






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2015 Sayı Volume 10 Issue  3</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=291</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Öğretmen Görüşleri Açısından Okul Müdürlerinin Öğretimsel Liderlik Davranışları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18271</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18271</guid>
      <author>Cemal AKÜZÜM, Tuba YAVAŞ , Çetin TAN , Murat Berat UÇAR</author>
      <description>Günümüzde liderlik, üzerinde en çok tartışılan konulardan biridir. Liderliğin çeşitli türlerine yönelik yoğun araştırmalar sürmektedir. Öğretim liderliği de bu çalışma konularından biridir ve önemli bir liderlik boyutudur. Öğretimsel liderlik, okulun öğrenci başarısını arttırmak için müdürün bizzat kendisinin gösterdiği ya da başkaları tarafından gösterilmesini sağladığı davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Öğretimsel liderlik, kavramsal düzeyde her okul müdürünün anahtar rolünün odak noktasına göre bir dereceye kadar farklılaştığını göstermektedir. Bu anahtar roller, “okul etkililiğini geliştirme, okul değişimini kolaylaştırma, öğretmenlik mesleğini geliştirme ve öğrenci çıktısının gelişimine odaklanma” şeklinde sıralanmaktadır. Bu durum, öğretimsel liderliğin okul kültürü ve iklimine ve her okulun kendine özgü yapısına göre şekillenebileceğini de akla getirebilir. Bu çerçeve içerisinde bu araştırmanın temel amacı, öğretmen görüşleri açısından, okul müdürlerinin okullarda öğretimsel liderlik davranışlarının ne şekilde ve nasıl belirlendiğini irdelemektir. Nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu, Gaziantep Nizip ilçesindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 52 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, formun nasıl doldurulacağına yönelik yönerge ile katılımcılara ait kişisel bilgilerin yer aldığı ve araştırmacılar tarafından geliştirilen “yarı yapılandırılmış görüşme formu” kullanılmıştır. Görüşme formlarından elde edilen veriler NVivo nitel veri analizi programına aktarılarak içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, öğretmenler tarafından okul müdürlerinin özellikle “yol gösterme, rehberlik etme, deneyimlerini paylaşma ve öğrenci-öğretmen merkezlilik” gibi olumlu davranışlarının ön plana çıkarıldığını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yaşam Anlamı Ölçeği: Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18286</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18286</guid>
      <author>Ahmet AKIN, İbrahim TAŞ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı Yaşam Anlamı Ölçeği’nin (YAÖ; Steger, Frazier, Oishi ve Kaler, 2006) Türkçe formunun geçerlik ve güvenirliğini incelemektir. Araştırma 356 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Dilsel eşdeğerlik çalışmasında, YAÖ’nün Türkçe ve orijinal formlarında bulunan maddeler arasındaki korelasyon katsayıları .65 ile .91 arasında bulunmuştur. Açımlayıcı faktör analizinde 10 maddenin toplam varyansın %57’sini açıkladığı ve maddelerin Mevcut Anlam ve Aranan Anlam şeklinde iki alt boyutta toplandığı görülmüştür. Ölçeğin faktör yükleri .54 ile .77, madde toplam korelasyonu puanları ise .42 ile .68 arasında sıralanmaktadır. Doğrulayıcı faktör analizinde tek boyutlu modelin iyi uyum verdiği görülmüştür (RMSEA= .065, NFI= .95, CFI= .97, GFI= .96, AGFI= .93, RFI= .93, SRMR= .065). YAÖ’nün iç tutarlılık güvenirlik katsayıları mevcut anlam alt ölçeği için .77, aranan anlam alt ölçeği için .83 ve ölçeğin bütünü için .81 olarak bulunmuştur. Dört hafta arayla elde edilen test-tekrar test güvenirlik katsayılarının ise mevcut anlam alt ölçeği için .89, aranan anlam alt ölçeği için .92 ve ölçeğin bütünü için .94 olduğu saptanmıştır. Benzer ölçek geçerliği çalışmasında YAÖ ile Özgünlük Ölçeği arasındaki korelasyonlar hesaplanmış ve yaşam anlamının özgünlük ile pozitif ilişkili olduğu görülmüştür. Bu korelasyonlar ölçeğin uyum geçerliği için önemli bir kanıttır. Yapı ve uyum geçerliğinden elde edilen bu sonuçlar YAÖ’nün Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Öğreten Eğitimcilerin Telkin Yöntemine İlişkin Algı Ve Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17898</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17898</guid>
      <author>Nevide AKPINAR DELLAL, Melek AKBAY PİŞKİN</author>
      <description>Yabancı Dil Eğitimi alanındaki çalışmalar, son on yıllarda yepyeni boyutlar kazanmıştır. Yabancı dil öğretim yöntemleri değişime uğramış, günümüz iletişimsel koşullarının getirisi olarak geleneksel ve öğretmen merkezli yöntemlerin yerini çağdaş, öğrenci merkezli ve kültürel karşılaştırma odaklı öğrenme yöntemleri almıştır. Bu çalışmada, yabancı dili hızlı ve etkili öğretmeye yönelik ortaya atılan ve bugün dünyada ilgi çeken yöntemlerden biri olan, “telkin yöntemi” ele alınmıştır. Bu yöntem, “Lozanov yöntemi” olarak da bilinmektedir. Telkin yöntemine göre öğrenci, mantığının, duygularının ve ahlaki değerlerinin sebep olduğu bir takım engellerle sınıfa gelmektedir. Öğrencilerin beraberinde getirmiş oldukları bu engellerden “telkinlerle ve “sağlanan belli imkanlarla” sıyrılmaları hedeflenmektedir. Bu yöntemde, öğrenme ortamına ve ortamı düzenleyecek olan öğretmene önemli bir görev atfedilir. Öğretmen otoriteyi ve güveni temsil eder. Yöntemin uygulanacağı sınıflar, grafik, kavram haritaları ve tablolarla donatılmalıdır ve buna ek olarak müzik vazgeçilmez unsurdur. İnsanın ruhsal açıdan dinlenmesini sağlayan klasik ve barok özellikteki müzik parçaları, öğrenme seviyesinin en üst düzeye çıkmasına yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada gelişmiş ülkelerde bu yöntemi uygulayan dil kursları ve özel dil enstitüleri olduğu halde, ülkemizde bu yöntemin henüz gereken ilgiyi bulmadığından yola çıkılmış ve telkin yönteminin yabancı dil öğretmenleri arasında tanınmışlık oranını ve yaygınlığını ortaya koymak ve yabancı dil öğretmenlerinin bu konudaki görüşlerini almak için bir anket uygulanmıştır. Veriler çağdaş yabancı dil öğretim yöntemlerine göre değerlendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur. Anketler yoluyla elde edilen verilerin değerlendirilmesi, SPSS 15.0 programı yardımı ile frekans analizi esas alınarak yapılmıştır. Yanıtlar, frekans ve yüzdesel olarak tablolaştırılarak ve şekillerle betimlenerek, yeterlik değerlendirmesi yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Bilimleri ve Öğretmen Yetiştirme Alanlarında Yüksek Lisans Programlarının İncelenmesi (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18257</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18257</guid>
      <author>Sedat ALTINTAŞ, İzzet GÖRGEN</author>
      <description>Bu araştırmada, eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanlarında yürütülen yüksek lisans eğitiminde yaşanan sorunları tespit edebilmek amacıyla bu alanlarda yüksek lisans eğitimi alan öğrenciler ile fakültelerde yüksek lisans eğitimi veren öğretim üyelerinin görüşlerine başvurulmuştur. İlişkisel tarama modeline göre tasarlanan araştırmanın örneklemini, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün Eğitim Programları ve Öğretim, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Planlama Ekonomisi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Türkçe Eğitimi, İngiliz Dili Eğitimi, Fen Bilgisi Eğitimi ve Sosyal Bilgiler Eğitimi bölümlerinin öğrencileri ve öğretim üyeleri oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak ve literatür taraması yapılarak geliştiren anket ile toplanmıştır. Veri toplama aracı 5 bölümden oluşmaktadır. Anketin ilk bölümünde katılımcıların kişisel bilgileri yer almaktadır. Diğer bölümler ise öğretim üyelerinin özellikleri, mevcut program, danışman seçimi ve tez-tez konusu durumlarını inceleyen maddelerden oluşmaktadır. Bu bölümlerin tamamı çalışmaya katılacak olan yüksek lisans öğrencilerine uygulanmıştır. Öğretim üyelerine ise mevcut program ile tez-tez konusu bölümleri uygulanmıştır. Anketten elde edilen veriler, yüksek lisans öğrencileri için, öğrenim gördüğü bilim dalı değişkeni dikkate alınarak karşılaştırılmıştır. Öğretim üyeleri için de, akademik unvan ve bilim dalı değişkenleri dikkate alınmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre öğrenciler yüksek lisans eğitimi veren öğretim elemanlarının bireysel özellikleri, alan bilgisi yeterlilikleri ve meslek bilgisi yeterliliklerini olumlu bulmuşlardır. Öğrenciler, yüksek lisans eğitimi sırasında danışman seçiminin kendileri tarafından yapılması gerektiğini, danışman olan öğretim üyelerinin öğrencilere yeterince zaman ayırmadıklarını, tez konusu bulmakta ve tez yazım kurallarında zorlandıklarını belirtmişlerdir. Öğrenci görüşlerinden mevcut programın içerik boyutunun ve eğitim durumları boyutunun uygun olduğu fakat hedef boyutunun gözden geçirilmesi ve sınama durumlarının süreç temelli olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretim üyeleri ise mevcut programın, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları boyutlarında öğrencilerle aynı görüşte iken mevcut programın hedef boyutunun öğrencilerin aksine uygun olduğunu savunmuşlardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Maarif Müfettişlerin, Okul Müdürlerinin Denetmenlik Görevleri Hakkındaki Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18315</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18315</guid>
      <author>Mehmet ALTUNMERAL, Önder ŞANLI , Çetin TAN</author>
      <description>Çağımızda, bilimin hızlı bir şekilde ilerlemesi, bireylerin ve toplumların sosyal yaşantısını, değiştirmekte ve geliştirmektedir. Bunun beraberinde kurumların yapısını ve işlevini de değişikliğe zorlamaktadır. Böylece mevcut sistemlerin dengeleri bozulmaya başlamakta, kurumların yeni durumlara uyum sağlanabilmeleri için denetim ve rehberlik hizmetlerinin önemi de daha da çok artmaktadır. Bu araştırmada; maarif müfettişlerinin, okul müdürlerinin denetmenlik görevleri hakkındaki görüşleri incelenmektedir. Araştırmada Malatya İlinde 2014 – 2015 öğretim yılında görev yapmakta olan, farklı branşlarda 15 maarif müfettişin görüşünden faydalanmıştır. Veri toplama aracı olarak; yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın iç geçerliğini sağlamak için konu ile ilgili geniş kapsamlı literatür taraması yapılmış olup ve yapılan literatür taraması kapsamında kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Maarif müfettişlerine yöneltilen açık uçlu sorular ile bu kavramsal çerçeve doğrultusunda oluşturulmuş mevcut sorulara ilaveten eklemek istedikleri bir husus olup olmadığı sorularak katılımcıların onayı alınmıştır. Araştırmaya katılan maarif müfettişlerin katılım sürecinde gönüllülük esasının olduğunun altı çizilerek, özellikle isim yazmamaları istenmiş ve katılımcıların konu çerçevesinde görüşlerini özgürce ifade etmeleri yazılı ve sözlü olarak vurgulanmıştır. Araştırmanın dış geçerliğini sağlama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formunun oluşturulması, yapılan görüşmeler ve analiz basamakları açıklanmaya çalışılmış; çalışma grubu, veri toplama aracı, süreci, verilerin çözümlenmesi ve yorumlanması okuyucuların anlayabileceği şekilde tanımlanmıştır. Verilerin tutarlığını artırmak için ise bulgular doğrudan verilmiş, elde edilen veriler üzerinde iki araştırmacı ayrı ayrı kodlamalar yapmış ve kodlamalar karşılaştırılarak tutarlık oranı hesaplanmıştır. Bu araştırmanın teyit edilebilirliğini sağlamak için de süreçte yapılanlar ayrıntılı bir biçimde açıklanmaya çalışılmış, elde edilen veriler ve kodlamalar daha sonra incelenebilecek şekilde saklanmıştır. Bu araştırmanın amacı; okul müdürlerinin denetmenlik görevlerini yerine getirmede tarafsız ve objektif olarak davranıp davranmayacağı, okul müdürlerinin denetmeleme görevleri için yeterliliği, okul müdürlüğü görevine atanma şekli, okul müdürleri ile öğretmen ilişkileri ve bu ilişkilerin doğuracağı sonuçlar, atanma şekillerine göre başkalarının etkisi altında kalıp kalmayacağı gibi konularda maarif müfettişlerin görüşleri ışığında okul müdürlerinin değerlendirilmelerini yapmaktır. Araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Maarif Müfettişlerinin, Okul Müdürlerinin denetmenlik görevleri hakkındaki görüşleri hakkındaki algıları ve perspektiflerini belirlemede, nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde de içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Sonuç olarak maarif müfettişleri ile yapılan görüşmeler neticesinde; okul müdürlerinin, öğretmenler ile informal bir ortamda çalışyor olmaları ve informal bir ilişkiye sahip olmaları müdürlerin sağlıklı denetim yapmasını engelleyeceği görüşü ön planı çıkan bir görüş olmuştur. Ayrıca okul müdürleri denetmenlik ile ilgili yeterli hizmet içi eğitim almadıklarından ve tecrübe eksikliklerinden dolayı başarılı bir denetim gerçekleştiremeyecekleri de bir başka sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Okul müdürlerinin aynı kurumda çalışan öğretmenleri denetlemeleri etik olmadığı için tarafsız kişilerin öğretmenleri denetlemeleri gerekir. Öğretmenleri, eğitim yönetimi ve denetimi alanında yüksek lisans yapmış daha tecrübeli ve daha yeterli kişilerin denetlemesi daha doğru olacaktır. Okul müdürlerinin denetmenlik görevlerini yerine getirebilmeleri için eğitim yöneticiliği vasfının olması öncellikli olarak aranan bir özellik olmalıdır. Aynı zamanda okul müdürleri formal ve informal ilişkileri zamanı</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Farklı Engel Grupları Olan Kadınların Bağlanma Stilleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18330</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18330</guid>
      <author>Onur ALTUNTAŞ, Hasan Hüseyin ALTINOVA</author>
      <description>Bu çalışma engelli kadınların bağlanma stillerini belirlemek amacıyla yapıldı. Engelli kadınların bağlanma stillerini değerlendirmeye yönelik olarak yapılan bu araştırma kapsamında, Ankara ilinde yaşayan engelli kadınlar araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Bu araştırmanın örneklemini Ankara’da bulunan bir üniversiteye rehabilitasyon amacıyla başvuran engelli kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, bu bölümde tedavi olan engelli kadınlar arasından tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmada 18-60 yaş arası 98 engelli kadınla tedaviye geldiklerinde, tedaviden önce anket çalışması yapılmıştır. Araştırmaya katılan engelli kadınların yaş, medeni durum, çalışma durumunu, engel türü gibi demografik özelliklerini belirlemek için sosyodemografik bilgi formu, bağlanma stillerini belirlemek için de İlişki Ölçekleri Anketi kullanılmıştır. Engelli kadınlar arasında en yaygın bağlanma stilinin güvenli bağlanma stili (% 43.9) olduğu görülmüştür. Bunu sırasıyla korkulu (% 28.6), kayıtsız (%14.3), saplantılı (13.3) bağlanma stillerinin takip ettiği belirlenmiştir. Hem çalışan hem de çalışmayan engelli kadınlarda güvenli bağlanma stilinin en yaygın görülen bağlanma stili olduğu belirlenmiştir. Doğuştan engelli olanlarda korkulu (% 37.7), sonradan engelli olanlarda ise güvenli bağlanma(% 80.4) stilinin yaygın olduğu görülmüştür. Engel türüne göre bakıldığında ortopedik engellilerde, dil ve konuşma bozukluğu olanlarda, görme engellilerde güvenli bağlanma stilinin en yaygın olduğu tespit edilmiştir. İşitme engellilerde ve süreğen hastalığı olanlarda ise hem güvenli hem de korkulu bağlanmanın eşit oranda olduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonucunda elde edilen verilerin engelli kadınların engelliliğinden ne ölçüde etkilendiklerinin belirlenmesinde ve sorunlarının saptanmasında çözüm yolları için farkındalık oluşturacağı umulmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul Sınıf Öğretmenlerinin Disiplin Problemleri İle İlgili Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18087</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18087</guid>
      <author>Serkan ASLAN, Fatma SADIK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ilkokul sınıf öğretmenlerinin sınıflarında en sık karşılaştıkları disiplin problemleri, nedenleri, baş etme yöntemleri ve etkililiği hakkındaki görüş ve önerilerini incelemektir. Nitel araştırma desenlerinden olgubilim deseninde olan araştırmanın çalışma grubunu, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Elazığ ili Karakoçan ilçesinde görev yapan 29 ilkokul sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında açık-uçlu sorulardan oluşan Yazılı Görüş Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler; sınıflarında en çok izin almadan konuşma, derse karşı ilgisizlik ve sınıfta dolaşma davranışlarıyla karşılaşmakta, disiplin problemlerinin daha çok aile ve öğrenci özelliklerinden kaynaklandığını düşünmektedir. Öğretmenlerin disiplin problemleriyle baş etmede en çok kullandıkları yöntemler, çoğunlukla etkisiz buldukları uyarma ve ceza verme yöntemleri olmuştur. Sorunun nedenini araştırma ve öğrenciyi ödüllendirme uyarma disiplin problemleriyle baş etmede kısmen etkili; derste değişiklik yapma, kuralları öğrencilerle birlikte belirleme ve öğrenciye sevgi gösterme ise etkili bulunan yöntemler olmuştur. Öğretmenlerin disiplin problemlerini önlemeye yönelik öneriler arasında aile ve rehber öğretmenlerle işbirliği yapılması ilk sırada yer almıştır. Araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak; öğretmenlere öğrenciyi tanıma, öğrenci merkezli öğretim yöntem ve teknikleri, sınıfta motivasyon sağlama, aileyle işbirliği yapma, önleyici disiplin ve öğrenciyi davranışının sorumluluğunu almaya teşvik eden disiplin stratejileri hakkında uygulama ağırlıklı hizmet içi eğitimler yapılması gibi öneriler geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Probleme Dayalı Öğrenme Yaklaşımının Öğrencilerin Fen Derslerindeki Akademik Başarılarına Etkisi: Bir Meta-Analiz Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18143</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18143</guid>
      <author>Mehmet Fatih AYAZ</author>
      <description>Bu araştırmada probleme dayalı öğrenme (PDÖ) yaklaşımının, öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarılarına etkisini belirlemek amacıyla bir meta-analiz çalışması yapılmıştır. Bunun için Türkiye’de yapılmış çalışmalarla ilgili literatür taraması yapılmıştır. 2003–2013 yılları arasında yapılmış, araştırma problemine uygun ve meta-analiz çalışmasına dâhil edilebilecek istatistiksel verilere sahip yüksek lisans tezi ve doktora tezi ulusal veri tabanlarından taranarak incelenmiştir. Literatür taraması sonucunda PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarılarına etkisine ilişkin toplam 24 araştırma çalışmaya dâhil edilmiştir. Meta-analiz sonucunda PDÖ yaklaşımının, geleneksel öğretim yöntemlerine göre öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarılarına ve fen derslerine yönelik tutumlarına pozitif etkisi olduğu belirlenmiştir. PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarılarına ilişkin genel etki büyüklüğü değeri 1,206 (%95 CI, SE=0,177) olarak belirlenmiştir. Bu değer, Cohen ve arkadaşlarının (2007) etki büyüklüğü sınıflandırmasına göre güçlü düzeyde bir etki düzeyindedir. PDÖ yaklaşımının uygulandığı fen bilimleri alanlarında en büyük etki büyüklüğü değerinin kimya alanında olduğu belirlenmiştir. Öğrenim düzeylerinde etki büyüklüğü en yüksek ilkokul düzeyinde çıkmıştır. Yayın türlerine göre etki büyüklüğü en yüksek doktora tezlerinde çıkmıştır. Çalışmanın son bölümünde, araştırmada elde edilen sonuçlara göre uygulayıcılara, program geliştiricilere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminin Genel Tarihçesi Ve Bu Alanda Kullanılan Yöntemler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18270</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18270</guid>
      <author>Nurullah AYKAÇ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin genel tarihini, çok detaya inmeden, genel olarak göz önüne sermek ve bu süreçte kullanılagelen başlıca yöntemler hakkında kısaca bilgi vermektir. Küreselleşen dünyada yabancı dil öğrenmek bir zorunluluk haline gelmiş durumdadır. Günümüzde küçük yerleşim yerlerinde bile turistik, ticari, sosyal veya internet aracılığıyla gerçekleşen sanal ilişkilerde yabancı dile ihtiyaç duyulmaktadır. Yabancı dil öğrenme ihtiyacı sadece günümüzde hasıl olmuş bir ihtiyaç değil insanlık tarihi boyunca kendini gösteren bir zorunluluktur. Bu çalışmada genel çerçevesi çizilmeye çalışıldığı gibi yabancıların Türkçeyi öğrenme veya yabancılara Türkçe öğretme çabası her dönem görülmüştür. Özellikle Türklerin siyasi güç olarak ön planda olduğu dönemlerde Türkçeye olan ilgi daha da artmıştır. Bu nedenle bazen Türkçenin diğer dillere üstünlüğünü anlatmak bazen de yabancıların Türkçeyi öğrenmelerini kolaylaştırmak için eserler kaleme alınmıştır. İncelenen kaynaklardan elde edilen bilgiler göz önünde tutularak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihi genel hatlarıyla maddeler halinde verilmiştir. Genelde yabancı dil öğretim çalışmaları, özelde ise yabancı dil olarak Türkçe öğretim çalışmalarına baktığımızda birbirinden değişik özelliklere sahip yöntemlerin uygulandığını görmekteyiz. Yabancılara Türkçe öğretiminde de bu yöntemlere başvurulmuş bazen de bu yöntemler sentezlenerek uygulanmıştır. Uygulanan yöntemlerin zamana ve uygulanan öğrenen grubuna göre değişiklik gösterdiği de söylenebilir. Bu çalışmada yabancı dil öğretim çalışmaları yapılırken daha sık başvurulan yöntemler genel özellikleri ile ele alınmıştır. Böylece bu konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin, yabancı dil öğretimi alanında kullanılan yöntemler hakkında genel bir bilgi sahibi olmaları hedeflenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kaynaştırma Eğitimi İle İlgili Duygular, Tutumlar Ve Kaygılar Ölçeği’nin Türkçe Uyarlama, Gerçeklik Ve Güvenirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18075</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18075</guid>
      <author>Adem BAYAR, Ayşe Gül ÖZAŞKIN , Şeyma BARDAK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, orijinali Chris Forlin, Chris Earle, Tim Loreman ve Umesh Sharma (2011) tarafından geliştirilen Kaynaştırma Eğitimi İle İlgili Duygular, Tutumlar ve Kaygılar Ölçeğinin (KEİDTKÖ) Türkçeye uyarlama çalışmasını yapmaktır. Ölçek, geçerlik ve güvenirliğinin saptanması amacıyla, araştırma grubu tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiş olup Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ve Türkçe Öğretmenliği bölümlerindeki 100 öğretmen adayına uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliğine ilişkin bulgular açımlayıcı faktör analizi (Exploratory Factor Analysis) (EFA) yöntemi ile sağlanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin 4 boyutlu olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ölçeğin birinci boyutu; Kaynaştırma Eğitimi Gerekliliği İnancı, ikinci boyutu; Kaynaştırma Eğitiminde Kaygı, üçüncü boyutu; Kaynaştırma Eğitiminde Stres ve dördüncü boyutu; Kaynaştırma Eğitiminde Önyargı boyutudur. Ölçeğin İngilizce olan orijinal formda yer alan 9. madde, ölçüte uygunluk göstermediği ve hiçbir faktöre dâhil olmadığı için faktör analizi sonucunda ölçeğin Türkçeye çevrilmiş formundan çıkartılmıştır. Ölçek, son hali ile 14 madde içermektedir. Kaynaştırma Eğitimi İle İlgili Duygular, Tutumlar ve Kaygılar Ölçeğini’nin Türkçe formunun güvenirlik çalışması Cronbach Alpha testi ile yapılmış ve ölçeğin iç tutarlık katsayısı .87 olarak bulunmuştur. Ayrıca ölçeğin alt boyutlarının güvenirlik çalışması yine Cronbach Alpha testi ile yapılmış ve iç tutarlık katsayıları sırasıyla birinci boyut için .85, ikinci boyut için .87, üçüncü boyut için .84 ve dördüncü boyut için .86 olarak bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar ölçeğin Türkiye’de de kullanılabileceğini göstermiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Orff Schulwerk Uygulamalarının Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Müzik Yeteneğine Yönelik</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17573</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17573</guid>
      <author>Sabahat Burak, Gökmen ÖZMENTEŞ , Demet SEBAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, 20. yüzyılın önemli müzik eğitimi yaklaşımlarından biri olan Orff Schulwerk uygulamalarının okul öncesi öğretmen adaylarının müzik yeteneklerine yönelik özyeterlik düzeyleri üzerindeki etkilerinin ortaya çıkarılmasıdır. Çalışma grubu 116 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama teknikleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmı öntest-sontest deney ve kontrol gruplu araştırma desenindedir. Gruplara denel işlemlerin başlangıç ve bitişinde Müzik Yeteneğine Yönelik Özyeterlik Ölçeği (a=.90) uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda deney grubundaki öğrencilerin süreç boyunca tutukları yansıtıcı günlükler kuramsal çerçeve olarak özyeterliği etkileyen dört temel faktör olan doğrudan deneyimler, dolaylı deneyimler, ikna edici iletişim ve değerlendirici dönüt, fizyolojik ve duygusal reaksiyonlar esas alınarak analiz edilmiştir. Araştırmada denel işlemler sonrasında deney ve kontrol gruplarının müzik yeteneklerine yönelik özyeterlikleri arasında anlamlı farklılık bulunmamasına karşılık (t=,593 p&gt;.05) deney grubunu öntest ve sontest puanları anlamlı farklılıklar göstermektedir (t=-3,026, p&lt;,005). Bununla birlikte elde edilen nitel verilerden öğretmen adaylarının uygulamalar sürecinde özyeterliklerinin gelişiminde en fazla doğrudan deneyimlerinden bahsettikleri anlaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Robotik Destekli Fen ve Teknoloji Laboratuvar Uygulamaları: ROBOLAB</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18343</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18343</guid>
      <author>Ayşe KOÇ ŞENOL, Uğur BÜYÜK</author>
      <description>Türkiye’de fen eğitiminde teknoloji kullanımı denilince ilk akla gelenler genellikle bilgisayarlar ve web teknolojileri olmuştur. Ancak, artık dünyada Fen ve Teknoloji eğitimine bakıldığında karşımıza uygulanabilir yeni bir teknolojik alan çıkmaktadır. “Robotik” denilen bu yenilik, Fen ve Teknoloji eğitiminde özellikle laboratuvar uygulamalarında hem veri elde etmede büyük kolaylıklar sağlamakta hem de öğrencilere problem çözme, eleştirel ve yaratıcı düşünme gibi birçok beceri kazandırmaktadır. Bu araştırmada, ilköğretim 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersi “Kuvvet ve Hareket” ünitesinde robotik destekli yapılan deneylerin öğrencilerin bilimsel süreç becerileri ile Fen ve Teknoloji dersine yönelik motivasyonlarına etkileri incelenmiştir. Araştırma, 2011-2012 eğitim öğretim yılında, Kayseri İli’nde bulunan bir ilköğretim okulunda, 7. sınıf öğrencileri (N=40) ile yürütülmüştür. Araştırmada karma (mixed) metod kullanılmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama araçlarını “Bilimsel Süreç Becerileri Testi” ve “Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği”; nitel veri toplama aracını ise “Öğrenci Etkinlik Günlükleri” oluşturmaktadır. Ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenin kullanıldığı araştırmada, bilimsel süreç becerileri testi ve motivasyon ölçeği, deneysel işlem öncesi ön test olarak uygulanmıştır. Deney grubunda “Kuvvet ve Hareket” ünitesi ile ilgili deneysel etkinlikler “Robotik Kulübü” kapsamında robot teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda ise aynı etkinlikler müfredattaki haliyle uygulanmıştır. Etkinlikler toplam sekiz hafta boyunca devam etmiştir. Etkinlikler sonunda bilimsel süreç becerileri testi ve motivasyon ölçeği son test olarak tekrar uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı aracılığıyla, öğrenci etkinlik günlüklerinden elde edilen nitel veriler ise betimsel analize tabi tutularak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, robotik destekli fen deneylerinin gerçekleştirildiği deney grubu öğrencilerinin bilimsel süreç becerileri ile Fen ve Teknoloji dersine yönelik motivasyonu kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Sonuç olarak robotiğin, öğrencilerin bilimsel süreç becerilerini ve Fen ve Teknoloji dersine yönelik motivasyonlarını anlamlı düzeyde etkilediği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mekanik Okul Yapısı ile Öğretmenlerin Performansları Arasındaki İlişki: Rol Belirsizliğinin Arabulucu Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17963</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17963</guid>
      <author>Yusuf CERİT</author>
      <description>Bu çalışmada mekanik okul yapısı ile öğretmen performansı arasındaki ilişki ve rol belirsizliğinin mekanik okul yapısı ile öğretmen performansı arasındaki ilişki üzerinde arabuluculuk etkisi incelenmek amaçlanmıştır. Bu araştırma ilkokullarda yapılmıştır. Bu çalışmanın katılımcıları Bolu ilinde yer alan 22 ilkokulda görev yapan 215 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin mekanik okul yapısına ilişkin algılarını belirlemek için Freund ve Drach-Zanavy (2007) tarafından geliştirilen mekanik örgüt yapısı ölçeği, performans düzeylerini belirlemek için Podsakoff ve MacKenzie (1989) tarafından geliştirilen rol performans ölçeği ve rol belirsizliğini ölçmek için ise Rizzo v.d. (1970) tarafından geliştirilen rol belirsizliği ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Bu çalışmada konuyla ilgili bilgi alınan sınıf öğretmenlerinin mekanik okul yapısına ilişkin algılarının ortalama değerin üzerinde olduğu, sınıf öğretmenlerinin ortalama değerin altında rol belirsizliğine sahip oldukları ve orta düzeyde ise performans gösterdiklerini bulunmuştur. Korelasyon analizi sonuçları mekanik okul yapısı ile rol belirsizliği arasında negatif yönlü anlamlı, öğretmen performansı ile pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. Rol belirsizliği ile performans arasında ise negatif ilişki olduğu bulunmuştur. Yapılan yol analizi sonuçları mekanik okul yapısının öğretmen performansı üzerinde doğrudan etkiye sahip olmadığını göstermiştir. Yol analizi sonuçları okul yapısının öğretmen performansı üzerinde doğrudan etkiye sahip olmadığı, ancak rol belirsizliği aracılığıyla dolaylı etkisinin olduğunu ortaya çıkarmıştır</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Programında Gazete, Dergi ve İnternet Haberlerinin Kullanılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18135</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18135</guid>
      <author>Tekin ÇELİKKAYA, Hamza YAKAR</author>
      <description>Sosyal Bilgiler dersinde, öğretmenlerin ve öğrencilerin birincil kaynak olarak kullandıkları ve takip ettikleri ders kitaplarında gazete haberlerinin nasıl yer aldığı, konu ile alakalı haberlere ne kadar yer verildiği, hangi haberlerin daha çok vurgulandığı ve bunların güncellik durumu ve sayısı büyük bir önem taşımaktadır. Bu nedenle, bu araştırmada ilköğretim Milli Eğitim Bakanlığı ve özel yayınevleri tarafından basılan 4., 5., 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler kitaplarında gazete, internet ve dergi haberlerine yer verilme durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmada nitel veri toplama yöntemlerinden Doküman İncelemesi tekniği kullanılmıştır. Sosyal bilgiler kitaplarında gazete haberleri, gazeteden kesilerek kitaba yapıştırılmış haber kupürleri ve metin şeklinde verilmektedir. Dergi haberleri de dergilerden kesilerek yapıştırılmış haber parçaları şeklindedir. İnternet haberleri, bilgisayar ekranında görünen internet sayfası görüntüsü içerisinde aynen çıktısı alınıp yapıştırılmış şekilde verilmektedir. MEB yayınında, tüm haber temaları özel yayınevine göre daha fazla yer almaktadır. Haber temaları içerisinde her iki yayınevi içinde en çok gazete haberleri sonrasında internet en son olarak da dergi haberleri gelmektedir. Sosyal bilgiler kitaplarında basım yılı (2013) itibariyle son bir-iki yıl içerisinde meydana gelmiş olan güncel konuların seçilmesine dikkat edilmediği görülmektedir. Sınıf düzeyine göre bakıldığında, en fazla haber teması 6. sınıf ve en az haber teması 7. sınıfta yer almaktadır. Programın öngördüğü gazete kupürlerinden yararlanma ile ders kitabına yansıyan haber sayıları arasında doğru bir orantı bulunmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrencilerin E-Kitap Okuma Tutumlarının İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18236</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18236</guid>
      <author>Tuğba ÇELİK</author>
      <description>Okuma kişinin dünyayı eleştirel ve sorgulayıcı biçimde ele almasını sağlamaktadır. Bu nedenle çağdaş toplumlarda okuma alışkanlığı edindirmeye dönük yoğun çalışmalar sürmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle okuma alışkanlıkları da değişmeye başlamış, e-kitap kavramı dünya ölçeğinde okuma kavramına ve okuma etkinliklerine eklemlenmiştir. E-okuyucu, tablet, dizüstü bilgisayar, masaüstü bilgisayar, akıllı telefon gibi çok sayıda teknolojik araç yardımıyla okuyucular e-kitaplar okuyabilmektedirler. Yayıncılar tarafından giderek daha çok üretilen, okuyucular tarafından ise daha çok okunan e-kitapların ülkemizdeki yaygınlığı pek çok ülkeye göre daha azdır. Dünya üzerinde yapılan bazı çalışmalar gençlerin e-kitap okumayı geleneksel kitap okumaya tercih etmeye başladıklarını ortaya koymaktadır. Bu değişim, araştırmacıları ülkemiz öğrencilerinin e-kitap okuma tutumlarını belirlenmeye yöneltmektedir. Böylelikle e-kitap okumanın önündeki engeller ortadan kaldırılabilecektir. Bu çalışmada Güneş ve Kırmızı (2014) tarafından geliştirilen e-kitap okumaya yönelik tutum ölçeği (EKOT) kullanılarak toplam 491 lise öğrencisinin (9.10.11.12. sınıf) katılımıyla lise öğrencilerinin e-kitap okumaya dönük tutumları çeşitli değişkenler açısından betimlenmiştir. Araştırmanın sonunda öğrencilerin okuma sıklığının, onların e-kitap okumaya dönük tutumlarını etkilemediği görülmüştür. E-kitap okuma tutum düzeyi 9. sınıf öğrencileri lehine sonuçlanmıştır; buna ek olarak sınıf düzeyi arttıkça e-kitap okuma tutumu değerlerinin düştüğü görülmüştür. İnternet ortamlarından okuma, basılı materyallerden okumaya göre öğrencilerin e-kitap okuma tutumlarını farklılaştırmaktadır. Öğrencilerin e-kitap okuma tutum puanı ortalamaları sosyal medya kullanma sıklığına göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Çalışmanın diğer bir sonucuna göre e-kitap okuma tutum düzeyi en yüksek olan okul türü Anadolu Lisesi, e-kitap okuma tutum düzeyi en düşük okul türü ise Fen Lisesi’dir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretim Sürecinde Sözel Düzeltme Geribildirimleri: Öğretmen Ve Öğrenci Yeğleyişleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18309</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18309</guid>
      <author>Gökhan ÇETİNKAYA, Ergün HAMZADAYI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin sözel iletişim sürecinde yaptıkları yanlışlara yönelik düzeltme geribildirimi alma, öte yandan öğretmenlerin de düzeltme geribildirimi verme tercihlerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Çalışmada, araştırma yöntemlerinden sormaca tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda Gaziantep Üniversitesi, Niğde Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve 19 Mayıs Üniversitesi TÖMER’de 2014-2015 öğretim yılında B1, B2 ve C1 düzeyinde öğrenimlerini sürdüren 96 öğrenci ve yabancı dil olarak Türkçe öğreten 65 öğretim elemanı yer almıştır. Öğrencilerin sözel iletişim sürecinde yaptıkları yanlışlara yönelik düzeltme geribildirimi alma ve öğretmenlerin de süreçte düzeltme geribildirimi verme tercihleri için Fukuda (2003) tarafından geliştirilen 24 maddelik 5’li Likert tipi bir sormaca Türkçeye uyarlanarak kullanılmıştır. Sormacada yer alan maddelerin zorluk düzeyi ve anlaşılabilirliği için on öğrenci ve on öğretmen üzerinde ön uygulama yapılıp geçerliliği test edilmiştir. Yapılan ön uygulama sonucunda sormacada yer alan maddelerin güçlük düzeyinin hedef gruba uygun ve anlaşılabilir olduğu saptanmıştır. Öte yandan sormacanın güvenirliğini test etmek için aynı gruba aynı form ikinci defa uygulanmış ve maddelere %90 oranında aynı yanıtların verildiği tespit edilmiştir. Sormacada yer alan sorulara verilen yanıtlara 1 ile 5 arasında puan verilmiştir. Merkezi eğilimin belirlenmesi için ortalamalar alınmıştır. Veriler, frekans ve yüzdelikler olarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre, öğrenci ve öğretmenler konuşma yanlışlarının düzeltilmesine tamamen katılmakta ve öğrenciler düzeltmenin her zaman yapılmasını, öğretmenler ise genellikle yapılmasını yeğlemektedir. Ayrıca, öğrenci ve öğretmenler konuşma yanlışının konuşma bittikten sonra ve dinleyicinin anlamasını engelleyen önemli konuşma yanlışlarının düzeltilmesini yeğlemektedir. Düzeltme sürecinde kullanılan stratejiler bakımından hem öğrenciler hem de öğretmenler en çok düzeltme sorusu biçimini yeğlemektedir. Son olarak, öğrenci ve öğretmenler konuşma yanlışlarının anadili Türkçe olan öğretmenler tarafından düzeltilmesini yeğlemektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Öğretiminin Amacına Yönelik Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18107</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18107</guid>
      <author>Banu ÇULHA ÖZBAŞ, Kadir Can ERBUDAK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler öğretiminin amacına ilişkin görüşlerininin neler olduğunu belirlemektir. Araştırmaya katılan katılımcılar İzmir İlinde görev yapmakta olan 63 Sosyal Bilgiler öğretmeninden oluşmaktadır. Katılımcılara “Çevrenizdeki kişiler (anneniz babanız, arkadaşlarınız, öğretmen arkadaşlarınız, öğrencileriniz ya da velilerinizin anne ya da babaları) okullarda neden sosyal bilgiler dersi öğretiliyor? Bu dersin amacı nedir? Diye sorarlar ise onlara ne gibi cevaplar verirsiniz? Sorusunun yazılı olarak sunulduğu ve kendilerinin cevaplarını yazılı olarak iletebilecekleri bir anket uygulanmıştır. Anketten elde edilen veriler doküman olarak değerlendirilmiş ve doküman analizine tabi tutulmuştur. Ayrıca içerik ve betimsel analiz yöntemlerinden yararlanılarak alan yazınına göre kategorileştiriler çerçevesinde kod ve temalar yoluyla veriler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin, Sosyal bilgiler Öğretminin amaçını 7 yaklaşım çerçevesinde değerlendirdikleri anlaşılmıştır. Bu yaklaşımlar; vatandaşlık aktarımı, sosyal bilimler, yansıtıcı inceleme, toplumsal yeterlilikler, yaşama uyarlayıcı, bireysel gelişim ve küresel eğitim olarak sosyal bilgilerdir. Öğretmenler arasında en çok benimsenen yaklaşımın vatandaşlık aktarımı olarak sosyal bilgiler öğretimi yaklaşımı olduğu tesbit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin, Sosyal Bilgiler öğretiminin amacına ilişkin benimsemiş oldukları yaklaşımların mesleki kıdem, cinsiyet, mezun olunan fakülte ve bölüm değişkenlerine göre farklılıklar olduğu tespit edilmiş bu sonuçlar ışığında bundan sonra bu alanda yapılacak araştırmalar ve sosyal bilgiler öğretmenlerine yönelik hazırlanacak hizmet içi eğitimlere yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri: Fransızca Öğretimi Çerçevesinde Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18382</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18382</guid>
      <author>Serkan DEMİRAL, Muzaffer KAYA</author>
      <description>XIX. ve XX. yüzyıllardaki dilbilim, psikoloji, sosyoloji, felsefe ve eğitimbilim alanlarındaki çalışma ve gelişmeler bir takım dil öğretim yöntemlerinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu yöntemler çoğu zaman birbirlerine karşıt yaklaşımlar sonucunda üretilmiş olsa da her bir yöntemin oluşum evresi aslında ait olduğu dönemin siyasal yapı ve gereksinimleriyle oldukça yakından ilgilidir. Bu bağlamda, dil öğretim yöntemleri arasında Dilbilgisi – Çeviri Yöntemi Orta Çağda Latince olarak yazılan İncil’in öğretilmesi; İşitsel – Dilsel Yöntem Amerikalı askerlerin yabancı dil öğrenmeleri için geliştirilen yöntemlerdendir. Öte yandan, II. Dünya savaşından sonra uluslararası iletişim dili olarak görülmeye başlanan İngiliz-Amerikan dil yayılmacılığına karşı Fransızcanın yabancı dil olarak öğretiminin amaçlandığı İşitsel – Görsel Yöntem geliştirilmiştir. Buradan hareketle, yabancı dil öğretimine yönelik yaklaşımların ve yöntemlerin tarihsel gereksinimler temelinde geliştirildiğini söyleyebiliriz. Yabancı dil öğretim yöntemleri sadece gereksinimler temelinde geliştirilmemiş aynı zamanda kendinden önceki yöntemin de genelde alternatifi olarak görülmüştür. Kuramlarla oluşan bu yöntemler, kendi dönemlerinde bir yere kadar kullanılabilmiş daha sonraki dönemlerde ise uygulama sorunu çıkması ve öğrenciden beklenen olumlu dilsel dönütün yeterince alınamaması nedeniyle ilerleyen dönemlerde yerini öğrencilerin, dil öğretim ortamının, kullanılan araç-gereçlerin durumuna göre karma öğretim yöntemlerine bırakmıştır. Günümüzde tek bir dil öğretim yönteminin tercih edilmesi beraberinde birçok sorunu gündeme getirmiştir. Bu sorunların başında öğrenciden beklenen dört temel dil becerisinin (dinleme, anlama, konuşma, yazma) gelişmemesidir. Yabancı dil öğreticilerinin temel görevinin bu dört dilsel becerinin öğrencide yeterince oluşturulmasını ve yerleştirilmesini sağlamak gerektiğinden yola çıkarak yaptığımız bu çalışmada sorunun yaklaşım ve seçilen yöntemden kaynaklandığı düşündük. Bu amaçla söz konusu dil öğretim yöntemlerini olabildiğince inceledikten sonra her bir yöntem sonunda yabancı dil Fransızcadan seçtiğimiz belli bir konunun öğretilmesini bu yöntemlerle uyguladık.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Resmî Tarih Tezine Farklı Çığırlar, Kurumlar ve Bir Tarih Alimi Zeki Velidi Togan</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18423</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18423</guid>
      <author>Fatih Mehmet DERVİŞOĞLU</author>
      <description>Türk Tarih Tezi’nin Mustafa Kemal Paşa önderliğinde tartışıldığı dönemde, tarih yazıcılığına hakim tek paradigma değildi. Akademik tarihçilik, resmî tarih teziyle eş zamanlı olarak gelişimini sürdürmeye devam etmiştir. Resmî tarih tezinin, milliyetçilik düşüncesi esas olmak üzere pozitivizm ve laiklik temelinde geliştirdiği tezler, Osmanlı geçmişini bir yana bırakıp Türklerin Orta Asya kökenine dikkatleri çekmişti. Bu tavır, Türk tarihinin en eski geçmişini konu edinen yeni araştırma alanlarına sevk ederek tarihin araştırma alanlarını genişletmesiyle Türk tarih yazıcılığına katkı sağlamıştı. Türklerin İslâm öncesi geçmişini yücelterek, İslâm Osmanlı geçmişini hatırlatan bütün sembolleri ortadan kaldırmaya yönelik tarih ve dil tezlerine çekimser ama ihtiyatlı itirazın sahibi Köprülü, I. Tarih Kongresi haricinde bir daha tezle ilgili konuşmamasına rağmen itirazını resmî tezin hilafına ortaya koyduğu Türk tarihinin kültürel bütünlüğünü sağlayan eserleriyle ifade eder. Resmî tarih tezi, Millî Eğitim Vekâleti vasıtasıyla ortaöğretimde, tarih ders kitapları ve öğretmenler üzerinde ideolojik bir hâkimiyet kurarken, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti yükseköğrenim kurumlarında ve araştırma Enstitülerinde yeterli kontrol mekanizmasına sahip değildir. Cemiyet, Köprülü’nün denetimindeki Türkiyât Enstitüsü‘nün çalışmalarına müdahil olmamıştır. Dış Türklerden oluşan Tatar, Azeri ilim adamları, Köprülü’nün gayretleriyle ilmî kariyer sahibi oldular. Enstitü’nün dergisi “Türkiyât Mecmuası“ında yerlerini aldılar. Zeki Velidi Toğan bu ilim adamları arasında temayüz edenlerdendi. Türkiyât Enstitüsü müdürü Fuad Köprülü, 26 Şubat 6 Mart 1926 tarihlerinde Bakü’de toplanan Türkiyât Kongresine katılır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Coğrafya Okuryazarlığı Algı Düzeylerinin Farklı Değişkenlere Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17829</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=17829</guid>
      <author>Yurdal DİKMENLİ</author>
      <description>Eğitimin ana hedefi toplumun ihtiyaç duyduğu nitelikli insanı yetiştirmektir. Günümüzde meydana gelen hızlı gelişim ve değişim sürecinin gerekliliği olarak coğrafya okuryazarlığı; her bireyin eğitim sürecinin bir parçası olması zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. Coğrafya okuryazarlığı algı düzeyi yüksek olan bireyler; coğrafyadaki kavramları ve kavramlar arasındaki ilişkileri oluşturabilen, dünyayı daha iyi anlayabilen, yaşam alanını daha iyi organize edebilen bireylerdir. Çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının coğrafya okuryazarlığı algılarının ne düzeyde olduğunu tespit etmektir. Ayrıca düşük algı düzeylerinin geliştirilmesi için önerilerde bulunmaktır. Öğretmen adaylarının gelecekte öğrencilerine rehberlik edecek ve onları hayata hazırlayacak olmaları nedeniyle; coğrafi bilgi ve algı düzeylerinin yüksek olması gerekliliğine olan inanç da bu çalışmanın hazırlanmasında vesile olmuştur. Öğretmenler, edinmiş oldukları bilgilerle öğrencilerinin coğrafya okuryazarlıklarını geliştirerek bu bilgileri yaşamları süresince kullanabilen insanlar olarak yetişmelerini sağlamaya çalışırlar. Literatür taramasında coğrafya okuryazarlığı ile ilgili yapılan çalışmaların genellikle “bilginin ölçülmesi” ile sınırlı tutulduğu (Dikmenli, 2014) görülmüştür. Oysa coğrafya okuryazarlığı algısı; bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesinden oluşmaktadır. Bu çalışmada ise öğretmen adaylarının coğrafi okuryazarlık düzeyleri değil, algı düzeyleri sorgulanmıştır. Çalışmanın alanın da bir ilk olması sebebiyle literatüre önemli bir katkı sağlayacağı da düşünülmektedir. Bu çalışmada, Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesinin farklı bölüm/anabilim dallarında farklı sınıf düzeylerinde okuyan toplam 473 öğretmen adayının coğrafya okuryazarlık algı düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Veriler, coğrafya algı düzeyini belirlemeye yönelik olarak Dikmenli (2014) tarafından geliştirilmiş olan 21 maddelik beşli likert tipindeki “Coğrafya Okuryazarlığı Algı Ölçeği” ile toplanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının coğrafya okuryazarlığı algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>100. Yılında Öğretmen Adayları Ve Öğrencilerin Bakışıyla Çanakkale Savaşları: Bir Metafor Araştırması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18409</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18409</guid>
      <author>Yasin DOĞAN</author>
      <description>Bir kavramı, olayı, olguyu veya varlığı mecaz bir anlatımla ifade etme şekli olarak açıklanan metafor, son yıllarda eğitimde sıkça başvurulan öğretim teknikleri arasında yer almaktadır. Yapılan çalışmalar bireylerin oluşturdukları metaforların geçmiş bilgi ve deneyimlerinden etkilendiği sonucunu ortaya koymaktadır. Türk tarihinin öğretiminde de bireylerin geçmişte yaşamış kişilere, olaylara veya tarihi kavramlara ilişkin görüşleri kullandıkları metaforlar aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmaktadır. Çanakkale zaferinin öğretimi de bu açıdan öğretim programlarında ayrı bir öneme sahiptir. Bu tarihi zaferin öğrencilerde ve öğretmen adaylarında bıraktığı iz, oluşturdukları metaforlar aracılığıyla da belirlenebilir. Bu çalışmanın amacı Adıyaman ilinde öğrenim gören sosyal bilgiler, sınıf öğretmenliği ve tarih öğretmen adaylarının, 8. Sınıf ortaokul öğrencilerinin ve ortaöğretim 12. Sınıf öğrencilerinin “Çanakkale Savaşı” kavramı üzerine oluşturdukları metaforları belirlemeye çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ile yürütülen araştırmanın verilerini elde etmek için araştırmacılar tarafından görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşme formunda metafor ile ilgili gerekli açıklama yapıldıktan sonra farklı kavramlarla ilgili metafor örnekleri verilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilerek benzer metaforlar aynı kategoride toplanmıştır. Sonuç olarak öğretmen adaylarının sırayla lise ve ortaokul öğrencilerine göre daha fazla metafor kullandıkları anlaşılmıştır. Ayrıca başta “Mücadele” olmak üzere, “Var Olma”, “Yıkım”, “Yeniden Doğuş” ve “Tarihten Ders Alma” temaları altında öğrenci ve öğretmen adayları metaforlar oluşturmuşlardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bazı Değişkenler Açısından İlkokul Ve Ortaokul Öğretmenlerinin 4+4+4 Eğitim Sistemine İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18205</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18205</guid>
      <author>Cevdet EPÇAÇAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, bazı değişkenler açısından ilkokul - ortaokul öğretmenlerinin (4+4+4) eğitim sistemi hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Bu araştırma ile cinsiyet, görev- unvan, branş, görev yapılan okul kademesi, sosyoekonomik çevre, hizmet yılı ve üye olunan sendika etkenlerine göre (4+4+4) eğitim sisteminin güçlü ve zayıf yönleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada tarama modeline başvurulmuştur. Veri toplama aracı olarak da yazılı görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunda öğretmenlere (4+4+4) eğitim sisteminin etkililiği, zayıf ve güçlü yönleri hakkında görüş almayı hedefleyen çoktan seçmeli sorulara yer verilmiştir. Araştırmanın evrenini Siirt ili merkezinde bulunan ilkokul ve ortaokullarında görevli olan bütün öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi olarak kolay ulaşılabilen ve seçkisiz örneklem yöntemine başvurulmuştur. İl merkezindeki 1500 civarındaki öğretmenin yaklaşık %35'ine ulaşılmış ve 535 katılımcıdan yazılı görüş alınmıştır. Görüşme verilerinin analizinde SPSS paket programından yararlanılmış, betimsel istatistik tekniklerinden frekans, yüzdelik ve crosstabs analizine başvurulmuştur. Öğretmenlerin (4+4+4) eğitim sistemini uygularken sorun yaşadıkları, (4+4+4) eğitim sistemi hakkında büyük bir çoğunlukla olumsuz bir kanaate sahip oldukları, (4+4+4) eğitim sistemini ideolojik buldukları, (4+4+4) eğitim sisteminin kalıcı olmayacağına inandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada yeni eğitim sistemi hakkında cinsiyet, branş, üye olunan sendika, görev yapılan okulun bulunduğu sosyoekonomik çevre değişkenlerine göre öğretmenlerin görüşleri arasında farklılıklar olduğu (4+4+4) eğitim sistemi hakkında farklı yargıların olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yetişkinlerde Yurtseverlik Tutumlarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18363</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18363</guid>
      <author>Recep ERCAN</author>
      <description>Yurttaşların sahip olması gereken değerlerden biri yurtseverliktir. Yurtseverlik, üzerinde yaşanan toprakları korumak, sevmek ve yüceltmektir. Yurtseverlik, ülkesine ve milletine duygusal yakınlık duymayı gerektirir. Yurtsever bir kişi kendi toplumunun başarılarıyla övünür, maddi ve manevi değerlerine sahip çıkar. Yurtsever, aynı toprakları paylaştığı farklı etnik kökenden insanların acılarına ortak olan kişidir. Bu bağlamda yurtseverliğin gelişmesinde ortak dil, tarih ve kültür önemli rol oynar. Bu araştırma, Türkiye’de yaşayan yetişkinlerin kör ve yapıcı yurtseverlik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada nicel araştırma yaklaşımlarından betimsel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evren ve örneklemini Türkiye genelinde il, ilçe, belde ve köyde yaşayan ve random küme örnekleme yoluyla seçilmiş yetişkinler oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Schatz, Staub ve Lavine (1999) tarafından geliştirilen ve Yazıcı ve Yazıcı (2010a) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan “Yurtseverlik Tutum Ölçeği” (YTÖ) formu kullanılmıştır. YTÖ’nin kör ve yapıcı yurtseverlik tutumlarını ölçmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu saptanmıştır. Veriler, kişisel bilgi formundaki bilgilere ve ölçek özelliklerine göre puanlanıp kodlanarak PASW 18.0 paket programı ile bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Araştırmanın alt problemlerine uygun olarak frekans, aritmetik ortalama t-testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmada cinsiyet, gelir, siyasi görüş, yaşadığı yer, eğitim düzeyi, meslek, haber izleme, kitap okuma ve sinemaya gitme durumuna göre yurtseverlik tutum puanları analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda çeşitli değişkenlere göre kör ve yapıcı yurtseverlik tutum puanlarında anlamlı farklılık görülmüştür. Farklılık büyük ölçüde entelektüel, sosyal ve kültürel değişkenlerden kaynaklanmaktadır. Cinsiyet ve düzenli haber izleme dışında gelir, eğitim, yaşadığı yer, siyasi görüş, kitap okuma ve sinemaya gitme durumuna göre kör ve yapıcı yurtseverlik tutum puanlarında anlamlı farklılık görülmektedir. Bu farklılık genellikle yetişkinlerin kör yurtseverlik tutum puanlarından kaynaklanmaktadır. Yapıcı yurtseverlik tutumlarında ise dikkate değer anlamlı bir farklılık görülmemiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Ders Kitaplarındaki Yazılı Metinler ile Metin Görsellerinin Uyumu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18255</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18255</guid>
      <author>Oğuz Kamil ERCANTÜRK</author>
      <description>Ders kitapları hazırlanırken tek bir alanın verileri yeterli olmamaktadır. Ders kitaplarının hazırlanması sürecinde dilbilim, metindilbilim, göstergebilim gibi alanların verilerinden yararlanılması gerekmektedir. Göstergebilimsel yöntemin kullanıldığı bu çalışmada ders kitaplarındaki yazılı metinler ile metinlerdeki görsellerin uyumunun yansıtılması ve böylece bundan sonra hazırlanacak ders kitapları için yol gösterici olmak amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi ile oluşturulan çalışma tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Millî Eğitim Bakanlığı ile Talim ve Terbiye Kurulu tarafından okutulmak üzere önerilen ve 2012 yılındaki baskıları esas alınan 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki yazılı metinler ve metinlerin görselleri incelenmiştir. Çalışma evreni, serbest okuma ve dinleme metinleri dışındaki 5. sınıf Türkçe ders kitabından 24; 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarından 18’er olmak üzere toplam 78 metinden oluşmaktadır. Çalışma alanı ise, evrendeki metinleri oluşturan 19 farklı metin türünden birer örnek seçilerek oluşturulmuştur. Buna göre çalışma alanını; 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan farklı metin türlerinden birer örnek olarak seçilen 19 metin ve bu metinlerde yer alan görseller oluşturmaktadır. Çalışma verileri, doküman incelemesi yöntemi ile toplanmış, elde edilen verilerin analizi göstergebilimsel inceleme yöntemi ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda, metnin görsellerinin yazılı metni anlamada önemli olduğu fark edilmiştir. Buna göre yazılı metnin ve metnin görsellerinin zihinsel ve fiziksel açıdan gelişen öğrencilere uygun olarak tasarlanması gereği söylenebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanılan Okuma Metinlerinin Öğretim Elemanlarınca Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni Ve İşlevsel Metin Özellikleri Kapsamında Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18398</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18398</guid>
      <author>Mehmet Dursun ERDEM, Mesut GÜN , Murat ŞENGÜL , Ramazan ŞİMŞEK</author>
      <description>Bu çalışmada Türkçe Öğretim Merkezlerinde görevli öğretim elemanlarının Türkçenin yabancılara öğretimi kapsamında okuma temel becerisinin gelişimine yönelik olarak kullanılan metinlerin AB ortak metni açısından değerlendirmeleri üzerinde durulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu Cumhuriyet Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Osman Paşa Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi bünyesinde Türkçe öğretim merkezlerinde görev yapan 14 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmanın kaynak verilerine ise araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla ulaşılmıştır. Araştırma konusu ekseninde tasarlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu yabancılara Türkçe öğretimi konusunda 3 uzmanın görüşü alındıktan sonra yeniden şekillendirilmiştir. Gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra üniversitelerde bu konuda uzman ve ilgili derslere giren 14 öğretim elemanıyla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğretim elemanlarının yabancılara Türkçe öğretimi alanında okuma temel becerisinin gelişim sürecine yönelik olarak kullanılan metinlerin AB ortak metni ve metin nitelikleri açısından eleştiri, öneri ve tespitleri bulunmaktadır. Elde edilen bu eleştiri, öneri ve tespitler çerçevesinde yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılan okuma metinlerinin okuma temel becerisinin gelişimi kapsamında AB ortak metni ve metin nitelikleri açısından daha nitelikli hale getirilmesinin alan açısından daha faydalı olacağı düşünülmektedir. Bunlara ek olarak AB ortak metninde belirlenen seviyelerin Türkçe için uygunluğu, metinlerdeki söz varlığının değerlendirilmesi, metinlerin öğrenme ve öğrenci ihtiyaçları açısından değerlendirilmesi, AB çerçeve metninde belirtilen okuma amaçlarının kullanım yoğunluğu vb. noktalara da değinilmiş olup yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin AB ortak metni de gözetilerek okuma temel becerisinin gelişimine katkı sağlayacağı düşünülen önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Bilişsel Çarpıtma, Genel Özyeterlik İnançları Ve Başarı/Başarısızlık Yüklemelerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18068</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18068</guid>
      <author>Levent GÖLLER</author>
      <description>Bu araştırma, öğretmen adaylarının bilişsel çarpıtma düzeyleri, özyeterlik inançları ve başarı ve başarısızlıklarına ilişkin yüklemeleri arasındaki ilişkileri tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bilişsel Çarpıtma Ölçeği (Briere, 2000), Genel Özyeterlik Ölçeği (Magaletta ve Oliver, 1999) ve Başarı/Başarısızlık Yüklemeleri Ölçeği (Sucuoğlu, 2003) kullanılmıştır. Çalışma, farklı anabilim dallarında öğrenim gören 384 öğretmen adayı üzerinde yürütülmüştür. Elde edilen veriler bağımsız gruplar t-testi ve pearson korelasyon yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; öğretmen adaylarının bilişsel çarpıtma düzeyleri cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermezken, genel özyeterlik ölçeğinin “sürdürme çabası – ısrar” alt boyutunda bayan öğretmen adaylarının lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüş ancak ölçek toplam puanlarında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Söz konusu alt ölçekten elde edilen sonuç, bayan öğretmen adaylarının giriştikleri bir faaliyetin üstesinden gelmek için daha kararlı davrandıklarını göstermektedir. Öğretmen adaylarının başarı ve başarısızlıklarına ilişkin yüklemeler içsellik-dışsallık boyutunda değerlendirildiğinde, başarılar konusunda cinsiyetler arasında önemli bir farklılık görülmezken, başarısızlıklar konusunda bayan öğretmen adaylarının içsel yüklemeleri daha fazla yaptıkları görülmüştür. İçsel nedenlere yükleme yapanların kontrol odağı bakımından da iç kontrol merkezine sahip oldukları ifade edilir. Bu bulgu, bayan öğretmen adaylarının kendi davranış ve faaliyetlerinin yaşamlarındaki birçok olay üzerinde etkili olduğuna daha fazla inandıkları şeklinde yorumlanmıştır. Bunun yanı sıra elde edilen bir diğer önemli sonuç da başarısızlıkların dışsal sebeplere (aileye) yüklenmesiyle genel özyeterlik inancı arasındaki negatif ilişki olmuştur. Bu da genel özyeterlik inançları düşük olan öğretmen adaylarının, başarısızlıklarına ilişkin değerlendirmelerinde daha çok kendileri dışında sebep gösterdikleri şeklinde yorumlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokullarda Sosyal Kulüp Etkinlikleri Kapsamında Yapılan Toplum Hizmeti Çalışmalarına İlişkin Öğretmenlerin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18364</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18364</guid>
      <author>Mehmet Nuri GÖMLEKSİZ, Hasan Hüseyin KILINÇ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğretmenlerinin sosyal kulüp kapsamında yapılan toplum hizmeti çalışmalarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada durum çalışması deseni dikkate alınmıştır. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi seçilmiştir. Araştırmada; öğretmenlerden toplum hizmeti çalışmalarının önem ve gerekliliği, okul içi ve okul dışında yapılan etkinlikler, yaşanılan sorunlar, öğrencilerin çalışmalara katılım düzeyleri ve çalışmaların daha etkili uygulanabilmesine ilişkin görüşlerini almak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Elde dilen verilerin analizinde N-VIVO 8 programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenler, yapılan bu çalışmaları özellikle çocukların sosyalleşmesi ve çevreyle işbirliğine yönlendirmesi nedeniyle önemli ve gerekli gördüklerini belirtmişlerdir. Öğretmenler; daha çok okul içi uygulama yaptıklarını, okul yönetimi, çevre, öğrenci ve velilerin yapılan bu çalışmalara ilgisiz davrandığını, evrak işlerinin fazla olduğunu, zaman yetersizliği, fiziki imkânların yetersizliği, kurumlarla iletişim kuramama ve sınıfların kalabalık olmasından dolayı sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Çalışmaların daha etkili uygulanmasına ilişkin olarak öğretmenler; okul yönetiminin destek vermesi, okul-çevre işbirliğinin sağlanması, maddi kaynak ayrılması, çevrenin ihtiyacına göre etkinliklerin düzenlenmesi, kurumların destek vermesi, gönüllü katılımın sağlanması, hizmet içi eğitim verilmesi, öğrenci isteğini arttırıcı etkinlikler düzenlenmesi ve yeterli zaman ayrılmasının yapılan bu faaliyetlerin daha etkili olmasını sağlayacağını belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kavram Haritalarının Kullanımına Yönelik Öğretmen Görüşlerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18093</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18093</guid>
      <author>Mevlüt GÜNDÜZ</author>
      <description>Kavram haritaları bilgiyi görsel olarak organize eden, bağlantılar kurarak kavramları yansıtmaya yarayan, kavram ve kavramlar arasındaki bilişsel bağlantıları görsel olarak gösteren iki boyutlu şemalar olarak bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin bazı değişkenler açısından (okuduğu fakülte, cinsiyet, kavram haritasını ilk ne zaman duydunuz?) kavram haritasının kullanım alanlarına yönelik algılarının değişip değişmediğini belirlemektir. Araştırmanın örneklemi Isparta il merkezinde görev yapan 102 öğretmenden oluşmaktadır. Çalışmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen 20 maddeden oluşan 5’li likert tipi bir anket ile toplanmıştır. Üç madde çıkarıldıktan sonra tekrar güvenirlik katsayısı hesaplanmış ve cronbach alpha değeri .72 olarak bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek amacıyla ise faktör analizi yapılmıştır. Faktör analizi sonucunda faktör yükleri .16 - .84 arasında değişen 17 madde tespit edilmiştir. Araştırmada verilerin analizinde frekans, yüzdelik, aritmetik ortalama, t-testi ve one-way anova testleri kullanılmıştır. Anketten elde edilen toplam puanlara göre yapılan veri analizinde; öğretmenlerin, cinsiyet ve kavram haritasını ilk ne zaman duyduğu gibi değişkenler açısından görüşleri arasında anlamlı bir fark çıkmamıştır. Ancak mezun olduğu fakültenin kavram haritası kullanımına yönelik farkındalık düzeyini etkilediği sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin verdiği cevaplarda kavram haritalarını daha çok bütünlük ve ilişkilendirme amacıyla kullandıkları ve bunun da başarıya katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırma, öğretmenlerin kavram haritasına derslerde yer verilmesinin öğrencinin başarısını artıracağına dair inanca da sahip olduklarını göstermiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul Öğrencilerinin Farklılıklara İlişkin Algılarının Çizdikleri Resimler Aracılığıyla İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18035</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18035</guid>
      <author>Elif GÜVEN, Yücel ÖKSÜZ , Melek BABA , Ayça KARTAL</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı ilkokul öğrencilerinin farklılıklara ilişkin algılarını çizdikleri resimler aracılığıyla incelemektir. Bu amaçla gerçekleştirilen çalışma 2013-2014 akademik yılı bahar döneminde yürütülmüştür. Çalışmaya 27 dördüncü sınıf, 31 üçüncü sınıf, 26 ikinci sınıf, 23 birinci sınıf olmak üzere toplam 107 ilkokul öğrencisi katılmıştır. Araştırma verileri çiz ve anlat tekniğinde betimleyici metotla hazırlanmıştır. Çalışma süresince öğrencilerden bireyler arasındaki farklılıklara ilişkin resim çizmeleri ve çizdikleri resimleri açıklamaları istenmiştir. Öğrencilerin çizdikleri resimler araştırma sorularından yola çıkarak incelendiğinde farklılıklara ilişkin 32 farklı kategori bulunmuştur. Kategorilerin benzer ve farklı yönlerine göre 8 tema belirlenmiştir. Bunlar; Dış Görünüşe İlişkin Farklılıklar, Irk ve Etnik Köken İle İlgili Farklılıklar, Kültürel ve Dini Farklılıklar, Engellilik Durumu, Gelir Durumu, İlgi ve Yeteneklerle İlgili Farklılıklar, Ebeveyn Durumu, Duygusal Durum. Buna göre öğrenciler resimlerinde en çok dış görünüşe ilişkin farklılıklara yer vermişlerdir. Bunun yanı sıra, öğrencilerin farklılıklara ilişkin olumlu ve olumsuz tutumu yansıtan kategorilere yer verdikleri görülmüştür. Bunlar; kelebek, güneş, bulut, çiçek, kuş, iki yana açılan kollar, gökkuşağı, balon, ağaç, oyun parkı, sıcak renk kullanma, yağmur, soğuk renk kullanma. Araştırma sonuçları öğrenci resimlerinde en çok farklılıklara ilişkin olumlu tutumu yansıtan kategorilerin yer aldığını göstermektedir. Bununla birlikte bazı öğrencilerin resimlerinde farklılıklara ilişkin olumsuz tutumu yansıtan kategorilere de rastlanmıştır. Araştırma sonuçlarının yapılacak yeni çalışmalara kaynaklık edeceği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anasınıfı Ve İlkokul Birinci Sınıfa Devam Eden Çocukların Sosyal Beceri Gelişimlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18073</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18073</guid>
      <author>Mehmet Akif İNCİ, Ümit DENİZ</author>
      <description>Sosyal beceriler, küçük yaşlardan itibaren çocuklara kazandırılması gereken ve yaşam boyu gerekli olan becerilerdir. Bu becerilerin okul öncesi dönemde ve devamında gelen ilkokul yıllarında desteklenmesi, çocukların hayatlarının ileriki yıllarında daha uyumlu ve özgüveni yüksek bireyler olarak yetişmesini sağlayabilir. Bu çalışmanın amacı, anasınıfı ve ilkokul birinci sınıfa devam eden çocukların sosyal beceri gelişimlerinin incelenmektir. Araştırma tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı il merkezinde bulunan altı ilkokuldaki anasınıflarında ve birinci sınıflarda bulunan 294 çocuk oluşturmuştur. Bu çocukların 124’ü anasınıfına 170’i ise birinci sınıfa devam etmektedir. Elliott (1990) tarafından geliştirilen “Sosyal Beceri Değerlendirme Sistemi Temel Eğitim Öğretmen Formu” veri toplamak amacı ile kullanılmıştır. Ölçek, 3 üç alt boyuttan ve toplam 30 maddeden meydana gelmektedir. “İşbirliği” ve “Öz-Kontrol” alt boyutları 9 maddeden oluşurken, “Atılganlık” alt boyutu 12 maddeden oluşmaktadır. Ölçek 3’lü likert tipindedir. Her bir madde “Hiçbir Zaman” (1 puan), “Bazen” (2 puan) ve “Çok Sık” (3 puan) şeklinde derecelendirilmiştir. Ölçekten en fazla 90, en az 30 puan alınabilmektedir. Verilerin analizinde; frekans, yüzde, aritmetik ortalama gibi betimsel istatistikler ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, anasınıfı ve birinci sınıfa devam eden 60-72 aylık çocukların sosyal beceri puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Anasınıfı ve birinci sınıfa devam eden 73 aylık ve üstü çocukların sosyal beceri puanları arasında da anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Çocukların büyük çoğunluğunun (%65) sosyal beceri düzeyinin orta seviyede olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dilbilgisi Öğretiminde Tanım Sorunu ve Ad Tanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18139</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18139</guid>
      <author>Tahir KAHRAMAN</author>
      <description>Giriş: Tanım cümleleri tanımlanan şeyin bütün özelliklerini ve türlerini kapsayıcı olmalı; ona zıt olan, onunla ilgisiz olan öğeleri de dışarıda bırakmalıdır. Ayrıca; ayrıntılara girmemek, geniş ve genel anlamlı sözcüklerle oluşturulmak, açık ve duru anlatımlı olmak, çabuk öğrenilebilmek ve kolayca unutulmamak da bir tanımın en önemli nitelikleridir. Kavramsal Çerçeve: Kitaplarında ya da yazılarında “ad” konusu işlenen ve “Kaynaklar” bölümünde kitaplarına ya da yazılarına ilişkin kaynak bilgisi verilen Ahmet Topaloğlu, Doğan Aksan, Engin Yılmaz, Haydar Ediskun, Himmet Biray, İlhan Ayverdi, Mehmet Hengirmen, Muharrem Ergin, Muhittin Bilgin, Neşe Atabay – İbrahim Kutluk – Sevgi Özel, Tahir Nejat Gencan, Tahsin Banguoğlu, TDK - Türkçe Sözlük, Vecihe Hatiboğlu, Zeynep Korkmaz; doğal olarak birer “ad” tanımı da yapmışlardır. Tartışma: Bu tanımlarda değişik sayıda eksikler ya da yanlışlar bulunmaktadır. Söz konusu on beş kaynaktaki ad tanımlarında bulunan eksikler, yanlışlar birlikte ele alındığında şu yedi maddede incelenebilir: 1. Gereksiz sözcük kullanılarak tanımın uzatılması, 2. Ad tanımına uygun olmayan sözcükler kullanılması, 3. Adın tanımının -“ada ad denir” biçiminde – kendisiyle yapılması, 4. Ayrıntılara girilmesi, 5. “Kavram adları”nın tanımın kapsamı dışında bırakılması, 6. “Öbek biçiminde adlar”ın tanımın kapsamı dışında bırakılması, 7. Adın tanımının, başka sözcük türlerinin tanımlarıyla karıştırılması. Sonuç ve Öneriler: Bilindiği gibi; Türk Dilbilgisinde, “ad” teriminin iki değişik anlamı vardır: 1. Bu terim, “ad, sıfat, adıl, belirteç” türlerini kapsayacak anlamda kullanılmaktadır. “Ad” sözcüğünün, daha çok dilbilgisi yayınlarında ve derslerinde bu anlamda kullanılabildiğini görüyoruz. Bu anlamdaki “ad”a “geniş anlamda ad” diyebiliriz. (Engin Yılmaz, buna “ad” değil, “isim” denmesini önermektedir.) 2. Dilbilgisi yayınlarında ve derslerinde, “ad” sözcüğünün “sıfat, adıl, belirteç” türlerini içermeden, onları dışarıda bırakacak bir anlamda kullanılması da yaygındır. Toplumsal yaşamda ise, her zaman bu anlamda kullanılmaktadır. Bu anlamdaki “ad”a “dar anlamda ad” diyebiliriz. Yukarıya yazıp değerlendirdiğimiz ad tanımlarının bulunduğu kaynakların yazarları, “ad” teriminin anlamına ilişkin böyle bir ayrım yapmıyorlar ya da bu ayrımı gözeterek tanımlarını oluşturmuyorlar. Türkçedeki sözcükleri “ad, sıfat, adıl, belirteç, fiil, ilgeç, bağlaç, ünlem” adlarıyla sekiz türe ayırdıktan sonra; “ad” başlığı altında yapılan tanımlar, ancak “dar anlamda ad” tanımları olabilir, Söz konusu kaynaklardaki tanımların üstlerindeki başlıklardan ve onları oluşturan kimi sözcüklerden de; bunların “dar anlamda ad” tanımları oldukları anlaşılmaktadır. Yanlış anlamaları önlemek ve bilgileri netleştirmek için; biz, “geniş anlamda ad” ile “dar anlamda ad” tanımlarını ayrı yapacağız. “Geniş anlamda ad”ın tanımı şöyle yapılabilir: Geniş anlamda ad: Varlıkların – kavramların, bunların özelliklerinin, eylemlerin yapılış – oluşların oluş özelliklerinin dildeki karşılığı olan sözcüklere ve sözcük öbeklerine ad denir. Şimdi de yukarıya alıntıladığımız tanımlara yönelttiğimiz eleştiriler doğrultusunda, onlardaki eksiklikleri tamamlayacak, yanlışları düzeltecek özelliklere sahip bir “dar anlamda ad” tanımı yapalım: Dar anlamda ad: Varlıkların ve kavramların dildeki karşılığı olan sözcüklere ve sözcük öbeklerine ad denir. Bu tanımda; anlamı belirsiz – dağınık sözcüklere yer verilmemiş, gereksiz sözcük kullanılmamış, “ada ad denir” yanlışlığına düşülmemiş, ayrıntılara girilmemiş; kavram adları, öbek biçiminde adlar ve kimi ad türleri kapsam dışı bırakılmamıştır. Ayrıca, varlıkların- kavramların birtakım ölçü birimleriyle karşılıkları akla gelmesin diye “dildeki karşılığı olan” öbeği ile sınırlama yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı Kazanımlarının Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı İlkelerine Göre Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18318</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18318</guid>
      <author>Oğuzhan KARADENİZ, Cevat EKER , Elif BURUNSUZ</author>
      <description>Sosyal bilgiler dersinin amacı, öğrencilerin milli kültür, tarih ve değerlerini benimseyen insana ve insanlığa saygılı, yaşadığı çevreye karşı duyarlı bireyler yetiştirmektir. Bu doğrultuda yetiştirilecek bireylerin, deneyimlerinden yararlanarak oluşturduğu bilgiyi yorumlayan, bunu yaşamında kullanabilen, eleştirel düşünebilen, üreten doğru karar verme becerisini kazanmış, toplumsal yaşamdaki hak ve sorumluluklarının farkında olan, vatandaşlık bilinci gelişmiş, sosyal çevresiyle olumlu ilişkiler kurabilen, içinde yaşadığı dünyayı ve bu dünyada meydana gelen olay ve olguları anlamlandırabilen, bilgiyi kullanabildiği gibi bilgiye ulaşma yöntemlerini kazanmış kişiler olmalarını hedeflemektedir. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için öğretim programının yapılandırmacı öğrenme kuramına uygun olarak hazırlandığı ve programın uygulanması sürecinde öğrenme ortamları ve öğretim stratejilerinin yapılandırmacı öğrenme kuramının özelliklerini yansıtması gerektiği belirtilmektedir (MEB, 2005). Bu bağlamda araştırmanın amacı, ortaokul sosyal bilgiler öğretim programının 5, 6 ve 7. sınıf kazanımlarının yapılandırmacı öğrenme kuramının belirlenen ilkelerine uygunluğunu belirlemektir. Araştırmada yapılandırmacı öğrenme kuramını temele alarak geliştirilen öğretim programının kazanımlarının sahip olması gereken dört ilke, yapılandırmacılık ile ilgili alanyazın incelenerek belirlenmiştir. Araştırma doküman incelemesine dayalı olarak yapılmıştır. Öğretim programı, Milli Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Kurulunun internet sitesinden (http://ttkb.meb.gov.tr/www/ogretim-programlari/icerik/72) ve basılı program kitaplarından elde edilmiştir. Doküman analizinde öncelikle öğretim programlarında yer alan öğrenme alanları ve ünitelerin kazanımların listesi çıkarılmıştır. Belirlenen 4 ilkenin kazanımlar ile uygunluğunun incelenmesi temel ölçüt olarak kabul edilmiştir. Daha sonra yapılandırmacı öğrenme kuramı ilkelerine uygun olan ve olmayan kazanımlar araştırmacı tarafından belirlenmiştir. Kazanımlar belirlenen ilkeler doğrultusunda değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre, sosyal bilgiler öğretim programlarında yapılandırmacı öğrenme kuramı ilkelerine uygun kazanımların yer almasına rağmen, genel olarak belirlenen ilkelere uygun yapılandırılmadığı tespit edilmiştir. Programın yapılandırmacılık ilkelerine uygun hale getirilmesi için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmeni Adaylarının Görüşlerine Göre Değerlerin Ulusal Ve Evrensel Olarak Sınıflandırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18290</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18290</guid>
      <author>Başak KASA, Şefik YAŞAR , Ömür GÜRDOĞAN BAYIR</author>
      <description>Günümüzde bilgi ve teknolojinin hızla ilerlemesi dünya üzerinde sınırların kalkmasına ve toplumların birbiriyle yakınlaşmasına neden olmuştur. Bireylere yalnızca kendi içinde yaşadığı toplumun ya da ulusun bilgi, inanç, tutum ya da değerleri değil tüm ulusları ilgilendiren evrensel değerler de benimsetilmeye çalışılmaktadır. Bireyler informal olarak aileden öğrendikleri değerleri, eğitim yoluyla daha formal ve sistemli olarak kazanmaya devam etmektedir. Özellikle ilkokul bireyin temel bilgi ve becerilerinin yanı sıra kendi ulusal değerlerini ve evrensel değerleri kazanacağı ilk ve önemli bir eğitim basamağıdır. Bu değerlerin kazandırılmasında en önemli görev ise sınıf öğretmenlerine düşmektedir. Bu bağlamda bu araştırmada sınıf öğretmenliği adaylarının ulusal ve evrensel değerler sınıflandırılması ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Anadolu Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültelerinin Sınıf Öğretmenliği Programında öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Öğretmen adaylarına araştırmacılar tarafından geliştirilen anket uygulanmış ve nicel veriler yüzde, frekans ve ki kare ile, açık uçlu sorular ise betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre sınıf öğretmeni adaylarının büyük çoğunluğunun halk oyunları değerini ulusal değer olarak görürken, bilimsellik değerini evrensel değer olarak, adil olma değerini ise hem ulusal hem de evrensel değer olarak algıladıkları görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının bazı değerlerde değerleri algılayış biçimleri ile cinsiyetleri ve okudukları üniversite arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin görüşüne göre ulusal değerler bir ulusa özgü, evrensel değerler ise tüm dünyaya hitap eden değerlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İnsan Sermayesi ve Türkiye’de İç Göç Eğitim İlişkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18183</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18183</guid>
      <author>Yalın KILIÇ, Sunay Ferai KEÇECİ</author>
      <description>Göç, işgücü piyasası ve eğitimin yakın bir ilişki içinde olduğu gerek kuramlarda gerekse yapılan araştırmalarda ortaya konan bir gerçeklik olarak ortaya çıkmaktadır. Göçün “insan sermayesi kuramı” çerçevesinde açıklandığı çalışmalarda bu durum daha açık olarak ortaya konmaktadır. Göç olgusunu açıklayan birçok kuram bulunmaktadır. Bu kuramlar söz konusu olguyu her yönü ile açıklamaktan yoksundur. Bu yetersizlikleri göç olgusunu açıklamada geçersiz oldukları anlamına gelmemektedir. Her biri göç olgusunun farklı bir yönünü çözümlemeye odaklanmaktadır. Ancak çalışmada göç olgusunun insan sermayesi ile ilgili yönü irdelendiği için “neo-klasik ekonominin makro göç kuramı” ile “neo-klasik ekonominin mikro göç kuramı” üzerine eğilinmiştir. Bu çalışmanın amacı, temel işgücü göstergeleri çerçevesinde ülke içinde göç edenlerin eğitim durumlarının yerleşiklerle karşılaştırmaktır. Bu kapsamda, çalışma çağındaki, işgücündeki ve istihdamdaki göç edenlerle yerleşiklerin eğitim durumları arasında bir fark olup olmadığı sorgulanmıştır. Ayrıca, eğitim durumları itibariyle ücretli çalışanların ücretlerinde yerleşik olup olmamalarına göre farklılık ortaya çıkıp çıkmadığı da sorgulanan bir diğer konu olmuştur. Araştırma, TÜİK tarafından uygulanan 2012 yılı Hanehalkı İşgücü Anketi verilerine dayalı olarak planlanmıştır. TÜİK tarafından uygulanan 2012 yılı Hanehalkı İşgücü Anketi verileri çözümlenerek, çalışma çağı nüfusunun eğitim düzeyleri tespit edilmiştir. Bu çerçevede gerek çalışma çağında gerekse işgücünde ve gerekse de istihdamdaki nüfusun yerleşik olup olmamalarına göre eğitim durumlarında farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmada, göç edenlerin yerleşiklere göre daha eğitimli olduğu bulgusu ortaya çıkmıştır. Diğer yandan göç eden ücretli çalışanların yerleşiklere göre daha fazla ücret elde ettikleri çalışmanın bir diğer önemli bulgusudur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Hatip ve Eğitimci Olarak Vanî Mehmed Efendi, Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18148</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18148</guid>
      <author>Yasin KILIÇ</author>
      <description>Osmanlı İmparatorluğu Padişahlarından IV. Mehmed ve Sultan İbrahim zamanında yaşamış olan Vanî Mehmed Efendi (d. ? - ö. 1685) 17. yüzyıl Türk dünyasının yetiştirdiği seçkin bilim adamlarından biridir. Öğrenimini Van’da tamamladıktan sonra, Erzurum, İstanbul ve Bursa’da hocalık ve vaizlik yapmıştır. İstanbul’da “hünkâr vaizliği” ve “hâce-i sultanî” gibi görevlerde bulunmuştur. İstanbul’da Vaniköy Camii’ni, Bursa’da Vanî Mehmed Efendi Camii’ni inşa ettirmiştir. Sürgüne gönderildiği Bursa’da 1685 yılında ölmüştür. Vanî Mehmed Efendi, mektup ve sohbetleriyle devlet adamlarını ve halkı eğitmeye özen göstermiştir. İnsanları kötülükten men etmiş, iyiliğe davet etmiştir. Yazarın, eserleriyle Türk milliyetçiliğine öncülük yaptığı söylenebilir. Bu araştırmayla, Vanî Mehmed Efendi’nin özellikle eğitim yönüne dikkat çekilmiş, yazarın eğitim ve edebiyat anlayışı değerlendirilmiş, eserlerinden bahsedilmiştir. Vanî Mehmed Efendi’nin Arâis-ül-Kurân, Hülâsât-üt-Tefâsîr, Risâle-i Mebde vel-Meâd, Amâl-ül-Yevm vel-Leyl ve Münşeat adlı eserleri vardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarında Bazı Tarihsel Kavramların Kullanımının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18252</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18252</guid>
      <author>Emin KILINÇ, Okan ÇOBAN , İbrahim AKŞİT</author>
      <description>Kavram öğretimi sosyal bilgiler dersinin temel bileşenlerinden biridir. Bu nedenler sosyal bilgiler alanında kavram öğretimi ile ilgili birçok araştırma yapılmıştır. Ancak alanyazında sosyal bilgiler ders kitaplarında kullanılan kavramların sosyal bilgiler programında önerilen kavram düzeylerine uygunluğu ile ilgili çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler öğretim programında önerilen bazı tarihi kavramların sosyal bilgiler ders kitaplarındaki kullanımının öğretim programında önerilen kazandırma düzeylerine uygunluğunun incelenmesidir. Araştırmada nitel doküman analizi yöntemi esas alınarak sosyal bilgiler ders kitapları betimsel içerik analize tabi tutulmuştur. Bu araştırmada, 4-5. ve 6-7. sınıf Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ile Milli Eğitim Bakanlığı ve özel bir yayınevi tarafından hazırlanmış 4.5.6.7. sınıf sosyal bilgiler ders kitapları incelenmiştir. Araştırmacılar tarafından belirlenen bazı tarihi kavramların sosyal bilgiler programındaki giriş, geliştirme ve pekiştirme düzeyleri belirlendikten sonra MEB ve özel yayınevi ders kitaplarında yer verilip verilmediği, verildi ise ne düzeyde verildiği kavram öğretimi açısından incelenmiştir. Daha sonra ise özel ve MEB yayınevlerinin hazırladığı kitaplarda bu kavramların veriliş düzeyi karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda hem MEB hem de özel yayınevi tarafından hazırlanan sosyal bilgiler kitaplarının kavram öğretimi anlayışının çoğunlukla kavram ile ilgili olarak metin içinde kelime olarak bahsetme ve birkaç örnek verilmesi şeklinde olduğu görülmüştür. Bununla birlikte MEB ve özel yayınevi ders kitaplarında kavram öğretimine yönelik bir yöntemin takip edilmediği de tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabanc Dil Öğrenim Sözlükleri ve Gerekliliği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18165</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18165</guid>
      <author>Ali Aycan KOLUKISA</author>
      <description>Bir yabancı dili yeni öğrenmeye başlarken o dile ait kavranması gereken dil bilgisel kural ve kalıpların yanı sıra, öğrenilmesi gereken yeni sözcükler belki de o dili öğrenen bireyin karşılaştığı en büyük güçlüklerden biridir. Hatta bazı durumlarda, kendi ana dilinden eşleştirmeler yaparak o dili öğrenmeye çalışmanın kullanım hatalarını daha da arttırdığı söylenebilir. Bu ise, kültür ve dil olgusunun farklı kültürlerde farklı şekillerde bağdaşmış olmasından ve bunun da kavram ile sözcük olgusuna olan etkisinden kaynaklanır. Örneğin kutup buzulları gibi, karın ve buzun sürekli eksik olmadığı doğal ortamlarda yaşayan Eskimoların dilinde Türkçe’ye “kar” olarak çevrilen 10’un üzerinde kavram bulunduğu bilinmektedir. Başka çarpıcı bir örnek olarak, Japonca’da “sumo” sözcüğünün Türkçe’de bire bir kültürel kavramlaşması mevcut olmadığından, Türkçe’de de Japonca’da olduğu hali ile “sumo” ya da “sumo güreşi” olarak anılması verilebilir. Yine “tsunami” yahut “samurai” gibi sözcükler de bu duruma örnek teşkil eder. Kavramlar ve buna bağlı olarak onların imgeleri olan sözcükler sadece doğup büyüdükleri kültüre özgü olarak gelişen olgular olup, başka kültürlerde aynı şekilde tam karşılıklarını verecek kavramların ve buna bağlı olan sözcüklerin bulunmaması doğaldır. O dilin söz varlığını yine o dilin kendi öznel nitelikleri dahilinde açıklayan tek dilli sözlüklerin, bu durumda daha doğru bilgi kaynakları olduğu söylenebilir. Ancak genellikle ana dil konuşucuları için hazırlanmış bu tek dilli sözlüklerin kullanımı, o yabancı dili öğrenenler için maalesef üst düzey bir seviyeye gelmeden mümkün olamamaktadır. Bunun bilincinde olan Harold E. Palmer, A.S. Hornby ve Micheal West adında üç dil bilimcinin 20.yy’ıl başlarında başlattıkları çalışmalar sayesinde tek dilli “Yabancı Dil Öğrenim Sözlükleri” doğmuştur. Araştırmamızda, ilk olarak İngilizce’de örneğine rastlanan yabancı dil öğrenim sözlüklerinin nasıl ortaya çıktıkları incelenerek özellikleri ortaya konulmuş, devamında da Japonya’da hazırlanan öğrenim sözlüklerinin mevcut durumu hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise, yabancı dil öğreniminin vazgeçilmez eğitim araçlarından biri olan bu sözlükler, kullanıcılarının gereksinimleri açısından değerlendirilmiştir. Öte yandan, yabancı dil öğreniminin vazgeçilmez eğitim araçlarından olan bu sözlükler, ancak kullanıcıları dikkate alarak tasarlandıkları takdirde gerçek ihtiyacı karşılayabilir hale gelebilmektedirler. Çalışmamızda bu tür sözlüklerin diğer sözlüklerden ayrı olarak ele alınması gerektiği savunularak diğerlerinden ayrılabilmesi adına bu tür sözlüklere “yabancı dil öğrenim sözlüğü” denilmiş ve dünya dili olma yolunda son yıllarda oldukça büyük ilerlemeler kaydeden Türkçe’de de bu tür sözlüklere duyulan ihtiyaç dile getirilmiştir. Bir sözlüğün somut ve bilimsel verilere dayalı olarak oluşturulması gerekmektedir. Bu o sözlüğün hem güvenilirliğini, hem de kullanıcısına sağlayacağı faydaları arttırır. Bu çalışmada yabancı dil öğreniminde kullanılan sözlük çeşitleri incelenmiş ve sonuç olarak, bu tip sözlüklerin özelliklerine dayanarak yabancı dil öğrenim sözlüğü oluşturulacağı zaman ne tür bir sıralamanın izleneceği, “Veri Oluşturma ve Hazırlık Süreci” ile “Veri İşleme ve Yazma Süreci” olarak iki ana başlık altında toplanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Din, Ahlak ve Değerler Alanı Seçmeli Derslerinde Karşılaşılan Problemler (Öğretmen Görüşlerine Dayalı Nitel Bir Araştırma)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18086</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18086</guid>
      <author>Hasan MEYDAN</author>
      <description>Türkiye’de 2012 yılından bu yana örgün genel eğitimde din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin yanında Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri okutulmaktadır. Din ahlak ve değerler alanı seçmeli dersleri olarak tanımlanan bu dersler Türk eğitim sistemi ve din eğitimcileri için yeni ve alışılmadık bir uygulamadır. Bu makalenin amacı din ahlak ve değerler alanı seçmeli derslerinde karşılaşılan problemleri ve bu problemlerin ihlal ettiği eğitim ilkelerini belirleyerek derslerin verimliliğinin artırılmasına yönelik öneriler geliştirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak açık uçlu sorulardan oluşan anket formu kullanılmış, öğretmenlerin mesleki çalışma raporları ise destekleyici veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Çalışma grubu Zonguldak ilinde görev yapan 70 öğretmenden oluşmaktadır. Veriler 2013-2014 öğretim yılı Haziran döneminde araştırmacı tarafından öğretmenlere verilen hizmet içi eğitim seminerleri öncesinde toplanmıştır. Verilerin içerik analizine tabi tutulması sonucunda öğretmenlerin derslere ilişkin tespit ettikleri problemler toplamda beş tema ve 18 maddede toplanmıştır. Öğretmenlerin tespitlerinin toplandığı temalar: (i) öğretim programı kaynaklı problemler, (ii) öğretim materyali kaynaklı problemler, (iii) öğretmen kaynaklı problemler, (iv) derslerin akademik ağırlığından kaynaklanan problemler ve (v) okul imkânları ve derslerin planlanmasından kaynaklanan problemler olarak belirlenmiştir. Söz konusu tespitler derslerin program ve uygulamalarında eğitim ilkelerinden güncellik, öğrenciye görelik, tedricilik ve açıklık ilkelerinin ihlal edildiğini göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Geleneksel ve Alternatif Yabancı Dil Öğretim Yöntemlerinde Almanca Kelime Öğretimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18332</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18332</guid>
      <author>Adnan OFLAZ</author>
      <description>Dört temel dil becerisinin gelişimi ve iletişimsel yetinin kazanımı yabancı dil öğretiminin en önemli hedefidir. Yabancı dil öğreniminde anlama ve anlamlandırmada kilit fonksiyona sahip “kelime” ve “kelime bilgisi”, söz konusu dil becerilerinin gelişiminde temel teşkil etmektedir. Yabancı dil derslerinde uygulanan yöntem ve teknikler öğrencilerin kelime kazanımını dolayısıyla dil öğrenimini doğrudan etkilemektedir. Öğrencilerin kelime hazinelerinin gelişimi, dil öğretimi sürecinde öğretmen tarafından uygulanacak kelime kazanımını önemseyen bir yöntemle ve bu yöntem doğrultusunda hazırlanmış, kelime bilgisini artıracak, sistemli şekilde uygulanabilecek aktivitelerle mümkün olacaktır. Öğrencilerin kelime bilgilerindeki yetersizliklerine dayalı olarak ortaya çıkan hatırlayamama, yanlış kelime kullanma, kelimeyi bağlama uymayacak şekilde kullanma, hatalı telaffuz gibi sorunlar, ancak kelime bilgisinin artırılmasını dikkate alan, öğrenme aktivitelerini bu amaçladizayn eden bir yabancı dil öğretim yöntemi ve bu yöntem ilkeleriyle geliştirilmiş, dil öğrenme stratejileri ve öğrenme ipuçlarıyla (Lerntipps), desteklenmiş ders kitaplarıyla en aza indirilecektir. Bu durum yabancı dil öğrencisinin dil öğrenme motivasyonunu artırarak başarısına da katkıda bulunacaktır. Bu çalışmada yabancı dil öğretiminde kullanılmakta olan geleneksel ve alternatif yabancı dil öğretim yöntemlerikelime öğretimi açısından ele alınmış ve kelime öğretimini nasılyaptıkları incelenmiştir. Bu inceleme sonuçlarından kelime öğretiminin doğrudan yapıldığı yöntemler “Dilbilgisi- Çeviri Yöntemi”, “Telkinsel Öğrenme Yöntemi”,“Callan Yöntemi”, “Birkenbihl Yöntemi” gibi daha çok son dönemlerde geliştirilmiş modern alternatif yöntemler oldukları görülmüştür.“Düzvarım Yöntemi”, “Doğal Yaklaşım”, “İletişimsel Yöntem”,“Tüm Fiziksel Tepki Yöntemi”, gibi geleneksel yabancı dil öğretim yöntemlerinde kelime öğretimin doğrudan yapılmamakta ve dikkate alınmamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özel Dershaneler İle Coğrafya Öğretimi İlişkisinin Değerlendirilmesi: Betimsel Bir Yaklaşım</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18185</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18185</guid>
      <author>Nurettin ÖZGEN, Nilüfer KÖŞKER , Hadiye YALÇIN</author>
      <description>Türkiye’de merkezi sınavların varlığına bağlı olarak ortaya çıkan ve özellikle son otuz yıl içinde hızla yaygınlaşan özel dershaneler, öğrenciler ve aileleri tarafından, adeta, eğitim sisteminin zorunlu bir gölge eğitim kurumu olarak görülmektedirler. Özel dershanelere yönelik talebin artması, aynı zamanda çeşitli sosyal ve ekonomik sorunların yanı sıra, politik tartışmaları da beraberinde getirmiş ve toplumsal ölçekli bir sorun olmuştur. Bu toplumsal sorun kapsamında, özel dershanelerle öğrenciler arasındaki bağıntının, coğrafya dersi bağlamında incelenmesi ve öğrencilerin yaklaşımına göre dershanelere olan gereksinimin değerlendirilmesi, araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Araştırmada, üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerin özel dershanelere ve özel dershanelerdeki coğrafya öğretimine ilişkin görüşleri çeşitli değişkenler (cinsiyet, sınıf düzeyi, dershaneye devam süreleri, öğrenim gördükleri ya da mezun oldukları okul türü, ailelerinin aylık gelir düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyleri) bağlamında incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu; 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Ankara şehrindeki dört lise ve beş dershanede öğrenim gören (11., 12. sınıf ve mezun öğrenciler) 1499 öğrenciden oluşturmaktadır. Araştırma betimsel tarama modelinde olup, veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen, 19 madde ve üç boyuttan oluşan DCB ölçeği (Özel Dershane- Coğrafya Dersi Bağıntısı Ölçeği) ile değerlendirilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler normal dağılım göstermediğinden, non-parametrik testlerden Kruskal Wallis-H testi ve Mann Whitney-U testi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada kullanılan değişkenlere bağlı grup ortalamaları arasındaki farkın test edilmesinde 0.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin özel dershanelere ve özel dershanelerdeki coğrafya öğretimine ilişkin görüşlerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, dershaneye devam süreleri, okul türü, anne ve baba eğitim düzeyleri değişkenleriyle istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şehir Ve Toprak Arasındaki İlişkinin Coğrafi Yaklaşımla İncelenmesi: Tekirdağ Şehri Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18368</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18368</guid>
      <author>Emre ÖZŞAHİN</author>
      <description>Bu çalışmada Tekirdağ şehrinin günümüzdeki gelişim sahasındaki toprak özelliklerinin coğrafi yaklaşımla incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde, “toprak, şehirsel yerseçiminde önemli rol oynamaktadır” hipotezi ispatlanmaya çalışılmıştır. Çalışma, yoğun nüfuslu yerleşim alanlarının kurulması ve büyüyüp gelişmesinde toprakların önemine dikkat çekmesi bakımından mühimdir. Çalışma kapsamında, “Sahada toprak oluşumunu etkileyen faktörler nelerdir? Hangi toprak serileri yayılış gösterir? Toprak ve şehir arasında nasıl bir ilişki vardır? Şehir açısından toprak niçin önemlidir?” şeklindeki araştırma sorularına yanıtlar aranmıştır. Temel materyal olarak Türkiye Topografya Haritalarının 1:25.000 ölçekli BANDIRMA G18-b2 ve G19-a1 numaralı paftalarının kullanıldığı çalışmada, klasik toprak coğrafyası araştırmalarında kullanılan yöntem izlenmiştir. Bu bağlamda yapılmış toprak örneklerinin analiz sonuçları yersel verilerle karşılaştırılmış ve elde edilen bulgular coğrafi yaklaşımla değerlendirilmiştir. Çalışmanın tematik haritaları CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tekniklerine dayalı olarak üretilmiştir. Çalışma sonunda sahanın detaylı bir toprak haritası oluşturulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, toprak oluşumunu etkileyen en önemli faktörün jeomorfolojik özellikler olduğu bu sahada, Entisol, İnceptisol ve Vertisol olmak üzere üç toprak ordosu yayılış göstermektedir. İnceleme alanındaki toprak türleri yerseçimi bakımından oldukça mühim olup, sahip oldukları karakterleri nispetinde yerseçimine etki etmektedirler. Söz konusu etki yakın gelecekteki şehirsel büyüme neticesinde daha da önem kazanacaktır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlarla şehirsel gelişim ve toprak arasında olumlu bir ilişki sağlanabilir. Böylece toprak kaynaklarının korunması, doğru kullanımı ve planlanması konusunda mühim adımlar atılabilir. Nihai aşamada benzer çalışmaların farklı şehirsel alanlarda yapılması doğal ortamı daha iyi kavrayıp, analiz etmemize ve şehirsel problemlerin anlaşılmasına da yardımcı olacaktır. Bu bağlamda Coğrafyacılar başta olmak üzere toprak ve şehir üzerine çalışan bilim insanlarına çok büyük vazifeler düşmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ergenlerde Algılanan Sosyal Destek Ve Siber Zorbalığa Eğilim Arasındaki İlişkiler: Arkadaştan Ve Öğretmenden Algılanan Sosyal Desteğin Aracı Rolü</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18167</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18167</guid>
      <author>Adem PEKER, Yüksel EROĞLU</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı aileden algılanan sosyal destek ile siber zorbalığa eğilim arasındaki ilişkide arkadaştan ve öğretmenden algılanan sosyal desteğin aracı rolünü incelemektir. Araştırmanın katılımcıları 301 ortaöğretim öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcıların 129’u (% 43)’u kız, 172’si (% 57) ise erkektir. Katılımcılar 14-18 yaş arasındadır ve yaş ortalaması 16,6’dır. Veriler Revize Edilmiş Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Siber Zorbalık Tutum Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS 21.00 programı kullanılmıştır. Araştırmada değişkenler arası ilişkileri hesaplamak için Pearson Korelasyon Katsayısından yararlanılmıştır. Öğretmenden ve arkadaştan algılanan sosyal desteğin aileden algılanan sosyal destek ile siber zorbalığa eğilim arasındaki ilişkide aracı rol oynayıp oynamadığı hiyerarşik regresyon analiziyle incelenmiştir. Pearson korelasyon analizi sonucunda Revize Edilmiş Algılanan Sosyal Destek Ölçeğinin alt boyutları ile siber zorbalığa eğilim arasında negatif yönde ve anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Hiyerarşik regresyon analizi bulguları aileden algılanan sosyal destek ve siber zorbalığa eğilim arasındaki ilişkide arkadaştan algılanan sosyal desteğin tam aracı rol oynadığını göstermiştir. Öte yandan öğretmenden algılanan sosyal desteğin bu ilişkide kısmi aracı rol oynadığı belirlenmiştir. Öğretmenden ve arkadaştan algılanan sosyal desteğin aracı rollerinin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı Sobel z testiyle incelenmiştir. Sobel z testinden elde edilen sonuçlar her iki değişkenin aracılık rolünün de anlamlı olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmadan elde edilen bu bulgular alanyazın doğrultusunda tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ağır ve Çoklu Yetersizliği Olan Çocuklara Seçim Yapma Becerisinin Öğretimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18188</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18188</guid>
      <author>Pınar ŞAFAK, Derya UYAR</author>
      <description>İnsanlar yaşamlarının her alanında ve her döneminde seçimler yapmak durumundadırlar. İnsan yaşamının her döneminde yer alan seçim yapma, ağır ve çoklu yetersizliği olan çocukların da hayatlarında her daim karşı karşıya oldukları bir beceridir. Seçim yapma becerisi, yaşam sorumluluğu kazanılması adına önemli bir beceri olmasına rağmen ağır ve çoklu yetersizliği olan çocuklara öğretimi ihmal edilmektedir. Dünyada alanyazında seçim yapma becerisinin ağır ve çoklu yetersizliği olan çocuklara öğretimine ilişkin çalışmalar olmasına rağmen, ülkemizde sınırlı sayıda çalışma seçim yapma öğretimine yöneliktir. Seçim yapma becerisi, yaşam sorumluluğu kazanılması adına önemli bir beceridir ve yaşam sorumluluğunu alma, toplum içerisinde bağımsız yaşama için seçim yapabilmek, seçim yapma olanaklarına sahip olmak çok önemlidir. Ancak ağır ve çoklu yetersizliği olan çocuklar konusunda seçim yapma becerisinin ayrı bir öneme sahip olduğu bilinmektedir. Çünkü ağır ve çoklu yetersizliği olan çocuklar yoğun iletişim problemleri yaşayabilmekte ve kendilerine seçme fırsatı tanınmadan ihtiyaçları, etkileşimde bulundukları kişiler tarafından karşılanabilmektedir. Bu kişiler seçim yapma becerisinin öneminin ve nasıl öğretileceğinin de farkında olmayabilirler. Bu çalışmada seçim yapmanın öneminin farkındalığının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaçla seçim becerisinin ağır ve çoklu yetersizliği olan çocuklar için yararı ve onların bağımsızlaşmasındaki önemi anlatılmaktadır. Aynı zamanda seçim ve tercih arasındaki fark, tercih değerlendirmesinin nasıl yapıldığı, seçim yapma becerisi ve bu becerinin ağır ve çoklu yetersizliği olan çocuklara yönelik öğretim stratejilerine yer verilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Yönetimi Sürecinde İstenmeyen Öğrenci Davranışlarına Yönelik Öğretmen Adaylarının Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18267</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18267</guid>
      <author>Mehmet ŞAHİNGÖZ, Yaşar ADIGÜZELLİ</author>
      <description>Sınıf yönetimi; olumlu bir öğrenme–öğretme ortamı hazırlamak için uygun koşulların sağlanması ve sürdürülmesidir. Mesleğe yeni başlayacak olan öğretmen adaylarının istenmeyen öğrenci davranışlarının nedenleri ve bunları önlemek için uygulanacak yöntemlerle ilgili görüşleri sınıf yönetimi başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın temel amacı öğretmen adaylarının istenmeyen öğrenci davranışların nedenlerine ve önlenmesine yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014 yılında Karatekin Üniversitesi pedagojik formasyon eğitimi sertifika programına katılan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla iki bölümden oluşan veri toplama aracı geliştirilmiştir. Birinci bölümünde kişisel bilgilerle ilgili, ikinci bölümde istenmeyen davranışlarla ilgili sorulara yer verilmiştir. Veri toplama aracının ikinci bölümü için güvenirlik ve geçerlik çalışması yapılmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre aracın geçerli ve güvenilir olduğu anlaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre istenmeyen davranışların çokaz düzeyde görüldüğü, istenmeyen davranışlarının nedenlerinin ve bu davranışlara karşı uygulanan tepki yöntemlerinin orta düzeyde etkili olduğu, istenmeyen davranışları önleme stratejilerinin ise oldukça etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının istenmeyen davranışların türleri ile istenmeyen davranışları önleme stratejileriyle ilgili görüşleri arasında cinsiyet değişkeni yönünden anlamlı bir fark bulunmuş, ancak istenmeyen davranışın nedenleri ile istenmeyen davranışlara tepki yöntemleriyle ilgili görüşleri arasında cinsiyet değişkeni yönünden anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmen adaylarının istenmeyen davranışlara tepki yöntemleriyle ilgili görüşleri arasında bölümler değişkeni yönünden anlamlı bir fark bulunmuş, ancak istenmedik davranışlar, istenmedik davranışların nedenleri ve istenmedik davranışları önleyici stratejileriyle ilgili görüşleri arasında bölüm değişkeni yönünden anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğretmen adaylarının istenmeyen davranışların nedenleri ve çözüm önerileriyle ilgili görüşleri arasında yaş değişkeni yönünden anlamlı bir fark bulunmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Otelcilik Ve Turizm Meslek Lisesi Öğrencilerinin Coğrafya Dersine Olan İlgi ve Algıları: Tekirdağ Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18196</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18196</guid>
      <author>Vedat ŞAHİN</author>
      <description>Turizm coğrafyası ile ilgili pek çok tanım ve teori vardır. Turizm ve coğrafya yer, mekân, çevre, insan, ekonomi, ulaşım ve erişim gibi birçok yönden ilişki içindedir. Bunun yanında turizm bir takım aktiviteleri ve endüstrileri kapsar. Bunlar, yaşanılan yerden başka yere gidilmek suretiyle konaklama, yeme içme, eğlenme, alışveriş ve diğer konuk ağırlama hizmetleri gibi birçok aktiviteyi içerir. Şunu da belirmek gerekir ki dünyada turizmin önemi özellikle son yıllarda artmıştır. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de turizm faaliyetleri son yıllarda önemli gelişme göstermiştir. Turizm üzerinde coğrafyacılar daha fazla durmaya başlamış, çeşitli coğrafi araştırmalar ve akademik yayınlar yapmışlardır. Şunu belirtmek gerekir ki her turizm faaliyeti gerçekleşen yer aynı potansiyeli taşımadığı gibi aynı miktarda da turist almamaktadır. Bu bakımdan turizm tesislerinin var olması, altyapı sorunlarının çözülmüş olması ve eğitimli personelin bulunması gerekir. Turizm eğitiminin temel amacı ise bu sektöründe çalışacak elemanlara gerekli eğitimi vermek, turizm faaliyetleri için gerekli olan bilgi, birikim ve bilinci kazandırmaktır. Bu açıdan gittikçe büyüyen turizm sektöründe coğrafya bilgisi önem kazanmakta ve eğitimi olmayan bireylerin ister Tekirdağ yerel ölçeğinde olsun isterse küresel ölçekte olsun yetersiz kalacağı göz ardı edilemeyecek bir eksiklik olarak ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada da Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi öğrencilerinin coğrafya dersine olan ilgileri ve algıları Tekirdağ örneği üzerinde incelenmiş, konuya istinaden anket çalışması yapılmış ve çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Akıllı Tahta Ve Öğrencilere Dağıtılan Tablet Bilgisayarlar İle İlgili Yaşadıkları Sorunlar Ve Çözüm Önerileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18314</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18314</guid>
      <author>Önder ŞANLI, Mehmet ALTUN , Çetin TAN</author>
      <description>Günümüzde, bir çok alanda olduğu gibi eğitim alanında da teknoloji kullanımı giderek yaygınlaşmakta ve eğitimin her aşamasında teknolojiden etkin bir şekilde istifade etme yoluna gidilmektedir. Eğitim ve öğretimdeki teknolojik gelişmelerden yararlanmanın öğrenciler ve öğretmenler açısından birçok alanda faydası vardır ve günümüzde teknolojinin kullanımı artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Değişim ve dönüşümler toplumları birçok yönden etkiler, bu değişim ve dönüşüm teknolojiyi ve iletişim alanındaki gelişmeleri beraberinde getirmektedir. Eğitim ve öğretim alanındaki sorunların çözümünde karşılaşılan zorlukları aşmada, geleneksel yaklaşımların yetersiz kaldığı düşünülürse, günümüzde en iyi yaklaşım bilgi teknolojilerinin sağladığı olanaklardan yararlanmaktır. Bilgisayar Destekli Eğitim günümüzde teknolojinin daha verimli ve etkin olarak kullanılmasında çok önemli bir yer tutmaltadır. Bu yaklaşımda tablet bilgisayarlar ve akıllı tahta ile eğitim, önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Fatih Projesi kapsamında sunmuş olduğu, Akıllı Tahta ve Tablet Bilgisayarlar ile ilgili öğretmenlerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri incelenmektedir. Araştırmada Malatya ilinde 2014 – 2015öğretim yılında 6 farklı lisede görev yapan, FATİH Projesi kapsamında teknolojik olanakların sağlandığı okullarda, farklı branşlarda 25 öğretmenin görüşünden faydalanıldı. Veri toplama aracı olarak; Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanıldı. Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin akıllı tahta ve öğrencilere dağıtılan tabletler ile ilgili yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri için, öğretmenler ile görüşmeler yapılarak olası sıkıntıları ortaya çıkarmak ve öğretmenlerin bakış açısından projenin bir değerlendirmesini yapmaktır. Proje kapsamında dağıtılan akıllı tahta ve tablet bilgisayarların öğretmen ve öğrenciler tarafından hangi amaçlarla ve ne sıklıkla kullanıldığı, uygulanan okullarda ortaya çıkan sorun ve eksikliklerin neler olduğu incelenmiştir. Araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Öğretmenlerin Fatih Projesi hakkındaki algıları ve perspektifleri belirlemede, nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde de içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bulgulara göre akıllı tahta için verilen hizmet içi eğitimin yetersiz olduğu, öğretmenlerin, öğretmenlik yapmadan önce okudukları yükseköğretim sürecinde bilişim teknolojililerinin yeterince kullanılmamış olması ve aldıkları eğitimi yeterli bulmadıkları, FATİH Projesi uygulanmasında karşılaşılan problemler konusunda ise en büyük problemi alt yapı eksikliği olduğu, okul kitaplarının akıllı tahta ile uyumlu olmadığı, derslerin görsel ve işitsel olarak işlenmediği ve tablet bilgisayarların kullanımı çok düşük düzeyde olduğu ve amacının dışında kullanıldığı tespit edilmiştir. Teknik sorunların yanı sıra akıllı tahtaya uyumlu içeriklerin eksik olması ve öğretmenlerin proje kapsamında sağlanan teknolojilerin kullanımı konusunda pedagojik ve mesleki yönden desteğe ihtiyaç duydukları çalışmanın önemli bulgularındandır. Ayrıca bu araştırmada; öğretmenlerin ve öğrencilerin Bilgi Teknolojileri eğitimi yeterliliklerini artırmaya yönelik çalışmalar yapılmadığı, Eğitimde ar-ge ve interaktif içerik geliştirme çalışmaları için destek bir yapı bulunmadığı, tablet bilgisayarlar öğrencilere dağıtıldıktan sonra arıza durumunda gerekli teknik desteğin verilmediği,öğretim programlarının teknoloji ile bütünleşmesi sürecinin iyi planlanması, materyal hazırlama ve geliştirme konusunda öğretmenlere rehberlik edilmediği diğer önemli bulgulardır. Araştırma sonucunda; FATİH Projesi’nin yetersiz kaldığı saptanmıştır ve FATİH Projesi için belirlenen hedeflerin net olmadığı sonucuna varıldığı görülmektedir. Ayrıca yine yapılan bu çalışmada elde edilen verilere göre; FATİH Projesi’nin hedefleri, paydaşları ve ihtiyaçları net bir biçimde tanımlanmamış</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Değerlerin Kaybolma Durumuna İlişkin Sınıf Öğretmeni Görüşlerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18373</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18373</guid>
      <author>Hanifi ŞEKERCİ, Feridun MERTER</author>
      <description>Değerler bir toplumun birlik ve beraberliğini sağlayan önemli dinamiklerden biridir. Çeşitli ülkelerde ve ülkemizde artan adli vakalar, aile yapısının bozulması, cinayetler, hırsızlık, yolsuzluk, irtikap, zimmete para geçirme, adaletsizlik, haksızlık, adam kayırma, hoşgörüsüzlük, eleştiriye kapalı olma, empati yapmama, eleştirel düşünme eksikliği gibi durumlar, değerlerin toplumsal yaşamda ciddi anlamda aşınmaya uğradığını göstermektedir. Bu anlamda araştırmada değerlerin kaybolma durumları sınıf öğretmenlerinin görüşleri dikkate alınarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmada kullanılan anketteki değerler Spanger, Schwartz, Rokeach ve Acat-Aslan tarafından sınıflandırılan ve ilgili literatürde yer alan değerlerdir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre adalet, eleştiriye açık olma, empati, adil olma, kanaatkarlık, emeğe saygı, dürüstlük, cömertlik, alçak gönüllülük değerleri araştırmaya katılan öğretmenlerin çok büyük bir bölümü tarafından kaybolmuş ve kaybolmaya yüz tutmuş değerler olarak değer olarak görmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Öğrenme Kaygısı Ve Başarı: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğrencilerinin Durum Değerlendirmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18193</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18193</guid>
      <author>Sabriye ŞENER</author>
      <description>Son yıllarda insanlar küreselleşmenin bazı alanlarında olumlu tutumlar sergilemeye, başka ülkelerin televizyonlarını izlemeye, müziklerini dinlemeye başlamış ve daha hızlı seyahat ve iletişim kurma olanaklarına sahip olmuşlardır (Aydın, 2014). Bu anlamda İngilizce, bir yabancı dil olarak bütün dünyada ortak anlaşma dili olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kaygı, yabancı dil öğrenmeyi problemli ve stresli hale getiren, kontrol edilemeyen bir durum olarak tanımlanır. Bu çalışma üniversitede okuyan Türk öğrencilerin ne derece yabancı dil kaygısı duyduklarını araştırmaktadır. Bu çalışma aynı zamanda yabancı dil konuşma kaygısı ile başarı arasındaki ilişkiyi de incelemektedir. Veri toplama ve analiz aşamalarında nicel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Nicel veriler, Yabancı Dil Sınıf Heyecan Ölçeği (FLCAS), (Horwitz et. al.,1986) kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca öğrencilerin Güz dönemi konuşma dersi final dönemi notları derse giren hocalarından temin edilmiştir. Ölçek Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin İngiliz Dili Eğitimi Bölümü birinci sınıfındaki 77 öğrenciye uygulanmıştır. Toplanan nicel veriler SPSS 15,0 içindeki betimsel istatistik, t-test, ANOVA and Reali Alpha-Cronbach teknikleriyle analiz edilmiştir. Nicel veri analizleri öğrencilerin değişik düzeylerde yabancı dil kaygısı duyduklarını ortaya çıkarmıştır. Kız öğrencilerin bütün kaygı gruplarında kaygı düzeylerinin erkeklerden daha fazla olduğu görülmüştür. Öğrencilerinin kaygı düzeyleri ile başarıları arasında önemli bir ilişki olduğu da görülmüştür. Bunun anlamı, kaygı düzeyi yüksek olan öğrencilerin konuşma dersi notlarının daha düşük olmasıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Ders Kitaplarının Kültürel İçeriğinin Üç Çevre Modeline Göre Çözümlenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18300</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18300</guid>
      <author>Meliha R. ŞİMŞEK, Esin DÜNDAR</author>
      <description>Kültürlerarası etkileşimin arttığı dünyada, başarılı bir iletişimci olabilmek için yalnızca hedef kültür değil öğrencinin kendi kültürü ile farklı ülkelerin kültürleri konusunda farkındalık geliştirmesi gereklidir. Kültürel içeriğin taşıyıcısı, yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında, hangi kültürlerin ne oranda temsil edildiği ise merak konusudur. Türk kültürüne özgü öğelerin sunumuna odaklanan önceki kültürel çalışmalardan farklı olarak, burada Yeni Hitit 3 (2012) ders kitabındaki kültürel öğeler Kachru’nun (1985) “üç çevre” modeline göre sınıflandırılmış, veriler ÖSYM’nin yabancı uyruklu öğrenci sayılarıyla karşılaştırılmış ve sözcüksel-konusal çözümlemelerden şu sonuçlar elde edilmiştir: Türkçe’nin anadil olarak konuşulduğu iç çevre %43, anadilin yanında önemli bir dil olarak kurumsal işlev gördüğü dış çevre %1 ve yabancı dil olarak öğrenildiği genişleyen çevre %56 oranında kültürel varlığa sahipken, en çok evrensel konulara değinildiği (%53), bunu genişleyen (%29) ve iç çevreye ait (%9) konular ile diğer konuların (%7) izlediği ve en az dış çevrenin (%2) konu edildiği bulunmuştur. Dolayısıyla, Yeni Hitit 3’te (2012) erek dilin kültürü (Türk kültürü) yeterince temsil edilirken diğer Türk topluluklarının kültürleri neredeyse yok sayılmış ve en çok çeşitlilik ve yoğunluk gösteren kültürler ise Türkçe’yi yabancı dil olarak öğrenen farklı ülkelerin kültürleri olmuştur. Ancak genişleyen çevredeki bu ülkeler içinde ise komşu ülkelerin kültürlerinden çok Anglo-Amerikan kültürün egemenliği söz konusudur. Kültürel öğelerin dağılımı, dış ve genişleyen çevreden gelen yabancı öğrenci oranlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarının okuyucu kitlesinin geçmişlerini gözetmediği ve kültür-yüklü metinleri dizgesel olarak seçmediği ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>4. ve 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Motivasyon Ölçeği Formunun Geçerlilik Ve Güvenilirlik Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18335</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18335</guid>
      <author>Mustafa TAHİROĞLU, Vedat AKTEPE</author>
      <description>Bu çalışma, dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler öğrenmeye yönelik motivasyonlarını ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirerek bu alanda çalışan öğretmenlere ve araştırmacılara katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde, öncelikle literatür taraması yapılmış ve motivasyona yönelik öğrenci ve öğretmen görüşleri alınmıştır. Literatür taramasından, öğretmen ve öğrencilerden elde edilen veriler bir araya getirilerek 104 maddelik bir madde havuzu oluşturulmuştur. Bu, madde havuzundaki ifadelerden benzer ve amaçla ilişkisiz olanlar elendikten sonra 73 maddelik 5’li Likert-tipi katılma derecesine göre taslak ölçek hazırlanmıştır. Hazırlanan ölçeğin içerik geçerliliği için uzman görüşleri alınmıştır. Uzmanların görüşleri doğrultusunda yapılan değişikliklerden sonra taslak ölçek 49 kişilik dördüncü ve beşinci sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Bu uygulama sonunda 63 maddelik bir aday ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen bu ölçek 394 kişilik dördüncü ve beşinci sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Uygulama sonunda elde edilen veriler üzerinde madde ayırıcılık indekslerini tespit etmek için independent t-testi ve yapı geçerliliğini test ederek aynı niteliği ölçen değişkenleri bir araya getirmek amacıyla da faktör analizi yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliğini kestirmek için ise Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Sonuç olarak; t-testinde iki yönlü anlamlılığına bakılarak p&gt;,05 üstünde değer alan toplam 3 madde ölçekten çıkarılmıştır. Ayrıca ölçeğin toplanabilirlik özelliğinin bozulmaması için toplam 27 madde korelasyon katsayılarının ,25 değerinden küçük olması nedeniyle ölçekten çıkartılmıştır. Faktör analizi sonuçları ölçeğin, toplam varyansın %44,027’sini açıklayan beş faktöre ve 29 maddeye sahip olduğunu göstermiştir. Ölçeğin tamamının iç tutarlılık güvenirliği ise (Cronbach Alpha) 0,83 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar, ölçeğin yeterli derece geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Serbest Etkinlikler Dersinde Sınıf Öğretmenlerin Kendilerini Yeterli Görme Düzeyleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18079</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18079</guid>
      <author>Mehmet TAŞDEMİR, Musa SARGIN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ilkokulda yer alan serbest etkinlikler dersinin öğretimine yönelik sınıf öğretmenlerinin kendilerini ne düzeyde yeterli gördüklerini belirlemektir. Tarama modeline dayalı bu araştırma kapsamda, sınıf öğretmenlerinin görüşleri araştırmacı tarafından geliştirilen Serbest Etkinlikler Dersi Değerlendirme Ölçeği (SEDDÖ) ile elde edilmiştir. Elde edilen öğretmen görüşleri cinsiyet, mesleki kıdem ve okulların yerleşim yerleri değişkenlerine göre açıklanmıştır.Örneklem grubu 2013–2014 akademik döneminde Şırnak ilinden kadrolu sınıf öğretmenleri arasından seçkisiz olarak oluşturulmuştur. Araştırma örneklem grubu 116 bayan, 109 erkek toplam 225 öğretmeden oluşturulmuştur. Bunların 137’si köy, 36’sı belde/ilçe ve 21’i ise şehir merkezlerinde görev yapan öğretmenlerdir. Verilerin tanımlanan evrenin normal olasılık dağılımına uyup uymadığı Kolmogorov-Smırnov sınaması ile test edilmiştir. Verilerin dağılımı ile normal olasılık dağılımı arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Veriler SPSS 15.00 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yeterlik durumlarını belirlemek için ortalama ve standart sapma, bağımsız değişkenler arası ilişkileri belirlemek için ise Mann Whitney U ve Kruskal Wallis-H analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada, sınıf öğretmenleri serbest etkinlikler derslerinde kendilerini kısmen yeterli görmeleri yanında, bu derste öğrencilerin işbirliği, teknoloji okuryazarlığı, bireysel farklılıklar ve disiplinler arası eğitim gibi gelişimlerinde çok yararlı olduklarına inanmaktadırlar. Araç-gereç eksiklikleri olmasına rağmen serbest etkinlikler dersi hakkında öğretmenler olumlu düşünceye sahiptirler.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinin Matematik Dersi Öğretim Yöntemlerine İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18159</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18159</guid>
      <author>Serdarhan Musa TAŞKAYA, Pelin KÖSECE</author>
      <description>Matematik öğretiminde, kişinin hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı temel matematik bilgi ve becerileri kazandırmak ve çevresindeki olayları problem çözme yaklaşımı ile ele alan bir düşünme tarzına sahip olmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Soyut işlemlerin yapıldığı matematiğin öğretiminde farklı öğretim yöntemler kullanılabilir. Öğretmenlerin öğretim yöntemlerini kullanırken öğrencilerin durumlarını göz önünde tutarak seçim yapması gerekmektedir. Ancak bu şekilde başarı sağlanabilir. Matematik dersine ilkokullarda sınıf öğretmenleri girmektedir. Matematiğin temelleri ilkokul döneminde atılmaktadır. Bu nedenle sınıf öğretmenlerinin matematik dersinde nasıl bir eğitim verdikleri önemlidir. Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin matematik dersinde kullandıkları öğretim yöntemlerine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmaya, Adana ilinde bulunan ilkokullarda 2013-2014 öğretim yılında görev yapmakta olan 22 sınıf öğretmeni katılmıştır. Verilerin toplanmasında, araştırmacılar tarafından hazırlanan açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Katılımcıların seçiminde maksimum çeşitliliği sağlamak için; kıdem yılı, cinsiyet ve mezun oldukları lisans düzeyleri göz önünde bulundurulmuştur. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada matematik dersinde sınıf öğretmenlerinin ortalama 3 öğretim yöntemi kullandıkları; en çok problem çözme, anlatım ve soru cevap yöntemlerini tercih ettikleri; yöntem seçiminde öğrenmeyi kolaylaştırma özelliğinin arandığı; bilgisayar destekli öğretimin bazı öğretmenlerce kullanılmak istenmesine rağmen kullanılamadığı; derste kullanılmayan yöntemlerin okulun fiziki imkanlarının yetersizliği nedeniyle kullanılamadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonunda sınıf öğretmenlerinin matematik dersi için öğretim yöntemleri konusunda hizmet içi eğitime alınması önerisinde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Felsefe Dersi Tutum Ölçeği Geliştirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18292</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18292</guid>
      <author>Erhan TECİM</author>
      <description>Bu çalışma, Türkiye’de özel veya devlet okulu olan bütün liselerde zorunlu ders olarak okutulan felsefe dersine yönelik öğrencilerin tutumlarını ölçebilmek amacıyla düzenlemiştir. Aksaray il merkezinde gerçekleştirilen bu araştırmada, lise 11. sınıf öğrencileri araştırma evreni olarak tespit edilmiştir. Aksaray il merkezinde yer alan 14 ayrı lisede (farklı lise türleri) gerçekleştirilen çalışmada tabakalı örneklem seçimi kullanılmıştır. Çalışmaya, daha önce felsefe dersi almış olan 377 öğrenci katılmıştır. Hazırlanan soru formunda öğrencilere ait kısa demografik verilerin elde edilmesinin yanında, felsefe dersine dair tutumlarını ortaya koymayı amaçlayan soru maddeleri yer almıştır. Soru formuna eklenen bu bilgiler sayesinde öğrencilerin felsefe dersine dair tutumlarında etkili olduğu düşünülen; öğrencinin cinsiyeti, akademik alanı ve okul türü gibi değişkenler de incelenmiştir. Elde edilen veriler ile faktör analizi yapılmış ve felsefe dersine yönelik bir tutum ölçeği oluşturulmuştur. Analizlerin sonucunda Cronbach's Alpha Güvenirlik Katsayısı 0,911 olan, 20 maddeden ve beş alt faktörden (ilgisizlik, yararlılık, sevgi, güven, öğreticinin rolü) oluşan tutum ölçeği elde edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pedagojik Formasyon Alan Öğretmen Adaylarının Konuşma Kaygıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18211</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18211</guid>
      <author>Ebru TEMİZ</author>
      <description>Konuşma, her türlü iletişimin temelini meydana getiren aynı zamanda insanın sosyal bir varlık olabilmesi için taşıması gereken önemli bir unsur olarak kabul edilmektedir. Konuşma yeteneği, bireyin doğuştan gelen bir özelliği olmasına rağmen, bireyin alacağı eğitimler ve edindiği deneyimler konuşmanın doğru, güzel ve etkili biçimde kullanılabilmesini etkiler. Eğitim Fakültelerinin farklı anabilim dallarının lisans öğretim programlarında, konuşmanın temel bir kavram olarak ön plana çıkabileceği; bireysel ses eğitimi, ses bilgisi, sözlü anlatım, anlatma teknikleri, etkili iletişim, insan ilişkileri ve iletişim gibi dersler yer almaktadır. Bu dersler ile öğrencilerin, mesleki yaşamlarında uygulamak üzere konuşma eğitimine yönelik asgari bilgileri edinebilecekleri ifade edilebilir. Pedagojik formasyon eğitimi sürecinde ise öğretmen adayları; Gelişim Psikolojisi, Ölçme ve Değerlendirme, Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımları, Sınıf Yönetimi, Rehberlik, Öğretmenlik Uygulaması, Özel Öğretim Yöntemleri, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı derslerini almaktadırlar. Öğretmenlik mesleği öncelikli olarak öğretmenin kendisini ve bilgileri sözlü olarak etkili bir biçimde ifade edebilmesini gerektirir. Bu durum konuşma ile mümkündür ve öğretmenlerin sınıf ortamında konuşurken kendilerini ifade edebilmede kaygı yönünden rahat olmaları beklenir. Bu nedenle pedagojik formasyon alan öğretmen adaylarının konuşma kaygılarının araştırılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu çalışma ile, pedagojik formasyon alan öğretmen adaylarının konuşma kaygıları araştırılmış ve bu kaygıların alan değişkenine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın çalışma gurubunu, 2013-2014 yılında Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi Pedagojik Formasyon programında öğrenim gören olan 115 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sevim (2012:927) tarafından geliştirilen Öğretmen Adaylarına Yönelik Konuşma Kaygısı Ölçeği, kullanılmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak, pedagojik formasyon alan öğretmeni adaylarının çok az konuşma kaygısı taşıdığı ve öğretmen adaylarının konuşma kaygılarının Müzik, Matematik, Türkçe ve Fen Bilgisi alan değişkenine göre farklılık göstermediği ve sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul Ve Ortaokul Öğretmenlerinin Öğretmenler Odasına Yönelik Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18230</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18230</guid>
      <author>Buket TURHAN TÜRKKAN, Arif KAPTAN , Hakkı KAHVECİ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin öğretmenler odasına yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını ilkokul ve ortaokulda görev yapan yirmi öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları, farklı şehirlerde görev yapmakta olup katılımcıların branşları Sınıf, Sosyal Bilgiler, İngilizce, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Fen Bilgisi, Beden Eğitimi, İlköğretim Matematik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanlarındadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından oluşturulan görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler içerik analizi yaklaşımıyla incelenmiştir. Araştırmanın geçerliğini sağlamak amacıyla, veriler ayrıntılı olarak betimlenerek raporlaştırılmış ve elde edilen sonuçlara ulaşma konusunda detaylı bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın güvenirliği için ise iki araştırmacı ayrı ayrı kodlama yaptıktan sonra araştırmacılar bir araya gelerek yaptıkları analizi karşılaştırılarak görüş birliği sağlanmıştır. Araştırmanın bulguları öğretmenler odasını kullanma amacı; öğretmenler odasını kullanma sıklığı; öğretmenler odasını kullanmama nedeni; öğretmenler odasından sosyal ilişkiler beklentisi; öğretmenler odasından fiziki donanım beklentisi; öğretmenler odasında konuşulan konular; öğretmenler odasında gerçekleşen konuşmaların etkisi; öğretmenler odasında konuşulabilecek konular beklentisi ile öğretmenler odasındaki gereksinimler ve öneriler olmak üzere dokuz tema altında toplanmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin öğretmenler odasına yönelik görüşleri tartışılmış ve buna yönelik önerilere yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yükseköğretimde Devamsızlık Olgusu ve Nedenlerine İlişkin Öğretim Üyeleri ve Üniversite Öğrencilerinin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18317</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18317</guid>
      <author>Celal Teyyar UĞURLU, H. Gonca USTA , A. Salih ŞİMŞEK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı “devamsızlık” olgusunun anlamı, nedenleri ve azaltılması için alınabilecek önlemleri derinlemesine incelemektir. Bu amaçla araştırmada “devamsızlık” olgusunun derinlemesine incelenmesi için nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Bu araştırmada araştırma amaçlarına ulaşılması için nitel yaklaşım benimsenmiştir. Bu amaçla araştırmada “devamsızlık” olgusunun derinlemesine incelenmesi için nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Olgubilim deseni ile farkında olunan ancak derinlemesine ve ayrıntılı bir anlayışa sahip olunmayan olgulara odaklanılması amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında Cumhuriyet Üniversitesi’nin 13 fakültesinden toplam 180 öğrenci ve 52 öğretim elemanından görüş alınmıştır. Araştırma grubunun seçilmesinde maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği kullanılmıştır. Kullanılan örnekleme tekniği ile veri sağlayıcıların çeşitliliği sağlanmıştır. Araştırma kapsamında nitel verilerin toplanması için yapılandırılmamış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunda her bir alt amaca yönelik olarak birer soru toplam dört soru yer almıştır. Toplanan nitel veriler metin dosyalarına dönüştürülmüş ve kodlamaların yapılması, temaların oluşturulması, bulguların elde edilmesi ve kodlama güvenirliğinin belirlenmesi için NVivo 10 programı kullanılmıştır. Verilerin analizi, içerik analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İçerik analizi, “Verilerin kodlanması, temaların bulunması, kodlama ve temaların düzenlenmesi, bulguların tanımlanması ve yorumlanması” şeklinde dört aşamada ele alınmıştır. Temalar ve alt temalar araştırmacılar tarafından isimlendirilmiştir. Kodlama güvenirliği için Cohen’sKappa katsayısı incelenmiş ve ?=.91 bulunmuştur. Kodlama güvenirliğinin yüksek olması sonucunda ilgili temalar için frekanslar belirlenmiş ve çıktılar raporlaştırılmıştır. Araştırma sonucunda devamın önemine ilişkin görüşlerin daha yüksek frekansla ifade edildiği görülmüştür. Öğretim üyeleri devamsızlık olgusunun anlamını başarısızlık nedeni olarak tanımlarken, öğrenciler devamsızlık olgusunun anlamını öğrencinin tercihi ve (zorunluluğu) kaldırılması gereken durum olarak ifade etmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Karar Vermede Özsaygı Düzeyi ve Karar Verme Stillerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18260</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18260</guid>
      <author>Abdulhak Halim ULAŞ, Cevdet EPÇAÇAN , Cahit EPÇAÇAN , Büşra KOÇAK</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının karar vermede özsaygı ve karar verme stillerinin incelenmesidir. Bu amaçla tarama modelinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise bu evren içinden tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 343 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Melbourne Karar Verme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 16.0 paket programından faydalanılarak Kolmogorov Smirnov Normallik Testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Korelasyon Testi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda öğretmen adaylarının karar vermede öz saygı düzeylerinin yüksek olduğu, dikkatli karar verme stilleri puanının diğer karar verme stillerinden yüksek olduğu, cinsiyet, sınıf, ailenin gelir düzeyi, ailenin yaşadığı yer, aile yapısı, anne-babanın eğitim durumu ve anne-babanın iş durumu değişkenlerine göre p&lt;0,05 düzeyinde genelde farklılaşmadığı; aylık kişisel gider değişkeninin karar vermede özsaygı düzeyleri üzerinde anlamlı farklılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının karar vermede özsaygı düzeyleri ile dikkatli karar verme stili arasında pozitif orta düzeyde; kaçıngan, erteleyici ve panik karar verme stilleri ile negatif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Erken Müdahale Programlarının Çeşitli Değişkenler Açısından İrdelenmesi: Erken Çocukluk Eğitimine Yapılan Yatırım Geleceğe Yapılan Yatırım Mıdır?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18166</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18166</guid>
      <author>Hatice UYSAL, Berrin AKMAN</author>
      <description>Okul öncesi dönemde çocukların daha iyi bir geleceğe sahip olması amacıyla erken çocukluk eğitiminde çeşitli erken müdahale programları uygulanmaktadır. Erken müdahale programları görünürde farklı amaçlara hizmet ediyor gibi algılansalarda özlerinde ortak olarak çocukların bütünsel gelişimlerini koruyarak ülkeyi toplumsal refaha eriştirmeyi amaçlamaktadırlar. Bu çalışmada erken çocukluk eğitimine yapılan yatırımların erken müdahale programları çerçevesinde sosyal, toplumsal, ekonomik ve siyasal açıdan önemleri alan yazın ışığında tartışılmaktadır. Erken çocukluk döneminde uygulanan nitelikli programlar sayesinde risk altındaki çocukların akranlarıyla benzer eğitimler alarak hayata geriden değil aynı çizgiden başlamaları sağlanmaktadır. Bu programlara dâhil olan risk altındaki çocuklar yetişkinlik çağına eriştiklerinde suça karışmayarak, iyi bir işe girerek ve yaşadıkları risklerden arınıp kendi çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlayarak aldıkları nitelikli eğitimin çıktılarını topluma iade etmiş olurlar. Çocukların sosyal yönden güçlendirilmesi için yapılacak erken müdahale çalışmaları gelecekte de toplumsal düzenin korunması ve sosyal refahın sürdürülmesinde oldukça önemlidir. Bu makale ile erken çocukluk eğitimine yapılan yatırımlar erken müdahale programları çerçevesinde incelenmiş yok denecek kadar az yerli çalışmalara bir yenisini eklenmesi ve ilgililerin dikkatinin bu konuya çekilmesi amaçlanmaktadır. Sözü edilen erken müdahale hizmetlerinin kısa ve uzun dönemli çıktıları ve fayda/maliyet analizleri incelenmiştir. Ayrıca program etkilerinin çocuğun kendisinden yola çıkarak bulunduğu topluma kadar genişleyen halkalar bütününde hangi halkaya kadar yayıldığı üzerinde durulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhuriyet'ten Günümüze Zazaca’nın Eğitim Faaliyetleri İçerisindeki Durumu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18269</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18269</guid>
      <author>Öğr. Gör. Murat VAROL</author>
      <description>Cumhuriyet’ten önce ağırlıklı olarak medreseler üzerinden devam eden eğitim sistemi, Cumhuriyet’in ilanından sonra tamamen değiştirildi. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve medreselerin kapatılması sonrasında eğitim tek çatı altında toplandı. Bu süreçten sonra Türkiye’deki eğitim sisteminde, sadece Türkçe eğitim dili olarak kullanıldı. Eğitim-öğretim faaliyetlerine dair inkılaplar da yeni Cumhuriyetin en öncelikli konuları arasında yer aldı. Eğitim konusu zaman zaman inkılapların yerleşmesi için bir araç olarak dahi kullanıldı. Zira yeni genç nesiller, oluşturulan yeni eğitim sistemi ile adeta aynı düşünce etrafında birleşen, aynı dünya görüşüne sahip bir toplum meydana getirdi. Böylesi bir sisteme direnmek ve karşı durmak da bu süreç içerisinde çok da mümkün olmadı. Tüm bunlar yapılırken Türkçe dışındaki bütün diller bir kenarda bekletilmiş ve bu diller eğitim hayatı içerisinde kendilerine bir yer bulamamıştır. Bu dillerden biri de Türkiye’de en çok konuşan üçüncü dil konumunda olan Zazaca olmuştur. 2000’li yıllardan sonra çok fazla olmasa da değişime başlayan bu tutum sonrasında, Türkçe dışındaki diller az da olsa eğitim hayatı içerisinde yer almaya başlamıştır. Günümüzde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda Zazaca seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Ayrıca bazı üniversitelerde lisans ve yüksek lisans düzeyinde Zazaca eğitim verilmektedir. Bu çalışmada Cumhuriyet’ten günümüze kadar ki eğitim sistemine dair bir değerlendirme yapılacak ve Zazaca’nın eğitim hayatı içerisindeki durumu irdelenecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Yönetiminde Öğrenci Motivasyonu ve Motivasyonu Etkileyen Etmenler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18226</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18226</guid>
      <author>Hatice VATANSEVER BAYRAKTAR</author>
      <description>Motivasyon kavramını, davranışa enerji ve yön veren ve bireylerin belirli amaçlara yönelmesini sağlayan güçler olarak tanımlamak mümkündür. Motivasyon kavramının temelinde davranışların tetiklenmesi, yönlendirilmesi ve sürdürülmesi yatar. Motivasyonun temel amacı, baskı ve zorlama olmadan bireylerin istekli, verimli ve etkin çalışmalarını sağlamaktır. İnsanlar temel beklentileri karşılandığı sürece daha verimli çalışacak, motivasyonları da yüksek olacaktır. Motivasyon ile performans arasında doğru orantı vardır. Öğrencinin motivasyonu ne kadar yüksekse, performans da o derece yüksek olacaktır. Sınıf ortamında etkili ve verimli öğrenme-öğretme sürecinin gerçekleştirilebilmesi için öğretmenin planlı ve programlı olması, öğretim ortamında ilgili yöntem, teknik, araç-gereç ve materyalleri etkili şekilde kullanması, bilgi donanımının iyi olması, iyi bir rehber olmasının yanısıra öncelikle öğrencilerin ilgili konuya motivasyonunu sağlamak ve bunu ders boyunca sürdürebilmek önem taşır. İyice motive olmuş (güdülenmiş) öğrencilerden oluşan sınıfın varlığı hem öğrenme-öğretme faaliyetlerini kolaylaştırmakta, hem de sınıfta istenmeyen davranışlar azalmakta, dolayısıyla da sınıf yönetimi kolaylaşmaktadır. Bu çalışmada sınıf yönetiminde önemli bir yeri olan motivasyon kavramı, motivasyon sürecinin işleyişi, motivasyonun özellikleri, sınıf yönetiminde öğrenci motivasyonu, öğrenci motivasyonunu etkileyen etmenler konularına ilgili alanyazın doğrultusunda yer verilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden döküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma için konuyla ilgili kaynaklara ve verilere ulaşılarak alan yazın taraması yapılmıştır. Araştırma ile ilgili kitap, tez ve raporlar incelenmiş elde edilen veriler sistematik bir biçimde bütünleştirilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Niteliklerinin İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemine Uygunluğu Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18431</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18431</guid>
      <author>Hakkı YAPICI</author>
      <description>Bu araştırma, Sosyal Bilgiler öğretmeni niteliklerinin işbirliğine dayalı öğrenme yöntemine uygunluğu açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Erzurum ili Yakutiye ilçesinde görev yapan 70 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada, tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamada çalışmaya katılan öğretmenlerin cinsiyet, kıdem ve mezun olunan fakülte gibi niteliklerini belirleyen kişisel bilgi formu ve öğretmen özelliklerini belirlemeye yönelik beşli likert tipindeki ‘Öğretmen Adayı Niteliklerinin İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemine Uygunluğuna İlişkin Görüş Ölçeği’ (Topal, Kırbaş 2014) kullanılmıştır. Çalışma Erzurum ili Yakutiye ilçesinde görev yapan 70 Sosyal Bilgiler öğretmeni üzerinde yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak Ki-Kare analiz yöntemine göre test edilmiştir. Yapılan istatistik analizler sonucunda, erkek öğretmenlerin arkadaşlarına daha çok güven verdikleri, farklı kişilik özelliklerine sahip olan arkadaşlarına daha fazla değer verdikleri ve ortak çalışmalarda arkadaşlarına adil davranma bakımından bayan öğretmenlere göre daha çok duyarlı oldukları, 1-15 yıl arasında hizmete sahip olan öğretmenlerin 16 yıl ve daha fazla hizmete sahip olan öğretmenlerden yeni fikirlere daha açık olduğu, meslektaşları ile olan ilişkilerinde daha demokratik davrandığı ve grup çalışmalarındaki başarıyı ferdi başarılardan daha çok tercih ettikleri, eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerin ortak çalışmalarda arkadaşlarıyla daha fazla ilgilendikleri ve açık iletişim kurdukları, her arkadaşının fikrine daha çok önem verdikleri, ortak çalışmayı ve işbirliğini tercih ettikleri, müşterek çalışmalarda hemfikir oldukları ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>STEM Tutum Ölçeğinin Türkçeye Uyarlanması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18361</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18361</guid>
      <author>Bekir YILDIRIM</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Faber vd (2012) tarafından geliştirilen STEM Tutum Ölçeğini (STEM Attitude Scale) Türkçeye uyarlamak ve ölçeğin geçerliliğini ve güvenirliğini araştırmaktır. Türkçe form, eş-değerlik sınamasının ardından 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören 1360 ortaokul öğrencisine uygulanmıştır. Öğrencilerin sınıflarına göre dağılımları incelendiğinde; %29’nu (n=395) altıncı, %31’i (n=422) yedinci ve %40’ı (n=543) sekizinci sınıfta okumaktadır. Ölçeğin yapı geçerliliğini incelemek için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. STÖ’ nün güvenirliğinin belirlenmesi için ise Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı, düzeltilmiş madde toplam korelasyonu ve %27’lik üst ve alt grupların madde ortalamaları arasındaki farkların anlamlılığı t testi ile incelenmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki STEM Tutum Ölçeği’nin Türkçe versiyonu dört faktörden oluşmaktadır. Faktörlerin Cronbanch alfa değerleri 0.86 ile 0.89 arasında, düzeltilmiş madde toplam puan korelasyonları 0.38 ile 0.78 arasında değişmektedir. Ölçüt geçerliği sonuçları, ölçeğin amacına hizmet ettiğini göstermiştir. T testi sonuçları ise %27’lik alt ve üst grupların madde ortalamaları arasındaki tüm farkların anlamlı olduğunu göstermiştir. Açımlayıcı faktör analizinin ardından ortaya çıkan yapı 1360 ortaokul öğrencisine uygulanarak doğrulayıcı faktör analizi (RMSEA, 0,063; GFI, 0.87; AGFI, 0,85; SRMR, 0.053; NFI, 0.95; CFI, 0.96; IFI, 0.96) yapılmış ve STEM Tutum Ölçeğinin yapısının doğrulandığı belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre, STEM Tutum Ölçeği’nin Türkçe versiyonu, STEM’ e karşı öğrenci tutumların ölçülmesi için geçerli ve güvenilirdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuklar Ne Yazıyor? Okul Öncesi Dönemde Yazı Algısının Gelişimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18272</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18272</guid>
      <author>Mustafa YILDIZ, Merve ATAŞ , Nurhan AKTAŞ , Ayşe Dilek YEKELER , Tuğba DÖNMEZ</author>
      <description>Yazma, çocukluk yıllarının ilk dönemlerinden itibaren çeşitli karalama ve çizgi çalışmaları ile gelişmeye başlayan bir beceridir. Okul öncesinde yazma çalışmaları, çocukların ilkokula başlamadan önce aileleri veya akranlarının desteği ile yazı dilini keşfetme eylemidir ve belli aşamaları içerir. Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönemdeki çocukların yazı algısını yaş, cinsiyet ve sosyoekonomik düzeye göre incelemektir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 3-5 yaş (36-66 aylık) arasındaki 96 çocuk (46 kız, 50 erkek) oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgiler Formu ve Okul Öncesinde Yazı Algısı Formu kullanılmıştır. Çocuklar, “Benim için bir şeyler yazabilir misin?” yönergesiyle yazmaya yönlendirilmiştir. Yazma işlemi tamamlandıktan sonra “Ne yazdın? Yazdıklarını bana anlatır mısın?” şeklindeki sorularla yazdıkları üzerinde konuşmaları istenmiştir. Çocuklardan elde edilen yazı örnekleri, yazı algısının gelişimindeki aşamalara göre sınıflandırılmıştır. Sonuç olarak, 3 yaş grubundaki çocukların genelde karalama aşamasında yer aldıkları görülürken, 4 yaş grubundaki çocukların doğrusal tekrarlama aşamasında, 5 yaş grubundaki çocukların genelde rastgele harf oluşturma aşamasında, az bir kısmının ise seslerle ilişkilendirme aşamasında yer aldıkları görülmüştür. Ayrıca çocukların sosyoekonomik düzeylerinin yazılarını konumlandırmada etkili olduğu, fakat cinsiyetin bu konumlandırmayı etkilemediği, kız çocukların bazı yaş dönemlerinde erkek çocuklara göre ileri aşamada oldukları, hem erkek hem de kız çocuklarının çizgi takibine dikkat ettikleri ve yazı örneklerinin dik temel harflere daha yakın olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarından hareketle okul öncesi dönemde yazı algısının güçlendirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Podcast Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18266</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=18266</guid>
      <author>Fatih YILMAZ, Gülşah BABACAN</author>
      <description>Son yıllarda ülkemizin siyasi, ekonomik, turizm alanlarında gelişim göstermesiyle beraber Türkçeye duyulan ilgi artmış ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi konusunda çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Ancak bu konuda yeterli çalışmanın yapıldığını söylemek mümkün değildir. Dil öğretiminin temelini oluşturan dinleme, konuşma, yazma ve okuma becerilerinin gelişimi yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de temel dayanak noktası kabul edilerek ve dünyayı tanıyan, kendini ifade edebilen bireyler yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Gerek ana dil öğretiminde gerekse yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde okuma, yazma ve konuşma becerilerine gereken önem verilirken dinleme becerisinin geliştirilmesine gereken önemin verilmediği ve bu becerinin kendiliğinden geliştiği varsayılmaktadır. Dinleme becerisinin geliştirilmemesi bilgilerin tam anlamıyla edinilememesi, kişiler arası iletişim bozukluğunun ortaya çıkması gibi sorunlara yol açmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle iletişim çağını yaşadığımız günümüzde insanlar birbirleriyle daha kolay iletişim kurabilmekte, bilgi kaynaklarına daha kolay ulaşabilmektedir. Bu gibi sebeplerden dolayı dil öğreniminde ilk edinilen beceri olan dinleme becerisine yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de gereken önemin verilmesi ve bu becerinin geliştirilmesine yönelik materyallerin oluşturulması gerekmektedir. Ancak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dinleme becerisini geliştirmeye yönelik kısıtlı materyal bulunmaktadır. Teknolojik imkânların eğitim ortamlarına girmesi ve her zaman her yerde eğitim anlayışının yerleşmesi dinleme materyallerinin çeşitlenmesine imkân sağlamıştır. Bu çalışmada da yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dinleme becerisini geliştirmeye yönelik podcast örnekleri geliştirilerek ülkemizde yaygın olmayan podcast uygulaması ile yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dinleme becerisini geliştirmeye yönelik Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni’nde yer alan konu sınıflandırmalarından hareketle örnek materyal oluşturulması amaçlanmıştır. Seçilen temalar doğrultusunda A1 ve A2 seviyelerinde hedef ve kazanımları belirtilen 6 podcast etkinliği tasarlanmıştır. Hazırlanan podcast’ler: “şahsi kimlik”, “evin çevresi ve evdeki çevre”, “günlük yaşam”, “boş zaman, eğlence”, “diğer kişilerle olan ilişkiler” ve “gezi” temalarını içeren dinleme metinleri ve etkinliklerinden oluşmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


