Gresham ve Elliott (1990) tarafından geliştirilen ve Elibol Gültekin (2008) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan “Sosyal Becerileri Değerlendirme Sistemi” ile Şahan (2011) tarafından geliştirilen “Okul Öncesi 5-6 Yaş Grubu Öğrencilerinin Sorumluluk Düzeyleri Anketi” kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler uygun istatistiki yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda Sorumluluk Ölçeği ile Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi Alt Ölçeklerinden Sosyal Beceriler Ölçeği puanları arasında pozitif yönde yüksek ve anlamlı bir ilişki; Problem Davranışlar Alt Ölçeği puanları arasında negatif yönde orta ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca Sorumluluk Ölçeği puanı ile Sosyal Beceri Ölçeği işbirliği ve özdenetim alt boyutlarıyla arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı; atılganlık alt boyutu ile arasında ise yine pozitif yönde yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Problem davranışlar alt ölçeği dışsal ve içsel problemler alt boyutlarıyla Sorumluluk Ölçeği puanları arasında negatif yönde orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu araştırma sonucunda çalışma grubunu oluşturan çocuklar üzerinden elde edilen sonuçlara göre çocukların sorumluluk düzeyleri yükseldikçe olumlu sosyal davranışlarında da artış olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının 21. Yüzyıl Becerilerine Yönelik Yeterlik Algıları: Kütahya Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22105</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22105</guid>
      <author>Döndü ÖZDEMİR ÖZDEN, Esra KARAKUŞ TAYŞİ , Handan KILIÇ ŞAHİN , Sevinç DEMİR KAYA , Fatma Özge BAYRAM</author>
      <description>Bu araştırmada öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine yönelik yeterlik algıları ile bu algıların cinsiyet, program, sınıf düzeyi, akademik başarı ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın katılımcılarını 2016-2017 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler, Sınıf, Türkçe, Fen Bilgisi, Okul Öncesi Öğretmenliği programlarında öğrenim gören 1086 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veriler Anagün, Atalay, Kılıç ve Yaşar (2006) tarafından geliştirilen “Öğretmen Adaylarına Yönelik 21. yüzyıl Becerileri Yeterlilik Ölçeği” aracılığıyla toplanmıştır. Analiz için frekans, yüzde ve aritmetik ortalamalar ile gruplar arası karşılaştırmalarda ilişkisiz örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının 21 yüzyıl becerilerine yönelik yeterlik algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Sadece yaşam ve kariyer becerileri alt boyutunda bayan öğretmen adayları lehine, üçüncü ve ikinci sınıflar arasında üçüncü sınıflar lehine ve akademik başarı düzeyi yüksek olan öğreten adayları lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca okul öncesi öğretmenliği programı öğrencilerinin genel olarak daha yüksek puanlara sahip olduğu ve ailesinin gelir düzeyi yüksek olan öğretmen adaylarının 21. yüzyıl yeterlik algılarına yönelik toplam puanları ile öğrenme ve kariyer becerileri ve bilgi, medya ve teknoloji becerilerine yönelik puanlarının anlamlı biçimde daha yüksek olduğu saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrencilerin Kurdukları Doğa Tarihi Okul Müzesine İlişkin Öğrenci, Öğretmen, Okul Yöneticisi Ve Eğitim Denetmenlerinin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22364</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22364</guid>
      <author>Dilek ÖZGÜL, Melike CÖMERT</author>
      <description>Okul müzeleri eğitim korosunun sesini duyurduğu en etkili yerlerdir. Eğitimde aktif olma, deneyim kazanma, çevre, etkileşim kavramlarının ön plana çıkmasıyla müzelerin eğitimdeki önemi pek çok kuramcı tarafından vurgulanmaktadır. Çünkü müze, gerçekliğin en korunaklı şekilde çocukların önüne serilebildiği, onların yaparak yaşayarak; zihinsel, bedensel, duyuşsal, bilişsel ve sosyal gelişimine katkıda bulunabilecek ideal bir ortamın sunulabildiği yerlerdir. Ayrıca yaratıcılığın, hayal gücünün ve estetik duyguların da gelişebileceği bir ortam sunar. Avrupa’daki müzelerin ziyaret edilme oranı, ülkemiz müzelerine gösterilen ilgiden misliyle fazladır. Bunda müzelerin kültürel bir değer olarak görülmesi, bunun önemsenmesi, toplum aydınlanmasının parke taşları olarak görülmesi etkilidir. Bu nedenle de hemen her yaştan kişinin sosyal ve kültürel bir alışkanlığı, eğitimin de vazgeçilmezi konumundadır. Bu çalışmaya konu edilen okul müzesi, küçük bir atlas niteliğinde olup öğrencilere ülkenin Avrupa Kıtası’ndan da zengin olan biyolojik çeşitliliğinin ziyaret eden tüm kesimlerde “farkındalık” oluşturarak onların doğa duyarlılığını artırmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, içine doğdukları doğayı hep var olacak sanarak kanıksamış, değeri konusunda daha önce hiç düşünmemiş olan Bingöl İli’nde yaşayan ve Bingöllü bir grup ilkokul öğrencisinin, akranları ve kendilerinden büyük başka öğrenciler için kendi okullarında kurdukları bir yapıyı içermektedir. Ülkemizde sayısı yok denecek kadar az olan “Doğa Tarihi Müzeleri” üzerinden, bir grup ilkokul öğrencisinin, bir grup öğretmenin de desteğini alarak hayata geçirdikleri Bingöl İli’nin halen ilk ve tek müzesi olan bu çalışmanın, ülkemizdeki okul müzelerine de müzecilik anlayışına farklı bir bakış açısı ve cesaret katacak bir örnek olacağı ön görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN GÖRÜŞLERİNE GÖRE SOSYAL BİLGİLER EĞİTİMİNDE KÜRESEL SORUNLAR VE ÖĞRETİMİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22182</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22182</guid>
      <author>Tevfik PALAZ, Bülent AKBABA</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı küresel sorunları ortaokul öğrencilerinin; nasıl algıladıklarını, bu sorunlara sosyal bilgiler dersinde nasıl yer verildiğini, küresel sorunların öğretimi sürecinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu ve bu konularda yapılacak öğretimin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini belirlemektir. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 öğretim yılında Ankara ili Mamak ilçesinde öğrenim görmekte olan ortaokul 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Katılımcıların seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ve kolay ulaşılabilir örnekleme birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını alt, orta ve üst sosyo ekonomik düzeye sahip yerleşim alanında bulunan 3 okuldan toplam 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından ilgili alan yazına ve uzman görüşlerine dayalı olarak geliştirilen yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından yüz yüze toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarından bazıları şunlardır: (1) Öğrencilere göre küresel sorunlara duyarlı öğrenci yetiştirmede yapılması gereken en önemli şey derslerin görselleştirilmesidir. Geziler düzenlenmesi, öğrencilerin küresel sorunlara yönelik bilinçlendirilmesi, grupla çalışmanın teşvik edilmesi, derslerin dramalaştırılması, derslerin eğlenceli hale getirilmesi, derslerde neden-sonuç ilişkisinin kurulması, öğrencinin sorumluluk alması ve uzman kişilerle görüşülmesi bu konuda gerçekleştirilmesi gereken diğer uygulamalardır. (2) Öğrencilere göre küresel sorunların çözümü için okullarda kampanya, seminer ve geziler düzenlenmeli, afişler bastırılmalı, STK’lar ile işbirliği içine girilmeli ve ağaç dikme ve çöp toplama gibi etkinlikler yapılmalıdır. Araştırma sonuçları ilgili alan yazınla ilişkili bir biçimde tartışılmış ve bazı öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN MİZAH TARZLARI İLE STRESLE BAŞA ÇIKMA TARZLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22176</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22176</guid>
      <author>Ergün RECEPOĞLU, Serpil RECEPOĞLU</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin mizah tarzları ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda Ortaöğretim öğrencilerinin mizah tarzları stresle başa çıkmada kullanılan tarzların anlamlı yordayıcısı olup olmadığı da incelenmiştir. Bu çalışma ilişkisel tarama modelinde korelasyonel bir çalışmadır. Araştırmanın yordanan-ölçüt değişkenleri öğrencilerin stresle başa çıkmada kullandıkları tarzlardır (kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, çaresiz yaklaşım, boyun eğici yaklaşım ve sosyal destek arama). Yordayıcı değişkenler ise, bu öğrenciler tarafından kullanılan mizah tarzlarıdır (kendini geliştirici mizah, katılımcı mizah, saldırgan mizah ve kendini yıkıcı mizah). Araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu ilinde 2014-2015 ve 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, çeşitli liselerde öğrenim gören ortaöğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak ‘Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği’ ve ‘Mizah Tarzları Ölçeği’ kullanılmıştır. Veri analizi iki aşamada yapılmıştır. Araştırmada alt problemlerin çözümlenebilmesi için öncelikle her bir alt ölçekte yer alan maddelerin aritmetik ortalama değerleri hesaplanarak o faktör için bir puan hesaplanmıştır. Analizler bu faktör puanları üzerinden yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin hesaplanmasında Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı (r) hesaplanmıştır. Bununla birlikte, yordayıcı değişkenlerin yordama düzeylerini belirlemek amacıyla Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Regresyon analizlerinin yorumlanmasında, standartlaştırılmış Beta (β) katsayıları ve bunların anlamlılığına ilişin t-testi sonuçları dikkate alınmıştır. Araştırma bulguları ortaöğretim öğrencilerinin mizah tarzları ile başa çıkma tarzları arasında anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapılandırmacı Yaklaşıma Göre Dil Bilgisi Öğretimine Yönelik Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22111</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22111</guid>
      <author>Berna SALMAN, İ. Seçkin AYDIN</author>
      <description>Millî Eğitim Bakanlığının 2005 yılında yaptığı değişiklikle birlikte ülkemizde uygulanan öğretim programları yapılandırmacı yaklaşım temelli olarak hazırlanmıştır ve uygulamaya konulmuştur. Çalışmanın amacı, mevcut Türkçe öğretim programlarında yer alan uygulamaların yapılandırmacı yaklaşıma göre kullanım durumlarını öğretmen görüşlerine dayandırarak değerlendirmektir. Araştırmanın katılımcı grubunu, Bursa ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda çalışan 22-65 yaş aralığındaki 100 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemini “nitel araştırma” oluşturmaktadır. Bu yönteme bağlı olarak araştırmanın desenini “durum saptaması” oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak “yarı yapılandırılmış görüşme formu” kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde “içerik çözümleme” tekniği kullanılmıştır. Her bir alt problem cümlesini oluşturan öğretmen görüşleri öncelikle “kodlama” tekniğiyle daha sonra “kategorizasyon” işlemi ile çözümlenmiştir. Her bir altı soru kendi içinde tematik olarak ayrılmış, daha sonra kategorize edilerek sınıflandırılmıştır. Ayrıca araştırmada ilk iki alt problem cümlelerine yönelik frekans değerleri verilerek nicel bulgular saptanmıştır. Elde edilen verilere göre öğretmenlerin, sadece %50’sinin yapılandırmacı anlayışa göre dil bilgisi öğretimi gerçekleştirdikleri saptanmıştır. Öğretmenler, yapılandırmacı yaklaşıma göre dil bilgisi öğretimi gerçekleştirirken müfredatın yoğunluğunun, sınıf mevcutlarının fazlalığının, materyallerin yetersizliğinin, ders kitaplarının yaklaşımdan uzak ve yetersiz olmasının, sürenin yetmemesinin, merkezi sınav sisteminin yaklaşıma uygun olmamasının yaklaşımı verimli şekilde uygulama konusundan güçlük yarattığını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra araştırma, katılımcıların yapılandırmacı yaklaşımın yararları ile ilgili görüşlerini de ortaya çıkarmıştır. Öğretmenler yapılandırmacı yaklaşım ile gerçekleştirilen dil bilgisi öğretiminin daha kalıcı öğrenme gerçekleştirdiğini, öğrencilerin ilgi ve isteklerini olumlu yönde etkilediğini ve dil bilinci kazandırmada etkili olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenler, öğretim programının daha etkili ve verimli uygulanabilmesi için müfredatın yoğunluğunun azaltılmasının, merkezi sınavın yaklaşıma uygun hâle getirilmesinin, sınıf mevcutlarının azaltılmasının, program geliştirme sürecinde öğretmenlerinin görüşlerinin alınması gibi önerilerde bulunmuşlardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da Türkçe Eğitiminin İhtiyaçları Üzerine Bir Durum İncelemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22092</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22092</guid>
      <author>Hülya SÖNMEZ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre Fransa’daki Türk öğrencilerinin ve Türkçe dersi öğretmenlerinin Türkçe eğitim-öğretim sürecindeki ihtiyaç durumlarını incelemek ve belirlemektir. Bu kapsamda MEB tarafından görevlendirilen Fransa’daki Türkçe dersi öğretmenleri ile açık uçlu yoğunlaşmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Açık uçlu yoğunlaşmış görüşme vasıtasıyla öğretmenlerin Türkçe eğitim-öğretim süreci ile ilgili duygu, düşüncelerini belirtmeleri amaçlanmıştır. Bu kapsamda araştırmanın modeli nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasına uygun olarak tasarlanmıştır. Gönüllülük esasına göre Türkçe dersi öğretmenleri ile görüşülmüş ve Fransa’da Türkçe eğitim-öğretim süreci ile ilgili bazı zorluklar ve ihtiyaç durumları belirlenmiştir. Ulaşılan sonuçlara bağlı olarak tespit edilen ihtiyaç durumları, dört ana kategoride ele alınarak incelenmiştir. Bunlar; öğrenci ihtiyaçları ile ilgili bulgular, öğretmen ihtiyaçları ile ilgili bulgular, eğitim-öğretim materyali ile ilgili bulgular ve diğer ihtiyaç durumları ile ilgili bulgular olarak sınıflandırılmıştır. Ulaşılan bulgular, ilgili bölümlerde detaylıca açıklanarak belirlenen ihtiyaç durumlarının giderilmesi için gerekli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>10. Sınıf Coğrafya Dersi Öğretim Programının Kazanımların, Öğretme Ve Ölçme Değerlendirme Süreçlerine İlişkin Öğretmen Görüşlerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22291</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22291</guid>
      <author>Erol SÖZEN</author>
      <description>Eğitimin asıl hedefi bireyi tüm yaşantısına hazırlamaktır. Eğitim programlarının buna göre düzenlenmesi önemli bir gerekliliktir. Ders öğretim programları hazırlanırken teorik olmaktan çok uygulanabilir olması, uygulayıcılar tarafından iyi anlaşılmış olması oldukça önemlidir. Yapılan bu çalışmanın amacı, 2005 Coğrafya Dersi 10. Sınıf Coğrafya Dersi Öğretim Programının (CDÖP) kazanımlarına, öğrenme-öğretme süreçlerine ve ölçme-değerlendirme süreçlerine ilişkin öğretmen görüşlerini değerlendirmektir. Araştırma betimsel tarama (survey) modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, 10. Sınıf Coğrafya Öğretim Programı’nın kazanım, öğretme ve ölçme-değerlendirme süreçleri hakkında öğretmen görüşlerine göre değerlendirebilmek için uzman görüşlerine de başvurularak, veri toplama aracı olarak 16 soru içeren anket formu oluşturulmuştur. Anket maddeleri 113 kişilik bir coğrafya öğretmeni grubuna uygulanarak güvenirlik ve geçerlik hesaplamaları yapılmıştır. Araştırmada, coğrafya öğretmenlerinin 10. Sınıf Coğrafya Öğretim Programı’na yönelik görüşleri kazanımlar, öğretme ve ölçme değerlendirme süreçleri boyutlarında “katılıyorum” düzeyinde gerçekleşmiştir. Araştırmanın alt problemlerinin analizinde frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmış; t- Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (one way anova) testi yapılmıştır. Araştırmaya katılan coğrafya öğretmenlerinin 10. sınıf coğrafya ders programına ilişkin görüşlerinin cinsiyet, okul türü ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. 10. sınıf programına ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyetlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelendiğinde; kazanım ölçme değerlendirme boyutuna ilişkin görüşler anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Yöntem boyutuna ilişkin görüşler anlamlı bir farklılık göstermiştir. 10. sınıf programına ilişkin öğretmen görüşlerinin okul türü değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelendiğinde; kazanım ve ölçme değerlendirme boyutuna ilişkin görüşler anlamlı bir farklılık göstermiştir. 10. sınıf programına ilişkin öğretmen görüşlerinin kıdem değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelendiğinde; yöntem, ölçme boyutuna ilişkin görüşler anlamlı bir farklılık göstermiştir. Kazanım boyutuna ilişkin görüşler anlamlı bir farklılık göstermemiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireylerin Eğitiminde Kullanılan Kisisel Görüş Noktası İle Yapılan Uygulamaların İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22138</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22138</guid>
      <author>Pınar ŞAFAK, Mehmet YAVUZ</author>
      <description>Bu araştırmada Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocukların eğitiminde kullanılan kişisel görüş noktası yöntemiyle yapılan araştırmalar incelenmiştir. Araştırma 2002 ile 2014 yılları arasında İngilizce yayınlanmış çalışmaları kapsamaktadır. Araştırma için ProQuest, EBSCO, Academic Search Complete ve ERIC veri tabanlarında elektronik tarama gerçekleştirilmiştir. Veri tabanlarına “point of view”, “autism spectrum disorders with video modeling” “autism”, “video modeling”, ve “video modeling interventions” anahtar kelimeleri yazılarak araştırılmıştır. Araştırma kapsamında 18 araştırmaya ulaşılmıştır. Araştırmalar betimsel ve grafiksel olarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda Kişisel görüş noktası video çekim yönteminin etkili olduğu gözlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKULLARDA ÖĞRETMENLERE UYGULANAN SEMINER PROGRAMLARININ İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22047</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22047</guid>
      <author>Önder ŞANLI</author>
      <description>Bu araştırmada; okullarda eğitim-öğretim dönemleri başında ve sonunda öğretmenlere uygulanan seminer programları öğretmenlerin görüşlerine göre incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile belirlenen 2015–2016 eğitim-öğretim yılı II. döneminde Malatya ilindeki 10 ilkokul öğretmeni, 10 ortaokul öğretmeni ve 10 lise öğretmeninden oluşmuştur. Araştırmanın amacı; Malatya ilinde bulunan ilkokul ortaokul ve lise öğretmenlerinin görüşlerinden yola çıkarak, öğretmen yetiştirme ve geliştirme kapsamında yapılan eğitim-öğretim dönemlerinin başında ve sonunda yapılan seminer programlarının amacına uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit etmektir. Bu araştırma sonucunda eğitimin kalitesini artırmada en büyük etkenlerden biri olan öğretmenlerin, yetiştirilmesi ve geliştirilmesi ile ilgili öneriler ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Sonuç olarak; seminer programlarının amacına uygun olarak yapılmadığı tespit edilmiştir. Seminer programları formaliteden yapıldığı için öğretmenlerin mesleki gelişimine yeterince katkı sağlamadığı tespit edilmiştir. Okul idarecilerinin seminerlere gerekli önemi vermediği ve gerekli denetimlerin düzenli olarak yapılmadığı tespit edilmiştir. Seminer konuları güncel olmadığı için eğitimlerin sıkıcı geçtiği sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim-öğretim dönemi başında ve sonunda yapılan seminerlerin içeriğinin aynı olması öğretmenlerin eğitim-öğretim dönemi sonunda yapılan seminerin gereksiz olduğu algısı oluşturmaktadır. Eğitim-öğretim dönemi başında yapılan seminerlerin sadece eğitim-öğretime hazırlık ve öğretim teknikleri konularını içermesi, eğitim-öğretim dönemi sonunda yapılan seminerin ise okulun genel değerlendirilmesi şeklinde olmasının daha faydalı olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca öğretmenler her okulun sorunları farklılık oluşturacağından seminerlerin okullara özgü yapılmasının daha faydalı olabileceğini belirmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karakter ve Değerler Eğitimi Dersine Yönelik Algılar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22248</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22248</guid>
      <author>Selçuk ŞİMŞEK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, pedagojik formasyon eğitimi alan öğretmen adaylarının “Karakter ve Değerler Eğitimi Dersi”ne ilişkin metafor algılarını tespit etmektir. Araştırmada, nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma grubunu, 2017-2018 eğitim- öğretim yılında Denizli’de pedagojik formasyon eğitimi alan ve “Karakter ve Değerler Eğitimi Dersi”ni seçen 52 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verileri, katılımcıların “Karakter ve Değerler eğitimi dersi ...…...gibidir. Çünkü…….” cümlesini tamamlamalarıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen araştırma bulgularına göre öğretmen adayları Karakter ve Değerler eğitimi dersine ilişkin 50 metafor üretmiştir. Öğretmen adaylarının en çok “hayat bilgisi”, “kalem” metaforunu kullandıkları görülmüştür. Metaforların ortak özellikleri dikkate alınarak öğretmen adaylarının ürettikleri metaforlar 10 kategoride toplanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Ders Kitaplarında Kabul ve Ret Bildiren İfadeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22280</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22280</guid>
      <author>Şahin ŞİMŞEK, Kadir COŞKUN</author>
      <description>Kabul ve ret bildiren ifadeleri günlük hayatta sıkça kullanılmaktadır. Bu ifadelerin ders kitaplarında nasıl kullanıldığına dair daha önce yapılmış herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Günlük hayatta kabul bildiren ifadelerin ret bildiren ifadelere oranla daha çok kullanılması onaylamanın reddetmeye göre daha kolay olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Bu çalışmada, öncelikle Türk dili alanı uzmanlarıyla görüşmeler yapılmış, sözlükler taranarak kabul ve ret bildiren ifadeler tespit edilmiştir. Daha sonra belirlenen ifadeler Türkçe ders kitaplarında aranmıştır. Bu çalışmanın amacı Türkçe ders kitaplarında, kabul ve ret bildiren ifadelerin ne ölçüde kullanıldığını tespit etmektir. Çalışmada 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında kullanılan 5, 6, 7 ve 8. Sınıf Türkçe ders kitapları incelenmiş, elde edilen verilerin analizinde, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel analiz kullanılmıştır. Elde edilen veriler çalışmanın amacı doğrultusunda sınıflandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda ders kitaplarında kabul bildiren ifadelerin ret bildiren ifadelerden daha fazla karşımıza çıktığı görülmüştür. Hayır diyebilmek insan olmanın gereklerinden biridir. Aileler ve eğitimcilerin önemli amaçlarından biri olan çocuklara hayır demeyi öğretme sürecinde eğitim ortamındaki en kolay ulaşılır materyal olan ders kitabının da yeri oldukça önemlidir. Türkçe dersi, çocuklara kendi haklarını savunma ve istemedikleri durumlara karşı çıkabilme becerisi kazandırmada diğer derslere göre daha avantajlıdır. Bu nedenle Türkçe ders kitaplarına metin seçilirken, kişinin hayır deme hakkını işleyen, hayır diyebilmenin olağan ve bazı durumlarda gerekli olduğunu benimseten ayrıca hayır diyebilme becerisini pekiştirmesine imkân tanıyan metinlerin seçilmesine dikkat edilmelidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmen Adaylarının Pedagojik Alan Bilgilerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22245</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22245</guid>
      <author>Sanem TABAK</author>
      <description>Bu araştırmada Türk Dili ve Edebiyatı öğretmen adaylarının pedagojik alan bilgilerinin program bilgisi, öğrenciyi anlama bilgisi, öğretim stratejileri bilgisi ve konu alan bilgisi bileşenleri doğrultusunda incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma durum çalışması ile desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretmen adayları arasından ölçüt örnekleme yöntemi doğrultusunda seçilen 10 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verileri gözlem, görüşme ve doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ve doküman analizi yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmen adaylarının pedagojik alan bilgilerinin genel olarak yeterli olmadığı görülmektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının konu alan bilgilerinin yeterli olduğu, program bilgilerinin, öğrenciyi anlama bilgilerinin ve öğretim stratejileri bilgilerinin ise yeterli düzeyde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL PSİKOLOJİK DANIŞMANLARI İÇİN İLKOKUL ÖĞRENCİLERİNİ DEĞERLENDİRME: AMAÇLAR, ÖLÇÜM ARAÇLARI, UYGULAMAYA YÖNELİK ÖNEMLİ KONULAR VE FAKTÖRLER</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22272</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22272</guid>
      <author>İbrahim TANRIKULU</author>
      <description>Bu derleme çalışması geniş kapsamlı bir alanyazın taramasına dayanmaktadır. Ulusal ve uluslararası güncel alanyazının yanı sıra basılı kitaplar da bu derleme çalışmasında taranmıştır. Bu çalışmada (a) değerlendirmenin amaçları, (b) standardize edilmiş test araçları ve test dışı teknikler, (c) değerlendirme sürecinde dikkat edilmesi gereken konular ve (ç) değerlendirmeyi etkileyen ana faktörler ilkokul kademesinde çalışan okul psikolojik danışmanlarına yönelik olarak ele alınmıştır. Bu yönleriyle bu çalışma Türk alanyazınında bir ilktir ve bu araştırma ilkokul kademesinde çalışan okul psikolojik danışmanlarının değerlendirmeye yönelik bilgi ve becerilerine katkı sağlayacak önemli bir çalışmadır. Bulgular, okul psikolojik danışmanlarının ilköğretim okullarında en az gerçekleştirdiği faaliyetlerden birinin değerlendirme olduğunu göstermektedir. Literatür taraması sonuçları, ilkokul kademesindeki öğrencilere özgü ölçme araçları konusunda ülkemizin oldukça zengin olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, alanyazındaki bulgular cinsiyetin, yaşın, okul öncesi eğitim almanın, sosyo-ekonomik durumun ve ebeveyn eğitim seviyesinin ilkokul öğrencilerini değerlendirmede önemli faktörler olduğunu göstermiştir. Okul psikolojik danışmanlarının ilkokul seviyesinde kullanabilecekleri test teknikleri ve test dışı teknikler detaylı bir şekilde taranıp ölçüm araçları hakkında detaylı bilgiler de bu çalışmada açıklanmıştır. Ülkemizde, değerlendirme konusunda farkındalık ve araştırma faaliyetleri son zamanlarda gittikçe artmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, son zamanlarda Türk kültürüne özgü değerlendirme araçlarının geliştirilmesine yönelik kanıt temelli araştırmaların yapılmaya başladığını bulgulamıştır. Türk kültürüne özgü ve kanıt temelli ölçüm araçları aracılığıyla yapılan değerlendirmeler araştırmacıların geçerli ve güvenilir çalışmalar yapmalarına imkan sağlayacaktır. Geçerli ve güvenilir çalışmalar, ülkemizde daha doğru değerlendirme ölçümlerinin alınabilmesini ve Türk çocuklarının sorunlarının daha etkili bir şekilde çözülmesine katkı sağlayacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKUL MÜZİK ÖĞRETMENLERİNİN YAPILANDIRMACI YAKLAŞIM İLE İLGİLİ ALGI DÜZEYLERİ VE ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22360</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22360</guid>
      <author>Muhammed Ömer TOKATLI, A. Aylin CAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ortaokul müzik öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşım ile ilgili algı düzeylerini belirlemektir. Araştırmaya 2016-2017 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Kadıköy, Ümraniye ve Maltepe ilçelerinde bulunan, seçkisiz yolla belirlenen toplam 80 ortaokul müzik öğretmeni katılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlere, yapılandırmacı yaklaşım ile ilgili algı düzeylerini belirlemek amacıyla Karadağ (2007) tarafından geliştirilmiş olan “Yapılandırmacı Öğrenme İle İlgili Öğretmen Yeterliği Ölçeği” ve araştırmacı tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” uygulanmıştır. Ortaokul müzik öğretmenlerinin genel düzeyi ile öğrenci, öğretim planlama, öğretim süreci ve ölçme değerlendirme alt boyutları değerlendirilirken, müzik öğretmenlerinin cinsiyet, branş, eğitim düzeyi, mezuniyet türü, formasyon ve çalıştıkları kurum değişkenine göre değişip değişmediğine yönelik sorulara cevap aranmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, ortaokul müzik öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşıma dair algılarının anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın, öğretmenlerin cinsiyet, görev yapılan kurum türü, eğitim düzeyi, branş, mezuniyet türü ve formasyon alma durumu değişkenlerine bakıldığında, cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık olduğu, kurum türü, branş, mezuniyet ve formasyon alma değişkenlerinde ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin ölçme değerlendirmeyi, öğrenciyi tanımayı ve öğretim planlamayı iyi şekilde uygulayabilmesi için öğretim süreci alt boyutunun arttırılmasının önem kazandığı araştırmada, alanla ilgili araştırmaların yeterli sayıda olmayışı nedeni ile konu üzerinde genelleme yapabilmek adına, farklı çalışma grupları ve değişik ölçüm araçları ile yeni araştırmalar yapmanın önemine dikkat çekilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI ÖĞRENCİLERİNİN ÜNİVERSİTE TERCİH SEBEPLERİNİN İNCELENMESİ (EGE BÖLGESİ ÖRNEĞİ)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22238</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22238</guid>
      <author>Onur TOPOĞLU, Evin Erden TOPOĞLU</author>
      <description>Günümüzde dünyada ve Türkiye’de her geçen gün yeni üniversiteler açılmakta ve üniversitelerin sayısı giderek artmaktadır. Üniversitelerin sayıları arttıkça, üniversitede öğrenim görmek isteyen öğrenci adaylarının mesleki yaşamlarındaki başarıda önemli rolü olan üniversite seçiminin önemi artmaktadır. Bu araştırmanın amacı 2018-2019 öğretim yılı güz yarıyılında Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dallarına yerleşme hakkı kazanmış 1. Sınıf öğrencilerinin yerleştikleri üniversiteyi tercih etme nedenlerini ortaya koymaktır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın, Denizli, İzmir ve Muğla illerinde yer alan üniversitelerin Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 1. Sınıf şubelerinde öğrenim görmekte olan 114 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada araştırmacılar tarafından geliştirilen yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda katılımcıların yarısından fazlası yerleştikleri bölüm dışında başka yetenek sınavlarına girmişler, birden çok yetenek sınavını deneyen katılıcıların yarısından fazlası da birden çok yetenek sınavında başarılı olmuşladır. Birden çok yetenek sınavına giren katılımcıların en fazla tercih ettiği bölüm Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı olmuştur. Katılımcılar yerleştikleri bölümleri, bölümün eğitim kalitesi, yerleştikleri bölümün memleketleri olduğundan ve tek kazanabildikleri bölüm olduğunda dolayı tercih etmişlerdir. Katılımcıların çok büyük bir kısmı başka bir bölümde öğrenim görmeyi istemezken, neredeyse tamamı yerleştikleri bölümün gelecekteki mesleki hedeflerini gerçekleştirmek için bölümlerinin yeterli olduğunu düşünmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2006, 2015 Ve 2017 Yıllarında Uygulanan Türkçe Dersi Öğretim Programları’ndaki (Ortaokul) Yazma Kazanımlarının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22320</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22320</guid>
      <author>İrem TOPRAK KAYA, Şener DEMİREL</author>
      <description>Sınıf içi etkinliklerle öğrencilerin duygularını, düşüncelerini ve yaşadıklarını doğru ve etkili bir biçimde ifade edebilme becerisi kazanmaları, büyük ölçüde Türkçe derslerinde verilen beceri geliştirme eğitimlerine bağlıdır. Bu çerçevede ders kitabı olarak hazırlanan Türkçe ders kitapları öğrencilerin okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi temel dil becerilerini geliştirici çok sayıda etkinliği içerir. Türkçe Dersi Öğretimi Programı (TDÖP), söz konusu becerilerin geliştirilmesinin yanı sıra öğrencilerin eleştirel düşünme, tahmin etme, analiz-sentez yapma ve değerlendirme gibi üst bilişsel becerilerini geliştirecek etkinlikleri kapsamaktadır. Son zamanlarda bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler, kendisini eğitim-öğretim alanında da göstermiş, bu gelişmeler sayesinde kendisine sunulan bilgiyi yorumlayıp kullanabilen, yakın uzak çevresiyle rahat bir biçimde iletişim kurabilen ve eleştirel düşünme becerisine sahip bireyler yetiştirilmeye çalışılmıştır. Kuşkusuz birdenbire gerçekleşemeyen bu gelişim ve değişim sürecinin, günün ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak olduğu zaman ister istemez birtakım değişikliklere uğraması kaçınılmazdır. Bu bağlamda günün ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla hazırlanan öğretim programları son on beş yılda üç defa değişikliğe uğramıştır. Yapılan değişikliklerle sarmal bir şekilde tekrar eden kazanımlar yerine sınıf seviyelerinde farklılık gösterip kendi içinde bir bütünlük taşıyan kazanımlara yer verilmiş, öğrencilerin üst düzey bilişsel beceri seviyelerini geliştirmek amacıyla daha kalıcı ve anlamlı öğrenmeler sağlanması öğretim programlarının nihai hedefi olmuştur. Bu çalışmanın amacı 2006, 2015 ve 2017 yıllarında uygulanan TDÖP’teki temel dil becerilerine bağlı olarak hazırlanan yazma kazanımlarının değerlendirilmesidir. Nitel desende gerçekleştirilecek olan bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman incelemesi tekniği kullanılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Örgütsel Bağlılık, İş Stresi ve İş Doyumu Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22134</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22134</guid>
      <author>Muhammed TURHAN, Yusuf Celal EROL , Murat DEMİRKOL , Tuncay Yavuz ÖZDEMİR</author>
      <description>Eğitim örgütleri, bireylerin ve toplumların hayatlarını şekillendirmede önemli bir yere sahiptir. Eğitim örgütlerinin de amaçlarına ulaşabilmeleri için eğitim örgütü işgörenlerinin örgütlerine bağlılık hissetmesi, işlerinden doyum sağlaması ve iş stresinden uzak durmaları gerektiği öngörülebilir. Örgütlerine bağlı, işlerinden doyum sağlayan ve iş stresinden uzak işgörenlerin görevlerini daha iyi bir şekilde yapacakları düşünülmektedir. Bu araştırma, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma da, öğretmenlerin, iş doyumu, iş stresi ve örgütsel bağlılık düzeyleri (duygusal ve normatif bağlılık) ortaya konmuş ve iş doyumu, iş stresi ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkisiler incelenmiştir. Çalışma bulgularına göre, öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin yüksek, ancak iş stresi ve örgütsel bağlılık algılarının orta düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca, örgütsel bağlılık algısı ile iş doyumu algısı arasında orta düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel bağlılık ve iş doyumu ile iş stresi arasında ise düşük düzeyde anlamlı ve negatif ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin işlerinde yaşadıkları stres arttığı zaman, iş doyumu ve örgütsel bağlılık algıları azalmaktadır. Çalışma bulgularına uygun şekilde, uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilgisayar Destekli Matematik Öğretiminin Matematik Öğretmen Adaylarının Öğrenme Süreçlerine Yönelik Görüşlerine Etkileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22144</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22144</guid>
      <author>Tayfun TUTAK, Aziz İLHAN , Ünal İÇ , Selim KILIÇARSLAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı bilgisayar destekli matematik öğretimi (BDMÖ) uygulamalarının matematik öğretmen adaylarının öğrenme sürecine yönelik görüşlerine etkilerini araştırmaktır. Bu genel amaç doğrultusunda BDMÖ’ne yönelik görüşlerindeki kalıcılık düzeyi de araştırılmıştır. Çalışma nicel türdedir ve araştırmada deneysel araştırma türlerinden tek gruplu öntest-sontest uygulamasına dayalı yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi matematik öğretmenliği bölümü dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğrencilerdir. Örneklemi ise bu evrenden amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiş 51 (26 Bayan, 25 Erkek) matematik öğretmen adayıdır. Veri toplama aracı olarak uygulama öncesinde ve sonrasında araştırmacılar tarafından geliştirilmiş Demografik Bilgi Formu ve Yenilmez ve Sarıer (2007) tarafından geliştirilmiş Bilgisayar Destekli Matematik Öğretimi Dersi Anketi kullanılmıştır. Ayrıca uygulama sürecine takiben üç ay sonrasında bu anket kalıcılık testi olarak ilgili örnekleme tekrar uygulanmıştır. Araştırma kapsamında uygulanan on dört haftalık uygulama süreci Bilgisayar Destekli Matematik Öğretimine ait ders içeriği uygulamalarını, bu ders kapsamında bulunan teorik bilgileri, bu öğretim yöntemine ilişkin öğretim yöntem ve tekniklerini, ders sürecine bağlı uygulamalı etkinlikleri, ders kapsamında uygulanan çalışma kâğıtlarını ve öğrenci ödevlerini içermektedir. Araştırma bulgularına göre matematik öğretmen adaylarının uygulama süreci sonrasında BDMÖ Dersi Anketi puanlarında artış olduğu ve BDMÖ’ne yönelik görüşlerindeki kalıcılığın önemli derecede sürdüğü tespit edilmiştir. Çalışma bulguları neticesinde BDMÖ ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uzakdoğu Ülkeleri̇nde Öğretmenleri̇n Mesleki̇ Geli̇şi̇m Modelleri̇</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22327</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22327</guid>
      <author>Funda UĞURLU, Ahmet DOLMACI , Filiz EVRAN ACAR</author>
      <description>Öğretmenlerin mesleki gelişimi son yıllarda eğitimin geliştirilmesinde önemli bir faktör olmuştur. Öğretmenlerin mesleki gelişimine oldukça önem veren ülkelerin ise uluslararası sınavlardaki başarısının, eğitim sistemlerinin niteliğinin ve öğrencilerinin öğrenme çıktılarının da ileri düzeyde arttığı görülmektedir. Bu nedenle öğrenciler için gelişmiş eğitim çıktılarının ortaya çıkarılması amacıyla öğretmenlerin ihtiyaç duydukları becerilerin, tutumların ve yetkinliklerin iyileştirilmesi hedeflenmektedir. Bu çalışmanın amacı; son yıllarda eğitimdeki başarılarıyla dikkat çeken Güney Kore, Japonya, Singapur ve Çin (Şangay) olmak üzere dört uzak doğu ülkesindeki öğretmenlerin mesleki gelişim sürecine ilişkin kullanılan modellerin neler olduğunu araştırmaktır. Çalışma belirli bir konu ile ilgili bilgilerin özetini ve/veya bir sentezini sunduğundan bir derleme makalesi niteliği taşımaktadır. Çalışmada uzak doğu ülkelerinde öğretmenlerin mesleki gelişimi için uygulanmakta olan modellerin yanı sıra bu modellerin ülkelere göre benzer ve farklı yönlerine de odaklanılmıştır. Bu alt amaçlar da dahilinde detaylı bir yerli ve yabancı literatür taraması yapılmıştır. Elde edilen verilere göre uzak doğu ülkelerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlamak adına benimsedikleri ‘mentörlük, uzman/baş öğretmenlik, araştırma izni sistemi ve ücretli/ücretsiz izin sistemleri, lesson study ve sınıf gözlemleri gibi modellerine ulaşılmıştır. Bu uygulamalar kapsamında öğretmenler deneyimli-uzman öğretmen desteği alabilmekte, araştırma iznine sahip olabilmekte, işbirlikli olarak ders planlama ve öğretimi gerçekleştirebilmekte, gözlem yapabilmekte, sorunları tespit edip çözüm önerileri getirebilmekte, web ortamlarından yararlanabilmekte, çeşitli araştırmalar yapabilmektedirler. Böylece elde edilen sonuçlar eğitimin kalitesini arttırmada, öğretmen yetiştirme sürecinde yapılabileceklere ilişkin önemli fikirler ortaya koymaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tasarlanan “Demokrasinin Serüveni” Alt Öğrenme Alanının Öğrenci Başarısına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22274</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22274</guid>
      <author>Özlem ULU KALIN</author>
      <description>Öğrencilerin birincil başvuru kaynakları arasında yer alan ders kitaplarının, öğrencilerin öğrenmeleri üzerinde önemli bir etkiye sahip oldukları bilinmektedir. Ancak yapılan çalışmalar ders kitaplarının öğrenci seviyesine uygun olmadığı, okunabilirlik düzeylerinin hedef kitleden oldukça yüksek olduğunu ve görsel tasarım ilkelerine uygun olmadığı yönündedir. Bu çalışmada amaç, ders kitaplarındaki eksiklikleri gidererek hazırlanan 6. Sınıf “Demokrasinin Serüveni” alt öğrenme alanı ile ilgili fasikül ders kitabının öğrenci başarısına etkisini ölçmektir. Araştırma nicel bir çalışmadır. Çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Deney ve kontrol grupları oluşturularak fasikül kitabın uygulaması yapılmıştır. Hazırlanan ünite alan uzmanlarınca değerlendirilmiş ve Deney Grubu öğrencilerine beş (5) hafta süreyle uygulanmıştır. Kontrol Grubu öğrencilerine ise MEB TTKB’ nin beş (5) yıl süreyle ders kitabı olarak kullanılabilir onayı verdiği 6. Sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabı beş (5) hafta boyunca uygulanmıştır. Anlatıcıdan kaynaklı hata olmaması için her iki uygulama da araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini Artvin Merkez ilçe ve diğer ilçelerdeki ortaokullarda öğrenim gören 6. Sınıf öğrencileri kapsamaktadır. Çalışmanın örneklemini ise Artvin Merkez İlçede var olan okullarda okuyan 6. Sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın sonucunda; araştırmanın başında uygulanan öntest ile sonunda uygulanan sontest verileri istatistik programında değerlendirilmiş ve bağımsız t testi değerine bakılmıştır. Elde edilen bulgular, Deney Grubu öğrencilerinin öntest ile sontest sonuçları arasında anlamlı bir fark olduğunu; Kontrol Grubu öğrencilerinin öntest ile sontest sonuçları arasında herhangi bir fark olmadığı sonucunu ortaya çıkarmıştır. Bu bulgu ile içerik, görsel öğeler ve okunabilirlik bakımından bir eksiğinin bulunmadığı düşünülen “Demokrasinin Serüveni” öğrenme alanı ile ilgili hazırlanan üniteyi okuyan öğrencilerin, MEB TTKB tarafından onaylanan 6. Sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabını okuyan öğrencilere oranla daha başarılı oldukları saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Yansıtıcı Yazılı Anlatımlarının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22157</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22157</guid>
      <author>Mustafa ULUSOY, Dilek ALTUN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının yansıtıcı yazılı günlüklerinin değerlendirilmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara'da bulunan bir devlet üniversitesinin Pedagojik Formasyon kursunda öğrenim gören 70 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada öğretmen adaylarından Eğitim Bilimine Giriş dersindeki notlarını dört başlık altında yazmaları istenmiştir. On dört haftalık süreç boyunca 900 yansıtıcı günlük yazılmış ve içerdikleri düşüncenin düzeyini belirlemek için analiz edilerek sınıflandırılmışlardır. Buna ek olarak, 20 öğretmen adayıyla yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Yansıtıcı günlükler analiz edildiğinde, öğretmen adaylarının yazılarının büyük çoğunluğunun alt seviyedeki teknik (% 60) düşüncelerden oluştuğu ve üst seviyedeki yansıtıcı düşüncelerin ise oransal olarak çok daha az olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının yazılarında özet başlığına çok önem verdikleri ve günlüklerinin büyük bir bölümünde ilgili haftanın konusunu özetlemeye çalıştıkları görülmüştür. Öğretmen adaylarının büyük bir çoğunluğu yansıtıcı günlükler sayesinde derse daha fazla odaklandıklarını ve konuları daha iyi öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Bu araştırmada kullanılan not alma ve yazma formatının katılımcılar tarafından yansıtıcı düşünceyi öğretmede etkili ve faydalı olarak değerlendirildiği görülmüştür. Öğretmen adaylarına yansıtıcı günlüklerin nasıl yazılması gerektiği doğrudan ve açık olarak öğretilmelidir. Yansıtıcı yazmaya yeni başlayan bireyler için bu araştırmada da kullanılan yapılandırılmış günlük yazma uygulamalarının yararlı olduğu gözlenmiştir. Yapılandırılmış günlükler sayesinde öğretmen adayları yansıtıcı düşünmeyi geliştirmede kullanılan bir uygulamayı öğrenerek ileride kendi öğrencilerine de yansıtıcı düşünme ve yazmayı öğretme potansiyeline sahip olurlar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Osmanlı Döneminde Zihin Yetersizliği Olan Bireyler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22333</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22333</guid>
      <author>Emre ÜNLÜ</author>
      <description>Zihin yetersizliği binlerce yıldır farklı terimler ile tanımlanmış ve zihin yetersizliği olan bireyler tarih boyunca var olmuşlardır. Zihin yetersizliği olan bireyler tarihte farklı kültür ve toplumlarda çeşitli uygulama ve tedaviler görmüş ve toplumun bir parçası olarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu çalışma Anadolu topraklarında 700 yıla yakın bir süre hüküm sürmüş olan Osmanlı İmparatorluğu döneminde zihinsel yetersizliği olan bireylerin durumunu ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda Osmanlı döneminde zihin yetersizliği olan bireylere ilişkin hizmet veren kurumlar, bu kurumalarda gerçekleştirilen tedavi yöntemleri ve uygulamalar, zihin yetersizliği olan bireylerin toplumsal yaşamdaki yeri incelenmiştir. Zihin yetersizliği olan bireyler ve özel eğitim alanı açısından kritik öneme sahip olay ve çalışmalar ele alınmış ve yorumlanmıştır. Yapılan incelemenin sonuçlarına bakıldığında, Osmanlı döneminde zihin yetersizliği olan bireylere bakış açısının genel olarak olumlu olmakla birlikte, bu bireyler için eğitim çalışmalarından çok tedavi ve bakıma yönelik uygulamaların gerçekleştirildiği görülmektedir. Zihin yetersizliği olan bireylere eğitim sunmak yerine tedavi ve terapiler uygulandığı görülmektedir. Bireylere hizmet sunma noktasında özlelikle darüşşifaların öne çıktığı ve pek çok farklı uygulama ve tedavilerib darüşşifalarda verildiği görülmektedir. En sık karşılaşılan uygulama ve tedaviler arasında müzikle tedavi ve bitkisel ilaçların öne çıktığı görülmektedir. . Edinilen bulgular ışığında zihin yetersizliği olan bireylerin Osmanlı Toplumunda yer bulduğu ve topluma katılımlarında önemli sıkıntılar yaşanmadığı düşünülmektedir. Ayrıca Mukbilzade Mümin ve Mehmet Sait tarafından gerçekleştirilmiş olan sınıflandırma çabalarının o dönem için hem Osmanlı hem de batı dünyası açısından önemli olduğu görülmektedir. Osmanlı imparatorluğu döneminde yapılan uygulamaların zihin yetersizliği olan bireyleri eğitmekten ziyade tedavi etme ve bakımlarını sağlamaya yönelik olduğu dikkat çekmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİL VE KÜLTÜR AKTARIMINDA İŞLEVSEL BİR ARAÇ OLARAK DERS KİTAPLARI: TÜRKÇE DERS KİTAPLARI ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22193</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22193</guid>
      <author>Dilek ÜNVEREN</author>
      <description>Bu çalışmada 2018-2019 öğretim yılında ortaokullarda Türkçe dersinde okutulan Türkçe ders kitaplarındaki Milli Kültürümüz ünitelerinde yer alan metinlerin kültür aktarımı bağlamında incelemesi yapılmıştır. Türkçe ders kitaplarındaki Milli Kültür ünitesinde kültür öğeleri olarak nelere yer verildiği ve bunların ne şekilde aktarıldığı problemine yönelik olarak metinlerin betimsel analizi yapılmıştır. Dil- kültür ilişkisini ortaya koyan metin içerikleri başta olmak üzere Milli Kültürümüz ünitelerinde ele alınan kültürel yapıların tespiti yapılmıştır. Yapılan çalışmada Türk kültürünün gelecek nesillere aktarılması adına birçok tür içinde tarihsel ve kültürel yapıya yer verildiği sonucuna ulaşılmış ve bunlar gösterilmiştir. Ayrıca, anlama sorularında da bunların aktarılması için nelerin yapılabileceğine dair soruların ve önerilerin bulunduğu yönünde değerlendirmelere ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİM FAKÜLTESİ MATEMATATİK ÖĞRETMEN ADAYLARI ve PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI ADAYLARININ TPAB’NİN KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22125</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22125</guid>
      <author>Devrim ÜZEL, Sevinç MERT UYANGÖR</author>
      <description>Ülkemizde öğretmen yetiştirme üniversitelerin eğitim fakültelerinde ve çeşitli meslek gruplarından insanların öğretmen olmasını sağlayan Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programları ile yürütülmektedir. Öğretmen eğitimi ilgili çalışmalar incelendiğinde uzun yıllar özellikle alan bilgisinin ön plana çıktığı söylenebilir. Oysa pedagoji bilgisinin de en az alan bilgisi kadar önemli olduğuna dikkat edilmelidir. Yalnızca alan bilgisinin yeterli olmayacağı düşüncesinden hareketle Shulman pedagoji ve alan bilgisinin kesişiminden Pedagojik Alan Bilgisi(PAB) kavramını tanımlamıştır. Bu kavram; öğretim içeriğinin düzenlenmesinden başlayarak ilgili içeriğin sınıf ortamına nasıl uyarlanacağı ve öğrenciye nasıl sunulacağı konularında yol göstericidir. Ancak bilgi toplumu olma yolunda, teknolojik gelişmeler ve bunların eğitim ortamlarına entegre edilmesinin gerekliliği ile birlikte Shulman tarafından tanıtılan kavram teknoloji ile birleştirilerek Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi(TPAB) olarak yeniden düzenlenmiştir. Yapılan araştırmalarda bir model olarak önerilen TPAB nin, teknoloji entegrasyonu konusunda öğretmen ve öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgileri ölçmeye yönelik bir araç geliştirmek içinde uygun bir yapıya sahip olabileceği Schmidt ve diğerleri tarafından ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı; öğretmen yetiştirme programları göz önüne alındığında Eğitim Fakültesi öğretmen adaylarının ve pedagojik formasyon eğitimi alan öğretmen adayların TPAB arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırma nicel araştırma yaklaşımlarından olan ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Çalışma grubunu 154 İlköğretim Matematik Öğretmenliği(İMÖ), 37 Lise Matematik Öğretmenliği(LMÖ) ve 42 Pedagojik Formasyon eğitimi(FGÖA) alan öğretmen adayları oluşturmuştur. Veriler Schmidt ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve Dikkartın Övez ve Akyüz tarafından Türkçeye uyarlanan TPAB ölçeği ile toplanmıştır. Veriler tek yönlü varyans analizi ile test edilmiştir. İMÖ adayları ile LMÖ adaylarının TPAB puanları arasında anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. İMÖ ve LMÖ adayları ile FGÖA adaylarının TPAB puanları arasında sırasıyla İMÖ ve LMÖ adaylarının lehine anlamlı bir farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK ÇOCUK EDEBİYATINDA DOĞA-ÇOCUK İLİŞKİSİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22325</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22325</guid>
      <author>Sümeyye YAĞMUR, Talat AYTAN</author>
      <description>Doğa çocuk için deneyim kaynağıdır. Çocuk doğayı hem eğlence alanı hem de keşif alanı olarak görür. Çocuğun bu ilgisi çocuğu hedef alan çocuk edebiyatının da konusu olmuştur. Çocuğa doğayı sevdirmek ve ona çevre bilinci kazandırmak için çocuk hikâyelerinden yararlanmak çocuğa ulaşmakta etkilidir. Çocuk edebiyatında doğa çoğunlukla kişileştirilerek veya çevre eğitimi kapsamında ele alınır. Kahramanlar çocuğun özdeşim kuracağı insan davranışları ile donatılarak çocuğa sunulur. Doğanın kendi özellikleri ile çocuk kitaplarında yer alması ise daha az rastlanan bir durumdur. Bu araştırmada doğanın kendi özellikleri ile konu olduğu çocuk edebiyatı ürünlerinde doğa-çocuk ilişkisini ve bu ilişkinin boyutlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçla 30 çocuk kitabında bulunan 50 hikâye önce araştırmacılar tarafından okunmuş ve betimsel olarak analiz edilmiştir. Analiz süreci neticesinde elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuş ve doğa-çocuk ilişkisinin boyutları uzman görüşü alınarak kodlanmıştır. Araştırma sonucunda, incelenen çocuk hikâyelerinde doğanın çocuk açısından 56 farklı etkileşim boyutu olduğu görülmüştür. Bu boyutlardan bazıları: merak, eğlence, keşif, mutluluk, sevgi, korku ve merhamettir. İncelenen hikâyelerde doğanın en fazla eğlence unsuru olarak sunulduğu görülmüştür. Çocuk, doğayı en fazla eğlenme amacıyla tanımakta ve onunla ilişki kurmaktadır. En çok rastlanan ikinci unsur ise “sahiplenme”dir. Çocuk doğa elemanlarını sahiplenerek onlarla ilişki kurmaktadır. Doğanın kendi özellikleri ile çocuğun duygu ve davranışlarında aktif rol oynadığı, çocuğun ise doğayı “çevreyi koruma”, “doğa için fedakârlık ve sorumluluk”, “merhamet” anlamında etkilediği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAÖĞRETİM ÖĞRETMENLERİNE YÖNELİK BİR ÇALIŞMA: MESLEKİ GELİŞİM FAALİYETLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI VE EĞİTİM İHTİYAÇLARI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22180</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22180</guid>
      <author>Eylem YALÇIN İNCİK, Sinem Evin AKBAY</author>
      <description>Bu araştırmanın temel amacı ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin mesleki gelişim faaliyetlerine yönelik tutumlarını ortaya koymak, mesleki gelişim faaliyetlerinin verimliliğine ilişkin görüşlerini ve eğitim ihtiyaçlarını belirlemektir. Araştırma var olan durumun tespit edilmesi amacıyla gerçekleştirildiğinden tarama modelinde betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ortaöğretim okullarında görev yapmakta olan ve araştırmaya gönüllü katılım sağlayan 251 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın nicel verileri hizmet içi eğitime yönelik tutum ölçeği ile nitel veriler ise açık uçlu soru formu ile elde edilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan öğretmenlerin demografik bilgilerine ilişkin veriler betimsel istatistikler olan yüzde ve frekans ile analiz edilmiştir. Tutum ölçeğinden elde edilen verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi, açık uçlu soru formu ile elde edilen nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; öğretmenlerin mesleki gelişim faaliyetlerine yönelik tutumlarının cinsiyet, kıdem, mezun olunan okul ve mesleki gelişim faaliyetine katılım değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Mesleki gelişim faaliyetlerinin verimliliğine ilişkin görüş belirten öğretmenlerin %58.8’i bu faaliyetleri verimli, %41.2’sinin ise verimsiz bulmaktadır. Öğretmenler faaliyetlerde görev alan eğitimcileri niteliksiz, içerikleri ve öğrenme-öğretme süreçlerini teoriye dayalı ve uygulamadan uzak olarak gördükleri için mesleki gelişim faaliyetlerini verimsiz olarak değerlendirmektedir. Çalışma grubunu oluşturan öğretmenlerin %67.33’ü mesleki gelişime yönelik eğitim ihtiyacı hissederken %32.67’ü kendisini yeterli görmekte ve hiçbir konuda eğitim ihtiyacı olmadığını düşünmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eksiklikleri ile ELT ( İngiliz Dili Eğitimi) Ders Kitaplarının Değerlendirmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21939</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21939</guid>
      <author>Deniz YALÇINKAYA</author>
      <description>EFL (Yabancı dil olarak İngilizce öğrenimi) sınıflarında kullanılan derskitapları Yabancı Diller Yüksekokullarında, dil eğitim ve öğretimi kavramının tasarımında en önemli kararlardan birisidir. Bu karar, hangi metodun kullanılacağı, yabancı dil eğitiminin amacı ve müfredatın husisiyeti anlamına gelir. İngilizce ders kitapları dil eğitimindeki beklentileri karşılamakta mıdır? İngilizce ders kitaplarının eksiklikleri, kısıtlılıkları nelerdir? Ders kitaplarında dil becerilerinin öğretimi yeterlimidir, memnuniyet verici midir? Tüm bu sorular, bu makalede ele alınmış ve bir örnek olarak, dil öğretim serisi olan ders kiatapları ‘English for Life’ (Oxford Universitesi yayını) öğreticilerin bakış açısından değerlendirilmiştir. EFL sınıflarında ana metaryal olarak yer alan ders kitaplarının, dil öğrenimi ve öğretiminde gerçekleştirilmek istenen amaçları farkında olduğumuz zaman , eleştirilmesi ve dil eğitimine öyle yerleştirilmesi gerekmektedir. İngilizce ders kitapları, yardımcı destekleyici, öğrencilerin sınıf dışında yabancı dil öğrenme çabalarını ve kendine güvenlerini cesaretlendiren ve kendi kendine motivasyonu sağlayan dijital metaryaller ile desteklenmelidir. Elbette ders kitapları, teknoloji çağının gerisinde kalmamak için ve sınıf eğitiminde ilgiyi arttırmak için, i-tools olarak tabir edilen dijital metaryallere de sahip olmalıdır. Bu makalede Selçuk Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek okulunda ingilizce zorunlu yabancı dil okuyan öğrenciler ve eğitmenler ile çalışma gerçekleştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde “-DIk” ve “-An” Sıfat Fiil Ekiyle Yapılan Cümle Birleştirmelerini Cümle Ögesi ve Zaman Ekine Göre İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22194</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22194</guid>
      <author>Şeyda YEŞİLYURT</author>
      <description>Fiilimsiler, yabancı öğrenciler için anlaşılması zor konulardan biridir. Yabancı öğrencilere Türkçe öğretimi için hazırlanmış Türkçe dil bilgisi kaynaklarında fiilimsi eklerinin anlatımında ortak noktalar olsa bile bazı kaynaklarda, eklerin Türk öğrencilere anlatıldığı gibi yüzeysel olarak açıklandığı, günlük kullanımına dair örneklerin yetersiz olduğu görülmektedir. Özellikle de “-An” ve “-DIk” sıfat fiil eklerini anlamakta ve kullanmakta öğrenciler karmaşa yaşamaktadır. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler için yapılan alıştırmalardan biri olan basit iki cümleyi fiilimsiyle tek cümleye dönüştürme çalışmalarında öğrenciler, “DIk” ya da “-An” ekinden hangisini tercih etmesi gerektiği konusunda zorluk çekmektedir. Yabancı öğrencilere Türkçe öğretimi için hazırlanmış kaynaklardan bazıları, bu zorluğu gidermek için yetersiz kalırken bazı kaynaklardaki anlatımsa ileri seviyede Türkçe bilmeyen yabancı öğrenci için ağır bir dil taşımaktadır. Ayrıca kaynaklarda “cümle ögeleri” konusunun “fiilimsi” lerden sonraya bırakılmış olması “fiilimsi” konusunun anlaşılmasını güçleştirmektedir. Bu çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan kaynaklarda, Türkçe öğretim merkezlerinde, sıfat fiil eklerinden –An ve –DIk ekinin öğretiminin nasıl yapıldığı tespit edilmiş, kaynaklardaki farklar ve eksikler belirlenmiştir. Bu çalışmalardan hareketle yabancı öğrencilerin –An ve –DIk ekleriyle yaptıkları cümle birleştirmeleri için yöntem oluşturmak, bu cümle birleştirmelerini işlevsel hâle getirerek iletişimde, yazmada kullanabilmelerini sağlamak amaçlanmıştır. Ardından bu eklerin “cümle ögesi” ve “zaman anlamı” ilgisiyle nasıl öğretilmesi ve cümle birleştirme alıştırmalarında hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği ifade edilmiş, cümle ögeleri ve edilgenlik konularının fiilimsi konusundan daha erken öğretilmesi hususundaki düşüncelerimizin sebepleri belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>LİSE ÖĞRENCİLERİNİN SPORA YÖNELİK TUTUMLARININ İNCELENMESİ</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22390</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22390</guid>
      <author>Mehmet YILDIRIM, Ebru ARAÇ ILGAR , Sema USLU</author>
      <description>Gerçekleştirilen bu araştırmanın amacı; liselerde öğrenim gören öğrencilerin spora yönelik tutumlarını belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Yozgat Sorgun ilçesinde liselerde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Yozgat Sorgun ilçesinde öğrenim gören lise öğrencilerinden mail yoluyla gönderilen online anket çalışmasına gönüllü olarak katılım gösteren 282 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Öğrencilerin demografik özelliklerine (cinsiyet, sınıf, ailede spor yapma durumu, aile gelir düzeyi, haftalık harçlık, sosyal medya kullanma durumu, sosyal medyada geçirilen zaman) ilişkin bilgiler ‘’kişisel bilgi formu’’ ile elde edilmiştir. Öğrencilerin spora yönelik tutumlarını belirlemeye ilişkin bilgiler ise Şentürk (2015) tarafından geliştirilen spora yönelik tutum ölçeği ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiki işlemler için SPSS 18 yazılım programına aktarılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans analizi, yüzde analizi, aritmetik ortalama, t testi, Anova analizleri ve post hoc testleri kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda; cinsiyet, sınıf, ailede spor yapma durumu, aile gelir düzeyi, sosyal medyada geçirilen zaman değişkenlerine göre öğrencilerin spora yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur (p&lt;0.05). Haftalık harçlık ve sosyal medya kullanma değişkenlerine göre ise öğrencilerin spora yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edilmemiştir (p&gt;0.05).</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ENTELEKTÜEL DÜŞÜNME EĞİLİMİ ÖLÇEĞİ GELİŞTİRME ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22151</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22151</guid>
      <author>Cenk YOLDAŞ, Ati MERÇ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, eleştirel düşünebilenlerin sahip olduğu evrensel entelektüel özelliklerin, öğretmen adaylarındaki durumu belirlenmede kullanılacak “Entelektüel Düşünme Eğilimi” ölçeğini geliştirmek olarak belirlenmiştir. Maddeleri belirleme aşamasında, ölçek geliştirme aşamaları ile ilgili literatür gözden geçirilmiş ve eleştirel düşünme konusunda gerçekleştirilmiş araştırmalar incelenmiştir. Çalışmada, Paul (2005) tarafından belirlenen eleştirel düşünme standartları dikkate alınarak, entelektüel düşünmeye ilişkin kazanımlardan ölçek maddeleri oluşturulmuştur. Deneme ölçeğini hazırlama aşamasında, entelektüel düşünme standartları ve kazanımlarına ölçek biçimi verilmiştir. Hazırlanan 53 madde, alanla ilgili uzmanların görüşüne sunularak anlatımda bir eksiklik ya da yanlış anlamaya yol açabilecek bir karmaşa olup olmadığı kontrol edilmiş ve maddeler tekrar düzenlenmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 51 olumlu, 2 olumsuz ifade ile toplam 53 maddeden oluşan deneme ölçeği hazırlanmıştır. Taslak olarak hazırlanmış ölçek, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 300 öğretmen adayına uygulanmıştır. Güvenirlik ve geçerliği belirleme aşamasında, öğretmen adaylarının doldurduğu ölçekten elde edilen veriler kullanılarak geçerlik niteliğine ilişkin açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliği ise Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları hesaplanarak incelenmiştir. Faktör Analizi sonucunda, 30 maddelik ölçeğin, Entelektüel Alçakgönüllük ve Empati (12 madde), Entelektüel Sorumluluk ve Hassasiyet (11 madde) ve Entelektüel Azim ve Israr (7 madde) olmak üzere üç faktörden oluştuğu görülmüştür. Entelektüel düşünmenin çok boyutlu bir yapı ile açıklanması literatür taramaları ile de desteklenmiştir. Bu ölçme aracının düşünme becerilerine ilişkin çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de Sağlık Yönetimi Eğitimi: Müfredat Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22295</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22295</guid>
      <author>Mehmet YORULMAZ, Özlem GEDİK</author>
      <description>Amaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki sağlık yönetimi eğitimi veren sağlık yönetimi bölümlerinin eğitim müfredatlarını inceleyerek karşılaştırmaktır. Yöntem: Veriler doküman incelemesi ve tarama modeli yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın evrenini 2016 yılında Türkiye’deki lisans düzeyinde sağlık yönetimi eğitimi veren sağlık yönetimi bölümleri oluşturmaktadır. Araştırmada Türkiye’de sağlık yönetimi ile ilgili lisans eğitimi veren üniversiteleri tespit etmek için 2016 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzundan yararlanılmıştır. İlgili üniversitelerin verdiği dersleri saptamak amacıyla web sayfalarında yer alan dönemlik müfredatlardaki bilgilerden yararlanılmıştır. Elde edilen bilgiler üniversitelerin web sayfalarındaki müfredatı ile sınırlıdır. Bulgular: Araştırma 23’ü devlet üniversitesi 18’i vakıf üniversite olmak üzere toplam 41 üniversite üzerinde yapılmıştır. Dersler dönemlik incelemeye tabi tutularak ağırlıklı dönem tespiti yapılmıştır. Sonrasında ise incelenen üniversitelerin müfredatlarına göre derslerin 98’si sağlık yönetiminde alan dersi, 103’ü genel ders olmak üzere toplamda 201 farklı ders tespit edilmiştir. Konuyla ilgili olması bakımından alan dersleriyle alakalı olan kısım ele alınarak bununla ilgili sonuçlar verilmeye çalışılmıştır. Sonuç: Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre alan derslerinin 5’inin 1.dönem, 5’inin 2.dönem, 14’ünün 3.dönem, 8’inin 4.dönem, 23’ünün 5.dönem, 23’ünün 6.dönem, 14’ünün 7.dönem, 6’sının ise 8.dönemde verildiği görülmüştür. Öne çıkan ilk ders olan sağlık hizmetlerinde pazarlama dersinin 41 üniversite içinden %97,6’lık bir oranla 40 üniversite tarafından verildiği ve %26,8 ile ağırlıklı olarak 6.dönemde müfredatta bulunduğu görülmektedir. Sağlık yönetimi bölümü lisans eğitimi veren üniversitelerin birbirinden farklı çok sayıda dersi vermesi yerine alanda ağırlıklı olarak verilen dersleri seçerek ortak bir müfredat oluşturması öneriler arasındadır. Bu şekilde alan eğitiminde bir standart yakalanması söz konusu olabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN ADAYLARININ ETKİLİ İLETİŞİM DERSİNE İLİŞKİN BAKIŞ AÇILARI</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22137</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22137</guid>
      <author>İbrahim Halil YURDAKAL</author>
      <description>Bu araştırmada sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının lisans ders müfredatında yer alan “Etkili iletişim” dersine ilişkin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Öğretmenlik mesleği öğrenci-veli ve yönetici arasındaki iletişime dayanan bir beceri dalı olup nitelikli öğretmenlerin iletişim becerilerinin etkili olması gerekmektedir. Bu kapsamda Eğitim Fakültelerinde sınıf öğretmenliği lisans programlarında yer alan etkili iletişim dersinin önemi büyüktür. 2018 yılında değişen Eğitim Fakültesi lisans programları ile etkili iletişim dersinin ismi insan ilişkileri ve iletişim şeklinde değişmesine rağmen içerikte yer alan temel muhteva benzer şekilde korunmuştur. Araştırma nitel yöntemlerden durum desenine uygun şekilde yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu bir devlet üniversitesinde eğitim fakültesi sınıf öğretmenliği ABD’da eğitim gören ve etkili iletişim dersi alan 45 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen veriler satır satır okunmuş ve kodlamalar yapılmıştır. Elde edilen kodlar birleştirilerek temalara ulaşılmış ve bulgular tema-kod şeklinde tablolar ile verilmiştir. Araştırmanın bulgularına bakıldığında öğretmen adayları etkili iletişim dersinin gerekli ve önemli olduğunu, öğretmenlerin iletişim becerilerinin gelişmesi gerektiğini ve etkili iletişim dersinin teorik değil uygulamaları olarak verilmesi gerektiğine ilişkin görüşler geliştirmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İLKOKUL 4. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN OKUMA TUTUMLARI: FARKLI OKUL DÜZEYLERİNE DAYALI BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22154</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22154</guid>
      <author>Yusuf KIZILTAŞ</author>
      <description>Tutum, davranışlar ve başarı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Tutum, doğrudan gözlenemez fakat tutumun yarattığı sonuçları görmek mümkündür. Tutum ile okuma arasında da doğrudan bir ilişki olduğu söyleyebiliriz. Bu manada okuma tutumunun da arz ettiği anlamı ve önemi iyi sorgulamak gerekir. Okuma tutumu da öğrencilerin okumaya dair süreçlerinde yarattığı sonuç bakımdan, ayrı bir öneme sahiptir. Öğrencilerin okumaya karşı olan hislerini ve tepkilerini kapsamaktadır. Bu çalışmanın amacı; ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuma tutumlarının cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey gibi değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırmaya Van ilinde tabakalı örneklem yöntemi yolu ile seçilen okullardan 340 (kız 184, erkek 156) öğrenci katılmıştır. Araştırmada ilkokul öğrencilerinin okuma tutumlarını belirlemek için McKenna ve Kear (1990) tarafından geliştirilen, Kocaarslan(2016) tarafından Türkçeye uyarlanan ‘Garfield Görselli Okuma Tutumu Ölçeği’ kullanılmıştır. Garfield Görselli Okuma Tutumu Ölçeğine ilişkin olarak hesaplanan Cronbach alfa katsayısı 0.77 olarak bulunmuştur. Verilerin analizinde tek yönlü MANOVA; iki grubun ortalamalarını karşılaştırarak aralarında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek için t-testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılması için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; kız öğrenciler ile erkek öğrencilerin okuma tutumları puanlarında, kız öğrencilerin lehine anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Sosyo-ekonomik düzey bakımından bakıldığında ise üst sosyo-ekonomik düzeyde yer alan öğrencilerin okuma tutumlarının daha yüksek çıktığı görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenen Türk Öğrencilerin Hazırlık Sınıfı Eğitimi Bakımından Motivasyonel Yönelimleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22035</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22035</guid>
      <author>Erkan YÜCE</author>
      <description>Bu çalışmada bir yıllık hazırlık eğitiminin öğrencilerin yabancı dil öğrenme motivasyonel yönelimlerini etkileyip etkilemediği araştırılmıştır. Bu nicel araştırmada kesitsel bir yaklaşım kullanılmıştır. Araştırmacı Hirati (2010) tarafından geliştirilmiş olan ölçeği kullanmıştır. Ölçek, Türkiye’deki bir devlet üniversitesinin bir fakültesindeki 233 katılımcıya uygulanmıştır. Gönüllü katılımcılar amaçlı olarak seçilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, Bağımsız Örneklemler T-Testi yoluyla bilgisayar programı kullanılarak sonuçları betimsel olarak rapor etmek için kullanılmıştır. Sonuçlar, bir yıllık kapsamlı hazırlık eğitiminin öğrencilerin yabancı dil öğrenim motivasyonel yönelimlerini cinsiyet bakımından etkilemezken, genel olarak öğrencilerin yabancı dil öğrenim motivasyonel eğilimlerinin hazırlık eğitimine katılım bakımından etkilendiğini göstermiştir. Son olarak, elde edilen sonuçlardan hareketle hazırlık sınıfı eğitiminin etkililiğini öğrencilerin yabancı dil öğrenim motivasyonel yönelimleri bakımından artırmak için bazı eğitimsel uygulamalar tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Eğitim Sisteminde Sosyal Etkinlik Anlayışı Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22234</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22234</guid>
      <author>Abdullah BALIKÇI, Sezen TOFUR</author>
      <description>Öğrencinin gelişimi ve başarısı belirtilirken sadece öğretim alanında değil eğitim alanında da yaptıkları dikkate alınmaktadır. Sosyal etkinlikler okulda yapılan çalışmaların özellikle eğitim boyutuna hitap eden çalışmaları içermektedir. Türk Eğitim Sisteminde sosyal etkinlikler okulda yapılan diğer çalışmalar gibi yasal metinler çerçevesinde yürütülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği belirtilen çalışmaları kapsayan ve çalışmalara yön veren temel metin niteliğindedir. Ancak Türk Eğitim Sisteminde sosyal etkinliklere yön veren fakat yürürlükten kaldırılmış yasal metinlerin olduğu da görülmektedir. Bu çalışmada mevcut yönetmelikle önceki yönetmelik karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Yönetmeliklerin analizinde şu sıra takip edilmiştir: İlk olarak her iki yönetmelik şekilsel özellikleri de dâhil olmak üzere bölüm bölüm açıklanmıştır. Daha sonra yönetmeliklerdeki benzer ve farklı yönler ortaya konmuştur. Son olarak mevcut yönetmeliklerde ortaya konulmaya çalışılan yaklaşımlardan sonuçlara ulaşılmıştır. Sonuçlar Türk Eğitim Sisteminde sosyal etkinliklere bakış açısını ortaya konması bakımından önemli görülmektedir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda şu sonuçlara (her iki yönetmelik bağlamında) ulaşılmıştır: Yönetmeliklerde faaliyetler kapsamlı olarak ele alınmıştır. Yönetmeliklerde yapılan sık değişiklikler yönetmelikleri olumsuz etkilemektedir. Çevreyle işbirliği önemsenmektedir. Öğrenci merkezli bir çalışma yöntemi benimsenmiştir. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin rolü yönlendirici ve rehberlik edici olarak belirlenmiştir. Faaliyetler yönetmeliklerde belirtilmesine rağmen temel unsurun uygulayıcılar olduğu anlaşılmaktadır. Faaliyetlerin amacına ulaşması noktasında öğretmenlere verilmesi gereken eğitimlere yönetmeliklerde değinilmemiştir. Yönetmelikler eksikliklerine rağmen destekleyici bir anlayışı olduğu belirtilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


