






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2015 Sayı Volume 10 Issue  7</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=295</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Okuma Becerisi Açısından Cümle Yöntemi ve Ses Temelli Cümle Yöntemi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18470</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18470</guid>
      <author>Emel GÜVEY AKTAY, Şefik YAŞAR</author>
      <description>Bu araştırmada Türkçe okuma becerisi kapsamında, cümle yöntemi ve ses temelli cümle yöntemine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı benimsenerek gerçekleştirilen araştırmanın katılımcıları, meslek yaşamlarında okuma yazma öğretimi kapsamında cümle yöntemi ve ses temelli cümle yöntemini uygulamış olan sınıf öğretmenleridir. 2010-2011 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan 20 sınıf öğretmeninin katışımıyla gerçekleşen araştırmada veriler, yarı yapılandırılmış görüşme sorularıyla toplanmış ve elde edilen veriler betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular Okuma Becerisi, Cümle Yöntemi, Ses Temelli Cümle Yöntemi, Yöntem Tercihi ve Uygulamaya Yönelik Öneriler olmak üzere beş tema altında toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; sınıf öğretmenleri okuma becerisini çoğunlukla okuduğunu anlama olarak tanımlarken; kurallara uygun okumanın, okuma becerisi anlamına geldiğini ifade etmişlerdir. Sınıf öğretmenleri cümle yönteminin okumayı geliştirici, kurallara uygun dil öğrenimi sağlayıcı ve uygulamayı kolaylaştırıcı yönleriyle yararlı olduğunu; aynı zamanda okumayı ve uygulamayı güçleştirici yönleriyle de sınırlılıklarının bulunduğunu belirtmiştir. Buna karşın sınıf öğretmenleri, ses temelli cümle yöntemini okumaya geçiş süresini kısaltması bakımından yararlı bulmuş ve çoğunlukla ses temelli cümle yöntemini tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca sınıf öğretmenleri uygulamaya yönelik öneriler arasında; okuma yazma öğretiminde karma yöntemin kullanılabileceği, okumanın düzenli ve sürekli bir alışkanlık haline gelmesi gerektiği ve bu konuda öğretmen ve ailelerin rolünün önemli olduğuna ilişkin görüşlerini de belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Affetme Ölçeği: Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18538</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18538</guid>
      <author>Meryem VURAL BATIK, Kurtman ERSANLI</author>
      <description>Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin affetme düzeylerini be-lirlemeye yönelik “Affetme Ölçeği’nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 333’ü (%70) kız, 143’ü (%30) erkek olmak üzere, toplam 476 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Yedili Likert tipi olan ölçekte tercih düzeyi, “1= en az ile 7= en çok” arasında değişmektedir. Ölçekten alınan puanın artması affetme düzeyinin de artığını göstermektedir. Affetme Ölçeği’nin faktör yapısını incelemek ve alt boyutlarını belirleyebilmek amacıyla yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda 13 maddenin, toplam varyansın % 46,09’unu açıkladığı ve iki alt boyutta toplandığı görülmüştür. “Başkasını Affetme” olarak adlandırılan birinci alt boyut 10 maddeden oluşmaktadır ve affetme değişkenine ait varyansın %28,98’ini açıklamaktadır. “Kendini Affetme” olarak adlandırılan ikinci alt boyut ise 3 maddeden oluşmaktadır ve varyansın %17,1’ini açıklamaktadır. Ölçeği oluşturan maddelere ilişkin faktör yükleri ise .538 ile .873 arasında değişmektedir. Doğrulayıcı faktör analizinde iki boyutlu modelin kabul edilebilir uyum verdiği görülmüştür (?2/sd=1.95, RMSEA= .07, GFI= .91, AGFI= .87, SRMR= .06, NNFI= .89, CFI= .91). Affetme Ölçeği’nin iç tutarlılık güvenirlik katsayıları “Başkasını Affetme” alt ölçeği için .76, “Kendini Affetme” alt ölçeği için .82 ve ölçeğin bütünü için .74’tür. Eş değer ölçek geçerliği çalışmasında Affetme Ölçeği ile Tolerans Ölçeği arasındaki korelasyon hesaplanmış; affetme ile tolerans arasında pozitif ilişki olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular Türk kültüründe geliştirilen Affetme Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrencilerin Matematik Başarısının Uluslararası Fen ve Matematik Eğilimleri Araştırması Sonuçlarına Göre Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18221</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18221</guid>
      <author>İlkay ABAZAOĞLU, Murat YATAĞAN , Yılmaz YILDIZHAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Uluslararası Fen ve Matematik Eğilimleri Araştırması (TIMSS) sonuçları üzerinden Türkiye’nin matematik başarısını çalışmaya katılan diğer ülkelerin genel başarı ortalaması ile kıyaslayarak karşılaştırmalı bir analiz yapmaktır. Bu kapsamda, TIMSS 2011 çalışmasında sekizinci sınıf matematik başarısı ile ilgili olarak elde edilen veriler esas alınarak Türkiye’de sekizinci sınıfa giden öğrencilerin matematik başarısı ve bu başarılarını etkileyen faktörler incelenmiştir. Ayrıca 2011 yılı öncesinde gerçekleştirilen TIMSS uygulamalarının sonucunda elde edilen sonuçlar ile 2011 sonuçları karşılaştırılmıştır. TIMSS 2011’e katılan ülkelerin ortalama matematik başarı puanlarını en fazla artıran ülkeler arasında Türkiye 20 puanlık artışla puanını en çok artıran on ülke arasında yerini almıştır. Türkiye’nin TIMSS 1999, 2007 ve 2011 uygulamalarında öğrencilerin matematik içerik bilgisi başarı puanları karşılaştırıldığında öğrenci başarılarında bir artış meydana gelmiştir. Araştırma sonuçları, matematik başarısının ülkelerin gelişmişlik düzeyi, fen derslerine ayrılan süre, anne baba eğitim düzeyi, bilgisayar ve internet erişimi, matematik öğrenmede kendine güven, matematik dersine yönelik tutumlar gibi değişkenlerle ilişkili olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çoklu Ortama Dayalı Türkçe Öğretimine ve Çoklu Ortam Araçlarına Yönelik Öğrenci Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18560</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18560</guid>
      <author>Erhan AKIN, Mehmet Akif ÇEÇEN</author>
      <description>Bu çalışmada; Türkçe dersinde çoklu ortama dayalı öğretim ve araçlarının kullanımına yönelik ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin görüşleri incelenmiştir. Belirlenen amaca ulaşmak için betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Veriler nitel araştırma desenlerinden yarı yapılandırılmış görüşme yolu ile elde edilmiştir. Çalışma, MEB’e bağlı Muş ili Bulanık ilçesi Turgut Özal Ortaokulu 6. sınıf Türkçe dersinde yapılmıştır. Çalışma grubu olarak 25 kişilik 6 C sınıfı seçilmiştir. Çalışma, 8 hafta süreyle ortaokul 6. sınıf Türkçe ders kitabının “Toplum Hayatı” ve “Kişisel Gelişim” temalarındaki 1 şiir ve 7 metinle Türkçe dersi işlenirken yapılmıştır. Bunlardan 2 tanesi dinleme metnidir. Çalışma grubunda, Türkçe dersi öğretimi esnasında bilgisayar, projeksiyon, cd, ses sistemi gibi çoklu ortam araçlarından yararlanılmıştır. Bu araçlarla video, animasyon, karikatür, resim, çizgi film, belgesel, müzik, vb. materyaller kullanılarak çoklu ortama dayalı öğretim ortamı hazırlanmış ve hazırlanan bu ortamda çoklu ortama dayalı öğretim yapılmıştır. Çalışma grubundaki öğrencilerin çoklu ortama dayalı öğretim ve araçlarının kullanımına yönelik sorulan sorulara verdikleri cevaplar betimsel analiz yoluyla incelenmiş, analiz sonucunda ulaşılan sonuçlar betimsel bir biçimde yorumlanmıştır. Bu incelemeler sonucunda çalışma grubundaki öğrencilerin çoklu ortama dayalı öğretim ve araçlarından memnun oldukları, derste motivasyonlarının ve dikkatlerinin yüksek seviyede olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca öğrenciler bundan sonraki Türkçe derslerini de çoklu ortama dayalı öğretim yolu ile işlemek istediklerini belirtmişlerdir. Elde edilen bulgular ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Eğitimi Alanındaki Makale Özetlerine Yönelik Bir İçerik Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18475</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18475</guid>
      <author>Elif AKTAŞ, Serap UZUNER YURT</author>
      <description>Özet, bilimsel bir araştırma raporunun en önemli kısımlarından biridir. İyi hazırlanmış bir özet, okuyucular için makalenin tümünü okumadan onun hakkında fikir sahibi olmayı ve zaman kaybetmeden yazının içeriğine yoğunlaşmayı sağlamaktadır. Bunun için özette açık, anlaşılır, net ve kısa ifadelere yer vermek gerekir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de SSCI ve Ulakbim sosyal bilimler veri tabanlarında taranan dergilerdeki Türkçenin eğitimi ve öğretimi alanında 2004-2013 yılları arasında yayımlanan 724 adet araştırma makalesinin özetlerini çeşitli kriterler açısından analiz etmektir. Çalışmada betimsel araştırma türlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen makaleler, araştırmacılar tarafından bilimsel bir araştırma rapor özetinin hangi bilgileri içermesi gerektiği konusunda ilgili alan yazın/literatür taranarak hazırlanan ve uzman görüşü alınarak son şekli verilen “Türkçe Eğitimi Makalesi Özet Analiz Formu” kullanılarak incelenmiştir. Yapılan içerik analizi sonucunda elde edilen verilere ait yüzde ve frekanslar tablo hâlinde sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre Türkçe eğitimi alanındaki makale özetlerinin büyük bir kısmının amaç ve sonuç dışında bilgi içermediği tespit edilmiştir. Ayrıca makalelerin özet kısmında metodoloji ile ilgili bilgilerin eksik olduğu, bulgu, sonuç ve önerilere çoğunlukla yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre şu öneriler geliştirilmiştir: Türkçe eğitimi makalelerinin özet bölümlerinde araştırmanın “problem durumu, amacı, önemi, yöntemi, örneklem/çalışma grubu, bulguları, sonuçları ve önerileri” ile ilgili bilgilere yer verilmelidir. Türkçe eğitimi alanındaki makalelerin özetleri; değerlendirme ve yayımlama sürecinde editör ve hakemler tarafından kontrol edilmeli; yeterli ve gerekli bilgiler içermeyen yazılar yayımlanmamalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrencilerin Çizimlerinde Savaş ve Barış</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18530</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18530</guid>
      <author>Özgür AKTAŞ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerin savaş ve barış kavramı hakkındaki düşüncelerini ortaya koymaktır. Bu amaçla üniversite öğrencilerinden savaş ve barış kavramı ile ilgili çizim yapmaları istenmiştir. Araştırmaya Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı öğrencileri ile Kars Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümünde öğrenim gören öğrenciler katılmıştır. Kafkas Üniversitesi’nde resim dersleri seçmeli dersler arasında yer almaktadır. Bu dersi yürüten öğretim görevlisi ile görüşüldüğünde bahsedilen alanlarda eğitim gören öğrencilerin çalışmaya katılabileceği anlaşılmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemine dayanmaktadır. Üniversite öğrencilerinden savaş ve barış kavramını anlatan çizimler yapmaları istenmiştir. Çalışmada öğrencilere çizimleri ile ilgili yönlendirme yapılmamıştır. Çalışmanın sonuçları öğrencilerin çizdikleri şekiller ve renkler açısından değerlendirilmiştir. Çalışmada güvercin ve zeytin dalının barışın simgesi olarak çizildiği görülmüştür. Askeri malzemeler ise savaşı anlatmak için kullanılmıştır. Barışla ilgili semboller çizilirken mavi, yeşil, ve sarı renkler kullanılmıştır. Savaş tasvir edilirken ise kırmızı, siyah ve sarının kirli tonları tercih edilmiştir. Kara kalem çalışmalarında ise koyu tonlar savaşı; açık tonlar ise barışı tasvir etmektedir. Bu çalışmadan hareketle tarih bölümleri ile diğer sosyal bilimler bölümlerinde de benzer çalışmalar yapılabilir. Bu çalışmalarla bölümlerin savaş ve barış algıları karşılaştırılabilir. Bahsedilen yöntemle yapılacak olan çalışmaların tarih eğitimi alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim ve Etik</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18559</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18559</guid>
      <author>Seyfettin ARSLAN</author>
      <description>Genel anlamda etik kelimesi belirli bir zamanda belirli kültürde kişilerin ne yapması veya yapmaması gerektiğini belirleyen “iyi” ya da “kötü” olarak ifade edilen normlar sistemi olarak ifade edilmektedir . Eğitim ise toplumun içindeki bireylerin veya grupların olumlu yönde gelişimlerini tamamlamalarına yardımcı olan bilinçli ve planlı bir süreçtir . Hem etik sözcüğünün hem eğitim kavramının tanımlarına bakıldığında bireyin toplum içinde daha uyumlu yaşaması için gerekli olan yeterliliği kazandırmaya odaklanmaktadır. Böylelikle bu araştırmada bireylerin “iyi” ve “kötü”yü ayırt etmesini temel sayan etik sözcüğünün toplumun “olumlu” yönde gelişmesini amaçlayan eğitim kavramıyla tarihi süreç içindeki ilişkisi ele alınmaya amaçlanmıştır. Araştırma kuramsal bir çalışma niteliğindedir. Bu çerçevede etik ve eğitim kavramlarının ele alındığı birçok dergi, kitap, vb. kaynaklar taranmıştır. Ulaşılan kaynaklardan önemine göre belli medeniyetlerin eğitim ve etik anlayışı ile bu medeniyetlerde iz bırakan düşünürlerin görüşleri tarihi döneme göre bir tasnife tabi tutulmuştur. İlk Çağlardan ele alınan eğitim ve etik sözcükleri günümüze kadar geçirdikleri değişimi ilişkisel olarak değerlendirilmiştir. Özellikle Antik Yunan’da önemli bir değişim geçiren iki kavram günümüze geldikçe daha içiçe bir duruma geçtikleri görülmüştür. Yine sanayi devrimi ve ardından bilim ve teknolojideki hızlı gelişmelerle birlikte eğitimin etik değerleri daha çok işlemeye başladığı görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Örgütlerinde Öğretmenlerin Yetenek Yönetimi Yaklaşımına İlişkin Metaforik Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18319</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18319</guid>
      <author>Tufan AYTAÇ</author>
      <description>Yetenek yönetimi; örgütün ve çalışanlarının ihtiyaç duyulan yetenek ve yeterliliklerinin tanımlanması, tüm işgücünün örgütsel amaçlara yönelik kariyer planlarının yapılması, performanslarının değerlendirilmesi, yüksek performans kültürünün oluşturulması ve yürütülmesini kapsayan bir stratejik yönetim sürecidir. Bu aras¸tırmanın amacı; ögˆretmen ve öğretmen adaylarının yetenek yönetimi yaklaşımına ilis¸kin algılarını metaforlar aracılıgˆıyla ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla katılımcılardan “yetenek yönetimi” kavramına ilis¸kin metaforlar üretmeleri istenmis¸tir. Nitel olarak desenlenen aras¸tırmada fenomenoloji (olgubilim) deseni kullanılmıs¸tır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıs¸tır. Aras¸tırmanın çalıs¸ma grubunu; 697 öğretmen adayı ile dört ilköğretim okulu ve dört lise’de çalışan 330 öğretmen oluşturmaktadır. Aras¸tırma verileri katılımcıların, “Yetenek yönetimi .......benzer; çünkü........” cümlesini tamamlamaları yoluyla elde edilmis¸tir. Aras¸tırmadan elde edilen sonuçlar katılımcıların “yetenek yönetimi” kavramına ilis¸kin üretmis¸ oldukları metaforların sırasıyla en çok “yetenek belirleme ve geliştirme”, “liderlik”, “güç ve yönetim odagˆı olma” ve “koruyuculuk/güven vericilik” kategorilerine ait olduklarını göstermektedir. En fazla metaforla temsil edilen kategori “yetenek belirleme ve geliştirme”, en az metaforla temsil edilen kategori ise “olumsuzluk unsuru” kategorisidir. Öğretmen ve öğretmen adaylarının yetenek yönetimi ile ilgili okul liderliği ve okulları yeniden yapılandırma ile ilgili az sayıda metafor üretmeleri, bu konuda henüz bir farkındalık oluşmadığı ve okullarda bu yönde bir yönetim anlayışının görülmediği şeklinde algılanabilir. Aras¸tırma sonucunda elde edilen metaforlar, egˆitim örgütlerinde görev alan ve alacak olan öğretmenlerin yetenek yönetimi algısının lider, koruyucu ve yönetici olma boyutlarında olması geleneksel yönetim anlayışı algısının devam ettiği şeklinde yorumlanabilir.Öğretmen ve öğretmen adaylarının yetenek yönetimi ile ilgili okul liderliği ve okulları yeniden yapılandırma ile ilgili az sayıda metafor üretmeleri, bu konuda henüz bir farkındalık oluşmadığı ve okullarda bu yönde bir yönetim anlayışının görülmediği şeklinde algılanabilir.Aras¸tırma sonucunda elde edilen metaforlar öğretmenlerin yetenek yönetimi algısının lider, koruyucu ve yönetici olma boyutlarında olduğunu göstermiştir. Bu da geleneksel yönetim anlayışı algısının devam ettiği şeklinde yorumlanabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmen Adaylarının Web 2. 0 Araçlarına Yönelik Algılarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18685</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18685</guid>
      <author>Talat AYTAN, Ahmet BAŞAL</author>
      <description>Son yıllarda hızla gelişen teknolojiye paralel olarak eğitim-öğretim ortamlarında teknolojinin kullanılması giderek yaygınlaşmıştır. Bu teknolojilerden biri olan Web 2.0 araçları daha etkileşimli ve paylaşımcı bir eğitim-öğretim ortamı yaratma potansiyeli ile giderek popülerlik kazanmaya başlamıştır. Web 2.0 araçlarının Türkçe öğretimi alanında kullanılmasına yönelik çalışmalar alan yazında neredeyse yok denecek azdır. Farklı alanlarda yapılan çalışmalarda eğitim-öğretim ortamlarında kullanımı olumlu sonuçlar veren bu araçların Türkçe öğretiminde kullanımının Türkçe öğretmen adayları açısından nasıl değerlendirildiğini ortaya çıkarmak önemli olarak değerlendirilmektedir. Bu noktadan hareketle, bu çalışmanın amacı Web 2.0 araçlarının Türkçe öğretmeni adaylarının ders algıları üzerindeki etkisini ortaya koyarak alan yazına ve Türkçe eğitimine katkıda bulunmak ve benzer çalışmaların Türkçe eğitiminde gerçekleştirilmesine zemin hazırlamaktır. Çalışmanın örneklemini İstanbul’daki bir devlet üniversitesinin Türkçe öğretmenliği bölümünde okuyan 45 öğrenci oluşturmaktadır. Türkçe öğretmeni adaylarına sekiz hafta boyunca Web 2.0 araçları kullanılarak bir dizi etkinlik yaptırılmıştır. Deneysel süreç sonunda öğrencilerin görüşlerini belirlemek için Yuen vd. (2011) tarafından geliştirilen anket uygulanmış ve 32 katılımcı uygulanan ankete dönüt vermiştir. Anketten elde edilen bulgular ışığında, çalışmaya katılan Türkçe öğretmen adaylarının Web 2.0 araçlarının derslerinde kullanılmasına yönelik algılarının olumlu olduğu ortaya çıkmıştır. Adaylar bu araçların, eleştirel düşünme becerilerini, ICT becerilerini, öğrenci-öğretmen arasındaki dönüt sürecini, yaratıcılık gücünü, bilgi erişimi ve paylaşımını geliştireceği kanaatini paylaşmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kuran Kıssalarını (Hz Süleyman İle Belkıs Ve Hz.Musa İle Hızır Kıssaları Örneklemi) Hikâye Tekniğiyle Çözümleme Ve Şahsiyet Eğitimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18506</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18506</guid>
      <author>Mustafa AYYILDIZ, Selami ALAN</author>
      <description>Bir topluluğun millet hâline gelmesi, ortak değerlere sahip olup bu değerleri nesilden nesile sürdürmesiyle gerçekleşir. Bu gerçeğin farkına vararak millet statüsüne ulaşmış topluluklar, değerlerinin yeni nesillere aktarılması için birçok yöntem geliştirmiş ve değişik eğitim kurumları oluşturmuşlardır. Kurmaca yapısı sayesinde insanların hayal-düşünce dünyalarında derin izler bırakan hikâye anlatımı yoluyla model oluşturma ise, eğitim için kullanılan en eski ve en etkili yöntemlerden birisi olmuştur. Çünkü kurgusal nitelikteki bu hikâyeler, daha küçüklüğünden itibaren çevresindekileri taklit ederek öğrenmeye başlayan insanlara, dünyaya başkasından gözünden bakma fırsatı sunmuştur. Hikâyeler sayesinde farklı kişiliklere bürünme imkânı elde eden insanlar, çoğu zaman bu kahramanların etkisinde kalmış ve onlar gibi hareket etme eğilimine girmişlerdir. Bu sebeple, toplumlar bünyelerindeki fertlerin sahip olmasını istedikleri değerleri, bu hikâyelerdeki kahramanlara yükleyerek halk için örnek-model şahsiyetler oluşturmuşlardır. Bu rol model kahramanların, hikâyeyi dinleyen veya okuyan insanlar tarafından benimsenmesi yoluyla ideal insan ve ideal toplum konumuna ulaşmak hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda da bir sürü hikâye ve bir sürü rol model kahraman kurgulanmıştır. Değerleri hikâyeleştirerek model şahsiyetler üzerinden anlatma yönteminin kullanıldığı kaynaklardan en iyisi hiç şüphesiz Kuran-ı Kerim’dir. Bu çalışmayla, Kuran kıssalarından iki örneği günümüz hikâye tekniğiyle çözümleyerek bu kıssaların ve kıssalarda yer alan model şahsiyetlerin, öğrencilerin şahsiyet eğitimleri için örnek teşkil etmek üzere kullanılabileceğini göstermek amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Öğrencilerinin Ders İçi Dinleme Sorunları (Malatya İli Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18394</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18394</guid>
      <author>Ahmet BAŞKAN, Ercan DENİZ</author>
      <description>Dinleme, ilk kullanılan ve günlük hayatta en çok yararlanılan dil becerisidir. Dinleme, öğrenmenin en önemli ve en çok kullanılan aracı olduğundan etkili ve verimli dinlemenin alışkanlık haline getirilmesi önemlidir. Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin ders içi dinleme sorunlarının belirlenmesidir. Tarama modeline göre desenlenmiş betimsel bir çalışma olan bu araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Malatya ilinde random yöntemiyle seçilen bir ortaöğretim kurumundaki 343 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırma verileri, ‘’Kişisel Bilgi Formu’’ ve araştırmacılar tarafından geliştirilen ‘’Ders İçi Dinleme Sorunları Anketi’’ ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 17.0 veri analiz programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin frekans analizleri öğrenci, öğretmen ve çevre kaynaklı unsurlara göre değerlendirilerek tespit edilmiş, bulgular tablo halinde gösterilmiştir. Araştırma sonucunda ortaöğretim öğrencilerinin ders içi dinleme sorunlarının öğrenci, öğretmen ve çevre kaynaklı birçok unsurdan etkilendiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin genel olarak kolay buldukları ve rahat geçeceklerini düşündükleri dersleri dinleme ihtiyacı hissetmedikleri, ilgi duymadıkları dersleri dinlemede sorun yaşadıkları, kendileri için faydalı olup sevmedikleri dersleri ise dinlemede sorun yaşamadıkları tespit edilmiştir. Anlatılan konunun öğrencilerin ilgi alanına girmesinin ve öğretmenin öğrenci tarafından sevilmesinin kız öğrencilerin dinleme tutumları üzerinde daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında, erkek öğrencilerin ise öğretmenlerinin akıcı ve ilgi çekici bir anlatıma sahip olmalarını, kullandıkları anlatım yöntemlerinin değişip değişmediğini ve öğretmenlerin derse hâkim olmalarını kız öğrencilerden daha fazla önemsedikleri tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çoklu Zekâ Kuramı’na Dayalı Öğretimin Erişi, Tutum ve Kalıcılığa Etkisine İlişkin Meta-Analitik Bir Çalışma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18512</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18512</guid>
      <author>Veli BATDI</author>
      <description>Bu araştırmada çoklu zekâ kuramına (ÇZK) dayalı öğretimin öğrencilerin erişi, tutum ve kalıcılık puanları üzerindeki etkisi meta-analiz yöntemi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca meta-analiz dâhilinde kalıcılık puanlarına ilişkin ulaşılacak etki büyüklüğü değerinin öğretim kademeleri, konu alanları ve uygulama süreleri açısından istatistiksel anlamlılığının ne düzeyde olduğu araştırılmak istenmiştir. 2000-2014 yılları arasında ÇZK’nın erişi, tutum ve kalıcılık üzerindeki etkisini inceleyen, ulusal ve uluslararası alanda yer alan dâhil edilme kriterlerine uygun 51 çalışma meta-analiz için tercih edilmiştir. Çıkarımlar Sabit etki ve Rastgele etkiler modeli dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Veri analizinde işlem etkililiği yöntemine uyulmuş ve çalışmanın etki büyüklüğünü hesaplamak için “Hedges’ d” kullanılmıştır. Meta-analizde araştırma sonuçlarının güvenirliği amacıyla Değerlendiriciler Arası Güvenir¬lik (DAG) hesaplaması yapılmış ve sonuç 100% olarak bulunmuştur. Analizler CMA (Comprehensive Meta Analysis) ve MetaWin istatistik programları ile yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, ÇZK’nın erişi puanları üzerindeki etkisine ilişkin yapılan 10 çalışma rastgele etkiler modeline göre değerlendirildiğinde ES=1.600 olarak bulunmuş ve bu değer Cohen’e (1992) göre pozitif ve geniş düzeyde kabul görmüştür. Bu sebeple ÇZK’ya dayalı öğretimin öğrencilerin erişi puanlarını yüksek düzeyde etkilediği belirtilebilir. Diğer yandan ÇZK’nın tutum üzerindeki etkisine yönelik analize dâhil edilen 20 çalışmanın analiz sonucunda etki büyüklüğü değerinin ES=0.839. olduğu ve bunun geniş düzeyde etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bu sonuç, ÇZK’ya dayalı öğretimin öğrencilerin tutum puanları üzerinde geleneksel öğretime göre daha etkili olduğunu göstermektedir. Son olarak ilgili kuramın kalıcılık puanlarına ilişkin yapılan analiz sonucunda rastgele etki modeline göre etki büyüklüğü ES=1.069 olarak geleneksel uygulamalara göre daha etkili bulunmuştur. Bu analiz sonuçlarına göre ÇZK’nın erişi(ES=1.600), tutum(ES=0.839) ve kalıcılık(ES=1.069) puanları üzerinde genel anlamda geniş düzeyde, pozitif ve anlamlı olduğu belirtilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Emin Özdemir’in Çocuk Kitaplarında Yazınsal Tür Çeşitliliği ve Yazınsal Türlerin Anlatı İçindeki İşlevleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18298</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18298</guid>
      <author>Ferah BURGUL ADIGÜZEL</author>
      <description>Bir dili öğretmek için kullanılabilecek en önemli araç, o dille ortaya konan ve o dilin konuşulduğu topluma ait kültürü yansıtan yazınsal metinlerdir. Bu nedenle yazınsal tür çeşitliliğine yer veren çocuk kitaplarının ana dili eğitimi sürecinde sıklıkla yer alması gerekmektedir. Türkçenin farklı anlatım yolları aracılığıyla inceliklerinin duyumsatılması ve farklı lezzetlere sahip yazınsal türlerinin okurlar ile buluşması için nitelikli çocuk kitaplarına olan gereksinim gün geçtikçe artmaktadır. Ana dili eğitimi ve okuma kültürünün ancak doğru hazılanmış çocuk kitapları ve bilinçli bir okuma alışkanlığı ile kazanılacağı düşünüldüğünde, Emin Özdemir’in çocuk kitaplarının; okuru sözcüklerin estetik diliyle tanıştıracağı ve yazınsal türleri ele alış şekliyle ana dilinin güzelliğini duyumsatacak önemli araçlar olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Emin Özdemir’in “Yarışmalar Kenti”, “Ölümsüzlük Gezegeni”, “Mutlukent’in Yöneticisi” adlı çocuk kitaplarında yer alan yazınsal türleri ve yazınsal türlerin anlatı içindeki işlevlerini belirlemektir. Araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. Araştırmada, yazarın çocuk kitaplarında yer alan metinler, metin türlerine göre sınıflandırılmış ve metinlerin yazınsal türlere göre dağılımları belirlenmiştir. Çocuk kitaplarındaki dağılımları belirlenen yazınsal türler, tür özellikleri açısından incelenerek anlatı içerisindeki işlevleri açısından değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Emin Özdemir’in incelenen üç çocuk kitabında on beş yazınsal türe yer verildiği, özellikle masal, şiir, öykü, bilmece ve mektup gibi yazınsal türlerin ağırlıklı olarak anlatı içinde kullanıldığı belirlenmiştir. Kitaplarda yer alan yazınsal türlerin, metni didaktik bir anlatımdan uzaklaştırarak metnin kurgusal yapısını geliştirdiği görülmektedir. Kitap içindeki her yazınsal metnin, çocuk okurun dil becerilerini geliştirmesinin yanı sıra yazınsal türlere ilişkin farkındalığını arttırarak farklı türler aracılığıyla edebiyata, okuma ve yazmaya ilişkin olumlu tutum geliştirmesini destekleyeceği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Öğrenenlerin Sınav Kaygı Düzeyleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18578</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18578</guid>
      <author>Dilek BÜYÜKAHISKA</author>
      <description>Bu çalışma, İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen üniversite öğrencilerinin sınav kaygı düzeylerini iki alt boyuta göre belirlemeyi ve bu kaygı boyutlarının cinsiyet, yaş, okuyacakları bölüm, zorunlu veya isteğe bağlı hazırlık okuma gibi bağımsız değişkenlerle ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, durumu betimlemeye yönelik ve tarama modeline uygun olarak yapılmıştır. Araştırmaya 2014-2015 öğretim yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu’nda öğrenim görmekte olan 301 (211 kız, 90 erkek) öğrenci katılmıştır. Araştımanın verileri, Spielberger (1980) tarafından geliştirilen ve Öner (1990) tarafından Türkçeye uyarlanan Sınav Kaygı Envanteri ile toplanmıştır. 20 maddeden oluşan Likert tipi bu ölçek Kuruntu ve Duyuşsallık olmak üzere iki alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulunda öğrenim görmekte olan öğrencilerin sınav kaygılarının her iki alt boyutta da düşük orta düzeyde olduklarını göstermektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin Sınav Kaygı Envanterinin Duyuşsallık ve Kuruntu alt ölçeklerinden aldıkları puanlar cinsiyete göre karşılaştırıldığında; kız öğrencilerin hem kuruntu hem de duyuşsallık alt ölçeğine ilişkin sınav kaygısı düzeyleri ile erkeklerin arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin erkeklerden daha kaygılı oldukları belirlenmiştir. Sınav kaygısı ile yaş arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Ayrıca, zorunlu hazırlık sınıflarında okuyan öğrencilerin kuruntu değil ama duyuşsallık boyutunda hazırlık sınıfını isteyerek okuyan öğrencilere göre daha kaygılı oldukları belirlenmiştir. Sosyal ve sayısal alanlar olmak üzere iki ana başlık altında toplanılan bölümlere göre yapılan değerlendirmede sosyal alanlarda öğrenim görecek öğrencilerin sınav kaygılarının hem kuruntu hem de duyuşsallık boyutunda sayısal alanlarda öğrenim görecek öğrencilerden daha yüksek oldukları sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokullarda Sosyal Bilgiler Öğretiminin Öğretmen Görüşlerine Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18502</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18502</guid>
      <author>Muzaffer ÇATAK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, 12 yıllık zorunlu eğitim ile gerçekleştirilen sosyal bilgiler öğretimine ilişkin, sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüş ve değerlendirmelerinin ortaya konulmasıdır. Çalışmanın diğer bir amacı ise eğitim sisteminde uygulanan 12 yıllık zorunlu eğitim yapılanması ile beraber sosyal bilgiler öğretiminde modelin oluşturmuş olduğu etkilerin çoklu değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma modeline (mixed method) uygun hareket edilmiştir. Karma modellerden de açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın, nicel aşamasında tarama modeli esas alınmış olup araştırma tarama modellerinden genel tarama modeline tasarlanmıştır. Nitel çalışmada ise yine araştırmalarda çok yaygın olarak kullanılan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan durum çalışması, örnek olay çalışması olarak da bilinir. Nicel araştırma evrenini 2013–2014 yılları arasında Niğde’de bulunan tüm sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Ölçek uygulanan sosyal bilgiler öğretmenlerinden 214’ü araştırmaya dâhil edilmiştir. Nitel araştırmada ise yine Niğde sınırları içinde 20 sosyal bilgiler öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmada veri toplama amacıyla öğretmenler için yarı-yapılandırılmış görüşme formu ve ölçek araştırmacının kendisi tarafından geliştirilmiştir. Nicel veriler SPSS programıyla, nitel veriler ise içerik ve betimsel olarak analiz edilmiştir. Nicel ve nitel araştırmalar farklı değişkenler açısından incelenmiş olup bunlara ait bulgular araştırma içerisinde yer verilmiştir. Çalışma sonucunda alt boyutlardan branşlaşma, sosyal etkileşim ve 7. ders saati incelenmiş olup, öğretmenlerin genel olarak sosyal etkileşime ve 5. sınıf sosyal bilgiler dersindeki branşlaşmaya olumlu baktıkları söylenebilirken, sosyal bilgiler dersinin 7. ders saatinde işlenmesine olumsuz baktıkları genel olarak söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Liselerde Görev Yapan Öğretmen ve Yöneticilerin Örgütsel Sessizliğe İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18451</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18451</guid>
      <author>Aycan ÇİÇEK SAĞLAM, Azize YÜKSEL</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı Isparta il merkezinde liselerde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin örgütsel sessizliğe ilişkin görüşlerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu araştırmanın çalışma grubu, 2013-2014 eğitim öğretim yılında Isparta il merkezinde bulunan 19 lise ve bu okullarda görev yapan 76 yönetici (20 müdür ve 56 müdür yardımcısı) ve 345 öğretmen olmak üzere toplam 421 katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışma grubunu oluşturmak için herhangi bir örnekleme yoluna gidilmemiş, çalışma evreni olarak 2013-2014 eğitim öğretim yılında Isparta il merkezinde görev yapan bütün yönetici ve öğretmenlere ulaşılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak çalışma evrenindeki 112 yöneticiden 76’ sına (%67, 85’sine) ait anket ve 786 öğretmenden 345’ ine (%43,89’ una ) ait anket değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Dyne, Ang ve Botero (2003) tarafından geliştirilen ve Erdoğan (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan “Örgütsel Sessizlik Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin ve yöneticilerin örgütsel sessizliğe ilişkin görüşlerinin birbirlerine benzer ve “kararsızım” düzeyine yakın olduğu görülmektedir. Ayrıca araştırmada yönetici ve öğretmenlerin cinsiyet, branş ve hizmet süresi değişkenlerine göre de inceleme yapılmış ve anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Cinsiyete göre bayan öğretmen ve yöneticilerin, bay öğretmen ve yöneticilere göre daha sessiz kaldığı görülmüştür. Ayrıca meslek dersi öğretmenlerinin, kültür dersleri öğretmenlerine göre daha sessiz kaldıkları ve 21 ve üzeri hizmet süresine sahip yöneticilerin de savunma amaçlı sessizlik türünde sessiz kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>B1 Seviyesinde Türkçe Öğrenen Suriyeli Öğrencilerin Sesli Okuma Becerisiyle İlgili Tespitler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18497</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18497</guid>
      <author>Metin DEMİRCİ</author>
      <description>Yabancılara Türkçe öğretiminde okuma öğretimi çok önemli bir yere sahiptir. Genel anlamda başarılı bir şekilde A1 ve A2 seviyelerini geçen yani bu seviyelerde istenilen okuma, yazma, dinleme, konuşma becerilerinde yeterlik gösteren öğrenciler bile bazen bir üst seviyede, B1 seviyesinde okuma ile ilgili birtakım sorunlar yaşayabilmektedir. Dil becerileri birbirinden ayrı olarak düşünülmemesi gereken, bir bütünlük içinde verilmesi gereken becerilerdir. Eğer bir öğrenci (kursiyer) bir önceki seviyede temel dil becerilerinden herhangi birinde istenilen seviyede başarı gösterememişse veya eksik kalmışsa elbette diğer beceriler de bundan etkilenmektedir. İlk iki seviyeyi, A1-A2 seviyelerini geride bırakarak B1 seviyesine gelen öğrencilerin okuma becerileri de yukarıda belirtilen hususlarla birlikte incelenmesi gereken bir seviyedir. Bu çalışmada konunun bu ehemmiyetine binaen B1 seviyesinde okuma derslerine girilen KSÜ TÖMER’de Suriyeli öğrencilerden oluşan, 15 kişilik (10 erkek 5 kız), üniversiteye kabul edilmiş, ancak KSÜ TÖMER tarafından yapılan Türkçe Yeterlik Sınavı’nda başarısız olarak KSÜ TÖMER’e kayıt yaptıran bir sınıf, çalışma grubu olarak seçilmiş ve doğal gözlem yöntemiyle tespitler yapılmıştır. Sınıfta devlet üniversitelerinden Gazi Üniversitesinin hazırlamış olduğu “Yabancılar İçin Türkçe B1 Orta Düzey” adlı kitap ders materyali olarak kullanılmıştır. Öğrencilere metinler okutulurken şu sıralama gözetilmiştir: önce verilen metin sessiz bir şekilde okutulmuştur, verilen metin tarafımızdan sesli olarak okunmuştur, daha sonra birer paragraf olmak üzere sesli olarak öğrencilere okutulmuştur. Öğrencilerin verilen metinleri okurken genel anlamda zorluk çektikleri yerler, sesler, kelimeler, ekler işaretlenmiş, örnekler oluşturulmuştur. Gözlemler ve tespitler bir veya birkaç haftayla sınırlı kalarak oluşturulmamış olup B1 seviyesinin sonuna kadar devam ettirilmiştir. Bu süreçte öğrencilerin çoğunlukla aynı kelimelerde aynı yanlışı yapmaları veya aynı durumla karşılaşmaları üzerinde durulması gereken bir konu olarak düşünülmüş ve bu çalışma bir makale olarak değerlendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencilerinin Düşünme Kavramına İlişkin Metaforları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18326</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18326</guid>
      <author>Özden DEMİR, Suna KAYMAK ÖZMEN</author>
      <description>Bu çalışma; ortaokul öğrencilerinin (n=105), “düşünme” kavramına ilişkin sahip oldukları metaforları ortaya çıkarmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını, Kars’ta dört orta okulda öğrenim gören, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf ilköğretim öğrencileri (n=400) oluşturmaktadır. İlk aşamada, ilköğretim altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinden (n=400) toplanan görüşme formları her iki araştırmacı tarafından dikkatlice okunduktan sonra geçici bir kod listesi hazırlanmıştır. Daha sonra, katılımcıların ürettikleri metaforlar gözden geçirilerek, her metaforun konusu ve kaynağı arasındaki ilişki değerlendirilerek geçerli kodlara ulaşılmıştır. Geçerli sayılmayan ortaokul altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencisinin görüşme formu araştırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Böylece toplam (n=105) katılımcı çalışma grubunda kalmıştır. Katılımcıların her birinin ‘‘Düşünme, ………. gibidir. Çünkü ………..’’ ibaresini tamamlamasıyla veriler, hem nicel hem de nitel veri çözümleme teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; katılımcılar toplam 92 adet geçerli metafor üretmiştir. Bu metaforlar daha sonra ortak özellikleri bakımından irdelenerek 7 farklı kavramsal kategori altında toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel istatistikten yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin görüşleri söz konusu bu 7 farklı kavramsal kategori altında sınıf düzeyleri bakımından farklılık göstermiştir. Bu bulgular doğrultusunda, ortaokul öğrencilerinin düşünme kavramına ilişkin algıları üzerinde formal eğitim kadar informal ve örtük programdan gelen unsurlarında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öz- Yansıtma Kavramına Genel Bakış</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18432</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18432</guid>
      <author>Şenel ELALDI</author>
      <description>Bireyin kendini izleme ve değerlendirme sürecinde bir nevi geribildirim olan öz yansıtma, bireyin kendi davranış ve deneyimlerinin farkındalığını, memnuniyet ve memnuniyetsizlikleriyle karşı karşıya kalmasını ve gerek gördüğü sürece değiştirmesini sağlar. Bu çalışmada bireyin hem kendisine yönelik hem de dış dünyaya yönelik farkındalıklarını arttırmada önemli yere sahip olan öz yansıtma kavramının tanımları, türleri, tarihi temelleri, öz-yansıtmayla bağlantılı teoriler ve öğretmen öz-yansıtması kavramsal çerçevede ele alınarak incelenmiştir. Öz-yansıtma süreci bireyin öz-düzenleme döngüsü, geribildirimi kullanabilme becerisi ve kendisindeki ilerlemeyi izlemeye yol açabilen duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını keşfetmesi bağlamında ele alınmış; bu süreç aşamaları yansıtılacak olayın seçimini kapsayan deneyim aşaması, deneyimi tanımlayarak daha fazla açıklık getirmeyi kapsayan değerlendirme aşaması, deneyimi tekrar gözden geçirmeyi kapsayan analiz aşaması, deneyimi yorumlamayı kapsayan ortaya çıkarma aşaması, alternatifleri gözden geçirerek gelecek eylemleri yeniden düşünmeyi kapsayan bütünleştirme aşaması, yeni bir bakış açısıyla olayı tekrar ele almayı kapsayan bilinçli eylem aşaması olarak açıklanmıştır. Bu çalışmada öz-yansıtmayla bağlantılı modern teorilerden üstbiliş, bilişsel karmaşıklık, deneyime dayalı öğrenme ve transformatif öğrenmeye yer verilmiş, bu teoriler öz-yansıtma temel çatısı altında incelenerek benzerlik ve farklılıkları belirlenmiştir. Son olarak, öğretmenin kendi öğretmesini değerlendirmesinde ve mesleki gelişiminde gerek görürse uygulamaya yönelik kendi metodunda değişiklikler yapabilmesinde önemli yeri olan ve bir çeşit öğretmenin kendi iç diyaloğu olarak ifade edilen öğretmen öz-yansıtmasına yönelik aşamalara yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ekrandan Okuma İle Kâğıttan Okumanın Anlama Düzeyi Açısından Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18406</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18406</guid>
      <author>Aliye Nur ERCAN GÜVEN, Murat ATEŞ</author>
      <description>Gelişen teknoloji ve değişen yaşam koşulları ile ekran okuma hayatın kaçınılmaz bir parçası olmuştur. Günümüzde bilgiye ulaşmak tek tuşla sağlanabilmekte; ansiklopedi ve sözlükler karıştırmak gerekmemektedir. Gün içinde sıkça başvurulan bilgisayarlar, internet bağlantıları aracılığıyla gerek araştırmacılara gerekse öğrencilere büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Teknolojik gelişmeler bilginin elektronik ortamda saklanabilmesini sağlamış, e-kitaplar, e-gazeteler ile internet üzerinden yapılan okumalar, okuma materyali açısından bir çeşitlilik oluşturmuştur. Bir metni ekrandan ya da kâğıttan okumanın öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyine etkisini tespit etmek amacıyla yürütülen bu çalışmada, veriler cinsiyet, evinde kullanabileceği bir bilgisayarı olup olmama ve evinde internet erişimine sahip olup olmama açılarından da ele alınmıştır. Betimsel tarama biçiminde gerçekleştirilen bu çalışmada veriler, Konya ilinde beş farklı devlet okulunda öğrenim gören 123 altıncı sınıf öğrencisinden elde edilmiştir. Çalışmada birer bilgilendirici, birer öyküleyici metin içeren ve 30’ar seçmeli sorudan oluşan birbirine denk iki ayrı ölçek kullanılmıştır. İki hafta süren uygulamada, ilk hafta kâğıttan okuduğunu anlama ölçeği, ikinci hafta ise ekrandan okuduğunu anlama ölçeği ile çalışılmıştır. Spss 19.0 paket programı yardımıyla analiz edilen veriler neticesinde 6. sınıf öğrencilerinin kâğıttan okudukları metinleri daha iyi anladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin ekrandan ya da kâğıttan okuduğunu anlama düzeyinin cinsiyete göre değişmediği saptanmıştır. Ancak evinde bilgisayara ve internet erişimine sahip olan öğrencilerin hem ekrandan hem de kâğıttan okuduğunu anlamada bu imkânlara sahip olmayan arkadaşlarına göre daha başarılı oldukları görülür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yurtta Veya Ailesinin Yanında Kalan Öğrencilerin Sosyal Destek Düzeyleri Ve Stresle Başa Çıkma Stillerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18489</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18489</guid>
      <author>Nuray FIRAT, Fatih KAYA</author>
      <description>Bu araştırmada, lise öğrencilerinin algılanan sosyal destek düzeyleri ve stresle başa çıkma stillerinin öğrencilerin yurtta veya ailesinin yanında kalma durumlarına ve cinsiyetlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin sosyal destek düzeyleri ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu araştırma, nedensel karşılaştırmalı ve ilişkisel araştırma desenlerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında, farklı türdeki liselerin 9., 10., 11. ve 12. sınıflarında ve çeşitli bölümlerinde öğrenim gören 666 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin aile, arkadaş ve öğretmenlerinden algıladıkları sosyal desteği ölçmek amacıyla Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin stresle başa çıkma stilleri ise, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ile tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, ailesi yanında kalan lise öğrencilerinin aileden algılanan ve toplam algılanan sosyal destek puanları, yurtta kalan lise öğrencilerinin aileden algılanan ve toplam algılanan sosyal destek puanlarından yüksek bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin algılanan sosyal destek puanı ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin çeşitlilik gösterdiği gözlenmiştir. Öğrencilerin genel algılanan sosyal destek düzeyi arttıkça, pasif başa çıkma tarzlarından olan çaresiz stresle başa çıkma tarzlarını kullanması artmakta, aktif başa çıkma tarzlarından olan kendine güvenen yaklaşım ve iyimser yaklaşımı kullanması ise azalmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şifreleme Etkinliğinin Matematik Derslerinde Kullanimina Bir Örnek Ve Uygulamasina Dair Öğrenci Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18416</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18416</guid>
      <author>Sevda GÖKTEPE YILDIZ, Ahmet Şükrü ÖZDEMİR</author>
      <description>Matematik eğitim-öğretim faaliyetlerinde şifreleme etkinliklerine son zamanlarda sıklıkla rastlanmaktadır. Bu çalışma araştırmacılara ve öğretmenlere matematik derslerinde kullanılabilecek bir şifreleme etkinliği örneği sunmaktadır. Ayrıca gerçekleştirilen etkinliğin öğrenci görüşleri ile değerlendirilmesi yapılmıştır. Mevcut çalışmada “Mathematics Enchancement Programme” programının önerdiği “modern şifreleme” etkinliği kullanılmıştır. Bu doğrultuda araştırmacılar tarafından “modern şifreleme” adı ile bir çalışma yaprağı oluşturularak iki ders boyunca etkinlik gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya bir devlet okulunda eğitim-öğretim görmekte olan otuz altı altıncı sınıf öğrencisi katılmıştır. Uygulamalar sırasında her öğrenciye çalışma yaprağı dağıtılmış, öğrenciler bireysel olarak çalışmışlardır. Bu etkinlik üç adımdan oluşmaktadır ve her bir aşamada istenilenler bir önceki aşama ile bağlantılıdır. Şifreleme etkinliği tarihte bilinen ilk şifreleme tekniklerinden olan Sezar Şifrelemeyi temel almaktadır. Etkinlik içindeki adımlar birbiri ile bağlantılıdır bu yüzden her bir adım doğru bir şekilde tamamlandığında doğru şifreye ulaşılacaktır. Etkinlik tamamlandığında yalnızca beş öğrenci hatasız bir şekilde doğru şifreye ulaşmıştır. Etkinliği değerlendirmek amacıyla öğrenci görüşleri araştırmacılar tarafından oluşturulan görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Durum çalışması araştırmanın yöntemi olarak belirlenmiştir. Çalışma yaprağındaki etkinlik, hazırlanan değerlendirme kriterleri ile nicel olarak değerlendirilmiştir. Öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesi aşamasında betimsel analiz yapılmıştır. Sonuçlar matematik derslerinde şifreleme etkinliklerinin öğrencilerin ilgisini çektiğini göstermektedir. Dolayısıyla bu tarz etkinlikler kullanılarak öğrencilerin dikkatleri matematik dersine çekilebilir ve öğrencilerin matematik dersine karşı motivasyonlarını arttırmada bir araç olarak kullanılabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul 8. Sınıf Öğrencilerinin “Türkçe Sözlük” Kavramına İlişkin Metaforik Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18695</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18695</guid>
      <author>Mesut GÜN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin “Türkçe Sözlük” kavramına ilişkin sahip oldukları zihinsel imgeleri metaforlar aracılığı ile belirlemektir. Bu amaçla ortaokul 8. sınıfta okuyan öğrencilerden “Türkçe sözlük… gibidir. Çünkü…” cümlesini tamamlamaları istenmiştir. Öğrencilerin cevapları, içerik analizleri yapılmak üzere, teker teker gözden geçirilmiş, geçerli olmayan metaforlar ayıklanmıştır. Daha sonra Türkçe sözlük kavramına yönelik geliştirilen metaforlar ve bunları gerekçesi olarak gösterilen açıklamalar bilgisayar ortamına aktarılarak ham veri metinler oluşturulmuştur. Bu metinler birkaç kez okunup değerlendirilmiş ve benzer özellikler taşıyan metaforlar bir araya toplanarak ortak temalar oluşturulmuş ve elde edilen verilerin analiz edilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Bu araştırmada çalışma grubunda bulunan 112 öğrenci 56 adet metafor üretmiştir. Bu metaforların 55’i olumlu, 1’i olumsuzdur. Araştırmaya katılan ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin % 99,107'sinin Türkçe sözlük kavramına yönelik olumlu metaforlar geliştirdiği görülürken sadece % 0,892'sinin ise Türkçe sözlük kavramına ilişkin olumsuz metafor geliştirdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin Türkçe sözlük kavramına yönelik geliştirdiği olumlu metaforlar arasında frekansı en yüksek olanlar; insan, bilgisayar, öğretmen, kitap, beyin şeklinde sıralanmaktadır. Öğrenciler Türkçe sözlük kavramına yönelik sadece bilgisayar sözcüğü ile 1 adet olumsuz metafor üretmiştir. Öğrencilerin “Türkçe sözlük” kavramına yönelik geliştirdikleri metaforlar öğrenme, açıklama, bulunma, kapsamlılık, türetmek, değerlilik, bilgelik, fayda sağlama kategorileri altında toplanmış ve araştırma konusuna yönelik öneriler geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Televizyon İzleme Süresinin Okul Öncesi Eğitim Kurumuna Devam Eden 60-72 Aylık Çocukların Sosyal Becerileri Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18654</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18654</guid>
      <author>Melda GÜRAL, Alev ÖNDER</author>
      <description>Günümüzde son derece yaygın bir kitle iletişim aracı olan televizyonun bireyler üzerindeki etkileri son yıllarda üzerinde sıkça tartışılan bir konu haline gelmiştir. Özellikle görsel ve işitsel uyaranların bir arada olması televizyonun diğer kitle iletişim araçları arasında etki gücünü artırmaktadır. Bu araştırmada, televizyon (TV) izleme süresinin 60-72 aylık çocukların sosyal becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Samsun ili merkez ilçelerinde okul öncesi eğitime devam eden 60-72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise Samsun ilinde Atakum, İlkadım, Canik ve Tekkeköy merkez ilçelerinde yer alan, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel ve bağımsız anaokullarına devam eden 60-72 aylık 498 çocuk oluşturmuştur. Araştırmada verilerin toplanmasında bir anket formu ile “Anaokulu ve Anasınıfı Davranış Ölçeği” kullanılmıştır. Yapılan analizlerde betimsel istatistik (frekans, yüzdeler, ortalamalar ve standart sapmalar), iki faktörlü ANOVA, Post-Hoc çoklu karşılaştırma testlerinden Tamhane’s T2 ve Scheffe testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda çocukların sosyal becerileri TV izleme sürelerine göre incelendiğinde daha uzun süre TV izleyen çocukların sosyal becerileri kısa süre izleyenlere göre daha yüksek düzeyde bulunmuştur. Ayrıca TV izleme süresi ve anne öğrenim durumu birlikte incelendiğinde çocukların sosyal becerileri üzerinde etkili olduğu bulunmuştur.. Ayrıca çocukların sosyal becerilerinin cinsiyete, baba öğrenim düzeyine, kardeş sayısına ve anne çalışma durumuna göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili literatür kapsamında tartışılmış, araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Biçimbirimlerin Yabancı Dil Öğretimi Ortamında Edinimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18380</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18380</guid>
      <author>Akın GÜRBÜZ</author>
      <description>Jean Berko (1958), Cazden (1968), ve Brown'un (173) İngilizce dil edinimi üzerine yapmış oldukları ilham verici çalışmaları, biçimbirimini dil edinimi araştırmalarının merkezi haline getirmiştir. Pica (1988, Morin’de, 2003), biçimbirim üzerine yapılacak çalışmaların ikinci dil edinimiyle ilgili dil edinim sıralaması, süreci ve girdisi gibi önemli konularda olanak sağlayabileceğini iddia etmiştir. Bu anlamda, bu çalışmanın temel amacı yabancı dil olarak İngilizce öğretimi bağlamlarında çekim ve türetime ait biçibirim ediniminin incelenmesidir. Biçimbirime ait kuralların test edilmesi için Jean Berko’nun (1958) meşhur “wug test”i İngilizce’yi yabancı dil olarak öğrenen 12 orta-düzey-öncesi öğrenciye uygulanmıştır. Katılımcılar, bir devlet üniversitesinin hazırlık bölümü okuyan öğrenciler arasından rastgele seçilmiştir. Çalışmada, katılımcılara tekil isimlerin düzenli ve düzensiz biçimlerde çoğula dönüştürülmesi, şimdiki zaman –yor ekinin (-ing)fiillere eklenmesi, fillerin düzenli ve düzensiz biçimlerde –di’li geçmiş zamana (-ed) dönüştürülmesi, isimlere sahiplik eki –nun, -nin, vb. (-‘s) eklenmesi, isimlerden isim ve sıfat türetilmesi gibi uydurma kelimelerin olduğu kartlar gösterilmiş ve katılımcıların gerekli türetimi yapmaları istenmiştir. Çalışma sonunda öğrenciler doğru türetimleri yapabiliyorlarsa, yabancı dil olarak İngilizce öğrenimlerinde de biçimbirim kurallarını içselleştirmiş olacaklardır ve bu kuralları dil kullanım sürecinde karşılaşacakları yeni durumlarda kullanmak üzere genelleştirmiş olacaklardır. Çalışma, bu anlamda, İngilizce’nin anadil olarak ediniminde biçimbirimlerin edinim süreciyle yabancı dil öğreniminde biçimbirim edinim süreci arasında bir benzerlik olup olmadığını incelemektedir. Anadil edinimi ve yabancı dil edinim süreçleri arasında yapılan karşılaştırmada, öğrenciler tarafından öncelikli olarak tercih edilen biçimbirim sistem ve yapılarının tespiti hedeflenmiştir. Bu bağlamda, ilgili çalışma dil edinim süreciyle yabancı dil öğrenim sürecindeki biçimbirim edinimi arasında anlamlı bir ilişki olmadığını ortaya koymuştur. Öte yandan, öğrencilerin tekil-çoğul, sahiplik ekleri, şimdiki zaman-geçmiş zaman ekleri ve isim-sıfat türetiminde belirli kurallarla daraltmaya giderek doğru formlara yakın cevaplar verdiği gözlemlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cahit Uçuk’un Türk İkizleri Adlı Eserinin Türk Dili İle İlgili Kültürel Ögeler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18532</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18532</guid>
      <author>Ahmet Zeki GÜVEN, Merve ÖZEL</author>
      <description>Geçmişten günümüze geçerliliğini korumuş olan bütün duygu, düşünce, dil, sanat, yaşayış unsurlarının tümünü bir arada tutan kuvvet kültürdür. Kültürü ayakta tutan ve geleceğe taşınmasında aktif rol oynayan sosyolojik unsur ise toplumdur. Toplum, kültürün ortaya çıkmasında, devamlılığında ve geleceğe taşınmasında büyük rol oynamaktadır. Kültürün toplum tarafından oluşturup gelecek kuşaklara aktarılmasında ise en önemli unsur dildir. Dil, kültürün temel yapıtaşlarından biridir. Dil sadece bu özelliği ile bile büyük önem arz etmektedir. Kültür edinimi, önce ailede başlar ve gelişerek okulda devam eder. Ailede sözlü iletişimle başlayan kültür edinimi süreci, okulda ders kitapları ve öğretmenler aracılığıyla sistemli bir şekilde devam eder. Kültür aktarımı sürecinde önem teşkil eden unsurlardan biri olan ders kitaplarında, milli kültür ögelerini içinde barındıran metinlere yer verilmesi, öğrencilerin bu değerleri içselleştirmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Kültür aktarımında, özellikle Türkçe ders kitabındaki metinlerin kullanıldığı göz önünde tutulursa kültür aktarımı için ders kitabında kullanılacak metinlerin seçimi aşamasında öğrencilerin gelişimi açısından hassas olunması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle özellikle metinlerde dil ile ilgili kültürel ögelere yeterince yer verilmelidir. Nitel araştırma teknikleri, insan davranışlarının amacını araştırması bakımından nicel araştırma tekniklerine göre özellikle sosyal bilimler alanlarında daha kullanışlıdır (Ergün, 2005). Bu nedenle, bu araştırmada nitel araştırma tekniklerinden doküman analizi kullanılmış, eserde dil ile ilgili kültür ögelerine yer verilmesi durumu incelenmiş ve bu ögelerin tasnifi yapılmış, ardından bu ögelerin eserde ne şekilde işlendiği tespit edilmiştir. İnceleme sonucunda elde edilen verilere göre, eserde ağız özelliklerinin ön plana çıkarıldığı belirlenmiş, özdeyişlere ve atasözlerine ise yer verilmediği tespit edilmiştir. Bu araştırmanın amacı; Cahit Uçuk’un Türk İkizleri adlı eserinde Türk dili ile ilgili kültür ögelerine ne ölçüde yer verdiğini tespit etmek ve bunları yazarın hangi kültür ögeleriyle metne aktardığını belirlemektir. Bu çalışmada Türk İkizleri adlı eser, Türk dilinin temel kültürel değerlerini barındıran deyimler, ikilemeler, mecazlı ifadeler, yansıma sözcükler, ağız özellikleri, özdeyişler ve atasözleri açısından incelenmiştir. Araştırmanın veri kaynağını oluşturan Cahit Uçuk’un Türk İkizleri adlı eserinde yer alan Türk dil ile ilgili kültür ögeleri, araştırmacılar tarafından fişleme yöntemi ile belirlenmiştir. Belirlenen bu ögeler sınıflandırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda eserde en çok, 989 örnekle ağız özelliklerine yer verilmiştir. Bu da yazarın eserde kişileri nasıl konuşturduğuyla ilgili bize önemli ipuçları vermektedir. Eserde bir bölgenin ağız özellikleri alınarak kahramanlar konuşturulmuştur. Bu da Türkçenin ne denli zengin anlatım biçimlerine sahip olduğunun en güzel kanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır. Eserde ağız özellikleri aracılığıyla ortaya çıkarılan kültür ögeleri çocukların kültür edinimi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu da Çaganava’nın (2006) tespitleriyle örtüşmektedir. Güven (2013)’in çalışması ile ise zıt bir görünüm arz etmektedir. Eserde yansıma sözcüklere 92 kez, ikilemelere ise 129 kez yer verilmiştir. Özellikle anlatımı kuvvetlendirmek için yansıma sözcüklere ve ikilemelere bu derece yer verilmesi olumlu bir durum olarak dikkat çekmektedir. Ayrıca yansıma sözcüklerin yaygın kullanımı Güfta ve Kan’ın (2011) çalışmasından elde ettiği bulgular ile Güven (2013)’in çalışmasından elde ettiği bulgularla tezatlık teşkil etmektedir. Öyle ki hem Güfta ve Kan (2011), hem de Güven (2013) incelemelerinde Türkçe dersi 7. ve 8. sınıf ders kitaplarında yansıma sözcüklere düşük bir oranda yer verildiğini belirtmişlerdir. Eserde yer alan deyimlerin sayısı 47 iken, mecazlı ifadelere 136 kez yer verilmiştir. Bu durum Güven (2013)’in çalışmasından elde ettiği bulgularla örtüşmektedir. İki</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokullarda Performans Yönetimi Uygulamaları Ve Öğretmenlerin Örgütsel Adalet Algıları Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18488</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18488</guid>
      <author>Ümit KAHRAMAN, İbrahim ÇANKAYA</author>
      <description>Bir okuldaki öğretmenlerin performans hedefleri, geliştirilmesi gereken yönleri, hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirleme gibi durumların belirlenmesinde performans yönetiminin önemli rolü vardır. Performans yönetiminin amacı iş görenlerin eksikliklerini bulmak değil, onlara performans değerlendirmenin sonucunu bildirmek, bu sonuç üzerine yapılması gerekenler konusunda onlara rehberlik etmek, örgütün ulaşması gereken hedeflere uygun bir şekilde çalışmalarına devam etmelerini sağlamaktır. Okul içi adaletin sağlanması, öğretmen performansını ve motivasyonunu etkiler. Adaletin sağlandığı örgütlerde örgütsel bağlılık ve güven de artacağından örgüt performansının da artması kaçınılmazdır. Bu çalışma ilkokullarda performans yönetimi uygulamalarının düzeyini, öğretmenlerin örgütsel adalet algı düzeylerini ve performans yönetimi uygulamaları ile öğretmenlerin örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçlamaktadır. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2013 – 2014 öğretim yılında Uşak ilinde çalışan 3660 öğretmen oluşturmaktadır. Basit tesadüfi örnekleme yoluyla 48 ilkokuldan 500 öğretmen örneklem olarak alınmıştır. Dağıtılan 500 ölçekten 446 sı geri dönmüş, araştırmacı tarafından incelemeler sonucunda 372 anket kullanılabilir olarak belirlenmiştir ve araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme aracı “Öğretmen Performans Yönetimi Ölçeği” ve “Örgütsel Adalet Ölçeği” dir. Ölçek boyutlarının örnekleme uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi kullanılmış ve elde edilen verilerle ölçekler doğrulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda performans yönetim sistemi uygulamalarının öğretmenlerin örgütsel adalet algıları üzerinde pozitif doğrusal etkisi olduğu saptanmıştır. Demografik değişkenler açısından ise bazı demografik değişkenlerin öğretmenlerin performans yönetimi sistemi algılarını ve örgütsel adalet algılarını etkilediği görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İkinci Dili Türkçe Olan Çok Dilli Türkçe Öğretmeni Adaylarının Türkçe Konuşma Kaygıları Ve Bu Kaygılarının Bazı Değişkenlerle İlişkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18349</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18349</guid>
      <author>Mehmet Nuri KARDAŞ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ikinci dili Türkçe olan çok dilli Türkçe öğretmeni adaylarının Türkçe konuşma kaygı düzeylerini ve bazı değişkenlerin (cinsiyet, bir yılda okunan kitap sayısı, adayların okuduğu sınıf düzeyi, iki-üç dilli olma durumu) adayların Türkçe konuşma kaygısıyla ilişkisini belirlemektir. Araştırmada “Betimsel Tarama Modeli” kullanılmıştır. Konuşma Kaygısı Ölçeği (KKÖ) ile elde edilen verilerin analizinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Araştırmanın problem sorularına bağlı olarak ulaşılan sonuçlar şu şekildedir: İkinci dili Türkçe olan çok dilli Türkçe öğretmeni adaylarının Türkçe konuşma kaygısı puanının “düşük düzey”de olduğu belirlenmiştir (X=50,91). Kaygı puanı değerlendirme aralıkları incelendiğinde 37-52 puan aralığının düşük düzeyde kaygıyı gösterdiği anlaşılmaktadır. Cinsiyet değişkeni ile ikinci dili Türkçe olan çok dilli Türkçe öğretmeni adaylarının Türkçe konuşma kaygıları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir (t:,193; p&gt;0.05). Bir yılda okunan kitap sayısı ile ikinci dili Türkçe olan çok dilli Türkçe öğretmeni adaylarının Türkçe konuşma kaygıları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir (F:14,451; p&lt;0.05). Okuduğu sınıf düzeyi değişkeni (iki, üç ve dördüncü sınıf) ile ikinci dili Türkçe olan çok dilli Türkçe öğretmeni adaylarının Türkçe konuşma kaygıları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir (F:1,217; p&gt;0.05). İki ve üç dilli olma değişkeni ile ikinci dili Türkçe olan çok dilli Türkçe öğretmeni adaylarının Türkçe konuşma kaygıları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir (F: ,015; p&gt;0.05).</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Coğrafya Öğrencilerinin “Hava” Kavramıyla İlgili Bilişsel Yapılarının Kelime İlişkilendirme Testi İle Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18511</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18511</guid>
      <author>Baştürk KAYA, Ayhan AKIŞ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Coğrafya öğrencilerinin “hava” anahtar kavramı ile ilgili kavramsal çatılarını araştırarak, bu konudaki kavram yanılgılarını tespit etmektir. Araştırma verileri, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı’nın 3. ve 4. sınıflarında öğrenim gören toplam 74 (32’si kız ve 42’si erkek) öğrenciden bağımsız kelime ilişkilendirme testi kullanılarak toplanmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseni kullanılmıştır. Veri analizi içerik analiz yaklaşımı ile yapılmıştır. Kelime ilişkilendirme testi analizi ile coğrafya öğrencilerinin “hava” anahtar kavramına vermiş oldukları cevap kelimeler kodlanarak kategorilere ayrılmıştır. Kategorilerde tekrar eden cevap kelimelerin frekans ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Bağımsız kelime ilişkilendirme testinde ifade edilen kelimeler toplam 9 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler “hava olayları”, “havada bulunan gazlar”, “atmosfer ve katmanları”, “hava kirliliği”, “hava durumu”, “havanın canlılar için önemi”, “hava olaylarının sebepleri”, “ilgili bilim dalları” ve “havanın fiziksel özellikleri” şeklinde sıralanmıştır. Öğrencilerin hava kavramıyla ilgili bilişsel yapılarının yeterli olduğu baskın kategorilerle anlaşılmaktadır. Bu sonuçlara göre, öğrencilerin hava anahtar kavramıyla ilgili geçerli ilişkilendirme yaptıkları söylenebilir. Ayrıca Öğrencilerin “hava” anahtar kavramına ilişkin kurdukları cümle örnekleri de incelenmiş ve bilimsel bilgi içeren cümle örneklerinin çoğunlukta olduğu tespit elilmiştir. Kısaca, kelime ilişkilendirme testlerinin bilişsel yapıyı otaya çıkarmada ve kavram yanılgılarını tespit etmede etkili bir teknik olduğu kanaatine varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>4-6 Yaşları Arasındaki Çocukların Çizimlerindeki Aile Algılarının Belirlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18499</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18499</guid>
      <author>K. Büşra KAYNAK, Z. Fulya TEMEL</author>
      <description>Aile, toplumun en küçük etkileşim ağı olmasının yanı sıra toplumsal yapı üzerinde geniş etkisi olan etkileşim unsurlarını içerisinde barındıran kurumlardan biridir ve sosyal bir varlık olan insan, gelişimini en yakın insan ilişkilerinin yaşandığı kurum olan ailede gerçekleştirmektedir. Aile aynı zamanda çocuğun topluma ve yaşama uzanmasında bir köprü görevi görmekte; çocukların davranışlarını biçimlendirmektedir. Bu noktada çocuğun yaşamında önemli rolleri bulunan aile kavramını ve kendi ailelerini nasıl algıladıkları önem kazanmaktadır. Nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenoloji (olgu bilim) deseninin kullanıldığı bu araştırmada 4-6 yaşları arasındaki çocukların aile algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın çalışma grubuna 2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Ankara’da 2 özel okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 4-6 yaşları arasındaki 14 çocuk dahil edilmiştir. Araştırmanın verileri çizim ve görüşme tekniklerinin bir arada kullanılması ile toplanmıştır. Araştırmada çizim tekniği ile elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilirken; görüşmeler sonucunda elde edilen veriler ise betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın neticesinde çocukların çizimlerinden ve görüşmelerden elde edilen bulgular bir bütün olarak değerlendirilmiş; toplumda değişen aile yapısı ile paralel olarak 4-6 yaşları arasındaki çocukların aileye ilişkin algılarında bazı değişiklikler olduğu saptanmıştır. Buna göre çocukların aileye ilişkin algılarının, daha çok “aynı evde birlikte yaşayan, aralarında kan bağı bulunan bireylerin bir araya gelmesi ile oluşan topluluk” şeklinde olduğu ve bu topluluğun da genellikle çekirdek aile tipindeki aileleri işaret ettiği belirlenmiştir. Bu bağlamda araştırmanın sonuçlarının Türkiye’nin genel aile yapısını yansıttığı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Üzerine Bir Bibliyografya Denemesi (1923-2014)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18463</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18463</guid>
      <author>Saadettin KEKLİK, Ömer SAVRAN</author>
      <description>Edebiyat biliminin alt dallarından biri de “Edebiyat Eğitimi”dir. Edebiyat araştırmaları kadar eğitim aracılığıyla edebiyatın gençlere sevdirilmesi, tanıtılması ve açıklanması da bir o denli önemlidir. Bunun için dil ve edebiyat eğitimi üzerinde araştırmaların yapılması gerekmektedir. Cumhuriyet döneminde, Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi, öğretim programları ve ders kitapları değerlendirmesi temelinde başlamış, ilerleyen yıllarda ise bu alanla ilgili çeşitli çalışmaların yapılmasıyla devam etmiştir. 90’lı yıllardan sonra üniversite sayısındaki artışa paralel olarak Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili kitap, tez, makale ve bildiri gibi çalışmaların sayısında da artış görülmektedir. 2015 yılı itibariyle Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili kitap, tez, makale ve bildirileri bir araya getiren müstakil bir bibliyografya çalışması bulunmamaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili kaynaklar, bazı çalışmaların içinde geçmekle birlikte bunlar yetersizdir. Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili çalışmaların bir arada bulunmaması ve görülmemesi sebebiyle benzer çalışmalar yapılmakta veya tekrar edilebilmekte, öte yandan yapılan çalışmalar bilinmediği için yeni araştırmalarda kaynak olarak da kullanılamamaktadır. Bu yüzden araştırmanın amacı, Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili yapılan çalışmaları bir araya getirerek bir bibliyografya hazırlamaktır. Araştırmada, betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada ortaöğretim (9-12. sınıflar) öğrencilerinin dinleme, okuma, konuşma ve yazma becerileri, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programları, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeninin yetiştirilmesi, edebiyat eğitimi ve öğretimi, kompozisyon öğretimi, gençlik edebiyatı, ortaöğretim öğrencileri için dil bilgisi öğretimi, ortaöğretim öğrencilerinin kelime hazinesi, ortaöğretim okul sözlüğü vb. konularla ilgili araştırma, inceleme ve değerlendirmeler ele alınmıştır. Bulgular kısmında, ulaşılabilen bilgilere göre, kitap, tez, makale ve bildiri sayıları verilmiştir. Araştırmada belirlenen 800 yayın, üniversite, araştırmacı ve yıllara göre değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, yayın sayısının yeterli olmadığı ortaya çıkmıştır. Buna göre, Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili akademik çalışmaların artması gerekmektedir. Ayrıca, bu araştırma, Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili şimdiye kadar yapılan çalışmalara bir bütün olarak bakılması ve yeni araştırmalar için veri oluşturması açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda, hazırlanan bibliyografyanın Türk Dili ve Edebiyatı eğitimiyle ilgili araştırmacılar için temel bir başvuru kaynağı olacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarih Dersi Öğretim Programı Ve Ders Kitaplarında Değerler Eğitimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18565</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18565</guid>
      <author>Yusuf KESKİN</author>
      <description>Ülkemizde, 2005 yılından itibaren ilköğretim ve ortaöğretim programları kademeli bir şekilde yenilenmiştir. Yenilenen öğretim programları ile Türk eğitim sisteminde “yapılandırmacı” model benimsenmiştir. 2007 yılında hazırlanan ortaöğretim Tarih dersi programı da bunlardan biridir. İlköğretim düzeyinde hazırlanan programların büyük çoğunluğunda değerler eğitimine yer verildiği görülmektedir. Bu derslerden en önemlileri Sosyal Bilgiler, Türkçe, Hayat Bilgisi ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’dir. İlköğretim düzeyindeki programlarda çok önem verilen değerler eğitimine, ortaöğretim düzeyindeki öğretim programı ve ders kitaplarında ne oranda yer verildiğini tespit etmek önem arz etmektedir. Zira Tarih dersi, ilköğretim düzeyinde değer eğitimini çok önemli gören Sosyal Bilgiler dersinin devamı niteliğindedir. Bu nedenle araştırmada, yeni anlayışa uygun olarak hazırlanan 2007 tarihli ortaöğretim Tarih dersi öğretim programında ve bu program uyarınca hazırlanan ders kitaplarında değerler eğitimine ne oranda yer verildiğini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu nedenle araştırmada, nitel araştırma yöntemleri içinde yer alan doküman analizi (belgesel tarama) tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonunda, 2007 tarihli Tarih dersi öğretim programının genel amaçlar ve açıklamalar kısmında birçok değere (kültürel mirasa duyarlılık, milli bilinç, hoşgörü, vatanseverlik, çalışkanlık vb.) yer verildiği ve bu değerlerin 2005 tarihli ilköğretim Sosyal Bilgiler dersi öğretim programıyla paralellik gösterdiği tespit edilmiştir. Tarih programının girişinde (özellikle genel amaçlarda) vurgu yapılan değerlerin, 9, 10 ve 11. sınıf düzeyinde hem ünitelendirilmiş yıllık planlara, hem de ders kitaplarına sağlıklı şekilde yansıtılmadığı görülmüştür. Program ve ders kitaplarında en çok vurgu yapılan değerler duyarlılık (Türk büyüklerine, tarihsel ve kültürel mirasa karşı) ve milli bilinçtir. Bunlar geçmiş Tarih dersi öğretim programlarında yer verilen değerler ile benzerlik göstermekte olup, geçmişten beri Tarih dersine yüklenen vatandaşlık ve kimlik aktarımı misyonuna hizmet etmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü Öğrencilerinin Kişilik Tipleriyle Öğrenme Stilleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18513</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18513</guid>
      <author>Pelin KÖSECE, Lütfi ÜREDİ , Sait AKBAŞLI</author>
      <description>Bireylerin kişisel özellikleri birbirinden farklıdır. Kişisel özelliklerin farklı olması öğrenme stillerinin de farklı olmasına neden olmaktadır. Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının baskın öğrenme stillerini ve kişilik özelliklerini ortaya çıkarmak ve öğrenme stillerini cinsiyet ve kişilik özellikleri değişkenleri açısından incelemektir. Tarama modelinde betimsel bir araştırma olarak planlanan bu çalışmada veri toplama aracı olarak beş faktörlü kişilik ölçeği ve Kolb Öğrenme Stili Envanteri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2013-2014 öğretim yılı bahar döneminde Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği programına kayıtlı bulunan 205 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veriler SPSS 15.0 programıyla analiz edilmiştir. Kullanılan istatistik analiz yöntemleri ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, Ki-Kare, one-way ANOVA testleri olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre katılımcıların öğrenme stili tercihleri kişilik tiplerine göre farklılıklar göstermektedir. Araştırma bulguları araştırmaya katılan öğretmen adaylarının çoğunluğunun değiştiren öğrenme stiline sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca öğrencilerin öğrenme stilleri ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmen Adaylarının Yazılı Anlatım Becerileri ve Dil Duyarlıkları Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18389</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18389</guid>
      <author>Esra LÜLE MERT</author>
      <description>Amacı Türkçe öğretmeni adaylarının yazılı anlatım becerilerini ve dile karşı duyarlıklarını belirleyebilmek olan çalışmanın problem cümlesi “Türkçe öğretmenliği son sınıf öğrencileri anadillerine duyarlık kazanmış ve yazılı anlatım becerilerini istendik düzeyde geliştirebilmiş midir?” olarak belirlenmiştir. Bu çalışma, Türkçe öğretmeni adaylarının dilsel yeterliklerine ilişkin dönüt sunacak olması nedeniyle önemli görülmektedir. Araştırmanın problemi ışığında çözümü aranan alt problemler şunlardır: 1. Türkçe öğretmenliği son sınıf 1. ve 2. öğretim öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri ne oranda Türkçenin kullanım ilkeleriyle örtüşmektedir? 2. Türkçe öğretmenliği son sınıf öğrencilerinin 1. ve 2. öğretim olmaları bağlamında yazılı anlatım becerilerini doğru kullanmalarında anlamlı farklılıklar var mıdır? 3. Türkçe öğretmenliği son sınıf öğrencilerinin sınav sorularının bilgi ölçmeye ve yaratıcı yazmaya dayalı olması, bu öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini kullanma başarılarını etkilemekte midir? Tarama modeline dayalı bu çalışmanın veri kaynağı, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Anabilim Dalının 4. sınıfında öğrenim gören 1. öğretimden 47 ve 2. öğretimden 53 olmak üzere toplam 100 öğretmen adayının “Tiyatro ve Drama Uygulamaları” dersinin dönem sonu sınav sorularına verdikleri yazılı yanıtlardır. Kâğıtlarda toplam 4 açık uçlu soru yer almaktadır. 100 öğrencinin yalnızca 3. ve 4. sorulara verdikleri yanıtlar incelenmiştir. Bu soruların seçilmesindeki gerekçe ise, öğrencilerin tamamının 3. ve 4. sorulara yanıt vermiş olmalarıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Çokültürlü Eğitime Karşı Algısı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18401</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18401</guid>
      <author>Gülsüm MARANGOZ, Hasan AYDIN , Tufan ADIGÜZEL</author>
      <description>Çokkültürlü ve çokkültürlülük kavramları son dönemlerde birçok alanda tartışılan ve önemsenen bir fenomen durumundadır. Çokkültürlülük bir sosyal felsefe ve politika olarak, çeşitliliği kabul edip, değer vermek farklı kültürel gruplardan ve farklı etnik gruplardan uyumlu bir toplum oluşturma çabasını ifade eder (Aydın, 2013). Çokültürlü eğitim, çokkültrülülüğün eğitim boyutunu ifade eder. Çokkültürlü eğitim, hangi kültürden olursa olsun bütün bireylerin eşit eğitim imkânına sahip olması gerektiğini savunur. Bu eğitim türü hangi cinsiyet, sosyal sınıf, ırk ve kültürden olursa olsun bireylerin okulda eşit eğitim imkânına sahip olmaları gerektiğini savunur. Çokkkültürlü eğitim, farklı kültürlerin zenginlik olduğunu, bir milleti zenginleştirdiğini, yaşanan bireysel veya toplumsal sorunlarda çözüm yöntemlerini artırdığını savunur (Aydın, 2013). Bu araştırmanın amacı, İstanbul ilinde görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenlerin çokkültürlülük, çokkültürlü eğitim, kendini çokkültürlü eğitim konusunda yeterli hissetme, çokkültürlü eğitim hakkındaki algılarını belirlemektir. Bu amaçla oluşturulan ölçek İstanbul ilinde görev yapan 382 öğretmen, 38 Okul yöneticisi olmak üzere toplam 420 katılımcıya uygulanmıştır. Ölçeğin Cranbahch Alpha iç tutarlık katsayısı hesaplanmış ve bu katsayı .90 olarak bulunmuştur. Yapılan faktör analizi sonucunda, ölçekteki 20 maddenin tek boyutu için varyansın % 44’ünü açıkladığı tespit edilmiştir. Verilerin analizi ortalamalara bakılarak yorumlanmış, ayrıca demografik değişkenlerle olan ilişkileri Mann Whitney U ve Kruskal Wallis Testleri yapılarak incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin çokkültürlü eğitim konusunda algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarih Derslerinde Değer Eğitiminde Hikayelerin Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18585</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18585</guid>
      <author>Celal MUTLUER</author>
      <description>Değerler, genelde inanılan, arzu edilen ve davranışlar için bir ölçüt olarak kullanılan olgulardır. Değer, belirli bir durumu bir diğerine tercih etme eğilimi olarak tanımlanmakla beraber davranışlara kaynaklık eden ve onları yargılamaya yarayan anlayışlar olarak da gösterilmektedir. Değerler, bireylerin topluma uyumunu sağlayan standartlardır (Elbir ve Bağcı, 2013). Bu çerçevede, bireylere değerlerin öğretilmesinde farklı öğrenme araçlarının kullanılması büyük bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, tarih derslerinde değer eğitiminde hikâyelerden nasıl yararlanılabileceğini ortaya koymaktır. Tarih dersleri değer eğitiminde önemli bir yere sahiptir. Tarih dersi içerisinde bulundurduğu zengin konuları ile öğrencilere değerlerin kazandırılmasında önemli rol oynamaktadır. Geçmişte yaşanmış olayları günümüze taşıyarak öğrencilere sunan tarih dersleri, milli kültürünün aktarımı ve devamlılığının sağlanması, hak ve sorumluluklarını bilen, insanlara sevgi ve saygı duyan iyi vatandaşların yetiştirilmesi, yaratıcı, eleştirel ve empatik düşünme becerilerini geliştirici özellikleri ile eğitimcilere değer eğitimi ve öğretimi için önemli fırsatlar sunar (Demircioğlu, 2014). Tarih derslerinde değer eğitimi sürecinde öğrenciye kazandırmak istediğimiz bilgi, tutum ve becerilerin kalıcı olabilmesi için öğrenci merkezli öğretim yaklaşımlarının kullanılması gerekmektedir. Bu bağlamda, tarih derslerinde öğrencilere değerleri öğretmede kullanılacak yöntemlerden birisi de hikâyelerin kullanımıdır. Tarih derslerinde kullanılacak hikâyeler ile öğrenciler ahlaki, kültürel ve toplumsal değerleri öğrenebilir. Ayrıca hikâyeler yaşamın gerçeklerini yansıttığı için öğrencilerin hayata hazırlanmasında önemli bir yere sahiptir. Bu bağlamda çalışmada, değer eğitiminin ne olduğu ve tarih derslerinde değer eğitiminde hikâyelerden nasıl yararlanılabileceği sorularına cevap aranmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Sosyal Bilgiler Dersinde 12 Yıllık Zorunlu Eğitimin Etkilerine İlişkin Öğrenci Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18395</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18395</guid>
      <author>Gürbüz OCAK, Muzaffer ÇATAK</author>
      <description>12 yıllık zorunlu eğitim modelinin sosyal bilgiler öğretimine önemli etkileri vardır. Bu etkilerin en önemli yapı taşlarından biri 5. sınıf sosyal bilgiler dersine modelden önce sınıf öğretmenleri girmekteyken, modelden sonra sosyal bilgiler öğretmenlerinin girmeye başlamasıdır. Ayrıca 12 yıllık zorunlu eğitim ile altı olan günlük ders saati sayısı yedi ders saatine çıkarılmıştır. Araştırmada yedinci ders saatinde işlenen sosyal bilgiler dersinin öğrenciler üzerine etkisi ve sosyal bilgiler öğretmenlerinin yeni yapılanma ile gerçekleşen değişimin sosyal etkileşim üzerine etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Yine araştırmada öğrencilerin beşinci sınıftan altıncı sınıfa geçerken sosyal bilgiler dersinin hazırbulunuşluk yönünden beşinci ve altıncı sınıf öğrencilerini nasıl etkiledikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Beşinci ve altıncı sınıftan toplam on beş öğrenci ile görüşme yapılmıştır. Beşinci ve altıncı sınıflar ayrı olarak değerlendirmekle beraber genel toplamda da değerlendirilme yapılmıştır. Araştırmada alt boyut olarak hazırbulunuşlukta branşlaşma; sosyal etkileşimde öğretmen ile iletişim, çevre ile etkileşim; yedinci ders saati ise zihinsel, ruhsal, fiziksel yönden incelenmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden özel durum (örnek olay) yöntemi ve veri analizinde betimsel analiz ağırlıklı olmakla beraber içerik analizi de kullanılmıştır. Öğrencilerin genel toplamına baktığımızda, öğrencilerin yaklaşık % 73,33’ü branşlaşmayı olumlu görürken, % 26,66'sı olumsuz bulmaktadır. Bu öğrencilerin yaklaşık % 93,33’ü sosyal etkileşimi olumlu bulurken, sosyal etkileşim hakkında olumsuz öğrenci bulunmamaktadır. Yine öğrencilerin yaklaşık % 20'si 7. ders saatini olumlu bulurken, % 80’i ise olumsuz bulmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üstün Yetenekli Çocukların Mükemmeliyetçilik Özelliklerinin Aile Tutumu İle İlişkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18632</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18632</guid>
      <author>Üzeyir OGURLU, Hatun Sevgi YALIN , Fazilet YAVUZ BİRBEN</author>
      <description>Bu araştırma; üstün yetenekli ortaokul öğrencilerinin mükemmeliyetçilik özellikleri ile ailelerin çocuklarına karşı tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel tarama deseninde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaya beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf düzeyinde, İstanbul İli, Bağcılar İlçesinde, Bağcılar Belediyesi tarafından üstün yetenekli öğrencilerin eğitimi için açılan Enderun Yetenekli Çocuklar Merkezine zenginleştirilmiş destek eğitimi alan 106 üstün yetenek tanısı almış öğrenci ve aileleri katılmıştır. Verilerin toplanmasında Kırdök (2004) tarafından geliştirilen Olumlu-Olumsuz Mükemmeliyetçilik Ölçeği ile Schaefer ve Bell (1958) tarafından geliştirilen, Le Compte, Le Compte ve Özer (1978) tarafından Türkçe’ye uyarlanan ve Vapur (2006) tarafından tekrar geçerlik-güvenirlik çalışması yapılan Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, değişkenler arası korelasyona bakılarak Pearson Çarpım Moment Korelâsyon katsayısı hesaplanarak analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik puanlarının cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla ilişkisiz t testi kullanılmıştır. Üstün yetenekli çocuklarda olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik ve aile tutumu ara¬sındaki ilişkiyi inceleyen bu araştırma sonucunda, üstün yetenekli çocukların olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik özellikleri aile tutumları arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Ayrıca yapılan ilişkisiz t testi sonucunda olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik puanlarının cinsiyete göre farklılaşmadığı da tespit edilmiştir. Fakat olumlu mükemmeliyetçilikte kızların puan ortalamaları erkeklerden daha yüksek iken olumsuz mükemmeliyetçilikte ise erkeklerin puan ortalamalarının kızlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Ortaya çıkan bulgular değerlendirilerek bulgular üzerine öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Sözlü Anlatım Öz Yeterlik İnançlarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18573</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18573</guid>
      <author>Aytunga OĞUZ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının sözlü anlatım öz yeterlik inançlarını belirlemek ve bunları çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Öğretmen adaylarının sözlü anlatım öz yeterlik inançlarının; cinsiyete, öğrenim gördükleri programa ve sınıfa göre anlamlı olarak değişip değişmediği araştırılmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 2012-2013 öğretim yılında Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Fen Bilgisi, Okul öncesi, Sınıf, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenliği programlarında öğrenim gören ve seçkisiz olarak belirlenen 802 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 541’i kadın, 261’i erkektir. Veri toplama aracı olarak Oğuz (2013) tarafından geliştirilen “Öğretmen Adaylarına Yönelik Sözlü Anlatım Öz Yeterlik İnancı Ölçeği” kullanılmıştır. Ölçek, 29 maddeden ve dört alt faktörden oluşmaktadır. Cronbach alfa katsayısı 0.93’tür. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve tek yönlü ANOVA teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının genel olarak, sözlü anlatım öz yeterlik inançlarını «arasıra» düzeyinde yeterli gördükleri belirlenmiştir. Sözlü Anlatım Gücü, Anlatım Akışı, Anlatım Rahatlığı, Anlatım Düzeni boyutlarında ise öğretmen adaylarının kendilerini «çoğu zaman» düzeyinde yeterli buldukları saptanmıştır. Öğretmen adaylarının sözlü anlatım öz yeterlik inançları, öğrenim gördükleri sınıflara göre incelendiğinde, 4. sınıf lehine anlamlı fark bulunmuştur; öğrenim gördükleri programlara ve cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Farklı öğretmenlik programlarında öğrenim gören kadın ve erkek öğretmen adaylarının benzer öz yeterlik inançlarına sahip oldukları söylenebilir. Araştırma bulguları diğer araştırmaların bulgularıyla tartışılmış ve öneriler getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeğinin Geliştirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18413</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18413</guid>
      <author>Ömer ÖZER, Tahsin İLHAN</author>
      <description>Bu çalışmada psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri algılarını ölçebilecek bir ölçek geliştirilmiş ve ölçeğin geçerlik ve güvenilirliği araştırılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde madde havuzunu oluşturmak amacıyla ilgili alanyazın ile yurt dışındaki benzer ölçme araçları taranmış, odak grup çalışması yapılmış tır. Madde havuzundaki maddelere uzman görüşü ile son şekli verilmiş ve 62 maddeden oluşan ölçek formu ile 332 psikolojik danışmandan veri toplanmıştır. Elde edilen veriler açımlayıcı faktör analizi ile incelenmiştir. Tüm analizler sonucunca ÇPDYÖ için 11 maddeden oluşan beceri, 9 maddeden oluşan farkındalık ve 6 maddeden oluşan bilgi alt boyutları şeklinde 3 faktörlü bir yapı ortaya çıkmıştır. Aynı veri seti ile birinci düzey doğrulayıcı faktör analizi yapılmış, gerçekleştirilen bazı modifikasyonlarla üç faktörlü yapı doğrulanmış, yapıya ilişkin uyum indekslerinin iyi uyum değerlerine sahip olduğu görülmüştür (X2/sd: 2.51; RMSEA: .07; NFI: .92; NNFI: .95; CFI: .95; IFI: .95; GFI: .85; AGFI: .83; SRMR: .06). Gerçekleştirilen ikinci düzey doğrulayıcı faktör analizinde ise üç faktörün çokkültürlü yeterlik olarak isimlendirilen üst faktörde birleştiği gözlenmiştir. Sonuç olarak Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeğinin, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini değerlendirme de geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim 4. Sınıf Öğrencilerinin Okuma Stratejileri Üstbilişsel Farkındalıkları Ve Okuma Motivasyonlarının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18405</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18405</guid>
      <author>Ergün ÖZTÜRK, Ebru UZUNKOL</author>
      <description>Bu araştırmada 4. Sınıf öğrencilerinin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalıkları ve okuma motivasyonları arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve öğrencilerin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalıklarının okuma motivasyonunu ne düzeyde yordadığının ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmaya 179’u erkek, 135’i kız olmak üzere toplam 314 ilkokul 4. sınıf öğrencisi dâhil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak, Aydemir ve Öztürk (2013) tarafından geliştirilen Okuma Motivasyonu Ölçeği ile Mokhtari ve Reichard (2002) tarafından geliştirilen, Öztürk (2012) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Okuma Stratejileri Üstbilişsel Farkındalık Envanteri kullanılmıştır. Okuma motivasyonu ve okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyon katsayısı kullanılmıştır. Öğrencilerin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalıklarının okuma motivasyonunu yordama düzeyini belirleyebilmek amacıyla ise “Çoklu Regresyon Analizi (Enter Metodu)” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, okuma motivasyonu ile okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık ölçeğinin alt boyutları olan genel okuma stratejileri (r=.46, p&lt;.01), problem çözme stratejileri (r=.55, p&lt;.01) ve okuma stratejilerini destekleme (r=.54, p&lt;.01) boyutları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Çoklu regresyon analizi sonucunda, problem çözme stratejileri ve okuma stratejilerini destekleme alt boyutlarının birlikte, okumaya motivasyonunu pozitif ve anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır (R=,575; R²= .331). Ayrıca, okuma stratejileri üstbilişsel farkındalıkları ölçeğinin genel okuma stratejileri alt boyutunun okuma motivasyonunu yordamadığı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Şiir Etkinliklerinin Kültürel İşlevi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18414</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18414</guid>
      <author>Özge Seçkin POLAT, Şükran DİLİDÜZGÜN</author>
      <description>Yabancı bir dil öğrenmek sadece sözcük ve dilbilgisi öğretimi ile sınırlandırılamaz; çünkü yabancı bir dil öğrenmek, nesnelere yeni etiketler koymak biçiminde değerlendirilemez. Her dil dünyayı farklı biçimde yorumlar ve farklı değer sistemleri, algılama ve düşünme biçimleri geliştirir. Bunun sonucu olarak diller arasında sanatsal, toplumbilimsel, anlamsal ve edimsel açıdan kültür farklılıkları oluşur. Bu farklılıklar dile yansır ve dille yansıtılır. Yabancı dil öğrenen kişi kendini yabancı bir kültürün içinde bulur. Küreselleşme bağlamında çok kültürlülük kavramlarının vurgulandığı günümüzde, yabancı dil öğretiminde amaç, sadece dil yetisi değil iletişimsel yetiyi de geliştiren kültürel yetiyi kazandırmaktır. Bu düşünce de, yabancı dil öğretimine temel öğrenme ortamı sunan ders kitaplarında dilin kültürel boyutunun ağırlık kazandığı yazınsal metinlere yer verilmesini gerekli kılmaktadır. Ancak, bu görüş bağlamında amaca ulaşmak için bu metinler biçimsel ve içerikse yapılarının yeterli ve etkin biçimde irdelenebilmesini sağlayan çalışmalarla birlikte sunulmalıdır. Şiirler toplumların duygularını, düşüncelerini, dünyaya bakış açılarını az sözcükle, sözcüklere yükledikleri farklı anlamlarla, sanatsal bağdaştırmalarla ve imgeler yoluyla estetik dil kullanımını yansıtan nitelikleriyle yazınsal metinler içinde ayrı bir yere sahiptirler. Bu da dil öğretiminde şiir etkinliklerinin farklı çalışmalar yoluyla yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı da; yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültür aktarımı bağlamında yazınsal metin türü olarak şiir çalışmalarını değerlendirmek ve kültür aktarımı bağlamında şiir odaklı öneri etkinlikler sunarak alana katkı sağlamaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yemenli Öğrencilerin Türkçe Yazma Ve Konuşma Becerilerinin Geliştirilmesinde Karikatür Kullanımına Yönelik Bir Uygulama</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18411</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18411</guid>
      <author>İzzet ŞEREF, İsa YILMAZ</author>
      <description>Son yıllarda değişen şartlarla beraber ikinci bir dil öğrenme gerekliliği ortaya çıkmış ve bu eksende Türkiye’ye ilgi duyan yabancılar Türkçe öğrenmek istemişlerdir. Bu sebeple yabancılara Türkçe öğretimi alanı önemsenmesi ve üzerinde çalışılması gereken bir konuma gelmiştir. Dolayısıyla yabancılara Türkçe öğretimi, alan uzmanlarınca geçmişe nazaran daha çok önemsenmeye başlamış, Türkçenin yabancı bir dil olarak öğretiminin en iyi nasıl yapılabileceği üzerinde düşünülmüş ve yeni yaklaşımlar doğrultusunda modern tasarımlar oluşturulmaya başlanmıştır. Söz konusu tasarımların en başında ise görsel materyaller (karikatür, resim, fotoğraf, film, vb.) gelmektedir. Görsel materyallerin dil öğretiminde çok büyük faydalar sağladığı araştırmacılarca tartışılagelmiştir. Bir görsel materyal olarak karikatürlerin, yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilerin yazma ve konuşma kaygılarını azaltmada motive edici, onlara fikir verici, onların yaratıcı düşünme becerilerini geliştirici gibi özelliklerinin olduğu söylenmiştir. Bu çalışmada karikatürün Yemenli öğrencilerin yazma ve konuşma becerilerinin geliştirilmesinde etkili bir araç olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2012-2013 öğretim yılında Yemen Sana’a Üniversitesi Diller Fakültesi Türk Dili ve Tercüme Bölümünde öğrenim gören B1 seviyesindeki 10 gönüllü öğrenci seçilmiştir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden betimsel yöntemle yapılmıştır. Çalışmanın verileri, karikatürler aracılığıyla oluşturulan öğrenci yazıları ve konuşmaları ve araştırmacılar tarafından yapılan gözlemlerle toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda karikatürün Yemenli öğrencilerin yazma ve konuşma becerilerinin geliştirilmesinde etkili bir araç olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İngilizce ve Türkçe Anadili Ders Kitaplarındaki Türdeş Okuma Metinlerinin Karşıtsal Bağlaşıklık Çözümlemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18567</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18567</guid>
      <author>Meliha R. ŞİMŞEK</author>
      <description>Bağlama, yapısal bağlantı olmaksızın tümce ötesinde mantıksal ilişkiler kurmayı ve sözcüksel bağlaşımsa göndergesel özdeşlikten bağımsız olarak sözcük kümeleri içindeki anlambilimsel ilişkileri çözmeyi gerektirdiğinden çocuk okuyucuya en çok güçlük sunan bağlaşıklık araçlarıdır. Bu çalışmada, 11-14 yaş grubuna yönelik İngilizce ve Türkçe anadili ders kitaplarından seçilen türdeş (öyküleyici, biyografik, bilgilendirici) okuma metinleri söylemsel-anlambilimsel çözümlemeye tabi tutulmuş; bağlayıcı ve sözcüksel birimler işlevsel dilbilgisine göre sınıflandırılıp sıklık-yüzde hesapları yapılmıştır. Sonuçta, türden bağımsız olarak, Türkçe okuma metinlerinde (1) daha sık bağlamaya başvurulduğu, (2) bağlama kullanımının ders kitabının düzeyine göre gelişim göstermediği, (3) bağlamanın ekleyici ve zamansal türlerinin baskın olduğu ve neden, sonuç, karşıtlık, koşul ilişkileriyle anlamı genişletmek yerine yeniden ifade etme veya açıklık getirmenin yeğlendiği belirlenmiş; İngilizce okuma metinlerinde ise (4) bağlamanın düzeyle birlikte arttığı, (5) bağlamanın ekleyici, çeliştirici, nedensel veya zamansal türleri arasında ayrım gözetilmediği, ama (6) bağlayıcı ilişkilerin yapısal kaynaklar yardımıyla bağımlı tümcecikler içinde gerçekleştirildiği ve böylece (7) çocuk okuyucuya daha çok dilsel ipucu sağlanarak metni çözmenin kolaylaştırıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca metin büyüklüğü değişse bile Türkçede sözcüksel yoğunluğun hep daha yüksek olduğu, buna karşılık İngilizcedeki sözcüksel birimlerin ana diziler oluşturarak konusal odağı sağlamakta Türkçeden geri kalmadığı ve ders kitabının düzeyi yükseldikçe sözcüksel yoğunlukların arttığı gözlemlenmiştir. Sözcüksel bağlaşım sağlamada, Türkçe ve İngilizce metinler parça/bütün türündeki ilişkilerin kullanımı yönünden benzeşirken, İngilizce metinlerin beklentisel ilişkiler ve anlamca yakın adların eş dizimliliğinden zengin olduğu ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Türk Mili Eğitim Sistemi Üzerine Algıladıkları Sorunlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18307</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18307</guid>
      <author>Mehmet TAŞDEMİR</author>
      <description>Türk Eğitim Sistemi ve eğitim yönetimi alanı son yıllarda yeniden yapılanma süreci içindedir. Türk Eğitim Sistemi’nin sorunları günden güne artmakta, değişen sosyal gerçeklik ve disipliner paradigmatik dönüşümler sonucunda pek çok açıdan daha karmaşık bir hal almaktadır. Bu araştırmada öğretmen adaylarının TME Sisteminin mevcut yapısı içerisinde algıladıkları sorunların neler olduğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu araştırma betimsel bir araştırma olup nitel veri toplama tekniklerinin kullanıldığı bir durum çalışmasıdır. Araştırmada nitel veriler görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Çalışma grubu amaçsal örnekleme yöntemlerinden benzeşik örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışma grubu 25’i erkek, 44’ü kız toplam 69 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemlerinden frekans analizi yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmada katılımcılar TME sistemine ilişkin 25 farklı boyutta 207 sorun ifade etmişlerdir. Bunlardan 124’ü kızlar, 83’ü ise erkekler tarafında belirtilmiştir. Öğrencilerce ifade edilen görüşler toplam olarak belirtilme sıklıkları göre sıralı olarak şöyledir: Sistemin oturmamışlığı, öğretmenlerin niteliksizliği, programların yapısı, ezbere dayalı eğitim, bölgeler arası eğitim eşitsizliği, tek tip insan yetiştirme, sınav odaklı eğitim, okulların cazip olmaması, verilen eğitimin yetersizliği, öğretmen-öğrenci ilişkilerindeki bozulma, özel ve devlet okullarının farklı eğitim vermesi, kalitesiz eğitim, rehberlik hizmetlerinde yetersizlik, mesleki eğitime önem vermeme, okul aile ilişkisi, eğitimin yönetimi, karma eğitim, başarı değerlendirmesi, kitap kullanımı, spor ve engellilere önem vermeme, zorunlu din eğitimi, burs desteği, okul güvenliği, yabancı dil öğretimi, okul kontenjanları. Araştırmada cinsiyetlere göre belirtilen görüşler arası pozitif yönlü yüksek ilişki bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aktif Öğrenme Yöntemiyle Oluşturulmuş Sınıf Ortamınının Öğrenciler Üzerisindeki Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18644</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18644</guid>
      <author>Tuncay TÜRKBEN</author>
      <description>Bilgi çağını yaşayan dünyamızda, eğitimin asıl hedefi; düşünen, anlayan, yorumlayan, bilgi üreten, sorun çözen ve bilimsel düşünen bireyler yetiştirmektir. Türkçe Dersi Öğretim Programı’yla da öğrencinin dinlediklerini, izlediklerini ve okuduklarını anlayan; duygu, düşünce ve hayallerini anlatan; eleştirel ve yaratıcı düşünen, sorumluluk üstlenen, girişimci, çevresiyle uyumlu, olay, durum ve bilgileri kendi birikimlerinden hareketle araştırma, sorgulama, eleştirme ve yorumlamayı alışkanlık haline getirmesi amaçlanmaktadır. Aktif öğrenme de istenilen hedeflere ulaşmada kolaylık sağlayan ve son zamanlarda popüler olmuş bir modeldir. Aktif öğrenmenin kuramsal temelleri yapılandırmacılığa ve onun öğrenme alanındaki versiyonu olan bilişselciliğe dayanmaktadır. Aktif öğrenme anlayışına göre öğrenmenin nasıl gerçekleştirileceği, ne kadar öğrenildiği ve öğrenmeyle ilgili eksiklerin neler olduğu noktasında öğrenen etkindir. Aktif öğrenme, öğrencilerin öğrenmeye etkin olarak katılmalarını sağlayan, yaşam boyu öğrenmeyi temel alan bir yöntemdir. Bu araştırmanın da amacı aktif öğrenme yöntemiyle oluşturulan sınıf ortamının bilişsel farkındalık, saygınlık, iş birliği, bireysel sorumluluk ve aktif katılım yönünden öğrenciler üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Tokat İmam Hatip Ortaokulu 6/C sınıfındaki 30 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma Türkçe dersinde uygulanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için anket tekniği kullanılmıştır. Veriler frekans(f) ve yüzde tekniği(%) kullanılarak incelenmiştir. Yapılan çalışma sonuçları, aktif öğrenme yaklaşımının geleneksel yaklaşıma oranla daha etkili olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucu elde edilen bulgular, aktif öğrenme yöntemiyle oluşturulan sınıf ortamının öğrenciler üzerinde olumlu etki bıraktığını göstermiştir. Türkçe dersine karşı ilginin arttığı gözlemlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Algıları Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18485</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18485</guid>
      <author>Mustafa TÜRKYILMAZ</author>
      <description>Günümüz öğretmeni, her şeyi bilen olmaktan ziyade bilgiye nasıl ulaşılacağını bilen, alanında uzman, öğrenciyi teşvik eden ve öğrenmeyi öğreten özellikleri ile öne çıkmaktadır. Bununla birlikte iyi bir okur olan öğretmenin öğrencileri de iyi birer okur olacaktır. Özellikle okuma kültürü zayıf olan toplumlarda çocuk ve gençlere okuma kültürü kazandırma görevi genelde öğretmene yüklenmektedir. Buna koşut olarak pek çok araştırmada öğretmenlerin hem rol model olmak suretiyle hem de okuma materyali önerileriyle öğrencilerin okuma alışkanlığı ediminde, okuma becerilerinin gelişiminde etkili oldukları ortaya konmuştur. Bu bulgulardan hareketle öğretmenlerin çocuk ve gençlik edebiyatı algılarının belirlenmesi gerekmektedir. Böylelikle sahip olduğumuz öğretmen grubunun okuma kültürü edindirmede öğrencilere nasıl katkı sağlayabileceğini veya sağlayamayacağını kestirebiliriz. Bu bağlamda öğrencilerin okuma ediminde etkisi daha fazla olduğu düşünülen Türkçe, edebiyat, okul öncesi ve sınıf öğretmenlerine altı açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Bu formlar ile elde edilen verilerin analizinde, veri analizi tekniklerinden “betimsel analiz” kullanılmıştır. Çalışma, 2014-2015 güz yarıyılında Kırşehir il merkezinde görev yapmakta olan 60 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 27’si erkek, 33’ü kadındır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin çocuk ve gençlik edebiyatını öğretici – eğitici yanı ağır basan edebî eserler olarak algıladıkları; bu edebiyat kapsamında Ömer Seyfettin, Gülten Dayıoğlu, Muzaffer İzgü, Kemalettin Tuğcu yanında İpek Ongun gibi yazarların isimlerini önceledikleri; büyük oranda çocuk ya da gençlik edebiyatı adı altında ders almadıkları; 100 Temel Eser’i çocuklara ve gençlere uygun eserler olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul 4.Sınıf Öğrencilerine Cümlenin Ögelerinin Öğretiminde İşbirlikli Öğrenme Tekniklerinden Takım Oyun Turnuvanın Akademik Başarıya Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18520</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18520</guid>
      <author>Abdulhak Halim ULAŞ, Cahit EPÇAÇAN , Serap Mutlu AYDIN , Yasemin KURTLU</author>
      <description>Çalışmanın amacı işbirlikli öğrenme tekniklerinden Takım Oyun Turnuva (TOT) tekniğinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin cümlenin ögelerini öğrenme alanındaki akademik başarılarına etkilerinin incelenmesidir. Araştırma öntest - sontest kontrol gruplu deneysel desen modelinde tasarlanmış, 4 hafta boyunca deney gruplarında TOT tekniğiyle kontrol grubunda ise Mevcut Programdaki Öğretim Yöntemi (MPÖY) ile yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 2013–2014 eğitim-öğretim yılında Erzurum ili Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilköğretim okullarının 4.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen bir ilköğretim okulunun 2 şubesinde öğrenim gören 42 öğrenci oluşturmaktadır. Madde analizleri sonucunda Cronbach Alpha (?)&gt;0,714 bulunmuş olan ve ?&gt;0,70 olduğu belirlenen cümlenin ögelerine ilişkin başarı testi veri toplama aracı olarak öntest ve sontest olarak kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler, verilerin özelliklerine uygun istatistiksel analiz teknikleri kullanılarak bilgisayar ortamında SPSS - 18.0 (Statistical Package for the SocialSciences) paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama (X ¯), Standart Sapma (Ss) değerleri dikkate alınmış ve puanların normal dağılıp dağılmadığını göstermede histogram grafiğinden faydalanılmıştır. Ayrıca kontrol ve deney grubuna ait puanların sınanmasında bağımsız örneklemlerde t - testi kullanılmıştır. İstatistiksel sonuçların anlamlılığı p&lt;0,5 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Çalışma sonucunda Takım Oyun Turnuva tekniğinin geleneksel yöntemle öğretim tekniğinden daha etkili olduğu ve Takım Oyun Turnuva tekniğinin ilköğretim 4. sınıf Türkçe dersi dil bilgisi konularından cümlenin ögelerinin öğretilmesinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda Takım Oyun Turnuva tekniğinin farklı dil bilgisi konularının (özellikle sözcük türleri, cümle türleri, sözcük grupları) öğretilmesinde etkili olup olmadığı araştırmacılar tarafından incelenebileceği ve Takım Oyun Turnuva tekniğinin işbirlikli çalışmayı gerektirdiği bilgisinden hareketle öğrencilerin sosyal becerilerini nasıl etkilediği sorusunun da araştırılması gerektiği önerisinde bulunulabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Görsel-Soru Temelli Dil Bilgisi Öğretimi: Resimli Türk Lisanı Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18621</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18621</guid>
      <author>Mustafa ULUTAŞ, Zekerya BATUR</author>
      <description>Eğitim ve öğretim süreçlerinde bir amacı ya da bir davranışı gerçekleştirebilmek için bazı araçlar kullanılmaktadır. Bu araçların başında ise ders kitapları gelmektedir. Ders kitapları hem öğretmen hem de öğrenci için zamanı daha doğru değerlendirmek için birçok kolaylık sunmaktadır. Ders kitaplarının doğru ve yerinde kullanımı özellikle öğrenilenleri sınıf dışında da tekrar etme olanağı vermektedir. Bu çalışmada iki ders kitabında yer alan dil bilgisi öğretimiyle ilgili etkinliklerin karşılaştırılması yapılmıştır. Tarama modelinde yapılan bu çalışma betimseldir. Çalışmada 1926 tarihli Resimli Türk Lisanı: Türkçe Sarf ve Nahiv-Gramer ile Ada Yayıncılık tarafından çıkarılmış ve hâlihazırda 5. sınıflarda okutulan Türkçe Çalışma Kitabı, görsel-soru temelli etkinliklere göre taranmıştır. Günümüzde okutulmakta olan ders kitabında dil bilgisi konularını öğretmede örnek ve etkinliklerden yararlanılmaktayken, Resimli Türk Lisanı ders kitabında görsel ile ilgili soru sorularak konunun sezdirilmesine çalışılmaktadır. Resimli Türk Lisanı adlı ders kitabında dil bilgisi öğretiminin sadece anlatım ya da örnekler yoluyla gerçekleştirilmediği; bunun yanında öğretilecek dil bilgisi konularının kitaptaki görsellere yöneltilen türlü sorular yardımıyla kavratıldığı görülmektedir. Öğrencilere sorulan sorular öğrencilerin seviyelerine uygun seçilmiştir. Görsellerle sorular uyumlu bir şekilde verilmiştir. Sorular birer ipucu olarak da kullanılmıştır. Bu ipuçlarıyla öğrencilerin dikkatleri sürekli canlı tutulması sağlanmaktadır. Bu bağlamda soyut konuların bile aktarılması kolaylaşmaktadır. Bu tekniğin günümüzde de etkin bir biçimde kullanılmasının dil bilgisi öğretimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversitelerde Zorunlu İngilizce (5I) Derslerinin Uzaktan Eğitim Yoluyla Verilmesinin Artı Ve Eksileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18467</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18467</guid>
      <author>İsmail YAMAN</author>
      <description>Hemen her akademik yıl öncesi kaldırılıp kaldırılmayacağı gündeme gelen ortak zorunlu İngilizce dersi üniversitelerde yıllardır okutulmaktadır. Ancak verimliliği konusunda hep soru işaretleri olan bu ders hem öğrenciler hem dersi veren öğretim elemanları hem de idareciler açısından tam olarak benimsenememiştir. Özellikle de üniversitenin il merkezi dışında bulunan birimlerine merkezden öğretim elemanı göndermek çoğu üniversitede sorun olagelmiştir. Var olan bu durumları dikkate alarak son birkaç yıldır Türkiye’deki üniversiteler adım adım bu dersi uzaktan eğitim yoluyla vermeye başlamışlardır. Bu durum özellikle devlet üniversitelerinde oldukça yaygın bir uygulama hâline dönüşmektedir. Ancak bazı üniversiteler uzaktan eğitim sisteminin yabancı dil öğretiminde yüz yüze eğitimle kıyaslandığında zayıf kalacağını düşünerek diğer ortak zorunlu dersler Türk Dili ve Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi derslerinde bu uygulamayı başlatmış olmalarına rağmen İngilizce dersi için yüz yüze eğitime devam etme kararı almıştır. Uzaktan eğitim son zamanların en gözde eğitim yöntemlerinden birisi olmakla beraber elde edilecek verimliliği özelde ortaya çıkan koşullar belirlemektedir. Dolayısıyla üniversitelerin bu dersi kendi veya anlaşma yaptıkları diğer üniversitelerin uzaktan eğitim merkezleri aracılığıyla vermeleri bazı artı ve eksi durumlar ortaya koymaktadır. Örneğin, söz konusu ders için uzaktan eğitim sistemine geçen bazı üniversiteler sadece asenkron ders anlatımlarını kullanırken bazı üniversiteler ise asenkron dersleri düzenli aralıklarla yapılan senkron derslerle desteklemektedir. Üniversitelerde bulunan öğrenci sayısı da sistemin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesini etkileyen önemli etkenlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Benzer şekilde, senkron veya asenkron İngilizce derslerini verecek olan öğretim elemanlarının sayısı, niteliği ve uzaktan eğitim konusundaki deneyimi de olumlu veya olumsuz durumlar ortaya çıkarabilmektedir. Bu çalışma son yıllarda ortaya çıkan bu eğilimi üniversitelerin mevcut koşulları ışığında hem öğrenciler hem de öğretim elemanları açısından avantajları ve dezavantajlarıyla ele almayı amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretiminde Öğrencilerin Karşılaştıkları Bazı Kavramları Anlama Düzeyleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18724</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18724</guid>
      <author>Hakkı YAPICI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı 2014-2015 eğitim-öğretim yılında işlenen/okutulan 6. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarında yer alan kavramların Sosyal Bilgiler öğretmenleri/uzmanlarının görüşleri doğrultusunda, Sosyal Bilgiler ders kitaplarının eleştirel bir bakış açısıyla incelenmesidir. Ayrıca Sosyal Bilgiler öğretimi ile ilgili bazı kavramlar hakkında öğrencilerin fikir, duygu ve düşüncelerini tespit ederek onların bu kavramları anlama düzeylerini tespit etmektir. Araştırma betimsel nitelikte bir alan çalışması olarak yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Erzurum Yakutiye Şair Nef’i Ortaokulu 6/A ve 6/B sınıflarında okuyan 48 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma, MEB tarafından hazırlanmış olan ortaokul 6.sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabının “Yeryüzünde Yaşam” ünitesi üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Ortaokul 6. sınıf ders kitabı ve ortaokul Sosyal Bilgiler müfredat programı incelenerek ünitelerde geçen 34 adet kavram tespit edilmiştir. Daha sonra bu kavramlar, öğrencilerin kısa yazılı cevaplar verebilecekleri şekilde anket form halinde düzenlenerek, ünite konuları sınıfta işlendikten iki hafta sonra uygulanmıştır. Ünitede geçen kavramların tespit edilmesinde Sosyal Bilgiler öğretmenleri ve Sosyal Bilgiler eğitim uzmanlarının da görüşleri alınmıştır. Uygulanan anket formundan elde edilen veriler, kavramı doğru anlama, kavram yanılgısı, kavram kargaşası ve cevapsız şeklinde sınıflandırılarak öğrencilerin bu kavramlarla ilgili anlama düzeyleri tablolar haline getirilip yorumlanmıştır. Öğretim süreci içerisinde öğrenilen kavramların özellikle duyu organlarına hitap etme derecesi arttıkça öğrenmenin daha kolay olduğu, ayrıca görme duyusuna hitap eden bir bilginin rahatça anlaşıldığı, hafızada daha kalıcı olduğu, öğretmenlerin Sosyal Bilgiler derslerinde, öğrencilerin ilk kez karşılaştıkları kavramları somut bir şekilde görsel materyallerle anlatarak örneklerle açıklamasının başarıyı arttırdığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesi Deyimlerinde Duyguların Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18535</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18535</guid>
      <author>Yıldız YENEN AVCI</author>
      <description>Deyimler; iki veya daha fazla sözcüğün mecazlı bir söyleyiş çerçevesinde kalıplaşarak günümüze kadar geldiği; toplumun duyuş, düşünüş ve yaşayışı hakkında bilgiler verdiği sanatsal söz unsurlarıdır. Bu makalede Türkiye Türkçesindeki deyimler Yapılandırmacı yaklaşımla birlikte Türkçe ders kitaplarına giren ve programda (2006) yer alan temalardan biri olan “duygular” kavramı bakımından incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analizi modelindedir. Veriler Türkçenin en kapsamlı eserlerinden olan “Deyimler Sözlüğü”nden (1998) hareketle elde edilmiştir. Ömer Asım Aksoy tarafından derlenen 6309 deyimde duygular analiz edilmeye çalışılmış ve bulgular nicel verilerle de desteklenmiştir. İncelenen deyimlerde 47 duygu tespit edilmiştir. Aynı kavram alanına giren sözcüklerle birlikte bu sayı 100’ü aşmaktadır. Türkiye Türkçesindeki deyimlerde olumsuz çağrışıma sahip 32 duygu –üzüntü, sıkıntı, öfke, kin, korku, umursamama, usanç, beğenmeme, şaşkınlık, utanç, kibir, merhametsizlik, umutsuzluk, hoş görmeme, çaresizlik, aşk, huzursuzluk, telaş, heyecan, şüphe, sabırsızlık, eziklik duyma, pişmanlık, istekli olmama, güvensizlik, saygı duymama, sitem, kıskançlık, kaygı, tiksinme, yalnızlık, bencillik- tespit edilmiştir. Deyimlerde yer alan 15 duygu -sevinç, beğeni, sevgi, rahatlık duyma, saygı duyma, cesaret, istekli olma, özlem, merhamet duyma, hoş görme, özveri, güven duymak, umut ve kanaatkârlık ve kıvanç- ise olumlu bir anlam vermektedir. Bu tespitten hareketle Türkiye Türkçesi deyimlerinin duygu çeşitliliği bakımından zengin bir görüntüye sahip olduğunu, duyguların niteliği bakımından ise daha çok olumsuz duyguları yansıttığı görülmektedir. Sonuç olarak; deyimlerimizin duygu çeşitliliği, duyguların tanınması; duygu yoğunluğunu yaşayan kişinin kendini ifade etmesi ve bu yükü atıp rahatlaması bakımından önemli birer kaynak olduğunu söylemek mümkündür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Atasözleri Ve Deyimlerin Sıklık Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18546</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18546</guid>
      <author>Yasemin ATAGÜL</author>
      <description>Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri sıklık çalışmalarıdır. Sıklık, Türkçe Sözlük’ te “sık olma durumu, sık geçme, kullanımı sık olma” anlamına gelmektedir. Sıklık analizi çalışmaları, yabancı bir dili öğrenmeye çalışanlara öğretilecek kelimelerin tespit edilmesine imkân sağlar. Başarılı sonuçlar alabilmek için öğretilmesi hedeflenen kelimeler doğru belirlenmelidir. Ders kitaplarındaki ya da öğretim materyallerindeki kelimelerin rastgele seçilmesi ve dildeki bütün kelimelerin öğrenene öğretilmeye çalışılması öğretimi zora sokacak, başarıyı düşürecektir. Yabancılar için hazırlanan Türkçe kitaplarında, dilin sözcüklerinin kullanılış sıklığı göz önünde bulundurulmadığı için bu kitaplarda sözcük seçimi kişisel görüş ve değerlendirmeye bağlı kalmış, sözcük ve kavram açısından yetersizlikler, eksiklikler doğmuştur. Türkçe öğretimi yapan kurumlarda kullanılan öğretim materyalleri ve kitaplar tahminler yoluyla oluşturulmaktadır. Aynı sorun atasözleri ve deyimlerin öğretilmesinde de mevcuttur. Atasözleri ve deyimlerden ne ölçüde yararlanılması gerektiği, hangi seviyede hangi atasözleri ve deyimlerin öğretileceği konusunda da bir ölçüt bulunmamaktadır. Bu nedenle kelime sıklığı çalışmalarının yanı sıra sık kullanılan atasözleri ve deyimlerin de belirlenmesi gerekmektedir. Araştırmada deyimlerin ve atasözlerinin sıklıklarının tespit edilebilmesi için, öğreticilerden oluşan bir kurul oluşturulmuştur. Yabancı dil olarak Türkçe alanında tecrübeli öğreticilerin görüşleri sorularak, sık kullanılan 150 atasözü ve 150 deyim belirlenmiştir. Bu listeler öğreticiler ve ders kitabı hazırlayanlar için kılavuz niteliğinde olacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


