






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Turkish Studies-Educational Sciences, Yıl 2015 Sayı Volume 10 Issue 15</title>
    <link>https://turkishstudies.net/education?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=303</link>
    <description>Turkish Studies-Educational Sciences</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, ANKARA&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Öğretim Etkinliklerini Gerçekleştirme Sürecinde Yaşadıkları Sorunların Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19096</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19096</guid>
      <author>Yaşar ADIGÜZELLİ</author>
      <description>Öğretmenlerin öğrenci kazanımlarını gerçekleştirebilmeleri için öğretim süreci etkinliklerinde yaşadıkları sorunların farklı değişkenler açısından araştırılması ve sonuçların değerlendirilmesi gerekir. Bu araştırmanın temel amacı öğretmenlerin öğretim etkinliklerini gerçekleştirme sürecinde yaşadıkları sorunların bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda Ankara ili Çankaya ilçesinde görevli resmi ve özel okullarda görevli öğretmenler yer almaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla iki bölümden oluşan veri toplama aracı geliştirilmiştir. Birinci bölümünde kişisel bilgileri kapsayan cinsiyet, görev yeri, hizmet yılı, branşı ve çalıştığı kurum ile ilgili çoktan seçmeli sorulardan oluşan anket yer almaktadır. İkinci bölümde ise öğretmenlerin öğretim etkinliklerini gerçekleştirme sürecinde yaşadıkları sorunlarla ilgili üç alt bölümden oluşan 30 maddelik beş seçenekli likert tipi ölçek yer almaktadır. Araştırmanın bulgularına göre öğretmenler öğretim süreci etkinliklerini gerçekleştirmede genel olarak ara sıra sorun yaşadıkları saptanmıştır. Ancak hizmet süresi 1-10 yıl arasında olan öğretmenler öğretim sürecinin giriş etkinliklerinde, fen bilimleri alanı öğretmenler ise öğretim sürecinin sonuç etkinliklerinde sıkça sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca lisede görevli öğretmenlerinin öğretim süreci sonuç etkinliklerinde sürekli sorun yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, görev yeri, branş ve çalıştığı kurum ile öğretim sürecin giriş, geliştirme ve sonuç etkinliklerinde yaşadıkları sorunlar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak hizmet süresi 1-10 yıl arasında olan öğretmenler öğretim süreci giriş etkinliklerinde daha fazla sorun yaşadıkları sonucuna varılmıştır. Öğretim süreci etkinlikleri ile ilgili daha kapsamlı araştırmaların yapılması ve öğretim etkinlikleri ile ilgili sorun yaşayan öğretmenlerin hizmet içi eğitim ya da başka yöntemlerle yetiştirilmesi önerilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Çalışma Kitaplarındaki (6, 7 ve 8. Sınıflar) Dil Bilgisi Etkinliklerinin Çeşitli Açılardan Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18963</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18963</guid>
      <author>Erhan AKIN</author>
      <description>Bu çalışma, ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe çalışma kitaplarındaki dil bilgisi etkinliklerinin çeşitli açılardan değerlendirilmesini kapsamaktadır. Dil bilgisi etkinlikleri temadaki metinlerden hareketle hazırlanmış mıdır? Etkinliklerde görsellik kullanılmış mı, kullanılmışsa hangi görsel türler kullanılmıştır? Bu sorulardan hareketle dil bilgisi etkinlikleri değerlendirilmiştir. Çalışmada veri toplamak için, 2011-2012 eğitim öğretim yılı Muş ili Bulanık ilçesindeki okullarda okutulan 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe çalışma kitapları taranmıştır. Çalışmada kullanılan yöntem, var olan bir durumu var olduğu şekliyle ortaya koymayı amaçlayan tarama modelidir. Tarama sonuçlarına göre, dil bilgisi konularını içeren etkinlikler; öğrencilerin dil becerilerini desteklemeye yönelik etkinlik, uygulama ve alıştırmalara yer verildiği ancak etkinliklerin çoğu ana metin bağlamından bağımsız olarak hazırlandığı görülmüştür. Dil bilgisi öğretiminin metne dayalı olarak öğretilmesinin uygun olacağı bir çok araştırma ve çalışmanın konusu olmuş ve bu öğretim yöntemi önerilmiştir. Eğitim sistemimize de yön veren yapılandırmacı eğitim de bunu gerektirmektedir. Ezbercilik yerine metin bağlamından öğrenme vurgulanmaktadır. Çalışma kitaplarında ana metinden alınabilecek örnekler olduğu halde birçok etkinlikte ana metnin dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Yapılandırmacı yaklaşımın hakim olduğu programa rağmen dil bilgisi öğretimi açısından Türkçe çalışma kitaplarında bunun çok dikkate alınmadığı görülmüştür. Dil bilgisi etkinliklerinde görselliğe yeterince yer verilmediği ve bu becerinin öğretiminde görsel unsurlardan faydalanılmadığı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde, çalışmada tespit edilen hususlar doğrultusunda Türkçe çalışma kitaplarındaki dil bilgisi etkinlikleri ve bununla ilgili yapılabilecek çalışmalar hakkında öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>John Franklın Bobbıtt’te Program Düşüncesinin Gelişimi: Tarihsel Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19054</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19054</guid>
      <author>Sümer AKTAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı eğitim programları ve öğretim alanında oldukça güçlü bir akım olan ve günümüzde etkisini hâlâ devam ettiren rasyonel, planlamacı ve bilimsel teknik program geliştirme perspektifinin temellerini, J. F. Bobbitt’in 1911-1918 yılları arasında yayımlanan eserleri bağlamında incelemektir. J. F. Bobbitt program alanında ortaya koyduğu perspektifle kendisinden sonra gelen program düşüncesi ve anlayışını derinden etkilemiştir. Davranışçı program geliştirme yaklaşımı ve sistem yaklaşımının temellerini oluşturması açısından önemli katkıları olan J.F.Bobbitt’in program geliştirme alanına getirdiği perspektifin temelleri onun 1911-1918 arasında katıldığı araştırma projeleri ve yazdığı makalelerde bulunabilir. Bu nedenden dolayı araştırma tarihsel süreç açısından 1911-1918 yılları arasında J.F.Bobbitt’in yaptığı çalışmaları incelemektedir. Araştırmanın odak noktasını J. F. Bobbitt’in eğitime ilişkin düşünceleri bağlamında programı nasıl anladığı sorunsalı oluşturmaktadır. Bu sorunsaldan hareketle program geliştirmedeki rasyonel, planlamacı yaklaşımın tarihsel ve felsefi arka planı çözümlenmeye çalışılmıştır. Tarihsel yöntemin kullanıldığı bu çalışmada ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde 19. yy’ın ortalarından itibaren hız kazanan sanayileşme ve beraberinde gelen sosyoekonomik değişim irdelenmiş ve bu değişimin J. F. Bobbitt’in eğitim düşüncesine nasıl etkide bulunduğu tartışılmıştır. Bu teorik perspektiften yola çıkarak bu önemli teorisyenin 1911-1918 arasında gelişen program düşüncesi, yine eserleri bağlamında irdelenmiştir. Araştırmanın özellikle ülkemizde fazlaca dikkat çekmeyen program teorisi çalışmalarına ve program geliştirme paradigmasının tarihsel köklerinin anlaşılmasına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Kurumlarında Okutulan Osmanlı Türkçesi Dersine İlişkin Öğretmen Adaylarının Görüşleri Ve Bu Görüşleri Etkileyen Değişkenler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19063</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19063</guid>
      <author>Muhammet AVAROĞULLARI</author>
      <description>Bu çalışmada Sosyal Bilimler ve Anadolu İmam Hatip Liselerinde zorunlu olarak verilen ve diğer orta öğretim kurumlarında da seçmeli ders olarak yer alan Osmanlı Türkçesi dersini lisans dönemlerinde öğrenen Tarih, Türk dili ve Edebiyatı ve Çağdaş Türk lehçeleri ve Edebiyatları bölümlerinden mezun ve halihazırda pedagojik formasyon sertifika programına kayıtlı öğretmen adaylarının konuyla ilgili görüşleri araştırılmıştır. Bu çalışma ile Osmanlı Türkçesi dersi ile ilgili kamuoyunda ve eğitim profesyonelleri arasında yaşanan tartışmaya katkıda bulunulacağı düşünülmektedir. Bu çalışma 2014- 2015 öğretim yılı bahar döneminde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Pedagojik Formasyon Sertifika Programına katılan Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ve Çağdaş Türk Lehçeleri lisans programlarından mezun olmuş, 35 farklı üniversiteden 173 öğretmen adayının katılımıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğretmen adayları Osmanlı Türkçesi dersinin liselerde zorunlu yerine seçmeli olmasını verilmesini desteklemelerine karşın daha alt öğretim kademelerinde ise ne zorunlu ne de seçmeli olarak öğretilmesini desteklemişlerdir. Yine araştırma bulgularına göre Öğretmen adaylarının bu görüşleri üzerinde desteklemiş oldukları siyasi partilerce savunulan görüşlerin etkili olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca öğretmen adayları kendilerini Osmanlı Türkçesi derslerini vermek için yeterli hissettiklerini belirtmişlerdir. Ancak araştırmada öğretmen adayları okuma becerileri bakımından yeterli bulunmakla beraber yazma becerileri bakımından yetersiz bulunmuştur. Osmanlı Türkçesi ile ilgili olarak Üniversitelerde verilen eğitimin alternatif yaklaşımlarla zenginleştirilmesi önerilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul İkinci Sınıf İngilizce Dersinin İngilizce Öğretmenlerinin Görüşlerine Dayalı Olarak Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18986</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18986</guid>
      <author>Birsel AYBEK</author>
      <description>Bu çalışma, İngilizce öğretmenlerinin ilkokul ikinci sınıf İngilizce dersine yönelik görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim akademik yılında ilkokullarda görev yapan ikinci sınıf İngilizce dersine giren 8 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde nitel veri analizlerinden biri olan betimsel analiz kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenler, İngilizce dersi öğretim programının kazanımlarının ve içeriğinin öğrencilerin seviyelerine uygun olduğunu, öğrenci merkezli yöntem ve teknikler ile ölçme-değerlendirme araçlarını kullandıklarını belirtmişlerdir. İngilizce öğretmenlerinin çoğu ilkokul ikinci sınıftan itibaren yabancı dil eğitimi verilmesinin olumlu olarak değerlendirmiş ve yabancı dil eğitiminin çocuk için yararlı olacağını ve onların ufuklarını genişleteceğini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, araç-gereç yetersizliğinden dolayı İngilizce dersinde sorunla karşılaştıklarını belirtmişler ve soruna dayalı olarak öneri geliştirmişlerdir. Son olarak da, araştırma bulgularına dayalı olarak; ilkokul ikinci sınıf İngilizce dersi öğretim programı gözden geçirilmesi faydalı olacaktır,bu dersin etkili ve verimli işlenebilmesi için okullara bu dersle ilgili araç-gereçler Eğitim Teknolojisi Genel Müdürlüğünce temin edilmelidir, okullarda, imkanlar dahilinde, İngilizce sınıfları oluşturulması bu dersin daha etkili ve verimli olmasına katkı sağlayacaktır, araştırmada öğretmenler tarafından belirtilen sorunlar ve geliştirilen çözüm öneriler ilgili kurumlarca dikkate alınmalıdır gibi öneriler geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yaz Kur’an Kurslarının Din Eğitimi Açısından Fonksiyonelliği Üzerine Bir Araştırma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19044</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19044</guid>
      <author>Salih AYBEY</author>
      <description>Bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uzun yıllardan beri ülkemizde yaz aylarında cami ve Kur’an kurslarında verilen Yaz Kur’an Kurslarının mevcut durumu ve karşılaşılan problemleri tespit edip, Yaz Kur’an kurslarının Din Eğitimi açısından nasıl bir öneminin olduğu vurgulamaya çalışılan bir alan araştırmasıdır. Araştırmaya Muğla merkez ve dört ilçesinde Yaz Kur’an Kursuna devam eden 309 öğrenci ve Yaz Kur’an Kurslarında görev yapan 104 din görevlisi katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış, bunun yanı sıra gözlem, yüz yüze görüşme/mülakat tekniklerinden de faydalanılmıştır. Öncelikle Yaz Kur’an Kurslarına katılan öğrencilerin kişisel bilgi ve sosyo-ekonomik durumları, öğrenci ve din görevlilerinin kurs hakkındaki görüşleri verilmiş, elde edilen bulgularla Yaz Kur’an Kursları değişik yönleriyle değerlendirilmeye alınmıştır. Buna göre Yaz Kur’an Kurslarının din eğitimi alanındaki önemli bir boşluğu doldurduğu bir gerçektir. Yaz Kur’an Kursları örgün eğitim sürecinde bulunan gençlerin dinin temel bilgilerini öğrendikleri önemli eğitim-öğretim merkezleridir. Yine bu kurslar, gençlerin hayatlarını anlamlandırma süreçlerinde karşılaştıkları sorunların çözümünde kendilerine destek sağlayacak bilişsel, duyuşsal ve psiko motor (beceri) davranışlar kazanmalarına da önemli katkılar sağlamaktadır. Yaz Kur’an kurslarında Kur’an okuma ve temel dinî bilgiler eğitimi alan çocukların çoğu, daha sonradan -eğer örgün eğitimde seçmeli ders olarak seçmezlerse- yaygın ve örgün eğitim içinde bir daha Kur’an eğitimi alamadıkları düşünülecek olursa bu, Yaz Kur’an kurslarının ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Bu sebeple Yaz Kur’an kursları, bundan sonraki hayatlarında yeterli düzeyde din eğitimi alamayacaklar için asgari derecede dinî bilgiler öğrenebilecekleri önemli yerlerden biridir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmeni Adaylarının Fen Öğretiminde Okul Dışı Öğrenme Hakkındaki Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18949</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18949</guid>
      <author>Yusuf AYDIN, Şengül S. ANAGÜN , Z. Melis DEMİR</author>
      <description>Araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının okul dışı öğrenme hakkındaki genel görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu bir üniversitenin üçüncü sınıfında öğrenimine devam eden 37 sınıf öğretmenliği bölümü öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen ve uzmanlar tarafından uygunluğu kontrol edilen açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Form; okul dışı öğrenmeye yönelik sınıf öğretmenliği öğrencilerinin görüşlerini ortaya çıkaracak nitelikte sorulardan oluşmaktadır. Araştırmada veriler yazılı olarak toplanmış ve betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre; öğrencilerin okul dışı öğrenme ortamlarına yönelik görüşlerinin; (i) okul dışı öğrenme ortamları algısı, (ii) okul dışı öğrenmenin ilkokul fen programındaki yeri ve (iii) öğretmen boyutuyla okul dışı öğrenme şeklinde üç temada toplandığı görülmüştür. Sonuçlara göre; okul dışı öğrenmenin fen öğretiminde önemli olduğu, bu ortamlarda öğretmen rollerinin sınıf ortamından farklı olduğu, yeni fen bilimleri programının amacı ile uyumlu olduğu ve okul dışı öğrenmenin öğrencilerin bilgiyi yapılandırmasında etkili bir yaşantı geçirmesini sağladığı yönünde görüşler ortaya çıkmıştır. Bunun yanında öğrenciler okul dışı öğrenme ortamlarının yaparak-yaşayarak öğrenmeyi sağlama, sorgulayıcı bir bakış açısı kazandırma, öğrencileri süreçte aktif kılma, gözlem vb. bilimsel süreç becerileri kazandırma gibi avantajlarının yanında; öğretim sürecinin kontrolünün zorluğu, zaman problemi, denetiminin zor olması gibi dezavantajlarının da olduğunu belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Öğrencilerine Vatandaşlık Bilinci Kazandırmada Kavram Karikatürü Kullanımının Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19040</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19040</guid>
      <author>Melek BABA ÖZTÜRK, Yücel ÖKSÜZ</author>
      <description>Toplumu oluşturan bireylerin çevrelerini tanımaları ve sağlıklı ilişkiler kurmaları, geniş bir dünya görüşüne sahip olmaları, vatandaşlık haklarını kullanabilmek için gerekli bilgileri edinmeleri ve asgari düzeyde bilgi ve beceri kazanmaları ilköğretimin en önemli işlevlerindendir (Çubukçu ve Gültekin, 2006). Okuma yazma çağına gelmiş bireyler, bu eğitim aracılığıyla yalnızca okuma-yazma ile aritmetik bilgisi edinmez, toplumla birlikte yaşama ve iyi vatandaş olma bilinci de kazanırlar. İyi vatandaş, topluma karşı görev ve sorumluluklarının bilincinde, kendinden emin, farklılıklara saygılı, ulusal bağımsızlığa önem veren ve ulusal değerlerine sahip çıkabilen kişidir. Bu özelliklere sahip bireylerin yetiştirilmesi etkili bir vatandaşlık eğitimi ile mümkündür. Vatandaşlık eğitimi, vatandaşlık bilinci kazandırmayı amaçlayan çok yönlü bir süreçtir. Bu süreçte eğitimcilere düşen en büyük görev, öğrencilerde demokrasi, insan hakları, eşitlik gibi vatandaşlık kavramlarına ilişkin doğru yapılanmalar sağlamaktır. Ancak literatür incelendiğinde öğrencilerin vatandaşlık kavramlarını algılayışlarında birtakım problemlerin olduğu görülür (Nayır ve Akar, 2009). Sabancı(2008) bu durumu kavramların günlük hayatta tecrübe edilmesi zor, soyut kavramlar olmalarına dayandırmaktadır. Nitekim söz konusu araştırma da bu düşünceden hareketle ilköğretim öğrencilerine vatandaşlık bilinci kazandırmada kavram karikatürü kullanımının etkililiğini sorgulamaktadır. Ön test- son test kontrol gruplu deneysel desende hazırlanan araştırmaya, 62 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Deney grubunda dersler, kavram karikatürleri kullanılarak gerçekleştirilirken, kontrol grubunda 2005 ilköğretim Sosyal Bilgiler programına uygun olarak sürdürülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen “Bir Ülke Bir Bayrak Ünitesi Başarı Testi” ve Deveci (2002) tarafından geliştirilen “Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklemler t testi ile Mann-Whitney U testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, kavram karikatürü kullanımının öğrencilerin başarı ve kalıcılık düzeylerinde anlamlı farklılık yaratmasına karşın derse yönelik tutumlarını etkilemediği gözlenmiştir. Elde edilen bulgular, literatür ışığında yorumlanmış ve çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2006 ve 2015 Türkçe Öğretim Programlarının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19012</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19012</guid>
      <author>Yavuz Selim BAYBURTLU</author>
      <description>Türkçe Öğretim Programlarında geçmişten günümüze çeşitli değişiklikler meydana gelmiştir. Türkçe dersi eğitiminin kalitesinin ve verimliliğinin arttırılmasına yönelik olarak hazırlanan programlar kimi zaman tamamen değişen kimi zaman da kısmen değişikliklere uğrayarak uygulanmıştır. Öğretim programları dersin işleyişini, kazandırılması gereken becerilerin verilme zaman ve tekniklerine rehberlik yapan birer araç oldukları için nitelikli eğitim açısından son derece öneme sahiptir. Dünya da meydana gelen çeşitli toplumsal ve kültürel değişmeler, bilgi ve bilişim teknolojilerindeki yenilikler öğretim programlarında çeşitli değişikliklere gidilmesini zorunlu kılmıştır. Türkçe öğretiminin belli bir amaca dönük, planlı ve en önemlisi de ülke genelinde eşgüdümsel olarak yapılabilmesi için Türkçe öğretim programlarına ihtiyaç duyulmuştur. Bu programlar değişik yıllarda ihtiyaç hâsıl olan çeşitli konular bağlamında değişikliğe uğrayarak günümüze kadar uygulana gelmiştir. Cumhuriyet döneminden günümüze kadar Türkçe öğretim programları; 1924,1927,1929,1938,1949,1981,2006 ve son olarak 2015 yılında hazırlanmıştır. Bu çalışmada 2006 ve 2015 Türkçe dersi öğretim programları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Ülkemizde bir derse ait öğretim programının düzenlemek ve yayımlamak Talim ve Terbiye Kurumu’nun görevleri arasındadır. Talim ve Terbiye Kurumu, bilgi teknolojilerindeki çarpıcı değişikler, bilim dünyasında yaşanan çeşitli gelişmeler ve mevcut programın uygulayıcıları tarafından tespit edilen belirli aksaklıkları nedeniyle 2006 yılında hazırlanan Türkçe Dersi Öğretim Programında değişiklik yapmayı planlamaktadır. Bu maksatla Kurum değiştirmeyi amaçladığı programı taslak olarak paydaşların erişimine sunmuştur. Taslak program belli bir süre askıda kalarak eğitimcilerden program hakkında değerlendirme yapmaları istenmiştir. Bu çalışmada 2015 Türkçe Dersi Öğretim Programı 2006 Türkçe Dersi Öğretim Programına göre kategorisel içerik analizi yöntemine göre değerlendirilmiştir. Öncelikli olarak iki programın temel yaklaşımları ele alınmıştır. Programlar genel amaçlar, programın yapısı, öğrenme alanları, sınıf kazanımları, sınıf düzeylerine göre temalar ve konu örnekleri, sınıf düzeylerine göre ders kitaplarında yer alacak okuma ve dinleme metinlerinin tür ve dağılımları bakımından incelenmiştir. İncelenen başlıklar tablolar halinde sunulmayla çalışılmış ve her iki programın farklı yönleri sergilenmiştir. Çalışmanın sonunda 2016 2017 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanması planlanan Türkçe Dersi Öğretim Programının belirgin özellikleri tartışılmıştır. Yeni öğretim programının Türkçe dersinde öğrencilere kazandırması planlanan becerileri izah edilmeye çalışılmıştır. Çalışma programın uygulayıcısı olan eğitimcilere önerilerin sunulmasıyla bitirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yurt Dışında Yaşayan Türk Çocuklarına Sözcük Öğretimi Sürecine İlişkin Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19048</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19048</guid>
      <author>Ş. Dilek BELET BOYACI, Berrin GENÇ ERSOY</author>
      <description>Yurt dışında yaşayan Türk çocuklarının Türkçe sözcük dağarcığının geliştirilmesine yönelik yapılan çalışmaların öğretmen görüşlerine göre belirlenerek uygulama sürecinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları yurt dışında Türkçe derslerini yürüten ve amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla belirlenen gönüllü öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanan verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda yurt dışında yaşayan Türk öğrencilerinin sözcük dağarcığının yetersiz olduğu, sözcük dağarcığının sadece okulla değil ailenin sosyo-ekonomik profili, eğitim durumu ve aile ilgisiyle ilişkili olduğu görüşü ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretmenler, öğrencilerin yeterli sözcük dağarcığına sahip olamamalarına bağlı olarak kendilerini ifade etmede güçlük çektikleri, iki dili birarada ve hatalı kullandıkları görüşünü belirtmişlerdir. Ayrıca çevresel bir etmen olarak materyal eksikliklerinin soyut kavramların öğretimini zorlaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler öğretim sürecinde konuların paralel ve birbirini takip eden bir biçimde verilmesi, süreç içerisinde öğrencilerin dil gelişimini destekleyen ve öğrencilere uygun etkinliklere yer verilmesi, sözcük öğretim sürecinde sözlük kullanımının yaygınlaştırılması, materyallerin erişiminin kolaylaştırılması, sistemli, planlı ve programlı bir sözcük öğretimi sürecinin gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Ailelerin de sürecin içine aktif katılımlarının sağlanması, aile-öğrenci-öğretmen işbirliğinin arttırılması, aile içerisinde Türkçe konuşmanın desteklenmesinin gerekliliğini vurgulamışlardır. Araştırmanın sonuçlarına paralel olarak öncelikle ailelerin Türkçenin çocuklarına kazandırılmasının önemiyle ilgili bilinçlendirilmesi, genel olarak öğrencilere Türkçenin kazandırılmasının yanısıra sözcük dağarcığının geliştirilmesiyne dönük öğrenme ortamlarının zenginleştirilmesi yönünde önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarında Öz Yeterlik ve Akademik Katılımın Akademik Doyumu Yordama Gücü</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19137</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19137</guid>
      <author>Mustafa BULUŞ</author>
      <description>Farklı kavramsal çerçevelerin birbir¬leriyle ne tür bir ilişki içinde olduklarının bilinme¬si hem gerekli eğitsel anlayışın oluşması hem de öğrenme süreçlerinde öğ¬rencilerin davranışlarındaki farklılıkların nedenlerinin anlaşılması açısından önemlidir. Bu perspektiften hareketle bu çalışmada öğretmen adaylarında akademik doyumu yordamada öz yeterlik ve akademik katılımın rolü incelenmiştir. Çalışma tarama modelinde betimsel bir araştırma niteliğindedir. Araştırmaya Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde farklı bölümlerde öğrenim gören 336 üçüncü (n = 113) ve dördüncü (n = 223) sınıf öğrencisi katılmıştır. Katılımcıların 90’ı erkek, 246’sı kızlardan oluşmuştur. Veri toplama araçları olarak Öğretmen Öz Yeterlik, Akademik Katılım ve Akademik Doyum Ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde değişkenler arasındaki olası ilişkileri belirlemek için Pearson korelasyon, özyeterlik ve akademik katılımn birlikte akademik doyumu yordama gücü için de adımsal regresyon (stepwise regression) teknikleri kullanılmıştır. Korelasyon analizleri akademik doyumun öz yeterliğin öğretim stratejilerini kullanma ve öğrenci katılımını sağlama boyutları ve akademik katılım ile pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca yapılan regresyon analizleri sonucunda öz yeterlik ve akademik katılımın birlikte akademik doyum değişkenliğini anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Buna göre akademik doyumun en güçlü yordayıcılarının öz yeterliğin üç alt boyutu ve akademik katılım olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçlar, eğitim ortamlarının, programaların ve öğrencilerin öğrenme davranışlarının etkililiğinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek birçok önemli ipuçları sunmuştur. Çalışmada elde edilen bulgular eğitsel doğurguları açısından tartışılmış ve ilgililere önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fizik Öğretmen Adaylarinin Bilimin Doğasi Temelinde Fiziğin Doğasina Yönelik Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18991</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18991</guid>
      <author>Serap ÇALIŞKAN, Gamze SEZGİN SELÇUK , Salih DEMİRCİOĞLU</author>
      <description>Araştırmada bilimin doğası temelinde fiziğin doğası konusu ele alınarak, bilimsel bilginin özellikleri fizik bilimi kapsamında incelenmiştir. Araştırmada fizik öğretmen adaylarının bilimin doğası temelinde fizikteki bilimsel bilgilerinin özelliklerine ait görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel türde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi OFMAE Bölümü Fizik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 70 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubundan toplanan veriler sadece bu 70 öğretmen adayının bilimin doğası hakkındaki görüşlerini yansıtmak amacıyla kullanılmış ve diğer fizik öğretmen adaylarına genellenilmemiştir. Bu amaçla bilimsel bilginin özelliklerini fizik bilimi çerçevesinde içerecek 7 ifadeden oluşturulmuş “Fiziğin Doğası ile İlgili Görüşler Anketi” (FDGA) kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının ankete verdikleri yanıtlar “Gerçekçi”, “Kabul edilebilir” ve “Yetersiz” bakış açıları temel alınarak kategorilere ayrılmıştır. Fizik öğretmen adaylarının bilimin doğası temelinde fiziğin doğası kapsamında fizikteki bilimsel bilgilerin/fizikçilerin özellikleri ile ilgili görüşlerinin incelendiği araştırmanın sonucunda, genel olarak fizik öğretmen adaylarının çoğunluğunun fizikçilerin çalışmalarında kullandıkları bilimsel yöntem, teori ve yasalar ile fizikçilerin bilimsel bilgiye ulaşmada öznellikleri ile ilgili geleneksel yani yetersiz bir bakış açısına sahip oldukları; fizikteki bilimsel bilgilerin değişebilirliği, yaratıcılık ve hayal gücü ile fizikte ortaya konulan bilimsel bilgilere sosyo-kültürel hayatın yansıması ile ilgili ise yoğun olarak çağdaş ve kabul edilebilir bakış açısına sahip oldukları belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında fizik öğretmen adaylarının eğitimine yönelik bazı öneriler geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Mesleki Doyum Düzeylerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18714</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18714</guid>
      <author>Gökhan ÇELİK, Arzu ÖNEL</author>
      <description>Bu çalışmada Fen Bilimleri öğretmenlerinin mesleki doyum düzeylerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma, karşılaştırma türü tarama modelinde bir çalışmadır. Kars ilinde 2013-2014 eğitim öğretim yılında ilköğretim okullarında çalışmakta olan 204 Fen Bilimleri öğretmeninden örneklem grubuna giren 97 Fen Bilimleri öğretmeninin kişisel özellikleri ve iş doyum düzeyleri belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Minnesota İş Doyum Ölçeği (MSQ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri bilgisayar ortamında Windows SPSS Sürüm 22.0 ile gerçekleştirilmiştir. Yaş, çocuk sahibi olma ve çocuk sayısı, hizmet süresi, çalıştığı okul sayısı, idari görev yapma, mezuniyet alanı, Fen Bilimleri öğretmenliği dışında farklı derse girme, çalıştığı okulun statüsü, öğretmenlik dışında gelir getiren bir işle uğraşma, öğretmenlik dışı iş türü, ek gelir, oturduğu eve kira verme, hizmet içi eğitime katılma durumu, ailesinde başka öğretmen olması, okul yerleşim birimi değişkenleri için iş doyumu ve alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Cinsiyet değişkeninde “bayan” öğretmenlerin lehine, medeni hal değişkeninde medeni durumu “diğer” olan öğretmenlerin lehine, otomobil sahibi olma değişkeninde “otomobil sahibi olmayan” öğretmenlerin lehine, lisansüstü eğitim değişkeninde “lisansüstü çalışma yapmayan” öğretmenlerin lehine ve başka birine Fen Bilimleri öğretmenliğini tavsiye etme değişkeninde ise “Fen Bilimleri öğretmenliğini başka birine ya da bir yakınına tavsiye eden” öğretmenlerin lehine iş doyumu puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersinde Harmanlanmış Öğrenme Yönteminin Akademik Başarı ve Tutuma Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19010</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19010</guid>
      <author>Barış ÇİFTÇİ, Cengiz DÖNMEZ</author>
      <description>Araştırmanın amacı, harmanlanmış öğrenme ortamının Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde öğrencilerin akademik başarılarına ve derse karşı tutumlarına etkisini incelemektir. Deney grubunda harmanlanmış öğrenme, kontrol grubu 1’e çevrimiçi öğrenme ve kontrol grubu 2’ye yüzyüze öğrenme uygulanmıştır. Araştırma öntest – sontest kontrol gruplu deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutu Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi başarı testi ve Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi tutum ölçeğinden oluşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi başarı testi sonuçlarına göre, gruplar arasında harmanlanmış öğrenme grubu lehine istatistiksel açıdan anlamlı farklılık oluşmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamının öğrencilerin tutumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Yapılan analizde harmanlanmış öğrenme lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca çevrimiçi öğrenme uygulanan kontrol grubu 1’de öğrencilerin derse karşı tutumlarının olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür.Kişisel bilgisayara sahip olma durumlarına göre sonuçlara bakıldığında, akademik başarı testi sonuçlarına göre kişisel bilgisayara sahip olmak harmanlanmış öğrenme yönteminde başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Ancak derse karşı tutumları üzerinde bir etkisi olmadığı görülmüştür. Başarı testi ön uygulama sonuçları arasında erkek öğrenciler lehine anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Ancak başarı testi son uygulama puanlarında bu farklılık ortadan kalkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi tutum ölçeği ön uygulama toplam puanlarının sonuçlarına göre bütün gruplardaki kız ve erkek öğrencilerin derse karşı tutumları arasında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Grupların akademik başarı testi ön uygulama ve son uygulama sonuçlarının tekrarlı ölçümler için iki faktörlü anova sonuçları derste işlenen yöntemin uygulama öncesinden sonrasına dersteki başarıyı etkilediği görülmektedir. Sonuçlara göre başarı ön uygulamadan son uygulamaya en olumlu yönde etkileyen yöntem harmanlanmış öğretim yöntemidir. Grupların tutum ölçeği ön uygulama ve son uygulama sonuçlarının tekrarlı ölçümler için iki faktörlü anova sonucuna göre uygulanan yöntemin derse karşı tutumlarını etkilediği görülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Eğitiminde Model ve Modelleme Öğretmenler, Öğretmen Adayları ve Öğrenciler: Alanyazın Taraması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18952</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18952</guid>
      <author>Aytekin ÇÖKELEZ</author>
      <description>Bu derleme çalışmasının amacı, alanyazında bulunan, model ve modelleme konusundaki çalışmaları incelemek, bu kavramların yapılmış tanımları derlemek, aynı zamanda, modeller ve modelleme konusunda fen bilgisi öğretmenleri, fen bilgisi öğretmen adayları ve farklı düzeylerdeki öğrencilerin ilgili kavramlara ilişkin düşüncelerini ve onların bu konudaki eksikliklerini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışmanın fen eğitimi araştırmacıları ve fen bilgisi öğretmenleri için model ve modelleme konusunda başvurulacak bir kaynak olması açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Alanyazında bulunan ve öğretmenler ile yapılan çalışmalar, öğretmenlerin model ve modelleme kavramlarını tanımlamada ve modellerin amaçları, özellikleri, sınıflandırılması ve hedefle olan ilişkileri ile fen eğitimindeki yeri ve önemi konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarını göstermektedir. Modellerin gerçeğin basitleştirilmiş şematik temsili ve soyut kavramların anlaşılması için gerekli araçlar olduklarını düşünmektedirler. Modellerin temsil ve açıklama fonksiyonları hakkında bilgi sahibi olmalarına karşın tahmin fonksiyonu hakkında bilgiye sahip olmadıkları görülmektedir. Derslerde model kullanan öğretmen sayısının düşük olduğu ve bunların da bilinçli olmadığı görülmektedir. Ayrıca, fen eğitiminde kullanılmakta olan modellerin yetersiz olduğu ve yeni modellerin geliştirilmesi gerektiği konusunda öğretmenlerin taleplerinin olduğunu ve derslerde mevcut modellerin kullanımı ve yeni modellerin geliştirilmesi konusunda desteğe ihtiyaçları olduğunu göstermektedir. Alanyazındaki çalışmalar öğretmen adaylarının modeller ve modelleme konularında bilgilerinin yetersiz olduğunu göstermektedir. Ayrıca modellerin gerçeğin bir kopyası olduğunu, bununla birlikte görsel veya somut bir temsili olarak görmektedirler. Modeller ve modelleme soyut konuların öğretilmesinde etkili olduğu ve derslerde daha çok kullanılması gerektiğini düşünmektedirler. Diğer yandan, kendi aralarında iletişim kurma ve bilgi paylaşımında önemli olduğuna inanmaktadırlar. Alanyazında bulunan ve farklı düzeydeki öğrencilerle yapılan çalışmalar model ve modelleme etkinliklerinin öğrenci başarısı, öğrenci motivasyon ve tutum üzerine olumlu etki yaptığını göstermektedir. Ayrıca derslerde model kullanımının geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu ve mevcut bilgilerin öğrenilmesi ve yeni bilgi oluşturmada kolaylık sağladığı ortaya konulmuştur. Ayrıca çalışma sonuçları model kullanımının soyut kavramları somutlaştırma ve kalıcı ve anlamlı öğrenmeyi sağlamada önem taşıdığını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Otantik Liderlik ve Örgütsel Vatandaşlik Davranışlarının Karşılaştırılması: Öğretmen Adayları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18973</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18973</guid>
      <author>Seyithan DEMIRDAG</author>
      <description>Bu nicel araştırmada üniversitelerde öğrenim gören pedagojik formasyon öğrencilerinin otantik liderlik özellikleri ile örgütsel vatandaşlık davranışlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda pedagojik formasyon öğrencilerinin otantik liderlik ve örgütsel vatandaşlık düzeylerinin belirlenmesi hedeflenmiş, otantik liderlik özellikleriyle örgütsel vatandaşlık davranışları arasında ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Bu çalışmanın evrenini 2014-2015 öğretim yılında üniversitelerde öğretmenlik sertifikası almak için öğrenim gören pedagojik formasyon öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem 751 pedagojik formasyon öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcıların 416’sı kadınlardan (%55.4), 335’i ise erkeklerden (%44.6) oluşmaktadır. Araştırmadaki verilerin toplanması için tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Otantik Liderlik Ölçeği (OLÖ) ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışları Ölçeği (ÖVDÖ) kullanılmıştır. OLÖ 16 maddeden, ÖVDÖ ise 19 maddeden oluşmuştur. Her iki ölçek, 5’li Likert türünden (1: kesinlikle katılmıyorum, 2: katılmıyorum, 3: Kararsızım, 4: katılıyorum, 5: kesinlikle katılıyorum) oluşmaktadır. Araştırmaya katılan pedagojik formasyon öğrencilerinin otantik liderlik düzeyleri ile örgütsel vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemede “Korelasyon Analizi”, örgütsel vatandaşlık düzeylerinin otantik liderlik özelliklerini yordama düzeylerini belirlemede “Regresyon Analizi” kullanılmıştır. Araştırmaya katılan pedagojik formasyon öğrencilerinin otantik liderlik düzeyleri ile örgütsel vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin “Korelasyon Analizi” ile analiz edilmesi sonucunda örgütsel vatandaşlık unsurları ve otantik liderlik unsurları arasında anlamlı ilişki ortaya çıkmıştır. Örgütsel vatandaşlık davranışlarının otantik liderlik düzeyleri üzerine etkisinin “Regresyon Analizi” ile incelenmesi sonucunda, otantik liderlik unsurlarının, örgütsel vatandaşlık davranışlarından yeterli düzeyde etkilenmediği başka bir deyişle örgütsel vatandaşlık davranışlarının otantik liderlik unsurlarının yordayıcısı ya da açıklayıcısı olmadığı sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Değerler Eğitiminden Hareketle Murathan Mungan’in “Şahmeran’in Bacaklari” Adli Öyküsünü Yeniden Okumak</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19051</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19051</guid>
      <author>Hiclal DEMİR, Hafize ŞAHİN</author>
      <description>Eğitim kurumlarının temel amaçları arasında akademik başarının yanı sıra temel insani değerleri benimsemiş bireyler yetiştirmek de yer alır. Çünkü kişinin toplumda saygın bir yer edinmesi, nesilden nesle aktarılan değerler sistemi ile uyumlu olmasına bağlıdır. Bu değerler; dürüstlük, güvenilir olmak, dostluk, alçakgönüllülük, saygı, sorumluluk, sabır, sadakat gibi evrensel nitelikleri olan ve özünde “iyi insan” olmanın özelliklerini barındıran olgulardır. Kişi, bu değerleri doğumundan itibaren aile, okul ve sosyal çevreden edinir. Kültürlere ait masal, efsane gibi sözlü anlatılarda da -kimi zaman tersi ön plana çıkarılarak- didaktik olmadan bu değerlerin yüceltildiği görülür. Çocuklukta dinlenen/okunan bu masal ve efsaneler büyüdükçe/zaman içinde unutulabilir. Onları tekrar hatırlamanın yollarından biri, modern anlatılarda yer bulmalarıdır. Bu çalışmada, efsanevi bir anlatının modern öykü ile birleştirildiği bir eser olan Murathan Mungan’ın “Şahmeran’ın Bacakları” adlı öyküsü, değerler eğitimi bağlamında incelenmiştir. Binbir Gece Masalları içinde yer alan Şahmeran’ın hikâyesi, halk arasında çok sevilmiş ve farklı varyantlarla söylenegelmiştir. İç içe geçmiş birkaç hikâyeden oluşan anonim yapıya sadık kalan Mungan, şahmerancı çırağı İlyas ve ustasının hikâyesini de bu sarmalın üstündeki çerçeve hikâye hâline getirmiştir. “İnsanoğlunun ihanet edeceği” öngörüsüne dayanan öyküde “sadakat”, “güven”, “sevgi”, “sabır” ve “kanaatkârlık”ın yanı sıra “bağışlayıcı olma”, “fedakârlık”, “sebat”, “erdem” gibi değerlerin de okura duyumsatıldığı görülmektedir. Bu değerleri içselleştirerek hayatının bir parçası kılmak, insanoğluna huzurun ve mutluluğun kapısını açacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Bir Ölçme Değerlendirme Aracı Olarak V-Diyagramına İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18813</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18813</guid>
      <author>Mustafa DOĞRU, Mahmut SELVİ , Ayşe Nesibe KÖKLÜKAYA , Ezgi GÜVEN YILDIRIM</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının Fizik Laboratuvarı II dersinde ölçme ve değerlendirme aracı olarak kullanılan V-diyagramlarına ilişkin görüşlerini almak ve bu görüşleri değerlendirmektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Ankara’da bulunan bir devlet üniversitesinin 1. sınıfına devam eden toplam 30 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Uygulama sürecine geçilmeden önce araştırmacılar tarafından katılımcılara V-diyagramları ve V-diyagramlarının hazırlanmasına ilişkin bir seminer dersi verildi, hazırlanmış V-diyagramı örnekleri gösterildi. Çalışma süresince katılımcılardan müfredatta belirtilen deneyleri yapması ve geleneksel raporlama yöntemleri yerine her bir deneye ilişkin bir V-diyagramı hazırlaması istendi. Öğretmen adaylarının derse ilişkin ölçme ve değerlendirmeleri bu diyagramlar ile gerçekleştirildi. Süreç sonunda araştırmanın verileri, araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı-yapılandırılmış görüşme soruları ile toplandı. Yarı yapılandırılmış görüşmeler esnasında uygulamada kullanılan V-diyagramları ve bu diyagramların geleneksel yöntemlere alternatif olarak bir ölçme ve değerlendirme aracı olarak kullanılmasına yönelik yarı yapılandırılmış görüşme soruları içeren görüşme formu takip edildi. Elde edilen nitel verilerin çözümlenmesi için nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi kullanıldı. Görüşme sonuçlarının yazılı hale getirilmesi ile elde edilen dokümanlar, veriler arası ilişkilerin görülmesi ve kodlama yapılırken kolaylık sağlanması bakımından HyperRESEARCHTM 2.6.1. nitel analiz programı ile analiz edildi. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının Fizik Laboratuvarı II dersinin ölçme ve değerlendirmesinde bir araç olarak kullanılan V-diyagramlarına yönelik görüşleri ortaya konuldu.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İngilizce Öğrenmede Eğitsel Bilgisayar Oyunu Kullanmanın Erişiye Ve Kalıcılığa Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18988</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18988</guid>
      <author>Vildan DONMUŞ, Mehmet GÜROL</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, İngilizce öğrenmede eğitsel bilgisayar oyunu kullanmanın erişiye ve kalıcılığa etkisini belirlemektir. Çalışma Elazığ ili Merkez Vali Lütfullah Bilgin İlköğretim Okulu’nda altıncı sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. İki farklı altıncı sınıf, deney ve kontrol grubu olarak atanmıştır. Nicel araştırma yaklaşımının kullanıldığı uygulama süreci boyunca, araştırmacı tarafından tasarlanan “Mathematical Problems” ünitesi ile ilgili eğitsel bilgisayar oyunu öğrencilere sunulmuştur. Araştırma içerisinde yer alan öğrenciler yansız bir şekilde atanıp, araştırmanın deney ve kontrol gruplarını oluşturmuşlardır. Araştırmada yer alan deney ve kontrol grubu öğrencileri toplam 69 kişidir. 33 öğrenci araştırmanın deney grubunu oluştururken, 36 öğrenci ise araştırmanın kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırma süreci içerisinde dersler, deney grubu öğrencileriyle Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim 6. sınıf İngilizce dersi programının yanı sıra eğitsel bilgisayar oyunu ile işlenirken, kontrol grubu öğrencileriyle Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim 6. sınıf İngilizce dersi programıyla işlenmiştir. Çalışmanın veri toplama boyutunda kullanılan araçlardan, akademik başarı testi araştırmacı tarafından oluşturulmuş ve pilot uygulamaları yapılmıştır. Belirtilen araçlar, deney ve kontrol gruplarına ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Ayrıca uygulama bitiminden 14 hafta sonra kalıcılığı ölçmek için her iki gruba başarı testi tekrar uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, eğitsel bilgisayar oyunu ile zenginleştirilen öğrenme ortamlarının, öğrencilerin erişi düzeyleri üzerinde olumlu etkisi olduğu, bunun yanında öğrenmenin kalıcılığı bağlamında da önemli bir katkı sağladığı tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen uygulama, ilköğretim düzeyinde eğitsel bilgisayar oyunlarının öğrenmeyi zenginleştiren bir unsur olarak kullanılabileceğini göstermek açısından da önemlidir. Bu araştırma, İngilizce öğrenme de eğitsel bilgisayar oyunlarının kullanımının yaygınlaştırılması gerekliliğini de ortaya çıkarmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul 5-8. Sınıf Türkçe Dil Bilgisi Öğretimi Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19082</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19082</guid>
      <author>Esra Ekinci ÇELİKPAZU</author>
      <description>Dil pek çok alt sisteminin bir arada mükemmel bir biçimde işlediği bir üst sistem/dizgedir. Dilin işleyişi ile ilgili çalışmalar yapılırken onun sistem olduğu gerçeğinden uzaklaşılmamalıdır. Bir dil sisteminin işleyişini birtakım kurallar çerçevesinde ele alan dil bilgisi çalışmalarında sistemin birbiri ile ilgili olan parçaları tek tek ele alınmakta, bu yaklaşım dil bilgisi öğretimine de yansıtılmaktadır. Dil bilgisi öğretim sürecinde gerçekleştirilen etkinliklerin yapılandırmacı yaklaşıma uygun etkinlikler olduğu düşünülse de bu etkinliklerin dil olgusunu genellikle biçimsel yaklaşımla ele alan etkinlikler olduğu görülmektedir. Bir dil sistemi olarak Türkçenin dil bilgisini kurallar bütünü olarak ele alıp bu kuralları biçime odaklanan etkinliklerle öğretmeye çalışmak dil bilgisi öğretiminin asıl amacı ile örtüşmemektedir. Bu şekilde bir öğretim öğrencileri birbiriyle ilişkisiz görünen biçimleri ezberlemeye yöneltmekte, yapılandırmacılığın ilkeleri ile çelişen bir durum sergilemektedir. Bu araştırmada ortaokul dil bilgisi öğretimini öğretmen görüşlerinden hareketle değerlendirerek ve dil bilgisi öğretiminin yapılandırmacı yaklaşımla örtüşmeyen yönlerine dikkat çekmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması (case study) deseninin kullanıldığı araştırmanın verileri 17 Türkçe öğretmeni ile gerçekleştirilen açık uçlu anket görüşmesi ile elde edilmiştir. Görüşme kayıtlarının analizinde içerik analizi türlerinden kategorisel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre Türkçe öğretmenlerinin çoğu dil bilgisi öğretimini gerekli görmekte, dil bilgisi etkinliklerini uygularken öğrencilere kazanımlarda verilen dil bilgisi konusunu niçin öğrenmeleri gerektiğini açıklamaktadır. 2006 Türkçe Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu’na göre dil bilgisi öğretiminin sarmal olarak gerçekleştirilmesine vurgu yapılarken öğretmenler dil bilgisi etkinliklerini genellikle ayrı bir ders saatinde uygulamakta, ders kitaplarındaki dil bilgisi etkinliklerini dil bilgisi kazanımlarını gerçekleştirmede yeterli bulmamakta, dil bilgisi kazanımlarının sınıf düzeylerine göre doğru bir şekilde aşamalandırıldığını belirtmekte ve öğrencilerin dil bilgisini öğrenmede genellikle isteksiz olduklarını düşünmektedirler.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yurt Dışında Yaşayan İki Dilli Çocuklar İçin Hazırlanan Türkçe Ve Türk Kültürü Dersi Kitabına Eleştirel Bir Bakış</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19120</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19120</guid>
      <author>Adnan KARADÜZ, Vedat EKMEKÇİ</author>
      <description>Ana dili eğitimi özellikle yurt dışında yaşayan iki dilli çocuklar için kültürel değerlerini edinmeleri bakımından oldukça önemlidir. Bu bakımdan ana dili eğitiminde kullanılacak öğretim programlarının ve ders kitaplarının niteliklerinin zengin ve yeterli içerikte düzenlenmesi gerekir. Yurt dışındaki çocuklar için tasarlanan ders kitapları dil ve anlatım bakımından doğru, içerik bakımından metin dil bilimsel ilkelere uygun, görsellerinde içerikle uyumlu olması gerekir. Bu araştırmada Avrupa yaşayan ana dili Türkçe olan çocuklar için hazırlanan ders kitabı incelenmektedir. Araştırmanın amacı Ders kitaplarında yer alan metinler tutarlılık, görsellik, dil ve anlatım özellikleri bakımından değerlendirilmektedir. Araştırma, nitel bir araştırma olup doküman incelemesi yöntemiyle desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi olarak MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 02.09.2010 tarih ve 121 sayılı kararıyla 2010 yılından itibaren yurt dışında okutulmak üzere (İngiltere, Belçika, Almanya…) hazırlanmış olan İlköğretim 6 ve 7. Sınıflar Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Ders Öğretim Materyali doküman olarak kabul edilmiştir. Metinler, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nca Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Öğretim Programı Metinlerde Bulunması Gereken kriterler çerçevesinde analiz edilip değerlendirilmiştir. Ders kitabının analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Ders kitabında seçilen örneklemi olarak seçilen birkaç metinde tutarlık, dil ve anlatım özellikleri, görsel içerik uyumu gibi durumlar betimlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yurt dışında Türkçe ve Türk kültürünün öğretimine yönelik olarak hazırlanan ders kitaplarının metinlerinde tutarlılık ve bilgilendiricilik özellikleri bakımından sorunlar olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten ders kitaplarında dil ve anlatım bakımından hatalar olduğu, görsellerle içerik uyumunda sorunlar olduğu tespiti yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabanci Dil Olarak Türkçe Öğreniminde Plato Etkisinin Sebebi ve Çözümü: Belirtme Hali</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18965</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18965</guid>
      <author>Celile EREN ÖKTEN, Hande ÖZDEMİR</author>
      <description>Bu çalışma, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen kişilerin çoğunlukla B1- Eşik Düzey seviyesinde yakalandıkları dil öğrenme platosunu (Yin, n.d.; Richards, 2008) aşmada, belirtme halinin neden seçildiği ve nasıl bir strateji olarak kullanılabileceğini açıklamaktadır. Burada Türkçeyi İngilizce üzerinden öğrenen yabancı öğrenciler, cümle kurarken belirtme halini yanlış kullanmaya eğilimli oldukları için öğrenme sürecinde sorunlar yaşamaktadırlar. Bu yüzden, Türkçedeki belirtme halinin kullanımı ile ilgili sistemli bir yönlendirme vermek için, bağlamsallaştırma, belirlilik halinin ifadesi ve geçişlilik gibi hususlarla cümlenin diğer ögeleri arasında bir bağ kurmak önemlidir.Buradan yola çıkarak yabancı dil olarak Türkçe derslerinde özellikle belirtme halinin doğru kullanımı sorununu çözmek için eylem araştırması (Patton, 2002; Johnson, 2002; Creswell, 2012; Mertler, 2012) uygulanmıştır. Öğrencilerden ve eğitmenden yarı yapılandırılmış görüşmeler, küçük sınav, ders notları veri araçları olarak iki dönem boyunca toplanmıştır. Veri, tümevarımsal bir şekilde incelenmiş ve ortak zorluklar ve hatalar, dil öğrenme platosuyla başa çıkacak bir çözüm olarak geliştirilmek üzere belirlenmiştir.Sonuç olarak, öğrencilerin dikkati gerçek hayattaki kavramların içselleştirilmesine çekilmiş ve daha sonra öğrencilere yardım amaçlı, fiillerin kullanımındaki belirtme hallerinin anlambilimsel ve edimbilimsel işlevselliğini belirlemek için bir fiil listesi hazırlanmıştır. Ayrıca, fiillerin kullanımı ile belirtme hallerinin sözelleştirilmesi (Galperin, 1992 aktaran Negueruela &amp; Lantolf, 2006; Williams et al. 2013) stratejisi, dil öğrenme platosu için bir çözüm olarak verilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencilerinin Coğrafya Okuryazarlık Düzeylerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18886</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18886</guid>
      <author>Hüseyin EROL, Hakkı YAZICI</author>
      <description>Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin coğrafya okuryazarlık düzeylerinin farklı değişkenlerle olan ilişkisi ortaya konulmuştur. Araştırmanın çalışma evreni, Adıyaman ilinde bulunan ortaokullarda öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Adıyaman ilinde seçilen 41 ortaokulda 7. sınıflarda öğrenim gören 1678 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, pilot ve asıl uygulama olarak iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen “Coğrafya Okuryazarlık Testi” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin coğrafya okuryazarlık düzeylerinin yeterli düzeyde olmadığı ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin coğrafya okuryazarlık düzeylerinin, cinsiyet değişkeni açısından anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ebevylerin eğitim seviyesi, öğrencilerin genel not ortalamaları, sosyal bilgiler ders notu ortalamaları, öğrenim gördükleri yerleşim yerleri, yaşadıkları yerleşim yerleri, öğrenim gördükleri sınıf mevcutları, ziyaret ettikleri il sayıları ve takip ettikleri medya kaynakları açısından coğrafya okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde var olan durumun iyileştirilmesine ve ileride yapılacak olan bilimsel araştırmalara yönelik bazı öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Web Tabanlı Türkçe Öğretiminde Materyal Hazırlama Süreci</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18980</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18980</guid>
      <author>Behlül GÜCÜKOĞLU, Fatih Mehmet TÜRKER</author>
      <description>Yeni bir dil, yeni bir hayata başlamanın ilk adımdır. Günümüzde yabancı dilin önemi arttıkça paralelinde yabancı dil öğreniminin önemi de artmış ve insanlar artık birden fazla yabancı dil öğrenme eğilimine gitmiştir. İnsanlar yabancı dil öğrenimine artık daha fazla önem vermekte ve bu uğurda ciddi çaba sarf ederek vakit harcamaktadır. Günümüzde yabancı dil olarak Türkçe öğretimi için farklı yöntemler uygulanmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte bu öğretim artık bilgisayar ve internet üzerinden de yapılmaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi yöntemlerinden biri de web tabanlı Türkçe öğretimi yöntemidir. Bu tür uzaktan eğitim yöntemlerinde çoğu zaman öğretmenler sınıf içi eğitimlerde olduğu kadar aktif rol alamamakta, bunun yerine bir yönlendirici kılavuz görevini görmektedirler. Hâl böyle olunca ders için hazırlanan materyalin önemi daha da artmaktadır. Bu çalışmanın amacı yabancı dil olarak web tabanlı Türkçe öğretimi için etkili eğitsel materyal hazırlamanın önemini vurgulamak ve bunun için gerekli yol haritasını sunmaktır. Bu çalışmada etkili eğitsel materyal hazırlamanın yol haritası süreç başında yapılması gereken işlemler, süreç içinde yapılması gereken işlemler ve süreç sonunda yapılması gereken işlemler olmak üzere birbirini takip eden üç alt süreç olarak ele alınmıştır. Bu çalışma kapsamında; yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, web tabanlı Türkçe öğretimi, web tabanlı uzaktan eğitimde öğretim materyali ve etkili eğitsel materyal hazırlamanın yol haritası anlatılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1950 ve 1960 Yılları Arasında Türkiye’de Süreli Yayınlara Yansıyan Eğitim Sorunları: Eğitim Dergisi Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19135</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19135</guid>
      <author>Mustafa GÜÇLÜ, Mustafa ŞANAL</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı 1950 ve 1960 yılları arasında süreli yayınlara yansıyan eğitim sorunlarını Eğitim Dergisi özelinde ele almak, günümüz eğitim anlayış ve uygulamalarına ışık tutmaktır. Bu amaç çerçevesinde dergide yer alan makale ve yazılar içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Betimsel olarak gerçekleştirilen araştırma sonunda dergide öğretmenlik mesleği, eğitimde program geliştirme, eğitimin psikolojik temelleri, eğitimin sosyal temelleri ve karşılaştırmalı eğitimle ilgili makale ve yazılara yer verildiği görülmüştür. Dergide öğretmenlik mesleği ile ilgili olarak yer verilen makalelerde genel olarak öğretmenlik mesleğinin önemi, toplum içindeki durumu, öğretmen ve öğrenci arasındaki ilişkiler ile bir meslek olarak öğretmenliğin özellikleri ele alınmıştır. Eğitimin sosyal temelleri ile ilgili makalelerde genel olarak; okul ve toplum ilişkisi, sokak çocukları, çocuk suçluluğu, karakter eğitimi, milli eğitim, değerler ve eğitim, nitelikli eğitim ve öğrenme ortamı, okulöncesi dönemde çocuk eğitimi, eğitimde değerlendirme ve geleceğin okulları gibi konular ele alınmıştır. Eğitimin psikolojik temelleri ile ilgili makalelerde genel olarak; eğitim psikolojisi, okulöncesi dönem eğitiminin yeri ve önemi, öğrenci başarısızlığının nedenleri, sınıfta istenmeyen öğrenci davranışlarının önlenmesi, çocukta aşağılık duygusu, disiplin, karakter gelişimi, çocukların manevi dünyaları ve çocuklarda ruh sağlığı gibi konular ele alınmıştır. Karşılaştırmalı eğitimle ilgili makalelerde dönemin genel eğilimi çerçevesinde Amerika eğitim sistemi ile ilgili makalelere yer verilirken, eğitimde program geliştirme ile ilgili makalelerde de; ders kitapları ve çocuk yayınları, ders dışı faaliyetler, sanat eğitimi programları, müfredat programlarında var olan sorunlar, programlarda çevre şartlarının dikkate alınması, ders saatleri, programlarda değişim ve yabancı dil eğitimi programları gibi konular ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil ve Gramer Öğretiminde Dijital Medyayı Kullanma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19189</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19189</guid>
      <author>Rıfat GÜNDAY, Yasemin TAHTALI ÇAMLIOĞLU</author>
      <description>Günümüzde dijital medya gerek yabancı dil ve gerekse gramer öğretimi/öğrenimi konusunda sınırsız ve çok farklı materyaller içeren önemli bir araç konumundadır. Dijital medyanın farklı ve daha önemli bir özelliği ise, yabancı dil öğrencilerinin en büyük grubunu temsil eden gençlerin dikkat ve ilgisini çekmesidir. Gramer öğretimi ise elbette yabancı dil öğretiminden ayrı düşünülemez, fakat gramerin yabancı dil öğretiminde hangi ölçülerde ve hangi yöntemler ile öğrencilere aktarılması gerektiği ise hala tartışma konusudur. Gramer öğretiminin amaçlarını göz önünde bulundurursak, gramerin, öğrencilerinin motivasyon ve ilgisini yükseltmek amacı ile günümüz dünyasında artık farklı yöntemler ve materyaller ile aktarılması gerektiği anlayışı önem kazanmıştır. Bunun içindir ki bu çalışma, soyut gramer alıştırma etkinlikleri yerine, grameri dili tamamlayan bir bütün olarak aktaran kaynaklar ile öğrencinin gramer ve yabancı dile olan merakını geliştiren dijital ortamın gramer edinimi ve öğrenimi acısından nasıl kullanılabileceğini araştırıp genel bir bakış acısıyla okuruna sunmayı hedeflemiştir. Her geçen gün yabancı dil ile ilgili özellikle gençlerin ilgisini çeken yeni kaynak ve araçlar geliştirilip piyasaya sürülüyor. Örneğin öğrenme platformları, eşzamanlı iletişim kanalları, forumlar, bloglar, mobil uygulamalar ve oyunlar. Bu araçların büyük bir kısmı verimli ve yararlı bir şekilde yabancı dil öğretiminde de kullanılabilir. Her gün gelişen, her geçen gün hayatımızı daha fazla yönlendiren ve artık geri dönüşü olmayan bu icatlardan uzak durmak yerine, teknik ve dijital alandaki gelişmeleri takip edip onları en iyi ve en verimli bir şekilde eğitim hayatımıza nasıl dâhil edebileceğimizi düşünmeliyiz. Dijital araçlar, eğitim ve öğretiminin diğer alanlarında olduğu gibi yabancı dil eğitimi alanında da etkin bir şekilde kullanılabilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Olimpiyatlarında Deneme Yarışmasına Katılan Slav Dillerine Mensup Öğrencilerin Yazılı Metinlerinde Bağdaşıklık Görünümleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18968</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18968</guid>
      <author>Nilüfer GÜRDAL, Mustafa ÇETİN</author>
      <description>Bireyler birbirleriyle yazılı ve sözlü olarak iletişimde bulunurlar. Yazılı bir metnin en temel amacı; okuyucuyla bilgileri paylaşmak, karşı tarafa duygu ve düşüncelerini aktararak iletişim kurmaya çalışmaktır. Yazılı metin aracılığıyla, alıcıyla etkili bir iletişim kurulabilmesi ve alıcının mesajı doğru bir şekilde algılayabilmesi için metinde yer alan ifadelerin bağdaşıklık ölçütlerini göz önünde bulundurmak gerekir. Metinde konu bütünlüğünün sağlanması, dil becerilerini doğru bir biçimde anlamak ve kullanmakla mümkündür. Avrupa dil kriterlerine göre; dillerin A1, A2, B1, B2, C1 ve C2 seviyelerinde öğrenim aşamaları bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, slav dillerine mensup olan ve yabancı dil olarak Türkçe’yi C1 seviyesinde öğrenmiş, üniversitede Türkoloji bölümünde eğitim görmekte olan öğrencilerin yazılı anlatımlarında bağdaşıklık ölçütlerini kullanma durumlarını incelemektir. Ayrıca bu araçları genel kullanım sıklıklarına göre sıralamaktır. Çeşitli ülkelerde bulunan üniversite öğrencilerinin 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında Türkçe Olimpiyatları’na katılmak amacıyla yazmış oldukları toplamda 28 deneme üzerinde inceleme yapılmıştır. Bu amaçla denemeler, çalışmanın kapsam ve sınırlılıklarında belirtilmiş olan bağdaşıklık unsurlarına göre incelenmiştir. Öğrencilerin bağdaşıklık araçlarını kullanma sıklıkları Excell programından elde edilen yüzdelik değerlerle belirtilmiştir. Bu sıralamaya göre; en çok kullanılan bağdaşıklık aracı %40 oranla gönderim ögeleri, ikincisi %37 kullanım oranıyla bağlama ögeleri, üçüncüsü %14 kullanım oranıyla eksiltili yapılar, dördüncüsü %9 kullanım oranıyla değiştirimdir. Bağdaşıklık araçlarından kelime bağdaşıklığı başlı başına detaylı bir çalışma gerektirdiğinden bu çalışmanın kapsamı dışında tutulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>7-10 Yaş Grubu Çocukların Şiddet Algılarının Resimler Aracılığı İle Sosyal Güçler Bağlamında İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18804</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18804</guid>
      <author>Mehmet Akif İNCİ, Yahya HİÇYILMAZ , Serdal SEVEN</author>
      <description>Çocuk çizdiği resimlerle kendini ve dünyayı nasıl algıladığını bize anlatmaktadır. Bu bağlamda çocuk resimleri, çocukların zihin dünyasını anlamamızda son derece önemlidir. Bu araştırmada, 7-10 yaş grubu çocukların şiddet algılarının resimler aracılığı ile sosyal güçler bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı il merkezinde ve merkeze bağlı köylerde farklı sosyo-ekonomik düzeyde olan dört farklı ilkokula devam eden 86 çocuk araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışma grubunda yer alan öğrencilere A4 boyutunda olan resim kâğıtları verilmiştir. Bir ders saatinde öğrencilere resimler çizdirilmiş ve öğrencilerden resimleri hakkında açıklama yapmaları istenmiştir. Veriler analiz edilmeden önce öğrencilerin çizmiş olduğu resimlerin verilen yönergeye uygun olarak çizip çizmedikleri incelenerek ön elemeden geçirilmiştir. Bu eleme sonucunda kalan çizimler erkek öğrenciler E1, E2, kız öğrenciler ise K1, K2 şeklinde formüle edilmiştir. Daha sonra elde edilen veriler, iki uzman tarafından ayrı ayrı analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda elde edilen veriler, tema olarak kabul edilen araştırma soruları altında sınıflandırılmıştır ve taslak kod listesi oluşturulmuştur. Kodlanan veriler uzmanlar tarafından tartışılarak uzlaşma yoluyla tema ve kod listesine son şekli verilmiştir. İlgili temalar altında toplanan kodların frekans ve yüzde değerleri alınarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; şiddet temalı çocuk resimlerinde hâkim sosyal gücün medya olduğu, şiddetin algılandığı mekânların en çok ev ve sokak olduğu, şiddet aracı olarak en çok fiziksel gücün kullanıldığı, şiddete maruz kalan kişinin en çok tanımadığı diğer kişiler olduğu, şiddeti uygulayan kişinin ise en çok akran olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitsel İnternet Kullanımı ile Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi ve Eğitim Teknolojilerine Yönelik Tutum Arasındaki İlişki: Öğretmen Adayları Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18972</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18972</guid>
      <author>Ersin KARADEMİR</author>
      <description>Öğretmen adaylarının eğitsel internet kullanımları, teknolojik pedagojik alan bilgilerine vakıf olma durumları ve eğitim teknolojilerine yönelik tutumlarının belirlenmesi oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; öğretmen adaylarının eğitsel internet kullanım öz yeterliği inançları, teknolojik pedagojik alan bilgisi öz güveni ve eğitim teknolojilerine yönelik tutum arasındaki ilişkinin bulunması ve bazı değişkenlere (sınıf düzeyi, bölüm, cinsiyet, internet kullanım sıklığı) göre farklılıklarının saptanmasıdır. Bu amaçla, 404 öğretmen adayından oluşan örneklem grubu ile ilişkisel tarama modelinde bir çalışma yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak; Şahin (2009) tarafından geliştirilen “eğitsel internet kullanım öz yeterliği inançları ölçeği”, Graham ve ark. (2009) tarafından geliştirilen, Timur ve Taşar (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “teknolojik pedagojik alan bilgisi öz güven ölçeği” ve Pala (2006) tarafından geliştirilen “eğitim teknolojilerine yönelik tutum ölçeği” kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlerin (cinsiyet, öğrenim görülen program) iki gruba sahip olması sebebiyle ölçekler için bağımsız gruplar t-testi gerçekleştirilmiştir. Diğer bağımsız değişkenlerin (sınıf düzeyi, internet kullanım sıklığı) ikiden fazla gruba sahip olması sebebiyle tek yönlü varyans analizi (ANOVA) gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ölçekten elde edilen toplam puanların sürekli olması ve normal dağılması sebebiyle, gruplar arası ilişkilerin belirlenmesi için basit doğrusal korelasyon analizi yapılarak Pearson korelasyon katsayıları belirlenmiştir. Söz konusu ölçme araçlarından elde edilen bulgulara göre; sınıf düzeyi ve öğrenim gördükleri bölümlere göre herhangi anlamlı bir farklılık saptanmazken, cinsiyet ve internet kullanım sıklıklarına göre farklılık bulunmuştur. Ayrıca eğitsel internet kullanımı, teknolojik pedagojik alan bilgisi ve eğitim teknolojilerine yönelik tutumları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bosna-Herseklilere Türkçe Öğretimi Bağlamında Karşılaştırmalı Bir Çalışma: Türkçede ve Boşnakçada Çatı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19131</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19131</guid>
      <author>Ajla KARÇİÇ, Mustafa ÇETİN</author>
      <description>Çatı konusu yabancılara Türkçe öğretiminde en çok zorlanılan dil bilgisi konularından birisidir. Özneye ve nesneye bağlı olarak eklendikleri fiillere farklı anlamlar ve işlevler kazandıran bu yapıların öğretiminde dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Yabancı dil öğretiminin amaca yönelik yapılabilmesi için öğretilen dilin analizinin yapılması uygun olacaktır. Böylece öğrenim sürecinde karşılaşılabilecek hatalar önceden tespit edilebilir. İnceleme sonucunda elde edilen bulgular yabancı dil öğretim programlarının ve ders materyallerinin geliştirilmesi için kullanılabilir. Çalışmanın amacı; Bosna Hersek’te yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere çatı konusunun kavratılmasında karşılaşılan engellerin sebeplerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada karşılaştırmalı dil bilimi yöntemi kullanılmıştır. Türkçede ve Boşnakçada fiillerde çatı konusu çatı tanımları, tasnifleri, türleri ve işlevleri bakımından karşılaştırılmıştır. Türkçede var olan bazı çatı türlerinin Boşnakçada olmadığı, aynı şekilde Boşnakçada tasniflere katılan bazı çatıların Türkçede farklı yapılara tekabül ettiği gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Türkçede geçişli fiiller, geçişsiz fiiler, etken çatı, edilgen çatı, dönüşlülük çatısı, işteş çatı ve ettirgen çatı türleri bulunmaktadır. Boşnakçada ise etken, edilgen, orta ve dönüşlü olmak üzere dört çatı türü mevcuttur. İşteş çatı dönüşlülüğün bir çeşidi olarak tasniflerde yer almaktadır. Bunun dışında Türkçede bulunan ettirgenlik çatısının Boşnakçada çatı türü olarak bulunmadığı ancak, farklı yapılarla ettirgenliğin sağlandığı görülmüştür. Özellikle ettirgen çatının Boşnakçada olmayışı bu yapıların Bosna Hersekli öğrencilere öğretimini zorlaştırmaktadır. Karşılaştırmalı dil bilim yöntemiyle elde edilen bulgular ise karşılaştırılan iki dil arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyacak şekilde çatı tasnifleri, türleri ve işlevleri bakımından değerlendirilmiş, seçilen romanlardan örneklerle birlikte yorumlanmıştır. Örnek cümleler Derviş ve Ölüm, Ponornica (Yer Altı Irmağı), Kiralık Konak, Küçük Ağa romanlarından verilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Başarı Algılarının Belirlenmesine Yönelik Nitel Bir Çalışma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18932</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18932</guid>
      <author>Mehmet Fatih KAYA</author>
      <description>İstenilen ya da arzu edilen sonuca ulaşmak olarak tanımlanan başarı, toplumdan topluma ya da zamana bağlı olarak değişiklik göstermekle birlikte, her toplumda ve dönemde toplum ve birey açısından önemli bir gereksinim olmuştur. 21. Yüzyıl toplumu bilgi birikiminin hızla artmasına bağlı olarak bilgi toplumu olarak nitelendirilmektedir. Bilgi toplumunu temsil edebilmenin önemli göstergeleri ise bilgiye ulaşma, bilgiyi analiz etme, sentezleme diğer bir ifadeyle bilgiyi işlevsel hale getirme olarak gösterilebilir. Dolayısıyla günümüz toplumunda öğrencilerden beklentiler önceki dönemlerden farklılık gösterdiğinden, “başarı” kavramına yüklenen anlamı da değiştirmiştir. İnsan yaşamının önemli bir bölümünün örgün eğitim kurumlarında geçtiği düşünülürse, öğretim programlarının uygulanması aşamasında kilit rolde bulunan öğretmenlerin “başarı” kavramına yükledikleri anlamın da ayrı bir önem taşıdığı söylenebilir. Çünkü eğitim-öğretim sürecinde hazırlık aşaması, öğretme-öğrenme süreci ve bu süreçte kullanılacak materyallerin seçimi, ölçme ve değerlendirme etkinlikleri gibi birçok durum öğretmenin “başarı” kavramına yükledikleri anlama göre farklı desenlenecektir. Aynı zamanda öğretmenlerin başarı kavramına yükledikleri anlam benimsedikleri eğitim felsefeleriyle de ilgilidir. Bu yönüyle sosyal bilgiler öğretmenlerinin başarı kavramına yükledikleri anlamın ortaya konulması; eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunların çözümüne de katkı sağlamakla birlikte sosyal bilgiler öğretim programında benimsenen eğitim felsefesinin öğretmenler tarafından ne kadar içselleştirildiğini de ortaya koyacaktır. Nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim desenine sahip bu çalışmada veriler; 2014-2015 eğitim-öğretim yılı, Kasım ve Aralık aylarında XXX (Yayın Kabulünden Sonra Eklenecektir) il merkezinde ortaokullarda çalışan, 4’ü bayan ve 9’u erkek toplam 13 gönüllü sosyal bilgiler öğretmeninden yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Yaklaşık 40 dk. süren görüşmelerden elde edilen veriler, yazılı metne dönüştürüldükten sonra görüşmecilere teyit ettirilmiş ve içerik analizine uygun olarak incelenmiştir. Görüşmecilerin her bir soruya verdikleri cevaplar bir araya getirilerek, benzerliklerinden hareketle başlıklar altında sınıflandırılmış ve her başlığa ilişkin görüşlerin frekansı (f) gösterilmiştir. Bu işlemler iki ayrı uzman tarafından ayrı ayrı yapılmış olup daha sonra karşılaştırılmıştır. Tespit edilen farklılıklar üçüncü bir uzman görüşüne başvurularak farklılıklar giderilmiştir. Son halini alan çalışmanın uyuşum yüzdesini hesaplamak amacıyla bir uzman görüşüne daha başvurulmuştur. Bu işlem sonucunda uyuşum yüzdesi .92 olarak hesaplanmıştır. Çalışma sonunda; sosyal bilgiler öğretmenlerinin başarı kavramına yükledikleri anlam genel olarak benzerlik göstermekle birlikte önemli farklılıkların da olduğu tespit edilmiştir. Benzerlik gösteren görüşlerin daha çok esasicilik eğitim felsefesi yaklaşımına, söz konusu farklı görüşlerin ise ilerlemecilik eğitim felsefesi yaklaşıma uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen görüşleri eğitim-öğretim sürecinde yaşanan çeşitli sorunlar için önemli ipuçları verdiğinden bu doğrultuda önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmen Adaylarının Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması Dersleri Kapsamında Uygulama Öğretmenleri Hakkındaki Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19023</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19023</guid>
      <author>Yelda KÖKÇÜ</author>
      <description>Bu çalışmada amaç, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü son sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarının, Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması dersi kapsamında uygulamaya gittikleri okullardaki Türkçe öğretmenleri hakkındaki görüşlerini ortaya koymaktır. Çalışmada, öğretmen adaylarının uygulama öğretmeni hakkındaki düşünceleri çeşitli yönlerden ele alınarak somut veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Okul Deneyimi ve Öğretmenlik uygulaması derslerinin amacı; öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine daha iyi hazırlanmalarını, öğrenim süresince kazandıkları genel kültür, özel alan eğitimi ve öğretmenlik mesleği ile ilgili bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklarını gerçek bir eğitim-öğretim ortamı içinde kullanabilme yeterliliği kazanmalarını sağlamaktır. Bu çerçevede gerçekleştirilen çalışma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü son sınıfta okuyan toplam 80 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı karma model esas alınmıştır. Verilerin toplanması aşamasında, aday öğretmenlere beş açık uçlu soru ile birlikte 20 maddeden oluşan bir anket uygulanmıştır. Hazırlanan açık uçlu soruların ve 20 maddelik anketin uygulanması sonucunda; nitel veriler içerik analizinden, nicel veriler ise aritmetik ortalama ve t puanlarından yararlanılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre, öğretmen adaylarının uygulama okullarındaki Türkçe öğretmenleri hakkındaki görüş ve düşünceleri genel anlamda olumludur. Öğretmen adayları, uygulama öğretmenlerinin kendilerine katkısı olduğunu ve uygulama öğretmenlerinin tecrübelerinden yararlandıklarını belirtmişlerdir. Uygulama öğretmeni ile etkili bir iletişim kuramamak, adayların bu süreçte yaşadıkları sorunların başında gelmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Öğretme ve Öğrenme Sürecine Yönelik Yeterlikleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19093</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19093</guid>
      <author>Ulaş KUBAT</author>
      <description>Öğretmenlik mesleği yeterliliği öğretmenin öğretmenlik mesleğini yerine getireceği hizmet alanına yönelik gerekli bilgi ve beceriyi kazanmasıdır. Öğretmenlik mesleğinin genel kültür bilgisi, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi olmak üzere üç yeterlik boyutuna da sahip olacak şekilde yetiştirilmesi önemlidir. Etkili öğretmenlerin özellikleri: “Açıklamalarda açıklayıcı ve net olma”, “derse iyi hazırlık”, “etkili öğretim yöntemleri kullanma”, “öğretmekten zevk alma”, “kendine güvenme”, “sınıf yönetiminde uzaman olma”, “özerk düşünme ve eleştirileri teşvik etme”, “etkili mizah kullanma”, “öğrenci motivasyonuna duyarlı olma”, “değerlendirmede adil olma ve öğrenciler tarafından öne sürülen dersle doğrudan ilgisi olmayan konularda bile değerli ve yaklaşılabilir bir danışma kaynağı, bilgili, teknolojik gelişmeleri takip eden ve nitelikli olması” dır. Dolayısı ile öğretme-öğrenme sürecinde öğretmen yeterlikleri anlamlı ve kalıcı bir öğrenme için önem arz etmektedir. Bu çalışmada dördüncü sınıf fen bilgisi öğretmen adaylarının görüşlerine dayalı olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının öğretmen yeterlikleri alanında öğretme-öğrenme sürecini uygulamaya yönelik yeterliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan soruların yanıtlarını bulabilmek amacıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan 16 Fen Bilimleri öğretmen adayı ile görüşme yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre fen bilgisi öğretmen adaylarının çoğu aktif öğretim yöntemlerini bilmemektedir. Yapılan görüşmeler sonucunda öğretmen adaylarının her öğrencide var olan yeteneği geliştirmeye dönük olmayan diğer bir deyişle öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurmayan bir öğrenme süreci oluşturma eğiliminde olduğu saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mobbing (Psikolojik taciz) Konusunda İlköğretim Sınıf Öğretmenlerinin Görüşleri ve önerileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18908</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18908</guid>
      <author>Sultan KURT, İsmail KURT</author>
      <description>Örgütsel yaşamın vazgeçilmezi olan faklı bakış, farklı düşünce biçimi ve bundan kaynaklanan bir kısım anlaşmazlıklar bireyler arası çatışmaya neden olmaktadır. Mobbing insanlık tarihi kadar eski olmasına rağmen, negatif etkileri bilinmekle beraber tanımlanamamış bir kavramdır. Dünyada 20 yy’ın ortalarında bu kavramın örgütsel verimliliğin önünde bir engel olduğu fark edilmiştir. Mobbing İnsanlık var olduğu süre boyunca da var olmaya devam edecektir. Ancak örgütlerin vizyon ve misyonlarını sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için mutlaka bir kısım tedbirlerin alınması gerekir. Bireylerin bu durum karşısında en az etkileneceği bir şekilde örgütsel yaşam planlanmalıdır. İster özel kurumlarda isterse kamu kurumlarında her bireyin az ya da çok yaşadığı ve bireyler için hayatı çekilmez kılmaktadır. Çoğu zaman bireyler iş yerlerinde ağır hakaretlere veya aşağılanmalara maruz kalmaktadır. Bazen de yöneticiler tarafından üstesinden gelinemeyecek kadar iş yükleriyle mobbing kendisini göstermektedir. Sonuçta birey hem ruhsal hem de fiziksel bir takım çöküntüler yaşamaktadır. Bu çalışmamızda Zonguldak ili Ereğli ilçe merkezinde görev yapan rasgele seçilmiş 10 ilköğretim sınıf öğretmeninin mobbing algısı konusunda karşılaştıkları problemler konusundaki görüşleri, ele alınmaya çalışılmıştır. Bu çalışma nitel bir çalışmadır. Sosyal bilimlerdeki bir kısım olguların tutumların derinlemesine ortaya çıkartılabilmesi için görüşme tekniğinden yararlanılmış ve açık uçlu 3 adet soru yöneltilmiştir. Çalışmamızda öğretmenlerin kimlerle psikolojik taciz yaşadıkları, bu durum karşısında nasıl tavır aldıkları, böyle problemlerle nasıl baş edilmesi gerektiği konusundaki görüşleri ve son olarak ise psikolojik tacize maruz kalan birey için genel tavsiyelere gidilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Liderlik Stilleri İle Sınıf İçi Öğretmen Davranışları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19006</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19006</guid>
      <author>Salih Paşa MEMİŞOĞLU, Mehmet ÇAKIR</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin liderlik stilleri ile sınıf içi öğretmen davranışları arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. İlişkisel tarama modeli ile yürütülmüş olan bu araştırmanın evrenini 2013-2014 Eğitim Öğretim yılında İzmir ili Konak merkez ilçesinde bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilkokul ve ortaokullarda görev yapan toplam 1569 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Konak merkez ilçesinde tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 540 öğretmen oluşturmuştur. Çalışmanın verileri Deniz ve Hasançebioğlu (2002) tarafından geliştirilen “Öğretmen Liderlik Stilleri Ölçeği”; Büyüköztürk, Kılıç, Karadeniz ve Karataş (2004) tarafından geliştirilen “Sınıf İçi Öğretmen Davranışları Ölçeği” ve araştırmacı tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” ile toplanarak SPSS 20 paket programı ile çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin liderlik stillerinin otokratik düzeyde olduğu; öğretmenlerin liderlik stilleri ile mesleki kıdem arasındaki farkın anlamlı olduğu; ancak cinsiyet, medeni durum, branş ve görev yapılan okul düzeyi arasındaki farkın anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Sınıf içi öğretmen davranışlarının “Genellikle” düzeyinde olduğu ve öğretmenlerin çoğunlukla öğrenci merkezli eğitim modelini sergiledikleri; sınıf içi öğretmen davranışları ile cinsiyet, kıdem, branş ve okul düzeyi arasındaki farkın anlamlı olduğu; ancak medeni durum arasındaki farkın anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Son olarak öğretmenlerin liderlik stilleri ile sınıf içi öğretmen davranışları arasında düşük düzeyli, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarih Derslerinin Değer Eğitimindeki Yeri: Tarih Öğretmenlerinin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19102</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19102</guid>
      <author>Celal MUTLUER</author>
      <description>Tarih dersleri öğrencilere değerlerin öğretilmesinde önemli bir yere sahiptir. Tarih dersleri sadece bilgi ve becerilerin öğrencilere aktarıldığı bir ders olarak görülmemelidir. Aynı zamanda tarih dersleri öğrencilerin duygularına da hitap etmektedir. Tarih derslerinde öğrencilere, büyüklere saygı, yurt sevgisi, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirme, milli ülkülere bağlılık, kendine güven, hoşgörü, adil olma ve bağımsızlık gibi değerler öğretilebilir. Bu bağlamda tarih derslerinin değer eğitimindeki yerinin bilinmesi önemlidir. Bu çalışmanın amacı, tarih öğretmenlerinin değer eğitimi hakkındaki görüşleri belirlemek ve tarih derslerinde değer eğitiminin önemini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma alanını 2014- 2015 eğitim öğretim yılında İzmir Menemen İlçesinde görev yapan ve tesadüfü örneklem yöntemiyle seçilen 14 tarih öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış mülakat formu aracılığıyla toplanmıştır. Mülakat formu aracılığıyla toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve elde edilen bulgular, frekans, yüzde ve doğrudan alıntılarla birlikte tablo haline getirilip yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, değerler eğitiminin tanımı, tarih derslerinde değerler eğitimi, tarih derslerinde değerler eğitiminde kullanılan yöntemler, tarih derslerinde değer kazanımı, tarih müfredatının değerler eğitimi açısından yeterliliği, tarih derslerinde değerler eğitiminde karşılaşılan problem temaları altında yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, tarih öğretmenlerinin, değer eğitimi konusunda ve tarih derslerinin değerler eğitimindeki yeri hakkında genel bir bilgiye sahip olduğu anlaşılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Dersinde Yaratıcı Drama Yönteminin Kullanılmasına İlişkin Öğretmen Adaylarının Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19144</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19144</guid>
      <author>Ayşegül OĞUZ NAMDAR, Adem BELDAĞ</author>
      <description>Bu araştırmanın temel amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yaratıcı drama yönteminin sosyal bilgiler derslerinde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-15 eğitim-öğretim yılında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Ana Bilim Dalı dördüncü sınıfa devam eden 21 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu amaçla araştırmacılar tarafından sosyal bilgiler öğretmen adaylarına uygulanmak üzere açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu, alan yazın doğrultusunda hazırlanmış ve görüşmeler sonucunda elde edilen veriler betimsel analiz tekniğinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Bulgulara göre, öğretmen adayları yaratıcı drama eğitimini etkili bulduklarını ve yöntemin kalıcı öğrenmeye yapacağı katkının yanı sıra öğrencilerde özgüven, sorgulama becerisi, hayal gücü geliştirme, eğlenerek öğrenme, kalıcı öğrenme, empati becerisi, grup sorumluluğu, iş birliği yapma, sosyalleşme, sosyal becerileri geliştirme, psikomotor beceri geliştirme, bilişsel becerileri geliştirme, öğrenci-öğretmen ilişkisini güçlendirme, derse ilgi çekme, iletişim, etkili konuşabilme, yaratıcılık, etkileşim, paylaşım, kavram öğretimi, deşarj olma, kendini ifade edebilme gibi becerilerin kazanılmasına olumlu yönde katkı sağlayacağını belirtmektedirler. Ancak yaratıcı drama yönteminin kullanımında karşılaşılabilecek güçlüklere ilişkin görüşler de tespit edilmiştir. Bu görüşlerde ise, konuların yetişemeyebileceğini, yaratıcı dramanın yalnızca oyundan ibaret görülebileceğini, ders süresinin yetersiz oluşunu, kalabalık gruplarda etkili olarak uygulanamayabileceğini, ders hâkimiyetinin zor olabileceğini ve her konuya uygun olamayabileceğini belirtmişlerdir. Ayrıca, yaratıcı dramanın etkili kullanılabilmesi için dersin son dönem yerine ilk dönemden itibaren programda yer alması gerektiğini vurgulamışlardır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hedonik Tüketimi Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19187</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19187</guid>
      <author>Ebru ONURLUBAŞ</author>
      <description>Tüketiciler ürünleri satın alırken duygusal motiflerin etkisi altında kalmaktadırlar. Günümüzün trendlerinden biri olan hedonizm tüketim, hazcılık ve duygusallık beklentisinin öncelikli olduğu durumu ifade etmektedir. Son yıllarda, pazarlama alanında üzerinde önemle durulan konulardan biridir. Bu araştırmada, Edirne merkez ilçede yaşayan tüketicilerin hedonik tüketim alışkanlıkları ve bunu etkileyen faktörlerin ortaya konulması için 400 kişiye anket yapılmıştır. Tüketicilerin hedonik tüketim durumlarına göre demografik özellikleri incelendiğinde, kadınların % 57,5’ inin, erkeklerin ise %21,5’ inin her zaman hedonik davrandıkları tespit edilmiştir. Tüketicilerin hedonik tüketim yapma durumuna göre demografik farklılıkları ki kare analizi ile incelenmiştir. Buna göre, hedonik tüketim cinsiyet, yaş, eğitim, aylık gelir, meslek durumuna göre istatistiki olarak farklılık gösterirken, medeni durum bakımından farklılık göstermemektedir. Ayrıca, hedonik tüketimle ilgili, araştırmaya katılanlara 5’li likert ölçeğine göre alınan cevaplar doğrultusunda faktör çözümlemesi yapılmıştır. Faktör analizi sonuçlarına göre ise, tüketiciler 5 ana faktör altında toplanmıştır. En önemli faktör ‘hazcı tüketim’ olarak belirlenmiştir. Hedonik tüketim ölçeği alt boyutlarına, Güvenirlik analizi ve Kolmogorov Smirnov normal dağılım testi uygulanmıştır. Bunun sonucu olarak hedonik tüketim ölçeğinin alt boyutlarının normal dağılmadığı görülmüştür ve non parametric testlerden Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Bunun sonucunda, cinsiyetle, hazcı tüketim, sosyalleşme, trend takibi, indirim takibi, hediye alma ve mutluluk alt boyutlarına ilişkin yargılarda anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karşılaştırmalı Bir Çalışma: Mısır ve Türkiye 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Programları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19065</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19065</guid>
      <author>Ahmed Emin OSMANOĞLU, Ali YILMAZ</author>
      <description>Uluslararası hoşgörünün geliştirilmesi için ülkeler arası karşılaştırmalı eğitim çalışmaları yapmak son derece mühimdir. Bu çalışmada söz konusu karşılaştırma için Mısır seçilmiştir. Mısır, Türkiye gibi Ortadoğu’nun mühim ülkelerinden biridir. Çalışmanın temel problemi Mısır Arap Cumhuriyeti’nde 2007–2008 senesinden itibaren geçerli olan sosyal bilgiler öğretim programı ile ülkemizde 2005 senesinden itibaren uygulamaya konulan 7. sınıf sosyal bilgiler ders programları arasındaki benzerlik ve farklılıkları tespit etmektir. Araştırma nitel araştırma modeline dayalı doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Mısır’da 2007–2008 öğretim senesinde uygulanan 2. kademe 1. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programı ile bu seviyeye denk olan Türkiye’de 2007-2008 öğretim senesinde uygulanan 7. sınıf sosyal bilgiler ders programı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler doküman analizi tekniğine uygun olarak toplanmıştır. Sosyal bilgiler öğretim programları betimsel analize tabi tutulmuştur. Programların amaçları, vizyonları, içerikleri, yapıları, eğitim durumları, değerlendirme durumları incelenmiş, bu hususlardaki benzerlik ve farklılıklara karşılaştırmalı olarak yer verilmiştir. Araştırmada Türkiye’de amaçların, Mısır’dakinin aksine, 1. kademe ve 2. kademe için bütünleşik olduğu, Türkiye’de genel amaçlar içerisinde Mısır’da olduğu gibi teoloji, yöntem bilim ve ekolojiye yönelik ayrı ayrı amaçlar bulunmadığı, Türkiye’de amaçlarda sosyoloji, ekonomi ve disiplinler arası amaçlara Mısır’a göre daha fazla, Mısır’da ise tarih ve coğrafya disiplin ve alanlarına daha çok yer verildiği, Türkiye vizyonunda millî bir lidere atıf yapılırken, Mısır programında böyle bir atıf bulunmadığı, Türkiye’de program vizyonunda Mısır’daki gibi dinî bir vurgu bulunmadığı, Türkiye’de Mısır’dakinin aksine süreci ölçmeye yönelik çoklu ve alternatif değerlendirme yöntemleri uygulandığı sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ebeveynlerin “Çocuk” Kavramına Yükledikleri Metaforlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19015</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19015</guid>
      <author>Ata PESEN</author>
      <description>Çocuğun bilişsel, duyuşsal ve psikomotor beceriler geliştirmesinde ciddi bir etkiye sahip olduğu kabul edilen ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken sahip oldukları tutumların belirleyicilerinden biri “çocuk kavramı”na yönelik sahip oldukları algılarıdır. Ebeveylerin sahip oldukları bu algılar çoğu zaman ve farkında olunmadan çocuk yetiştirme tarzlarına yansımaktadır. Bu açıdan ebeveynlerin çocuk kavramına ilişkin algıları ve bakış açıları; aynı zamanda birer öğrenci velisi olan ebeveynlerin tutumlarını anlamamızda olumlu yönde etki yapacaktır. Ebeveylerin çocuk kavramına ilişkin duyuşsal eğilimlerini ortaya çıkarmada ise metaforlar önemli bir işlev oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı ebeveynlerin “çocuk” kavramına ilişkin sahip oldukları algıları metaforlar yoluyla ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada, nitel araştırma modellerinden olan olgu bilim (fenomenoloji) modeli kullanılmıştır. Çalışma 2014-2015 öğretim yılında random yoluyla ulaşılan ve gönüllü olarak çalışmaya katılan 47’si kadın 53’ü erkek olmak üzere 100 ebeveyn ile yürütülmüştür. Araştırma verileri açık uçlu soruların yer aldığı form¬lar aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan ebeveynlerin çocuk kavramına ilişkin algılarını belirlemek amacıyla “Çocuk…………….. gibidir; çünkü……………………………….” İfadesinin yer aldığı bir form dağıtılarak görüşlerini yazmaları istenmiştir. Çalışma sonunda elde edilen veriler içerik analizine uygun bir şekilde çözümlenmiştir. Elde edilen sonuçlar alan yazında yapılan çalışmaların sonuçları ile karşılaştırıldığında öğretmenler ve öğretmen adayları ile yapılan çalışmalarda ağırlıklı olarak “şekillendirilebilen bir varlık” olarak tanımlanan çocuklar bu çalışmada ebeveynler tarafından daha çok “mutluluk kaynağı” ve “değerli birer varlık” olarak algılanmaktadır. Bu duruma göre, kavramlara nereden baktığımız onlara yüklediğimiz anlamların belirleyicisi olmaktadır. Bu algı farklılığını oluşturan ise bizim kuantum bakış açımızdır. Yani herhangi bir kavram ile ilgili algılarımızın –özel de çocuk kavramı ile ilgili algımızın- belirleyicisi sadece öğretmen, öğretmen adayı ya da ebeveyn oluşumuz değil bu kavram ile ilgili olarak kendimizi etken ya da edilgen konumlandırışımız ve kavrama nereden baktığımız da algımızı belirlemektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Sınıf Yönetimine Yönelik Tutum Ve İnançlarının İncelenmesi (Çukurova Üniversitesi Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19019</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19019</guid>
      <author>Fatma SADIK, M. Sencer BULUT ÖZSEZER</author>
      <description>Öğretmen adaylarının sınıf yönetimine yönelik tutum ve inançlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılan bu çalışma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini 2014–2015 öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünün 1, 2 ve 3.sınıflarına devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Evrenin ulaşılabilirliği nedeniyle araştırmada örneklem alınma yoluna gidilmemiştir. Araştırmaya gönüllük esasına dayalı olarak 599 kadın ve 213 erkek olmak üzere toplam 812 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Martin, Yin ve Baldwin (1998) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Ekici (2008) tarafından yapılan Sınıf Yönetimine Yönelik Tutum ve İnanç Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel istatistiklerin yanı sıra bağımsız gruplar t-testi ve ANOVA testleri uygulanarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının öğretimin yönetiminde müdahaleci, insan ve davranış yönetimi boyutlarında ise etkileşimci bir tutuma sahip oldukları saptanmıştır. Elde edilen bulgulara göre mezun olunan lise açısından genel lise mezunları, cinsiyet açısından erkek öğretmen adayları insan ve davranış yönetiminde daha müdahaleci bir tutuma sahiptir. Sınıf yönetiminde müdahaleci olmayan tutum ise okul öncesi öğretmen adaylarında görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlar sınıf düzeyi yükseldikçe öğretmen adaylarının öğretim ve davranış yönetimine yönelik müdahaleci tutumlarının azaldığını göstermiştir. Öğretmenlik mesleğini tercih etme ve mezun olduktan sonra öğretmen olarak çalışmak isteme/istememe durumlarına göre adayların sınıf yönetimine yönelik tutum ve inançlarında anlamlı bir fark olmamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarina Yönelik Okuma Tutum Ölçeği Geliştirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19092</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19092</guid>
      <author>Tülay SARAR KUZU, Türkan DOĞAN</author>
      <description>Dil öğretimi kapsamında geliştirilmesi amaçlanan beceri alanlarından birisi de okumadır. Okuma becerisi, dünyayı daha iyi anlayabilecek ve yorumlayabilecek bir entelektüel kimliğin yanı sıra dil becerilerini geliştirme konusunda da çok önemli bir işleve sahiptir. Becerilerin geliştirilmesindeki ön koşullardan birini olumlu tutum oluşturur. Beceri ve tutumlar, ölçekler aracılığıyla değerlendirilir. Bu çalışmada, gençlerin okumaya karşı tutumlarını belirlemeyi amaçlayan geçerlik ve güvenirliği sağlanmış bir okuma tutum ölçeği geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu ölçekte, özellikle "kişisel ve toplumsal gelişime katkı" alt boyutuna ağırlık verilmiştir. Geliştirilen ölçeğin çalışma grubunu, Eğitim Fakültesinin farklı Bölümlerinde okumakta olan lisans ve yüksek lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma 262 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aşamasında önce 72 maddeden oluşan 5’li likert tipi ölçek taslağı hazırlanarak uzman görüşlerine sunulmuştur. Görüşler doğrultusunda yeniden değerlendirilen ölçekteki maddelerden 40 tanesi olumlu 9 tanesi olumsuz toplam 49 maddelik bir ölçek elde edilmiştir. Faktör analizine tabi tutulan ölçekteki maddeler üç alt boyutta toplanan 38 madde ile son şeklini almıştır. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .94 olarak bulunmuş; bu sonuca göre ölçeğin güvenilir bir ölçek olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin KMO değeri .923, Bartlett testi ise .01 olarak bulunmuştur. Ölçek tek boyutlu bir ölçektir ve öğrencilerin kitap okuma tutumlarını ölçebilecek özelliktedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Orta Öğretim Öğrencilerinin E-Kitap Okumaya İlişkin Tutumlarının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18764</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18764</guid>
      <author>Fatma SUSAR KIRMIZI, Firdevs GÜNEŞ</author>
      <description>Bilgi ve teknoloji çağı denilen günümüzde pek çok bilgi artık bilgisayar ortamında üretilmekte ve saklanmaktadır. Özellikle de son yıllarda e-kitapların çıkması ve yaygınlaşması bu alanda çalışmalar yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu araştırmanın amacı 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin e-kitap okumaya yönelik tutumlarını bazı değişkenler açısından değerlendirmektir. Verilerin elde edilmesinde araştırmacılar tarafından geliştirilen E-Kitap Okumaya İlişkin Tutum Ölçeği (EKOT) kullanılmıştır. Ölçeğin birinci alt boyutu olan “olumlu özellikler” 17 maddeden, ikinci alt boyutu olan “farklılıklar” ise 9 maddeden oluşmaktadır. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden “tarama (survey) araştırması” tercih edilmiştir. Ölçeğin uygulaması Fatih projesi kapsamındaki 8 ilde (Ankara, İzmir, Hatay, Samsun, Mersin, Kayseri, Rize, Diyarbakır), 10. ve 11. Sınıflarda, 1191 öğrenci (Kız=623; Erkek=568) ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın Alpha güvenirlik katsayısı 0,93’tür. Araştırma sonuçlarına göre: Ölçeğin tümünde ve alt boyutlarında kız öğrenciler ile erkek öğrencilerin e-kitap okumaya ilişkin tutumları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Başka bir deyişle cinsiyet değişkeni e-kitap okumaya yönelik tutumu etkilememektedir. Öğrencilerin serbest okuma zamanlarında e-kitap tercih etme ya da basılı kitap tercih etme durumları arasında anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin tümü ile farklılıklar alt boyutlarında 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin e-kitap okumaya yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. E-kitap okumaya yönelik olarak 11. sınıf öğrencilerinin tutumları 10. sınıf öğrencilerinin tutumlarından daha olumludur. İl değişkenine göre yapılan değerlendirmede Hatay, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Mersin’de yaşayan öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. E-kitap okumanın oldukça yeni olduğu ülkemizde eğitimin her kademesinde e- kitap okumanın okumaya yönelik tutumu etkileyip etkilemediğine ilişkin araştırmalar yapılması alan yazına katkı sağlayacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üstün Yetenekli İlköğretim Öğrencilerinin Kariyer Gelişimleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19050</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19050</guid>
      <author>Mustafa SÜRÜCÜ, Hakkı KONTAŞ , Feride BACANLI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden üstün yetenekli ilköğretim öğrencilerinin kariyer gelişimlerinin cinsiyete, sınıf düzeyine, gelir düzeyine, anne ve baba eğitim düzeyine ve alan değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma grubu, BİLSEM’e devam eden üstün yetenekli 136 (76 kız, 60 erkek) öğrenciden oluşmuştur. Öğrencilerin yaş ranjı 12 ile 15 aralığındadır. Araştırma verileri, “Çocuklar için Kariyer Gelişim Ölçeği-ÇKGÖ” ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada veriler t-testi, varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada sonuçlar, üstün yetenekli kız öğrencilerin merak/araştırma puanlarının erkek öğrencilerin puanlarından anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Altıncı sınıf öğrencilerinin ÇKGÖ’nün toplam, bilgi ve planlama alt ölçekleri puanları yedinci sınıf öğrencilerinin puanlarından anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Gelir düzeyi orta olan üstün yetenekli öğrencilerin ÇKGÖ zaman perspektifi puanları, gelir düzeyi yüksek olanlardan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Resim alanında BİLSEM’e devam eden öğrencilerin ÇKGÖ’nün toplam, merak/araştırma ve planlama alt ölçekleri puanları genel zihinsel yetenek alanında BİLSEM’e devam eden öğrencilerin puanlarından anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Bulgular ilgili literatüre dayanılarak tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları belirtilmiş, öğretmenlere, okul rehberlik ve psikolojik danışma servislerine, ailelere ve gelecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kurum/Ev Erken Dil ve Okuryazarlık Gözlem Aracının Geçerlik ve Güvenilirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19053</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19053</guid>
      <author>Selda YARAR, Hatice Zeynep İNAN</author>
      <description>Bakım ve eğitim veren erken çocukluk eğitim merkezlerinde çocukların gelişimini desteklemek için, onların barış dolu, sağlıklı ve başarılı bir yaşama sahip olması için gereken temelleri atar. Ancak, ülkemizde 0-36 ay bakım ve eğitim veren kurumlarının kaliteleri ve çalışan personelin niteliklerinin arttırılmasına yönelik çalışmaların sayısı da yok denecek kadar azdır. Bu araştırmanın amacı CHELLO (Child/Home Early Language&amp;Literacy Observation) yani ‘Kurum/Ev Erken Dil ve Okuryazarlık Gözlem Aracı’nı Türkçeye uyarlamaktır. Bu ölçek 0-36 ay eğitim ortamlarının okuma yazma ve dil boyutlarını incelemek üzere Neuman, Dwyer ve Koh tarafından geliştirilmiştir. Bu araştırmada, geçerlik-güvenirliğini ortaya koymak amacıyla betimsel tarama modeli kullanılmış ve 51 sınıf gözlemlenmiştir. Nitelikli yapılandırılmış, amaca uygun bir gözlem formu kullanılmış ve gözlem tekniğiyle veriler toplanmıştır. Kapsam geçerlik indeksi Okuryazarlık Çevre Kontrol alt faktörü için 0.88; kapsam geçerlik indeksi Grup/Aile alt faktörü için 0.75 olarak tespit edilmiştir. Cronbach Alfa güvenirlik değeri Grup/Aile alt faktörü için iç tutarlılığın .87; Okuryazarlık Çevre Kontrol alt faktörü içinse iç tutarlılığın .72 olduğu görülmüştür. Alt faktörler arasındaki ilişki Pearson momentler çarpım korelasyon katsayısı ile incelenmiş ve yüksek derecede pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (r =.76, p&lt;.05). Alt faktörlere göre güvenilirlik katsayıları, her alt boyuta ait puanlayıcı güvenilirliği değerleri .99 ve 1 olarak elde edilmiştir. Yapılan geçerlik-güvenirlik çalışması sonuçlarına göre Türkçeye uyarlaması yapılan CHELLO ölçeği geçerli ve güvenilirdir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çizgi Film Ve Bilgisayar Oyunlarının 5-6 Yaş Grubu Çocukların Sanatsal Gelişimi Üzerine Etkileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19117</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19117</guid>
      <author>Erol Murat YILDIZ</author>
      <description>Çocuk neden resim yapar? Renkler, çizgiler çocuğun dünyasında ne ifade eder? Acaba resim yapmak çocuk için bir oyun mudur? Çocuklar resim yaparken çevrelerinde gelişen ve değişen olaylardan ne kadar etkilenmektedirler? Özellikle tek taraflı iletişimin en önemli objeleri konumunda olan televizyon ve bilgisayar çocuğu sanatsal gelişim açısından etkilemekte midir? İşte bütün bu soruların cevabı, çocuğun olanca saflığıyla görselleştirdiği resimlerinde gizlidir. Bu araştırmada çizgi film ve bilgisayar oyunlarının 5-6 yaş grubu çocuklarının sanatsal gelişimi üzerine etkilerinin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Vakfı okul öncesi programına kayıtlı 5 grupta yer alan toplam 24 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen nitel veriler öğrenci gözlemleri ve öğrencilerin yapmış oldukları resimlere dayanmaktadır. İçerik analizi yönteminin kullanıldığı çalışmada çocuklardan ilk önce en sevdikleri çizgi film karakterlerinin resimlerini yapmaları istenmiş, 14 gün sonra gerçekleştirilen çalışmada ise konunun serbest olduğu bir başka çalışma yaptırılmıştır. İki çalışma arasındaki benzerlik ve farklılıklar uzman görüşü alınarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada 5-6 yaş grubu çocukların özellikle şiddet içerikli temaların yoğun olarak kullanıldığı çizgi dizi, animasyon film ve bilgisayar oyunlarından oldukça etkilendikleri ve bu durumun bir ifade aracı olarak kullandıkları resimsel anlatımlarında, konu seçimi başta olmak üzere, renk, çizgi ve diğer kompozisyon ögeleri açısından etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Öğretmen Adaylarının Bilimin Doğasını Anlamaları Ve Evrim Teorisini Kabul Düzeylerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18753</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18753</guid>
      <author>Zeynep YÜCE, Arzu ÖNEL</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının evrim teorisine ve bilimin doğasına bakış açılarını belirlemektir. Ayrıca öğretmen adayları tarafından bazı bilimsel teorilerden hangilerinin kabul gördüğü de belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmaya Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği’nde öğrenim gören toplam 132 öğrenci katılmıştır. Aynı zamanda evrim dersi ve bilimin doğası derslerini alıp almamaları ve cinsiyet gibi bağımsız değişkenlere göre bir farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Öğretmen adaylarının bilim ve bilimin doğasını anlamalarında ve evrim teorisini kabul etmelerinde cinsiyetlerine göre bir farklılık belirlenmemiştir. Öğretmen adaylarından bilim ve bilimin doğası dersini alanların bu dersi almayanlara oranla bilim ve bilimin doğasını daha fazla anladıkları buna karşılık evrim teorisini daha az kabul ettikleri belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının yaklaşık %89’u gen teorisini bilimsel bir teori olarak kabul etmiştir. Bu oran, atom teorisinde %84, hücre teorisinde %80, germ teorisinde %61 ve evrim teorisinde %54 olarak belirlenmiştir. Bu sonuç bize göstermektedir ki, evrim teorisi diğer teorilere oranla öğretmen adaylarının yaklaşık olarak yarısı tarafınan kabul görmemektedir. Bilim ve bilimin doğası dersinin, gen, atom, hücre ve germ teorilerinin bilimsel bir teori olarak kabulünde bir etkisi belirlenmemişken, evrim teorisinin kabulünde düşüşe yol açtığı görülmüştür. Fen bilgisi öğretmen adaylarından bilim ve bilimin doğasını daha iyi anlayanların evrim teorisini daha az kabul ettikleri belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencilerinin Üst Dil Farkındalık Becerileri İle Yazma Becerileri Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19125</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/education?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=19125</guid>
      <author>Zekerya BATUR, Tuba Nur BEYRET</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin üst dil farkındalık becerileri ile yazma becerileri arasındaki olası ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın evrenini Uşak, ili merkezinde 2014-2015 öğretim yılında öğrenim gören 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmuş; örneklemi için TEOG verilerine göre başarısı “orta düzey” olarak ifade edilebilecek Uşak ili merkez ortaokullarından birinde okuyan 33’ü kız 27’si erkek; orta ve yüksek düzeydeki (Türkçe dersi başarılarına göre) 60 ortaokul öğrencisi seçilmiştir. Bu rakam her sınıf düzeyinden (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) 15 kişi olacak şekilde belirlenmiştir. Öğrencilerin üst dil farkındalık seviyelerini ölçmek için, fonolojik, morfolojik, semantik, sentaktik farkındalık testleri uygulanmış, bunların toplamından üst dil farkındalık testi elde edilmiştir. Elde edilen veriler 3 alan uzmanı ve araştırmacı tarafından değerlendirilmiş; testlerin öğrencilerin yazma becerisini ile anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Öğrencilerin yazma becerilerini ölçmek için “öykü tamamlama” yöntemine başvurulmuş; kompozisyonlar Çetin (2002)’in hazırlamış olduğu kompozisyon analitik puanlama ölçeğine göre 3 alan uzmanı ve araştırmacı tarafından değerlendirilmiştir. Elde edilen veri ve analizlerden ortaokul öğrencilerinin üst dil farkındalık becerileri ve yazma becerileri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu söylemek mümkündür. üst dil farkındalık becerilerinin alt boyutları olarak ele alınan fonolojik, morfolojik, semantik ve sentaktik farkındalık becerileri ayrı ayrı ele alındığında da yine aynı durum söz konusu değildir. üst dil farkındalık becerilerinin ortaokul öğrencilerinin yazma becerilerini anlamlı bir oranda bir yordadığı, farkındalık becerileri yüksek olan öğrencilerin yazma becerilerinin de yüksek olduğu; bu becerilerin düşük olduğu öğrencilerde yazma becerisinin de düşük olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin üst dil becerilerinin gelişimine katkı sağlanmasının yazma becerilerini de geliştireceği durumu ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


