






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2008 Sayı Volume 3 Issue 1 </title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=235</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Dede Korkut Kitabında tur- Fiili</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13517</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13517</guid>
      <author>Ali AKAR</author>
      <description>Batı Oğuzcasının en önemli ortak metinlerinden sayılan Dede Korkut Kitabı, pek çok yönüyle Türk dili, edebiyatı ve kültürünün kaynak kitabı olma özelliğine sahiptir. Eserde dikkat çeken dil öğelerinden biri de tur- fiilidir. Dede Korkut Kitabı’nda tur- fiili, esas fiil olarak üç değişik anlamda, tasvir fiili olarak da dört ayrı biçimde kullanılmıştır. Bu kullanımlarda, tur- fiilinin çağdaş Oğuz lehçelerindeki korunan anlamları ile bunun yerine oluşan yeni formların karşılaştırılması yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçede İyelik-Yükleme Sorunu Dede Korkut Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13518</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13518</guid>
      <author>Cahit BAŞDAŞ</author>
      <description>Üçüncü teklik şahıs iyelik eki ve yükleme hâli, Türk gramerinin temel sorunlarından biridir. İyelik ekiyle hâl ekleri arasında kullanılan n ünsüzü, tarihî metinlerde bazen doğrudan iyelik eki üzerinde de görülmektedir. Üçüncü teklik şahıs iyelik eki ve yükleme hâlinin şekli, bu ünsüzün göreviyle bağlantılı olarak tartışma konusu olmuştur. Sorunun çözümüne katkıda bulunmak amacıyla önemli tarihî metinlerden biri olan Dede Korkut Kitabında +(s)In eki almış isimleri inceledik. Özellikle manzum parçalarda tespit ettiğimiz örneklerin çoğu geçişli fiillerle kullanılmış ve belirli nesne durumundadır. Ek bu hâliyle üçüncü teklik şahıs iyelik eki görünümündedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut Hikâyelerinde “Gerek” Kelimesi İle Kurulu Cümleler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13519</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13519</guid>
      <author>Ahmet DEMİRTAŞ</author>
      <description>Türkçenin gereklilik ifade etme konusunda zenginliğinin bir yönünü “gerek” kelimesi ile kurulu cümleler göstermektedir. Türk edebiyatının eşsiz nitelikli eserlerinden biri olan Dede Korkut hikâyelerinde “gerek” kelimesi ile kurulu cümleler ifade özellikleri bakımından incelendiğinde, bu cümlelerde genel olarak bir gereklilik ifadesi bulunmakla birlikte, cümlelerin kullanılış biçimleri ve taşıdıkları ana yargıdan bağımsız olmayan bazı farklı anlam ayrılıkları görülmüştür. Bu anlam ayrılıkları, mutlak / kesin gereklilik, gelecek zaman, şarta bağlı gereklilik, ihtimal / tahmin niteliğinde gereklilik, istek niteliğinde gereklilik, uyarı niteliğinde gereklilik ve telkin niteliğinde gereklilik şeklinde tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmayla, Türkçenin dil yapısının daha ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Artukoğulları Zamanında Dedekorkut Kitabı’ndaki Kişi Adları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13520</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13520</guid>
      <author>Mehmet HAZAR</author>
      <description>Dede Korkut Hikâyeleri’nin yaşandığı coğrafyada Mardin de vardır. Dede Korkut’taki kişi adları bölgede hâlâ yaşatılmaktadır. Bu çalışmada, bu adlar tasniflenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Klâsik Türk Şiirinde “Solduran Sop” İle “Dolduran Toplar”</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13521</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13521</guid>
      <author>Şevkiye KAZAN</author>
      <description>Klâsik şiirimizde sevgili her yönüyle idealize edilmiş olmakla birlikte, zaman zaman bu ölçülerin dışında, gerçek hayattan alınmış sevgililere de rastlanılmıştır. XVIII. yüzyıldan itibaren edebiyatımızda, özellikle Nedim sonrası dönemde, gelenekselleşmiş “sevgili” tipi değişmiş; Dede Korkut Hikâyeleri’nde sözü edilen “solduran sop”, “dolduran top” ve “denildiğinden de bayağı” olumsuz kadın tipleriyle karşılaşılmıştır. Bu çalışmamızda özellikle son dönem şairlerin eserleri taranmış; şairlerin kadın hakkındaki düşünceleri veya onlardan beklentileri tespit edilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut Hikayelerinde Zarf-Fiilli Birimler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13522</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13522</guid>
      <author>Caner KERİMOĞLU</author>
      <description>Bu makalede, Türk dili tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Dede Korkut Hikayelerindeki zarf-fiilli birimler incelenmiştir. İlk olarak zarf-fiil kavramı üzerinde durulmuş, daha sonra hikayelerdeki zarf-fiilli yapılar farklı açılardan değerlendirilmiştir. Son bölümde ise hikayeler ve Türkiye Türkçesi arasındaki farklı kullanımlar vurgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkud’un Kopuzundan Osmanlı Şiirindeki Aşkın Kopuzuna</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13523</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13523</guid>
      <author>Neslihan KOÇ KESKİN</author>
      <description>Bir müzik âleti olmanın ötesinde kopuz, Türk toplumunda şaman, baksı ve ozana İslâmiyet’ten önce ve sonra arkadaş olmuş, birçok fonksiyonu üstlenmiştir. Türk Mitolojisi’nin temellerinden birini oluşturan kopuz, Dede Korkud’la özdeşleşmiş ve Hikâyelerde de yer almıştır. Bu yazımızda, kopuz redifli 12 gazel muhtevâ açısından incelenmiş,</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut Hikâyeleri Ve Âşık Garip Hikâyesi’nde Yer Alan Maddi Kültür Ürünleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13524</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13524</guid>
      <author>Süheyla SARITAŞ</author>
      <description>Türk halk bilimcilerinin en çok ilgilendikleri konuların başında şüphesiz ki Dede Korkut Hikâyeleri gelmektedir. Türklerin en önemli kültür miraslarından biri olan ve destandan halk hikâyeciliğine geçişin köprüsü olarak kabul edilen bu on iki hikâyede, Türklerin sosyal ve kültürel yaşamlarında önemli olan pek çok maddi ve manevi kültür malzemesi yer almaktadır. Türklerin sosyal ve kültürel yaşamlarındaki değişime paralel olarak, Dede Korkut Hikâyeleri’nden sonra ortaya çıkan halk hikâyelerinde de Türk kültürüne ait maddi ve manevi kültür ürünlerine rastlamaktayız. Bu makalede Türklerin sosyal ve kültürel hayatlarındaki değişimi vurgulamak amacıyla, Dede Korkut Kitabı’nda ve bütün Türk dünyası tarafından sevilen ve bilinen, aynı zamanda halk hikâyeciliği geleneğinde önemli bir yere sahip olan Âşık Garip Hikâyesi’nde yer alan maddi kültür ürünleri ile ilgili bir değerlendirme yapılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Number, Colour And Animal Mysticisim In Beowulf And The Book Of Dedem Korkut</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13525</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13525</guid>
      <author>Hulya TAFLİ</author>
      <description>There are both similiarities and differences in the use of numbers, colours and the animal images in Beowulf and The Book of Dedem Korkut. It is not known how the numbers, colours, and the animal images came into being, but they are used by the respective societies. Number, colour and animal mysticism was influenced by the pre-Christian and pre-Islamic legends, myths, and sagas both in Beowulf and The Book of Dedem Korkut, and it may be emphasized that this tradition continued even after conversion to Christianity and Islam. In this article the significance of numbers such as three, nine, forty and fifty; the colours such as black, white, red, yellow; and the animal images such as wolf, deer, raven, camel and pigeon will be studied by pointing out the similarities and the differences in Beowulf and The Book of Dedem Korkut.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut Destanlarında Tav-Eli Ve Çevresi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13526</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13526</guid>
      <author>Ahmet TOKSOY</author>
      <description>Oğuzlar, Türk ırkının önemli boylarından birisidir. 24 boy şeklinde teşkilatlanmışlardır. Akkoyunlular, Oğuzların önemli bir boyu olan Bayındırlılara mensupturlar. Türkistan’dan Anadolu’ya göç etmişlerdir. Burada Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu, Azerbaycan, İran, Irak’ı içine alan büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Akkoyunlular, Kıpçak Atabekleri üzerine seferler yaparak onları hâkimiyetleri altına almışlardır. Tav-Eli olarak adlandırılan bu bölgenin çeşitli şehirleri Dede Korkut Destanlarında yer almaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut’u Okumak İstiyorum, Ama...</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13527</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13527</guid>
      <author>Mustafa UĞURLU</author>
      <description>Diller bilinmeyen zamanlardan bu yana çeşitli sebeplerle değişime uğramaktadır. Bu bağlamda Türkçe de eş zamanlı ve art zamanlı olarak değişmiştir. Bu yüzden Türk lehçeleri arasında ve bir lehçenin kendi içindeki metinleri aktarmanın kendine mahsus zorlukları vardır. Bunlar, genellikle şimdiye kadar yapıldığı üzere sezgiye dayalı olarak aşılamaz; dolayısıyla aktarma yapmak özel bir uzmanlık gerektirmektedir. Bunun için “lehçeler arası aktarma” gibi, “lehçe içi aktarma” da Türklük biliminde bir araştırma alanı olarak kabul edilmelidir. Bu çalışmada bir öğrencinin gözüyle Dede Korkut Hikâyeleri’nden yapılan aktarmalar değerlendirilmiş; sezgiye dayalı yapılan aktarmaların başarısızlığı vurgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dede Korkut Kitabını Oluşturan Destanlardaki Ortak Özellikler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13528</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13528</guid>
      <author>Kerime ÜSTÜNOVA</author>
      <description>Metinlerde ortak özelliklerin bulunması; olay akışının, kahramanların, gelenek ve göreneklerin, olaylar karşısında izlenecek yolun, tutum ve tavırların birbirlerine çok benzediklerini; bunların âdeta her metinde tekrar edildiklerini gösterir. Metinlerde değişen, yalnız adına öykü dizilen kahramandır. Her metin aşağı yukarı birbirini tekrarlar. Sonuçta tekrar hareketinin Dede Korkut Destanlarında bir sistem gibi ele alınıp işletildiği, tekrarların çok güçlü olduğu ve bunların hem metnin hem makro metnin oluşmasında büyük rol oynadığı ortaya çıkar. Ayrıca tekrarlar, Dede Korkut Destanlarının bir bütün olarak görülmesinde de büyük görev üstlenir. Çünkü konu, zaman, mekân, kişi adları, gelenek, olayların akış sırası vb. konularda karşımıza çıkan tekrarlar, destanlara içerik olarak bütünlük kazandırır. Diğer yandan her metnin benzer tarzda kurgulanması, destanlarda kompozisyon açısından tam bir bütünlük sağlanamadığının göstergesi olarak belirir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karaçay-Malkar Türklerinin Rus Hakimiyetine Girişi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13529</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13529</guid>
      <author>Adilhan ADİLOĞLU</author>
      <description>Karaçay-Malkar Türklerinin Rus hakimiyeti girme süreci genel olarak diğer Kuzey Kafkasya kabileleriyle birlikte ele alınması gereken bir konu ise de Rusların Kuzey Kafkasya’yı istilası ve hakimiyet altına almasıyla ilgili evvelce pek çok değerli eser verilmiş olduğundan bu makalede daha ziyade Rusların Kuzey Kafkasya’yı hakimiyet altına alma süreci içerisinde Karaçay-Malkar Türklerinin durumu tespit ve tahlil edilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şine Usu Yazıtında Hayvan Adlarıyla Kurulmuş Yer Adları Üzerine İncelemeler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13530</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13530</guid>
      <author>Erhan AYDIN</author>
      <description>Bozkır Uygurlarından kalan Şine Usu yazıtı satır sayısı bakımından diğer Uygur yazıtlarından daha hacimlidir. Uygur kağanı M’o-yen-ch’o tarafından 759-760 yılında dikilen yazıt, bugün kuzey-batı Moğolistan’da Mogoyn Şine Us bölgesinde bulunmaktadır. Bu yazıt da diğer eski Türk yazıtları gibi birçok yer adı barındırmaktadır. Yazıtta geçen yer adlarından bazılarının hayvan adlarıyla kurulduğu tespit edilmiştir. Bu yazıda Arkar başı (Güney yüzü 1. satır), Sukak yulı (Güney yüzü 11. satır), Şıp (~Sıp) başı (Doğu yüzü 3 ve 4. satır), Taygan köl (Güney yüzü 3. satır) adları üzerinde durulacaktır. Alfabetik olarak verilen yer adları hem köken bilgisi bakımından incelenecek hem de yer tespiti yapılmaya çalışılacaktır. İncelenen yer adlarının Anadolu ile diğer Türk coğrafyalarında kullanılıp kullanılmadığı sorusuna da yanıt aranacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Divanlardaki Manzum ‘Arz-ı Hâller</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13531</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13531</guid>
      <author>H. Dilek BATİSLAM</author>
      <description>Şikâyet dilekçesi niteliği taşıyan, şikâyât defterlerine kaydedilen mensur ‘arz-ı hâllerin yanı sıra</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Illegal Jewish-Immigration Policy In Palestine (Periods Of 1st And 2nd Constitutional Monarchy)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13532</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13532</guid>
      <author>Şakir BATMAZ</author>
      <description>Bu çalışmada, özellikle 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren sayıları hızla artan Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşiminin Osmanlı Devleti’nin bu konudaki hassasiyetine rağmen nasıl gerçekleştiği üzerinde durulacaktır. Siyonizm eksenli Filistin’e göç harekatı Yahudiler için sabırlı, ciddi ve fedakarlıklarla dolu bir süreçtir. Özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan zengin Museviler kurdukları şirketlerle para akışını temin ederlerken Siyonizmin fikir babası Yahudiler ise bütün dünyadaki Musevi topluluğunu bu topraklara yönlendirmek için büyük çaba sarf etmişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Nasreddin Hoca Fıkralarında İdeolojik Yaklaşımlar Sonucunda Meydana Gelen Değişimler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13533</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13533</guid>
      <author>Zülfikar BAYRAKTAR</author>
      <description>Makalemizde, Türk dünyasında “Nasreddin Hoca” tipi üzerinde durarak Nasreddin Hoca fıkralarının ideolojik bir takım fikirlere nasıl alet edildiğini ve özellikle Sovyet Rusya’nın kendi ideolojisini yayabilmek için bu fıkraları nasıl kullandığı üzerinde durmaya çalışacağız. İlk olarak, halk edebiyatı ürünlerinin özellikleri ve yapısı üzerinde durduktan sonra ikinci olarak da, fıkra kavramı, fıkra tipi ve Türk dünyasında Nasreddin Hoca tipine dikkat çekmeye ve bu kavramlara açıklık getirmeye çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Belirli Ve Belirsiz Nesne Yapıları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13534</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13534</guid>
      <author>Erdoğan BOZ</author>
      <description>Bu makalede, Dîvânu Lügâti’t-Türk’ten (DLT) derlenmiş manzum parçalar esas alınacaktır. Bahsedilen metinlerde geçen belirli ve belirsiz nesne yapıları üzerinde durulacaktır. Son yıllarda hem Türkiye Türkçesi hem de tarihsel ve çağdaş lehçelerimizin sözdizimi üzerine bir çok araştırma yapılmıştır. Sözdiziminin en çok tartışılan konularından biri de “nesne”dir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Safî Mustafa Efendi’nin “Gülşen-İ Pend” Mesnevisinde Din Görevlilerine Nasihatleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13535</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13535</guid>
      <author>Mehmet Sait ÇALKA</author>
      <description>Öğüt verme, okuyucuyu bilinçlendirme amacını taşıyan ve birçok Divan edebiyatı şâirinde örneğine rastlanılan Nasihat-nâme (Pend-nâme), Divan edebiyatının en önemli nazım türlerinden biridir. Bu türde şiir yazan Divan edebiyatı şairleri, fikirleriyle kendi dönemlerinin insanlarını aydınlatmayı ve bilgilendirmeyi amaçlamışlardır. Divan edebiyatına ait bu öğütlerin, akademisyenlerimiz tarafından iyi incelenip sadeleştirilmesi durumunda günümüz insanın yaşamına da ışık tutabileceği kanaatindeyiz. Bu çalışmada, 17. yy’ın sonları ile 18. yy’ın ilk yarısında yaşamış olan şairlerimizden Safî Mustafa Efendi’nin Gülşen-i Pend adlı mesnevisinde imam, müezzin, hatip ve vaizlere sunduğu edebi nasihatleri değerlendirilecektir. Böylelikle Safî Mustafa Efendi’nin kendi dönemindeki din görevlilerinde aradığı özellikleri hangi edebi ifadelerle aktardığı hakkında bir fikir elde edilecek ve bu öğütlerin günümüz şartlarına da ne kadar uyduğu anlaşılmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çingizli Hatunları I: Sorgaktani Beki</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13536</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13536</guid>
      <author>Neslihan DURAK</author>
      <description>Çingizlilerde kadın çok belirgin bir yere sahip bunlardan bazıları kısa aralıklarla da olsa iktidarda söz sahibi olmayı başarmışlardır. Bu çalışmaya konu olan Sorgaktani Hatun da bunlardan birisidir. Sorgaktani Beki, Çingiz Han’ın en küçük oğlu Tuluy ile 1203 yılında evlenmiş olup bu dönemden itibaren Çingizli hakimiyetinde önemli bir yere sahip olmuştur. Özellikle oğullarının yetiştirilmesine büyük önem veren bu hatun, yürütmüş olduğu istikrarlı politikasının neticesinde en büyük oğlu Möngke’yi Büyük Han olarak Çingizli tahtına çıkarmayı başaracaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dîvânu Lugat’it Türk’e Göre Av, Avcılık Ve Hayvancılıkla İlgili Kelimeler Ve Kavram Alanları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13537</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13537</guid>
      <author>Nadir İLHANMustafa ŞENEL</author>
      <description>Türk tarihinin en eski dönemlerinden itibaren avcılığın Türkler arasında beslenme, geçim ve spor amacıyla yapıldığını Türk dilinin en eski metinlerinden öğrenmekteyiz. Türkçenin Karahanlı sahasında meydana getirilmekle beraber, Kâşgarlı’nın ulaşabildiği Türk coğrafyasının, Türk dünyasının söz varlığını, kelime hazinesini toplayan şaheseri Divânu Lugâti’t Türk’ünde de ortak kültürün, ortak dünya görüşü ve sosyal hayatının izlerini takip edebilmekteyiz. Eserde ortak kültür ve sosyal hayatın yansımaları olarak o dönemin Türk dünyasında bulunan ve Türk toplumunun ekonomik ve sosyal hayatında etkili olan avcılık ve hayvancılıkla ilgili kavramlar, nesneler, inançlarla ilgili kelimeleri, deyimleri görmekteyiz. Bu kelime ve deyimlerin bir kısmı evcil hayvanlar ile ilgili kullanılırken bir kısmının yabani hayvanlarla alakalı kullanıldığını gördük. İnsan hayatı için ekonomik ya da besin değeri olmayan hayvanların da eserde yer alması Kaşgarlının ve Türk toplumunun, dünyayı- yaşanılan hayatı bir bütün olarak kavradıklarını ve günlük hayatlarında yaşattıklarını göstermektedir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hanyu Waılaıcı Cıdıan’a (Hwc) Göre Çinceye Geçen Türkçe Kelimeler Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13538</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13538</guid>
      <author>Alimcan İNAYET</author>
      <description>Bugün Çincede binlerce alıntı kelime bulunmaktadır. Çinli dilcilerden Liu Zheng-yan, Gao Ming-kai, Mai Yong-qian, Shi You-wei Çincenin muhtelif dillerden aldığı 10.000 kelimeyi (aynı kelimenin değişik şekilleriyle birlikte) tespit etmiş ve bunları 1984 yılında HANYU WAILAICI CIDIAN (A Dictionary of Loan Words and Hybrid Words in Chinese) adlı sözlükte vermiştir. Bu sözlükte verilen kelimeler arasında tarihin çeşitli dönemlerinde Türkçeden ve Türkçenin muhtelif lehçelerinden doğrudan veya dolaylı olarak Çinceye geçen yüzlerce kelime bulunmaktadır. Bu kelimelerin bir kısmı Çincede bugün de kullanılmaktadır. Biz bu yazıda söz konusu kitaptan tespit ettiğimiz Türkçe kökenli kelimeleri gerekli açıklamalarıyla birlikte liste hâlinde verdik.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Mücadele’de İzmir’e Doğru Gazetesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13539</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13539</guid>
      <author>Erol KAYA</author>
      <description>İzmir’e Doğru Gazetesi, 16 Kasım 1919-27 Haziran 1920 tarihleri arasında toplam 74 sayı olarak Balıkesir’de yayınlanmıştır. Gazetenin yayın kadrosu üç kişiden oluşmaktadır: Esat Çınar, Mustafa Necati ve Hüseyin Vasıf beyler. İlk zamanlar haftada iki gün yayınlanan gazete, daha sonra haftalık yayın sayısını üç güne çıkarmıştır. İzmir’e Doğru Gazetesi’ni dönemin diğer gazetelerinden ayıran en önemli özelliği, Milli Mücadele’yi kesintisiz olarak desteklemesi ve Batı Anadolu’da çıkan bir gazete olmasına rağmen Anadolu’da oluşan bağımsızlık ve mücadele ruhunu tam olarak yansıtmasıdır.. Nitekim, “Harekât-ı Milliyenin hadim ve mürevvicidir” şeklinde hedefini belirleyen gazete, “Amal-i Milliyeyi müdafaa edecek yazılar kabul edilir” şeklindeki ifadesi ile de Müdafaa-i hukuk şuurunu uyandırma hedefini açıkça ortaya koymuştur. İzmir’e Doğru Gazetesi, Anadolu’nun işgali müddetince adeta bağımsızlık isteğinin en önemli temsilcilerinden birisi olmuştur. İtilaf Devletlerinin propagandalarına karşı halkın direnme gücünü ve moralini hep ayakta tutmaya çalışmıştır. Bir anlamda cephe gerisini tutarak cephede verilen mücadeleye destek olmuştur. İzmir’e Doğru Gazetesi, verdiği haberlerde ağırlıklı olarak Batı Anadolu’yu öne çıkarmasına rağmen, sadece Batı Anadolu’da değil, Anadolu’nun işgale uğramış bütün bölgelerinde dikkatle izlenen bir gazete olma özelliğini kazanmıştır. Bu yönüyle İtilaf devletlerinin sıkı bir takibine maruz kalmıştır. Gazete, bir yandan cephe haberlerini yayınlarken diğer yandan da halkın içinde bulunduğu durum hakkındaki haberlere de geniş yer vermiştir. Özellikle Batı Anadolu’nun içinde bulunduğu durumu bütün çıplaklığıyla veren haberlere gazete sütunlarında sıkça rastlanmaktadır. Haberler verilirken Türk halkının maneviyatını yükseltici ve insanları ümide sevk edici bir surette verilmesine azami dikkat gösterilmiştir. İzmir’e Doğru Gazetesi sadece Anadolu halkı tarafından değil, Anadolu’nun durumunu dikkatle takip eden yabancı kurum ve basın tarafından da dikkate alınan bir gazete olma özelliğini hiç kaybetmemiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kazak Şairi Saken Seyfullin Ve Eserleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13540</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13540</guid>
      <author>Gülnar KOKUBASOVA</author>
      <description>Kazak Sovyet edebiyatının temelini atan büyük fikir adamı, yazar, şair Saken Seyfullin Kazak Türkleri için çok önemlidir. Biz bu çalışmamızda S.Seyfullin’in hayatını, eğitimle ilgili çalışmalarını, siyası çalışmalarını ve farklı yıllarda yazılan eserlerini tanıtmaya, şiirlerinden örnekler vermeye çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İşlevsel Sözlük Ve Osmanlı Şiirinde Bağlam</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13541</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13541</guid>
      <author>Furkan ÖZTÜRK</author>
      <description>Bu makalede, Osmanlı şiiri üslup çalışmalarına farklı bir gözle bakma amaçlanmaktadır. Bakî Divanı’ndan alınan tanıklar, eş zamanlı bir yöntemle incelenmiştir. Böylelikle anlamların bağlama göre nasıl değişkenlik ve işlevsellik kazandığı gösterilmeye çalışılmıştır. İşlevsel sözlük, bağlamlı dizinle (concordance) ortaya çıkarılan söz varlığının işlenmesiyle oluşturulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Impact Of The French Revolution On The Ottoman-Spanish Relations</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13542</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13542</guid>
      <author> Hüseyin Serdar TABAKOĞLU,</author>
      <description>Osmanlı ve İspanya Devletleri 16. yüzyıl boyunca Akdeniz'in siyasi kontrolü için mücadele etmişler ancak yüzyılın sonunda her iki devlet de siyasi önceliklerini yeniden belirleyerek Akdeniz merkezli çatışmayı terketmişlerdi. Osmalılar ve İspanyollar 17. ve 18. yüzyıllarda siyasi ve askeri güçlerini büyük ölçüde kaybettiler ve İngiltere, Fransa ve Rusya gibi büyük güçlerin meydan okumalarıyla karşılaştılar. İspanya ancak 1782 yılında imzalanan Dostluk ve Ticaret Antlaşması ile Osmanlı Devleti ile ilişkilerini yeniden kurabildi. Osmanlılar ise bu antlaşmayı 18.yüzyılın sonunda Akdeniz'de beliren Rus tehdidine karşı bir güvence olarak gördüler. Fransız İhtilali bu dönemde yaşanan en önemli gelişme olarak Avrupa'da sosyal, ekonomik, siyasi ve diplomatik hayata doğrudan etki etmiştir. Yüzyıllardır İngiliz karşıtı politikalar benimseyen İspanya ihtilal Fransa'sı ile ittifak yapmayı tercih etmiştir. Napoleon'un Osmanlı egemenliğindeki Mısır'ı istila harekatına İspanyol gemilerinin de destek olması ve İstanbul'daki İspanyol elçisinin Fransızlara yardım etmesi Osmanlı-İspanyol ilişkilerinde önemli bir kırılma noktası oldu. Fransız İhtilali'nin ve Napoleon'un Mısır'ı istilasının yarattığı gerginlik İstanbul'da Fransız yanlısı ve karşıtı yabancı temsilciler arasında diplomatik bir savaş yaşanmasına sebep oldu. Bu çalışma Fransız ihtilalinin ve sonrasında değişen uluslararası dengelerin Osmanlı-İspanya ilişkilerine etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ana Altayca Gövdesonu Ünlülerinin Kutadgu Bilig’deki İzleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13543</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13543</guid>
      <author>İbrahim TAŞ</author>
      <description>1922’de Ramstedt’in ortaya attığı Altay dilleri teorisinin en önemli ses denkliklerinden birisi de Ana Altaycadaki kısa ve vurgusuz gövdesonu ünlülerinin İlk Türkçe ve devamındaki Ana Türkçe ile Ana Bulgarcada düşmüş olmalarıdır. Ancak, bu kısa ve vurgusuz gövdesonu ünlülerinin Türkçede bütünüyle kaybolmuş olduğu söylenemez. Bu ünlüler, Türkçede en iyi biçimde bazı tek heceli ve belirli eklerle türemiş çok heceli eylemlerin geniş zamanı ile belirli sayıda çok heceli türetmede korunmuş olmalıdır. Biz de bu yazımızda Karahanlı Türkçesinin en önemli eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig’de Ana Altayca gövdesonu ünlülerinin izlerini taşıyan sözcükleri tespit etmeğe çalıştık.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ertüt ~ Belek Sözcükleri Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13544</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13544</guid>
      <author>Ersin TERES</author>
      <description>Bu makalede Dîvânü Lûgati’t-Türk’te rastladığım hediye anlamına gelen ertüt (ya da artut) ve belek sözcükleri üzerinde durdum. Ertüt ya da artut sözcüğü Eski Uygurca metinlerden beri kullanılagelen bir sözcüktür. Kaşgarlı Mahmud sözcüğü “Emirin huzurunda sunulan at vb. “bir hediye (hadiyya)” biçiminde tanımlanmıştır.” Daha sonra hediye için kullanılan genel bir ifade olmuştur. İkinci sözcük olan belek de Eski Türkçeden beri “hediye” anlamında kullanılan bir sözcüktür, bazı günümüz Türk Dillerinde de yaşamaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Hikâye”ye Terminolojik Bir Yaklaşım</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13545</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13545</guid>
      <author>Necati TONGA</author>
      <description>Anlatmak, insanoğlunun en önemli ihtiyaçlarından biridir. Anlatma eylemi sosyal hayatta genel olarak sözlü ve yazılı anlatım olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkar. Roman, tiyatro, mektup, deneme, gezi yazısı, biyografi, oto-biyografi, hâtıra… insanın anlatma ihtiyacı sonucunda ortaya çıkan edebî türlerden bazılarıdır. Bu edebî türlerden biri de hikâyedir. Hikâye ve türleri, gerek doğuda gerekse batıda çeşitli kelime ve kelime grupları ile karşılanmıştır. Biz bu yazımızda çeşitli anlam katmanları olan hikâye kelimesini, terminolojik bir bakış açısıyla değerlendirmeye çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>19. Yüzyıl Metinlerinde Genel Bir Tercih: “Yahut”lu Başlık Kalıplaşması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13547</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13547</guid>
      <author>Cem Şems TÜMER</author>
      <description>Metne uygun bir başlık koymak, her dönemde edebiyatta önemli bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı dönemlerde, çeşitli sebeplerle yazarların eserlerine isim verirken ortak hareket ettikleri görülebiliyor. İşte edebiyatımızın hızla Batılılaştığı 19. yüzyılda; telif, tercüme, ilmî, edebî birçok eserde, “yahut” bağlacı kullanılarak kitaba isim vermede dikkat çekici bir yaygınlık görülmesi, bunun dönemin önemli bir tercihi ya da gizli bir modası olduğunu düşündürmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tün Sözü Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13546</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13546</guid>
      <author>Emek ÜŞENMEZ</author>
      <description>Türk dilinin önemli devrelerinden birisini de Karahanlı Türkçesi oluşturmaktadır. Karahanlı dönemine ait beş önemli eserdeki kelimelerden pek çoğu günümüze kadar ulaşmıştır. Bu kelimelerden bazıları kullanıldığı yer ve kullanıcıya göre değişik anlamlar kazanmıştır. Karahanlı eserlerindeki tün sözünün asıl anlamı ve yan anlamları, geçtiği esere göre türevleri ile birlikte sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CEYHAN, Âdem (2006). Türk Edebiyatı’nda Hazret-i Ali Vecizeleri, Öncü Kitap, CEYHAN, Âdem (2006). Türk Edebiyatı’nda Hazret-i Ali Vecizeleri, Öncü Kitap,</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13548</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13548</guid>
      <author>İsmail AVCI</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KILIÇ Atabey (2005). Mürîdî ve Pend-i Ricâl Mesnevîsi (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin), Akademi Kitabevi, İzmir.</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13549</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13549</guid>
      <author>Abdülkadir DAĞLAR</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YILDIZ, Osman (2008). Yûsuf u Zelihâ (Destân-ı Yûsuf) Giriş-İnceleme-Metin-Dizinler, Akçağ Yayınları, Ankara.</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13550</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13550</guid>
      <author>Özkan DAŞDEMİR</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


