






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2016 Sayı Volume 11 Issue  9</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=313</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Kuvâ-yı Milliye’nin Kuvve-i Mâneviyesi İstiklâl Marşı’na Moral Açısından Bir Yaklaşım</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19679</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19679</guid>
      <author>Muhammet Sani ADIGÜZEL</author>
      <description>İstiklâl Marşı için düzenlenen yarışmanın tarihî arka planına bakıldığında cephede savaşan askerleri moral bakımından destekleyecek bir metin arandığı anlaşılmaktadır. Yarışmaya katılan eserlerden jüri tarafından seçilenlerin askerler üzerinde bıraktığı etkileri gözlemlemek amacıyla ordu komutanlıklarına gönderilmesi bu hususun belirleyiciliğinin altını çizmektedir. Mehmed Âkif’in eserinin seçilmesinde de, eserin dinleyenlerde, özellikle de askerlerde müspet duygular uyandırmaktaki başarısı öne çıkmıştır. Orduya ithaf edilen İstiklâl Marşı, Çanakkale Şehitlerine şiiri ile birlikte Mehmed Âkif’in hayatı ve şiirinin zirvelerini işaretleyerek onun “Milli Mücadele’nin mânevi lideri” vasfına layık görülmesini sağlamıştır. Bu çalışmada Millî Mücadele’ye destek ilanı olarak nitelendirilebilecek İstiklâl Marşı’nın moral, yani kuvve-i mâneviye açısından bir değerlendirilmesi sunulmaktadır. Yapılacak incelemeye temel olarak, moral kelimesinin çeşitli sözlüklerdeki anlamları taranmış ve kelimenin çağrışım anlamlarının tespiti için Tekcan ve Göz’ün üniversite öğrencileri üzerinde gerçekleştirdikleri çağrışım araştırmasından yararlanılmıştır. Bunların yanı sıra, İstiklâl Marşı’nda yer alan kelimelerin sıklık sıraları “Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzu” esas alınarak hazırlanan tabloya işlenmiştir. Bir sonraki aşamada ise moral kelimesinin sözlük anlamları ve çağrışımları ile İstiklâl Marşı’ndaki kelimelerin, sıklık sıraları da dikkate alınarak kelime düzeyindeki eşleştirmeleri yapılmış ve bu yöntem metin düzeyinde de uygulanmıştır. İlaveten, moral ile moral değerler arasındaki ilişkiden hareketle bu değerlerin İstiklal Marşı’ndaki karşılığı olan “din” kelimesi üzerinden bir kavram haritası çıkarılmıştır. Bu incelemelerin neticesinde, İstiklal Marşı’nın gerek moral yükselten gerekse moral değerleri vurgulayan bir metin olduğu sonucuna varılmaktadır. İstiklâl Marşı’nın moral eğitimi aracı olarak işlevi göz önünde bulundurulduğunda, Mehmet Âkif’in eseri, şairin bir moral subayı rolüne bürünerek İstiklâl Savaşı’nda askerleri heyecanlandırmak için yaptığı bir moral konuşması olarak kabul edilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Sera Etkisi Hakkındaki Düşünceleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19589</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19589</guid>
      <author>Berat AHİ</author>
      <description>Bu araştırma okul öncesi öğretmen adaylarının sera etkisi hakkındaki görüşlerini yaptıkları çizimler aracılığıyla belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma Kastamonu Üniversitesi’nde Okul Öncesi Öğretmenliği Programı’nda eğitim alan toplam 196 öğretmen adayıyla yürütülmüştür. Araştırma kapsamında veriler çiz ve anlat tekniği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde resimler ve görüşme sırasındaki cevaplar betimsel analiz tekniğine uygun olarak önceki araştırmalardan elde edilen temalara yerleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının çok büyük bir bölümü (f= 125, 63.77%) sera etkisi hakkında bir düşüncelerinin olmadığını belirtmiştir. Bu öğretmen adaylarının söz konusu kavramla ilgili hiçbir çizim veya düşünce ortaya koyamamıştır. Yalnızca 19 (9.69%) öğretmen adayı bilimsel temelli açıklamalarda bulunabilmiştir. Öğretmen adaylarının bir bölümü (f= 16, 8.16%) sera etkisiyle ozon tabakasının seyrelmesini birbirine karıştırmış, bir bölümü de (f= 14, 7.14%) tarımda kullanılan sera ile karıştırmıştır. Bu sonuçtan hareketle öğretmen adaylarının eksik bilgi veya kavram yanılgısına sahip oldukları söylenebilir. Ayrıca bilimsel temelli cevap veren öğrencilerin beşi (26.3%)de sera gazları, sera etkisinin oluşumundaki farklı etmenler hakkında sınırlı bilgiye sahip oldukları tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında genel olarak okul öncesi öğretmen adaylarının sera etkisi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında okul öncesi öğretmen yetiştirme programlarına çevre ve çevre sorunları hakkında güncel bilgi içeren ders veya derslerin eklenmesi ve fen eğitiminin program içerisindeki kapsamının arttırılması önerilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği Ebeveyn Formunun (PIPPS-P) Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19623</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19623</guid>
      <author>Emine AHMETOĞLU, İbrahim Hakkı ACAR , Neriman ARAL</author>
      <description>Amaç: Bu araştırmanın amacı Fantuzzo, Mendez ve Tighe (1998) tarafından geliştirilen Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği-Ebeveyn Formunu Türkçeye uyarlamak, ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizlerini yapmaktır. Gereç-Yöntem: Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği erken çocukluk ortamlarındaki akran oyun davranışlarını ebeveynlerin ve öğretmenlerinin anlamaları için 32 maddelik üç boyutlu bir ölçektir. Araştırma verileri İstanbul İl Merkezinde bulunan çoğunlukla orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyde, yaş ortalaması 60.38 (SS= 9.98) olan, okul öncesi eğitim alan, 442 çocuğun ebeveynlerinden toplanmıştır. İlk adım olarak, Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği-Ebeveyn Formu dil ve kültürel açıdan Türkçeye uyarlandı. Ölçeğin geçerliliği Doğrulayıcı Faktör Analizi, alt ölçekler arası korelasyonlar ve alt-üst %27 lik grup puan farklarıyla ölçülmüştür. Geçerliliği ölçeğin iç güvenirliği de Cronbach’s alpha yöntemi ile hesaplanmıştır. Buna ek olarak ölçeğin diğer ölçekler ile yordayıcı geçerliliğine bakıldı. Bulgular: Yapılan Doğrulayıcı Faktör Analizleri sonucu ölçeğin orijinal ölçekteki gibi üç faktörlü bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir: Oyun Etkileşimi (?2(26)= 90.719, CFI=0.901, RMSEA=0.075, SRMR=0.05), Oyunun Bozulması (?2(35)= 88.319, CFI=0.916, RMSEA=0.059, SRMR=0.043) ve Oyundan Kopma (?2(34)= 81.715, CFI=0.892, RMSEA=0.056, SRMR=0.045) olarak bulunmuştur. İç güvenirlik katsayıları Oyun Etkileşimi (?=.72), Oyunun Bozulması (?=.75) ve Oyundan Kopma (?=.68) olarak bulunmuştur. Ayrıca ölçeğin öğretmen tarafından değerlendirilen sosyal gelişim ve biliş temelli problem davranış ölçekleriyle korelasyon göstermesi ölçeğin geçerlilik ve genelle bilinirliğini göstermiştir. Sonuç: Bu analizler doğrultusunda Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği-Ebeveyn Formunun, geçerli, güvenilir ve Türk çocuklarına uygun olduğu kabul edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretiminde İnteraktif Kavram Karikatürleri ve Kavram Haritaları Kullanımının Akademik Başarıya Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19693</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19693</guid>
      <author>Yavuz AKBAŞ, Saliha TOROS</author>
      <description>Sosyal Bilgiler disiplinler arası bir ilköğretim dersi olmasından dolayı kavram çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Kavramların soyut düşünce birimleri olması ve öğreniminin karmaşık bir süreç oluşturması kavram öğretiminde sıradan yöntemleri yetersiz kılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Sosyal Bilgiler dersinde kavram öğretimine yönelik çeşitli materyaller ve teknoloji kullanımı bir gereklilik arz etmektedir. Çünkü teknolojiden yararlanılarak hazırlanan materyaller öğrenmeyi eğlenceli kılmasının yanında kalıcı öğrenmeyi sağlaması açısından da önemlidir. Bu bağlamda sosyal bilgiler dersinde kavram öğretiminde etkili bir araç olarak kullanılan kavram karikatürlerini ve kavram haritalarını interaktif hale getirerek içeriğini ses ve görsellerle zenginleştirerek ders içi etkinliklerde kullanmanın dersin öğretiminde faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılan interaktif kavram karikatürleri ve kavram haritalarının akademik başarıya etkisini ortaya koymaktır. Ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılan araştırmanın çalışma grubunu Trabzon ilinde bulunan bir ortaokulun 7. sınıfında öğrenim gören 49 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Akademik Başarı Testi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmada deney ve kontrol grubuna başarı testi ön-test olarak aynı anda uygulanmış, ardından kontrol grubunda mevcut programa dayalı öğretim etkinlikleri kullanılırken deney grubunda ise araştırmacılar tarafından hazırlanan interaktif kavram karikatürleri ve kavram haritaları kullanılarak dersler işlenmiştir. Uygulamanın ardından Akademik Başarı Testi her iki gruba da son-test olarak aynı anda uygulanarak deney işlemi sona ermiştir. Deney işleminin ardından deney grubu öğrencilerine görüşme formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında Sosyal Bilgiler öğretiminde interaktif kavram karikatürleri ve kavram haritaları kullanımının akademik başarıyı olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmen Adaylarının Seslerinin Hayat Standartlarını Etkileme Durumunun Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19566</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19566</guid>
      <author>Erhan AKIN</author>
      <description>Bu çalışmada, Türkçe öğretmen adaylarının seslerinin hayat standartlarını fonksiyonel, fiziksel ve ruhsal açıdan etkileme durumu incelenmiştir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2015–2016 eğitim-öğretim yılında Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümünün 1, 2, 3 ve 4. sınıflarında öğrenim gören 215 öğrencidir. Veri toplama aracı olarak Jacobson ve diğerlerinin (1997) geliştirdiği ve Eyilikeder'in (2009) çalışması için tekrar düzenlediği Ses Handikap Endeksi (SHE) kullanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, Türkçe öğretmen adaylarının seslerinin hayat standartlarını (fonksiyonel, fiziksel, ruhsal ve ses handikap endeksi (SHE) genel) etkileme durumunun orta düzeyde olduğu görülmüştür. Sınıf değişkeni açısından ise fonksiyonel, ruhsal ve ses handikap endeksi (SHE) genel puanına göre 4. sınıflar lehine anlamlı fark görülmüştür. Türkçe öğretmen adaylarının seslerinin hayat standartlarını fiziksel olarak etkileme de anlamlı farka rastlanmamıştır. Cinsiyet değişkeni açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Konuşma eğitimini alma değişkenine göre ise Konuşma Eğitimini alanların lehine anlamlı farka rastlanmıştır. Çalışmanın sonucundan hareketle Türkçe öğretmen adaylarının seslerinin hayat standartlarını etkilemesi ile ilgili şu hususlar dile getirilmiştir: Türkçe öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının genelde ise bütün öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının sesleri konusunda bilgi sahibi olmaları, seslerinde varsa bir problem hemen çözüm için gereken tedbiri almaları, konuşurken sesini kullanma konusunda titiz davranmaları, hatalardan kaçınmaları ve öğrencilerine de bu hususta iyi bir rehber olmaları gerekir. Türkçe öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının derslerinde, Türkçenin ses özelliklerini bilinçli kullanmaları önem arz etmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Bilgisayar Kullanma Yeterlilik Düzeyleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19473</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19473</guid>
      <author>Hüseyin Özer AKSOY, Necla FIRAT</author>
      <description>Bu araştırmada, ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin bilgisayar kullanma yeterlilik düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 öğretim yılında, İzmir’in 4 merkez ilçesindeki (Buca, Karabağlar, Karşıyaka, Konak) 30 ilköğretim okulunda görev yapan 60 yönetici ve 562 öğretmen olmak üzere toplam 622 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak “Okul Yönetici ve Öğretmenlerinin Bilgisayar Yeterlilik Düzeyi Ölçeği” kullanılmıştır. Ayrıca katılımcılara açık uçlu sorular da yöneltilmiştir. Araştırmada 5 alt problem yanıtlanmaya çalışılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, t- Testi, ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Araştırmanın bazı bulguları şöyledir: Okul yöneticilerinin bilgisayar kullanma yeterlilik düzeyleri öğretmenlerinkinden daha yüksektir. Okul yöneticileri gündelik yaşamlarında bilgisayarı en çok iletişim/haberleşmede kullanmakta; bunu sırasıyla mesleki çalışma, yenilikleri izleme ve eğlence/oyun amaçlı kullanım izlemektedir. Öğretmenler ise bilgisayarı günlük yaşamlarında en çok mesleki çalışmada kullanmakta; bunu sırasıyla iletişim/haberleşme, yenilikleri izleme ve eğlence/oyun amaçlı kullanım izlemektedir. Okul yöneticileri yönetimsel işleri yürütmede bilgisayarın zamandan tasarruf sağladığı ve kırtasiyeciliği önlediği, yönetimsel işleri hızlandırıp kolaylaştırdığı, bilgileri arşivleme imkânı sağladığı ve bilgiye ulaşılabilirliği arttırdığı şeklinde katkıları olduğunu bildirmişlerdir. Öğretmenler ise bilgisayarın öğretimsel işleri yürütmede görsel ve işitsel bir araç olduğu, zamandan tasarruf sağladığı, sınıf ortamında yapılması zor ve tehlikeli olabilecek deneyleri öğrencilere gösterme olanağı sağladığı ve konunun öğrencilere daha çekici gelmesini sağladığı şeklinde katkıları olduğunu dile getirmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı’ndaki Öğretmen Eğiticilerinin Beyin Temelli Öğrenme Uygulamaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19196</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19196</guid>
      <author>Çağla ATMACA</author>
      <description>Her bir çağ, hayatın her alanında kendine özgü gereklilikleri ve beklentileriyle birlikte gelmektedir ve eğitim alanı da buna dahildir. Ancak her bir çağda, öğrenen ihtiyaç ve ilgileri doğrultusunda beynin her iki yarı küresinin de işe koşulduğu beyin temelli öğrenme gibi moda olabilen bazı hiç bitmeyen ve sürekli popüler olan eğitimsel akımlar bulunmaktadır. Eğer eğitimciler beynin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim vereceklerse eğitimcilerin gerçek sınıflarına adım atmadan önce gerekli eğitimi almaları gerekmektedir ki bu hizmet öncesi öğretmen eğitiminin önemini vurgulamaktadır. Bu yüzden bu çalışma Türkiye’deki bir devlet üniversitesindeki İngiliz Dili Anabilim Dalı’ndaki öğretim elemanlarının beyin temelli öğrenmeye yönelik algılarını ve uygulamalarını bulmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, nicel (anket) ve nitel (mülakat) very toplama ve analiz süreçlerini kapsayan karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara öncelikle Shelly R. Klinek tarafından İngilizce olarak 2009 yılında gerçekleştirilmiş olan Beyin Temelli Öğrenme Araştırma Anketi ve sonrasında katılımcıların öğretim uygulamaları hakkında daha detaylı bilgi edinmek amacıyla yazılı mülakat formları uygulanmıştır. Katılımcıların yazılı görüşlerini yorumlamak ve gruplandırmak amacıyla içerik analizi kullanılmşken nicel veri analizinde Excel ve SPSS 16 programları kullanılmıştır. Bulgular İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalın’daki öğretmen adayları için beyin temelli öğrenme yöntemlerinin uygulaması ve böylelikle gelecekteki sınıflarında bu tür süreçleri uygulamak için öğretmen adayları arasında bir öğrenme kültürü oluşturması ile ilgili önemli bilgiler sunmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Dönem Çocuklarına Yönelik Yabancı Dil İlgi Ölçeğini Geliştirme Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19579</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19579</guid>
      <author>Asude BALABAN DAĞAL, Senem Seda ŞAHENK ERKAN</author>
      <description>21. yüzyılda küreselleşme ve bilgi çağı etkisiyle yabancı dil eğitiminin önemi giderek artmaktadır. Bu nedenlerden dolayı, yabancı dil eğitiminin okul öncesinde başlatılması öğrencilerin yabancı dile olan ilgilerini ve motivasyonlarını arttırırken başarılarında olumlu gelişmeler gözlemlenmektedir. Bu nedenle, bu araştırmanın amacı okul öncesi dönem çocuklarının yabancı dillere karşı ilgilerini tespit edebilmek üzere bir ölçek geliştirmektir. Bu nedenle, bu araştırma bir ölçek geliştirme çalışmasıdır. Çalışmaya 181 okul öncesi dönem çocuğu katılmıştır. Çalışma verileri yabancı dil etkinliklerini gözleyen okul öncesi öğretmenleri aracılığıyla toplanmıştır. Veriler SPSS 17.00 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde faktör analizi, madde toplam korelasyonu kullanılmıştır. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlilik analizleri kapsamında açımlayıcı faktör analizi, madde analizi, iç tutarlılık, faktörler arası ilişki analizlerine yer verilmiştir. Ardından test tekrar test güvenirliği ile ölçeğin zaman içinde değişmezliği ölçülmüştür. Araştırma kapsamında kullanılan tüm istatistiksel işlemlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın bulguların göre “60-72 ay çocukların yabancı dillere karşı ilgi ölçeği” 2 alt boyuttan oluşmaktadır. Birinci alt boyutu doğal ilginin iç tutarlılığı ,97 olduğu, ikinci alt boyut olan istekliliğin iç tutarlılığının ise ,73 olduğu bulgulanmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, geliştirilen okul öncesi yabancı dillere karşı ilgi ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Matematik Derslerindeki Giriş Etkinliklerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19643</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19643</guid>
      <author>Hasan Güner BERKANT, Ali İNCECİK</author>
      <description>Dersin başındaki etkili bir giriş öğrencilerin kalıcı olarak güdülenmesi, dikkatinin çekilmesi ve öğrenme isteği açısından önemlidir. Öğretmenlerden dersleri sırasında etkili biçimde dikkat çekmesi, güdülemesi, hedeften haberdar etmesi ve derse geçiş yapması beklenmektedir. Özellikle matematik gibi derslerde öğrenciler ders içeriğinin kazanımlarına ulaşmak için fazladan güdülenmeye ve dikkate ihtiyaç duyarlar. Çünkü matematik bazı öğrenciler tarafından öğrenilmesi zor bir ders olarak algılanmaktadır. Bu nedenle matematik öğretmenleri öğrencilerin dikkatlerini çekmek ve onları güdülemek için çaba göstermelidirler. Bu bağlamda bu araştırmanın genel amacı ortaokul matematik derslerindeki giriş etkinliklerinin öğretmen gözlemlerine ve görüşlerine göre incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Kahramanmaraş ili Dulkadiroğlu ve Onikişubat ilçelerindeki sekiz ortaokulda görev yapan 16 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma olgubilim desenine dayalı olup, veriler nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme yöntemleri ile toplanmış ve betimsel ve içerik analizi teknikleri ile çözümlenmiştir. Araştırmada, matematik öğretmenlerinin matematik dersi öğretim sürecinde planlamanın önemli olduğunu düşündükleri ancak planlı hareket etmedikleri, derse giriş aşamasına yönelik çok az zaman ayırdıkları, çoğunun dikkat çekme davranışı sergilemediği, bazılarının güdüleme ve hedeften haberdar etme işlemi yapmadığı ve giriş aşamasının boyutlarına yönelik etkinlik planlamada ve uygulamada ders kitaplarına bağımlı kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada matematik dersi öğretim sürecinin derse giriş etkinlikleri aşamasının daha etkili olmasına yönelik olarak matematik öğretmenlerine ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçenin Sözvarlığını Yansıtan Atasözleri ve Deyimlerde Toplumsal Cinsiyet</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19621</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19621</guid>
      <author>Erkan ÇER, Ertuğrul ŞAHİN</author>
      <description>Atasözleri ve deyimler, baskın kültürün bilinçaltını ve toplumsal cinsiyetçi anlayışın küçük bir evrenini sunduğu için, bu kalıplaşmış söz öbekleri yetişkin ve çocuğun benlik değerini, cinsel kimliğini ve toplumsal rollerini etkileyebilir. Bu araştırmanın amacı, Türkçe atasözleri ve deyimlerde toplumsal cinsiyet anlayışının nasıl olduğunu ortaya koymaktır. Araştırma verileri, doküman analizi aracılığıyla toplanmış ve verilere içerik çözümlenmesi uygulanmıştır. İncelenen atasözlerinde kadının toplumsal cinsiyetçi bir anlayış içinde en fazla bağımlı 43 (% 16.3), cinsel nesne 40 (% 15.2), edilgen 38 (% 14.4), fiziksel olarak çekici 18 (% 6.8); erkeğin rolü ise baskın 26 (% 16.3), güçlü 20 (% 13) ve etkin 19 (% 12) olarak yansıtılmıştır. Benzer şekilde, deyimlerin ise kadının rolü, toplumsal cinsiyetçi bir anlayış içinde en fazla sırasıyla cinsel nesne 96 (% 20), fiziksel olarak çekici 68 (% 14), edilgen 42 (% 8.6), bağımlı 40 (% 8.2); erkeğin rolü ise, en fazla sırasıyla cinsel olarak saldırgan 63 (% 13.1), baskın 68 (% 57), etkin 42 (% 9.8), güçlü 40 (% 8.8) olarak yansıtılmıştır. Sonuç olarak, atasözleri ve deyimler, kadın ve erkeği farklı toplumsal cinsiyet rolüyle betimlediğinden, bu sözlerin çocuklara öğretiminde eğitimciler bu söz öbekleriyle yansıtılan toplumsal cinsiyet farklılıklarını vurgulamalı ve çocuklarda her iki cinsiyete yönelik eşitlikli bir anlayışın gelişmesine katkı sağlamalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Grupla Psikolojik Danışmanın Üniversite Öğrencilerinin Başkalarına Güven Düzeylerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19575</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19575</guid>
      <author>Ersun ÇIPLAK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı grupla psikolojik danışmada şiir kullanımının üniversite öğrencilerinin başkalarına güven düzeylerine etkisini incelemektir. Bu genel amaca ulaşmak için araştırma sürecinde aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: 1. Deney grubunda yer alan katılımcıların “Kişiler Arası İlişki Boyutları Ölçeği Başkalarına Güven Alt Ölçeği (KİBÖ-BGAÖ)” ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık var mıdır? 2. Hiçbir deneysel işlem uygulanmayan kontrol grubunda yer alan katılımcıların “KİBÖ-BGAÖ” ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık var mıdır? Araştırmada öntest sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney (n: 14) ve kontrol (n: 16) grupları, Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışma Birimi’ne başvuran ve gönüllülük esasına göre çalışmaya katılmak isteyen öğrencilerden oluşturulmuştur. Araştırma sürecinde deney ve kontrol gruplarına öntest ve sontest olarak “Kişilerarası İlişki Boyutları Ölçeği”nin “Başkalarına Güven Alt Ölçeği” uygulanmıştır. Deney grubu, 12 oturum grupla psikolojik danışma sürecine alınmıştır. Araştırmanın bulguları, grupla psikolojik danışmada şiir kullanımının üniversite öğrencilerinin başkalarına güven onay bağımlılık düzeylerine istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca, hiçbir deneysel işlemin uygulanmadığı kontrol grubunun öntest ve sontest puanları arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Araştırma bulguları literatüre bağlı kalınarak tartışılmış ve gelecekte yapılacak olan araştırma ve uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmeni Adaylarının Fen Öğretiminde Öz Yeterlilik İnançlarına Fenomenolojik Bir Bakış</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19482</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19482</guid>
      <author>Alper ÇORAPÇIGİL, Mehmet Akif HAYAL , Ensar AYDIN</author>
      <description>Bu çalışmada, sınıf öğretmeni adaylarının fen öğretiminde öz yeterlilik inançlarının incelenip, yüksek ve düşük inanca sahip öğretmen adaylarının inanç farklılıklarının nedenlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda kolay örnekleme yöntemi ile seçilen ve 2014-2015 bahar döneminde öğrenim gören 4. sınıf 50 öğretmen adayına Bıkmaz’ın (2002) Türkçeye uyarladığı “Sınıf Öğretmeni Adaylarının Fen Öğretiminde Öz-Yeterlilik İnancı” ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, sınıf öğretmeni adaylarının fen öğretiminde öz yeterlilik inançları arasındaki farklılıkların nedenlerini elde edebilmek için en yüksek ve en düşük yeterlilik inancına sahip 5’er, toplamda 10 öğretmen adayı yarı yapılandırılmış görüşme yapılmak üzere seçilmiştir. Bu öğretmen adaylarının fen öğretimi öz yeterlilik inancı toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Daha sonra bu farklılığın nedenlerini incelemek için sınıf öğretmeni adaylarıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. . Görüşme formu araştırmacılar tarafından hazırlanmış ve üç uzman tarafından görüşü alınmıştır. Öğretmen adayları ile yapılan görüşmeler betimsel analiz ile açık kodlama yapılarak analiz edilmiştir. Analizler önce araştırmacılar tarafından bireysel olarak yapılmıştır. Ardından analizler birleştirilerek ortak bir yapıda toplanmıştır. Sonuç olarak, sınıf öğretmeni adayları genel anlamda, fen bilimleri dersini sevmediklerini, fen bilimleri dersinin anlatmaktan tedirginlik duyduklarını, fen bilimleri dersine yönelik özel öğretim yöntemlerine hâkim olmadıklarını ve lisans düzeyinde öğrenim gördükleri fen bilimlerine yönelik uygulama ders saatlerinin artırılması gerektiğini ifade etmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim IV. ve V. Sınıflarda Kullanılan Performans Görevlerinin Uygulanmasında Karşılaşılan Sorunlara İlişkin Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19701</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19701</guid>
      <author>Mehmet DEMİRYÜREK, Uğur BAŞBOĞAOĞLU</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı performans görevlerinin uygulanması aşamasında karşılaşılan sorunları belirlemek, performans görevlerinin öğrencilerin bilgi ve becerilerine ve motivasyonlarına katkı sağlayıp sağlamadığını ortaya koymak ve performans görevlerinin olumlu ve olumsuz etkilerini öğretmen görüşlerine göre tespit etmektir. Konuyla ilgili sorunları belirlemeyi ve bunlara ilişkin çözümler sunmayı amaçlayan bu araştırma betimsel bir araştırmadır. Veriler genel tarama modeliyle elde edilmiştir. Örneklemin belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu örnekleme yöntemi kullanılarak 388 IV. ve V. Sınıf öğretmeni örnekleme dâhil edilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından daha önceden geliştirilmiş iki boyutlu ölçek aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Analizde öğretmen görüşlerini ortaya koymak amacıyla sistematik bir yol benimsenmiş ve yüzde, frekans, aritmetik ortalama hesaplanmış ve dağılımın özellikleri ortaya konmuştur. Sonuçlar bilgi ve beceri boyutunda incelendiğinde, performans görevlerinin öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmediği; öğretmenlerin performans görevlerini uygulamak için yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ve bu yüzden performans görevlerinin amacına uygun bir şekilde gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Motivasyon boyutunda ise performans görevlerinin sınıfların kalabalık olmasından dolayı uygulamada zorluk yaşandığı, okullarda performans görevlerini uygulamak için yeterli donanımın olmadığı ancak performans görevlerinin öğrencilerin derse karşı motivasyonlarını arttırdığını ve kendilerine olan güven duygularını geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Performans görevlerinin verimli bir şekilde uygulanmasını sağlamak için öğretmenlere bilgilendirici seminerler verilmeli, okullarda gerekli donanım sağlanarak öğrenciler ve velileri bilinçlendirilmelidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmen Adaylarının Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Durumlarının Çeşitli Değişkenlerle İlişkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19501</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19501</guid>
      <author>Tazegül DEMİR ATALAY</author>
      <description>Bu çalışmadaki amaç, Türkçe öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgilerinin (TPAB) ne seviyede olduğunu tespit etmek ve öğrencilerin teknolojik pedagojik alan bilgisi seviyelerinin çeşitli değişkenlerle arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma mevcut durumu ortaya koymak istediğinden nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 2015-2016 bahar yarıyılında Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesinin Türkçe eğitimi bölümünde 1., 2., 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören toplam 264 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Şahin (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlaması yapılan Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği (TPAB) ve kişisel bilgiler formu kullanılarak elde edilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler ve katılımcılara ait bilgiler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 20.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre şu sonuçlara ulaşılmıştır: Öğretmen adaylarının teknolojik bilgi düzeyinde kendilerine yönelik algıları oldukça yüksektir. İstatistiki açıdan aritmetik ortalamaları dikkate alındığında teknolojik alan bilgisi ve pedagojik alan bilgisi açısından öğrenciler orta düzeyden biraz daha az bir bilgiye sahip olduklarını belirtmişlerdir. Teknolojik bilgi, pedagojik bilgi, teknolojik alan bilgisi ve pedagojik alan bilgisi kapsamında cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Bütün alt boyutlarda bu fark erkekler lehinedir. Teknolojik bilgi, pedagojik bilgi, teknolojik alan bilgisi ve teknolojik pedagojik alan bilgisi kapsamında öğretmen adaylarının kendi bilgisayarlarına sahip olma durumları değişkenine göre anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Aritmetik ortamalar dikkate alındığında bu fark evet diyen öğrenciler lehinedir. Teknolojik bilgi, pedagojik bilgi, teknolojik pedagojik bilgi ve teknolojik pedagojik alan bilgisi kapsamında öğretmen adaylarının internete kolay erişim durumları değişkenine göre anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Bu fark internete kolay erişebilen öğrenciler lehinedir. Öğretmen adaylarının alan bilgisinin annenin eğitim durumuna göre anlamlı farklılık oluşturduğu ve bu farkın da okuryazar değil ile ilkokul ve lise mezunları arasında okuryazar değil lehinde olduğu; ilkokul mezunu annelerle lise mezunu anneler arasında ilkokul mezunu anneler lehine olduğu; lise ve üniversite mezunu annelerde üniversite mezunu anneler lehine olduğu belirlenmiştir. Sınıf değişkeni teknolojik pedagojik alan bilgisi ölçeğine göre bütün alt boyutlarda anlamlı farklılığa neden olmuştur. Hemen hemen bütün alt boyutlarda bu fark 3 ve 4. sınıflar lehinedir. Baba eğitim durumu ve mezun olunan lise değişkenleri hiçbir alt boyutta anlamlı bir farklılığa neden olmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Bireysel Yenilikçilik Özellikleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19695</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19695</guid>
      <author>Sabahattin DENİZ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı pedagojik formasyon programına devam eden öğrencilerin bireysel yenilikçilik eğilimlerini, çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma örneklemini pedagojik formasyon kursuna katılan ve tesadüfi yolla seçilen 254 öğretmen adayı oluşturmuştur. Verilerin toplanması amacıyla Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen ve Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçe’ye uyarlanan bireysel yenilikçilik ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bireysel yenilikçilik eğilimlerinden “risk alma” düzeylerinin bayanlara göre erkeklerde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Spor bilimleri öğrencilerinin ise sosyal bilimler, fen bilimleri ve sağlık bilimleri öğrencilerine göre “deneyime açık olma ve fikir önderliği” eğilimlerinde daha duyarlı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bir işte çalışan öğrencilerin bulundukları ortamda ön plana çıktıkları, belirsizlikler karşısında yılmayarak güdülenme düzeylerini yüksek tuttukları ve yeniliği arayarak denemeye istekli oldukları bulunmuştur. Bu sonuç serbest meslek grubunda çalışanlarda daha etkili görülmektedir. Öğrencilerin okulu bitirmiş olmaları ya da son sınıfta öğrenci olmaları ve sosyal medyada günlük internet kullanmaları ile bireysel yenilikçilik eğilimleri arasında bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin değişmeye direnç gösterme eğilimlerinin oluşmaması olumlu yönde anlamlıdır. Öğrencilerin yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerde kendilerinin öğretmenlik mesleğindeki tekno-pedagojik gelişmelere yakın olduklarını ve fırsat verilirse öğretmenlik mesleğinde etkili ve verimli olacaklarını söylemekteler.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Programlarının Uygulanmasında Karşılaşılan Sorunlar Ve Sorunların Çözümüne İlişkin Yönetici Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19557</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19557</guid>
      <author>Durak DOĞAN, Nuriye SEMERCİ</author>
      <description>Yaşanılan yüzyılla birlikte ülkelerin, güç ve zenginlik algıları değişmiş, bilim ve teknoloji en önemli güç haline gelmiştir. Bu gücün ortaya çıkarılmasında en belirleyici unsurlardan biri eğitimdir. Eğitim bunu gerçekleştirirken iki kaynaktan beslenir. Bunlardan biri eğitim programları iken diğeri eğitim çalışanlarıdır. Eğitim programlarının hedeflenen başarıya ulaşması için programların uygulanması süreçlerinde karşılaşılan sorunların hızlı bir şekilde tespitinin ve çözümünün yapılması gereklidir. Diğer taraftan okul yöneticilerinin eğitim programlarına bakış açıları ve ayıracakları zamanın fazlalığı, programların başarıya uluşmasında önemli bir unsurdur. Bu çalışmada okul yöneticilerinin, eğitim programlarının uygulanmasındaki görev ve sorumluluklarının neler olduğunu kendi bakış açılarına göre ortaya koymaları amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğinin kullanıldığı bu çalışmada, farklı tür ve kademedeki 17 okul yöneticisinin görüşleri doğrultusunda eğitim programlarının uygulanmasında karşılaştıkları sorunlar ve bunları çözüm şekilleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmada mevcut durumu en iyi şekilde ortaya koymak amacıyla nitel araştırma desenlerinden “Durum çalışması” kullanılırken yöneticilerin seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden “Maksimum çeşitlilik örneklemesi” kullanılmıştır. Görüşmede katılımcılara yöneltilen sorular yarı yapılandırılmış olarak oluşturulmuş bu sayede, katılımcının kendini daha rahat ifade etmesi sağlanarak, derinlemesine bilgi alınmıştır. Araştırma da elde edilen bulgular arasındaki ilişkileri daha iyi ortaya koymak, birbirine yakın bulguları belirli tema ve kavramlar etrafında toplayarak anlaşılabilirliğini arttırmak amacıyla Nvivo programı kullanılarak “içerik analizi” yapılmıştır. Okul yöneticileri eğitim programlarının uygulanmasında karşılaşılan sorunların en fazla uygulayıcılardan kaynaklandığını ifade ederken, sorunların çözümünde ise toplantıları tercih ettikleri görülmektedir. Yöneticiler eğitim programlarının uygulanmasında en önemli sorunlardan birini gerek kendilerinin gerekse öğretmenlerin programlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları olarak görmektedir. Bu nedenle eğitim programlarının uygulanma süreçleri ile ilgili, öğretmen ve yöneticilere yönelik, düzenli hizmet içi eğitimler verilmelidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Küçük Prens Kitabının Yorumbilimsel ve Eğitim Sosyolojisi Açısından Analizi.</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19294</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19294</guid>
      <author>Süleyman DOĞAN</author>
      <description>Bu çalışmada Antoine de Saint Exupery’nin 1943’te yayımlanan son yapıtı Küçük Prens isimli kitap yorumbilimsel bakış açısıyla incelenmiştir. Kitabın yüzeysel yapıdaki anlamı ile sınırlı kalmayıp eleştirel bakış açısıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle öğrencilerin özgür iradelerinin ve algılama güçlerinin ortaya çıkarılmasını ve çok yönlü düşünmelerini sağlayan etkinlik önerileri sunulmuştur. Bu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı 5. Sınıf Türkçe Dersi Öğretmen Kılavuz kitabında düzenlenerek verilmiş Küçük Prens masalının 21. Bölümü yorumbilimsel bir yaklaşımla ele alınacaktır. Ayrıca çözümleyici ve eleştirel düşünme yöntemiyle incelenen bu metin hakkında yapılacak derin yapı çalışmaları, masalların eğitsel olanakları ve söz konusu metnin öğrenci merkezli yaratıcı etkinliklerle incelenmesi konularına farklı bakış açıları kazandıracaktır. Bu çalışmada metnin doğrultusunda kendi içinde yarattığı koşullara eleştirel bir gözle bakmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dönüştürücü Öğrenme Kuramı Bağlamında Öğretmenlerin Etkileşimli Tahta Kullanımına İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19509</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19509</guid>
      <author>Vildan DONMUŞ, Ezlam PEPELER</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin dönüştürücü öğrenme kuramı bağlamında etkileşimli tahta kullanmalarına ilişkin görüşlerini almaktır. Araştırma yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılarak şekillendirilmiştir. Bu çalışmada olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, 2013-2014 öğretim yılında Elazığ İli Merkez İlçede yer alan ortaöğretim kurumlarında görev yapan 19 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak King (2009) tarafından geliştirilen “Öğrenme Etkinlikleri Görüşme Formu”nun, Feriver Gezer (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan hali etkileşimli tahtaya göre uyarlandıktan sonra kullanılmıştır. Görüşme formu ile ilgili çözümlemeler nitel boyutta gerçekleştirilmiştir. Bilgisayar destekli nitel veri analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanmadaki dönüşüm göstergeleri ile ilgili olarak öğretmenlerin hepsinin dönüşüm göstergelerinde yer aldığı sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanmadaki boyutlarına bakıldığında, çoğunluğunun başka sebeplerle etkileşimli tahta kullanma dönüşümü yaşadığı, yine yarısına yakınının hizmetiçi eğitim kapsamında dönüşüm yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin dönüştürücü öğrenme deneyimi yaşama potansiyellerine bakıldığında öğretmenlerin çoğunun yansıtıcı öğrenen olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanma dönüşümünü kolaylaştıran kişiler arasında öğrenciler, öğretmenin kendisi, eğitmen ve diğer öğretmenler olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanma dönüşümünü kolaylaştıran görevler arasında eğitim etkinlikleri, eğitimin geleneksel olmayan yapısı ve ölçme ve değerlendirme olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanma dönüşümleriyle ilgili hislerine dair bulgulara bakıldığında, öğretmenlerin en çok dönüşümle birlikte heyecan duydukları, daha sonra kaygı yaşamama, sürdürülebilirlik, mutluluk, güven, yoğun kullanma, merak, öğrenci tembelliği, korku, olumlu, yenilenme, zorunluluk ve farkındalık olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanma dönüşümlerini kolaylaştırmak üzere yapılabilecek etkinliklere dair bulgulara bakıldığında, öğretmenlerin dönüşümü kolaylaştırmak üzere etkinlik önerisi olarak en çok branşlara göre kursların düzenlenmesi görüşünü bildirdikleri sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mesnevî’de Tahkiyeye Dayalı Değer Eğitimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19467</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19467</guid>
      <author>Gülşah DURMUŞ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, (ilk 14 cildini Tâhirü’l-Mevlevî ve son 4 cildini Şefik Can’ın yaptığı 18 ciltlik) Şerh-i Mesnevî’de yer alan tahkiyeye dayalı metinleri ve bu metinler vasıtasıyla aktarılmak istenilen iletileri tespit etmek ve Mevlânâ tarafından bilinçli bir şekilde kurgulanan bu metinlerin bir değer eğitimi yöntemi olarak nasıl kullanıldığını sorgulayarak metinler vasıtasıyla benimsenmesi ve sakınılması istenilen temel değerleri tespit etmektir. Çalışmada betimsel tarama modeli ve yakın okuma yaklaşımı kullanılarak metin –kısmen toplum ve yazar- merkezli bir okuma yapılmış ve eserde 370’i ana, 80’i mesel getirme maksatlı ara olmak üzere toplam 450 metin, eserde yer aldığı beyit numaralarıyla birlikte tespit edilmiştir. Tespit edilen tahkiyeye dayalı metinler, en küçük eylem birimi kabul edilen epizotlarına ayrılmış ve her metnin “aktarılmak istenilen iletiler”i tespit edilmiştir. Çalışmanın esasını teşkil eden Mesnevî’de Tahkiyeye Dayalı Metinlerde Değer Eğitimi bölümünde ise verilerin analiz edilmesinde sistematik tahlil yöntemine başvurulmuş, aynı değeri işleyen tahkiyeye dayalı metinlerden hareketle o değerin Mevlânâ’da nasıl işlendiği ve ne anlama geldiği belirlenmeye çalışılmıştır. Şerh-i Mesnevî’de dinî ve tasavvufî değerler aşk, çalışkanlık, sır saklama, bilgi ve akıl, pişman olmak, tevazu ve cömertlik gibi benimsenmesi istenilen 26 değer ile kibir, dünya malına aldanma, zulüm, kin ve intikam; hırs, açgözlülük ve hile gibi sakınılması istenilen 43 değer tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda Şerh-i Mesnevî’deki tahkiyeye dayalı metinlerin Türkçe Eğitimi’nde dört temel dil becerisi, dilbilgisi ve drama etkinlikleri ile temel evrensel ve insani değerlerin kazandırılmasında kullanılması önerilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Formasyon Programından Mezun Öğretmen Adaylarının Eğitsel İnternet Kullanım Öz Yeterlik İnançları ve Çağdaş Öğretmen Niteliklerine İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19464</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19464</guid>
      <author>Fevzi DURSUN</author>
      <description>Bu çalışma Pedagojik Formasyon Eğitimi programından mezun olmuş öğrencilerin eğitsel internet kullanım öz yeterlik inançlarını ve çağdaş öğretmen niteliklerine ilişkin algılarını tespit etmek ve bu inanç ve algıların başarıyla olan ilişkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışmada yöntem olarak tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarına ilk olarak; kişisel durumları ile ilgili sorular, “eğitsel internet kullanım öz-yeterliği inançları ölçeği” ve “çağdaş öğretmen nitelikleri” iki farklı ölçek kullanılmıştır. Verilerin analizi; tablolar yardımıyla frekans (f) ve yüzdeler (%) verilerek, aritmetik ortalama ve standart sapmaları puanları, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Akademik başarı ile eğitsel internet kullanımı, çağdaş öğretmen nitelikleri ile başarı arasındaki ilişki Pearson korelasyonu kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma grubu; araştırma 2014-2015 öğretim yılı Gaziosmanpaşa üniversitesinde gerçekleşen formasyon programında kayıtlı ve anketleri gönüllü olarak dolduran 314 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Formasyon programından mezun öğretmen adaylarının eğitsel internet kullanımına ilişkin öz yeterlik inançlarının ilgili ortalamalarının en düşük 2,70 ile en yüksek 4,16 arasında değiştiği ve çağdaş öğretmen nitelikleri ilişkin algılarıyla ilgili ortalamalarının en düşük 3,84 ile en yüksek 4,20 arasında değiştiği görülmektedir. Eğitsel internet kullanımı yaş, cinsiyet, bilgisayar sahibi olma, internet kullanma sıklığı ve internete her girişte geçirilen süre değişkenleri ile çağdaş öğretmen nitelikleri algıları arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Formasyon programından mezun öğrencilerin genel olarak not ortalamalarının 75’in üzerinde olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Birinci Kademe Öğrencilerinin Ana Dil Öğreniminde Akademik Başarılarına Ailenin Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19545</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19545</guid>
      <author>Kadriye GENCERMustafa Çetin</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin ana dil öğreniminde akademik başarılarına ailenin etkisini araştırmaktır. Bu bağlamda hem veli hem de öğretmenlerle araştırma iki yönlü yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim öğretim yılında İstanbul’da özel bir okulda öğrenim gören 4 ayrı sınıftaki 100 öğrencinin velisi ve derslerine giren öğretmenlerden oluşturmaktadır. Öğrenci velilerinin eğitim düzeyleri ve meslek grupları birbirinden farklıdır. Veri toplama aracı olarak; öğrencilerin velilerine ve öğretmenlerine “Anket” yöntemi uygulanmıştır. Bununla beraber öğretmenlerin bu konu hakkındaki fikirlerini derinlemesine analiz edebilmek için anketler öğretmenlerle birlikte değerlendirilmiştir. Veriler SPSS aracılığıyla çözümlenmiştir. Bulgular ve yorumlarda anketteki her bir madde veli ve öğretmen olarak kıyas edilmiş ve görüşlerin birbirine yakın olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonucunda velilerin ve öğretmenlerin anket sorularına verdiği cevaplardan ulaşılan sonuçlar şu şekildedir: 1.Çocuğun tüm gelişiminde olduğu gibi okul başarısında da aile en önemli faktörlerden biridir. 2.Ana dil eğitimi açısından aile tarafından destekleyici bir tutum içinde bulunan öğrencilerin akademik başarıları daha yüksektir. 3.Okul ve öğretmenle iletişim ve işbirliği içinde bulunan ve bu doğrultuda çocuğuna eğitim desteği sağlayan velilerin çocukların başarıyı elde etmesi kolaylaşır. 4.Öğrencinin başarısız olmasında ailenin çocuğa karşı ilgisizliği de faktörlerden biridir. 5.Aile ortamı sorunlu olan öğrencilerin okul başarısı, sağlıklı aile ortamında yetişen öğrencilere göre daha düşüktür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmeni Adaylarının Üstbilişsel Farkındalık ve Matematik Kaygı Düzeyleri Arasındaki İlişkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19486</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19486</guid>
      <author>Yasin GÖKBULUT, Murat AKDAĞ</author>
      <description>Bu araştırmada, sınıf öğretmeni adaylarının matematik kaygı düzeyleri ve üstbiliş farkındalıkları arasındaki ilişki bazı demografik değişkenlere göre incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 eğitim öğretim yılında Marmara, Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz bölgelerindeki üç farklı devlet üniversitesinin eğitim fakültesi sınıf öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 356 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi, iki değişkene müdahale edilmeden arasındaki ilişki incelendiği için nicel araştırma tekniklerinden korelasyonel araştırmadır. Bu araştırmada katılımcıların üstbilişsel farkındalık düzeylerini ölçmek için Üstbiliş 30 ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçek Cartwright-Halton ve Wells (1997) tarafından geliştirmiş ve daha sonra Wells ve Cartwright-Halton (2004) tarafından kısa formu oluşturulmuştur. Ölçeğin Türkçe uyarlaması, geçerlik ve güvenirliği Tosun ve Irak (2008) tarafından yapılmıştır. Matematik kaygısını ölçmek için ise Suinn’in (1972) ‘Mathematics Anxiety Rating Scale’ adlı 98 maddeden oluşan ölçeğinin orijinal formundan Baloğlu (2005) tarafından geliştirilmiş olan Matematik Kaygısını Derecelendirme Ölçeği kısa formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; sınıf öğretmeni adaylarının matematik kaygı düzeylerinde öğrenim gördükleri üniversitelere göre farklılık görülmüştür. Ancak sınıf öğretmeni adaylarının üstbilişsel farkındalık düzeyleri arasında öğrenim gördükleri üniversitelere göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ayrıca üstbiliş farkındalıkları ve matematik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mikro Öğretim Yönteminin Öğrencilerin Yazma Kaygılarına ve Yazılı Anlatım Becerilerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19611</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19611</guid>
      <author>Mehmet Nuri KARDAŞ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı “mikro öğretim” yönteminin öğrencilerin Türkçe yazılı anlatım becerilerine ve Türkçe yazı yazma kaygılarına etkisini belirlemektir. Bu nedenle araştırmada nicel araştırma modellerinden ön test-son test ölçümlerine dayanan kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gruplarını 2015-2016 öğretim yılında Van il merkezinde eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüren bir devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 27 öğrenci oluşturmuştur. Yansız atama yoluyla belirlenen deney (n=12) ve kontrol (n=15) gruplarında 12 hafta boyunca uygulamalar sürdürülmüştür. Problem durumuna ilişkin ulaşılan sonuçlar şunlardır: Deney ve Kontrol grupları ön test Türkçe yazılı anlatım becerileri ve Türkçe yazma kaygıları arasında anlamlı bir fark gözlenmezken (p&gt;0,05) son testlerde “Mikro öğretim”in uygulandığı deney gurubu lehine anlamlı farkların oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre; Deney-kontrol grubu Türkçe yazılı anlatım becerisi son test bulgularının istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılık (p: ,000 ˂ 0,05; t: 8,060) oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney-kontrol grubu Türkçe yazma kaygısı son test bulgularının istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılık(p: ,000 ˂ 0,05; t: 3,712) oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlardan hareketle gerek öğrencilerin Türkçe yazılı anlatım becerilerinin geliştirilmesinde gerekse Türkçe yazma kaygılarının minimize edilmesinde mikro öğretim yönteminin Türkçe Öğretim Programı’nın ilgili öğrenme alanına yönelik etkinliklerinden daha başarılı sonuçlar verdiği anlaşılmıştır. Uygun öğrenme ortamı oluşturulduktan sonra yazılı anlatım öğrenme alanında mikro öğretimin uygulanması, istendik sonuçlar almaya katkı sunacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Die Bedeutung Der Lernwilligkeit Und Lernfähigkeit Beim Lernprozess Von Daf-Lernerinnen</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19609</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19609</guid>
      <author>Çiğdem KIRCA, Zeki KARAKAYA</author>
      <description>Ziel dieser Arbeit ist es, die Bedeutung der Lernwilligkeit und Lernfähigkeit beim Lernprozess, insbesondere im DaF-Unterricht, vorzuweisen. Hierbei stand die Sensibilisierung für Lernstrategien, unter der Bestimmung der i</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Otantik Değerlendirme Yaklaşımının Öğretmen Adaylarının İşbirlikli Karar Alma İstekliliklerine Etkisinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19558</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19558</guid>
      <author>İsmail KİNAY, Birsen BAĞÇECİ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı Bilimsel Araştırma Yöntemleri dersinde uygulanan otantik değerlendirme yaklaşımına dayalı etkinliklerin sınıf öğretmeni adaylarının işbirlikli karar alma istekliliklerine etkisi incelemektir. Bu araştırmada eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gruplarını 2013-2014 Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı’nın 2. Sınıfında kayıtlı öğretmen adayları oluşturmaktadır. Ana Bilim Dalı’nda bulunan 2 şube yansız şekilde deney (B Şubesi) grubu ve kontrol (A Şubesi) grubu olarak atanmıştır. Deney grubu 42 (21 kadın ve 21 erkek) kontrol grubu 44 (27 kadın ve 17 erkek) öğretmen adayından oluşmaktadır. Ancak kontrol grubundan 1 öğretmen adayı (kadın) sonteste katılmadığından değerlendirmeler 43 öğrenci üzerinden yapılmıştır. Veri toplamam aracı olarak 13 maddeden oluşan, Anderson, Martin ve Infante (1998) tarafından geliştirilen ve Kıcı (2012a) tarafından Türkçeye uyarlanan “İşbirlikli Karar Alma Sürecine Katılım İstekliliği Ölçeği” kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarında yer alan öğretmen adaylarının kişisel bilgileri ile ilgili özelliklerinin yüzdeleri ve frekansları hesaplanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının veri toplama aracından aldıkları öntest ve sontest puanlarının aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Grupların öntest puanları arasında ve sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olup olmadığını belirlemek için Bağımsız Örneklemler t-Testi kullanılmıştır. Hem deney hem de kontrol grubunun veri toplama araçlarından aldıkları öntest ile sontest puanlarının karşılaştırılması için İlişkili Örneklem t-Testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda otantik değerlendirme yaklaşımına dayalı uygulamaların, geleneksel öğretime ve değerlendirmeye dayalı uygulamalara göre, öğretmen adaylarının işbirlikli karar alma istekliliklerini arttırmada daha etkili olduğu sonucu bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Perspektifinde Sosyal Bilgiler Dersinin Öğrenme Kazanımları Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19706</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19706</guid>
      <author>Erol KOÇOĞLU, Özkan AKMAN</author>
      <description>Sosyal bilgiler dersi, içerisinde barındırdığı bir çok disipline ait bilgi, beceri ve değerlerin bir arada kaynaştırılarak verildiği birbirinden farklı kazanımları, öğrenme öğretmen sürecinde öğrenciye anlamlandırarak aktarmayı temele alan bir çalışma alanıdır. Bu çalışma alanın kazanımları belirlenirken, kazanım ait olduğu disiplinin temel amaçları ve kazanıma yönelik olarak hazırlanan içerik, öğrenciye görelilik ilkesi çerçevesinde düzenlenerek öğrenciye sunulmalıdır. Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının perspektifinde sosyal bilgiler dersinin kazanımlar açısından değerlendirilmesidir. Araştırma grubunu, İnönü ve Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi sosyal bilgiler öğretmenliği ana bilim dalında eğitim hayatına devam eden 100 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının görüşleri, açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile alınmıştır. Elde edilen veriler, nitel veri analizi tekniğinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde sosyal bilgiler öğretmenliği ana bilim dalında öğrenim gören öğretmen adaylarının sosyal bilgiler dersinin kazanımlarına ilişkin, birbirinden farklı algılara sahip olduklarını ve bu durumu birbirinden farklı şekilde gerekçelendirdiklerini göstermektedir. Öğretmen adaylarının görüşme formunda yer alan sorulara verdiği yanıtlar analizinde ve modellerin oluşturulmasında NVivo 11 programından yararlanılmıştır. Kodlamalar araştırmacıların ortak görüşleri doğrultusunda oluşturulmuştur. Yapılan çalışmada çalışma grubunu oluşturan öğretmen adaylarının sosyal bilgiler dersi öğrenme ürünlerine (kazanım) yönelik algılarının, genel amaç, değer ve beceriye ilişkin çeşitli temalarla ifade ettiklerini gösteren bulgulara ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmenlerinin Türkçe Derslerinde Eğitsel Materyal Olarak Oyun ve Oyuncak Kullanımına Yönelik Görüş ve Önerileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19267</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19267</guid>
      <author>Seval KORUCU, Yasemin KURTLU</author>
      <description>Eğitimde amaç çocukların bilişsel, duyuşsal, sosyal ve psikomotor becerilerinin geliştirilmesidir. Çocuğun çok yönlü gelişimi için eğitim durumlarının çocukların ilgilerini çekecek yaklaşım, yöntem ve tekniklerle planlanması ve buna uygun materyaller kullanılması gerekmektedir. Dil, araştırmacılar tarafından soyut bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Soyut olan bir kavramın oyun ve oyuncaklarla somutlanabilirliği ise üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Bu araştırmada amaç, Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersinde eğitsel bir materyal olarak oyun ve oyuncak kullanıma yönelik görüş ve önerilerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesidir. Amaç doğrultusunda amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak Erzurum merkezinde görev yapan 10’u bayan 7’si erkek olmak üzere 17 Türkçe öğretmeni örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada betimsel araştırma yaklaşımıyla öğretmen görüşleri belirlenmiştir. Öğretmen görüşlerini belirlemek için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu açıklama, demografik özellikler ve görüşme soruları (8 soru) olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Öğretmenlerle 20 dakikalık görüşmeler yapılmış ve görüşmeler kaydedilerek elde edilen veriler Türkçe eğitimi alanında uzman araştırmacılar tarafından betimsel ve içerik analizine tabi tutulmuş, sonuçlar karşılaştırılarak kategoriler oluşturulmuş, sonuçlar tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre Türkçe öğretiminde oyun ve oyuncakların eğitim materyali olarak kullanılmasının dil bilgisi öğrenme alanıyla sınırlı olduğu; okuma, dinleme, yazma, konuşma ve görsel okuma öğrenme alanlarında ise özellikle okuma, yazma ve görsel okuma öğrenme alanlarında oyun ve oyuncakların çok fazla kullanılamadığı tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre Türkçe eğitiminde bütün öğrenme alanlarına yönelik eğitsel oyun ve oyuncakların araştırılması, tasarlanması ve öğretmenlere bu konu ile ilgili hizmet içi eğitim kursları verilmesi gerektiği söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Geçerli, Güvenilir Bir Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği Geliştirme Çalışması: Hücre Bölünmeleri Konusu Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19530</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19530</guid>
      <author>Mücahit KÖSE, Mahmut SELVİ</author>
      <description>Bu çalışmada Fen bilimleri öğretmenlerinin hücre bölünmeleri konusundaki pedagojik alan bilgilerini ölçebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini farklı mesleki deneyimlere sahip, farklı yükseköğretim birimlerinden mezun ve farklı uzmanlık alanlarından toplamda 202 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Uygulamalar 2013-2014 eğitim öğretim yılının 2. döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada hücre bölünmeleri konusu pedagojik alan bilgisi ölçeğinin geliştirilmesi için pedagojik alan bilgisinin program bilgisi, öğrenci bilgisi, ölçme ve değerlendirme bilgisi ile öğretim strateji, yöntem ve teknik bilgilerini içerecek şekilde literatür desteği ve uzman görüşleriyle 35 açık uçlu soru hazırlanmıştır. Uzman görüşü ve 20 öğretmenle yapılan ön uygulama ve ön uygulama yapılan öğretmenlerden yedi öğretmen ile soruların anlaşılabilirliği üzerine yapılan görüşmeler sonucunda uygulama öncesi ölçek taslağı 26 sorudan oluşmuştur. Soruların değerlendirilmesi için literatür incelemesi ve uzman görüşü ile bütüncül rubrik hazırlanmıştır. Daha sonra 26 soruluk taslak ölçek formunun 182 fen bilimleri öğretmeni tarafından süre kısıtlaması olmadan cevaplamaları sağlanmıştır. Tüm öğretmenlerin sorulara verdikleri cevaplar iki puanlayıcı tarafından, ek olarak rasgele seçilen 20 öğretmenin sorulara verdikleri cevaplarda ayrı üçüncü bir puanlayıcı tarafından daha rubrik kullanılarak 1-4 aralığında puanlanmıştır. Tüm soruları değerlendiren 1. ve 2. puanlayıcı arasındaki tutarlık katsayısı 0,87 iken üçüncü puanlayıcı ile diğer iki puanlayıcı arasındaki tutarlılık katsayıları sırasıyla 0,82 ve 0,80 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen veriler üzerinden açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve maddelerin faktör yükleri hesaplanarak 4 faktörlü 20 sorudan oluşan nihai ölçek elde edilmiştir. Maddelerin faktör yükleri 0,50 ile 0,78 arasında değerler almıştır. Nihai ölçekteki 20 sorudan ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise 0,85 olarak hesaplanmıştır. Fen bilimleri öğretmenlerinin hücre bölünmeleri konusundaki pedagojik alan bilgilerinin değerlendirilebileceği geçerli ve güvenir bir ölçme aracı geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dünyada Lisans Derecesi Düzeyinde Afet Eğitimi ve Öğretimi Yapan Programların Değerlendirilmesi ve Türkiye Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19718</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19718</guid>
      <author>İlknur MAYA, Cüneyt ÇALIŞKAN</author>
      <description>Bu araştırma, dünyada “acil durum/yardım ve afet eğitimi” konusunda ilgili üniversitelerin lisans derecesi düzeyindeki programlarının ve Türkiye’de ilk defa 2005 yılında kurulan “Acil Yardım ve Afet Yönetimi” lisans programının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Türkiye ile dünyada lisans derecesi düzeyinde acil durum/yardım ve afet eğitimi veren programların tespitini, bu programların kendi içinde gruplanmasını, ülke ve kıta özelinde sayılarının verilerek karşılaştırmalı çözümlemesinin yapılmasını ve Türkiye örneği olan programın incelenmesini amaçladığı için tarama modelindedir. Araştırmada kullanılan yöntem, doküman analizidir. Araştırma verileri, Google Arama Motoru üzerinden İngilizce “emergency managemet, emergency relief/aid and disaster management” ve Türkçe “acil durum yönetimi, acil yardım ve afet yönetimi” anahtar kelimeleri ile 10.09.2014-20.09.2015 tarihleri arasında tarama yapılarak ve FEMA tarafından sitesinde yayınlanan The College List listesinden elde edilmiştir. Elde edilen veriler arasından, acil durum/yardım ve afet yönetimi konusunda lisans düzeyinde derece veren programlar araştırmaya kabul edilmiştir. Böylece araştırmanın evrenini, anahtar kelimeler doğrultusunda tüm lisans programları oluşturmaktadır. Bu araştırmada kullanılan dokümanlar, resmi web sitelerinden elde edildiği için verilerin geçerliliği ve güvenirliliği için yüksektir denilebilir. Araştırmada, dünya üzerinde acil durum/ yardım ve afet eğitimi konusunda doksan üç tane lisans düzeyinde program bulunmuştur. Bu programların %80,6’sını acil durum/yardım ve/veya afet yönetimi, %10,8’ini milli güvenlik/savunma, terörizm ve acil durumlar, %7,5’ini halk sağlığı ve tıbbi durumlar ve %1,1’ini uluslararası kurtarma ve afet yardımları/insani yardımlar programları oluşturmaktadır. Sonuç olarak, dünya üzerinde acil durum/yardım ve afet eğitimi alanında Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Bangladeş, İngiltere, İspanya, Kanada, Kenya, Yeni Zelanda ve Zimbabve ülkeleri farklı programlar altında lisans düzeyinde insan gücü yetiştirmektedir. Türkiye ise lisans derecesi düzeyinde bu alandaki nitelikli insan gücünü, “Acil Yardım ve Afet Yönetimi” programı üzerinden sağlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Öğretiminde Eğitim Ortamı ve Kültür Aktarımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19528</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19528</guid>
      <author>Muhammet MEMİŞ</author>
      <description>Yabancı dil öğretimi, yalnızca hedef dilin dil bilgisi ile kelimelerini öğretmek ve temel dil becerilerini kazandırmak değildir. Yabancı dil öğretimi aynı zamanda o dilin kültürünün de öğretimidir. Dil ve toplum birlikte gelişip şekillendiği için yabancı bir dili gerçek anlamda öğrenmek, anlamak ve konuşmak o toplum gibi düşünebilmeyi gerektirmektedir. Bu da o dili şekillendiren kültürü öğrenmekle mümkündür. Yabancı dil öğrenen kişi aynı zamanda yeni bir kültür öğrendiği için yabancılara Türkçe öğretimi de Türk kültürünün anlatıldığı, yansıtıldığı ve yaşatıldığı bir ortamda gerçekleştirilmelidir. Kültürü oluşturan unsurların çok geniş ve çeşitli olması sebebiyle yabancılara Türkçe öğretimi sürecinde Türk kültürünü oluşturan bütün ögelerin ders sırasında ve ders araçlarıyla aktarılması mümkün değildir. Yabancı dil eğitiminin en önemli amaçlarından birisinin de o dilin kültürünü öğretmek olduğu ve tüm eğitim ortamları gibi yabancı dil eğitim ortamlarının da kendi öğretim amaçları doğrultusunda düzenlemesi gerektiği gerçeklerinden yola çıkarak eğitim ortamının kültürel unsurlarla zenginleştirilmiş bir çevre sunması büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda eğitim ortamının kültürel unsurlarla yapılandırılmasının, Türk kültürü ile öğrencileri olabildiğince çok karşılaştırmak için etkili bir araç olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada dil ve kültür arasındaki ilişkiye değinilmiş, yabancı dil öğretiminde kültür aktarımı ve öneminden bahsedilmiş, yabancı dil eğitim ortamlarının kültür aktarımındaki rolü üzerinde durulmuş ve yabancılara Türkçe öğretiminde eğitim ortamının düzenlenerek kültür aktarımında bir araç olarak nasıl kullanılabileceği konusunda önerilere yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarına Göre Sosyal Medya Kullanımının Değerler Üzerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19569</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19569</guid>
      <author>Sibel OĞUZ HAÇAT, Ufuk SÖZCÜ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sosyal medya kullanım düzeylerini belirleyerek sosyal medya kullanımının değerler üzerine etkisini tespit etmektir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde öğrenim gören 143’ü (% 57) kadın, 108’i (% 43) erkek olmak üzere 251 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışma grubunun oluşturulmasında, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yolu seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak Polat ve Eren (2013) tarafından hazırlanan ‘Öğretmen Adaylarının Sosyal Medyada Değer Algıları ve Yönelimleri’ adlı anket kullanılmıştır. Anket sonuçları SPSS 20 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel istatistik değerleri ve t testi kullanılmıştır. Sosyal ağ kullanım sıklığı sonuçları öğretmen adaylarının %76,5’inin her gün sosyal ağı kullandığını, gün içinde sosyal ağı çoğunlukla 30 dakika ile 3 saat arasında kullandığı, sosyal ağlardaki arkadaş sayısının da en çok 0- 300 kişi arasında olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının sosyal ağ kullanım sürelerine ait sonuçlara göre, adayların çoğunluğunun beş yıldan fazla bir süredir sosyal ağları kullandığı görülmektedir. Öğretmen adaylarının değer tercihleri ve önem sırası sonuçlarına göre, tüm sınıf düzeylerindeki öğretmen adaylarının en fazla vatanseverlik değerini tercih etmiştir. Analiz sonucunda öğretmen adayları sosyal medyayı en çok bilgilenme amacıyla kullandıklarını belirtirken sosyal medyayı anonimlik ve özgürlük alanı olarak görmedikleri anlaşılmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının İletişim Becerileri ile Öz-Duyarlık Düzeyleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19577</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19577</guid>
      <author>Bahar Mete OTLU, Deniz EKİNCİ VURAL , Necla ŞAHİN FIRAT</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının iletişim becerilerinin ve öz-duyarlık düzeylerinin incelenerek elde edilen bulgular ışığında öneriler sunmaktır. Bu doğrultuda nitel ve nicel araştırma yöntemleri bir arada kullanılarak konunun derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi’nde (İzmir, Türkiye) öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini, Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesinin 14 farklı lisans programının son sınıfında öğrenim gören ve tabaka örnekleme yoluyla seçilen 498 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğretmen adaylarının anabilim dallarına göre iletişim becerilerinin farklılaştığı, algılanan kişilik tiplerine göre ise hem iletişim becerilerin hem de öz-duyarlık düzeylerinin farklılaştığı görülmüştür. Öz-duyarlık ölçeğinin bütün boyutlarında kendini çekingen ve girişken olarak algılayanların, puan ortalamalarının saldırgan algılayanlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu bulgudan hareketle en düşük düzeyde iletişim becerisine sahip olanların kendilerini saldırgan olarak düşünen öğretmen adayları olduğu anlaşılmaktadır. Nitel sonuçlar nicel sonuçları desteklemektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının öz-duyarlık düzeyleri ile iletişim becerileri arasında ilişki saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinin Biyoloji Dersine Yönelik Tutumları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19422</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19422</guid>
      <author>Serap ÖZBAŞ</author>
      <description>Bu araştırmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki lise öğrencilerinin biyoloji dersine yönelik tutumu incelenmiştir. Araştırmaya Lefkoşa ilçesinde Anadolu, Fen ve genel liselerde öğrenim gören gönüllü 180 dokuzuncu, onuncu, on birinci ve on ikinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerden veriler Arıcak ve Ilgaz (2007) tarafından geliştirilen Biyoloji Tutum ölçeği ile toplanmıştır. Tek boyutlu olan ölçek, 17 madde içermekte olup, 4’lü Likert tipinde derecelendirilmiştir. Ölçeğin güvenirlik değeri için Cronbach alfa değerine bakılmış ve bu değer 0,85 olarak hesaplanmıştır. Ölçek maddelerinin ayırt ediciliği için madde-toplam korelasyonuna bakılmıştır. Araştırma sonucuna göre öğrencilerin biyoloji dersine yönelik olumlu tutuma sahip olduğu görülmüştür. Öğrencilere göre biyoloji dersi; ilgi ile dinlenen, hoşa giden, çevrelerindeki olayları anlamalarına olanak sağlayan, severek çalışılan, eğlenceli, daima sevilen, öğrenilmese de sevilen bir derstir. Aynı zamanda bu öğrenciler biyoloji dersinin sıkıcı olduğunu, hiç bir işe yaramadığı, içinden geçen “biyoloji dersinden ne zaman kurtulacağım”, “biyoloji dersinde uyurum” görüşlerini desteklemektedir. Buna karşın öğrenciler biyoloji; dinlendiğinde zevk alınmayan, sadece sınav için çalışılan, ezberlenecek ve unutulacak bir derstir görüşlerini desteklememektedir. Kız ve erkek öğrencilerin biyoloji dersine yönelik tutum ortalamalarının birbirine yakın olduğu ve ortalamalar arasında anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Benzer şekilde öğrencilerin okudukları lise türü ve sınıf seviyesine göre biyoloji dersine yönelik tutum ortalamaları incelenmiş ve bu ortalamalar arasındaki farkın anlamlı olmadığı ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencilerinin Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ve Bilimsel Tutumlarının Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19662</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19662</guid>
      <author>Serpil PEKDOĞAN, Adem BAYAR</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin eleştirel düşünme ve bilimsel tutumlarını farklı değişkenler açısından incelemektir. Bu bağlamda çalışma boyunca araştırmacılar birtakım araştırma sorularına yanıt aramışlardır. Bunlar; 1. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri ve bilimsel tutum düzeyleri nedir? 2.Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme ve bilimsel tutum becerileri Fen eğitimi almalarına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmakta mıdır? 3. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme ve bilimsel tutum becerileri bilimsel çalışmalara ilgi duymalarına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmakta mıdır? 4. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri ve bilimsel tutum becerileri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır? Araştırmacılar ilgili çalışmayı nicel araştırma yaklaşımı çerçevesinde gerçekleştirmişlerdir. Bu bağlamda tarama modelinde (survey) gerçekleştirilen bu araştırmanın çalışma grubunu devlet üniversitesine bağlı Eğitim Fakültesi okul öncesi öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği bölümünün ikinci ve üçüncü sınıflarında öğrenim gören toplam 349 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının 179'si okul öncesi öğretmenliği bölümünde, 170'i sınıf öğretmenliği bölümünde okumaktadır. Çalışmanın örnekleminin oluşturulmasında basit seçkisiz örneklem yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında "California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (CEDEÖ)" ve "Bilimsel Tutum Ölçeği (SAI-II)” kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde t testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde, öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ve bilimsel tutumlarının çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Eğitim Programlarında Yer Alan Hedeflerin Değerler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19578</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19578</guid>
      <author>Özkan SAPSAĞLAM</author>
      <description>Okul öncesi dönem insan yaşamında ilk öğrenmelerin gerçekleştiği, hayata dair ilk deneyimlerin kazanıldığı oldukça önemli bir süreçtir. Bireyin bilgi, beceri ve değer kazanmaya başladığı bu süreçte ilk öğrenme kaynağı ailedir. Çocuk için ailede başlayan değer edinme süreci, okul, toplum ve kültürün de etkisiyle devam etmektedir. Çocuğun değer edinme sürecinde okul, değer kazandıran bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk Milli Eğitim sisteminin temel amaçlarından biri de milli, kültürel, ahlaki, insani ve manevi değerlerin çocuklara kazandırılmasıdır (MEB, 1973). Okulun değer kazandırma işlevini yerine getirmesinde en etkili araçlardan biri eğitim programıdır. Bu çalışmada Türkiye’de uygulanan okul öncesi eğitim programlarının (1994, 2002, 2006 ve 2013) hedef, amaç ve kazanımları referans değerler açısından incelenmiştir. Çalışma kapsamında eğitim programlarının hedef, amaç ve kazanımları Rokeach Value Survey (RVS), Living Values Education Program (LVEP) ve MEB 2010/53 sayılı “İlk Ders” genelgesinde belirtilen değerler açıcından incelenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımında gerçekleştirilen çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; 1994, 2002, 2006 ve 2013 okul öncesi eğitim programlarında; RVS, LVEP ve 2010/53 sayılı genelgede belirtilen değerlere yönelik farklı sayıda hedef, amaç ve kazanımın yer aldığı görülmüştür. MEB 1994 okul öncesi eğitim programında referans değerlere yönelik 8 hedef, 2002 programında 9 hedef, 2006 programında 11 amaç ve 2013 programında 19 kazanım belirlenmiştir. Hedef, amaç ve kazanımların daha çok sorumluluk, temizlik, kendini kontrol etme, sevgi, saygı, hoşgörü ve duyarlı olma gibi değerlere yönelik olduğu, buna karşın yardımseverlik, işbirliği, arkadaşlık, paylaşma ve dürüstlük gibi okul öncesi dönemde çocuklara kazandırılabilecek değerlere yönelik eğitim programlarında herhangi bir hedef, amaç ve kazanımın yer almadığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapılandırmacı Yaklaşım 7E Öğrenme Halkası Modeli ile İlgili Yapılan Araştırmalar: İçerik Analizi Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19615</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19615</guid>
      <author>Hakan SARAÇ, Halil KUNT</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, 2005-2016 yılları arasında yapılandırmacı yaklaşım öğrenme halkası modellerinden olan 7E modeli ile ilgili ulusal ve uluslar arası alanda yapılmış olan araştırmaları içerik analizi yöntemiyle incelemektir. Çalışmada ilgili alanda toplam 75 araştırmaya ulaşılmıştır. Ulusal alanda ulaşılan 42 araştırmanın, 13’ü doktora tezi, 8’i yüksek lisan tezi ve 21’i makale çalışmasıdır. Uluslararası alanda ulaşılan 33 araştırmanın 4’ü yüksek lisans tezi ve 29’u ise makale çalışmasıdır. Çalışmada ilgili alanda ulaşılan araştırmalar tam metin okuması sonucu doküman incelemesi yoluyla araştırmanın künyesi, disiplin alanı, bilimsel araştırma türü, kullanılan 7E model türü, kazanım konusu, yöntemi, çalışma grubu, veri toplama araçları ve veri analiz yöntemleri açısından incelenmiştir. Çalışmada incelenen araştırmalara ait tema ve kodlamalar sonucu elde edilen veriler frekans ve yüzde değerleri kullanılarak tablolar halinde sunulmuştur. Çalışma sonucunda son yıllarda 7E modeli üzerinde yapılan araştırmaların düzenli olarak arttığı görülmüştür. Yapılan araştırmaların, daha çok tek yazarlı olduğu, uluslar arası alanda daha çok Endonezya’da olduğu, Fen bilimleri alanlarında daha çok kullanıldığı, genellikle nicel ve yarı deneysel çalışmalar olduğu, 7E modeli kullanarak öğrenme ürünlerine etkisinin incelendiği, ortaokul ve lise öğrencileri üzerinde olduğu görülmüştür. İncelenen araştırmalarda, veri toplama aracı olarak genellikle başarı ve tutum-ilgi testlerinin kullanıldığı, veri analiz yöntemi olarak ise genellikle betimsel ve kestirimsel veri analizlerinin kullanıldığı görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eleştirel Düşünme Eğilimi (EDE) Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Revize Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19580</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19580</guid>
      <author>Nuriye SEMERCİ</author>
      <description>Bilgiye ulaşılmasında ve kavratılmasında kolaylık sağlayan bir etken olarak kabul edilen eleştirel düşünme eğitimin arzu edilen kazanımlarından biridir. Eleştirel düşünmenin bazı karakteristikleri ve özellikleri bilinçli olma, sistematik olma eğilimi, esneklik, sabır, açık niyetlilik, biliş ötesi, yeniden oluşturma, motivasyon ve tartışmadır. Araştırmanın amacı, eleştirel düşünme eğilimi (EDE) ölçeğinin geliştirilmesidir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Taslak ölçek, geliştirilmek üzere 1081 öğretmen adayı ve öğretmene uygulanmıştır. Uygulama, Bartın Üniversitesi (226), Bülent Ecevit Üniversitesi (218), Kilis 7 Mart Üniversitesi (213) ve Van ilinde (424 öğretmen) yapılmıştır. Faktör analizi sonuçlarına göre, EDE ölçeğinin KMO değeri 0.972, Bartlett testi değeri 25990.380’dir (Sd= 1176, p=0.000). Ölçek, varyansın % 49.161’ini karşılamaktadır. EDE ölçeği için yapılan analiz sonuçlarında, faktör yüklerinin 0.33-0.71 arasında değiştiği görülmektedir. Ölçek çok boyutlu olup alt temaları, üstbiliş, esneklik, sistematiklik, azim-sabır ve açık fikirliliktir. Ölçek, 49 maddeden oluşmuştur. Ölçeğin derecelendirilmesi, “Tamamen katılıyorum (5), Çoğunlukla katılıyorum (4), Kısmen katılıyorum (3), Çoğunlukla katılmıyorum(2), Hiç katılmıyorum (1)” şeklindedir. Ölçeğin test tekrar test korelasyonu 0.761 ve iki yarı puanları arasındaki korelasyon katsayısı 0.95 bulunmuştur. EDE ölçeğinin Cronbach Alpha katsayısı 0.963’dür. Geçerliği ve güvenirliği sağlanmış EDE ölçeğinin AMOS programı ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır (Kay kare=2778.981, Sd=1073, X2/Sd=2.590, GFI=0.903, CFI=0.932, RMSEA=0.038). Bu sonuçlara göre ölçek, öğretmen ve öğretmen adaylarına uygulanabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hikâye Edici Metin Yapısı Öğretiminin 6. Sınıf Öğrencilerinin Yazma Kaygılarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19568</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19568</guid>
      <author>Süleyman Erkam SULAK, Hasan Basri KANSIZOĞLU , Ömer KEMİKSİZ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı hikâye edici metin yapıları öğretiminin öğrencilerin yazma kaygı düzeylerine olan etkisini belirlemektir. Ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu deneysel desenin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı iki ortaokulda (Hendekyanı Ortaokulu, İMKB Ortaokulu) öğrenim gören 105 altıncı sınıf öğrencisi (Ndeney=55, Nkontrol=50) oluşturmaktadır. Araştırmada Özbay ve Zorbaz (2011) tarafından Türkçeye uyarlanıp geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan Daly-Miller Yazma Kaygısı Ölçeği kullanılmış, elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 20.0 programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde ilişkili örneklemler için t-testi ve ilişkisiz örneklemler için t-testi istatistikleri kullanılmıştır. Metin yapıları öğretiminin 6. sınıf öğrencilerinin yazma kaygı düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olup olmadığını ortaya koymak için yapılan ilişkisiz örneklemler için t-testi sonucunda metin yapıları öğretimi yapılan deney grubundaki öğrencilerin son test puan ortalaması ile (Xdeney= 99,62) metin yapıları öğretimi yapılmayan kontrol grubundaki öğrencilerin son test puan ortalaması (Xkontrol= 93,0) arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur (p&lt;.05). Bu durum metin yapıları öğretiminin öğrencilerin yazma kaygı düzeyleri üzerinde olumlu yönde anlamlı bir etkisinin olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Yazma kaygı düzeyleri üzerindeki bu etki büyüklüğünün küçük düzeyde ancak orta düzeye yakın olduğu (Cohend=0.42, Hedgeg=0.416, Vg=0.039) sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Farklı Alanlardaki Öğretim Elemanlarına Yönelik Metaforların Eğitim Felsefeleri Çerçevesinde İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19531</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19531</guid>
      <author>Hasan Hüseyin ŞAHAN, Rukiye TARHAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının farklı alanlardaki öğretim elemanlarına yönelik metaforlarından hareketle farklı alanlardaki öğretim elemanlarının benimsedikleri eğitim felsefelerini belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılan bu araştırma Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesinde pedagojik formasyon eğitimi kursuna katılan 328 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada formasyon grubundaki öğretmen adaylarının seçilmelerinin temel nedeni; bu öğretmen adaylarının alandaki, alan öğretimindeki ve eğitim bilimlerindeki öğretim elemanlarının hepsinden ders almış olmalarıdır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın amacına yönelik verilerin toplanmasında “Metafor Formu” kullanılmıştır. Öğretmen adaylarından farklı alanlardaki öğretim elemanlarına ilişkin metaforlar üretmeleri ve bu metaforların kaynağını açıklamaları istenmiştir. Geçersiz olan veriler çıkarıldığında 98 metafor formundan elde edilen veriler içerik analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen adayları tarafından öğretim üyeleri için 98’er metafor üretildiği, bu metaforlardan hareketle alancı öğretim üyelerinin ağırlıklı olarak geleneksel eğitim anlayışını (daimicilik ve esasicilik eğitim felsefelerini), eğitim bilimci öğretim üyelerinin ağırlıklı olarak çağdaş eğitim anlayışını (ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık felsefelerini), alan eğitiminde çalışan öğretim üyelerinin ise iki anlayışı diğer ifadeyle dört eğitim felsefesini de belli oranda benimsedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Benimsenen eğitim felsefelerinin öğretimi düzenlemede ve uygulamada temel belirleyici olduğu dikkate alındığında, alan eğitimi ve özellikle alancı öğretim elemanları tarafından günümüz öğretim süreçlerinde daha fazla önemsenen ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık felsefelerinin daha fazla benimsenmesi sağlanmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları Hakkında Öğretmen Adayı Görüşlerinin Metafor Yoluyla Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19455</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19455</guid>
      <author>Mehmet TAŞDEMİR, Figen TAŞDEMİR</author>
      <description>Bu araştırmayla öğretmen adaylarının ölçme ve değerlendirme uygulamalarını nasıl tanımladıklarının ortaya çıkarılması, MEB içerisinde okullardaki ölçme ve değerlendirme uygulamaları ile ölme ve değerlendirme eğitiminin yükseköğretim sürecinde önemine vurgu yapmak amaçlanmıştır. Bu araştırma ile öğretmen adaylarının okullardaki ölçme ve değerlendirme uygulamalarının nasıl olduğuna ilişkin görüşleri ürettikleri metaforlar aracılığı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma betimsel bir araştırma olup nitel veri toplama tekniklerinin kullanıldığı bir durum çalışmasıdır. Bu araştırmada nitel veriler görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Çalışma grubu amaçsal örnekleme yöntemlerinden benzeşik örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014–2015 eğitim-öğretim yılı bahar dönemi farklı öğretmenlik programlarında kayıtlı 4.sınıf öğrencilerinden (N: 263) oluşturulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Geçerlik/İnanırlık ve Güvenirlik/Tutarlılık sağlamasında, toplanan verilerin ayrıntılı olarak rapor edilmesi ve araştırmacının sonuçlara nasıl ulaştığını açıklaması nitel bir araştırmada geçerliğin önemli ölçütleri arasında yer almaktadır. Yarı-yapılandırılmış ve açık uçlu maddelere katılımcıların görüşme sorularına belirttikleri görüşler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiş, her bir belirtilen görüşlerin madde köküne göre gerekli temalar oluşturularak dökümü yapılmıştır. Araştırmada katılımcılar ölçme uygulamalarına büyük oranda (% 66) olumlu anlam yüklemişlerdir. Öğrenciler ölçme ve değerlendirme işlemlerinin eğitim ve öğretimin niteliğine katkı sağladığı, fedakârlık gerektiren bir eylem olduğu düşüncelerini ifade ederken bu uygulamaların tıpkı bir sistem gibi (insan vücudu, makine) iyi düzenlenmiş, iyi işleyen bir sistem olması gerektiği görüşündedirler. Buna karşın aynı katılımcıların ürettikleri metaforlar ve yükledikleri anlamları dikkate alındığında önemli bir oranda (%34), uygulandığı biçimi ile ölçme uygulamalarının niteliksizliği teşvik eden, sübjektif yönlü, yılgınlık-korku yaratan, aldatıcı yöntemlerle yapılan, ezberci ve rutin işlemler şeklinde gerçekleştirilen uygulamalar olarak olumsuz bir özellikte betimlenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul Türkçe Eğitimi İçin Alternatif Bir Ölçme Değerlendirme Tekniği: Kelime İlişkilendirme Testi (KİT)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19523</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19523</guid>
      <author>Ahmet TAŞDERE, Mehmet Fatih KAYA</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, alternatif bir ölçme değerlendirme tekniği olan Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) aracılığıyla ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi kapsamındaki Sağlık temasına ilişkin bilişsel yapılarını ve kavramsal değişimlerini ortaya koymaktır. Bu amaçla veri toplama aracı olarak kullanılan KİT, öğretim sürecinin başında ve sonunda uygulanarak öğrencilerin bilişsel yapıları ve kavramsal değişimleri tespit edilmiştir. 28 ilkokul 4. sınıf öğrencisine Sağlık temasına ait yedi tane anahtar kavram (Sağlık, Vücut, Eczane, Mikrop, Doktor, Aşı, İlaç) sürecin başında ve sonunda sunulmuş ve belli bir süre içerisinde bu anahtar kavramların zihinlerinde çağrıştırdığı cevap kelimeleri yazmaları istenmiştir. Elde edilen veriler anahtar kavram ve cevap kelimelerden oluşan bir frekans tablosuna kaydedilmiş ve bu tabloya göre öğretmen adaylarının bilişsel yapısını ortaya koyan kavram ağları çizilmiştir. Bu kavram ağlarında anahtar kavramlar ve cevap kelimeler arasındaki bağlantılar ve ilişkiler ortaya konmuştur. Elde edilen bulgulara göre son testteki anahtar kavramlara karşılık verilen cevap kelimelerin sayısında ön teste göre önemli derecede artışlar olduğu tespit edilmiştir. Ön test sonucunda ortaya çıkan kavram ağında bazı anahtar kavram ve kelimelerin birbirinden kopuk olarak öğrencilerin bilişsel yapısında yer aldığı tespit edilmişken, son testte bu kavram ve kelimeler arasında daha bağlantılı, karmaşık ve ilişkili yapıda yer aldığı tespit edilmiştir. Buna göre öğrencilerin bilişsel yapılarında ve kavramsal değişimlerinde Sağlık temasının öğrenilmesi yönünde değişimin gözlendiği söylenebilir. Elde edilen bulgular ışığında, ilköğretim Türkçe Eğitimi kapsamında genelde alternatif ölçme değerlendirme tekniklerinin özelde ise KİT’in kullanılabilirliğine yönelik sonuç ve önerilere yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencilerinin Okul İklimine Yönelik Algılarını Yordayan Değişkenlerin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19607</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19607</guid>
      <author>Ömer Faruk TAVŞANLI, Kenan BİRGÜL , Aynur OKSAL</author>
      <description>Örgüt kavramı ile ilgili ilk araştırmaların, örgüt kavramının tanımlanması, boyutlarının ve etkenlerinin belirlenmesi üzerine olduğu görülmektedir. Sonrasında örgüt kavramını etkileyen tüm etkenler teker teker incelenmeye ve araştırılmaya başlanmıştır. Daha çok sosyal bilimcilerin ilgilendiği bir alan olan örgüt iklimi konusunun, eğitim kurumlarında araştırılmaya başlanması ile örgüt ikliminin eğitim bilimcilerin ilgi alanına girdiği görülmektedir. Örgüt iklimi, örgütün sahip olduğu özelliklerin bir bütün olarak dışarıdan nasıl algılandığı ile ilgili bakış açısını ortaya koyar. Okulların da örgütsel iklimi vardır ve okulların sahip olduğu iklim okul iklimi olarak adlandırılmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okul iklimi algılarını yordayan değişkenler olarak neleri gördüğünü belirlemektir. Ayrıca belirlenen değişkenlerin hangi derecede öğrencilerin okul iklimi algılarını yordadıkları da çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bursa ilinde toplam 371 ortaokul öğrencine “Okul İklimi Öğrenci Ölçeği” ve Okul Atmosfer Ölçeği” uygulanarak elde edilen verilerin çoklu regresyon analizi sonuçları, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin destekleyici olarak algılanması, akademik programdan memnuniyet, okul kaynaklarının yeterliliği ve okula aidiyet duygusu değişkenleri ile öğrencilerin okul iklimi algıları arasında pozitif yönde ve anlamlı düzeyde bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Öğrencilerin olumlu okul iklimi algılarına sahip olmalarında, öğretmenlerin destekleyici ve olumlu olarak algılanmalarının en önemli faktörler olduğunu ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin öğrenciler ile daha samimi ve öğrencilerin güven duygularını arttıracak zeminde ilişkiler kurmasının, öğrencilerin okul iklimine karşı sahip oldukları olumlu algılarını arttırabileceği düşünülmektedir. Öğrencilerin okul iklimi algılarına bakışlarını etkileyen diğer bağımsız değişkenlerin ise okul kaynaklarının yeterliliği ve okula aidiyet hissetme durumları olduğu görülmektedir. Okul kaynaklarının eldeki imkânlar ölçüsünde arttırılmasının, öğrencinin olumlu okul iklimine karşı sahip oldukları algıları arttıracağı düşünülmektedir. Ayrıca çeşitli sosyal etkinlik ve faaliyetler ile öğrencilerin kendilerini okula ait hissetmeleri sağlanmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Teknopedagojik Alan Bilgisi Yeterlikleri ve Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutumları Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19624</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19624</guid>
      <author>Murat TUNCER, Ferdi BAHADIR</author>
      <description>Bu araştırmanın genel amacı öğretmen adaylarının teknopedagojik alan bilgisi ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları açısından değerlendirmektir. Bu amaçla bu her iki bağımlı değişkene yönelik görüşler arasında cinsiyet, sınıf, bireysel bilgisayara sahi olma durumu, bilgisayar kullanma sıklığı ve algılanan gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde görüş farkı olup olmadığı araştırılmıştır. Bunun yanında ilişkisel analizlerle TPAB ve ÖMYT arasında ne düzey ve yönde bir ilişki olduğu da belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama yöntemine göre yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde amaçlı örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeğinin cinsiyete göre karşılaştırıldığı bağımsız gruplar t testi sonucuna göre ölçeğin Değer, Sevgi alt boyutları ve tamamı açısından kadın öğretmen adayları lehine anlamı düzeyde görüş farkı belirlenmiştir. TP, PB, AB, TAB, TPAB alt boyutları ve TPAB ölçeğinin tamamı açısından bilgisayarı olmayan öğretmen adayları lehinde anlamlı düzeyde görüş farkı belirlenmiştir, PAB alt boyutlarında yine bilgisayarı olmayanlar lehine anlamlı düzeyde görüş farkı belirlenmiştir. TAB ve TPAB alt boyutlarında orta düzeyde bir etki büyüklüğü belirlenmiştir. A significant difference of opinion was determined at TK, PK, CK, TCK, TPACK sub-dimensions and whole of TPACK scale for the benefit of the prospective teachers who do not have computer. A significant difference of opinion was again determined at TPK, PACK sub-dimensions for the benefit of the prospective teachers. An effect size at medium level was determined at TCK and TPACK sub-dimensions. Çoklu regresyon analizine göre TB, AB, PAB alt yeterlikleri öğretmenlik mesleğine yönelik tutum puanlarına ait varyansın %10’unu açıklamaktadır. Bu araştırma sonucunda TPAB yeterlikleri ve ÖMYT arasında çeşitli düzeylerde pozitif yönde (birlikte değişim gösteren) ilişkiler olduğu görülmektedir. Bu durum öğretimde değişken etkileşiminin kontrolü konusunda öğretmenlere yol gösterici olabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İşbirlikli Öğrenmenin Öğrenme Stillerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19697</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19697</guid>
      <author>Mahmut TUNÇ, Yılmaz GEÇİT</author>
      <description>Bu araştırmada işbirlikli öğrenme yöntemi jigsaw tekniğine göre hazırlanan etkinlikler ile öğrencilerin tercih etmiş oldukları rekabetçi, bağımlı ve kaçınan stilleri değiştirmek amaçlanmıştır. Araştırma deneme öncesi modellerden tek grup ön test son test modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Ağrı ili Eleşkirt ilçesine bağlı Atatürk İlkokulu 4/A sınıfında öğrenim gören 21 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma verilerini elde etmek için Kişisel Bilgi Formu ve Grasha-Reichmann Öğrenme Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek Uzuntiryaki, Bilgin ve Geban (2003) tarafından Türkçe’ ye çevrilmiş olup 5’li likert tipindedir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde ortalama, frekans analizi ve sample paired test (ilişkili iki örneklem t testi) kullanılmıştır. Çalışma grubunun ön testte tercih etmiş oldukları stillerin oranları şu şekildedir: Rekabetçi, bağımlı ve işbirlikçi %23,8, katılımcı %14,3, kaçınan % 9,5 ve bağımsız stil ise % 4,8‘ dir. Son testte stillerin tercih edilme durumları ise; rekabetçi %9,5, bağımlı %4,8, işbirlikçi %38,1, katılımcı %23,8 kaçınan %4,8 ve bağımsız stil % 19 olarak tespit edilmiştir. İşbirlikli öğrenme yöntemine göre hazırlanan etkinliklerle çalışma grubunda bulunan 17 öğrencinin öğrenme stili değişmiştir. Bu değişimler çoğunlukla amaçlanan yönde olsa da amaçlanmayan değişimlerde olmuştur. İlişkisel İki Örneklem t Testi sonuçlarına göre kaçınan, rekabetçi ve bağımlı stil puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı derecede düştüğü sonucuna ulaşılmıştır. (p&lt;.05) Ancak işbirlikçi, katılımcı ve bağımsız stil puan ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. (p&gt;.05)</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Web ve Mobil Destekli Harmanlanmış Öğrenme Ortamlarının Öğrencilerin Motivasyon ve Akademik Başarılarına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19735</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19735</guid>
      <author>Çelebi ULUYOL, Murat MERİÇELLİ</author>
      <description>Bu çalışma, web destekli harmanlanmış öğrenme ve mobil destekli harmanlanmış öğrenme ortamlarının akademik başarı ve motivasyona olan etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak ön test-son test deney-kontrol gruplu deneysel modelin kullanıldığı bu çalışmada, katılımcılar amaçlı örnekleme ile belirlenmiş olup, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi 2.sınıf öğrencilerinden 2014-2015 Bahar yarıyılı Öğretim Tasarımı dersini alan toplam 60 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma için hazırlanmış Mobil Cihaz Tespit Anketine göre deney ve kontrol grubu olmak üzere 30’ar kişilik iki gruba ayrılmıştır. Kontrol grubu web destekli harmanlanmış öğrenme ortamındaki öğrenciler, deney grubu ise mobil destekli harmanlanmış öğrenme ortamındaki öğrenciler olarak belirlenmiştir. Web destekli harmanlanmış öğrenme ve mobil destekli harmanlanmış öğrenmenin öğrencilerin akademik başarı ve motivasyon, etkisini tespit etmek için Akademik Başarı Testi, Başarı Odaklı Motivasyon Ölçeği, Öğretim Materyalleri Motivasyon Anketi kullanılmıştır Nicel verilerin analiz edilmesinde SPSS 18 istatistik analiz programı aracılığıyla Kolmogorov Smirnov-Z Testi, bağımlı gruplar t-testi ve bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, mobil destekli harmanlanmış öğrenme ile web destekli harmanlanmış öğrenme arasında akademik başarı ve motivasyona etki konusunda aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Deney grubu öğrencilerinden nitel görüşme formu ile elde edilen veriler analiz edildiğinde mobil destekli harmanlanmış öğrenme ortamı istenilen ortamda ve zamanda erişilebilir, teorik derslerde uygulanabilir motive edici bir ortam olarak görülmüştür. Nicel ve nitel veriler birlikte değerlendirildiğinde mobil öğrenmenin harmanlanmış öğrenmedeki e-öğrenme bileşeni olarak kullanılabileceği söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halk Eğitim Kurslarının, Kadın Katılımcıların Yaşam Boyu Öğrenme Becerilerine Katkısının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19633</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19633</guid>
      <author>Fatma ÜNALCansu KALÇIK , Musa SATUK</author>
      <description>Yaşam boyu öğrenme, beşikten mezara devam eden bir öğrenme süreci olmasının yanı sıra; örgün, yaygın ve algın eğitim süreçlerini de kapsayan geniş bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Yaşam boyu öğrenme kapsamında yer alan yaygın eğitim kurumlarından biri olan halk eğitim merkezlerinde özellikle yetişkinlere verilen kurslarla, bireylerin yaşam boyu öğrenme becerilerinin gelişimine katkıda bulunulmaktadır. Halk eğitim kurslarına katılan kursiyerlerin, nasıl bir öğrenme gerçekleştirdikleri ve beceri kazandıkları ise araştırılması gereken bir konudur. Bunun yanında, halk eğitim merkezlerindeki kurslara katılanların daha çok kadın olduğu görülmektedir. Bu çalışma ile Bartın Halk Eğitim Merkezi kurslarına katılan kadın kursiyerlerin aldıkları eğitimin, yaşam boyu öğrenme becerilerine katkısını araştırmak amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması ile yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilen, Bartın İli Halk Eğitim Merkezi’nin çeşitli kurslarına devam eden 16 gönüllü kadın kursiyerden oluşmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan verilen NVIVO ve içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmada; kadın kursiyerlerin kursları sosyalleşme ortamı olarak gördükleri; kursların yaşam boyu öğrenmeye katkı sağladığı; kadınların yaşam boyu öğrenme becerilerini geliştirdiği (öğrenmeyi öğrenme becerisi, sosyalleşme becerisi, iletişim becerisi, girişimcilik ve teknolojik yeterlilik gibi)sonuçlarına ulaşılmıştır. Yaşam boyu öğrenme kapsamında sadece yetişkin kadınların değil, aynı zamanda her yaştaki bireyin okul dışı öğrenmelerine ve özellikle de yaşam boyu öğrenme becerilerine yönelik araştırmalar yapılmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Bölümü Öğretmen Adaylarının Finansal Okuryazarlık Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19632</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19632</guid>
      <author>Orhan ÜNAL, Salih TORUN , Emine YAVUZ , Sibel EDİŞ</author>
      <description>Bireylerin harcamalarını, tasarruflarını, yatırımlarını, birikimlerini, gelir-gider dengesini bütçesi doğrultusunda yönetebilme yetisine finansal okuryazarlık denilmektedir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de hakkında araştırmalar yapılan ve giderek önemi artmakta olan finansal okuryazar olma özelliği, toplumun geleceğini oluşturan üniversite öğrencileri ve özellikle öğretmen adayları için büyük önem taşımaktadır. Ankara’da bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi ilköğretim bölümünde öğrenim gören 743 öğretmen adayı (167 sosyal bilgiler öğretmenliği, 133 ilköğretim matematik öğretmenliği, 153 Türkçe öğretmenliği, 147 sınıf öğretmenliği) ile yapılan bu çalışmada, öğretmen adaylarının finansal okuryazarlık düzeyinin belirlenmesi ve finansal okuryazarlık düzeylerinin belirlenen değişkenlere göre değişkenlik gösterip göstermediğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Öğretmen adaylarına ait demografik bilgilerin (öğrenim gördükleri anabilim dalı, sınıfları, ailelerin aylık gelirleri ve cinsiyetleri) elde edilmesi için bir anketten, finansal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi için ise 14 maddelik bir ölçekten (Sarıgül, 2015) yararlanılmıştır. Betimsel istatistik, tek yönlü ANOVA ve ilişkisiz örneklemler için t-testi analizleri sonucunda öğretmen adaylarının finansal okuryazarlık düzeylerinin onların demografik özelliklerine göre değişkenlik gösterip göstermediği belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının finansal okuryazarlık düzeyleri ile bazı demografik özellikleri arasında anlamlı ilişkiler gözlemlenmiştir. Finansal okuryazarlık düzeyi ile öğrenim görülen bölüm ve devam edilen sınıf arasında anlamlı ilişki gözlemlenirken; ailenin aylık geliri ve cinsiyet arasında anlamlı ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarih Öğretmen Adaylarının Çokkültürlülük ve Yurtseverlik Tutumları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19532</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19532</guid>
      <author>Fatih YAZICI, Akif PAMUK , Tercan YILDIRIM</author>
      <description>Küreselleşmenin hızla artan etkisiyle birlikte dünyanın değişik kültürlerinin, insanlığın ortak sermayesi haline gelmesi, aynı toplum içerisindeki kültürel hak talepleriyle birlikte kültürel farklılıkların belirginleşmesi ve çokkültürlü eğitim yaklaşımının ortaya koyduğu yeni perspektifler karşısında öğretmenlerden beklentiler de önemli ölçüde değişim göstermiştir. Öğretmenler, farklılıkları desteklemek ve toplumsal birlikteliği sağlamak gibi farklı ve kimi zaman birbiriyle çelişen beklentilerin meydan okuması ile artık daha sık karşı karşıya gelmektedir. Bu araştırmada, tarih öğretmen adaylarının çokkültürlülük ve yurtseverlik tutumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 öğretim yılında Gaziosmanpaşa, Marmara ve Giresun Üniversitelerinde pedagojik formasyon eğitimi alan 210 tarih öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu çalışma grubundan veri toplamak amacıyla Yazıcı (2013) tarafından geliştirilen Çokkültürlülük Tutum Ölçeği ve Yurtseverlik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, Anova ve t-testi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan tarih öğretmen adaylarının çokkültürlü tutum puan ortalamaları 5’li likert tipinde 3,62 olarak hesaplanmıştır. Çokkültürlülük tutumları cinsiyet, öğrenim görülen üniversite değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşmazken, farklı etnik/kültürel gruplardan öğretmen adaylarının çokkültürlü tutumları, diğer katılımcılara göre daha olumludur. Bununla birlikte öğretmen adaylarının farklı etnik gruplardan arkadaşlarının sayısı arttıkça çokkültürlüğe karşı olumlu tutumları da artmaktadır. Öğretmen adaylarının yurtseverlik tutum puanı ortalamaları ise 4,49 olarak hesaplanmıştır. Yurtseverlik tutumları cinsiyet değişkenine göre farklılaşmazken, okul değişkenine göre anlamlı biçimde farklılaşmaktadır. Çokkültürlülük ve yurtseverlik tutumları karşılaştırıldığında her iki değişken arasında negatif bir korelasyon bulunduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Sosyal Duygusal Uyumları İle Sosyal Beceri Düzeyleri Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19717</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19717</guid>
      <author>Günseli YILDIRIM, Naşide Nur KARAMAN</author>
      <description>Sosyal duygusal gelişim, çocuğun kendini ifade edebilmesi, duygularını kontrol edebilmesi, kendisiyle ve çevresiyle uyum içinde olabilmesidir. Çocukların gelecekteki okul başarısının temelinde sosyal ve duygusal gelişimleri önemli rol oynamaktadır. Okul öncesi dönemde, çocuklar duygularını yönetmeye ve kontrol etmeye başlarlar. Sosyal ortama uygun davranma becerisi olarak tanımlanan sosyal beceriler, kişilerarası ilişkilerin kurulmasında gerçekleştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalarda çocukların sosyal becerileri altı yaşına kadar kazanamadıklarında; sonraki yıllarda ve yetişkinlikte bu becerileri kazanmakta zorluk çektiklerini göstermektedir. Bu araştırmada, okul öncesi dönemdeki çocukların sosyal ve duygusal uyumları ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda değişkenlerin birlikte değişip değişmediğinin belirlenmesi ve değişim varsa bu değişimin hangi yönde olduğunu saptamak için ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, Kilis İline bağlı merkez ilkokul ve ortaokul bünyesinde bulunan anasınıfları ile bağımsız anaokullarında okul öncesi eğitime devam eden tesadüfi örneklem seçim yoluyla belirlenen 48-66 aylık 103 kız, 97 erkek çocuk olmak üzere toplam 200 çocukla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (Avcıoğlu (2007), Marmara Sosyal Duygusal Uyum Ölçeği (Güven, Işık 2006) ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler ve bilgi formu öğretmenler tarafından doldurulmuştur. Sosyal duygusal uyum ve sosyal beceriler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla Pearson korelasyon katsayısı testi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda sosyal becerileri değerlendirme ölçeğinin kişiler arası beceriler alt ölçümü ile kızgınlık davranışlarını kontrol etme ve değişikliklere uyum sağlama becerileri, akran baskısı ile başa çıkma becerileri, sözel açıklama becerileri, kendini kontrol etme becerileri, amaç oluşturma becerileri, dinleme becerileri, görevleri tamamlama becerileri, sonuçları kabul etme becerileri arasında ilişkiler belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Öğrencilerin Yazma Tutum Ve Tutukluğunun Yazma Başarısına Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19663</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19663</guid>
      <author>Nurettin YILDIZ</author>
      <description>Bu araştırma yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Suriyeli öğrencilerin yazma tutumlarının ve yazma tutukluğunun yazma başarısına etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın amacına bağlı olarak çalışma, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi TÖMER’e devam eden C1 kur seviyesindeki 64 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma, tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli olarak desenlenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda a) yazma tutumunun yazma başarısına etkisi b) yazma tutumunun yazma tutukluğuna etkisi c) yazma tutukluğunun yazma başarısına etkisi sınanmıştır. Araştırmada Kırmızı’nın (2009) geliştirdiği yazma tutum ölçeği, Zorbaz’ın (2010) uyarladığı yazma tutukluğu ölçeği ve Özkara’nın (2007) uyarladığı yazma başarısı ölçeği yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere göre tekrar gözden geçirilmiş ve geçerlik-güvenirlikleri sağlandıktan sonra verilerin analizleri yapılmıştır. Verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, yazma tutumu yazma başarısını olumlu yönde etkilediği; yazma tutumu yazma tutukluluğunu negatif etkilediği; yazma tutukluğunun yazma başarısını negatif etkilediği tespit edilmiştir. Yazma başarısını en fazla etkileyen unsur yazma tutukluğu daha sonra yazma tutumu olduğu saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


