The Historicity of the Qurʾān and the Construction of Meaning within the Oral Culture Paradigm

Sözlü Kültür Paradigmasında Kur’an’ın Tarihselliği ve Anlamın İnşası
Author:

Number of pages:
Language:
Türkçe

Abstract

Bu çalışma, Kur’an’ın sözlü kültür ortamında nazil olmasının, ilahî kelâmın anlam dünyasını yalnızca nüzul dönemiyle sınırladığı yönündeki modern tarihselci iddiaları metodolojik ve teolojik perspektiften soruşturmak amacıyla kaleme alınmıştır. Araştırmada temel olarak; “Sözlü kültür yapısı, ilahî hitabın evrensel ilkelerini kısıtlayan ontolojik bir engel midir?” ve “Kur’an’ın somut tarihsel gerçeklikle kurduğu temas, onun zamanlarüstü aşkın niteliğiyle nasıl telif edilebilir?” sorularına akademik bir zemin üzerinde cevap aranmıştır. Bu süreçte klasik tefsir, kelâm ve fıkıh usulü literatürü ile çağdaş akademik yaklaşımlar, mukayeseli ve eleştirel bir analiz yöntemiyle irdelenmiştir. Araştırma sonucunda, sözlü kültürün Kur’an mesajını daraltan bir mahfaza değil, aksine mesajın hedef kitle tarafından en yüksek düzeyde idrak edilmesini ve nesilden nesle aktarılmasını sağlayan dinamik bir dilsel vasıta olduğu saptanmıştır. Klasik İslâmî ilimler geleneğinde sebeb-i nüzul, örf ve toplumsal bağlam gibi unsurların evrenselliği gölgeleyen birer pranga değil, ilahî iradenin muradını tespit etmeye yarayan hermeneutik anahtarlar olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, Kur’an’ın nüzul toplumunun kültürel ve semantik kodlarını kullandığını, ancak bu kodları aşarak insanlığın tamamına hitap eden evrensel bir ahlakî-hukukî nizam vazettiğini göstermektedir. Sonuç olarak, tarihselci yaklaşımların mesajın evrenselliğini ikincil plana iten indirgemeci yorumlarının, Kur’an’ın ilahî ve aşkın tabiatını göz ardı etme riski taşıdığı; bu nedenle vahyin tarihsel bağlamı ile evrensel mesajının bütüncül bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur.

Keywords

Abstract

This study investigates modern historicist claims asserting that the emergence of the al-Qurʾān within an oral culture limits its semantic horizon to the period of nuzūl. From methodological and theological perspectives, it examines whether oral structures constitute an ontological barrier to universal principles and how the al-Qurʾān’s contact with concrete historical reality can be reconciled with its supra-historical transcendence. To this end, classical tafsīr, kalām, and uṣūl al-fiqh literature, along with contemporary academic approaches, are analyzed through a comparative and critical method. The research demonstrates that oral culture serves not as a restrictive container, but as a dynamic linguistic medium facilitating the profound comprehension and transmission of the message. In the classical Islamic tradition, asbāb al-nuzūl, ʿurf, and social context are identified as hermeneutic keys for discerning the divine intent (murād) rather than shackles on universality. The findings indicate that while the al-Qurʾān employs the specific cultural and semantic codes of the society of revelation, it transcends these boundaries to establish a universal moral-legal order for all humanity. Ultimately, the study contends that reductionist historicist interpretations risk overlooking the divine and transcendent nature of the al-Qurʾān, necessitating a holistic reassessment that integrates historical context with the universal message of the text for modern times.

Keywords

Article Statistics

Number of reads 9
Number of downloads 7

Share

Turkish Studies-Comparative Religious Studies
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.