






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2011 Sayı Volume 6 Issue 1</title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=255</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Prof. Dr. Gürer GÜLSEVİN’in Özgeçmişi ve Prof. Dr. Ayşe İLKER’in Onun Hakkındaki İzlenimleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14975</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14975</guid>
      <author>Özgür AY</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Moğolca ve Türkçede Yaşayan Benzer Sözler Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14849</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14849</guid>
      <author>Tuncer GÜLENSOY</author>
      <description>Moğolca ve Türkçe birbirine akraba olan dillerdir. Bu makalede bu iki dilin söz hazinesinde yer alan bazı sözcüklerin tarihteki ve günümüzdeki anlamları karşılaştırılmıştır. Moğolca ve Türkçe birbirine akraba olan dillerdir. Bu makalede bu iki dilin söz hazinesinde yer alan bazı sözcüklerin tarihteki ve günümüzdeki anlamları karşılaştırılmıştır. Moğolca ve Türkçe birbirine akraba olan dillerdir. Bu makalede bu iki dilin söz hazinesinde yer alan bazı sözcüklerin tarihteki ve günümüzdeki anlamları karşılaştırılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>E 2 - Uyuk-Arjan (Tuva) Yazıtı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14943</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14943</guid>
      <author>Osman Fikri SERTKAYA</author>
      <description>Yenisey nehri kıyıları boyunca bulunan Yenisey yazıtlarının metinleri, genel olarak Eski Türk filolojisi, özel olarak da Eski Türk diyalektolojisi bakımından önemlidir. Bu yazıya konu olan mezar yazıtı Uyuk-Arjan (E 2), J. R. Aspelin tarafından 1888’de Uyuk nehri yatağı yakınlarında bulunmuş ve daha önce Radloff, Orkun, Malov, Batmanov, Amonjolov ve Kormuşin tarafından yayımlanmıştır. Bu makale, yazıt metninin yeniden okuma ve anlamlandırma denemesidir. Daha önceki okuma ve anlamlandırmalar da değerlendirilerek, alan araştırmacılarının dikkatlerine sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu ve Rumeli Ağızlarının En Eski Kaynaklarından Biri: Gramer Kitapları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14805</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14805</guid>
      <author>Leyla KARAHAN</author>
      <description>Anadolu ve Rumeli ağızları hakkında 19. yüzyıl ortalarında başlayan araştırmalar, bugün üniversitelerin gelişmesine paralel olarak nitelik ve nicelik bakımından hayli mesafe kat etmiş durumdadır. Türk ağız araştırmaları tarihinin ilk yüzyıllık döneminde Anadolu ve Rumeli ağızları ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Bu bilgilerin çoğunun kaynağı da Türkiye dışındaki bilim adamlarının yaptığı araştırmalardır. Bu kaynakların yanında, bazı gramer kitaplarında da ağızlarla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Bunlar, ağızların yüz yıllık değişim sürecini göstermesi bakımından önemlidir. Bu yazıda, 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar olan dönemde yazılmış gramer kitaplarındaki Anadolu ve Rumeli ağızları hakkında verilen bilgiler değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesi Ağızlarının Tasnifleri Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14716</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14716</guid>
      <author>Ahmet BURAN</author>
      <description>Türkiye Türkçesi ağızlarıyla ilgili olarak ilk yapılan çalışmalar 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanır ve ağızlarla ilgili çalışmalar daha çok yabancı araştırmacılar tarafından yapılır. 1940’lı yıllardan sonra yerli araştırmacılar da Türkiye Türkçesi ağızları üzerine çalışmalara ağırlık verir ve günümüze kadar pek çok ağız çalışması ortaya konur. Derleme, inceleme ve karşılaştırma çalışmalarının yanı sıra kimi bilim adamlarının Türkiye Türkçesi ağızlarıyla ilgili genel tasnif çalışmaları da bulunmaktadır. Bu makalede Türkiye Türkçesi ağızlarının il, ilçe ve bölge tasniflerinin dışındaki genel tasnifleri üzerinde durulacak ve bu tasniflerden hareketle çeşitli değerlendirmeler yapılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçede Zarf-Fiil Eklerinin Durum Ekleriyle Kalıplaşması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14801</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14801</guid>
      <author>Mustafa ARGUNŞAH</author>
      <description>Türkçede ek kalıplaşması sık sık karşılaştığımız olaylardan birisidir. Kimi ekler kendi asli görevlerinden dışında kullanılmakta, kelime tabanına eklenerek farklı anlamda bir kelime oluşturmaktadır. Zarf-fiil eklerinin Türkçenin eski dönemlerinden beri kalıplaştığı ve yapım eki gibi kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca bu eklerin kural dışı olarak durum ekleriyle kalıplaştıkları da görülür. Bu yazımızı iki ana bölümde işleyeceğiz: Birinci bölümde zarf-fiil eklerinin kalıplaşarak asli görevleri yerine yapım eki gibi kullanılmaları ve oluşan isimlerin üzerine durum eklerinin gelmesini; ikinci bölümde ise, zarf-fiil eklerinin asıl fonksiyonlarını kaybetmeden, çoğu yalnız anlamı pekiştiren durum ekleri almasıyla oluşan genişlemiş zarf-fiil eklerini örnekleriyle göstereceğiz.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçenin Arapçaya Etkileri Üzerine Bazı Tespitler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14842</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14842</guid>
      <author>Zeki KAYMAZ</author>
      <description>Türkçe ve Arapça arasında uzun bir geçmişe dayanan dil ilişkisi bulunmaktadır. Arapçanın Türkçeyi etkilediği bilinmektedir. Arapça kadar olmamakla birlikte Türkçe de Arapçayı etkilemiştir. Bu makalede Arapçaya giren özel şekiller, Türkçe kökene dayalı çokluklar, kalıp yapılar ve fiiller üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kātibî ve Gencine-i Adaleti</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14900</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14900</guid>
      <author>Hacı Ömer KARPUZÖzgür Kasım AYDEMİR</author>
      <description>17. yüzyılda yazılmış olan Gencine-i Adalet, Osmanlı Devleti Padişahı Sultan I. Ahmed’e sunulmuş telif bir siyasetnamedir. 17. yüzyılda talik hatla yazılmış olan Gencine-i Adalet 360 sayfadan oluşmaktadır. Eser, Topkapı Sarayı Müzesi I. Ahmed Yazma Eserler Müzesi’nde bulunmaktadır. Eser ve müellifinin özellikleri doğrulsunda ulaşılacak bilgiler, dilbilimin yanı sıra halk biliminin ve tarihin de ilgi alanına yönelik sonuçlara uç vermektedir. Çalışmada, hakkında sınırlı bilgilye ulaşılabilen ve tek nüsha olan siyasetname türündeki Gencine-i Adalet’e ve müellifi Katibi’ye ilişkin özelliklerin belirtilmesi amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Görsel Türkoloji</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14819</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14819</guid>
      <author>Kamil Veli NERİMANOĞLU</author>
      <description>Çağdaş Türkoloji’nin görsel olanaklara dayanarak Türkçenin yöntem (metodik) ve yöntembilim (metodolojik) problemlerine aydınlık getirilmesi, gerek Türkçenin eğitim ve öğretimine gerekse kuramsal dil bilim meselelerinin Türkçe örneklerle incelenmesine geniş imkan sağlayacaktır. Bu bakımdan Türkçenin gramerini, leksikasını, poetikasını yansıtan şemalar, modeller, cetveller ve haritalar ciddi ehemmiyet taşımaktadır. Bizim dilbilimci ve Türkologlardan ayrı ayrı aldığımız ve sitemleştirdiğimiz ve kendimizin teklif ettiği 300’den fazla şema, model, cetvel ve harita internet aracılığıyla programlaştırılmış ve sistemleştirilmiştir. Bu sistemin Türkçenin eğitimine, o cümleden yabancıların Türkçeyi kısa zamanda öğrenmesinde ve uzaktan eğitim alanlarında faydalı olacağı kanısındayız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uygur Muhebbet Koşakları (Aşk Şiirleri)nın Yapısal Özellikleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14908</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14908</guid>
      <author>Alimcan İNAYET</author>
      <description>Uygur halk şiirinde “muhebbet koşakları” diye adlandırılan aşk şiirleri gençlerin birbirlerinden hoşlanma, birbirlerini sevme, birbirlerine aşık olma duygularını, ayrıca sevenlerin çeşitli sebeplerle birbirlerinden ayrı kalma, ayrılma ve uzaklaştırılmasından duyduğu hasret, üzüntü, sitem, kaygı ve dertlerini dile getiren şiirlerdir. Bu şiirler Anadolu Türk halk şiirinin pek çok özelliğini bünyesinden barındırmaktadır. Bu makalede söz konusu özelliklerden biri olan şekil özellikleri üzerinde durulacak, Uygur aşk şiirlerinin nazım biçimleri, mısra yapısı, hece yapısı, kafiye yapısı ve durak yapısı incelenecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Oğuzca ve “Anadolu Merkezli Oğuz Türkçesi”</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14763</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14763</guid>
      <author>Mustafa UĞURLU</author>
      <description>Oğuzlar, Türklerin önemli boylarından biridir. Bugün Ceyhun nehrinden Balkanlara kadar uzanan bölgede, nüfus bakımından çeşitli yoğunluklarda yaşamaktadır. Nüfusları tahminlere göre yüz yirmi milyondur. Geçmişten bu güne kadar hemen bütün Oğuzların gündelik anlaşma dili Oğuzca olagelmiştir. Aynı durum yüksek dil kullanımları açısından geçerli değildir. Bu çalışmada, Oğuzcanın yüksek dil olma süreci ana hatlarıyla incelenmiştir. Bu bağlamda Oğuzlar, içinde yaşadıkları siyasî, ekonomik, sosyal ve kültürel şartların ve bağlı oldukları devletlerin tutumlarının sonucunda sırasıyla Anadolu ve Kuzey Azerbaycan’da dillerini yüksek dil hâline getirebilmiş; Türkmenistan’da ise buna gayret etmektedirler. Kalan diğer bölgelerde ise böyle bir durum söz konusu değildir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Miftâhu’l-Ferec’de Son Seste Ötümsüz-Patlayıcı Ünsüzlerin Ötümlüleşme veya Ötümsüz Kalma Durumu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14921</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14921</guid>
      <author>Osman YILDIZ</author>
      <description>Dilimizde, ad ve sac gibi birkaç istisna dışında, kelimeler p, ç, t, k ünsüzleri ile biter. Bu kural, yabancı kökenli kelimeler için de geçerlidir. Ancak böyle kelimelerdeki söz konusu ünsüzler, ünlü veya ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında, ötümlüleşir. Türkçenin temel özelliği olarak kabul ettiğimiz bu ses hadisesi, her zaman bir kurala bağlı değildir. Benzer durumlarda çoğu kere ötümlüleşme olmasına karşılık, bazı kelimelerde ötümlüleşme görülmez. Miftâhu’l-Ferec’de son seslerde ötümsüz-patlayıcı ünsüzlerin ötümlüleşme eğilimi standart Türkiye Türkçesine göre çok daha ileridir. Bugün p, ç, t, k ünsüzleri ile biten bazı tek heceli kelimeler, aslî uzun ünlüler sebebiyle, metnimizde ötümlü şekilleriyle yer almaktadır. Çok heceli kelimelerin son seslerindeki ötümsüz-patlayıcı ünsüzler, ± V (vokal) ek veya edatla kullanıldıklarında, istisnasız ötümlüleşirler. Metinde ulama (connection) hadisesi sonucunda da ötümlüleşme örnekleri görülür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Necati Beyin Türkçesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14925</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14925</guid>
      <author>Şerif Ali BOZKAPLAN</author>
      <description>Eski Anadolu Türkçesi ile eser vermiş olan Necatî, Türkçeyi gayet iyi konuşan ve kullanan biri olarak dikkat çekmektedir. Türkçenin anlatım vasıtalarından olan deyimler, atasözleri, ikilemeler, kalıp sözler, özlü sözler, vb. gibi yapı taşlarının Necatî ‘nin şiirinde hayli yer bulduğunu belirtmek gerekir. Bunlara ilaveten Şair Necatî, konuşma dilinin bazı kalıplarını da şiir diline dahil etmiştir.Öte yandan bugünkü Türkçede kullanımdan düşmüş bazı arkaik sözlere Necatî’nin şiirinde rastlamak mümkündür.Görüldüğü üzere Necatî geçmişin bazı unsurlarını kullanarak Türkçenin geçmişi ile o günü dolayısıyla da bugünün arasında bağ kurmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şair ve Yazarlar Sözlüklerinde Madde Başlarının İçerik Planı ve "Cahit Sıtkı Tarancı" Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14808</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14808</guid>
      <author>Erdoğan BOZ</author>
      <description>Şair ve yazarlar sözlüklerindeki madde başları, belli bir plan içinde hazırlanır. Bu içerik planı, amaç ve hedef kitleye göre değişiklik gösterebilir. Bu anlamda söz konusu madde başlarının bir içerik planının çıkarılması; ana başlıkların ve alt birimlerin belirlenmesi gerekir. Bu içerik planı, yeni yazılacak şair ve yazarlar sözlükleri için de yararlı olabilir. Ayrıca mevcut sözlüklerin de bu plana göre değerlendirilmeleri önemli bir katkı olacaktır. Şair ve yazarlar sözlüklerindeki madde başları, belli bir plan içinde hazırlanır. Bu içerik planı, amaç ve hedef kitleye göre değişiklik gösterebilir. Bu anlamda söz konusu madde başlarının bir içerik planının çıkarılması; ana başlıkların ve alt birimlerin belirlenmesi gerekir. Bu içerik planı, yeni yazılacak şair ve yazarlar sözlükleri için de yararlı olabilir. Ayrıca mevcut sözlüklerin de bu plana göre değerlendirilmeleri önemli bir katkı olacaktır</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Un, Ufak ve Uşak Kelimeleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14899</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14899</guid>
      <author>Ayşe İLKER</author>
      <description>Bu makalede, Türkçenin en eski kelimelerinden biri olan “un” ve bu kelimenin köküyle ilgili olduğunu düşündüğümüz “ufak” ve “uşak” kelimelerinin tarihi ve çağdaş Türkçe yazılı belgelerdeki örneklerine dayanılarak, gelişme ve türeme seyri anlatılmaktadır. “Un” kelimesi, tarihi dönemde ve bugünkü bazı lehçelerde uzun ünlülü olarak kullanılmıştır. Ufak ve uşak kelimeleri ise, hem tarihi hem çağdaş yazılı belgelerde “küçük”anlamında kullanılmış ve değişik türevler ve ikilemelerle farklı anlamlar oluşturmuştur. Metinlerden örnekler verilerek, bu kelimelerim türeme seyri ve anlam gelişmeleri gösterilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Divan Şairinin Benzetme Dünyasında Mısır ve Nil</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14751</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14751</guid>
      <author>H. Dilek BATİSLAM</author>
      <description>Divan şairlerinin zengin bir benzetme ve hayal dünyası vardır. Bu dünya içinde şairler çok çeşitli unsurlardan yararlanırlar. Söz konusu benzetme ve hayaller arasında coğrafya, ülkeler ve nehirler de önemli bir yer tutar. Makalemizde 15-16. yüzyıllarda yaşamış farklı</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>XVIII. Yüzyıl Klasik Türk Edebiyatı: Mesneviler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14726</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14726</guid>
      <author>Ahmet KARTAL</author>
      <description>Bu çalışmada önce Balasagunlu Yûsuf’un 1070 tarihinde kaleme aldığı Kutadgu Bilig’den XVIII. asra kadar olan dönem içindeki mesnevi edebiyatı hakkında kısa bilgi verilerek, her dönemin öne çıkan özelliği vurgulanmıştır. Akabinde XVIII. asır mesnevi edebiyatı kısaca değerlendirilip hüviyeti ortaya konulmaya çalışılmış, özellikle mesnevînin konusunda oluşan değişikliğe dikkat çekilmiştir. Daha sonra mesneviler konularına göre tasnif edilmiş, mesnevîler hakkında bilgi verilmiş, özelliği belirtilmiş ve değeri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca taşıdığı yenilikler dikkatlere sunulmuş ve üzerinde yapılan çalışmalar belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dîvânu Lugati’t-Türk’te “Yaklaşma” Bildiren Fiiller</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14846</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14846</guid>
      <author>Ahmet GÜNŞEN</author>
      <description>Türklük biliminin kurucusu Kâşgarlı Mahmut tarafından Karahanlı Türkçesi döneminde kaleme alınan Dîvânu Lûgati’t-Türk, Türk dilinin birçok bakımdan kılavuz eserlerinden birisidir. Bu eser, dilimizin sadece Karahanlı Türkçesi dönemini değil, daha önceki ve sonraki dönemlerini de aydınlatan bir öneme sahiptir. Zira Kâşgarlı Mahmut, her şeyden önce bir sözlük olan çalışmasında, söz varlığı yanında, eserine birtakım gramer unsurlarını da serpiştirmiştir. Bu gramer unsurları içinde bilhassa fiiller önemli bir yer tutar. Nitekim eseri Arapçadan Türkçeye çeviren Besim Atalay da, eserdeki Türk fiillerinin yapısını gösteren kısımların çok değerli olduğunu belirtmiştir. Bu çalışmada, Dîvânu Lûgati’t-Türk’te yer alan ve “yaklaşma” bildiren fiiller üzerinde durulmuştur. Ancak, Dîvân’da tespit edilen ve “yaklaşma” bildiren fiiller sadece birleşik yapılı tasvirî fiiller bağlamında ele alınmakla kalınmamış, “kılınış” ve “görünüş” çerçevesinde değerlendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eski Anadolu Türkçesi Döneminde Yazılan Meçhul Eserlerden: Nâme-i Maóşer</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14957</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14957</guid>
      <author>M. Fatih KÖKSAL</author>
      <description>Eski Anadolu Türkçesi döneminde kaleme alınan Türkçe eserlerde en çok görülen konuların başında dinî-ahlakî muhtevalı olanlar gelir. Dinî-ahlakî eserler arasında da kıyameti, kıyamet ahvali ve kıyamet ehlini konu olan eserler önemli bir yekün tutmaktadır. Bu çalışmada, bu muhtevada yazılmış olup varlığı bilinmeyen Nâme-i Mahşer adlı eser tanıtılacak ve eserin tam metni yayımlanacaktır. Tespit edebildiğimiz tek nüshası şahsî kütüphanemizde Yz. 99/8 numarada bulunan müellifi meçhul eser, mesnevi tarzında yazılmış olup 538 beyit tutarındadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Elçin’in Posta Şubesinde Hayal Oyunu Üzerine Yapısalcı Bir Yaklaşım</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14760</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14760</guid>
      <author>Sedat ADIGÜZEL</author>
      <description>Azerbaycan edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Elçin, romanları ve hikâyeleri kadar tiyatroları ile de Azerbaycan edebiyatına yön vermiştir. Elçin’in tiyatroları sadece Azerbaycan’da değil dünyanın çeşitli ülkelerinde sahnelenmiş ve Azerbaycan edebiyatının tanıtımında çok mühim rol oynamıştır. Bu çalışmada, Elçin’in Posta Şubesinde Hayal adlı oyunu metnin yapısal unsurları bakımından incelenerek anlatının derin anlamına ulaşılmaya çalışıldı. İnceleme sırasında metin alma kesitlerine ayrılarak zaman, mekân, kişiler ve sahne bölümleri bağlamında okura sunduğu gizli anlam ortaya konuldu. İnceleme yöntemi olarak Ayşegül Yüksel’in, Melih Cevdet Anday’ın tiyatrolarına uyguladığı çözümleme metodu esas alındı.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ağızlardaki {-dIklIğIn} Zarf-Fiil Ekinin Yapısı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14766</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14766</guid>
      <author>Ali AKAR</author>
      <description>Türkiye Türkçesi ağızlarında çok sayıda eskicil öge yaşamaktadır. Bunların bir bölümü eski şekillerini yapı ve anlam olarak yaşatırken, bir kısmı da başka eklerle birleşerek tanınmayacak hâle gelmişlerdir. Bu eklerden biri de {-dIklIğIn} zarf-fiil ekidir. Orta Karadeniz’de Kelkit havzası boyunca sınırlı bir alanda kullanılan bu zarf-fiil eki eklendiği fiilden “-dığı zaman” anlamında zarflar yapmaktadır. Ek, {–dIk} sıfat-fiil ekinin {+lA-} isimden fiil yapma ekiyle genişletilmesinden sonra bu yapının üzerine eskicil {–(y)In} zarf-fiil ekinin getirilmesinden oluşmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesi Atasözü ve Deyimlerinde Karşıt Anlamlılık İlişkileri Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14596</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14596</guid>
      <author>Ahmet AKÇATAŞ</author>
      <description>Anlamı birbirine karşıt olan sözcüklerin kurduğu ilişkiye, karşıt anlamlılık denir. Bu ilişkiler, aynı temel mantıkla kurulur. Ancak kurucu unsurlar ve bunların ilişkileri, farklıdır. Türkiye Türkçesi atasözü ve deyimleri üzerine yapılmış bu çalışma, karşıtlık ilişkilerini yapısal, değişimsel, çevriksel, konumsal ve bütüncül olmak üzere beş başlıkta incelemiştir. Bu beş başlık, şu şekilde belirlenmiştir: İsim ve fiillerin olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alındığı yapısal karşıtlık. Başka bir unsurla yer değiştirme şeklindeki değişim tarzı karşıtlık. Bir isim veya fiille, onların tersinin kurduğu karşıtlık ilişkisi şeklindeki çevriksel karşıtlık. Farklı ve benzer unsurların konumuna dayalı, konumsal karşıtlık. Eksiklerin giderilmesi şeklinde bütüncül karşıtlık. Böylece Türkiye Türkçesi atasözü ve deyimleri incelenerek, bu üst başlıklar altında ayrıntılara ulaşılmıştır. Sonuçta karşıt anlamlılığın cümle düzleminde karşılaştırmalı anlatımı, değişim, genelleme ve emir yapılarını, parçalar arası uyum ve bağları düzenleme; olumsuz anlam, yön, iletişim, niteleme, tercih belirleme ve sıralama gibi işlevlere sahip olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tatar Türkçesindeki Fonetik ve Morfolojik Değişiklikler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14771</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14771</guid>
      <author>Ercan ALKAYA</author>
      <description>Fizikçi bir bilim adamı olan G. X. Kudaşev tarafından yazılan bu makalede fiziğin temel kurallarından “en az çaba” yasası ele alınmıştır. Yazar, doğadaki her iş için belli miktarda bir enerji ve zaman harcandığını belirterek canlı türlerinin de mümkün olduğu kadar enerji ve zamandan tasarruf etme eğilimi içinde olduklarını kaydetmiştir. Makalede dildeki her değişikliğin temelinde “en az çaba yasası” olduğu görüşü ortaya konulmuş ve bu bağlamda Tatar Türkçesinde tarihî süreçte meydana gelen ses ve şekil değişiklikleri en az çaba yasası temelinde izah edilmiş; hem tarihî metinlerden hem de günümüz Tatar Türkçesinden örnekler verilerek meydana gelen değişiklikler art zamanlı olarak ortaya konulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Azerbaycan'daki Arap Harfli Yazıtların Bugünkü Durumu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14769</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14769</guid>
      <author>Cengiz ALYILMAZ</author>
      <description>Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içinde kalan topraklar, Türk-İslam tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Söz konusu topraklarda Müslüman Türk boylarına ve fütuhat için bölgeye gelen Araplara ait pek çok Arap harfli yazıt bulunmaktadır. Bu makalede Azerbaycan’daki tarihî camilerde, mescitlerde, kervansaraylarda, türbelerde, mezar taşlarında, ziyaret yerlerinde, el yazması eserlerde (cönklerde, kitaplarda), sikkelerde, süs ve kullanım eşyalarında… karşılaşılan İslami döneme ait Arap harfli Türkçe ve Arapça yazıtların Türk-İslam tarihi açısından önemi ve bugünkü durumları dikkatlere sunulmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yenisey Yazıtlarında Geçen Türk Boyları Üzerine Notlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14795</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14795</guid>
      <author>Erhan AYDIN</author>
      <description>Bugün sayısının 200’ü aştığı bilinen Yenisey yazıtları, satır sayılarının azlığı ve düzensiz yazılmış olmaları nedeniyle Türk dili alanı dışında çalışan araştırmacıların ilgisini çekmemiştir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi bu yazıtların tamamının tarihsiz olması ve günümüz mezar taşlarındaki veciz ifadelere benzeyen kimi kalıplaşmış ibare ve cümleler içermesidir. Ancak yine de Elegest I (E 10), Açura (E 26), Altın–Köl I (E 28), Altın–Köl II (E 29), Köjeelig–Hovu (E 45), Abakan (E 48) gibi çok satırlı yazıtlardan çeşitli bilgiler elde edilebilmektedir. Bu makalede elimizde metni bulunan 160 civarındaki yazıttan Türk boyları veya boy birlikleriyle ilgili bilgiler derlenmiş ve bu boylarla ilgili bilinenlere yeni bilgiler ekleme kaygısı güdülmüştür. Tespit edilen boy veya boy birliklerinin geçtiği yerin metni verildikten sonra günümüz Türkçesine çevirisi yapılacak, ardından her boy veya boy birliği, Yenisey yazıtları ve Yenisey havzası çerçevesinde değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmeni Yetiştirme Programı Sorunu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14855</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14855</guid>
      <author>Musa ÇİFCİ</author>
      <description>Özet Bu çalışmada, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından hazırlanan 1998 ve 2005 Türkçe öğretmenliği lisans öğretim programları incelenmektedir. Programların içerik özellikleri Türk dili alan derslerinin ekseninde değerlendirilmekte; her iki program, alan ve alan eğitimi dersleri bakımından karşılaştırılmaktadır. Özellikle alan dersleri içerisinde önemli yeri olması gereken Türk dili temel alan derslerinin son programda azaltılması eleştirilmektedir. Türkçe öğretmeni adaylarının alan hâkimiyetini kaybetmeleri; Türk dili alanına hâkim olamayan bir öğretmenin Türkçe öğretimine katkı sağlayamayacağı vurgulanmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kaş (Antalya) Ağzı Ses Özellikleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14939</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14939</guid>
      <author>Mehmet Dursun ERDEM, Ramazan BÖLÜK</author>
      <description>Türk dilinin ses yapısını anlamak, sadece yazı dilini incelemekle mümkün değildir. Türk dilinin yerel ağızlarının araştırılması ve incelenmesi anlaşılamayan birçok noktaya ışık tutacaktır. Ağız çalışmaları doğrudan Türk dili için kaynak niteliği taşıyan veriler olmakla beraber, etnoloji, etimoloji, sosyoloji, tarih, folklor gibi birçok bilime de dolaylı olarak katkı sağlamaktadır. Bu makalede Antalya ili Kaş ilçesi ağzı üzerine yaptığımız çalışmanın ses bilgisi sonuçları yer almaktadır. Çalışmamızda metot olarak dar saha yöntemi seçilmiştir. Çalışma kapsamında Antalya’ya bağlı Kaş ilçesinin belde ve köylerinin tamamına ulaşılıp ayrıntılı derleme yapılmıştır. Ancak makale, Kaş ağzını temsil edebilecek 7 köyün derleme metinleri ile sınırlı tutulmuştur. Makalemizde, Antalya ili Kaş ilçesi ağzının özellikle fonolojik verileri üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu fonolojik veriler Türkiye Türkçesi ağızları ile karşılaştırılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>La Place De La Grammaire Dans Les Methodes De Fle Des Annees 60 Jusqu'a Nos Jours</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14643</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14643</guid>
      <author>Hanife Nâlân GENÇSevinç AKDOĞAN</author>
      <description>Bu araştırmada, dilbilgisinin yabancı dil olarak Fransızca’nın öğretiminde kullanılan metotlardaki yerini irdelemeye çalıştık. Metotlar etkinliklerin süreçleri ve işleyişlerini daha iyi çözümleyebilmek için karşılaştırmalı bir bakış açısıyla seçilmiş ve incelenmiştir. Bakış açımızı her zaman belirtilen kitaplara dayalı olarak seçtiğimiz örneklerle somutladık. Öğrenenin dilsel gereksinimlerine göre dilbilgisi bakış açıları ve öğrenme süreçlerinin neler olması gerektiği görme olanağı veren bir sonuca ulaştık.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öksüz Öğüt Üvey Kardeş mi? Bir Etimoloji Denemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14729</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14729</guid>
      <author>Nadir İLHAN</author>
      <description>Türkçede yeni morfolojik unsurlar meydana gelirken, bu unsurlar, önce bir yardımcı kelime olma süreci yaşamakta, daha sonra da ekleşmektedirler. Üzerinde durulan yapılardan öğüt ve üvey yapılarında da ög isminden sonra gelen yapılar bu süreçle ortaya çıkmış şekiller olmalıdır. Öksüz, öğüt ve üvey kelimeleri aynı seslere dayalı farklı kelime köklerinden türetilmedikleri gibi, başka kelime köklerindeki seslerin değişmesiyle tarihî dönemlerde ortaya çıkan veya benzeşen üvey kardeşler değildir. Farklı köklere bağlı olarak türetilmiş gibi görünen öksüz, öğüt ve üvey kelimeleri ög kelimesine eklenen kelime ve eklerle meydana çıkmış; kaynaşmalar ve kökte meydana gelen ses değişimleri sonucunda farklı şekillere bürünmüş ortak köke sahip, aynı ögden doğmuş ‘öz’ kardeş kelimelerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım Ders Kitaplarında İnsan Hakları Üzerine Bir Çözümleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14814</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14814</guid>
      <author>Yasemin KARAMAN KEPENEKCİCanan ASLAN</author>
      <description>İnsan hakları eğitimine katkı sağlamada en etkili derslerden biri, doğası gereği dil ve edebiyat dersleridir. Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım ders kitaplarındaki yazınsal metinlerde insan hakları ile ilgili konulara ne düzeyde yer verildiğini ortaya koyarak bir karşılaştırma yapmaktır. Araştırma, tarama modelindedir. Çalışmanın veri kaynağını, Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım ders kitaplarındaki yazınsal metinlerin tümü oluşturmuştur. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi olan içerik çözümlemesi kullanılmıştır. Veriler, sıklık (frekans), yüzde ve yoğunluk puanları hesaplanarak değerlendirilmiştir. Sonuçta, Dil ve Anlatım ders kitaplarında insan hakları konusuna Türk Edebiyatı ders kitaplarından daha fazla yer verildiği görülmüştür. Ayrıca, her iki grup ders kitaplarında da en çok hak, en az adalet alt kategorisinin yer aldığı ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uşak ve Çevresinde Yağmur Yağdırma Uygulamaları (Takmak Köyü Örneği)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14796</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14796</guid>
      <author>Sami KILIÇ</author>
      <description>Geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanan her toplum, kuraklığı gidermek amacıyla kendi kültürü çevresinde birtakım inanış ve uygulamalar geliştirmiş, bunları geçmişten günümüze kadar uygulamış, halen de uygulamaya devam etmektedir. Toplumlarda, yağmur yağdırma uygulamaları için yağmur büyüsü ve yağmur duası terimleri kullanılmaktadır. Türk kültüründe ise bu işlemlere, içerisinde birtakım büyüsel ve sihirsel uygulamalar bulundurmakla birlikte, genel olarak yağmur duası denilmektedir. Uşak ili Eşme ilçesine bağlı olan Takmak köyünde halkın geçim kaynağı genel olarak tarım ve hayvancılık olması sebebiyle, mevsimin kurak gittiği dönemlerde, yağmur yağdırmak için birtakım pratikler yapılmaktadır. Makalenin konusunu, günümüzde Takmak köyünde uygulanmakta olan yağmur yağdırma tekniklerinin tasviri ve tahlili oluşturmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Korktuğum Şey” Adlı Şiirinde Trajik Vizyon</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14593</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14593</guid>
      <author>Tarık ÖZCAN</author>
      <description>Güzel sanatlar binlerce yıllık gelişimleri esnasında kendi repertuarlarını kurdukları gibi kendi kategorilerini de oluşturmuştur. Bu kategoriler, varlık tabakası olan sanat eserlerinin umumi prensipleridir. Estetik değer çözümlemesinde bu kategorileri hesaba katmadan yapılacak çözümlemeler, keyfi çözümlemeler olacaktır. Bir sanat eserinin umumi prensiplerini oluşturan kategoriler arasında: Güzellik, yücelik, trajik, komik, naifsi, çocuksu v.b.ni sayabiliriz. Biz, bu çalışmamızda Cahit Sıtkı’nın bir şiirini trajik kategorisi bakımından çözümleyerek estetik ve trajik değer ilişkisini sanat eseri bağlamında ele almayı düşünüyoruz.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eski Anadolu Türkçesindeki Bazı Fiillerin Hâl Ekli Tamlayıcıları ve Bu Tamlayıcılarda Zaman İçinde Görülen Değişiklikler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14757</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14757</guid>
      <author>Abdurrahman ÖZKAN</author>
      <description>Fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelere fiil tamlayıcısı denir. Fiil ile tamlayıcı veya tamlayıcılar arasındaki münasebeti kuran hâl ekleridir. Fiil-tamlayıcı ilişkisinin şeklini ve niteliğini fiilin anlamı belirlediği gibi, o dili konuşanlar da belirler. Dönemler ve sahalar arasında hâl ekli tamlayıcıların kullanımında bazen farklılıklar görülmektedir. Bu farklılıklar tamlayıcıdaki ekin farklı işlevde kullanılması şeklinde yorumlanabileceği gibi, fiilin istem değiştirmesi olarak da açıklanabilir. Bu çalışmada Eski Anadolu Türkçesindeki bazı fiillerin hâl ekli tamlayıcıları üzerinde durulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesinde Eş Anlamlılık ile İlgili Bazı Sorunlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14837</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14837</guid>
      <author>Mustafa SARICA</author>
      <description>Türkçede anlam bilimi çalışmaların azlığı bilinmektedir. Anlam bilimi ile ilgili hem eş zamanlı hem de art zamanlı biçimde incelenmesi gereken birçok sorun bulunmaktadır. Bu çalışmada Türkiye Türkçesinde eş anlamlılıkla ilgili bazı sorunlar üzerinde durulmuştur. Türkçede birbiriyle tamamen örtüşen eş anlamlı kelimeler var mıdır? Eş anlamlılıkla bağlam arasında nasıl bir ilişki vardır? Başka dillerden alınan kelimelerle Türkçe kelimeler arasındaki anlam yakınlığı, eş anlamlılık biçiminde değerlendirilebilir mi? Türkçede sözcük ölümü, eş anlamlılıkla ilgili midir? Standart Türkçe ile Anadolu ağızları arasında eş anlamlı kelimeler bakımından farklılıklar bulunabilir mi? gibi sorular, bu çalışmanın ana konularıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pontus Meselesini Çözümsüzlüğe İten İddia ve Talepler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14913</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14913</guid>
      <author>İbrahim TELLİOĞLU</author>
      <description>Pontus Meselesi bağımsız devlet kurma kısmı geçmişte kalan, siyasi, tarihi ve kültürel bazı talepler içeren kısmı günümüze kadar devam eden bir meseledir. Meselenin günümüze kadar çözülememiş kalmasında Yunanistan Parlamentosu’nun ve belirli grupların ortaya attığı, tarihi dayanağı güçlü olmayan çeşitli iddialar büyük rol oynamaktadır. Günümüzde uluslar arası kamuoyunda bu iddiaların ilmi boyutu tartışılmaksızın çeşitli kararlar alınması Pontus Meselesi’nin bugüne yansıyan kısmının daha da çözümden uzaklaşmasına sebep olmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Defter-i Cengiz-nāme’de Boy Nişanları ve Damgalar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14951</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14951</guid>
      <author>Funda TOPRAK</author>
      <description>Türklerin en eski geleneklerinden biri de damgalamak veya damga vurmak geleneği Türk boylarının ayırıcı özelliği olarak karşımıza çıkar. Gerek Divanü Lugati’t-Türk’te gerekse Ebu’lGazi Bahadır Han’ın Şecere-i Terakime adlı eserinde Türk boy damgalarını bulmak mümkündür. Türklerdeki bu gelenek diğer akraba Ortaasya topluluklarında da görülmektedir. Kazan Tatarlarına ait dil yadigarlarından Defter-i Cengiz-name 17. yüzyılda yazıya geçirilmesine rağmen tarihi çok daha eskilere götürülen bir eserdir. Bu eserde Cengizhan ve onun çocuklarına ait destansı hikayeler anlatılır. Eserin dikkati çeken özelliklerinden biri de içerisinde yer alan damgalardır. Eserde ikisi ortak olmak üzere on yedi damga yer alır. Damgalardan ilki Tumavul Mergen'e aittir. Diğer on dört damga Cengiz Han tarafından beylerine beylik ve boy nişanı olarak verilmiştir. Bir damga ise Cengiz Hanın kendi boy damgası olarak karşımıza çıkar.Eserdeki damgaların Türk damgalarına benzerliği ve damga adlarının etimolojik incelemelerinin de yapıldığı çalışmamız Türk ve Moğol tarihinin ortak yönlerinden birine damgalara ışık tutmayı amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Madeni Eserlerden Bir Grup Gümüş Kap</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14901</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14901</guid>
      <author>Gül TUNÇEL</author>
      <description>Osmanlı Maden Sanatı, Selçuklu geleneklerini devam ettirmek yanı sıra birçok yenilikleri de bünyesinde barındırır. Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün sanat dalları gibi zirveye ulaşan madeni eserleri arasında yer alan, gümüş buhurdanlar, kap türü, form, teknik ve süsleme özellikleri bakımından pek çok zenginlik sunar. Bunlar arasında yer alan İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi koleksiyonuna ait gümüş malzemeden oluşan dört adet buhurdan, fiziki ve süsleyici özellikleri ayrıntılarıyla tanıtılarak çeşitli bakımlardan karşılaştırma ve değerlendirmelerle tanıtılmış ve Türk maden sanatı içindeki konumu aydınlatılmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Runik Türk Yazıtlarında Anlamsal Açıdan Geçişlilik ve Geçişsizlik Özelliğini Ortaklaşa Taşıyan Eylemler Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14945</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14945</guid>
      <author>Hatice ŞİRİN USER</author>
      <description>1963’te K. Lübimov “geçişlilik-geçişsizlik kategorisinin leksik, çatı kategorisinin ise gramatik birer kategori olduğu”nu ortaya koyarak çatı ve geçişlilik-geçişsizlik kavramlarını birbirinden ayırarak sistemleştirmiştir. Zeynep Korkmaz da, bu konuda Lübimov’la aynı fikirde olup “henüz çatı ekleriyle genişletilmemiş kök veya gövde halindeki fiillerde var olan geçişlilik ve geçişsizlik özelliği, fiillerin kendi sözlük anlamlarıyla ilgili olarak asıllarında var olan bir özelliktir.” demektedir. Dolayısıyla eylem kök ve gövdelerinin “çatı ekleri” (etken, edilgen, işteş vb.) ile genişletilmesinden sonra beliren geçişlilik ve geçişsizlik özelliği gramer kategorisi durumundadır. Bu yazının konusu Runik Türk yazıtlarındaki hem geçişli hem de geçişsiz özellik taşıyan eylem kök ve gövdeleridir. Bu eylemler için bugüne dek terimsel bir karşılık önerilmemiştir. Çift çatı, ikili çatı gibi kullanılan terimler, çatı ekleriyle genişlemiş eylemler için kullanılmaktadır. Bu yazıda Türk yazıtlarında anlam değişmesi olmaksızın hem geçişli hem de geçişsiz özellik taşıyabilen bazı eylem kök ve gövdeleri tanıtılacak ve örneklendirilecek, bu durumun nedenleri sorgulanacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Türk Edebiyatının Devirleri ve Genç Türk Edebiyatı Birliği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14639</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14639</guid>
      <author>Abdullah ACEHAN</author>
      <description>Çok geniş bir zaman dilimi ve coğrafyayı kapsayan Türk edebiyatının şimdiye kadar birçok tasnifi yapılmıştır. Çalışmamızda, bu edebiyat tarihlerinin künyelerini verdikten sonra edebiyat tarihinin ne olduğu hakkında muhtelif ilim adamlarının görülerini sıraladık. Arkasından, bizde, edebiyat tarihçiliği üzerine yapılmış muhtelif çalışmaların künyelerini aktardıktan sonra bir edebiyat tarihi yazılması durumunda nasıl bir yol veya metot takip edilmesi gerektiği hakkındaki görüşleri yazdık. Alanımız gereği bizi ilgilendiren kısım 1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanından bu güne kadar olan zaman dilimini kapsamaktadır. Bu da yaklaşık olarak yüzyetmiş yıllık bir zamanı kapsayan bir dönemdir ve bu dönem için de birçok tasnif yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara İli Ağızlarında Şimdiki Zaman Ekinin Varyantları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14854</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14854</guid>
      <author>Hakan AKCA</author>
      <description>Anadolu ağızlarında {–yor} şimdiki zaman ekininin tarihî dönemlerden itibaren çeşitli sebeplerle pek çok varyantı oluşmuştur. {-yor} şimdiki zaman ekindeki söz konusu fonetik varyantlaşma, Anadolu ağızlarının sınıflandırılmasında en çok kullanılan ölçütlerden biridir. Bununla birlikte Anadolu Ağızlarında şimdiki zaman ekinin varyantlarıyla ilgili günümüze kadar pek çok çalışma yapılmıştır. Bu makalede ilk önce Anadolu ağızlarının sınıflandırılmasında şimdiki zaman ekinin esas alındığı çalışmalara değinilecek daha sonra Ankara ili ağızlarında {–yor} şimdiki zaman ekinin varyantları üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kırgız Türkçesinde Alıntı Kelimelerdeki Ses Değişmeleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14825</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14825</guid>
      <author>Cüneyt AKIN</author>
      <description>ÖZET Kırgızlar tarihi süreçte, Araplar ve Arapça ile ilişkileri neticesinde özellikle din ve ahlaka dair çok sayıda kelime ve kavram alıntılamışlardır. Özbek ve Taciklerle olan ticarî ilişkileri, hayvancılık ve tarım alnındaki münasebetleriyle birlikte ise, bu alanlara ilişkin çok sayıda Farsça kökenli kelimeyi bünyesine katmışlardır. Ruslarla Çarlık döneminde başlayan yakın temas sonucu da, resmi dillerini Rusça yapmaya, günlük konuşmalarında Rusçayı ana dil düzeyinde kullanmaya varan yoğun baskının tesiriyle, büyük bir kısmını fonetik değişime uğratmadan benimsemek durumunda kalarak, çok sayıda siyasi, idari, bilimsel ve felsefi kelime ve kavram alıntısı yapmıştır. Moğollar ve Çinlilerle coğrafi bakımdan günümüzde de yakın bağlantısı bulunan Kırgızlar, tarihi süreç içerisinde çeşitli yakınlaşmalar yaşamış hatta savaşmıştır. Belirttiğimiz bu tür ilişkiler neticesinde de, göçebe toplumun kültürüyle bağlantılı bazı kelime ve kavramları alıntılamışlardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Spiritüalizm, Materyalizm ve Fantastik Üzerine Farklı Bir Hüseyin Rahmi Gürpınar Anlatısı: Ölüler Yaşıyor Mu?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14676</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14676</guid>
      <author>Pelin ASLAN AYAR</author>
      <description>Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Ölüler Yaşıyor mu? romanı benzer konulu -materyalist dünya görüşünün ruhçu ve mistik düşünce karşısındaki üstünlüğünü savunan “gerçekçi”- romanlarında ayrılır. Roman yazarın düşünsel ve edebi yaşamı açısından bir ilke işaret eder. Bu makalenin amacı Hüseyin Rahmi’nin ruhçu dünya görüşüyle de empati kurmaya çalıştığı ve “gerçekçi” değil, “fantastik” türde yazmış olduğu Ölüler Yaşıyor mu? adlı romanı üzerine, benzer konulu diğer romanlarıyla da karşılaştırmalı olarak ayrıntılı bir inceleme sunmayı amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde Birleşik Cümle Yapılarının Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14877</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14877</guid>
      <author>Ekrem AYAN</author>
      <description>Bu çalışmada Kazak Türkçesi ile Türkiye Türkçesinin birleşik cümle yapıları bakımından karşılaştırılması yapılmış ve iki lehçenin ortak ve farklı yönleri hem yapı hem de tasniflendirme bakımından değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışmamıza öncelikle, her iki lehçenin birleşik cümle yapıları hakkında yapılan açıklama ve tanımları değerlendirilmiştir. Bu açıklama ve tanımlara uygun örnek cümleleri seçerken Türkiye Türkçesi için, Türkçe edebî eserleri; Kazak Türkçesi için ise, Kazak Türkçesinin en önemli eserlerinden birisi olan Muhtar Avezov’un “Abay Yolu” romanı kullanılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mahāyāna Budizmine Ait Sayı ve Zamanla İlgili Bazı Terimler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14911</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14911</guid>
      <author>Özlem AYAZLI</author>
      <description>Bu makalede, Uygurcada üç, dört, beş vb. (üç ätöz, beş azun, tört törlüg terin kuvrag) rakamlarla oluşturulmuş bazı terimler ve zamanla ilişkili kelimeler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu terimlerin Çince denklikleri ile olan çeviri farklılıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Örnekler, Mahayana Budizmine ait bir eser olan Altun Yaruk’tan alınmıştır. Mahayana Budizmine ait bazı belirleyici kavramlar ve sayılar vardır. Budist Uygur edebiyatına ait bir metin çevirisi sırasında bazı terimleri doğru karşılamak ve terimlerin metinle olan bağlantısını kurmayı kolaylaştırmak adına, Budist Uygur edebiyatına ait tespit ettiğimiz sayılara yüklenmiş sembolleri açıklamak amaçlanmıştır. Birçok kültürde, inanışta olduğu gibi Budizmde de sayılar, sembollerle yüklenmiştir; yalnızca nicelik, miktar belirtmez. Burada amaç bu sayıların ifade ettiklerini varsa Çince denkliklerini de vererek ortaya koymak olmuştur. Çince denkliklerine baktığımızda ise genelde Uygurların Çince metne bağlı kaldığını, Çinceden Uygurcaya çevirirken Uygurcada Çince sözcüklerin bire bir denkliklerini bulmaya çalıştıklarını görmekteyiz. Örneğin; tört törlüg terin kuvrag “dört tür topluluk” = ??? si bu zhong , üç ärdini “üç mücevher” ?? san bao. Bire bir çevirinin dışında bazen Çincenin yorumlandığı da görülmektedir; Çince Uygurcaya bazen uzun uzun çevrilirken bazen de kısaltılarak çevrilmiştir. Tıpkı yukarıda verdiğimiz örnekte olduğu gibi üç mi? ulug mi? (AYS 458.9) ibaresinin Çincesi ?? da qian “birçok bin, binlerce” (Taisho, Cilt 16, 432a.7) anlamına gelirken Uygurlar tarafından bu “birden çok olan bin” üç mi? ulug mi? olarak yorumlanmıştır. beş azun, tört maharaaça tä?ri, tört törlüg terin kuvrag, kalpa, iki kırk lakşan, üç ärdini, üç üd, üç törlüg ät’öz, on buyan ädgü kılınç, Milyar Dünya (evren) gibi ifadeler bu ölçüler doğrultusunda irdelenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Öğrencilerinin Coğrafya Dersine Yönelik Akademik Benlik Düzeylerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14747</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14747</guid>
      <author>Fatih AYDIN</author>
      <description>Bu araştırma, ortaöğretim öğrencilerinin coğrafya dersine yönelik akademik benlik düzeylerini, farklı değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 öğretim yılında Ankara’nın merkez ilçesindeki liselerde öğrenim gören 346 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Öğrencilerin açık uçlu sorulara verdikleri cevaplar içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin coğrafya dersine yönelik akademik benlik düzeylerinin “yüksek” olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin coğrafya dersine yönelik akademik benlik düzeyleri ile “cinsiyetleri”, “öğrenim gördükleri sınıf düzeyleri”, “anne ve baba eğitim düzeyleri” değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Ol- ” Fiili İle Yapılan Birleşik Çekimler ve Türkiye Türkçesi Ağızlarındaki Kullanımı Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14935</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14935</guid>
      <author>Özgür AY</author>
      <description>Türkiye Türkçesindeki fiil zaman ve kip çekimlerinin yeniden incelenmesi ve ayrıntılı sınıflandırmaların bulunduğu tabloların geliştirilmesi, hem Türkçenin ana dili olarak öğretiminde çıkan zorlukların aşılması için hem de içine düşülen yanlışlıkların ortadan kaldırılması için son derece önemlidir. Türkiye Türkçesinde fiil ve kip çekimlerinde kullanılan birleşik yapılar Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in “Türkiye Türkçesindeki Zaman ve Kip Çekimlerinde Birleşik Yapılar Üzerine” başlıklı makalesinde ayrıntıları ile değerlendirilmiştir. Bu makalede Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in söz konusu makalesinde öne sürdüğü tespitlerinden biri olan “ol-” fiili ile yapılan birleşik çekimlerin, Türkiye Türkçesi ağızlarındaki kullanılışı ve yaygınlığı değerlendirilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim 8. Sınıf Öğrencilerinin Noktalama İşaretleri İle Yazım Kurallarını Uygulayabilme Düzeyi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14827</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14827</guid>
      <author>Hasan BAĞCI</author>
      <description>Yazılı bir metinde anlatımı belirginleştirmek, yazının tam ve doğru bir şekilde anlaşılmasını kuvvetlendirmek için noktalama işaretlerinin yerli yerinde kullanılmasına ve yazım kurallarına uyulmasına dikkat edilmesi gerekir. Hangi seviyede olursa olsun öğrencilerin yazılı anlatım metinleri incelendiğinde hatalı cümlelerin daha çok noktalama ve yazım kuralları üzerine yoğunlaştığı görülmektedir. Bu yüzden araştırmanın amacı zorunlu eğitimin son aşaması olan ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin noktalama işaretleri ile yazım kurallarını doğru uygulayabilme düzeylerini tespit etmektir. Bu araştırma betimsel nitelikte bir alan araştırmasıdır. Araştırmada veri toplamak amacıyla ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarından se¬çilen iki metin kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonunda öğrencilerin noktama işaretlerini doğru kullanabilme ile yazım kurallarını doğru uygulayabilme başarısı düzeyleri belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu’da Bizans-Sasani Etkileşimi (IV.-VII. Yüzyıllar)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14733</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14733</guid>
      <author>Gürhan BAHADIR</author>
      <description>Bizans ve Sasani Devletleri yaklaşık üç yüzyıl Anadolu’nun doğusunda sınır komşusu olarak hâkimiyet kurmuşlardır. Üç yüz otuz yılında Bizans Devleti’nin kuruluşundan başlayıp yedinci yüzyılın ortalarında III. Yezdigirt döneminin sona ermesine kadar devam eden dönem, Sasanilerle Bizanslılar arasında şiddetli düşmanlığın yaşandığı zaman dilimi olarak bilinir. Anadolu’nun doğusunda Bizans ve Sasani orduları üç yüzyıl boyunca karşılıklı akınlar yapmalarına rağmen Bizans ve Sasani Devletleri birbirlerinin eşitliğini kabul ederek yüzyıllarca yan yana yaşadılar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ad Vermede Zıtlık ve Benzerlik</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14857</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14857</guid>
      <author>Şahin BARANOĞLU</author>
      <description>Dillerin adlandırma biçimlerinin nasıl birbirine benzediğini göstermek amaçlı bu çalışmada dil içi ve diller arasındaki adlandırma zıtlık ve benzerlikleri, ayrıntılı bir şekilde araştırılmıştır. Bu çerçevede sunulan örnekler, insanoğlunun ad vermedeki benzer seçimlerini göstermektedir. Dil yadigârları, söz konusu örneklerin korunarak bugüne taşınmasını sağlamak bakımından önemlidir ki en çarpıcı örnekler, art zamanlı olanlardır. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, günümüz Türkiye Türkçesinin derin ve zengin bir tarihe sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca bulgular, genel dilcilik bakımından da insanlığın kardeşlik belgesi gibi.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Doğu Anadolu Ağızlarında Hal Kavramı Taşıyan İyelikli Yapılar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14798</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14798</guid>
      <author>Cahit BAŞDAŞ</author>
      <description>Doğu Anadolu ağızlarında, özellikle Elazığ, Erzincan, Erzurum ve Van Gölü Kuzey Havzası (Adilcevaz, Ahlat, Erciş) yörelerinde ilgi, yükleme ve yönelme hâli eklerinin bilinen şekilleri, ikinci teklik şahıs iyelik ekli isimler üzerinde pek kullanılmamaktadır. Bu ağızlarda yönelme hâlinin bilinen şekli, birinci ve ikinci teklik şahıs zamirleri üzerinde de kullanılmamaktadır. Bölge ağızlarında, zamir ve iyelikli isimlerin hâl ekleriyle kullanılışı esnasında bazı özel yapılar ortaya çıkmıştır. Özellikle zamir ve iyelikli isimlerin yönelme hâlindeki kullanılışlarında ortaya çıkan bu yapılar, bölge ağızlarının belirleyici özellikleri arasında sayılmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu özel yapılar, örneklerin sıklığı dikkate alınarak Elazığ, Erzincan, Erzurum ve Van Gölü Kuzey Havzası (Adilcevaz, Ahlat, Erciş) ağızlarından seçildi. Yöre ağızlarında kullanılan bu özel yapılar, ses ve şekil bakımından incelendi.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kırım Hanlığı Tarihini Konu Alan Müstakil Eserler ve Yeni Bir Kaynak, Tarih-i Mevkûfati</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14786</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14786</guid>
      <author>Alper BAŞER</author>
      <description>Kırım Hanlığı Altın Orda Devleti’nin yıkılmasından sonra Karadeniz’in kuzeyinde kurulan Türk devletlerinin en uzun ömürlüsüdür. Kırım Hanlığı tarihini konu alan başlıca eserler Abdulgaffar Kırımî’nin Umdet’ül Ahbar, Seyyid Mehmed Rıza’nın Es-Seb’üs Seyyar Fi Ahbar-ı Müluk-ut Tatar, Abdullah bin Rıdvan’ın Tevarih-i Deşt-i Kıpçak, Halim Giray’ın Gülbün-ü Hanan, Kefevi İbrahim Efendi’nin Tevarih-i Tatar Han ve Dağıstan ve Moskov ve Deşt-i Kıpçak Ülkelerinindir, Kırımlı Hacı Mehmed Senai’nin Üçüncü İslam Giray Han Tarihi, Said Giray’ın Tarih-i Said Giray; Mehmed Giray bin Mübarek Giray’ın Târih-i Mehmed Giray adlı eseri ile Kaysunizade Remmal Hoca’nın Târih-i Sahip Giray Han adlı eserleridir. Bu eserlerin bir kısmı Kırım Hanlığı tarihinin bir dönemini ele alan özel eserler iken bir kısmı Kırım Hanlığı tarihinin tamamını konu alan genel eserlerdir. Bu eserlerle ile birlikte değerlendirilmesi gereken yeni bir kaynak da Mevkufati Mehmed Efendi’nin Tarih-i Mevkufati adlı çalışmasıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özbekistanda Geleneksel Tiyatronun Bir Şubesi: Maskarabazlık ve Kızıkçılık</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14866</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14866</guid>
      <author>Hüseyin BAYDEMİR</author>
      <description>Geleneksel Özbek tiyatrosu, biri maskarabaz ve kızıkçılar tiyatrosu diğeri de koğırçak (kukla) tiyatrosu olmak üzere iki kolda gelişim gösterir. Maskarabaz ve kızıkçılar tiyatrosunun oyuncuları canlı aktörlerdir. Bu aktörlere Özbekistan’da maskarabaz veya kızıkçı denir. Maskarabaz ve kızıkçılar tiyatrosu, kukla tiyatrosuna göre çok daha yaygın ve materyal açısından da daha zengindir. Maskarabaz ve kızıkçılar tiyatrosu, ortaoyununu, köy seyirlik oyunlarını, meddahlığı, müzik ve dans gösterilerini kapsar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Diyarbakırlı Kâmî ve Mevlidi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14494</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14494</guid>
      <author>Ekrem BEKTAŞ</author>
      <description>Özet 1805 yılında Diyarbakırda doğan Mehmed Şabân Kâmî, hareketli ve bereketli uzun bir ömür sürdükten sonra yine aynı şehirde 1884 yılında vefat etmiştir. Hayatı ve eserleri üzerine bugüne kadar bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada, Kâmî’nin hayatı ve Diyarbakır yöresinde okunan Mevlid-i Şerif’i üzerinde durulmuştur. Biri marbu iki de yazma olmak üzere toplam üç nüsha karşılaştırılarak tenkitli metin hazırlanmıştır. Çalışmanın sonunda Mevlid metninin çevriyazısı verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Diyarbakırlı Kâmî, Mehmed Şabân Kâmî, Mevlid, Mevlid-i Şerif.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Elmadağ Şehrengizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14752</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14752</guid>
      <author>Nurşat BİÇER</author>
      <description>İbrahim Terzioğlu Türk kültürü, tarihi, şehircilik ve mimari alanlarında çalışmalarıyla tanınan bir araştırmacıdır. Terzioğlu araştırmacı kimliğinin yanında şair, yazar ve fotoğrafçı olarak da tanınmaktadır. Şehir kitapları geleneğini günümüzde sürdürmeye gayret eden bir kültür adamıdır. İbrahim Terzioğlu’nun hayatı ve “Elmadağ Şehrengizi” bu makalenin konusunu teşkil etmektedir. “Elmadağ Şehrengizi”nin biçim ve içeriği hakkında çeşitli bilgiler verilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dergâh’tan Büyük Doğu’ya İlk Dönem Cumhuriyet Devri Poetika Muhitlerinde Şiiri Tarif Denemeleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14694</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14694</guid>
      <author>Adem CAN</author>
      <description>Bu çalışmada ilk dönem Cumhuriyet Devri poetikalarının şiir tarifleri değerlendirilmiştir. Bu dönem poetikaları, hemen hemen ortak bir tarifte ittifak etmiştir. Döneme hâkim poetik düşünceyle tutarlı olan bu genel tarif, saf şiir yanlısı sembolizme dayanır. Şiirin bu tarzda tarifi, dönemin başlarında Dergâh muhitinde temellendirilmiş ve daha sonra ortaya çıkan poetik muhitlerde tekâmül ederek Büyük Doğu’ya kadar ulaşmıştır. Bu süreç zarfında bazı itirazlar dışında ciddi bir dirençle karşılaşmamıştır. Büyük Doğu’da yerli geleneğe yaklaştırılan söz konusu tarifin önemli kavramları, net bir anlama da kavuşturulmuştur. Dönem boyunca tekâmül eden şiir tarifi, genel bir bütünlük arz eder ve devrin şiirini anlamada son derece önemlidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halide Nusret Zorlutuna'nın Romanlarını Kronotopik Okuma</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14745</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14745</guid>
      <author/>
      <description>Zaman - uzam şeklinde çevirebileceğimiz kronotop kavramı, Michael Bakhtin tarafından ortaya atılmıştır. Romanda her zamanın mekâna temellük ettiği düşüncesini ifade eden kronotop, Türk romanını anlamak açısından önemli bir imkân sunar. Osmanlı’nın yıkılış Cumhuriyet’in doğuş sürecinde yaşamış kadın yazarlardan Halide Nusret Zorlutuna’nın romanları tanıklık ettiği tarihi süreci içerir. Bu sebeple onun romanlarında mekân çoğu zaman tarihi, zaman zaman psikolojik, kozmik, biyografik zamanı beraberinde getirir. Onun romanları üzerinden yapılacak bir kronotopik inceleme, hem romanlardaki karmaşık olay örgüsü ve karakterleri anlamayı kolaylaştıracak hem de mekân üzerinden dönemin tarihi izlerini, yazarın biyografisini, psikolojik ve kozmik zamanı okumayı sağlayacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Termal Turizm Potansiyeli Açısından Kozaklı (Nevşehir) Kaplıcaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14871</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14871</guid>
      <author>Turhan ÇETİN</author>
      <description>Bu araştırmada Kozaklı (Nevşehir) ilçe merkezinin termal turizm potansiyeli ve turistlerin termal turizm ile ilgili düşünceleri değerlendirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kozaklı ilçe merkezideki termal otellerde konaklayan 144 turist oluşturmaktadır. Katılımcıların yarısından fazlası bulunduğu termal tesise arkadaş ve akraba tavsiyesi ile geldiğini belirtmiştir. Katılımcıların onda biri de bulunduğu termal tesise doktor tavsiyesi ile geldiğini belirtmişlerdir. Turistlerin Kozaklıdaki termal tesislere gelmekteki en önemli amaçlarının %32,6 ile sağlığıma yararlı olduğu için ve %28,5 ile dinlenme amaçlı olduğu görülmektedir. Katılımcıların termal tesislere geliş sayıları cinsiyetlerine göre değişmektedir. Termal tesislere ikinci ve daha fazla gelenlerin yaklaşık üçte ikisi kadındır. Yörenin dünyada iyi tanınan ve termal turizmin merkezi olabilmesi için uluslar arası düzeyde iyi tanıtılması gereklidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yazılı Basında Haber Cümlelerinin Analizi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14853</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14853</guid>
      <author>Selcen ÇİFÇİ</author>
      <description>Araştırmada, bir iletişim formu olarak haber cümlelerinin taşıdıkları ve taşımaları gereken nitelikler üzerinde durulmuş, mevcut yazılı basından aynı haberlerin veriliş biçimleri derlenerek aralarındaki ortaklıklar ve farklılıklar vurgulanmıştır. Bu amaçla günlük yazılı süreli yayın organlarından tiraj sıralamasına göre ilk beşte bulunanlar seçilerek haber yazıları derlenmiş, on günlük süreçte derlenen yazılar haber iletişim biçiminin kurallarına göre ve habere yapılan etkiye göre sınıflandırılmıştır; etkinin açık nedenleri irdelenerek, iletişimi bozucu veya okuyucuyu yanıltıcı anlatım tekniklerine dikkat çekilmiştir. “Haber” kavramının medya okur-yazarlığı çerçevesinde nasıl anlaşılması gerektiği ortaya konmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Alev Alatlı'nın Kabus Romanının Tematik Açıdan Tahlili</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14777</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14777</guid>
      <author>Ömer ÇONA</author>
      <description>Bireylerin yaşantısı üzerinden hareket ederek Türkiye’nin toplumsal meselelerine adeta bir sosyolog gibi eğilen yazar, Schrödinger’in Kedisi romanında da İmre Kadızade karakteri üzerinden bu kurguyu gerçekleştirmiştir. Bu romanda farklı karakterlerin yaşantıları üzerinden Türkiye’de modernite ile birlikte değerlerin kaybı, aydının topluma yabancılaşması, insanlar arası iletişim kopukluğu, dinin yanlış yorumlanması, nihilizm, toplumun yozlaşması gibi pek çok konu bir ütopya içerisinde kurgulanmıştır. Bu ütopik mekân ve zaman romanın üst anlatısını oluşturmakta ve asıl anlatılmak istenen vaka ise alt anlatılar şeklinde sunulmuştur. Bu yöntem postmodern anlatılarda karşımıza sıkça çıkan bir tekniktir. Çalışmamızın amacı Alev Alatlı’nın “Schrödinger’in Kedisi/ Kâbus” romanında temayı ele alıp eser üzerinde örneklendirmek böylece eserin fikirsel bağlamda arka planını çözümleyip sanatçının edebi kişiliğini yansıtacak sonuçlara ulaşmaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Orhan Pamuk’un Romancılık Serüveninde Yeni Bir Durak: Tematik Romanlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14820</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14820</guid>
      <author>Fethi DEMİR</author>
      <description>Pamuk’un tematik romanları Kar ve Masumiyet Müzesi’dir. Bu iki romanı yazarın önceki romanlardan ayıran en temel özellik işledikleri ana temanın çok fazla öne çıkması/çıkarılmasıdır. Orhan Pamuk romancılık kariyerinde eksik olan siyasi roman örneğini Kar ile aşk romanı örneğini de Masumiyet Müzesi ile tamamlar. Zira Kar hem yayımlanmadan önce hem de yayımlandıktan sonra, politik bir roman olarak tanıtılmıştır. Aynı şekilde, kendisine yönelik yapılan aşkı yeterince anlatmıyor eleştirilerine Masumiyet Müzesi’ni yazarak cevap veren Pamuk, böylece romancılığının bir başka yönünü de tamamlamış olur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kıbrıs Şer’iye Sicillerine Göre XVIII. Yüzyılın İlk Yarısında Kıbrıs’ta Kurulan Para Vakıfları (Vakf-ı Nükûd)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14707</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14707</guid>
      <author>Mehmet DEMİRYÜREK</author>
      <description>Osmanlı Devleti’nde XVI. yüzyılda Şeyhülislâm Ebüssuud Efendi’nin fetvalarıyla hukûki bir yapıya kavuşarak geniş bir uygulama alanı bulan para vakıflarının (vakf-ı nükûd) en azından XVIII. yüzyılın ilk yarısında Kıbrıs’ta da kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Fakat bu vakıflarla ilgili ayrıntılı bir çalışmaya rastlanmamıştır. XVIII. yüzyılın ilk yarısına ait Kıbrıs Şer’iye Sicillerindeki kayıtlar çeşitli amaçlarla para vakıflarının (vakf-ı nükûd) kurulmaya devam ettiğini göstermektedir. Hem kadınlar hem de erkekler nakit para vakfı kurmuştur. Bu kişiler vakfın çalışma esaslarını da belirleyerek sicile kaydettirmişlerdir. Söz konusu vakıflar genel olarak “muamele-i şer‘iyye” yoluyla işletilmişlerdir. Bu çalışmanın amacı, XVIII. yüzyılın ilk yarısında Kıbrıs’ta kurulmuş olan para vakıflarının hukukî statülerini, kuruluş şartlarını, vakfı kuranların sosyal statülerini, vakıfların kuruluş amaçlarını, işleyişlerini, vakfedilen paraların miktarını vb. ele alarak ortaya çıkarmaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarihî Türkiye Türkçesi Metinlerindeki 'Karmaşık Cümle' Örnekleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14785</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14785</guid>
      <author>Enfel DOĞAN</author>
      <description>İçinde birleşik cümle türlerinden en az ikisi bulunan, yani farklı türden en az iki yardımcı cümleyi veya bir yardımcı cümle ile bir ya da daha fazla cümlemsiyi bünyesinde taşıyan cümleler bazı dilcilerce karmaşık cümle olarak değerlendirilmektedir. Türk dil bilgisi kitaplarının bir kısmında girişik cümle veya girişik-birleşik cümle yapısının müteradifi olarak da karmaşık birleşik cümle terimi kullanılmaktadır. Buna göre, yan cümlesi isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil cümleciği (cümlemsi) olan cümleler karmaşık cümle olarak adlandırılmaktadır. Bu bağlamda, farklı türdeki cümle yapıları aynı terimle adlandırılarak bir terim kargaşasına da yol açılmaktadır. Biz ise, ancak cümle başı edatlarıyla kurulmuş birden fazla birleşik cümlenin ya da bir Türkçe cümle yapısı ile Farsça kökenli bir birleşik cümle yapısının bir araya geldiği yapılar için bu terimin kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Namık Kemal'in İbret Gazetesinde Sıraladığı Sosyal Tenkitler ve Çözüm Önerileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14534</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14534</guid>
      <author>Hüseyin DOĞRAMACIOĞLU</author>
      <description>Namık Kemal, İbret gazetesinde sosyal tenkitler yapmış ve toplumsal problemlere çözüm önerileri sunmuştur. Özellikle sosyal eğitim, aile, tembellik, kültürel yozlaşma ve modernleşme gibi konularda günümüze ışık tutan bir dizi makale kaleme almıştır. Bu makalelerdeki teklifler bir asır önce sıralanmasına rağmen günümüzdeki benzer problemleri aydınlatacak mahiyettedir. Bu yazılarda Avrupa’dan yeni dönen Namık Kemal’in Avrupa deneyimlerinden izler bulunmaktadır. Yazar, sık sık Avrupa’daki uygulamalara da değinerek gelişmenin ve modernleşmenin anahtarlarını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gavriil Vasilyeviç Ksenofontov ve Onun Büyük Çalışması Elleyada’nın Geç Yayınlanmasının Nedenleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14809</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14809</guid>
      <author>Muvaffak DURANLI</author>
      <description>Saha tarihçi Gavriil Vasilyeviç Ksenofontov’un kısa yaşamı (1888- 1937), toplumunu hem çağdaş bir seviyeye ulaştırmak hem de onun kültürel zenginliğini ortaya koymak için yürüttüğü çabalarla doludur. Kültürün pek çok alanında ürünler veren bilim adamının bazı eserleri, ne yazık ki ancak onun ölümünden sonra yayınlanabilmiştir. Bu eserler arasında ilk sırada yazarın “Elleyada” adını verdiği çalışma yer almaktadır. Bu çalışmada, Saha Türklerinin ilk atası kabul edilen Elley ve onun çevresinde gelişen efsaneler, bütün Saha uluslarından derlenmiş ve Rusçaya çevrilmiştir. G. V. Ksenofontov’un bu çalışması dönemin siyasi çatışmaları arasında bir kenara itilmiştir. Makalede Saha Türklerinin ilk bilim adamlarından biri olan G. V. Ksenofontov’un hayatı ve “Elleyada” adlı çalışmasının geç yayınlanmasının nedenleri üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Galat Sözlükleri ve Mehmed Hafîd Efendi’nin Galatât Sözlüğündeki Çağatayca Sözcükler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14934</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14934</guid>
      <author>Emin EMİNOĞLU</author>
      <description>Bu çalışmada, galat sözlükleri ve galatları ele alan kaynak kitaplar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar yazılan galat sözlükleri temin edilerek bu eserlerden yazarlarının galatlar hakkındaki görüşleri belirlenmiş, ayrıca galat sözlüklerinin dil tarihi açısından önemi vurgulanmıştır. Galat sözlüklerinden ve galatlar hakkında günümüzde yapılan bilimsel çalışmalardan yararlanarak Türkçe ya da Türkçeyle ilişkili galatların bu sözlüklerde ele alınış biçimleri gösterilmeye çalışılmıştır. Türkçe yazılmış galat sözlükleri içinde; yazılış tarihi bakımından en eski, ele aldığı sözcük sayısı bakımından en zengin, sayfa sayısı bakımından en hacimli olan ve üzerinde çalışılmamış Mehmed Hafîd Efendi’nin Ed-Dürerü’l-Müntahabâtü’l-Mensûre fî-İslâhi’l-Galatâti’l-Meşhûre adlı sözlüğündeki Çağatayca sözcükler, asıllarının gösterilmesi bakımından önemli görülmüş ve Latin harflerine çevrilerek verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kınık Boyunun Alaşehir Ağızlarına Etkileri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14739</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14739</guid>
      <author>Sevda ERATALAY</author>
      <description>Oğuz boylarının (Kayı, Kınık, Salur, Avşar v.s) Anadolu’ya göçü, şüphesiz, bölgede ağız tabakalarının oluşmasındaki en büyük etkendir. Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleşmiş olan bu boyların dağılımı tam olarak tespit edilememiştir. Bu sorunu çözmek için, uzun soluklu ağız araştırmaları yapmak gerekir. Ağızlar, dilin önemli kaynaklarındandır. Herhangi bir bölgede yöre halkının kullandığı ağız özelliği, geçmişe yönelik soruların cevaplanmasında yardımcı olmaktadır. Bu amaçla çalışmada, Manisa’nın Alaşehir İlçesi’ne bağlı köylerden derlenen metinlerin dil özellikleri ile Kınık boyu dil özellikleri karşılaştırılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dil Bilgisi Öğretim Yöntemi Üzerine Değerlendirmeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14839</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14839</guid>
      <author>İlhan ERDEM_TürkçeMuhittin ÇELİK</author>
      <description>Dil bilgisi, sistemi oluşturan kuralları bulmayı, bunları tutarlı bir biçimde açıklamayı amaçlayan çalışma alanıdır. Bireyin ana dilini bilmesi, o dili oluşturan dil dizgelerinden haberdar olmasıyla mümkündür. Dil bilgisi, dil becerilerinin geliştirilmesinde öğretimin vaz geçilmez bir parçasıdır. Dil bilgisi öğretimi, dille ilgili bilgilerin verildiği, Türkçenin anlama ve anlatma dil becerileriyle birlikte, bu alanları destekleyici, açıklayıcı ve örgütleyici öğretim etkinliklerini içerir. Dil bilgisinin diğer dil becerilerini geliştirebilmesi için metinden en azından cümleden hareketle, işlevsel bir şekilde öğretileceği bir yöntem kullanılmalıdır. Dil bilgisi öğretilirken ezberden kurtulmak için tanımdan örneklere değil örnekten ve sezdirdikten sonra kurala ulaşılacak bir yöntem kullanılmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Modern Azerbaycan Edebiyatının Kuruluş Yıllarında Türkçe Mes’elesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14774</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14774</guid>
      <author>Ali EROL</author>
      <description>Türkçe’nin edebî dil olarak kullanılması yönündeki gayret ve çalışmalar, tıpkı bizde olduğu gibi Azerbaycan kültür sahasında da sancılı bir seyir izlemiştir. Uzun yıllar Arap ve Fars etkisi altında kalan Azerbaycan edebiyatında XVII.yy’da Molla Penah Vagıf ile başlayan halkçı yaklaşımlar, özellikle XIX. yy’ın ikinci yarısından itibaren Ahundov, Zerdabî ve Şirvanî gibi isimlerle daha organize ve sistematik bir yapıya kavuşturulmuştur. Bununla birlikte Azerbaycan’da ana dili kavramının daha yoğun bir şekilde vurgulandığı dönem XX. yy’ın başlarıdır. Bu gelişmede şüphesiz ki 1905 Manifestosu’nun yarattığı hürriyetçi atmosferi fırsat bilerek harekete geçen “Maarifçiler”in rolü büyük olmuştur. Aynı dönemde edebî sahada da daha çok Molla Nasreddin grubunun temsil ettiği “halk dili” tezi ile, Füyûzat yazarlarının savunduğu “İstanbul Türkçesi” tezi ekseninde yaşanan “edebî dil” tartışmaları, Azerbaycan Türkçesi’nin yabancı unsurlardan temizlenmesi yolunda önemli kazanımlar sağlamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Alevi İnanç Sistemindeki Ritüelik Özel Terimler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14882</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14882</guid>
      <author>Mehmet ERSAL</author>
      <description>Alevi inanç sistemi, Türk dili ve kültürünün önemli zenginliklerindendir. Geniş bir coğrafyaya yayılan inanç zümresi birçok ritüel ve inanç pratiğini de kendi dinamikleri ile şekillendirmiştir. Bu sayede zengin bir ritüelik terim dünyası da Türk diline ve kültürüne kazandırılmıştır. Alevi inanç sistemine dair ritüelik terimlerin büyük bir çoğunluğu özellikle de inanç sisteminden kaynaklanan gizlilik sebebiyle görsel unsurlarla tespit edilememiştir. Son yıllarda tespit edilen terimleri de Aleviliğin geneline şümullandırma gibi bir hataya düşülmektedir. Oysaki bir köy içerisinde bile aynı terim farklı anlamlandırmalarla kullanılmaktadır. Bu sebeple bir yazma veya bir şiirde geçen ritüelik bir terime yanlış anlamlar yüklenebilmektedir. Bu makalede Alevi inanç sisteminin sır ibadeti olarak kabul edilen musahip cemi ritüeli, dokuz ilde derlediğimiz malzeme paralelinde ritüel sırasına uygun olarak görsel unsurlarla desteklenerek açıklanacaktır. Açıklamalar yapılırken aynı inanç pratiğine</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesinin Doğu Grubu Ağızlarında Bedduaların İşlevleri ve Cümle Yapıları Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14815</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14815</guid>
      <author>Serpil ERSÖZ</author>
      <description>Konuşma dilinde beddualar yalnızca “bed-dua” değil, farklı işlevlerle de kullanılmaktadırlar. Bunlar, beddua işlevi (tam beddua ve duamsı beddua), yemin etme, hayıflanma ve küfürdür. Bu yazıda, bedduaların cümle yapıları ile yukarıda belirtilen bu işlevleri arasında bir ilişki olup olmadığı sorgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>E. R. Tenişev’in Türk Edebî Dilleri Tarihinin Kuramı Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14818</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14818</guid>
      <author>Minara ALİYEVA ÇINAR</author>
      <description>Rus Türkolojisinin ister Sovyet döneminde (1917-1991) isterse de Sovyet öncesi ve sonrası döneminde olsun edebî dil meselesi zaman zaman gündeme gelmiş ve bu mesele ile ilgili önemli düşünceler ortaya atılmış, sınıflandırmalar yapılmış, Türk edebî dillerinin tarihi ve çağdaş durumu üzerine araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Edebî dillerin ayrılması ve birleşmesi süreçleri üzerine özellikle W. Radloff’un, S. E. Malov’un, A. N. Samoyloviç’in, N. A. Baskakov’un, A. N. Kononov’un, E. R. Tenişev’in, İ. V. Stebleva’nın, G. F. Blagova’nın yaptığı tetkikler göze çarpmaktadır. Biz, E. R. Tenişev’in araştırmalarını kuramsal ve deneysel açıdan daha başarılı ve objektif buluyoruz. Son yirmi yılda bu mesele üzerine yazılmış makale ve kitaplar dikkat çekmektedir. E. R. Tenişev’in “История тюркских письменных литературных языков донациональной поры” (Milletleşmeye Kadar Türk Yazılı Edebî Dillerinin Tarihi) adlı makalesi Türk edebî dil tarihi teorisi için yeni bir yaklaşım ve teorik bir çalışmadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yukarı Karabağ Sorunu ve Türkiye-Ermenistan İlişkileri Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14826</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14826</guid>
      <author>Mustafa GÖKÇE</author>
      <description>Yukarı Karabağ sorunu, Sovyetlerin çöküşünden sonra Kafkasya’daki istikrarı etkileyen sorunların başında yer almaktadır. Tarihi bir Türk yurdu olan Karabağ’a Çarlık Rusyası döneminden itibaren Ermeniler yerleştirilerek Azerbaycan toprakları içinde Ermenilerin yoğunlukta olduğu bir bölge oluşturulmuştur. Karabağ’ın üst kısımlarındaki dağlık bir yer olan bu bölge; Yukarı Karabağ veya Dağlık Karabağ olarak adlandırılmaktadır. Bölgeye yerleşen Ermenilerin faaliyetleri nedeniyle 19. yüzyıldan itibaren çatışmalar yaşanmaya başlamış, 20. asırda ise bu çatışmalar ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmıştır.Azerbaycan ve Ermenistan’ın bağımsızlıklarını ilk tanıyan ülkeler arasında olan Türkiye, bu ülkelerle olan ilişkilerinde Yukarı Karabağ meselesini önemsemiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dil-Toplum İlişkisi Açısından Türkiye’de 1940 Sonrası Dil Tartışmaları Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14816</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14816</guid>
      <author>Yasemin ÖZCAN GÖNÜLAL</author>
      <description>Bir toplumdaki siyasî, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlardaki değişimler bir diğerine yansır. Toplumda meydana gelen bu türlü değişimler dilde de kendini gösterir ve dili değişken kılar. Bu sebeple dilden bağımsız toplumu, toplumdan bağımsız dili düşünmek imkânsızdır. Türkçenin tarihî seyrine bakıldığında ise Cumhuriyet dönemine, dil tartışmalarının damgasını vurduğu görülür. Türkiye’de dil tartışmaları Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme süreciyle başlar, ardından Cumhuriyet’in uluslaşma süreciyle devam eder. Bunun neticesinde bu dönem Türkçe tartışmaları lengüistik olmaktan ziyade modernleşme sürecindeki politik duruşlara göre belirlenmiştir. Bu makalede dile “toplumsal bir olgu” olarak yaklaşılarak söz konusu dönemde dil, toplum ve kültür arasındaki sıkı ancak karmaşık ilişkinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Modernizmin Kayıp Çocukları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14886</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14886</guid>
      <author>Türkan GÖZÜTOK</author>
      <description>Modernizm ve modernite kavramlarının temelinde Batı toplumunun Aydınlanma felsefesiyle ulaşmayı istediği toplumsal dönüşüm vardır. Batı toplumu, Aydınlanma (18.yüzyıl) ve ilerleme (19.yy) çağlarında bilimsel ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni bir birey ve toplum düşünüşüne kavuşmuştur. B düşünüş biçimi özellikle 20.yüzyıl insanında yoğunlukla kendini hissettirmiş ve modernizm sonrası insanın sorunları estetiğin de başlıca teması olmaya başlamıştır. J.D.Salinger de II. Dünya Savaşı’nın hemen arkasından yazdığı bu romanında modernizmin eleştirisini yapar. Her türlü bilimsel gelişmeye, paraya kavuşan fakat sadeliği ve masumiyeti bozulan modern insanın yaşadığı bunalımı liseli bir genç olan Holden Cauldfield’ın gözünden aktarır. Salinger’a göre modern insan mutsuzdur. Bu mutsuzluğunun nedeni ise, moral değerlerini eğitim, bilim ve bilgiyle gelen yozlaşmış değerlere bırakması ve madde karşısında insanî özünü yitirmesidir. Bu yüzden, Holden Cauldfield toplumla uzlaşamaz, yabancılaşır ve acı çeker.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Geçişli Fillerle Kurulmuş “Deyimleşmiş Birleşik Filler”in Yüklem Olduğu Cümlelerde Nesne Meselesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14852</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14852</guid>
      <author>Selma GÜLSEVİN</author>
      <description>Bir cümlede hangi ögelerin bulunabileceği veya bulunamayacağı yüklemin özellikleriyle ilgilidir. Bir cümlede fiil geçişsizse veya yüklem isimse, nesnenin kullanılamayacağı bilinmektedir. Cümlenin yükleminin "deyimleşmiş birleşik fiil" olması da cümlenin bazı ögeleri alıp alamamasını etkiler. Geçişli fiillerle kurulmuş "deyimleşmiş birleşik fiiller", içlerinde "nesne" bulundururlarsa bunların yüklem olarak kullanıldıkları cümlelerde ayrıca bir nesne bulunamaz. Bu makalede, hangi şartlarda cümlenin ayrıca bir nesnesi bulanamayacağı üzerinde durulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kıbrıs Ağızlarında Ek Eylem-I (Birleşik Çekimler)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14803</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14803</guid>
      <author>Gürkan GÜMÜŞATAM</author>
      <description>Bu çalışmada, ek eylemin Kıbrıs ağızlarındaki kullanımları incelenmiş ve birleşik çekimler sıralanıp ölçünlü Türkçeyle karşılaştırılmıştır. Önce ek eylemin ses bilgisi özellikleri değerlendirilmiştir. Bunun ardından ek eylemin kipleri sıralanmıştır. Çalışmanın sonraki aşamasında hikâye, rivayet ve şart birleşik çekimlerinin Kıbrıs ağızlarındaki çekimi aktarılmıştır. Veriler derlenen örneklerle de desteklenmiştir. Sonuçlar ölçünlü Türkçe ve diğer Anadolu ağızlarıyla karşılaştırılmış, Kıbrıs ağızlarına özgü kullanımlar saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Sekizinci Sınıf Dinleme Metinlerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14860</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14860</guid>
      <author>Ayşe Eda GÜNDOĞDU</author>
      <description>Ders kitapları, günümüzde, değişen eğitim anlayışına rağmen hala dersin temel materyali olma işlevini devam ettirmektedir. Diğer derslerle karşılaştırıldığında Türkçe dersi için ayrı bir öneme sahip olan ders kitapları, öğrencilerin ana dilini öğrenme sürecinde ilk karşılaştıkları yazılı dilsel ürünleri de içerisinde barındırmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kitaplarda dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesi sürecinde öğrenciye iyi birer örnek olabilecek metinlerin yer alması öngörülmektedir. Çalışmada ilköğretim sekizinci sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan dinleme metinleri çeşitli değişkenler açısından incelenecek, temel dil becerilerinden biri olan dinleme becerisine katkısı ortaya konulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dilinde Yönelme ve Bulunma Hali İle İlgili Birkaç Ayrıntı -Tuva Türkçesi Örneği-</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14838</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14838</guid>
      <author>Vildan KOÇOĞLU-GÜNDOĞDU</author>
      <description>Türkçede isim hâl ekleri, kendi asıl fonksiyonları yanında çeşitli fonksiyonlarda da kullanılagelmiş, isimlerle fiillerin bağlantısını türlü nüanslarla kurmuştur. Biz bu fonksiyon çeşitliliğini, Köktürk yazıtlarından itibaren takip edebilmekteyiz. Zamanla fiilin açtığı anlam boşluğunu ya aynı ek ya da başka bir ek doldurmuştur. Biz bu makalede, yönelme hâli ekinin bulunma fonksiyonu üzerinde duracağız. Bu durumun Köktürk yazıtlarından itibaren nasıl bir gelişim içinde bulunduğu ve günümüz lehçelerinden Tuva Türkçesinde nasıl bir kullanım alanına sahip olduğu ve bu kullanımın sistemli bir şekilde hangi koşullarda ortaya çıktığı incelenecektir.+da ve +ga hâl eklerinin yer ve zaman dışındaki diğer fonksiyonlarına ise değinilmeyecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1914–1918 Yılları Arasında Kırşehir’de Bulunan Sürgün Arap Aileleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14894</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14894</guid>
      <author>Ahmet GÜNDÜZ</author>
      <description>Bu makalede, I. Dünya savaşı esnasında Arabistan’da savaşan Osmanlı Ordusu, O bölgede devlete zarar verdiğine inandığı veya zarar vereceğini tahmin ettiği kişi ve aileleri Anadolu içlerine dolayısıyla Kırşehir’e savaş sonuçlanıncaya kadar kontrol altında tutmak amacıyla sürgüne gönderdiği görülmektedir. Kırşehir’e gönderilen kişi ve ailelerin listesi, almış oldukları ücretlerinin miktarı, yaşları, geldikleri memleketlerinin adları, tablo halinde verilmiştir. Kırşehir’e gönderilen kişi ve ailelerin fertleri, buraya geldikten sonra hastalanmışlardır. Vermiş oldukları dilekçelerinde Kırşehir’in havasıyla ve suyu ile uyum sağlamadıklarını özellikle belirtmişler ve vermiş oldukları dilekçelerine doktor raporunu da eklemişlerdir. Bunun içindir ki Kırşehir dışındaki şehirlere gönderilmelerini talep etmişlerdir. İncelenen belgeler Kırşehir’e sürgüne gönderilen kişi veya aileler neden gönderilmişler sorusuna da cevap vermektedir. Örneğin askerlik sebeplerinden dolayı, zararlı ve sabıkalı kişilerden olmalarından dolayı, bazı fesat ve kindar kimselerin tesirleri neticesinde, sahte para meselesinden dolayı, casusluk, bazı açıklamalar göre Divan-ı Harp kararıyla, devlete hizmet etmiş şahıslardan oldukları halde kanunî soruşturmadan dolayı gibi nedenlerden Kırşehir’e sürgüne gönderilmişlerdir. Kırşehir’e sürgün olarak gönderilen Arap aileler 1918 tarihinde yapılan genel af’tan faydalanarak memleketlerine gitmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dîvânü Lugâti’t-Türk’te Geçen Ulas / Öles “Süzgün, Baygın” Kelimesinin Okunuşu, Anlamı ve Yapısı Üzerine Düşünceler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14810</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14810</guid>
      <author>Galip GÜNER</author>
      <description>Dîvânü Lugâti’t-Türk, söz varlığı bakımından sadece Eski Türkçenin değil Türkçenin tarihî ve çağdaş bütün dönemlerinin en temel kaynaklarından biridir. Her ne kadar Kâşgarlı eserinde döneminin çok fazla kullanılmayan, eskimiş gibi telakki edilen kelimelerini eserine almadığını söylese de Dîvân’da günümüze ışık tutan pek çok eskicil (arkaik) ögenin olduğu dikkatlerden kaçmaz. İşte bu çalışmada Dîvân’da geçip de okunuşu, anlamı ve yapısı üzerinde çok fazla durulmamış olan ulas /öles “süzgün, baygın” kelimesi üzerinde bir etimoloji denemesi yapılacaktır. Evvela kelimeyle ilgili okuma ve tahlil denemelerine temas edilecek, ardından Türkçenin tarihî ve çağdaş metinlerinden hareketle görüşlerimiz ortaya konulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ahmed-i Dâî’nin Teressülü</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14868</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14868</guid>
      <author>Halil İbrahim HAKSEVER</author>
      <description>Ahmed-i Dâî 14-15. yüzyılın büyük şairlerindendir. Eserleri arasında önemli bir yere sahip olan Teressül, Türk edebiyatında münşeat türünün şimdilik bilinen ilk eseridir. Eser mektup yazma usul ve kurallarını anlatır. Eserin elimizdeki tek ve eksik bir nüshası Manisa Muradiye Kütüphanesi 1856/3’te kayıtlıdır. Eser 9 yapraktan ibarettir. Ahmed Daî eserini faydalı ve kullanışlı olması için sade bir Türkçe ile kaleme aldığını belirtmiş; İslamî geleneğe uygun olarak besmele, hamd ve dua ile başlamıştır. Yazar “edeb” başlığı altında on tane mektup yazma kuralı sıralamış, sonra resmî ve gayrı resmî kişilere mektup yazarken kullanılacak ünvan ve lâkapları vermiştir. Eserde üç tane de temsilî mektup örneğine yer verilmiştir. Üçüncü mektup bitmeden elimizdeki nüsha metni sona ermiştir. Yazarın kaleme aldığı orijinal metinde muhtemelen başka mektup örnekleri de bulunmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Öykülerinde Toplumsal Eleştiri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14683</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14683</guid>
      <author>Abdullah HARMANCI</author>
      <description>Yeni Türk Edebiyatının önemli yazarlarından olan Hüseyin Rahmi Gürpınar; roman, öykü, piyes, mektup, eleştiri gibi türlerde çok sayıda eser vermiştir. Daha çok romanlarıyla ön plana çıkmış olan Gürpınar, yayınladığı dokuz öykü kitabıyla, hem nitelik hem de nicelik anlamında öykücülüğümüze de önemli katkılarda bulunmuştur. Gürpınar’ın diğer eserlerinde olduğu gibi öykülerinde de toplumsal eleştirinin ön plana çıktığı görülmektedir. Devleti idare edenlerden halkımıza, din adamlarından toplumdaki ahlaki çözülmeye kadar pek çok alanda eleştirel bir tavır takınan yazar, eleştirilerini zaman zaman doğrudan dile getirmekte, zaman zaman öykünün dramatik anlatımı içinde daha dolaylı olarak sunmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Doğu Trakya Ağızlarında “İleri” Sözcüğünün Eskicil Bir Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14738</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14738</guid>
      <author>Bülent HÜNERLİ</author>
      <description>Ölçünlü Türkiye Türkçesinde kullanılmayan pek çok eskicil ögenin Türkiye Türkçesinin yaşayan ağızlarında gerek eklerde gerekse sözcüklerde kullanıldığı görülmektedir. Anadolu ve Rumeli ağızlarında bugün için yazı dilinde anlam alanı korunmuş, genişlemiş, daralmış veya değişmiş sözcüklerle karşılaşmamız bu duruma örnektir. Türkiye Türkçesinde anlamı daralan; fakat Doğu Trakya ağızlarında yer-yön zarfı olarak kullanımının dışında eskicil anlamıyla kullanılan “İleri” sözcüğü bunlardan biridir. Bu sözcük ve türevleri Eski Anadolu sahasında “önce, önceden, önceki, öncekiler vb.” anlamlarında kullanılırken günümüz Türkiye Türkçesi gramer kitaplarında sadece yer-yön zarfı başlığı altında değerlendirilmektedir. Doğu Trakya ağızlarında ise “ileri” sözcüğü bu eskicil anlamını (önce, önceden, öncekiler vb.) korumuş ve çeşitli ekler alarak veya tek başına “öncelik bildirme” kavram alanı içinde kullanılmıştır. Çalışmamızda bu konu üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Balkan Ağızlarında Farklı Bir Fiil Çatısı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14844</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14844</guid>
      <author>Alpay İĞCİ</author>
      <description>Türkiye Türkçesi yazı dilinde “anlat-” örneğindeki fiil çatısı Batı Rumeli ağızlarında “anlatır-” şeklindedir. Farklı olan bu fiil çatısı, -(I4)t- ekinin yanına katmerli bir kullanım olarak -(I4)r- ekinin getirilmesiyle oluşmuştur. Yapılan ağız taramaları sonucunda, Balkanlar’daki bazı Türk ağızlarında görülen farklı fiil çatısının Batı Rumeli ağızlar bölgesinde toplandığı görülmüştür. Kosova’da Mitroviça, Vıçıtırın, Priştine, Mamuşa, Prizren, Gilan; Makedonya’da Kalkandelen, Gostivar, Vrapçişte, Üsküp, Kumanova, Konçe, Manastır, Resne, Ohri, Struga; Bulgaristan’da Köstendil, bu özelliğin görüldüğü bölge içindedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Levni İmzalı İnsan Resimlerinde Figür Anlayışı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14708</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14708</guid>
      <author>Serkan İLDEN</author>
      <description>18. yüzyılın başından itibaren, Osmanlı İmparatorluğu Batı dünyasına açılmaya başlamış ve kendini yenileme çabaları içine girmiştir. Yeni oluşan bu ortam içerisinde hükümdar III. Ahmet ve Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa himayesinde, sanata geniş olanaklar sağlanmıştır. Dönemin önemli sanatçısı Levni de bu kültürel ortam içerisinde önemli sanatsal yaratılara imza atmıştır. Bu çalışmada Levni imzalı figür resimlerinden yola çıkılarak sanatçının resim anlayışı ve içinde yaşanılan dönemin bu yaratılara etkisi araştırılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yabancılara Türkçe Öğretiminde Suggestopedianın (Telkin Yöntemi) Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14778</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14778</guid>
      <author>Adem İŞCAN</author>
      <description>Suggestopedia (telkin yöntemi), Bulgar psikoterapist Georgi Lozanov tarafından geliştirilen bir öğretim yöntemidir. Pek çok alanda tercih edilen bu yöntem genellikle yabancı dil öğrenimi alanında kullanılmaktadır. Lozanov, dil öğretiminde bu yöntemi kullanan bir öğretmenin öğrencilerinin, geleneksel öğretim yöntemleriyle dil öğrenen öğrencilere göre yaklaşık 3-5 kat daha hızlı öğrenebileceklerini iddia eder. Bu makalede, suggestopedia (telkin yöntemi) ve bu yöntemin yabancılara Türkçe öğretiminde kullanımıyla ilgili bilgiler verilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Tarih Derslerinde Birinci ve İkinci El Kaynaklar İle Etkinlik Temelli Ders İşlemenin Öğrencilerin Tarihsel Düşünme Becerilerine Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14824</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14824</guid>
      <author>Hasan IŞIK</author>
      <description>Araştırmada, ortaöğretim tarih derslerinde birinci ve ikinci el kaynaklar ile etkinlik temelli ders işlenmesi ile öğrencilerin tarihsel düşünme becerilerinin gelişiminin artmasına değinilmiştir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi olarak öğrencilerin uygulama sırasında yazdıkları tarihsel metinler betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Uygulama sonunda nitel veriler betimsel analiz ile değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Nitel bulgular sonucunda; tarih derslerinde birinci ve ikinci el kaynaklar kullanılmasının, deney grubu öğrencilerinin tarihsel düşünme becerilerine kontrol grubu öğrencilerine göre olumlu anlamda daha fazla etki ettiği belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkmenistan'da Dede Korkut Hakkında Yapılan Çalışmalar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14880</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14880</guid>
      <author>İhsan KALENDEROĞLU</author>
      <description>Dede Korkut ve onun ismi etrafında şekillenen Dede Korkut destanları, Türk tarihinin ve kültürünün geçmişe ait değerlerini taşıma, Türk dünyasını birçok yönden kaynaştırma noktasında çok büyük önem taşımaktadır. Günümüzde, Türklerin yaşadığı farklı coğrafyalarda yaşadığını bildiğimiz Dede Korkut destanları ile ilgili pek çok çalışma yapılmıştır. Özellikle, İslamiyet sonrası Anadolu coğrafyasında, Azerbaycan ve Türkmenistan’da derlenmiş Dede Korkut destanları araştırmacıların yoğun ilgisini çekmiştir. Bu araştırmaların yoğunlaştığı yerlerden birisi de Türkmenistan’dır. Türkmenistan’da Dede Korkut destanları ile ilgili özellikle, Bolşevik dönemde karşılaşılan güçlüklere rağmen birtakım çalışmalar yapılmış, ağırlıklı olarak 1985 yılından itibaren Dede Korkut ile ilgili yapılan çalışmalarda gözle görülür bir artış olmuştur. Bu makalede, Dede Korkut destanlarının Türkmen folkloru için önemini vurgulayarak; Türkmenistan’da ve Rusya’da Türkmen folkloru ile ilgili çalışmalar yapan Türkologların, Dede Korkut destanları hakkında yaptıkları çalışmaları, eldeki kaynaklar ölçüsünde açıklamaya çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dili Sıfat-Fiilli Yapı Tipolojisinin Japon, Kore ve Macar Tipolojileri İle Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14817</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14817</guid>
      <author>Ferhat KARABULUTİsmail ULUTAŞ</author>
      <description>Bu çalışmada, dünya dillerinde önemli bir yere sahip olan sıfat-fiilli yapıların tipolojilerini inceledik. Bunu yapmaktaki amacımız, Türk Dili Tipi Sıfat-fiilli Yapı tipolojinsin dünya dilleri arasındaki yerini tespit etmek ve benzer tipolojiler ile karşılaştırmaktır. Türk dili ile Japon, Kore ve Macar dillerini, sıfat-fiil tipolojileri açısında analiz etmeye çalıştık. Analizimizde, Chomsky’nin Üretken-Dönüşümlü Dil Bilgisi Kuramı’ndan faydalandık. Dilin yapısal olarak incelenmesi gerektiğini ileri süren Chomsky, derin yapı ve yüzey yapı kavramları ile taşınım ve dönüşümün bütün diller için kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu gösterdi. Biz de bu çalışmada ad öbeği taşınımı ve boşluk kuramı ışığında, sıfat-fiilli yapı tipolojilerini karşılaştırmalı olarak ele aldık ve Türk, Japon, Kore ve Macar dilleri arasındaki şaşırtıcı benzerliği, öbek yapı ve söz dizimi seviyesinde tespit ettik.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çağdaş Türk Lehçelerinin Söz Varlığındaki Ortaklığa Karşılaştırmalı Bir Bakış</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14821</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14821</guid>
      <author>Oktay Selim KARACA</author>
      <description>Ünlü dilbilimci M. Swadesh dilller arasındaki akrabalık ilişkilerini göstermek amacıyla yüz kelimelik bir liste hazırlamıştır. Bu liste, dil veya lehçeler arası karşılaştırmalarda akrabalık derecesinin belirlenmesi açısından çok önemlidir. Bu makalede, bugün farklı sınırlar ve şartlar altında yaşayan Türk devlet ve topluluklarında resmî statüde kullanılan lehçeler arasında bir karşılaştırma yapılarak, bazı çağdaş Türk lehçeleri arasındaki ortaklıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla M. Swadesh’in listesi Kazak, Kırgız, Özbek, Azerbaycan, Tatar ve Türkiye Türkçesi lehçelerine uygulanmış ve ortaya çıkan sonuçlar yorumlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tiki Tiki Tempo: Uzun Adlı Çocuğun Türkiye Yolculuğu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14730</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14730</guid>
      <author>Çiğdem KARA</author>
      <description>“Uzun adlı çocuk” masalı, Amerika ve Japonya gibi Türkiye’de de anlatılmaktadır. Bu çalışmanın ilk amacı da bu masalın Türkiye’deki tarihi ve coğrafi yolculuğunu betimlemektir. Bu amacı başarmak için bu masalın kökeni, yayılma ve aktarım kanalları belirlenmiştir. Metnin Türkiye’ye varyantının yerel motif ve diğer göstergeleri saptanmıştır. Ayrıca masalın Türkiye varyantı ile Amerika ve Japonya varyantları kıyaslanmıştır. Makalenin ikinci amacı, bu masaldaki adın kullanımı ve adla yapılan mizah biçiminin Türk mizah geleneğindeki yerinin tanımlanmasıdır. Bu amaçla da tarafımdan geliştirilmiş Türk anlatı ve mizahında adın kullanımı kümelemesi ile masaldaki adın kullanımı kıyaslanmıştır. Çalışma sonunda, masalın Türkiye’de Amerika üzerinde kısa bir çizgi film olarak girdiği, yaklaşık 20 yıl içinde sözlü geleneğe geçtiği, adın kullanımının masal ve fıkra geleneğindekinn farklı olsa da söz oyunlarındakiyle uyumlu olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bitlis’te Ermenilerin Yaptıkları Katliamlar ve Batılı Devletlerin Katliamlardaki Rolü (1914-1919)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14784</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14784</guid>
      <author>Yılmaz KARADENİZ</author>
      <description>Bitlis’te Ermenilerin Müslüman halk üzerinde gerçekleştirdikleri katliam, tarihte eşine ender rastlanan olaylardan biri olarak kayıtlara geçmiştir. Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere ve Rusya’nın kendi siyasi emelleri için Ermenileri kullanmaları vahşete sebep olmuştur. Berlin Kongresi’ni düzenleyen İngiltere, Rusya’yı siyasi olarak etkisiz hale getirmekle kalmamış, Ermenileri kullanma hakkını kendi uhdesine almıştır. İngiltere, bundan sonra Ermenilere sürekli bağımsızlık vaadinde bulunarak Müslüman ahaliye karşı ihanet etmelerini sağlamıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Bil-” Tasvir Fiilinin İşlevleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14958</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14958</guid>
      <author>Funda KARA</author>
      <description>Türkçede birleşik fiiller genel olarak dört şekilde incelenir: Bunlar, isim ve yardımcı fiilden oluşan birleşik fiiller, deyim anlamı taşıyan birleşik fiiller, iki fiilin de kendi anlamlarını koruduğu birleşik fiiller ve tasvir fiilleridir. Oluş veya kılışı betimledikleri için bu adı alan tasvir fiillerinin en sık ve en yaygın kullanılanı ‘bil-’ tir. Eski Türkçeden itibaren her dönemde ve değişik lehçelerde, benzer ve/veya farklı biçimleriyle ortaya çıkan bu fiil, bazen aslî anlamlarıyla kullanılmış, bazen de bağlama göre değişik işlevlere, anlamlara bürünmüştür. Bunlardan yeterlik (gücü yetme), yetenek, ihtimal, rica, izin, tavsiye, yasak, zıtlığa hazırlık, inanamama, hayret ve iltifat ... Türkiye Türkçesindeki işlevlerinden bazılarıdır. ‘Yeterli(li)ğin olumsuzu’ diye tek başlık halinde değerlendirilen veya düşünülen ‘yetmezlik (kılamama), kılamama ihtimali, kılmama ihtimali’ işlevleri ise, kendilerine mahsus yapıları ve anlam incelikleri sebebiyle ayrı ayrı incelenmeye değer konulardır. Aşağıdaki yazıda ‘bil-’ tasvir fiilinin tarihî serencâmından –genel olarak- söz edilmiş, günümüz Türkçesindeki kullanımları örnekleriyle açıklanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karakter Eğitiminde Edebî Eserlerin Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14949</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14949</guid>
      <author>Halit KARATAY</author>
      <description>Dünyada yaşanan siyasi, ekonomik ve teknolojik gelişmeler, insanın hayat şartlarını derinden etkilemektedir. Değişen veya gelişen hayat şartları, insanın inandığı, yaşatmaya çalıştığı insani ve ahlaki değerlerde kaymalara, yozlaşmalara neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak özellikle son yıllarda gençler arasında şiddet eğilimi, ebeveynlere ve öğretmenlere karşı asi olma, sorumsuzluk, sahtekârlık, toplumsal kuralları ihlal etme, madde bağımlılığı, intihar gibi kendine ve başkalarına zarar verici davranışlarda artışlar gözlenmektedir. Bireylerin sergilediği olumsuz davranışları engellemek; onların kendilerine ve yaşadıkları topluma yararlı olmalarını sağlamak için insani ve ahlaki değerleri benimsemeleri gerekir. İyi, erdemli, sağlam karakterli bireyler yetiştirmede aileler kadar artık okullara da önemli sorumluluklar düşmektedir. İnsanın davranışlarına yön veren insani ve ahlaki değerlerin çocuklara kazandırılması için uygulanan çeşitli yöntemler vardır. Okullarda yapılan karakter eğitiminde edebi eserlerden yararlanmak, etkili bir yöntem olarak kabul edilir. Okuma çalışmalarında olumlu karakter özelliklerinin edebi eserler aracılığıyla irdelenmesi, öğrencilerin hem ahlaki hayal güçlerini harekete geçirir hem de olumlu davranış ve tutumları değer olarak algılamalarını ve benimsemelerini sağlar. Bu çalışmada edebi eserlere dayalı yapılan karakter eğitiminde kullanılan ahlaki muhakeme yöntemi ve örnek uygulanmasına yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Konevî’nin Hâfız Divanı Şerhi ve Tasavvufî Yorumu Üzerine Bazı Düşünceler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14896</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14896</guid>
      <author>İbrahim KAYA</author>
      <description>Lisanü’l-gayb lakabıyla anılan Hafız’ın şiirleri olduça geniş bir coğrafyada geniş bir kitle tarafından sevilmiş, beğenilmiş ve ezberlenmişir. Farsça bilenlerin bu şiirleri daha iyi anlamaları için şerhler yazıldığı gibi Farsça bilmeyenler için de Türkçe şerhler yazılmıştır. Hafız Divanının tamamına Türkçe şerh yazan kişiler sınırlıdır. Bunlar Sürûrî, Şem’î, Sûdî ve Konevî’dir. Konevî’nin dışındakiler birbirine oldukça yakın bir zaman diliminde yaşamışlardır. Şem’î ile Sûdî birbirleriyle görüşmüşlerdir. Konevî bunlardan iki yüzyıl sonra yaşamıştır. Sürûrî, Şem’î ve Konevî şerhleri tasavvufî yorumların ön plana çıktığı şerhlerdir. Makalede bu şerhlerin içinde tasavvufî yorumlarındaki aşırılık ile eleştiri konusu olan Konevî şerhi hakkında bazı tanıtıcı bilgiler verdikten sonra onun metne verdiği anlamlar değişik açılardan sınıflandıracak ve bu anlamlar yer yer Gölpınarlı ve Sûdî’nin anlamlarıyla karşılaştırılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Selçuklular Devrinde Türk Saraylarında Fars Şâirleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14776</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14776</guid>
      <author>Hüseyin KAYHAN</author>
      <description>Selçuklular Farsçayı edebiyat dili haline getirince Farsça altın çağını yaşamağa başladı. Fars dili ve edebiyatının bu dönemde büyük gelişme ve yayılma göstermesi ile İran dışında, özellikle Irak ve Azerbaycan’da güçlü yazarlar ve şâirler yetişti. Selçuklu sultanları Fars şiirine büyük ilgi gösterip, bu dil ile eser veren şâir ve yazarları himâye edip, teşvik ettiler. Selçuklu devlet adamları ve komutanlarının da aynı çabayı göstermeleri Fars şiirini ulaşabileceği en yüksek noktaya çıkardı. Türk hükümdarları her türlü medeni gelişmede yaptıkları önderlik görevini burada da yaparak, idare ettikleri İran halkına olan görevlerini hakkıyla yerine getirmişler, Fars kültürünün gelişip büyümesine yardım etmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Takısız Ad Tamlaması Tartışması ve Tür – Öbek İlişkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14804</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14804</guid>
      <author>Caner KERİMOĞLU</author>
      <description>Takısız ad tamlaması tartışması Türkçe dil bilgisi yazımında önemli bir yere sahiptir. Son yıllarda bu konuyla ilgili tartışmaların azaldığı ve akademik yayınların çoğunda tahta kaşık, altın kolye dizilişindeki yapıların sıfat tamlaması kabul edildiği görülmektedir. Bu çalışmada takısız ad tamlaması tartışmaları değerlendirildikten sonra, kelime türlerinin öbek kurmadaki rolleri sıfat ve ad türleri temelinde tartışılmaktadır Takısız ad tamlaması tartışması Türkçe dil bilgisi yazımında önemli bir yere sahiptir. Son yıllarda bu konuyla ilgili tartışmaların azaldığı ve akademik yayınların çoğunda tahta kaşık, altın kolye dizilişindeki yapıların sıfat tamlaması kabul edildiği görülmektedir. Bu çalışmada takısız ad tamlaması tartışmaları değerlendirildikten sonra, kelime türlerinin öbek kurmadaki rolleri sıfat ve ad türleri temelinde tartışılmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Arap Edebiyatında Beyaz Benzeri Türler-1: El-Hamâsiyye ve Önemli Hamâsiyyeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14897</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14897</guid>
      <author>Recai KIZILTUNÇ</author>
      <description>Orta Asya’dan Hindistan’a, Afganistan’dan İran ve Azerbaycan’a kadar geniş bir coğrafyada yaygın olarak kullanılan Beyaz’ların başlangıcını teşkil eden Hamâsiyye veya el-Hamâs, Arap edebiyatı kaynaklı olup savaşları, baskınları ve bu mücadelelerde gösterilen kahramanlıkları anlatan lirik şiirlerden oluşan toplamlardır. Adını, 9.asırda yaşamış Arap şairi Ebu Temmâm’ın Muhtarat adlı eserinin ilk maddesinden alır. Ebu Temmâm, başlangıcı, Arap Cahiliye dönemine kadar dayanan “hamâsî” şiir derlemelerini, belirli kurallar çerçevesinde, antoloji tarzında bir edebi ürün haline getirmiştir. Ebu Temmâm’ın ardından, benzer üsluplarda pek çok eser ortaya konulmuştur. Bunların en önemlileri, Buhturi ve İbni Şecerî adlı Arap şair ve derlemecilerinin hazırladıkları toplamlardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ethem Baran’ın “Fukaranın Kestanesi Palamuttan” Öyküsünde Zaman’ın Kullanımı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14662</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14662</guid>
      <author>Bekir Şakir KONYALI</author>
      <description>Bir anlatıda zamanın ele alınışı, anlatının diğer yapısal unsurlarından olan kişi, uzam, olay örgüsü, anlatı seviyesi ve anlatıcı seçimini doğrudan ya da dolaylı olarak etkiler ve biçimlendirir. Bu makalede, Chatman’ın Genette’e dayandırarak açıkladığı sıralama, süre, sıklık kavramları zamanın tanım, sınıflandırma ve biçimlenişinde esas alınmış, gerek zamanın biçimlenişi gerekse uzam ve anlatı seviyesi üzerindeki etkileri Ethem Baran’ın “Fukaranın Kestanesi Palamuttan” öyküsü üzerinde üstlendikleri işlevlerle yorumlanmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu’nun Yaz(ı)ma Eğitimine Yönelik Düşünceleri ve “Yazının Usûl-i Tedrisi”</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14800</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14800</guid>
      <author>Sedat MADEN</author>
      <description>Yazma becerisi, bireyin kendini doğru, amacına uygun olarak ifade etmesinde ve iletişim kurmasında en etkili araçlardan biridir. Bu nedenle yazma becerisinin eğitim sürecinde öğrenciye, uygulamalı ve doğru-iyi örneklerle karşılaştırarak geliştirebileceği bir şekilde kazandırılması gerekir. Bu araştırmada, ünlü düşünür, pedagog ve hattat İsmail Hakkı Baltacıoğlu’nun yazı yazma ve öğretimine yönelik düşünceleri içeren Yazının Usûl-i Tedrisi adlı eserinin günümüz Türkçesine aktarılarak yazma becerisinin önemi ve öğretimi açısından değerlendirmesi amaçlanmıştır. Değerlendirme sonucunda, eserin yazı yazmanın önemine, öğretiminde başvurulacak yöntemlere ve güzel yazı yazmanın faydalarına yönelik bilgiler içerdiği tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Harf İnkılabı ile Millet Mektepleri ve İzmir'deki Uygulamalar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14762</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14762</guid>
      <author>Ayvaz MORKOÇ</author>
      <description>Türk harf inkılabı, yalnızca okuyup yazmayı yaygınlaştırmakla sınırlı kalmamış, aynı zamanda Türkiye’de sosyal, kültürel ve siyasal alanlarda köklü değişiklikler meydana getirmiştir. Latin kökenli Türk harfleri, genç cumhuriyetin batı medeniyetine yönelme arzusunun sembolü gibidir. Makale, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türk harf inkılabı ana hatlarıyla gözden geçirilmiştir. İkinci bölümde millet mektepleri üzerine yaptığımız araştırmalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise o yıllarda İzmir’de yapılan uygulamalar anlatılmaktadır. Makale aracılığıyla önce Türk harf inkılabı ile millet mekteplerinin misyon ve amaçları belirlenmiştir. Daha sonra elde edilen sonuçlar tespit edilmiştir. Bu araştırmayla elde edilen verilerin ve ulaşılan sonuçların bilim dünyasına sunulması hedeflenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Balıkesir ve Batı Anadolu Yöresi Tahtacı Türkmenleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14836</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14836</guid>
      <author>Hüseyin Kahraman MUTLU</author>
      <description>Balıkesir ve yöresi Tahtacıları günümüzde Kaz dağları eteklerinden Toroslara uzanan bir yay içerisinde yaşamaktadırlar. Bu yay içerisinde kalan Batı Anadolu dağları ve yaylaları Tahtacı Türkmenlerine uzun asırlar barınak olmuştur. Tahtacılar yaşamak için uğraş edindikleri meslekleri gereği genellikle orman içlerini tercih etmişlerdir. Bu tercihin sonunda meslek olarak başladıkları tahtacılık sonradan mezhep adına dönüşmüştür. Bu çalışmada eldeki verilerden hareketle Tahtacıların tarihi ve günümüzdeki ocakları ile bu ocaklara bağlı olan Tahtacı oymakları tanıtılmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Türkçe Sözlükleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14835</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14835</guid>
      <author>Alpaslan OKUR</author>
      <description>Sözcük öğreniminde en önemli araçlardan biri sözlüklerdir. İlk sözcüklerini ailede öğrenen birey, sözcük hazinesini daha sonra çeşitli yollarla geliştirir. Bireyin aileden ortamında öğrendiği sözcüklerden sonra öğreneceği bütün sözcüklerde sözlükler ilk başvuru yapıtlarıdır. Bu sözlükler içerisinden ise ilköğretim sözlükleri gelir. İlköğretim sözlükleri, okul çağındaki çocukların bilmedikleri sözcükleri öğrenmeleri için başvuru kaynağı olacaklarından, barındırdığı sözcükler çocuk kitaplarından oluşmalı, örnekler de çocuk algısına uyarlı olmalıdır. Primary dictionaries hosted words children's books should consist of the words also samples must be adaptive in the children's perception due to the application source children to learn words they do not know.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uygur Bilmeceleri Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14780</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14780</guid>
      <author>Adem ÖGER</author>
      <description>Bilmeceler, soru ve cevap olmak üzere iki ana unsuru bulunan anonim halk edebiyatı türlerinden biridir. Türk halk edebiyatının en yaygın kullanım alanına sahip türlerinden biri olan bilmeceler, manzum ya da mensur olabilen bir türdür ve Uygur Türkleri arasında da yaygın bir kullanıma sahiptir. Uygur Türklerinin insana, nesneye ve tabiata bakış tarzını ortaya koyan Uygur bilmeceleri, soyut ve somut her türlü konuyu içermesi bakımından zengin bir muhtevaya sahiptir. Bu makalemizde, Uygur bilmecelerinin yaratım, aktarım, içerik, şekil ve işlev özellikleri hakkında bilgi verilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Andrew Moravcsik ve Liberal Hükümetlerarasıcı Yaklaşım Üzerinden Avrupa Bütünleşmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14829</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14829</guid>
      <author>Seçil ÖRAZ</author>
      <description>Andrew Moravscik'in liberal hükümetlerarasıcı yaklaşımı Avrupa bütünleşme sürecini değerlendiren önemli düşünme şekillerinden biri ve deneysel çalışmalar açısından çok yararlı bir araç olarak görülür. Andrew Moravcsik Avrupa entegrasyonunu “iki kademeli oyun” metaforu üzerinden teorik çerçeveye oturtan bir örnek sağlamaktadır. Bu çalışmada, Moravcsik’in liberal hükümetlerarasıcılık yaklaşımının temel analizlerine ve yaklaşımının Avrupa entegrasyon süreci ile ilgili öngörü ve yorumlarına yer verdikten sonra yaklaşıma getirilen eleştirilere değinmeye çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesinde İkili Tekrarlar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14624</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14624</guid>
      <author>Bülent ÖZKAN</author>
      <description>İkileme/yineleme kavramı, dilde anlamı güçlendirmek için aynı sözcüklerin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın ve ya karşıt olan ya da sesleri birbirini andıran sözcüklerin yan yana kullanılmasıyla oluşan birliktelikler olarak tanımlanır. İkili tekrarlar ise ikilemeler/yinelemeler içerisinde yer alan alt türlerinden biridir. Türkiye Türkçesinde (TT) 3486 sözcükbirim bu niteliğiyle yazın dilinde dizgesel olarak farklı işlevlerle kullanılmaktadır. Çalışmada öncelikle kavram olarak ikileme/yineleme ve ikili tekrarlar üzerinde durulmuş ve ikili tekrarlar söz konusu ikilemeli/yinelemeli yapılar içerisinde bir kavram olarak konumlandırılmıştır. Ardından TT’de ikili tekrar yapıları, oluşturulan özel bir derlemden Türkçenin öğretiminde temel söz varlığında öncelikler açısından kullanım sıklıklarına göre listelenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Atasözlerinde Yinelemeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14883</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14883</guid>
      <author>İbrahim ÖZKAN</author>
      <description>Atasözü, “bir cümle halinde kalıp halde söylenen” özlü sözlerdir. Atasözü az kelime ile çok şey anlatır. Atasözünde anlatım yoğundur. Az kelime ile bütün çağlar için genel geçer kuralları ortaya koymak ve bunu anlatmak, anlam yoğunluğunu gerektirir. Bundan dolayı atasözü bünyesinde üslup oyunlarına yer vermez. İster yazılı bir eserde, ister sözlü bir üründe düzenli ve düzensiz aralıklarla yapılan yinelemeler anlatıma ahenk katar. Bu çalışmada atasözlerimizde görülen yinelemelerden söz edilecek ve yineleme çeşitleri üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gölbaşı Gölü’nde Meydana Gelen Değişimin Coğrafi Analizi (Hatay)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14678</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14678</guid>
      <author>Emre ÖZŞAHİN</author>
      <description>Bu çalışmada, Gölbaşı gölü sulak alanında meydana gelen alansal değişimin coğrafi açıdan değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışma Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) yöntem ve teknikleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yapılan çalışma arazi çalışmalarıyla da desteklenmiştir. Göl alanında 1957 yılından 2007 yılına kadar geçen 50 yıllık sürede 0,60 km2 ve % 61,52’lik bir oranda azalma olduğu görülmüştür. Bu değişimin ana nedeni olarak göl çevresinde yapılan tarımsal faaliyetler, gölü besleyen kaynakların aşırı derecede kullanımı, kuraklık ve buharlaşma, göl tabanındaki sızmalar, egzotik flora ve faunanın yaygınlaştırılması, bilinçsiz kara ve su avcılığı ile gölün kuzeyinde bazaltların bulunduğu alanlarda yoğun olarak sondaj kuyularının açılması gibi faktörler gösterilebilir. Bu durum sürdürülebilir bir yönetim planının oluşturulmasını gerekli kılmaktadır. Aksi taktirde gelecekte dönüşü olmayan problemler meydana gelebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Başkurt Türkçesindeki Farsça Alıntılarda Anlam Değişmeleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14848</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14848</guid>
      <author>Murat ÖZŞAHİN</author>
      <description>Pek çok Türk lehçesinde olduğu gibi Başkurt Türkçesinde de Farsça alıntıların varlığı dikkati çekmektedir. Dillerin alıntı sözlerdeki anlam tercihleri kaynak dillerin anlam tercihleri ile aynı olmayabilir. Her dil-ya da lehçe-, alıntıladığı sözü kendi ihtiyacına göre yeniden anlamlandırabilir. Kaynak dildeki temel anlam ile değil de; o dil içerisindeki yan anlamlar ile de alıntılayabilir veya yan anlamı, temel anlam alanı olarak belirleyip yeni yan anlamlar oluşturarak kullanabilir. Bu çalışmada; belirlenen Farsça alıntıların Başkurt Türkçesindeki anlamlarının yanı sıra; Tatar, Kazak, Kırgız Türkçelerinde belirlediğimiz anlamları da gösterilecektir. Başkurt Türkçesini merkeze koyarak, belirlenen sözlerin özellikle Başkurt Türkçesindeki Farsça alıntıların anlam değişikliklerinin hangi yönde oluştuğunu ve bu değişikliklerde Başkurtların söz varlığının ne şekilde zenginleştiğini tespit etmeye çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hatay’da Harf İnkılâbı’nın Kabulü ve Yeni Alfabenin Uygulanması (1928-1938)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14863</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14863</guid>
      <author>Volkan PAYASLI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; Misak-ı Milli sınırları içinde olmasından dolayı, vatanın ayrılmaz parçası sayılan; ancak sınırların dışında kalan Hatay’ın, Türkiye’ye katılmasına kadar geçen sürede, Türkiye ile olan kültürel bağlarını ortaya koymak, bu bağlamda bir ulus-devlet olmanın gereği olarak gerçekleştirilen eğitim-kültür alanındaki modernleşme hamlelerinden biri olan Harf İnkılâbı’nın, Hatay’da çeşitli etnik gruplar üzerinde yarattığı etkileri ortaya koymak olmuştur. Çalışmada, Fransızların “böl-yönet” politikasına aynı zamanda Suriye Hükümeti’ne, Şam basınından olan El-Urube, El-Kabes, El-Vakit Gazetesi’ne ve Arap milliyetçilerine karşı verilen kitlesel mücadeleler dönemin etkin ve Hatay kamuoyunun bilinçlendirilmesinde görece öneme sahip yayın organları arasında yer alan Yenigün ve Vahdet adlı gazeteler üzerinden ele alınmıştır. Bu bilimsel çalışmada dönemin gazetelerine yer verilmiş, tarihe tanıklık edenlerin görüşleriyle de 1928-1938 dönemi, tarihsel perspektif doğrultusunda incelenmeye çalışılmıştır</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tutunamayanların Hikâyeleri 'Korkuyu Beklerken'</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14703</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14703</guid>
      <author>Fatih SAKALLI</author>
      <description>Oğuz Atay, ‘Korkuyu Bekleyen’ adını taşıyan hikâye kitabıyla 70 sonrası Türk hikâyesi içerisinde değerlendirilmelidir. 1975 yılında yayımlanan hikâye kitabındaki öykülerde, 70 sonrası Türk insanının yaşadığı bunalımı eleştiri ve mizah unsurlarını kullanarak ironik bir şekilde anlatmaya çalışmıştır. Türk edebiyatının ilk postmodernist yazarlarından biri olarak kabul edilen Atay’ın hikâyeleri ve hikâyelerindeki kahramanları romanları ve romanlarındaki kahramanlarla paralellik gösterir. Birçok kaynak da ve tanımlamada ‘tutunamayan’ olarak adlandırılan bu tipler, yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi hikâyelerinde de ön planda yer alırlar. Bu makalede Oğuz Atay’ın hikâyelerindeki olaylardan kısaca bahsedildikten sonra onun hikâyelerinde işlediği kavramlar üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise bu kavramlardan hareketle Oğuz Atay’ın hikâyeciliği hakkında bir yargıya varılmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkmen Türkçesinde ve Türkiye Türkçesinde "hem" Sözcüğünün İşlev Bakımından Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14677</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14677</guid>
      <author>Erkan SALAN</author>
      <description>Türkçenin en eski yazılı kaynaklarından bugüne kuvvetlendirme ve bağlama işlevi için çeşitli sözcükler değişik şekillerde kullanılagelmiştir. Bu sözcüklerin bir kısmı her iki işleve sahipken bir kısmı bu işlevlerden sadece biriyle kullanım alanı bulmuştur. Bu makalede, kuvvetlendirme ve bağlama temelinde birbirinden farklı işlevleri yerine getiren hem sözcüğünün Türkmen Türkçesinde ve Türkiye Türkçesinde sahip olduğu işlevler karşılaştırmalı olarak ele alınacak ve elde edilen bulgular sonuç olarak ifade edilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Azerbaycan Eski Mezar Taşlarında Türkçe Metinler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14851</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14851</guid>
      <author>Yüksel SAYAN</author>
      <description>Azerbaycan’ın eski mezar taşlarında 19. yüzyıla kadar dil olarak Arapça ve Farsça kullanılmıştır. Bu bağlamda; genellikle şiir ve edebi ifadelerin Farsça, ayet, hadis ve dua gibi dini içerikli metinlerin ise Arapça yazıldığı görülmektedir. 19. yüzyılın ilk yarısına ait mezar taşlarında Türkçe metinli örneğe rastlanmakla birlikte, daha çok bu yüzyılın ikinci yarısında, genellikle manzum nitelikli Türkçe metinler yaygınlaşmaya başlar. Bir anlamda bu dönemden itibaren Türkçenin, giderek Farsçanın yerini aldığı söylenebilir. Ancak bu mezar taşlarında Arapçanın yerini koruduğu; dini içerikli metinlerin ve hatta ölenin kimlik bilgilerinin yine Arapça olarak yazıldığı görülmektedir. Azerbaycan mezar taşlarında Türkçe kullanımı Sovyet dönemi öncesinde özellikle belli bölgelerde yoğunlaşır. Bu bağlamda çoğu 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarına ait olan en eski örnekler, Gence, Kazah, Tovuz, Şeki, Gah, Şamahı, Mereze ve Baku çevrelerindeki mezarlıklarda tespit edilmiştir. Bu eserlerin tümünde Türkçe metinler taş üzerine Arap harfleriyle kabartma veya oyma tekniğinde hakk edilmiştir. Rus döneminde harflerin değişmesi ile bu kez Kril harfli Türkçe metinler daha geniş bir alanda yaygınlaşır. Bunlar da çoğunlukla şiir tarzında edebi metinler olup, dini içerikli sözlerin yine Arap harfleriyle ve Arapça olarak yazıldığı görülür. Bu makalede, Azerbaycan’ın eski mezar taşları konusunda yapılan araştırmalar çerçevesinde, taşlar üzerinde tespit edilebilen Türkçe metin örnekleri aktarılarak, bunlar hakkında bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Belen Ağzının Ses Özellikleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14794</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14794</guid>
      <author>Nesrin SİS</author>
      <description>Akdeniz sahilinde Hatay’a bağlı ilçelerden biri olan Belen “İskenderun’dan kuzey Suriye’ye giden büyük yolun Amanos dağlarını aştığı geçit üzerinde bulunmaktadır. Anadolu ağızlarıyla ilgili inceleme ve derleme çalışmaları, ağızların Türkiye Türkçesi yazı dili üzerindeki etkilerini ortaya koyabilmek bakımından önem taşımaktadır. Bu çalışmada Hatay iline bağlı Belen ağzının ses özellikleri üzerinde durulmuştur. Tespit edilebilen özellikler aracığıyla Belen ağzının, Anadolu ağızları içinde ortak ve ayırıcı yanlarını saptamak. Bu sayede, Türkçenin ağızlarıyla ilgili tasnif çalışmalarına bir katkıda bulunmak hedeflenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Servet-i Fünûn Edebiyatı Gayrı Millî midir?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14728</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14728</guid>
      <author>Mehmet SOĞUKÖMEROĞULLARI</author>
      <description>Batılılaşma çabalarının başladığı Tanzimat döneminden sonra oluşan Servet-i Fünûn Edebiyatına yöneltilen eleştirilerden biri de bu ekolün gayrı millî olduğudur. Batılılaşma çabaları Servet-i Fünûn Edebiyatının oluştuğu dönemde siyasi, sosyal ve kültürel alanda kendini hissettirir ve bundan dolayı o dönem üzerinde çalışanlar, Batılı hayatı aksettirdiği gerekçesiyle Servet-i Fünûn Edebiyatını gayrı millî sıfatıyla değerlendirirler. Fakat kültürel değişimler söz konusu olduğunda bir edebiyatın tezahür ettiği toplumu yansıtması gayrı millî olduğunu göstermez. Buna bağlı olarak Servet-i Fünûn Edebiyatının gayrı millî olup olmadığı makalemizin konusunu teşkil eder.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Höllük Kavramı ve Uygulaması Üzerine Bazı Tespit ve Değerlendirmeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14799</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14799</guid>
      <author>Yusuf Ziya SÜMBÜLLÜ</author>
      <description>Höllük kolayca çamurlaşmayan, ince kumu andırsa da ondan farklı olan bir tür topraktır. İçerdiği kil nedeniyle yüksek oranda emicilik özelliği taşıyan höllük, bu özelliği ile çocuklarda pişiğe neden olan ıslaklığı gidererek, bebeğin ve dolayısıyla da annenin huzursuz olmasını engeller. Bu çalışmada vefakâr Anadolu-Türk kadının evladı için nelere göğüs gerebildiği bir Erzurum türküsüne de ad olan höllük kavramının güncellenmesi ile birleştirilerek dikkatlere sunulmaya çalışılacaktır. Höllük halk arasında ak toprak, çorak toprak, gök toprak, çelpek, höllük veya ceren toprağı gibi isimlerle de bilinir. Türk'lerde özellikle eski göçebe Türk'lerde ve küçük yerleşim merkezlerinde, köylerde bebeklere doğuşundan 9 aylık olana kadar bez veya bugün çocuk bezi denen altlıkların yerine kırmızı toprak kullanırdı. Höllük tanecikleri iyice dövülüp toz haline getirildikten sonra, pişik vakalarında apış aralarına sürüldüğünde pudra görevi yapmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yeradıbilimi Araştırmalarında Mikrotoponiminin Yeri, Önemi ve Araştırma Yöntemi: Tırnak Köyü (İçel/Gülnar) Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14884</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14884</guid>
      <author>İbrahim ŞAHİN</author>
      <description>Mikrotoponimi araştırmaları bir milletin yer adı verme kültürünün belirlenebilmesi ve dil zenginliğinin tespiti için oldukça önemlidir. Tırnak Köyü örneğinde bir mikrotoponimi araştırması olan bu çalışma çerçevesinde yüz altmış yer adı derlenmiş, bunlar çeşitli açılardan sınıflandırılmıştır. Derlenen yer adlarının kuruluşlarında görev yapan çok sayıda coğrafi terimin sözlükçesi hazırlanmıştır. Yapılan sınıflandırmalarla Tırnak Köyü mikrotoponimlerinin karakter yapısı belirlenmiş; ayrıca Derleme Sözlüğü’ne katkıda bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Taklit Orijinale Karşı: Cingöz Recai Versus Sherlock Holmes</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14713</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14713</guid>
      <author>Seval ŞAHİN</author>
      <description>Bu makalede Peyami Safa’nın Server Bedi takma adıyla yazdığı ve 1928 yılında yayımlanan Sherlock Holmes’e Karşı Cingöz Recai serileri üzerinde durulmuştur. İncelemede Homi Bhabba, René Girard, Fredric Jameson ve Nurdan Gürbilek’in taklit ve orijinal ilişkisine dair yaklaşımlarından faydalanılmıştır. Cingöz Recai, Türk edebiyatında taklit ve orijinal ilişkisine farklı bir yaklaşım getirmiştir. Bu yaklaşımda yazarın kahramanı üzerinden ortaya koyduğu strateji bir taraftan Doğu-Batı meselesini gündeme getirirken diğer taraftan taklit ve orijinal ilişkisini sorgulamaya açar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hanlıklar Dönemi Çağatay Edebiyatı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14724</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14724</guid>
      <author>Feridun TEKİN</author>
      <description>Çağatay edebiyatının bir safhası da XVII-XIX. yüzyıllar arasını kapsayan hanlıklar dönemidir. Bu dönemde Türkistan’da kurulan Buhara, Harezm ve Hokand hanlıklarında oluşan edebî muhitlerde önemli şahsiyetler yetişmiş ve bu şahsiyetler tarafından orijinal eserler ortaya konulmuştur. Bu çalışmada söz konusu hanlıklarda yetişen edebî şahsiyetler ve onların eserleri hakkında bilgiler verilecektir. Ayrıca bu eserlerin el yazma nüshalarının bulundukları kütüphaneler ve envanter numaraları verilerek Çağatay edebiyatının bu dönemine ait bilimsel çalışma yapacaklara kolaylık sağlanması da amaç edinilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Divanü Lugati’t-Türk’te Kızgınlık İfade Eden Kelimeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14764</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14764</guid>
      <author>Yaşar TOKAY</author>
      <description>Divanü Lugati’t-Türk, Türklük biliminin en temel kaynaklarından birisidir ve Türk kültürüyle ilgili birçok konuda önemli bilgiler içermektedir. İşte bu eserin bizlere sunduğu malzemelerden birisi de bugüne kadar pek ele alınmayan kızgınlık ifadeleri, başka bir deyişle sövgülerdir. Şüphesiz kızgınlık ifadeleri, toplumların hayatlarını, yaşam tarzlarını ve eğilimlerini göstermesi bakımından ayrı bir mesele olarak ele alınmalıdır. Bu yazıda, Kâşgarlı Mahmud’un sövgü bildiren sözcükler olarak kaydettiği dil malzemeleri üzerinde durulacak ve bu kelimeler hakkında bazı etimolojik düşüncelere yer verilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Tarihi Açısından Sibirya’nın Kısa Tarihi (Başlangıçtan XVI. Yüzyıla Kadar)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14946</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14946</guid>
      <author>İlyas TOPSAKAL</author>
      <description>Sibirya tarihi 16. yüzyıla kadar birinci el kaynaklardan takip edilemese de, hiç şüphesiz Türk tarihi ve kültürü açısından ana ocaklardan biri olarak çok önemlidir. Nitekim Rusların SSCB döneminde yaptığı arkeolojik kazılar burada var olan tarihi kültürün Türklerin kültürüyle eşdeş olduğu görülmektedir. Yine söylenmesi gereken en önemli sonuç, Sibirya üzerine yapılan en geniş değerlendirmelerin Ruslar tarafından yapıldığıdır. Bu nedenle Rus araştırmacılar, sayıları binlerle sınırlı kabileler hakkında geniş malumatlar verirken genel kültürü yansıtan Türk kavimleri, Şor, Teleüt, Hakas, Yakut ve Tuva hakkında fazla ayrıntı vermemişler, yerel ve sonradan gelen ayırımını dikkatlice işlemeyi amaçlamışlardır. Hem tarihin hem de dünyanın kıyısında kalan bu bölgenin tarihi Ruslar kadar Batının da dikkatini çekmiştir. Son olarak J. Forsyth’nin Sibir Tarihi bu alanda yapılan en yetkin çalışmalardan biridir. Ülkemizde ise Sibirya ile ilgili müstakil çalışmalar oldukça sınırlıdır, Radloff ile Katanov’un bu konuda yaptığı çalışmalar hayati derecede önemlidir ve bütün dünyada kaynak olarak gösterilmektedir. Yine, özellikle 16. yüzyılda başlayan Rus istilasının anlayabilmek ve Sibirya’yı derinlemesine incelemek için ilk dönemin bilinmesine ihtiyaç vardır, bu yönüyle de çalışma gereklidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uygurca Üzüt~Üzütlüg Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14792</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14792</guid>
      <author>Erdem UÇAR</author>
      <description>Uygurca üzüt~üzütlüg’ün okunuşu ve kökeni, Eski Türkçe sözlüklerde ve metin yayınlarında sorunludur. Makalede, kelimenin yapısı ve kökeni açıklanacaktır.Uygurca üzüt~üzütlüg’ün okunuşu ve kökeni, Eski Türkçe sözlüklerde ve metin yayınlarında sorunludur. Makalede, kelimenin yapısı ve kökeni açıklanacaktır.Uygurca üzüt~üzütlüg’ün okunuşu ve kökeni, Eski Türkçe sözlüklerde ve metin yayınlarında sorunludur. Makalede, kelimenin yapısı ve kökeni açıklanacaktır.Uygurca üzüt~üzütlüg’ün okunuşu ve kökeni, Eski Türkçe sözlüklerde ve metin yayınlarında sorunludur. Makalede, kelimenin yapısı ve kökeni açıklanacaktır.Uygurca üzüt~üzütlüg’ün okunuşu ve kökeni, Eski Türkçe sözlüklerde ve metin yayınlarında sorunludur. Makalede, kelimenin yapısı ve kökeni açıklanacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çağatay Türkçesinde Eski Türkçenin İzleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14843</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14843</guid>
      <author>Filiz Meltem ERDEM UÇAR</author>
      <description>Çağatay Türkçesine ait eserler, Çağataycayı ayrı bir yazı dili hâline getiren bütün özellikleri taşıması dışında Oğuz ve Kıpçak unsurlarını ve Eski Türkçenin ses ve şekil husûsiyetlerini de bünyesinde taşır. Özellikle Eski Türkçenin yakın bir takipçisi olan Çağatay Türkçesi eserlerinde Köktürk ve Uygur dönemine ait bazı dil unsurları Çağataycanın karakteristik bir özelliği hâline gelirken bir kısmı da arkaik bir yapı özelliği gösterir. Bu çalışmada, Çağatay Türkçesi eserlerinde, Eski Türkçenin dil özellikleri tespit edilmeye ve dönemin söz varlığı aynı doğrultuda incelenmeye çalışılmıştır. “Eski Türkçe” ifadesiyle kastedilen Köktürk ve Uygur Türkçesidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Doğu Türkistan Kırgız Türkçesinde Yer Alan Türkçe ve Moğolca Ortak Kelimeler Üzerine -I-</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14889</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14889</guid>
      <author>Gülsine UZUN</author>
      <description>Tarihte Türk ve Moğol boyları arasındaki karışmalar ve karşılıklı ilişkiler, bu iki milletin dillerinde de karışmaya ve kaynaşmaya sebep olmuştur. Altay dil ailesine mensup bu diller arasında müşterek söz varlığı yanında morfolojik açıdan da benzerliklerin bulunması araştırmacıların dikkatini çekmiş, böylelikle Türkçe ve Moğolca arasındaki ilişkiler son yıllarda sıkça incelenmeye başlanmıştır. Doğu Türkistan Kırgız Türkçesinde yer alan Türkçe ve Moğolca ortak kelimelerin leksik ve gramatikal açıdan incelendiği bu çalışmada, Kırgızlar ve Moğollar arasındaki ilişkiler, iki dil arasındaki söz varlığı ve bazı fonetik değişmeler ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim İkinci Kademede Dil Bilgisi Konularının Öğretimine İlişkin Türkçe Öğretmenlerinin Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14926</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14926</guid>
      <author>Emre ÜNALCihan ŞAHİNCİ</author>
      <description>Bir dili öğrenmek demek o dildeki sözcükleri öğrenip bunları yan yana dizip söylemek anlamına gelmemektedir. O sözcüklerin anlamını, yapısını, türünü öğrenmeden sözcükler cümle içinde doğru ve anlamlı olacak şekilde kullanılamamaktadır. Bu noktada da devreye dil bilgisi öğretimi girmektedir. Türkçe öğretimi için de aynı şeyi söylemek mümkündür. Türkçe öğrenmek isteyen bir kişi Türkçenin dil bilgisi özelliklerini öğrenmeden Türkçeyi doğru ve etkili bir biçimde kullanamamaktadır. Konuştuğu dilin dil bilgisi kurallarını iyi bilen bir insan, karşısındakinin söylediklerini doğru bir şekilde anlayabilmekte, karşısındakine söylemek istediklerini düzgün bir biçimde ifade edebilmekte, okuduklarını doğru anlayabilmekte ve yazarken de yine doğru ve düzgün bir biçimde yazıp kendini ifade edebilmektedir. Bu çalışmada ilköğretim ikinci kademedeki öğrencilerin dil bilgisi konularını anlama düzeyleri araştırılmış ve bu amaçla ilköğretim okullarındaki öğretmenlere ölçek formları uygulanmıştır. Araştırma sonucunda Türkçe öğretmenlerinin dil bilgisi konularının öğretilmesi konusunda olumsuz görüşe sahip oldukları, öğretmenlerin kıdemlerine göre dil bilgisi konularının öğretimine ilişkin görüşleri arasında anlamlı fark bulunmadığı, cinsiyetlerine göre dil bilgisi konularının öğretimine ilişkin görüşleri arasında manidar fark bulunmadığı, öğretmenlerin mezun oldukları bölüme göre dil bilgisi konularının öğretimine ilişkin görüşleri arasında anlamlı fark bulunmadığı ve görev yaptıkları okula göre dil bilgisi konularının öğretimine ilişkin görüşleri arasında anlamlı fark bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Afyonkarahisar'da Keçecelik</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14793</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14793</guid>
      <author>R. Gülenay YALÇINKAYA</author>
      <description>Tuna boyundan Doğu Türkistan’a kadar Türk Dünyasında keçecilik yaşamaktadır. Türklerin en eski el sanatlarından olan keçecilik, birkaç merkezle birlikte Afyonkarahisar’da da sürdürülmektedir. Somut olmayan kültürel miras keçecilik, sayıları hızla azalan ustalar tarafından yaşatılmaktadır. Keçede kullanılan yanışlar, kültür sürekliliği olarak geçmişten günümüze yansımakta ve Türk Dünyası ile ülkemizde ortak kültür unsuru olarak görülmektedir. Afyonkarahisar’da da bu kültür birliği izlenebilmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İmdat Avşar ve Hikâyeciliği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14690</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14690</guid>
      <author>Zehra YAZBAHAR</author>
      <description>İmdat Avşar, 2010 yılında yayımladığı Çiğdemleri Solan Bozkır isimli ilk hikâye kitabındaki hikâyeleri ile aynasını toplumumuza ve geleneksel değerlerimize tutar. Bir bakıma, bize bizi seyrettirir; biz, bizi seyre dalmışken de damarlarımıza merhamet duygusunu aşılar. Aynı zamanda yazar, hikâyeleriyle değişmeyen ve değiştirilemeyecek olan özü, Anadolu Türk insanının değiştirilemez karakter yapısını gözler önüne serer. Bu çalışmada İmdat Avşar’ın hikâyeleri ve hikâyeciliği üzerinde durulmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Battalname-Sasonlu Tavit ve Digenis Akritas Destanlarında Rüyaların İşlevleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14806</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14806</guid>
      <author>Mehmet YILMAZ</author>
      <description>Battal-nâme (Türk), Sasonlu Tavit (Ermeni) ve Digenes Akrites (Bizans) destanları farklı toplumlara aittir. Bu üç destanı bizim için ilginç kılan ise, her üçünün de konularının – özellikle Sasonlu Tavit ve Digenes Akrites – Anadolu topraklarında geçmesidir. Özellikle Sasonlu Tavit üzerinde Türk destanlarının hem yapı hem de üslup yönünden açık bir tesiri görülmüştür. Bu çalışmamızda rüya kavramı ve destanlardaki işlevlevinin yanında, modern psikolojinin rüya tanımını ve destanlardaki rüyaların hangi kategoriye girdiğini de anlatmaya gayret gösterdik. Her üç destanda da benzer rüyaların varlığı, bu rüyalarda görülen şahsiyetlerin fonksiyonlarının aynı olduğu görüldü. Bu durum, üç toplumun da uzun tarihî müşterekliği ve karşılıklı etkileşimleri neticesinde olmuştur. Ancak, Ermeni folklorunun diğer örneklerinden de hareketle Türk anlatı geleneğinin ve Türklerin Şamanizm anlayışının, Sasonlu Tavit ve Digenes Akrites destanlarındaki rüyalarda etkin bir şekilde görüldüğü tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Birkaç Örnek Çerçevesinde İç Göçlerin Ağızlara Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14971</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14971</guid>
      <author>Mehmet AYDIN</author>
      <description>Bu çalışmada iki somut örnek çerçevesinde Türkiye Türkçesi ağızlarıyla iç göç arasındaki ilişki tartışılmıştır. Aybastı yöresinden 1950’li yıllarda özellikle tarıma uygun alanlara göçler olmuştur. Aynı ailenin bir ferdi Samsun’un Çarşamba ilçesine giderken, bir başkası Tokat’ın Niksar ilçesine gitmiş ve orada yerleşmiştir. Çarşamba’ya yerleşen hanım 50 yıl orada yaşamıştır. Niksar’a yerleşen ağabey de o kadar yıl bu ilçede yaşmıştır. İkisi de gittikleri yörede kendi ağızlarının konuşuru olarak kaldıklarını düşündükleri halde, özellikle hanımın ağzında Çarşamba ağzıyla ilgili yeni unsurlara rastlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Efrasiyap Gemalmaz, Türkçenin Derin Yapısı, (Yay. Hzl. Cengiz Alyılmaz-Osman Mert), Belen Yayıncılık, Ankara 2010, XXVI+574 s.</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14787</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=14787</guid>
      <author>Bahadır GÜNEŞ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


