






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2017 Sayı Volume 12 Issue 23</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=348</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Sempozyum Nasıl Yapılır: Dijital Ayak İzlerini Takip</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20736</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20736</guid>
      <author>Sayım AKTAY</author>
      <description>En temel görevi bilgiyi oluşturmak ve paylaşmak olan bilimsel etkinliklerin en önemli görevi bilim adamlarının araştırma sonuçlarını ve deneyimlerini sunma olanağı vermek ve tüm katılımcıların birbirinden öğrenmelerini sağlamaktır. Sempozyumlar bu bağlamda günümüzün bilimsel bilgi alışverişi ve tartışma olanağı için bilginin paylaşımı ve yayılımı boyutunda oldukça önemli bir etkinlik olarak ortaya çıkmaktadır. sempozyumlar, Türkiye’deki değişik üniversiteler ve kuruluşlar tarafından organize edilmekte ve bu sempozyumları gerçekleştirilmektedir. Ancak her üniversite sempozyum için bir düzenleme kurulu ekibi oluşturmakta ve bu sempozyumlar o üniversitelerde ilk kez gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla, gerek sempozyuma hazırlık, gerek web sitesi ya da teknik süreçler, gerek etkinliğin gerçekleştirilmesi gibi boyutlarda bazı zorluklar yaşanabilmektedir. Farklı alanlardaki sempozyumlar açısından da katkı sağlayacağı öngörülen bu çalışmanın amacı, bir sempozyum katılımcı profillerinin incelenerek alana ışık tutmasıdır. Araştırma nitel bir çalışma olup araştırmada doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre sempozyum katılımcıları en çok ulaşım ve konaklama, katılım ücreti, önemli tarihler, sempozyum programı ve yayınlanan bildiriler içeriklerine yoğunlaşmışlardır. Sempozyuma ilgi gösteren katılımcılar en çok 25-34 yaş aralığında olup bunu 35-44 ve 18-24 yaş aralığındakiler takip etmektedir. Katılımcıların en çok Türkiye, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden oldukları görülmüştür. Katılımcılar en çok Windows, Android ve iOS işletim sistemini kullanmakta olup katılımcılar sempozyum boyutunda masaüstü cihazlarına yakın bir oranda mobil cihazlarını da kullanmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Öğretiminde Teknoloji Kullanımına İlişkin Hazırlanmış Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20619</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20619</guid>
      <author>Bora BAŞARAN</author>
      <description>Günümüzde bilgi iletişim teknolojilerinde (BİT) yaşanan gelişmeler sadece günlük yaşamımıza etkide bulunmamış, aynı zamanda öğretim ortamlarında kullanılan yeni araçların ve buna bağlı olarak yeni yöntemlerin gelişmesine de yol açmıştır. Bu çerçeveden bakıldığında teknolojinin yabancı dil öğretimine entegrasyonu sadece bir olay olarak algılanmamalı, aksine bir süreç olarak algılanmalıdır. Dolayısıyla, bu entegrasyon sürecinin geçmişi ve şimdiki durumunun incelenmesi ile birlikte gelecekteki eğilimlerin ortaya konulması belli bir zaman aralığı sonundaki değişimlerin gözlenerek sürece ilişkin öngörülerde bulunulması önemlidir. Bu araştırmanın temel amacı, yabancı dil öğretiminde teknoloji kullanımına ilişkin Türkiye’de hazırlanmış lisansüstü tezlerin incelenmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman inceleme tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2010-2016 yılları arasında yabancı dil öğretiminde teknoloji kullanımına ilişkin hazırlanmış ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi veri tabanında taranan 79 lisansüstü tez oluşturmaktadır. Tespit edilen lisansüstü tezlerin incelenmesinde, Kırcaali-İftar’ın (2005), Gay ve Airasian’dan (2000) uyarladığı, “Sosyal Bilimler Araştırmalarını Değerlendirme Ölçütleri Formu” kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre, ilgili alanda yüksek lisans tezlerinin yoğunlukta olduğu ve Bilgi İletişim Teknolojilerinin (BİT) yabancı dil öğretiminde en sık tercih edilen teknolojilerden olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, yoğun eğilim gösterilen konunun “yabancı dil öğretmeni yetiştirme” olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın, yabancı dil öğretiminde teknoloji kullanımına ilişkin gelecekte yapılması planlanan araştırmaların daha odaklı, etkili ve verimli yönelimlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Etkin Elde Seçmeli Karma Toplayıcı Devrelerin Tasarımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20695</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20695</guid>
      <author>Özlem BATUR DİNLER, Ahmet SERTBAŞ</author>
      <description>Farklı toplayıcı devrelerin birleştirilmesiyle oluşturulan karma toplayıcılar, çok geniş ölçekte tümleştirme (VLSI - very large scale integration) devre tasarımına uygun, temel ve önemli aritmetik işlem birimidir. Paralel toplama işlemine dayanan elde seçmeli toplayıcı (CSLA- Carry Select Adder) devreleri, düzenli ve modüler olması nedeniyle, karma toplayıcı devre tasarımlarında sıklıkla kullanılmaktadır. Bu nedenle, yüksek performanslı VLSI devre tasarımı için CSLA toplayıcıları büyük önem kazanmıştır. Bu durum, araştırmacıları CSLA tabanlı karma toplayıcı devrelerin tasarım algoritmalarını geliştirmeye yöneltmiştir. Bu çalışmada, çeşitli elde iletimli toplayıcı devre yapılarını (CPA-Carry Propagate Adder), Temel Ünite (TU) ile birlikte kullanarak yüksek performanslı elde seçmeli (CSLA) karma toplayıcı devre tasarımları geliştirilmiştir. Bu amaçla, klasik elde iletimli toplayıcı yapıları olarak bilinen Elde Dalgalı Toplayıcı (RCA/ Ripple Carry Adder), Elde Atlamalı Toplayıcı (CSKA / Carry Skip Adder) ve Brent-Kung Paralel Önek Toplayıcı (paralel prefix adder) yapıları Temel Ünite (Basic Unit) ile birlikte kullanılarak karma toplayıcı devreleri oluşturulmuştur. Bu makalede incelenen CSLA/RCA-TU, CSLA/CLA-TU, CSLA/CSKA-TU ve CSLA/Brent_Kung-TU elde seçmeli karma toplayıcı devrelerinin 16 bit, 32 bit, 64 bit operand uzunlukları için devre tasarımları gerçeklenerek performans analizleri yapılmıştır. Bu çalışmada önerilen yeni Elde Seçmeli Karma Toplayıcı devrelerinin klasik Elde İletimli Toplayıcı ve klasik Elde Seçmeli Toplayıcı devrelerine göre daha etkin tasarımlar oldukları görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Açısal Verilerde Regresyon Analizi ve Uygulama Algoritması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20626</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20626</guid>
      <author>Enes Abdurrahman BİLGİN, Sıddık KESKİN</author>
      <description>Günümüzde birçok bilim dalında ölçümler iki ya da üç boyutta açı olarak elde edilmektedir. Yönlere ilişkin bu şekildeki herhangi bir gözlem kümesi, yönsel ya da dairesel veri olarak adlandırılmaktadır. Dairesel veri analizi teknikleri alışılmış tekniklerden farklıdır ve dairesel verilerin kendine özgü analiz yöntemleri ve dağılımları vardır. Bir dairesel veri seti doğrusal yöntemlerle analiz edildiğinde büyük hatalar meydana gelmektedir. Özellikle tahmin olarak düşünülen regresyon analizinde bu hataların daha büyük sonuçları olabilmektedir. Bu denli hayati öneme sahip olmasına rağmen bu konuda yapılan çalışmalar oldukça azdır. Bunun başlıca sebebi, konu ile ilgili analiz programlarının eksikliğidir. Hali hazırda dairesel verilerde analiz yapabilen “Matlab”, “R”, “NCSS” ve “Oriana” programları bulunmaktadır. Bu program içerisinde yalnız “Oriana” programı görsel arayüze sahiptir. Fakat regresyon analizi yapamamaktadır. Diğer programlarda konuyla ilgilenen araştırmacı önce programın yazım dilini öğrenmelidir. Bu ve benzeri bazı kullanım sınırlılıklarından dolayı dairesel verilerde regresyon analizi oldukça az kullanılmaktadır. Bu çalışmada bu eksikliği gidermek amacıyla görsel bir yazılım için gerekli algoritmalar geliştirilip doğruluk dereceleri test edilmiştir. Sonuç olarak dairesel regresyon teorisini kullanarak açısal verilerden bir tahmin fonksiyonu elde edilmiş ve bu regresyon fonksiyonuyla yapılan tahminlerde gerçek değerlere yakın bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bulut Tabanlı Bir Çeviri Yönetim Sisteminin Çevirmenler Açısından Avantaj ve Dezavantajları Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20744</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20744</guid>
      <author>Sinem CANIM ALKAN</author>
      <description>Günümüzde çeviri endüstrisinin en temel kaygısı kısa sürede en düşük maliyetle en yüksek değil işverenin beklediği kalitede çeviriler üretmektir. Bunun insan makine işbirliği olmadan gerçekleştirilemeyeceği artık genel kabul görmüştür. Bu nedenle bu kaygıya cevap verecek yeni insan-makine etkileşimi yolları aranmaktadır. 2010 yılında çevri endüstrisi artık yaygın bilinirliği olan çeviri belleği teknolojisine dayalı yeni bir çeviri teknolojisinin ortaya çıkışına tanıklık etmiştir. Bu yeni teknolojinin adı bulut tabanlı çeviri yönetim sistemidir. Sistem çeviri belleği teknolojisini hizmet olarak yazılım (SaaS- software as a service) modeliyle birleştirir. En basit şekilde tanımlanacak olursa, masaüstü çeviri yönetim sistemlerinden farklı olarak verileri (çeviri belleği sistemi ve sözlük, çeviri belleği, biçem/biçim kılavuzu gibi çeviriyle ilgili tüm kaynakları) yerel sunucularda değil uzak sunucularda saklayan yeni bir çeviri belleği sistemi türüdür. Hizmet olarak yazılım modelinde yazılım bilgisayara kurulmaz, İnternet üzerinden bir hizmet olarak sunulur. Veriler yine İnternet üzerinden erişilen uzak bilgisayarlarda işlem görür. Veri giriş ve görüntüleme için standart bir Web tarayıcısı olan her türlü bilgisayar kullanılabilir. Böylece bulutta olan bulutta kalır. Bulut tabanlı çeviri yönetim sistemlerinin (ör. Motaword, Memsource Cloud, XTM Cloud, Wordbee, MateCat, Wordfast Anywhere, Google Translator’s Toolkit, Lionbridge Translation Workspace) çevirmenler açısından çeşitli avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, görece yeni olan bu teknolojiyi tanıtmak ve çevirmenler açısından avantaj ve dezavantajlarını incelemektir. İncelemeyi derinlemesine yapabilmek için belirli bir sistem seçilmiş ve değerlendirme bu sistem özelinde yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilişim Teknolojileri Öğretmen Yeterliklerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20640</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20640</guid>
      <author>Fevzi DURSUN, Asuman Seda SARACALOĞLU</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, bilişim teknolojileri öğretmen yeterliklerini öğretim elemanı, öğretmen adayı ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada yöntem olarak tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Bilişim Teknolojileri Öğretmen Yeterlikleri Ölçeği uygulanmıştır. Bu araştırmanın evrenini Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümleri dördüncü sınıf öğrencileri bulunan 26 devlet üniversitesine bağlı eğitim fakültelerindeki ilgili öğrenciler ve öğretim elemanları ve Türkiye genelinde ortaokullarda çalışan bilişim teknolojileri öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırma örneklemini ise; 19 devlet üniversitesi eğitim fakültesi BÖTE bölümlerinde görev yapan 79 öğretim elemanı, bu üniversitelerin son sınıfındaki 460 öğretmen adayı ve 70 alan öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada zaman ve olanaklar gibi var olan sınırlılıklar nedeniyle uygun örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Araştırmada toplanan verilerin analizinde; katılımcı yanıtları aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, yüzde, Mann-Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler üzerinde yapılan İstatistiksel analiz sonuçlarına göre; öğretim elemanları öğretmen adaylarını iki yeterlikte çok yüksek, beş yeterlikte orta, yirmi dokuz yeterlikte ise yüksek düzeyde; öğretmen adayları ise kendilerini üç yeterlikte orta, 33 yeterlikte yüksek düzeyde yeterli olarak görmektedirler. Öğretmenler ise; 36 yeterlik alanının 26’sında yüksek, 10’unda ise kendilerini çok yüksek düzeyde yeterli görmektedirler. Öğretim elemanlarının yeterliklere ilişkin görüş puanları ölçeğin beş boyutunda da cinsiyetleri, unvanları ve kıdemleri açısından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının kendi yeterliklerine ilişkin görüş puanları cinsiyet değişkenine göre karşılaştırıldığında teknolojik uygulamalar ve destek yeterlikleri boyutunda erkek öğretmen adayları lehine anlamlı bir farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin kendi yeterliklerine ilişkin görüş puanları beş boyutta cinsiyete göre teknolojik uygulamalar ve destek yeterlikleri ile öğretme-öğrenme yeterlikleri boyutlarında anlamlı bir farklılık göstermektedirler. Öğretmen adayları için lisans eğitimleri sırasında yeteri kadar uygulama yapabilmeleri için eğitim fakültelerdeki alt yapı yeterli düzeye getirilmeli ve öğretmen adaylarının sistemdeki okullarda adaylık döneminde daha çok uygulama yapmalarının sağlanması önerilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Doğrusal Olmayan Regresyon Parametrelerinin Sezgisel Yöntemlerle Tahmini</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20519</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20519</guid>
      <author>Pakize ERDOĞMUŞ, Simge EKİZ</author>
      <description>Gerçek dünyadaki deneysel olarak elde edilen veriler ve sinyallerin matematiksel modelleri her zaman kesin ve belirli değildir. Sinyal işlemede ve diğer deneysel çalışmalarda veriler için bir matematiksel model elde etmek ve bu matematiksel modelin parametrelerinin tahmini önemli bir konudur. Bu çalışmada üç farklı veri seti ve bu veri setleri için literatürde önerilen beş farklı modelin parametreleri doğrusal olmayan regresyon metodları ve sezgisel arama algoritmaları ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Doğrusal olmayan regresyon metodlarının en büyük dezavantajı yakınsamalarının parametrelerin ilk tahminlerine bağlı olmasıdır. Oysa bu çalışmada kullanılan sezgisel algoritmaların en iyi sonuca yakınsamaları başlangıç değerlerinden bağımsızdır. Bu amaçla iki tür test yapılmıştır. Birinci testte veri setleri ve her veri seti için önerilen modellere gerçek değerlerine yakın ilk değerler atanmış ve modeller hem klasik hemde sezgisel algoritmalar ile optimize edilmeye çalışılmıştır. Sezgisel agoritmalardan Genetic Algoritma(GA) ve Parçacık Sürü Optimizasyonu(PSO) algoritmaları ile elde edilen sonuçlar, klasik algoritmalar ile karşılaştırılmıştır. Birinci testte hem klasik yöntemler hemde sezgisel yöntemler model parametrelerini tahmin etmişlerdir. İkinci testte ise modellerin ilk değerleri gerçek değerlerden uzak seçilmiştir. Bu testte sezgisel algoritmalar daha başarılı sonuçlar vermiştir. Doğrusal olmayan regresyon analizinde kullanılan klasik algoritma sonuçları gerçek parametre değerine tüm çözümlerde yakınsayamamıştır. Yapılan analizler sonucunda model parametrelerinin ik değerleri hakkında bir bilgi olmadığı durumlarda sezgisel yöntemlerin doğrusal olmayan regresyon analizinde iyi bir alternatif olacağı görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çoklu Yetersizliklerde Doğrudan Öğretim İle Gerçekleştirilen Görsel Kart ve Video Temelli Öğretim Yaklaşımlarının Renk Öğretiminde Karşılaştırmalı Etkililiği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20650</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20650</guid>
      <author>Gül KAHVECİ</author>
      <description>Eğitimcilerin uygulamalar sırasında karşılaştığı zorluklardan biri, öğrencilerin çoklu yetersizliğe sahip olma durumunda var olan öğrenme potansiyellerini ortaya çıkarıp, performanslarını ve yeni öğrenmelerini geliştirerek destekleyecek öğretim sistemlerini tasarlamaktır. Yetkin Öğrenci Modeli (YÖM), öğretmenleri çoklu yetersizliğe sahip çocuklar için etkili öğretim programlamasını formüle etme, sunma ve izleme durumuna getirmek için doğrudan öğretim ve davranış analizi uygulamalarını bütünleştirmektedir. Bu model öğretmenlerin ve öğrencilerin öğrenim koşulları altında öğretimlerini sürdürebilmelerini sağlamak için gereken repertuar olarak adlandırılan bilgi ve vasıflı tepkiyi oluşturur, güçlendirir ve korur. Ayrıca bu modelde öğretmenlerin ve öğrencilerinin danışman desteği ile önemli öğretim hedeflerinin üstesinden gelebilmelerini sağlamak amacıyla, çoklu yetersizliğe sahip çocukların yetkin şekilde öğrenebilen öğrenciler haline gelebilmesi için gerekli olan repertuarlara odaklanılması sağlanmaktadır. Sınırlı ve neredeyse değişmeyen eğitim etkinliklerine video temelli etkinliklerin eklenmesi üzerine öğrencilerin iletişim, özdenetim, hoşgörü/başa çıkma ve kararlı ilişkiler kurma konularında daha motive oldukları gözlemlenmiştir. Her üç öğrencinin de iletişim kurmak için stajyer öğretmenleri ile etkileşime geçmede daha istekli oldukları, stajyer öğretmenlerin yönergelerine daha fazla uyma eğilimi içinde oldukları, beslenme ve yemek saatlerinde yönergelere uydukları belirlenmiştir. Ayrıca problemlerin sık şekilde ortaya çıktığı geçiş zamanlarında örneğin, aradan sonra yeniden derse girişlerde öğrencilerin uyumlu oldukları, ihtiyaç ve isteklerini ağlamadan ya da bağırmadan göstererek ya da söylemeye çalışarak ifade ettikleri saptanmıştır. Bu makale, çok engelli çocuklarda yetkin öğrenci repertuarlarının geliştirilmesinde iki farklı renk öğretim sistemini karşılaştırılarak en etkin olanının belirlenmesini, kısaca sağaltım yaklaşımlarını değiştirerek yetkili öğrenciler üretmek üzere öğretmenlerin nasıl eğitilebileceklerini ve sonuçları değerlendirerek yüksek performansla öğretimlerini nasıl sürdüreceklerini açıklamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Değişen Paradigmaların Görsel İletişim Tasarımı Lisans Ve Lisansüstü Eğitim Programlarına Yansımaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20458</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20458</guid>
      <author>Selma KARAAHMET BALCI</author>
      <description>Teknolojik, ekonomik ve ekolojik alanlarda oluşan gelişmeler sanat ve tasarımda da paradigma değişikliklerini beraberinde getirmiştir. Bu yeni paradigmalar ekseninde gelişimini sürdürerek varlığını koruyan görsel iletişim tasarımı ve bu alanda ulusal ve uluslararası düzeyde verilen eğitimin bir analizi olarak çalışma alana katkı sağlamaktadır. Bu çalışma; hem nicel hem de nitel yöntemlerin birlikte kullanılması ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında görsel iletişim/grafik tasarım alanında eğitim veren fakülte ve bölümler incelenmiş ayrıca bu bölümlerde görev yapan öğretim elemanlarına uygulanan bir anket ile alan hakkındaki fikirleri saptanmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulguların değerlendirilmesi ile amaçlanan sonuç hakkında yorumların yapıldığı bu çalışma ‘grafik tasarım’ kavramı ile ‘görsel iletişim tasarımı’ kavramı arasındaki terminoloji sorununu derinlemesine incelemesi bakımından önem taşımaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anne Babaların Çocuklarının Bilgi/İletişim Teknolojileri (BİT) Kullanımına Yönelik Tutumları ile Çocukların Bu Teknolojileri Kullanım Alışkanlıkları Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20673</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20673</guid>
      <author>İdris KAYA</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı okul öncesi dönem çocuklarında BİT kullanım yaygınlığını belirleyerek, anne babaların çocuklarının BİT kullanımına tutumları ile çocukların bu teknolojileri kullanım alışkanlıkları arasındaki ilişkileri incelemektir. Çalışma, yaşları 4.5 ile 6.4 arasında değişen anaokuluna devam eden 136 çocuğun anne babasından toplanan veriler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çocukların 65’i (%47,7) kız; 71’i (%52,3) erkektir. Verilerin analizinde t testi, ANOVA, Kruskal-Wallis testi, korelasyon ve regresyon teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları, çocukların haftalık olarak ortalama 15,52 saat bu teknolojilerinden bir ya da bir kaçını kullandığını göstermiştir. Anne babaların yarısına yakını çocuklarının teknolojiden olumsuz etkilendiği bir ya da birkaç yaşantısı olduğunu ve çoğu anne baba BİT’i çocukları kontrol etmek için sıklıkla ödül veya ceza olarak kullandığını ifade etmiştir. Anne babaların çok büyük çoğunluğu BİT’i biraz veya çok zararlı gördüklerini, yine büyük çoğunluk çocukların BİT kullanımına yönelik bazı sınırlarının olduğunu ifade etmektedir. Çocukların haftalık teknoloji kullanım süresinin anne babaların yaklaşımına göre değişip değişmediğini belirlemek için yapılan analizlerde; çocuğun BİT kullanım süresinin BİT’ten olumsuz etkilenip etkilenmemesine ve anne babanın BİT’i bir ödül veya ceza olarak kullanmasına göre farklılaşmadığı görülmüştür. Benzer bir şekilde çocuğun BİT kullanım süresinin anne babanın teknoloji kullanımına ilişkin sınırların olup olmamasına ve teknolojiyi ne kadar yararlı veya zararlı algıladığına göre de farklılaşmamaktadır. Yapılan regresyon analizinde ise çocukların BİT kullanım süresinin anne babaların teknoloji kullanım süresi ve çocuk için ideal gördükleri süre değişkenleri tarafından anlamlı şekilde yordandığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar okul öncesi dönem çocuklarının teknoloji kullanım sürelerinin anne babalarının teknoloji kullanımına yönelik tutumlarından çok, çocuklarının ne kadar süre teknoloji kullanmaları gerektiğine dair düşünceleri ve anne babanın kendi teknoloji kullanım alışkanlıklarından etkilendiğini göstermektedir. Son olarak çalışmadan elde edilen bu bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Siyasal Bilgilenmede İnternetin Rolü ve Etkinliği: Necmettin Erbakan ve Selçuk Üniversitesi Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20722</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20722</guid>
      <author>Mevlut Can KOÇAK</author>
      <description>Yaşadığımız dünyada uzak ve yakın çevrede meydana gelen bazı olaylar insanların günlük yaşamını etkileyebilmektedir. Bireyler bu gelişmelerden olumsuz etkilenmemek veya bu etkiyi azaltmak adına, yaşanan gelişmeleri anında takip etme ihtiyacı duymaktadırlar. Özellikle kitleleri yönetenlerin (siyasilerin) almış oldukları kararlar günlük yaşamı etkileyebilmektedir. Siyasiler bazı kararları veya gelişmeleri artık internet ortamında çeşitli platformda paylaşarak insanları bilgilendirmektedirler. Bilhassa gençler arasında her geçen gün kullanımı yaygınlaşan internet, siyasal bilgilenme sürecinde de giderek ön plana çıkmaya başlamıştır. Zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın, insanlara sınırsız bilgiye ulaşma imkânı sağlayan internet, aynı zamanda geniş bir siyasi bilgilenmeyi de mümkün kılmaktadır. Ayrıca internet her türlü enformasyona ulaşmayı kolaylaştırmıştır. İnsanlar internet sayesinde gündeme ilişkin siyasi olayları anlık olarak takip edebilmektedir. Bu çalışma üniversite öğrencileri bağlamında, gençlerin siyasal bilgilenmesinde internetin rolü ve etkinliğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Saha araştırması yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veriler, 540 katılımcıdan yüz yüze anket tekniğiyle elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcılar, siyasal bilgilenmede internete düşük düzeyde güvenmektedir. Kadınların siyasal bilgilenmede internete güven düzeyi, erkeklere göre daha yüksektir. Üniversite öğrencilerinin günlük internet kullanım süreleri arttıkça siyasal bilgilenmede internete olan güven düzeyi de artmaktadır. Katılımcıların siyasal bilgilenmede iletişim araç ve yöntemleri arasında en fazla internete önem verdikleri dikkat çekmektedir. Yine katılımcılar internet üzerinde en fazla siyasi içerikli konular ve eğitim içerikli konularla ilgilenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özellik Eşlemeye Dayali Bilgisayar Destekli Avuç İçi Damar İzi Kimlik Doğrulama Sistemi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20656</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20656</guid>
      <author>Ahmet SERTBAŞ, Amal EJJARI , Pelin GÖRGEL</author>
      <description>Son yıllarda, biyometrik teknolojiler el içi damar görüntülerini onaylama ve kimlik tanımada en çok kullanılan yollardan biri haline gelmiştir. Damarlar insan vucudunun özel kısımları olduğundan, damar travmalarını simüle etmek, değiştirmek çok zordur hemen hemen imkansızdır. Bu çalışmada, bilgisayar destekli avuç içi damar izi kimlik doğrulama sistemi geliştirilmiştir. Araştırmamızda kullandığımız tüm datalar CASIA veritabanından alınmıştır. Sistemin ilk iki adımı damar izini ortaya çıkarımını ve ilgili bölge çıkarımını iyileştirmek adına ön işlemlerin yapılmasıdır. Avuç içi damar izi özelliklerinı yoketme görevi kızılötesi avuç içi tanıma işinde diğer iddialı açık bir nokta teşkil etmektedir. Bu çalışmada, avuç içi damar izi görüntülerini simgelemek için 6 farklı özellik kullanılmıştır. İlk 2 özellik, avuç içi damar izi görüntü işlemede en çok kullanılan Yerel İkili Şablon ve Zernike Moment adı verilen özellik çıkarım yöntemleridir. Diğer 4 özellik bizim bu çalışmada önerdiğimiz yeni özelliklerdir. Bunlar toplam damar uzunluğu, damar yoğunluğu, merkezi damar yoğunluğu ve damar iletimi özellikleridir. Herbir çıkarımlanan özellik listesi, farklı insanların avuç içi damar izlerini ayırt etmek için kullanılan bir özellik vektörü olarak birleştirilmiştir. Sistemimizi test etmek için, 20 gönüllüden oluşan küçük bir çalışma grubundan alınan görüntüleri kullandık. Her gönüllüden de 6 adet resim toplanmıştır. Toplam olarak veri tabanı 120 adet avuç içi damar izi görüntüsü içermektedir. Eşleştirme performansı için kosinüs benzerlik yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, yeni özellikler daha yüksek duyarlık, seçicilik ve doğruluk değerleri üretmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocukların İletişim Araçları ve İnternet Kullanma Durumu ile Aile-Çocuk İnternet Bağımlılık Düzeyleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20558</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20558</guid>
      <author>Hatice YALÇIN, Zafer DURAN</author>
      <description>Teknolojinin yaygınlaşması ile birlikte bilgisayar çocukların dünyasında önemli yer edinmiştir. Internet, çocukların dünyayı keşfetmeleri, öğrenmeleri ve eğlenmeleri için mükemmel bir ortamdır. Ancak, internet kullanımının özellikle çocuklara yönelik gözlenen riskleri de bulunmaktadır. Bu araştırmada 5, 6 ve 7. sınıfta öğrenim gören çocukların iletişim araçlarını hangi amaçlarla, nasıl kullandıkları ortaya koyulmaya çalışılmış, sosyo-demografik verileri ile iletişim araçlarını kullanma durumları değerlendirilmiştir. Üç ilköğretim okulundaki 5, 6 ve 7. sınıfta öğrenim gören çocuklar ile araştırmaya katılmayı kabul eden ebeveynleri (N=286) araştırma kapsamına alınmıştır. Çocukların %30.2’i 11 yaşında, %36.9’u 12 yaşında, %32.7’i 13 yaşındadır ve %49.2’i kız, %50.8’i de erkeklerden oluşmaktadır. Veriler yüzdelik, frekans, varyans analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamındakilerin %60’nın evinde bilgisayar ve %97.5’nin internet bağlantısı bulunmaktadır. Çocukların odalarında iletişim araçları içerisinde en fazla telefon bulundurdukları belirlenmiştir. Çocukların %56,8’i hafta sonu veya her gün günde iki saat kadar bilgisayar kullanmaktadırlar. İletişim araçlarını kullanma hakkında çocuğuyla ilgili olumsuz ya da nötr tutuma sahip ebeveyn bulunmamaktadır. Ebeveynlerin tamamına yakını çocuklarının iletişim araçlarını kullanmalarını olumlu değerlendirmektedir. Ebeveynlerin %75,8’i evde VCD, DVD, video, kamera gibi iletişim teknolojisi araçlarını kullanmaktadır. %71.3’i evde bilgisayarı sadece hafta sonunda kullanmaktadır. Evde internet kullanım oranı %95.1’dir. Ebeveynlerin %33,5’i sosyal ağ sitelerine girmek ya da eğlenmek için bilgisayar kullanmaktadır. Bulgular ışığında çocukların teknolojiyi sağlıklı kullanmalarına ilişkin öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özel Eğitim Öğretmenleri İçin Web 2.0 Araçlari Hizmet İçi Eğitim Programının Etkililiğinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20639</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20639</guid>
      <author>Sabiha YENİ</author>
      <description>Çalışmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerine web 2.0 araçlarını kullanarak öğretim programındaki dersleri daha etkin ve etkileşimli olarak sunmalarını sağlayan dijital öğretim materyalleri üretebilme becerisi kazandırmaktır. Çalışmanın diğer bir amacı da, özel eğitim öğretmenlerine sunulan web 2.0 eğitiminin etkililiğini ve eğitimle ilgili öğretmen görüşlerini araştırmaktır. Nicel tasarım olarak deney öncesi modellerden tek grup ön test / son test modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 18 özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin teknik olarak herhangi bir ön beceriye sahip olmaları beklenmemiş, temel Office programlarını kullanabilen ve internette gezinti yapabilen herkes eğitime katılma hakkına sahip olmuştur. Eğitimler Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde yürütülmüştür ve bölüm öğretim üyeleri tarafından ders içerikleri sunulmuştur. Dersler sırasında teori kısmında öncelikle somut örneklerle zenginleştirilmiş sunumlar yapılmıştır, ardından uygulama kısmında özel eğitim öğretmenlerinden web 2.0 araçlarını kullanarak yeni dijital öğretim materyali geliştirmeleri istenmiştir. Eğitimin etkinliği, eğitim öncesi ve sonrası yapılan akademik başarı testi ile ölçülmüş ve eğitim sonunda uygulanan görüşme formu ile katılımcı öğretmenlerin memnuniyet düzeyi araştırılmıştır. Bulgulara göre, öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark vardır. Buna ek olarak, öğretmenler öğrenme hedefleri, akademik personel-öğrenci etkileşimi kalitesi ve öğretim yöntemleri konularında tam puan vererek olumlu görüş bildirmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


