






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2018 Sayı Volume 13 Issue 21 </title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=382</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Sanal Gerçeklik Uygulamaları için Araştırma ve Eğitim Olanakları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21817</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21817</guid>
      <author>Dursun AKASLAN, Fred Barış ERNST , Gencay SARIIŞIK , Saffet ERDOĞAN</author>
      <description>Bu araştırma özel sektör ve devlet sektöründeki sanal gerçeklik uygulamaları için araştırma ve eğitim olanaklarının güçlendirilmesi üzerine gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmaya Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesine bağlı çeşitli bölümlerde görev yapmakta olan araştırma görevlileri, öğretim görevlileri ve öğretim üyeleri katılmıştır. Araştırma açılış konuşmaları ile başlamış, tanıtım konuşmaları ile devam etmiş ve çalışma grupları ile sona ermiştir. Araştırma katılımcılarının çoğunluğu erkek olup yaklaşık % 68’ini oluşturmaktadır. Diğer taraftan katılımcıların çoğunluğu bilgisayar mühendisliği çalışanları olup % 35’ini oluşturmaktadır. Bu araştırma çerçevesinde katılımcıların sanal gerçeklik uygulamaları için araştırma ve eğitim olanaklarının güçlendirilmesi üzerine görüşlerinin alınabilmesi için bir veri toplama aracı gerçekleştirilmiştir. Bu veri toplama aracı ile yarı-yapılandırılmış açık uçlu soruları ile odak grupları oluşturulmuş ve veri toplanılmıştır. Çalışma guruplarından toplanılan verilen beş kısım altında incelenmiş olup bu kısımlar; sanal gerçekliğin tanımı (i), sanal gerçeklik uygulamaları (ii), sanal gerçekliğin geleceği (iii), eğitim ve öğretimde sanal gerçeklik (iv) ve sanal gerçeklik ile özel uygulamalar (v) olmak üzere adlandırılmıştır. Harran Üniversitesi tarafından özel sektör ve devlet sektöründeki sanal gerçeklik uygulamaları için araştırma ve eğitim olanaklarının güçlendirilmesi üzerine yapılan bu araştırmanın mühendislik üzerine sanal gerçeklik uygulamalarının yaygınlaştırılması ve farkındalık oluşturulması açıdan görevini yerine getirdiği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>30 Yılda Bilgisayara İlişkin Değişen Öğretmen Algıları ve Tutumları: Kitap ve Rahleden, Bilgisayar Teknolojisine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21951</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21951</guid>
      <author>Mehmet Emin AKSOY</author>
      <description>Bu araştırmada öğretmenlerin, iki farklı zaman diliminde bir eğitim aracı olarak bilgisayara ilişkin tutumları karşılaştırılmaktadır. Araştırma, araştırmacı tarafından geliştirilen tutum ölçerler ile, 1988 yılında saptanan öğretmen tutumlarını, 2018 yılında yine aynı tutum ölçerlerle saptanan öğretmen tutumları ile karşılaştırarak, eğitim sistemi, öğretim programları, yönetimi, öğretmen yetiştirme ve bir öğretim aracı olarak bilgisayar gibi faklı alanların işleyişini ve öğretmen tutumlarının, iki farklı zamandaki eğilimlerini gözlemlememizi sağlamaktadır. Araştırmaların ilkinde ülke bazında ve ikincisinde İl bazında, evrenin yaklaşık tamamına ulaşılmış olması, araştırmaların genellenebilirliğini arttırmaktadır. Araştırmada dikkat çeken en önemli bulgu, artık ülkede çoklu öğretmen yetiştirme kaynaklarının sadece bir kaynağa, eğitim fakültelerine dönüşmüş olmasıdır. Kadın erkek öğretmen tutumları arasında, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmaması, öğretmen yetiştirmede belirli bir nitel yapıya kavuşulmuş olmasını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>9-10 Yaş Çocukların Dijital Oyun Kavramına İlişkin Algılarının Metaforlar Aracılığı ile Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21783</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21783</guid>
      <author>Murat ATASOY, Meryem ALTUN , Ahmet YALÇINKAYA</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, 9-10 yaş çocukların dijital oyun kavramına ilişkin sahip oldukları düşünceleri metaforlar yardımıyla belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Kırşehir ilinde bulunan 30 Ağustos Zafer İlkokulunda 2016-2017 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 9 yaş grubunda 22, 10 yaş grubunda 18 olmak üzere toplam 40 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla öğrencilerin dijital oyun kavramına ilişkin sahip oldukları düşünceleri belirlemek için “metafor formu” hazırlanmıştır. Metafor formunda öğrencilerden“Dijital oyun…gibidir; çünkü…” cümlesini tamamlamaları istenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim deseni kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise; içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinin güvenirliği için katılımcılar arası güvenirlik kat sayısı hesaplanmış [Görüş birliği / (Görüş birliği + Görüş ayrılığı) x 100] ve bu değer %90 olarak bulunmuştur. Verilerin değerlendirilmesiyle, öğrencilerin toplam 19 metafor ürettikleri görülmüştür. Üretilen bu metaforlar 5 farklı kategoride toplanmıştır. Öğrencilerin dijital oyuna ilişkin en çok “Bağımlılık" kategorisinde metaforlar geliştirdikleri belirlenirken, bunu “Asosyallik, Eğlendirici etkinlikler, Boşa zaman harcama, Şiddet" kategorileri izlemiştir. Bağımlılık kategorisinde katılımcılar tarafından 6 metafor üretilmiş olup, en çok kullanılan “zararlı alışkanlık” metaforu olmuştur. Sonuç olarak öğrencilerin dijital oyun kavramını metaforlar yoluyla farklı bakış açılarıyla ifade ettikleri belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinin Akıllı Telefon Bağımlılıklarının Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi: Sakarya Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21844</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21844</guid>
      <author>Hakkı BAĞCI</author>
      <description>Bilişim teknolojilerinin hızlı bir şekilde geliştiği günümüzde bilgisayar, internet ve özellikle de akıllı telefonlar hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Akıllı telefonların her yaştan bireyler tarafından ciddi bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Akıllı telefonların öğrenciler tarafından iletişim kurma, sosyal medya ortamlarında gezinme, çevrimiçi veya çevrimiçi oyun oynama amaçlı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bu kadar farklı amaçlarla kullanılan akıllı telefonlar hayatımızı yönlendirmekte ve özellikle de öğrenciler üzerinde bağımlılık oluşturmaktadır. Gelişim çağında olan lise öğrencileri de bu bağımlılıktan etkilenmektedirler. Bu nedenle bu araştırmanın lise öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılık düzeylerini ve bu bağımlılık düzeylerinin cinsiyet, öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine ve bölüm türleri, anne ve babalarının eğitim durumlarına, aile bireylerinin sosyal medya hesaplarının olup olmamasına, akıllı telefon kullanım amaçlarına ve günlük akıllı telefon kullanım sürelerine göre incelemektir. Araştırma verilerini toplamak için tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2016-2017 eğitim öğretim yılında Sakarya ilindeki 133 lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacı araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ve Kwon ve diğerleri (2013) tarafından geliştirilen Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği’ nin Şata, Çelik, Ertürk ve Taş (2016) tarafından Türkçe’ ye uyarlanan “Türk Lise Öğrencileri İçin Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin orta seviyede akıllı telefon bağımlısı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla akıllı telefon bağımlısı oldukları görülmüştür. Lise öğrencilerinin öğrenim görülen sınıf düzeyleri, öğrenim gördükleri bölüm, anne ve babalarının eğitim durumları, aile bireylerinin sosyal medya hesaplarının olup olmama durumları, akıllı telefon kullanım amaçları ve günlük akıllı telefon kullanım sürelerine göre farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Teknolojinin Kütüphane Kullanımı Etkisi Üzerine Bir Araştırma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21901</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21901</guid>
      <author>Mustafa BAYTER</author>
      <description>Sözcük anlamı teknik dil ya da teknikle ilgili terminoloji olarak tanımlanabilen teknolojinin, her alana büyük ölçüde etki ettiği; ancak bu değişimden doğal olarak en çok etkilenenlerden birinin de kütüphane kurumu olduğu söylenebilir. Günümüzde bilgi kaynaklarını toplayan, düzenleyen ve kullanıma sunan geleneksel kütüphaneler yerine yeni bilgi kaynaklarına da geniş ölçüde yer veren, erişime dayalı dinamik kütüphaneler oluşmaya başlamıştır. Değişen toplumsal koşullara ve gelişen teknolojik araçlara karşın görülmektedir ki canlı bir organizasyon olan kütüphanenin, bilgiye erişim sağlama asal ilkesinde bir değişiklik yaşanmamaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki değişimi yaratan, bilginin paylaşım ve erişim yöntemlerindeki yeniliktir. Kütüphaneler artan bilgiyi kontrol altına alabilmek, okuyucularına daha etkin hizmet sunabilmek daha doğru ve hızlı işlemleri yürütebilmek için gelişen teknolojiden yararlanma yoluna gitmektedirler. Ancak bu, kullanıcı karşılığını bulmakta mıdır? İşte bu sorunun karşılığını bulmak için Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde “Teknolojinin Kütüphane Kullanımı Etkisi Üzerine Bir Araştırma” gerçekleştirdik. Araştırmada sorulan soruların bazıları şöyledir: Üniversite kütüphanesinin 5 ana unsuruna teknoloji unsuru dahil olabilir mi? Teknoloji, kütüphane kullanımını etkiler mi? Teknolojinin, kütüphanelere yararı olduğunu düşünüyor musunuz? Kütüphaneleri, teknolojinin olumsuz etkilediğini düşünüyor musunuz? Kütüphanelerin dijitalleştiğini düşünüyor musunuz? Teknolojinin, kişilerin okuma düzeyini etkilediğini düşünüyor musunuz? Araştırmanın sonucunda, kullanıcının teknolojiden çok etkilendiği ve çoğu zaman kütüphaneye gitmeden aradığı bilgiyi kendi teknolojik imkanlarıyla bulduğu ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Algılanan Performansın E-Öğrenme Kullanıcılarının Memnuniyetleri Üzerindeki Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21606</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21606</guid>
      <author>Kamil ÇELİK, Alptekin SÖKMEN</author>
      <description>E-öğrenme her geçen gün önemini artırmaktadır. Birçok araştırmacı e-öğrenme alanında çalışmalar yaparak, alan yazınına katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada e-öğrenme öğrencileri tarafından algılanan performansın kullanıcı tatminine etkisi araştırılmıştır. Önerilen modelde algılanan performans bileşeni algılanan kalite ve algılanan kullanılabilirlik bileşenleri olarak ayrıştırılmıştır. Algılanan kalite bileşeni, bilgi kalitesi, hizmet kalitesi ve sistem kalitesi alt boyutlarından meydana gelmektedir. Algılanan kullanılabilirlik bileşeni ise algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığı alt boyutlarından oluşmuştur. Bu bağlamda Gazi Üniversitesinde öğrenim gören 225 e-öğrenme lisansüstü öğrencisine anket uygulanmıştır. İlk olarak R programında yapılan doğrulayıcı faktör analizi neticesinde uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Böylece elde edilen verilerle kurulan modelin uyumlu olduğu tespit edilmiştir. İkinci adımda ise yapısal eşitlik modeli analizi yapılarak hipotezler test edilmiştir. Buna göre e-öğrenme sistemini kullanan öğrencilerin memnuniyetlerinin %75 (R2=0.75) oranında algılanan kalite ve algılanan kullanılabilirlik değişkenleri tarafından açıklandığı, %25 oranında ise başka etkenler tarafından açıklandığı görülmüştür. Ayrıca algılanan faydanın, algılanan kullanım kolaylığının ve bilgi kalitesinin öğrencilerin memnuniyeti üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin bulunduğu fakat hizmet kalitesinin ve sistem kali¬tesinin anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İş Simülasyonu Oyunlarının Yönetsel Yetkinlik Geliştirme Süreçlerindeki Rolü: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21873</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21873</guid>
      <author>Sena ERDEN AYHÜN</author>
      <description>İş simülasyonu oyunları; iş süreçlerinin karmaşıklığının anlaşılmasına ve yönetsel yetkinliklerin geliştirilmesine olanak sunmaktadır. Ne yazık ki, üniversitelerde verilen eğitimlerin uygulama alanlarının kısıtlı olması, öğrencilerin yönetsel yetkinlik geliştirme becerilerinin gelişmesini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı iş simülasyonu oyunları ile eğitim verilen sınıflardaki yönetsel yetkinlik algıları ile diğer geleneksel öğretim yaklaşımlarının kullanıldığı sınıflardaki yönetsel yetkinlik algıları arasındaki farklılaşma düzeylerini belirleyebilmektir. Araştırmada Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, işletme yönetimi ile muhasebe ve vergi programlarında öğrenim gören ve deney grubunda iş simülasyonu eğitimi alan 59 öğrenci ile kontrol grubunda iş simülasyonu eğitimi almayan 59 öğrencinin yönetsel yetkinlik algıları karşılaştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deney-kontrol gruplu son test karşılaştırmalı yarı deneysel araştırma deseni ile Roberson vd. (1999) tarafından uygulanan anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma bulguları iş simülasyonu eğitimi almış olan öğrencilerin, iş simülasyonu eğitimi almamış olan öğrencilere kıyasla tüm alt boyutlarda daha yüksek yönetsel yetkinlik algısına sahip olduklarını ortaya çıkarmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Derin Öğrenme ve Sağlık Alanındaki Uygulamaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22041</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=22041</guid>
      <author>Ali KELEŞ</author>
      <description>Yapay Zekâ tıp dünyasında yeni dönüşümlere neden oluyor. Bugün YZ doktorlar daha hızlı, daha doğru teşhisler yapabilmelerine yardım edebilir, hastalıkları önceden önlemek için hastalık riskini tahmin edebilir ve araştırmacıların genetik varyasyonların hastalığa nasıl yol açtığını anlamalarına yardımcı olabilir. YZ yıllardır var olmasına rağmen son yıllarda yeni bir öğrenme şekli olan “derin öğrenme” ile adeta bir patlama yarattı. Bu yeni YZ tekniği sayesinde kendi kendini süren araçlar, süper-insan görüntü tanıma ve tıpta yaşamı değiştiren, hatta hayat kurtaran gelişmeler mümkün oldu. Derin öğrenme, araştırmacıların hastalık tedavisi için tıbbi verileri analiz etmelerine yardımcı olmakta, doktorların tıbbi görüntüleri analiz etme yeteneğini artırmakta ve kişiselleştirilmiş ilacın geleceğini önemli katkı sağlamaktadır. Temel olarak üç eğilim DL devrimini yönlendirmektedir. Bunlar daha güçlü GPU’lar (grafik işlem birimleri), insan beynini modelleyen gelişmiş sinir ağı algoritmaları ve internetten büyü verilere erişim. Bu çalışma bu YZ teknolojilerinden biri olan makime öğrenme alanında yeni gelişen derin öğrenme konusuna odaklanmıştır. Derim öğrenmenin ne olduğu, önemi en bilinen derin öğrenme mimarileri üzerinde durur. Derin öğrenmenin hayatımızda pek çok şeyi değiştirmek ve geliştirmek üzere ciddi potansiyeli vardır ve bunun üzerine çok ciddi yatırımlar yapılarak araştırmalar her boyutta desteklenmektedir. Ancak insan hayatına dokunan sağlık alandaki potansiyeli ve önemi muhteşem gelişmelere yol açmaktadır. Bu bağlamda makale sağlık alanındaki uygulamaları ve değerli bilim insanlarının bu alanda yaptığı çalışmaları ortaya koymaktadır. Sonuç olarak böylesine büyük bir potansiyele sahip derin öğrenme teknolojisinin bizim de ülke olarak sağlık uygulamalarımıza katacak çok şeyi vardır. Bu alanda dünyada olup bitenler yakında takip edilmelidir. Değerli araştırmacılarımız tarafından devletin desteği ve sağlık kurumlarının işbirliği ile insan hayatını değiştiren ve koruyan sağlık uygulamaları geliştirilebilir ve bu uygulamalar sağlık sistemine başarılı bir şekilde entegre edilebilir. Bu bağlamda ortaya koyulan bu araştırma makalesi alana katkı sağlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de E-Devlet Uygulamalarında Güvenlik Risklerinin Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21790</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21790</guid>
      <author>Önder KUTLU, İsmail SEVİNÇ , Selçuk KAHRAMAN</author>
      <description>Küreselleşme, serbest piyasa dinamikleri ve ulus-ötesi kuruluşların ülkelerin yönetsel yapıları ve işleyişleri üzerindeki etkileri ile teknolojinin ve internet ağlarının yaygınlaşması e-devlet uygulamalarının neredeyse bütün kamu hizmet alanlarında yer bulmasına olanak sağlamıştır. Günümüzde modern devletin önemli göstergelerinden biri olarak devletin kamu hizmetlerini dijital ortamda sunabilmesi ve devlet kurumlarında işlerin elektronik ortamda yürütülerek bürokrasinin en aza indirgenmesi gösterilmekte¬dir. Böylece e-devlet uygulamaları geleneksel kamu yönetimi sorunlarına karşı geliştirilen çözüm sürecinin alternatif bir parçası olarak kabul görmeye başlamıştır. Kamu yönetiminde güven artırıcı faktörler arasında e-devlet uygulamaları önemli bir yer edinmektedir. Buna karşın e-devlet ile ilgili gizlilik ve güvenlik tartışmaları daha fazla gündeme gelmeye başlamıştır. Bu noktada bürokrasinin gizlilik ile ilgili geleneksel direncini değiştirmesi ve yeterli güvenlik ve gizlilik önlemlerinin alındığına vatandaşların da güven duyması old¬ukça önemlidir. Bu bağlamda devlet ile vatandaşlar ve özel sektör arasındaki güven ilişkisi ve veri mahremiyetine ilişkin güvenlik sorunsalı daha fazla tartışılmaya başlanmıştır. E-devlet uygulamalarına yönelik olumsuz güvenlik algısı esasında internet ağları üzerinden her geçen gün çeşitli yöntemlerle kişisel ve kurumsal veri mahremiyetinin ihlal edilmesin¬den kaynaklanmaktadır. Bu açıdan e-devlet uygulamalarının yaygınlaşması ile güvenlik sorunlarının artması üst düzeyde veri güvenliği sorununu gündeme getirmektedir. Bu bağlamda e-devlet uygulamalarının güvenlik boyutunda öncelikli olarak Türkiye’nin temel kamusal ve kurumsal veri altyapısına yönelik eksiklikleri tamamlaması gerekmektedir. Nitekim e-devlet güvenliğinin en az ülkelerin coğrafi sınırlarının güvenliği kadar önemli olduğu görülmektedir. Bu çalışma ilk olarak Türkiye’de kamu yönetiminde e-devlet hizmetlerine yönelik güven sorunlarını irdelemeyi hedeflemektedir. Ardından bu sorunların önemli bir boyu¬tu olan güvenlik altyapısına yönelik çeşitli çalışmalar ve gelişmelere dikkat çekilecektir. Böylece kurumsal ve yönetsel açıdan e-devlet uygulamalarının güvenlik altyapısına yönelik bazı önerilere yer verilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler ve Tarih Öğretmenlerinin Bakış Açısından FATİH Projesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21726</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21726</guid>
      <author>Tuba ŞENGÜL BİRCAN</author>
      <description>Öğretimde teknolojinin aktif rol oynaması, bilgiyi üretmek ve kullanmak için güncel gelişmeleri takip edebilme, çağa ayak uydurabilme ihtiyacıyla gündeme gelmiştir. Türk eğitiminde de bu ihtiyacı karşılamak amacıyla, her öğrencinin en iyi eğitime kavuşması, en kaliteli eğitim içeriklerine ulaşması ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması düşüncesiyle FATİH Projesi hayata geçirilmiştir. Projenin okullarda yürütülmesinde etkin rol oynayan öğretmenlerin farkındalıkları ve uygulamalara yönelik görüşleri ise sürecin başarısında önemli bir rol oynamaktadır. FATİH projesinin sistem içindeki işleyişini anlayabilmek ve yaşanan problemleri tespit edebilmek amacıyla çalışma planlanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, sosyal bilgiler ve tarih öğretmenlerinin FATİH projesine yönelik öngörülerini, farkındalıklarını, beklentilerini ve sıkıntılarını belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz modeli kullanılmış ve elde edilen veriler sayısallaştırılarak sunulmuştur. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı-yapılandırılmış açık uçlu soru formu yardımıyla toplanmıştır. Betimsel çözümleme aşamasında 1 eğitim uzmanından yardım alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelere bağlı okullarda görev yapan 25 sosyal bilgiler ve tarih öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin FATİH projesine ilişkin bilgi sahibi olduğu, projenin önemine ve katkısına inandığı ancak projenin hizmet içi eğitimlerini yetersiz buldukları, ayrıca projenin işleyişi ve hedeflerine ulaşmasıyla ilgili olumsuz inançlara sahip oldukları tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Politik İçerikli Grafik Tasarımın Hope to Nope Politics Sergisi Örnekleri Üzerinden Kavramsal Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21948</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21948</guid>
      <author>Engin UĞUR, İbrahim YILDIZ</author>
      <description>Politik içerikli grafik tasarım çalışmaları hızlı şekilde üretilen ve hızlı şekilde yerini yenilerine bırakarak gündemden kalkan bir yapıya sahiptir. Bu nedenle üzerinde uzun eleştirel değerlendirilmelere tabi tutulmazlar. Fakat toplumsal açıdan büyük kitlelerin bilinçaltına etki ederek uzun dönemde kanaat ve algı oluşmasında etkili olurlar. Bazen bir görsel yüzlerce kelimenin anlatamadığı mesajı bünyesinde barındırarak çok büyük bir etki yaratabilir. Özellikle günümüzün dijital dünyasındaki bilgi kirliliğinde etkili bir çalışma yapmak kolay olmamaktadır. Bu çokluk içinde başarılı sonuç almış çalışmaların ayrı bir bölümde değerlendirmesi gerekir. Hope to Nope Serginin amacı başarılı çalışmaları derlemiş olmasıdır. Makalede dünyada son on yılda ön plana çıkan politik içerikli grafik tasarım çalışmalarının yer aldığı Hope To Nope sergisinde yer alan çalışmalar üzerinden kavramsal bir değerlendirme yapılmıştır. Sergide yer alan çalışmalarda, genel olarak otoriterleşen iktidarlar, ırkçılık, cinsiyetçilik, inanç ve fikir özgürlükleri konularının işlendiği görülmektedir. Çalışmaların on yıllık dönemi kapsaması dikkate alındığında, geçen zamanda politik gündemin neredeyse hiç değişmediği sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Spor Bilimleri Fakültesinde Öğrenim Gören Öğrencilerin Eğitimde Teknoloji Kullanımına İlişkin Tutum ve Düşünceleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21862</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21862</guid>
      <author>Eyyup YILDIRIM, Mehmet Fatih UĞURLU , Kübra GÖZÜBÖYÜK</author>
      <description>Dünyada hızlı bir gelişim gösteren teknoloji, tüm alanlarda olmasının yanında, eğitim alanında da etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde bireyler, hem bir fert olarak gerçek kimlikleriyle, hem de bir dijital yurttaşlık olarak dijital kimlikleriyle var olmaktalar. Yaşadığımız çağ artık teknolojiyi tüm alanlarda ve en verimli şekilde kullanma devri. Özellikle eğitim, teknolojinin en çok kullanılması gereken alanlardan biri. Çünkü eğitimde teknoloji kullanımı anlamayı kolaylaştırıyor, pek çok konuyu somutlaştırıyor, bilgiye en hızlı şekilde ulaşma imkânı sunuyor, geniş kitlelere ulaşarak dijital uçurumun azalmasını sağlıyor. Bu çalışmanın amacı, spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin eğitimde teknolojik araç-gereç kullanımına karşı tutum ve düşüncelerini belirlemektir. Çalışmanın başlangıcında öğrencilere Yavuz (2005) tarafından geliştirilen ‘’Teknoloji Tutum Ölçeği’’ kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda bölümler açısından teknolojik yenilikleri etkin kullanma sıklığı spor yöneticiliği bölüm öğrencilerinin rekreasyon bölüm öğrencilerine göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca “teknoloji kullanımı ile anlaşılmasında güçlük çekilen derslerin kavranması daha kolay hale gelecektir.” Sorusunda da antrenörlük bölümü ile rekreasyon bölümü öğrencileri arasında farklılık gözlenmiştir. Medeni durum, cinsiyet ve yaş aralıkları açısından farklılık gözlenmemiştir. Araştırma sonunda teknoloji tutum ölçek sorularının öğrencilerin okuduğu bölümlere göre farklılık gösterdiği gözlenmiştir. Öğrencilerin öğretimde teknolojik materyalleri kullanmaları, öğrencilerin tutum puanlarını olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kanun Geleneksel Çalgısında Spektral Ses Analizi ve Ses Tablası Optimizasyonu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21982</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21982</guid>
      <author>Serdar YILMAZ, Ibrahim BELENLI , Zafer KURTASLAN</author>
      <description>Bu çalışma geleneksel bir çalgı olan Kanun sazının sesi üzerinedir ve farklı ses tablası kalınlığının ton karakteristiğine olan etkisi araştırılmıştır. Üretilen Kanun’a dört farklı kalınlıkta ses tablası takıldı, her bir kalınlık için stüdyo ortamında ses kayıtları alındı. Her bir kalınlıkta ve her bir perde için ses düzeyi değişimi gözlendi. Tüm perdeler çin oluşturulan akustik zarflar üç bölgeli olarak gözlendi. Buradan Kanun sazına ait tipik ses seviye eğrisi gösterilmiştir. Ses kayıtlarına Fourier analizi yapıldı ve frekans dağılım eğrileri çizildi. Bu grafiklerde temel ve üzt-tonlar tespit edildi ve listelendi. Bu grafiklerde harmoniklerin düzeyleri temel harmonic ile kıyaslandı ve üst kısmi tonlar incelendi. İcelenen frekans aralığı 100-10000 Hz ile sınırlandırıldı. Grafiklerde yer alan tüm fekans ve ses düzeyleri listelenerek sayısal değerler birbirleri ile kıyaslandı ve harmonikler arasındaki ilişki yorumlandı. 3.0 mm kalınlıktaki ses tablasında, ince yapıdan dolayı meydana gelen düzensiz salınımlardan kaynaklanan çok sayıda harmonikler ve uzun süreli ses sönüm davranılşarı gözlendi. Daha yüksek kalınlıkta ise Kanun’un harmoniklerin sönüklüğü ve/veya azlığı nedeniyle kendine has tınısını ortaya koyamadığı gözlendi. Grafiklerin ve sayısal değerlerin değerlendirilmesi sonunda, ses tablası için 3.5 mm kalınlık önerilmiştir. Sunulan bu çalışmada elde edilen bulgular saz için yaygın olarak kullanılan standartyapı için geçerli olarak Kabul edilebilir. Bununla beraber bulgular farklı yapıdaki Kanun çalgıları için de yol gösterici niteliktedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


