






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2007 Sayı Volume 2 Issue 3 </title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=233</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>PROF. DR. TUNCA KORTANTAMER</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13376</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13376</guid>
      <author> Lütfen Seçiniz,</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Süre Açısından Türkiye Türkçesinin Sesleri Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13377</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13377</guid>
      <author>Ahmet AKÇATAŞ</author>
      <description>Konuşmada geçen süre, en küçük birim olan sesler için de incelenmelidir. Bu sebeple makalemizde sesleri süreleri bakımından inceleyen araştırmaları değerlendirerek Türkiye Türkçesinin sesleri bakımından sonuçlar çıkarmaya çalıştık. Süre, seslerin ne kadar sürede çıktığını gösterme şeklinde belirlenir. Süre, sesin özelliklerinden biridir. Süre, söylenen sese göredir. Süre bilgisi, sesten sese değişir. Hece, kelime, öbek, öge ve cümle düzeyleri, sesin tek başına sahip olduğu süre özelliğini yeniden düzenler. Sesin bulunduğu kelimenin hece sayısı, sesin kelimedeki yeri, konuşma hızı, konuşmacının içinde bulunduğu psikolojik durum, süreyi belirleyen ortamlardır. Türkçede sesler, süreleri bakımından, uzun, normal ve normalden daha kısa olarak üçe ayrılır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Râsih Bey'in “Üstine” Redifli Meşhur Gazelinde İkilemelerin Kullanılışı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13378</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13378</guid>
      <author>Hüseyin AKKAYA</author>
      <description>Yazdığı tek bir eserle günümüze kadar gelen sanatçılar vardır. Eski Türk edebiyatında tek bir şiirle dikkati çeken şairlerden birisi de 1144/1731-32 yılında vefat eden XVIII. yüzyıl şairlerinden Balıkesirli Rasih Bey'dir. Râsih Bey'in ikilemeler üzerine inşâ ettiği “üstine” redifli meşhur gazeli hem kendi döneminde ve hem de sonraki dönemlerde tanınan pek çok Türk şairini etkilemiş ve onlar tarafından tanzîr edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kefeli Hüseyin’in Raz-Name Adlı Eserinde Nüsha Ailesi Kurmada İzlenen Yöntem</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13379</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13379</guid>
      <author>İsmail Hakkı AKSOYAK</author>
      <description>Kefeli Hüseyin, 985/1577 yılında tefe'ül konusundaki hikâyeleri bir araya getirerek oluşturduğu eserine Sevânihü’t-tefe'ül adını verir. Eserini Kefe'de yazarak II. Gazi Giray'a ithaf eder. Müellif, Sevânihü’t-tefe'ül’den sonra fal hikâyeleri toplamaya devam eder. Bazı hikâyeleri çıkarıp bazılarını ilâve ederek Râznâme adlı eserini oluşturur. Sevânihü’t-tefe'ül’ün biri Süleymaniye Kütüphanesi Reisü’l-küttâb bölümünde; diğeri İzmir Millî Kütüphanesi’nde olmak üzere iki nüshası vardır. Her iki nüshada da 139 hikâye bulunmaktadır. Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki nüshanın müellif hattı olduğu ileri sürülmüştür. Bu tebliğ çerçevesinde Räz-näme’nin sağlıklı bir tenkitli metin neşrinin yapılabilmesi için nüsha ailesini kurmada izlenen metot ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kayserili Raşit Mehmet Efendi ve Divançesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13380</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13380</guid>
      <author>Mustafa ASLAN</author>
      <description>Divanlar dahil olmak üzere eski eserlerimizden halen kayıp olanlar vardır. Geçmişte olduğu gibi, bugün de araştırmalar sırasında bunlardan bazılarına tesadüf olunuyor ve kültür tarihimize yeni bir sayfa daha ekleniyor. Kayseri’de kendi adıyla kurduğu ve halen hizmet veren “Raşit Efendi Kütüphanesi”nin kurucusu, 18 yüzyıl devlet adamı ve Divan şairi Raşit Efendi’nin de bazı kaynaklarda yer alan şiirleri biliniyor fakat bu şiirleri ihtiva eden</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Rûhu’l- Mesnevî’de Mesnevî’nin İlk 18 Beytinin Şerh Yöntemi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13381</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13381</guid>
      <author>Ziya AVŞAR</author>
      <description>Tasavvuf, çok katmanlı bir bilgi ve yorum kategorilerinden oluşmakla birlikte, genelde ortak bir mecradan akar. Edebiyat ve sanatımızı derinden etkileyen tasavvufi anlayış, bazı temel isim ve metinler etrafında dönerek gelişir. Mevlânâ ve Mesnevî’si bu kabildendir. 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadarki süreçte Anadolu sahası Türk edebiyatında Mesnevî’nin çeşitli şarihler tarafından 30’ya yakın şerhi yapılmıştır. 18. yüzyıl ve tüm Türk edebiyatının en büyük şarihlerinden biri sayılan Bursevî’nin şerhi vasıtasıyla bu dev metni, yeni bir gözle okuyunca, kendimizi çok şaşırtıcı bir dünyanın içinde bulduk. İlk fark ettiğimiz şey, kaybımızın telafisinin ne kadar güç olduğuydu. Yorumcu, Mesnevî metni etrafında oluşan çok işlenmiş ve işlenmekte olan devasa bir kültürel ve irfanî birikimin içinden konuşmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesinin Cümle Ögeleri Yönünden Karşılaştırılması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13382</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13382</guid>
      <author>Ekrem AYAN</author>
      <description>Tarih boyunca gelişen, yeni kollara ayrılan ve çok geniş bir sahaya yayılan Türk dili, coğrafi şartlar ve diğer politik sebeplerden dolayı kendi kolları arasında farklılıklar göstermiştir. Temelde aynı olan Türk dilinin yazı dillerini oluşturan halkları, birbirleriyle kendi dillerinde iletişim kuramaz hale gelmiştir. Türk, Türk’ün dilinden anlamaz olmuştur. Yapı bakımından tamama yakın bir oranda ortak olan Türk dilinin kolları, anlam bakımından farklılıklar kaydetmiştir. Bu makalede, Kuzey – Batı (Kıpçak) grubunun en önemli temsilcilerinden olan Kazak Türkçesiyle Türkiye Türkçesinin cümle ögeleri bakımından karşılaştırmalı bir çalışması yapılmıştır. Bu tür çalışmalar; iki lehçede var olan yakınlığı veya ortaklığı daha açık bir şekilde gözler önüne sermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tebrizli Ahmedi ve Esrar-name İsimli Mesnevisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13383</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13383</guid>
      <author>Gönül AYAN</author>
      <description>Tebrizli Ahmedi XV. yy Akkoyunlular dönemi şairlerindendir. Bu makalede Ahmedi ve onun Esrar-name isimli eseri üzerine inceleme yapılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bursalı İsmail Hakkı’nın Eserlerinden Hareketle Şiir Görüşü ve Şiir Yazma Şekli</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13384</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13384</guid>
      <author>Yaşar AYDEMİR</author>
      <description>Yazımızda, mutasavvıf şâir ve mütefekkir İsmâil Hakkı Bursavî’nin eserlerinden hareketle şiir ve şâir hakkındaki düşüncelerini ortaya koymaya çalıştık. Elimizde bulunan hacimli</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Metin Neşrinde Mecmuaların Rolü ve Karşılaşılan Problemler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13385</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13385</guid>
      <author>Yaşar AYDEMİR</author>
      <description>Bildirimizde ele alınan mecmua, bugünkü antolojilere karşılık gelen şiir defterleridir. Mecmualar, yazıldığı dönemin okuyucu zevkinin tespiti, edebiyat tarihine yansımamış yeni belgeleri içermesi, üslup çalışmalarına katkısı, şairin edebî kişiliğinin tespitine ışık tutması ve şairlerin</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Halk Kültüründe Taşlamaya Küçük Bir Örnek</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13386</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13386</guid>
      <author>Adem BALKAYA</author>
      <description>Türk halkının en önemli özelliklerinden birisi, her ferdinin az çok şair, özellikle de taşlamacı bir şair olmasıdır. Nüktedan olmak insanımızın doğal özelliğidir. Gördüğü olumsuz bir durumu şairane ifadelerle yerer. Buna alay demek kanaatimizce yanlış olacaktır. Zira yapılan şey, uyarı ve düzeltme amaçlıdır. Bu çalışmada Türk insanının bu özelliğini anlatmak adına, halk edebiyatında taşlamanın yerine değinilip örnek açısından, sıradan bir vatandaşın, taşlama ya da hiciv diyebileceğimiz şiiri işlenecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tokatlı Ebubekir Kânî Efendi’nin Mensur Letâifnâme ve Hezliyyâtındaki Şerhler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13387</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13387</guid>
      <author>H. Dilek BATİSLAM</author>
      <description>18. yüzyıl Divan edebiyatı şair ve yazarlarından Tokatlı Ebûbekir Kânî'nin Letâifnâme ve Hezliyyât adıyla bilinen eseri manzum ve mensur olmak üzere iki ayrı bölümden oluşur. Eserin mensur bölümü,</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa Ülkelerinin Azınlık Politikalarında Türkçe Anadil Eğitiminin Konumu “İsveç, Fransa ve Hollanda Örnekleri”</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13388</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13388</guid>
      <author>Kadir CANATAN</author>
      <description>Bu makalede üç farklı Avrupa ülkesinde Türkçe anadil eğitiminin azınlıklar politikası içindeki yeri incelenmektedir. Avrupa ülkeleri, seksenli yılların başından itibaren göçmenlerin kalıcılığı fikrine bağlı olarak bütünleşme (entegrasyon) politikaları izlemeye başladılar ve bu çerçevede anadil eğitiminin konumunu yeniden tanımlamaya yöneldiler. İncelenen üç ülkede (İsveç, Fransa ve Hollanda) izlenen politikaların niteliğine ve zaman içinde değişmesine bağlı olarak anadil eğitimine verilen önemde anlamlı farklılıklar olduğu görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şerh-i Mütûn Profesörü Ömer Ferit Kam’ın Âsâr-ı Edebiye Tetkikatı Adlı Eseri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13389</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13389</guid>
      <author>Halil ÇELTİK</author>
      <description>Şerh-i Mütûn Profesörü Ömer Ferit Kam, 1915-1916 ders yılında Dârülfünûn (İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi'nde Âsâr-ı Edebiye Tetkikatı dersini okutmuştur. Yazar, bu derse ait notlarını Âsâr-ı Edebiye Tetkikatı Dersleri adıyla, eski harflerle yayımlamıştır. Eserini iki ana bölüm olarak düzenleyen Ömer Ferit Kam, ilk bölümünde edebiyat, nazım, nesir konularına değinmiş; bunların Avrupa'da ve Türk edebiyatında nasıl ele alındığı üzerinde durmuştur. Burada tasavvufî edebiyatla Arap ve Fars edebiyatına dair bilgiler de vermiştir. Ömer Ferit Kam, eserin ikinci bölümünde</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tenkitli Divan Neşirlerinde Nazım Şekli Problemleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13390</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13390</guid>
      <author>Halil ÇELTİK</author>
      <description>Tenkitli metin kurma yöntemi, aslında sadece edebiyata özgü olmayıp başka alanları da yakından ilgilendirir. Burada, bu yöntemin ortaya çıkışı, tarihî gelişimi, uygulama alanları ve ayrıntıları gibi konular üzerinde durulmayacaktır. Çalışmamız, tenkitli metin neşrinin şiir sahasıyla, özellikle de "nazım şekli bilgisi"yle sınırlı olacak; burada, bu alandaki problemlere işaret edilip örnekler verilecek ve çözüm önerileri sunulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İ.A. Hudyakov ve Onun Uzun Yıllar Arşivlerde Kalan Çalışması “Kratkoe Opisanie Verhoyanskogo Okruga”</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13391</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13391</guid>
      <author>Muvaffak DURANLI</author>
      <description>In this article İvan Aleksandroviç Hudyakov and his works will mentioned. He studied on Saha Turks culture. But these works lost in archives. And the last when he formed his work “Kratkoe opisanie Verhoyanskogo okruga” he was realized. The first person realized him is E. K. Pekarskiy’dir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Surûrî’nin Şerh-i Şebistân-ı Hayâl’indeki Şerh Metodu ve Hurûfîlik Yansımaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13392</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13392</guid>
      <author>Bilal ELBİR</author>
      <description>XVI. yüzyıl şerh edebiyatı açısından zengin bir yüzyıldır. Şerh-i Şebistân-ı Hayâl, Surûrî’nin şerh metodunu anlayabilmek için incelenmesi gereken bir eseridir. Harflere ve rakamlara anlamlar yüklenmesi yoluyla yapılan çalışmaların tarihi çok eskilere dayanmaktadır. İnsanoğlunun ilk yazı biçimlerini kullanarak oluşturduğu sembolik anlatıma kadar harflerin ve rakamların kullanımını götürmek mümkündür. Türk edebiyatı ve kültüründe bazen Hurûfî olmayan müelliflerin eserlerinde de Hurûfîlik kültürüyle karşılaşılabilir. Bu tür eserlerin ya da müelliflerin değerlendirilmesinde dikkatli olmak gerekmektedir. Surûrî’nin Hurûfîliği bir inanç olarak benimsediğine dair, kaynaklarda herhangi bir kayda rastlamadığımızdan sadece şârihin bu konulara ilgisi olduğu ve eserinde bunları kullandığı söylenebilir. Çalışmamızda şârihin şerh metodu ifade edildikten sonra, Hurûfîlik yansımaları ortaya konulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anılardaki Fikret</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13393</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13393</guid>
      <author>Ertan ENGİN</author>
      <description>Yeni Türk Edebiyatı’nın en önemli şahsiyetlerinden Tevfik Fikret hakkında bilgi edinmek için başvurulacak kaynaklar arasında anı kitaplarının ayrı bir yeri vardır. Söz konusu kitapları yazan edebiyatçılar, Fikret’in öğrencisi veya arkadaşı olmuş kişilerdir. Yalnızca Yapısalcı bir gözle bakılmadığı ve eserin şahsiyetle doğrudan bağlantılı olduğu düşünüldüğü takdirde bu anı kitapları da önem kazanmaktadır. Bu çalışmada Fikret’ten bahseden edebiyatçıların anıları ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Halid Said Hocayev’in “Yeni Elifba Yollarında Eski Duygu ve Hatıralarım” Adlı Eseri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13394</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13394</guid>
      <author>Fatih ERBAY</author>
      <description>Türkler tarih sahnesinde yer almaya başladıkları günden itibaren bu zamana kadar bir çok alfabe kullanmışlardır. Bu uzun soluklu yolda Latin harflerine geçiş dönemi ayrı bir önem taşımaktadır. Bu çalışmada, 1926 yılında yapılan I. Türkoloji Kurultayını merkez alarak bu kurultayın öncesi ve sonrasında Türk aydınının yaşadıklarını, yine bir Türk aydını olan Halid Said Hocayev’in penceresinden bize sunan ‘Yeni Elifba Yollarında Eski Duygu ve Hatıralarım’ adlı eser değerlendirilmeye çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ontolojik İncelemeye Dehhani’nin “eyledi” Redifli Gazeli Örneğinde Yapısalcı Bir Bakış</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13395</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13395</guid>
      <author>Mehmet Dursun ERDEM</author>
      <description>Edebiyat metinlerinde sanatsal değer bulmada analiz metotları önemli bir rol oynar. Bu bağlamda edebî metinlere uygulanan farklı analiz metotları metinlerdeki edebî değeri ortaya koyar. Bu çalışmada öncelikle bir metni varlığın katmanlarının temelinde inceleyen ontik ve ontolojik analiz metodu açısından varlığını değerlendirerek ontolojik estetik hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra ontolojik inceleme metodu Dehhânî’nin şiirlerindeki ifade, anlam, obje ve kader basamakları dikkate alınarak uygulanmıştır. Sonuç olarak, çeşitli inceleme metotları edebiyat metinlerine uygulandığında genelde şiirin katmanlarının ve sanatsal değerinin ortaya konulabildiği ve özelde de bu şiirin şekil ve içerik açısından estetik değere sahip olduğu görülecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hazar Çalışmaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13396</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13396</guid>
      <author>Saadettin GÖMEÇ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Divan Şiirinde “Cünûn Eyyâmı” Olarak Bahar</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13397</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13397</guid>
      <author>Zehra GÖRE</author>
      <description>Divan şiirinde tabiat oldukça önemli bir yer tutar. Bahar ise en çok rağbet edilen mevsimdir. Baharı konu edinen şiirler, sadece baharın getirdiği coşkunluğu, canlılığı anlatmakla kalmaz; gelenek ve göreneklerden, askeri yapıya kadar pek çok alana ayna tutar. Diğer taraftan bu şiirler tabiatın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini de yansıtan dikkat çekici örneklerdir. Mevsimlerin insan psikolojisi üzerindeki etkileri düşünüldüğünde bahar,</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pîrî Paşa-zâde Mehmed b. Abdü’l-bâkî El-Cemâlî’nin Tuhfe-i Şâhidî Şerhi: Tuhfe-i Mîr</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13398</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13398</guid>
      <author>Zehra GÜMÜŞ</author>
      <description>Çoğu kaynakta bahsi bile geçmeyen manzum sözlükler Türk edebiyatı sahasında göz ardı edilen eserlerdir ve sadece Klâsik Türk Edebiyatı sahasının değil aynı zamanda içerdikleri kelimeler bakımından Türk leksikolojisinin de önemli malzemelerindendir. Manzum sözlükler hacmi küçük, faydası çok ve ezberi kolay eserlerdir. Bu sözlüklerin yazılıştaki asıl amacı sıbyân mektebine yeni başlayan çocuklara kolaylıkla kelime ezberletmek, edebî sanatları ve bunun yanında aruz veznini ve taktî’i öğretmektir. Anadolu sahasında yazılan manzum sözlük sayısı elliyi geçmektedir. Ancak bunlar arasında metinleri neşredilenlerin sayısı henüz dörttür. Tuhfe-i Şâhidî manzum sözlükler arasında en çok rağbet gören, Türkiye’deki kütüphanelerde, koleksiyonerlerde, yurt dışındaki kütüphanelerde yüzlerce nüshası bulunan ve 1848–1867 yılları arasında 5 kez basılan bir sözlüktür. Bu eserin yazılış amacı Mesnevî’de geçen “garîb” yani anlaşılması güç olan kelimeleri derlemek ve açıklamaktır. Bu eser, hakkında bir doktora tezi hazırlanmıştır ve 2006 yılında neşredilmiştir. Manzum sözlüklere yazılan şerhler ise hâlâ keşfedilmeyi beklemektedir. Henüz hiçbir manzum sözlük şerhinin metni ortaya konmamıştır. Biz bu çalışma çerçevesinde Pîrî Paşa-zâde Mehmed b. Abdü’l-bâkî El-Cemâlî’nin Tuhfe-i Şâhidî’ye yaptığı şerhi, yani Tuhfe-i Mîr’i şerh metodu bakımından tanıtmaya çalışacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Divan Şiiri Karşısında Şairin Durumu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13399</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13399</guid>
      <author>Meheddin İSPİR</author>
      <description>Divan şiirinin oluşturduğu gelenek içerisinde şairin durumu ne olmalıdır? Divan şiiri geniş bir kültür birikimiyle oluşturulmuş bir çerçeveye sahiptir. Şair, bu şiir geleneğini kültüre göre oluşturmak zorundadır. Bu tür bir şiiri oluşturmakla uğraşan şair, özgün ve yaratıcı olmaya çalışmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Orhun Abidelerinde 3. Kişi İyelik Ekinden Sonra Yükleme Hâli Eki Kullanıldı mı?</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13400</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13400</guid>
      <author>Caner KERİMOĞLU</author>
      <description>Türk dili literatüründe tartışılagelen konulardan birisi, 3. kişi iyelik ekinin yapısı ve bu eki alan kelimelerin yükleme hâlindeki kullanımıdır. Tarihî metinlerde yükleme hâli için birden fazla şeklin kullanılması konunun açıklanmasını güçleştiren unsurlardan biridir. Biz, bu çalışmamızda ilk olarak, tarihî metinlerde 3. kişi iyelik eki alan kelimelerin yükleme hâlindeki kullanımları konusunda ortaya atılan görüşleri iki gruba ayırdık: 1. İyelik eki (+sI / +I) + Yükleme hâli eki (+n) 2. İyelik eki [ +(s) I (n)] + Eksiz yükleme hâli (0). Orhun Abidelerinden aldığımız örnekleri bu görüşlere göre inceledik. Daha sonra Abidelerde 3. kişi iyelik ekini alan nesne durumundaki kelimelerin hangi şekillerde karşımıza çıktığını ölür- “öldür-” fiilini esas alarak tespit etmeye çalıştık. Bu fiille kullanılan ve 3. kişi iyelik eki alan nesnelerin tümünün n sesi ile bittiğini belirledik. Son bölümde ise bu durumu, 3. kişi iyelik ekini +(s)I(n) kabul ederek, teorik bir yaklaşımla açıkladık.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Altıparmak Mehmed Efendi ve Şerh-i Telhîs-i Miftâh’ında Şerh Metodu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13401</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13401</guid>
      <author>Atabey KILIÇ</author>
      <description>Klâsik dönem Türk edebiyatında, önemli sayılan Arapça ve Farsça çeşitli eserlere tercüme ve şerhler kaleme alınmıştır. Yûsuf bin Ebu Bekr Es-Sekkâkî (Ölm. 1299) tarafından kaleme alınmış olan Miftâh’ul-Ulûm’un üçüncü bölümünde belâgat ilmi ilk kez bugün de kabul edilen “meânî, beyân, bedî” ana başlıklarına ayrılmıştır. Ancak eserin dili bir hayli girift olduğu için anlaşılması zor olmuş, bunun üzerine Kazvînî diye meşhur Celâleddin bin Abdurrahman Hatîb-i Dımışk tarafından bu üçüncü bölüm ‘Telhis´ü’l-Miftah fì’l-Me'anì ve’l-Beyän’ adı ile telhis edilmiş, yani kısaltılmıştır. Altıparmak Mehmed Efendi de bu eseri “Şerh-i Telhis-i Miftah" adı altında şerh etmiştir. Bu yazı çerçevesinde Altıparmak Mehmer Efendi’nin eserinde kullandığı şerh metodu hakkında bazı açıklamalarda bulunulacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Denizlili Mustafa B. Osman Keskin Ve Eseri Manzûme-I Keskin</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13402</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13402</guid>
      <author>Atabey KILIÇ</author>
      <description>Eski Türk Edebiyatı alanında tespit edebildiğimiz kadarıyla 30 civarında manzum sözlük vardır. Bunları Türkçe-Arapça, Türkçe-Farsça ve Türkçe-Arapça-Farsça olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Bu tebliğ çerçevesinde tanıtmaya çalışacağımız eser, Mustafa bin Osman Keskin isimli bir kişi tarafından 1758 yılında nazmedilmiştir. Müellif, "Manzûme-i Keskin" adını verdiği manzum sözlüğünde verdiği bilgilere göre Denizli'nin Kadı Köyü'ndendir. Türkçe-Arapça-Farsça üç dilli bir manzum sözlük olan eserinin Türkiye kütüphanelerinde 5 nüshasını tespit edebildik. 431 beyitlik eser sözlük çalışmaları açısından da ayrı bir önem arz etmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İki Gazellik Bir Hikâyeyi Duygu Unsurları Bakımından Okumak Dehhânî’nin ‘Olur’ ve ‘Eyledi’ Redifli Gazelleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13403</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13403</guid>
      <author>Aydın KIRMAN</author>
      <description>Bu çalışmada, Anadolu’da klâsik Türk şiirinin “lâdinî” denilebilecek ilk örneklerini verdiği çeşitli kaynaklarda vurgulanan ve XIII veya XIV. asır şairi olduğu hususu 80 yıla yakın bir süredir tartışılan Hoca Dehhânî’nin iki gazeli ele alınmıştır. İlki “olur”, ikincisi “eyledi” redifli iki gazel, muhtevaca birbirinin devamı bir duygu hikâyesi özelliği gösterdiğinden, her iki gazel birbirleriyle duygu unsurları bakımından ilişkilendirilerek okunabilir. Bu incelemede, gazellerde dile gelen duygu unsurlarından bir tip hikâyesi geliştirilmesinin ipuçları ele alınmaya çalışılmıştır. Böylece beyitlerin tavır, eda ve psikolojik gerilim unsurları açısından birbirleriyle ilişkilendirilmesi, iki gazelden tek bir tip hikâyesinin gelişiminin takip edilebileceğini göstermektedir. İki gazelin, duygu unsurları bakımından her dönem okuyucusunun kendinden bir şeyler bulacağı bir evrensellik kalitesini yakalamış olup olmadığı, birer klâsik olarak değerinin ne olduğuna dair bazı metin içi belirlemeler de, buradaki incelemenin peşine düştüğü hususlardandır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Nâbî’nin “Gelür Gider” Redifli Gazeline Yapılan İki Şerhin Metot Açısından Mukayesesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13404</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13404</guid>
      <author>Turgut KOÇOĞLU</author>
      <description>Genel olarak edebi metinleri daha anlaşılır kılmak ve açıklamak şeklinde tanımlanan “şerh” pek çok Klâsik Türk edebiyatı eserinde uygulanmıştır. Klâsik Türk edebiyatı metinleri geçmişte şerh edildiği gibi günümüzde de şerh edilmektedir. Hemen hemen 14. asırdan günümüze kadar kullanılan geleneksel şerh metodunun yanında günümüzde modern şerh metotları da kullanılarak Klâsik Türk edebiyatı ürünlerimiz izah edilmektedir. 17. yüzyıl şairlerinden Nâbî’nin gazeli, asrımız bilim adamlarından Walter G. Andrews ve İskender Pala tarafından iki farklı metotta şerh edilmiştir. Bu şârihin Aynı gazele uyguladıkları farklı şerh metodunu incelemek metin şerhi araştırmaları yönünden faydalı olabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Sanatında Bir Islah-atçı Süleyman Saim Tekcan’n Yapıtını Tekrar Okumak</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13405</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13405</guid>
      <author>Mehtap KODAMAN</author>
      <description>Süleyman Saim Tekcan Türk Sanatı ve Sanat Eğitiminde pek çok reforma hizmet etmiş bir sanatçıdır. Ulusal ve uluslarası alanda, hakkında yazılmış pek çok yayın vardır. Fakat hala yapıtları layıkıyla okunabilmiş değildir. Bu makalede onun yapıtları Hayvan Üslubu bağlamında tekrar incelenecektir. Çünkü onun sanatı, soyutlama, üsluplaştırma, vurgu, anotomiyi zorlayan asimetrik hareketler ve zoomorfik (hayvan biçimli) figürler gibi Hayvan Üslubu’na özgü nitelikler taşır. Onun resmindeki kaligrafi Münhaniye yeni bir mantık katar. Ayrıca bu çalışma onun yapıtlarındaki Huvel Baki işarını da göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Orhan Gencebay’ın Şarkılarında Klâsik Şiir Etkisi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13406</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13406</guid>
      <author>Muhammet KUZUBAŞ</author>
      <description>Bu makalede, Türkiye’nin önemli sanatçılarından biri olan Orhan Gencebay’ın şarkıları ile klâsik şiirimiz arasındaki benzerlikleri ortaya koymaya çalıştık.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Metin İncelemesi Aşamaları, Terimleri ve Bunlardan Biri: Metin Tahlili</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13407</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13407</guid>
      <author>Mine MENGİ</author>
      <description>Klasik Türk Edebiyatı dönemine ait bir yazma eserin günümüz araştırmacısı ya da okuyucusunun hizmetine sunulması, öncelikle söz konusu metnin Yeni Türk Yazısıyla kuruluşunu gerektirir. Metin kurulması ise müellifinden esere kadar bir dizi çalışmayı beraberinde getirmektedir. Bu bir dizi çalışma aşamalarını metin tespiti, metin tenkidi, metin tamiri, metin teşkili ve metin neşri olarak sıralayabiliriz. Ancak metin kurulduktan ya da kurulup neşredildikten sonra da metin şerhi ve tahlili, eserin anlaşılması, değerlendirilmesi kısacası tanıtımının yapılması açısından gereklidir. Bu bildiride kuruluşundan önce ve sonra bir edebi metin üzerinde yapılan çalışma basamakları tanıtıldıktan sonra, bu basamaklara ilişkin kullanımda olan terminoloji üzerinde durulup, terminoloji kullanımındaki sorunlar belirtilerek bunlara bazı çözüm önerileri getirilecektir. Ayrıca metin çalışmaları açısından günümüzde büyük önem arz eden metin tahlili ve tahlilin metin şerhiyle olan ilişkisi üzerinde durularak ikisinin birlikte düşünülmesi teklif edilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Manastırlı Mehmet Rıfat’ın “Mecâmiü’l-Edeb” Adlı Eserinin Fesahat Kısmı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13408</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13408</guid>
      <author>Esra ONUR</author>
      <description>Bu makalede önce kaynaklarda geçen fesahat tanımları tespit edilip sunulacak, ardından Manastırlı Mehmet Rıfat Bey’in hayatı ve eserleri kısaca anlatıldıktan sonra yazarın Mecâmiü’l-Edeb adlı eseri tanıtılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Attâr'ın İlâhî-nâmesi'ndeki İki Hikâyenin Anadolu Mesnevilerindeki İzleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13409</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13409</guid>
      <author> Nezahat ÖZTEKİN,</author>
      <description>Mevlânâ’nın Anadolu sahasında Farsça kaleme aldığı Mesnevî’sinin yine aynı sahada kendisinden sonra çeşitli şâirlerce yazılmış Türkçe mesnevîleri şekil ve konu olarak etkilediği bilinmektedir. Mevlânâ’dan 2-3 asır önce yaşamış, İran edebiyatının klâsik şâirlerinden Ferîdüddîn-i Attâr ise başta Mantıku’t-Tayr adlı eseri olmak üzere İlâhî-nâme, Tezkiretü’l-Evliyâ gibi eserleriyle hem Mevlânâ’yı hem de Mevlânâ’dan sonraki Türk şâirlerini etkisi altında bırakmıştır. Bu çalışma çerçevesinde Attâr'ın İlâhî-nâmesi’ndeki iki hikâyenin, kahramanlar ve olay örgüsünde kullanılan motifler yönünden Anadolu sahasında kaleme alınmış Işk-nâme, Hurşid-nâme, Hüsrev ü Şîrîn ve Süheyl ü Nev-bahar mesnevîlerine etkisi üzerinde durulacak; İlâhî-nâme’nin, bu mesnevîlerin prototipi olduğu ispatlanmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şerhu Gazeliyyâtu’s-Sultân Murâdu’s-Sâlis</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13410</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13410</guid>
      <author>Kezban PAKSOY</author>
      <description>Metin açıklamaya yönelik çalışmalar olan şerhler Eski Türk Edebiyatı’nda geniş bir yer tutmaktadır. Bu eserler şerh edilen eserin okuyucu tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlamaya, metnin anlam dünyasını aydınlatmaya ve açıklamaya yönelik eserlerdir. Bu amaçla manzum ve mensur pek çok esere yine manzum ve mensur şerhler yazılmıştır. Bizim bu tebliğimiz çerçevesinde tanıtmaya çalışacağımız metin Sultan III. Murad’ın Farsça şiirlerine Şemseddin Sivâsî’nin yazmış olduğu şerhten oluşan bir eserdir. Süleymaniye Kütüphanesi Amcazade Hüseyin Paşa Kitaplığı’nda 282/2 numarada kayıtlı olan bu eser bir mecmuanın içinde yer almakta ve 40 varaktan oluşmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hâkim Seyyid Mehmed Efendi’nin “Nazire-i Hilye-i Hâkanî” Adlı Eseri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13411</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13411</guid>
      <author>Yakup POYRAZ</author>
      <description>Milletimizin Hz. Peygambere duydukları sevgi ve saygının bir eseri olarak mevlit, na’t gibi edebi türler çıkmış ve bunlar aracılığıyla şairler sevgilerini Yüce Sevgili’ye sunmuşlardır. Bu türlerin en önemlisi de hilyedir. Hilye, Hz. Peygamber’in kelimeler vasıtasıyla yapılan bir çeşit fizikî ve ruhî portresidir ki bu şiirlerde açıkça peygamber sevgisi işlenir. Türk edebiyatında bilinen en önemli hilye, 16. yüzyıl şairlerinden Hâkanî Mehmet Bey’e aittir. Hâkanî’ye özenen birçok şair yazıldığı dönemden günümüze kadar Hilye-i Hâkanî adlı esere birçok nazire yazmıştır. Bunların içerisinde önemli sayılan bir hilye de 18. yüzyıl</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Er Tabıldı Destanında Kadın Tipler</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13412</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13412</guid>
      <author>Ahmet SAÇKESEN</author>
      <description>“Er Tabıldı Destanında Kadın Tipleri” konusunda hazırlanan bu makalede, Türk Kadınının toplum içerisindeki önemi ve edebi yaratmalarımızdaki işlevi tarihsel süreç içerisinde incelenecektir. Bildirinin inceleme kısmında ise, Türk Destan geleneğinde önemli bir yer tutan Er Tabıldı Destanı’nda yer alan kadın tipleri, “ideal eş ve anne tipi”, “ideal sevgili tipi” ve “yardımcı tip” başlıkları altında üçlü tasnif sistemi esas alınarak destanda konu edilen kadın tipleri açıklanacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Re-establishment Of Ottoman-Spanish Relations In 1782</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13413</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13413</guid>
      <author> Hüseyin Serdar TABAKOĞLU,</author>
      <description>Osmanlı İmparatorluğu ve İspanya arasındaki münasebetler daha çok 16.yüzyılda; iki devletin de Akdeniz coğrafyası içinde siyasi egemenlik mücadelesi içine girdikleri dönemde yoğunlaşmış ve zirveye ulaşmıştır. Ancak 16. yüzyılın sonlarından itibaren iki devlet de yeni siyasi rakiplerle karşılaşmış ve karşılıklı olarak mücadeleyi terketmişlerdir. Ancak iki devlet arasında sadece bir ateşkes imzalanmış, resmi bir barış antlaşması imzalanmamıştır. 17. ve 18. yüzyıllar boyunca bu Osmanlı ve İspanya imparatorlukları gitgide güçten düşmüş ve dünya siyasetinde önde gelen konumlarını kaybetmişlerdir. Bu makale 1782 yılında imzalanan Osmanlı-İspanya ahidnamesi ile ilişkilerin yeniden kurulmasını ve iki devlet arasındaki tarihsel benzerlikleri konu almaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Süreli Yayınlar Bağlamında Bazı Çevriyazı Sorunları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13414</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13414</guid>
      <author>Ahmet TANYILDIZ</author>
      <description>Eski yazılı metinlerin neşrinde çeviriyazı işaretlerinin nasıl kullanılacağı hususunda günümüze kadar birçok çalışma yapılmasına rağmen kullanım birliğine henüz varılamamıştır. Bildirimizde 2000 yılı sonrası süreli yayınlarında yayınlanan seçilmiş örnek çalışmalar üzerinde konunun bu yönüne değinilmiş; mutabakatlar ve farklılıklara işaret edilerek tutum birliğine ilişkin tespit ve önerilerimiz belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Divan Şiiri'ne Modern Metin Çözümleme Yöntemlerinden Bakmak</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13415</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13415</guid>
      <author>Dursun Ali TÖKEL</author>
      <description>Edebiyatın bilimsel keşif ve teknolojik varlıkların seyrini takip eden bir yönü vardır. On dokuzuncu yüzyıldaki büyük edebi değişimler dil ve edebiyat çalışmalarını da derinden etkilemiştir. Saussure’den sonra Batı dünyasının dil ve edebiyata bakışı değişmiştir. Bu bakış yapısalcılıkla beraber dil çalışmalarını, dilsel varlıkların algılanışını ve değerlendirilişini toptan değiştirmiştir. Modern çağlarda, modernizm, yapısalcı akımlar, post-modernizm, göstergebilim, anlambilim gibi dil ile doğrudan veya dolaylı ilgisi olan bütün bilimsel anlayışlar, edebiyat biliminin edebi metinlere bakışına yepyeni boyutlar getirmektedir. 20. yüzyılın son çeyreği, Divan şiiri metinlerini asırlar boyu yorumlama çabası sayılan geleneksel şerh metodu yanında modern çözümleme yöntemleri ile de anlamaya çalışma gayretlerinin görüldüğü dönem olmuştur. Bu tebliğ, bütün bu modern çözümleme yöntemlerinin</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fuzûlî’nin “Usanmaz mı” Redifli Gazelinin Yapısalcılık Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13416</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13416</guid>
      <author>Sibel ÜST</author>
      <description>Bu makalede Fuzuli’nin “usanmaz mı” redifli gazelinin yapısalcılık açısından incelenmesi ele alınışından bahsedilmiştir. Öncelikle dilbilim ve yapısalcılık hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra şiir açıklanmış ve yapısal özellikleri gösterilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Klâsik Türk Edebiyatı Çalışmalarında Bilişim Teknolojisinden Yararlanma ve E-Kütüphane Uygulamaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13417</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13417</guid>
      <author>İlyas YAZAR</author>
      <description>Klâsik Türk Edebiyatı çalışmalarında kullanılan geleneksel yöntemler ve uygulamalar, günümüzde önemini korumakla birlikte, bilişim çağının sağladığı imkânlar, söz konusu yöntem ve uygulamaları yeniden şekillendirmektedir. Bilişim teknolojisi sahasında kaydedilen gelişmeler ve e-kütüphâne uygulamaları, diğer bilim dallarında olduğu gibi, Klâsik Türk Edebiyatı alanında yapılan çalışmalara ve bu sahada takip edilen araştırma yöntemlerine önemli katkılar sağlamakta ve alternatifler sunmaktadır. Bilişim teknolojisi araçlarından başta bilgisayar olmak üzere buna bağlı olarak geliştirilen çeşitli donanım ve yazılım ürünleri, dijital teknolojiden yararlanılarak oluşturulan bir takım projeler ile özellikle e-kütüphâne çalışmaları ile internet destekli çeşitli uygulamalar, Klâsik Türk Edebiyatı sahasındaki araştırmalara ivme kazandırmanın yanı sıra yeni yöntem arayışlarını da beraberinde getirmektedir. Makalemizde, Klâsik Türk Edebiyatı sahasında bilişim teknolojilerinden yararlanma biçimleri, bu konudaki yöntemler ve uygulamalar ile geliştirilen projeler üzerinde durulacak, e-kütüphâne uygulamalarına yer verilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>XVII. Asır Şairlerinden Allâme Şeyhî, Divanı ve Bir Kasidesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13418</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13418</guid>
      <author>Sadık YAZAR</author>
      <description>Bu çalışmada tanıtılan Allâme Şeyhî Efendi; gerek âlimlik gerekse de şâirlik yönü bakımından XVII. asır Osmanlı toplumunda önemli bir kişidir. Âlimlik yönü, müderrislik, kadılık ve nakibüleşraflık gibi görevlerinin yanında fıkhî meselelerdeki kitaplarıyla zuhur ederken; şâirlik yönü ise müretteb bir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dilinde Sözcük Türleri Tasnifi Sorunu Üzerine</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13419</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13419</guid>
      <author>Mustafa Levent YENER</author>
      <description>Sözcük türleri, Türk dilinde tartışmalı konulardan biridir. Günümüze kadar pek çok bilim adamı bu konu üzerinde durmuş ve farklı düşünceler ortaya koymuştur. Bu düşüncelerin bazıları Türkçenin doğal yapısı dikkate alınmadan İngilizce, Fransızca, Almanca gibi dillerin dilbilgisi anlayışına göre ortaya konmuş, bu da kesin ve sağlam bir sonuca varılmasını engellemiştir. Bir Altay dili olan Türkçenin Hint-Avrupa dil ailesine üye dillerin yapılarıyla açıklanması çok zor görünmektedir. Sözcük türleri sorunu Türkolojide olduğu gibi, Türk dili öğretiminde de tartışmalı bir konudur. Söz konusu bildirimizde Türkolojinin popüler bir konusu tekrar tartışmaya açılacak, bugüne kadar yapılan çalışmaların kısa bir özeti sunulduktan sonra Türkçenin kendi yapısından hareketle oluşturulan tasnif ilkelerinin ışığında bir tasnif önerisi getirilmeye çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Metin Tenkidi İle İlgili Hususlar ve Kâmî Divânı Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13420</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13420</guid>
      <author>Ali YILDIRIM</author>
      <description>Bir eski metni elde ister tek nüshası, isterse birden çok nüshası bulunsun- önce eksiksiz olarak anlama çabasına dayanan, sonra da ihtiva ettiği bilgi ve kültür unsurlarını ayırıp açıklamak, bunların doğruluk değerlerini ortaya koyarak metnin anlamını kesinleştirmek amacıyla gerçekleştirilen iki yönlü tenkit çalışması olan “metin tenkidi”, Divan edebiyatının en önemli taraflarından birini oluşturmaktadır. Bununla birlikte yayımlanmış</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Adaptasyon Meselesi, Ahmet Vefik Paşa ve Zoraki Tabib Örneği</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13421</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13421</guid>
      <author>Bayram YILDIZ</author>
      <description>Türk edebiyatında Tanzimat’la birlikte, özellikle, tiyatro alanında kullanılan kavramlardan birisi olan adaptasyona bazı aydınlar, milli tiyatronun gelişmesi ve Türk toplum yapısı üzerinde olumsuz etkiler yapabileceği görüşü ile karşı çıkmışlar; bazıları ise modern tiyatronun gelişmesine katkıda bulunacağını düşünerek desteklemişlerdir. Yaygın kanaat adaptasyona karşı çıkma yönünde iken Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den yapmış olduğu adapteler kabul görmüştür. Bu kabulde Ahmet Vefik Paşa’nın komedi türünü ve bu türün dünya edebiyatındaki en güçlü temsilcisi Moliere’i ve onun Türk toplum ve ahlak yapısına uygun oyunlarını, sağlam bir tiyatro tekniği ve sade bir dille adapte etmesinin etkisi büyüktür. Zoraki Tabib örneğinde bunu görmek mümkündür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Nev‘î’nin Münâzara-i Tûtî vü Zâğ Adlı Mesnevîsi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13422</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13422</guid>
      <author>Ömer ZÜLFEHakan TAŞ</author>
      <description>Nev‘î’nin tasavvufî remizlerle kaleme aldığı Münâzara-i Tûtî vü Zâğ adlı mesnevîsini konu edinen bu yazıda, eser hakkında kısaca bilgi verildikten sonra bilindiği kadarıyla yalnızca bir nüshası bulunan mesnevînin metin yayını yapıldı.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


