Bu çalışma, Türkçede “düş-” fiilinin tarihî dönemlerden günümüze kadar geçirdiği anlamsal ve işlevsel dönüşümü ele almakta; özellikle Z kuşağının dijital kültür içinde bu fiile kazandırdığı yeni anlam katmanlarını incelemektedir. Türkçenin ilk yazılı belgeleri olan Köktürk Yazıtları’ndan itibaren fiilin temel anlamı, “aşağı inmek, devrilmek, yere düşmek” gibi somut hareketleri karşılamaktadır. Ancak Uygur, Karahanlı, Harezm-Kıpçak, Eski Anadolu ve Çağatay Türkçesi dönemlerinde fiilin soyut ve mecazî anlamlarda kullanılmaya başlandığı; “hata yapmak, üzülmek, hatırlamak, uygun olmak, aşık olmak, cehenneme düşmek, içkiye düşmek” gibi anlam genişlemeleriyle Türk toplumunun düşünce yapısındaki değişimleri yansıttığı görülmektedir. Türkçenin bu tarihî sürekliliği, dilin yalnızca iletişim aracı değil, toplumsal zihniyetin ve kültürel dönüşümün aynası olduğunu göstermektedir. Günümüzde ise dijital çağın iletişim pratikleriyle şekillenen Z kuşağı, “düş-” fiiline yeni bir semantik boyut kazandırmıştır. Sosyal medya ortamlarında sıkça karşılaşılan “düştüm, düşerim, postuna düştüm” gibi ifadeler, artık fiziksel bir düşme eyleminden ziyade beğeni, hayranlık, duygusal etkilenme ve çekim anlamlarını taşımaktadır. Bu yönüyle fiil, dijital kültürün ve görsel beğeni ekonomisinin dilde yarattığı dönüşümün somut bir göstergesi hâline gelmiştir. Çalışmada dil değişimi; tarihsel dil bilim, anlam bilim ve toplum dil bilim perspektiflerinden ele alınmış; dilin değişken ve dinamik doğasının kuşaklar arası iletişim biçimleriyle nasıl yeniden üretildiği incelenmiştir. Türkçenin tarihî dönemlerinden bugüne “düş-” fiilinin anlam evrimi, dilin sürekli yenilenen bir canlı sistem olduğunu ve her kuşağın bu sistemi kendi kültürel kodlarıyla yeniden biçimlendirdiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Z kuşağının “düş-” fiiline kazandırdığı yeni anlam, Türkçenin toplumsal değişim ve dijitalleşme süreçleriyle uyum sağlayan yaratıcı doğasının güncel bir örneği olarak değerlendirilmiştir.
This study examines the semantic and functional transformation of the Turkish verb “düş-” (to fall) from historical periods to the present day, with a particular focus on the new layers of meaning attributed to it by Generation Z within digital culture. Beginning with the earliest written records of Turkish, the Orkhon Inscriptions, the verb primarily denoted concrete physical actions such as “to descend, to topple, to fall to the ground.” However, during the Uighur, Karakhanid, Khwarezm-Kipchak, Old Anatolian, and Chagatai periods, the verb began to acquire abstract and figurative meanings, reflecting the intellectual and cultural shifts within Turkish society through semantic extensions such as “to make a mistake, to feel sorrow, to remember, to be appropriate, to fall in love, to fall into hell, or to become addicted.” This historical continuity of Turkish demonstrates that language is not merely a means of communication but also a mirror of collective mentality and cultural transformation. In the contemporary era, shaped by the communication practices of the digital age, Generation Z has introduced a new semantic dimension to the verb. Expressions frequently encountered on social media—such as “düştüm” (I fell for), “düşerim” (I would fall for), or “postuna düştüm” (I fell for your post)—no longer refer to a physical act of falling but rather convey admiration, attraction, emotional impact, and affection. In this sense, the verb “düş-” has become a linguistic marker of digital culture and visual appreciation economy. Approached from the perspectives of historical linguistics, semantics, and sociolinguistics, this study explores how the dynamic and variable nature of language is continually reconstructed through intergenerational communication. The semantic evolution of “düş-” from Old Turkic to present-day Turkish reveals that language is a living and renewing system, constantly reshaped by each generation’s cultural codes. Ultimately, the new meaning given to “düş-” by Generation Z exemplifies the creative and adaptive nature of Turkish, which continues to evolve in harmony with social change and digitalization.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.