






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2016 Sayı Volume 11 Issue 19</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=322</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi Bölümü Öğrencilerin Engellilere Yönelik Tutumlarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19925</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19925</guid>
      <author>Mahmut AÇAK, Yunus Emre KARAKAYA , Çetin TAN , Zeki COŞKUNER</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, engellilerde egzersiz ve spor eğitimi bölümü öğrencilerin engellilere yönelik tutumlarının incelemektir. Araştırmaya engellilerde egzersiz ve spor eğitimi bölümünde okuyan 120 öğrenci katılmışlardır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Yuker, Block ve Young, (1970) tarafından geliştirilen Yetersizlikten Etkilenmiş Kişilere Yönelik Tutum Ölçeği- “O Formu” (Attitude Toward Disabled Person) kullanılmıştır. Sınıf değişkenine göre yetersizlik puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (F(2,117)=9,149; p&lt;0.05). Farkın kaynağını bulmak için yapılan LSD testinde; 1. sınıf öğrencileri lehine (yani engelli kişileri, engelli olmayan kişilerle oldukça benzer şekilde algıladığı) 2. ve 3. Sınıf öğrencilerine göre fark olduğu, 2.sınıf öğrencileri ile 3. Sınıf öğrencileri arasında da yine aynı şekilde fark olduğu belirlenmiştir. Bulgulara göre engellilerde egzersiz ve spor eğitimi bölümü öğrencilerin sınıflar artıkça engelli bireye yönelik genel tutumlarını olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi Bölümü öğrencilerinin olumsuz tutumlarının nedenlerinin araştırılması yapılmalıdır. Özellikle ders müfredat çalışmaları, öğrenci alım sınavı, ders hocalarının deneyimleri, öğrencilerin gittiği engelli okullarının fiziki şartları gibi birçok faktör irdelenerek çalışmalar yapılabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Araplara Türkçe Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar: Ürdün Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20028</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20028</guid>
      <author>Ahmet AKKAYA, Mesut GÜN</author>
      <description>Türkçenin öğretildiği / öğrenildiği merkezlerde birtakım öğretme / öğrenme sorunları bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı Ürdün’de Yunus Emre Enstitüsü aracılığıyla Türkçe öğrenenlerde var olan sorunları, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin görüşlerinden hareketle belirlemektir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yaşanan sorunlarla ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın özgünlüğü ise ana dili aynı olanların (Arapça) Türkçe öğrenmekte karşılaştıkları sorunları belirlemektir. Bu araştırma, nitel bir araştırma olup araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Verilerin toplanması ve analizi, Ürdün’de Yunus Emre Enstitüsünde B1 seviyesinde Türkçe öğrenenlere “Türkçeyi öğrenirken ne tür öğrenme güçlükleri çektiniz?” açık uçlu sorusuyla yaş, cinsiyet, meslek gibi soruların yer aldığı görüşme formu yöneltilerek öğrencilerin gönüllülük esasına göre bu forma cevap vermeleri sağlanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda, öğrencilerin birçok konuda sorun yaşadığı belirlenmiştir. Bu sorunların en dikkat çekici olanlarını alfabe farklılığı, sesletim ya da konuşma becerilerinde karşılaşılan sorunlar şeklinde sıralamak mümkündür. Bunun yanı sıra öğrencilerin dil bilgisinden kaynaklanan birçok sorun yaşadıkları, bazı dil bilgisi kurallarını kavramada zorlandıkları görülmüştür. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak öğrencilerin dinleme ve konuşma gibi sese dayalı becerilerinin geliştirilmesi ve eğitmenlerin Arap kültürünü ve öğrenci merkezli etkinlik çalışmalarına ağırlık vermeleri önerilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Alman Dili Eğitimi Öğrencilerinin Öz Yeterlik İnançları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19922</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19922</guid>
      <author>Nevide AKPINAR DELLAL, Büşra AKIN</author>
      <description>Yapılandırmacı yaklaşımda öğrenme süreci, öğrencinin tutum ve inançlarını, deneyim ve yeteneklerini ortaya koyması gereken bir karar verme sürecidir. Yapılandırmacı yaklaşımı temel alan bir eğitim programının başarılı olabilmesi için, her şeyden önce öğrenenin öz yeterlik inancının yüksek olması gerekir. Güçlü öz yeterlik inancı, motivasyonu ve başarılı olunacağına dair güveni arttıracak, akabinde kişinin olumlu düşünme ve sorunlarla başa çıkma becerisini destekleyecektir. Öz yeterliğin, başarıyı doğrudan etkileyen en başat itici güç olduğu söylenebilir. Bu çalışmada Alman Dili Eğitimi öğrencilerinin öz yeterlik inançlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenim gören öğretmen adayı öğrenciler araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırma bir ölçekten yararlanılarak betimsel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adayı öğrencilerin Almanca ile ilgili öz yeterlik inançları orta düzeyin üzerinde çıkmıştır. Almanca ile ilgili öz yeterlik inançları en fazla konuşma, daha sonra sırasıyla, yazma, okuma ve en az da dinleme alt boyutundadır. Öğrenciler, Almanca bir metinle ilgili soruları cevaplayabiliyorlar, ancak akademik metinleri anlamakta güçlük çekiyorlar. Yazma becerisi alanında, öğrenciler günlük yaşamda kendilerini ifade edebiliyorlar, ancak bir paragraf ve kompozisyon yazmakta güçlük çekiyorlar. Öğrenciler, anadili Almanca olan bir kişinin anlayacağı şekilde Almanca konuşabilirim konusunda da çekingen davranmışlardır. Katılımcıların Almanca ile ilgili öz yeterlik inançlarına ilişkin görüşleri, yazma ve dinleme alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Almanca ile ilgili öz yeterlik inancının sınıf değişkenine göre incelenmesi sonucunda, sınıfların sıra ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen genel sonuçlar, genel olarak Anabilim Dalı’ndaki öğrenim sürecinde öğrencilerin öz yeterliklerinin önemsendiğini ve bu konuda çalışma yapıldığını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>20. Yüzyılda İlerlemeci Bir Filozof: William H. Kilpatrick</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19791</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19791</guid>
      <author>Sümer AKTAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı ilerlemeci eğitim felsefesinin Dewey ile birlikte fakat Türkiye’de Dewey kadar tanınmayan önemli teorisyenlerinden biri olan William H. Kilpatrick’in eğitim felsefesi ve ileri sürdüğü proje yönteminin esaslarını inceleyerek günümüze olan yansımalarını çözümlemektir. 19. yy.ın sonlarına doğru gelişmeye başlayan ilerlemeci eğitim felsefesi özellikle 20. yy.ın başlarından itibaren ABD başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde etkisini hissettirmiştir. Geleneksel eğitimin temel argümanlarına karşı geliştirdiği tezlerle pedagoji dünyasında önemli bir yer edinen ilerlemeci eğitim felsefesi özellikle reformist eğitim düşüncelerini de derinden etkilemiştir. İlerlemeci eğitim felsefesi, ABD’de 1957’ye kadar olan süreç içerisinde oldukça güçlü olduğu dönemler olmasına karşın bu etkisi soğuk savaş nedeni ile 1957’den sonra azalmıştır. Özellikle Sovyetler Birliği tarafından uzaya fırlatılan Sputnik uydusu ilerlemeci eğitimin etkisinin azalmasında önemli rol oynamıştır. Bununla beraber özellikle 1968 olaylarını takip eden yıllarda yeniden ilerlemeci tezler dile getirilmeye başlanmış ve farklı pedagojik söylemlere teorik bir temel olmuştur. Özellikle Finlandiya’nın 2020 eğitim vizyonu kapsamında okul programlarını proje yöntemine göre yeniden tasarladığı çalışmalar ilerlemeci felsefenin ve William H. Kilpatrick’in düşüncelerini yeniden pedagoji dünyasına tanıtmıştır. Tarihsel metodolojinin kullanıldığı bu çalışmada ilk olarak William H. Kilpatrick’in kısa bir biyografisi verilmiş ve filozofun öne sürdüğü proje yöntemi ile program anlayışı incelenmiştir. Çalışmanın bulgularının eğitim felsefesi ve program teorisi alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Tarih Ders Kitaplarında Unutulmuş Bir Zafer: 100. Yılında Kûtü'l-Amare</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19918</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19918</guid>
      <author>Eray ALACA</author>
      <description>Erken cumhuriyet döneminde kolektif bilinç oluşturma bağlamında özellikle son dönem Osmanlı Tarihi, tarih ders kitaplarında kısıtlı ve ötekileştirilerek verilmiştir. Bu durum Cumhuriyetin kurucu kadrosunun da yer aldığı I. Dünya Savaşı’nda cephelerin anlatımında da devam etmiştir. Özellikle Mustafa Kemal(Atatürk)’in görev yaptığı Çanakkale ve Doğu(Kafkas) cephelerine yoğun olarak yer verilirken diğer cephelere hiç yer verilmemiş veya çok kısa şekilde yer verilmiştir. Böylece cumhuriyetin erken döneminde ve sonrasında Mustafa Kemal (Atatürk) eksenli bir tarih yazımı oluşmuştur. Araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edilen ve Tebliğler Dergisi ile duyurulan 1931-2016 arası dönemde kesintisiz olarak en uzun süre öğrenimde olan ortaöğretim tarih ders kitaplarında yer alan metinler doküman incelemesine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Elde edilen verilerden hareketle, ortaöğretim tarih ders kitaplarında yer alan genelde Irak Cephesi özelde ise Kûtü’l-Amare Zaferi ile ilgili sunum değerlendirilmiştir. Araştırmada I. Dünya Savaşı’nda Türk ordusunun Çanakkale Zaferi sonrasındaki ikinci zaferi olan Kûtü’l-Amare bazı tarih ders kitaplarında Irak Cephesi içerisinde birkaç cümlelik kısa bilgiler ile verilirken bazı tarih ders kitaplarında da verilmiştir. Bazı tarih ders kitaplarında ise Irak Cephesi birkaç cümlelik kısa bilgi ile verilmiştir. Bu çerçevede İngilizlerin yenilgiye uğratıldığı ve ordusunun esir alındığı nadir olaylardan biri olan Kûtü’l-Amare Zaferi’nin önemini gelecek nesillere aktarabilmek ve kavratabilmek amacı ile tarih ders kitaplarında nasıl sunulabileceği üzerine bir öneride bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öz Yeterlilik: Bir Kavram Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19895</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19895</guid>
      <author>Ayla ARSEVEN</author>
      <description>Günümüzde yapılandırmacılık felsefesine dayalı olarak geliştirilen eğitim programları aracılığıyla; kendi bilgi ve becerilerini geliştiren, öğrenmeyi öğrenen sadece bilişsel alanda değil, sosyal, duygusal, ahlak ve fiziksel gelişim alanlarında da yeterli bireyler yetiştirmek ön plana çıkmıştır. Bu anlamda, eğitim sisteminde öğrenen özellikleri önem kazanmıştır. Bireyin belli bir performansı başarılı olarak yapması için kendine olan inancına ya da kendi yargısına öz yeterlilik denir. Öz yeterlilik inancı, öğrenen için okul yaşamında akademik başarının önemli bir belirleyicisi olmasının yanı sıra, okul dışı yaşamında tüm hayatı boyunca kullanacağı önemli bir beceridir. Öz yeterliliğin geliştirilmesi için, öğrencilerin tümüne aynı anda aynı şeyler öğretilmeye çalışılmamalıdır. Öğretmenlerin grupla öğretimde, öğretimin bireyselleştirilmesini sağlayacak önlemleri almaları gerekir. Bu amaçla, çocukların kendi kendilerini planlamalarına, izlemlerine, kendilerine dönüt vermelerine ve kendilerini düzeltmelerine olanak veren öğretme-öğrenme ortamları düzenlenmelidir. Bu çalışmanın amacı, bireylerin hayat boyu öğrenmeleri açısından önemli olan öz yeterlilik kavramına ilişkin kuramsal bir bakış açısı sunmaktır. Bunun için öz yeterlilik kuramı, akademik öz yeterlilik, öğretmen öz yeterliliği, öz yeterlilikle ilgili diğer kavramlar (öz düzenleme, öz yargılama, öz saygı) ortaya koyarak bu kavramların temel farklılıklarını, öğrencilerin öz yeterlilik inançlarının gelişiminde öğretmenlerin rolünü ve öğrencilerde öz yeterliliğin gelişmesi için gerekli olan özellikleri ortaya koymak amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Birlikte Öğrenme Yönteminin Fen Öğretimi Laboratuar Uygulamaları Dersinde Öğrenci Tutumlarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20005</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20005</guid>
      <author>Ayten ARSLAN, Raşit ZENGİN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı işbirlikli öğrenme modeli Birlikte Öğrenme yönteminin üniversite öğrencilerinin fen öğretimi laboratuar uygulamaları dersi kapsamında yer alan fizik laboratuarına yönelik tutumlarına etkisini tespit etmektir. Araştırma 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Elazığ ili Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen ve Teknoloji Öğretmenliği 3. sınıfında öğrenim gören toplam 99 öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Araştırmada karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma bir deney, bir kontrol grubu ile yürütülmüştür. Deney grubu 48 öğretmen adayından kontrol grubu ise 51 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın uygulama aşaması dört hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak fizik dersi ve laboratuarına yönelik Tutum Ölçeği (FTÖ) ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Dersler, Birlikte Öğrenme yöntemine uygun olarak işlenmiştir. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin FTÖ öntest ve sontest puanları t-testi ile analiz edilmiştir. Görüşmelerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma gruplarına uygulanan FTÖ ön test- son test sonuçlarına göre, deney grubu ve kontrol grubunda yer alan öğrenciler arasında anlamlı bir farka rastlanılmamıştır. Bu sonuçlar araştırmanın nitel verileri ile de desteklenmiştir. Fen öğretimi laboratuar uygulamaları dersinde Birlikte Öğrenme yönteminin öğrencilerin tutumlarına etkisinin araştırıldığı bu çalışma sonucunda 2010- 2011 eğitim – öğretim yılında yapılan uygulama ile Birikte Öğrenme yönteminin öğrencilerin tutumlarını geleneksel öğrenme yöntemine göre önemli ölçüde değiştirmediği görülmüştür. Kontrol ve deney grupları çalışma tamamlandıktan sonra tutumlarını katılıyorum derecesinde devam ettirmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İkinci Dil Olarak Türkçe Öğretimi için Kelime Bilgisi Ölçeği Uyarlaması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19968</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19968</guid>
      <author>Ayşe ATEŞ, Nesrin SİS</author>
      <description>Çalışmanın amacı alan yazına Yabancılara Türkçe Öğretiminde kullanılacak bir kelime bilgisi ölçeği kazandırmaktır. Ölçek, öğrencilerin kelime hazinelerini kendilerinin değerlendirebilmeleri bakımından önemlidir. Ölçek yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanarak üç alan uzmanına sorulmuş ve bütüncül puanlama ölçeği olarak kabul edilmiştir. Araştırmada Wesche ve Paribakht tarafından 1996 yılında geliştirilen kelime bilgisi ölçeği uyarlanmıştır. Ölçeğin Türkçeye uyarlanması geçerlik ve güvenirlik çalışmaları araştırmacı tarafından gerekli izinler alındıktan sonra yapılmıştır. Kelime bilgisi ölçeği iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm öğrencinin öz değerlendirme yaptığı ve kelimelerin anlamlarının ölçüldüğü kısımdır. İkinci bölümse öğrencilerin verdikleri cevaplara göre verilen puanlardan oluşan kısımdır. Birinci kısımda hedef kelimeler “Bu sözcüğü daha önce gördüğümü hatırlamıyorum.”, “Bu sözcüğü daha önce gördüm ama ne anlama geldiğini bilmiyorum.”, “Bu sözcüğü daha önce gördüm ve sanırım anlamı …………. (eş anlamı ya da çevirisi)”, “Bu sözcüğü biliyorum. Anlamı ………….. (eş anlamı ya da çevirisi)” “Bu sözcüğü bir cümle içinde kullanabilirim. (Bu bölümü yaparsanız lütfen 4. bölümü de yapınız.)” şeklinde değerlendirilmiştir. İkinci bölümde öğrencilerin yanıtlarına uygun olarak bir puanlama yapılmıştır. Puanlama şöyle yapılmıştır: öğrenciler verilen hedef kelimenin anlamını bilmiyorsa 1 puan verilir. Öğrenci, hedef kelimeyi gördüyse fakat anlamını bilmiyorsa buna 2 puan verilir. Öğrenci eş anlam veya çeviri verirse buna 3 puan verilir. Yazılan cümlede kelimenin anlam bilimsel açıdan uygunluğu varsa buna 4 puan verilir. Eğer dilbilgisi ve anlam bilimsel açıdan doğru bir cümle yazılırsa 5 puan verilir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirliği yapılmıştır. Araştırmada ölçeğin güvenilirliğini belirlemek için “Cohen kappa katsayısı” ve “Pearson moment çarpım korelasyon katsayısı” hesaplanmıştır. Kapsam geçerliği ise öğretmenler ve öğrencilerden görüş alınarak sağlanmıştır. Alınan sonuçlar doğrultusunda ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Bilişötesi Farkındalık Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi: OMÜ Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19877</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19877</guid>
      <author>Melek BABA ÖZTÜRK, Melda GÜRAL</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının biliş ötesi farkındalık düzeylerini cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim durumu, okul öncesi eğitim alıp almama, geleceğe ilişkin planlar yapma ve bireysel yenilikçilik düzeyleri gibi çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Tarama modelinde hazırlanan çalışmaya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenim gören 285 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmanın verileri, Schraw ve Dennison (1994) tarafından geliştirilip Akın, Abacı ve Çetin (2007) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Bilişötesi Farkındalık Envanteri”, Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilip Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Bireysel Yenilikçilik Ölçeği” ve araştırmacılar tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” yardımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma gibi betimleyici istatistiklerin yanı sıra ilişkisiz örneklemler t testi, varyans analizi ve korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının biliş ötesi farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının biliş ötesi farkındalık düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, anne baba eğitim durumu ve okul öncesi eğitim alma değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermezken bireysel yenilikçilik düzeyleri ve özellikleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, literatür ışığında yorumlanmış ve çeşitli öneriler getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Arkadaşlık İlişkilerinde Kalıp Yargılar Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19711</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19711</guid>
      <author>Meryem VURAL BATIK, Seher BALCI ÇELİK , Kemal ÖZCAN</author>
      <description>Arkadaşlık, ortak davranış kalıpları ve tutumlarının paylaşıldığı ve yeni davranış kalıpları ve tutumlarının oluşturulduğu en küçük toplumsal birim olarak tanımlanmaktadır. Arkadaşlık kişilik gelişiminde, toplumsallaşmada, cinsel kimliğin oluşmasında, sorumluluk alma ve bir gruba ait olma gibi birçok konuda önemlidir. Bu araştırma, ergenlerin arkadaşlık ilişkilerindeki kalıp yargılarını belirlemeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma 2014-2015 eğitim öğretim yılında Samsun ilinde ortaokul düzeyindeki 751 öğrenciden elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen “Arkadaşlık İlişkilerinde Kalıp Yargılar Ölçeği” 16 maddelik beşli Likert tipi bir ölçektir. Ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek amacıyla yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda üç alt boyutlu bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin 8 maddeden oluşan “Duygusal İlişki” alt boyutu varyansın %19,25’ini; 5 maddeden oluşan “Karşılıklı Etkileşim” alt boyutu varyansın % 14,26’sını ve 3 maddeden oluşan “Arkadaş Seçimi” alt boyutu ise varyansın %11,42’sini açıklamaktadır. Bu üç alt boyut birlikte arkadaşlık ilişkilerindeki kalıp yargılara ilişkin toplam varyansın %44.93’ünü açıklamaktadır. Ölçeği oluşturan maddelere ilişkin faktör yükleri ise .45 ile .82 arasında değişmektedir. Ayrıca yapılan doğrulayıcı faktör analizi ile modelin iyi uyum gösterdiği belirlenmiştir (?2/sd=2.28, RMSEA= 0.05, GFI= 0.95, AGFI= 0.93, SRMR= 0.04, NNFI= 0.91 ve CFI= 0.92, p&lt; .00). Ortaokul öğrencileri üzerinde geliştirilen ölçeğin iç tutarlılık (Cronbach’s alpha) katsayısı .81; test yarılama güvenirliği katsayısı ise, ilk yarı için .76 ve ikinci yarı için .69 bulunmuştur. Elde edilen bu değerler Arkadaşlık İlişkilerinde Kalıp Yargılar Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı İle 2015 Sosyal Bilgiler Taslak Öğretim Programı Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19934</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19934</guid>
      <author>Ünsal BEKDEMİR, Suat POLAT</author>
      <description>Mevcut Sosyal Bilgiler Öğretim Programları, 2005-2006 eğitim öğretim yılında yürürlüğe girmiştir. Dünyada sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal alanlarda meydana gelen gelişmelerin etkileri eğitim alanında da hissedilmiştir. Dünyada meydana gelen bu gelişmelerin eğitim faaliyetlerini etkilemesi kapsamında Türkiye’de MEB tarafından çeşitli derslerin öğretim programlarında değişiklikler yapılmakla beraber Sosyal Bilgiler dersi üzerinde yapılması planlanan düzenlemeler devam etmektedir. Son olarak 2015 yılında öğretim programlarında yapılan düzenlemeler kapsamında Sosyal Bilgiler Öğretim Programı taslak program şeklinde öğretmenlerin ve kamuoyunun görüşlerine sunulmuştur. Bu araştırmanın amacı, 2005-2006 eğitim öğretim yılında uygulamaya konulan Sosyal Bilgiler Öğretim Programları ile 2015 yılında yayınlanan Sosyal Bilgiler Taslak Öğretim Programını karşılaştırmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre 2015 Sosyal Bilgiler Taslak Öğretim Programındaki genel amaçların, öğrenme alanı ve kazanım sayılarının azaltıldığı tespit edilmiştir. 2015 Taslak Öğretim Programı genel anlamda incelendiğinde 2005 öğretim programında yer alan 17 genel amacın azaltılarak 8 genel amaç şeklinde sadeleştirilerek sunulduğu, öğrenme alanlarının 4. ve 5. sınıfta azaltıldığı, tüm sınıf düzeylerinde kazanımların sadeleştirilerek, etkin vatandaşlık, küreselleşme, hoşgörü, birlikte yaşama, çevre sorunları, sürdürülebilirlik gibi unsurların ön plana çıkarıldığı tespit edilmiştir. 2015 taslak programında ölçme ve değerlendirme anlayışının 2005 programında olduğu gibi öğrenci merkezli ve süreç odaklı olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Etik Lider Olarak Okul Yöneticilerinin Özelliklerine Ve Davranışlarına İlişkin Ortaöğretim Öğretmenlerinin Görüşleri (Eskişehir İli Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19882</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19882</guid>
      <author>Neşe BÖRÜ, Adnan BOYACI</author>
      <description>Bu araştırmanın genel amacı Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerine bağlı ortaöğretim örgütlerinde görev yapan öğretmenlere göre etik lider olarak okul yöneticisinin nasıl olması gerektiğini belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda ise etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerini, davranışlarını ve değerlerinin kaynağını belirlemeyi amaçlar. Araştırma nitel araştırma yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 33 ortaöğretim öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırma da okul yöneticilerinin seçiminde amaçlı örnekleme yöntemi olan maksimum çeşitlilik örneklemeden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın güvenirliği 0,87 olarak bulunmuştur. Araştırmanın birinci alt amacı olan ‘etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerine’ ilişkin sonuçlar yönetim becerileri, insanları etkileme gücü ve insaniyeti ile ilgili özelliklerine odaklanmaktadır. Araştırmanın ikinci alt amacı olan ‘etik lider olarak okul yöneticisinin davranışlarına’ ilişkin sonuçlar (a) okul yönetimi, (b) insan ilişkileri, (c) bireylerin haklarını koruması ve (d) okulda etik kültür oluşturması gibi davranış alanlarına odaklanmaktadır. Bu doğrultuda (a) etik lider olarak okul yönetimine ilişkin davranışları yönetim anlayışı, yönetimde karar alma, şeffaflık, hesap verme, yönetim süreçleri, kurallar ve yaptırımlar, okuldaki sinerji, okulun sorunları-ihtiyaçlar-başarısı ve öğrencinin ihtiyaçları-başarısı gibi davranış alanları ön plana çıkmaktadır. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin bir diğer sonuç ise (b) etik lider olarak insan ilişkilerine yönelik sonuçlardır. Bu doğrultuda iletişim becerileri ve insana verdiği değer ile ilgili davranışları iki alt davranış boyutu olarak gözlenebilir. İkinci amaca yönelik bir diğer sonuç ise (c) etik lider olarak okul yöneticisinin bireylerin haklarını korumasına odaklanmaktadır. Bireylerin sosyal ve yasal haklarını koruması, adil davranması ve ayrımcı olmaması bu konuya ilişkin davranışlar olarak tanılanabilir. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin dördüncü alt sonuç (d) okulda etik kültür oluşturmaya yönelik davranışlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu doğrultuda örnek olan, etik kurallar çerçevesinde okulu yöneten, öğrencilerin katıldığı, etik düşünceyi geliştiren seminerler, etkinlikler, projeler düzenleyen ve ilkeli olan gibi temel nitelikler öğretmenler tarafından okul yöneticilerine atfedilen temel davranışlar olarak gözlenmiştir. Araştırmada yer alan katılımcılara göre araştırmanın üçüncü alt amacında yer alan etik lider olarak okul yöneticisinin değerlerinin kaynağı konusunda dine olan inanç, kişiliği, toplum ve toplumsal kurallar, evrensel değerler ile ulusal ve evrensel değerleri sentezlemesi temel görüşler olarak öne çıkmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Uygulama Modeli Olarak Sınıf İçi Kurallar İle Yaşama Yönelik Değerler Kazandırma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19853</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19853</guid>
      <author> Elif ÇELEBİ ÖNCE, , Gözde ÖZENÇ İRA</author>
      <description>Eğitim, çağın koşullarına uyum sağlamak için çeşitli bilgi ve becerilerle donanmış, iyi ve nitelikli bir nesiller yetiştirme gibi genel amaçlarının yanında, sevgi, işbirliği, güven, hoşgörü, anlayış, saygı, dürüstlük gibi değerleri kazandırma görevini de barındıran geniş bir yelpazeye sahiptir. Sınıf ortamında verilecek değerler eğitimi ile toplumu oluşturan bireylere, nelerin önemli ve tercih edilebilir olduğu ve nasıl yaşanılması gerektiğinin belirtilmesi toplumsal düzenin, kültürün devamı açısından oldukça önemlidir. Öğrenciler, eğitim sayesinde doğru ve yanlışı seçmeyi öğrenmekte, buna bağlı olarak da ne kadar nitelikli eğitim alırlarsa da doğru seçimler yapmayı başarabilecek duruma gelmektedirler. Öğrencilerin tutumlarını, inançlarını, önceliklerini ve davranışlarının ölçütlerini belirlemelerinde benimsedikleri değerlerin etkisi oldukça büyüktür. Sınıf yönetimi ise özellikle kuralları oluşturma boyutunda, öğrencilerin sınıf iklimi içerisinde temel, evrensel değerleri kazanması ve kendi değerlerini ortaya çıkarma fırsatı sunması, ayrıca öğrenme için zemin oluşması açısından önemlidir. Bu yönden öğretmenlere, öğrencilerine sınıf içi kuralları kazandırmayı planladıkları ilk andan itibaren kurallar ile değerler arasındaki ilişkiyi perçinleyebilecekleri, uygulanabilir modeller sunmak gerekmektedir. Bu çalışmada genel hatlarıyla, eğitim sistemimizde ve değerler eğitiminde benimsenen yaklaşım ve yöntemler, çağdaş sınıf içi disiplin modelleri ve öğretmenin rolü üzerinde durulmaktadır. Bu yaklaşım, yöntem ve modellerden hareketle, öğrencilerin davranışlarındaki ölçütlerin belirlenmesi ve değerlerin kazandırılması amacıyla teoriden uygulamaya, öğretmenin hangi tutum ve davranışları benimseyerek öğrencilerini yönlendirebileceğini sunan etkili bir öğretmen modeli önerilmektedir. Çalışmada ele alınan değerler eğitimi, temel, evrensel ve insani değerleri içermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmeni Adaylarının Değer Öğretimine Yönelik Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19890</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19890</guid>
      <author>Özkan ÇELİK, Barış ESMER , Eyüp YILMAZ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının, ilköğretim öğrencilerinin kazanması gereken değerlerin nasıl öğretilmesi gerektiğine yönelik algılarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Ankara ilinde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 83 sınıf öğretmeni adayı araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Değer öğretimi ile ilgili sorulan açık uçlu sorulara cevap verebilmek için temel kavram ve bilgilere sahip olması gerektiği düşünüldüğünden, katılımcılarda Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Öğretimi derslerini almış olma kriterleri aranmıştır. Tarama modelinde yapılan bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanması aşamasında katılımcılardan değer öğretimine yönelik 4 adet açık uçlu soruyu yanıtlamaları istenmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının değerlerin öğretim sürecine yönelik algıları açık uçlu sorular ile derinlemesine ve zengin nitel veriler toplanarak belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi tekniklerinden yararlanılmış ve bazı sorulara verilen cevapların frekansları hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda, çoğu öğretmen adayının değer kavramını öğrencilerin “sahip olması gereken kazanım” olarak gördüğü ortaya çıkmıştır. Değerlerin öğretiminde ve kazanımların ölçülmesinde ise öğretim yöntem ve tekniklerini işe koşmanın katılımcılar tarafından en fazla yazılan ifadeler olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının çoğunluğu programda ön görülen değerlerle donanmış bireyler yetiştirebilmek için hedeflenen bu değerlere öncelikle öğretmenlerin kendilerinin sahip olmasını en önemli nitelik olarak görmektedirler. İleride değer öğretimi sürecinde sınıf içi uygulamaların ve öğretmenlerin karşılaştıkları sorunların belirlenmesine yönelik araştırmaların yapılması önerilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şehriyar'ın Eğitim Anlayışı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20019</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20019</guid>
      <author>İkram ÇINAR</author>
      <description>Bu araştırmanın genel amacı, bir sanatçı ve düşünür olarak Tebrizli Muhammed Hüseyin Şehriyar’ın eğitim anlayışını ortaya çıkarmaktır. Nitel araştırma desenindeki bu çalışmada veriler doküman incelemesi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma için disiplinler arası yaklaşım kaygısı güdülerek konuyla ilgili değişik bilim alanlarında yapılan araştırma ve yayınlardan literatür taraması yoluyla veri toplanmıştır. Veriler kütüphane ve arşivlerden, makale, gazete yazısı, fotoğraf ve internet kaynakları kaynakçada sıralanan kitaplardan Şehriyar’la ilgili, onun eğitim anlayışını merkeze alarak taranıp derlenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler, ikincil (yargısal) veri niteliğini taşımaktadır. Toplanan veriler benzer konuları inceleyen farklı kaynaklarla kontrol edilerek geçerlilik sınaması yapılmış, iç tutarlılık yönünden değerlendirilip güvenilirliği sağlanmıştır. Bu araştırmada şairin anadili olan Azerbaycan Türkçesi ile yazdığı ve Farsçadan Azerbaycan Türkçesine çevrilen şiirlerinden Şehriyar’ın eğitime ilişkin görüşleri ortaya konmuştur. Şehriyar’ı biçimlendiren koşullar, almış olduğu eğitim, gözleyip algıladığı dünyanın gidişatı, bir sanatçı olarak onun eğitim konusunda da görüşler geliştirmesine ve bu görüşlerini şiir sanatının incelikleriyle ortaya koymasına vesile olmuştur. Şehriyar çocukluğunda çevresinden güçlü bir geleneksel-yerel-milli bir kültür eğitimi almış ve özdeğerlerinin farkında bir kişi olarak evrensel kültüre katkı yapmıştır. Şehriyar bilimsel ve millî nitelikte bir eğitim önermektedir. Ona göre eğitimsizlik yıkım, felaket, çöküş, cehalet, ihanet, sorumsuzluk ve ahlaksızlığa yol açan insanlaşma noksanlığıdır. Noksanlığı tamamlamanın çaresi olarak insanların bilimsel bir eğitimden geçmesi gerektiğini savunur. Bilgisizliğin önlenmesi ve daha çok içinde bulunulan çağın geçerli bilimsel-felsefi bilgisine sahip olmayı önerir ve bunun okullarda edinilmesi gerektiğini dile getirir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Senaryo Tabanlı Öğrenme Tekniğinin Dil Bilgisi Konularının (Kelime Bilgisi) Öğretimine Katkısı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20008</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20008</guid>
      <author>Şener DEMİREL, Süleyman ÇETİNKAYA</author>
      <description>Son yıllarda öğrenme ve öğretme teknikleri üzerinde yapılan çalışmaların ivme kazanmasıyla birlikte yeni yeni öğretme-öğrenme teknikleri ortaya çıkmaktadır. Temel amaç öğrenme ve öğretmeyi en üst noktada gerçekleştirmek olan bu tekniklerden biri de Senaryo Tabanlı Öğrenme Yöntemi (STÖY)’dir. Öğrenci merkezli bu yöntemde amaç bilginin yaparak, yaşayarak öğrenilmesi ve daha uzun süre kalıcı olmasıdır. Bu çalışmanın amacı cümle ve kelime bilgisi gibi dil bilgisi konularının STÖY ile öğretilmesidir. Çalışma, İstanbul/Kâğıthane Şehit Adem Yavuz Ortaokulu’ndaki iki 6.sınıf şubesinde uygulanmıştır. Bu çerçevede öncelikle biri kontrol grubu (35 öğrenci) diğeri de deney grubu (35 öğrenci) olmak üzere iki 6. sınıf şubesinde okuyan öğrenci grubu belirlenmiştir. Sürecin başında her iki şubede okuyan öğrencilerin hazır bulunuşluklarını ölçmek amacıyla kelime bilgisi konusunda hazırlanmış bir ön test ile başarı düzeyleri tespit edilmiştir. Daha sonra beş hafta sürecek olan çalışmada kelime bilgisi konusu deney grubundaki öğrencilere STÖY ile kontrol grubundaki öğrencilere ise geleneksel/düz anlatım yöntemi ile anlatılmıştır. Süreç sonunda gerçekleştirilen son test ile de öğrencilerin başarı düzeyleri belirlenmiş ve söz konusu son test ile ön testin karşılaştırılması yapılarak STÖY’ün uygulandığı deney grubunun kontrol gurubuna oranla daha yüksek bir başarıyı sağlamaları hedeflenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ilköğretimde Uygulanan Serbest Etkinlikler Dersinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19917</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19917</guid>
      <author>Mehmet DEMİRYÜREK</author>
      <description>Bu araştırmada ilköğretimde uygulanan Serbest Etkinlikler dersinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde Küme örnekleme yöntemi kullanmıştır. Araştırmanın örneklemini Malatya merkez ilçeye bağlı farklı okullarda görev yapan 306 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanmasında anket kullanılarak veriler toplanmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan 27 maddelik anket iki bölümden oluşmaktadır: birinci bölümde demografik bilgiler sorulmuş ve ikinci bölümünde ise Serbest etkinlikler dersinin uygulanmasına ve faydalarına ilişkin sorular kullanılmıştır. Verilerin analizinde nonparametrik testler, ortalama, frekans, yüzdelik oranlar hesaplanmış ve dağılımın özellikleri ortaya konmuştur. Anket formunun uygulanması sonucunda alfa güvenirlik katsayıları hesaplanmış, anketin tamamı için güvenirlik katsayısı α=0.71 olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulgularına göre, Serbest etkinlik ders saatinde öğrencilerin gelişimlerine yönelik sanatsal etkinliklerin yapıldığını, derste öğrencilerin yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği gibi özelliklerinin geliştiği ancak yeterli rehberlik yapılmadığından dolayı dersin amacına uygun yürütülemediği soncuna ulaşılmıştır. Ayrıca Serbest Etkinlikler dersine ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet durumlarına, çalıştıkları kuruma, eğitim durumlarına ve kıdemlerine göre farklılaşma olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum karşısında dersin amacına uygun yürütülebilmesi için öğretmenlere yazılı dokümanlar, yönlendirici web siteleri sağlanmasının yanı sıra öğretmenlere haziran ve eylül aylarındaki seminerlerde bilgilendirici seminerler verilmelidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yenilenmiş Bloom Taksonomisi Açısından Ulusal Sınavlarda Sorulan Sosyal Bilgiler Soruları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20006</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20006</guid>
      <author>Papatya DEMİR, Mehmet KÖÇER , H. Erkan ATALMIŞ</author>
      <description>Türkiye’de daha önceden uygulan davranışçı eğitim yaklaşımı, yerini 2004 yılında yapılan değişiklikle yapılandırmacı eğitim anlayışına bırakmıştır. Bu benimsenen yeni eğitim anlayışı üst düzey bilişsel süreçleri kapsayan bilgi ve becerilerden oluşmaktadır. Bu beceriler eleştirel düşünme, problem çözme, karar verme ve öğrendiklerini hayata aktarma becerilerini içerir. Yapılandırmacı eğitim anlayışı ile oluşturulan 2004-2005 sosyal bilgiler öğretim programı, öğrencilerin bu üst düzey bilişsel süreçlerine dayanmaktadır. Bu çalışma ile öğretim programının sınavlara yansıdığı var sayımı ile 2008-2010 ulusal sınavlarda sorulan Sosyal Bilgiler soruların YBT’nin bilişsel düzey basamaklarına göre sınıflar ve yıllar arası dağılımlarında fark olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece 2004-2005 öğretim programının ne kadar üst düzey becerileri geliştirmeye yönelik olduğu tespit edilmek istenmiştir. Nitel durum incelemesi yöntemiyle yapılan çalışmada doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan SBS sorularına, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın sitesinden ulaşılmıştır. Türkiye’de Kasım 2013’den beri sadece 8. Sınıf öğrencilerine yönelik uygulanan TEOG sınavı yerine, 6, 7 ve 8. Sınıflara yönelik hazırlanan SBS sınavı tercih edilmiştir. Bu sınavın seçilme nedeni hem yıl bazında hem de sınıf bazında ulusal sınavda sorulan soruların nasıl değiştiğini görmektir. Ayrıca yapılandırmacı eğitim anlayışının sınavlara nasıl yansımış olduğunu göstermesi açısından iyi bir örnek olduğu düşüncesindeyiz. Araştırma verileri iki aşamalı uzman görüşünden geçirilmiştir. Elde edilen veriler, STATA 14 programı kullanılarak betimsel istatistik metodu, farklı gruplarda oran test yöntemi kullanılarak araştırma soruları incelenmiş, yüzde ve frekans hesaplamaları kullanılarak tablolara aktarılmıştır. Çalışmanın sonucunda, SBS sosyal bilgiler sorularının sınıflara ve yıllara göre alt bilişsel basamaklarda yer aldığı (2008 %95, 2009 %89 ve 2010 %80) ve çok düşük bir oranın üst düzeyde olduğuna ulaşılmıştır. Bu durumdan yola çıkarak öğrencilerin eleştirel düşünme, karar alma ve öğrendiklerini hayata aktarma becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak soruların hazırlanmasına öncelik verilmesi gerektiği düşünülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’deki Eğitim Politikasına Genel Bir Bakış (1920-1930)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19902</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19902</guid>
      <author>Ahmet DURMAZ, Özgür YILDIZ</author>
      <description>1920-1930 arası dönem yeni bir devletin filizlendiği ve temellerinin atıldığı bir dönemdir. Bu yeni devlet, yeni oluşum ve şekillenmeleri de beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla bu dönemde devletin temel dinamiğini oluşturan eğitim konusuna da özel bir önem verilmiştir. 1920-1930 yılları arasında Türk Eğitiminde meydana gelen inkılâplar ve eğitim adına yapılmış olan çalışmalar Cumhuriyetin temellerinin atılmasında özel bir öneme sahiptir. Çalışmada 23 Nisan 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılışından, Cumhuriyetin ilk yıllarında yer alan eğitim reformlarına ve harf inkılâbının kabulünden sonra açılan Millet Mektepleri’ne kadar eğitimde meydana gelen sorunlar, gelişmeler, değişmeler ve yenilikler yer almaktadır. Bu doğrultuda 1920-1930 yılları arasında yer alan milli eğitim bakanlarının faaliyetlerinden de yola çıkılarak Türk eğitiminde meydana gelmiş olan gelişmelere çalışmada yer verilmiştir. Dolayısıyla bu 10 yıl içerisinde hedeflenen eğitim politikalarına, hedefler doğrultusunda yapılmış olan eğitim faaliyetlerine ve de en önemlisi Türk eğitim sisteminde temel teşkil eden bazı ilkelere çalışmada değinilmiştir. Böylece Türk eğitim sistemi 1920-1930 yılları arasında tüm zorluklara rağmen oluşturulan bazı kurumlar ve örgütler sayesinde Türk Eğitimindeki sorunlar en aza indirilmeye çalışılmış ve gün geçtikçe de eğitim düzelmeye başlamıştır. Bu yıllar arasında meydana gelmiş olan gelişimler, değişimler, yenilikler, Mustafa Kemal ve Milli Eğitim Bakanlarının eğitim ile ilgili görüşleri, tetkik eserler ve dönemin basını kaynak gösterilerek aydınlatılmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Konuşma Kaygılarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19879</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19879</guid>
      <author>Esen DURMUŞ, Kenan BAŞ</author>
      <description>İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en önemli özelliklerden biri konuşma becerisidir. Bu becerisi gelişmemiş olan bireyler toplumla iletişim kurmakta sorun yaşarlar. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının konuşma ile ilgili kaygılarının bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 eğitim-öğretim yılı, güz döneminde öğrenim görmekte olan Fırat Üniversitesi, eğitim fakültesi, sosyal bilgiler öğretmenliği anabilim dalındaki 175 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan öğretmen adaylarının çoğunluğunu kızlar oluşturmuştur (91 kız, 84 Erkek). Araştırmaya katılımda gönüllülük esası dikkate alınmıştır. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımının bir boyutu olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Oğuzhan Sevim (2012) tarafından geliştirilen 20 maddelik, 5’li likert tipi konuşma kaygı ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizleri SPSS 17.00 programıyla yapılmıştır. Verilerin karşılaştırılmasında anlamlılık düzeyi ,05 olarak kabul edilmiştir. Verilerin analizinde ikili gruplarda’’t-testi’’, ikiden fazla olan gruplarda ise tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının konuşma ile ilgili kaygıları “Cinsiyet ve Sınıf ”değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık ortaya koymamaktadır; ancak “Demokratik ve özgür bir ailede yetişme ile Doğup büyüdüğü mekan” değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık ortaya koyduğu görülmüştür. Bu nedenle, konuşma kaygısı yüksek olduğu tespit edilen öğretmen adayları için iyileştirici tedbirler alınması ve konuşma kaygısını azaltacak etkinliklere özellikle eğitim fakülteleri bünyesinde yer verilmesi bu sorunun ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eleştirel Düşünme Becerisini Ölçmeye Yönelik Bir Başarı Testi Geliştirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19866</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19866</guid>
      <author>Eray EĞMİR, Gürbüz OCAK</author>
      <description>Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojilerini temel alarak gelişen bilgi toplumu, karşılaştığı bilgileri sorgulayarak anlamaya çalışan, başkalarının etkisi altında kalmadan bağımsız karar verebilen ve olaylara farklı açılardan bakabilen özerk bireyler talep etmektedir. Bu noktada 21. yüzyılda insanlar elde ettikleri bilgiler için kendilerine özgü bir eleme sistemi oluşturmalıdır. İnsanın ihtiyacı olan bu mantıksal süzgeç görevini yerine getirecek en etkili zihni süreç, eleştirel düşünme olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmada 5. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisini ölçmek amacıyla bir başarı testi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda alanyazından ve Afyonkarahisar il merkezinde görev yapan öğretmenlerle yürütülen ihtiyaç analizinden elde edilen verilerle bir eleştirel düşünme alt becerileri listesi oluşturulmuştur. Belirlenen bu becerileri ölçmeye yönelik oluşturulan form 20 kişiden oluşan bir 5. sınıf şubesine şekil açısından değerlendirilmesi amacıyla uygulanmıştır. Düzeltme sonrasında oluşan form akademik başarı açısından farklılaşan ve toplam 39 öğrenciden oluşan iki 5. sınıf şubesine uygulanmıştır. Form en sonunda sosyoekonomik düzey açısından farklılık gösteren üç okuldaki toplam 59 öğrenciden oluşan birer 5. sınıf şubesinde uygulanmış ve yapılan madde analizleri sonucunda teste 25 maddelik son hali verilmiştir. Testin son haline dair yapılan analizlerde testin bütününe ilişkin KR-20 ve KR-21 değerleri sırasıyla 0,61 ve 0,63 bulunmuştur. Ayrıca testin bütününe ait güçlük indeksi 0,37, ayırt edicilik indeksi ise 0,32 bulunmuştur. Böylece testin orta güçlüğe yakın ve oldukça iyi düzeyde ayırt ediciliğe sahip bir test olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Atanamama Kaygılarının Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19916</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19916</guid>
      <author>Menekşe ESKİCİ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının atanamamaya yönelik kaygılarını belirlemektir. Ayrıca öğretmen adaylarının, branş, yaş ve cinsiyet değişkenleri ile atanamama kaygıları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırma nicel verilerin kullanıldığı tarama modelli bir araştırmadır. Bu araştırmanın katılımcılarını Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 2014-2015 eğitim-öğretim yılında çeşitli bölümlerde öğrenim görmekte olan 468 (369 bayan ve 99 erkek) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırma kapsamında geliştirilen “Öğretmen Adayları Atanamama Kaygısı Ölçeği” ile toplanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizi için SPSS 17 kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi amacıyla Aritmetik Ortalama, Standant Sapma, t Testi, Tek Yönlü Kolmogorov Smirnov Testi ve Kruskal Wallis-H Testi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre öğretmen adaylarının atanamama kaygılarının orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin “atanamama korkusu” alt boyutunda öğretmen adaylarının orta düzeyin üzerinde, “kişisel algı” alt boyutunda ise orta düzeyin altında atanamama kaygısına sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca bayan öğretmen adaylarının anlamlı derecede erkek öğretmen adaylarına göre atanamama kaygılarının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçların yanı sıra öğretmen adaylarının atanamama kaygılarının branş ve yaş değişkenlerine göre anlamlı düzeyde değişmediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının atanamamaya yönelik kaygılarının yüksekliğinin nedenleri ile ilgili nitel araştırmalar yapılabilir. Ayrıca bayan öğretmen adaylarının atanamama kaygılarının yüksek olmasının nedenleri araştırılabilir. Ulaşılan sonuçlardan hareket ederek öğretmen adaylarının atanamama kaygılarını düşürmeye yönelik çözüm önerilerinde bulunulabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancılara Türkçe Öğretiminde Sözcük Öğretimi ve Kalıp Sözler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19989</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19989</guid>
      <author>Hürriyet GÖKDAYI</author>
      <description>Yabancı dil öğretmek, üzerinde en çok çalışılan alanlardan birisidir. Bir dili yabancılara öğretmek demek, o dili öğrenen kişilere okuma, anlama, dinleme, yazma ve konuşma becerisini kazandırmak anlamına gelmektedir. Yabancılara dil öğretiminin temel alanlarından birisi, öğretilen dilin söz varlığının o dili öğrenen kişilere aktarılarak kullanım becerisinin kazandırılmasıdır. Türkçenin yabancılara öğretimi de bu hedefi gerçekleştirmeye çalışır. Bu amaçla ilk önce Türkçenin söz varlığında bulunan sözcükler ve kalıp sözlerin yabancılara öğretilmesi gerekmektedir. Bu birimleri öğrenen yabancılar, Türkçe karşılıklı konuşma, okuduğunu ve duyduğunu anlama, kendilerini sözlü ve yazılı ifade etmede başarılı olacaklardır. Dil öğretim sürecini planlamada, her aşamanın içeriğini ve hedeflerini belirlemede yararlanılabilecek kılavuz metinlerin olması, yabancılara Türkçe öğretenlerin işini kolaylaştıracaktır. Bu amaçlarla Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni’nden yararlanmak mümkündür. Bu metinde dil öğrenme düzeyleri temel, orta ve üst olarak üçe ayrılmıştır. Her düzeyin içeriği ve hedefleri genel olarak belirlenmiştir. Yabancılara Türkçe öğretiminde sözcük ve kalıp sözlerin öğretimi amacıyla Ortak Başvuru Metni’nde belirtilen aşamalar takip edilebilir. Yabancı dil öğretenler, dil öğretim sürecinde öncelikle neyi, ne zaman, ne kadar ve nasıl öğretecekleri sorularına cevap vermeli, ardından öğretime başlamalıdır. Bu yazıda yabancılara Türkçe öğretiminde sözcük ve kalıp sözlerin öğretimi üzerinde durulacaktır. Bu süreçte bu birimlerin hangi aşamalarda nasıl ve ne kadar öğretilmesi gerektiğine dair öneriler getirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Dersinde Disiplinler Arası Öğretim Yaklaşımına Dayalı Analoji Tekniği Uygulamalarının Kavram Gelişimine Etkisi: Bir Durum Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19785</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19785</guid>
      <author>Burcu GÜRKAN, Ahmet DOĞANAY</author>
      <description>Bu araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde disiplinler arası öğretim yaklaşımına dayalı analoji tekniği uygulamalarının öğrencilerin kavram gelişimlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum (örnek olay) çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme türlerinden olan ölçüt örneklem tekniğine göre belirlenmiş ve 2014-2015 eğitim öğretim bahar yarıyılında Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı bir ilkokulun dördüncü sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Uygulama 12 ‘si kız, 12’si erkek toplam 24 öğrenciden oluşan bir sınıfta gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğretim süreci araştırmacılar tarafından sürdürülmüş ve altı hafta sürmüştür. Araştırmada veriler çalışma yaprakları, yarı yapılandırılmış görüşme ve araştırmacı günlüğüyle toplanmıştır. Çalışma yaprakları, öğretim sürecinin başında dağıtılmış ve her ders sonunda analiz için öğrencilerden toplanmıştır. Sınıf öğretmeniyle hem öğrencileri tanımak hem de her ders sonunda öğrenci performansları hakkındaki görüş ve düşünceleri için görüşme yapılmıştır. Uygulama öncesi görüşme yapılan öğrencilerin her uygulama sonrasında ayrı ayrı görüşleri alınmış; ayrıca araştırmacı günlüğü de her uygulama sonrasında öğrenci performanslarına göre düzenli olarak yazılmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşleriyle araştırmacı günlüklerine ilişkin veriler içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmada uygulama sonrası toplanan çalışma yapraklarına ilişkin veriler ise araştırmacılar tarafından geliştirilen ve puan kategorileri (1-3) olacak şekilde hazırlanan üç dereceli (Kabul Edilir, Kısmen, Kabul Edilemez) Çalışma Yaprakları Değerlendirme Puanlama Anahtarı (ÇYDPA) aracılığıyla betimsel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen nicel veriler Yinelenmiş Ölçümler için ANOVA aracılığıyla analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p≤ .05 olarak alınmıştır. Araştırma soyut kavramların özelliklerine disiplinler arası öğretim yaklaşımına dayalı analoji tekniği uygulamalarıyla ulaşılabildiğini göstermektedir. Bu öğretim sürecinin öğrencilerin muhakeme seviyesinden, önbilgilerinden, ilgilerinden, güdülenmişlik düzeylerinden, uygulamayı farklı bulmalarından ve sevmelerinden olumlu etkilendiği ortaya çıkmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Müziği Keman Öğretimine Yönelik Yeni Kaynak Hazırlamada “Beylik Aranağmelerden” Oluşturulan Çeşitlemelerin Yeri Ve Öneminin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20025</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20025</guid>
      <author>Vasfi HATİPOĞLU</author>
      <description>Bu araştırmanın, birinci aşamasında Türk müziği keman öğretim kaynaklarının Türk müziği keman eğitimi ve öğretimi süreci bakımından nitel ve nicel durumunun tespit edilmesi amaçlanmaktadır. İkinci aşamasında ise, araştırmacı tarafından ortaya konulan “Beylik Aranağmelerin” çeşitlemeleri ile Türk müziği keman öğretim sürecinin geliştirilebileceğine ilişkin görüşe dayanak oluşturulan orta düzey üzeri icracıya yönelik hazırlanmış nota örneğinin niteliğine yönelik uzman görüşlerinin alınması amaçlanmaktadır. Söz konusu amaç doğrultusunda var olan durumun tespit edilebilmesi için tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada, Türk müziği keman öğretim kaynaklarının belirlenmesi maksadıyla kaynak taraması yapılarak alan yazın çalışmaları incelenmiştir. Ardından “Türk müziği keman öğretim kaynakları ve öğretimde kullanılma durumları” ile araştırmacı tarafından oluşturulan “Beylik Aranağme Çeşitlemelerinin” üsluba-aktarıma-icraya ve öğretime katkısının tespit edilebilmesi için alanında uzman on keman öğretim elemanına anket formu gönderilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 17 (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak tahlil edilmiştir. “Yüzde” ve “Frekans” gibi betimsel istatistikler hesaplanmıştır. Araştırma doğrultusunda, Türk müziği keman öğretim kaynaklarının; sayısının yetersiz olduğu, öğretimde ve icrada birliğin sağlanmasına olanak sağlayacak nitelikte olmadığı, talebenin ya da icracının teknik gelişimine katkı sağlayacak nitelikte olmadığı görülmüştür. Bunun yanı sıra araştırmacı tarafından hazırlanan “Beylik Aranağme Çeşitlemelerinin” Türk müziği üslubunun aktarımına olanak sağlayacağı, öğretimde ve icrada birlikteliğin oluşmasına katkı sağlayacağı, talebenin ya da icracının teknik gelişimine büyük derecede katkı sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Epistemolojik İnançlarının Sınıflarda Uyguladıkları Öğretim Stratejilerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19908</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19908</guid>
      <author>Mustafa İÇEN, Erdal AKPINAR</author>
      <description>Bu çalışmada, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile sınıf içerisinde uyguladıkları öğretim stratejileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu çerçevede kıdem süresi, cinsiyet, görev yapılan yer ve mezun olunan eğitim kurumu gibi değişkenlerin, öğretmenlerin epistemolojik inançları üzerindeki etkileri tespit edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, İstanbul ve Erzincan’da görev yapan Sosyal Bilgiler öğretmenleri arasından gönüllülük esasına bağlı olarak tarafımızdan seçilerek oluşturulmuştur. İstanbul’da 221, Erzincan’da 89 olmak üzere, toplam 310 öğretmen ile çalışılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Schommer’in geliştirip, Karhan’ın Türkçe’ye uyarladığı “Epistemolojik İnanç Ölçeği” ile Şahin’in “Öğretim Stratejileri Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise SPSS 17. Paketinden yararlanılmıştır. Bulgularımıza göre; Sosyal bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançlarının hem sofistike, hem de geleneksel yönleri olmakla birlikte, sofistike yönü daha belirgindir. Farklı değişkenler açısından bakıldığında ise 10 yıldan az kıdeme sahip eğitim fakültesi mezunu sosyal bilgiler öğretmenleri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip sosyal bilgiler öğretmenlerine göre daha sofistike epistemolojik inançlara sahiptirler. Erzincan’da görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin İstanbul’da görev yapanlara göre daha sofistike inançlara sahip oldukları, İstanbul’dakilerin ise sınıf içi öğretim stratejilerini daha çok kullandıkları tespit edilmiştir. Öğretim stratejileri açısından bakıldığında ise eğitim fakültesi mezunu olmayan sosyal bilgiler öğretmenlerinin, eğitim fakültesi mezunu olanlara göre sınıf içi öğretim stratejilerine daha çok yer verdikleri saptanmıştır. Ayrıca 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip sosyal bilgiler öğretmenlerinin, 10 yıldan az kıdeme sahip olanlara göre öğretim stratejilerine daha çok yer verdikleri belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özel Eğitim Öğretmenlerinin Tükenmişlik ve Yaşam Doyumlarına İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19596</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19596</guid>
      <author>Serdal IŞIKTAŞ</author>
      <description>Bu araştırma, KKTC MEB İlköğretim Dairesi Müdürlüğü devlet özel eğitim merkezleri ve kaynak odası bulunan ilkokullarda özel eğitim alanında çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini ve yaşam doyumu düzeylerini belirlemek ve bu iki değişken arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapıldığından, betimsel ve bağıntısal bir çalışma olacak ve tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri; öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ve yaşam doyumlarıdır. Bağımsız değişkenleri ise cinsiyet, yaş, medeni durum, görev süresi, mezun olunan alan, belirli bir özür grubunda çalışıp çalışmama durumu, eğitim düzeyi ve işinden elde ettiği gelir durumudur. Bu araştırmanın hedef evrenini, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında KKTC MEB İlköğretim Dairesi Müdürlüğüne bağlı devlet özel eğitim merkezleri ve kaynak odası olan ilkokullarda özel eğitim alanında çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Maslach Tükenmişlik Ölçeğinde tükenmişliği ölçmeye yönelik toplam 22 madde bulunmaktadır. Ölçek Yaşam Doyumu Ölçeğinde ise toplam 5 madde bulunmaktadır. Araştırmada elde edilen verilen işlenmesi ve çözümlenmesinde SPSS (Version18.0) paket programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin tanımlayıcı istatistikleri olarak frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (x¯ ), standart sapma (ss) ölçütleri hesaplanmıştır. Tüm verilerin dağılım özelliklerinin incelenmesi amacıyla Shapiro Wilk Normallik testi uygulanmıştır Dolayısıyla bu araştırma sonucuna göre; duygusal tükenme alt boyutu ile demografik ve mesleki özellikler arasındaki ilişkiye yönelik sonuçlar; Öğretmenlerin “duygusal tükenme” boyutunda yer alan ifadelerin bir çoğunluğuna “çok nadir” yanıtını verdikleri tespit edilmiştir. Madde bazında bakıldığında ise “hiçbir zaman” yanıtının en yoğun verildiği ölçek maddesinin “yolun sonuna geldiğimi hissediyorum” ifadesi olduğu görülmektedir. Öğretmenlerden kişisel bilgi formu aracılığı ile elde edilen; cinsiyet, medeni durum, görev süresi, mezun olunan alan, eğitim düzeyi, belirli özür grubunda çalışıp çalışmama ve işten elde edilen gelir durumu verilerine göre anlamlı farklılıklar saptanmamıştır. Duygusal tükenme boyutundaki tükenmişliğin puanlamalarına bakıldığında; iki öğretmenin yüksek, 24 öğretmenin orta ve 41 öğretmenin düşük tükenmişlik yaşadığı görülmektedir. Bu verilere dayanarak KKTC’de devlete bağlı özel eğitim alanında çalışan öğretmenlerin, duygusal tükenmeyi yüksek düzeyde yaşamadıkları söylenebilir. İlgili alanyazın incelendiğinde öğretmenlerin duygusal tükenmişliği orta veya düşük seviyelerde yaşadıkları görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Bağlamında Türkiye’de Eğitim Gören Suriyeli Öğrenciler Üzerine Bir Araştırma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19992</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19992</guid>
      <author>Nazife KARADAĞ</author>
      <description>Yükseköğretimde uluslararasılaşma konusuna odaklanmış olan bu araştırma, yükseköğretim sisteminin uluslararası öğrenciler için hazır olma durumlarını tespit etmek amacıyla Türkiye’de yükseköğrenime devam eden Suriyeli öğrencilerin yükseköğretim sistemine ilişkin görüşlerini belirlemek üzere yapılmıştır. Araştırmada uluslararasılaşma sürecinde üniversitelerin “tanıtım ve markalaşma faaliyetleri”, “öğrenci başvuru, seçim ve kabul süreçleri”, “barınma hizmetleri”, “sosyal faaliyet alanında hizmet sunumları”, “öğrenci rehberlik hizmetleri” ve Türkçe öğretimi alanlarında üstlenmiş oldukları sorumluluklar belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemleri çerçevesinde yapılandırılan araştırmada olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını ölçüt örnekleme tekniği kullanılarak belirlenen ve Adıyaman Üniversitesi’nde yükseköğrenime devam etmekte olan Suriyeli on öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin 6’sı kadın 4’ü erkektir. Yaşları 19 ve 21 arasında değişmektedir. Öğrenciler Eğitim Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Meslek Yüksekokulu ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda eğitim almaktadırlar. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ve yükseköğretimin uluslararasılaşmasına yönelik sorun alanları çerçevesinde oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Toplanan veriler, içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda uluslararasılaşma sürecinde üniversitelerin tanıtım ve markalaşma faaliyetlerini yeterince sağlıklı yürütmedikleri, barınma konusunda öğrencilere yeterli destek sunulduğu, uluslararası öğrencilere hitap edecek sosyal etkinliklere yeterince yer vermedikleri, fakülte/bölüm hocalarının uluslararası öğrencilere yeterli düzeyde rehberlik sunduğu ve üniversitenin Türkçe Öğretim Merkezinin Türkçe öğrenme süreçlerinde öğrencilere katkıda bulunduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Birleştirilmiş Sınıf Öğretmeni Olmaya Yönelik Yeterlik Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19933</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19933</guid>
      <author>Fatma KARAKUŞ</author>
      <description>Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalından mezun olduktan sonra birleştirilmiş sınıflı bir köy okuluna atanma olasılığı yüksek olan öğretmen adaylarının bu göreve ilişkin özyeterlik algılarının belirlenmesinin hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmen eğitiminde, öğretmen özyeterliğinin arttırılması için yapılabilecek düzenlemelere katkı getireceği düşünülmektedir. Araştırma kapsamında mezun durumda olan sınıf öğretmeni adaylarının birleştirilmiş sınıflı okullarda öğretmenlik yapabilme yeterlik algılarının belirlenmesi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, genel tarama ve ilişkisel modelin kullanıldığı araştırmanın verileri 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde Akdeniz ve İç Anadolu bölgesindeki iki devlet üniversitesinde, sınıf öğretmenliği programı dördüncü sınıfta öğrenim gören 183 öğretmen adayından elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile Sağ (2011) tarafından geliştirilen Birleştirilmiş Sınıflarda Öğretmenlik Yapabilme Özyeterlik Ölçeği (BSÖYÖÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında birinci alt amaç için betimsel değerlere (ortalama ve standart sapma) yer verilmiş, ikinci alt amaç için Mann Whitney-U ve Kruskal Wallis H testlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmen adaylarının birleştirilmiş sınıflarda öğretmen olmaya yönelik özyeterlik puanlarının mesleği isteyerek tercih edip/etmeme ve birleştirilmiş sınıflara yönelik herhangi bir gezi-gözlem etkinliğine katılıp/katılmama durumuna göre anlamlı şekilde farklılaştığı; ancak cinsiyet, mezun olunan ortaöğretim kurumu, genel not ortalaması ve yaşanılan yer değişkenlerine göre farklılaşmadığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda hizmet öncesi öğretmen eğitiminde yer alan birleştirilmiş sınıflarda öğretim dersinin otantik öğrenmeye fırsat verecek şekilde düzenlenmesinin ve bu ders kapsamında birleştirilmiş sınıflı okullara yönelik gezilerin planlanmasının, öğretmen adaylarına birleştirilmiş sınıflı okullarda da uygulama yapma olanağı tanınmasının ve eğitim fakültelerine öğrenci alımlarında yalnızca bilişsel özelliklerin değil aynı zamanda duyuşsal özelliklerin de işe koşulmasının önemli olduğu düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pedagojik Formasyon Eğitimi Alan Türk Dili Ve Edebiyatı Öğretmeni Adaylarının “Özel Öğretim Yöntemleri” Dersiyle İlgili Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20027</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20027</guid>
      <author>Ömer Tuğrul KARA</author>
      <description>Öğretmen yetiştirme ülkemizde eğitim alanında en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Bu çerçevede Türkiye’de öğretmen yetiştirilmesi konusunda birçok çalışma gerçekleştirilmiş, zaman içerisinde öğretmen ihtiyacını karşılayabilmek için bazı fakültelerin öğrencilerine formasyon eğitimi verilmiştir. Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği formasyon programında yer alan derslerden biri de “Özel Öğretim Yöntemleri”dir. Öğretmen yetiştirme programları içinde yer alan bu ders, daha çok alana yönelik öğretim uygulamalarıyla ilgilidir. Bu ders öğretmen adaylarının alanı tanımaları, alanla ilgili becerilere sahip olmaları ve bunları geliştirmeleri; alana yönelik yöntem, teknik ve stratejileri öğrenmeleri, öğrendiklerini uygulamaya dönüştürmeleri açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, eğitim fakültelerinde formasyon eğitimi alan Türk dili ve edebiyatı öğretmeni adaylarının “Özel Öğretim Yöntemler”i derslerine ilişkin görüşlerini belirlemek ve bu derslerden elde edecekleri verimin artırılması için çeşitli öneriler ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, erişilebilir örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olup katılımcılar, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Çukurova Üniversitesinde öğrenim gören toplam 15 Türk dili ve edebiyatı öğretmeni adayından oluşmaktadır. Elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adayları, “Özel Öğretim Yöntemleri” dersinin ilerideki meslek yaşantılarına katkı sağlayacağını belirtmişler ve bu ders işlenirken yöntem ve teknikler, alana özgü kavramlar gibi konuların üzerinde daha fazla durulması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca öğretmen adayları genel olarak derse ayrılan sürenin yeterli olduğunu belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Geleneksel Eğitimde Alfabe, Kıraat, Yazı ve İmla Tedris Usulü</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20014</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20014</guid>
      <author>Hasan KAVRUK, Altan CAN</author>
      <description>Eğitim sürecimizdeki temel esaslardan birisi iyi okuyan, okuduğunu tam ve doğru olarak anlayan bireyler yetiştirmektir. Aslında birey ilkokuma ve yazmanın sağlıklı bir şekilde edinilmesiyle birlikte düşünme, anlama, sıralama, sınıflama, eleştirme, analiz-sentez yapma ve değerlendirme gibi çeşitli yeteneklerini geliştirerek zihinsel yapılanmanın temelini oluşturmuş olur. İlkokuma ve yazma öğretimi, kavram olarak okuma ve yazma öğretiminden farklılık arz etmektedir. Dil edinim sürecinde ilkokuma ve yazma öğretimi dinleme ve konuşma becerisine göre belirli bir yöntem ve teknikle kazandırılmaktadır. Bu kazanımın hangi yöntem ve teknikler kullanılarak günümüze kadar geldiğinin ortaya konmuş olması gelecek adına Türkçe eğitimini ve ilkokumayı kurgulamada eğitimcilere çok büyük ipuçları verecektir. Bu araştırmaya konu olan eser, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra harf devrine müteakip Millet Mekteplerinde ve Halk Dershanelerinde alfabe, okuma, yazı ve imla eğitimini gerçekleştirmek maksadıyla 1928 yılında Milli Talim ve Terbiye Heyeti tarafından “Alfabe, Kıraat, Yazı ve İmla Tedris Usulü” başlığı altında kaleme alınmıştır. Türkçe öğretimde ilkokuma öğretiminin tarihsel gelişimi ve hangi mahalde hangi yöntem kullanılarak öğretildiğinin tam olarak ortaya konulmamış olması bizi bu eser üzerinde çalışmaya yönlendirmiştir. Latin alfabesinin kabulünden sonra Türkçe ilkokuma ve yazma öğretimi hakkında incelenme yapıp verilerin yorumlanmasını amaçlayan bu araştırma için en uygun yöntemin nitel araştırma yöntemi olduğuna karar verilmiştir. Araştırma verileri Osmanlıca belge tarama, transkript etme, doküman çözümleme ve içerik analiz etme yoluyla elde edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Matematikten Başarılı Ortaokul Öğrencilerinin Matematik Öğrenme Süreçlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19784</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19784</guid>
      <author>Ahmet KESİCİ</author>
      <description>Matematik günlük yaşam için bir ihtiyaç, birçok bilim dalı için zorunluluk, kişinin hayatı için meslek seçimi gibi konularda belirleyicidir. Bu nedenle matematik eğitimi oldukça önemlidir. Matematikten başarılı olan öğrencilerin matematiği öğrenme süreçlerinin incelenmesi matematik eğitimi için faydalı olacaktır. Başarılı öğrenciler nasıl ders çalışırlar? Hangi stratejileri kullanırlar? Onları matematik öğrenmeye sürükleyen güdüler nelerdir? Öğrenme sürecinde ortak gösterdikleri davranışlar var mıdır? Sorularına verilecek cevaplar matematikten yeterince başarılı olamayan öğrenciler için neler yapılabileceği konusunda eğitimcilere yardımcı olacaktır. Ayrıca matematikten başarılı öğrencilerin dikkat çeken özelliklerinin belirlenmesini sağlıyacaktır. Bu çalışma matematikten başarılı ortaokul öğrencilerinin matematik öğrenme süreçlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma modellerinden olgubilim modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2015-2016 eğitim öğretim yılında Siirt İlinde bulunan iki ortaokulda okuyan ve Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) matematik sınavlarının her ikisinden de 85 ve üstü puan almış olan, 25 sekizinci sınıf öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ve betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda matematik dersinde başarılı öğrencilerin başarılı olmak için içsel ve dışsal olarak güdülendikleri, matematiği öğrenme sürecinde dikkat, duyuşsal, tekrar, anlamlandırma ve öğrenmeyi izleme stratejilerini kullandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcılarının matematik yılmazlık özelliğine sahip oldukları, strateji yönelimli öğrenme yaklaşımına sahip oldukları ve derin yaklaşımı kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Ortaokul 8. Sınıf Öğrencilerinin Sınav Kavramına Yönelik Metaforik Farkındalıkları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19991</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19991</guid>
      <author>Erol KOÇOĞLU, Fatih KAYA</author>
      <description>Eğitimde hedeflenen davranış, yetenek, bilgilerin ölçüm ve değerlendirmesi sınavlar yoluyla yapılmaktadır. Öğrenme öğretme sürecinde ölçme aracı olarak betimlenen sınavların sahip temel amacı, öğrencinin kazanımlara ulaşma düzeyini belirlemektir. Öğrencinin kazanımlara ulaşma düzeyi belirlenirken, öğrenciye uygulanacak olan sınavın öğrencilerin gelişim seviyelerine uygun olarak hazırlanması oldukça önemlidir. Öğrencilerin gelişim seviyesi dikkate alınarak hazırlanan bir sınav, öğrencinin kazanımlara ilişkin öğrenme düzeyini belirlemede öğretmen açısından daha güvenilir sonuçlara ulaşmada oldukça önemli bir yere sahiptir. Öğrencilerin seviyelerini ölçmek için gerçekleştirilen bu sınavlar, öğrencinin yaşamında önemli bir aşamadır. Çünkü sınavların sonuçları, öğrenme öğretme sürecinin etkili devamlılığı açısından önemlidir. Sınavlar, aynı zamanda öğrenciyi ders çalışmaya güdülemede etkili olmaktadır. Sınav; öğretmen ve öğrenci için dönüt sağlamakla birlikte eksik ve yanlış öğrenmeleri ortaya çıkartır. Bu araştırmanın temel amacı da, devlet okulu ve özel okula devam etmekte olan ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin “sınav” kavramına ilişkin sahip oldukları zihinsel imgeleri metaforlar aracılığı ile ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubu Ankara, İzmir, Malatya, Şanlıurfa, Adana, Trabzon ve Bursa illerinde 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde 150’si kadın ve 140’ı erkek öğrenci olmak üzere toplam 290 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırma kapsamında görüşlerine başvurulan ortaokul 8.sınıf öğrencilerinin “Sınav …………. benzer, çünkü ………….” cümlesini tamamlamasıyla elde edilmiştir.Yapılan araştırma sonucunda öğrencilerin ürettikleri zihinsel imgelerle onların sınav kaygısı da ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Evlilik Hoşnutsuzluğu İle Sosyodemografik Özellikler Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19734</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19734</guid>
      <author>Hatice KUMCAĞIZ, Kevser ERTUĞ</author>
      <description>Evlilik eşler arasında karşılıklı bağlılığa dayanan bir ortaklık olarak ifade edilmektedir. Bireyler yakın ilişki kurarak mutlu olmak, neslini devam ettirmek, çocuk sahibi olmak, cinsel arzularını tatmin etmek, toplumun taleplerini karşılamak gibi nedenlerle bir araya gelerek evlenmektedirler. Bu araştırmanın temel amacı, bireylerin evlilik hoşnutsuzluk düzeylerinin bazı sosyodemografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Bu genel amaca ulaşmak için araştırma sürecinde aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: Evli bireylerin evlilik hoşnutsuzluk puanları katılımcıların cinsiyetine, yaş gruplarına, öğrenim düzeylerine, evlenme sürelerine, çalışma durumlarına ve çocuklarının bakımında destek alma durumlarına göre anlamlı bir farklılık göstermekte midir? Araştırmanın evreni Samsun ilinin merkez ilçeleri olan Canik, İlkadım ve Atakum’da yaşayan evli bireylerdir. Bu evren içerisinden ulaşılabilen ve çalışmaya katılmaya gönüllü 550 evli bireyle görüşülmüştür. Bireylere Kişisel Bilgi Formu ve Evlilik Hoşnutsuzluk Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS istatistik paket programı 21.0 ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan istatistiki işlemler sonucunda verilerin normal dağılım göstermediği tespit edildiğinden araştırma bulguları için non-parametrik testler olan Mann- Whitney U testi ve Kruskall- Wallis Ki-Kare testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre evlilik hoşnutsuzluğu ile cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir fark görülmemiştir. Buna karşılık; yaş, öğrenim düzeyi, evlilik süresi, çalışma durumu ve çocukların bakımı değişkenleri ile evlilik hoşnutsuzluk puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmenlerin Sosyal Katılıma İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19736</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19736</guid>
      <author>Hatice MEMİŞOĞLU</author>
      <description>Sosyal katılım, toplum hizmeti olarak, bağımsız ya da bir grubun üyesi olarak gönüllü hizmet faaliyetlerine katılma, burada aktif olarak tek başına ya da başkaları ile uyum içinde çalışmadır. Kollektif bir eylem olarak, insanların bir araya gelerek vatandaşlık rollerini yerine getirebilecekleri aktivitelere katılmalarıdır. Siyasi bir eylem olarak, siyasi süreçte sorunların çözümünde yurttaş katılımıdır.Sosyal değişim olarak, toplumun geleceğinin şekillendirilmesine yardımcı olacak katılım şeklidir. Sosyal bilgiler dersi açısından da önemli bir beceri olan sosyal katılım, vatandaşlık boyutu açısından önemlidir.Araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin sosyal katılıma ilişkin görüşlerini incelemektir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görüşlerinin belirlenmesinde nitel araştırma modeli kullanılarak veriler toplanmış ve verilerin analizinde ise betimsel analizden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 30 Sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır.Verilerin elde edilmesinde görüşme tekniği kullanılarak, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır.Araştırma bulgularına göre, sosyal bilgiler öğretmenleri sosyal katılımı toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlama olarak tanımlarken; katılım haklarında, en fazla seçme-seçilme ve düşünce-ifade özgürlüğü belirtilmiştir.Sosyal Bilgiler dersi açısından önemini aktif ve duyarlı vatandaşlar yetiştirmek olarak vurgularken, programın bilgi düzeyinde yeterli olduğu ancak etkinlik açısından yetersizliği belirtilmiştir.Öğretmenler, sosyal katılımı daha çok gönüllülük ve medya aracığı ile gerçekleştirirken; sosyal katılımı gerçekleştirmede zaman yetersizliği, konu yoğunluğu, bilgi eksikliği, ekonomik nedenler, prosedür, aile ve yaş-cinsiyet faktörleri karşılaşılan sorunlar olarak belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Sevgi İhtiyaçlarının Karşılanmasında Annelerin Öz Değerlendirmelerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20016</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20016</guid>
      <author>Sema ÖNGÖREN, Gülhan ŞAHİN</author>
      <description>Her bireyin sevgiye ihtiyacı vardır. Bu sevgi ihtiyacı anne karnından itibaren başlamaktadır. Sevgiyi hisseden çocuk, ilgi dolu bakımla beraber ileriki yaşamını etkileyecek güven duygusunun da temelini atmış olacaktır. Bağlılık ve sevgi ihtiyaçları ile güdülenen birey; sevmek, sevilmek, kabul görmek, bir aileye, bir topluma veya bir gruba ait olmak ister. Ait olma ve özellikle sevgi ihtiyacının karşılandığı en temel kurum ailedir. Ailedeki sevgi ve aidiyet duygusu yaşamın değişik dönemlerinde bireyin kişiliğini de etkiler bir şekilde kendini göstermektedir. Ait olma ve sevgi ihtiyacı belli bir süre karşılanmayan fert, ihtiyacı karşılansa bile bunun etkisini uzun süre üzerinde taşıyacaktır. Her çocuk sıcak, dengeli ve sürekli ilişkiler geliştirebileceği sevgi dolu yetişkinlere ihtiyaç duyar. Anne babalar çocuklarını yalnızca söz dinleyen, güzel, iyi, temiz ve zeki oldukları için değil, yalnız kendileri olduğu için sevdiklerini hissettirmelidirler. Onların gelişmeleriyle ilgili her türlü sevinç ve problemlerini, sağlık ve hastalıklarını kabul eden olgun bir yetişkin sevgisi ile sevmelidirler. Bu araştırma okul öncesi dönem çocuklarının sevgi ihtiyacını karşılamada annelerin öz değerlendirmelerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma gurubunu 3-6 yaş gurubu çocuğu olan toplam 48 anne oluşturmuştur. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenine uygun olarak yürütülmüştür. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Veri analizi içerik analizi yöntemine göre işlenmiştir. Temalar belirlenerek kodlamalar yapılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, annelerin ve çocukların sözel ve davranışsal olarak sevgilerini ifade etmede benzer davranışlar gösterdikleri ve annelerin çocuklarının sevgi ihtiyaçlarını karşılamada kendilerini yeterli gördükleri belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Açık - Örgün Eğitim Sosyal Bilgiler Ders Kitapları ve Öğretim Programında Somut Olmayan Kültürel Miras Ögeleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19961</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19961</guid>
      <author>Ayşegül PEHLİVAN, Emine KOLAÇ</author>
      <description>Toplumların kimliğinin bir parçasını oluşturan kültürel mirasın dil yoluyla aktarılan boyutu olan somut olmayan kültürel mirasın nesilden nesle ulaştırılmasında eğitime büyük rol düşmektedir. Eğitim sisteminin ilköğretim basamağının ortaokul kademesinde okutulmakta olan Sosyal Bilgiler dersine de somut olmayan kültürel mirasın korunması bilincinin kazandırılmasında büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilmesinde öğretmenler önemli bir etkendir. Ancak, bu bilincin kazandırılmasında sadece öğretmenin edindiği bilgi ve deneyimler yeterli olmayabilir. Bu nedenle, bireye somut olmayan kültürel mirasın korunması ile ilgili bilgi, beceri ve değerlerin kazandırılmasında öğretmene yardımcı olacak ders kitapları ve öğretim programlarının yeri de önemlidir. Örgün eğitimin yanında açık öğretim sisteminde de öğrencilere ders notları verilmektedir. Bazı nedenlerden ötürü örgün eğitim sisteminde okula devam edemeyen bireylere verilen bu ders notlarında da somut olmayan kültürel mirasa ilişkin kazanımlara ve konulara yer verilmesi gerekmektedir. Açık ve örgün eğitim Sosyal Bilgiler ders kitapları ve öğretim programlarında somut olmayan kültürel miras ögelerine yer verilme durumunu belirlemeyi amaçlayan bu araştırma bu önemden yola çıkılarak desenlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, NVivo 10 paket programı ile betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda; somut olmayan kültürel miras ögelerine yer verilme durumunun program kapsamında 7. Sınıf, ders kitaplarında ise 5. Sınıf düzeyinde üst düzeye çıktığı; öğretim programları ile ders kitapları arasında somut olmayan kültürel miras ögelerine yer verilme bakımından bir uyumun olmadığı; ders kitaplarında ve öğretim programlarında en fazla sözlü gelenekler ve anlatımlar ögesine yer verildiği belirlenmiştir. Ayrıca örgün eğitim ders kitapları ve açık öğretim ders notları karşılaştırıldığında somut olmayan kültürel miras ögelerine örgün eğitim ders kitaplarında daha fazla yer verildiği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kurgulanmış Masalların İç Yapı Özellikleri Açısından Çocuğa Göreliği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19880</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19880</guid>
      <author>Olcay SALTIK</author>
      <description>Masal olağanüstü olayları ve kahramanları, gizemlerle yüklü dünyası, dil ve anlatımındaki renkliliği ve kültürel öğelerindeki zenginliği ile dikkati çeken yazınsal bir türdür. Ancak son yıllardaki teknolojik gelişimlerle birlikte gündelik yaşam da değişikliğe uğramış, bu durum beraberinde yazınsal türlerin de çocuğun ilgi ve gereksinimlerine göre yapılandırılmasını gerekli kılmıştır. Kurgulanmış masallar da bu değişimin sonucu olarak son yıllarda ortaya çıkmış bir masal türüdür. Sanatçılar tarafından geleneksel masallara öykünülerek oluşturulan bu masallar gerek olayları gerek kişileri ile daha çok günümüz çocuğunun dünyasına seslenmekte, onun sorunlarını ele almaktadır. Öte yandan kurgulanmış masaların çocuğun yaş ve gelişim özellikleri göz önünde bulundurularak oluşturulması, çocuğun okuma alışkanlığı ve sevgisi edinimi açısından da yaşamsal bir önem taşımaktadır. Başka bir deyişle masalların çocuğa görelik ilkelerine bağlı kalınarak oluşturulması gerekmektedir. Çocuğa göre özellikler taşımayan çocuk edebiyatı ürünlerinin çocuğu okuma sevgisi edindirme sürecinden alıkoyacağı gibi onun düş ve düşünce dünyasını da olumsuz yönde etkileyebileceği bilinen bir gerçektir. Bu çalışmada kurgulanmış masallar konu, karakter, ileti, dil-anlatım ve temel eğitim ilkeleri olmak üzere beş başlıkta ele alınmış, masal ögelerinin çocuğa göreliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, doküman incelemeye dayalı olarak gerçekleştirilmiş, verilerin çözümlenmesinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Çözümlemeler yoluyla elde edilen veriler doğrultusunda ise şu sonuçlara ulaşılmıştır: Araştırmada inceleme konusu yapılan kurgulanmış masalların çocuk gerçekliğine uygun bir anlayışla oluşturulduğu, değişkenlerin çocuğa görelik ilkesine bağlı kalınarak yapılandırılmaya çalışıldığı görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Doğa Deneyimine Dayalı Çevre Eğitimi”ne Yönelik Özyeterlik Algısı Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19739</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19739</guid>
      <author>Aslı SARIŞAN TUNGAÇ, Devrim ALICI , Mutlu Nisa ÜNALDI CORAL</author>
      <description>Doğa deneyimine dayalı çevre eğitimi yaklaşımı çevreyi yerinde öğrenme imkanı sunarak anlamlı öğrenmeye katkıda bulunmasının yanı sıra çevre eğitimi dersini duvarların sınırlayıcılığından kurtarmaktadır. Bir öğretmenin doğa deneyimine dayalı çevre eğitimlerine yönelik özyeterlik algılarının yüksek olduğu koşullarda, öğretim sürecinde okul dışı ortamları kullanmaktan kaçınmayacakları söylenebilir. Bu çerçevede, öğretmen adaylarının çevre eğitimi konusundaki yeterlik algılarının belirlenmesinin alana önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada öğretmen adaylarının Doğa Deneyimine Dayalı Çevre Eğitimi’ne yönelik özyeterlik algılarını ortaya koymak amacıyla bir özyeterlik algısı ölçeği geliştirilmiştir. 44 maddeden oluşan deneme ölçeği Akdeniz bölgesinde yer alan iki devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi üçüncü ve dördüncü sınıflarında okuyan ve “ Çevre Eğitimi” dersini almış olan 348 öğretmen adayına uygulanmıştır. Varimax döndürme yöntemiyle gerçekleştirilen açımlayıcı faktör analizi sonucunda üç alt boyuta sahip 20 maddelik bir yapı ortaya konmuştur. Alt boyutlar “Planlama”, “Uygulama” ve “Değerlendirme” olarak adlandırılmıştır. Ölçeğin bütününe ve alt boyutlara ilişkin Cronbach alfa güvenirliği sırasıyla, 0,921; 0,850 ; 0.793 ve 0.878’dir. AFA ile belirlenen üç alt boyutlu modelin uygunluğunu ortaya koymak amacıyla yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda hesaplanan model uyum indeksleri, RMSEA=0,067; CFI=0,97; GFI=0,90; AGFI=0,87 ve RMR=0,045 olarak bulunmuştur. Elde edilen bu değerler, model uyumunun sağlandığını ortaya koymaktadır. Ki-kare istatistiğinin serbestlik derecesine oranlanması ile elde edilen değer (2,58) ise modelin kabul edilebilir bir uyum iyiliğine sahip olduğunu göstermiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul 8.Sınıf T.C. İnkılap Tarihi Ve Atatürkçülük Dersinde Tarihi Filmlerin Değer Öğretiminde Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19872</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19872</guid>
      <author>Behsat SAVAŞ, Özgür ARSLAN , Ali TÜRKEL</author>
      <description>Ülkemizde 2005 yılından itibaren ilköğretim ikinci kademe programlarında başlanan program yenileme çalışmaları sonucunda 8. sınıfta T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi yer almıştır. Ders programı içerik ve öğretim yöntemleri açısından yenilenerek değer eğitimi önemli unsurlarından biri olmuştur. Bu bağlamda her ünite için değerler listesi oluşturulmuştur. Değer öğretiminde farklı yaklaşım, yöntem ve teknikleri bulunmaktadır. Drama, örnek olay, örnek metin, hikaye, destanlardan yararlanma, ikilem durumları sunma gibi farklı teknikler yer almaktadır. Birden fazla tekniği kapsayan bir başka yöntemde görsel ve işitsel açıdan öğrenciye hitap eden çok boyutlu olarak değerleri yansıtan tarihi içerikli film ve belgesel kullanılmasıdır. Bu çalışmanın amacı, tarihi içerikli film ile değerlerin öğretilmesine ilişkin teorik bir çerçeve çizmek ve tarihi içerikli film ile değer öğretimi gerçekleştirilmesine örnek sunmaktır. Çalışmanın gelecekte yapılacak olan araştırmalara kaynak ve örnek teşkil etmesi beklenmektedir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve örnek olay birlikte kullanılmıştır. Tarihi içerikli filmlerin geçmişe yönelik bilgi ve değerlerin kazanılmasına katkı sağladığı ifade edilebilir. Tarihsel empatiyi kolaylaştıran filmler ile tarihi karakterlerin o an yaşadıkları duygu ve düşünceleri hisseden öğrenci programın kazandırmayı hedeflediği değerleri kazanmaktadır. Öğrenci filmlerde yer alan örnek olaylardaki somut yaşantılar ve değerleri tarihi karakterlerin olaylara yaklaşımlarını gözlemektedir. Böylece tarihin sadece kronolojik bilgi ya da savaşlardan ibaret olmadığı, geçmişteki değerlerin günümüzde var olup olmadığı sorgulanıp, değerlerin değişimi ve sürekliliği anlaşılmaktadır. Uygulanan yöntem sadece T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi ile sınırlı olmayıp, programında değer içeren diğer derslerde de uygulanılmasının etkili olacağı ifade edilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lisansüstü Eğitim Öğrencilerinin Bilimsel Araştırma Sürecinde Karşılaştıkları Problemlere İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19979</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19979</guid>
      <author>Birsen SERHATLIOĞLU</author>
      <description>Lisansüstü eğitim, öğrencilere bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneği kazandırmayı amaçlar. Eğitim sürecinde amaca uygun ve etkili bilimsel araştırma yürütme becerileri kazanılmaya çalışılır. Bu noktada lisansüstü eğitim öğrencilerinin bilimsel araştırma sürecinde karşılaştıkları problemlerin belirlenmesi ve bu problemlere ilişkin çözüm önerileri getirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Buradan hareketle araştırmada lisansüstü eğitim öğrencilerinin bilimsel araştırma sürecinde karşılaştıkları problemlere ilişkin görüşlerini belirleme amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 bahar döneminde Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde öğrenim gören 20 lisansüstü eğitim öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin 6’sı yüksek lisans 14’ü ise doktora öğrencisidir ve gönüllülük esasına göre araştırmaya dâhil edilmişlerdir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum araştırması desenine uygun yürütülmüştür. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından oluşturulmuş açık uçlu sorulardan oluşan bir görüşme formu aracılığı ile elde edilmiştir. Görüşme formu, belirlenen genel amaç çerçevesinde yapılandırılan 8 sorudan oluşturulmuştur. Veri toplama aracının geçerliliği elde edilen verilerin ayrıntılı bir biçimde raporlaştırılması ile sağlanmıştır. Elde edilen veriler nitel araştırma desenine uygun olarak içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda lisansüstü eğitim öğrencilerinin bilimsel araştırma sürecinde karşılaştıkları problemlere ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Buna göre lisansüstü eğitim öğrencilerinin bilimsel araştırma süreçlerinde konu seçimi, kaynaklara ulaşma, yöntem seçimi, veri toplama, veri analizi, rapor yazma aşamalarında karşılaştıkları problemler ve bu problemlere yönelik çözüm önerilerine ilişkin görüşleri ortaya çıkarılmıştır. Bu sonuçlar ışığında öneriler getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üstün Yetenekli Öğrencilerin Tarih Dersine Yönelik Tutumlarının Cinsiyet Ve Sınıf Seviyesi Bağlamında İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19921</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19921</guid>
      <author>Hasan SUNGUR, Meliha KÖSE</author>
      <description>Üstün yeteneklilerin eğitimi uzun bir geçmişe sahiptir, aynı zamanda üstünlerin eğitimi meselesi toplumların gelişimi açısından son derece önemlidir.Yıllardır eğitimciler ve araştırmacılar üstün yetenekli çocukların dünyasını incelemeye ilgi duymaktadırlar. Üstün yetenekli öğrencilerin ihtiyaçlarını anlamaya yönelik birçok çalışma vardır. Bu tarz özelliklere sahip olan çocukların gelişimlerine yardımcı olmak için eğitimcilerin üstünlere yönelik programlar geliştirmesi gerekmektedir.Program geliştirirken göz önünde bulundurulması gereken noktalardan biri de öğrencilerin tutumlarıdır.Nitel bir çalışma olan bu araştırmanın amacı üstün yetenekli öğrencilerin Türkiye’de liselerde okutulan tarih dersine yönelik tutumlarını, cinsiyet ve sınıf bazında incelemektir. Araştırmanın örneklem kümesini Türkiye’de üstünlere yönelik lise düzeyinde eğitim veren ve bu alanda tek okul olan TEV İnanç Türkeş lisesinde okuyan 133 üstün yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin turumlarını ölçmek için Likert ölçeği kullanılmıştır.Hedef gruba uygulanmadan önce,Ölçeğin geçerlilik ve güvenilirliği test etmek amacıyla pilot bir çalışma gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler SPSS 23 (IBM) ve SPSS AMOS 23 (IBM) ile analiz edilmiştir. Araştırmada cinsiyet bağlamında üstün yetenekli kız ve erkek öğrencilerin tarih dersine yönelik tutumlarında önemli farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir. Sınıf bazında baktığımızda 10. Sınıf öğrencilerinin tarih dersine yönelik tutumlarının diger sınıf seviyelerine göre daha olumlu oldugu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>70 Yaş Üstü Yetişkinlerin Yakın Tarihi Öğrenme Yöntemleri Üzerine Bir Araştırma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19724</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19724</guid>
      <author>Mehmet TEMİR</author>
      <description>Bu araştırmada 70 yaşın üzerindeki insanların yakın tarih konusundaki bilgi durumlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Tokat il merkezinde 70 yaş ve üzeri 40 yetişkinle yapılan yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği kullanılmıştır. Burada bahsedilen ölçüt katılımcıların 70 yaş ve üzeri olmaları şeklinde belirlenmiştir. Veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Veriler Microsoft Excel ve Word ortamına aktarılmış sonrada IBM SPSS (Versiyon 17) programında frekans ve yüzde kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların genelinin tarihi, televizyon ve radyo gibi görsel ve işitsel iletişim araçlarından öğrendikleri bulgusuna erişilmiştir. Bilgisayar ve akıllı telefon ile ilgili bir etkileşime ise rastlanılmamıştır. Bunun sebebinin katılımcıların yaşları itibariyle dijital çağın getirdiği yeni teknolojilere yabancı kalmaları olduğu düşünülmektedir. Araştırmada gazete gibi yazılı basının hemen hemen hiç takip edilmemekte olduğu, en güçlü medya araçlarından televizyonun, yakın tarihe ilişkin yaygın bir iletişim aracı olmasına rağmen hatırlanmada çok da etkili olamadığı ve 1950’den günümüze kadarki süreçte elektriğin gelmesi, yolların yapılması vb. değişimlerin katılımcıların hayatlarında genel olarak iyileşmeler sağladığı gibi sonuçlara da ulaşılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen veriler ışığında tarihin doğru öğretilmesi amacıyla tarih öğretiminin geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Sunulan öneriler içerisinde tarihi gençlere ve yeni nesillere aktarırken, zamanın tanıklıklarının görüş ve anlatımlarının önemi vurgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencilerinin Müzik Eğitimi Düzeylerinin Öğretim Yöntemleri, Planlama ve Uygulama Alt Boyutları Açısından İncelenmesi: Çocuk Gelişimi Programı Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19920</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19920</guid>
      <author>Emre ÜSTÜN, Emin Erdem KAYA</author>
      <description>Bireylerin başarılı olmalarını, hayal gücünü ve beyin gelişimini arttıran müzik eğitimi bireylere, topluma kazandıracağı olumlu niteliklerin verilmesini amaçlar. Eğitimin önemli bir boyutu olan müzik ile bireyler sadece bir alanda bilgilenmiş olarak değil, günümüz toplumlarının hızlı gelişimine de ayak uydurarak çok yönlü bireyler olarak yetişeceklerdir. Mesleki gelişim amacına ağırlık verilen günümüz üniversite eğitiminde akademik, kişisel ve sosyal yönleri ile çok yönlü bireyler yetiştirilmesi daha çok önem kazanmıştır. Müzik eğitimi, çok yönlü bireyler yetiştirilmesi anlayışına en uygun alanlardan birini oluşturmaktadır. Müzik bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve eğitimsel nitelikleri ile birçok işlevi olan çok yönlü bir olgudur. Bu yönleri ile bakıldığında müzik eğitimi vermeyi amaçlayan üniversitelerde uygulanan müzik dersleri de öğrencilerin müziksel algılama yeteneğini ve müzik yaşamını yüksek düzeyde geliştirecektir. Bu durumdan yola çıkarak yapılan bu çalışma üniversitesi programlarında yer alan müzik dersinin öğrencilerin müziksel gelişim düzeylerine etkisini belirlemeyi ve müziksel yeterlilik durumlarını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Çocuk Gelişimi Programı 2015–2016 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 62 öğrenciden ve 2 sınıftan oluşan çalışma grubunda her ders saati için 2 öğrencinin davranışları uzmanlar tarafından değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrenciler üzerinde hedeflenen davranışlar üç alt boyuta ayrılarak (öğretim yöntemleri, planlama ve uygulama) incelemeye alınmıştır. Bu alt boyutlara ilişkin ortalama değerler öğrencilerin uygulama alt boyutunda başarı seviyesinin daha yüksek olduğunu, öğretim yöntemleri ve planlama alt boyutunda ise başarı seviyelerinin birbirine daha yakın olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin bu puan aralıklarıyla hedeflenen davranışları gerçekleştirmelerinde yeterli oldukları görülse de çocuk gelişimi müzik eğitimi açısından daha başarılı olmaları ve seviyelerini arttırmaları mesleki anlamda daha başarılı olarak müzik eğitimi boyutunda daha önemli adımlar atmalarını sağlayacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1997-2013 Yılları Arasında Üniversite Seçme Ve Yerleştirme Sınavlarında Sorulan Limit Sorularının Bloom Taksonomisine Göre Analizi ve İlköğretim Matematik Öğretmen Adaylarının Bilişsel Düzeylerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19637</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19637</guid>
      <author>İbrahim YALÇINKAYA, Sevim EREN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, 1997-2013 yılları arasında üniversite seçme ve yerleştirme sınavlarında (ÖSS, ÖYS, YGS, LYS) çıkmış limit sorularını Bloom Taksonomisine göre analiz etmektir. Ayrıca bu sorulardan hazırlanan başarı testinin İlköğretim Matematik öğretmen adaylarına uygulanması, adayların bilişsel düzeylerinin belirlenmesi ve adayların cevaplarının akademik başarı, cinsiyet, lise türü ve sınıf değişkenlerine göre incelenmesidir. 1997-2013 yılları arasında çıkmış çoktan seçmeli sorular Bloom Taksonomisine göre seviyelere ayrılmış ve bu ayırım yapılırken uzman yardımı alınarak bir başarı testi oluşturulmuştur. Başarı testine ek olarak içeriğinde cinsiyet, sınıf, akademik başarı ve lise türü değişkenlerini içeren bir form hazırlanıp adaylara sunulmuştur. Başarı testi Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü, Matematik Öğretmenliği Programında öğrenim gören 1, 2 ve 3. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. 16 soruluk başarı testindeki soruların 3’ü bilgi düzeyine, 5’i kavrama düzeyine, 4’ü uygulama düzeyine ve 4’ü analiz düzeyine aittir. Değerlendirme ve sentez düzeyinde soru sorulmamıştır. Adayların soruları cevaplama durumları incelendiğinde bazı düzeylerde kız öğrencilerin erkeklerden daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf değişkenine göre ise sınıflar arasında istatistiksel bir farklılık olduğu görülmüştür. Bu farklılığın 2. sınıf lehine olduğu sonucuna varılmıştır. Lise türü değişkenine bakıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Son olarak akademik başarı değişkenine göre ise akademik ortalaması yüksek adayların daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çağdaş Felsefenin Klasikleri: Felsefe Öğretim Üyelerinin Tercihleri Üzerine Nicel Bir Araştırma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19848</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19848</guid>
      <author>Aslı YAZICI, Sedat YAZICI</author>
      <description>Bu araştırmanın ana problem cümlesi “Felsefe öğretim üyelerinin değerlendirmesine göre, çağdaş Batı felsefesinin temel klasikleri nelerdir?” sorusudur. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye’de devlet ve vakıf üniversitelerinin farklı fakülte ve bölümlerinde felsefe alanında eğitim veren öğretim üyeleri oluşturmaktadır. Veri toplama aracında çağdaş felsefenin toplam 84 klasiğine yer verilmiş, katılımcılardan bu klasiklerden beşini önem sırasına göre belirlemeleri istenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, toplam 33 eser 10 kez veya daha fazla sayıda öğretim üyesi tarafından tercih edilmiştir. Çağdaş felsefenin klasiği olarak Heidegger’in Varlık ve Zaman (56 kez) adlı eseri katılımcıların en fazla tercih ettiği klasik olmuştur. Onu Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar (41 kez) adlı eseri, T. Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı (41 kez) ve yine Wittgenstein’ın Tractatus-Logico-Philosophicus (37) adlı eserleri izlemiştir. Öğretim üyelerinin klasik tercihlerinin ilgi ve çalışma alanına göre farklılık gösterdiği görülmüştür. Ders programlarında ve içeriklerinde felsefenin ana klasiklerine yer vermek felsefe eğitiminin önemli bir parçasıdır. Öğretim üyelerinin gözünde çağdaş felsefenin klasiklerinin neler olduğunun tespit edilmesi ülkemizde yürütülen felsefe eğitiminin içeriğinin tanınmasına ve mevcut eğitim programlarının ve ders içeriklerinin değerlendirilmesine katkı sağlayacak niteliktedir. Bu çalışmada elde edilen bulgular Kuzey Amerika’da yapılmış benzer bir çalışmayla karşılaştırılarak akademik felsefe eğitimimizin uluslararası boyutu belirlenmeye çalışılmış; ülkemizde mevcut felsefi eğilim ve ilginin içeriği üzerine bazı değerlendirmeler yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halkevleri'nde Tarih Eğitimi Faaliyetlerine Bir Örnek: Tarihi Konferanslar (1932-1951)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19912</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19912</guid>
      <author>Tercan YILDIRIM</author>
      <description>Erken Cumhuriyet Dönemi’nde yeni bir kimlik oluşturmak amacıyla eğitim-öğretim faaliyetlerine merkezi önem verilmiştir. Okullaşma oranının az olması ve örgün eğitimin dışındaki toplumsal kesimlere ulaşılamaması gibi nedenlerle inkılâpların halka benimsetilmesinde ve ortak bir kültürel miras inşa etmekte güçlükler yaşanmıştır. Bu durum sistemli bir yetişkin eğitimine de ihtiyaç doğurmuş ve yurt çapında Halkevleri açılmıştır. Halkevleri 9 farklı faaliyet alanına bölünmüş ve dil, tarih, edebiyat, sanat, spor, tiyatro vb. alnlarla birer şube ilgilenmiştir. Çalışmada yaygın bir eğitim kurumu olarak kabul ettiğimiz 1932-1951 arasında faaliyet gösteren Halkevlerinin tarih eğitimi, tarih bilinci ve/veya ulusal kimlik inşasına dönük faaliyetleri incelenmiştir. Bu bağlamda tarih konferansları incelenmiştir. Yapılan incelemelerde Türklerin kökeni, Türk tarihinin büyüklüğü, Kurtuluş Savaşı, Atatürk ilke ve inkılapları gibi konularda birçok konferans verildiği görülmüştür. Bu konferanslarla tarih bilinci inşa edilmeye çalışılmıştır. Atatürk ilke ve inkılapların savunulması ve korunması gerekliliği üzerinden bir tür sorumluluk bilinci yüklenmek istenmiştir. Dönemin yeni tarih ve dil görüşleri ekseninde Türklüğün kökeni, dili ve tarihi gibi konularda ortak bir fikir birliğine ulaşılmak ve uzak geçmiş anlatılarıyla Türklük üzerinden süreklilik algısı oluşturulmak istendiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca incelenen dönemin şartları içinde düşünüldüğünde formal eğitimin dışında kalmış yetişkinler için eğitim-öğretim faaliyetlerine merkezi bir önem verilmesi kimlik ile eğitimin doğrudan ilişkisini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu bağlamda dönemin tarihsel anlayışının çeşitli konferanslar vasıtasıyla sistematik bir şekilde halka aktarılmış olması da tarih eğitimi açısından önemli bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Eğitimi Bölümü Öğrencilerinin Yabancılara Türkçe Öğretimi Dersine İlişkin Tutumları Ve Yeterlikleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19923</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19923</guid>
      <author>Fatih YILMAZ, Ensar YILDIZ</author>
      <description>Günümüz dünyasında teknoloji hızla gelişmektedir. Bu gelişme ile bireyler arasında birçok etkileşim olmaktadır. Bunun bir sonucu olarak bireylerde ikinci bir dil öğrenmek zorunda kalmıştır. İkinci bir dil olarak Türkçe de dünyanın birçok yerinde konuşulmasından dolayı öğrenilen ve öğretilen bir dil olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaptığımız çalışmada Türkçe Öğretmenliği Bölümü ders programında bulunan Yabancılara Türkçe Öğretimi dersini alan öğrencilerin tutum ve yeterliliklerini bazı değişkenlere göre tespit etmeye çalıştık. Çalışmamızın evreni Cumhuriyet Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği dördüncü sınıfta okuyan 103 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmamızda veri toplamak için Tutum Ölçeği kullanılmış ve istatistikî işlemlerinde SPSS programı kullanılmış olan nitel bir çalışmadır. Yabancılara Türkçe Öğretimi dersi önemli olmasına rağmen ve bu alanda eğitimli insanlara ihtiyaç olmasına rağmen son sınıf öğrencileri Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi konusunda maalesef bilinçli değiller. Bu dersin sadece kredi doldurmak için konulduğunu, amaçlarının dersi geçmek olduğunu belirtmişlerdir. Aldıkları eğitiminde bu doğrultuda olduğunu bu yüzden derste yeterince yöntem ve tekniğin işlenmediği, ek materyallerin yeterince kullanılmadığını, sınıf sayısının ve düzeninin öğrenmelerini zorlaştırdığını, uygulama dersinin de olması ve derse giren hocaların derse karşı olumlu tutum sergilemesi gerektiğini belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kişilerarası İletişim Ölçeğinin Geliştirilmesi: Güvenirlik ve Geçerlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20055</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=20055</guid>
      <author>Öznur ATAŞ AKDEMİR, Jared M. CAMPBELL</author>
      <description>Kişilerarası iletişim, insanoğlunun iletişim etkinliklerinin en önemli ögelerinden biridir ve bazı özgün özelliklere sahiptir. Bu özellikler şu biçimde açıklanabilir: Kişilerarası iletişim kaçınılmazdır. İletişim kurmamak bir seçenek değildir; aslında iletişim kurmamak bile bir şekilde iletişimdir. Kişilerarası iletişim aynı zamanda geri döndürülemez, karmaşık ve bağlamsaldır. Bütün bu özellikler, kişilerarası iletişimi derinlemesine incelenmesi gereken iletişim olgusu haline getirir. Bu çalışma bir kişilerarası iletişim ölçeğinin geliştirilmesine ilişkin araştırmayı sunmaktadır. Yapılan güvenirlik ve geçerlik analizleri sonucunda kişilerarası iletişim eğilimlerini ölçmeyi amaçlayan yedi maddelik bir ölçek geliştirilmiştir. Kişilerarası İletişim Ölçeği (KİÖ) iki faktörlüdür: Dışa Yönelik Algı ve İçsel Paylaşım. Dışa yönelik algı, kişinin başkalarıyla etkileşim kurma yeteneğini ifade eder; içsel paylaşım ise kişinin iletişim kurarken başkalarıyla arasındaki mesafeyi kaldırma arzusunu ifade eder. Bu iki faktörün bileşenleri çeşitli iletişim, kendi kendini aldatma, sosyal çekicilik ve cinsiyet ölçekleri kullanılarak iki ayrı çalışmada saptanmıştır. Dışa yönelik algının bireyin algılama yeteneğini, cinsiyet faktörünü ve başkalarıyla iletişim kurma yeteneğini yordadığı belirlenmiştir. İçsel paylaşımın bireyin iletişim isteğini ve iletişim kurma açısından esnekliğini ve yeteneğini yordadığı belirlenmiştir. Yapılan istatistik analizleri sonucunda geliştirilen ölçeğin güvenilir ve geçerli olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada geliştirilen ölçek, farklı alanlardaki kişilerarası iletişim araştırmalarında güvenilir bir veri toplama aracı olarak kullanılabilecektir. Çalışma, gelecekte yapılacak benzer nitelikteki araştırmalar için kimi çıkarımlarla sonlandırılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Siyaset Kavramına İlişkin Algılarının Metaforlar Aracılığıyla İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19915</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19915</guid>
      <author>Özge TARHAN</author>
      <description>Problem Durumu: Yaşam boyu politik okuryazar bireyler yetiştirmek için eğitim sisteminde sosyal bilgiler öğretmenlerinin üzerine düşen önemli görevlerden biri de çocuklara siyasetle ilgili temel bilgi, beceri ve değerler aracılığıyla siyasetin nasıl yapılacağını öğretmektir. Toplumun siyasal olarak bilinçli bireylerden oluşabilmesi için “Politik Eğitim” oldukça önemlidir. Bireylerin yaşadıkları topluma yararlı birer aktif vatandaş olmaları için öncelikle temel politik bilgiye sahip olması gerekmektedir. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının hoşgörü kavramına ilişkin metaforik algılarını belirlemektir. Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin siyaset kavramına ilişkin sahip oldukları metaforlar ile bu metaforların ortak özellikler bakımından hangi kavramsal kategoriler altında toplandığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın Yöntemi: Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji benimsenmiştir. Metaforların ve temaların belirlenmesinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Veri Toplama Aracı: Katılımcıların “Siyaset ……….’a/e benzer. Çünkü ……….” ifadelerini tamamlamaları istenmiştir. Katılımcıların kendi el yazıları ile kaleme aldıkları bu tamamlamalar araştırmada temel veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Çalışma Grubu: Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gören toplam 115 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bulgular: Katılımcılar tarafından dile getirilen metaforlara ait temalar sırasıyla şunlardır: 1- Siyasetin Zor Oluşu (20 kişi, %17,39), 2- Sevilmeyen Siyaset (19 kişi, %16,52), 3- Siyasetin Gerekliliği (27, %23,47), 4- Farklılıkları İçeren Siyaset (11 kişi, %9,56), 5- Çok Çalışmayı Gerektiren Siyaset (13 kişi, %11,30), 6- Beceri Gerektiren Siyaset (14 kişi, %12,17) ve 7- Yönetim (11 kişi, %9,56). Çalışmaya katılan öğretmen adaylarının siyaset kavramına ilişkin yaratıcı anlamlar yükledikleri ve siyasetle ilgili bilinen tanımların dışına çıktıkları tespit edilmiştir. Öneriler: Araştırma sonucunda elde edilen metaforlar, siyaset kavramının öğretmen adayları tarafından nasıl algılandığını belirlemek amacıyla güçlü birer ipucu özelliği taşımaktadır. Metaforlar öğrencilerin konu ile ilgili ön bilgilerini belirlemek için kullanılabilir. Öğrencilere öğretilebilecek her yeni değer ürettikleri metaforlar yardımıyla tespit edilebilir. Anahtar sözcükler: Siyaset, Metafor, Öğretmen Adayları, Nitel Araştırma.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


