Belâgat ilmi, sözün fasih, yerinde ve muhatabın seviyesine uygun biçimde kullanılmasını konu edinen bir disiplindir. Bu bağlamda, delil getirme yöntemi belâgat çalışmalarında önemli bir yer tutmakta; genellikle Kur’ân-ı Kerîm, Arap şiiri ve hadis-i şeriflere müracaat edilmektedir. Hz. Peygamber’in gerek dini tebliğ esnasında gerekse günlük konuşmalarında kullandığı dil, fesahati ve beliğ üslûbuyla dikkat çekmektedir. Onun sözlerinde yer alan edebî güzellikler ve mecazlı anlatımlar, yalnızca içeriğiyle değil, üslup açısından da belâgat ilminde istişhâd değeri taşımakta ve Arap dilinin ifade gücünü ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, belâgat ilmine dair meselelerde kaynaklarda istişhâd amacıyla zikredilen hadislerin değeri ele alınmış; ilgili rivayetlerin tahrîci yapılmak suretiyle sıhhat durumları değerlendirilmiş ve içerdiği söz sanatlarıyla ilişkileri incelenmiştir. Araştırmada ağırlıklı olarak belâgatın bedî‘ başlığı altındaki edebî sanatlara dair örneklere yer verilmiş, yer yer beyan bölümünde değerlendirilen söz sanatları da incelenmiştir. Ayrıca, çalışmada hadislerin dil ve üslup yönünden istişhâd amacıyla kullanımına dair klasik dönem âlimlerinin görüşleri sunulmuş; istişhâdı kabul eden ve reddeden yaklaşımlar ile bu yaklaşımların dayandığı deliller ortaya konulmuştur. Çalışma kapsamında, yirmi bir başlık altında otuz rivayet ele alınmıştır. Ele alınan kaynaklarda bazı müelliflerin hadislere yoğun biçimde yer verdiği, bazılarının ise bu rivayetlerden sınırlı ölçüde faydalandığı tespit edilmiştir.
The science of Balagha (Arabic rhetoric) focuses on the eloquent, contextually appropriate, and audience-sensitive use of language. Within this discipline, the method of adducing textual evidence (istishhād) holds significant importance. Scholars frequently reference the Qur’an, pre-Islamic Arabic poetry, and Hadith in their rhetorical analyses. The Prophet Muhammad's language, marked by eloquence and rhetorical mastery both in his religious teachings and everyday speech, is particularly noteworthy. His use of figurative expressions and literary beauty not only conveys content but also reflects stylistic excellence, thus serving as a valuable reference in the study of Balagha and demonstrating the expressive power of the Arabic language. This study evaluates the scholarly use of Hadith as evidentiary sources in discussions related to Arabic rhetoric. The selected Hadiths have been analyzed through the process of takhrīj (source authentication), with an assessment of their reliability and their relation to rhetorical devices. The research primarily focuses on literary arts categorized under the badīʿ section of Balagha, while also occasionally examining examples from the bayān section. Furthermore, the views of classical scholars regarding the rhetorical citation of Hadiths are presented, encompassing both supportive and critical perspectives along with their respective arguments. The study investigates thirty Hadith narrations under twenty-one rhetorical headings, revealing that while some authors extensively incorporate Hadiths in their works, others make limited use of them.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.