






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2017 Sayı Volume 12 Issue  4</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=326</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Resim-İş Eğitimi Bölümünde Öğrenim Gören Öğretmen Adaylarının Seramik Eğitimi İle İlgili Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19997</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19997</guid>
      <author>Serkan ASLAN, Mehmet Ali GÖKDEMİR</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, resim - iş eğitimi bölümünde öğrenim gören öğretmen adaylarının seramik eğitimi ile ilgili görüşlerini derinlemesine incelemektir. Nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, 2015 – 2016 eğitim-öğretim yılında Dicle Üniversitesi'nde resim iş eğitimi bölümünde öğrenim gören 11 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının çoğu seramik eğitimini hayal gücünü geliştiren bir sanat dalı olarak algılamaktadırlar. Öğretmen adaylarının çoğu, seramik eğitiminin mesleki gelişimlerine etkisi olacağını belirtmişlerdir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının çoğu fitil ve plaka yöntemlerini kullanacaklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının bu çalışmaları kullanmak istemelerinin nedeni olarak; öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olması, el becerilerini geliştirecekleri, derslerden zevk alacakları, çok çaba gerektirmemesi, hayal dünyalarını geliştireceği, motivasyonlarını arttıracağı, öğrencinin derse katılma isteğinin artacağı, psikomotor becerilerinin gelişeceği, rahat hareket etmelerini sağlayacağı ve yaratıcılıklarını geliştireceği belirtilmiştir. Öğretmen adaylarının çoğu seramik eğitiminin öğrencilerin el becerilerini geliştirdiğini, hayal dünyalarını zenginleştirdiğini ve psikomotor becerilerini geliştirdiğini belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının çoğu seramik eğitiminin ortaokullarda ders olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu tema altında ise öğretmenlerin çoğu öğrencilerin el becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştireceği için seramik eğitimi dersinin ortaokullarda olması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu seramik eğitimin etkili ve verimli olabilmesi için atölye olmalı önerisini geliştirmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Harf Değiştirme Şifrelemesi Etkinliğinin Osmanlıca Metinlerde Uygulanması Ve Matematikle İlişkisinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20100</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20100</guid>
      <author>Elif BAHADIR, Neslihan KARAKUŞ</author>
      <description>Bu çalışma Matematik ve Osmanlı Türkçesinin disiplinler arası etkileşiminin yer aldığı bir şifreleme etkinliğinin 12. sınıflarda kullanılabilirliğinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. “Mathematics Enchancement Programme” in önerdiği “harf değiştirme şifrelemesi” etkinlikleri Osmanlı alfabesine uyarlanmış ve araştırmacılar tarafından oluşturulan etkinlik örnekleri kullanılmıştır. Uygulanan etkinliklerin 12. sınıf düzeyindeki uygulanabilirliğinin incelenmesi ve bu etkinlikle ilgili öğrenci görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, araştırma İstanbul’daki bir sosyal bilimler lisesinin 12. Sınıfında öğrenim görmekte olan 19 öğrenci ile 2015-2016 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma nitel araştırma tekniklerinden durum çalışmasıdır. Araştırmada gözlemle veri toplama tekniklerinden video kaydı ile ve yazılı kaynaklardan yararlanılmıştır. Veri toplama araçları ve toplanan verilerin analiz ve yorumlanmasında sürekli karşılaştırma yöntemi kullanılmıştır. Öncelikle öğrencilerin ilgisini çekebilecek modern dünyada kullanılan örneklere değinerek şifrelemeden bahsedilmiştir. Uygulanacak etkinliğe yönelik açıklamalar ayrıntılı olarak verilmiştir. Etkinlik boyunca yapacakları şifreleme türünden bahsedilmiş, harf değiştirme şifrelemesinin deşifre metodlarına değinilmiştir. Etkinlikte kullanılan deşifreleri ilk defa kullana El-Kindî’den bahsedilmiş ve El-Kindî’nin frekans analizi ile yaptığı deşifrelere örnek olan şifre örneklerine etkinlikte yer verilmiştir. Öğrencilere çalışma kâğıtları dağıtılarak etkinlik uygulanmış, daha sonra araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış form ile etkinlikle ilgili olarak her bir öğrenciden görüşleri yazılı olarak alınmıştır. Uygulama sona erdikten sonra öğrencilere dağıtılan çalışma kâğıtlarının incelenmesi ve öğrencilerin uygulama esnasındaki durumları göz önünde bulundurularak etkinliğin uygulanabilirliği incelenmiştir. Öğrencilerden alınan görüş formlarının incelenmesi ile de öğrencilerin etkinlikle ilgili görüşleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, kullanılan etkinliğin 12. sınıf düzeyi için uygun ve kullanılabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin şifreleme etkinliği ile ilgili görüşlerinin olumlu yönde olduğu görülmüştür. Bu etkinlik öğrencilerde matematiksel olarak ardışık soyutlama ve genellemelerle birlikte permütasyon ve olasılık ile ilgili kavramların geliştirilmesinin yanı sıra öğrencilerin tahmin becerilerinin de geliştirilmesine ve farklı disiplinler olan Osmanlı Türkçesi ve matematiğin ilişkilendirilerek öğrenciler için daha etkili bir öğrenme alanı oluşturulmasına yardımcı olmuştur. Yapılan gözlemlerden elde edilen sonuçlara göre, matematiksel düşünme becerisinin ve Osmanlı Türkçesi ile yapılan şifreleme etkinliklerinin öğrencilerin ilgisini ve motivasyonunu arttırdığı görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmeni Adaylarının Konuşma Kaygılarının Etkili Konuşma Becerileri Üzerindeki Etkisi: Bir Yapısal Eşitlik Modellemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20127</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20127</guid>
      <author>Yasemin BAKİ, Gökhan KAHVECİ</author>
      <description>Bu araştırmada, Türkçe öğretmeni adaylarının konuşma kaygılarının iletişim becerilerine ilişkin tutumlarına etkisi ve bu değişkeni yordama düzeyi ile konuşma kaygılarının etkili iletişim becerilerini açıklama oranı ile bu becerilerin arasındaki ilişki incelenmiştir. Bununla birlikte bu öğretmen adaylarının bu becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yoluyla belirlenmiş olup katılımcılar; 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, 2015-2016 akademik yılı güz döneminde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümünde 1, 2, 3 ve 4. sınıfta öğrenim gören 209 öğretmen adayından oluşmaktadır. İlişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen çalışmanın verilerinin toplanmasında, Yıldız ve Yavuz (2012) tarafından geliştirilen “Etkili Konuşma Ölçeği” ve Sevim (2012) tarafından geliştirilen “Konuşma Kaygısı Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 23 ve AMOS (Analysis of Moment Structures) 22.0 yazılımları kullanılmıştır. Araştırmadaki betimleyici istatistikler ve demografik değişkenler için merkezi eğilim ve dağılım ölçütleri (frekans, yüzde, ortalama, basıklık ve çarpıklık) hesaplanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarına ilişkin doğrulayıcı faktör analizleri ve yapısal eşitlik modeline ilişkin analizler ise AMOS 22.0 yazılımıyla gerçekleştirilmiştir. Yapısal eşitlik modeline ilişkin parametrelerin tahminine ilişkin analizlerde ise maksimum olabilirlik (Maximum Likehood) yöntemi tercih edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen uyum iyiliği değerlerinin değerlendirilmesinde χ2/df, CFI, GFI, TLI, NFI, IFI, RMSEA ve SRMR uyum indeksleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre etkili konuşma becerisinin, konuşma kaygısı tarafından olumsuz yönde ve anlamlı düzeyde yordandığı görülmektedir. Bu modelde konuşma kaygısı ile etkili konuşma değişkenlerine ilişkin parametrelerin istatistiki olarak manidar düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre; etkili konuşma değişkeninin %5’lik kısmının konuşma kaygısı tarafından açıklandığı ve Türkçe öğretmeni adaylarının konuşma kaygılarının etkili konuşma becerisine ilişkin tutumlarını olumsuz yönde ve anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte cinsiyet değişkeni açısından kadın öğretmen adaylarının konuşma kaygılarının daha yüksek olduğu, sınıf değişkeni açısından ise konuşma kaygıları açısından manidar bir farklılık olmadığı görülmüştür. Etkili konuşma becerilerinde ise cinsiyet değişkeni açısından kadın öğretmen adaylarının tutumlarının daha yüksek olduğu, sınıf düzeyi değişkeni açısından ise manidar düzeyde farklılık olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler 6. ve 7. Sınıf Çalışma Kitabı Etkinliklerinin Doğrudan Verilmesi İstenen Değerleri Karşılama Düzeyinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20039</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20039</guid>
      <author>Ünsal BEKDEMİR, Pınar IŞKIN</author>
      <description>Değer eğitimi günümüzün ihtiyaç duymakta olduğu geleceğimizin de ihtiyaç duyacağının düşünüldüğü en önemli kavramlardan bir tanesidir. Geçmişten günümüze aktarılarak gelen pek çok değerimizin popüler kültürün de etkisiyle yozlaşmaya hatta yitirilmeye başlandığı görülmektedir. Bu gibi durumların yaşanmaması, toplumun geçmişten bugüne aktarılan değerlerini unutmaması ve koruyabilmesi için de değer eğitimi kavramı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler dersi 6. ve 7. sınıf seviyesinde verilen etkinliklerin doğrudan verilecek değerleri karşılamak noktasında yeterli olup olmadığının incelenmesidir. Bu kapsamda Sosyal Bilgiler 6. ve 7. sınıf öğrenci çalışma kitaplarında yer alan etkinlikler ve doğrudan verilecek olan değerler ele alınarak etkinliklerin bu değerleri vermek noktasında yeterli olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada nitel inceleme yöntemi olan doküman incelemesinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda her iki sınıf düzeyinde yer alan etkinliklerin istenilen değerleri karşılamak noktasında tam olarak yeterli olamayacağı söylenebilir. Değerlerin daha çok kişiler arası ilişkilerle ortaya çıkan bir boyutunun olması nedeniyle öğrencilerin etkileşim halinde bulunabilecekleri drama ve rol oynama gibi yöntemlere daha çok başvurulması yerinde bir yaklaşım olacaktır. Bireylerin duyduklarından ziyade gördükleri ve yaşadıklarının kendileri üzerinde daha kalıcı etkilere yol açtığı bilinmektedir. Bu nedenle kâğıt üzerinde veya sözlü şekillerde gerçekleştirilen etkinliklerden çok öğrencilere somut yaşantılar sunulması gerekmektedir. Bu sayede öğrenilenlerin öğrenci üzerinde kalıcı etkiler ortaya çıkarması ve öğrencilerin değerleri daha da içselleştirebilmesi sağlanacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Soundpainting Uygulamalarının Öğrencilerin Özgüveni Üzerindeki Etkileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19913</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19913</guid>
      <author>Yağmur BİLGİN, Sonat ÇOŞKUNER</author>
      <description>Soundpainting, müzisyenler, dansçılar ve görsel sanatçılar için geliştirilmiş çok disiplinli, eş zamanlı kompozisyon işaret dilidir ve doğaçlamaya dayalı bir çalışmadır. Soundpainting işaret dili, Soundpainter olarak bilinen besteci/şef tarafından gösterilen, 1500'den fazla jesti kapsar. Müzik eğitiminde yavaş yavaş kullanılmaya başlanan Soundpainting çalışmalarının öğrencilerin yaratıcı düşünebilme, kendilerine güven duyma gibi kişilik özelliklerinin yanı sıra müzikal olarak da olumlu yönden etkileri olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konmaktadır. Bu araştırma, Soundpainting eğitiminin, ortaokul 7. sınıfta eğitim gören çocukların, özgüvenleri üzerine etkilerinin belirlenmesi, elde edilen sonuç ve öneriler doğrultusunda Soundpainting uygulamalarının verimliliğine yönelik katkıda bulunma amacı taşımaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 eğitim öğretim yılında Samsun ili Bafra Ticaret Sanayi Odası Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri arasından deney kontrol grupları için rastgele seçilen 91'i kız 75'i erkek 166 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları olarak, çalışmaya katılanların özgüven düzeylerini tespit edebilmek, Soundpainting uygulamalarının öğrenci özgüvenleri üzerindeki etkilerini ölçmek ve değerlendirmek amacıyla (1964) Piers-Harris'in geliştirdiği, (1994) Melike ÇATAKLI ve Necla ÖNER'in Türkçeye uyarladığı “Piers-Harris Öz-Kavramı Ölçeği” (9-20 yaş) kullanılmıştır. Ölçeğin, "Davranış, Zeka Ve Okul Durumu, Bedensel Görünüm, Kaygı, Gözde Olma (Popülerlik), Mutluluk" başlıkları altındaki altı alt ölçeği alınarak, 166 öğrenci uygulama öncesi ve sonrasında ölçeği doldurulmuşlardır. Araştırmada ön test son test deney-kontrol gruplu çalışma kullanılmıştır. Elde edilen verilerin işlenmesi sonucunda; öğrencilere verilen Soundpainting eğitiminin, uygulamayı almayan öğrencilere oranla, "Davranış, Zeka Ve Okul Durumu, Bedensel Görünüm, Kaygı, Gözde Olma (Popülerlik), Mutluluk" alt boyutlarında kendilerini daha fazla geliştirdikleri saptanmış, özgüvenlerinde ortaya çıkan olumlu değişim fark edilip elde edilen sonuçlara dayanarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Çocukluk Çağı Örselenmeleri İle Psikolojik İyi Olmaları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20022</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20022</guid>
      <author>Kayhan BOZGÜN, Serpil PEKDOĞAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenme yaşantıları ile psikolojik iyi olmaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Tarama modelinde (survey) gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu devlet üniversitesine bağlı Eğitim Fakültesi okul öncesi öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği bölümünün ikinci ve üçüncü sınıflarında öğrenim gören toplam 216 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmanın örnekleminin oluşturulmasında basit seçkisiz örneklem yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında örneklemi oluşturan kişilere çocukluk dönemlerindeki örselenme yaşantılarını ve psikolojik iyi olmalarını belirlemek için, Çocukluk Örselenme Yaşantıları Ölçeği (ÇÖYÖ) ve Psikolojik İyi Olma Ölçekleri uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve psikolojik iyi olmaları arasındaki ilişki Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılarak incelenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmeleri ve psikolojik iyi olma düzeylerine ilişkin ortalama puanlar ve standart sapma değerleri de incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde, öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmelerinin orta düzeyde olduğu (X=119,49), psikolojik iyi olma durumlarının ise yüksek düzeyde olduğu (X=380,52) görülmüştür. Öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmeleri ile psikolojik iyi olmaları arasındaki ilişki incelendiğinde ise, fiziksel (r=,316; p&lt;0,01) ve duygusal örselenme (r=,438; p&lt;0,01) ile psikolojik iyi olma arasında ise pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Genel olarak incelendiğinde ise çocukluk çağı örselenme yaşantıları ile psikolojik iyi olma arasında (r=,576; p&lt;0,01) pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Çalışmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının çocukluk çağı örselenmeleri ile psikolojik iyi olmaları arasında beklenenin aksine pozitif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür. Örselenme ve psikolojik iyi olmanın ele alındığı çalışmalar farklı örneklem ve yöntemlerle yürütülerek farklı sonuçlara ulaşmamız mümkün olabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Coğrafya Derslerinde Uzaktan Algılamanın Kullanımı: Teorik Çerçeve ve Pratik Uygulama Örnekleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20181</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20181</guid>
      <author>Mehmet Ali ÇELİK</author>
      <description>Uzaktan algılamanın bilimde, endüstride, kamudaki önemi ve varlığından ötürü, uydudan görüntüleme kullanımı günümüzde yayılmaktadır veya coğrafya ulusal eğitim standartları ve okul müfredatına da dâhil edilmektedir. Uzaktan algılama verileri-yüksek netlik ve zamanlamasına ilave olarak-büyük bir eğitim potansiyeline sahiptir. Bu, okul pratiğine ya hiç yansımamış ya da yetersiz bir şekilde dağılmıştır. Bu makale, uzaktan algılamanın ortaöğretim coğrafya derslerinde kullanımı için modern didaktik bir yaklaşımı ve bazı pratik uygulama örneklerini incelemektedir. Makale, uzaktan algılamanın okulda kullanılmasına yönelik didaktik bir anlayışa zemin olarak okullarda uydu görüntülerinin kullanımı ile ilgili uluslararası karşılaştırmalı bir çalışma ile başlar. Ayrıca, bu teorik modelin uygulanmasına dair farklı okul türlerinden ve sınıf düzeylerinden örnekler de gösterilmiştir. Ortaöğretim için, uzaktan algılamanın temel işlevselliği ile ilgili etkileşimli öğrenme oyunları geliştirilmektedir. Bundan başka, hem ortaokul hem de lise kademeleri yanında yaygın eğitim için de, küresel değişiklik ve kentleşme gibi konularda uzaktan algılama araçlarının oluşturulması devam etmektedir. Başka bir örnek de, uydu görüntülerinin okulda analizi için web-tabanlı yazılımların geliştirilmesidir. Uzaktan algılamanın eğitimde kullanılması ile ilgili bu örnekler, uzaktan algılamanın modern bir gereç ve coğrafya öğretim aracı olarak problem-ve eylem-odaklı kullanımı ile ilgili olanakları örneklerle kanıtlamaktadır. Söz konusu uygulamaların Türkiye ortaöğretim kurumlarında (coğrafya dersleri özelinde) hayata geçirilmesi, öğrencilerin farklı becerilerini geliştirebilecek, küresel sosyo-kültürel entegrasyon ve sürdürülebilir ülke kalkınması açısından önemli bir rol oynayabilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencilerinde Yaşamın Anlamı İle Psikolojik Esneklik Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19930</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19930</guid>
      <author>Özgür DEMİRCİ SEYREK, Kurtman ERSANLI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı genel olarak üniversite öğrencilerinde yaşamın anlamı ve psikolojik esneklik arasındaki ilişkinin incelenmesi ve üniversite öğrencilerinin psikolojik esneklik düzeylerinin algıladıkları mutluluk durumuna ve yaşamlarında bir amaca sahip olma düzeylerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya koyulmasıdır. İlişkisel tarama modeli ile yapılan araştırmanın denencelerini test etmek için 723 üniversite öğrencisinden oluşan örneklemden araştırmacılar tarafından hazırlanan ‘‘Kişisel Bilgi Formu’’, Streger, Frazier, Oishi ve Kaler (2006) tarafından geliştirilen ve Türkçe’ ye uyarlaması Boyraz, Lighhtsey ve Can (2013) tarafından gerçekleştirilen ‘‘Yaşamın Anlamı Envanteri’’ ve Bond vd. (2011) tarafından geliştirilen ve Türkçe’ ye uyarlaması Yavuz, Iskin, Ulusoy, Esen ve Burhan (2014) tarafından yapılan ‘‘Kabul ve Eylem Formu’’ kullanılarak elde edilen veriler analiz edilmiştir. Verilerin analizi için SPSS 20 istatistik paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan istatistiksel analiz sonrası verilerin normal dağılım göstermediği tespit edildiğinden non-parametrik testlerden Kruskal Wallis Ki Kare Testi kullanılmıştır. Ayrıca verilerin analizinde korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda anlam arayışı, anlamın varlığı, yaşamın anlamı ve psikolojik esneklik arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Yaşamın anlamı düzeyi öğrencilerin kendilerini algıladıkları mutluluk durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Ayrıca psikolojik esneklik düzeyinin, kendilerini algıladıkları mutluluk durumuna ve yaşamda belirgin bir amaca sahip olma düzeylerine göre de anlamlı farklılık gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuçlar ilgili literatür eşliğinde tartışılmış ve bu doğrultuda diğer araştırmacılara yardımcı olabilecek öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Orta Öğretim Öğrencilerinin Tarihsel Olayların Önemine İlişkin Görüşlerinin Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20155</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20155</guid>
      <author>Yasemin ER TUNA, Mustafa SAFRAN</author>
      <description>Yazının icadıyla başlayan tarih, binlerce yıllık bir yaşanmışlığı da beraberinde getirmiştir. Savaşlar, afetler, zaferler, kahramanlar, kaybedenler; bunlar gibi sayısız olaylar, insanlar ve olgular da tarihin konusunu oluşturmuşlardır. Bu uzun süreç içerisinden hangi olayların veya ne tür olayların öğrenilmeye ve bilinmeye değer olduğu yani tarihsel önemliliği olduğunun tespit edilmesi gereklidir. Öğrenciler tarihi bir olayı öğrenirken o olayın neden önemli olduğunu bilmek ve bugüne etkisini öğrenmek isterler. Bu bağlamda lisede öğrenim gören öğrencilerin, tarihsel olayların önemine ilişkin görüşlerinin bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2012-2013 eğitim öğretim yılı Tokat Anadolu Lisesi öğrencilerinden 237 kişi oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Tarihsel Önem Ölçeği (TÖÖ)ile elde edilmiştir. Bu ölçekle öğrencilerin olayların tarihsel önemine ilişkin algıları çeşitli değişkenlere (sınıf, cinsiyet, ilgi ve bölüm) bağlı olarak belirlenmiştir. Araştırmada, nicel verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi, One – Way Anova, Homogeneity testi ve Scheffe testi kullanılmıştır. Ayrıca ölçek maddelerinin betimsel istatistik değerlerine bakılmıştır (aritmetik ortalama, frekans ve yüzde…). TÖÖ ile; i) Orta öğretim öğrencilerinin tarihi olayların önemine ilişkin algı ve görüşlerinde; cinsiyet, sınıf, bölüm faktörünün etkili olmadığı ii) öğrencilerin, siyasi, askeri, sosyal vb. yönleri barındıran, karmaşık olayları diğer tek yönlü olaylara göre daha önemli buldukları sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmen Adaylarının Farklı Metin Türlerinde Konu ve Ana Fikri Belirleme Yeterlilikleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19956</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19956</guid>
      <author>Emine ESER</author>
      <description>Konu ve ana fikri doğru tespit bir metnin çözümlenmesinde çok önemlidir. Okuma metinlerinde yer alan metin türleri genel olarak hikâye edici, bilgilendirici ve duyguya dayalı türler olarak yer alır. Her bir metin türünde konu ve ana fikri doğru bir şekilde belirlemek oldukça zordur. Konu ve ana fikri tespit etmede, okuma metinleri bağlamında düşünüldüğünde gerek ilkokulda sınıf öğretmenlerine, gerekse de ortaokulda Türkçe öğretmenlerine büyük bir sorumluluk düşmektedir. Metinde anlatılan ve anlatılanla verilmek istenen mesajı öğrencilerin doğru bir şekilde algılayabilmesi için konu ve ana fikir kavramlarını öncelikle öğretmenlerin kendilerinin iyi anlamaları ve öğrencilerine de iyi anlatmaları gerekmektedir. Bu bağlamda sınıf öğretmenleri ve Türkçe öğretmen adaylarının eğitim fakültesinde aldıkları eğitimlerde konu ve ana fikri bilip bilmedikleri, doğru tespit edip edemedikleri önem arz etmektedir. Bu amaçla Kilis 7 Aralık Üniversitesi Muallim Rıfat Eğitim Fakültesi’nde 3. sınıfta öğrenim gören Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nden 61 öğrenci ile bir çalışma yürütülmüştür. Çalışmada öğrencilere öncelikle konu ve ana fikir nedir, konu ve ana fikri kullanırken kullandığınız stratejiler nelerdir, hangi metin türünde zorlanıyorsunuz? sorularının yer aldığı bir anket uygulanmıştır. Daha sonra öğrencilere 7. ve 8. sınıf Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yayınlarından seçilen üç farklı türde okuma metinleri verilerek öğrencilerden metinlerin konu ve ana fikirlerini belirlemeleri istenmiştir. Her bir öğrencinin üç metin türünde de konu ve ana fikri tespit ettikten sonra ankette verdiği cevaplarla karşılaştırmalar yapılarak bazı sonuçlara ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmeni Adaylarının Bölümde Okumaya Başladıktan Sonra Kitap Okuma Durumlarında Meydana Gelen Değişimler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20077</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20077</guid>
      <author>Hatice FIRAT</author>
      <description>Aile, çevre, okul ve öğretmen okuma alışkanlığının kazanılmasını/gelişmesini etkileyen unsurlardandır. Özellikle Türkçe öğretmenleri okuma alışkanlığı kazandırmada büyük sorumluluk taşımaktadırlar. Bu nedenle Türkçe öğretmeni adaylarının kitap okuma alışkanlığı edinmiş ve bu alışkanlığı kazandırabilecek düzeye gelmiş olarak bölümlerinden mezun olmaları beklenir. Çalışmada Türkçe öğretmenliği bölümünün öğretmen adaylarının kitap okuma alışkanları üzerinde olumlu etkisi olup olmadığını ortaya koymak amacıyla, öğretmen adaylarının bölümünde okumaya başlamadan önceki ve sonraki “kitap okuma alışkanlığı kazanımlarına sahip olma oranları” karşılaştırılacaktır. Tarama modeli kullanılan çalışmanın örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümünde öğrenim gören 161 Türkçe öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Veriler anket yoluyla elde edilmiş, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Türkçe öğretmenliği bölümünde okumaya başladıktan sonra öğretmen adayları arasında “okuma saatleri düzenleme” haricinde tüm kazanımların yerleşmiş durumda olduğu (%70) saptanmıştır. Buna göre en büyük artış, kütüphane kullanma alışkanlığında, en az artış ise bölüm öncesi dönemde de yüksek orana sahip olan “okuduğu kitapla ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşma alışkanlığı”nda gerçekleşmiştir İstatistiksel olarak “farkı türlerde metin okuma” kazanımı dışında iki dönem arasındaki farkların anlamlı olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının tamamına yakını kitap okuma alışkanlığının meslekleri için gerekli olduğunu ve okudukları bölümün kitap okuma alışkanlıklarını olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, Türkçe öğretmenliği bölümlerinin öğretmen adaylarının kitap okuma alışkanlığı üzerinde olumlu etkisi olduğu saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Yöneticiye Duydukları Örgütsel Adalet Algısının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20164</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20164</guid>
      <author>Sinan GİRGİN, Hatice VATANSEVER BAYRAKTAR</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı resmî ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan öğretmenlerin yöneticiye duyulan örgütsel adalet algısının ne düzeyde olduğu ve çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir.Araştırma tarama modeline uygun olarak düzenlenmiştir. Araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde, İstanbul ilinin Bakırköy, Bağcılar ve Küçükçekmece ilçelerinde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan 386 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak yöneticiye duyulan örgütsel adalet algısının belirlenmesi amacıyla Moorman ve Niehoff (1993) tarafından geliştirilen Polat (2007) tarafından Türkçeye çevirisi yapılan 19 ifadeden oluşan “Örgütsel Adalet Ölçeği’’ kullanılmıştır.Veri analizi sonuçlarına göre öğretmenlerin örgütsel adalet düzeylerinin hem alt boyutlarda hem de toplam puanda “orta düzeyde’’ olduğu görülmüştür. Örgütsel adalet alt boyutlarıyla ilgili olarak en yüksek ortalamanın “etkileşim adaleti’’ alt boyutuna ve en düşük ortalamanın ise “dağıtım adaleti’’ alt boyutuna ait olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin örgütsel adalet algı düzeyleri cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre incelendiğinde anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öğretmenlerin örgütsel adalet algıları mesleki kıdem değişkenine göre incelendiğinde en yüksek puan ortalamalarının 16 yıl ve üzeri tecrübeye sahip öğretmenlere ait olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel adalet algıları çalışılan kurum değişkenine göre incelendiğinde en yüksek ortalamanın ilkokul öğretmenlerinde, en düşük ortalamanın ise lise öğretmenlerine ait olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin örgütsel adalet algıları eğitim bölgesi değişkenine göre incelendiğinde en yüksek ortalamanın Bakırköy ilçesinde görev yapan öğretmenlere, en düşük ortalamanın ise Bağcılar ilçesinde görev yapan öğretmenlere ait olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin örgütsel adalet algıları branş değişkenine göre incelendiğinde; dağıtım adaleti alt boyutlarına ilişkin algıları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ancak, öğretmenlerin branşlarına göre prosedür ve etkileşim adaleti alt boyutlarına ilişkin algıları ve genel örgütsel adalet algıları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sayısal ders grubu öğretmenlerinin prosedür ve etkileşim adaleti alt boyutlarına ilişkin algıları ve genel örgütsel adalet algıları daha yüksektir. Sözel grubu öğretmenlerinin ise sayısal ve mesleki ve teknik öğretmenlerinkine oranla daha düşüktür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Dersinde Proje Tabanlı Öğrenmenin Öğrencilerin Sorun Çözme Becerilerine, Tutumlarına, Akademik Başarılarına ve Öğrenmenin Kalıcılığına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19955</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19955</guid>
      <author>Memet KARAKUŞ</author>
      <description>Araştırmanın amacı, proje yaklaşımlı öğretimin ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin sorun çözme becerilerine, sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisinin belirlenmesidir. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel modele göre gerçekleştirilmiştir. Deneysel model kapsamında, biri deney grubu, ikisi kontrol grubu olmak üzere üç grup yer almıştır. Araştırma 11 haftalık bir süreçte Adana İli Seyhan İlçesi Şehit İlbey Gülbey İlköğretim Okulu dördüncü sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiş ve çalışma grubunda 97 öğrenci yer almıştır. Verilerin toplanması amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ve sosyal bilgiler dersi kapsamında “Yakın Çevremiz” ile “İlimizi ve Bölgemizi Tanıyalım” ünitelerine yönelik akademik başarı testi, Emir (2001) tarafından geliştirilen sosyal bilgiler tutum ölçeği ve yine araştırmacı tarafından geliştirilen sorun çözme becerileri değerlendirme formu kullanılmıştır. Verilerin analizi kapsamında tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizleri (ANCOVA) yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, grupların sosyal bilgiler dersi akademik başarı testi sontest puan ortalamaları ile kalıcılık testi puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık belirlenememiştir. Sosyal bilgiler tutum ölçeği sontest puan ortalamaları ile kalıcılık testi puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Diğer yandan, Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubundaki öğrencilerin Sorun Çözme Becerileri Değerlendirme Formu’ndan almış oldukları 1., 2., 3., 4. ve 5. hafta puanlarının ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı farklılıklar olduğundan, proje yaklaşımlı öğretimin öğrencilerin sorun çözme becerileri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Ölçme-Değerlendirme Okuryazarlıklarının Mikro-Öğretim Yoluyla Geliştirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20167</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20167</guid>
      <author>Pınar KARAMAN</author>
      <description>Genel çerçevesini eylem araştırması metodolojisinin oluşturduğu bu çalışmada, öğretmen adaylarının ölçme-değerlendirme hakkındaki düşüncelerinin, tutumlarının ve becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Ölçme-değerlendirme dersine devam eden üçüncü sınıf fen bilimleri öğretmen adaylarının ölçme-değerlendirmeye ilişkin düşünce, tutum ve becerilerinin mikro-öğretim uygulamaları yoluyla geliştirilmesine odaklanılmıştır. Karma araştırma yöntemi kullanılan çalışmada, hem nicel hem de nitel veri toplama araçları uygulanmıştır. Nicel veri toplama araçları kullanılarak, mikroöğretim uygulaması yapan fen bilimleri öğretmen adaylarının (deney grubu) ölçme-değerlendirme alanındaki gelişimleri, geleneksel yolla ölçme-değerlendirme dersini almış fen bilimleri öğretmeni adaylarıyla (kontrol grubu) karşılaştırılarak incelenmiştir. Kontrol ve deney grubunda bulunan öğretmen adaylarının ölçme ve değerlendirme okuryazarlık düzeyleri, ölçme-değerlendirmeye ilişkin düşünceleri, ölçme ve değerlendirmeye ilişkin tutumları istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Nicel verilerin analizinde parametric istatistiklerden t-testi, ANOVA, MANOVA kullanılmıştır. Çalışmada öğretmen adayları tarafından mikroöğretim öncesi ve mikroöğretim sonrası hazırlanan ders planı taslağı, ölçme-değerlendirme rubriği, öz-değerlendirme formu, grup değerlendirme formu, açık uçlu sorular formu ve odak grup görüşme gibi çeşitli nitel veri toplama araçları kullanılarak öğretmen adaylarının mikro-öğretim uygulamaları sürecindeki gelişimleri incelenmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi ve doküman analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlar, mikro-öğretim yoluyla gerçekleştirilen ölçme-değerlendirme uygulamalarının, öğretmen adaylarının ölçme-değerlendirme alanındaki bilgi, beceri ve tutumlarına olumlu yönde bir katkı sağladığına işaret etmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kuzey Kıbrıs’ta Okutulan Ortaöğretim Kıbrıs Türk Tarihi Ders Kitaplarında Tarihi Çevre Konusunun Araştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19907</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19907</guid>
      <author>Mete ÖZSEZER, Nazım KAŞOT</author>
      <description>Kuzey Kıbrıs’ta yazılmış olan Türk tarihi ders kitapları hakkında birçok araştırılma yapılmıştır fakat kitaplarda yer alan tarihi çevre konusunda hiçbir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmanın amacı Kuzey Kıbrıs’ta okutulan 6,7,8,9 ve 10. sınıf Kıbrıs Türk Tarihi ders kitaplarındaki tarihi çevre konularına; içerik ve görseller bakımından ne kadar yer verildiğinin incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırmanın doğasına uygun olarak evren belirtilmemiş ve amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Belirtilen sınıflarda okutulan tarih kitapları örneklem olarak seçilmiştir. Veriler doküman analizi tekniğine uygun olarak toplanmış ve Yıldırım ve Şimşek’in (2009) belirttiği dört aşamada analiz edilerek çözümlenmiştir. Analizinde söz konusu kategoriler ders kitaplarından yararlanılarak yazarlar tarafından oluşturulmuştur. Kategorilerin geçerliğini sağlamak için literatür taraması yapılmış ve uzman görüşü alınmıştır. Kategorilerin tanımları yazılarak herkesin ulaşabilirliğine açılmıştır. Bununla birlikte, ders kitapları içerisinde yer alan ünite, konu başlıkları ve alt başlıklar kayıt birimi olarak seçilmiş ve çalışılmıştır. Böylece kitapta geçen metinlerin konunun işlenmesi için yeterli kapsam ve boyutları içermesine olanak sağlanmıştır. Tarihi çevrenin geçtiği metinlerdeki kategorilerin; kitaplarda hangi sıklıkla geçtiği ve kapsamını oluşturan sözcük sayıları verilmiştir. Kitaplarda kullanılan görsellerin ölçüleri de kategorileri göre verilmiştir. Araştırma sonucunda; 6,7 ve 9. sınıf ders kitaplarında tarihi çevre konularına yer verilirken, 8 ve 10. sınıf ders kitaplarında tarihi çevre konularına yer verilmemiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencileri İçin Okul Motivasyonu Ölçeği Geliştirme Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20099</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20099</guid>
      <author>Semih KAYNAK, Mehmet Buğra ÖZHAN , Adnan KAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ortaokulda öğrenim görmekte olan öğrencilerin okul motivasyonu düzeylerini belirleyebilmek amacıyla bir ölçek geliştirmektir. Bu amaca yönelik olarak araştırmacılar tarafından okul motivasyonu ile ilgili alanyazın incelenmiş, ortaokul öğrencilerinde okul motivasyonunun göstergesi olabilecek davranışsal, bilişsel ve duyuşsal özellikler belirlenmiştir. Bu göstergelere yönelik olarak madde havuzu oluşturulmuştur. Sonrasında madde havuzundan uygun olan maddeler seçilerek uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşlerinin ardından bazı maddelerde düzenleme yapılmış ve ölçeğin uygulama formu oluşturulmuştur. Ölçeğin uygulamaları Erzurum ve Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı 4 farklı okulda ve 4 sınıf düzeyinde (5., 6., 7., ve 8. sınıflar) öğrenim görmekte olan toplam 370 ortaokul öğrencisi ile yapılmıştır. Çeşitli nedenlerle 26 uygulama veri setine dahil edilmemiş ve ölçeğin analizleri toplam 344 uygulama üzerinden yapılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğine ilişkin kanıt bulmak amacıyla açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmış (DFA); bir ölçüte dayalı geçerlik için ise Pearson Momentler Çarpım korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin kanıt bulmak amacıyla Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı hesaplanmış ve test-tekrar güvenirliği yapılmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin 14 madde olarak hedef, performans ve okula bağlılık olarak üç alt boyuttan oluştuğu, üç alt boyutun gözlenen toplam varyansın % 68.66’sını açıkladığı görülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda model uyum indekslerinin oldukça iyi olduğu görülmüştür. Ölçeğin tümüne ilişkin Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı .84 olarak hesaplanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrencilerin Araştırma Sorgulamaya Dayalı Fen Öğrenimi Hakkındaki Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20134</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20134</guid>
      <author>Gonca KEÇECİ, Fikriye KIRBAĞ ZENGİN</author>
      <description>Son yıllarda, araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme stratejilerinin etkinliği araştırmacılar tarafından tartışılmaktadır. Bu çalışma da, ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme stratejilerinin kullanıldığı fen dersi ile ilgili görüşlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Türkiye'de yaklaşık 8 ay boyunca üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubundaki öğrenciler sırasıyla; 1. Öğretmenin çalışmayı planladığı ve uyguladığı yapılandırılmış araştırma-sorgulama (structured inquiry), 2. Öğretmenin ve öğrencinin çalışmaları nasıl yapacaklarını birlikte planladıkları rehberlikli araştırma-sorgulama (guided inquiry), 3. Öğrencilerin çalışmalarını planladıkları bağımsız araştırma-sorgulama (open or independent inquiry) uygulamalarına katılmışlardır. Veriler, deney grubu öğrencileriyle yapılan görüşmelerle toplanmıştır. Mülakatlar 18 kız ve 13 erkek olmak üzere toplam 31 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler betimsel analizle değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen uygulamaların görüşmelere katılan tüm öğrenciler tarafından sevildiği görülmüştür. Rehberli araştırma sorgulama uygulamalarının öğrencilerin çoğunluğu tarafından daha çok tercih edildiği görülmüştür. Bu durum, 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin öğretmen rehberliğine olan ihtiyacı ile açıklanabilir. Öğrenciler gerçekleştirilen uygulamalarda kendilerini birer bilim adamı gibi hissettiklerini (% 63) ve bilim insanlarının sahip oldukları özelliklere kendilerin de sahip olduklarını belirttiler (% 51). Öğrenciler % 97 gibi bir oranla araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme stratejilerinin fen derslerinde sürekli olarak uygulanmasını istemiştir. Araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme stratejilerinin uygulanmasıyla öğrenciler dünyayı daha bilimsel olarak görebilir ve bilimsel okur-yazar bireyler olarak yetişebilirler.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokullarda Ders Denetimine İlişkin Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19998</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19998</guid>
      <author>Fatma KÖYBAŞI ŞEMİN, Celal Teyyar UĞURLU , Aslı AĞIROĞLU BAKIR , Burak KARAKUŞ</author>
      <description>Araştırmanın amacı, ilkokul öğretmenlerin ders denetimi ile ilgili görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2015-2016 eğitim yılı Sivas ile merkez ilçe ilkokullarında görev yapan 20 öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Veri analizinde betimsel, içerik analizle birlikte sürekli karşılaştırma tekniği kullanılmıştır. Araştırmacılar tarafından kodlar ve temalar tutarlılık gösterecek şekilde belirlenmiştir. Bu kodlar ve temalar düzenlenerek frekans tablosu elde edilerek bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Ayrıca bireylerin görüşlerini olduğu gibi yansıtmak için sık sık doğrudan alıntılara yer verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin çoğu ders denetiminin yapılmamasını istemekle beraber gerekçesini kısa sürede değerlendirmenin tam bir değerlendirme olamayacağı şeklinde açıklamışlardır. İlkokul öğretmenlerinin denetimin ilkelerine ilişkin görüşleri daha çok nesnel ilkelere ağırlık vermesi üzerinde yoğunlaşmış ve gerekçe olarak objektif bir değerlendirme ile izin alınarak denetleme yapılmamasını dile getirmişlerdir. Araştırmada ders denetimi hangi sıklıkla yapılması gerektiğine ilişkin ulaşılan bulgu ihtiyaç duyulduğunda ifadesidir. İlkokul öğretmenleri, ders denetiminde okul yöneticilerini uzman olarak görmedikleri gibi ders denetiminin müfettişler tarafından yapılmasını da istemedikleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenler arasında işbirliğinin yeterli düzeyde olduğu zümre denetiminin gerekli olmadığı ulaşılan sonuçlardan bir diğeridir. Araştırma sonuçlarına göre ders denetiminin yapılmaması, yapılacak ders denetimlerde okul müdürlerinin yeterliliğini artırmak için gerekli eğitim programlarını almaları önerilerden birkaçıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PISA'da Başarılı Seçilmiş Ülkelerde Düşük Performans Gösteren Öğrencilere Yönelik Uygulanan Politikalar ve Türkiye İçin Öneriler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20182</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20182</guid>
      <author>İlknur MAYA, Asuman YILMAZ</author>
      <description>Bu araştırmada, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA)’da başarılı seçilmiş ülkelerde ve Türkiye’de öğrencilerin düşük performans göstermelerine etki eden etkenleri, öğrenci değişkenleri ve okul değişkenleri altında sınıflandırarak, ülkelerin mevcut durumlarını incelemek ve PISA (2015) sınavında başarılı seçilmiş ülkelerin düşük performans gösteren öğrencilerine yönelik uyguladıkları eğitim politikalarını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, PISA (2015)’ya katılan 34’ü OECD üyesi olmak üzere 72 ülke oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, PISA (2015)’da üç ders (fen bilimleri, okuma, matematik) açısından yüksek başarı gösteren ve yeterli verilere ulaşılabilen Singapur, Kanada ve Finlandiya ile Türkiye oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, ülkelerin eğitim sistemleriyle ilgili kitap, tez, makale gibi bilimsel basılı kaynaklar ile PISA (2015) ve OECD (2016) veri tabanlarından elde edilmiştir. Belgesel tarama yöntemiyle toplanan veriler, betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında PISA (2015)’da başarılı seçilmiş ülkelerin, düşük performans gösteren öğrencilerine yönelik olarak aşağıda belirtilen eğitim politikalarını uyguladıkları görülmektedir: 1. Başarılı ülkeler, öğrencilerinin başarılarını sürekli olarak izlemekte ve erken tanımlama programlarıyla düşük performans gösteren öğrencileri tespit etmektedirler. 2. Başarılı ülkeler, düşük performans gösteren öğrencilerine yönelik destekleme programları uygulamakta ve özellikle öğrencilerin okuma-yazma ve matematik becerilerini kazanmaları için çalışmalar yürütmektedir. 3. Başarılı ülkeler, göçmenlik geçmişine sahip öğrencileri için okullarında çift dilli eğitim uygulamakta ve birimler oluşturarak bu öğrencilere dil eğitimleri vermektedirler. 4. Başarılı ülkelerde, öğrencilerin okul öncesi eğitime katılmaları teşvik edilmekte ve bu bağlamda geliri düşük ailelere fonlar sağlanmaktadır. 5. Başarılı ülkelerde, düşük performans gösteren öğrencilere sahip okullar izlenerek, özellikle başarısı düşük okullara daha çok ödenek gönderilmekte ve okulların eğitim materyalleri ihtiyaçları giderilmektedir. 6. Başarılı ülkelerde, düşük performans gösteren öğrencilere sahip okullardaki bulunan öğretmenlerin sürekli olarak mesleki gelişim uygulamalarına katılımları teşvik edilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul ve Ortaokullarda Görev Yapan Öğretmenlerin Örgütsel Bağlılık ve Motivasyonları Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20132</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20132</guid>
      <author>Salih Paşa MEMİŞOĞLU, Mustafa KALAY</author>
      <description>Bu araştırma; ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile motivasyonları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada yöntem olarak tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Bolu ili, merkez ilçede bulunan ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 1039 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma, evrenin tamamını kapsamış olup örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Dağıtılan ölçeklerin 446 tanesi geri dönmüş olup, 441 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Allen ve Meyer (1993) tarafından geliştirilen ve Wasti (2000) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Örgütsel Bağlılık Ölçeği ile Yıldırım (2006) tarafından geliştirilen Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeylerini belirlemede frekans, ortalama, yüzde ve standart sapmalarına bakılmış olup; alt problemlere bağlı olarak verilerin çözümlenmesi aşamasında Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spearman’s Rho Korelasyon Analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerine ilişkin görüşleri incelendiğinde en yüksek ortalamanın “bir parça katılıyorum” düzeyinde duygusal bağlılık boyutunda olduğu, en düşük ortalamanın ise “tarafsızım” düzeyinde devam bağlılığı boyutunda olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin, motivasyon düzeylerine ilişkin görüşleri incelendiğinde ise toplam ölçekte ve tüm alt boyutlarda “orta” düzeyinde bir ortalamaya sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerini etkileyebileceği düşünülen demografik faktörler incelenmiş ve yapılan Mann Whitney-U Testi’ne göre öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin; cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; ancak görev değişkenine göre örgütsel bağlılığın devam bağlılığı boyutunda anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmüştür. Kruskal Wallis-H Testi’ne göre öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin; kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmenlerin motivasyon düzeylerini etkileyebileceği düşünülen demografik faktörler incelenmiş ve yapılan Mann Whitney-U Testi’ne göre öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin; cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği görülürken, medeni durum ve görev değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Kruskal Wallis-H Testi’ne göre öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin; kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği görülürken, öğrenim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan Spearman’s Rho Korelasyon Analizi’ne göre; öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile motivasyonları arasında, pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Eleştirel Okuma Becerisine İlişkin Öz Yeterlik Algısının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20208</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20208</guid>
      <author>Fatih Mehmet UĞURLU, Talha MURATHAN , Ümit YETİŞ , Fatih MURATHAN</author>
      <description>Okuma, fiziksel, zihinsel ve sosyolojik açıdan dilsel olarak kodlanmış bir veriye eleştirel olarak yaklaşan yorumlayıcı, mantıklı ve hassas bir süreçtir. Okuma, toplumsal yaşam için bir gerekliliktir. Okuma ve okunan bilginin anlaşılmış olması, günümüzde sosyal bir güç haline dönüşen bir olgudur. Okuma, beynin algısını geliştirir, bireyin bilgisini zenginleştirir ve öğrenmenin temel aracını oluşturur. Bu çalışmada, beden eğitimi öğretmenlerinin eleştirel okuma becerilerine ilişkin öz yeterlilik algılarının çeşitli değişkenler (yaş, cinsiyet, iş deneyimi, mesleki doyum ve eğitim düzeyi) açısından belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2011 öğretim yılında Adıyaman ilinde görev yapan 182 beden eğitimi öğretmeni (102 erkek, 80 kadın) oluşturmuştur. Beden eğitimi öğretmenlerine Küçükoğlu (2008) tarafından geliştirilen "Eleştirel Okuma Becerisine İlişkin Öz-yeterlik Algısı Anketi’’ ve araştırmacılar tarafından geliştirilen "Kişisel Veri Formu" uygulanmıştır. Veriler SPSS 17.0 istatistiksel yazılım programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada betimleyici istatistiklerden yüzde (%) ve frekans (f) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 17.00 paket programına kaydedilerek hata kontrolleri, tabloları, istatistiksel analizleri bu program aracılığı ile yapılmıştır. Bağımsız değişkenlere göre bağımlı değişkenlerde farklılık olup olmadığını belirlemek için iki seçenekli bağımsız değişkenlerde dağılım normal ise bağımsız grup t-testi, dağılım normal yüzdelerde değilse ise Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Benzer şekilde, ikiden fazla seçeneği olan bağımsız değişkene göre, bağımlı değişkenlerde farklılık olup olmadığını belirlemek için parametrik ise tek yönlü varyans analizi, non-parametrik ise Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Sonuçlar % 95'lik güven aralığında, anlamlılık p&lt;0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin eleştirel okuma becerilerinin düzeyleri, cinsiyet, eğitim durumu ve yaş açısından önemli farklar göstermiştir. Öğretmenlerin eleştirel okuma yöntemini başarılı bir şekilde uyguladıkları sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Beşinci Sınıf Matematik Öğretim Programının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20120</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20120</guid>
      <author>Gürbüz OCAK, Ramazan YURTSEVEN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, 2009 ve 2013 yıllarında yenilenen ortaokul 5. sınıf matematik öğretim programının; ihtiyaç, hedef, içerik, eğitim durumu ve sınama durumu boyutları ile il-gili değerlendirmesini yapmaktır. Araştırmada bir öğretim programının temel ögelerinin sahip olması gereken özellikleri ile ilgili literatür incelenmiş ve veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan "Öğretim Programı İnceleme Ölçütleri (ÖPİÖ)" ile elde edilmiştir. Araştırmanın güvenirliğini sağlamak amacıyla araştırmacıların yapmış oldukları incelemeler arasındaki uyum yüzdesi hesaplanmış (Miles ve Huberman, 1994) ve güvenirlik katsayısı 0,76 olarak bulunmuştur. Araştırmada, doküman analizi uygulanmış vehazırlanan ölçütler, programın temel ögelerinin incelenmesinde temel kriter olarak kabul edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonunda; yenilenen ortaokul 5. sınıf matematik dersi öğretim programının genel olarak bir programın temel özelliklerini taşıdığı ve ölçütlere uygun olduğu saptanmıştır. Ancak ihtiyaç belirleme çalışmalarında çevresel veya bölgesel farklıkların göz önünde bulundurulmadığı, kazanımların öğrencilerin ilgilerine ve bireysel özelliklerine yeterince uygun olmadığı, ünitelerin kazanımlarının ünite süresine göre paylaşımının biraz yetersiz olduğu saptanmıştır. Öğrenme-öğretme sürecinde yer alan etkinliklerin zaman ve bölge şartlarına göre esnek olmadığı, ayrılan sürenin yeterli olmadığı, etkinliklerin öğretmenin materyal tercihinde çok fazla kolaylık sağlamadığı ve etkili sınıf yönetimine dair öğretmeni yönlendirici olmadığı saptanmıştır. Sınama durumlarında da her ünite sonunda düzey belirlemeye yönelik ölçme araçlarına yer verilmediği saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretiminde Dijital Teknolojilerin Kullanımı ve Bir Web Uygulaması Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20064</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20064</guid>
      <author>Osman ÖZDEMİR</author>
      <description>Dijital teknolojilerin eğitime entegre edilmesine yönelik çalışmalar ile birlikte dil öğretiminde kullanılabilecek dijital araç ve ortamların kullanımı da artmıştır. Ancak Türkçe öğretimi için bakıldığında, bu teknolojik imkânların yeterli bir şekilde kullanılamadığı görülmektedir. Türkçe öğretiminin, dört temel dil becerisinin geliştirmesi üzerine kurulu uygulamalı bir ders olduğu düşünüldüğünde aslında tekrar etme, gösterip yaptırma gibi dil becerilerini geliştirici birçok etkinlik için teknolojik araçların kullanılabileceği görülmektedir. Yabancılara Türkçe öğretimi açısından bakıldığında da hem daha etkili bir yabancı dil öğretimini sağlama hem de dünya üzerinde Türkçe öğrenmek isteyen daha fazla insana ulaşmak açısından gerekli görülmektedir. Tüm bunların yanında yeni yetişen nesillerin dijital teknoloji ile daha yakın bir ilişki içinde olması Türkçe öğretiminin geleceği açısından teknolojinin kullanımı konusuna eğilmeyi zorunu kılmaktadır. Dolayısıyla Türkçe öğretiminde hem verilecek eğitimin dijital teknolojilere uygun şekilde yapılandırılması hem de bu eğitimi verecek öğretmen adaylarının teknolojik imkânları kullanma açısından öğretmen yetiştiren kurumlarda yeterli seviyede eğitim almaları gerekmektedir. Bu görüşler doğrultusunda hazırlanan bu çalışmada, dijital teknolojilerin Türkçe öğretiminde nasıl kullanılabileceğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmuştur. İlk bölümde ilgili literatür taranmış ve Türkçe öğretiminde sosyal medya ortamlarının, web sitelerinin, screencast uygulamalarının ve iş birlikli ürün oluşturmaya yönelik internet araçlarının ne şekilde kullanılabileceği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise araştırmacı tarafından oluşturulan “Türkçe Yurdu” isimli web sitesi (www.turkceyurdu.com) ve kullanım alanları tanıtılmıştır. Kurulan web sitesi Kastamonu Üniversitesi Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalında 2014 -2015 bahar yarıyılında yabancılara Türkçe öğretimi dersinde derse yardımcı materyal sağlama amacıyla kullanılmıştır. 2015 – 2016 öğretim yılı güz döneminde ise yazılı anlatım dersi için ters yapılandırılmış sınıflar (flipped classroom) uygulaması için tasalanmış ve hâlen kullanılmaya devam etmektedir. Wordpress tabanında oluşturulan ve Türkçe öğretmenliği lisans programındaki derslere kullanılan bu web sitesinin kullanımı ile sağlanan avantajların yanında birtakım olumsuz durumlar da yaşanmıştır. Yaşanan bu olumsuz durumlar da Sydney Prensky tarafından yapılan “dijital yerli” ve “dijital iki dilli” (dijital natives – dijital immigrants) ayrımı üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Eğitim Sisteminde Akıllı Tahta Kullanımının Öğrencilerin Öğrenme Ürünlerine Etkisi: Meta Analiz Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20067</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20067</guid>
      <author>Hakan SARAÇ</author>
      <description>Araştırmada, akıllı tahta kullanımının öğrencilerin öğrenme ürünlerine etkisini belirlemek amacıyla meta analiz çalışması yapılmıştır. 2008–2016 yılları arasında yapılmış araştırma problemine uygun, meta analiz çalışmasına dahil edilebilecek istatistiksel verilere sahip doktora ve yüksek lisans tezleri ile makaleler ulusal ve uluslar arası veri tabanlarından Türkçe ve İngilizce anahtar kelimeler kullanılarak literatür taraması yapılmıştır. Tarama sonucunda, akıllı tahta kullanımının öğrencilerin öğrenme ürünlerine etkisine ilişkin toplam 29 çalışma meta analize dahil edilmiş ve toplamda 46 etki büyüklüğü değeri elde edilmiştir. Araştırma sonucunda derslerde akıllı tahta kullanımının öğrencilerde öğrenme ürünlerine etkisinin pozitif yönde olduğu tespit edilmiş ve tespit edilen etki büyüklüğü değeri, rastgele etkiler modeline göre .636 ile 1.004 güven aralığında .820 (% 95 CI, SE = .094) olarak bulunmuştur. Bu değer, Thalheimer ve Cook (2002) tarafından belirtilen etki büyüklüğü sınıflandırmasına göre geniş düzeyde bir etki büyüklüğüdür. Araştırmada elde edilen 46 etki büyüklüğü değerinin 45’i pozitif, 1’i negatifdir. Araştırmada öğrencilerin öğrenme ürünlerine, araştırmanın yayın türüne, araştırmanın yapıldığı disiplin alanına ve araştırmaya katılan öğrencilerin öğrenim düzeylerine göre moderatör analizler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, en yüksek etki büyüklüğü değerinin öğrenilen bilgilerin akılda kalıcılığında (ES = 1.009), 2014-2016 yılları aralığında (ES= 1.108), doktora çalışmalarında (ES = .909), meslek dersleri alanında (ES = 1.324) ve üniversite öğrencilerinde (ES = 1.024) olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapılandırmacı Anlayışa Göre Ahlaka Eğitimi ve Türk Toplum Yapısına Uygunluğu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20098</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20098</guid>
      <author>Mehmet Akif SÖZER, Gülsüm YILDIRIM</author>
      <description>Toplumsal yapının en önemli dinamiği, ahlak yapısıdır. Bu ahlaki yapı; eğitimin toplumsal bir görevi olarak resmi ve örtük şekilde programlarda yer almaktadır. Türkiye’de 2004-2005 öğretim yılından itibaren eğitimde temel felsefe yapılandırmacılık olmuştur. Yapılandırmacılık, pragmatizme dayanmakta olup ampirizm ve idealizmin birleşiminden bireyi ön plana çıkaran ve bilgiyi, doğruyu ve hakikati deneyime dayandırmaktadır. Pragmatizm; bireyi bilginin, doğrunun ve gerçeğin temeline alırken aslında öznelliği de odak noktası olarak görmektedir. Ahlak öğretisindeyse bireyin haz anlayışını ön plana çıkarmaktadır. Haz anlayışı temel olarak yarar görüşü dayanmaktadır. Ahlaki bir davranışın iyi ya da kötü olması bireye verdiği hazdan yani davranışın sonucundaki yarara göre ele alınmaktadır. Özetle; davranışların sonucuna göre, bir davranışın iyi veya kötü kabul edilebileceği ve bu sonucun birey için yararlı olması gerektiği görüşünü savunur. Ancak pragmatist filozoflar her ne kadar davranışın sonucunda yarar kavramını ele alsa da bu kavramla ilgili farklı görüşler belirtmişlerdir. Hobbes, insanın değeri ve ahlaki değerleri açıklarken, Locke eylemin bireye yarar ve zararını vurgulamaktadır. Hume ise, eylemin faydasının farkına varmak gerektiğini belirtirken, Hume’dan etkilenen Kant ise ödev ahlakına dayalı görüşler ortaya koyar. Pragmatizmin asıl ahlak ilkesini Bentham ve Mill ortaya koymuştur. Sonuç olarak, pragmatizmin ahlak anlayışı, Türk toplum yapısına uygun olduğu söylenemez. Yapılan değerlendirmeler ışığında, yapılandırmacılığın Türk toplum yapısına uygun olmadığı ve eğitim sisteminde Türk toplum yapısında uygun felsefe ile ele alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiği önerilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Makamsal İçerikli Etüt ve Eserlere Dayalı Klasik Gitar Öğretiminin Performans Başarısına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20128</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20128</guid>
      <author>Cihan TABAK, Cemal YURGA , Onur ZAHAL</author>
      <description>Bu araştırma ile klasik gitar öğretiminde eşit tampere sisteme uyarlanmış makamsal içerikli etüt ve eserlerin kullanılabilirliğinin ve bu bağlamda geliştirilen öğretim programının öğrenci başarısına etkisinin ne düzeyde olduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, “tek grup ön test – son test” desende oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma grubu; Harran Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Lisans Programı’nda öğrenim gören bireysel çalgı gitar öğrencileridir (n=7). Çalışma grubuna; Hüseynî, Kürdî, Hicâz, Râst ve Nihâvend makam dizileri ve yapıları temel alınarak 11 haftalık bir klasik gitar öğretim programı uygulanmıştır. Bu öğretim programı kapsamında uzman görüşleri doğrultusunda her makam için 5 etüt ve 5 eser bestelenmiştir. Öğretim süreci ikişer haftalık bölümlerden oluşmaktadır. İlk haftada teorik olarak makamın ve ilgili etüdün çalışılması, ikinci haftada ise ilgili eserin çalışılması gerçekleştirilmiştir. Her iki haftalık sürecin ilk haftasında; ilgili makam öğrencilere teorik olarak anlatılmadan önce, öğrencilerin bilgi düzeylerini görebilmek adına dört soruluk ön sınavlar yapılmıştır. Anlatım gerçekleştirildikten sonra aynı sınav tekrarlanmış ve dersin etkisi, öğrencilerin öğrenim durumları yeniden tespit edilmiştir. Teorik çalışmanın takibinde ilgili etüt ve eser çalışılıp ön test – son testleri alınmıştır. Bu işlem, tüm çalışma sürecinde her makam için beş defa yapılmıştır. Bu eser ve etütlere yönelik ön test – son test puanları, “performans değerlendirme formu” aracılığı ile tespit edilmiştir. Performans değerlendirme formu; teknik ve müzikal boyutlara ilişkin 20 maddeden oluşmaktadır. Öğrencilerin performanslarının değerlendirilmesi işlemini, altı farklı üniversiteden altı alan uzmanı gerçekleştirmiştir. Veri analizi için Kendall’s W, Wilcoxon testleri uygulanmış; etki büyüklükleri için r değerleri hesaplanmıştır. Puanlayıcılar arası uyuşum düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; makamsal içerikli öğretim programının öğrenci başarısını yüksek etki düzeyi ile arttırdığı, dolayısıyla uygulamaların kullanılabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilişsel Koçluk Destekli Yansıtıcı Öğretim Yaklaşımının Öğrencilerin Yansıtıcı Düşünme Düzeylerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20024</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20024</guid>
      <author>Seçil TÜMEN AKYILDIZ, Çetin SEMERCİ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımı temel alınarak yapılan öğretimin, öğrencilerin yansıtıcı düşünme becerilerine etkisini araştırmaktır. Araştırma 2013-2014 Akademik yılı bahar döneminde Elazığ Fırat Üniversitesi yabancı Diller Yüksek Okulunda hazırlık öğrenimi gören öğrenciler üzerinden yürütülmüştür. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin kombine edilip kullanıldığı karma araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmacının deneysel bir çalışmanın içerisine ikincil araştırma sorusunu cevaplamak için nitel bir aşama eklemesiyle oluşan iç içe desen ise araştırma desenini oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri gerçek deneme modellerinden ‘ön test-son test kontrol gruplu’ desenle yürütülmüştür. Çalışmada gruplar bir deney ve bir kontrol grubu desenine göre oluşturulmuştur. Araştırmacı deney grubunun ve kontrol grubunu oluşturan iki sınıftan birinin derslerini yürütmüş, kontrol grubunu oluşturan diğer sınıfın dersi ise gönüllülük esası temel alınarak sınıfın kendi öğretim elemanı tarafından yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda ise eylem araştırması deseni tercih edilmiş ve de bu çerçevede “Bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim uygulamalarıyla ilgili olarak deney grubu öğrencilerinin düşünceleri nelerdir?” sorusuna cevap aramak için öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler için deney grubundan farklı seviyelerde dokuz öğrenci gönüllülük esası ile seçilmiştir. Araştırma kapsamında kullanılan nicel veri toplama aracı Kember ve arkadaşları (2000) tarafından geliştirlen ve Başol ve Engin (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Yansıtıcı Düşünme Düzeyini Belirleme Ölçeğidir. Nicel verilerin analizinde SPSS-17 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları değerlendirildiğinde, İngilizce öğretiminde uygulanan bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımının uygulanan ölçeğin tüm alt boyutları ele alındığında, mevcut programa kıyasla öğrencilerin yansıtıcı düşünme düzeylerini artırdığı ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nitel bulguları değerlendirildiğinde ise, bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımının deney grubundaki öğrenciler tarafından oldukça olumlu değerlendirildiği belirlenmiş, konuyu bu şekilde daha iyi anladıkları ve öğrenmeyi öğrenme noktasında kazanımlarının yüksek olduğu vurgulanmış ve bu becerilerin diğer derslerde olduğu kadar yaşamlarının her alanında kullanılacağı belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Algın Öğrenme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20126</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20126</guid>
      <author>Fatma ÜNAL, Ayşe ADIYAMAN</author>
      <description>Bilginin sürekli yenilenmesi ve eski bilgilerin geçerliliğini çabuk yitirmesi sonucunda bilgi çağında yaşayan biz insanların öğrenmeye olan ihtiyacı giderek artmaktadır. Bu nedenle örgün eğitim kurumlarında kazanılan bilgi, beceri ve yeterlikler insanların hayatlarının kalan kısımlarında yeterli olmamakta, bu noktada yaşam boyu öğrenmenin önemi ortaya çıkmaktadır. Yaşam boyu öğrenmenin bir parçası olan algın öğrenme ile bireyler, değişen yaşam koşullarına ayak uydurmak için kendilerini geliştirme imkânı bulabilmektedir. Böylece sürekli araştıran, bilgi üreten, ürettiği bilgiyi topluma sunan bireyler ile toplumların gelişmişlik düzeyi artacaktır. Bu çalışmada, yaşam boyu öğrenmede ön plana çıkan algın öğrenmenin tanıtılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, yurt içinde yapılan çalışmaların mevcut durumu dikkat çekmekte olup algın öğrenme konusunda alan yazına katkıda bulunmak istenmektedir. Bu noktada, özellikle mevcut çalışmalardan alan yazın taraması yapılarak bu güne kadar yapılmış algın öğrenme tanımları verilmiş, algın öğrenmenin örgün ve yaygın öğrenmeden farkı ortaya konulmuştur. Bunun dışında algın öğrenmenin özellikleri, ortaya çıkış süreci, modelleri ve türleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Yurt içinde ve yurt dışında yapılan çalışmaların benzer ve farklı yönleri ortaya konmuş ve bu çalışmaların ekonomik temelli oluşturulduğu ve iş yerinde algın öğrenmenin ön plana çıktığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun nedeni olarak ise, teknolojide meydana gelen hızlı değişimler doğrultusunda iş gücü piyasasında artan rekabette üstünlük sağlamak isteyen tüm kurumların çalışanlarından ve çalışmak isteyen kişilerden beklentilerini artırması ve bunun sonucunda onların yeterliklerini geliştirmesi zorunla hâle gelmesi gösterilmektedir. Ancak algın öğrenme ile ilgili yapılan bu tür çalışmalarla birlikte hümanist bakış açısıyla yaşamın her anında ve her yerinde algın öğrenmenin önemini ve gerekliliğini ortaya koyacak çalışmalar da yapılabilir. Böylece yaşam boyu öğrenme gerçek amacına ulaşmış olacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hoy ve Rees Okul Müdürlerinin Yönetimsel Davranışı ve Öğretmen Bağlılığı Anketi’nin Geçerlik ve Güvenirlik Güncellemesi (1991-2017)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20259</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20259</guid>
      <author>Nursel YARDİBİ</author>
      <description>Bürokratik örgütlerde yöneticinin yönetim işlevini başarılı biçimde yerine getirebilmesi yalnızca yasal yetkilerini kullanmasıyla mümkün değildir. Okul müdürlerinin yasal yetkilerine ek olarak astlarının yeteneklerini ve yaratıcılık güçlerini harekete geçirecek yönetimsel davranış biçimlerini de kullanması gerekir. Okul yöneticisi yönetim işlevini en üst düzeyde başarmak için yasal konumunun kendisine verdiği yetkiye ek olarak, kendi kişisel birikimine ve mesleki formasyonuna dayalı uygun yönetimsel davranış becerilerini de kullanmalıdır. Böylece etkileme ve otorite alanını ve astların bağlılığını arttırarak genişletebilecektir. Bu anlamda okul yöneticilerinin yönetsel davranışlarının öğretmenlerin davranışlarına ve bağlılığına etkisini araştırmak ve bu etkiyi ölçebilecek araçları geliştirmek önemlidir. Bu araştırmanın amacı Hoy ve Rees (1974) tarafından oluşturulan Bağlılık Ölçeği, 1962’de Blau ve Scott tarafından geliştirilen ve Hoy ve Rees (1974) tarafından uyarlanan Otoriterlik Ölçeği ve Hills (1963) tarafından geliştirilen Hoy ve Rees (1974) tarafından ölçülen Hiyerarşik Etkililik Ölçeği’nden oluşan Yardibi (1991) tarafından “Okul müdürünün yönetimsel davranışı ve öğretmen bağlılığı (Bolu ili örneği)” doktora tezi çalışması için Türkçe’ye uyarlanan anketin geçerlik ve güvenirlik çalışmasının ve güncellemesinin yapılmasıdır. Uyarlamanın çalışma grubunu Bolu ilindeki 24 ortaokulda çalışan 150 öğretmen oluşturmaktadır. Uyarlamanın güncellemesi için ise çalışma grubu 2016-2017 eğitim öğretim yılının birinci döneminde Ankara’da 20 ortaokulda görev yapan 252 öğretmenler oluşturmaktadır. Yapılan çalışmaların sonucunda anketin geçerli ve güvenilir olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ahilik Değerleri Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20139</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20139</guid>
      <author>Rüştü YEŞİL, Mustafa ASLANDEREN</author>
      <description>Ahilik, Müslüman Türk kültüründe hayat bulmuş, yüzyıllar boyu sosyal ve mesleki yaşamı önemli ölçüde etkilemiş bir değerler sistemini içermektedir. Bu çalışmanın amacı, esnaf ve sanatkârların Ahilik değerlerine sahiplik düzeylerinin belirlenmesinde kullanılabilecek bir ölçek geliştirmektir. Araştırmanın çalışma evrenini, Kırşehir il merkezinde bulunan müşteriler oluşturmaktadır. Örneklem ise, 280’i kız, 527’si erkek olmak üzere toplam 807 müşteriden oluşmaktadır. Ölçek geliştirme sürecinde ilk olarak, alanyazın taraması ve uzman görüşlerine dayanarak madde listesi oluşturulmuştur. Madde listesi, dilbilimcilerin de denetiminden geçirilerek uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Toplanan veriler üzerinde ölçeğin geçerlik özelliği, açımlayıcı faktör analizi ve madde-toplam korelasyonu analizi ile incelenmiştir. Bu çerçevede KMO değeri ve Bartlett testleri ile Varimax dik döndürme tekniği kullanılmıştır. Faktör yükü 0,45’den düşük olan maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Ölçekte kalan maddeler genel varyansın % 68,438’ini açıklamaktadır. Bunların yanı sıra, farklı 260 denek görüşleri üzerinden de doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ölçeğin güvenirlik özelliği ise iç tutarlılık ve kararlılık testi ile analiz edilmiştir. Ölçeğin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0,933’dür. Çalışma sonunda Ahilik Değerleri Ölçeği’nin, 4 faktör altında toplanmış 32 maddeyi kapsayan 5’li likert tipi geçerli ve güvenilir bir ölçek oluğu belirlenmiştir. İçeriklerinden dolayı faktörlere; “Mesleki Standart Faktörü” (10 madde), “İnsanlarla İlişkiler Faktörü” (9 madde), “Mesleki Gelişim/Eğitim Faktörü” (7 madde) ve “Zafiyet Faktörü” (6 madde) adları verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuk Edebiyatı Alanındaki Eserlerin Temel Söz Varlığına İlişkin Karşılaştırmalı Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20088</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20088</guid>
      <author>Dilek YILDIRIM BİLGEN, Muammer NURLU</author>
      <description>Çocuğun ana dilinin güzelliklerinin ve ana dili bilincinin farkına varmasında, söz varlığının gelişmesinde önemli ölçüde katkı sağlayan çocuk kitaplarının gelişigüzel hazırlanmaması gerekir. Kitapların kaç kelimeden meydana geldiği, toplumun kültürel yapısına ışık tutan ve dilin inceliklerini ortaya koyan söz varlığı ögelerinden ne kadar yararlandığı her yaş seviyesine göre belirlenmelidir. Bu çalışmanın amacı, çocuk edebiyatı alanındaki eserlerin temel söz varlığına (kelime hazinesi) ilişkin karşılaştırma yapmaktır. Tarama modelinde betimsel bir yaklaşım benimsenerek yapılan bu çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Metin türlerine göre, çocuk kitaplarında yer alan toplam ve farklı kelime sayıları, toplam ve farklı özel isimler, çocuk kitaplarında en sık kullanılan yirmi özel isim, 0-2000 aralığındaki kelimelerin sıklıkları ve yüzdelik oranları, metin türlerine göre 0-2000 aralığındaki kelimeler ve uyum-uyumsuzluk yüzdeleri, çocuk kitaplarında en sık kullanılan yüz kelime incelenmiştir. Bu araştırmanın sonuçları şunlardır: En fazla farklı kelime kullanılarak yazılmış çocuk kitapları öyküler ve romanlardır. En az farklı kelime kullanılarak yazılmış çocuk kitapları ise şiir türündedir. Çocuk kitaplarında en fazla özel sim kullanılan metin türü şiir, en az özel isim kullanılan metin türü ise masallardır. Çocuk kitaplarında en sık kullanılan 2000 kelime, toplam kelimelerin %86-91 aralığındaki değere karşılık gelmektedir. Metin türleri, en sık kullanılan 2000 kelimeye göre karşılaştırıldığında en fazla ortak kelime roman-öykü türlerinde; en az ortak kelime destan-tiyatro türlerinde kullanılmıştır. Çocuk kitaplarında en sık kullanılan 100 kelime listelenmiştir. “Bir, da(de), ol-, bu, de-, ben(zamir), o, ne, mı (mi,mu,mü), gel-” kelimeleri çocuk kitaplarında en sık kullanılan kelimelerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de 1985-2015 Tarihleri Arasında Yapılmış Müze Konulu Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19929</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19929</guid>
      <author>Nihal YILDIZ YILMAZ, Ayşe MENTİŞ TAŞ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacını, Türkiye’de 1985-2015 yılları arasında yapılmış müze konulu lisansüstü tezleri çeşitli değişkenlere göre incelemek oluşturmaktadır. Araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırmada veriler doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. YÖK Yayın Dokümantasyon Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan 1985-2015 yılları arasında yapılmış, erişilen 791 lisansüstü tez, araştırma evrenini oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşmak hedeflenmiş bu nedenle örneklem alınmamıştır. Erişilen tezlerin yıllara, alanlara; eğitim bilimleri alanında yapılan tezlerin konu alanlarına, uygulandığı derslere, hedef kitlelerine, uygulanan yöntemlerine ve verilerin analizine göre dağılımlarını değerlendirmek amacıyla bir içerik formu geliştirilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre 1985-2015 yılları arasında 704 yüksek lisans, 74 doktora, 13 sanatta yeterlik tezi yapılmıştır. Müze ile ilgili yapılan tezler, en çok Arkeoloji alanında olmak üzere toplam 44 farklı alanda yapılmıştır. Eğitim Bilimleri alanında yapılan çalışmalar bu tezlerin sadece % 8,7’sini oluşturmaktadır. Eğitim Bilimlerinde, genellikle ‘‘Eğitim Ortamı Olarak Müzeler’’ ve ‘‘Müze Eğitimi’’ alanlarında çalışma yapılmıştır. Tezlerin uygulandığı dersler ise en çok sanat ile ilgili dersler ve sosyal bilgiler dersinden oluşmaktadır. Tezlerin hedef kitleleri ise çoğunlukla ortaokul öğrencileri ile öğretmenlerden oluşmaktadır. Yöntem olarak araştırmalarda en çok tarama modeli ile deneysel modellerin kullanıldığı belirlenmiştir. Verilerin analizinde ise betimsel analiz, içerik analizi, ikonografik analiz gibi analiz teknikleri kullanılmıştır. Bu bulgulara dayalı olarak müzelerdeki nesnelerin çeşitliliğinden yola çıkarak her alanda müze ile ilgili çalışmalar yapılabilir. Özellikle eğitim bilimleri alanında yapılan tezlerin sayıca az olduğu düşünülürse eğitimde yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak müze ile eğitimden faydalanmayı geliştirmek amacıyla daha fazla bu alanda lisansüstü çalışma yapılabilir ve bu yolla öğretmenlere rehberlik edilmesi sağlanabilir. Eğitimin her kademesinde ve farklı derslerde çeşitli müzeler ile ilgili lisansüstü tezler yapılabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinin Psikolojik Doğum Sırasının Özgecilik Üzerindeki Yordayıcı Gücünün İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20013</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20013</guid>
      <author>Mustafa Kemal YÖNTEM, İsmail ÖKTEM , Selahattin ARTUÇ</author>
      <description>Özgecilik, hiçbir çıkar gözetmeksizin sergilenen olumlu bir sosyal davranıştır (Chou, 1996). Tanımdan da anlaşıldığı gibi özgeciliğin motivasyonu bireyin içsel dinamikleri ile ilişkilidir. Bireyin kişilik gelişiminde ebeveynlerin çocuklarına olan tutumlarının, kardeşler arasındaki ilişkinin önemli olduğunu söylemektedir ve bu sebepten dolayı Adler doğum sırası kavramına önem vermiştir (Geçtan, 2012; Ersanlı, 1996). Bireysel psikolojinin gelişimi ile birlikte biyolojik doğum sırası yerine psikolojik doğum sırası kavramı kullanılmaya başlanılmıştır (Campbell, White ve Stewart, 1991; Stewart, 2004). Psikolojik doğum sırası en büyük çocuk, ikinci çocuk, en küçük çocuk ve tek çocuk olmak üzere dört boyutta kavramsallaştırılmış ve insan davranışlarına etki konusunda psikolojik doğum sırasının biyolojik doğum sırasından daha önemli bir faktör olduğu sonucuna varılmıştır (Campbell, White ve Stewart, 1991). Bu çalışmanın amacı psikolojik doğum sırası ile özgecilik arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma yer alan katılımcılar 202 kız ve 260 erkek olmak üzere toplam 462 kişiden oluşmaktadır. Katılımcılar Orta Karadeniz Bölgesinde bir ilçenin tüm lise türlerinde öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında White-Campbell Psikolojik Doğum Sırası Envanteri, Özgecilik Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışma grubundan toplanan veriler SPSS 18.0 ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, pearson momentler çarpımı korelasyonu ve aşamalı doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre küçük çocuk psikolojik doğum sırası özgeciliği anlamlı şekilde yordamıştır. Diğer psikolojik doğum sıraları ise özgeciği yordamamaktadır. Sonuçlar alanyazın açısından tartışılmış, çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Destinasyon Pazarlamasında Çekici Bir Faktör Olarak Türkiye’deki Gastronomi Müzeleri Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20183</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20183</guid>
      <author>Esra MANKAN</author>
      <description>Türk mutfağı; yeme biçimleri, araçları, adetleri, gelenekleri, ağırlama usulleri gibi birçok konuyu barındırdığı için oldukça zengin bir Türk gastronomi mirasına sahiptir. Mutfağımızın gelecek nesillere ışık tutmasında tarihi restoranların, gastronomi müzelerinin de bu konuya dâhil edilmesinde ve gastronomi mirasının içine alınmasında büyük fayda vardır. “Çünkü çevre bileşenleri olarak gösterilen kültürel ve doğal kaynaklar, turizm ile yakından ilişkilidir” (Uslu ve Kiper 2006, 306). Kültürel değerlerin artması, modernleşme ve sosyalleşmenin de önemli simgelerinden olan müzeler kültürümüzü kendimize, iç ve dış turistlere en iyi anlatan aktörlerdir. Bazı müzelerin misyonu, türleri ve fonksiyonları son yıllarda değişim göstermiştir. Bu değişime ayak uyduramayan, altyapısını geliştirmeyen müzeler maalesef ki turizm yönünden de geride kalmıştır. Oysa ki tanıtım ve pazarlama teknikleri kullanan müzelerin hem ziyaretçi sayısı hem de geliri, hem marka imajı hemde şehir kimliği prestij kazanarak sürekli artmaktadır. Bunun farkına varan birçok ülkede, müzecilik anlayışına uygun çağdaş düzenlemeler yapmakta ve müze turizmine yatırımlar yapmakta, teşvik ve destek vermektedir (Kervankıran, 2014). Genel müzecilik anlayışı böyle iken yeme içme temalı müzelerin geliştirilmeye, yenilenmeye ve tanıtıma fazlasıyla ihtiyacı olduğu dikkate alınmalıdır. Dünyada gastronomi temalı 150’den fazla müze varken, Türkiye’de ise 8 adet müze bulunmaktadır. Bu müzelerin resmi web sitelerinin yetersiz olduğu bilinen bir gerçektir. Gastronomi müzelerinin gastronomik kimliğimizin yansıması olduğu unutulmamalı ve bu müzelere gereken önem verilmelidir. Kültürel olguları da turizm olgusunun içinde barındırmak şehir imajı ve destinasyon pazarlamasında çekicilik unsuru yaratacak ve kaliteli turist gelmesini sağlayacaktır. Bu çalışma; gastronomi müzelerinin ülkemizdeki ve dünyadaki yerinin ne boyutta olduğunu incelemek amacıyla yürütülmüştür. Bu kapsamda literatür taraması yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


