Bu makale, tasavvuf geleneğinde mûsikî konusuyla ilgili olarak sufilerin tefsir eserlerindeki düşüncelerini incelemeyi amaçlamaktadır. Tasavvuf geleneğinde, mûsikî tartışmaları, sufilerin manevi yaşam dinamiklerinden ayrı düşünülemeyecek temalardan biridir. Bir sufinin sosyal ve manevi hayatı, hem ruhani hem de kültürel boyutlarda mûsikî deneyimiyle sıkça etkileşime girer. Bu araştırma, sufilerin düşüncelerinde şekillenen mûsiğîn içsel anlamını ve ilahi aşkın ruhani tecrübeleriyle mûsikî arasındaki ilişkiyi analiz etmeye odaklanmaktadır. Ayrıca çalışma, mûsikî melodilerinin dinleyicileri belirli ruhani durumlara nasıl ulaştırabileceğini de ele almaktadır. Makale, sufilerin mûsikî hakkındaki görüşlerinin yalnızca estetik bir bakış açısıyla sınırlı olmadığını; aksine, nispeten sistematik bir kavramsal çerçeveye sahip olduğunu ve dinleyicinin düzeyi, amacı ve ruhani hazırlığı gibi unsurları göz önünde bulundurduğunu ileri sürmektedir.
Makale, öncelikle İslam dünyası ve tasavuf tarihinde mûsiğîn tarihçesini incelemektedir. Tarihsel boyutun ele alınmasıyla okuyucu, İslam dünyasında mûsikîle ilgili fikirlerin ortaya çıktığı bağlamı anlamış olur. Sufilerin deneyiminde mûsikî, insanın içsel boyutuna dokunan ve Tanrı’ya yaklaşmayı kolaylaştıran bir araç olarak görülür; aynı zamanda bir sâlikin ruhani mertebesine ulaşmasına yardımcı olur. Dokuzuncu yüzyıldan itibaren, mûsikî dinleme (samâʿ) uygulaması bazı sufiler tarafından benimsenmiş ve genellikle ritüel danslarla birlikte icra edilmiştir.
Bunun yanı sıra araştırma, sufilerle aynı zamanda mufassir olan şahsiyetlerin, örneğin İsmail Hakkı Bursevî, Kuşeyrî ve Âlûsî’nin, Kur’an’daki “lahw al-ḥadīṡ” (لَهْوَ الْحَدِيْثِ) ifadesini ele aldıkları tefsirleri üzerinden görüşlerini analiz etmektedir. Tarihsel olarak, İslam geleneğinde müzikal unsurlar aynı zamanda ezan ve Kur’an tilaveti gibi dini uygulamalarda da gözlemlenebilir. İsyârî (sembolik) tefsirde, ayetin dışsal anlamını açıklamaktan ziyade, onun içsel boyutunu ortaya çıkarmaya vurgu yapılır; böylece öz anlamı görünür hâle gelir.
Sonuç olarak, bu çalışma mûsiğîn yalnızca estetik bir sanat ürünü olarak değil, aynı zamanda bir sâlikin Tanrı’nın hakikatini daha derinlemesine anlamasına rehberlik eden ruhani bir araç olarak değerlendirilebileceğini öne sürmektedir. Mûsikî, ruhun aslına dönüşünü simgeleyen içsel bir araç olarak kabul edilir. Dolayısıyla tasavvufta mûsikî, yalnızca bir eğlence unsuru olmanın ötesinde, insanın içsel dönüşüm sürecinde rol oynayan bir ruhani ortam olarak işlev görür.
This article aims to examine the views of Sufi scholars on music as reflected in their Qur’anic commentaries. In the Sufi tradition, the discussion of music constitutes a theme that cannot be separated from the dynamics of the spiritual life of the Sufis. The social and spiritual life of a Sufi often intersects with musical experience, both in spiritual and cultural dimensions. This study focuses on analyzing the inner meaning of music as conceptualized in Sufi thought and the relationship between the spiritual discourse of Divine love and music. In addition, the study also explores how musical melodies can lead listeners toward certain spiritual states. The article argues that Sufi perspectives on music are not merely aesthetic in nature, but rather form a relatively systematic conceptual framework that takes into account the degree, purpose, and spiritual readiness of the listener.
The article first traces the historical development of music within the Islamic and Sufi traditions. By examining the historical dimension, readers can better understand the context in which ideas about music emerged in the Islamic world. In Sufi experience, music is often regarded as a medium that touches the inner dimension of human beings and helps them draw closer to God and attain the spiritual rank of a sālik. Since the ninth century, listening to music (samā’) has been practiced by some Sufi communities and is often accompanied by ritual movements or dance.
Furthermore, this study analyzes the interpretations of Sufi scholars who were also Qur’anic exegetes, such as İsmail Hakkı Bursevî, al-Qushayrī, and al-Ālūsī, by focusing on their commentaries on the Qur’anic phrase “lahw al-ḥadīth” (لَهْوَ الْحَدِيْثِ). Historically, musical elements within Islamic tradition can also be observed in religious practices such as the call to prayer (azan) and the recitation of the Qur’an (tilāwah). In ishārī (symbolic) interpretation, greater emphasis is placed on uncovering the inner or spiritual dimensions behind the outward meaning of the text, thereby revealing its deeper substance.
In conclusion, this study argues that music in the Sufi perspective is not merely considered an aesthetic artistic product, but also a spiritual medium capable of guiding a seeker on the spiritual path (sālik) toward a deeper understanding of the divine reality. Music is perceived as an inner instrument symbolizing the soul’s return to its origin. Thus, within Sufism, music does not function merely as entertainment but also as a spiritual medium that plays a role in the inner transformation of the human being.
Structured Abstract:
This study examines the perspectives of Sufi scholars who were also Qur’anic exegetes, such as İsmail Hakkı Bursevi in Ruh al-Bayan, al-Qushayri in Lataʾif al-Isharah, and al-Alusi in his ishari-orientated commentary Ruh al-Ma’ani, regarding the interpretation of the Qur’anic expression 'lahw al-hadith' (لَهْوَ الْحَدِيْثِ), which is often associated with music. The study seeks to re-evaluate this concept by exploring its spiritual reinterpretation within Sufi thought and to investigate how music may function as a medium of closeness to the Divine Light (nur ilahi).
Within Islamic intellectual tradition, the concept of music has been subject to diverse interpretations ranging from juridical prohibition to mystical acceptance. While the term “lahw al-hadith” is linguistically understood as “idle talk” or “vain discourse", Sufi interpretations often extend its meaning to include music within a spiritual framework. This study situates itself within the discourse that views music not merely as an aesthetic phenomenon but as a potentially transformative spiritual medium. It addresses a scholarly gap by highlighting the Sufi hermeneutical approach, which emphasises inner meaning (bāṭin) over literal interpretation, particularly in relation to Qur’anic exegesis.
This research employs a qualitative library-based method with a descriptive-analytical and historical-interpretative approach. Primary data sources include the Qur’anic commentaries Ruh al-Bayan, Lataʾif al-Isharah, and Ruh al-Ma’ani, while secondary sources consist of relevant academic journal articles. The selected works are analysed to identify and compare the exegetical perspectives of Sufi scholars regarding the concept of “lahw al-hadith” and its relation to music, with attention to their methodological and interpretive frameworks.
The findings indicate that Sufi scholars generally interpret music within a moral and spiritual framework that depends on the listener’s intention, spiritual state, and ethical condition. Practices such as 'sama' are understood as structured spiritual experiences that may facilitate the journey of the sālik toward divine proximity. Although music is sometimes categorised under “lahw al-hadith", Sufi exegetes do not interpret it uniformly as negative; rather, they emphasise its potential spiritual value when it contains moral and devotional content. Differences in interpretation arise based on contextual factors such as usage, meaning, and spiritual readiness of the individual.
The study concludes that Sufi scholars do not categorically reject music; instead, they adopt a contextual and spiritually orientated approach to its permissibility. The critique associated with “lahw al-hadith” is directed not at music itself but at the spiritual condition of the listener. When music is dominated by base desires, it may lead to deviation; however, when experienced within a disciplined spiritual framework, it can function as a means of remembrance and closeness to God. Accordingly, this study contributes to the broader academic discourse by demonstrating the nuanced Sufi understanding of music and encouraging further research on its spiritual, ethical, and hermeneutical dimensions.
Keywords: Sufism, music, Qur’anic verses, Ishari exegesis, dhikr.
Yapılandırılmış Özet:
Bu çalışma, İsmail Hakkı Bursevî’nin Rûhü’l-Beyân, Kuşeyrî’nin Letâifü’l-İşârât ve Âlûsî’nin işârî yönelimli tefsiri Rûhü’l-Maânî gibi hem sûfî hem de müfessir olan âlimlerin, Kur’ân’da yer alan ve çoğu zaman müzik ile ilişkilendirilen “lehve’l-hadîs” (لَهْوَ الْحَدِيْثِ) ifadesine dair yorumlarını incelemektedir. Çalışma, bu kavramı sûfî düşünce bağlamında yeniden değerlendirmeyi ve müziğinin ilâhî nura (nûr-i ilâhî) yakınlaşmada bir vasıta olarak nasıl işlev görebileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
İslâm fikrî geleneğinde müzik kavramı, fıkhî yasaklamalardan tasavvufî kabule kadar geniş bir yorum yelpazesine sahiptir. “Lehve’l-hadîs” ifadesi dilsel olarak “boş söz” veya “faydasız konuşma” anlamına gelse de, sûfî yorumlar bu kavramı çoğu zaman müziği de kapsayacak şekilde daha bâtınî bir çerçevede ele almaktadır. Bu bağlamda çalışma, müziği yalnızca estetik bir olgu olarak değil, aynı zamanda dönüşüm sağlayabilen manevî bir vasıta olarak değerlendiren yaklaşım üzerine odaklanmakta ve özellikle Kur’ân tefsiri bağlamında zâhirî anlam yerine bâtınî anlamı önceleyen sûfî hermenötik yaklaşımın önemini vurgulayarak literatürdeki boşluğa katkı sunmaktadır.
Bu araştırma nitel kütüphane araştırması yöntemiyle, betimleyici-analitik ve tarihsel-yorumlayıcı bir yaklaşımla yürütülmüştür. Birincil kaynaklar olarak Rûhü’l-Beyân, Letâifü’l-İşârât ve Rûhü’l-Maânî tefsirleri kullanılmış; ikincil kaynaklar olarak ise ilgili akademik makalelerden yararlanılmıştır. Seçilen eserler, sûfî müfessirlerin “lehve’l-hadîs” kavramı ve bunun müzik ile ilişkisine dair yorumlarını metodolojik ve yorumlayıcı çerçevede karşılaştırmak amacıyla analiz edilmiştir.
Bulgular, sûfî âlimlerin müziği genellikle dinleyicinin niyeti, manevî durumu ve ahlâkî hâline bağlı olarak şekillenen ahlâkî ve ruhsal bir çerçevede değerlendirdiğini göstermektedir. Semâ’ uygulaması, sâliki ilâhî yakınlığa yönlendiren düzenli bir manevî tecrübe olarak anlaşılmaktadır. Müzik her ne kadar “lehve’l-hadîs” kapsamında değerlendirilebilse de, sûfî müfessirler onu tek boyutlu bir olumsuzlukla değil, içeriğine bağlı olarak manevî değer taşıyabilen bir unsur olarak ele almaktadır. Yorum farklılıkları; kullanım bağlamı, anlam içeriği ve bireyin manevî hazırlığı gibi faktörlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.
Çalışma, sûfîlerin müziği kategorik olarak reddetmediğini; aksine onun meşruiyetini bağlamsal ve manevî bir perspektiften değerlendirdiklerini ortaya koymaktadır. “Lehve’l-hadîs” eleştirisi müziğin özüne değil, dinleyicinin içsel hâline yöneliktir. Nefsânî arzuların hâkim olduğu bir durumda mûsikî sapmaya yol açabilirken, disiplinli bir manevî çerçevede yaşandığında zikir ve Allah’a yakınlaşma vesilesi olabilmektedir. Bu yönüyle çalışma, mûsikînin sûfî düşüncede çok katmanlı bir şekilde ele alındığını göstererek literatüre katkı sağlamakta ve onun manevî, ahlâkî ve hermenötik boyutlarının daha fazla araştırılması gerektiğini önermektedir.
Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, Mûsikî, Kur’ân Âyetleri, İşârî Tefsir, Zikir
ملخص منظم
تتناول هذه الدراسة وجهات نظر علماء الصوفية الذين كانوا في الوقت نفسه مفسري القرآن، مثل إسماعيل حقّي بورسيفي في كتابه روح البيان، والقشيري في كتابه لطائف الإشارة، والعلوسي في تفسيره الموجه نحو الإشارة روح المعاني، فيما يتعلق بتفسير العبارة القرآنية «لَهْوَ الْحَدِيْثِ» (لَهْوَ الْحَدِيْثِ)، الذي غالبًا ما يرتبط بالموسيقى. وتسعى الدراسة إلى إعادة تقييم هذا المفهوم من خلال استكشاف إعادة تفسيره الروحي في الفكر الصوفي، والتحقيق في كيفية عمل الموسيقى كوسيلة للتقرب من النور الإلهي (نور إلهي).
في إطار التقاليد الفكرية الإسلامية، خضع مفهوم الموسيقى لتفسيرات متنوعة تتراوح بين الحظر الفقهي والقبول الصوفي. وفي حين يُفهم مصطلح ”لَهْوَ الْحَدِيْثِ“ لغوياً على أنه ”كلام فارغ“ أو ”خطاب باطل“، فإن التفسيرات الصوفية غالباً ما توسع معناه ليشمل الموسيقى ضمن إطار روحي. تندرج هذه الدراسة ضمن الخطاب الذي ينظر إلى الموسيقى ليس مجرد ظاهرة جمالية، بل كوسيلة روحية قادرة على إحداث التحول. وهي تعالج فجوة علمية من خلال تسليط الضوء على النهج التفسيري الصوفي، الذي يركز على المعنى الباطني (الباطن) بدلاً من التفسير الحرفي، لا سيما فيما يتعلق بتفسير القرآن.
تستخدم هذه الدراسة منهجاً نوعياً قائماً على المراجع المكتبية، مع اتباع نهج وصفي-تحليلي وتفسيري-تاريخي. تشمل مصادر البيانات الأولية تفسيرات القرآن الكريم روح البيان ولطائف الإشارة وروح المعاني، بينما تتكون المصادر الثانوية من مقالات في المجلات الأكاديمية ذات الصلة. يتم تحليل الأعمال المختارة لتحديد ومقارنة المنظورات التفسيرية لعلماء الصوفية فيما يتعلق بمفهوم ”لعب الحديث“ وعلاقته بالموسيقى، مع الاهتمام بأطرهم المنهجية والتفسيرية.
تشير النتائج إلى أن علماء الصوفية يفسرون الموسيقى عمومًا ضمن إطار أخلاقي وروحي يعتمد على نية المستمع وحالته الروحية ووضعه الأخلاقي. يُنظر إلى ممارسات مثل ”السمع“ على أنها تجارب روحية منظمة قد تسهل رحلة السالك نحو القرب الإلهي. على الرغم من أن الموسيقى تُصنف أحيانًا تحت ”لعب الحديث“، إلا أن المفسرين الصوفيين لا يفسرونها بشكل موحد على أنها سلبية؛ بل يؤكدون على قيمتها الروحية المحتملة عندما تحتوي على محتوى أخلاقي وعبادي. تنشأ الاختلافات في التفسير بناءً على عوامل سياقية مثل الاستخدام والمعنى والاستعداد الروحي للفرد.
تخلص الدراسة إلى أن علماء الصوفية لا يرفضون الموسيقى بشكل قاطع؛ بل يتبنون نهجًا سياقيًا وذو توجه روحي تجاه جوازها. ولا توجه الانتقادات المرتبطة بـ ”لعب الحديث“ إلى الموسيقى نفسها، بل إلى الحالة الروحية للمستمع. فعندما تهيمن الرغبات الدنيوية على الموسيقى، قد تؤدي إلى الانحراف؛ ولكن عندما تُعاش ضمن إطار روحي منضبط، يمكن أن تكون وسيلة للذكرى والتقرب من الله. وبناءً على ذلك، تساهم هذه الدراسة في الخطاب الأكاديمي الأوسع نطاقاً من خلال إظهار الفهم الصوفي الدقيق للموسيقى وتشجيع إجراء مزيد من الأبحاث حول أبعادها الروحية والأخلاقية والتفسيرية.
الكلمات المفتاحية: الصوفية، الموسيقى، آيات القرآن، التفسير الإشاري، الذكر.
Résumé Structuré:
Cette étude examine les points de vue d’érudits soufis qui étaient également exégètes du Coran, tels qu’İsmail Hakkı Bursevi dans Ruh al-Bayan, al-Qushayri dans Lataʾif al-Isharah et al-Alusi dans son commentaire axé sur l’ishari, Ruh al-Ma’ani, concernant l’interprétation de l’expression coranique « lahw al-hadith » (لَهْوَ الْحَدِيْثِ), souvent associée à la musique. L’étude vise à réévaluer ce concept en explorant sa réinterprétation spirituelle au sein de la pensée soufie et à examiner comment la musique peut servir de moyen de rapprochement avec la Lumière divine (nur ilahi).
Au sein de la tradition intellectuelle islamique, le concept de musique a fait l’objet d’interprétations diverses, allant de l’interdiction juridique à l’acceptation mystique. Alors que le terme « lahw al-hadith » est linguistiquement compris comme « discours futile » ou « paroles vaines », les interprétations soufies en élargissent souvent le sens pour inclure la musique dans un cadre spirituel. Cette étude s’inscrit dans le courant de pensée qui considère la musique non seulement comme un phénomène esthétique, mais aussi comme un vecteur spirituel potentiellement transformateur. Elle comble une lacune dans la recherche en mettant en avant l’approche herméneutique soufie, qui privilégie le sens intérieur (bāṭin) plutôt que l’interprétation littérale, en particulier en ce qui concerne l’exégèse coranique.
Cette recherche utilise une méthode qualitative établie sur la documentation, avec une approche à la fois descriptive-analytique et historico-interprétative. Les sources de données primaires sont les commentaires coraniques Ruh al-Bayan, Lataʾif al-Isharah et Ruh al-Ma’ani, et les sources secondaires sont des articles de revues universitaires pertinents. Les ouvrages sélectionnés sont analysés afin d’identifier et de comparer les perspectives exégétiques des érudits soufis concernant le concept de « lahw al-hadith » et sa relation à la musique, en accordant une attention particulière à leurs cadres méthodologiques et interprétatifs.
Les résultats indiquent que les érudits soufis interprètent généralement la musique dans un cadre moral et spirituel qui dépend de l’intention de l’auditeur, de son état spirituel et de sa condition éthique. Des pratiques telles que le « sama » sont comprises comme des expériences spirituelles structurées susceptibles de faciliter le cheminement du sālik vers la proximité divine. Bien que la musique soit parfois classée dans la catégorie « lahw al-hadith », les exégètes soufis ne l’interprètent pas uniformément comme négative ; ils soulignent plutôt sa valeur spirituelle potentielle lorsqu’elle comporte un contenu moral et dévotionnel. Des différences d’interprétation apparaissent en fonction de facteurs contextuels tels que l’usage, la signification et la disposition spirituelle de l’individu.
L’étude conclut que les savants soufis ne rejettent pas catégoriquement la musique ; ils adoptent plutôt une approche contextuelle et spirituelle quant à sa licéité. La critique associée au « lahw al-hadith » ne vise pas la musique en soi, mais l’état spirituel de l’auditeur. Lorsque la musique est dominée par des désirs vils, elle peut conduire à la déviation ; cependant, lorsqu’elle est vécue dans un cadre spirituel discipliné, elle peut servir de moyen de remémoration et de proximité avec Dieu. En conséquence, cette étude contribue au discours académique plus large en démontrant la compréhension nuancée de la musique par les soufis et en encourageant la poursuite des recherches sur ses dimensions spirituelles, éthiques et herméneutiques.
Mots-clés : soufisme, musique, versets coraniques, exégèse ishari, dhikr.
Resumen Estructurado:
Este estudio analiza las perspectivas de eruditos sufíes que también fueron exégetas coránicos, como İsmail Hakkı Bursevi en Ruh al-Bayan, al-Qushayri en Lataʾif al-Isharah y al-Alusi en su comentario orientado al ishari Ruh al-Ma’ani. Esto se hace en relación con la interpretación de la expresión coránica «lahw al-hadith» (لَهْوَ الْحَدِيْثِ), que a menudo se asocia con la música. El estudio pretende reevaluar este concepto explorando su reinterpretación espiritual dentro del pensamiento sufí e investigar cómo la música puede funcionar como un medio de acercamiento a la Luz Divina (nur ilahi).
Dentro de la tradición intelectual islámica, el concepto de música ha sido objeto de diversas interpretaciones que van desde la prohibición jurídica hasta la aceptación mística. Si bien el término «lahw al-hadith» se entiende lingüísticamente como «cháchara ociosa» o «discurso vano», las interpretaciones sufíes a menudo amplían su significado para incluir la música dentro de un marco espiritual. Este estudio se sitúa dentro del discurso que considera la música no solo como un fenómeno estético, sino como un medio espiritual potencialmente transformador. Aborda una laguna académica al destacar el enfoque hermenéutico sufí, que enfatiza el significado interno (bāṭin) por encima de la interpretación literal, particularmente en relación con la exégesis coránica.
Esta investigación emplea un método cualitativo basado en bibliografía con un enfoque descriptivo-analítico e histórico-interpretativo. Las fuentes de datos primarias incluyen los comentarios coránicos Ruh al-Bayan, Lataʾif al-Isharah y Ruh al-Ma’ani, mientras que las fuentes secundarias consisten en artículos de revistas académicas relevantes. Las obras seleccionadas se analizan para identificar y comparar las perspectivas exegéticas de los eruditos sufíes con respecto al concepto de «lahw al-hadith» y su relación con la música, prestando atención a sus marcos metodológicos e interpretativos.
Los resultados indican que los eruditos sufíes interpretan generalmente la música dentro de un marco moral y espiritual que depende de la intención del oyente, su estado espiritual y su condición ética. Prácticas como el «sama» se entienden como experiencias espirituales estructuradas que pueden facilitar el camino del sālik hacia la proximidad divina. Aunque la música se clasifica a veces bajo el término «lahw al-hadith», los exégetas sufíes no la interpretan de manera uniforme como algo negativo; más bien, hacen hincapié en su potencial valor espiritual cuando contiene contenido moral y devocional. Las diferencias de interpretación surgen en función de factores contextuales como el uso, el significado y la disposición espiritual del individuo.
El estudio concluye que los eruditos sufíes no rechazan categóricamente la música; en cambio, adoptan un enfoque contextual y orientado a lo espiritual respecto a su permisibilidad. La crítica asociada a «lahw al-hadith» no se dirige a la música en sí misma, sino a la condición espiritual del oyente. Cuando la música está dominada por deseos básicos, puede conducir a la desviación; sin embargo, cuando se experimenta dentro de un marco espiritual disciplinado, puede funcionar como un medio de recuerdo y cercanía a Dios. En consecuencia, este estudio contribuye al discurso académico más amplio al demostrar la matizada comprensión sufí de la música y al fomentar una mayor investigación sobre sus dimensiones espirituales, éticas y hermenéuticas.
Palabras clave: sufismo, música, versículos coránicos, exégesis isharí, dhikr.
结构化摘要:
本研究探讨了兼具古兰经注释家身份的苏菲学者——如伊斯梅尔·哈基·布尔塞维在《鲁赫·阿尔·巴扬》(Ruh al-Bayan)、库什耶里在《拉塔伊夫·阿尔·伊沙拉》(Lataʾif al-Isharah)以及阿卢西在其以"伊沙拉"(ishari)为导向的注释书《鲁赫·阿尔·马阿尼》(Ruhal-Isharah)以及阿卢西在其以"伊沙拉"(ishari)为导向的注释书《鲁赫·阿尔·马阿尼》(Ruh al-Ma’ani)中——对古兰经表述“拉赫瓦·阿尔·哈迪斯” (لَهْوَ الْحَدِيْثِ)这一表述的解读,该表述常与音乐相关联。本研究旨在通过探索该概念在苏菲思想中的精神层面的重新诠释,对其进行重新评估,并探讨音乐如何作为接近神圣之光(nur ilahi)的媒介。
在伊斯兰思想传统中,音乐的概念历来存在多种诠释,从教法上的禁止到神秘主义的接纳。尽管“lahw al-hadith”一词在语言学上被理解为“闲谈”或“无意义的言论”,但苏菲派的诠释往往将其含义扩展至精神框架内,将音乐纳入其中。本研究立足于将音乐不仅视为一种美学现象,更视为一种具有潜在转化力的精神媒介的学术话语。通过突出苏菲派的诠释方法——该方法强调内在意义(bāṭin)而非字面解释,特别是在《古兰经》注释方面——本研究填补了学术空白。
本研究采用基于文献的定性研究方法,结合描述分析与历史诠释的视角。主要数据来源包括《古兰经》注释著作《鲁赫·阿尔·巴扬》(Ruh al-Bayan)、《拉塔伊夫·阿尔·伊沙拉》(Lataʾif al-Isharah)和《鲁赫·阿尔·马阿尼》(Ruh al-Ma’ani),而次要来源则为相关学术期刊文章。通过分析所选著作,本研究旨在识别并比较苏菲学者关于“lahw al-hadith”概念及其与音乐关系的注释视角,同时关注其方法论和解释框架。
研究结果表明,苏菲学者通常在道德与精神框架内解读音乐,其解读取决于听者的意图、精神状态及道德境界。诸如“萨玛”(sama)之类的修行被视为一种结构化的灵性体验,有助于修行者(sālik)在通往神近的旅程中前行。尽管音乐有时被归类为“lahw al-hadith”,但苏菲注释家并未一概将其视为负面事物;相反,他们强调当音乐包含道德和虔诚内容时,其潜在的灵性价值。解释上的差异源于语境因素,如使用方式、含义以及个人的灵性准备程度。
本研究得出结论:苏菲学者并未一概排斥音乐;相反,他们采取一种情境化且以灵性为导向的方法来判断其可接受性。针对“lahw al-hadith”的批判并非指向音乐本身,而是指向听者的灵性状态。当音乐被低级欲望所支配时,可能会导致偏离正道;然而,若在有纪律的灵性框架内体验,它便能作为记念真主、亲近真主的媒介。据此,本研究通过阐明苏菲派对音乐的细致理解,并鼓励对其精神、伦理及诠释学维度的进一步研究,为更广泛的学术讨论做出了贡献。
关键词:苏菲主义,音乐,《古兰经》经文,伊沙里派经注,记念(dhikr)。
Структурированное резюме:
В данном исследовании рассматриваются взгляды суфийских ученых, которые также были толкователями Корана, таких как Исмаил Хакки Бурсеви в «Рух аль- Баян», аль-Кушайри в «Латаиф аль-Ишара» и аль-Алуси в его ориентированном на ишари комментарии «Рух аль-Маани», в отношении толкования коранического выражения «лахв аль-хадис» (لَهْوَ الْحَدِيْثِ), которое часто ассоциируется с музыкой. Исследование направлено на переоценку этого понятия путем изучения его духовной реинтерпретации в суфийской мысли, а также на изучение того, как музыка может служить средством приближения к Божественному Свету (нур илахи).
В рамках исламской интеллектуальной традиции концепция музыки подвергалась разнообразным интерпретациям, варьирующимся от юридического запрета до мистического признания. Хотя термин «lahw al-hadith» лингвистически понимается как «пустая болтовня» или «тщетный разговор», суфийские интерпретации часто расширяют его значение, включая музыку в духовную систему координат. Данное исследование вписывается в дискурс, рассматривающий музыку не просто как эстетическое явление, но как потенциально преобразующее духовное средство. Оно восполняет пробел в научной литературе, выдвигая на первый план суфийский герменевтический подход, который ставит внутренний смысл (батин) выше буквального толкования, особенно в отношении экзегезы Корана.
В данном исследовании используется качественный библиотечный метод с описательно-аналитическим и историко-интерпретативным подходом. К первичным источникам данных относятся коранические комментарии «Рух аль- Баян», «Латаиф аль-Ишара» и «Рух аль-Маани», а вторичные источники состоят из соответствующих статей в научных журналах. Выбранные работы анализируются с целью выявления и сравнения экзегетических точек зрения суфийских ученых в отношении концепции «лахв аль-хадис» и ее связи с музыкой, с уделением внимания их методологическим и интерпретационным рамкам.
Результаты показывают, что суфийские ученые, как правило, интерпретируют музыку в морально-духовных рамках, которые зависят от намерения слушателя, его духовного состояния и этического уровня. Такие практики, как «сама», понимаются как структурированные духовные переживания, которые могут облегчить путь салика к приближению к Богу. Хотя музыка иногда классифицируется как «лахв аль-хадис», суфийские экзегеты не интерпретируют ее однозначно как нечто негативное; напротив, они подчеркивают ее потенциальную духовную ценность, когда она содержит моральный и религиозный контент. Различия в интерпретации возникают на основе контекстуальных факторов, таких как употребление, значение и духовная готовность индивидуума.
Исследование приходит к выводу, что суфийские ученые не отвергают музыку категорически; вместо этого они применяют контекстуальный и духовно ориентированный подход к ее допустимости. Критика, связанная с «lahw al-hadith», направлена не на саму музыку, а на духовное состояние слушателя. Когда музыка находится под властью низменных желаний, она может привести к отклонению; однако, когда она воспринимается в рамках дисциплинированной духовной структуры, она может служить средством поминания и приближения к Богу. Соответственно, данное исследование вносит вклад в более широкий академический дискурс, демонстрируя тонкое суфийское понимание музыки и поощряя дальнейшие исследования ее духовных, этических и герменевтических аспектов.
Ключевые слова: суфизм, музыка, аяты Корана, экзегетика Ишари, дхикр.
संरचित सारांश:
यह अध्ययन उन सूफी विद्वानों के दृष्टिकोणों की जांच करता है जो कुरान के व्याख्याकार भी थे, जैसे कि इस्माइल हक्की बुर्सेवी 'रूह अल-बयान' में, अल-कुशैरी 'लताइफ अल-इशाराह' में, और अल-अलुसी अपनी इशारा-उन्मुख टिप्पणी 'रूह अल-मा'आनी' में, कुरानिक अभिव्यक्ति 'लाहव अल-हदीथ' की व्याख्या के संबंध में।
(لَهْوَ الْحَدِيْثِ), जिसे अक्सर संगीत से जोड़ा जाता है। यह अध्ययन सूफी विचारधारा में इसकी आध्यात्मिक पुनर्व्याख्या की खोज करके इस अवधारणा का पुनर्मूल्यांकन करने और यह जांचने का प्रयास करता है कि संगीत दिव्य प्रकाश (नूर इलही) के निकटता का माध्यम कैसे बन सकता है।
इस्लामी बौद्धिक परंपरा में, संगीत की अवधारणा को कानूनी निषेध से लेकर रहस्यमय स्वीकृति तक विविध व्याख्याओं का विषय बनाया गया है। हालांकि "लहव अल-हदीथ" शब्द को भाषाई रूप से "व्यर्थ बातें" या "बेकार की बातचीत" के रूप में समझा जाता है, लेकिन सूफी व्याख्याएं अक्सर इसके अर्थ का विस्तार करके संगीत को एक आध्यात्मिक ढांचे के भीतर शामिल कर लेती हैं।
यह अध्ययन उस विमर्श के भीतर स्थित है जो संगीत को केवल एक सौंदर्यात्मक घटना के रूप में नहीं बल्कि एक संभावित परिवर्तनकारी आध्यात्मिक माध्यम के रूप में देखता है। यह सूफी व्याख्यात्मक दृष्टिकोण को उजागर करके एक विद्वतापूर्ण अंतराल को संबोधित करता है, जो विशेष रूप से कुरान की व्याख्या के संबंध में, शाब्दिक अनुवाद पर आंतरिक अर्थ (बतिन) पर जोर देता है।
यह शोध एक वर्णनात्मक-विश्लेषणात्मक और ऐतिहासिक-व्याख्यात्मक दृष्टिकोण के साथ एक गुणात्मक पुस्तकालय-आधारित विधि का उपयोग करता है।
प्राथमिक डेटा स्रोतों में कुरान की टीकाएँ 'रूह अल-बयान', 'लताइफ अल-इशाराह', और 'रूह अल-माआनी' शामिल हैं, जबकि द्वितीयक स्रोतों में प्रासंगिक शैक्षणिक पत्रिका के लेख शामिल हैं। चुनी गई कृतियों का विश्लेषण "लहव अल-हदीथ" की अवधारणा और संगीत के साथ इसके संबंध के बारे में सूफी विद्वानों के व्याख्यात्मक दृष्टिकोणों की पहचान करने और उनकी तुलना करने के लिए किया जाता है, जिसमें उनके पद्धतिगत और व्याख्यात्मक ढाँचों पर ध्यान दिया जाता है।
निष्कर्ष बताते हैं कि सूफी विद्वान आम तौर पर संगीत की व्याख्या एक नैतिक और आध्यात्मिक ढांचे के भीतर करते हैं जो श्रोता के इरादे, आध्यात्मिक स्थिति और नैतिक स्थिति पर निर्भर करता है। 'समा' जैसी प्रथाओं को संरचित आध्यात्मिक अनुभवों के रूप में समझा जाता है जो सालिक की दिव्य निकटता की यात्रा को सुगम बना सकती हैं। यद्यपि संगीत को कभी-कभी "लाहव अल-हदीस" के अंतर्गत वर्गीकृत किया जाता है, सूफी व्याख्याकार इसकी व्याख्या एकसमान रूप से नकारात्मक रूप में नहीं करते हैं; बल्कि, जब इसमें नैतिक और भक्तिपूर्ण सामग्री होती है तो वे इसके संभावित आध्यात्मिक मूल्य पर जोर देते हैं। व्याख्या में अंतर उपयोग, अर्थ और व्यक्ति की आध्यात्मिक तत्परता जैसे प्रासंगिक कारकों के आधार पर उत्पन्न होते हैं।
अध्ययन का निष्कर्ष है कि सूफी विद्वान संगीत को पूरी तरह से अस्वीकार नहीं करते हैं; इसके बजाय, वे इसकी अनुमेयता के लिए एक प्रासंगिक और आध्यात्मिक रूप से उन्मुख दृष्टिकोण अपनाते हैं। "लाहव अल-हदीस" से जुड़ी आलोचना स्वयं संगीत पर नहीं, बल्कि श्रोता की आध्यात्मिक स्थिति पर केंद्रित है। जब संगीत पर निम्न इच्छाएं हावी होती हैं, तो यह पथभ्रष्टता की ओर ले जा सकता है; हालाँकि, जब एक अनुशासित आध्यात्मिक ढांचे के भीतर अनुभव किया जाता है, तो यह याद रखने और ईश्वर के करीब होने के साधन के रूप में काम कर सकता है।
तदनुसार, यह अध्ययन संगीत की सूक्ष्म सूफी समझ को प्रदर्शित करके और इसके आध्यात्मिक, नैतिक, तथा व्याख्यात्मक आयामों पर आगे के शोध को प्रोत्साहित करके व्यापक शैक्षणिक विमर्श में योगदान देता है।
कीवर्ड: सूफीवाद, संगीत, कुरान की आयतें, इशारी व्याख्या, ज़िक्र।
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.