






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of Turkish Studies, Yıl 2007 Sayı Volume 2 Issue 1 </title>
    <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=231</link>
    <description>Journal of Turkish Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator>
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Ankara Bilim &amp;Uuml;niversitesi&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Kamp&amp;uuml;s&amp;uuml;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;Maltepe Mahallesi Şehit G&amp;ouml;nen&amp;ccedil; Caddesi No: 5 &amp;Ccedil;ankaya, Ankara, T&amp;Uuml;RKİYE&lt;/p&gt;
&lt;p style="margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Web: &lt;/strong&gt;&lt;a href="https://ankarabilim.edu.tr"&gt;https://ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;Telefon:&lt;/strong&gt; &lt;a href="tel:4442228"&gt;444 22 28&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;strong&gt;E-mail:&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="mailto:info@ankarabilim.edu.tr"&gt;info@ankarabilim.edu.tr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</generator>
    <item>
      <title>Türklerin ve Moğolların Tarihi İki Boyu</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13300</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13300</guid>
      <author>Saadettin GÖMEÇ</author>
      <description>Bu makalede Ergenekon destanıında kayıtlı olan Nirunlar ve Dürliginler incelenecektir. Destandaki özelliklerden hareketle Türk-Moğol müsasebetleri ortaya konulacaktır. Moğolların destanlarında geçen bu iki kabile, bu milletin etnik oluşumda önemli rol oynamaktadır. Aşine ve Aşita ailelerini örnek alarak isimlendirilen bu iki kabile, Türk-Moğol ilişkilerinin ne kadar köklü olduğunu ortaya koyacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Harputlu Hacı Osman’ın 1725 Tarihli Terekesi ve Düşündürdükleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13301</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13301</guid>
      <author>Orhan KILIÇ</author>
      <description>Ölen kişilerin mirasçılarına bıraktıkları menkul ve gayrimenkulleri içeren tereke kayıtları, sosyal ve ekonomik tarih bakımından önemlidirler. Bu araştırmada; Harput'ta yaşamış ve varlıklı bir kişi olarak bilinen Hacı Osman'ın 1725 tarihinde Harput Şer'iyye Sicili'ne kaydedilmiş olan tereke kaydı incelenmiştir. Tereke kaydından hareketle, Harput'ta yaşayan varlıklı bir Türk efendisinin evi ve sosyal hayatı hakkında bilgiler verilmiştir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe-Arapça Manzum Sözlüklerden Sübha-i Sıbyan-2 (Metin)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13302</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13302</guid>
      <author>Atabey KILIÇ</author>
      <description>Bu makalede Konya Mevlana Kütüphanesi'nde 4026 numara ile kayıtlı Sübha-i Sübyân adlı metin gün ışığına çıkarılacaktır. Yazma 72b ve 102b arasındadır. Türkçe ve Arapça sözlük niteliği taşımaktadır. Dil ve edebiyat açısından oldukça önemli bir yere sahiptir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Türkçesi Ağızlarında Tür Değiştirme Örnekleri</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13303</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13303</guid>
      <author>Ahmet GÜNŞENMehmet Dursun ERDEM</author>
      <description>Bu makalede kelimelerin isimden fiile tür değişimleri incelenecektir. Tür değiştirme konusunu Türkiye Türkçesi ağızları çerçevesinde ele alan bu çalışmada, özellikle haydi, çabuk ve yavaş kelimeleri üzerinde durulacaktır. Karadeniz ve Rumeli ağızları başta olmak üzere, birçok yörede haydi, çabuk ve yavaş kelimelerinin fiil çekim ekleri aldığını ve yüklem olarak cümlede görev yaptıklarını görmekteyiz. Birçok çalışmada isim grubu içerisindeki tür değişmleri incelenmiştir. Fakat bu çalışmada bizzat isim türünden kelimelerin hiçbir ek almadan fiil grubuna geçişleri görülecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Serrâc-zâde Hasan Hâtif (Hayatı ve Eserleri)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13304</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13304</guid>
      <author>Selami ECE</author>
      <description>Hâtif 17-18. yüzyılda yaşamış bir şairdir. Bursalı olan şairin asıl ismi Hasan’dır ve Serrâczâde veya Eğerci-zâde lakabıyla bilinir. Kaynaklarda şairin eserlerinden söz edilmediği gibi biyografisi hakkında verilen bilgiler de çelişkili veya eksiktir. Bu çalışmada, şairin eserlerinin külliyatı, müellif hattı nüsha üzerinden tanıtılıp biyografisine dair problemler incelendi.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>XVIII. Yüzyıl Sonları Rus ve Avusturya Savaşları Esnasında Osmanlı Devletinde Bir Uygulama: İstanbul’da İçki ve Fuhuş Yasağı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13305</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13305</guid>
      <author>Osman KÖSE</author>
      <description>III. Selim, Rusya ve Avusturya ile savaşların cereyan ettiği 1789 yılında Osmanlı tahtına çıkmıştır. Bu dönem, uzun yıllar süren savaşların, devlet ve toplum hayatında oluşturduğu bazı zafiyetlerin ortaya çıktığı zamanlardır. Bu makalede, savaşlar devam ederken göreve gelen III. Selim’in toplumda gördüğü bu bozulmanın önüne geçmek için İstanbul’da uygulamaya çalıştığı içki ve fuhuş yasağı incelenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk İnkılabında Milli Kültürün Yeri ve Halkevi Çalışmaları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13306</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13306</guid>
      <author>Nurcan TOKSOY</author>
      <description>Mustafa Kemal Atatürk, Türk İnkılâbını gerçekleştirirken özellikle Milli Kültüre büyük önem vermiştir. Türk Milli Kültürünün araştırılması ve ortaya çıkarılması için özel çalışmalarda bulunmuştur. Bu faaliyetler yapılırken halkın ve dönemin okumuş kesiminden önemli ölçüde faydalanmayı planlamıştır. Milli kültürün araştırılması ve halka yaygınlaştırılması amacıyla dönemin halkevlerinde büyük projeler başlatılmış ve kültürün her alanında geniş kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. Açıldığı 19 Şubat 1932’den 1950’ye kadar 18 yıl boyunca halkevlerinde bu konuyla ilgili olarak gerçekleştirilen atılım çok hızlı gelişmiştir. Halkevleri bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından, Türk milletinin geleceğini ebedileştirmek ve vatanı korumak için kurulmuş bir kültür ve aydınlanma kurumu olmuştur. Türk milletinin geleceğinin tehlikeye düşmemesi için, bütün vatandaşları ortak bir kültür etrafında toplayarak, her alanda ve özellikle Türk milli kültürünün geliştirilmesi konusunda pek çok çalışmalarda bulunmuştur. Kısaca milletin kütle halinde irfanını artıracak bir yuva haline getirilmiş ve hiçbir terbiye ve telkin müessesesinin yapmadığı işi yapmakla mükellef olmuştur. Ülkenin en ücra köşesindeki köyünden büyük merkezlere kadar kültür çalışmalarıyla ilgili olarak teşkilatlanılmıştır. Böylece Türk milleti bir yürek haline getirilmiş, bütün vatandaşlar aynı amaç etrafında birleştirilmiştir. Kasabalarda ve köylerde başlatılan okuma-yazma seferberlikleri, şehirlerde, kasabalarda ve köylerde oluşturulan kitaplıklar, yürütülen kültür araştırmaları aynı amaca yönelik olmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Osmanlı Dönemi Konya’sında Medrese Kurucusu ve Patronu Olarak Sufiler ve Âlimler (18.-19. Yüzyıllar)</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13307</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13307</guid>
      <author>Yasar SARİKAYA</author>
      <description>Osmanlı Devleti’nin Anadolu’daki önemli vilâyetlerinden birisi, hiç kuşkusuz, daha önce Bizanz İmparatorluğu döneminde Hristiyanlar açısından da mühim bir şehir olan Konya’dır. Selçuklu hâkimiyetinde yıldızı parlayan ve 12. yüzyılın sonlarına doğru İslam dünyasının en önemli siyaset, bilim ve kültür merkezi olarak yükselen şehir, Selçukluların dağılmasından sonra önemini yavaş yavaş yitirmiş ve Osmanlılar döneminde de uzunca bir süre çevre şehir (periferi) olarak kalmıştır. Osmanlı hâkimiyetindeki Konya’da, bazı istisnalar dışında 18. yüzyıla kadar yeni eğitim müesseselerinin kurulmamış olması, bu itibar kaybının en çarpıcı göstergesidir. Fakat 18. yüzyıldan itibaren Konya hem siyasî, hem dinî-tasavvufî bakımdan yeniden yükselişe geçmiştir. 1680’lerden itibaren, özellikle eğitim alanında, hızlı bir gelişme kaydedilmiştir. Bunu, sayıları 19. yüzyılda hızla yükselen, çok sayıdaki yeni medrese, mekteb, tekke v.s.’nin kuruluşundan anlıyoruz. Osmanlı döneminde Konya’da kurulduğu tespit edilen toplam 49 medresenin 45`inin kuruluşu, bu dönemde gerçekleşmiştir. 19. yüzyılın sonlarına doğru, Osmanlı Devleti’nde, eğitim-öğretim faaliyetlerine açık en fazla medresenin Konya vilâyetinde bulunduğu, vilâyet sâlnâmelerinin verilerinden anlaşılmaktadır. Medrese kurma çalışmalarında görülen bu patlamanın yanı sıra Konya’da aynı dönemde çok sayıda mekteb, tekke, zâviye ve camî’nin ortaya çıktığı dikkati çekmektedir. Bütün bunlara ilaven, 18. yüzyılın başlarından itibaren vilâyetin değişik yerlerinde kütüphânelerin açıldığını, buralara, dönemin geçerli kitaplarının ve İslam bilimlerinin standart eserlerinin vakfedildiğini görmekteyiz. Bütün bu çalışmaların, Konya’yı, yeniden büyük bir eğitim ve kültür merkezi haline getirdiği açıktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karaçay-Malkar Nart Destanları</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13308</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13308</guid>
      <author>Adilhan ADİLOĞLU</author>
      <description>Kafkasya coğrafyasında yaşayan halkların ortak kültür ürünlerinden biri olan Nart destanları, Karaçay-Malkar Türklerinin halk edebiyatında da önemli bir yer teşkil etmektedir. Karaçay-Malkar Türkleri dışında; Çerkes, Abhaz-Abaza, Oset, Çeçen-İnguş ve Kumuk Türklerinin folklorunda da yer alan Nart destanları birçok yönden birbirlerine benzemekle birlikte bu destanların her birinin kendisine has birtakım millî vasıfları barındırdığı ve aralarında bazı farklılıkların olduğu dikkat çekmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Mücadele’de Mustafa Kemal İle Papa Mektuplaşması</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13309</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13309</guid>
      <author>Zeki ÇEVİK</author>
      <description>uygulamalarıyla kaos ortamına sürüklenen Anadolu ve Trakya’da gayrimüslim unsurlardan Rum ve Ermeniler İtilaf Devletleri’nin kışkırtmalarıyla terör hareketlerine giriştiler. Müslüman Türkler ise kısa süre içinde vatanlarını, can ve mallarını korumak için örgütlenip harekete geçtiler. Böyle bir ortamda Papa’nın Ankara’da bulunan Mustafa Kemal Paşa ile karşılıklı mektuplaşmaları ilginçtir. Bu çalışma o dönemde diplomatik bir kesiti ortaya koymaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>XIX. Yüzyılda Balıkesir’de Giyim-Kuşam Zevki ve Bir Kumaş Tüccarı</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13310</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13310</guid>
      <author>Zübeyde GÜNEŞ YAĞCISerdar GENÇ</author>
      <description>Osmanlı sosyo-ekonomik tarihinin en önemli kaynaklarından biri olan tereke defterleri sayesinde Osmanlı toplumunu oluşturan yapıyı ortaya koymak mümkündür. Tereke kayıtlarının incelenmesi ile kayıt edildiği döneme dair durağan da olsa veriler bulmak, geçmişi hayal etmenin bir yoludur. Ayrıca bu kayıtlar toplumun her katmanındaki insanların tercihleri ve yaşam biçimleri hakkında bilgiler de sunarlar. Özellikle giyim-kuşam hakkındaki tercihler, insanların sosyal statülerini ve ekonomik güçlerini ele vermektedir. Bu çalışmada amaç, XIX. yüzyılın ikinci yarısına ait bir tüccarın tereke kaydına dayanarak, Osmanlı taşrasında orta ölçekli bir şehir olan Balıkesir’deki giyim kuşam zevkini ve bu anlamda halkın ihtiyaçlarını tespit etmeye çalışmaktır. Tabii ki ele aldığımız dönem bütün dünyada olduğu gibi Osmanlı Devleti’nde de her alanda değişimin yaşandığı bir dönemdir. Bu değişim Balıkesir’e yansımış mıdır? Eğer yansıdı ise nasıl ve hangi oranda gerçekleşmiştir? Bu soruların cevapları, temel kaynağımız olan Balıkesirli bir tüccar Hacı Halil’in terekesi çerçevesinde verilmeye çalışılacaktır. Terekedeki veriler ışığında Balıkesir’deki halkın giyim-kuşam zevkini ele alırken geçmiş dönemlerle kıyaslama yapılarak geçmişten beri süregelen değişimin de üzerinde durulacaktır. Hacı Halil’in terekesi sayesinde Balıkesirlilerin ticari bağlantılarını, nasıl alışveriş yaptıklarını, aldıkları malların bedelini nasıl ödediklerini de tespit edebiliriz. Bir tüccara ait verilerden hareketle, XIX. yüzyıl Osmanlı toplumunun sosyo-ekonomik yapısına, yakından bakabileceğimiz bir kesit oluşturmuş olacağız.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Başkaldıran Kadının Dramı: Kurban</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13311</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13311</guid>
      <author>Mehmet GÜNEŞ</author>
      <description>Kadın meselesi Türk tiyatrosunda önemli bir yer tutar. Güngör Dilmen’in Kurban adlı oyunu erkek egemen törelere başkaldıran Zehra adlı kadınının dramını konu alır. Zehra’nın mücadelesi bireysel olmakla birlikte, toplumsal anlam da taşımaktadır. Yazar, Zehra aracılığıyla toplumsal eleştiri yapmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye Hazin Bir Göç Hikâyesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13312</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13312</guid>
      <author>Osman Kubilay GÜL</author>
      <description>ÖZET Doğu Türkistan'da yaşayan Uygurlardan bazıları Çin'in baskısı nedeni ile 1961 yılında vatanlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Bu kafile önce Afganistan'a gelmiştir. Burada Birleşmiş Milletler tarafından korumaya alınmışlardır. Çin tarafından Afganistan'a yapılan baskılar sonucunda ise Türkiye'ye göç etmişlerdir. Bu makalede göçün ayrıntıları ve göçenlerin şimdiki durumu hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Sivas Kongresi Bibliyografyası Denemesi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13313</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13313</guid>
      <author>Fatih Mehmet DERVİŞOĞLU</author>
      <description>Bu çalışma, Mustafa Kemal’in Erzurum Kongresi öncesi ve Sivas Kongresi vesilesiyle değişik tarihlerde ikamet ettiği? Millî Mücadele günlerindeki Sivas şehri ve 4 Eylül Sivas Kongresi hakkındaki kaynakların değerlendirme denemesidir. Çalışmamızda, Sivas Kongresi ile alâkalı görülen eserler, değişik başlıklar altında, toplanıp tasnif ve tetkik edilmiş. Çalışmanın amacı, bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara yardımcı olmaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkellere Ait Anlatılarda Rüya Motifi</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13314</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13314</guid>
      <author>Muhammet KUZUBAŞ</author>
      <description>İnsanoğlu, tarih boyunca rüyayı ve rüyanın mahiyetini merak etmiş; onu yorumlamaya ve anlamaya çalışmıştır. İnsanların bu merakı, edebî ürünlere de sirayet etmiştir. Bu çalışmada eski toplumlardaki rüya anlayışının edebi eselere nasıl yansıdığı incelenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dünyası Edebiyatlarında Nevrûz Konulu Şiirler Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13315</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13315</guid>
      <author>Mehmet TEMİZKAN</author>
      <description>Nevrûz, Türkler tarafından destan döneminden itibaren yeni bir yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve bir bayram olarak kutlanmıştır. Günümüzde de, bütün Türk boyları arasında bayram olarak bilinmekte ve kendine özgü törenleri bulunmaktadır. Nevrûzun bir diğer özelliği de, bütün Türk boylarının sözlü ve yazılı edebiyatlarında işlenen ortak temeledan biri olmasıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DOĞAN, Muhammed Nur (2006). Fatih Divanı ve Şerhi, Yelkenli Yayınları, İstanbul.</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13316</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13316</guid>
      <author>Sibel ÜST</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖZKAN, Mustafa (2000). Türk Dilinin Gelişme Alanları ve Eski Anadolu Türkçesi, Filiz Kitabevi, İstanbul</title>
      <link>https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13317</link>
      <guid isPermaLink="true">https://turkishstudies.net/turkishstudies?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=13317</guid>
      <author>Mehmet Dursun ERDEM</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


