






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2012 Sayı Volume 7 Issue 2 </title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=260</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>KENDİ KALEMİNDEN PROF. DR. COŞKUN AK</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15638</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15638</guid>
      <author>Çoşkun AK</author>
      <description>1947 yılının 22 Mayıs’ında doğmuşum. İlk ve orta öğrenimimi doğduğum şehir Erzurum’da tamamladım. Fakülte yıllarım yine aynı ilde geçti. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezuniyetim Haziran 1969. İlk öğretmenliğim Urfa Lisesinde. Yıl 1969. Hala özlemini duyduğum Urfa yıllarında annemi kaybettim. Onu peygamberler şehrine emanet ettikten sonra, Bursa Karacabey Lisesine atamam yapıldı. Yıl 1972. Bir dönem sonra Akademik hayatım başladı. 1973 yılında yine doğduğum şehre dönmek kısmet oldu. Orada, Atatürk Üniversitesinde tam on yıl öğretim üyeliği yaptım. Bu süre içinde evlendim, 1975 yılında Buğra, 1978 yılında Burçin adında iki oğlum oldu. 1977 yılında doktor, 1983 yılında da doçent unvanını aldım. Doktora konum “Muhibbî (Kanuni Sultan Süleyman) Dîvânı”, doçentlik konum ise “Bağdatlı Rûhî- Hayatı, Sanatı ve Bütün şiirlerinin İncelenmesi” oldu.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Coşkun Ak Hocam</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15550</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15550</guid>
      <author>Kerime ÜSTÜNOVA</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Geçişlilik-Geçişsizlik Nitelikleri Değişken Olabilir mi?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15484</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15484</guid>
      <author>Kerime ÜSTÜNOVA</author>
      <description>Öncelikli olarak geçişlilik-geçişsizlik niteliklerinin değişken olup olmadığının, geçişli bir eylemin kurduğu cümlede nesnenin yer alma koşullarının sorgulandığı çalışmada, söz konusu özelliklerin yapısal olmadığı, eylemle doğuştan gelen nitelik olduğu, yani geçişlilik ya da geçişsizliğin herhangi bir ekle verilip ya da herhangi bir kullanımla ortadan kaldırılamadığı sonucuna varılmıştır. Çatı kapsamında ele alınması düşünülen geçişlilik-geçişsizlik, yüklem-nesne / eylem-ad, zamir ilişkilerini yönetme, sisteme girmesi / sistem dışında tutulması gereken unsurları (nesne) yönlendirme işlevlerini üstlenir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İsmail Bin Abdullah’ın Oniki Hayvanlı Türk Takvimi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15636</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15636</guid>
      <author>İ. Güven KAYA</author>
      <description>“Oniki Hayvanlı Türk Takvimi”nin kökeni hakkında çeşitli rivayetler mevcuttur. Kimi araştırmacılara göre kökeni Çin’e dayanır. Kimilerine göre de Türk Hakanlarından birinin yapılan savaşların zamanını tespit etmek için oluşturulduğu söylenmektedir. Oldukça önemi haiz olan bu takvim XVIII. yüzyılda bile, nakil de olsa bu takvimin kimi çevrelerce hala biliniyor olması önemlidir. Bu kapsamda, üzerinde çalışarak tanıtmaya çalıştığımız söz konusu çalışmamız da bu geleneğin bir devamıdır. Çalışmada İsmail bin Abdullah’ın Oniki Hayvanlı Türk Takvimi adlı eserinden bahsedilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dili Kavramının Bilişsel-Lengüistik Açıklanması Üzerine Türk Dili Kavramının Bilişsel-Lengüistik Açıklanması Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15466</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15466</guid>
      <author>Kemal ABDULLAMehman MUSAOĞLU</author>
      <description>Türk dili kavramının bilişsel-lengüistik açıklanması, Türk dünyası ve uygarlığı bağlamına ve Rusça’da kullanılan Türkçe dil-konuşma alıntılarına göre yapılmıştır. Bu bakımdan makalede “Türkslavistik” anlayışına gore Türkçe-Rusça ilişkileri bütövlükte ele alınır ve Türkçe’den Rusça’ya geçen dil-konuşma alıntıları tahlil olunur. Şöyle ki; Ç. Aytmatov’un “Tavrı Kassandra” eserinden getirilen metin ve atasözü örneklerine gore Rusça’da kullanılan metindilbilimsel ve atasözübilimsel nitelikteki bazı alıntılar kavramsal-lengüistik olarak değerlendirilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Nef’î’nin Sihâm-ı Kazâ’sı İle Türkçe Divan’ındaki İki Farklı Üslûp Üzerine Bazı Tespitler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15600</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15600</guid>
      <author>Ahmet AKGÜL</author>
      <description>17. asrın önemli şairlerinden olan Nef’î’nin, Türkçe Divan’ındaki şiirlerde şairin ince zekâsını görmek mümkündür. Ancak nükteli bir eser olmasıyla şöhret bulan Sihâm-ı Kazâ adlı eserde yer alan manzumelerde Nef’î’nin alışkın olduğumuz zekâsını ve edebî kudretini görmek pek mümkün değildir. Bu eserde Nef’î, argo olarak nitelendirilebilecek kaba, işlenmemiş ve bol küfürlü bir dil kullanmıştır. Bu beyitlerin Nef’î’nin Divan’ında sergilediği üst düzey zekâ ve nükte gösterilerine alışmış okuyuculara edebî bir zevk vermeyeceği hususu şüphe götürmez. Bu durumu Köprülü gibi araştırmacılar da gözlemlemişlerdir. Sihâm-ı Kazâ’da üzerine çalışma yapan hemen her araştırmacı bu eserdeki manzumelerin nükte ve şiiriyetlerini zekâ yerine içerdikleri argo ifadelere, söz yığınlarına borçlu olduğunu belirtmektedir. Bu çalışmada, Nef’î’ye ait olarak bilinen Türkçe Divan ile Sihâm-ı Kazâ arasındaki üslûp farklılığının/uyumsuzluğunun sebepleri üzerinde düşünülmüştür. Bu bağlamda sözü edilen iki eser, söz varlıkları ve edebî değerleri açısından mukayese edilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretim Elemanlarının Türkçe Eğitimi Araştırmaları İle İlgili Çeşitli Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15553</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15553</guid>
      <author>Akif ARSLAN</author>
      <description>Çalışmanın amacı öğretim elemanlarının Türkçe eğitimi araştırmalarıyla ilgili çeşitli görüşlerini belirlemektir. Bu amaçla üç üniversitede 25 öğretim üyesi ile görüşülerek araştırmanın verileri elde edilmiştir. Çalışmanın sonunda öğretim üyelerinin ağırlıklı olarak Türkçe eğitimi araştırmalarının çeşitli sebeplerle gerektiği gibi yapılmadığı ve öğretim üyelerinin bir kısmının ise söz konusu çalışmaların bu alanda yaşanan sorunları çöz(e)mediği düşüncesinde oldukları tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki akademisyenlerin, Türkçe dersi müfredatlarında Türkçe eğitimi çalışmalarının ağırlıklı olarak dikkate alınmadığını ve eğitim bilimleri bölümlerinde görev yapan öğretim üyelerinden destek alınması gerektiğini düşündükleri de belirlenmiştir. Çalışmada, ayrıca, araştırma kapsamındaki öğretim üyelerinin Türkçe eğitimi alanında yapılan çalışmaların gerektiği gibi yapılarak bu alanda yaşanan sorunlara çözümler üretebilmesine yönelik çeşitli önerilerine yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Boşnak Halk Edebi Ürünü Sevdalinkalarda Türkçe Unsurların İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15580</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15580</guid>
      <author>Mustafa ARSLANÖzcan ŞAŞMAZ</author>
      <description>Osmanlının, Balkan fethi ile birlikte bu coğrafyada Türk Kültür unsurları yerleşmeye başlamış zamanla kimi Balkan halklarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Özellikle Boşnakların sosyokültürel yaşamlarına Türk kültürünün tesiri büyük olmuştur. Bu bağlamda Boşnakçada bugün hala yaşayan Türkçe sözcük ödünçlemeleri önemli bir yer tutmaktadır. Öyle ki Osmanlı Türkçesine ait farklı türde kelimeler Boşnak edebiyatının farklı bölümlerinde bile kendilerine yer edinmişler ve oluşan edebi ürünün ayrılmaz bir unsuru olmuştur. Bu bağlamda Boşnak halk edebiyatının türküleri sayılabilecek Sevdalinkalarında Türkçe unsurlar bu eserlerin özünü oluşturacak şekildedirler. Çalışmada, Boşnak halk edebiyatında önemli bir yer tutan sevdalinkalarda geçen Türkçe unsurlar belirli bir sistem içerisinde incelenmiştir. Boşnakçada geçen Türkçe kelimelerle ilgili çalışmalar yapılmış ancak özel olarak sevdalinkalardaki Türkçe unsurların kapsamlı olarak araştırılmadığı saptanmıştır. Sevdalinkalar üzerine yazılan eserler derlenmiş ve bu eserlerde geçen Türkçe kelimeler bir yöntem kapsamında sınıflandırılmıştır. Sevdalinkaların özünü oluşturan ve birçok manalar yüklenen Türkçe unsurların tespit edilmesi, Türk kültürü, dili ve edebiyatına önemli katkı sağlayacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İmparatorluktan Cumhuriyete Geçiş Sürecinde Ortaöğretim Tarih Programlarında Değişim I: Ortamektep</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15570</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15570</guid>
      <author>Erdal ASLAN</author>
      <description>Bu araştırmada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra “Tevhid-i Tedrisat Kanunu”na uygun olarak ortaöğretim tarih programında yapılan değişiklikler incelenmiştir. Araştırma, Osmanlı İmparatorluğu’nun ortaöğretim kurumları “Mekatib-i Sultaniye”lerin son programı olan "1331 (1915) Mekatib-i Sultaniye Ders Müfredatı” içerisinde yer alan “Devre-i Evveli” programı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk lise müfredatı olan “1340 (1924) Lise Birinci Devre Müfredat Programı”nda yer alan tarih ders içeriklerinin karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Cumhuriyet ile birlikte devletin ulusal ve laik kaaekterine uygun olarak tarih programlarında önemli değişiklikler yapılmıştır. Tarih programları Osmanlı İmparatorluğu’nun “hanedancı” tarih anlayışının teokratik ve otokratik içeriklerinden arındırılarak ulusal ve laik bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Cumhuriyet’in tarih eğitimi çocuklarda ulusal bir bilinç oluşturabilmek için “Türk tarihi”ni merkez almıştır. Liselerin birinci devresi olan “Ortamektep”lerde tarih dersleri İlkçağ uygarlıkları, İslâm tarihi, Osmanlı öncesi Türk tarihi ve Osmanlı tarihinin öğretimine ayrılmıştır. Türk tarihi Avrupa ve Dünya tarihi ile bağlantılı ve karşılaştırmalı olarak bir “Uygalık Tarihi” yaklaşımı ile ele alınmıştır. Önemli tarihsel kişiliklerin yaşamlarına dayalı “hanedancı tarih” öğretimi terk edilerek yerine, batıda gelişen modern ve bilimsel tarih yöntemi benimsenmiştir. Bu anlayış doğrultusunda İlkçağ uygarlıkları, İslâm tarihi, Osmanlı öncesi Türk tarihi ve Osmanlı tarihi Avrupa, Dünya ve Osmanlı ölçeğindeki önemli gelişmeler üzerinden, dönemler ve temaları esas alan sistematik bir uslupla yansıtılmıştır. Ayrıca iki döneme ait “Lise Birinci Devre” tarih programları yeni harflere çevrilerek ek olarak verilmiştir. Program metinlerinin yeni harflere aktarılması, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki tarih öğretimi konusundaki değerlendirmeler için önemli bir katkıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eski Oğuz Türkçesinden Günümüz Türkiye Türkçesine Kadar Özelleşme Yoluyla Anlam Daralmasına Uğrayan Kelimeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15380</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15380</guid>
      <author>Emine ATMACA</author>
      <description>Eski Oğuz Türkçesi, XI. yüzyılda teşekkül etmeye başlayan, genel kabule göre XV. yüzyılda gelişimini tamamlayan Orta Türkçe devresinin tarihî şiveleri arasında apayrı bir yeri olan şivedir. Bu şive, bugün kullanmakta olduğumuz Standart Türkiye Türkçesine her yönüyle kaynaklık teşkil eder. Bu sebeptendir ki, bugün Standart Türkiye Türkçesinde fonetik, morfolojik, sentaktik ve semantik alanda karşılaştığımız pek çok soru ve sorunların aydınlatılmasında, hareket noktamız ilkin Eski Oğuz Türkçesi dönemine ait eser/ler olmalıdır. Bu makalede, ilkin anlamlı bir birimin içeriğinin daha dar bir kapsama geçmesi diye bilinen ve anlam daralmasının bir alt başlığı olarak kabul edilen özelleşme (~Alm. Spezialisierung, Pezialisierung, Fr. Spécialisation, İng. Specialisation, Rus. ?????????????) teriminin anlam bilimi eksenindeki yeri teorik olarak ele alınmıştır. Sonra, özelleşme yoluyla anlam boyutu daralan kelimeler, Eski Oğuz Türkçesinden günümüz Türkiye Türkçesine kadar taranılan eserlerdeki tanıklamalarından hareketle verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Siyasetnâme Olarak Ahlâk-ı Muhsinî</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15277</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15277</guid>
      <author>Mehmet AVÇİN</author>
      <description>XVI. yüzyıl Kütahya’sındaki edebî muhitin en önemli âlim şairlerinden olan Firâkî Abdurrahman Çelebi’nin Şehzade Bayezid’e sunulmak üzere İranlı Hüseyin Vâiz Kâşifî’den tercüme ettiği Ahlâk-ı Muhsinî; Firâkî’nin en önemli ve kaynaklarda adı en çok zikredilen eseridir. Ahlâk-ı Muhsinî kırk bölümden oluşmaktadır. Ve her bölümde adalet, kahramanlık, cömertlik gibi vasıfları anlatan mensur bir ahlak kitabıdır. Eserin Anadolu coğrafyasında birçok tercümesi yapılmıştır. Firâkî’nin tercümesinin özelliği ise eserin Anadolu’daki ilk tercümesi olmasıdır. Hikaye ile öğretim metodunun benimsendiği eserde Doğu kaynaklı hikayeler, menkıbeler ve peygamber kıssaları mevcuttur. Ahlâk-ı Muhsinî oluşturulduğu gelenek içerisinde ve daha sonraki üzerinde yapılan çalışmalarda genel bir ahlak kitabı olarak algılanmıştır. Edebiyatımızdaki mevcut siyasetnâmeler incelendiğinde eserin muhtevasının genel bir ahlak kitabından ziyade siyasetnâme türüne yakınlığı söz konusudur. Bu makalede Ahlâk-ı Muhsinî’nin neden bir siyasetnâme olarak algılanması gerektiği ve bilinen siyasetnâmelerle olan benzerlikleri üzerinde durulmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yenisey Yazıtları Nasıl Tarihlendirilebilir?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15623</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15623</guid>
      <author>Erhan AYDIN</author>
      <description>Yenisey yazıtları, Yenisey Irmağı boyunca, Kırgızlar tarafından dikildiği sanılan ve bugün toplam sayısı 250’ye yaklaşan yazıtlardır. Bu yazıtlardan Uybat III (E 32) Yazıtı ilk bulunan yazıt olduğu hâlde N. Yadrintsev tarafından 1889 yılında II. Doğu Türk Kağanlığı’ndan kalan yazıtlar bulununcaya kadar bu yazıtların kimlere ait olduğu ve alfabenin niteliği hakkında pek bir şey bilinmiyordu. Thomsen’in bu alfabedeki harfleri çözmesinden sonra çalışmalar, daha çok Moğolistan bölgesi üzerinde yoğunlaşmış, bu yazıtları okuma girişimleri de olmuştur. Bu anlamda özellikle W. Radloff, S. Ye. Malov ve H. N. Orkun’un adını anmak gerekir. Yenisey yazıtlarının tamamında herhangi bir tarih kaydı bulunmamaktadır. Belki de yazıtlarda kullanılacak kadar gelişmiş bir takvim sistemleri yoktu. Yazıtların neredeyse tamamının ortak özelliği tarihsel olaylardan çok, yazıt kahramanının yaptığı işlerden, neden öldüğünden söz edilip kahramanın ağzından aile bireylerine, yurda, göğe ve güneşe özlem anlatılmış olduğu için Türk dili uzmanlarının dışındaki araştırmacıların ilgisini pek çekmemiştir. Bu yazıda elimizde metni bulunan 170 civarındaki yazıt ayrıntısıyla incelenmiş ve yazıt metinlerinde tarih kaydını çağrıştırabilecek anlatımlar üzerinde yoğunlaşılmış ve en azından birkaçının hangi tarihte dikildiği belirlenmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dilde Sıfır Birim ve Sıfır Biçimbirimin Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15582</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15582</guid>
      <author>Hasene AYDIN</author>
      <description>Dilde en az çaba ilkesi, gereksiz tekrarlardan kaçınma zorunluluğu, estetik kaygılar gibi nedenlerle iletişim sırasında kimi dil birimlerinin derin yapıda bırakıldığı görülür. Bunun sonucunda yüzey yapıda bazı boşluklar ortaya çıkar. Söz konusu boşlukları gösterirken sözcük / sözcük öbeği için sıfır birim (Ø), ek için de sıfır biçimbirim (-Ø) kullanılır. Yüzey yapıda herhangi bir işareti olmayan ancak dil denen dizge içinde var olduğu ve işlev üstlendiği kabul edilen dil birimlerini ifade eden sıfır birim / sıfır biçimbirim, söz konusu dil birimlerinin ortak göstergesidir. Dolayısıyla her sıfır birim / sıfır biçimbirimin gösterileni ve işlevi farklıdır. Dilde pek çok dil birimi, yüzey yapıda sıfır birim / sıfır biçimbirimle karşılanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sıfır birim / sıfır biçimbirimin dildeki kullanım alanlarını saptamaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kazak Türkçesinde -a, -e/-y Zarf-Fiil Eki ve İşlevleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15478</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15478</guid>
      <author>Onur BALCİ</author>
      <description>Esas görevi fiil kök ve gövdelerine eklenerek ana fiilin durum ve tarzını bildirmek olan zarf-fiil ekleri Türkçede işlevsel olarak kullanılan eklerden biridir. Bu çalışmada Kazak Türkçesinde çok sık kullanılan -a, -e/-y zarf-fiil eki incelenmiştir. Kazak Türkçesi ile yazılan eserler taranmış, ek işlevsel olarak incelenmiştir. Sonuçta ekin şekil bilgisel ve söz dizimsel olmak üzere iki temel işlevi; bu işlevlerin alt başlıklarında ise farklı işlevleri olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Merhamet Şairi Olarak Mehmet Akif</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15369</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15369</guid>
      <author>Selma BAŞ</author>
      <description>Türk şiirinde ele alınan dikkat çekici konulardan biri merhamet temidir. Yoksul, kimsesiz, hasta, çaresiz insanların gündelik hayatında yaşadığı olaylar, halkın çektiği ıstıraplar ya da karşılaştığı haksız durumlar, acıma ve merhamet duygusu etrafında işlenir. Neredeyse bir moda halini alan bu temin konu edildiği tarih, Servet-i Fünûn dönemine rastlar. Meşrutiyet sonrasında da cazibesini sürdüren merhamet temini ele alanlardan biri de Mehmet Âkif Ersoy’dur. Özellikle Safahat’ın birinci kitabında toplanan bu tarz şiirler, şaire şöhret kazandıran ve aynı zamanda onun en beğenilen şiirleri arasında yer alır. Bu çalışmada Mehmet Akif’in sanatının hâkim unsurlarından biri haline gelen merhamet temi; şairi bu konuya yönelten etkenler ve bu temin onun şiirlerinde nasıl ele alındığı yönleriyle değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Divânü Lûgati’t-Türk’te Anlama ve Anlatma Becerilerine İlişkin Örnekler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15548</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15548</guid>
      <author>Zekerya BATUR</author>
      <description>Dil öğretimi, dil becerileri ile dil bilgisi kurallarının eşgüdümüyle gerçekleşen uzun bir süreçtir. Bu süreçte dil becerilerinden olan anlama (dinleme- okuma) ve anlatma (konuşma-yazma) becerilerinin birlikte yürütülmesi ve dilbilgisi kurallarıyla desteklenerek sürdürülmesi, dil öğretiminin başarısı açısından oldukça önem taşımaktadır. Bu çalışma doküman incelemesine dayalı olarak yapılmış, çalışmada Divânü Lûgati’t-Türk’teki (DLT) dil becerileri tespit edilmeye çalışılmıştır. DLT’de sırasıyla dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin geçtiği cümle ve madde başları taranarak incelenmiştir. Eserde, beceriler verilirken günlük konuşma dilindeki kelimelerin kullanıldığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Die Turksprachen und ihre demographische Bedeutung</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15350</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15350</guid>
      <author>İhsan Yılmaz BAYRAKTARLI</author>
      <description>Bu çalışmada Türk Dillerinin, daha doğrusu Altay Dilllerinin tarihi, yayıldığı coğrafya, bu dillerin yazı sistemleri ve sınıflandırılmaları ve bu konuda yapılan tartışmalar bütün yönleri ile incelenmektedir. Aynı zamanda altay ve ural dil gruplarının akrabalığı konu edilmektedir. Burada Ural dil grubu ile Altay dil grubu kökenleri itibari ile sanki ayni bir İlk-Dilden geliyormuş gibi sınıflandırıldı, yayıldığı coğrafya ve bu dilleri konuşanların sayısal dağılımı da aynı şekilde bu çalışmada incelendi. Özellikle İlk-Altayca ve onun türevlerinin sınıflandırılması çizimlerle desteklendi. Çizelgelerin ortaya çıkarılmasında değişik kanatlardan bilim adamlarının fikirleri önemle dikkate alındı. Çizimler olsun diğer değerlendirmeler olsun hepsi Ural-Altay dilleri alanında uzman bilim adamlarının düşüncelerine dayandırıldı. Çalışma bir çok yeni ve yapıcı fikri ortaya koyarken aynı zamanda da konuyla alakalı muhalif fikirlere de yeterince yer vermektedir. Ural ve Altay Dil gruplarının akrabalık konusunda yapılan tartışmaların önemine binaen, lenguistik delillere öncelikle yer verilmiştir. Japonya’dan Orta-Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış olan bu dillerin önemi yeterince anlaşılmadığı ortadadır. Genelde Türkologların özellikle de batılı Türkologların yapmış olduğu çalışmalar, çoğunlukla uzman ve karmaşık alanlarda kaldığından, bu çalışma daha klasik bir konuyu ve bahsi geçen dil gruplarının demografik yapısını incelemekle önemli bir boşluğu dolduracaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Savaşlar Çağında Yetişmiş Bir Kadın Yazar: Salime Servet Seyfi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15568</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15568</guid>
      <author/>
      <description>Salime Servet, Meşrutiyet ve Millî Mücadele dönemlerinde eser vermiş bir yazardır. Biri şiir, diğeri roman olmak üzere iki eser yayımlayan Salime Servet’in kadın yazarlar içerisindeki yeri dikkate değerdir. Savaş edebiyatına katkıda bulunan nadir kadın yazarlardandır. Daha ziyade didaktik yazı ve şiirler kaleme almıştır. Eserlerinde topluma millî şuur aşılama kaygısı dikkati çeker. Genellikle eserlerini Balkan harbi yıllarında yazan Salime Servet, Müdafaa-i Milliye Cemiyeti’nde de aktif rol almıştır. Ayrıca çıkarmış olduğu Seyyale dergisiyle de edebiyata katkıda bulunmuştur. Bu çalışmada, edebiyat tarihinin unutulmuş bu ismi tanıtılacak ve onu önemli kılan hususlar üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şeyh İslam’ın Mu‘înü’l-Mürîd Adlı Eserindeki Bazı Tasavvufi Kavramlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15422</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15422</guid>
      <author>Adem ÇATAK</author>
      <description>Türk edebiyat tarihinde önemli bir yeri haiz bulunan Mu‘înü'l-Mürîd, göçebe Türkmenlere tasavvufa ve fıkha dair bilgiler vermek gayesiyle yazılmış olup, Arapça bilmeyen Türkmenlere ana dilleriyle seslenmiştir. Mu‘înü'l-Mürîd’in dilinin sade ve anlaşılır oluşu ve ihtiva ettiği konuların halkın pratik hayatta ihtiyaç duyduğu konular arasından seçilmiş olması bu eserin Türkmenler arasında asırlarca okunmasını temin etmiştir. Bu çalışmada Mu‘înü'l-Mürîd ve yazarı hakkında kısaca bilgi verilmiş ve eserdeki zikir, nefs ve şeyh kavramlarının tahlili yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Zihin Kirliliği Yabancı Dilde Okumayı Zorlaştırabilir</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15542</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15542</guid>
      <author>Yakup ÇETİN</author>
      <description>Bir üniversitenin hazırlık sınıfındaki aynı öğrenciler (N=35), alt orta seviyedeki aynı okuma parçasıyla bir ay arayla 2 kere test edildi. İlk durumda öğrencilere 40 dakikalık bir vahşi yaşam belgeseli izletildikten sonra ders sırasında okuma parçası verildi (ilk test). Bir ay sonra aynı sınıf ortamında, öğrencilere aynı okuma parçası (son test) verilmeden önce 40 dakika boyunca ünlü video paylaşım sitelerinden toplanmış şiddet, korku, erotik ve komedi içerikli zihinsel kirliliğe yol açacak videolar gösterildi. Varsayılan şey zihin kirliliğinin öğrencilerin dengelerini bozarak zihinsel fonksiyonlarını dağıtarak öğrencilerin hafızasını yavaşlatacağı ve dolayısıyla yabancı dilde yazılı okuma parçasını anlamaya da engel olacağıdır. Eşleştirilmiş iki grup arasındaki farkların testine ve tek grup Kolmogorov-Smirnov testine dayalı istatistiksel sonuçlar zihin kirleticilere maruz kalmanın yabancı dildeki okuma parçasını anlamada fark edilir derecede olumsuz etkilere neden olduğunu göstermiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Etkili Konuşma Ölçeği Geliştirme Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15579</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15579</guid>
      <author>Derya ÇİNTAŞ YILDIZMustafa YAVUZ</author>
      <description>Dil, bir toplumun kültürünün en önemli unsurudur. Dilin yazılı ve sözlü anlatımdan oluşması, bu iki anlatım türünün ayrıntılı biçimde incelenmesi gereğini ortaya çıkarmıştır. İnsanların günlük hayatta kendilerini daha çok konuşarak ifade etmeleri, konuşma becerisinin daha etkili hale getirilmesini gerektirmektedir. Bu araştırmanın amacı, etkili konuşma becerisini ölçebilecek güvenilir ve geçerli bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Selçuk Üniversitesinde öğretmenlik formasyon eğitimi alan 342 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin 230’u kız, 112’si erkektir. Öğrencilerden bir önceki derslerine giren öğretim elemanının konuşmasını değerlendirmeleri istenmiştir. Ölçek maddeleri araştırmacılar tarafından ilgili alan yazını taranarak ve uzman görüşlerine başvurularak hazırlanmıştır. 111 maddeden oluşan ölçeğin ilk hali, uzman görüşleri ve gerçekleştirilen geçerlik-güvenirlik analizleri sonucunda 24 maddeye indirilmiştir. Maddelerin 20’si olumlu, 4’ü olumsuz yargı içermektedir. Ölçeğin olumsuz yargı içeren maddeleri ters puanlanmaktadır. Ölçeğin geçerliğini sağlamak amacıyla açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliği ise Cronbach α, Spearman Brown, Gutmann Split- Half teknikleri, düzeltilmiş madde toplam korelasyonları ve %27'lik alt-üst grup farkına ilişkin t değerleri hesaplanarak sağlanmıştır. Bu işlemlerden sonra ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Yalnızız” Romanında Estetik Roman Unsurları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15584</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15584</guid>
      <author>Veysel DOĞANER</author>
      <description>Güzelliğin soyut bir kavram olması ve belli bir tarifinin yapılamaması, estetik bilimini kurallar belirleme ve pozitif bilimlerde ortaya konulan doğru ya da yanlış gibi deneysellik sonucu ortaya çıkan yargılar ortaya koyma konusunda zorlamaktadır. Estetiğin bir bilim olarak kabul edilmesi ile estetik, bu öznel yargılardan sıyrılarak evrensel boyutu ile güzeli açıklamaya çalışır. Estetik roman ise kendi türü içerisinde belli bir çerçeve çizerek türünün sınıflandırmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Estetik roman, estetik yargının temelinden duyusallığı çıkararak onun yerine düşünsel kavramları koymayı amaçlamaktadır. Estetik roman, bütün amacı sanatsal bir yapıt ortaya koymaya çalışan yazarın ürünüdür. Biz bu çalışmamızda estetik roman ölçütlerinden hareketle Peyami Safa’nın Yalnızız romanındaki estetik unsurları ortaya koymaya çalıştık. Giriş kısmında estetik konusuna açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Birinci kısımda estetik romanın kıstaslarına, İkinci bölümde Peyami Safa’da estetik roman konusuna değinilmiş, son bölümde ise Yalnızız romanının estetik unsurlarına yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İran (Azerbaycan) Türk Ağızlarında -(y)An Eki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15556</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15556</guid>
      <author>Talip DOĞAN</author>
      <description>-(G)An ekinin, Türkçenin hem tarihî hem de modern lehçe ve ağızlarında sıfat-fiil, yanına aldığı bazı morfolojik ve leksik unsularla birlikte zarf-fiil ve geçmiş zaman kipi teşkilinde kullanılmak suretiyle geniş bir işlev sahasına sahip olduğu görülür. İran, tarihte olduğu gibi bugün de Türkçenin güney-batı kolunu temsil eden Oğuzcanın yaygın bir şekilde kullanıldığı bölgelerden biridir. Bu çalışmada -(y)An eki İran’ın Azerbaycan bölgesi ağızlarında, art ve eş zamanlı bir incelemeyle, kullanılma özellikleri ve taşıdığı işlevler açısından ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Beşinci Sınıf Öğrencilerinin Nasreddin Hoca ve Keloğlan’a İlişkin Bilgi ve Algı Düzeylerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15606</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15606</guid>
      <author>Erol DURAN</author>
      <description>İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin Nasreddin Hoca ve Keloğlan ile ilgili bilgi ve algı düzeylerini belirlemeyi amaçlayan bu araştırmada, “Öğrencilerin Nasreddin Hoca ve Keloğlan ile ilgili bilgi düzeylerin ne olduğu”, “Nasreddin Hoca fıkralarını ve Keloğlan masallarını hangi kaynaklardan öğrendikleri” ve “Fıkralardaki veya masallardaki verilmek istenen mesajı doğru algılayıp algılayamadıkları” araştırılmaya çalışılmıştır. Araştırmada, betimsel tarama modeli; içerik ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Uşak il merkezi ilköğretim okullarına devam eden beşinci sınıf öğrencileri içerisinden random yolla seçilen 172 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen “İlköğretim Beşinci Sınıf Öğrencilerinin Nasreddin Hoca ve Keloğlan ile İlgili Bilgi ve Algı Düzeylerinin İncelenmesi” adlı bir ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler, Nasreddin Hoca’yı, “komik, eşeğe ters binen hazırcevap ve bilgili” şeklinde tanımlamaktadırlar. Ancak Nasreddin Hoca’yı, “yalancı ve hilekâr” olarak tanımlayan öğrenci sayısı da azımsanmayacak orandadır. Öğrenciler Keloğlanı daha çok “kel kafalı, çizgi film kahramanı ve akıllı”, şeklinde tanımlamaktadırlar. Ayrıca, Keloğlanın “tembel ve söz dinlemeyen” özellikleri de, öğrencilerin cevaplarında öne çıkmaktadır. Öğrencilerin yarısından fazlası, Nasreddin Hoca fıkralarındaki verilmek istenen mesajı algılamada “çok başarısız veya başarısız” olmuştur. Fakat, Keloğlan masallarındaki verilmek istenen mesajı algılamada öğrencilerden yarısından fazlası “çok başarılı veya başarılı” olmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Zamana Yolculuk: Divan Şiirinde Saat ve Saat Çeşitleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15545</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15545</guid>
      <author>Gülay DURMAZ</author>
      <description>Zamanı ölçmek, insanoğlu için her zaman çok önemli olmuştur. Bugün kullandığımız saatlere ulaşıncaya kadar, pek çok yöntem denenmiş ve zamanın düzenlenmesine çalışılmıştır. Bu aşamada birçok saat çeşidi de ortaya çıkmıştır. Bu makalede saatin ve saat çeşitlerinin gerçek dünyadaki gelişiminin Divan şiirine yansıması izlenmeye çalışılacaktır. Bunun için Divan şairinin, hayal dünyasının yolculuğunda saat ve zaman konusuna nasıl yer verdiğini gösteren beyitler, bu konudaki yol göstericiler olacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Eğitiminde Olaya Dayalı Öğrenme Yönteminin Kullanımına Yönelik Bir Öneri (Okuma Eğitimi Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15551</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15551</guid>
      <author>Erhan DURUKAN</author>
      <description>Çağdaş öğrenme yaklaşımları bilginin aktarılmasını değil; öğrenenlerin analiz sentez yapma, ilişki kurma, problem çözme gibi üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilmesini ön plana almaktadır. Bu beceriler içerisinde problem çözme hem günlük yaşam hem de zihinsel faaliyetlerin gelişimi açısından önem taşımaktadır. Eğitim öğretim ortamlarında problem çözme becerilerini geliştirmede kullanılabilecek yöntemlerden biri de olaya dayalı öğrenme yöntemidir. Olaya dayalı öğrenme yöntemi gerçeğe benzer dünya koşullarının / problem durumlarının sınıf ortamına getirilmesini sağlamakta ve öğrencilerin bu problemler üzerinde çözüm önerileri üretebilmesini geliştirmektedir. Bu çalışmada da olaya dayalı öğrenme yönteminin Türkçe öğretiminin alt becerilerinden biri olan okuma eğitimi üzerinde nasıl kullanılabileceğine yönelik bir öneri getirilmiş ve ilköğretim ikinci kademe düzeyinde karşılaşılabilecek bir problem üzerinden örnek senaryo sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hıtây Sefâretnâmesi ve Kanunnâme-i Çin ü Hıtây’da İpek Yolu İzlenimleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15507</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15507</guid>
      <author>Sadettin EĞRİ</author>
      <description>Medeniyet tarihinin vazgeçilmez zengin kaynaklarından birisi de seyyahlar ve onların yazdığı seyahatnamelerdir. Asya, Avrupa ve diğer coğrafyalar arasında önemli ticaret yollarından biri olan İpek Yolu, çeşitli nedenlerle yüzyıllar boyunca ilgi odağı olmuştur. Çin’e Batılı, Arap ve Türk nice tüccar ve seyyahlar seyahat etmiştir. Ünlü pek çok seyyahın yanı sıra bazı elçiler ile onların maiyeti İpek Yolu’ndaki serüvenleri yazmışlardır. Bu metinlerde o devrin Asya coğrafyası ile Çin hakkında detaylı bilgilere ulaşmak mümkündür. İşte onlardan ikisi farklı tarihlerde ve farklı amaçlarla Çin’e giden Türk seyyahlar ve onların yazdığı eserlerdir. Ali Ekber’in Kanunnâme-i Çin ü Hıtây veya Terceme-i Târîh-i Nevâdir-i Çîn Maçîn adları ile bilinen eseri ile Timur’un oğlu Mirza Şahruh’un yanında bulunan Nakkaş Hoca Gıyâsüddin’in yazdığı kitabı Acâibü’l-Letâif diğer bilinen adıyla Hıtây Sefâretâmesi’dir. Oldukça ilginç ve o kadar da zevkli anlatıma sahip olan gezi kitaplarıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>16. Asırda Yazılmış Mensur Bir Nasihatnâme: Abdülkerim Bin Mehmed’in Nesâyihü’l-Ebrâr’ı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15602</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15602</guid>
      <author>Ramazan EKİNCİ</author>
      <description>İnsanları iyiye, doğruya ve güzele yöneltmek; topluma faydalı, ahlâklı bireyler yetişmesini sağlamak maksadıyla kaleme alınan eserlere nasihatnâme, pendnâme, öğütnâme vb. adlar verilir. Ahlâkî-didaktik nitelikteki bu eserlerin manzum ve mensur örnekleri mevcuttur. Mensur nasihatnâmelerden biri de tefsir, hukuk, akaid, dil ve edebiyat alanında birçok eser yazan, fetvalarıyla ve uzun süre şeyhülislâmlık makamında bulunmasıyla meşhur olan Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi’nin torunu Abdülkerim bin Mehmed tarafından kaleme alınan Nesâyihü’l-Ebrâr adlı eserdir. Bu tebliğde, yurtiçi ve yurtdışındaki kütüphanelerde ondan fazla nüshası bulunan Nesâyihü’l-Ebrâr tanıtılacak; ulaşabildiğimiz kaynaklar doğrultusunda eserin müellifi Abdülkerim bin Mehmed’in hayatı üzerinde durulacak ve söz konusu nasihatnâmenin dört nüshası esas alınarak tenkitli metni verilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eski Uygurca "yalgukk(ı)ya" Kelimesine Etimolojik Bir Yaklaşım</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15544</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15544</guid>
      <author>Murat ELMALI</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, 11. yüzyıla ait Eski Uygurca Dasakarmapathaavadanamala (DKPAM) adlı bir eserde geçen yalgukk(ı)ya kelimesinin etimolojik bir incelemesini yapmaktır. Bu kelime, hapax legomenon (Hap.leg) olarak tanımlanan bir kelimedir. Hapax legomenon, bir dokümanda ya da bir edebi eserde yalnızca bir kez geçen sözcük anlamına gelen Yunanca kökenli bir terimdir. İncelememizin konusu olan yalgukk(ı)ya kelimesi, Berlin-Brandenburg Bilimler Akademisi Mainz koleksiyonuna ait Mz. 766 numaralı belgenin Ön yüzü 13 ve 15. satırlarında yer almaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Baba-Oğul Sadrazamların Şairlere Farklı Yaklaşımları ve Fâzıl Ahmed Paşa’ya Yazılan Manzumeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15539</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15539</guid>
      <author>Özlem ERCAN</author>
      <description>On yedinci yüzyılın en buhranlı dönemlerinde Osmanlı Devleti’nin gerilemesini aldıkları sert tedbirler ve yerinde kararlarla durdurmayı başarmış bir vezir ailesi olan Köprülüler, Köprülü Mehmed Paşa’nın vezirliğe gelişinin ardından Osmanlı devlet teşkilatının içinde sadece sadrazam olarak değil, komutan, sadaret kaymakamı ve kaptan-ı derya olarak da uzun yıllar yerlerini almışlardır. Bu sülaleden iki kişi, ardı ardına sadrazamlık makamında bulunmuş, baba-oğul Köprülü Mehmed Paşa ve Fâzıl Ahmed Paşa, hem devlet işlerinde hem de sanat ve edebiyat çevrelerinde etkili olmuş sadrazamlardır. Köprülü Mehmed Paşa’nın şairlere ilgisi sınırlı olmakla birlikte babasının aksine Fâzıl Ahmed Paşa, şairlerin koruyucusu görevini üstlenmiş üstelik bu şairlerin kaside, tarih manzumesi ve müzeyyel gazellerine daha fazla konu olmuştur. Makalede sözü geçen bu iki paşanın, “Şuarâ Tezkireleri”nden tespit edilebildiği kadarıyla şairlerle ilgili münasebetleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu şairler hakkında kısa bilgiler vermenin yanı sıra Fâzıl Ahmed Paşa’ya yazdıkları manzumeleri de incelenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilge Karasu’nun Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı Öyküsünde Din ve Bireyleşme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15428</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15428</guid>
      <author>Ahmet EVİS</author>
      <description>Çalışmamızda Bilge Karasu’nun ödüllü eserlerinden biri olan Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı adlı öyküsünün ‘din ve bireyleşme’ başlığı altında C.G.Jung’un psikanalitik anlayışına bağlı olarak çözümlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamız farklı başlıklara ayrılarak sistematik bir şekilde hazırlanmıştır. Öyküdeki kavramlar ve kişiler ilgili arketiplerle ilişkilendirilerek imge ve semboller anlamlandırılmıştır. Bu da hem toplumsal yapının incelenmesinde hem de bireyin iç dünyasına yaptığı yolculuğun belirlenmesinde yol gösterici olmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancı Diller Yüksekokulu Öğrencilerinin İngilizce Konuşma Dersinin Etkililiğine İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15495</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15495</guid>
      <author>Mehmet Nuri GÖMLEKSİZÖzlem Miraç ÖZKAYA</author>
      <description>Konuşma, iletişimde önemli bir yer tuttuğundan, dört dil becerisi içerisinde üzerinde önemle durulması gereken bir beceridir. İngilizce derslerinin sınıf ortamı, kullanılan materyaller ve bütün süreç dahil olmak üzere İngilizce konuşma becerisini geliştirici nitelikte olması önemlidir. Bununla birlikte, bu becerinin değerlendirilmesi de önemlidir. Avrupa Dil Portfolyosu bu duruma standart getiren, bireylerin dil öğrenmede deneyim ve bilgilerini kayıt altına alan bir dokümandır. Buna göre, bireylerin dil seviyeleri ortaya koyulurken faydalanılan standartlar Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı çerçevesinde ele alınır. Bu çalışmanın amacı, İnönü Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu İngilizce Hazırlık öğrencilerinin İngilizce konuşma becerilerine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma 150 hazırlık sınıf öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Avrupa Diller Ortak Çerçeve Programı ışığında hazırlanmış bir ölçek aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi ile varyans analizi kullanılmıştır. Bireylerin İngilizce konuşma becerilerine ilişkin görüşleri arasında cinsiyet ve mezun oldukları lise türüne göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. İngilizceyi zorunlu ya da isteğe bağlı olarak alma açısından sözlü anlatım ve karşılıklı konuşma becerisine ilişkin görüşlerinin farklılaştığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şehrengiz Türü ve Ravzî’nin Edincik Şehrengîzleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15351</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15351</guid>
      <author>Abdülkerim GÜLHAN</author>
      <description>Şehrengizler, bir şehrin güzelliklerini ve güzellerini; çoğunlukla da şehre hayat veren, o şehirde sevilip sayılan güzel insanları konu edinen eserlerdir. Türk edebiyatında 46 kadar bu tür eser olduğu bilinmektedir. 16. yüzyılda Edincik ve çevresinde yaşamış, ancak pek tanınamamış olan Ravzî’nin, Edincik Şehrengizi de fazla tanınma imkânı bulamamıştır. Ravzî’nin Divanı içerisinde yer alan 106 bentlik mütekerrir muhammes şeklindeki Edincik Şehrengizi türünün önemli bir örneği niteliğindedir. Ravzî’nin ayrıca konusu Edincik olan bir murabbı bir de gazeli vardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa’daki Cadde, Mahalle, Sokak Adlarında Birleşik Yapılı Tamlayanlar Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15625</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15625</guid>
      <author>Meral GÜLLÜLÜHasene AYDIN, Mustafa ÜSTÜNOVA, Kerime ÜSTÜNOVA, Gülnaz ÇETİNOĞLU BERBEROĞLU, Nilüfer AKGÜN</author>
      <description>Bursa’daki üç merkez ilçeye (Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım) ait cadde, mahalle, sokak adlarının tümü, “tamlayan+tamlanan” yapısındadır ve sözcük öbeği meydana getirir. Bu çalışmada, söz konusu öbeklerin tamlayanları ele alınmış ve birleşik yapılı tamlayanlar, oluşumlarına göre değerlendirilmiştir. İnceleme sonunda farklı yapılar tespit edilerek bu sözcük öbekleri, on beş gruba ayrılmıştır: ad tamlaması, sıfat tamlaması, belirtisiz sıfat tamlaması, unvan öbeği, birleşik ad (kişi adları), sayı öbeği, cümle, eksiltili yapı, ters yapı, yükleme öbeği, ikileme, iyelik öbeği, yönelme öbeği / -e’li sözcük öbeği, ortaç öbeği, diğer.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Abdî'nin Niyâz-nâme-i Sa'd ü Hümâ Mesnevisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15487</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15487</guid>
      <author>Hasan GÜLTEKİN</author>
      <description>Bu çalışmada XVI. asır Divan şairlerinden Abdî’nin Niyâz-nâme-i Sa’d u Hümâ adlı mesnevisi incelenmiştir. Kısa bir mesnevi olan Niyâz-nâme-i Sa’d u Hümâ iki kişi arasındaki aşk hikâyesini anlatmakla birlikte, iki kahramanlı aşk hikâyesi konulu klasik mesnevilerden, üçüncü bir âşık kahraman bulundurmasıyla farklılık göstermektedir. Bu diğer âşık, hikâyede heyecan unsuru olarak yer almaktadır. Olayların anlatımında herhangi bir giriftlik yoktur. Hikâyenin kurgusu, masalsı özellikleri olan kişi ve mekânlarla kurulmadığı için gerçekçidir. Konusu Şiraz’da geçmesine rağmen, tercüme bir mesnevi değildir. Şair, bu eserini özgün bir eser olarak kurgulamış olup telif bir eser ortaya koymuştur. Çalışmamıza konu olan mesnevinin transkripsiyonlu metni daha önce Adnan İnce tarafından yayımlanmıştı. Aşağıdaki yazı bu transkripsiyonlu metin üzerinde yapılan bir tahlil denemesidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sukıngu “banyo” Kelimesinin Etimolojisi Üzerine Yeni Görüşler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15549</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15549</guid>
      <author>Galip GÜNER</author>
      <description>Bu çalışmada Sekiz Yükmek’te geçen sukıngu kelimesinin yapısı ve anlamı üzerinde durulacaktır. Kelime, Juten Oda tarafından suk- ~ sok- “sokmak, girdirmek” köküne dayandırılarak “kışlık konut” olarak anlamlandırılmıştır. Marcel Erdal bu anlamlandırmaya itiraz ederek kelimenin sogın- “soğumak”tan türediğini ve “yazları dinlenilecek oda” anlamına geldiğini ileri sürmüştür. Şen ise sukıngu’nın Eski Türkçede “yıkanmak” anlamında sukın- fiilinden geldiğini söylemiş ve onu “banyo” olarak anlamlandırmıştır. Kelimenin “banyo” anlamını taşıdığı hususunda Şen ile aynı görüşleri paylaştığımızı belirtmek isteriz ancak yapısını “(su vb sıvı maddeler için) dökmek” anlamında bir sug- fiilinden -(X)n- dönüşlülük ekiyle “yıkanmak” anlamını kazanmış olan sugın- fiiline dayandırıp bu fiilden mekân adları da türeten -gu+ ile “yıkanacak yer, banyo” anlamında sugıngu olarak açıklamaya çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Umberto Eco’nun Gülün Adı Romanı İle Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Romanlarına Mukayeseli Bir Bakış Denemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15516</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15516</guid>
      <author>Ekrem GÜZEL</author>
      <description>Özet Mukayeseli edebiyat, edebî eserler, yazarlar arasında karşılaştırmayı esas alan bir disiplindir. Bir eserin ya da yazarın diğer bir eser ve yazar üzerindeki tesirlerinin tespiti için bir mukayeseye ihtiyaç vardır. Bu disiplin daha ziyade farklı lisanlarda yazılan eserleri ele alsa da aynı dilin edebî mahsulleri arasındaki etkileşimi de inceler. Mukayeseli edebiyat postmodernizmle birlikte önemi daha da artan bir disiplin olmuştur. Postmodernizmin kullandığı metinlerarasılık tekniği eserler arası tesiri çok açık hâle getirmiştir. Mukayeseli edebiyat bağlamında Umberto Eco’nun Gülün Adı ile Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanları arasında bazı paralellikler göze çarpmaktadır. İki eser arasındaki benzerlikler çeşitli vesilelerle dile getirilmiş, fakat benzerliğin mahiyetine pek girilmemiştir. Hadiselerin birbirine yakın yüzyıllarda geçmesi, bilgi ve sanata dayanan muhtevalara sahip olmaları; yenilik taraftarlarıyla muhafazakârlar arasındaki çekişme; cinayetlere yaklaşma ve onları çözme tarzları iki roman arasında bazı çağrışımlar yapmaktadır. Biz de Gülün Adı romanının Benim Adım Kırmızı üzerindeki muhtemel tesirlerini, bu tesirlerin ne derece olduğunu incelemeye çalıştık.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesi Ağızlarında “Keri (Geri)” Sözcüğünün Eskicil Bir Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15559</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15559</guid>
      <author>Bülent HÜNERLİ</author>
      <description>Ağızlarda, ölçünlü dilde bulunmayan pek çok eskicil unsurun yaşadığı bilinmektedir. Eskicillik, sadece dilin görünen kısmı olan ek ve sözcük boyutunda olmayıp anlam ve görev boyutunda da vardır. Dolayısıyla bugün ölçünlü Türkiye Türkçesinde kullanılan pek çok kelime, Anadolu ağızlarında eskicil anlamlarıyla ve görevleriyle karşımıza çıkabilir. Anadolu ağızlarında bu eskicil görevini ve anlamını sürdüren sözcüklerden biri de “keri (geri)”dir. Anadolu ağızlarındaki “Keri” sözcüğü, Eski Anadolu Türkçesinde olduğu gibi ayrılma hâli eki almış isim ve sıfat-fiilden sonra gelmiş ve “-dan sonra” anlamında bir çekim edatı görevi üstlenmiştir. Çalışmamızda bu konu üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kimi Fiillerdeki Orta Hece Düşmelerinin Çatısal Özelliğe Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15593</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15593</guid>
      <author>Tahir KAHRAMAN</author>
      <description>“ayrıl-, devril-…” gibi –İl ekiyle türemiş ve orta hece ünlüleri düşürülerek kullanılmakta olan 9 fiil, hem “dönüşlü çatılı fiil” hem “edilgen çatılı fiil” özelliği göstermektedir. Bunlar, yüklem oldukları bazı cümlelerde “dönüşlü anlamı”, bazı cümlelerde “edilgen anlamı” taşıyabilmektedir. İlgili kurumların yayınladıkları Türkçe sözlüklerde ve yazım kılavuzlarında, bu fiillerin orta hece ünlüsü düşürülmemiş olan “ayırıl-, deviril-…“ biçimleri yer almamıştır. Söz konusu yayınlarda; ses yapısı bunlara benzeyen fakat orta hece ünlüleri düşürülmeden kullanılan “geçiril-, kemiril-, sömürül-…” gibi fiillerinse, orta hece ünlüsü düşürülmüş biçimleri yoktur. Orta hece ünlüsü düşürülmemiş bu fiillerin sayısı 46’dır. Sözlüklerdeki anlam açıklamalarından, bunların tümünün edilgen çatılı oldukları ve yalnız bu anlamda kullanıldıkları anlaşılmaktadır. Belirttiğimiz orta hece ünlüsü düşürülmüş 9 fiilin, hangi kullanımında “edilgen fiil”, hangi kullanımında “dönüşlü fiil” sayılacağı; cümlenin kurucusuyla okuyucusunun – dinleyicisinin anlama yeteneğine kalmakta ve bu konuda karışıklıklar – kararsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu karışıklık ve kararsızlıkların oluşmaması için; tıpkı öbür dizelgedeki 46 fiil gibi, söz konusu 9 fiilin de orta hece ünlüleri düşmemiş biçimleri Türkçe sözlüklere, yazım kılavuzlarına alınmalı ve sözlüklerdeki anlamları “edilgen çatılı fiil”e uygun biçimde açıklanmalıdır. Bunların orta hece ünlüsü düşmüş biçimleri de korunmalı, ancak anlamları “dönüşlü çatılı” sayılabilecek biçimde açıklanmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Cevdet Paşa'nın Dilbilgisi Kitapları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15510</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15510</guid>
      <author>Esra KARABACAK</author>
      <description>AHMET CEVDET PAŞA’NIN DİLBİLGİSİ KİTAPLARI ÖZET: Ahmet Cevdet Paşa, Türk tarihi için olduğu kadar Türk dilbilgisi tarihi bakımından da son derece önemlidir. Türk diline batılı unsurların girmeye başladığı dönemde yazılmış bütün dil bilgisi kitapları için bir öncü olmuştur. Aynı zamanda dilimizin öğrenilmesi, yeni kavramların karşılanması konuşma diliyle yazı dili arasındaki farkın giderilmesi, Arap alfabesinde yenilikler yapılması gibi pek çok konuyu ele almıştır. Türk diline batılı unsurların girmeye başladığı dönemde yazılmış bütün dil bilgisi kitapları için bir öncü olmuştur. Paşa, sadece dil bilgisi kitabı yazmakla kalmamış; dilimizin öğrenilmesi, Batılılaşmayla gelen yeni kavramların karşılanması konuşma diliyle yazı dili arasındaki farkın giderilmesi, Arap alfabesinde bir takım yenilikler yapılması gibi pek çok konuyu ele almıştır. Yazdığı dilbilgisi kitapları dilbilgisi terimlerinin kullanılması bakımından da öncülük yapmıştır. Cevdet Paşa’yla birlikte Tanzimat Dönemi dil öğretimi açısından önem kazanmıştır. Ahmet Cevdet Paşa, aldığı medrese eğitimi ve içinde yetiştiği kültür çevresi sebebiyle Arap dilinin etkisinde kalmış olmakla birlikte, Türkçenin bir eğitim dili olarak gelişmesi, zenginleşmesi ve sadeleşmesi konularında çok büyük çabalar harcamıştır. Batı tarzı ilk dil bilgisi kitaplarının yazarı olan Ahmet Cevdet Paşa, kendisinden sonrakilere örnek olmuştur. Cevdet Paşa’nın dil bilgisi kitapları Türkçenin okullarda öğrenilmesini, konuşma diliyle yazı dili arasındaki farkın göz önüne alınmasını, Türkçenin Arapça ve Farsçadan arınmaya çalışmasını ve Türkçenin Arap alfabesi ile kullanılması sırasındaki problemleri anlatır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kültürel Kavramlaştırma ve Kutadgu Bilig’de Kuş Tasvirleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15538</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15538</guid>
      <author>Adnan Rüştü KARABEYOĞLUAsu ERSOY</author>
      <description>Dilin çeşitli seviyelerinde karşılaşılan metafor, metonimi, benzetme gibi tasvirî dil kullanımları idrâk dil bilim açısından dilin sıradan kullanımında olduğu gibi kavramsal bir olgu, idrâke dayalı bir işleyiş ve kavrayış şekli olarak kabul edilir. Dile kategori, şema ve kültürel model açısından yaklaşan kültürel kavramlaştırma incelemesi ise dil, kültür ve idrâk ilişkilerini barındıran bu kavrayış şekline yönelik sınırların belirlenmesine imkan tanır. Bu itibarla, çalışmada Kutadgu Bilig’deki kuş tasvirleri kültürel dil biliminin konu ve inceleme yöntemlerinden biri olan kültürel kavramlaştırma unsurları bakımından ele alınacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Girişik Cümle Problemi Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15546</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15546</guid>
      <author>Serdal KARA</author>
      <description>Dilbilimciler, fiilimsilerle kurulu cümlelerin basit cümle içinde mi yoksa birleşik cümle olarak mı değerlendirilmesi gerektiği üzerinde durmuş ve konu ile ilgili farklı yaklaşımlar göstermişlerdir. Bu farklı yaklaşımların temel nedeni, fiilimsilerin yan cümle oluşturup oluşturamayacağı noktasındadır. Bilindiği üzere fiilimsiler hem fiile hem de isme özgü nitelikler taşımaktadır. Yani fiilimsiler cümle içinde hem fiil özelliklerini devam ettirirken, hem de yüklemi isim, sıfat ve zarf gibi çeşitli yönlerden tamamlamakta ve ismin alabileceği iyelik ve hal ekleri gibi ekleri alabilmektedir. İşte fiilimsilerin bu özellikleri, dilbilimcilerin fiilimsilerle kurulu cümle yapısı ile ilgili farklı yaklaşımlar göstermelerine neden olmuştur. Biz de konu ile ilgili çalışmamızda bu farklı görüş ve değerlendirmeleri inceleyerek farklı sonuçları kategorize etmeye çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sûdî′nin Şerh-i Gülistan′da Şem′î′ye Yönelttiği Sahih Nüshalara Muhalefetle İlgili Eleştiriler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15353</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15353</guid>
      <author>İbrahim KAYA</author>
      <description>Sûdî Fars edebiyatının temel klasiklerinden olan ve bütün dünyada olduğu gibi Osmanlı imparatorluğunun hüküm sürdüğü coğrafyada büyük bir takdir ve beğeniyle okunan üç temel kitabı olan Hafız Divanı, Bostan ve Gülistan'a şerh yazmış bir şahsiyettir. Sûdî'nin Şerh-i Gülistan'da kendinden önce Gülistan'a şerh yazanlarla ilgili bir hayli eleştirisi bulunmaktadır. Bu eleştirilerin hedefindeki şahsiyetlerden biri de Şem'î'dir. Eserde yaklaşık beşyüz yerde Şem'î'yi hedef alan eleştiriler bulunmaktadır. Bu eleştiriler bazı yönlerden içiçe girmiş bir hal alsa da bunları Sağlam Nüshalara Muhalefet Etmekle İlgili Eleştiriler, Anlamla İlgili Eleştiriler ve Dilbilgisi, Üslûp ve Nazım Şekilleri ile İlgili Eleştiriler olarak üç ana başlık altında toplamak mümkündür. Bu çalışmada her iki şarihin hayatı ve Gülistan'a yazdıkları şerh hakkında kısaca bilgi verildikten sonra Şem'î'nin sağlam bir metin tespitindeki dikkatsizlik ve yanlışlıkları ve sağlam nüshalara muhalefet etmesine karşı Sûdî'nin kendisine yönelttiği eleştiriler sınıflandırılacak, bu eleştiriler ve gerekçeleri ayrıntılı olarak ele alındıktan sonra her iki şarihten hangisinin haklı olduğu gösterilmeye çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Yedinci Sınıf Öğrencilerinin Sosyal Bilgiler Derslerinde Tarih Konularının İşlenişi ve Tarihin Değeri İle İlgili Görüşleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15557</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15557</guid>
      <author>Ramazan KAYAAydın GÜVEN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, İlköğretim yedinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersinde tarih konularının işlenişi ve tarihin yaşamlarındaki değeri ile ilgili görüşlerini tespit edebilmektir. Araştırmanın evrenini, Erzurum merkezde sosyo-ekonomik bakımdan orta düzeyde 4 ilköğretim okulundaki toplam 20 yedinci sınıf şubesi oluşturmaktadır. Örneklem olarak uygun örnekleme yöntemine göre seçilen bu okulların yedinci sınıflarından tesadüfî örneklem yoluyla her sınıftan 10’ar öğrenci olmak üzere toplam 200 öğrenci seçilmiştir. Nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu araştırma için gerekli olan veriler, 4 adet açık uçlu sorudan oluşan bir anket vasıtasıyla edinilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi benimsenmiştir. Elde edilen bulgulara göre derslerin işlenişinde yapılandırmacı yaklaşımlara uygun yöntemlerin sınırlı kaldığı, öğrencilerin drama ve canlandırma gibi daha çok aktif oldukları yöntemlerden hoşlandıkları, tarih öğrenmekten hoşlandıkları ve büyük bir çoğunlukla tarih öğrenmenin yaşamlarına büyük bir katkı sağladığını ve de sağlayacağını düşündükleri ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Birleştirilmiş Sınıf Öğretmenlerinin Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programına Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi (Nitel Bir Araştırma)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15634</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15634</guid>
      <author>Hilal KAZUSerkan ASLAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin ilköğretim hayat bilgisi dersi öğretim programı hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Araştırmaya 5 erkek, 3 bayan olmak üzere toplam 8 birleştirilmiş sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırmada, nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Odak grup görüşmesi yöntemi kullanılarak toplanan veriler, hayat bilgisi dersi öğretim programı ile ilgili olarak “öğretim programının ögeleri”, “hayat bilgisi dersi öğretim programının uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara dayalı olarak geliştirilen öneriler” temaları etrafında hazırlanan sorularla şekillenmiştir. Verilerin analizinde nitel veri analizlerinden olan içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenler; hayat bilgisi dersi öğretim programını uygularken sorunlar yaşadıklarını, hayat bilgisi dersi öğretim programının birleştirilmiş sınıflara göre yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Son olarak da araştırma bulgularına dayalı olarak; hayat bilgisi öğretim programı kazanımları, birleştirilmiş sınıfların çevre koşulları gözetilerek yeniden düzenlenmeli, hayat bilgisi öğretim programının içeriği birleştirilmiş sınıfların koşulları düşünülerek belirlenmeli, birleştirilmiş sınıflardaki seviye farklılığının sebep olduğu güçlükleri gidermek için, her sınıf seviyesine uygun etkinliklere ve ölçme-değerlendirme araçlarına yer verilmeli gibi önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İslamiyetten Önce Türklerde Yiyecek ve İçecekler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15612</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15612</guid>
      <author>Sami KILIÇAli ALBAYRAK</author>
      <description>Yemek ve içmek insanların varlığını devam ettirebilmesi için vazgeçilmez ihtiyaçları arasındadır. Bu iki ihtiyacı da insanlar genel olarak yaşardıkları coğrafyadan temin etmektedirler. Coğrafyanın sunmuş olduğu imkanlar, insanların geçim kaynaklarının oluşmasında önemli faktörlerden birisidir. Bir toplumun geçim kaynakları da genel olarak yiyecek ve içecek ihtiyaçların karşılanmasında etkilidir. Bununla birlikte gıdaların tüketilmesi, toplumun sahip olduğu inanç sistemine uygun olmasını gerekli kılmaktadır. Bütün insan topluluklarında görüldüğü gibi Türklerde de yeme içme uygulamaları hayatı devam ettirmenin önemli bir faaliyetidir. Ancak bu faaliyetler sadece sıradan eylemler değildir. Sofranın kurulmasının ve yemek yemenin bir usulü ve adabı bulunmaktadır. Bu çalışmada eski Türklerdeki yiyecek ve içecekler iki ana başlık altında incelenecektir. Bunlardan birincisi hayvansal, ikincisi de bitkisel yiyecek ve içeceklerdir. Sürdürülen sosyo-ekonomik hayata bağlı olarak, Türklerde hayvansal gıdalardan etin özellikle de at ve koyun etinin öne çıktığı görülmektedir. İçecek olarak da kımızın diğer içeceklere göre daha önemli bir konumda olduğu anlaşılmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Klâsik Türk Şiirinde Şi'r-i İntikâdî</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15610</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15610</guid>
      <author>Zülküf KILIÇ</author>
      <description>Nelerin, niçin eleştirildiğinden ziyâde, eleştirici şairi, hangi duyguları ve hangi amaçları eleştiriye sevk eder sorusuna cevap aranan bu çalışmada, Klâsik şiirde eleştirinin hayatın bir parçası olduğunu, göstermeye çalışırken daha çok eleştirinin kişisel nedenleri üzerinde durulacaktır. “Aydın” diye nitelendirilmelerinin yanlış olmayacağı Klâsik şairlerin, aksaklıklara gözlerini kapayamayacaklarının bilinmesi gerekir. Bu yüzden, her şey eleştirinin konusu olabilmiştir. Bazen bir kişinin sakalı, bıyığı, riyakârlığı eleştiriye konu olurken bazen bir idarecinin eksik ve kusurları yüzüne vurulmuş, bazen de yığınların, yaşarlarken dikkatlerinden kaçan ve fark edebilmeleri çok güç olan toplumsal en küçük bozukluklar dahi gözden kaçmayıp dillendirilmiştir. Bu yüzden eleştiri, Klâsik şairlerin, -öyle sanıldığı gibi- çok uzaklarında değil yanı başlarında, hayatlarının içindedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çağatay Edebiyatında Kadın Şairler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15594</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15594</guid>
      <author>Recai KIZILTUNÇ</author>
      <description>Anadolu ve Azerbaycan sahalarıyla beraber, Klasik Türk edebiyatının üç büyük sahasını oluşturan Çağatay edebiyatı, diğer edebi sahalarla hemen hemen aynı dönemde başlamışsa da kadın şairlerin, bu edebiyatta eser vermeleri daha sonraki dönemlerde gerçekleşmiştir. Buna sosyo-kültürel ve jeo-politik olarak birçok neden gösterilebilir. Ancak her şeye rağmen özellikle Harezm ve Türkmenistan’da Zebunnisa başta olmak üzere Üveysi, Nadire, Mahzune, Nazime, Muazzam Han gibi kadın şairler yetişmiştir. Çağatayca dışında Farsça ve Tacikçe şiirler yazabilecek kadar iyi yetişmiş bu kadın şairlerin en ünlüsü Üveysi ve Nadire’dir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Murathan Mungan’ın “Zamanımızın Bir Külkedisi” Adlı Öyküsünün Metinlerarası İlişkiler Bağlamında Okunması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15564</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15564</guid>
      <author>Vahide KURT</author>
      <description>Hiçbir metin yazınsal süreçte tek başına varolamaz; ancak önceki metinlerle kurduğu ilişkiler düzleminde ortaya çıkar. Çünkü metinler kendilerinden sonraki metinlerde sürekliliklerini devam ettirir. Metinlerarasılık, metnin kendinden önceki metinlerle ilişkisini ortaya koyarak bu ilişkinin boyutlarını açıklar. Postmodern anlatılarda kullanılan metinlerarasılık yönteminde, anlatıcının varolan bir metni özgünlük çerçevesinde dönüştürdüğü görülür. Postmodernist bir yazar olan Murathan Mungan’ın “Zamanımızın Bir Külkedisi” adlı öyküsü de Külkedisi masalının uyarlanarak tekrardan yorumlanmasıdır. Yazar, Külkedisi masalını alt metin olarak kullanır ve öyküsünü bu metnin izlerini takip ederek oluşturur. Bu makalede Murathan Mungan’ın “Zamanımızın Bir Külkedisi” adlı öyküsünün Külkedisi masalıyla birleştiği ve ayrıldığı noktalar metinlerarası ilişkiler kapsamında tespit edilmeye çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halk Anlatısının Sözlü Kültür Ortamlarında Değişim ve Dönüşüm: Oda ve Konak</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15560</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15560</guid>
      <author>Gülten KÜÇÜKBASMACI</author>
      <description>Geçmişte olduğu gibi günümüzde de üretilmeye, nakledilmeye ve yaşamaya devam eden halk anlatıları kültürel iletişimin bir parçasıdır. Anlatım ortamı halkbilimi ürününün şeklini ve sunuluş tarzını etkiler. Makalede halk anlatılarının üretilip tüketildiği; anlatıldığı, yaşatıldığı, nakledildiği geleneksel anlatım ortamlarından oda ve konak, bu anlatım ortamlarındaki değişim ve dönüşümle birlikte Kastamonu özelinde sorgulanmıştır. Oda ve konaklarda değişim ve dönüşümün şekli ve seyrinde; geçim şekillerinin farklılaşması, tarımın makineleşmesi, boş zamanların azalması, günlük hayatın değişmesi, ulaşımın kolaylaşması, göç nedeniyle köylerde yaşayanların azalması, kentleşme, kitle iletişim araçlarındaki gelişmeler, yaşlıların etkisizleşmesi, eğitim gibi sebep ve sonuçların etkili olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aytül Akal’ın Çocuk Kitaplarında Çevre Bilinci ve Duyarlığı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15619</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15619</guid>
      <author>Hülya YAZICI OKUYANYasemin Gül GEDİKOĞLU</author>
      <description>Çevre bilincine sahip olmak, temel insan haklarının eşitlik ve adalet ilkelerini içine alan çağdaş insan davranışlarının çerçevesini oluşturmaktadır Çağdaş insanın çevre bilinci, kendi içinde duyduğu bireysel sorumluluk duygusunu etrafındaki insanların da duyması için çaba göstermeyi de gerektirmektedir. Çevre bilinci ve duyarlığının oluşmasında toplumun en küçük birimi olan aileden, eğitimcilere, yerel yönetimlerden vatandaşlara kadar toplumun her kesiminden ve her yaştan insana çok büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir. Çevre eğitimi sürecinde çocuk kitaplarının önemi yadsınamaz; çünkü yazılı ve görsel öğeleri, anlatım dilinin olanaklarıyla çocuğa göre olan bir kurgu içinde sunma başarısı gösteren çocuk kitaplarının en önemli yazınsal-eğitsel işlevlerinden biri de çocuklara yaşam ve insan gerçekliğinin sezdirilmesidir. Bu çalışmada, Aytül Akal’ın ilköğretim dönemine yönelik çocuk kitaplarında, çevre eğitiminin önemli bir konusu olan çevre sorunlarına ne düzeyde yer verildiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup Aytül Akal’ın 4 çocuk romanı ve 31 masal kitabında bulunan toplam 64 çocuk masalı içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Yazarın incelenen kitaplarında hava, su, toprak ve gürültü kirliliğine yönelik çevre sorunlarına yer verdiği belirlenmiştir. Buna karşın kitaplarda flora-faunanın bozulmasına ve kültürel çevre sorunlarına yönelik bir ifadeye rastlanmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sevgi Soysal ve Cezaevi Günleri: Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu Romanında Birey ve Grup Psikolojisinin Doğurduğu Çatışmalar ve Uyum</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15540</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15540</guid>
      <author>Canan OLPAK KOÇ</author>
      <description>Bu çalışmada Sevgi Soysal'ın Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu romanı incelenecektir. Mahkûmiyetin gereği olarak cezaevinde oluşan sosyal ortama birey ve grup olarak mahkûmların katkıları nelerdir? Grup psikolojisinin yarattığı yakınlık veya çatışma yaşanmakta mıdır? Bu yakınlığın ya da çatışmanın mevcut ceza süresine etkileri nedir? Darbe döneminin cezalı yazarlarından Soysal, eserinde dönemin siyasi baskı dolu şartlarını cezaevi ortamında okura yansıtmaya çalışarak bir anlamda anı-roman yazmıştır. Yukarıda sorulan sorular tutuklu ve hükümlü kişilerin mevcut cezaevi yönetimiyle ilişkileri içinde cevaplandırılmaya çalışılmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Sosyal Bilgiler Öğretmeni Olarak, Ben Kimim?” Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Mesleki Kimliklerine İlişkin Görüşlerinin Metafor Analizi Yoluyla İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15505</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15505</guid>
      <author>Banu ÇULHA ÖZBAŞ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, görev başındaki sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki kimliklerine ilişkin görüşlerini metafor analizi yoluyla incelemektir. Araştırma verileri hâlihazırda öğretmenlik yapan 63 sosyal bilgiler öğretmeninden toplanmıştır. Katılımcılardan “Sosyal bilgiler öğretmeni …… gibidir. Çünkü…..” ifadesini metafor kullanarak doldurmaları istenmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler cinsiyet, kıdem, mezun olunan fakülte türü ve mezun olunan program değişkenleri açısından değerlendirilmiştir. Veriler nitel (içerik ve betimsel analiz) veri çözümleme teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin, öncelikle sosyal bilgiler öğretmenine yönelik 23 geçerli metafor geliştirdikleri anlaşılmıştır. Bu metaforlardan 6 ana metafor geliştirilmiştir. Bunlar “rehber olarak sosyal bilgiler öğretmeni”, “besleyen/yetiştiren kişi olarak sosyal bilgiler öğretmeni”, “şekillendirici olarak sosyal bilgiler öğretmeni” “değişmez bilgilerin aktaran kişi olarak sosyal bilgiler öğretmeni”,“ araç-gereç sağlayan kişi olarak sosyal bilgiler öğretmeni” ve “toplumu ve toplum içinde kendini geliştiren kişi olarak sosyal bilgiler öğretmeni”dir. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin kendi mesleklerine ilişkin metaforlar geliştirirken genel olarak öğretmenliğe ilişkin genel metaforların dışına çıkamadıkları anlaşılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerin geliştirdikleri metaforlarla mesleki kıdemleri, cinsiyetleri, mezun oldukları fakülte türü ve bölüme göre farklılıklar bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Molla Velî’nin Vefât-ı Nebî’si</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15501</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15501</guid>
      <author>Nurgül ÖZCAN</author>
      <description>Dini türler arasında özellikle, Hz. Muhammed ile ilgili olan türlere daha çok ilgi gösterilmiştir. Onun hayatı kişiliği, hadisleri, gazaları ve mucizeleri Türk şairleri için tükenmez bir ilham kaynağı olmuştur. Hz. Muhammed’in vefatı ile ilgili olayların anlatıldığı eserlere Vefât-ı Nebî ismi verilir. Vefât-ı Nebî’ler genellikle, peygamberin hayatının anlatıldığı eserlerin, özellikle ‘mevlid’lerin veya bazı dini konulu eserlerin içinde ayrı bir bölüm olarak karşımıza çıkar. Çalışmamıza konu olan eser, Molla Veli adına kayıtlı olan bir Vefât-ı Nebî’dir. Eser, Eski Anadolu Türkçesi’nin karakteristik özelliklerini taşımaktadır. Türk edebiyatındaki pek çok şair gibi Molla Veli’de Süleyman Çelebi’nin mevlidinden etkilenmiştir. Kullanılan kelime kadrosu ve ifade tarzı dönemle ilgili yapılacak çalışmalara kaynaklık edecek niteliktedir. Dini-destansı anlatım tarzıyla kaleme alınan Vefât-ı Nebî’de her ne kadar okuyucuyu bilgilendirme, aydınlatma kaygısı ön planda olsa da şairin yer yer edebi zevki yakaladığı görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cahit Sıtkı Tarancı’nın Şiirlerinde Aşk/Sevgi Temi ve Bu Temin Nesnesi ‘Kadınlar’</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15620</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15620</guid>
      <author>Sema ÖZHER KOÇ</author>
      <description>Cahit Sıtkı, şiirin dışında kalan her türlü işi, özgürlüğünü tehdit eden bir düşman gibi görerek, şiir yazmayı yaşamının merkezine yerleştirmiştir. Düşleri ve beklentileri realiteyle uyuşmayan şair, zaman zaman bunalıma düşmüş ve bu nedenle dışa karşı pasif; iç dünyasında ise çalkantılı bir ruh haline bürünmüştür. İçine düştüğü sıkıntılı ruh hali ve yaşam karşısındaki çekingenliği Cahit Sıtkı’nın aşk/sevgi’yi bir sığınak olarak algılamasında etkili olmuştur. Bu sığınma psikolojisiyle ilintili olarak da şairin aşk/sevgi nesnesi olan kadınlar kimi zaman bir kız kardeş ve anne gibi şefkatli, kimi zaman da uzaktan sevilen bir güzel gibi masumdurlar. Böylesine yüce değerlerle ruhunu sağaltan şair, aşk/sevgiyi duyumsadığı her an karamsarlıklarından sıyrılarak ışıklı ve aydınlık bir duygu seline kapılır. Öyle ki onun bu coşkusuna tabiat bile baharın getirdiği dirilişle birlikte eşlik eder. Şairin ilk şiirlerinden itibaren bir sığınak olarak gördüğü aşk/sevgi temi, eşi Cavidan Hanım’la tanışmasından itibaren durulur ki Cahit Sıtkı için sevgili, artık, ölümlü insani yanlarından sıyrılarak ‘melek’leşir. Cahit Sıtkı, hiç beklenmeyen bir zamandaki ölümüyle bu ‘melek’ sevgiliyi insanlığın soylu vicdanına armağan eder. Onun şiirleri okundukça insanoğlu, mutlak tükenişi karşısında sağlam bir dayanak bulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>‘Ayn-ı Ekber Mehmed Efendi’nin Manzum Şemâ’il-i Şerîf Tercümesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15599</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15599</guid>
      <author>Erdem Can ÖZTÜRK</author>
      <description>Bu çalışma ile amacımız Şemâ’il türü hakkındaki temel bilgileri aktardıktan sonra ‘Ayn-ı Ekber Mehmed Efendi’nin hayatı ve eserleriyle ilgili kaynaklardan edinebildiğimiz bilgileri paylaşmak; manzum Şemâ’il-i Şerîf tercümesini teferruatlı olarak tanıtmaktır. Eserin metni henüz ilmî olarak neşredilmiş değildir. Bu manzum tercümenin ilmî neşrini yayına hazırlamaya başlamış olmakla birlikte, hacimli olması dolayısıyla bu makalede eseri mütercimi, muhtevası, üslubu, şekil ve nüsha özellikleri ile teferruatlı olarak tanıtmayı; metnini ise daha sonra yayınlamayı uygun bulduk.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halk Kültüründe Belirleyici Bir Öğe Olarak Ölüm: Toplu Merasimlerden Belediye Hizmetlerine Kurumsallaşan Ölüm Bağlamında Bir Ölüm Sosyolojisi Denemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15509</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15509</guid>
      <author>Adem SAĞIR</author>
      <description>Ölüm etrafında gelişen inançlar, ritüel, algılama ve merasimler farklı coğrafyalarda değişik şekillerde günümüze kadar varlığını devam ettirmiştir. Kültürel yapının da önemli birer taşıyıcıları ve yansıtıcıları olan bu tören ve ritüellerde, günümüzde belirgin değişimlerin olduğu gözlenmektedir. Hazırlanmış olan bu çalışma, temelde bu üç başlık etrafında kurgulanmıştır. İlk olarak “ölüm sürecinde ve sonrasındaki ritüellerin ve kültürel davranışların kayboluşu” noktasına dikkat çeken çalışma, bu kayboluşta etkisi olduğunu düşündüğü modern hayatın kurumsallaştırdığı ölümün sosyolojik çözümlemesini yapmıştır. Ayrıca geçmişten günümüze oluşmuş mezarlık kültürü de araştırmada son olarak ele alınmış başlıklardan birisini oluşturmuştur. Özellikle Türk kültüründe önemli bir yer tutan mezar taşları kullanımının günümüzde modern hayata göre şekillendiğini iddia eden çalışma, mezarlıkları tek tipleştirerek görselleştiren modern yapıya dikkat çekmiştir. Çalışma betimsel bir analizden hareketle ölüm öncesi ve sonrası kaybolan kültürel değerleri literatür taramasıyla çözümlemiş, belediyelerin kurumsallaştırdığı cenaze hizmetlerini ise hizmetlerin veriliş biçimlerine göre sınıflandırarak içerik çözümlemesine tabi tutmuş ve son olarak kaybedilen mezarlık kültürünü, eski mezarlıklar ile yeni mezarlıklar arasında fotoğraflama tekniğiyle karşılaştırarak farklılıkları ve değişen motifleri çözümlemiştir. Çalışmanın temel hipotezi ise modern hayatla gelen kurumsallaşmanın, toplulukların kültürel yapısından soyutlanmasını ve yönetmeliklerle kurumsallaşan donuk bir kültürü getirdiği iddiası üzerine kurulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Konuşma Kaygısı: Bir Ölçek Geliştirme Çalışması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15398</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15398</guid>
      <author>Oğuzhan SEVİM</author>
      <description>Bu çalışmada öğretmen adaylarının konuşma kaygılarının ölçülebilmesine yönelik bir konuşma kaygısı ölçeği geliştirmek amaçlanmıştır. Çalışma grubunu sosyal ve fen bilimleri alanlarında öğrenim gören 338 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri kapsamlı bir literatür taraması sonrasında hazırlanan 35 maddelik konuşma kaygısı ölçeğiyle toplanmıştır. Toplanan bu veriler üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak 20 maddeden oluşan konuşma kaygısı ölçeğinin son şekline ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizine göre geliştirilen ölçeğin uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halk Şairlerinin Gözüyle İstanbul</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15473</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15473</guid>
      <author>M.Abdulbasit SEZER</author>
      <description>Anadolu coğrafyasında üzerine en çok yazı yazılan imgesel mekânların başında İstanbul gelmektedir. Bu güçlü imge, tarihsel olduğu kadar kültürel unsurlarla da beslenmektedir. Asırlar öncesine uzanan zaman yolculuğunda değişik dönemlerde yaşayan halk şairlerimiz, içinde yaşadıkları ya da sadece hayal ettikleri İstanbul’u fiziksel ve kültürel dokularıyla ele alırlarken içlerinde hüzün, özlem ve coşkuyu bir arada yaşayabilmişlerdir. Bu çalışmada, değişik dönemlerde yaşayan Âşık Ömer, Seyranî, Âşık Şenlik, Âşık Veysel, vb. birkaç ozanımızın şiirlerindeki İstanbul imgesinin yansımaları değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Metal Fırtına 4 Turan Romanında Metinlerarası İlişkiler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15533</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15533</guid>
      <author>Mehmet SOĞUKÖMEROĞULLARI</author>
      <description>Türk edebiyatına Batı edebiyatından çevirilerle giren roman türünün gelişim aşamasında gelenekten faydalanılır. Özellikle Ahmet Mithat Efendi’nin izlediği yol bu yönde romanın ilerlemesine zemin hazırlar. Bu tarzın modern düşüncede karşılığı metinlerarası ilişkilerdir. Kısaca, bir metnin başka metinlerin bir araya gelmesi ve yeniden dizaynedilmesi şeklinde tanımlanabilecek olan metinlerarası ilişkiler, inceleme konumuz olan Metal Fırtına 4 Turan romanına da yansır. Özellikle folklor, mitoloji veya halk edebiyatı ögelerinden Şamanizm, Ergenekon destanı, kurt ve dünyanın sonu veya Kalgançı Çak efsanesinin bir araya getirilerek yeniden yorumlanmasıyla oluşan .Metal Fırtına 4 Turan romanındaki bu unsurlar makalemizin konusunu teşkil eder.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15496</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15496</guid>
      <author>Derya ADALAR SUBAŞI</author>
      <description>Bu çalışma, sözlükbilimin genel ilkeleri ve kavram hiyerarşisi bağlamında oluşturulmuştur. Arapça ve Türkçe renk kavramlarını oluşturma yöntemlerini ve oluşturulan kavramları sözlükselleştirme potansiyelini ortaya çıkarmak üzere hazırlanmıştır. Çalışmadaki veri tabanı “renkler” kavram alanına dair Türkçe ve Arapça sözlük tabanına yönelik görünümleri ve buna dair karşılaştırmaları kapsamaktadır. Bu veritabanı kavram hiyerarşisi açısından tablolaştırılarak niteliksel ve niceliksel açıdan değerlendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Türkçe 6, 7, ve 8. Sınıf Ders Kitaplarındaki Okuma Parçalarında Çocuk İmgeleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15520</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15520</guid>
      <author>Namık Kemal ŞAHBAZYunus Emre ÇEKİCİ</author>
      <description>Özet Bu araştırmada, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki okuma parçalarında yer alan çocuk imgelerinin saptanması amaçlanmıştır. Bu amaçla, 2010-2011 ve 2011-2012 eğitim öğretim yılında kullanılan üçer ders kitabı incelenmiştir. 6 ders kitabında yer alan toplam 180 parçanın 58’inde çocuk kavramına yer verildiği belirlenmiş ve “çocuk” kavramının kullanım bağlamlarından yola çıkarak çocuk imgeleri betimlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, okuma parçalarında yaratılan çocuk imgesinin güncel eğitim ve evrensel insan anlayışıyla ne denli örtüştüğünün sınanması bakımından önem taşımaktadır. Eğitim sisteminin varsaydığı çocuk imgesinin ortaya konması ve anlaşılması, aslında eğitim sisteminin çocuklar için nasıl bir eğitim önerdiğini de ortaya koyacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gazavâtnâmeler Üzerine Yapılan Çalışmalar Hakkında Bir Bibliyografya Denemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15585</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15585</guid>
      <author>Kürşat Şamil ŞAHİN</author>
      <description>Genel anlamda, düşmana karşı yapılan savaşların ve akınların tasvir edildiği eserlere gazavâtnâme denilmektedir. Bu tür eserler belli bir döneme ait olayları ayrıntılı bir şekilde anlattıklarından tarih araştırmacıları için de önemli bir kaynaktır. Gazavâtnâmeler, savaşları ve olayları bütün ayrıntılarıyla ve heyecan uyandıracak biçimde anlatırlar. Bu bibliyografya denemesinde araştırmacılara katkı sağlamak düşüncesi ile gazavâtnâmelerle ilgili yapılan çalışmalar ele alınmıştır. Çalışmalar; kitaplar, tezler, makaleler ve sempozyum bildirileri isimli başlıklar altında alfabetik şekilde sıralanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mustafakemalpaşa’da Kaybolmaya Başlamış Mesleklerin Son Temsilcileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15541</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15541</guid>
      <author>Hülya TAŞ</author>
      <description>Bir toplumun kültürünün araştırılması o ülke insanını ve toplumu tanımanın temel unsurlarındandır. 2003 yılında UNESCO tarafından kabul edilen “Somut olmayan kültürel mirasın korunması” sözleşmesinde UNESCO’nun korunmasını istediği halk kültürü alanlarından biri de “El Sanatları Geleneği” dir. Teknolojinin hızla gelişmesinden dolayı toplumsal değer ve kültürel yapılar da hızla değişmektedir. Geleneksel meslekler, her türlü zorluğa karşı koymaya çalışan ve çırak bulamayan son ustaların elindedir. Amacımız sahip olduğumuz kültürel zenginliği gelecek kuşaklara aktarabilmektir. Çalışmamızda Bursa’ya bağlı Mustafakemalpaşa ilçesinde yok olmaya başlayan protezcilik, saraçcılık, hasırcılık, çömlekçilik mesleklerinin son temsilcilerine yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özel Eğitim Okul Müdürlerinin ve Öğretmenlerin Öğretim Liderliği Rolleri (Gaziantep Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15573</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15573</guid>
      <author>Kasım TATLILIOĞLUEmin Okan OKYAY</author>
      <description>Bu araştırmada, Özel eğitim okulu müdürlerinin öğretimsel liderlik rollerini gerçekleştirme düzeylerine ilişkin öğretmen görüşleri nelerdir? Sorusuna cevap aranmış ve öğretmen algıları açısından özel eğitim kurumu müdürlerinin ve öğretmenlerin liderlik rolleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada bilgi toplama ölçeği olarak Şişman (2004)’ın kullandığı ve geçerlik ve güvenilirliği araştırmacı tarafından yapılmış bilgi toplama ölçeği temel alınmıştır. Gaziantep il merkezindeki 8 resmi özel eğitim kurumundan toplam 128 öğretmen ve 8 okul müdürü araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde “Aritmetik ortalama ve Standart sapma ve ki-kare testleri olmak üzere 3 farklı istatistiksel analiz kullanılmıştır. Bu analizler bilgisayarda SPSS for Windows 14.00 istatistik paket programı ile yapılmıştır. Önem düzeyi olarak p&lt;0.05 kabul edilmiştir. Yapılan araştırmanın sonucunda Özel Eğitim okul müdürlerinin öğretimsel liderlik rollerine ilişkin öğretmen görüşleri değerlendirildiğinde “okul amaçlarının belirlenmesi ve paylaşımı” boyutundaki sonuçlar “çoğu zaman” ; “eğitim programı ve öğretim sürecinin yönetimi” aşamasında ise “çoğu zaman”; “öğretim süreci ve öğrencilerin değerlendirmesi” boyutunda “ara sıra” seçeneği ağırlıklı olarak değerlendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Sekizinci Sınıf Türkçe Ders Kitaplarındaki Hikâye Metinlerinde Yer Alan Değer Unsurlarının Eşdizimsel Örüntülemeler Açısından Görünümleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15535</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15535</guid>
      <author>Tazegül DEMİR ATALAY</author>
      <description>Bu çalışmada, MEB yayınlarına ait ilköğretim ikinci kademe sekizinci sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan değer unsurlarının, metin bağlamından hareketle eşdizimsel örüntüsü ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Doküman incelemesi yöntemine göre yapılan çalışmanın sonuçlarına göre ders kitabında yer alan metinlerin değer aktarımı oluşturmada zengin bir eşdizimli sözcük örüntüsüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Hikaye metinlerinde ulusa ait değerler açık ve dolaysız olarak aktarılabildiğinden ders kitabında yer alan değer aktarımına yönelik eşdizimsel örüntünün de bu durumu desteklediği ve hem değer aktarımı hem de eşdizim boyutlarında iyi bir düzeyde olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmeni Adaylarının Eğitsel İnternet Kullanımına Yönelik Öz-Yeterlik İnançları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15597</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15597</guid>
      <author>Murat TUNCERAytaç ÖZÜT</author>
      <description>Bu araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının eğitsel internet kullanımına yönelik öz-yeterlik inançları araştırılmıştır. Araştırma Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi sınıf öğretmenliği programında öğrenim gören 183 öğretmen adayı üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak eğitsel internet kullanım öz-yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Bağımsız gruplar t testi, Mann Whitney U testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, sınıf öğretmeni adaylarının eğitsel internet kullanımına yönelik öz-yeterlik algıları arasında cinsiyet ve kişisel bilgisayara sahip olma durumu açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bunun yanında sınıf öğretmeni adaylarının eğitsel internet kullanımına yönelik öz-yeterlik algıları arasında öğrenim türü, internet kullanma süresi, öğrenim görülen sınıf ve internete bağlanma ortamına göre anlamlı fark bulunmuştur. Araştırma kapsamında ayrıca öğrenim düzeyinin arttıkça interneti eğitim amaçlı kullanmaya yönelik öz-yeterlik inancının da arttığı gözlenmiştir. Öğretmenlerin teknolojiyi etkili kullanabilmeleri için öğretmen yetiştiren kurumlardaki bilgi ve iletişim teknolojileri temelli derslerin yeniden düzenlenmesi ve bu derslerde öğretmenlerin teknolojiyi öğretimde kullanmalarına olanak sağlayacak uygulamalı bir eğitim anlayışının oluşturulması önerilmektedir. Bunun yanında öğretmen yetiştiren kurumlardaki teknolojik altyapının iyileştirilmesinin de öğretmen adaylarının bilgisayar ve internet becerilerinin gelişmesine, teknolojiye yönelik olumlu tutum kazanmalarına olanak sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Şiirinde İstanbul Çeşmeleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15609</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15609</guid>
      <author>Sevgül TÜRKMENOĞLU</author>
      <description>İstanbul, yüzyıllarca farklı imparatorluklara ev sahipliği yapmış bir şehir olarak, bu imparatorluklara ait unsurlarla beslenmiş, onlarla şekillenmiştir. Buna bağlı olarak zengin bir kültür ve medeniyet merkezi haline gelmiştir. Edebiyat, müzik, mimari gibi kültürün hemen her sahasında bu zenginliği yansıtmıştır. Bu zenginlik Osmanlı dönemine ait mimari yapılarda da kendini gösterir. Bu eserlerin bir kısmı günümüze kadar ulaşmıştır. Bu yapılardan çeşmeler, asıl amaçları olan su temini dışında estetik bir gaye de güdülerek inşa edilmiş ve bu estetik yönleriyle de değerlerini ortaya koymuşlardır. Bu yönleri çeşmelerin geçmişten günümüze kadar gelmesinde önemli bir etkendir. Bu makalede, mimai estetikleriyle öne çıkan Osmanlı dönemi çeşmelerinin Türk şiirine yansımaları ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kadro Dergisi: Dil ve Edebiyat Anlayışı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15366</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15366</guid>
      <author>Ahmet USLU</author>
      <description>1929 buhranı sonrasında dünyada devletçiliğin yükselişe geçtiği 1930’lu yıllarda, Yakup Kadri Karaosmanoğlu dışında Marksist bir geçmişe sahip olan bir kısım aydının çıkardığı bir dergi olan Kadro, çoğunlukla yeni kurulan rejimi entelektüel açıdan destekleyici bir çizgi izlemiştir. Bu nedenle Kadro hareketi, devletin başta ekonomi olmak üzere hemen her şeye müdahalesini savunan görüşleri dile getirmiş ve otoriter bir devlet sistemini benimsemiştir. Bu makalede Kadro dergisinin edebiyat ve dil hakkındaki görüşleri incelenecektir. Henüz Türk Dil Kurumu kurulmadan yayın hayatına başlayan Kadro Dergisi, Türk Dil Kurumu’nun açılmasıyla birlikte yeni devletin dil ve edebiyat anlayışının da savunucusu olmuştur. 36 sayı çıkan derginin tüm sayıları incelendiğinde dildeki sadeleşme de fark edilir düzeydedir. Bu çalışma ile Kadro Hareketi olarak edebiyat dünyamızda yer etmiş bir topluluğun bir yönüne ışık tutulmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmeni Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Dönük Öz Yeterlik Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15433</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15433</guid>
      <author>Hakan ÜLPERHasan BAĞCI</author>
      <description>Bu araştırmanın temel amacı Türkçe öğretmeni adaylarının öz-yeterlik algılarının cinsiyete, öğretim türüne, mezun olunan lise türüne ve akademik başarı durumlarına göre incelenmesidir. Çalışmadaki veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen “Türkçe Öğretmeni Adaylarının Öz-yeterlik Algısı Ölçeği” aracılığıyla toplanmıştır. Beş alt faktörden oluşan ölçek, beşli likert tipi bir ölçme aracıdır. Araştırmaya 179’u kız, 172’si erkekten oluşan 351 Türkçe öğretmeni adayı katılmıştır. Katılımcılar Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi eğitim fakültelerinin Türkçe öğretmenliği programı son sınıf öğrencileridir. Veriler, SPSS 15.0 istatistik paket programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre Türkçe öğretmeni adaylarının özyeterlik algıları “iyi” düzeydedir. Adayların özyeterlik algıları cinsiyet, öğrenim türü ve mezun olunan lise türü bakımından farklılık göstermezken adayların akademik başarı durumlarına göre anlamlı farklılık göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Azra: Geleneksellikle Modernlik Arasında İdeal Bir Karakter</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15590</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15590</guid>
      <author>Hüseyin YAŞAR</author>
      <description>Karakter çözümlemelerinde genelde ‘olumsuz alafranga’ tipler incelene gelmiştir. ‘Olumlu alafranga’ tipler ihmal edilmiştir. Bu bağlamda, çalışmamızda Halit Ziya’nın Nesli Ahir romanında olumlu bir karakter olarak yansıtılan Azra, irdelenmiştir. Azra, güçlü doğusal reflekslerinin yanı sıra batı kültürünün unsurlarını içselleştirmiş bir karakterdir. Okuduğu bir kitapla saf değiştiren köksüz alafranga kızlara karşı tasarlanmıştır. ‘Doğusallık’ ve ‘batısallık’ temel izlek olarak yapıtın içine içkinleştirilmiş ve kahramanın yazınsal söylemini biçimlendirmiştir. Kişisel özellikleriyle de kaotik değil çevresiyle çizgisel bir uyumu tercih etmiştir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özel Dershanelerde Görev Yapan Öğretmenlerin Örgütsel Adalet Algıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15574</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15574</guid>
      <author>Mustafa YAVUZ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, özel dershanelerde görev yapan öğretmenlerin örgütsel adalet algılamalarını yordayan değişkenlerin tespit edilmesi ve çalışanların örgütsel adalet algılamaları ile demografik özellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma genel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini İç Anadolu bölgesindeki dershanelerde çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise; tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen Ankara, Konya, Aksaray, Kayseri ve Nevşehir illerindeki dershanelerde görev yapan 404 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın bulguları, sosyal güvenlik ve iş güvencesi değişkenlerinin çalışanların örgütsel adalet algılamalarının yordayıcısı olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yazılı Basında “Din Adamı” Kimliğinin Temsili</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15511</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15511</guid>
      <author>İbrahim YENEN</author>
      <description>Bu çalışma, din adamı kimliğinin yazılı basında yer alan haberlerde nasıl temsil edildiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaçla 24 ulusal gazetede yayınlanan 213 haber tespit edilmiştir. Bu haberler, iletişim çalışmalarında sıklıkla kullanılan söylem analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Ancak bu makalede içerik çözümlemesi yöntemi değil “alımlama çözümlemesi” yöntemi kullanılmıştır. Bu sebeple çalışma kapsamında Van Dijk’in eleştirel söylem çözümlemesinde kullanmayı tercih ettiği “semantik yapı analizi” benimsenmiştir. Bu yöntemin uygulanmasıyla 213 haber metni dikkate alınarak “din adamı” kimliğin yazılı basında nasıl temsil edildiği/algılandığı tespit edilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen ve Teknoloji Dersinde Kullanılan Ölçme-Değerlendirme Yöntemleri ve Karşılaşılan Güçlükler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15503</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15503</guid>
      <author>Etem YEŞİLYURT</author>
      <description>Nitel araştırma yöntemi kullanılarak yapılan bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin Fen ve Teknoloji dersinde öğrencilerin akademik başarısını ölçme ve değerlendirmede kullandıkları yöntemleri ve bu yöntemleri kullanırken karşılaştıkları güçlükleri belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2009-2010 akademik yılında D.Bakır, Elazığ, Hakkâri, K.Maraş, Malatya, Ş.Urfa il merkezinde görev yapan 54 Fen ve Teknoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacının hazırladığı yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiş, NVivo 8 nitel veri analizi programıyla çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda öğretmenlerin en fazla geleneksel yöntemlerden yazılı sınav, tamamlama-boşluk doldurma, çoktan seçmeli, doğru-yanlış türü ve eşleştirme sorularını; tamamlayıcı yöntemlerden ise performansa dayalı işlemler, projeler ve ürün seçki dosyasını kullandıkları belirlenmiştir. Yazılı sınav türünde öğrencilerin bildiğini ifade edememesi, tamamlama sorularında öğrencinin aklına geleni yazması, çoktan seçmeli, doğru yanlış ve eşleştirme sorularında öğrencilerin şansla doğru cevabı bulma sorununun olduğu tespit edilmiştir. Performansa dayalı işlemler ve proje yöntemindeyse öğretmenler öğrencilerin ödevleri internetten hazır alma, ailelerden fazla yardım görme ve özgün bir ürün ortaya koyamama sorunuyla karşılaştıklarını belirtmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yahudi İdeası: Kral Mabedinden Kral Devlete</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15601</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15601</guid>
      <author>Mustafa YİĞİTOĞLU</author>
      <description>Bu çalışma Yahudiliğin temel sorunu haline gelen bir süreci ele almaktadır. Konu itibari ile Yahudiliğin dünyaya ve dünya ötesine bakış açısını yansıtmaktadır. Bu, aslında Yahudi düşünce tarihinin genel anlamda analizi demektir. Gerçi araştırmanın yoğunlaştığı husus tam anlamıyla bir düşünce tarihi değildir. Ancak alan itibariyle Yahudiliğin doğrudan yapısını inceleyen bir duruma haizdir. Araştırmada ilk olarak Yahudiliğin kurumsallaştığının bir göstergesi olan Kral Süleyman’ın inşa ettirdiği mabed; önemi, konumu ve etkisi gibi hususiyetleriyle tarihsel bir çerçevede ele alınmış, nihayetinde Kral Devlete doğru giden bir Yahudi düşüncesine yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eski Anadolu Türkçesine Ait Bir Tefsirin Üslûp Özellikleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15443</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15443</guid>
      <author>Kübra YILDIRIM</author>
      <description>Üslûp, farklı yazı türlerinde değişmekle birlikte aynı yazı türü içinde de değişkenlik gösterebilmektedir. Tefsirler de sınırları diğer türlere göre daha belirgin bir ifade biçimi olmasına rağmen müfessire göre değişkenlik gösterebilmektedir. Eski Türkiye Türkçesi döneminde yaygın olarak sûre, Kuran tercümeleri ve tefsirler yazılmıştır. Bu tefsirlerin esin kaynağı Ebu’l-Leys es-Semerkandî’nin tefsiri olarak görülmektedir. Çalışmamızda Semerkandî tefsirinin bir tercümesi olarak gelişen döneme ait diğer tefsirlerden de okumalar yapılarak gene bu dönemde yazılmış Üveys bin Hoca Osmân’ın Amme Cüzü Tefsiri incelenecektir. Bu inceleme sonunda Üveys’in üslûp özellikleri ve farklılıkları, tefsir anlatımına katkıları gösterilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda tefsir yazımındaki üslûba Kuran dili dışında yazarın kişisel olarak neler katabildiği, bunu ne amaçla yapmış olabileceği irdelenecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dîvânü Lugâti’t-Türk’te Yer Alan Alet-Eşya Adları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15581</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15581</guid>
      <author>Talip YILDIRIMMusa ÇİFÇİ</author>
      <description>Türkçenin tarihî ve modern alanlarındaki dil incelemelerinde söz varlığı üzerinde yapılan çalışmalar önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmalarla, bir toplumun yaşam biçimi, gelenek ve görenekleri, siyasî ve sosyal tarihi, toplumsal ve kültürel eğilimleri ortaya çıkar. Türkçenin yazılı ürünlerle takip edebildiğimiz tarihsel dönemleri, edebi ürünleriyle birlikte zengin bir söz varlığına sahiptir. Bu tarihsel dönemler içinde Karahanlı Türkçesi dönemi önemli bir yere sahiptir. Karahanlı Türkçesi döneminde Türk Diline kaynaklık eden eserler meydana getirilmiştir. Bu eserlerden biri de Dîvânü Lûgati’t-Türk’tür. Eser, dönemin kültür, dil, coğrafya ve tarih bilgilerini içeren önemli bir kaynaktır. Eser, zengin bir dil malzemesine sahiptir. Çalışmamızda, eserde geçen günlük hayata ait alet-eşya adlarını etimolojik olarak inceleyip, kullanımlarını ortaya koymaya çalıştık.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim 7. Sınıf Öğrencilerinin Dil Bilgisi Becerilerinin Sosyo-Kültürel Değişkenler Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15395</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15395</guid>
      <author>Oğuzhan YILMAZ</author>
      <description>Bu çalışma ilköğretim 7. Sınıf öğrencilerinin dil bilgisi becerilerini sosyo-kültürel değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Tarama modeliyle yapılan bu çalışmanın örneklemi “kümelere göre örnekleme” tekniğiyle seçilmiştir. Verilerin toplanması için uzman görüşleri alınarak bir başarı testi geliştirilmiş ve bu başarı testi, sosyo-kültürel davranışlarını ölçecek nitelikte bir bilgi formu ile öğrencilere sunulmuştur. Toplanan veriler SPSS 16 programı vasıtasıyla analiz edilmiştir. Dil bilgisi becerileri üzerinde farklılık oluşturabilecek iki değişkenin test edilmesinde “Bağımsız Gruplar Arası T- Testi (Independent Samples T-Test)”, ikiden fazla değişkenin test edilmesindeyse “Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way ANOVA)” kullanılmıştır. ANOVA testinin normallik varsayımını karşılamadığı durumlarda Kruskal Wallis H-Testine müracaat edilmiştir. Çalışmanın sonucunda kendine ait bir kütüphanesi olan öğrencilerin dil bilgisi becerileri bakımından üst düzeyde olduğu tespit edilirken, cinsiyet, aylık gelir, anne-baba mesleği, anne-baba eğitim düzeyi, oturulan evin mülkiyet durumu, kendine ait oda durumu, eve gazete alma alışkanlığı, ders çalışma ve boş zamanları değerlendirme faaliyetleri gibi değişkenlerin öğrencilerin dil bilgisi becerileri üzerinde etkili olmadığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>{-mAk} ve {-mA} Eklerinin Hâl Ekleriyle Münasebeti</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15613</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15613</guid>
      <author>Yakup YILMAZ</author>
      <description>{-mAk} eki, fiilin adını belirtir. Bu ek, fiilimsi eklerinden isim-fiil ekidir ve ünlü ile başlayan hâl eklerini alınca yerini, görevce benzeri olan {-mA} ekine bırakır. Önceden kullanılan {-mAk}+ {+A}= {-mAğA} biçimi, şimdi artık kullanılmamakta, yerini {-mA}+{+yA}= {-mAyA} biçimine bırakmaktadır. Aslında birbirinden görevce farklı olan bu iki ek, dilin tasarruf ve kolaylık ilkesinden dolayı yer değiştirmektedir. Türkiye Türkçesinde {-mAk}+ {+A}= {-mAğA} biçimi günlük yazı dilinde de artık yaygın biçimde kullanılmamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Rasim Özdenören ve Öykücülüğü</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15561</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15561</guid>
      <author>Firdevs CANBAZ YUMUŞAK</author>
      <description>Edebî ve fikrî alanda pek çok kitaba imza atmış olan Rasim Özdenören, elli beş yıllık yazarlık serüveninde on öykü kitabı yayımlamıştır. Pek çok edebiyat dergisinin de kurucuları arasında yer alan Özdenören, edebiyat kuramına dair yazdığı yazılarla da edebî eserlerine düşünce boyutu kazandıran yazarlardan biridir. Müslüman duyarlılığını öykülerine taşıyan yazar, öykülerini bir mesaj verme kaygısı ile yazmadığının da altını çizer. Öykü kitapları tematik olarak okunduğunda yabancılaşma ve başkaldırı, çözülmenin ekonomik boyutları, ölüm ve ahiret düşüncesi, aile, çocuk, ev ve tasavvuf üzerine yoğunlaştıkları görülür. Bu makalede Özdenören’in öykü kitaplarının genel değerlendirmesi yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gelenek ve Arif Ay’ın Şiiri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15576</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15576</guid>
      <author>Tahir ZORKUL</author>
      <description>Gelenek, günlük dildeki karşılığından dine, iktisattan sosyolojiye, geniş bir anlam çerçevesine sahip olan ve tartışmaların odağındaki yerini her zaman ve her zeminde koruyan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. “Süreklilik” ve bu sürekliliği değişime karşı ısrarlı bir biçimde sürdürme, geleneğin var oluş sebebidir. Geleneğe ilgi duyan Türk şairlerinin önemli ölçüde geleneği biçimden ziyade duygu ve düşünce planında ele aldıkları ve bu doğrultuda bir yoruma ulaşma çabası içerisinde oldukları görülür. Bu şairlerden biri de Arif Ay’dır. O da şiirin gelenek içerisinde neşv ü nema bulduğuna ve gelenekten kopuk bir şiirin uzun soluklu olamayacağına inanır. Bu inançla da şiirlerinde geçmişle bir bağ kurar. Arif Ay’ın şiir kaynaklarına inildiğinde Yunus Emre ile Karacaoğlan’ın onun şiirini besleyen iki temel şahsiyet olduğu görülür. Her iki şahsiyet de onun şiirinde birer duyarlık olarak yer alırlar. Zengin bir imaj dünyasına sahip olan Arif Ay, gelenek karşısındaki duyarlı tutumuyla bilinen şairlerden biridir. Onun şiirleriyle geleneksel şiir duyarlılığına ulaşırız. O, halk şiirinin dize yapısı ile serbest şiirin ahengini başarıyla birleştirmiş şâirlerden birisidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ahi Teşkilatında Yönetim Fonksiyonlarıyla İlgili Uygulamalar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15530</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15530</guid>
      <author>Ali ERBAŞI</author>
      <description>Planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim, literatürde kabul görmüş beş yönetim fonksiyonudur. Henry Fayol tarafından 1925’te önerilen bu beş fonksiyon, hala yönetimle ilgili çalışmalarda referans olarak kabul edilmektedir ve konuyla ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Ancak 13. yüzyılda ortaya çıkan Ahilik felsefesinin yönetim anlayışını, yönetim fonksiyonları açısından bütünüyle irdeleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmadaki amaç, beş yönetim fonksiyonunun Ahi teşkilatındaki uygulama örneklerini incelemektir. Araştırmanın sonucunda beş yönetim fonksiyonunun her birinin Ahi teşkilatlanmasında kullanıldığı görülmüştür. Ahilikteki yönetim fonksiyonlarına ilişkin uygulama örneklerinin işletmecilik bakış açısıyla sorgulanması, yönetim literatürüne anlamlı katkılar sağlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Çan” Yöresi Halk Bilimi Ürünlerinden Olan Geçiş Dönemi Uygulamalarından Doğum ve Ölüm Ritüelleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15506</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15506</guid>
      <author>Hamdi GÜLEÇEngin TÜRKER</author>
      <description>Halk bilimi türkülerden ninnilere, halk inanışlarından doğum ve ölüm geleneklerine, el sanatlarından halk meteorolojisine kadar; halkı kucaklayan geniş bir yelpaze gibi onun maddi ve manevi hayatına yön veren bütün değerleri incelemektedir. Modern çağın bir gereği olarak haberleşme ve iletişim araçlarının, maddi ve manevi kültürümüz üzerindeki olumsuz etkileri devam etmektedir. Halk arasında son kalıntılar olsa da kültür unsurlarını derlemeli, sahip çıkmalı ve bilimsel açılardan değerlendirmeliyiz. Halk bilimi ürünleri geçmişte olduğu gibi bugün ve yarında yaşayacak ve yok olmayacaklardır. Çanakkale’nin Çan ilçesi halk bilimi ürünleri bakımından oldukça zengin ve verimli bir yöredir. Çan, halk kültürü değerleri bakımından önemli bir konuma sahiptir. Çan’ın en uzak yerleşim merkezleri olan Çan köylerinde bugün bile halk bilimi verimlerinin canlılığını koruduğu ve yaşadığını görmekteyiz. Günümüzde kurtarılabilen her halk bilimi ve halk kültürü unsurları geleceğin kültür mirasını oluşturmaktadır. Bu çalışmada Çan yöresi halk bilimi ürünlerinden olan geçiş dönemleri uygulamalarından; yöreye ait doğum ve ölüm geleneklerinin değerlendirmesi yapılarak incelenmiştir. Çan yöresi halk bilimi ürünlerinin, uzak bir coğrafya da olsa Kafkasya ve Orta Asya’da yaşayan Türk halklarının kültürleriyle benzerlik gösterdiği görülmüştür. Bu da dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk kavimlerinin aynı köklerden beslendiğini ortaya koymaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmet Midhat Efendi'nin "Fürs-i Kadimde Bir Facia Yahut Siyavuş" Oyunu ile Racine'in "Phedre" Oyunu Arasında Bir Mukayese Denemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15435</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15435</guid>
      <author>Fatih SAKALLI</author>
      <description>Bu makalede Fransız yazar Racine’in “Phedre” adlı oyunu ile Ahmet Midhat Efendi’nin “Fürs-i Kadimde Bir Facia Yahut Siyavuş” adlı oyunları üzerinde durulmuştur. İçerikleri bakımından benzerlikler gösteren her iki oyunun olay örgüleri verildikten sonra eserlerin benzerliklerinden söz edilmiştir. Daha sonra oyun kişilerinin de mukayesesi yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise her iki eserin benzer bir yapı ve kişiler üzerinde kurgulandığından bahsedilmiş ayrıca eserlerdeki farklılıklara da kısaca değinilmiştir. Böylece Fransız ve Türk edebiyatından iki tiyatro eserinin karşılaştırmalı bir incelemesi yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapı Unsurları Açısından Halit Ziya Uşaklıgil’in“Heyhat” Adlı Öyküsünün İncelemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15827</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15827</guid>
      <author>Mutlu DEVECİ</author>
      <description>Türk öykücülüğüne, öykülerinin düzenlenişi ve sunuluşu açısından Batılı anlamda ivme kazandıran Halit Ziya Uşaklıgil’in “Heyhat” adlı öyküsünü yapı unsurları bakımından inceleyen bu çalışma, yazarın kurgu dünyasını tespit için tutulan bir aynadır. Öznenin özgürlük yolunda, yalnız ve tek başına olduğunu dile getirdiği bu öyküde, kendi kendisiyle yüzleşen insanın ruh durumu anlatılır.Olay örgüsü, kişiler dünyası, mekan, zaman, bakış açısı ve anlatıcı düzleminde incelemesi yapılan “Heyhat”, uzun öykü türünün modern tarzdaki ilk örneklerindendir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gaston Bachelard'ın Ateşin Tinçözümlemesi Kitap Tanıtım Yazısı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15515</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15515</guid>
      <author>Nagihan KUNDUZ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şeyhoğlu Sadrüddin’in Kabus-nâme Tercümesi (Enfel Doğan)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15528</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15528</guid>
      <author>Oğuz SAMUK</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Azerbaycan Dilinde Mürekkep Sintaktik Bütövler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15592</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=15592</guid>
      <author>Mustafa ÜSTÜNOVA</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


