Bu çalışma, Türk kültüründe geyik figürünün tarihi, mitolojik ve kültürel bağlamlarını inceleyerek Safranbolu, Sandıklı ve Sakarya örnekleri üzerinden yerel halk inanışlarındaki kullanımını ve anlamlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Geyik figürünün Türk halk kültüründeki derin kökenleri, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan süreçte şamanik inanışlar, mitolojik anlatılar ve İslami etkilerle zenginleşmiş bir miras olarak ele alınmıştır. Çalışmada, geyik boynuzlarının evlerde koruyucu nesne olarak kullanımı, nazardan korunma ve bereket getirme ritüelleri, mimari uygulamalarda sembolik işlevleri ve halk anlatılarında kutsal bir figür olarak yer alışı detaylandırılmıştır.
Araştırma yöntemi, literatür taraması ve derleme temelli bir yaklaşımla gerçekleştirilmiştir. Geyik figürüne dair mitolojik, etnografik ve sanatsal veriler, akademik kaynaklar ve halk anlatıları üzerinden analiz edilmiştir. Bu kapsamda çalışmada, geyik figürünün yer aldığı Türk mitolojisi ve halk inanışlarına dair akademik yazın, halk anlatıları, mimari unsurlar ve ritüeller karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın coğrafi sınırlılıkları, Safranbolu, Sandıklı ve Sakarya bölgeleri ile sınırlandırılmıştır. Bu sınırlılık, incelemenin derinleşmesini sağlamakla birlikte, kültürel çeşitliliği sınırlı bir bakış açısıyla yansıtma potansiyeline sahiptir.
Sonuç olarak, geyik figürünün Türk kültüründe doğa, maneviyat ve insan arasındaki bağın bir sembolü olduğu ve hem bireysel hem de toplumsal düzeyde manevi değerler taşıdığı görülmüştür. Çalışma, bu figürün somut olmayan kültürel miras olarak korunması ve tanıtılması için öneriler geliştirmiş, kültürel mirasın geleceğe aktarılmasında sanatsal, eğitsel ve turistik yaklaşımların önemini vurgulamıştır.
This study aims to reveal the historical, mythological and cultural contexts of the deer figure in Turkish culture and its use and meanings in local folk beliefs through the examples of Safranbolu, Sandıklı and Sakarya. The deep roots of the deer figure in Turkish folk culture are considered as a heritage enriched by shamanic beliefs, mythological narratives and Islamic influences in the process extending from Central Asia to Anatolia. In the study, the use of deer antlers as protective objects in houses, rituals for protection against the evil eye and bringing abundance, their symbolic functions in architectural practices and their place as a sacred figure in folk narratives are detailed. The research method was carried out with a literature review and compilation-based approach. Mythological, ethnographic and artistic data on the deer figure were analyzed through academic sources and folk narratives. In this context, the academic literature on Turkish mythology and folk beliefs in which the deer figure is included, folk narratives, architectural elements and rituals were comparatively addressed in the study. The geographical limitations of the study are limited to the Safranbolu, Sandıklı and Sakarya regions. This limitation, while deepening the study, has the potential to reflect cultural diversity from a limited perspective.
As a result, it has been seen that the deer figure is a symbol of the connection between nature, spirituality and humans in Turkish culture and carries spiritual values both at individual and social levels. The study has developed suggestions for the protection and promotion of this figure as intangible cultural heritage and emphasized the importance of artistic, educational and touristic approaches in the transfer of cultural heritage to the future.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.