






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2017 Sayı Volume 12 Issue 18</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=343</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Çocukların Özel Gereksinimli Akranlarına Karşı Tutumları: Okul Öncesi Kabul Ölçeği-Yenilenmiş Formu’nun (OÖKÖ) Uyarlama Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20604</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20604</guid>
      <author>Emine AHMETOĞLU, Tringa SHPENDI , İbrahim Hakkı ACAR</author>
      <description>Bu araştırmada Favazza ve Odom (1996, 1999) tarafından geliştirilen Acceptance Scale of Kindergarten-Revised (ASK-R) Okul Öncesi Kabul Ölçeği-Yenilenmiş Formu’nu (OÖKÖ) Türkçe’ye uyarlamak, ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizlerini yapmak amaçlanmaktadır. Okul Öncesi Kabul Ölçeği-Yenilenmiş Formu; okul öncesi dönem çocuklarının özel gereksinimli olan akranlarını kabul düzeylerini belirleyen toplam 18 madde ve tek boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup; araştırmada kaynaştırma programına devam eden özel gereksinimli çocukların bulunması ölçütüne uygun olarak belirlenen okullardaki çocukların tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Buna göre araştırmanın örneklemini; 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar döneminde Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında kaynaştırma programına devam eden özel gereksinimli çocukların bulunduğu sınıflarda eğitim öğretime devam eden, normal gelişim gösteren, 59-78 aylık toplam 409 çocuk oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan çocukların yaş ortalaması 67.62’dir (ss= 3.17). Araştırmada veri toplama aracı olarak Favazza ve Odom tarafından 1996 yılında geliştirilerek 1999 yılında revize edilen Okul Öncesi Kabul Ölçeği (OÖKÖ) ile araştırmacılar tarafından geliştirilen genel bilgi formu kullanılmıştır. İlgili yasal izinlerin alınması ile başlayan veri toplama sürecinde araştırmacı, çocuklarla birebir uygulamalar yapmıştır. İlk adım olarak, ölçek dil ve kültürel açıdan Türkçe’ye uyarlanmıştır. Ölçeğin geçerliliği Doğrulayıcı Faktör Analizi ve alt grup-üst grup %27’lik puan dilimleri farklarıyla ölçülmüştür. Ölçeğin iç güvenirliğinin hesaplanmasında Cronbach’s alpha katsayısı kullanılmıştır. Doğrulayıcı Faktör Analizleri sonucu incelendiğinde; ölçeğin orijinal ölçekteki gibi tek faktörlü bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir: χ2(84)=180,809 CFI=0.93 RMSEA=0.05, SRMR=0.07, WRMR= 1,18 ve iç güvenirlik katsayısı 0,75 olarak hesaplanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anaokulu ve İlkokul Birinci Sınıfa Devam Eden 60-71 Aylık Çocukların Zihinsel-Dil Gelişimleri Açısından İlkokula Hazır Oluş Düzeylerinin Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20585</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20585</guid>
      <author>Dicle AKAY, Remziye CEYLAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı; anaokuluna ve ilkokul birinci sınıfa devam eden 60-71 aylık çocukların zihinsel-dil gelişimleri açısından ilkokula hazır oluş durumlarının karşılaştırılmasıdır. İlişkisel tarama modelinde yürütülen araştırmanın örneklemini İstanbul ili Küçükçekmece, Beşiktaş, Sarıyer ve Bağcılar ilçelerinde bulunan anaokulu ve ilkokul birinci sınıfa devam eden 343 çocuk oluşturmuştur. Veriler; Polat Unutkan (2003) tarafından geliştirilen ve standardizasyonu yapılan Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği’nin Zihinsel ve Dil Gelişimi Alt Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Öğretmenler tarafından doldurulan ölçeklerden elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 22.0 Veri Analizi Programı kullanılmıştır. Uygun analiz yöntemini belirlemek için ölçeğin toplam puanlarının basıklık ve çarpıklık katsayılarına hesaplandıktan sonra ilişkisiz örneklemler için t test analizi ve iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca, çocukların kronolojik yaşlarına göre yüzdelik dilimleri hesaplanmıştır. Çocukların zihinsel-dil gelişimi puanları üzerinde eğitim kademesi ve yaş aralığı değişkenlerinin ayrı ayrı (p&lt;.01) ve iki değişkenin ortak etkisine (F (1,339)=8,132, p&lt;.01) bakıldığında anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuçlara göre, anaokuluna devam eden ve 66-71 aylık çocukların ilkokul birinci sınıfa başlamak için hazır oldukları görülmüştür. Ayrıca her iki eğitim kademesinde de yaş arttıkça zihinsel-dil gelişim puan ortalamaları da artmıştır. Çalışmanın sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, 60-65 aylık çocukların ilkokula başlamamaları önerilmektedir. Ek olarak, ailelerin de okula başlama yaşı ve okula hazır oluş ile ilgili bilinçlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmeni Adaylarının Okuma Alışkanlıkları ve Okumaya Yönelik Tutumları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20664</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20664</guid>
      <author>Rabia Sena AKBABA</author>
      <description>Okuma, hayatın her aşamasında ihtiyaç duyulan, yeni bilgiler edinmeyi sağlayan ve zihinsel becerilerin gelişiminde bireye yardımcı olan bir dil becerisidir. Bilgi edinmenin temel yolu olan bu dil becerisi, alışkanlık haline dönüştüğünde “okuma alışkanlığı” kavramı ortaya çıkmaktadır. Okumanın alışkanlığa dönüşmesi için öncelikle bireyin okumayı sevmesi ve okumadan kaçınmaması gerekmektedir. Bu da bireyin okumaya karşı olumlu tutum geliştirmesi ile ilgilidir. Bu araştırmanın amacı Türkçe öğretmeni adaylarının okuma alışkanlıklarına yönelik tespitlerde bulunmak ve adayların okumaya yönelik tutumlarını belirlemektir. Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmada çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Fırat Üniversitesi Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda öğrenim gören 148 Türkçe öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Adaylara okuma alışkanlıklarının tespitine yönelik “Kişisel Bilgi Formu” ve Akkaya ve Özdemir’in (2013) hazırladığı likert tipli “Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği” uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan form ve ölçek aracılığıyla elde edilen veriler SPSS 21.0 veri analiz programı ile analiz edilmiştir. İki değişken arasındaki ilişki t-testi, ikiden fazla değişken ise tek yönlü varyans analiziyle (ANOVA) test edilmiştir. Araştırma sonucunda Türkçe öğretmeni adaylarının okumaya yönelik genel tutumlarının “3.94” olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir. Okumaya yönelik tutumların; cinsiyet, not ortalaması ve sınıf düzeyi ile olan ilişkisinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Olumlu tutum gösteren öğretmen adaylarının okuma alışkanlıklarının ise istenilen düzeyde olmaması dikkat çekici bir durumdur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>5-6 Yaş Çocukların Sosyal Problem Çözme Becerilerine İlişkin Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi (Malatya Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20572</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20572</guid>
      <author>Ayşegül ULUTAŞ, Filiz AKDOĞAN</author>
      <description>Birey, doğumdan itibaren mensup olduğu topluma uyumlu olmak, topluma ve kendine yararlı bir biçimde yaşayabilmek, iyi bir yaşam sürmek için ait olduğu toplumun benimsediği rolleri, değer ve yargıları kabullenmek durumundadır. Böylece sosyalleşme sürecinden geçmiş olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, 5-6 yaş çocukların sosyal problem çözme becerilerine ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Sivas il merkezinde görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmakta; örneklemini ise evren içerisinden tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 80 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin tamamına yakınının çocuklara sosyal problem çözme becerisi eğitimi vermenin gerekli olduğunu, yarıdan fazlasının sosyal problem nedenlerinin daha çok anne-baba tutumları ve teknolojiden kaynaklandığını belirttikleri görülmüştür. Öğretmenlerin büyük bir kısmı sınıflarında daha çok saldırganlık, etkileşim ve uyum sorunları ile karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların birçoğu aile katılımı etkinliklerine önem verdiklerini ve aile katılımını farklı yöntemlerle sağladıklarını vurgulamışlardır. Öğretmenlerin, çocukların sosyal problem çözme becerilerinin geliştiği yönünde gözlemlerini; olumlu sosyal davranışlarda, etkinliklere aktif katılımda ve sosyal problemlere ilişkin duyarlılıkta artış şeklinde değerlendirdikleri saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilim ve Sanat Merkezleri Bireyselleştirilmiş Eğitim Programında Türkçe Dersi Uygulamalarındaki Farklılıklar ve Sorunlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20622</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20622</guid>
      <author>Bilge BAĞCI AYRANCI, Filiz METE</author>
      <description>BİLSEM’ler üstün ve özel yetenekli çocuklara eğitim vermesi bakımından eğitim-öğretim müfredatında diğer okullara nazaran daha özgür bırakılmışlardır. Bu özgürlük bireysel yetenekleri ön plana çıkarma bakımından katkı sağlasa da uygulama farklılıklarını da beraberinde getirmektedir. BİLSEM’lerde verilen anadili eğitiminin öğrencinin hazırbulunuşluk seviyesine uygunluğunun tespit edilerek yapılması gerekliliği her alanda olduğu gibi önemlidir. Bunun tespit edilmesi için ölçek, gözlem vb. kullanılan yöntemler bile BİLSEM’den BİLSEM’e farklılık göstermektedir. Her ne kadar eğitim ve öğretim bireyselleştirilmiş olsa da fiziki imkânlar bakımından bireysel eğitim programına giden öğrencilerin çoğu bireysel olarak değil aynı süre içerisinde grup olarak eğitim almak durumunda kalmaktadırlar. Bu bağlamda, bireysel eğitim programında bulunan öğrencilerin dil eğitimi bakımından hazırbulunuşluk seviyelerini ortaya koymak, ilgi duydukları alanlara uygun program hazırlamak, buna ilişkin materyaller geliştirmek için bireysel farklılıkları göz ardı etmeyecek bir çatı oluşturmak gereksinimi doğmuştur. Bu bakımdan BİLSEM’lerde görev yapan Türkçe ve edebiyat öğretmenleri ile görüşmeler yapılarak uygulamadaki mevcut durum ve olması gereken durumun ortaya konulması bu çalışmanın kapsamındadır. Çalışmada görüşlerine başvurulacak öğretmenlerin farklı okullarda görev yapıyor olmalarına dikkat edilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler BİLSEM okullarında henüz ortak programlar ve uygulamalar oluşturulamadığı, eğitim öğretim sürecinin öğretmen faktörüne göre değişkenlik gösterdiği ve standart ölçeklerin geliştirilemediğidir. BİLSEM’ler için daha çok akademik çalışmanın yapılması ve yeni önerilerin geliştirilmesi gerektiği belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Jigsaw ve Öğrenci Takımları Başarı Bölümleri Yöntemlerinin Öğretmen Adaylarının Epistemolojik İnançlarına ve Akademik Başarılarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20576</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20576</guid>
      <author>Aşkın BAYDAR, Ufuk ŞİMŞEK</author>
      <description>İşbirlikli öğrenme öğrenciyi merkeze alarak bilişsel ve sosyal becerilerini geliştirmeyi hedefleyen yöntemler arasında yer almaktadır. İşbirlikli öğretim yöntemlerinden jigsaw ve ÖTBB, işbirlikli yapılardan en iyi bilinenleri, en çok araştırmaya konu olanları, en çok araştırılanları ve öğretimde en çok kullanılanlarıdır. Epistemoloji ise bilginin kaynağını, doğasını ve sınırlarını inceler. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının işbirlikli öğrenme yöntemlerinden jigsaw ve öğrenci takımları başarı bölümünün epistemolojik inançlara ve akademik başarıya etkisiyle ilgili görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Artvin Çoruh Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı, ikinci sınıfta öğretim ilke ve yöntemleri dersini alan 10 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılarla yarı yapılandırılmış soruların sorulduğu görüşmeler yapılmıştır. Görüşme formlarının araştırmacı tarafından incelenmesinin ardından her bir katılımcıyla bireysel olarak görüşülmüş ve araştırmacı tarafından katılımcılara konuyla ilgili görüşlerini, düşüncelerini ve deneyimlerini rahatça açıklayabilecekleri açık uçlu sorular sorulmuştur. Veriler tematik kodlama ile ayrıştırılıp tablolaştırılarak değerlendirilmiştir. Jigsaw grubundaki katılımcıların yarı yapılandırılmış görüşme sorularına verdikleri yanıtlar bu grubun epistemolojik inançlarının ÖTBB grubundaki katılımcılara göre daha sofistike olduğunu gösterirken ÖTBB grubundaki katılımcıların yanıtları da işbirlikli çalışmalar boyunca başarıya jigsaw grubundaki katılımcılara göre daha çok güdülendiklerini göstermektedir. Araştırmanın nitel bulguları ayrıca her iki yöntemin uygulanış biçimi ve genel olarak işbirlikli yöntemlerin özellikleri hakkında öğrencilerin verdiği dönütleri ve gelecekteki uygulamalara yönelik önerileri içermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Sorgulama Becerilerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20591</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20591</guid>
      <author>Tuğba BEDİR, Burcu DUMAN</author>
      <description>Araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının sorgulama beceri düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesidir. Nicel olarak tasarlanan araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2015- 2016 akademik yılı güz döneminde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin Türkçe, Fen Bilgisi, Okul Öncesi, Sınıf, Sosyal Bilgiler ve İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümlerinde okuyan 627 öğretmen adayıdır. Örneklem, evrenin % 83,71’ini oluşturmaktadır. Araştırma verileri Karademir (2013) tarafından geliştirilen on dört madde ve üç alt boyuttan oluşan “Sorgulama Becerileri Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20 paket programından faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının sorgulama becerileri “bilgi edinme”, “bilgiyi kontrol etme” alt boyutlarında ve ölçek genelinde yüksek düzeyde iken “özgüven” alt boyutuna orta düzeydedir. Öğretmen adaylarının sorgulama becerileri cinsiyet değişkenine göre “bilgi edinme” ve “bilgiyi kontrol etme” alt boyutlarında farklılaşmazken “özgüven” alt boyutunda erkek öğretmen adayları lehine farklılaşmıştır. Sınıf değişkenine göre sorgulama becerileri “bilgi edinme” alt boyutunda 1.sınıflar; “bilgiyi kontrol etme” ve “özgüven” alt boyutlarında ise 4.sınıflar lehine farklılaşmıştır. Bölüm değişkenine göre ise sorgulama becerileri, “bilgi edinme” ve “özgüven” alt boyutlarında farklılaşmıştır. Bölüm değişkeni açısından tüm alt boyutlar ve ölçek genelinde en düşük sorgulama beceri düzeyinin İlköğretim Matematik öğretmeni adaylarına; en yüksek sorgulama beceri düzeyinin Türkçe ve Sınıf öğretmeni adaylarına ait olduğu görülmüştür. İleriye yönelik olarak sorgulama becerileri ile birlikte diğer üst düzey becerilerin araştırıldığı karşılaştırmalı çalışmalar yapılabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Programı Okuryazarlığı Kavramı ve Eğitim Programı Okuryazarlığı Ölçeği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20597</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20597</guid>
      <author>Yavuz BOLAT</author>
      <description>Eğitim programı, toplumun en değerli gördüğü şeyleri çocuklara aktarmak için kullanılan geniş sosyal ve toplumsal anlaşmayı yansıtan politika beyanı olan resmi olarak onaylanmış teknik bir belgedir. Eğitim programı, eğitim faaliyetlerini düzenleyen temel bir eğitimsel kılavuz olmakla birlikte bir eğitim programı okuryazarı olmak öğretmen ya da öğretmen adaylarının temel becerileri arasında yer almaktadır. Öğretmen adaylarının aldıkları eğitim içerikleri onların birer eğitim programı okuryazarı olmasını sağlamalıdır. Bu çalışmanın amacı eğitim programı okuryazarlığı kavramına açıklık getirmek ve Eğitim Programı Okuryazarlığı Ölçeği’ni (EPOÖ) geliştirmektir. Araştırmanın çalışma grubunu Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gören 313 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma grubundan elde edilen verilerle ölçeğin faktör analizi için uygunluğunun test edilebilmesi için Kaiser-Meyer-Olkin katsayısı hesaplanmış ve Barlett’s Küresellik testi uygulanmıştır. Ölçek üzerinde yapılan Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) sonucunda ölçeğin iki faktörden oluştuğu anlaşılmıştır. Bu faktörler “okuma” ve “yazma” olarak adlandırılmıştır. Okuma faktörü 15 maddeden meydana gelirken yazma faktörü 14 madden oluşmaktadır. Ölçeğin tamamının Cronbach’s Alpha içtutarlılık katsayısı ise 0,94’dür. Ölçeğin bu haliyle yapılan ikinci uygulamaya 215 öğrenci katılmıştır. Bu uygulamadan elde edilen yapılan Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonuçlarına göre ölçek için belirlenen iki farklı yapının doğru olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ölçeğin iki faktörlü yapısının toplamda 29 maddeden meydana geldiği doğrulanarak ölçeğin geçerli ve güvenirliği sağlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Barış Kavramına İlişkin Metaforları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20610</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20610</guid>
      <author>Ramazan BULUT, Mehmet Kürşat KOCA</author>
      <description>Bu araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının barış kavramına ilişkin sahip oldukları metaforları ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan “fenomenoloji” (olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yönteminin bir alt türü olan maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği kullanılarak oluşturulmuştur. Öğretmen adaylarının barış kavramına ilişkin sahip oldukları metaforların ortaya çıkarılabilmesi amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama aracının uygulamasından sonra elde edilen veriler üzerinde içerik analizi yapılmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara göre, 153 öğretmen adayı tarafından dokuz kategori altında incelenebilecek toplam 92 metafor oluşturulduğu ortaya çıkmıştır. Elde edilen bu dokuz kategori: ihtiyaç, birlik ve beraberlik, özgürlük, masumiyet, emek isteyen bir süreç, yaşanılabilir bir ortam, düzen, güçlük, ve bakış açısı şeklinde isimlendirilmiştir. Araştırmada barış kavramına ilişkin en fazla tekrar edilen ilk dokuz metafor: güvercin (10), su (9), kardeşlik (7), huzur (7), özgürlük (6), mutluluk (5), çocuk (5), çocuğun gülümsemesi (4) ve yaşamdır (4)’tır. Öğretmen adaylarının barış kavramına ilişkin geliştirdikleri metaforların %93,47’si olumlu iken % 6,53 ise olumsuzdur. Bu bulgulara göre, öğretmen adaylarının çoğunun barış kavramına ilişkin sahip oldukları algının olumlu olduğu söylenebilir. Araştırmanın sonuçlarına dayanarak, barış kavramının somutlaştırılmasında tek bir metafor yerine birbirinden farklı pek çok metaforun kullanılması, bu kavramın etkili bir şekilde kazandırılmasına önemli katkılar sağlayacağı söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinde Görülen Psikolojik Belirtilerin Cinsiyet ve Akademik Başarı Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20612</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20612</guid>
      <author>Nergüz BULUT SERİN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı lise birinci sınıf öğrencilerinde görülen psikolojik belirtilerin cinsiyet ve akademik başarı açısından incelenmesidir. Araştırmanın evreni, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na bağlı Lefkoşa ilçe merkezindeki resmi ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan lise öğrencileridir. Araştırmanın örneklemini, uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olan liselerin 1. sınıflarda öğrenim görmekte olan toplam 200 öğrenci oluşturmaktadır. Örnekleme giren kız öğrenci sayısı (n=112), %78, erkek öğrenci sayısı (n=88), %22’dir. Araştırmanın verileri, Şahin ve Durak (1994) tarafından geliştirilmiş olan “Kısa Semptom Envanteri (KSE) ” ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde, “t”, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Tukey Test Teknikleri kullanılmıştır. Cinsiyete göre, KSE alt ölçeklerinden olan somatizasyon, kişilerarası ilişkilerde duyarlık, depresyon, anksiyete, paranoya, psikotizm arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Anlamlı bir farklılık olan bu alt ölçek puanlarının tümünde de kız öğrenciler erkek öğrencilerden daha yüksek puan almışlardır. Buna göre, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla psikopataolojik belirtiler gösterdikleri bulunmuştur. Öğrencilerin akademik başarılarına göre, kısa semptom envanteri alt ölçeklerinden “obsesif kompulsif”,“kişilerarası duyarlık”,“hostilite”arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bu bağlamda başarıları düşük öğrencilerin, başarı düzeyi iyi olan öğrencilerden daha fazla psikolojik sorun yaşadıkları saptanmıştır.Yapılan araştırma sonucunda, ergenlerin yaşadığı duygusal ve davranışsal problemlerin görülme sıklığının azımsanamayacak oranlarda olması nedeniyle okullarda rehberlik servisleri tarafından önleyici rehberlik çalışmalarının yapılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Açık Alan Etkinliklerinin Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Bilimsel Süreç Becerilerine Ait Kazanımlarının Gelişimine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20607</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20607</guid>
      <author>Perihan CİVELEK, Güzin ÖZYILMAZ AKAMCA</author>
      <description>Alan yazında sınıf dışı eğitim (education outside the classroom), mekân dışı eğitim (education out of doors), mekân dışı öğrenme (learning out of doors, outdoor learning), gerçek ortamda öğrenme (authentic learning in landscapes) gibi kavramlarla da ifade edilen açık alan eğitimi (outdoor education) gerçek ortamlarda somut deneyimlere dayalı olarak gerçekleşen ve yapılandırmacı pedagojiye dayanan bir yaklaşımdır. Bilimsel süreç becerileri ise somut deneyimler aracılığıyla çocukların kendi öğrenmelerinde aktif olmasını sağlayan, düşünebilmeyi destekleyen, araştırma yapabilmek için gerekli olan bilgi ve becerilerdir. Öğrenmenin somut deneyimler üzerinden gerçekleştirilmesine vurgu yapan bu iki kavram bu noktada kesişmektedir. Bu amaçla çalışmada açık alan etkinlikleriyle desteklenmiş okul öncesi eğitimin çocukların bilimsel süreç becerilerine ait kazanımlarının gelişimine olan etkisi araştırılmış ve süreç sonunda çocukların açık alan eğitimi ve açık alan etkinliklerine ilişkin görüşleri alınmıştır. Ön test-son test kontrol gruplu modelin kullanıldığı araştırmada çalışma grubunu İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Evka-4 Yeşiltepe Anaokulu’na devam eden 6 yaş grubu toplam 14 çocuk oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında araştırmacı tarafından bilimsel süreç becerilerinin beş alt becerisine (gözlem yapma, sınıflama, tahmin etme, ölçme ve sonuç çıkarma) ait etkinlikleri içeren açık alan eğitim modülü hazırlanmış ve deney grubuna 8 hafta boyunca anaokulunun bahçesinde uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise aynı günlerde sınıf öğretmeni tarafından sınıfta bilimsel süreç becerileri ile ilgili etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan ‘Gözlem Formu’ ve ‘Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu’ kullanılmıştır. Bilimsel süreç becerilerine ait kazanım ve göstergelerin yer aldığı ‘Gözlem Formu'ndan elde edilen sonuçlar arasında, açık alan etkinliklerinin ve sınıf içinde gerçekleştirilen etkinliklerin deney ve kontrol grubunun bilimsel süreç becerilerine ait kazanımlarını geliştirdiği gözlemlenmiştir. Ancak her iki grubun puan farklılıklarına bakıldığında deney grubunun puanlarının kontrol grubunun puanlarına göre anlamlı ölçüde daha yüksek olduğu görülmüş ve açık alan etkinliklerinin çocukların bilimsel süreç becerilerine ait kazanımlarını geliştirmede sınıf içi etkinliklerden daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubunun açık alan eğitimi ve açık alan etkinliklerine yönelik görüşlerinin belirlenmesi amacıyla hazırlanan ‘Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu’na verilen cevaplar incelendiğinde ise çocukların bahçede vakit geçirmekten keyif aldıkları, bahçede yapılan etkinlikleri sınıftaki etkinliklere göre daha eğlenceli buldukları ve sınıfın açık alanda yapılan aktiviteler için uygun bir ortam sağlayamadığını belirttikleri gözlemlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>„Weste wat jemeind is?“ Zur Rolle des gesprochenen Deutsch in der Türkei im universitären Bildungsbereich</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20623</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20623</guid>
      <author>Gülcan ÇAKIR</author>
      <description>In dieser Studie geht es um das gesprochene Wort bzw. um das Sprechen als die produktive Fähigkeit der individuellen Formulierungsart. Es handelt sich im engeren Sinne darum herauszufinden, welche Eigenheiten gesprochene Sprache in dialogischer Rede aufweist und wie diese sprechsprachlichen Eigenheiten als Mittel zur besseren Verständlichkeit im Deutsch als Fremdsprache (DaF) - Unterricht genutzt werden können. Es geht um folgende Fragen: „Welche Eigenschaften gesprochener Sprache sind relevant im Dialog? Mit welchen sprechsprachlichen Mitteln muss man als Lerner einer Fremdsprache ausgestattet sein, um im Zielsprachenland zurecht zu kommen? Wie und warum sollten Eigenschaften des gesprochenen Deutsch im DaF-Unterricht vermittelt werden?“. Ausgehend von der Tatsache, dass im Fremdsprachenunterricht -trotz der kommunikativen Wende wie auch der beabsichtigten Handlungsfähigkeit in der Fremdsprache- kontinuierlich zu beobachten ist, dass im Prozess des institutionalisierten Lernens Schriftlichkeit in der Fremdsprache im Vordergrund steht und dass sich mündliche Fertigkeiten bei Lernenden nicht wie erhofft entwickeln können, soll in dieser Arbeit die vermittelbare Mündlichkeit im DaF-Unterricht als Untersuchungsgegenstand näher betrachtet werden. Es werden dazu wissenschaftliche Arbeiten herangezogen, die der Gesprochene-Sprache-Forschung (Analyse von Korpora) und der Sprachlehrforschung angehören. Die Fähigkeit angemessen in einer Fremdsprache zu kommunizieren und dabei auch verstanden zu werden, ist ein wichtiges Lernziel für Lernende einer Fremdsprache, wie auch für angehende DaF-Lehrer, die ein zielsprachennahes Deutsch anstreben bzw. später auch im Zielsprachenland einen Aufenthalt beabsichtigen. Das bedeutet im weiteren Sinne, dass gesprochene Wörter bzw. gesprochenes Deutsch und Formulierungsmuster mit ihren spezifischen Merkmalen und Ausdrucksweisen im Lehrprozess behandelt werden sollten, damit eine effiziente Verständigung in der deutschen Sprache verwirklicht werden kann. Die Überlegungen des folgenden Artikels sollen im Rahmen der Berücksichtigung interaktiv relevanter gesprochener Sprache im Deutsch als Fremdsprache-Unterricht als positiver Beitrag verstanden werden.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Zihinsel Yetersizliği Olan Çocukların Cinsel Yaşamı Hakkında Annelerinin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20600</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20600</guid>
      <author>Özlem ÇELİK</author>
      <description>Bu araştırmada zihinsel yetersizliği olan çocukların cinsel yaşamları hakkında annelerinin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bireylerin annelerinin görüşlerine göre cinsel durumlarını değerlendirmek ve bu bireylerin yaşadıkları sorunları analiz etmek ve daha detaylı bilgilere ulaşmak hedeflenmiştir. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bu araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma için yaşları 33 ile 55 arasında olan 12 anne seçilmiştir. Bu örneklemin seçilmesinin sebebi annelerin zihinsel yetersizliği olan çocuklarının cinselliği konusunda ne kadar bilgiye sahip oldukları ve bu konudaki görüşlerinin neler olduğunu öğrenebilmektir. Bu araştırmanın diğer zihinsel yetersizliği olan çocukların ailelerine, çocuklarının cinselliği konusunda rehber olacağı düşünülmektedir. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. 1) Annelerin zihinsel yetersizliği olan çocukların cinsel yaşamına bakışları nasıldır? 2) Annelerin zihinsel yetersizliği olan çocuklarının cinsellik eğitimi ve cinsel gelişim hakkındaki hazırlıkları üzerine düşünceleri nelerdir? 3) Annelerin zihinsel yetersizliği olan çocuklarının cinsel eğitim programlarının içeriğine dair düşünceleri nelerdir? Araştırmanın bulguları, zihinsel yetersizliği olan çocukların annelerinin çocuklarının cinselliğini dürtü ve ihtiyaç çerçevesinde temellendirdikleri görülmektedir. Ayrıca annelerin zihinsel yetersizliği olan çocuklarının cinselliği yaşamaya başlamalarından sonraki korku ve endişelerinin ön plana çıktığı da yine bu araştırmada görülmektedir. Bu korku ve endişelerinin kaynağı olarak annelerin kendi zihinsel yetersizliği olan çocuklarının cinselliği ile başedemiyecekleri, çocuklarının bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılayamıyacakları, çocuklarının cinselikle ilgili merak ettikleri konularda tatmin edici cevaplar veremeyecekleri görülmektedir. Bu araştırmanın bir diğer bulgusu ise annelerin zihinsel yetersizliği olan çocuklarını her halükarda bebek olarak sinıflandırmaları nedeniyle cinsel ihtiyaçlarının olmayacağı düşüncesidir. Annelerin zihinsel yetersizliği olan çocuklarının cinselliğini kendileri için oncelikli konu olarak görmedikleri, bu nedenle konuyu merak etmedikleri, konu hakkında herhangi bir ön hazırlıklarının olmadığı da bu araştırmanın bulgularındandır. Araştırmanın en çarpıcı bulgusu ise annelerin çocuklarının cinseliği hakkında yardım almak istediklerinde başvuracakları bir uzman veya kaynağın olmamasıdır. Bu araştırmanın işaret ettiği diğer bir bulgu ise, bazı annelerin zihinsel yetersizliği olan çocuklarının cinsel eğitim almasının zorunlu olduğu ve bu çocukların cinsel ihtiyaçlarının bir şekilde nasıl giderileceğinin öğretilmesi gerektiğidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim 100 Temel Eser Listesindeki Kitapların Hedef Kitlenin Düzeyine Uygunluğu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20634</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20634</guid>
      <author>Musa ÇİFCİ, Mustafa ULUTAŞ</author>
      <description>Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 4.8.2005 tarih, 2005/70 sayılı genelge ile 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’na atıfta bulunularak, ilköğretim 5-8. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı kazanması ve düşünen, düşündüğünü açık bir şekilde ifade edebilen; kültürlü, millî ve manevi değerlere sahip bireyler olarak yetişmesi amacıyla 100 Temel Eser listesi oluşturulmuş ve proje 2005 yılı eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Yayımlanan genelgede hedef kitle 5-8. sınıflardaki öğrenciler olarak belirtilmiş, eserlerin sınıf düzeylerine uygun olarak seçimi öğretmenlere bırakılmıştır. 100 Temel Eser listesindeki kitapların belirlenmesinde hangi ölçütlerin dikkate alındığı kamuoyuyla paylaşılmamış, sadece oluşturulan kurulun bu eserleri uygun gördüğü belirtilmiştir. Bu durum listedeki kitapların hedef kitleye uygunluğu konusunda pek çok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Ortak duyuş, düşünüş ve kültürel değerlerin oluşmasında temel eser listelerinin önemli işlevi bulunmaktadır. 100 Temel Eser listesiyle kazandırılacak becerilerin ortaya çıkması için çocukların ilgi düzeylerinin dikkate alınarak kalıcı okuma alışkanlığının oluşmasına özen gösterilmelidir. İlköğretim öğrencileri için tavsiye edilen 100 Temel Eser listesinin hedef kitlenin okuma ve ilgi düzeylerine uygunluğunu, alanyazındaki bilgiler ve uzman görüşlerine başvurarak oluşturulan ölçütlere göre tespit etmek amacıyla yapılan çalışmada 39 farklı yayınevinden çıkan 94 adet kitap taranmış, elde edilen bulgulardan hareketle bu kitapların birçoğunun eğitsel, sosyolojik açıdan; dil ve basım açısından hedef kitlenin ilgi ve okuma düzeyine uymayan özelliklere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Öğretmenlerinin Öğrenme Merkezleri İle İlgili Uygulama ve Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20587</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20587</guid>
      <author>Fatma Gülçin DEMİRCİ, Nihal ŞIVGIN</author>
      <description>Türkiye'de 2013 yılında güncellenen Okul Öncesi Eğitim Programı'yla öğrenme merkezleri oluşturulması esas alınmış böylece çocukların sınıf ortamında, ilgi ve meraklarına uygun, kolayca ulaşabilecekleri, araştırma ve öğrenmelerine imkân sağlayacak fırsatlar verilmesi amaçlanmıştır. Merkezlerin oluşturulmasında, dolap, raf, pano, farklı döşeme, halı, bant gibi çeşitli malzemelerle kesin olarak birbirinden ayrılması ve sesli alanların sessiz alanlardan uzak olması, bazı merkezlerin daha fazla aydınlatılması gibi belirli noktalara dikkat edilmesi ifade edilmiştir. Bu bilgiler ışığında bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme merkezleri düzenlemelerine ilişkin uygulamalarının, görüşlerinin ve sınıf ortamlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmacılar tarafından Okul Öncesi Eğitim Programı'ndaki belirli noktalar dikkate alınarak “Öğrenme Merkezleri Görüşme Formu” hazırlanmıştır. Araştırma için Kocaeli ili Darıca ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 24 resmi anaokulu, ilkokul ve ortaokullara bağlı anasınıfları incelenerek 24 okul öncesi öğretmeniyle görüşülmüştür. Nitel çalışmalarda kullanılan amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler öğrenme merkezlerini gözlemlemeye imkân vermesi açısından sınıf ortamında, sınıf öğretmeniyle ortalama 30-40 dakikalık sürelerle araştırmacılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler ve gözlemler sonucunda elde edilen veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucuna göre öğretmenlerin sınıflarında öğrenme merkezleri kullanımına geçemedikleri, eski programdaki ilgi köşeleri uygulamalarına devam ettikleri, öğrenme merkezi düzenlemede fiziksel alan ve materyal yetersizliği yaşadıkları, ayrıca merkez oluşturmada bilgi eksiklikleri olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretiminde Efsanelerin Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20614</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20614</guid>
      <author>Zehra DÜNDAR, Sultan BAYSAN</author>
      <description>İnsanlar yaşadığı coğrafyaya ait önemli gördükleri kişileri, nesneleri ve mekânları kutsallaştırırlar ve sırrını çözemedikleri konuları çeşitli biçimlerde yorumlar; bunlara, yaşanmış bazı olayları da katıp nesilden nesile aktarırlar. Halk edebiyatı ürünlerinden biri olan efsaneler, geçmişle günümüz arasında kültürel aktarımı sağlayan, insanın ve onun oluşturduğu kültürel yapının anlaşılmasına katkıda bulunan araçlardan biridir. Efsaneler, insan ile insanı, insan ile coğrafyayı, insan ile diğer varlıkları, insan ile maneviyatı birbirine bağlayan unsurlardandır. Olumlu veya olumsuz etkileriyle insan yaşamına yön veren morfolojik unsurlar hem doğa bilimlerine hem de sanat, edebiyat, tarih gibi sosyal bilimlere de konu olmuşlardır. Bu çalışmada 2015 Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı incelenmiş ve bu programda geçen sözlü edebiyat ürünlerinden efsanelerin kullanım durumlarına yönelik betimsel bir analiz çalışması yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada 2015 Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında destan ve masallara yer verilmesine rağmen derslerde efsane kullanımının yeterli düzeyde olmadığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bağımsız Öğrenmeyi Gerçekleştirme ve Teşvik Etme: İngilizce Öğretmeni Eğitmenleri için bir Zorluk mudur?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20594</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20594</guid>
      <author>Sibel ERSEL KAYMAKAMOĞLU</author>
      <description>Yabancı dil eğitim ve öğretiminde ‘öğrenci özerkliği’ ya da ‘bağımsız öğrenme’ uzun zamandır birçok araştırmacının ilgi alanı olmuştur. Bu çalışma da aynı alanda (bağımsız öğrenme) gerçekleştirilmiştir. Yabancı dil eğitiminde bağımsız öğrenmeyle ilgili gerçekleştirilen araştırmaların birçoğu, yabancı dil öğrencileri üzerine yapılmıştır. Fakat bu çalışmada, bağımsız öğrenme İngilizce dilini yabancı bir dil olarak öğretecek olan (EFL) ve İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nde okuyan öğretmen adaylarını yetiştiren öğretmenlerle gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, bu çalışmada, öğretmen adayı yetiştiren dört tecrübeli öğretmenin bağımsız öğrenme, öğretmen adaylarında bağımsız öğrenmeyi teşvik etme ve bağımsız öğrenmeyi teşvik ederken ve geliştirmeye çalışırken yaşadıkları zorluklara ilişkin görüşleri incelenmiştir. Sözkonusu araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış mülakat kullanılmıştır. Toplanan veri daha sonra nitel analiz yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları araştırmaya katılan dört öğretmenin de bağımsız öğrenme konusunda son derece farkındalıkları olduğunu göstermiştir. Fakat, tüm katılımcılar farklı nedenlerden dolayı sınıflarındaki öğrencilerde bağımsız öğrenmeyi teşvik etme ve geliştirme konusunda zorluklar yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin öğrenmeye yönelik motivasyon eksikliği ve kendi kişilik yapı ve alışkanlıklarının bağımsız öğrenmeyi etkileyen temel etkenler olduğunu vurgulamışlardır. Bu çalışma sonuçları, öğretmen yetiştiren öğretmenlerin öğretmen adaylarında bağımsız öğrenmeyi teşvik edip geliştirme süreçlerinde karşılaştıkları zorlukların üç temel alanda olduğu göstermiştir: öğretmen rolü, kültüre ilişkin konular ve öğretmen özerkliği.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmeni Adaylarının Risk Kavramına Bakış Açıları ve Risk Algılarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20486</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20486</guid>
      <author>Bülent GÜVEN, Sibel GÜVEN</author>
      <description>Risk insan hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır. Risk kavramı günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız ve kimi zaman farkına varmadığımız bir durumdur. Hem günlük yaşamda, hem de bir mesleğin gereklerini yerine getirmede karşı karşıya kalınan risk kavramına, gelecek nesilleri yetiştirme görevini üstlenecek ve bu görevi yerine getirme sürecinde pek çok kez risk alma durumunda kalabilecek olan öğretmen adaylarının bakışlarını, bu kavrama ilişkin algılarını belirlemeyi temel amaç edinen bu araştırmada; “Risk kavramını nasıl tanımlarsınız?”, “Risk kavramını bir varlığa benzetmeniz istense neye benzetirdiniz? Niçin?”, “Bugüne kadar yaşamınızda risk aldınız mı? Eğer aldıysanız en fazla aldığınız 3 riskli durumu sıralar mısınız?” ve “Hangi aşamaya kadar riskleri alabilirsiniz? Maddi ve manevi açıdan bunları belirtebilir misiniz? soruları 2011-2012 akademik yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesinde son sınıfta öğrenim gören sınıf öğretmeni adaylarına yöneltilmiştir. Araştırmada, insanlar ve durumları hakkında detaylı ve zengin bilgiler üretilmesini sağlayan nitel yöntem, verilerin çözümlenmesinde ise içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Nitel yöntemle analiz edilen veriler, sayısallaştırılarak frekans dağılımlarının yapılabilmesi amacıyla SPSS paket programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Risk konusunda yapılan çalışmalar incelendiğinde, bu çalışmaların genellikle bankacılık, finans ya da işletmelere yönelik olduğu görülmekte iken eğitim alanında risk ile ilgili gerek öğretmenlerle gerekse öğrencilerle, ya da yöneticilerle yapılan araştırmalar ile pek fazla karşılaşılmamaktadır. Bu nedenle eğitim alanında yapılacak araştırma sayısının artırılması, yine bu araştırma ile elde edilen verilerden hareketle bir ölçek geliştirme çalışması yapılması ve bu tür çalışmalarının hem nitelik hem de nicelik açısından artırılması son derece önem taşımaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üstbiliş Stratejileri Eğitiminin Ortaokul Öğrencilerinin Dinlediğini Anlama Becerilerine, Dinlemeye Yönelik Tutumlarına ve Dinleme Kaygılarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20611</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20611</guid>
      <author>Özgün HARMANKAYA, Deniz MELANLIOĞLU</author>
      <description>Bu çalışmada üstbiliş stratejileri eğitiminin, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama becerileri, dinlemeye yönelik tutumları ve dinleme kaygıları üzerine etkisi belirlenmek amaçlanmıştır. Araştırma Van merkezde yer alan bir ortaokulun 7.sınıfında öğrenim gören 100 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Öğrencilere araştırmanın içeriğine uygun olarak dinleme etkinlikleri yaptırılmış; ön test olarak Tayşi (2014) tarafından geliştirilen “Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeği”, Melanlıoğlu (2013) tarafından geliştirilen “Ortaokul Öğrencileri İçin Dinleme Kaygısı Ölçeği” ve ‘‘Dinlediğini Anlama Testi’’ uygulanmıştır. Ayrıca deney grubunun ön test ve son test puanlarına etki eden birtakım değişkenlerin olup olmadığını belirlemek için ‘‘Kişisel Bilgi Formu’’ ile öğrencilerden çeşitli bilgiler alınmıştır. Elde edilen veriler istatistikî açıdan değerlendirildikten sonra gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüş; yansız atama yoluyla şubelerden ikisi deney, ikisi kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda ön test ve son test hariç 8 hafta üstbiliş stratejileri ile dinleme eğitimi verilirken kontrol grubunda Türkçe öğretim programına uygun şekilde dersler işlenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, üstbiliş stratejileri eğitimi verilen ve bu eğitimin verilmediği öğrenciler arasında dinlediğini anlama becerileri açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu; dinleme kaygılarında ve dinlemeye yönelik tutumlarında ise anlamlı bir fark oluşmadığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uyum Arttırma Grup Rehberliğinin Ergenlerin Sosyal Kaygı ve Duygusal Öz-Yeterlik Düzeylerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20596</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20596</guid>
      <author>Fatma Ebru İKİZ, Derya GÜL</author>
      <description>Ergenler için ortaokuldan liseye geçiş, birçok değişimi beraberinde getiren önemli bir dönemdir. Liseye sağlıklı bir uyum akademik başarıyı da olumlu etkilemektedir. Bu doğrultudan yola çıkılarak bir rehberlik çalışması üretilmiştir. Bu araştırmanın amacı, ergenlerin uyumunu arttırmaya yönelik grup rehberliği geliştirmek ve uygulamanın katılan öğrencilerin duygusal öz-yeterlik ve sosyal kaygı düzeylerine olan etkisini incelemektir. Bu doğrultuda çalışmanın modeli, deney ve kontrol gruplu yarı-deneysel desendir. Çalışma grubunu Manisa’nın Akhisar ilçesinde 2016-2017 yılında eğitime yeni başlayan Hilaliye Yatılı Kız Kur’an Kursu öğrencileri oluşturmaktadır. Öğrencilere sosyal kaygı ölçeği uygulanmış yüksek puan ortalaması olan gönüllü 15 öğrenci deney grubunda, rastgele seçilen gönüllü 15 öğrenci kontrol grubunda yer almıştır. Veri toplama aracı olarak Ergenler İçin Sosyal Kaygı Ölçeği (ESKÖ), Duygusal Öz-yeterlik Ölçeği (DÖÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Araştırmada Uyum Arttırma Grup Rehberliği geliştirilmiştir. Uyum Arttırma Grup Rehberliği deney grubundaki öğrencilere, her biri 120 dakika süren 5 oturumda uygulanmış, kontrol grubuna ise araştırma süresince hiçbir işlem yapılmamıştır. Veriler, çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) yapılarak incelenmiştir. Sonuçlar, Uyum Arttırma Grup Rehberliğinin katılımcıların sosyal kaygı düzeylerini genel olarak azaltıcı etkide bulunduğu, olumsuz değerlendirilme korkusu alt boyutunda süreklilik sağlandığını ortaya koymaktadır. Uyum Arttırma Grup Rehberliği uygulamasının katılımcıların Duygusal Öz-yeterlik puanlarında anlamlı bir farklılaşmaya yol açacak etkiyi oluşturmadığı saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Dil Bağlılığı Ölçeğinin Geliştirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20633</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20633</guid>
      <author>Kayhan İNAN</author>
      <description>Bu araştırmada, göçmen ve azınlık olarak yaşayan iki dilli bireylerin Türkçe dil bağlılıklarını ölçmeye yönelik bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi için iki ayrı çalışma grubu oluşturulmuştur. Birinci çalışma grubundaki katılımcılar (180 kişi) 2016 yılında Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalardan Türkiye’ye sığınan Ahıska Türkleri arasından seçilmiştir. İkinci çalışma grubundaki katılımcılar (274 kişi) ise Kazakistan’da yaşayan Ahıska Türkleri arasından seçilmiştir. Ölçme aracının geliştirilmesinde alanyazın tarama, madde havuzu oluşturma, uzman görüşüne başvurma ve pilot uygulama aşamaları izlenmiştir. 32 maddeden oluşan taslak ölçme aracı, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile sınanmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda üç faktörden oluşan 24 maddelik bir yapı ortaya çıkmıştır. Açıklanan toplan varyans miktarı ise %49,069 olarak belirlenmiştir. Birinci faktör (sürdürüm) toplam varyansın %34,164’ini, ikinci faktör (kimlik) toplam varyansın %8,953’ünü, üçüncü faktör (kullanım) ise toplam varyansın %5,951’ini açıklamaktadır. Ardından belirlenen maddeler ve faktörler için güvenirlik analizleri yapılmıştır. Bu kapsamda hem ölçeğin geneli hem de faktörlerin içerdiği maddeler üzerinden Cronbach’s Alpha iç tutarlılık katsayıları hesaplanmıştır. Ölçeğin geneli için Cronbach’s Alpha iç tutarlılık katsayısı 0,90 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin faktörleri için belirlenen Cronbach’s Alpha iç tutarlılık katsayısı ise birinci faktör (sürdürüm) için 0,89; ikinci faktör (kimlik) için 0,87; üçüncü faktör (kullanım) için ise 0,57’dir. Pearson analizi ile hesaplanan madde-toplam korelasyonu anlamlı (p&lt;.001); t testi ile hesaplanan (alt-üst %27) analizler sonucu maddelerin ve faktörlerin ayırt edici olduğu görülmüştür. Açımlayıcı faktör analizinin ardından modelin doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmasına ilişkin elde edilen uyum indeks değerlerinin kabul edilebilir sınır değerler içerisinde olduğu görülmüştür. Böylece “Türkçe Dil Bağlılığı Ölçeği”nin göçmen ve azınlık olarak yaşayan, iki dilli Türklerin Türkçeye yönelik dil bağlılıklarının saptanmasında geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ortaya konulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Görülme Sıklığı Yüksek Yetersizliklerde Yıkıcı ve Öfkeli Davranışların Azaltılmasında Bireyselleştirilmiş Sosyal Beceri Programi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20579</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20579</guid>
      <author>Gül KAHVECİ, Nergüz BULUT SERİN</author>
      <description>Mevcut pilot çalışmada, görülme sıklığı yüksek yetersizliklerde 6. sınıftaki 3 öğrencinin yıkıcı ve öfkeli davranışlarını azaltmada, Bireyselleştirilmiş Sosyal Beceri Programının etkinliği araştırılmıştır. Araştırmaya, akranlarına ve öğretmenlere yönelik yıkıcı ve öfkeli davranış oranları yüksek olarak belirlenen 3 öğrenci dahil edilmiştir. Kendini kontrol becerilerini hedefleyen 8 ders hazırlanarak sosyal beceri eğitimi için sunulmuştur. Katılımcıların yıkıcı davranış düzeyine müdahalenin etkisini değerlendirmek için denekler arası çoklu başlama deseni kullanılmıştır (Barlow, Nock ve &amp; Hersen, 2009). Deneysel koşullar arasında başlama düzeyi, müdahale ve süreklilik çalışmaları yer almaktadır. Başlama seviyesinde yıkıcı ve öfkeli davranışlardan kararlı veriler alınmasından önce öğretmenler, saldırgan davranışların ciddiyetine (Ör; fiziksel saldırganlık) bağlı olarak müdahalenin hemen üçüncü başlama seviyesi noktası sonrasında başlamasını talep etmiştir. Sonuçlar yıkıcı ve öfkeli davranışların kısa süre içinde sağaltıldığını göstermektedir. Ek olarak, süreklilik çalışmaları, müdahalenin etkisini koruduğunu ortaya koymuştur. Denekler arası çoklu başlama deseninin kullanımı sınırlı deneysel kontrol ile sonuçlanıyor olsa da, ön sonuçlar Bireyselleştirilmiş Sosyal Beceriler Programının yıkıcı ve öfke davranışlarını ele almak için yararlı olabileceğini göstermektedir. Ayrıca, gerçekleştirilecek çalışmaların kapsamında davranışın işlevinden yola çıkılarak uygulanan davranışsal müdehalelere daha fazla olacak şekilde yer verilmesine ve sağaltım bütünlüğü verilerinin uygulamalara eklenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Gelecekteki araştırmalarda, danışmanlık verimliliğini arttırarak, daha fazla beceri kazanma ve öfke ve çatışma yönetiminin yaygınlaştırılması yoluyla davranışsal konsültasyonun etkisi ölçebilir ve araştırabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Eğitimi ve Edebiyat Alanlarındaki Makale Başlıklarının Sözdizimsel Yapısı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20563</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20563</guid>
      <author>Mustafa Onur KAN</author>
      <description>Bu çalışmada, Türkçe eğitimi ve edebiyat alanlarındaki makale başlıklarının sözdizimsel yapı açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Betimsel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmada ULAKBİM veri tabanında yer alan dergilerde 2011-2016 yılları arasında yayımlanan makaleler arasından rastgele seçilen 100 Türkçe eğitimi, 100 edebiyat alanlarından olmak üzere toplam 200 makale başlığı incelenmiştir. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın güvenilirliğini sağlamak amacıyla uzman incelemesi yöntemine başvurulmuştur. Çalışmada ulaşılan sonuçlara göre, Türkçe eğitimi ve edebiyat alanlarındaki makale başlıklarında sırasıyla en çok ad kökenli yapı (Türkçe eğitimi f=47; edebiyat f=58), adeylem öbeği yapısı (Türkçe eğitimi f=38; edebiyat f=22) ve birleşik yapının (Türkçe eğitimi f=14; edebiyat f=17) kullanıldığı belirlenmiştir. İncelenen makale başlıklarında söz konusu başlık tipleri dışında nadir kullanılan tam yargılı cümle yapısı (Türkçe eğitimi f=1; edebiyat f=0), ilgeç öbeği yapısı (Türkçe eğitimi f=0; edebiyat f=2) ve koşullu yan cümle yapısı (Türkçe eğitimi f=0; edebiyat f=1) tipleri de tespit edilmiştir. Birleşik yapının tiplerine ilişkin olarak ise incelenen makale başlıklarında Türkçe eğitimi alanında en çok konu-yöntem (f=5) ve konu-kapsam (f=3); edebiyat alanında en çok konu-kapsam (f=10) ve metafor-konunun (f=4) tercih edildiği bulgulanmıştır. Edebiyat alanındaki makale başlıklarında birleşik yapı tipleri içerisinde ikinci sırada en sık görülen metafor-konuya Türkçe eğitimindeki makale başlıklarında; Türkçe eğitiminde belirlenen konu-yöntem ve konu-soruya ise edebiyat alanındaki makale başlıklarında rastlanılmamıştır. Her iki alanda da birleşik yapı tiplerinden ad-yöntem, soru-yöntem+kaynak, metafor-soru, konu-yöntem+kaynak, soru-yöntem örnekleri tespit edilmemiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Metnin Küçük Yapısında Meydana Gelen Değişikliklerin Öğrencilerin Okuduğunu Anlama Becerisine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20615</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20615</guid>
      <author>Yelda KÖKÇÜ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, metnin küçük yapı düzeyinde yapılan değişikliklerin öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerine olan etkisini belirlemektir. Araştırma, nicel desende deneysel türde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, Elazığ ilinde bulunan iki farklı ortaokulda öğrenim gören toplam 156 öğrenciden (75 kız, 81 erkek) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Okuduğunu Anlama Başarı Testi” ve 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan “Göçmen Kuşlar” ve “Bayrağımızın Altında” metinleri kullanılmıştır. Araştırma iki aşamada yürütülmüştür. Uygulamanın ilk aşamasında, okuduğunu anlama becerisi birbirine yakın olan iki okul belirlemek için öğrencilere “okuduğunu anlama başarı testi” uygulanmıştır. Uygulamanın ikinci aşamasında ise “Göçmen Kuşlar” ve “Bayrağımızın Altında” metinleri ele alınmış; kontrol grubuna metinlerin orijinal hâli, deney grubuna ise metinlerin küçük yapı unsurları değiştirilmiş hâli uygulanmıştır. Her iki gruba ait son test sonuçları paket programda analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, metinlerin küçük yapılarında yapılan değişikliklerin okuduğunu anlama sürecinde olumlu bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu süreçte; devrik cümleleri kurallı hâle getirme, uzun cümleleri ikiye bölme, gereksiz sözcükleri cümleden çıkarma, bağlaç ekleme gibi müdahalelerin, öğrencilerin okuduklarını anlama becerilerini geliştirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca okuduğunu anlama becerileri açısından kız öğrencilerin, erkek öğrencilerden daha başarılı oldukları belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sinirdilbilimsel Yaklaşım ve Dilbilgisi Edinimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20720</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20720</guid>
      <author>Nurten ÖZÇELİK</author>
      <description>Bu çalışmada, Kanada’da okul ortamında Fransızcanın yabancı dil/ikinci dil olarak öğretimi/öğreniminde karşılaşılan sorunlara çözüm bulabilmek amacıyla Germain ve Netten tarafından, nöroloji ve bilişsel sinirbilimler alanındaki çalışmalardan ve özellikle de Paradis’nin Çiftdillilik Kuramından hareketle geliştirilen Sinirdilbilimsel Yaklaşımın dilbilgisi edinimine bakış açısı ele alınmıştır. Sinirbilimler ve sinireğitim çalışmalarının örtük yeti ile belirtik bilgi arasında yaptığı ayrımdan hareketle Paradis örtük yetinin yöntemsel bellekle belirtik bilginin ise bildirimsel bellekle ilgili olduğunu bu iki bellek arasında bir ilişki olmadığını dolayısıyla belirtik bilginin örtük yetiye dönüşemeyeceğini ileri sürmüştür. Germain ve Netten örtük yeti yerine içsel dilbilgisi, belirtik bilgi yerine de dışsal dilbilgisi deyimini kullanmışlardır. YD/İD de rahat bir iletişim kurmak isteyen kişi her iki dilbilgisini de edinmelidir. Eksiksiz tümcelerin ve sözlü dilin kullanımı, Uygun Transfer Süreci İlkesine, proje eğitimine, etkileşimli iletişim stratejilerine ve okuma-yazmanın geliştirilmesine dayalı bir eğitime başvurma ve sınıfta gerçek iletişim durumlarının yaratılması içsel dilbilgisi edinimi için gereklidir. Dışsal dilbilgisi, bir dilin istisnaları ve kurallarıyla ilgili dilbilgisi kitaplarında bulunabilen dile ait bilgi anlamına gelmektedir. Çalışmanın sonuç bölümünde, bahse konu yaklaşımın yabancı dil/ikinci dillerin öğretiminde benzer sorunların yaşandığı ülkemizde kullanılıp kullanılamayacağı tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Oku-ma: Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Kitap Okumaya Yönelik Tutumlarını Etkileyen Etmenler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20319</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20319</guid>
      <author>Asiye PARLAK RAKAP, Hatice COŞKUN</author>
      <description>Son yıllarda, beyin üzerinde yapılan araştırmalar okul öncesi dönemin, bir diğer tabirle “sihirli yıllar”ın, insanın gelişiminde kritik bir öneme sahip olduğunu göstermiştir. Bu yıllarda çocuğa verilecek eğitim, onun ileriki yıllarda nasıl bir yetişkin olacağının sinyallerini vermektedir. Bu nedenle, okul öncesi dönemde başta öğretmenler olmak üzere çocuklarla vakit geçirecek personelin yeterlilikleri önem arz etmektedir. Gerek genel öğretmen yeterlilikleri gerek okul öncesi öğretmenleri ve aday öğretmenleri için belirlenmiş özel yeterlilikler incelendiğinde ve değerlendirildiğinde göze çarpan en önemli özellik okul öncesi öğretmeninin iyi bir okur-yazar olmasıdır. İyi bir okur-yazar olabilmek ise bir serüvendir. Bu araştırmada, Doğu Anadolu bölgesinde bulunan ve otuz yıllık bir geçmişe sahip bir üniversitenin okul öncesi öğretmen yetiştirme programında öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının okumayla ilgili tutumlarının gelişimi incelenmiştir. Çalışmada, okul öncesi öğretmen yetiştirme programında öğrenim görmekte olan ve ikinci sınıfa devam eden 58 okul öncesi öğretmen adayından nitel araştırma teknikleri kullanılarak veri elde edilmiştir. Öğrencilerle açık uçlu sorularla yapılmış olan görüşmeler, konuyla ilgili yazılarıyla birlikte analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular okuma ve eğitim kategorileri altında toplanmıştır. Okuma kategorisinin, engeller, teşvik, insan gelişimi, çevresel faktörler ve zaman alt kategorileri; eğitim ana kategorisinin ise nitelikli eğitim, niteliksiz eğitim ve çevresel faktörler olarak üç farklı alt kategorisi oluşmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Temalı Filmlerin Çokkültürlü Eğitim Açısından Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20602</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20602</guid>
      <author>Soner POLAT, Emrullah AKCAN</author>
      <description>Çokkültürlü eğitim, farklı kültürleri tanımaya fırsat veren, kalıplaşmış önyargılardan arındıran, öğrencileri yaşamın çoğulcu yönlerine karşı duyarlı hale getiren ve kültürel çeşitliliğin olumlu, eşit karşılanmasını sağlayan eğitim yaklaşımıdır. Çokkültürlü eğitim, öğrencilerin, farklı kültürlerden olan diğer bireyleri hoş karşılamalarının sağlanması için, öğrenme ortamlarının farklılaştırılması temeline dayanmaktadır. Öğretmenler, öğrencilerinin, kendi kültürleri dışındaki bireylerin değerlerine saygı duymalarını, diğer kültürlerle ilgili ön yargılarını en aza indirgemeyi sağlamalıdır. Aynı zamanda bu tür kültürel farklılıkların insanlar için bir zenginlik kaynağı olduğunun farkına varılabileceği öğrenme ortamları yaratmalıdırlar. Bu araştırmanın amacı, eğitim temalı filmleri çokkültürlü eğitim açısından analiz etmektir. Bu amaçla Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 2016-2017 eğitim öğretim yılının yaz tatili için mesleki çalışmalar kapsamında tüm öğretmenlere önerdiği filmler arasından çokkültürlü eğitim ortamını yansıtabilecek 5 film amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılarak yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında belgesel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacılar tarafından geliştirilen gözlem formları yardımıyla veriler toplanmıştır. Analiz sürecinde öncelikle gözlem formları deşifre edilerek çözümlemeler yapılmıştır. Filmlerde, okulların çokkültürlülük göstergelerini yansıtan noktalar belirlenmiş ve bu göstergeler film kareleri ile filmlerde geçen konuşmalardan doğrudan alıntılar verilerek desteklenmiştir. Araştırmada elde edilen verilere göre “İlkeler beyanı, okul çalışanları, okul çalışanlarının tutumu, müfredat, öğretim stratejileri ve materyalleri” göstergelerine ulaşılmış “Ebeveyn katılımı ve Denetleme göstergelerine dair ipuçlarına ise ulaşılamamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Students’ Self-assessments Regarding the Effects of Flip Learning Practice in Music Lessons</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20554</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20554</guid>
      <author>Salim SEVER, Gülşah SEVER</author>
      <description>Öğretmen merkezli klasik sınıf modelinde öğrenme, öğretmenin anlatımıyla sınıfta gerçekleşir ve ev ödevleriyle pekiştirilir. Çevrilmiş öğrenme modelinde ise öğrenmenin bilgi alma ve kavrama aşamalarının teknoloji yardımıyla sınıf ortamının dışına çıkartılması hedeflenir. Bu sayede öğrenciler sınıfa konuyu bilerek gelirler ve sınıf ortamında analiz sentez ve değerlendirme gibi öğrenme basamaklarına ilerlemek mümkün olur. Bu araştırma için yapılmış çevrilmiş öğrenme uygulamasında piyano dersine yönelik öğrenme hedefleri ve konuları belirlenmiş, bu konular zorluk derecelerine göre sıralanarak uygulamaya dönüştürülmüştür. Piyano alanı hem görsel hem işitsel materyal kullanımı gerektirdiği için, çevrilmiş öğrenme uygulamasında öğretim videoları kullanılmıştır. Bu sayede öğrencilerin istenen performansı önceden görerek özdeğerlendirme yapabilmeleri için gerekli somut alt yapı oluşturulmuştur. Bu çalışmanın amacı öğrencilerin piyanoyu doğru çalma konusundaki farkındalık durumlarını iki farklı yöntem kullanarak belirlemektir. Bu hedefe ulaşmak için tek gruplu öntest- son test araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmaya Ankara Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği ve Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dallarından toplam 98 öğrenci katılmıştır. Öğrencilerle önce klasik sınıf modeli ile sonra da çevrilmiş öğrenme ile uygulama yapılmıştır. Öğrencilerin gelişimlerini isabetli bir biçimde ölçebilmek için tempo, ritim, melodi ve çalış tekniği kategorilerini içeren bir dereceli puanlama ölçeği kullanılmıştır. Çevrilmiş öğrenme uygulamasından sonra uzman puanlamaları ve öğrenci öz değerlendirme formları arasındaki farkın anlamlı bir biçimde azaldığı gözlenmiştir. Çevrilmiş öğrenme uygulamasının öğrencilere performans farkındalığı sağlayarak özdeğerlendirme düzeylerini arttırdığı ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinin Tarih Kavramlarını Öğrenme Güçlükleri Ve Kavram Öğretimine İlişkin Görüşleri (Of İlçesi Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20561</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20561</guid>
      <author>Ayşe SEYHAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı öğrencilerin, 11. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde geçen bazı kavramları öğrenme güçlüklerini saptamak ve tarih kavramları hakkındaki görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada survey (eğitsel tarama yöntemi) yöntemi kullanılmıştır. Araştırma için gerekli veriler anket ve kavram açıklama kağıdı kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmaya, Of Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ulusoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin 11. sınıflarında öğrenim gören 90 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilere anket ve 12 tarih kavramından oluşan kavram açıklama kağıdı dağıtılmış ve bu kavramları cevaplamaları istenmiştir. Araştırmanın uygulama sürecinde var olan durumu olduğu gibi ortaya koyabilmek için betimsel tarama daha sonra da bu durumun derinlemesine anlaşılabilmesi için de öğrencilerin kavram açıklama kağıtlarına verdiği cevaplardan yola çıkarak içerik analizi yapılmıştır. Kavram açıklama kağıtlarından elde edilen benzer bilgiler gruplandırılmış, öğrencilerin kavramlara verdikleri cevaplar sözlük anlamları ile karşılaştırılmış ve değerlendirilmiştir. Ayrıca veriler frekans ve yüzde üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın problemlerine bağlı olarak elde edilen bulgular dört ana bölüme ayrılarak incelenmiş, sonuçlar tablo şeklinde verilerek yorumlanmıştır. Bu sonuçlara göre; tarih derslerinde geçen kavramların öğrenciler tarafından tam olarak anlaşılamadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin tarih kavramlarını ezberleme yöntemiyle öğrenmeye çalıştıkları, derslerde anlatım yöntemi dışında kavram öğrenme strateji yöntem ve tekniklerinin kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Araştırma verileri öğrencilerin çoğunun tarihi kavramları öğrenirken sıkıldıklarını ve tarih kavramlarını örneklendirmede zorlandıklarını göstermektedir. Ayrıca öğrencilerin önemli çoğunluğunun kavram öğrenirken kendine göre stratejiler geliştirdiği, tarih kavramlarını ezberledikleri ancak gerçekte neyi ifade ettiğini anlamadıkları ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut Hikâyelerinde İnanç Kavramı ve Bu Kavrama Yüklenen Anlamlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20642</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20642</guid>
      <author>Mehmet SOYUÇOK, Zekerya BATUR</author>
      <description>Bu çalışmada Dede Korkut Kitabı’ndaki inanç kavramları ve bu inanç kavramlarına yüklenen anlamlar ortaya konmaya çalışılmıştır. Milletlerin temel kültür dinamiklerinden olan inanç kavramlarının incelenmesi Türkçe eğitimi açısından da önemli bir konudur; çünkü dil öğretimi aynı zamanda bir kültür öğretimidir. Bu inanç kavramlarını ortaya koymanın en iyi yollarından biri de kültür yapısını yansıtan eserlere bakmaktır. Bunun için en uygun eserlerden biri olan Türk Edebiyatı’nın kadim eselerlerinden Dede Korkut Kitabı’dır. Dede Korkut Kitabı, bir önsöz ve on iki hikâyeden oluşan, Oğuzların dönem içindeki mücadelelerini anlatan ve dönemin kültür yapısını başarılı şekilde yansıtan bir eserdir. Bu çalışma betimsel olup doküman incelenmesiyle yapılmıştır. Dini Terimler Sözlüğü ve iki ilahiyat alan uzmanının görüşü doğrultusunda hazırlanan inanç kavramları listesinden hareketle Hasan Erbay editörlüğünde hazırlanan Dede Korkut Kitabı’nda bulunan hikâyeler incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda 37 farklı inanç değerinin 373 defa kullanıldığı görülmüştür. Kitaptaki inanç kavramları çoğunlukla anlamlarını bugüne kadar korumakla birlikte bazıları anlam değişimine uğramış, üç tanesi ise neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Ayrıca kitaptaki inanç kavramlarının çokluğu, Türklerin henüz 10. yüzyılda İslamiyet’i kabul etmelerine rağmen kitabın teşekkül ettiği 12, 13 ve 14. yüzyılda İslâm’ı benimsediğini göstermektedir. Bu özümseme ise bu eserde görüldüğü gibi edebî metinlere yansımasının yanı sıra diğer kültür öğelerine, geleneklere, eğitim anlayışına yani her türlü kültürel ve toplumsal dinamiğe etki etmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Derslerinde Sözlü ve Yazılı Edebi Ürünleri Kullanmaları Durumu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20709</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20709</guid>
      <author>Tuğba SÖMEN, Meral METİN GÖKSU</author>
      <description>Sosyal Bilgiler, doğası gereği geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenmektedir. Bu dersin içeriğini oluşturan alt disiplinlerden biri olan tarih konularının öğretimi sırasında, öğretmenlerin sözlü ve yazılı edebiyat ürünlerinden faydalanmaları, öğrencilerin dönemin toplumsal ve kültürel yapısı hakkında bilgi sahibi olmalarına katkı sağlayacaktır. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin derslerinde, tarih konularının öğretimi sırasında sözlü ve yazılı edebiyat ürünlerinden faydalanmaları durumunu incelemek amacıyla yapılan bu araştırma nitel bir çalışmadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kars ili merkez ortaokullarında görev yapan 10 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında destan, hikâye, efsane, anı, atasözü, seyahatname, halk hikâyesi, tarihi roman, masal ve biyografi gibi edebi türlerin daha sık kullanıldığı, kullanılan edebi ürünlerin kalıcılığı sağlaması, ilgi çekici olması, dikkat çekici olması, dersi eğlenceli hale getirmesi gibi nedenlerle tercih edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra edebi ürün kullanmanın öğretim sürecine daha çok kalıcılık, ilgi çekicilik ve dersi eğlenceli hale getirmesi gibi etkilerinin olduğu da ulaşılan sonuçlar arasındadır. Bunun yanı sıra çalışmada, edebi ürün kullanılırken, bazı edebi türlerin öğrenci düzeyine uygun olmaması, ders saatinin yetersizliği, kaynaklara ulaşma konusunda sorun yaşama ve konuların yoğun olmasından dolayı vakit ayıramama gibi sorunlar yaşandığı sonucuna ulaşılmış ve bu sorunlara karşı öğretmenlerin sunduğu çözüm önerilerine yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Memnuniyeti İle Akademik Başarı Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20557</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20557</guid>
      <author>Sibel KAYA, İsmet ŞAHİN , Zeynel KABLAN</author>
      <description>Okul değişkenlerinin öğrenci başarısı üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalar son yıllarda ulusal ve uluslararası düzeyde artış göstermekle birlikte bu değişkenlerin başarıyı nasıl ve ne düzeyde etkilediği henüz kesinlik kazanmamıştır. Bu araştırma, öğrencilerin akademik başarısı ile okul memnuniyeti arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın katılımcıları Kocaeli ilinden toplam 155 okula devam eden 27 bini aşkın lise öğrencisidir. Akademik başarı ölçütü olarak okulların üniversiteye giriş sınavındaki sıralamaları, okul memnuniyeti ölçütü olarak ise ilgili okula devam eden öğrencilerin Okul Memnuniyeti Anketi’nden aldıkları puanların ortalamaları kullanılmıştır. Okul Memnuniyeti Anketi, 35 maddeden ve 6 boyuttan oluşmaktadır. Bu boyutlar, öğretim, öğrenci-öğretmen/yönetici ilişkisi, duyuşsal özellikler, kültür/sanat faaliyetleri, fiziki koşullar ve okulda beslenme olarak belirlenmiştir. Anket verileri öğrencilerden iki haftalık bir süre içinde çevrimiçi olarak toplanmıştır. Veriler korelasyon analizi ve basit regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Söz konusu boyutlardan öğretim boyutu hariç diğer bütün boyutlarla akademik başarı arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu boyutlar akademik başarıdaki varyansın %8 ila %13’ünü açıklamıştır. Akademik başarı ile en yüksek korelasyonel ilişki belirlenen değişken okulun fiziki şartlardır. Bulgular ışığında, öğrenci memnuniyetinin artırılmasına yönelik, okullarda etkili rehberlik hizmetleri sağlanması, kültür ve sanat faaliyetlerinin artırılması ve fiziki olanakların iyileştirilmesi hususunda tavsiyelerde bulunulmuştur. Öğretim boyutuyla akademik başarı arasında bir ilişki bulunamamasının nedeninin anketteki öğretime yönelik ifadelerin öğrenci merkezli bir öğretimi işaret etmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Etik Dışı Davranış ve Öğretmenlik Mesleği: Geleceğin Öğretmenleri Mesleki Etik Ilkelere Sahip mi?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20540</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20540</guid>
      <author>F. Sülen ŞAHİN KIRALP, Oxana MANOLOVA</author>
      <description>Bu araştırmanın temel amacı, öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği etik dışı davranışlara ilişkin görüşlerini saptamaktır. Araştırmaya özel bir üniversitenin farklı bölümlerinde öğrenim gören 572 öğretmen adayı gönüllü olarak katılmıştır. Araştıramda yapılan analizler sonucunda öğretmen adaylarının (n=572) mesleki etik dışı davranışların farkında oldukları saptanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekte yer alan ifadeler bazında bir genel değerlendirilme yapıldığında, öğretmen adaylarının “Öğrencilere sözlü tacizde bulunma (küfürlü konuşma vb.)” maddesini en yüksek düzeyde etik dışı davranış olarak değerlendirirken, “Kendi öğrencilerine okul dışında ücretli ders verme” en düşük düzeyde etik dışı davranış olarak değerlendirdikleri saptanmıştır. Aday öğretmenlerin sınıf düzeyi, öğrenim gördükleri bölüm veya etik dersi alıp almama durumları istatistiksel olarak anlamlı fark göstermezken, cinsiyetin anlamlı bir fark yarattığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre aday öğretmenlerin mesleklerine ilişkin etik dışı davranışları onaylamadıkları söylenebilir. Eğitim fakültelerinin ders içeriklerine bakıldığı zaman meslek etiği dersinin pek fazla yer almadığı görülse de öğretmen adaylarımızın mesleki etik ilkelerin farkında oldukları ifade edilebilir. Ancak bu kendi haline bırakılamayacak kadar önemli bir konudur. Bu nedenle mesleki etiğin sistemli ve bilinçli bir şekilde geleceğin öğretmenlerine kazandırılması yönünde akademik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Sonuç olarak öğretmen adaylarında mesleki etik davranışların yerleştirilmesini desteklemek için özellikle öğretmen yetiştiren kurumlarda bu yönde çalışma başlatılması ve uygulayıcılara yönelik taslak programlar hazırlanıp kullanıma sunulması önerilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dünyada Küreselleşme ve Dil Eğitimi: Modernliğin Dili Olarak İngilizce ve Gelenekselliğin Dili Olarak Ötekiler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20143</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20143</guid>
      <author>Halit TAYLAN</author>
      <description>Günümüz dünyasında İngilizce, kitapların, gazetelerin, havalimanlarının ve hava trafiği kontrolünün, uluslararası ticaretin, akademik konferansların, bilim ve teknolojinin, diplomasinin, sporun, uluslararası yarışmaların, pop müziğin ve reklamın dilidir. Günümüz dünyasında ana dil olarak İngilizce konuşanların sayısı 320 milyon ile 380 milyon arasındadır, ikinci dil olarak İngilizce konuşanların sayısı ise 300 ile 500 milyon arasındadır ve yaklaşık olarak 1 milyar kişi ise İngilizceyi yabancı dil olarak konuşmaktadır. Her ne kadar durum böyle olsa da bizler küresel bir dil olarak İngilizcenin hegemonyasının farkında değiliz. İngilizce ülkelerin başarısı için bir anahtar olarak görülmesine rağmen, İngilizce aynı zamanda dünyanın farklı yerlerinde eşitsizliklere ve haksızlıklara neden olmaktadır. Tüm bunlara ek olarak, İngilizce dünyanın farklı yerlerinde hükümetlerin kendi elleriyle ürettikleri dil politikalarıyla diğer dillerin kaybolmasına ve ötekileştirilmesine neden olmaktadır. Bu bağlamda mevcut çalışma küreselleşmeye ve dünyada dil eğitimine eleştirel bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm konuya ana akım görüş olarak bir bakış açısı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu bölüm İngilizcenin ana akım görüşte nasıl algılandığını ve İngilizcenin gelişim ve uluslararası iletişim için neden gerekli olarak görüldüğünü anlatmayı amaçlamaktadır. İkinci bölüm İngilizcenin küresel statüsünü dünyanın farklı yerlerinden ilişkili örneklerle eleştirel bir bakış açısıyla açıklamaktadır. Bu bölüm İngilizcenin dünyanın farklı yerlerinde ve aynı zamanda Türkiye’de hükümetlerin kendi ürettikleri dil politikalarıyla dillerin nasıl yok edilmelerine veya ötekileştirilmelerine katkı yaptığını göstermeyi amaçlamaktadır. Son bölüm ise Türk resmi makamlarının ve akademisyenlerinin eleştirel bakış açısının tanıtımında ve İngiliz Dili Eğitiminde uygulanmasında karşılaşabilecekleri zorlukları ve çözüm önerilerini anlatmayı amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Evlilik Değerleri Ölçeğinin Türkçe'ye Uyarlama Çalışması: Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20528</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20528</guid>
      <author>Meliha TEKİN ÇATAL, Seher Balcı ÇELİK , Melek KALKAN</author>
      <description>Ripley, Worthington, Bromley ve Kemper (2005) tarafından geliştirilen Toplulukçu ve Bireyci Evlilik Değerleri Ölçeği (EDÖ)’nin, üniversite öğrencilerinden oluşan bir grup üzerinde Türkçe’ye uyarlama çalışması yapılmıştır. Ölçeğin dil eşdeğerliğini test etmek için İngilizce öğretmenliği anabilim dalındaki öğrencilere, karşılıklı olarak (İngilizce-Türkçe; Türkçe-İngilizce) çeviriler uygulanmış; İngilizce ve Türkçe formlardan elde edilen puanlar arasında pozitif ve anlamlı korelasyonlar saptanmıştır. Dilsel eşdeğerliği sağlanan denemelik Türkçe form 50 kişiye uygulanarak pilot çalışma yapılmıştır. Yapılan pilot uygulama sonrasında, madde toplam korelasyon kat sayısı .30’ un altında kalan madde olmadığı görülmüştür. Geçerlik analizleri için Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi, güvenirlik için ise iç tutarlılık katsayıları hesaplanmıştır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları 457 kişi üzerinde yapılmıştır. Evlilik değerleri ölçeği 26 maddelik iki seçenekli bir ölçektir. EDÖ’ nün faktör yapısını belirlemek amacıyla uygulanan açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonuçlarına göre ölçek; tek boyutlu bir yapı göstermektedir. Ölçek orijinal hali ile örtüşmektedir. EDÖ’ nün her bir madde için madde faktör yükleri .40 ile .70 arasında değişmektedir. Yapılan faktör analizi sonucunda ölçeğin, toplam varyansın % 40.42'sini açıkladığı görülmüştür. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda sınanan modelin oldukça iyi uyum indekslerine sahip olduğu saptanmıştır. Ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı .87 hesaplanmıştır. Bulgular, bu ölçeğin "geçerli ve güvenilir” olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca uyarlanan ölçeğin evlilik, evlilik değerleri ve bireyci ve toplulukçu kültür konusu ile bağıntılı akademik çalışmalarda kullanılabilir olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Formasyon Programı ile Öğretmen Yetiştirme ve Bir Model Önerisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20654</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20654</guid>
      <author>Emine TEYFUR</author>
      <description>Öğretmenlik mesleğinin önemi konusunda toplumda önemli bir görüş birliği olduğu bilinmektedir. Fakat öğretmenlerin hizmet öncesi yetişme biçimi, atanma sürecinde yaşadığı sorunlar ve hizmet sürecinde ortaya koyduğu roller mesleğin algılanma biçimini etkilemektedir. Öğretmenlerin statüsünde bu statünün yansıması olan rollerinde zamanla değişme olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin statü ve rollerinde meydana gelen değişmenin onların toplumdaki konumlarında, görevler ve sorumluluklarından da zaman içinde değişmeler yarattığı bilinmektedir Ülkemizde öğretmen yetiştiren ilk kurum 1848 yılında kurulmuştur. Öğretmen yetiştiren kurumlar süreç içinde adları değişmekle beraber işlevleri hep öğretmen yetiştirme olmuştur. Bu kurumların tarihsel süreç içinde evirilerek yeni isimlerle işlevlerini devam ettirdikleri görülmektedir. Öğretmen yetiştiren bu kurumların sorun odaklı kuruldukları görülmektedir. Fakat zaman içinde bu kurumların kendileri ile beraber yeni sorunlar getirdikleri görülmektedir. Bu sorunlardan biri de öğretmen yetiştirmede sorumlu olan eğitim fakültelerinde mezun olan öğrenci sayılarının fazlalığına rağmen formasyon uygulaması ile öğretmen yetiştirme sistemidir. Bugün dünyada ve Türkiye'de farklı öğretmen yetiştirme modelleri bulunmaktadır. Bu modellerin sağlıklı işlemesi için toplumsal ve bireysel ihtiyaçlara yanıt vermesi gerekir. Bu modellerin uygulanması ile öğretmen adayları öğretmenlik mesleği için gerekli becerileri kazanmaktadırlar. Bu programlardan birisi de pedagojik formasyon uygulaması olduğu söylenebilir. Bu çalışma, öğretmenlik sertifika programına devam eden öğretmen adaylarının sorunlarını öğrencilerin öğretmenlik uygulaması sürecinde karşılaştıkları sorunlar, öğretmenlik uygulaması dersine rehberlik eden öğretim elemanlarından kaynaklanan sorunlar, öğretmenlik uygulaması sürecinde öğretmenden ve uygulama okulundan kaynaklanan sorunlar kapsamında değerlendirmeyi amaçlanmaktadır.Bu amaca uygun olarak Araştırmanın kavramsal temelinde literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarının pedagojik formasyon sürecinde yaşadıkları sorunları tespit edilerek sorunlara yönelik çözüm önerilerini ortaya konulmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin görüşmelerden elde edilen bulgular içerik analizine tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda veriler kodlanmış, kategoriler, alt kategoriler ve temalar oluşturulmuştur. Bu tema ve kategoriler tablolaştırılmış ve benzer görüşleri ifade edenlerin frekansları bu tablolarda belirtilmiştir Araştırmada elde edilen verilerin analizinde istatistiksel işlemlerden frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretmenlik sertifikası programında öğrenim gören 42 öğrenci üzerinde yapılmıştır formasyon programına yönelik olarak öğrencilerden alınan görüşler değerlendirilerek formasyon uygulamasının daha verimli olmasına yönelik bazı öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmenlerinin Mesleki Etik Davranışlarına İlişkin Ortaokul Öğrencilerinin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20592</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20592</guid>
      <author>Yurdagül TOSUNOĞLU, Çetin SEMERCİ</author>
      <description>Araştırmanın amacı, 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin Türkçe öğretmenlerinin mesleki etik davranışları hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırmada karma yöntemin açıklayıcı deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerine ait örneklemi, 2016-2017 eğitim-öğretim akademik yılı bahar döneminde, Bartın ili Merkez ilçede bulunan 10 ortaokul kurumunun 7. ve 8. sınıfında öğrenim gören 1181 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel verileri için çalışma grubunu, yine aynı ortaokulların 7. ve 8. sınıfında okuyan 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verileri toplama aracı olarak Gündüz ve Coşkun’un (2012) geliştirdiği, iki faktörlü ve 30 maddeli, ‘Öğrenci Algısına Göre Öğretmen Etik Değerler Ölçeği’ kullanılmıştır. Araştırmada nitel verileri toplamak için, ‘Öğrenci Algısına Göre Öğretmen Etik Değerler Ölçeği’ ne bağlı kalınarak araştırmacı tarafından sekiz soru hazırlanmıştır. Bu soruların dört tanesi Mesleki Sorumluluk alt boyutu ile ilgili, dört tanesi de Mesleki Yeterlilik Alt Boyutu ile ilgilidir. Nitel sorular çalışma grubundaki öğrencilere Bireysel Görüşme yoluyla yöneltilmiştir. Öğrenci Algısına Göre Öğretmen Etik Değerler Ölçeği’ne ait Cronbach Alpfa güvenirlik katsayısı 0.95, test tekrar test korelasyon katsayısı 0.88’ dir. Araştırmanın nicel verileri SPSS 22.0 istatistik programı ile çözümlenmiştir. Araştırmanın nitel verileri betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmeye çalışılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin gözüyle Türkçe öğretmenlerinin mesleki etik (genel) kurallara uyma düzeyleri, mesleki sorumlulukları ve mesleki yeterlilikleri arasında yüksek düzeyde, pozitif yönde, anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretiminde Eğitim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Dersinin Etkililiğinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20556</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20556</guid>
      <author>İlhan TURAN, Sebahat ÇORAPÇI</author>
      <description>Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmen adaylarının zorunlu dersi olan Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı dersinin etkililiğini araştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmaya 4.sınıfa devam etmekte olan 10 kız, 12 erkek öğrenci olmak üzere toplam 22 sosyal bilgiler öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma nitel bir çalışmadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği belirlenmiş olup Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı dersinin yeterlilik ve kazanımlarına ilişkin öğretmen adaylarına yönelik sorular hazırlanmış ve görüşleri alınmıştır. Verilerin analizinde ise nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, sosyal bilgiler öğretmen adayları ders kapsamında yeni teknoloji araç-gereçleri kullanmada istekli olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının tamamına yakını ders kapsamında yeni teknoloji ve araç-gereçleri kullanmada istekli olduklarını belirtmekle beraber bir kısım öğretmen adayları, bu araç-gereçleri kullanmada “teknik aksaklıklardan dolayı sıkıntı yaşadığını”, “bilmedikleri bilgisayar programlarında zorlandıklarını” ve “akıllı tahtayı uygulamalı olarak görmedikleri için zorlandıklarını” “Verilen bilgisayar derslerinin yetersiz olduğunu” belirtmişlerdir. Öğretmen adayları, genel olarak Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı (ÖTMT) dersinin sağladığı kazanımlar ile ilgili olarak, “dersi anlaşılabilir ve somut kılmayı”, “öğrenciye ve kazanıma uygun materyal hazırlamayı”, “daha ekonomik materyaller yapabilmeyi”, “dersi monoton olmaktan çıkarıp eğlenceli hale getirmeyi” ve ”daha rahat sunum hazırlayıp uygulayabilmeyi” gibi kazanımları elde ettiklerini belirtmişlerdir. Bu bağlamda öğretmen adaylarının tamamına yakını Öğretim teknolojileri ve materyallerin kullanılmasının sosyal bilgiler derslerinde öğretimin etkililiğini arttırdığını düşündüklerini belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Taylor-Helmstadter Çift Karşılaştırmalı Estetik Yargı Ölçeği (THPC) Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20537</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20537</guid>
      <author>Esra ÜNLÜER, Rengin ZEMBAT</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Taylor ve Helmstadter (1973-1976) tarafından geliştirilen Taylor-Helmstadter Çift Karşılaştırmalı Estetik Yargı Ölçeği’nin5 yaş çocukları için geçerlilik ve güvenilirlik analizlerini yapmaktır. Çalışma örneklemi, Kocaeli il merkezinden basit örnekleme modeliyle seçilmiş 5 bağımsız anaokulunda eğitim görmekte olan 5 yaş grubu 120 çocuktan oluşmuştur. Çalışma grubundaki çocukların 50’si (%40.8) kız, 70’i (%59.2) erkektir. Çocukların annelerinin eğitim düzeylerine bakıldığında 42’si (%35.0) ilköğretim, 29’u (%24.2) lise, 45’i (%37.5) lisans, 4’ünün (%3.3) lisansüstü düzeyde olduğu, çocukların babalarının eğitim düzeylerinin ise 23’ü (%19.2) ilköğretim, 45’i (%37.5) lise, 48’i (%40.0) lisans, 4’ünün (%3.3) lisansüstü düzeyde olduğu görülmektedir. Araştırmada, kapsam geçerliği için Lawshe tekniği kullanılmıştır. Ölçeğe ait uzman görüşü alınan 16 maddeden, KGO değeri 0.56’in altında olan madde olmadığından dolayı ölçekten madde çıkarımı yapılmamıştır. Ölçeğin kapsam geçerlilik indeksi 0.86 bulunmuştur. Ölçek için Cronbach Alpha güvenilirlik katsayısı, 0.66 olarak bulunmuştur. Araştırmanın sonuçlara göre Taylor-Helmstadter Çift Karşılaştırmalı Estetik Yargı Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir. Ayrıca ülkemizde sanata verilen değerin artması ve sanatsal etkinliklere doğrudan katılım için erken çocukluk döneminden itibaren estetik ile ilgili çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda; erken çocuklukta gerek farklı disiplinlerden araştırmacıların bir araya gelerek Türk çocukları için estetik yargı ile ilgili bir ölçek geliştirilmesi gerekse yurtdışında geliştirilen ölçeklerin Türkçe’ye uyarlanması çalışmalarının estetik çalışmalarının artmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Zamanı Etkili Kullanma Becerilerine Yönelik Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20595</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20595</guid>
      <author>Sibel YAZÇİÇEK, Nuriye KOÇAK , Kadriye KAYACAN</author>
      <description>Bu araştırma, yapılandırmacı öğretim programına göre ders işleyen ortaokul fen bilimleri öğretmenlerinin zamanı etkili kullanma becerilerine yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi üzerine yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı’nda Çankırı’da Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm devlet ortaokullarındaki 54 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmeyip “kendini örnekleyen evren” çalışma evreni olarak kabul edilmiştir. Veriler; öğretmenlerin kişisel bilgilerini içeren beş soruluk birinci bölüm ve fen bilimleri dersinde zaman yönetimini içeren altı soruluk ikinci bölümden oluşan bir anket ile toplanmıştır. İkinci bölüm soruları açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Bu sorular, alanında uzman iki öğretim üyesi tarafından hazırlanmış ve ankete eklenmiştir. Araştırma bulgularını tespit etmek için öğretmenlerin açık uçlu sorulara verdikleri cevaplar gruplandırılmış ve yüzde olarak ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda;  Öğretmenlerin bir ders saatinde etkili ve verimli kullandıkları ortalama süre,  Öğretmenlerin etkili ve verimli kullandıkları bu sürenin nedenleri,  Derste etkili ve verimli kullanılan bu süreyi arttırmak için öğretmen önerileri,  Öğretmenlerin derste zamanı etkili kullanmalarını engelleyen faktörlerin neler olduğu,  Bir ders saatinin (kırk dakika) öğretmenlerin yapacakları konu anlatımı, soru çözümü, deney, etkinlik, özetleme, tekrar, ödevlendirme vb. için yeterli bir süre olup olmadığı,  Öğretmenlerin dersi planlanan zamandan önce bitirdiği durumlarda ek olarak neler yaptıkları hakkında çok önemli bilgiler toplanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Çokkültürlü Eğitime Yönelik Kavramsal Bilgileri, Bilgi Düzeyleri ve Sınıf İçi Uygulamaları: Bir Ölçek Geliştirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20641</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20641</guid>
      <author>Soner YILDIRIM, Erdoğan TEZCİ</author>
      <description>Bu araştırmada çokkültürlü eğitim bağlamında yapılacak çalışmalarda kullanılabilecek öğretmenlerin kavramsal bilgilerini, uygulamaya yönelik bilgi düzeylerini ve sınıf içi uygulamalarını belirlemeye yönelik ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Ölçekler, 5’li likert olarak hazırlanmıştır. Çalışma çokkültürlüğün yaygın olduğu Kosova’da yürütülmüştür. Türkçe hazırlanan ölçekler Boşnakça ve Arnavutça dillerine çevrilerek dilsel eşdeğerlik sağlanmıştır. Ölçeğin güvenirlik ve geçerlik analizleri için 80 Türkçe, 230 Arnavutça ve 180 Boşnakça anadiline sahip olmak üzere 490 öğretmenden elde edilen veriler analize tabi tutulmuştur. Ölçeklerin önce açımlayıcı faktör analizi ile faktör yapıları daha sonra ise doğrulayıcı faktör analizi söz konusu faktörlerin doğruluğunun test edilmesi amacı ile doğrulayıcı faktör analizine tabı tutulmuştur. Analiz sonuçları ölçeklerin yapı geçerliği açısından iyi düzeyde olduğunu göstermiştir. İçtutarlık bağlamında ele alınan Cronbach Allfa analizi sonuçları ve madde ayırt edicilik indeksleri ölçeklerin güvenilir olduğunu göstermiştir. Analiz sonuçları, ölçeklerin çokkültürlü eğitim bağlamında öğretmenlerin kavramsal bilgi, uygulamaya yönelik bilgi ve sınıf içi uygulamalarını belirlemede kullanılabileceğini göstermektedir..</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sözlü ve Yazılı Kültür: Sözün Teknolojileşmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20752</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20752</guid>
      <author>Atiye Gülfer GÜNDOĞDU</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


