






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2018 Sayı Volume 13 Issue 11 </title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=371</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretim Programında Yer Alan Mekânı Algılama Becerisine İlişkin Öğrenci Algılarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21420</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21420</guid>
      <author>Selman ABLAK, Bülent AKSOY</author>
      <description>Bu araştırmada, 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programında yer alan ve alana özgü olarak kabul edilen becerilerden biri olan mekânı algılama becerisini ortaokul 8. sınıf öğrencileri tarafından nasıl algılandığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla; çalışmaya katılan öğrencilerin mekânı algılama becerisine yönelik geliştirdikleri metaforlar, metaforlarına yönelik belirttikleri gerekçeler, öğrenciler tarafından çizilen karikatür veya resimler ile ilgili beceriye yönelik katılımcılarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma deseninde yapılmış olup; araştırmada metot üçgenlemesi şeklinde veri toplamaya uygun olarak belirtilen mecazlar yoluyla veri toplama, yarı yapılandırılmış görüşme ve doküman analizi gibi nitel araştırma teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu; dokuz ortaokuldan 590 (297 kadın-293 erkek) 8.sınıf sınıf öğrencisi oluşturmakta olup bu öğrenciler Türkiye İstatistik Kurumu’nundan alınan 2016 yılı sosyo ekonomik düzey (SED) verilerine göre, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Ankara ili merkez ilçelerden alt, orta ve üst sosyo ekonomik düzeye sahip yerleşim alanlarından maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışmada yer alan katılımcılardan elde edilen verilerin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında içerik analizi kullanılmıştır. Mekanı algılama becerisiyle ilgili alt SED’den 48 katılımcıdan toplam 44, orta SED’den 45 katılımcıdan toplam 38, üst SED’den 61 katılımcıdan toplam 48 adet geçerli metafor elde edilmiştir. Alt, orta ve üst SED farkı gözetilmeksizin katılımcıların büyük bir çoğunluğunun mekânı algılama becerisini; “yol gösteren, anlama açısından araç görevi gören, sonradan başarı sağlanan, başarı için zihinsel ve fiziksel faaliyet, dikkat edilmesi gereken süreç, algılayan açısından farklılık doğuran” şeklinde algıladıkları görülmektedir. Yapılan çalışma sonucunda mekânı algılama becerisi üzerinde öğrenci algılarında kısmi de olsa yanılgılarının olduğu görülmektedir. Sosyal bilgiler dersi konuları arasında önemli yer teşkil eden özellikle tarih ve coğrafya konularının öğretiminde mekân kavramı kritik bir rol üstlenmektedir. Buradan yola çıkarak mekânı algılama becerisinin kazandırılması sürecinde öncelikle öğrencilere mekânın farklı ögelerinin örneklendirilerek sunulması öğrencilerdeki mekân algısını geliştirebilir. Araştırma sonuçları az sayıda öğrencinin mekânı algılama becerisine yönelik harita, küre, navigasyon vb. gibi mekân algısını artıracak öğeler içeren metafor geliştirdikleri görülmüştür. Bu sonuçlara göre mekânı algılama becerisinin öğrencilerde kalıcılığının sağlanması adına bu tür öğelerden daha fazla yararlanılması önerilmektedir. Bu öğelerden daha fazla yararlanabilmek için öğrencilere gerçek yaşam ortamında uygulama yapılması gerektiği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okulöncesi Eğitimde Kaliteye İlişkin Çocuk Görüşleri: Fiziksel Ortam, Akran İlişkileri Ve Etkinlikler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21676</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21676</guid>
      <author>Atiye ADAK ÖZDEMİR</author>
      <description>Okul öncesi eğitim kurumları çocukların evden sonra ilk karşılaştıkları ve oldukça önemli zaman geçirdikleri sosyal yaşam alanıdır. Bu nedenle bu kurumlardaki yaşamın kaliteli olması önem taşımaktadır. Okul yaşam kalitesi, bireylerin her yönüyle mutlu olabildikleri bir ortama işaret etmektedir. Okulöncesi eğitimde kalite çalışmaların asıl amacı, çocuklar için en üst faydayı sağlamaktır. Bu nedenle kaliteye ilişkin araştırmalarda, aile ve öğretmen görüşlerine başvurmanın yanı sıra diğer paydaşların görüşlerinin alınması önem taşımaktadır. Çocuklar, okulöncesi eğitim ortamını doğrudan yaşayan bireyler olarak en önemli paydaş konumundadırlar. Bu araştırmanın amacı, okulöncesi eğitimde kalitenin (etkinlikler, fiziksel ortam, akran ilişkileri) çocuk görüşleri doğrultusunda incelenmesidir. Bu karma yöntem araştırmasında yakınsayan paralel model deseni kullanılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan "Okulöncesi Dönem Çocukları Okul/sınıf Değerlendirme Anketi" ve açık uçlu soru formu kullanılarak elde edilmiştir. Amaçlı örneklem yaklaşımının izlendiği bu araştırmada çalışma grubunu, İstanbul ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız bir anaokulunda eğitime devam eden 96 erkek 103 kız olmak üzere toplam 199 çocuk oluşturmaktadır. Bu araştırmadan elde edilmiş olan bulgular çocuklarının çoğunlukla devam ettikleri okulu sevdiklerini ve evde kalmaktansa okula gelmeyi tercih ettiklerini ve okulu eğlenceli bir yer olarak tanımladıklarını göstermektedir. Araştırmanın en çarpıcı bulgusu çocukların okuldaki yaşantılarını mutlu yada mutsuz olarak tanımlamalarında diğer faktörlerden çok akranlarla olan ilişkilere bağlı olmasıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Değerleri İle Okul Başarısı Arasındaki İlişkinin Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21479</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21479</guid>
      <author>Mehmet Ali AKIN, Sevim ÖZTÜRK</author>
      <description>Araştırmanın amacı, okul değerleri ile okul başarısı (akademik başarı) arasındaki ilişkiyi, okullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin görüşlerine göre analiz etmektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Okul değerlerinin tespiti amacıyla, araştırmacı tarafından “Okul Değerleri Ölçeği” geliştirilmiştir. Okul başarısının tespitinde ise (2008-2009, 2009-2010 ve 2010-2011 eğitim-öğretim yıllarında) aynı okul öğrencilerinin 6., 7. ve 8. sınıflarda girdiği Seviye Belirleme Sınavlarında aldıkları puanların aritmetik ortalamaları ile okulların 2008-2009, 2009-2010 ve 2010-2011 eğitim-öğretim yıllarındaki denetimlerde aldıkları Kurum Başarı Puanlarının aritmetik ortalmaları kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010–2011 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır merkez Yenişehir, Kayapınar, Bağlar ve Sur ilçelerinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan 430 yönetici ve 4570 öğretmen, örneklemini ise yapılan örneklem hesaplamasına göre belirlenen 142 yönetici ve 679 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada verilerin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin görüşleri arasındaki farkı belirlemek için t-testi ve ANOVA tekniklerine başvurulmuştur. Farkın kaynağını belirlemek için ise Tukey HSD testinden yararlanılmıştır. Okul başarısı ile okul değerlerinin “Genel” ile “Öğretimsel”, “Yönetimsel” ve “İlişkisel” değer boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek için de korelasyon hesaplaması yapılmıştır. Üst, orta ve alt düzeyde başarılı okullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin okul değerleri ile ilgili görüşleri ile “Görev türü” değişkenine göre katılımcı görüşleri hem genelde hemde “Öğretimsel”, “Yönetimsel” ve “İlişkisel” değer boyutlarında anlamlı derecede farklılaşmıştır. “Cinsiyet” ve “Branş” değişkenleri açısından okul değerleri ile ilgili katılımcı görüşleri anlamlı derecede farklılaşmamıştır. Okul başarısı ile okul değerlerinin “Genel” ile “İlişkisel”, “Yönetimsel” ve “Öğretimsel” değer boyutları arasında ise pozitif ve güçlü bir korelasyon bulgusuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavlarına İlişkin 9. Sınıf Öğrencilerinin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20764</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20764</guid>
      <author>Ozan AKMAN, Çetin SEMERCİ</author>
      <description>Çalışmanın amacı 9. sınıf öğrencilerinin Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş sınavlarına ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Çalışmada tarama modeli çerçevesinde nicel yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde devlet okullarında öğrenim gören 2715 9. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem, oransız eleman örnekleme yöntemiyle seçilmiş 1022 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan anket kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan anketin kapsam geçerlilik oranı 0,77 bulunmuştur. Veri analizinde SPSS paket programı kullanılmış ve ki-kare (chi-square) testi analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, okul müfredatı ile TEOG sınav sorularının örtüştüğü, mazeret sınavlarının varlığının sınav stresini azalttığı, okul sınavlarının TEOG sınavları kadar önemli olduğu, TEOG sürecinin başarılı ve başarısız öğrencileri ayırt ettiği, TEOG sınavlarında açık uçlu soruların ve çoklu sınav türünün istenmediği sonucu ortaya çıkmıştır. Cinsiyet ve okul türüne göre bazı maddeler için istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kız öğrencilerin, TEOG sınav sorularının okul müfredatı ile uyumlu olduğunu daha çok düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Anadolu Lisesi öğrencileri ise sınav sorularının okul müfredatı ile uyumlu olduğunu diğer lise türlerine göre daha çok düşünmektedirler. Fen Lisesi öğrencilerinin, açık uçlu soruları en çok istemeyen lise türü öğrencileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin ise açık uçlu sorulara yer verilmesini isteyen tek lise türü olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2017 İlkokul-Ortaokul Müzik Öğretim Programı Geliştirme Sürecindeki Taslak - Esas ve Revize Programların Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21491</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21491</guid>
      <author>Cahit AKSU</author>
      <description>2017 (İlkokul ve Ortaokul 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) Müzik Dersi Öğretim Programı’nın; geliştirilme sürecinde, hem süreç açısından hem de program unsurları açısından geçirdiği değişimlerin, üç farklı program metni ekseninde (Taslak-Esas-Revize) karşılaştırmalı olarak incelenmesini amaçlayan bu araştırma betimsel bir araştırmadır. Araştırmadan başlıca şu sonuçlar elde edilmiştir. 2017 (İlkokul ve Ortaokul 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) Müzik Dersi Öğretim Programının taslak-esas-revize metinleri arasında önemli farklılıklara yol açan önemli değişiklikler tespit edilmiştir. Bu değişikliklerin; programın uygulanmasına ilişkin geri dönütlerden ziyade, program geliştirme sürecindeki büyük oranda acelecilik, dikkatsizlik, kararsızlık ve nispeten acemilikten kaynaklı hataların düzeltilmesi gereğinden ve program içeriğine dönük bilinçli müdahalelerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Söz konusu programın geliştirilmesi sürecinde, başlangıçta demokratik bir katılıma olanak sağlayan yaklaşım programın revize çalışmalarında tespit edilememiştir. “Değerlerimiz” başlığı altında Taslak programda 20 adet, esas programda 15 adet ve revize programda da 10 adet “Değer” verilmesi bu konudaki bir kararsızlığı yansıtmaktır. Programın taslak formatındaki ölçme değerlendirme ile ilgili direktiflerle esas ve revize formatındaki direktifler arasında farklar mevcuttur. Taslak programda “Dinleme-Söyleme-Çalma” şeklinde verilen öğrenme alanı, programın esas ve revize metinlerinde “Dinleme ve Söyleme” şeklinde verilmiş “Çalma” etkinliği kaldırılmıştır. “Öğrencilerin her sınıf düzeyinde okul şarkıları, türkü, şarkı vb. söyleme etkinliklerinden dengeli olarak sekiz eser seslendirmeleri beklenir” şeklindeki direktif programın taslak metninde yokken, esas ve revize metinlerde vurgulanmıştır. Programı’nın taslak-esas-revize metinlerinde; kazanım sayıları, kazanım maddeleri ve kazanım açıklamaları açısından büyük oranda maddi hatalardan kaynaklanan tutarsızlıklar tespit edilmiştir. Revize programda bile açıklaması veya etkinlik ifadesi olmayan kazanımlar mevcuttur. Programın taslak metnindeki geleneksel Türk müziğine ilişkin türler ve bunlara dönük açıklamalar esas ve revize programda daha geniş ve daha detaylı olarak ifade edilmiştir. Taslak program metninde güçlendirilen geleneksel Türk müziği odaklı program içeriği esas ve revize programlarda daha da yoğunlaştırılmıştır. Taslak metinde yer almayan “Geleneksel Meşk Eğitim ve Öğretim Yöntemi” programın esas ve revize formatında verilmiştir. Revize programda geleneksel Türk müziğine dönük kazanımların arttırıldığı, popüler müziklere ve çağdaş çok sesli Türk müziğine dönük örnek ve etkinliklere yeterince yer verilmediği gözlenmiştir. 2017 Müzik Dersi Öğretim Programının üç farklı formatında Atatürk ile ilgili bazı kazanımlarda önemli değişiklikler tespit edilmiştir. Bu değişiklikler; taslak programda olup esas ve revize programda olmayan Atatürk’le ilgili kazanımlar ve fakat daha çok, taslak ve esas program metinlerinde kendine özgü ve bağımsız bir kazanım iken, revize programda ilgili sınıfın ‘belirli gün ve haftalar ilgili müzik etkinliklerine katılır’ kazanımı içindeki bir etkinlik açıklaması olarak gösterilen kazanımlar olarak tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Akademisyen Yöneticilerin Görüşlerine Göre Türkiye’de Yükseköğretimin Sorunları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21418</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21418</guid>
      <author>Bertan AKYOL, Kadir YILMAZ , Barış ÇAVUŞ , Vedat AKSOY</author>
      <description>Modern tarih boyunca topluma yön vermesi hedeflenen yükseköğretim kurumları bünyesinde barındırdığı binlerce çalışanı ve on binlerce öğrencisi ile büyük ve karmaşık yapılardır. Yükseköğretim kurumları gibi büyük olan her örgüt için problemler kaçınılmazdır. Bu araştırma ile 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi’nde görev yapan akademisyen yöneticilerin gözünden yükseköğretimin sorunları ele alınmaya çalışılmıştır. Araştırmada, çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden, maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ege Bölgesi’nde yer alan bir devlet üniversitesinin farklı akademik birimlerinde görev yapan (enstitü, fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu) 8 akademisyen yönetici oluşturmaktadır. Ancak iş yoğunluğu nedeniyle 1 enstitü müdürüne ulaşılamamış, araştırma 7 yönetici ile gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni ile ele alınan bu araştırmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Kapsam geçerliğini sağlamak amacıyla, geliştirilen görüşme formu için uzman görüşleri alınmış ve forma son hali verilerek araştırmada kullanılmıştır. Araştırma sonunda, yöneticilerin yükseköğretimin sorunlarına ilişkin görüşleri, “öğrencilere ilişkin sorunlar”, “akademisyenlere ilişkin sorunlar” ve “örgütsel ve yönetsel sorunlar” olmak üzere üç tema altında toplanmıştır. Benzer biçimde, araştırmaya katılan yöneticilerin yükseköğretimin sorunlarına yönelik çözüm önerilerine ilişkin görüşleri ise “öğrenci sorunlarına ilişkin çözüm önerileri”, “akademisyen sorunlarına ilişkin çözüm önerileri” ve “örgütsel ve yönetsel sorunlara ilişkin çözüm önerileri” olmak üzere üç tema altında toplanmıştır. Araştırma bulguları ışığında; öğrencilerin düşük motivasyon durumlarına yönelik daha derinlemesine bir araştırma yapılması, akademisyenlerin işe alım ve terfi süreçlerinde daha şeffaf ve liyakata dayalı uygulamalar yapılması, bölümler arası işbirliğini arttırmak amacıyla disiplinler arası lisansüstü programların açılmasının teşvik edilmesi, benzer bir araştırmanın vakıf üniversitelerinde ve/veya karşılaştırmalı bir analizle vakıf ve devlet üniversitelerinde yapılması önerilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Avrupa Tarihinde Yer Alan Bazı Kavramlara Yönelik Bilgi Düzeyleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21397</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21397</guid>
      <author>Eray ALACA</author>
      <description>Bu çalışmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının Avrupa tarihi konularının öğretiminde kullanılan bazı kavramlara yönelik bilgi düzeylerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi’nin Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalında son sınıfta öğrenimine devam etmekte olan 37 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Yükseköğretim Kurulu(YÖK) tarafından hazırlanan eğitim fakültelerinin öğretmen yetiştirme programında yer alan Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Lisans Programına göre öğretmen adaylarının dört yıllık lisans eğitimleri süresince Sosyal Bilgiler eğitimi anabilim dalında doğrudan Avrupa Tarihine veya Avrupa Tarihinin öğretimine yönelik bir ders almadıkları görülmüştür. Avrupa Tarihi konularına “Eskiçağ Tarihi ve Uygarlığı”, “Ortaçağ Tarihi” ve “Yeni ve Yakınçağ Tarihi” adlı dersler içerisinde yer verilmiştir. Çalışmada uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formunda yer alan kavramların tespitinde alana hakim olan akademisyenlerin görüşlerine, akademik yayınlara ve güncel sosyal bilgiler ders kitaplarına başvurulmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yukarıda söz edilen dersleri almış olan ve son sınıfta öğrenimine devam eden sosyal bilgiler öğretmen adaylarının Avrupa tarihine yönelik bazı kavramları açıklamaları istenmiştir. Elde edilen veriler nitel çalışma modellerinden olgubilim ve doküman incelemesi yöntemleri ile değerlendirilmiş, tablolar oluşturularak yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda Avrupa Tarihine yönelik bazı kavramları Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarından bazılarının tam ve doğru olarak cevapladıkları, bazılarının başka kavramlarla karıştırarak yanılgıya düştükleri, bazılarının ise söz konusu kavramları tamamen yanlış cevapladıkları görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinin Geometri Ders Başarılarının van Heile Geometrik Düşünme Düzeylerine Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21702</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21702</guid>
      <author>Hasan ALTUN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin geometri ders başarılarının Van Heile geometrik düşünme düzeylerine göre incelemektir. Öğrencilerinin geometri ders başarılarının Van Heile geometrik düşünme düzeylerine göre incelemeyi amaçlayan bu araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın genel evreni İzmir ili onbirinci sınıf öğrencileri, çalışmanın evreni Karabağlar ilçesi onbirinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen %60 (n=30) kadın, %40 (n=20) erkek olan toplam 50 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada lise öğrencilerinin geometrik düşünme düzeylerini belirlemek amacıyla Usiskin (1982) tarafından geliştirilen “Van Heile Geometri Testi” kullanılmıştır. Duatepe (2000) tarafından Van Hiele Geometri Testinin Türkçeye uyarlaması, geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmada Cranbach Alpha güvenilirlik ölçümleri birinci, ikinci ve üçüncü seviyeler için sırasıyla 0.82, 0.51, 0.70 olarak hesaplanmıştır (Duatepe, 2004). Van Heile Geometri Testi her düzeye karşılık gelen 5 soru olmak üzere toplam 25 sorudan oluşmaktadır. Öğrencilere uygulanan Van Heile geometri testi ve geometri ders başarıları için yıl sonu notlarından elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu doğrultuda betimsel istatistiksel verilerden; ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde dökümleri, anavo ve t-testi kullanılmış. Araştırmada önem düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin Van Heile geometrik düşünme düzeyleri incelendiğinde çoğunlukla düzey 1’de yığıldığı (%66), %26’sı düzey 2’ye ve %8’inin düzey 3’e ulaştığı görülmektedir. Erkek öğrencilerin %50’sinin düzey 1, %30’unun düzey 2 ve %20’sinin düze 3 de olduğu, kadın öğrencilerin %76,6’sının düzey 1, %23,4’ünün düzey 2 de olduğu, kadın öğrencilerden düzey 3’e ulaşan öğrenci olmadığı, Van Heile geometrik düşünme düzeylerine göre var olan başarı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşmanın olmadığı ve öğrencilerin geometrik başarı puan ortalamalarının cinsiyete göre istetistiksel olarak anlamlı bir farklılaşmanın olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bitişik Eğik Yazı Uygulaması Zorunluluğunun Kaldırılmasına İlişkin Sınıf Öğretmenlerinin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21375</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21375</guid>
      <author>Taner ALTUN, Onur BATMAZ</author>
      <description>Yazma becerisi, ilkokulun ilk yılından itibaren kazandırılmaya çalışılan temel becerilerden biridir. Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar Türkçe öğretim programları incelendiğinde hem dik temel yazının hem de bitişik eğik yazının kullanıldığı görülmektedir. Yazı derslerinin amacına ulaşabilmesi için hem ilkokuldaki yazı programı hem de öğretmenlerin bu konudaki tutum ve deneyimleri önemli bir yer tutmaktadır. 2017 yılında Türkçe Öğretim Programında yapılan değişikliklerle, bitişik eğik yazı uygulaması zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla öğretmenlere hangi yazı biçimini kullanmasıyla ilgili bir tercih yapma hakkı doğmuştur. Bu araştırma, ilk okuma yazma öğretiminde 2005 yılından itibaren uygulamaya konan bitişik eğik yazı uygulaması zorunluluğunun 2017 yılında Türkçe Öğretim Programında yapılan değişiklikle kaldırılmasına ve tercihe bırakılmasına yönelik sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Bayburt il merkezinde yer alan 29 birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacılar tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde sürekli karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin, bitişik eğik yazı uygulamasının birinci sınıf yaş grubundaki öğrencilere öğretiminin zor olması ve öğrencilerinin yazdıklarının okunmaması gibi nedenlerden kaldırıldığını düşündüğü ve bu zorunluluğun kaldırılmasıyla birlikte öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun dik temel harflerle öğretim yapmayı tercih ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonunda öğretmenlerin dik temel harflerin daha etkili öğretilmesine yönelik çeşitli öneriler getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ergenler İçin Oyun Bağımlılığı Ölçeği Kısa Formunun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21448</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21448</guid>
      <author>Gazanfer ANLI, İbrahim TAŞ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, DSM V internet oyun bağımlılığı tanı kriterleri doğrultusunda ergenler için oyun bağımlılığı ölçeğini geliştirmektir. Çalışma 2016-2017 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Ümraniye ilçesinde farklı sosyo-ekonomik sınıfları temsil eden iki ortaokul ve bir Anadolu Lisesinde okuyan 1022 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada açımlayıcı faktör analizi için Araştırma Grubu I ile doğrulayıcı faktör analizi için Araştırma Grubu II ile çalışılmıştır. Çalışmada, Lemmens, Valkenburg ve Peter (2009) tarafından geliştirilen ve Ilgaz (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan “Oyun Bağımlılığı Ölçeği” ve Beck, Epstein, Brown ve Steer (1988) tarafından geliştirilen ve Ulusoy, Şahin ve Erkmen (1996) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Beck Anksiyete Ölçeği” kullanılmıştır. Kapsam geçerliği için uzman görüşüne başvurulmuştur. Ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek için faktör analizi yapılmıştır. Faktör analizi sonucunda 9 maddenin öz değeri 1’den büyük olan tek faktör altında toplandığı görülmüştür. Tek faktörün ölçeğe ilişkin toplam varyansın %42.806’sını açıkladığı görülmektedir. Ölçek maddelerinin faktör ortak varyanslarının .191 ile .579 arasında değiştiği, maddelerin faktör yük değerlerinin .437 ile .761 arasında değiştiği, madde toplam korelasyonlarının .340 ile .653 arasında değiştiği görülmektedir. Ölçek madde toplam korelasyon değerlerinin genel olarak ayırt edicilik düzeylerinin iyi olduğu görülmektedir. Doğrulayıcı analiz sonucunda elde edilen uyum indekslerinin iyi uyum verdiği görülmektedir (X2(27) = 2.514, RMR=.045; GFI=.97; AGFI=.95; CFI=.96; IFI=.96; RFI=.92; NFI=.94; RMSEA=.054). Ölçeğin güvenirlik analizi için Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısına bakılmış ve iç tutarlılık katsayısı .81 olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu ölçeğin ergenlerde oyun bağımlılığını ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ergenler İçin Affetme Ölçeği (EAÖ): Bir Ölçek Geliştirme Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21357</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21357</guid>
      <author>Esra ASICI, Rengin KARACA</author>
      <description>Bu çalışmada ergenlerin affetme eğilimini değerlendirmek amacıyla bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ilgili literatüre dayalı olarak 34 maddelik bir deneme form oluşturulmuştur. Oluşturulan form farklı devlet liselerinde okumakta olan 1177 lise öğrencisine uygulanmıştır. Ölçeğin yapısını ortaya çıkarmak için gerçekleştirilen açıklayıcı faktör analizi sonucunda “affetmenin bileşenleri”, “öfkeyi sürdürme”, “intikam alma” ve “empati kurma” olmak üzere dört boyutlu bir yapıya ulaşılmıştır. Birinci (S-BX2/sd=1.81, RMSEA=.04, CFI=.99, NFI=.97, NNFI=.99, SRMR=.05, GFI=.94, AGFI=.92) ve ikinci düzey (S-BX2/sd=2.12, RMSEA=.05, CFI=.98, NFI=.97, NNFI=.98, SRMR=.06, GFI=.93, AGFI=.91) doğrulayıcı faktör analizi sonuçları elde edilen dört boyutlu yapıyı doğrulamıştır. Madde analizi çalışmaları kapsamında incelenen madde toplam korelasyonu değerlerinin yeterli ve alt ve üst%27’lik gruplara ait t değerlerinin de anlamlı olduğu saptanmıştır. Ölçeğin alt boyutları arasındaki ilişkilerin -.40 ile .61 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Ölçeğin cronbach alfa iç tutarlık katsayılarının .70 ile .90 arasında, iki yarı test güvenirlik katsayılarının .65 ile .80 ve yapı güvenirliği katsayılarının da .71 ile .76 arasında değiştiği bulunmuştur. Ergenler İçin Affetme Ölçeği ile Affetme Esnekliği Ölçeği Lise Formu arasındaki ilişkilerin incelendiğinde Pearson momentler çarpımı korelasyonu katsayısı sonuçlara göre, Ergenler İçin Affetme Ölçeği’nden alınan toplam puanlar ile affetme esnekliği, affetmeyi tanıma, affetmeyi uygulama ve affetmeyi içselleştirme arasında pozitif yönde ilişkiler vardır. Bu sonuçlara göre, Ergenler İçin Affetme Ölçeği’nin Türk ergen örneklemi için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Okuma Kaygısı Bir Engel mi?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21412</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21412</guid>
      <author>Yasemin ATAGÜL, Özlem YAHŞİ CEVHER</author>
      <description>Yabancı dil öğretiminde okuma becerisi eğitimi sürecinde okuduğunu anlama becerisinin geliştirilmesi önemli bir yere sahiptir. Ancak okuma becerisinin gelişimine etki edecek olan kaygı durumunun öğrenimin önünde engel oluşturduğu düşünülmektedir. Araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğrenmekte olan yabancı uyruklu öğrencilerin okuma kaygısının başarıya etkisinin belirlenmeye çalışılmasıdır. Bu araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmaktadır. Araştırmanın evrenini Sakarya Üniversitesi TÖMER bünyesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B düzeyindeki 87 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Altunkaya (2015) tarafından geliştirilen “Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenenlere Yönelik Okuma Kaygısı Ölçeği” ve alan uzmanları tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” ile toplanmıştır. Ölçek beş dereceli likert ölçekten oluşmaktadır. Ölçek okuma becerisi korkusu, dilbilgisi kaygısı, okuduğunu anlama endişesi olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Alt boyutlara göre belirlenen puanlar o boyutun içerdiği özelliğin arttığını göstermektedir. Araştırmanın birinci evresinde Altunkaya (2016) tarafından geliştirilen geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan “Yabancı Dil Olarak Türkçe Okuduğunu Anlama Başarı Testi” uygulanmıştır. Bu araştırmanın sonucunda öğrencilerin başarı testlerinden elde edilen puanları ile okuma kaygıları arasındaki ilişki çözümlenmiştir. Öğrencilerin kaygı durumu ile okuma becerileri arasındaki ilişkinin tespitiyle daha etkin okuma becerisi eğitiminin gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Öğretmenlerinin Öğretim Sürecinde Kullandıkları Dönüt Türleri: Erken Çocukluk Dönemi Yabancı Dil Eğitiminde Bir Mikro-Analiz</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21461</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21461</guid>
      <author>Seda ATA, Ali YAKAR , Orçin KARADAĞ</author>
      <description>Bu araştırmanın odak noktasını İngilizce öğretmenlerinin öğrenme-öğretme süreçlerinde kullandıkları dönütler oluşturmaktadır. Dönütlerin öğrenmede önemli bir yerinin olduğunun düşünülmesi, araştırmanın temel seçiliş gerekçesini ortaya koymaktadır. İlgili alan yazında birçok dönüt türü sınıflaması bulunmaktadır. Araştırmanın bir parçası olan sınıf içi etkileşim tabanlı mikro-analiz tekniğine daha uygun görüldüğünden, çalışma Schimmel’in (1988) sınıflandırması üzerine yapılandırılmıştır. Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğretim sürecinde kullandıkları dönüt türlerini belirleyerek erken çocukluk dönemi yabancı dil eğitiminde karşılaştırmalı analizlerde bulunmaktır. Bu amaç çerçevesinde, 5 yaş grubu öğrencilerin İngilizce eğitimi sürecinde ana dili farklı öğretmenlerin kullandıkları dönüt türlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçtan hareketle, birisi ana dili Türkçe, diğeri ana dili İngilizce olan İngilizce öğretmenlerinin öğrenme-öğretme sürecinde hangi tür dönütleri kullandıklarının karşılaştırılmış ve bu konuda çeşitli tespitler yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma türlerinden olan durum çalışması deseninde tasarlanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin sınıf içi etkileşimleri, 1 ay boyunca (4 ders saati) video kaydı yapılarak mikro düzeyde bir analiz ile incelenmiştir. Araştırma, gerekli izinler alınarak Muğla ili Menteşe ilçesindeki bir özel öğretim kurumunda görev yapmakta olan 2 İngilizce Öğretmeni ile 5 yaş grubu öğrencilerden oluşan bir yabancı dil sınıfında yürütülmüştür. Araştırmanın amaçları doğrultusunda veriler, gözlem ve görüntü-ses kaydı, görüşme, kontrol listesi, saha notları aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler, “Transana 3.01 Programı” aracılığıyla söylem analizi tekniğine uygun olarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, çalışma grubunda bulunan iki İngilizce öğretmeninin de daha çok teyit edici dönüt türünü tercih ettikleri belirlenmiştir. Buna karşın, İngilizce öğretmenlerinin teşhis edici dönüt türünü hiç kullanmadıkları gözlemlenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara yönelik çeşitli öneriler geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Programlarını Değerlendirmeye Ait Sınıflamalar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21416</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21416</guid>
      <author>Fatih AYGÖREN, Kemal Oğuz ER</author>
      <description>Bu araştırmada eğitim programlarını değerlendirme alanında adı geçen nitelikleri belirlemek ve sınıflamak amaçlanmıştır. Eğitim programlarını değerlendirmek programların daha iyi hale gelmesi için önemli bir geri bildirim mekanizmasıdır. Programların sürekliliği için etkililiğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, eğitim programları alanında yapılmış birçok çalışma bulunmaktadır. Eğitim programını değerlendirme alanındaki değerlendirme tiplerini, tasarımlarını, ideolojilerini ve felsefelerini bilmek bir gereklilik olabilmektedir. Program değerlendirme çalışmaları incelendiğinde nesnelci (Objektivist), öznelci (Subjektivist), çoğulcu (Pluralist), faydacı (Utilitarian) olmak üzere dört temel program değerlendirme felsefesi; ayrılıkçı (Separatist), olgucu (Positivist), yönetimsel (Managerial), göreceli (Relativistic), yararlanıcıya yönelik (Consumerist) olmak üzere beş temel program değerlendirme ideolojisi; hedeflere dayalı (Objectives oriented), yönetime yönelik (Management oriented), yararlanıcı odaklı (Consumer oriented), uzman odaklı (Expertise oriented), müzakereye dayalı (Adversary oriented), katılımcı yönlendirmeli (Participant oriented) olmak üzere altı program değerlendirme tasarımı; değerlendirmeci rolüne göre (içsel, dışsal, dışarıdan yönlendirilmiş), değerlendirme biçimine göre (formal, informal, harmanlanmış), sistem boyutuna göre (girdi, süreç, çıktı, etki) olmak üzere toplamda on program değerlendirme türü araştırmacılar tarafından belirlenmiş ve kategorize edilmiştir. Yapılan sınıflama çalışmasına ek olarak araştırmacı yorumları ve eleştirileri araştırmaya dahil edilmiştir. Sınıflamalar arası bağlar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma sonunda, program değerlendirme felsefeleri, ideolojileri, tasarımları ve türlerinin kendi özelinde bazı avantaj ve dezavantajlarının olduğu, beğenilen ve eleştirel özelliklerinin bulunduğu, birbirlerine tam olarak üstünlük kanıtlarının olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmeni Adaylarının Kelime Bilgisi Kavramına İlişkin Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21435</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21435</guid>
      <author>Ahmet BAŞKAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı Türkçe öğretmeni adaylarının kelime bilgisi kavramına ilişkin algılarının metaforlar aracılığı ile çözümlenmesidir. Araştırmanın katılımcıları, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nün 1, 2, 3 ve 4. sınıflarında öğrenim gören 143 öğretmen adayından oluşmaktadır. Katılımcıların kelime bilgisine ilişkin oluşturdukları metaforları belirlemek amacıyla katılımcılara üzerinde “Kelime bilgisi … gibidir; çünkü …” şeklinde ifade bulunan bir form verilmiş ve kendilerinden ifadedeki boşlukları doldurmaları istenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, Türkçe öğretmeni adaylarının kelime bilgisi kavramına ilişkin 128 olumlu (%91,1), 11 olumsuz (%7,9) metafor oluşturduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, Türkçe öğretmeni adaylarının kelime bilgisine yönelik algılarının genel anlamda olumlu olduğu söylenebilir. Araştırmaya katılan Türkçe öğretmeni adaylarının kelime bilgisi kavramına ilişkin oluşturdukları olumlu metaforlar ortak özellikler bakımından 11 kategori altında toplanmıştır. Bu kategorilerin içerdikleri metafor sayılarına göre sıralanışı şu şekildedir: İletişimi kolaylaştırma (n=25), işlevsellik (n=22), derinlik (n=20), aşamalılık (n=20), saygı ve değer verme (n=18), bütünün parçası (n=9), gereklilik (n=5), değişkenlik (n=5), düzen sağlayıcılık (n=1), çeşitlilik (n=1), duygu ve düşüncelerin göstergesi (n=1). Türkçe öğretmeni adaylarının kelime bilgisi kavramına ilişkin oluşturdukları 11 olumsuz metafor ise 3 farklı kategori altında toplanmıştır: Zorluk ve karışıklık (n=7), belirsizlik (n=3), umutsuzluk (n=1).</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenenlerin Ülke Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21519</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21519</guid>
      <author>Sultan BAYSAN, Gülnur AYDIN</author>
      <description>Birey, kendisini çevresinde var olan canlı ve cansız diğer varlıklardan ayrı bir varlık olarak tanıma; yaşadığı mekânı, olayları/durumları, ilişkileri anlamlandırma eğilimindedir. Zamanla bu eğilim, bireyin; alınan eğitim, yaşam şartları, yaş ve edinilen tecrübelerin etkisiyle, yorum yapma, karşılaştırma, ilişkilendirme, eleştirme, değerlendirme gibi üst düzey zihinsel süreç becerilerinin de kullanıldığı algılar oluşturmasına zemin hazırlar. Bu algılar dünyayı ve ülkeleri anlamlandırmasını da şekillendirir. Bu araştırma, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin, dünya ülkeleri hakkındaki algılarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, betimleyici araştırma deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi Türkçe Öğretimi Araştırma ve Uygulama Merkezinde (ADÜ-TÖMER) Türkçe öğrenen 23 yabancı uyruklu öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verileri, öğrencilere verilen, sadece ülke adlarının yazılı olduğu A3 boyutundaki dünya haritaları aracılığıyla toplanmıştır. Haritada yer alan dünya ülkelerinden çıkarılan oklar vasıtasıyla, öğrencilerin o ülkelere yönelik çağrışımlarını/algılarını Türkçe ya da yeterli görmezlerse İngilizce olarak yazmaları istenmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda yabancı uyruklu öğrenciler dünya haritası üzerinde toplam 29 ülke hakkında algı ve yorumlarını belirtmişlerdir. Türkiye (f: 14) ve ABD (f: 8) en çok görüş bildirilen iki ülkedir. Bunları Kanada (f: 3) izler. Almanya, İsrail, İtalya, Azerbaycan, Çin, Japonya, ve Avustralya 2’şer; geri kalan 19 ülke için ise 1’er kez görüş açıklanmıştır. Bu görüşlerin şekillenmesinde düalist (dost-düşman, iyi-kötü, anlamlı-anlamsız vb.) ve siyasi yaklaşım ile refah, kültür ve coğrafi konuma dayalı değerlendirmeler temel oluşturmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocukları Okul Öncesi Eğitime Devam Eden Annelere Otizm Spektrum Bozukluğuna Yönelik Farkındalık Eğitimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21594</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21594</guid>
      <author>Kazım BİBER, Hülya CANKORUR , Zehra Nur AKÇAY , Berfu ŞUMNULU</author>
      <description>Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), bireylerin yaşam fonksiyonları üzerinde etkili olup sosyal ilişki, iletişim, davranış ve gelişimsel bozukluğa neden olabilen bir durum olarak ifade edilmektedir. Otizmli bir çocuğun yaşama başarılı bir şeklide uyum sağlamayı kolaylaştıran en önemli etmenlerden birisi, otizmli çocuğun ve ailelerin gereksinimlerinin karşılanmasına, sorunlarının azaltılmasına yardım eden, bu sorunlar ile başa çıkmalarını kolaylaştıran ve ailelerin stres düzeyinin azalmasını sağlayan sosyal destek faktörüdür. Otizmli bireylerin davranışlarından ya da aile tutumları kaynaklı, sosyalleşme problemlerinin temel nedeni toplumun otizm spektrum bozukluğu hakkındaki bilinç yetersizliği ve buna bağlı olarak, sergiledikleri tutum yanlışlarıdır. Çalışmanın amacı; aile bireyleri içerisinde OSB olmayan 4-6 yaş çocuğu olan annelere verilen eğitim ve akran sohbetleriyle, otizm farkındalığının oluşturulmasıdır. Tek-Grup Ön test-Son test Deneysel Desenin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında Balıkesir İli Karesi İlçesi Sıdıka Sami Kula Anaokulunda çocuğu eğitim alan ve otizmli çocuğu olmayan 32 anne ve Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfında (OBİDEV) çocuğu eğitim gören otizmli çocuğu olan 16 anne oluşturmaktadır. Eğitimler, annelerle, OBİDEV merkezinde 12 oturum 6 hafta olarak yürütülmüş, her oturumdan önce OSB`li çocuğu olan 2 anne ve çalışma grubundan 4 anneden oluşan 6 kişilik 8 küçük grup oluşturularak konusunun serbest bırakıldığı 40 dakikalık sohbetler yapılarak yürütülmüştür. Ön test ve son test de kullanılan veri toplama aracı araştırmacılar tarafından geliştirilen 24 sorudan oluşan Otizm Farkındalık Anketidir. Toplanan verilerin analizinde frekans, yüzde ve bağımlı gruplar için McNemar testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çalışma grubunu oluşturan annelerin eğitim öncesi otizmi tanıma ve tanımlama, otizmli bireylere yönelik kabul ve bir arada bulunma, otizmli çocuğu olan ailelere yönelik kabul ve görüşme, otizmli çocuğu olan ailelerin yaşadıkları sorunları ifade etmeye ilişkin düşüncelerinde verilen eğitime sonrası anlamlı farklılık bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Proje Tabanlı Öğrenme Sürecinde Öğrenenlerin Özdüzenleme Becerilerinin İzlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21704</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21704</guid>
      <author>Caner BÖREKCİ, Nihat UYANGÖR</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; Proje Tabanlı Öğrenme sürecinde, öğrenenlerin özdüzenleme becerilerinin gelişimlerinin öğrenenlerin kendi ifadelerinden yola çıkılarak takip edilmesidir. Araştırma Proje Tabanlı Öğrenme etkinlikleri ile işlenen “Ortaöğretim Seçmeli Proje Hazırlama Dersi” öğretim programı kapsamında 10. sınıf öğrencilerinden oluşan 103 öğrencilik bir çalışma grubu ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin gündelik yaşama dair problemler ile başa çıkma yolları ve bu problemlerin çözümünde kullandıkları özdüzenleme becerileri incelenmiş ve takibi yapılmıştır. Seçmeli Proje Hazırlama dersi 34 haftada 68 ders saatinde tamamlanmıştır. Araştırma verileri dersin dört ünitesi arasında üç farklı güncel hayat problemine yönelik hazırlanan proje senaryoları ve bunlara yönelik sesli düşünme seansları gerçekleştirilerek toplanmıştır. Senaryolardan ilki katı atık geri dönüşümü, ikincisi obezite ve buna bağlı hastalıklar, sonuncusu ise ülkemizde okuma alışkanlığı ile ilgilidir. Verilerin analizi yapılırken veriler temalara göre özetlenip yorumlanmış, doğrudan alıntılara yer verilmiş, neden sonuç ilişkileri belirlenmiş ve oluşturulan temalar ile ilişkilendirilmesi yapılmıştır. Toplanan veriler dokuz tema altında gruplandırılmış, veriler seanslar arasında karşılaştırmalar yapılarak betimlenmeye çalışılmıştır. Verilerin analizi sonunda; öğrencilerin ders etkinleri sürecinde bilgiyi organize etme ve dönüştürme, hedef belirleme ve planlama, bilgiyi arama yollarını keşfetme, yaptıkları ile ilgili kayıt tutma ve izleme, öğrenme görevlerinin zamanını ve çalışma ortamını düzenlenme, içerisinde bulundukları sosyal çevreden yardım alma ve işbirliği içerisinde çalışma, problemlerin çözümüne yönelik stratejileri seçme ve düzenleme, projenin sonuçlarını değerlendirme, proje sonunda kendini değerlendirme ve verilen bir öğrenme görevine yönelik öğrenme motivasyonu geliştirme yönünde beceriler sergiledikleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda Proje Tabanlı Öğrenme yaklaşımına dayalı etkinlikler ile işlenen Seçmeli Proje Hazırlama dersinin öğrencilerin özdüzenleme becerilerinin gelişimine olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğiticilerin Hizmet İçi Eğitim İhtiyaçlarının Belirlenmesi: Bilecik İli Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21388</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21388</guid>
      <author>Necati CEMALOĞLU, Volkan KUKUL , Mutlu Tahsin ÜSTÜNDAĞ , Erhan GÜNEŞ , A. Selcen ARSLANGİLAY</author>
      <description>Bilgi toplumunda eğitimin öncelikli görevleri arasında evrensel düşünebilen, bilgiyi sorgulayan, problem çözebilen ve işbirlikçi çalışabilen bireyler yetiştirmek gelmektedir. Bu bireyleri yetiştirecek öğretmenlerin de yine bu niteliklere ve çağın ihtiyaçlarına göre kendilerini yenilemeleri önem taşımaktadır. Görevdeki öğretmenlerimizin çağın şartlarına uygun olarak beceri ve bilgilerini güncellemenin en etkin yolu doğru planlanan hizmet içi eğitimler olmalıdır. Bu araştırmanın amacı Bilecik ilinde çalışan öğretmenlerin ihtiyaç duydukları hizmet içi eğitim ihtiyaç analizini ortaya koymaktır. Araştırmada araştırmacılar tarafından geliştirilen anket ve açık uçlu sorulara 1632 öğretmen çevrimiçi olarak cevap vermişlerdir. Anketin ilk bölümünde demografik bilgilere yer verilmiş, ikinci bölümünde 38 maddeden oluşan, 5’li likert tipi ankette öğretmenlerin mesleki gelişim, birlikte çalışma ve iletişim, yenilikçi eğitim öğretim, ölçme ve değerlendirme, rehberlik, sınıf yönetimi ve liderlik beceri algıları sorgulanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik yeterlik algıları ve aynı zamanda bilgi ve iletişim teknolojilerini eğitim ortamlarında kullanmada hissettikleri zorluk düzeylerini ölçmeye ilişkin sorulara yer verilmiştir. Veri toplama aracının son bölümünde ise öğretmenlere hizmet içi eğitimlerin daha verimli olması için önerileri ve sorgulanan alanlar dışında almak istedikleri eğitimlere yer verilmiştir. Anket verilerinin nicel analiz teknikleri, açık uçlu soruların da nitel analiz teknikler yardımıyla çözümlendiği araştırmanın bulgularında öğretmenlerin kendilerini teknoloji konusundaki daha az yeterli hissettikleri, diğer alanlarda daha yetkin hissettikleri görülmüştür. Öğretmenler eğitimlerin zamanı, eğitimi veren kişilerin kalitesi, eğitim konularının kendilerine yarar sağlaması gibi konularda öneriler sunmuşlar ve özellikle kendilerine teknolojik yetkinlik sağlayacak eğitimlerin sunulmasını istediklerini belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İçsel Durumların Kontrolü Algısı Ölçeği: Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışmaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21492</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21492</guid>
      <author>Öner ÇELİKKALELİ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, İçsel Durumların Kontrolü Algısı Ölçeği’nin Türkçe uyarlaması çerçevesinde geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını yapmaktır. Ölçeği faktör analizi için 227’si (%49.9) kadın, 235’i (%50.1) erkek toplam 462; ölçüt bağıntılı geçerlik için 56’sı kadın (%66.7) 26’sı erkek (%33.3) 84; test-tekrar test güvenirlik çalışması için 56’si kadın (%65.9) 29’u erkek (%34.1) 85 ergenden veri toplanmıştır. Ayrıca 40 kişilik ergen grubuna ölçeğin deneme uygulaması yapılmıştır. Veri toplama araçları olarak İçsel Durumların Kontrol Algısı Ölçeği ve Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri kullanılmıştır. Açımlayıcı faktör analizinden elde edilen bulgulara göre ölçme aracı üç faktörden oluşmaktadır ve bu faktörler toplam varyansın %47’sini açıklamaktadırlar. DFA sonuçları elde edilen üç faktörlü yapının iyi uyum gösterdiğini igöstermektedir (χ²=248.84, sd=101, p=.00, χ²/sd= 2.46, CFI=.96, NNFI=.95, GFI=.94, RMSEA=.056). Diğer bir geçerlik çalışmasında, İDKAÖ ile Sürekli Kaygı Ölçeği arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki elde edilmiştir (r=-.33, p&lt;.01). Güvenirlik çerçevesinde, ölçeğin iç tutarlık katsayısı.85 ve .89; eşit yarılar arasındaki korelasyon katsayısı .78 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, madde toplam test korelasyonları .23 ile .57 arasında değiştiği ve madde analizi çalışmasında ölçek maddelerinin %27’lik alt ve üst gruplar arasındaki farkı anlamlı olarak ortaya koyduğu görülmüştür. Son olarak ise, ölçeğin faktörlerinin birleşik güvenirlik “Kontrolde Kullanılabilecek Tekniklere Sahip Olma” faktörü için .69; “İçsel Durumların Kontrol Edilebilme Yeterliği Duygusu” faktörü için .70; ve “Kontrol Yeteneklerinin Olmadığına Yönelik Duygu” faktörü için ise .81 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bu bulgular, ölçme aracının ergenlerin içsel durumlarını kontrol etme değişkenini ölçebilecek psikometrik değerlere sahip olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretiminde Tasarım Etkinliklerinin Öğretmen Görüşlerine Göre İncelenmesi: Elektronik Yüzyıl Ünitesi Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21304</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21304</guid>
      <author>Turhan ÇETİN, Arcan AYDEMİR</author>
      <description>Araştırmanın temel amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal bilgiler derslerine yönelik gerçekleştirilen tasarım etkinliklerine ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu temel amaç doğrultusunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin hem genel olarak derslerinde hem de ‘Elektronik Yüzyıl’ ünitesinde gerçekleştirdikleri tasarım etkinlikleri ile tasarım sürecinde yaşanılan deneyimler incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da araştırmacılar tarafından geliştirilen, içinde açık uçlu soruların yer aldığı üç bölümden oluşan form kullanılmıştır. Formun ilk bölümünde sosyal bilgiler öğretmenlerinin çalıştıkları okul, kıdem ve cinsiyetlerine ilişkin sorular, ikinci bölümünde genel olarak derslerin kendilerine ve öğrencilere yönelik tasarım etkinliği yapma durumları ve tasarım etkinliğinin gerekliliğine ilişkin görüşlerini oraya çıkarmak amacıyla oluşturulan sorular, üçüncü bölümünde ise öğretmenlerin ‘Elektronik Yüzyıl’ ünitesi için öğrencilere ve öğretmenlere yönelik tasarım örneklerini ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular yer almaktadır. Araştırmada elde edilen sosyal bilgiler öğretmen görüşleri betimsel ve içerik analizi şeklinde çözümlenerek tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda çalışma grubunda yer alan sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders kapsamında, hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin tasarım etkinlikleri yapmasının gerekli olduğu görüşüne sahip olduklarına ulaşılmıştır. Ayrıca çalışma grubunda yer alan öğretmenlerin öğrencilerine yönelik tasarım etkinlikleri yaptırmalarına karşın, kendilerinin derslerine yönelik olarak fikir bulma, zaman probleminin olması ve maliyetli bir süreç olması gibi problemler yaşadıklarından dolayı tasarımlar yapamadıkları da saptanmıştır. Bunlara ek olarak, çalışma grubunda yer alan öğretmenlerin ‘Elektronik Yüzyıl’ ünitesi için öğrencilere yönelik daha fazla tasarım örneği verdikleri, öğretmenlere yönelik verdikleri tasarım örneklerinin ise sınırlı sayıda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Eğitim Yönetimi Alanında Araştırma Geleneği ve Paradigma: Ontolojik ve Epistemolojik Kabuller</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21402</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21402</guid>
      <author>Gökhan DEMİRHAN, Ahmet AYPAY , Cemil YÜCEL</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de Eğitim Yönetimi alanında yapılan araştırmaları yönlendiren temel felsefi kabulleri ve alanda benimsenmiş olan araştırma geleneğinin temel ontolojik ve epistemolojik özelliklerini ortaya çıkarmaktır. Nitel bir araştırma türü olan Gömülü Teori ile tasarlanan ve yürütülen bu araştırmanın çalışma grubu; çalışmalarını Eğitim Yönetimi alanında sürdürmekte olan, Profesör Doktor ünvanlı, farklı bölge ve üniversitelerde görev yapmakta olan, 18 akademisyenden oluşmaktadır. Çalışma kapsamında, önceden kendilerine bilgi verilip randevu alınmış ve katılımcı olmayı kabul etmiş olan çalışma grubundaki akademisyenlerle yapılan yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşmelerden elde edilen veriler (ses kayıtları) dijital ortama aktarılarak, kelime tabanlı bir veri analiz yazılımı vasıtasıyla 5 farklı aşamadan oluşan bir tasarım içerisinde, içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonunda; 4 tema ve 21 kategoriden oluşan bir yapıya ulaşılmıştır. Bu çalışmada ise, çalışmayı bir bilimsel makale için uygun uzunluğa indirebilmek için ontolojik kabuller ve epistemolojik kabuller olmak üzere iki tema ele alınmıştır. Elde edilen ontolojik kabuller teması; “alanın tanımlanması”, “araştırma konusu” (alt kategoriler: ‘çalışma konuları’, ‘çalışma konusu tercihi sebepleri ve problem durumu’, ‘araştırma nesnesinin doğası ve ilgilenilen özellikler’), “araştırma tasarımı” ve “gerçeklik iddiası” (alt kategoriler: ‘gerçek hayata uygunluk’, ‘kesinlik’, ‘teknik standartlaştırma’, ‘genellenebilirlik’) kategorilerinden oluşmaktadır. Epistemolojik kabuller teması ise; “bilginin transfer edilebilirliği”, “bilginin bağlamsallığı”, “bilginin parçalılığı”, “bilginin kaynağı”, “nesnellik/öznellik”, ve “bilginin birikimliliği” kategorilerinden oluşmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Duygu Düzenleme Stratejileri ve Benlik Saygısının Mutluluğu Yordayıcılığı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21525</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21525</guid>
      <author>Ayşe Sibel DEMİRTAŞ</author>
      <description>Bu çalışmada, pedagojik formasyon eğitimi alan öğrencilerde cinsiyet, duygu düzenleme stratejileri (bilişsel yeniden değerlendirme ve duygu baskılama), benlik saygısı (kendini sevme ve öz-yeterlik) ve mutluluk arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve tüm değişkenlerin mutluluğu yordayıcılığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde pedagojik formasyon eğitimi alan 155’i kadın (%58.9) ve 107’si erkek (%40.7) toplam 262 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 26.06, Ss= 5.82’dir. Verilerin toplanmasında Duygu Düzenleme Anketi, İki Boyutlu Benlik Saygısı Ölçeği ve Oxford Mutluluk Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı, bağımsız gruplar için t-testi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, bilişsel yeniden değerlendirme ile benlik saygısı (kendini sevme ve öz-yeterlik) ve mutluluk arasında pozitif yönde ilişki vardır. Ayrıca benlik saygısı (kendini sevme ve öz-yeterlik) ile mutluluk arasında pozitif yönde ilişki vardır. Cinsiyet ile duygu baskılama, kendini sevme ve öz-yeterlik arasında pozitif yönde ilişki varken, cinsiyet ile bilişsel yeniden değerlendirme ve mutluluk arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Analiz bulguları, tüm değişkenlerin hep birlikte mutluluktaki toplam varyansın yüzde 51'ini açıkladığını göstermektedir. Bulgulara göre yordayıcı değişkenlerin göreli önem sırası; kendini sevme, öz-yeterlik ve bilişsel yeniden değerlendirmedir. Cinsiyetin ve duygu baskılamanın modele anlamlı katkı sağlamadığı görülmüştür. Araştırmanın sonuçları alanyazın ışığında tartışılarak, ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabındaki (2017) Okuma Etkinliklerinin Metinlerarasılık Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21441</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21441</guid>
      <author>Gülşah DURMUŞ</author>
      <description>Temel dil becerileri ve dil bilgisi öğrenme alanı, hem Türkçe öğretimi hem de öğretim programları ve ders kitapları açısından büyük önem arz etmektedir. Anlama ve anlatma becerileri olarak değer kazanan temel dil becerilerinden anlamanın dinleme becerisinden sonra gelen ikinci basamağının okuma becerisi olduğu gerçeğinden hareketle bu çalışmanın merkezinde okuma becerisi ile son yıllarda temel dil becerileri öğretimi süreçlerinde önemi özellikle vurgulanmaya başlanan metinlerarasılık ve metinlerarası okuma bulunmaktadır. Bu çalışmada 2017 Ortaokul Türkçe 5 Ders Kitabında yer alan 24 okuma metninin metinlerarasılık üzerine sistematik bir kuram ortaya koyan Gérard Genette’in Metinsel Aşkınlık İlişkileri Kuramı’nın beş alt boyutu olan metinlerarasılık, ana metinsellik, yan metinsellik, üst metinsellik ve yorumsal üst metinsellik çerçevesinde ele alınması amaçlanmıştır. Çalışmada ele alınan okuma metinleri üzerinde Metinsel Aşkınlık İlişkileri Kuramının sınırları açıkça netleştirilmiş temel verileri merkeze alınarak dokuman incelemesine başvurulmuş; çalışma, betimsel analiz süreçleri ile şekillendirilmiştir. Çalışma 2017 Türkçe Dersi Öğretim Programı (İlkokul ve Ortaokul 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) verileri, bu programa göre hazırlanmış 2017 Ortaokul Türkçe 5 Ders Kitabında yer alan 24 okuma metni; Gérard Genette’in Metinsel Aşkınlık İlişkileri Kuramı’nın beş alt boyutu ile sınırlıdır. Göstergelerarasılık kapsamında değerlendirilebilecek etkinlikler, çalışmanın sınırları dışında bırakılmış; bu konuda gerçekleştirilen tespitlere ismen değinilmekle yetinilmiştir. 2017 Türkçe Dersi Öğretim Programı’na uygun olarak hazırlanan Ortaokul Türkçe 5 Ders Kitabında Metinselaşkınlık İlişkileri Kuramı ve alt boyutlarının izinin sürüldüğü bu çalışmada gerçekleştirilen analiz süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde ulaşılan ilk önemli sonuç, yorumsal üst metinsellik hariç kuramın bütün alt boyutlarına yönelik olarak düzenlenmiş etkinliklerin tespit edilmiş olmasıdır. Belirtilmesi gereken bir diğer önemli nokta, ders kitaplarındaki metinlere yönelik olarak düzenlenecek metinlerarasılık etkinliklerinde bu konu üzerinde çalışmış ve uygulamaya dönük veriler ortaya koymuş kuramcıların sistematik verilerinden yararlanılması gerektiğidir. Analiz sürecinde okuma metinlerinin işleniş basamaklarına yerleştirilen dinleme/ izleme metinlerinin varlığı ile konuşma ve yazma etkinlikleri; ders kitabında temel dil becerileri arasında kesin çizgilerle belirgin kılınmış bir ayrıştırmanın yerine beceriler arası geçişkenliğe yaslanan bir bütünselliği yansıtması açısından dikkate değerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Görsel Sanatlar Eğitiminde Kök Değerler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21493</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21493</guid>
      <author>Süreyya GENÇ</author>
      <description>Çağın değişimleri ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yeniden tasarlanan programlarda öğrencilerin hangi davranışlarının doğru olduğu, insani değerlerin neler olduğu ve önemi gibi konuların doğrudan yer alması önemlidir. Sadece bilginin yeterli olmadığı, bilginin yanı sıra ahlaklı, insani ve milli değerlere sahip karakterli bireylerin yetiştirilmesi görüşü giderek önem kazanmıştır. Bu sebepledir ki eğitimde değerler boyutu öğretim programlarında yeniden tasarlanarak vurgulanmıştır. Millî, manevi, evrensel ve insani değerleri benimsemiş ve bunları içselleştirerek davranışa dönüştüren bireyler yetiştirmede Görsel Sanatlar Eğitimi önemli bir rol üstlenir. Çocuğun öğrenmesini kolaylaştırması açısından soyut bir kavram olan değeri somutlaştırmasına olanak sağlayacak etkinliklerin olabileceği Görsel Sanatlar dersinin değerler eğitiminde önemli rol üstlenebileceği düşünülmektedir. Bu önemden hareketle çalışmada; 1-8. Sınıf Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programlarında verilen kök değerlerin durumu incelenmiştir. Öğretim programlarında yer alan kök değerler Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programına göre; adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverliktir. Çalışma 2006, 2013 ve 2017 öğretim programlarıyla sınırlandırılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ile gerçekleştirilen bu çalışmada, 2006, 2013 ve 2017 Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programları (İlkokul ve Ortaokul 1-8. Sınıflar) veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; 2006 İlköğretim Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programında değerler eğitimi ile ilgili kazanımlarda en çok vurgulanan kök değer; sorumluluk, 2013 Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programında vurgulanan kök değer; sevgi ve saygı, 2017 Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programında en çok vurgulanan kök değerin ise saygı olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şehirler Alt Temasının Öğretiminde Divan Edebiyatı Metinlerinin Kullanılmasına Yönelik Model Önerisi (8. Sınıf Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21640</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21640</guid>
      <author>Sinem GÖNEN KAYACAN</author>
      <description>Divan edebiyatı Türk edebiyatının dönemlerindendir. Eski Türk Edebiyatı olarak da adlandırılmaktadır. Divan edebiyatı, yaklaşık altı yüz yıllık sanat, estetik, kültür birikimine sahip olan dünyaya yayılmış bir edebiyattır. Eserlerinin dilinin günümüzde kullanılmayan Osmanlı Türkçesi olması; eserlerde mazmunlar, mecazlar, aruz ölçüsünün kullanılması; Osmanlı Devleti dönemiyle zamanımız arasındaki sosyo-kültürel farklılıkların olması; onun anlaşılamayacağı ve anlatılamayacağına dair ön yargıların bulunması gibi nedenlerle günümüzde akademik çevre ve meraklıları dışında divan edebiyatının çok fazla okuru bulunmamaktadır. Divan edebiyatının öğretimi lisede başlamaktadır. Oysaki ortaokul öğrencilerine bu edebiyatın metinleri yavaş yavaş öğretilebilir. Piaget’in formel işlemsel evre olarak da adlandırılan soyut işlemler dönemi 11-12 yaş civarında başlamakta ve yaklaşık 14-15 yaş civarında kararlılık kazanmaktadır. Böylelikle öğrenciler, divan edebiyatı eserleriyle ilk defa lisede karşılaşmayacak daha ortaokuldan edindiği bilgileri yeni öğrendikleriyle pekiştirecek ve belki de divan edebiyatı sevgisi kazanmış olacaktır. Çalışmada 8. sınıf ortaokul öğrencilerine divan edebiyatı zevki ve temeli oluşturabilmek amacıyla “şehirler” alt temalı öğretmen kılavuzu hazırlanmıştır. “Zaman ve mekân” temasına ait olan “şehirler” alt teması, günümüz metinleriyle desteklenerek divan edebiyatı eserleriyle yeniden ele alınmıştır. Bu çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Divan edebiyatı metinleri incelenerek öğrencilerin seviyesine, şehirler alt temasına uygun eserler seçilmiş, görsellerle desteklenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin “Öğretmenlik Uygulaması” Dersine İlişkin Görüş ve Önerileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21562</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21562</guid>
      <author>Nevzat GÜMÜŞ, Banu ÇULHA ÖZBAŞ , Ali Ekber GÜLERSOY , Doğan DUMAN , Hasan TÜRKER , Görkem AVCI , Özdemir DİKİCİGİL</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin bakış açısından öğretmenlik uygulaması dersine ilişkin görüşleri ve önerileri ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik araştırma deseniyle kurgulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 Bahar Dönemi’nde Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin öğretmenlik uygulaması dersini yürüten 12 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin seçiminde kolay ulaşılabilir olması açısından amaçlı örneklem tercih edilmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizi için nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin genelinin staj sürecinin kısa olmasını ve staj sürecinin yeterince etkili olmamasını eleştirmeleri araştırmanın dikkat çeken bulguları arasındadır. Ayrıca öğretmenlerin önemli bir kısmı aday öğretmenlerin davranış ve tutumlarına yönelik süreçte olumlu gözlemlere sahip olduklarını belirtirken, bir kısmı ise adayların staja yönelik motivasyonlarının düşük olduğunu düşünmektedir. Uygulama öğretmenleri, söz konusu durumun temel nedenlerini KPSS sınavının varlığı, atanamama kaygısı ve ders yoğunluklarının fazla olması vb. olarak sıralamışlardır. Bunun yanı sıra, öğrencilerdeki özgüven eksikliği ile uygulama sınıflarında zaman zaman karşılaşılan sınıf hâkimiyetine yönelik sorunların da öğrencilerin staja karşı isteksiz bir tutum sergilemelerine neden olduğunu ifade etmişlerdir. Süreçteki sorunların çözümü için danışman öğretmen ve öğretim elemanlarının öğretmen adaylarıyla daha nitelikli bir iletişime geçmesi, sıkça toplantı yapılması ve mikroöğretim gibi teknikler kullanılması gereklidir. Diğer bir deyişle öğretmen adaylarının uygulama esnasındaki gelişim sürecinin aday-uygulama öğretmeni-uygulama öğretim elemanı üçlüsünün işbirliğiyle şekillendirilmesi ve takip edilmesi zorunludur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Müzik Öğretmeni Adaylarının İletişim Becerileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21513</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21513</guid>
      <author>Elmas GÜN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı müzik öğretmeni adaylarının iletişim becerilerinin belirlenmesidir. İletişim becerileri düzeyinin cinsiyet, akademik başarı notu ve mezun olunan lise türü değişkenleri ile anlamlı farklılık gösterip göstermediğini saptamak araştırmanın alt amaçlarındandır. Müzik öğretmeni adaylarının iletişim becerilerini saptamak için, Korkut ve Bugay (2014) tarafından geliştirilen ‘İletişim Becerileri Değerlendirme Ölçeği’ (İBDÖ), kullanılmıştır. Bireylerin iletişim becerilerini nasıl değerlendirdiklerini anlamak amacı ile geliştirilmiş 5’li likert tipi bir ölçek olan İBDÖ, 25 madde ve 4 faktörden oluşmaktadır. Birinci faktör, “İletişim İlkeleri ve Temel Beceriler’, ikinci faktör ‘Kendini İfade Etme’, üçüncü faktör ‘Etkin Dinleme ve Sözel Olmayan İletişim’, dördüncü faktör ise ‘İletişim Kurmaya İsteklilik’ olarak adlandırılmıştır. Ölçeğin geçerlik katsayısı .58 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin Cronbach Alfa Güvenirlik katsayısı .87 (p &lt; .001) olarak bulunmuştur. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenim gören 53 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışma grubundaki öğrencilerin çoğunluğunun ölçeğin tüm faktörlerine ilişkin iyi ve çok iyi düzeyde iletişim becerileri sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışma grubundaki öğrencilerin iletişim becerileri ile cinsiyet, akademik başarı notu ve mezun oldukları lise türü arasında anlamlı fark bulunmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Öğretiminde Okul Dışı Öğrenme Ortamları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21411</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21411</guid>
      <author>Gülden GÜRSOY ATAMAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, okul dışı öğrenme etkinliklerinin fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik tutumlarına ve eğitsel gezi düzenleme konusundaki öz-yeterlik algılarına etkisini incelemektir. Çalışma, Fen Bilgisi Öğretmenliği 2. sınıf bahar yarıyılında açılan “Okul dışı öğrenme ortamları” dersi kapsamında yürütülmüştür. Bu kapsamda dönem boyunca devam edecek 14 haftalık bir öğretim etkinlikleri planı hazırlanmış ve uygulamaya konmuştur. Bu süreçte öğretmen adayları takımlar halinde, araştırmacılar tarafından belirlenen ortamlara eğitsel gezi düzenlemek üzere hazırlık yapmış, ziyaretleri gerçekleştirmiş ve yaptıkları ziyaretlerle ilgili sunumlar yapmışlardır. Nicel ve nitel veri toplama süreçlerinin birlikte kullanıldığı çalışmada, öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik tutumlarını ve eğitsel gezi düzenleme konusundaki öz-yeterlik algılarını belirlemek amacıyla “Fen Öğretimi Tutum Ölçeği (FÖTÖ)”, ve “Okul Dışı Çevrelere Eğitim Amaçlı Gezi Düzenleyebilme Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği (ÖDOİÖ)” ön ve son-test olarak uygulanmıştır. Ayrıca, öğretmen adaylarıyla sürece ilişkin yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda, okul dışı öğrenme etkinliklerinin öğretmen adaylarının eğitim amaçlı gezi düzenleme öz yeterlik inançlarını arttırdığı ancak fen öğretimine yönelik tutumları üzerine anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda ise, öğretmen adaylarının okul dışı öğrenme ortamlarında bulunmaktan memnun oldukları ve okul dışı öğrenme ortamlarının bilişsel-duyuşsal ve yaşam becerilerine katkılar sağladığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Öğretmenlerinin Okul Öncesi Dönemde Çevre Eğitimine İlişkin Görüşleri: Durum Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21489</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21489</guid>
      <author>Tuğçe GÜZELYURT, Özge ÖZKAN</author>
      <description>Çevre eğitimi, insanın doğaya egemen olma çabasının neticesinde ortaya çıkan çevre bozulmasını gidermeyi amaçlayan yeni bir eğitim alanıdır. Çevre eğitimi bireylerde biliş, duyuş ve davranış değişikliği kazandırma konusunda önem taşımaktadır. Sürdürülebilirlik için toplumların en önemli sorumluluklarından biri, çocuklara çevrelerinin korunmasına yönelik tutum, değer, bilgi ve gerekli olan becerileri kazandırmaktır. Okul öncesi dönemde çevre eğitiminin öneminin farkedilmesine rağmen yaygınlaşması son yıllarda gerçekleşmiştir. Türkiye’de de yaşam alanlarının yok olması ve çevre sorunlarının artış göstermesiyle tüm yaş gruplarına yönelik çevre eğitimi sunmaya yönelik girişimler devam etmektedir. Sunulan bu eğitimlerin özellikle okul öncesi döneme yönelik hazırlanan programların yeterli olmadığı görülmektedir. Çevre eğitimi, okul öncesi dönemde doğal ortamlarda ve bilinçli öğretmenler tarafından verildiğinde verimli olmaktadır. Araştırmalar okul öncesi eğitim programının ve okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimi konusunda yeterli olmadığı ortaya koymaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin okul öncesi dönemde çevre eğitimine ilişkin görüşleri hakkında derinlemesine bilgi elde etmek, okul öncesi dönemde çevre eğitimindeki yetersizlikleri belirlemek ve okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimine yönelik farkındalıklarını arttırmaktır. Araştırmanın örneklemini Kırklareli ilinin Babaeski ilçesindeki tüm anaokullarındaki ve anasınıflarındaki okul öncesi öğretmenlerinden, araştırmaya katılmayı kabul eden 14 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği aracılığıyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi tekniklerinden kategori analizi kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre katılımcıların çevre eğitimi hakkındaki bilgilerinin yetersiz olduğu ve çevre eğitimi uygulamalarını kısıtlayan pek çok olumsuz etkenin olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuk Kitaplarinda Otorite: “Bacaksiz Serisi” Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21372</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21372</guid>
      <author>Sercan HALAT, Handan ÇELİK , Hatice FIRAT</author>
      <description>Herhangi bir konuda diğerlerine göre daha üstün bir güce sahip olma; yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, yetke, sulta, velayet; siyasi veya idari güç; çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş kimse (TDK, 2011: 1823) şeklinde tanımlanan otorite, birey tarafından, bir insan ve grubun emir veya dayatmalarının sorgusuzca kabul edilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Otorite; dinî, siyasal, askerî, ahlâkî, toplumsal vb. birçok alanda çok boyutlu bir şekilde karşılaşılabilen bir durumdur (Özer 2014: 137). Toplumsal yaşam içerisinde, hemen her alanda otoriter tutumlara maruz kalanlar içerisinde çocuklar da bulunmaktadır. Çocuğa yönelik otorite, “ailede anne-baba, okulda öğretmen, yakın çevrede akran (arkadaşlar) ve edebiyat ortamında yazar otoritesi” gibi farklı kaynaklardan gelebilir. Dolayısıyla çocuklar genel olarak günlük yaşamda; ailede, okulda, arkadaş çevresinde ve de edebiyat ortamında otoriter kişiler ve tutumlarla karşılaşmakta ve bu durum çocuk edebiyatı ürünlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Çocuk edebiyatı, öznesi çocuk olan; çocuğa görelik ilkesini, çocuk bakışını ve duyarlılığını dikkate alan bir edebiyat türüdür. Dolayısıyla söz konusu çocuk ve edebiyat olduğunda, asıl belirleyici unsurun pedagojiden ziyade estetik ve sanat olması gerekmektedir. Çeşitli çevrelerde çocuğa yönelik otoriter tutumun ele alındığı bu çalışmada; Rıfat Ilgaz’a ait beş kitaptan oluşan seride “otorite sorunu” incelenmiştir. Çalışmada, çocuklara yönelik otoritenin, otoriteyi doğuran tutumların ve bu tutumları sergileyen kişilerin “aile, okul çevresi, arkadaş çevresi ve edebiyat ortamı” dikkate alınarak belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda Bacaksız serisinde çocuğa yönelik otoritenin alanyazında da belirtildiği gibi, ailede “anne-baba”, okulda “öğretmen”, yakın çevrede “akran (arkadaşlar)” tarafından uygulandığı saptanmıştır. Yazar otoritesi ise beş eserin ikisinde görülmektedir. Bununla birlikte çalışmada, otoritenin çocuklar üzerinde; bastırılma, dışlanma, sürekli olarak cezalandırılma, alay edilme, sosyal çevreden soyutlanma ve fiziksel şiddete uğrama korkusu gibi etkilerinin olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Felsefesinin Yansıması Olarak Öğrencilerin Defterlerini Çözümleme: Sosyal Bilgiler Dersi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21393</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21393</guid>
      <author>Mustafa İÇEN, Gül TUNCEL , Cihan ÖZAY</author>
      <description>Türkiye‘deki Sosyal Bilgiler öğretiminin genel yapısı, hem teorik olarak, hem de Sosyal Bilgiler Öğretiminde kullanılan öğretim stratejileri ile sınıf içi etkinliklerin tür ve nitelikleri boyutuyla pratik olarak incelenmiştir. Bir özel, iki devlet ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 100 altıncı sınıf öğrencisinin sosyal bilgiler dersi defterlerinin ve sosyal bilgiler çalışma kitaplarının incelenmesi pratik boyutun ortaya konulmasına aracılık etmiştir. Bundan başka defterler ve sosyal bilgiler çalışma kitapları öğrencilerin tarihsel bilgiyi oluşturma ve kaynakları değerlendirme ve kullanma süreçlerine hangi ölçüde katıldıklarının belirlenmesi amacıyla da incelenmiştir. Bu çerçevede sınıf içi etkinliklerin sonucu ortaya çıkan öğrenci çalışmalarından alınan örnekler, Türkiye’deki Sosyal bilgiler öğretiminin temel felsefesinin ne olduğuna ilişkin bir bakış açısının geliştirilmesine yardımcı olacaktır. Araştırmanın sonucu, örneklemde yer alan öğrencilerin bilginin inşası, kaynakların değerlendirilmesi ve kullanımı süreçlerine etkin olarak katılıp katılmadıklarını göstermektedir. 2005 İlköğretim Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı ve kılavuzunda yeni programın vizyonunda özellikle temel demokratik değerlerle donanmış ve insan haklarına saygılı, yaşadığı çevreye duyarlı, bilgiyi deneyimlerine göre yorumlayıp sosyal ve kültürel bağlam içinde oluşturan kullanan ve düzenleyen, sosyal katılım becerileri gelişmiş, sosyal bilimcilerin bilgiyi üretirken kullandıkları yöntemleri kazanmış, sosyal yaşamda etkin, üretken vatandaş yetiştirmek, vurgulanan nitelikler arasında yer almaktadır. Benzer niteliklere 2018 Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında da atıfta bulunulmuştur. Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilerin bu nitelikleri geliştirmesi için öğretmenlerin ilerlemecilik eğitim felsefesi ve yapılandırmacı öğrenme kuramının temel ilkelerini özümsemiş olması gerekmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sayıları Vücudumuz ile Bire Bir Eşleyerek Geliştirilen İşaret Dili Tekniğinin Öğrencilerin Matematik Başarıları ve Tutumlarına Etkisinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21487</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21487</guid>
      <author>Cemil İNAN, Serdar ERKUŞ</author>
      <description>Öğretmenler sınıf içinde öğrencilerin daha kolay öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla çeşitli alternatif öğretim yöntem ve tekniklerini bilmelidirler. Öğretmenler, sınıfta ders anlatırken öğrencilerin sınıf içindeki durumlarına göre gerektiği takdirde öğretim yöntem ve tekniklerinde değişikliğe gidebilmelidirler. Çünkü öğretmenler, sınıf içinde hep aynı öğretim yöntem ve tekniği ile konu anlatmaya devam ederse öğrencilerin derse karşı ilgilerinde azalma meydana gelebilir. Bu nedenle öğretmenler, çok çeşitli alternatif öğretim yöntem ve teknikleri bilmesi ve sınıftaki öğrencilerin durumlarına göre bu öğretim yöntem ve teknikleri kullanabilmesi önemlidir. Yapılan bu araştırmanın amacı, sayıları vücudumuz ile bire bir eşleyerek geliştirilen işaret dili tekniğinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik başarıları ve tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinin Bağlar ilçesindeki bir ilkokulun 4. sınıflarında öğrenim gören 63 (34 deney ve 29 kontrol) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için araştırmacılar tarafından geliştirilen başarı testi, tutum ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Başarı testi ve tutum ölçeği hem uygulama öncesi hem de uygulama sonrası kontrol ve deney gruplarındaki öğrencilere uygulanmış olup elde edilen verilerin analizinde bağımsız t-testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ise uygulama sonrası deney grubundaki öğrencilere uygulanmış olup elde edilen verilerin içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre, sayıları vücudumuz ile bire bir eşleyerek geliştirilen işaret dili tekniğinin matematik dersinde kullanılması öğrencilerinin akademik başarılarını arttırdığı görülmüştür. Ayrıca uygulanan tutum ölçeği sonuçlarına göre, deney grubu öğrencilerin matematiğe ilişkin tutumlarının olumlu yönde geliştiği görülmüştür. Araştırmanın nitel sonuçlarına göre ise, sayıları vücudumuz ile bire bir eşleyerek geliştirilen işaret dili tekniğinin matematik dersinde kullanılması öğrencilerin derse karşı ilgi ve meraklarını uyandırdığı, aktif katılımlarını sağladığı, dersi daha eğlenceli ve zevkli hale getirdiği söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kitap Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği’nin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21371</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21371</guid>
      <author>Nigar İPEK EĞİLMEZ, Gülan ÖZŞAVLİ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı eğitim fakültesi öğrencilerinin kitap okumaya ilişkin tutumlarını belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Ölçek geliştirilirken öncelikle ilgili alanyazın taranmış ve madde havuzunu oluşturmaya katkısı olması amacıyla hedef kitlenin bir bölümüne konu ile ilgili düşüncelerini ifade edebilecekleri bir kompozisyon yazdırılmıştır. Alanyazın taraması ve hedef kitlenin kompozisyonları sonucunda elde edilen verilerden yola çıkılarak 40 maddelik bir madde havuzu oluşturulmuştur. Kapsam geçerliliğini gerçekleştirmek amacıyla bu maddeler 6 alan uzmanının görüşüne sunulmuştur. Sonuç olarak 19’u olumlu, 12’si olumsuz ifade içeren toplam 31 maddelik bir tutum ölçeği elde edilmiştir. Ölçek çalışması, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gören 210 birinci sınıf ve 260 dördüncü sınıf olmak üzere toplam 470 öğretmen adayı ile yapılmıştır. Yapı geçerliğini belirlemek için Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. AFA sonuçlarına göre 23 maddeden oluşan üç faktörlü (kitap okumaya istek ve ihtiyaç duyma, kitap okumayı yararlı bulma ve kitap okumayı zorunluluk olarak görme) yapı varyansın % 51’ini açıklamıştır. DFA sonuçlarına göre ise üç faktörlü yapının iyi uyum değerleri ürettiği görülmüştür. Ölçeğin madde-toplam puan korelasyonlarının .30 ile .78 arasında değiştiği belirlenmiş ve Cronbach’s Alpha güvenirlik katsayısı 0.91 olarak bulunmuştur. Faktör analizi sonrasında yapılan güvenirlik çözümlemesi kapsamında ölçeğin Spearman-Brown korelasyon katsayısı ile Guttman Split-halff güvenirlik katsayısı hesaplanmış ve yapılan güvenirlik analizinde ölçek 12 ve 11 madde olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Her iki grup arasındaki korelasyon katsayısı 0.82 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uluslararası Yetişkin Becerileri Araştırmasına (PIAAC) Yönelik Halk Eğitimi Merkezlerinde Görev Yapan Eğitimcilerin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21646</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21646</guid>
      <author>Serap KARABACAK, Hüseyin KAYGIN</author>
      <description>Yapılan çalışmanın amacı yetişkinlerin temel beceri düzeylerini ölçmeyi hedefleyen PIAAC (The Programme for the International Assessment of Adult Competencies) sonuçları hakkında, halk eğitimi merkezlerinde yetişkinlerle çalışan eğitimcilerin görüşlerini ortaya koymaktır. Bu amaçla nitel araştırma yöntemlerinden olan odak grup görüşmesi yöntemi uygulanmıştır. 132 kişiden oluşan eğitimci grubu branşlarına göre sınıflandırılmış ve OECD’nin seviyesini ölçmeye çalıştığı 3 temel beceri alanında Türkiye’nin puanlarına ilişkin görüşleri tartışılmıştır. Puanların OECD ülkelerinin ortalamasının altında olmasının nedenleri üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak genel anlamda düzey düşüklüğünün nedenleri arasında; ülkemizde PIAAC anketine katılan yetişkinlerin bu tür bir değerlendirmeye alışkın olmaması, örgün eğitimden sonra bu tür bir değerlendirmeye dâhil olma durumunun az olması, anket süresinin uzunluğu olduğu bulgulanmıştır. Bunun yanında ankete katılan yetişkinlerin sözel alanda temel beceri seviyesinin düşüklüğünün, yetişkinlerin örgün eğitim geçmişi, hayat boyu öğrenmenin içselleştirilememiş olması, okuma alışkanlığının sadece eğitim süresi ile sınırlı olması; sayısal becerileri seviyesinin ise yetişkinlerin matematik öğrenmeye karşı önyargıları, iş hayatının sayısal becerilerin kullanılmasına ilişkin beklentilerinin yüksek olmaması gibi durumlarla ilişkili olduğu saptanmıştır. Dijital becerilerdeki seviye düşüklüğünün nedenleri arasında internet suçlarının artması nedeniyle yetişkinlerin teknoloji kullanımına temkinli yaklaşmaları, eğitimcilerin yetişkinlere teknoloji eğitimini nasıl vermeleri gerektiğini bilmemeleri, gibi durumlar olduğu bulgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fırat Üniversitesi’nde Çalışan Akademik Personelin Fiziksel Aktivite Düzeylerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21407</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21407</guid>
      <author>Mustafa KARADAĞ, Vedat ÇINAR , Salih ÖNER</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Fırat Üniversitesi’ndeki öğretim üyelerinin fiziksel aktivite düzeylerinin belirlenmesidir. Çalışmanın evrenini Elazığ Fırat Üniversitesi’nde görev yapan toplam 904 öğretim üyesi oluşturmakta, örneklemini ise farklı bölümlerden oluşan 28-66 yaşları arasında 476 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Çalışmadaki veriler Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) - kısa form uygulanmasıyla elde edilmiştir. Verilerin analizi için ortalama, standart sapma analiz teknikleri kullanılmıştır. Farklılıkları belirlemek için One Way Anova, Mann Whitney U ve korelâsyon testi yapılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel olarak p&lt;0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Analizler sonucunda; çalışmaya katılan Öğretim Üyelerinin Fiziksel Aktivite (FA) düzeylerinin 408,0±550,1 MET-dk/hf olduğu ve öğretim üyelerinin FA kategorisi bakımından %80,5’inin İnaktif, %18,3’ünün minimal aktif, %1,3’ünün ise çok aktif kategorisinde olduğu tespit edilmiştir. Akademik unvan bakımından ise FA düzeyi en yüksek olan öğretim üyelerinin doçentler (445,5±594,9) olduğu, sonrasında Yardımcı Doçentlerin geldiği (398,8±559,3 MET-dk/hf) ve son olarak da Profesörlerin (388,4±503,6 MET-dk/hf) geldiği görülmüştür (p&gt;0,05). Sonuç olarak öğretim üyelerinin FA düzeylerinde farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğretim üyelerinin FA düzeylerinin arttırılması için üniversite içerisinde fiziksel aktiviteyi geliştirici programların yapılması ve sağlıklı yaşam biçiminin alt dalı olan fiziksel aktivitenin ne denli önemli olduğunu, egzersizi hayatımıza katmamızı ve bu doğrultuda akademisyenleri egzersiz yapmaya sempozyumlarla, panellerle teşvik edip bu farkın daha da aza indirgemesine yardımcı olunacağı söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul İngilizce Dersi Öğretim Programının ve İngilizce Ders Kitaplarının Çokkültürlülük Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21602</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21602</guid>
      <author>Yelda KARAHAN ÜZÜLMEZ, Fazilet KARAKUŞ</author>
      <description>Çokkültürlülük kavramı, son yıllarda dünya çapında önemli bir kavram olarak kabul edilmektedir. Dünyada meydana gelen özellikle teknolojik gelişmeler ve küresel oluşumlar gibi hızlı değişme ve gelişmeler çokkültürlülük kavramının giderek önem kazanmasına neden olmaktadır. Bu değişimler çok çeşitli farklılıklara sahip bireylerin bir arada yaşamasını zorunlu hale getirmektedir. Dünya çapında çokkültürlülük yaklaşımının giderek önem kazanmasıyla birlikte, eğitim sistemleri içerisinde çokkültürlülüğe ilişkin farkındalığın da arttığı görülmektedir. Bu durum tüm eğitim sistemini etkilediği gibi yabancı dil eğitimini de etkilemiştir. Bu savdan hareketle, yapılmış olan çalışmada, ortaokul İngilizce öğretim programı ve ders kitapları çokkültürlü eğitim açısından incelenmiştir. Çalışmanın amacı, ortaokul İngilizce dersi öğretim programı ile İngilizce ders kitaplarında çokkültürlü eğitime ne kadar yer verildiğini ve çokkültürlü eğitimin nasıl ele alındığını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda MEB tarafından dağıtılan ve devlet okullarında okutulan ‘’English Net’’ (5. ve 6. sınıf), ‘’Sunshine’’ (7. sınıf) ve ‘’Upturn in English’’ (8.sınıf) ders kitapları incelenmiştir. Ortaokul İngilizce programı ve ders kitapları incelenirken nitel araştırma yöntemleri içinde yer aan doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlar doğrultusunda, ortaokul İngilizce programı ve ders kitaplarında Türkiye gibi, içinde farklı halkların yer aldığı bir ulus devleti için son derece yetersiz olduğu, bu anlamda çokkültürlülükle ilişkili olarak ortaokul İngilizce öğretim programının ve kitaplarının çokkültürlülüğün ilkeleri doğrultusunda geliştirilmesi gerektiği belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Farklı Öğrenim Seviyesindeki Fen Lisesi Öğrencilerinin Biliş Ötesi Öğrenme Stratejilerinin Sınıf Seviyesi ve Cinsiyete Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21321</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21321</guid>
      <author>Sevilay KARAMUSTAFAOĞLU, Ercan KARLI</author>
      <description>Biliş ötesi, kendi öğrenme stilini bilme ve buna göre analiz etme becerisi olarak tanımlanmaktadır. Eğitim-öğretim sürecinde öğrencilere üst biliş becerilerinin kazandırılması hem ülkemizin gelişmesine hem de başarılı kişiler yetişmesine katkı sağlayacaktır. Ülkemizde başarılı olarak kabul edilen fen lisesi öğrencilerinin üst biliş bcerilerinin belirlenmesi çok önemlidir. Bu araştırma farklı öğrenim seviyesindeki fen lisesi öğrencilerinin biliş ötesi öğrenme stratejilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Objektivist araştırma kökenli olarak yürütülen bu çalışmada gelişimci araştırmalardan enlemesine yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan bir fen lisesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Namlu (2004) tarafından geliştirilen Biliş Ötesi Öğrenme Stratejileri Ölçeği’nden yararlanılmıştır. Uygulanan ölçekten elde edilen veriler uygun bir istatistiki programla analiz edilerek, cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkenleri dikkate alınarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Biliş ötesi öğrenmelerde kız ve erkek öğrenciler arasında ve sınıf seviyeleri 9, 10, 11 ve 12. sınıflar arasında biliş ötesi öğrenme stratejileri arasında anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Aynı zamanda, fen lisesi öğrencilerinin biliş ötesi öğrenme stratejilerine öğrenim seviyesinin de etki etmediği görülmüştür. Belirli puanlarla fen lisesine yerleştirilen öğrenciler biliş ötesi becerileri kazanmış ve var olan becerilerini arttırıcı bir çalışma yapmadıkları sonucuna varılmıştır. Çünkü sınıf seviyesi arttıkça biliş ötesi becerilerinin istatistiki olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Biliş ötesi becerilere sahip bu öğrencilerin ilgili becerilerini arttıracak etkinliklerin yapılması önerilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak İngilizce ÖğretimindeKültür: Öğretmen adaylarının perspektifi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21450</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21450</guid>
      <author>Çiğdem KARATEPE, Derya YILMAZ</author>
      <description>Bir dil öğrenmek sadece kelime ve yapıları hatasız ve akıcı bir şekilde kullanma becerisini gerektirmez bir de kültürel bağlam içinde dili uygun olarak kullanma becerisini de içerir (Byram 1997). Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının İngilizce’nin yabancı dil olarak öğretimi bağlamında kültür ve kültürel öğelerin öğretimi hakkında geliştirdikleri bakış açılarını ve bu tür bir eğitime dahil etmek istedikleri kültürel öğelerin neler olduğunu araştırmaktır. Çalışmada kullanılan veri bir anket aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verinin analizi sonucu kültür kavramının iki geniş kapsamlı boyutu ortaya çıkmıştır: küresel ve belli ülkelere özel kültürel öğeler. Bu bulgular temel alınarak 2 bölümlü bir anket yaratıldı. İlk bölümünde öğretmen adaylarının ‘görünen ve görünmeyen’ kültür öğeleri tercihlerini sorgulanırken, ikinci bölüm önem sırasına konulacak ‘görünen ve görünmeyen kültür’ öğelerini içermekteydi. İstatistiki sonuçlar adayların kültürü doğrudan öğretmeleri ve ders kitaplarında bulunan kültürel öğeleri ihmal etmemeleri gerektiğine inandıklarını göstermektedir. Fakat sadece % 30 u sadece kültürel temaları temel alarak ders planı yapacağını söyledi. Dahası, öğrencilerin %42.5 UK/US yaşam biçimini en önemli öğe ve %34.3 ü konuşma eylemlerinin (speech acts) en önemli öğeler olarak seçerken, %90.0 gibi bir çoğunluk küresel kültür öğelerini tercih etmiştir. Sonuçlar öğretmen adaylarının bu konudaki bilinçlilik düzeyinin yükseltilmesi gerektiğini göstermiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Farklılaştırılmış Görsel Sanatlar Öğretiminin 7. Sınıf Öğrencilerinin Çalışmalarına ve Derse Yönelik Tutumlarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21401</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21401</guid>
      <author>Fatih KARİP, Mehmet ŞATA</author>
      <description>Farklılaştırılmış öğretim, öğretim sistemini oluşturan bileşenler olan içerik, süreç ve ürünler üzerinde öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate alarak yapılan farklılaştırılmaları içerir. Bu çalışmanın amacı farklılaştırılmış görsel sanatlar öğretiminin öğrencilerin derse karşı tutumları ve çalışmalarına olan etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin Görsel Sanatlar Dersi, görsel sanatlarda biçimlendirme öğrenme alanı “görsel sanat çalışmalarını oluştururken sanat elemanlarını ve tasarım ilkelerini kullanır” kazanımına yönelik farklılaştırılmış özgün bir program oluşturulmuştur. Farklılaştırılan görsel sanatlar öğretim programın etkililiği kontrol guruplu ön test-son test yarı deneysel deseni kullanılarak sınanmıştır. Araştırma Ağrı İli Alparslan Ortaokulunda öğrenim gören 29 deney, 28 kontrol gurubu olmak üzere 57 7. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak Görsel Sanatlar Dersi Tutum Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen, öğrencilerin yapmış oldukları çalışmaları değerlendirmek için kullanılacak dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Veri toplama araçları uygulamadan önce ve uygulamadan hemen sonra kullanılmıştır. Ölçme araçlarından elde edilen veriler, Mann Whitny-U testleri ile istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonunda, tutum ölçeği ve dereceli puanlama anahtarından elde edilen puanlar analiz edildiğinde farklılaştırılmış görsel sanatlar öğretiminin uygulandığı deney gurubu öğrencilerin aldığı puanlar, öğretim programına müdahale edilmeyen kontrol gurubu öğrencilerinin puanlarından anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Araştırma sonuçları farklılaştırılmış görsel sanatlar öğretiminin yedinci sınıf öğrencilerin derse karşı tutum ve çalışmalarına olumlu katkılar sağladığını göstermiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Özyönetimli Öğrenmeye İlişkin Hazırbulunuşluklarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21214</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21214</guid>
      <author>Gamze KIRILMAZKAYA</author>
      <description>Eğitim programlarını etkisi altına alan yapılandırmacı yaklaşımda öğretmen “öğrenenle birlikte öğrenen kişi” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamaya göre öğretmenlerin geçmiş yıllara göre daha fazla mesleki bilgi ve becerilere sahip olmasını gerektirmektedir. Buna göre öğretmenlerin bazı özelliklere ve becerilere sahip olması beklenmektedir. Bilginin hızla arttığı ve bireylerin artan öğrenme ihtiyacı karşısında öz-yönetimli öğrenmenin öğretmen eğitimiyle sağlanmasında ve geliştirilmesinde öğretmen yetiştirme programlarına büyük görevler düşmektedir. Bu nedenle geleceğin öğretmeni olacak öğretmen adaylarının öz yönetimli öğrenme becerisine sahip olmaları ve öğrencilerine bu beceriyi kazandırabilmeleri beklenmektedir. Bu çalışma öz yönetimli bireyler yetiştirilmesinin gerekliliğini ortaya koymak açısından önemlidir. Araştırmada, öğretmen adaylarının öz yönetimli öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeylerinin belirlenmesi, cinsiyet ve bölüm türü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin araştırılması amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden tarama metodu kullanılmıştır Araştırmanın örneklemini 2016–2017 öğretim yılında bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi Fen Bilgisi, Sınıf, Resim iş ve Müzik öğretmenliği programlarında öğrenim gören, 113‘ü erkek, 224’ü kız toplam 337 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Örneklem seçimi yapılırken rastgele örneklem seçimi metodu uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerin öz yönetimli öğrenmeye hazırbulunuşluklarının belirlenmesinde Öz Yönetimli Öğrenmeye Hazırbulunuşluk Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının öz yönetimli öğrenme hazır bulunuşluklarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet ve bölüm bazında öğretmen adaylarının öz yönetimli öğrenme hazırbulunuşluk düzeylerinin farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında öğretmen adaylarının öz yönetimli öğrenme düzeyleri ile ilgili yorumlar yapılmış ve bu konuda bazı öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrenme-Öğretme Sürecinde Kullanılabilecek Hızlı Ölçme Araçları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21386</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21386</guid>
      <author>Aslıhan KUYUMCU VARDAR, Filiz ACAR</author>
      <description>Bireyden beklenen özellikler değişen ihtiyaçlara göre zamanla farklılaşmıştır. Başlangıçta bireyden beklentiler daha çok rutin becerilere yönelikken zamanla bu durum yerini analitik düşünme, etkili iletişim kurma vb. becerilere bırakmış ve bu beceriler P21, En Gauge, ATCS, ISTE, OECD ve European Reference Framework gibi çeşitli kuruluşlar tarafından 21. yy becerileri adı altında tanımlanmıştır. Bu beceriler çeşitli ülkeler tarafından öğretim programlarının hedefleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmış ancak bunların değerlendirme aşamasında göz ardı edildiği görülmüştür.. 21. yy becerilerinin etkili bir şekilde değerlendirilebilmesi için öğretmenlerin ürüne yönelik değerlendirmenin yanında biçimlendirmeye yönelik ölçme araçlarını da kullanmaları oldukça önem taşımaktadır. Ancak yapılan araştırmalarda ürüne yönelik değerlendirmelerin daha fazla kullanıldığı öğretmenlerin bilgi eksikliği vb. nedenleriyle biçimlendirmeye yönelik değerlendirmelerin daha az kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu araştırma ile bireyden beklenen 21. yy becerilerine yönelik olarak öğretmenlerin öğrenme öğretme sürecinde etkili, pratik ve hızlı olarak kullanabilecekleri değerlendirme araçlarının neler olduğu sunulmuş ve öğrenme ve öğretme sürecinde bunların nasıl kullanılabileceğine ilişkin öneriler getirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda literatürde yer alan bireyi izlemeye ve değerlendirmeye yönelik kullanımı etkin ve kolay araçlar incelenmiş, hangi becerileri geliştirmeye yönelik olarak kullanılabileceği tartışılmıştır. Literatür araştırmasına göre bireyin 21. yy becerilerinden yaratıcılık ve yenilik, eleştirel düşünme ve problem çözme, iletişim ve işbirliği, bilgi okur yazarlığı, teknoloji okur yazarlığı, esneklik ve uyum, öz yönetim ve sorumluluk alma becerilerini ölçmeye yönelik karar verme, matris, hızlı düşün, artı-delta, düşün-eşleş-paylaş, ön bilgileri sorgulama vb. gibi çeşitli araçlar sunulmuş ve araçların kullanımına ilişkin örnekler verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Afganistanlı Öğrencilerin Türkiye Türkçesindeki Ünlüleri Yazarken, Telaffuz Ederken Yaptıkları Hatalar Ve Çözüm Önerileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21447</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21447</guid>
      <author>Ömer KÜÇÜKMEHMETOĞLU</author>
      <description>Afganistan’dan gelen öğrencilerin Türkiye Türkçesini öğrenirken karşılaştıkları problemlerden bir tanesi Türkçedeki ünlüleri düzgün telaffuz edememeleri ve yazamamalarıdır. Türkçede olan bazı sesler Farsçada yoktur. Türkçe öğrenen Fars dilli öğrenciler “ü”, “ı”, “ö” ünlülerini söylerken çok zorluk çekmektedirler. Bu ünlülerin yazımında hata yapmaktadırlar. Fonolojiyi düzgün öğrenemeyen öğrenci daha sonra ekleri kelimeye eklerken de hata yapmaktadır. Türkçe ses uyumunu anlamakta zorluk çekmektedir. Her şey Türkçedeki sekiz tane ünlünün düzgün öğrenilmesiyle alakalıdır. Türkçenin Afganistan’dan gelen öğrencilere yabancı dil olarak öğretilmesinde alfabe, ünlüler ve ünsüzler çok temel rol oynamaktadır. Bir dili yabancı dil olarak öğrenen öğrenciye mutlaka o dilin ses bilgisi çok iyi öğretilmelidir. Öğrenci yukarıda belirttiğimiz ünlüleri yazarken bazen doğru yazsa bile telaffuzda yine hata yapmakta ana dilinin fonetiğini Türkçeye uygulamaktadır. Türkçedeki sekiz sesli harf öğrencinin düzgün telaffuzu gerçekleşene kadar alıştırma yaptırılarak öğretilmelidir. Bir dilin müzikalitesi, ahengi o dilin ünlü harfleri üzerine kuruludur. Ayrıca ünlü uyumlarının doğru uygulanabilmesi için Türkçenin fonetik sisteminin doğru öğrenilmesi gerekmektedir. Farsça “sinif” olarak telaffuz edilen ve yazılan kelime Türkçede “sınıf” olarak yazılmakta ve telaffuz edilmektedir. Farsça “zit”, “cumle” kelimelerini yine buna örnek olarak verebiliriz. Makalede Ahmet Yesevi Üniversitesi Hazırlık Fakültesi’nde Türkçe eğitim gören, Afganistan’dan gelen ve ana dili Derîce olan öğrenciler örneklemi üzerinden bu hataların tespiti yapılmış ve çözüm önerileri ortaya konmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Mesleki Gelişim Uygulamaları Açısından Pısa’da Başarılı Bazı Ülkeler İle Türkiye’nin Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21502</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21502</guid>
      <author>İlknur MAYA, Suna TAŞTEKİN</author>
      <description>Bu araştırmada, PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) 2015’te başarılı olan bazı ülkeler (Singapur, Güney Kore, Finlandiya, Avustralya) ile Türkiye’nin öğretmenlerin mesleki gelişimi uygulamaları bakımından karşılaştırmalı olarak analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır.Araştırma evrenini, PISA (2015) sınavına katılan 35’i Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyesi olmak üzere 72 ülke oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem olarak, PISA (2015)’da üç ders (okuma, fen bilimleri, matematik) açısından yüksek başarı gösteren ve yeterli verilere ulaşılabilen ülkeler olan Singapur, Güney Kore, Finlandiya ve Avustralya seçilmiştir. Karşılaştırma için Türkiye araştırma örneklemine dâhil edilmiştir. Araştırma verileri, resmi belgeler ile bilimsel kaynaklardan elde edilmiştir. Bunlara ek olarak, ülkelerin eğitim sistemleri ile ilgili bilgiler veren uluslararası örgütlerin internet sitelerinden de yararlanılmıştır. Araştırmada ilgili ülkeler ile ilgili elde edilen veriler, “hizmet öncesi mesleki gelişim uygulamaları” ve “hizmet içi mesleki gelişim uygulamaları” temaları kapsamında elde edilmiş ve karşılaştırmalar yapılarak yorumlanmıştır. Araştırmada incelenen PISA (2015)’da başarılı olan bazı ülkelerde (Singapur, Güney Kore, Finlandiya ve Avustralya) hizmet öncesi/ hizmet içi mesleki gelişim uygulamalarında, öğretmenlerin daha çok deneyim kazandıkları, uygulamalar içerisinde rol aldıkları, mesleki gelişimlerinde söz sahibi oldukları görülmektedir. İlgili ülkelerde, sürekli gelişimin hedef alındığı ve uygulamaların da buna yönelik olduğu görülmektedir. Bu ülkelerdeki mesleki gelişim uygulamalarında, daha çok okula ve meslektaş öğrenmesine dayalı faaliyetler yer almaktadır. Bunun yanı sıra faaliyetlerin, çoğunlukla yerel düzeyde tasarlandığı ve yürütüldüğü görülmektedir. Dolayısıyla, faaliyetlerde çeşitlilik olduğu gözlemlenmektedir. Türkiye’de öğretmenler, çoğunlukla kurs ve seminer faaliyetlerine katılmaktadır. Mesleki gelişim uygulamalarında, öğretmenler genellikle pasif konumdadır. Faaliyetler, tüm öğretmenlerin katılmasına olanak sağlamamaktadır. Faaliyetler, çoğunlukla merkezi düzeyde yer almaktadır. Sürekli gelişimin hedeflendiği uygulamalar yer almamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kosova’da Altıncı Sınıf Teknoloji Dersi Öğretim Programının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21398</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21398</guid>
      <author>Fatmir MEHMETİ, Erdogan TEZCİ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı Kosova’da pilot okullarda uygulanan 6. sınıf Teknoloji dersi öğretim program tasarısının ve uygulanmasının öğretmen görüşlerine göre “program öğelerine dönük değerlendirme yaklaşımı” çerçevesinde değerlendirilmesidir. Çalışmada 6. sınıf Teknoloji dersi öğretim programına ilişkin öğretmelerin görüşlerini ayrıntılı bir şekilde incelemek amacı ile nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma gurubu, 2015-2016 yılında Kosova’da ilköğretim üst seviye (ilköğretim 6. Sınıflar) okullarında pilot olarak uygulanan 40 okuldaki amaçlı örneklemeye dayalı yapılan seçimle 10 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma verileri içerik analizine tabi tutularak analiz edilmiştir. Serbest kodlamaya dayalı olarak temel kategoriler ve bu kategoriler çerçevesinde alt kategoriler belirlenmiştir. Bu araştırma sonucunda, öğretmenlerin uygulanmakta olan yeni teknoloji dersi programını çok iyi anlamadıkları görüşme sorularına cevap verirken kullandıkları dil ve terminoloji programla ilgili kavramlara yeterince aşina olmadıkları belirlenmiştir. Öğretmenler, programdaki en önemli değişimi öğrenme çıktıları olarak görmektedirler. Bu onların somut öğrenme sonuçları özerine daha fazla odaklandıklarını göstermektedir. Öğretmenler öğrenme sonuçlarını olumlu bulsalar da görüşlere yönelik yapılan sondaj sorular bir dizi eksikliği ve eleştirilerinin olduğunu göstermiştir. Teknoloji dersi öğretim programı ders kitabının eski olması ve okullarda araç gereç eksikliği nedeni ile uygulama yerine daha fazla teorik bir ders olarak işlendiği söylenebilir. Öğretmenler, program tasarısında öngörülen değişimleri ve bu değişimin getirdiği yeniliklerin farkında olsalar ve olumlu bulsalar da yeterli düzeyde anlayamadıkları, programla ilgili yeterli bilgi sahibi olmadıkları ve sınıfta uygulayamadıkları belirlenmiştir. Sonuçlar, eğitimde reform için programlarda yenileşmenin yeterli olamayacağı, onu uygulayacak öğretmenlerin de bu anlayış çerçevesinde eğitimlerinin sağlanmasının yararlı olacağı söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özgecilik İle Benlik Ayrımlaşması Arasındaki Yordayıcı İlişkinin Bazı Değişkenlerle İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21433</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21433</guid>
      <author>Abdullah MERT, Emine GÜLMEZ</author>
      <description>Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin benlik ayrımlaşması ile özgecilik düzeyleri arasındaki ilişkileri belirlemek ve benlik ayrımlaşma düzeyleri ile özgeciliğin demografik değişkenler açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, bir devlet üniversitesi’nde okuyan 252 öğrenciden (167 kadın, 85 erkek) oluşmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak Doğan ve Sapmaz (2012) tarafından geliştirilen ve özgeci tutum, davranış ve düşünceleri içeren 15 maddeden oluşan Özgecilik Ölçeği; Skowron ve Friedlander (1998) tarafından geliştirilen ve 2003 yılında revize edilen, Işık ve Bulduk (2015) tarafından Türkçeye uyarlanmış 20 maddeden oluşan ve “Duygusal tepkisellik (DT)”, “Ben pozisyonu alma (BP)”, “Duygusal kopma (DK)” ve “Başkalarına bağımlılık (BB)” olmak üzere dört alt boyuttan oluşan Benlik Ayrımlaşması Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca bağımsız değişkene ait veriler için kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğrencilerin cinsiyet ve akademik başarı düzeyi açısından özgecilik anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir (p&lt;0.05). Cinsiyet değişkeni açısından benlik ayrımlaşmasının bir boyutu olan duygusal tepkisellik; fakülte değişkeni açısından duygusal kopma boyutu; ailenin sosyo-ekonomik durumu değişkeni açısından ben pozisyonu alma boyutu; annenin eğitim durumu değişkeni açısından ise başkalarına bağımlılık boyutlarında anlamlı farklılıklar gösterdiği görülmüştür(p&lt;0.05). Ayrıca araştırmaya katılan öğrencilerin benlik ayrımlaşması ile özgecilik düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (sig. 0.05&gt;0,047). Benlik ayrımlaşması düzeyi açısından ise öğrencilerin demografik özellikleri incelendiğinde cinsiyet, fakülte, ailenin sosyo-ekonomik durumu ve anne eğitim durumu açısından anlamlı düzeyde bir farklılık bulunurken; sınıf düzeyi, akademik başarı durumu ve baba eğitim durumu açısında anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretim Elemanlarının Geçmiş Öğrenme Yaşantılarının Sınıf İçi Performanslarına Yansımaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21500</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21500</guid>
      <author>Namık ÖZTÜRK, Aslı YURTTAŞ</author>
      <description>Bu çalışmada öğretim elemanlarının sınıf içi performans düzeylerinin belirlenmesi, yüksek düzeyde performans sergileyen öğretim elemanlarının geçmiş öğrenme yaşantıları arasındaki benzerlik ya da farklılıkların araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma, bu amaca uygun olarak karma yöntem (nicel+NİTEL) kullanılarak yürütülmüştür. Nicel veri toplama aracı olarak "Öğretim Elemanlarının Sınıf İçi Eğitim–Öğretim Etkinliklerini Değerlendirme Ölçeği" kullanılırken, nitel veri toplama aracı olarak "Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde görevli 52 öğretim üyesi hakkında öğrencilerinden elde edilen bilgiler kullanılmış ve öğretim üyelerinin performans düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise en yüksek performans gösteren ilk 10 öğretim üyesinden rastgele belirlenen 5 kişi ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış ve geçmiş öğrenme yaşantıları hakkında bilgi toplanmıştır. Araştırma bulgularıdan üç temel sonuca ulaşılmıştır. Bunlar 1) öğrenci görüşlerine göre öğretim elamanlarının sınıf içi performansları orta düzeydedir. 2) öğretim elemanlarının sınıf içi performansları eğitim bilimlerinde görevli öğretim elemanları lehine anlamlı düzeyde yüksektir. 3) sınıf içi performans düzeyi en yüksek öğretim elemanlarının geçmiş öğrenme yaşantıları -sevgi dolu bir ailede büyümek, ilk-orta-lise hayatında disiplinli bir eğitim almak, gençlik dönemlerinde sosyal faaliyetlerde yer almak, üniversitede yerleştirildikleri bölümü yetersiz görmeleri/azim, akademisyenlik mesleğini seçmede rastlantısallık, akademisyenliğin öğreticilik yönüne ağırlık vermek, mesleğinde ve özel yaşamında doyum noktasına ulaşmak olmak üzere yedi tema üzerinden açıklanmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halkevi Eğitim Faaliyetlerinden Kurslar, Konya Halkevi Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21472</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21472</guid>
      <author>Mustafa ÖZCAN, Gülsün KOÇER</author>
      <description>Türkiye’de ülkenin eğitim ve kültürüne katkıda bulunması amacıyla 19 Şubat 1932’den itibaren halkevleri açılmaya başlamıştır. Konya Halkevi de ilk açılan halkevleri arasındadır. Açıldığı tarihten itibaren diğer faaliyetlerinin yanı sıra eğitim faaliyetlerine de başlamıştır. Bu eğitim faaliyetleri, konferanslar, kurslar, yarışma ve münazaralar ile Pazar sohbetleri çerçevesinde şekillenmiştir. Konya Halkevinde yapılan eğitim faaliyetleri arasında önde gelenlerden biri de çeşitli alanlarda verilen kurslardır. Bu kurslar ihtiyaca göre şekillenmiş ve gerek duyulduğunda tekrarlanmıştır. Kurslarda öğretmenlik gönüllülük esasına dayanır. Halkevinde açılan kursların başında okuma-yazma kursları gelir. Bu kurslar okula gitme şansı bulamamış ya da mezun olamamış vatandaşlara yöneliktir. Bu kursların bir ayağı da Konya Cezaevinde açılmıştır. Okuma yazma kurslarının yanında, lisan, matematik, fen gibi okul derslerine destek kursları, müzik ve spor kursları, meslek edindirme kursları ve belli mesleklere yönelik kurslar da açılmıştır. Bu kurslara katılımın oldukça yüksek olmuştur. Genellikle kurs süresinin sonunda katılımcılar sınava tâbi tutulmuş, sınavı geçen öğrencilere kursu başarıyla tamamladıklarına dair belge verilmiştir. Çalışmanın amacı Konya Halkevinde yapılan eğitim çalışmalarından kursların tarihi, kapsamı, içeriği ve uyandırdığı yankıları tespit etmek suretiyle Konya Halkevinin eğitim ve kültüre katkısının niteliği hakkında somut bilgiler ortaya koymaktır. Bu bilgiler halkevlerinin ülke çapında yürüttüğü eğitime yönelik çalışmaların gerçekçi bir düzlemde değerlendirilmesine katkıda bulunacaktır. Ayrıca söz konusu bilgilerin Cumhuriyetin ilk yirmi beş yılına yönelik sosyoloji ve eğitim tarihi çalışmalarına yardımcı olması da amaçlanmıştır. Bu çalışmada söz konusu kurslar nitel araştırma yöntemiyle incelenmiş ve dönemin gazetelerinde kurslara dair yayımlanan duyuru, haber ve yazılar esas alınmıştır. İlk etapta halkevinin faaliyette olduğu 1932-51 yılları arası Konya’da yayımlanan gazeteler taranmış, halkevi ile ilgili duyuru, haber ve yazılar tespit edilmiş, sonra halkevinin açtığı kurslara dair olanlar nitel araştırma yöntemiyle değerlendirilmiştir. Konya Halkevinin açtığı kurslar söz konusu belgeler ışığında değerlendirildiğinde, bu kursların okula devam eden-edemeyen gençler, okul çağı geçmiş kişiler, mahkûmlar gibi toplumun bütün kesimlerine hitap ettiği görülür. Kursların temel amacı vatandaşların eğitimine katkıda bulunmaktır, söz konusu kurslar büyük ölçüde amacına ulaşmıştır. Bu başarının temelinde halkın bu kuruma teveccühü ve halkevi üyelerinin istikrarlı çalışmaları kadar, halkevinin büyük ölçüde devlet desteği almış olmasının da payı büyüktür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Öğretimin Geliştirilmesinde Öğretmenler Kurulu Karalarının Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21240</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21240</guid>
      <author>Faysal ÖZDAŞ, Abdurrahaman EKİNCİ , Ömer Murat ÖTER</author>
      <description>Öğretmenler kurulu toplantıları, okulların işleyişinde önemli bir yere sahiptir. Öğretmenler kurulu toplantılarında, okulla ilgili bütün iş ve işlemlerin planlaması, okulun geliştirilmesi, okuldaki sorunların tespiti ve bu sorunların çözümüne yönelik kararlar alınmaktadır. Bu amaçla okulların işleyişinde önemli bir yere sahip olan öğretmenler kurulu kararlarını incelemek önem arz etmektedir. Araştırmanın amacı, öğretmenler kurulunda alınan kararları incelemek, eğitim ve öğretim ile ilgili alınan kararları tespit etmek, ayrıca; öğretmen ve yönetici görüşlerine göre bu kararların okuldaki eğitim ve öğretimin geliştirilmesine etkilerini değerlendirmektir. Bu amaçla ilköğretim okullarının öğretmenler kurulu karar defterleri incelenmiş, ayrıca öğretmenler kurulu kararlarına ilişkin 8 okul müdürü ve 8 öğretmenin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada belgesel tarama yöntemi ve odak grup görüşmesi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, Mardin ilindeki toplam sekiz ilköğretim okuluna ait 2010-2012 yılları arasındaki öğretmenler kurulu karar defterlerinden elde edilmiştir. Öğretmenler kurulu kararlarında alınan kararlar temalara ayrılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik tekniklerinden frekans ve yüzde alma teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada alınan kararlara ilişkin sekiz okul müdürü ve sekiz öğretmen ile görüşme yapılmıştır. Öğretmenler kurulunda, eğitim ve öğretim çalışmalarının geliştirilmesine yönelik kararların, alınan diğer kararlara göre daha az olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler kurulunda alınan kararlara ilişkin okul müdürleri ve öğretmenlerle görüşmede genel olarak; okullarda özellikle okul idaresinin takip etmesi gereken çok sayıda kurul ve komisyonun olduğu, resmi yazışmaların fazla olduğu, toplantılarda daha çok bu konulara yer verildiği görüşleri ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2x2 Başarı Hedef Yönelimlerinin Matematik Dersine Katılıma İlişkin Yordayıcı Rolünün Yapısal Eşitlik Modeliyle İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21179</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21179</guid>
      <author>Neşe ÖZKAL</author>
      <description>Bu araştırma da 2x2 başarı hedef yönelimlerinin matematik dersine katılıma ilişkin yordayıcı rolü yapısal eşitlik modeliyle incelenmiştir. Çalışmada ilişkilere yönelik veri toplamak için nicel araştırma yöntemlerinden betimsel-ilişkisel modelden yararlanılmıştır. Araştırma verileri Şenler ve Sungur (2007) tarafından geliştirilen “Başarı Hedef Yönelimi” ve Güvenç (2015) tarafından geliştirilen “Etkin Katılım” ölçekleri ile toplanmıştır. Çalışma Antalya ili Alanya ilçe merkezinde yer alan 9 ortaokulda 697 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrenme yaklaşma hedef yönelimli öğrencilerin matematik dersine davranışsal ve duyuşsal katılımları arasında anlamlı ve olumlu, davranışsal ve duyuşsal hoşnutsuzluk yaşamaları arasında ise anlamlı ve olumsuz ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Bu sonuca göre öğrenme yaklaşma hedef yönelimli öğrencilerin Matematik dersinde davranışsal ve duyuşsal olarak etkin katılımlarının daha fazla olduğu ve derste daha az duyuşsal ve davranışsal hoşnutsuzluk yaşadıkları söylenebilir. Araştırma da öğrenme kaçınma hedef yönelimli öğrencilerin matematik dersine davranışsal katılımları arasında anlamlı ve olumlu, davranışsal ve duyuşsal hoşnutsuzluk yaşamaları arasında ise anlamlı ve olumsuz ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Bu sonuca göre öğrenme kaçınma hedef yönelimli öğrencilerin Matematik dersinde davranışsal olarak etkin katılımlarının daha fazla olduğu ve derste daha az duyuşsal ve davranışsal hoşnutsuzluk yaşadıkları söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Drama Temelli Matematik Etkinliklerinin 5 Yaş Çocuklarin Temel Bilimsel Süreç Becerilerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21465</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21465</guid>
      <author>Banu ÖZKAN, Mehmet Nur TUĞLUK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, drama temelli matematik etkinliklerinin 5 yaş grubu çocukların sınıflama ve ölçme becerilerine etkisinin incelenmesidir. Bunun için öntest sontest kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Programın sınıflama ve ölçme becerilerine etkisini incelemek amacıyla yapılan 8 haftalık deneysel çalışmada, 2016 yılında İstanbul ili Kadıköy ilçesindeki Milli Eğitim’e bağlı özel bir okulun anasınıfına devam eden okulun iki şubesinden 20 altı yaş çocuğu ile çalışılmıştır. Bu çocukların 10’u deney, 10’u kontrol grubunda yer almaktadır. Çocukların 5’i kız, 5’i erkektir. Deney ve kontrol grupları ise iki şubedeki öğrenciler arasından random olarak seçilerek belirlenmiştir. Grupların sınıflama ve ölçme becerilerinin program uygulanmadan önce farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için öntest olarak “60-72 Aylık Çocuklar İçin Okul Öncesi Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği”nin ‘sınıflama ve ölçme’ alt boyutunun maddeleri uygulanmıştır. Ölçeğin ilgili alt boyutların KR20 değeri sınıflama için .82, ölçme için .86 dir. Deney grubuna 8 hafta boyunca haftada 2 gün 1 etkinlik uygulanmış, araştırma süresince kontrol grubuna da aynı süre boyunca haftada 2 gün araştırmacı tarafından MEB 2013 programına uygun olarak hazırlanan etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmanın sonunda, deney grubunun öntest ve sontest puanları ile, deney ve kontrol gruplarının sontest puanları arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Kontrol grubunun öntest ve sontest puanları arasında ise anlamlı bir fark görülmemiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çevrimiçi Öğrenme Ortamlarında Gerçekleştirilen Sınıf Yönetimi Stratejilerinin Öğrencilerin Akademik Başarı ve Tutumlarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21512</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21512</guid>
      <author>Hakan POLAT, Mukadder Boydak ÖZAN</author>
      <description>Etkili bir öğrenme ortamı sağlamanın en önemli yollarından biri, iyi bir sınıf yönetiminden geçer. Uzaktan eğitim uygulamalarının yayılması ile sınıf yönetimi sadece yüz yüze ortamlarda değil çevrimiçi öğrenme ortamlarında da önem kazanmaya başlamıştır. Çeşitli çalışmalarda çevrimiçi öğrenme ortamları ile ilgili sonuçlar elde edilmiş ancak bu ortamların nasıl düzenleneceği, nasıl bir sınıf yönetimi stratejisi sergileneceği konusundaki sorular yeteri kadar cevap bulmamıştır. Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen sınıf yönetimi stratejilerinin, öğrencilerin akademik başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada deneysel desen kullanılmıştır. Deneysel desene ilişkin deney-1 (n=34), deney-2 (n=33) ve kontrol (n=34) gruplarından öntest ve sontest şeklinde veriler toplanmıştır. Araştırmacılar tarafından geliştirilen başarı testi ve derse yönelik tutum ölçeği, çevrimiçi öğrenme ortamını kullanan deney gruplarına ve yüz yüze ortamda yer alan kontrol grubuna öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Uygulamalar tamamlandıktan altı hafta sonra başarı kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, yüz yüze ve çevrimiçi öğrenme ortamında bulunan öğrencilerinin başarılarının ve derse yönelik tutumlarının aynı düzeyde arttığı belirlenmiştir. Akademik başarılarındaki kalıcılığın da aynı tüm gruplarda aynı düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmada süresinde çevrimiçi öğrenme ortamında gerçekleştirilen sınıf yönetimi stratejilerinin öğrencilerin akademik başarıları ve yürütülen derse yönelik tutumlarında yüz yüze ortam ile aynı etkiyi sağladığı belirlenmiştir. Yüz yüze ortamda gerçekleştirilen stratejilerin, uygulanan yöntemlerin çevrimiçi öğrenme ortamında da yer bulacağı ve olumlu sonuçlar elde edileceği görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda, çevrimiçi öğrenme ortamlarında derslerin daha etkili yürütülmesi adına sınıf yönetimi stratejilerine ilişkin öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dilde Dinleme Kaygısı Ölçeğinin Geliştirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21501</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21501</guid>
      <author>Mustafa POLAT, Bahadır ERİŞTİ</author>
      <description>Bu araştırma, yabancı dil öğrenen bireylerin yabancı dilde dinleme etkinlikleri sürecinde yaşadıkları kaygı düzeyini belirlemek amacıyla kullanılacak, geçerlik ve güvenirlik sınamaları yapılmış, özgün bir ölçme aracı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ölçek geliştirme süreci, iki farklı örneklemde, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi çalışması yoluyla, aşamalı bir süreçte gerçekleştirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi çalışması, bir devlet üniversitesinin yabancı diller yüksekokulu İngilizce hazırlık sınıflarında, farklı kur düzeylerinde öğrenim gören 415 öğrenciden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin faktör yapısını belirlemek amacıyla gerçekleştirilen açımlayıcı faktör analizi sonucunda, toplam varyansın %53.20’ini açıklayan üç faktörlü bir yapıya ulaşılmıştır. Toplam 18 maddeden oluşan ölçeğin iç tutarlılık katsayısı ise .90’dır. Ölçekte yer alan maddelerin, madde faktör yükleri, en yüksek .84 ve en düşük madde yükü .50 olmak üzere değişkenlik göstermektedir. Ölçekteki faktörler ve ölçek maddeleri, alanyazında dinleme kaygısına yol açabileceği ifade edilen değişkenlerle uyum göstermektedir. Açımlayıcı faktör analizinde ortaya çıkan üç faktörlü yapının test edilmesi amacıyla gerçekleştirilen doğrulayıcı faktör analizi çalışması, yabancı diller yüksekokulu İngilizce hazırlık sınıflarında, farklı kur düzeylerinde öğrenim gören, açımlayıcı faktör analizi çalışmasına katılmamış 215 öğrenciden oluşan farklı bir örneklem grubundan elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi çalışmasında, alanyazında sıklıkla kullanılan χ2/df oranı, RMSEA, SRMR, GFI, NNFI, CFI ve IFI uyum indekslerinden yararlanılmıştır. Bu konuda elde edilen tüm değerler oldukça iyi derecede bir uyumun varlığını göstermektedir. Üç faktörlü yapı, toplam varyansın %53.87’sini açıklamaktadır ve ölçeğin bir iç tutarlık katsayısı .90’dır. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi çalışmalarından elde edilen sonuçların işaret ettiği iyi düzeyde uyum, gerek bütüncül olarak gerekse de değişkenler ve faktörler bağlamında gözlemlenen iç tutarlık katsayılarının iyi düzeyde olması, geliştirilen ölçeğin, yabancı dilde dinleme kaygısının ölçülmesi amacıyla kullanılabilecek, özgün, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabının Okunabilirlik Seviyesi ve Yaş Düzeyine Uygunluk Açılarından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21644</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21644</guid>
      <author>Duygu SAĞLAM, Murat İNCE , Cevat EKER</author>
      <description>Bu araştırmada, ortaokul 5. Sınıf Türkçe ders kitabının okunabilirlik ve yaş düzeyine uygunluk açılarından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, betimsel bir çalışmadır. Veriler, doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. İncelenen doküman, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda okutulması önerilen ortaokul 5. sınıf ‘Türkçe’ ders kitabıdır. Araştırmanın amacına yönelik olarak her ünitede bulunan metinlerin ilk 100 kelimesi rastgele seçilmiş ve okunabilirlikleri Flesch-Kincaid Formülü, Gunning Fog İndeksi ve Ateşman tarafından Türkçe için geliştirilen formüllere göre hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda; ortaokul beşinci sınıf Türkçe ders kitabının metinlerinin okunabilirlik düzeylerinin zor olduğu ve okutulan öğrencilerin yaşlarına uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Ortaokul 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin, Flesch-Kincaid formülüne göre incelendiğinde çok zor ve okunabilirlik yaşının ise 22 ve üstü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gunning Fog İndeksi formülüne göre okunabilirlik seviyesi açısından zor olduğu belirlenmiştir. Ateşman formülüne göre metinlerin okunabilirlik seviyesi açısından beş metnin orta güçlükte, üç metnin kolay olduğu, genel ortalamaya bakıldığında ise orta güçlükte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ders kitabı metinlerinin tümünün Felsch-Kincaid ve Gunning Fog İndeks formüllerinin ortalamalarına göre çok zor olduğu, Ateşman’a göre ise orta güçlükte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, ders kitaplarındaki metinler öğrencilerin özelliklerine göre düzenlenmeli, hazırlanan kitaplardaki metinlerin okunabilirlik seviyeleri ve yaş düzeyine uygun olup olmadığı, kitaplar okutulmaya başlanmadan önce incelenmesi önerilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üstün Yetenekli ve Zekâlı Öğrencilerin Bulunduğu Kapsayıcı Eğitim Ortamlarında Eğitimsel Uygulamalar Ölçeğinin Geliştirilmesi-İlkokul Öğretmen Formu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21535</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21535</guid>
      <author>Safiye SARICI BULUT, Osman SABANCI , Melek Gülşah ŞAHİN , H. Elif DAĞLIOĞLU , Aysun TURUPÇU DOĞAN , Esra ÖMEROĞLU , Serçin KARATAŞ , Volkan KUKUL , Ebru KILIÇ ÇAKMAK</author>
      <description>Günümüzde sınıflar farklı gelişimsel, zihinsel, sosyal ve kültürel özelliklerdeki öğrencilerden oluşmaktadır. Farklı özelliklerdeki öğrencilerin eğitsel ve kişisel sosyal ihtiyaçları, yeni eğitim felsefesi ve yasalar doğrultusunda yapılandırılan kapsayıcı eğitimde öğretmenlerin eğitimsel uygulamaları önemli bir öğe olarak vurgulanmaktadır. Öğretmenlerin eğitsel uygulamaları pek çok açıdan incelenmekle birlikte kapsayıcı eğitim ortamındaki uygulamalarına yönelik yeterince çalışma olmadığı görülmektedir. Bu çalışmayla kapsayıcı eğitim ortamında sınıfında üstün zekâlı/yetenekli öğrenci bulunan ilkokul öğretmenlerinin eğitimsel uygulamalarını belirlemeye yönelik ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 5’li likert türünde 25 maddeden oluşan ölçeğe geçerlik kanıtı amacıyla açımlayıcı (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizleri (DFA) yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda üç faktörlü ve 18 maddeden oluşan bir yapı elde edilmiştir. Uzman görüşleri ve alan yazın doğrultusunda ölçeğin on maddeden oluşan birinci faktörü “Öğretim etkinlikleri”, üç maddeden oluşan ikinci faktörü “İşbirliği” ve beş madddeden oluşan üçüncü faktörü ise “ Öğrenme Atmosferi” olarak isimlendirilmiştir. Ölçek, toplam varyansın %46.29’unu açıklamaktadır. AFA ile elde edilen yapıya katkı sağlamak amacıyla AFA analizlerinin yapıldığı veri setinin üzerine veri eklenerek DFA analizleri de gerçekleştirilmiştir. AFA ve DFA’nın benzer örneklem grubunu içermesi bu çalışmanın bir sınırlığıdır. DFA’dan elde edilen sonuçlardan modelin iyi uyum gösterdiği belirlenmiştir. Ölçeğin genelinin ve alt boyutların güvenirliği için Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Ölçeğin geneline ait güvenirlik katsayısı .89 olarak belirlenirken alt boyutlara ilişkin güvenirlik katsayıları sırasıyla 0.86, 0.75 ve 0.74 olarak bulunmuştur. Ayrıca madde analizi sonucunda her bir faktörde yer alan maddelerin ilgili faktördeki madde test korelasyon değerleri .30’dan yüksektir. Genel olarak çalışmadan elde edilen bulgulardan yola çıkılarak üç faktörlü bir yapıdan oluşan ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu belirtilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yükseköğretimin Kalitesini Etkileyen Faktörler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21642</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21642</guid>
      <author>Bekir Burak SOYER, Semra KIRANLI GÜNGÖR</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenim gören lisans öğrencilerinin üniversitelerine ilişkin sahip oldukları memnuniyet düzeylerinin tespiti ve bu düzeyin üniversitenin sunmuş olduğu hizmet kalitesi bağlamında çeşitli değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma, nicel bir çalışma dahilinde betimsel tarama modeli çerçevesinde tasarlanmış olup araştırma evreni 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde çeşitli fakültelerde öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi olarak basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenim gören 222 öğrenci kabul edilmiştir. Araştırma dahilinde, veri toplama sürecinde Taş (2015) tarafından hazırlanan “Üniversite Öğrenci Memnuniyeti Anketi” başlıklı ölçek kullanılmıştır. Ölçeğin tamamı için hesaplanan iç tutarlık katsayısının .973 olduğu görülmüştür. Ölçek kapsamında yer alan alt boyutlar için ise katsayılar .917 ile .958 arasında değişmektedir. Araştırmaya katılan öğrenciler, kullanılan ölçek ve ölçek kapsamındaki sorulara verilen yanıtlar ile sınırlı olan bu araştırma çerçevesinde uygulanan ölçek kapsamında yer alan sorulara katılımcıların tam ve doğru bir biçimde şahsi düşüncelerini yansıttıkları var sayılmaktadır. Araştırma sonucunda, elde edilen veriler ışığında öğrencilerin öğrenim gördükleri üniversitelerine ilişkin genel memnuniyet düzeylerinin orta seviyede yer aldığı görülmüştür. Öğrencilerin genel bağlamda üniversiteleri tarafından sunulan hizmet kalitesine olan bakışının pozitif olmadığı anlaşılmıştır. Son olarak, Üniversite’de karar alıcı mekanizmada yer alan yönetim personelinin öğrencilerin talep ve beklentileri doğrultusunda hizmet kalitesini arttıracak bir takım girişimlerde bulunmaları gerektiği anlaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kimya Öğretmen Adaylarının Yabancı Dilde Eğitime İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21697</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21697</guid>
      <author>Şenol ŞEN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı kimya öğretmen adaylarının yabancı dilde eğitime ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu amaçla bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde okumakta olan dokuz kimya öğretmen adayı amaçsal örnekleme yöntemi ile çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Araştırma 4. ve 5. sınıfa devam etmekte olan kimya öğretmen adayları ile yürütülmüş olup, yaşları 23-25 arasında (Ort.= 23.89, SS= .93) değişmektedir. Öğretmen adaylarının genel akademik başarıları 4.00 üzerinden 3.36 ile 2.42 arasında değişmekte olup başarı ortalaması 2.98 (SS=.25) olarak belirlenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmada veriler öğretmen adaylarıyla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Öğretmen adaylarıyla yapılan görüşmeler transkript edildikten sonra özetleyici içerik analizi ile analiz edilmiştir. Yapılan içerik analizi sonucunda öğretmen adaylarının görüşleri; Eğitim Dili Almanca ile ilgili olumlu görüşler, Eğitim Dili Almanca olmasının dezavantajları, Eğitim Dili Almanca ile ilgili olumsuz görüşler, Öneriler ve Diğer şeklinde beş kategori altında toplanmıştır. Kategoriler, alt kategoriler ve kodlar incelendiğinde öğretmen adaylarının genel olarak Almanca dilinde yapılan eğitimlerin kendilerini ezbere dayalı bir öğrenmeye yönlendirdiğini, konuları tam olarak anlayamadıklarını ve Almanca ile yapılan eğitimin kendilerine olumlu bir katkılarının olmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları, Almanca seviyelerinin dört temel dil becerisi (okuma, dinleme; konuşma, yazma) bakımından yeterli olmadığını dolayısıyla mezun olduklarında Almanca eğitim almalarının geleceklerine pozitif bir etkisinin olmayacağını belirtmişlerdir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencilerinde Kişilerarası İlişki Tarzları Ve Romantik İlişkilerde Sosyal İlgi Düzeylerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21379</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21379</guid>
      <author>Meliha TEKİN ÇATAL, Melek KALKAN</author>
      <description>Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin kişilerarası ilişki tarzları ve romantik ilişkilerde sosyal ilgi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, uygun örnekleme yöntemi ile On dokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencilerinden ulaşılabilen ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 240 öğrenci oluşturmaktadır. Toplam 151 kadın ve 89 erkek üniversite öğrencisinin katıldığı araştırmada yaş ortalaması 20.79’dur. Araştırmada ilişkisel tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şahin, Durak ve Yasak (1994) tarafından geliştirilen 31 maddeden oluşan Kişilerarası ilişki tarzları ölçeği ve Kalkan (2009) tarafından geliştirilen 24 Adleryen Sosyal İlgi Ölçeği-Romantik İlişki ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21 istatistik paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Pearson korelasyon analizi ve Manova tekniklerinin kullanıldığı araştırmada besleyici tarz ile romantik ilişkilerde sosyal ilgi düzeyi arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Ketleyici tarz ile romantik ilişkilerde sosyal ilgi düzeyi arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyete göre erkeklerin ketleyici tarzı kullanmaları kadınlardan anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur. Ancak besleyici tarz ve romantik ilişkilerde sosyal ilgi düzeyinde cinsiyete göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ayrıca İlişki durumuna göre, ilişkisi olan bireylerin romantik ilişkilerde sosyal ilgi düzeyi anlamlı ölçüde yüksek bulunurken; besleyici ve ketleyici tarzda ilişki durumuna göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sonuçlar ilgili literatür eşliğinde tartışılmış ve bu doğrultuda diğer araştırmacılara yardımcı olabilecek öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Kitap Okuma Alışkanlığına Yönelik Tutumları ve Konuşma Öz Yeterlik Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21471</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21471</guid>
      <author>Keziban TEKŞAN, Enes ÇİNPOLAT</author>
      <description>Okuma ve konuşma becerileri toplum hayatında oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Okumak, insanın yeni fikirler ortaya çıkarmasına yardımcı olur, anlama ve muhakeme becerilerini geliştirir. Bu sebeple okuma becerisi bir alışkanlık haline gelmelidir. Konuşma becerisi toplum olarak yaşayabilmenin en büyük gerekliliğidir. Çünkü insanlar arası ilişkiler konuşma ile sağlanmaktadır. Söz konusu iki beceri de toplum hayatının belirleyicilerindendir. Bu çalışmanın amacı, gelecek nesilleri yetiştirecek olan öğretmen adaylarının kitap okuma alışkanlığına yönelik tutumlarının ve konuşma öz yeterlik algılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesini ayrıca kitap okuma alışkanlığı tutumları ile konuşma öz yeterlik algıları arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Çalışmada tarama modeli kullanılmış olup, örneklemi Ordu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 1.sınıf Fen Bilgisi, İlköğretim Matematik, Okul Öncesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sınıf, Türkçe öğretmeni adayı 205 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla “Öğretmen Adaylarına Yönelik Konuşma Öz Yeterlik Ölçeği” ve “Öğretmen Adaylarının Kitap Okuma Alışkanlığına Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilere göre öğretmen adaylarının kitap okuma alışkanlığına yönelik tutumları ve konuşma öz yeterlik algıları cinsiyete ve öğrenim görülen bölüme göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca okuma alışkanlığı tutumu ve konuşma öz yeterliği algıları arasında pozitif bir ilişki olduğu görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Piyano Dersine Yönelik Tutum Ölçeği Geliştirme Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21539</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21539</guid>
      <author>Merve SOYCAN, Aysun Rabia HAMZAOĞLU BİRER</author>
      <description>Bu çalışmada Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenim gören öğrencilerin piyano dersine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla bir ölçek geliştirme amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu üç farklı üniversitede, Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda öğrenim görmekte olan lisans 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden 306 kişi oluşturmuştur. Ölçek maddelerinin birbirinden bağımsız, anlamlı faktörlere ayrılıp ayrılmadığını görebilmek için döndürülmüş temel bileşenler analizi yapılmış, test maddelerinden alınan puanlar ile testin toplam puanı arasındaki ilişkiyi açıklamak için madde toplam puan korelasyonu hesaplanmıştır. Faktör analizine göre, 8 madde 1. faktörde, 5 madde 2. faktörde ve 4 madde 3. faktörde toplanmıştır. 1. faktör “İlgi”, 2. faktör “Kaygı” ve 3. faktör “Özen” başlıklarını almıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile ölçme aracının örtük yapısı belirledikten sonra doğrulayıcı faktör analizi ile bu örtük yapının doğrulanması için LISREL programı kullanılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonunda ise modele ilişkin uyum indeks değerleri GFI=0.89, AGFI=0.85, NFI=0.95, CFI=0.97 ve RMSEA=0.080 olarak hesaplanmıştır. Tutum ölçeği geliştirme çalışmasında yapılan analizler sonucu, 17 maddeden oluşan ölçeğin 3 faktörlü olduğu görülmüş ve ölçeğin iç tutarlığını saptamak için hesaplanan Cronbach Alpha katsayısı 0.909 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen bu değere göre ölçeğin iyi derecede güvenirliğe sahip olduğu söylemek mümkündür. Geliştirilen tutum ölçeği ile elde edilecek bulgular sayesinde, mesleki müzik eğitimi almakta olan lisans öğrencilerinin piyano dersine yönelik tutumları belirlenebilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>A1.1 Düzeyi “Schritt Fur Schritt Deutsch” İsimli Ortaöğretim Almanca Ders Kitabının Dört Dil Becerisi ve İçerik Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21478</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21478</guid>
      <author>Begüm TELEMECİ, Kemal Oğuz ER</author>
      <description>Bu çalışmanın genel amacı, 2016-2017 öğretim yılından itibaren ortaöğretim 9 ve 10. Sınıflarda okutulmakta olan (A1.1 düzeyi) Schritt für Schritt Deutsch isimli ders kitabının dört temel dil becerisine nasıl yer verdiğini ve Almanca Öğretim Programında yer alan içerik önerileriyle uygunluk gösterip göstermediğini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup doküman analizi yapılmıştır. Bu çalışmada doküman incelemesi yönteminin kullanılmasında amaç, çalışmanın veri kaynağı olan “A1.1. Düzeyi Schritt für Schritt” isimli ortaöğretim Almanca ders kitabında dört dil becerisine nasıl yer verdiğini belirlemek ve ders kitabının programda yer alan tema ve içerik önerilerine uygunluğunu tespit etmektir. Verilerin analizinde ilk önce 2011 yılında Talim ve Terbiye Kurulu tarafından yayımlanan Almanca Öğretim Programında yer alan dört temel dil becerisine ait bölümler tek tek incelenmiştir. Öğretim programında her dil becerisi için nelerin amaçlandığı ve bu amaçlara ulaşmak için hangi tekniklerin ve etkinlik tiplerinin daha etkili olabileceği ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Bu doğrultuda da söz konusu ders kitabında yer alan her beceriye ait etkinlikler tek tek incelenerek öğretim programı ile uygunlukları değerlendirilmiştir. Yine bu çalışmada incelenen diğer bir husus olan içerik için de Almanca Öğretim Programında tema ve içerik önerileri adı altındaki tablo detaylı incelenerek ders kitabı ile öğretim programı arasında bu hususta bir uyum olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda Schritt für Schritt Deutsch isimli bu ders kitabında yer alan dört temel dil becerisine ait etkinliklerin Almanca Öğretim Programında önerilen etkinlikler ile büyük oranda uyumlu olduğu görülmüştür. İçerik bilgilerinin de Almanca Öğretim Programına büyük oranda uyum sağladığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Yöneticileri ve Öğretmenlere Göre Okul İklimini Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi: Ortaokul Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21365</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21365</guid>
      <author>Sezen TOFUR, Abdullah BALIKÇI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğretmen ve yöneticilerine göre okul iklimini etkileyen faktörleri incelemek ve önerilerde bulunmaktır. Araştırmanın yöntemi nitel olup fenomenolojik (görüngübilim) desende tasarlanmıştır. Kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırma İstanbul’un farklı ilçelerinde bulunan iki ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Üçü öğretmen üçü yönetici olmak üzere gönüllülük ilkesine göre seçilen toplam 6 eğitimci ile görüşülmüştür. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analizden faydalanılmıştır. Bulgular, okul iklimini etkileyen olumsuz faktörler ve olumlu faktörler olmak üzere iki tema altında toplanmıştır. Temaların oluşturulmasında Halpin ve Croft’un örgüt iklimi boyutları gözetilmiştir. Olumsuz faktörlerle ilgili elde edilen sonuçlar; okul çevresinin sosyoekonomik düzeyi, takım çalışması yerine bireyselliğin ön plana çıkması, çalışanlar arasındaki iletişim yetersizliği, yönetimde adalet duygusunun zedelenmiş olması, çalışanların sorumluluk almaktan kaçınmaları, mevzuatın bağlayıcı ve zorlayıcı niteliği gibi durumların olumsuz okul iklimine neden olduğu şeklindedir. Olumsuz faktörlerin öğretmenlerdeki idealist duygulara da olumsuz yansıdığı belirtilmiştir. Olumsuzluğa neden olan temel faktör olarak yürürlükteki mevzuat gösterilmiştir. Olumlu faktörler ile ilgili elde edilen sonuçlar; yöneticinin astlara değer vermesi, öğretimin yanında eğitime önem verilmesi, çalışanlar arasındaki iletişimin sağlıklı olması, yönetimde paydaşların kararlara katılımı, yöneticinin adil olması, okulun vizyon ve misyonunun açıkça ortaya konulması, çalışanların görev ve sorumluluklarının farkında olmaları, okulun bir aile ortamı olarak görülmesi gibi durumların olumlu okul iklimine neden olduğu şeklindedir. Okulun ikliminin belirlenmesi noktasında başat unsurların okulun çalışanları ve çevrenin olduğu görülmektedir. Katılımcıların olumlu okul iklimi ile ilgili yaptıkları değerlendirmeleri daha çok yönetici davranışları üzerinden hareketle yaptıkları görülmüştür. Katılımcılar her iki tema altında da yöneticilerin adil olmasına ilişkin vurgulama yapmıştır. Bu anlamda okul iklimi açısından yönetici ve yönetim anlayışının, yönetimde adaletin önemli olduğu söylenebilir. Konu ile ilgili yapılan çalışmaların genellikle nicel ağırlıklı olması nedeniyle araştırmanın yapılabilecek benzer nitel araştırmalar için örnek teşkil edeceği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Biyoloji Eğitimi Alanında Yapılmış Lisansüstü Tezlerin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21673</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21673</guid>
      <author>Ufuk TÖMAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı Türkiye’de biyoloji eğitimi araştırmalarında yapılan lisansüstü tezleri farklı değişkenler açısından incelemektir. Yapılan araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırma modeli olarak ise belgesel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma evreni, Türkiye’de biyoloji eğitiminde yapılmış lisansüstü tezlerdir. Araştırmada herhangi bir örnekleme gidilmeyerek, YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında kullanıma açık olan 337 lisansüstü tez araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın veri toplama yöntemi doküman inceleme, veri analizi ise içerik ve doküman analizidir. Araştırma sonucunda Türkiye’de biyoloji eğitimi alanında yapılmış lisansüstü tezlerin en çok Gazi Üniversitesi’nde yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca, lisansüstü tezlerin konuları, en çok biyoloji öğretimi ile konu, beceri ve kavram öğretimi üzerine yoğunlaşmıştır. En az çalışılan konu ise çevre konusudur. Biyoloji eğitimi alanındaki Lisansüstü tezlerin yaklaşık olarak % 50’sinden fazlası nicel yöntem ile yapılmıştır. Araştırma sonuçları göstermektedir ki biyoloji eğitimi alanında yapılan lisansüstü çalışmalar yeterli değildir. Bu çalışmaların nitelik ve nicelik yönünden istenilen seviyelere gelebilmesi için öğrenciler ve öğretmenler lisansüstü eğitime yönlendirilebilir ve bu alanda ilerlemeleri için teşvik edilebilir. Öğretmen eğitimi, üst düzey düşünme becerileri, program geliştirme, kavram öğretimi, alternatif ölçme-değerlendirme gibi alanlarda yapılan çalışmalar oldukça azdır. Bu alanlarda daha fazla araştırmalar yapılabilir. Ayrıca yapılan çalışmalarda deneysel ve tarama yöntemlerine ağırlık verildiği görülmektedir. Fenomenografik yöntem gibi nitel araştırmalara yönelik çalışmalarda yapılabilir. Bunun yanında, bu çalışmanın kapsamının sadece lisansüstü tezlerle sınırlı olduğu düşünüldüğünde, çalışmanın kapsamına makale ve bildirilerde eklenmek suretiyle genişletilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Doçentlik Süreci ve Bazı Akademik Kadrolardaki Düzenlemelere Yönelik Öğretim Elemanlarının Görüşlerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21652</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21652</guid>
      <author>Murat TUNCER, Melih DİKMEN , Ramazan TANAŞ , Ferdi BAHADIR , Mehmet TEMUR , HİKMET ULUĞ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı 7100 Sayılı Yükseköğretim Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması sonucunda resmi gazetede yayınlanan yeni doçentlik kriterlerine yönelik akademisyenlerin görüşlerini belirlemektir. Araştırma nitel yönteme dayalı yürütülmüştür. Bu kapsamda çalışmaya Fırat Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, İnönü Üniversitesi ve Erzincan Üniversitesindeki 244 akademisyen katılmıştır. İlgili kavramsal çerçeveye dayanarak araştırmacılar tarafından veri toplamak amacıyla yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ve betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Ayrıca bazı özgün ifadelere yer verilmiştir. Sonuç olarak doçentlik ile ilgili yasal düzenlemeye yönelik görüşlerin oldukça dağınık olduğu, birçok akademisyenin görüş belirtmekten kaçındığı gözlenmektedir. Doçentlik ile ilgili bazı düzenlemeler yapılmakla birlikte doçentlik süreci suiistimale açıktır. Gerek bilimsel çalışmalar ve gerekse atama süreçlerinde objektif olmayan durumların söz konusu olduğu görülmüştür. Ancak edinilen nihai intiba yasal düzenlemenin eksik olduğu yönündedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut Hikâyelerinin Sosyal Bilgiler Öğretim Programındaki Değerler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21400</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21400</guid>
      <author>Ayşegül TURAL</author>
      <description>Dede Korkut Hikâyeleri Türk kültür tarihinde iz bırakan eserlerden biridir. Bu araştırmada, Dede Korkut Hikâyelerinin Sosyal bilgiler öğretim programında yer alan değerler açısından analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ergin (2015) tarafından düzenlenen Dede Korkut Kitabı’ndan yararlanılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde, veriler doküman incelemesi ile toplanırken; verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Bu yönüyle araştırma betimsel bir çalışmadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre Dede Korkut Hikâyeleri içinde en çok aile birliğine önem verme, estetik, vatanseverlik ve yardımseverlik değerlerine rastlanırken; en az ise bağımsızlık, özgürlük, eşitlik ve tasarruf değerlerinin yer aldığı görülmektedir. Araştırmanın sonuçları dikkate alındığında, Dede Korkut Hikâyelerinde yer alan değerlerin, toplumsal hayatı düzenleyen unsurlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıdan çalışmanın sonuçlarının önemli olduğu düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pedagojik Formasyon Eğitimi Alan Konservatuvar Öğrencilerinin Öğretmenlik Uygulaması Dersine Yönelik Yeterliklerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21680</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21680</guid>
      <author>Emel Funda TÜRKMEN</author>
      <description>Müzik öğretmenliği, Eğitim Fakültelerinin kazandırdığı bir mesleki eğitim olmakla birlikte, son yıllarda formasyon eğitimi verilerek Konservatuvarlardan ve Güzel Sanatlar Fakültelerinin Müzik Eğitimi veren Bölümlerinden de müzik öğretmenleri yetiştirilmesine olanak tanınmıştır. Bu durum, genel müzik eğitimi veya okul müzik eğitimciliğinin mesleki yeterlikleri açısından çeşitli sorunlara yol açmakla birlikte, müzik eğitiminin farklı yönlerine yönelik eğitimci yönü geliştirilmiş, eğitimci bakış açısı kazanmış öğretmenlerin yetiştirilmesine de olanak tanımaktadır. Formasyon dönemi boyunca verilen eğitim yoluyla öğretmen adaylarının genel müzik eğitimi vermeleri için gerekli temel becerilerin kazandırılmasına çalışılmaktadır. Öğretmenlik uygulaması dersi ise bu derste edinmiş oldukları temel becerileri uyguladıkları ve öğretmen olmaya hazırlandıkları bir evre olarak büyük önem taşımaktadır. Yapılan araştırma, öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında anlatmış oldukları örnek derslerin değerlendirme formlarının doldurulması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Söz konusu formlar öğretmen adayları, uygulama öğretmenleri ve uygulama öğretim elemanının doldurdukları formlar olmak üzere üç farklı kaynaktan toplanmıştır. Araştırma, altı lise grubundan toplam 30 öğrenci ve altı müzik öğretmeninden elde edilen veriler ile yürütülmüştür. Veriler, öğretmen adayı konservatuvar öğrencilerinin ve uygulama öğretmenlerinin derslerde yaptıkları gözlemler sırasında doldurdukları gözlem formları yoluyla toplanmıştır. Müzik Öğretmeni adaylarının özellikle öğretim yöntemlerini bilme ve kullanma konusunda yeterli olmadıkları, öğretim teknolojilerini kullanma konusunda ve öğretim araç-gereç ve materyallerini sınıf düzeyine uygun bir biçimde kullanabilme gibi konularda daha iyi yetiştirilmelerinin gerektiği ortaya çıkmıştır. Araştırmanın öğretmenlik uygulaması dersi sürecine katkı sağlaması umulmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Öğrencilerinin Fen Öğretimine Yönelik Zihinsel Modellerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21601</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21601</guid>
      <author>Hacer ULU, İjlal OCAK</author>
      <description>Bireylerin sahip oldukları fen öğretimine yönelik zihinsel modeller öğrenme becerilerinin niteliği için oldukça önemlidir. Ülkemizde fen dersi programının 2005 yılında köklü değişimi dikkate alınırsa eğitimdeki reformların büyük ölçüde gerçeklemesi öğretim anlayışına bağlıdır. Öğretmenlerin öğretime yönelik inançlarının sınıf uygulamalarına yansıması nitelikli bir eğitimin sağlanmasında önemli etkiye sahiptir. Öğretmenlerle birlikte ders programlarının uygulanmasından sorumlu olan öğrencilerin fen öğretimine yönelik zihinsel modelleri geçmiş öğrenme yaşantılarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin fen öğretimine yönelik zihinsel modellerinin belirlenmesi, eğitim sürecinde öğretim uygulamalarının düzenlenmesi ve değiştirilmesine yönelik uygun bir başlangıç noktası olabilir. Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin fen dersi öğretimine yönelik zihinsel modellerinin kendi çizimlerine dayalı olarak bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini ise Afyonkarahisar ilinde bulunan okullardaki 704 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Fen Bilgisi Öğretmeni Resimleme Formu (DASTT-C)’nun ve Çoklu Zekâ Alanları Envanteri’nin yanıtlanmasıyla elde edilmiştir. Veri toplama araçlarının uygulanması sonunda elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U-testi ve Kruskal-Wallis H-testi kullanılarak analiz edilmiştir. DASTT-C aracının yanıtlanması sonucunda öğrencilerin %29’unun öğrenci merkezli, %59.9’unun hem öğrenci hem de öğretmen merkezli ve %10.7’sinin öğretmen merkezli fen öğretimine yönelik zihinsel modele sahip oldukları bulgusuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin fen öğretimine yönelik zihinsel modellerinin sınıf düzeyine göre farklılık göstermezken cinsiyete göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin fen dersi öğretimine yönelik zihinsel modelleriyle çoklu zekâ türleri arasında bir ilişki bulunmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PISA 2003 ve PISA 2012 Matematik Okuryazarlığı Üzerine Uluslararası Bir Karşılaştırma: Türkiye ve Finlandiya</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21453</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21453</guid>
      <author>Hatice Gonca USTA, R. Nükhet DEMİRTAŞLI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı PISA 2012 uygulamasına katılan Fin ve Türk öğrencilerin matematik okuryazarlığı performansları ile ilişkili öğrenci ve okul düzeyindeki faktörlerin belirlenmesi ve farklılıkların ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda öğrenci ile ilişkili olan okulöncesi eğitim alma, anne ve baba mesleği, anne ve baba eğitim düzeyi, sosyokültürel indeks, evdeki eğitim kaynaklarının kalitesi, haftalık matematik çalışma süresi, matematikte kendini yeterli bulma, matematikte özgüven, sınıf disiplin ortamı ve okulda teknoloji kullanımı değişkenleri alınmıştır. Okul ile ilgili olarak ise, okulun bulunduğu bölge, okuldaki öğrenci sayısı, okulda kullanılan değerlendirmelerin sıklığı ve okuldaki eğitim kaynaklarının kalitesi değişkenleridir. Araştırmacının amacına ulaşmak için aşamalı doğrusal model (adm) kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, PISA sonuçlarına göre matematik okuryazarlığı ile ilişkili önemli değişkenlerin başında okulöncesi eğitim gelmektedir. Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin matematik başarıları almayanlara göre daha yüksektir. Anne ve baba eğitim düzeyleri değişkenlerinden anne eğitim düzeyi Finlandiya için matematik okuryazarlığı arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Aynı şekilde anne ve baba mesleği değişkenleri matematik okuryazarlığı ile pozitif yönde manidar ilişki göstermektedir. Yani üst sosyo-ekonomik düzeydeki mesleklere sahip ebeveynlerin çocuklarının matematik okuryazarlığının manidar bir şekilde yüksek olduğu görülmektedir. Bu sonuçlara paralel olarak sosyokültürel indeks ile matematik okuryazarlığı arasındaki ilişki incelendiğinde manidar bir ilişki olduğu görülmüştür. Evdeki eğitim kaynaklarının kalitesi arttıkça Türkiye PISA 2012 çalışmasına göre matematik okuryazarlığı da artmaktadır. Matematikte kendini yeterli görme ve matematikte özgüven değişkenleri matematik başarısı ile ilişkili önemli değişkenlerdendir. Hem Türkiye hem de Finlandiya için matematikte kendini yeterli görme ile matematikteki özgüven değişkenleri arasında manidar bir ilişki bulunmuştur. Matematik dersinde disiplin ortamı Türkiye ve Finlandiya için matematik başarısı ile manidar ilişki göstermektedir. Teknolojiyi eğlenme amacı ile kullanma değişkeni ise Türkiye’de matematik başarısı ile ilişkili bulunmazken Finlandiya’da negatif ilişkili bulunmuştur. Okul düzeyi değişkenleri incelendiğinde ise; okulun bulunduğu yerleşim yeri büyüklüğünün matematik okuryazarlığı ile ilişkisinin incelenmesi sonucunda Finlandiya için negatif bir ilişkili bulunmuştur. Okuldaki öğrenci sayısı değişkeni Türkiye için negatif ilişkili iken Finlandiya için manidar düzeyde ilişkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Okulda yapılan değerlendirme sıklığı değişkeni Türkiye için pozitif yönde manidar bulunmuştur. Öğrenci ve okul düzeyi değişkenlerin ortak etki sonuçları incelenmiştir. Türkiye’de okulun bulunduğu bölge büyük şehre doğru gittikçe sınıf disiplininde ve matematik ders çalışma süresinde artış gözlenmektedir. Türkiye matematik okuryazarlığı üzerinde okulun bulunduğu bölge matematik okuryazarlığı ile ortak ilişkisi manidar olan diğer değişkenler; okul öncesi eğitim alma, anne mesleği, sosyo-kültürel indeks ve evdeki eğitim kaynaklarıdır. Elde edilen sonuçlara yönelik olarak; okullar arası farklılığı azaltacak önlemler alınabilir. Aile eğitim düzeyinin ve sosyo-kültürel indeksin matematik okuryazarlığı üzerindeki etkisinin önemi bakımından aileler bilinçlendirilebilir. Öğrenciler kendilerini daha yeterli bulmaları ve özgüvenlerinin artması cesaretlendirilerek sınıf içi etkinliklerde buna özen gösterilebilir. Öğrenciler teknolojiyi eğitim amaçlı kullanmaları için bilinçlendirilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Matematik Öğretmenlerinin Alternatif Değerlendirme Yaklaşımlarını Kullanmaya Yönelik Öz Yeterlikleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21429</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21429</guid>
      <author>Hatice UYSAL, Güngör YUMUŞAK</author>
      <description>Eğitim, öğretim, öğrenme ve değerlendirme süreçlerini ilişkin anlayış ve uygulamalar günümüzde bilimsel araştırmalar ışığında değişip gelişmekte ve bu durum uygulamaya etki eden önemli unsurlardan biri olan öğretim programlarını da etkilemektedir. Özellikle ölçme ve değerlendirme etkinliklerindeki yeni arayışların ve uygulamaların yansımaları programlarda dikkat çekmektedir. Günümüzde bireylerin gelişimlerinin çok boyutlu değerlendirilmesini esas alan alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımları programlarda yerini alan çağdaş yaklaşımlardandır. Bu çalışmada 2016-2017 eğitim öğretim yılında ortaokul matematik öğretmenlerinin ilköğretim matematik programında (5-8) yer alan alternatif değerlendirme yaklaşımlarını uygulama yeterlikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmada bilgi toplama aracı olarak Buldur (2009)’un geliştirdiği beşli likert tipindeki 26 maddelik “Alternatif Değerlendirme Yaklaşımlarını Kullanmaya Yönelik Öz Yeterlik Ölçeği” adlı ölçek kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre ortaokullarda görev yapmakta olan matematik öğretmenlerinin alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarına yönelik genel olarak yüksek düzeyde bir yeterlik algısına sahip oldukları belirlenmiştir. Ölçeğin alt boyutlarına ilişkin ortalamalara bakıldığında ise, uygulamaya yönelik öz yeterlik ve kaynak kullanmaya yönelik öz yeterlik boyutlarının ortalamasının ‘katılıyorum’ aralığına denk geldiği görülmektedir. Bunun yanında zorluklarla başa çıkmaya yönelik öz yeterlik düzeyinin “kararsızım” düzeyinde kaldığı saptanmıştır. Ayrıca cinsiyet, okul türü ve görevli oldukları yerleşim yeri bakımından öz yeterlik düzeyleri arasında anlamlı bir fark saptanmazken, kıdem yılları arasında (16-20 ve 26-30) anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Din Derslerinde Özel Gereksinimli Öğrenciler İçin Uyarlamalar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21269</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21269</guid>
      <author>Muzaffer ÜZÜMCÜ</author>
      <description>Pek çok DKAB öğretmeni, kaynaştırma uygulamalarında özel gereksinimli öğrencilerle (ÖGÖ) birlikte eğitim faaliyetlerinde bulunmaktadır. Bu yüzden bu öğretmenlerin ÖGÖ’lerin özelliklerini bilmesi ve onlarla ders işlerken ne tür uyarlamalar yapılabileceği hakkında fikir sahibi olması önem arz etmektedir. İlgili literatür tarandığında söz konusu öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarında ne tür uyarlamalar yapabileceklerine dair, onlara doğrudan rehberlik edebilecek bir çalışmaya rastlanmamıştır. İşte bu çalışmada esasen bu boşluk doldurulmaya ve DKAB öğretmenlerinin ÖGÖ’ler için ne tür uyarlamalar yapabilecekleri konusuna açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Makalede her gereksinim grubu için ayrı başlıklar altında sıralanan uyarlamalar daha çok özel eğitim ve kaynaştırma uygulamalarıyla ilgili İngilizce ve Türkçe literatür taranarak ortaya konmuştur. Özellikle de kaynaştırma uygulamalarıyla ilgili nitel ve nicel alan araştırmalarının verilerinden faydalanılmıştır. İki bölümden oluşan makalenin girişinde din eğitiminin önemi, öğretmenlerin eğitim-öğretimdeki rolleri, kaynaştırma uygulamalarının seyri hakkında kısaca bilgi verilmiş ve ÖGÖ’lerin tasnifi yapılmıştır. Birinci bölümde özel gereksinimli öğrencilerin özelliklerinden, alt gruplarından, gereksinimlerinden ve genel nüfus içerisindeki yerlerinden bahsedilmiştir. Makalenin esas kaleme alınma gerekçesini teşkil eden ikinci bölüm ise ÖGÖ’lerin gereksinim türlerine göre yapılabilecek uyarlamaların tespitini ve yorumlanmasını ihtiva etmektedir. Makalenin sonuç kısmında ÖGÖ’lere yönelik din eğitimiyle ilgili uyarlamalardaki mevcut durum ve olması gerekenler hakkında kısa bir değerlendirme yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Matematik Öğretmen Adaylarının Sorgulama Becerileri İle Matematik Öğretmeye Yönelik Kaygıları Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21439</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21439</guid>
      <author>Güneş YAVUZ, Çiğdem ARSLAN , Gülşah BATDAL KARADUMAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı matematik öğretmeni adaylarının sorgulama becerileri ile matematik öğretmeye yönelik kaygı düzeylerini ortaya koymak ve bu düzeyler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmaya 2017-2018 yılında bir devlet üniversitenin Eğitim Fakültesinin Matematik Öğretmenliği programına kayıtlı birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğretmeni adayları olmak üzere toplam 206 öğretmen adayı katılmıştır. Bu araştırmada var olan durumu saptamaya yönelik betimsel bir çalışma yapılarak tarama yöntemi kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının sorgulama beceri düzeylerini belirlemek amacıyla “Sorgulama Becerileri Ölçeği” ile matematik öğretmeye yönelik kaygı düzeylerini belirlemek için “Matematik Öğretmeye Yönelik Kaygı Ölçeği” ve araştırmacılar tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” uygulanmıştır. Veriler toplandıktan sonra öğretmen adaylarının sorgulama becerileri ve matematik öğretmeye yönelik kaygı düzeyleri çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir. Veri analizlerinde ortalamalara, varyans analizlerine bakılmış gerekli durumlarda scheffe testi yapılmış ve korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Verilerin çözümlenmesi aşamasında SPSS16 programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda matematik öğretmeni adaylarının sorgulama beceri düzeylerinin yüksek seviyede, matematik öğretmeye yönelik kaygı düzeylerinin ise düşük seviyede olduğu görülmüştür. Buna bağlı olarak matematik öğretmeni adaylarının sorgulama becerileri ve matematik öğretmeye yönelik kaygı düzeyleri arasında negatif (zıt) yönlü bir ilişki ortaya çıkmıştır. Matematik öğretmeni adaylarının okudukları sınıf düzeylerine göre sorgulama beceri puan ortalamalarının birbirine yakın olmaları nedeniyle istatistiksel olarak bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Ancak matematik öğretmeye yönelik kaygı puanları incelendiğinde dördüncü sınıf matematik öğretmeni adaylarının matematik öğretmeye yönelik kaygı puanlarının birinci sınıf öğretmen adaylarından daha düşük olduğu görülmüştür. Bu sonuç matematik öğretmeni adaylarının eğitim süreci içinde gördükleri öğretim derslerinin etkileri sayesinde matematik öğretmeye yönelik kaygılarının azaldığı şeklinde yorumlanabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilim Şenliklerinin Ortaokul 6. Sınıf Öğrencilerinin Fen Konularına Yönelik İlgi Düzeylerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21698</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21698</guid>
      <author>Halil İbrahim YILDIRIM, Önder ŞENSOY</author>
      <description>Bu çalışma, ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin fen konularına yönelik ilgi düzeylerine bilim şenliklerinin nasıl bir etkisi olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma yarı deneysel yöntem ve öntest–sontest kontrol gruplu deneysel desene sahiptir. Çalışma 2015 yılında Ankara’da bir devlet ortaokulunda altıncı sınıfta öğrenim gören öğrencilerle gerçekleştirilmiş ve 15 hafta sürmüştür. Veri toplama aracı olarak Laçin Şimşek &amp; Nuhoğlu (2009) tarafından geliştirilen “Fen Konularına Yönelik İlgi Ölçeği” kullanılmıştır. Ölçek ön, son ve izleme testi amacıyla uygulanmıştır. İlgi ölçeğinin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 0,85 olarak tespit edilmiştir. Veriler Bağımsız Gruplar İçin t-Testi ve Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Faktörlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Araştırmanın deneysel işlem basamağı, hem kontrol hem de deney grubunda fen dersinde aynı fen bilgisi öğretmeni tarafından yapılmıştır. Kontrol grubunda Fen Dersi Programına uygun öğretim yapılmış ve deneysel bir işlem uygulanmamıştır. Deney grubunda da kontrol grubundaki öğretime benzer bir öğretim gerçekleştirilirken, derslerde ve dersin dışında bilim şenlikleri hazırlık faaliyetlerine yer verilmiştir. 15 hafta süren bilim şenliği hazırlığı sonucunda bilim şenliğinin açılışı yapılmış ve öğrenciler bilim şenliği etkinliklerini iki gün boyunca ziyaretçilere sunmuştur. Çalışmada bilim şenliğine katılan deney grubunda yer alan öğrencilerin fen konularına ilişkin ilgi puanlarında anlamlı düzeyde bir artış gerçekleştiği ve araştırma sona erdikten on iki hafta sonra bu artışın korunduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Bürokrasisinde Yeni Bir Uygulama: Doküman Yönetim Sistemi (DYS)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21390</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21390</guid>
      <author>Rüştü YILDIRIM, Ercan YILMAZ , Abdullah BALIKÇI</author>
      <description>2017 yılı itibariyle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullar resmi yazışma ile ilgili işlemleri Doküman Yönetim Sistemi (DYS) üzerinden yürütmektedir. Bu araştırmada DYS’nin eğitim yönetimini, okul yönetimini, yöneticileri ve bürokratik yapıyı okul yöneticilerinin bakış açılarından hareketle nasıl etkilediği ve DYS’nin okul idarecileri tarafından nasıl görüldüğü araştırılmıştır. Araştırma nitel yaklaşım ve bu çerçeveye uygun olduğu düşünülen durum yaklaşımı deseninde tasarlanmıştır. Bu çerçevede araştırmanın katılımcılarını 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Konya ili merkez ilçelerinde (Karatay, Meram, Selçuklu) görev yapmakta olan 5 okul müdürü 5 müdür yardımcısı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda DYS’nin okul yöneticileri tarafından çok faydalı bir sistem olarak görüldüğü ama geliştirilmesi gereken kısımlarının olduğu, resmi yazışma ile ilgili iş ve işlemleri hızlandırdığı, resmi yazışmadaki bürokrasiyi azalttığı, şeffaflığı ve güvenirliği artırdığı, kâğıt tasarrufu yönüyle ekonomik olduğu, DYS ile ilgili verilen başlangıç eğitiminin yetersiz olduğu, sınıf içine (öğretime) doğrudan olmasa da dolaylı etkilerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlardan hareketle bu tür elektronik sistemlerin yaygınlaştırılması gerektiği, DYS’de güncelleştirme çalışmalarının yapılması gerektiği, DYS kullanıcılarına yeni hizmet içi eğitimlerin verilmesi gerektiği, DYS’nin mail programlarına entegre edilmesi gerektiği, DYS ile arşivlenecek evraklar konusunda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ayrıntılı bir bilgilendirmenin yapılması gerektiği, elden evrak götürme işlemlerin devam ettiği bunların tamamen bitirilmesi adına çalışmaların yapılması gerektiği, önerilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Öğretmenlerinin Portfolyo Değerlendirmeye İlişkin Görüşlerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21654</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21654</guid>
      <author>HİKMET ZELYURT, Beyza KARAKAŞ</author>
      <description>Eğitimde değerlendirme, öğrencilerin edindikleri kazanımları tespit etmeye olanak sağlaması açısından önemlidir. Etkili bir değerlendirme yapabilmek için değerlendirme çok yönlü olmalıdır. Çok yönlü değerlendirme seçeneklerinden birisi portfolyodur. Portfolyo, öğrencilerin çalışmalarını, kat ettikleri aşamaları ve başarılarını ortaya çıkaran öğrenci çalışmalarının toplamıdır. Okul öncesi dönem çocuklarının değerlendirilmesinde de kullanılan ve çocukların ortaya çıkardıkları ürünlerin bir derlemesi olan portfolyolar, sonuca değil sürece yönelik bilgi veren, çocukların gelişimlerini takip edebilmeyi sağlayan değerlendirme araçlarıdır. Portfolyo değerlendirmenin birçok artısı olmasına rağmen, öğretmenler tarafından kullanımı çok yaygın değildir. Bu nedenle bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin portfolyo değerlendirmeye yönelik görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde bağımsız anaokulları, anasınıfları ve özel okullarda öğretmenlik yapmakta olan 40 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğretmenlerin portfolyoya ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin %30’u portfolyo dosyası oluşturmadıklarını, %67.5’i portfolyo dosyalarıyla ilgili lisans eğitimi sırasında yeterince bilgilendirilmediklerini, %75’i ise portfolyo tutma becerilerini öğretmenlik yaptıkları süreç içerisinde geliştirdiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin %70’i portfolyo dosyası oluşturduklarını söylemelerine rağmen %82.5’i portfolyo raporu düzenlemediklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlere portfolyo oluşturmanın basamakları kavratılmalı ve rapor tutmaları teşvik edilmelidir. Sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bürokrasi Bağlamında Okul Müdürlüğünün İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21466</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21466</guid>
      <author>Abdullah BALIKÇI, Ahmet AYPAY</author>
      <description>Örgütlerin yapılarının anlaşılması etkili ve verimli bir şekilde çalışıp çalışmadığının anlaşılması bakımından önemsenmektedir. Örgüt yapılarıyla ilgili alanyazın incelendiğinde “bürokrasi”nin önemli bir yeri olduğu anlaşılmaktadır. Bürokrasi bir çok alanı etkilediği gibi eğitimi ve onun uygulandığı okulu ve çalışanlarını da etkilemektedir. Bu araştırmanın amacı, bürokratik uygulamaları okul müdürlüğü açısından yorumlamak ve ortaya çıkan durumlar ışığında çözüm önerileri ortaya koymaktır. Araştırma, nitel yaklaşım çerçevesindeki temel nitel araştırma (temel yorumlayıcı desen) deseninde tasarlanmıştır. Bu çerçevede araştırmanın katılımcılarını, Konya ili merkez ilçelerinde (Karatay, Meram, Selçuklu) farklı sosyoekonomik düzeylerde bulunan semtlerdeki ve 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde görev yapmakta olan toplam 22 okul müdürü oluşturmaktadır. Katılımcıların seçiminde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi, maksimum çeşitlilikten yararlanılmıştır. Verilerde kayıp olmaması açısından ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu vasıtasıyla okul müdürleriyle görüşmeler yapılmıştır. Geçerlik-güvenirlik aşamasında kapsamlı alan çalışması, dış denetim, doğrudan alıntı teori çeşitlemesi ve çeşitleme stratejileri uygulanmıştır. Araştırma etiği açısından hem bireysel hem kurumsal izinler alınmıştır. Araştırmacının okul yöneticiliği yapmış olmasının araştırma verilerini anlamaya ve yorumlamaya olumlu katkısı olacağı düşünülmektedir. Araştırmada okul müdürlerinin bürokrasiyi kendi görev, rol ve özellikleri açısından engelleyici bir unsur olarak görmekle beraber olumlu yanları (okulda karmaşayı önleme, uygulamada birlik sağlama vb.) da olduğunu belirtmektedirler. Ayrıca bürokratik uygulamalar mecburen de olsa yapı içinde yer etmekle beraber uygulamada kolaylık sağlama açısından çeşitli elektronik uygulamalardan da yararlanıldığı ortaya çıkmıştır. Mevcut bulgular bürokrasinin hem olumsuz hem de olumlu etkilerini düşündürmekle beraber zaman içinde yenilikçi uygulamalarla birlikte olumsuz taraflarının gittikçe azaldığını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sürdürülebilir Liderlik Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21674</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21674</guid>
      <author>SEMİH ÇAYAK, Münevver ÇETİN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, okul müdürlerinin sürdürülebilir liderlik davranış düzeylerini belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmektir. Ölçeğin geliştirilme aşamasında 98 madde (item) oluşturulmuş ve uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşleri neticesinde 45 madde ölçekten çıkarılmıştır. Oluşturulan 53 maddelik taslak ölçek 2016-2017 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Pendik ilçesindeki resmi ilkokullarda, ortaokullarda ve liselerde görev yapmakta olan 619 öğretmene uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğini saptamak amacıyla temel bileşenler analizi ile faktör analizi yapılmış ve varimax dik döndürme işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu analizler sonucunda 4 faktörlü (yönetsel sürdürülebilirlik, ekonomik sürdürülebilirlik, kültürel sürdürülebilirlik ve sosyal sürdürülebilirlik) toplam varyansın %66.77’sini açıklayan ve 36 maddeden oluşan ölçek elde edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmıştır. Güvenirlik için varimax rotasyon sonucu saptanmış olan dört alt boyut ve ölçeğin tümü için Cronbach α katsayıları (0.975) hesaplanmıştır. Pearson analizi ile hesaplanan madde-toplam ve madde-hariç toplam korelasyonları anlamlı (p&lt;.001); t testi kullanılarak yapılan (alt-üst %27) analizler sonucu maddelerin ve faktörlerin ayırt edici olduğu saptanmıştır. Ayrıca Pearson analizi ile faktörler arasındaki korelasyonların anlamlı olduğu belirlenmiştir (p&lt;.001). Devamlılık katsayısı için ölçek üç hafta arayla aynı gruba uygulanmış ve korelasyon katsayısı anlamlı bulunmuştur (r=.737; p&lt;.001). Elde edilen istatistiksel sonuçlar ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu kanıtlar niteliktedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Spor Eğitimi Alan Üniversite Öğrencilerinin Liderlik Özelliklerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21747</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21747</guid>
      <author>Mehmet Emre ERYÜCEL</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin liderlik yönelimlerini bazı değişkenler (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, bölüm, bireysel veya takım sporu yapma, spor yapılan yıl) bağlamında belirlemektir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim yılında Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde okuyan 55'i kadın 63'ü erkek toplam 118 öğrenci katılmıştır. Katılımcılara kişisel bilgi formu ve liderlik yönelimi ölçeği (Dereli, 2003) uygulanmıştır. Veriler SPSS 18.0 programında 0.5 anlamlılık düzeyinde (p&lt;0,05) analiz edilmiştir. Çalışmaya göre katılımcılar en fazla insana yönelik en az dönüşümsel liderlik tarzını tercih etmişlerdir. Katılımcıların tercih ettikleri liderlik tarzları yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi ve bölüme göre farklılaşmaktadır. Kadın katılımcılar insana yönelik liderlik tarzı anlamlı olarak erkeklerden daha fazla tercih etmişlerdir. Yaşı daha büyük olanlarda yapıya yönelik liderlik, dönüşümsel ve karizmatik liderlikte anlamlı farklılık bulunmuştur. sınıf değişkenine göre 1. sınıflar daha fazla insana yönelik liderlik tarzını tercih etmişlerdir. üst sınıflar alt sınıflara gör daha fazla yapıya yönelik liderlik tarzını tercih etmişlerdir. Bireysel sporlar ile takım sporu yapanlar ve spor yapılan yıl ile liderlik tarzları arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Tercih edilen liderlik tarzlarında sınıf düzeyi oldukça belirleyici olmaktadır. Bu anlamda eğitim ile liderlik tarzları arasındaki ilişki değerlendirilerek, spor bilimleri fakültelerinde daha fazla teorik ve uygulamalı çalışmalar faydalı olabilir. Yine liderlik yöneticilikten farklı olduğu için spor liderliğinin özel olarak değerlendirilmesi ve program geliştirilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>8.Sınıf Öğrencilerinin Temel Geometri Konularındaki Başarıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21440</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21440</guid>
      <author>Esra ALTINTAŞ, Şükrü İLGÜN</author>
      <description>Araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin temel geometri konularındaki başarılarını araştırmaktır. Bu sebeple de mevcut araştırma öğrencilerin sınava olan hazırlıklarının ne seviyede olduğunu ve aynı zamanda temel geometri konularında öğrencilerin başarı durumunu araştırması bakımından önem taşımaktadır. Bu bağlamda da araştırma özellikle öğretmenlerin gözlemlediği temel geometri konularında öğrencilerin başarılarını ortaya koyacak olması bakımından önem taşımaktadır. Araştırma kapsamında nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 8. sınıfta öğrenim görmekte olan 94 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere temel geometrik kavramları içeren 10 açık uçlu sorudan oluşan bir tanı testi uygulanmıştır. Soruların cevapları incelendiğinde, öğrencilerin eş üçgenler aynı zamanda benzer midir? sorusuna büyük oranda doğru cevap verdikleri, ancak özellikle geniş açılı bir üçgen çizme, ışın ile doğru parçası arasındaki farkı açıklama, küpün hacminin nasıl hesaplanacağını ifade etme ve yarıçapı verilen bir çemberin çevresini hesaplama konusundaki sorularda doğru cevap veren öğrenci sayısının toplam öğrenci sayısının çeyreğinden bile az olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, geniş açılı bir üçgen çizme ve ışın ile doğru parçası arasındaki farkı açıklama sorularına verilen cevaplar tam doğru olmamakla birlikte kısmen doğru yapılma durumu oldukça yüksektir. Ayrıca yarıçapı verilen bir çemberin çevresini hesaplama, paralelkenardaki köşegen sayısı ve köşe noktalarının koordinatları verilen bir dörtgenin x eksenine göre yansıması sorularını öğrencilerin büyük çoğunluğunun yanlış cevapladığı görülmektedir. Küpün hacmini hesaplama, yarıçapı verilen çemberin çevresini hesaplama ve dairenin alan formülünün ifade edilmesi sorularını ise boş bırakan öğrencilerin sayısı oldukça fazladır. Özellikle öğrencilerin ışın ile doğru parçası arasındaki farkı açıklama ve küpün hacmini hesaplama konularında oldukça eksik oldukları ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçeye Çevrilmiş VARK Öğrenme Stilleri Envanterinin Doğrulayıcı Faktör Analizi Modeli ile Doğrulanması: Öğretmenler Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21505</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21505</guid>
      <author>Serkan DÜZGÜN</author>
      <description>Öğrenme stili doğuştan sahip olunan, kişiden kişiye farklılık gösteren ve akademik başarıya katkı sunan bir özelliktir. Öğrenme stilleri kavramı oldukça tartışmalı olmakla birlikte 70’in üzerinde öğrenme stili tanımlanmıştır. Bunlardan biri de "yaklaşım stili" (modality style) dir. Öğrencilerin duyusal yaklaşıma bağlı doğuştan gelen veya sabit özellikleri olan ve tercih ettikleri yaklaşıma bağlı öğrenme stratejileri kullanmanın, öğrenmeyi artıracağı varsayılmaktadır. Yaklaşım stili teorisi, farklı duyusal yaklaşımlara ilişkin dört öğrenme stilinin olduğunu savunmaktadır (Rolfe ve Cheek, 2012, s. 176). Duyusal yaklaşımda görsel (Visual/non-verbal (pictorial)), oku/yaz (Visual/verbal (read/write)), işitsel (Audiotary/verbal) ve kinestetik/dokunsal (Tactile/kinesthetic) olmak üzere 4 temel öğrenme stili belirlenmiştir (Fleming, 2001; Hawk ve Shah, 2007, s.6; Leite, Svinicki ve Shi, 2009, s.2). İnsanlar bilginin duyular yardımıyla alınması temeline göre farklılaşan algısal öğrenme stillerinden, görsel ve işitsel ya da kinestetik/dokunsal ve okuma/yazma öğrenme stilleri birlikte kullanılmaktadır. Ancak bazı kişilerde temel algısal öğrenme stilinden sadece biri baskındır ve bu tip kişiler diğer üç stilden öğrenme süreçlerinde hiç yararlanmamaktadırlar. Kişiler tarafından tercih edilen modaliteleri bulmak için kullanılan en yaygın envanter Fleming tarafından geliştirilen VARK modelidir. Bu çalışma ile Türkçeye çevrilen VARK envanterinin geçerlilik ve güvenirliğinin sınandığı araştırma sonucunda elde edilen bulgu ve yorumlara yer verilmiştir. Araştırma kapsamında 318 öğretmenden veri toplanmış ve ölçeğin güvenli ve geçerli olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Ders Kitaplarında Kültür Temelli Hazırlanan Etkinlikler Üzerine Bir İnceleme (5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21638</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21638</guid>
      <author>Bahadır GÜLDEN</author>
      <description>En temel eğitim- öğretim materyalleri olmaları bakımından ders kitaplarının içeriği, hazırlandığı öğretim programının esaslarına uygunluğu, neyi, nasıl, ne kadar ve neden ele aldığı gibi hususların irdelenmesi önemlidir. Bu nedenle, ders kitapları üzerine belirtilen sorulara yanıt aramak için pek çok araştırma gerçekleştirilmiştir. Bunlara ek olarak dil ile kültür arasındaki ilişki, Türkçe ders kitaplarının başka bir yükümlülüğünün daha olduğunu, buna bağlı olarak da irdelenmesi gereken başka bir niteliğinin olduğu anlamına gelmektedir. Türkçe öğretim programlarının genel amaçları başta olmak üzere çeşitli kısımlarında kültüre dair hedeflere ve beklentilere yer verilmiştir. Kültüre verilen önem Millî Kültür, Okuma Kültürü, Millî Mücadele ve Atatürk gibi kültürün daha yakından ele alındığı temalarla da kendini göstermektedir. Ancak “kültür”ün, hacmi ne kadar geniş bir kavram olduğu hatırlandığında sadece bu temalar üzerinden kültür aktarımı sürecini yürütmenin yetersiz kalacağı anlaşılacaktır. Hatta bütün temaların ve etkinliklerin, kültür temelli bir anlayış ile oluşturulmasına gayret gösterilse dahi pek çok kültürel unsura değinmek yine de mümkün olmayabilir. Kuşkusuz diğer temalarda da kültürel unsurlara yer verilmiştir. Bu çalışma kültür ile doğrudan ilişkilendirilmemiş olan temaların etkinliklerinde hangi kültürel ögelerden yararlanıldığına, kültür temelli olarak hazırlanan etkinlikler varsa hangi kültürel unsurların tercih edildiğine dair veriler elde etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda da 2017-2018 Eğitim- Öğretim Yılı’nda Türkçe ders kitabı olarak kullanılmış kitaplar örneklem olarak belirlenmiştir. Hangi bulgunun kültürel veri olarak değerlendirileceğini belirlemek amacıyla kültür ölçütü olarak ise Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi içindeki kültür unsurları belirlenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yapılarak “Çocuk Dünyası, Erdemler, Bilim ve Teknoloji, Sağlık- Spor, Okuma Kültürü, Doğa ve Evren” temalarının sadece etkinlikleri incelenmiş, edindirmeyi amaçladıkları kazanımları kültür temelli olarak aktaran etkinlikler belirlenmiştir. Etkinliklerin edindirmeyi amaçladığı kazanımı hangi kültürel unsur üzerinden verdiği ve bu kültürel unsurdan nasıl yararlandığı irdelenmiştir. Bahsi edilen temalarda on sekiz adet etkinliğin kültürel unsurlardan yararlanılarak işlevselliğinin artırıldığı ya da kültürel unsurlar hakkında etkinliklerde ek bilgilere yer verilerek kültürle ilişkilendirildiği saptanmıştır. Etkinliklerde Somut Olmayan Kültürel Miras Unsur Listesi’nde yer alan atasözleri, deyimler, şiirler, Nasreddin Hoca fıkrası, Karagöz, Kuş evleri, sadaka taşları (Yardımlaşma), çocuk oyunları ve oyuncakları, cirit, güreş, nişan alma, halk mutfağı, çömlekçilik geleneği gibi kültürel unsurlardan yararlanıldığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kolb’ün Öğrenme Döngüsünün Biyoloji Dersinde Uygulaması İle İlgili Öğretmen Adaylarının Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21570</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21570</guid>
      <author>M. Handan GÜNEŞ</author>
      <description>Öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklar dikkate alındığında geleneksel eğitim sürecinde uygulanan etkinliklerden ne kadar eşit düzeyde yararlanabilecekleri sorusu akla gelmektedir. Bireysel farklılıkların öğrenme ortamında bir zenginlik oluşturduğunu kabul edecek olursak bu noktada hem öğrencilerin hem de öğretmenin öğrenme stillerini bilmesinin, öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerine aktif olarak katılmalarında ve öğretmenlerin öğrenme-öğretme ortam ve aktivitelerini düzenlerken değişik yaklaşım, yöntem ve teknikleri kullanmalarında yol gösterici olarak önemli katkılar sağlayabileceği göz ardı edilmemelidir. Deneyimsel Öğrenme Kuramının mimarı olan Kolb ise öğrenme ortamının farklı öğrenme stillerine sahip öğrencilerin öğrenme özellikleri göz önünde bulundurularak düzenlenmesinin öğrenme çıktılarını olumlu yönde etkileyeceğini savunmaktadır. Kolb’ün öğrenme döngüsünün biyoloji dersinde uygulanmasıyla gerçekleştirilen bu çalışmada öğretmen adaylarının bireysel öğrenme stilleri Kolb’ün Öğrenme Stilleri Envanteri (KÖSE) ile tespit edilmiştir. Çalışmaya Samsun ,Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği ikinci sınıf öğretmen adaylarından 38 öğretmen adayı katılmıştır. Bu çalışmada dersler Kolb’ün öğrenme döngüsüne uygun bir şekilde yapılandırılarak işlenmiştir. Çalışmanın verileri öğretmen adayının uygulamaya yönelik görüşleri alınarak elde edilmiş ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda deney grubundaki bir çok öğretmen adayı bu uygulamadan memnun kaldıklarını ifade etmiştir. ABD'li yazar Alvin Toffler ‘in "Geleceğin cahili, okuyamayan kişi olmayacaktır. Nasıl öğreneceğini bilmeyen kişi olacaktır" sözünün belirttiği gibi bütün bu sonuçlar dikkate alındığında öğrencilerin öğrenme stillerinden haberdar edilmelerinin ve öğrenme-öğretme ortamlarının buna uygun düzenlenmesinin önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (ÖMYTÖ) Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21599</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=21599</guid>
      <author>Recep KAHRAMANOĞLU, Erhan YOKUŞ , Eyüp CÜCÜK , Selma VURAL , Fadıl ŞİRAZ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını ortaya çıkarmaya yönelik olarak, araştırmacılar tarafından geliştirilen Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (ÖMYTÖ)’nin geçerlik ve güvenirliğini incelemektir. Bu çalışma, nicel araştırma yöntem ve teknikleriyle gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin uygulama süreci, Türkiye’nin Güneydoğu Bölgesi’nde bulunan bir ildeki üniversitenin eğitim fakültesi öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde yüz yüze ölçek uygulamasının yapıldığı iki farklı çalışma grubuyla çalışılmıştır. Toplamda 615 katılımcıdan oluşan çalışma grubu ikiye bölünerek 275 katılımcı ile AFA, 340 katılımcıyla da DFA süreci işletilmiştir. Ölçek uygulaması sonrasında başlatılan analiz sürecinde ölçeğin geçerliği; yapı, görünüş, kapsam ve uyum geçerliği bağlamında incelenmiştir. AFA ile hazırlanan taslak formun yapısal özellikleri incelenmiş ve alt boyutlar belirlenmeye çalışılmıştır. Sonra yapılan DFA ile bu yapının doğruluğu sınanmıştır. Görünüş ve kapsam geçerliği için uzman görüşüne başvurulmuş, uyum geçerliği kapsamında ise alanyazındaki benzer bir ölçekle arasındaki korelasyon değerleri incelenmiştir. Güvenirlik çalışması kapsamında; iç tutarlık katsayıları hesaplanmıştır. Ölçeğin KMO değeri .873 bulunmuş ve Bartlett testinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu (χ2=1465,611, sd=78, p&lt;.01) belirlenmiştir. Faktör analizine uygun olduğu görülen ölçek verileri AFA’ya tabi tutularak maddelerin öncelikle faktör yük değerleri incelenmiştir. Bu incelemede .45’in altında değere sahip olan maddeler elenmiştir. Dolayısıyla taslak formun 27 maddelik ilk halinden 15 madde elenerek 12 maddelik, tek faktörlü bir ölçek elde edilmiştir. AFA ile elde edilen ölçek verileri, DFA’ya tabi tutulmuştur. Ölçeğin, DFA sürecinde kabul edilebilir veya mükemmel uyum göstergeleri değerlerine sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçek, varyansın %57,597'sini açıklamıştır. Analiz sonuçları ÖMYTÖ’nün öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutum düzeyini belirlemek için kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


