Politik kutuplaşma her dönemin yapısında kendine has iç ve dış dinamiklerine özel biçimde gelişen, incelenmesi mümkün bir unsur olarak karşımıza çıkar. Bu unsurun özünde sorunlara karşı kişiden kişiye değişen düşüncelerin farklılığı yer almaktadır. İstanbul’un işgal edildiği dönem çok uzun yıllar hüküm sürmüş bir imparatorluğun parçalanması bağlamında oldukça vehim verici bir dönemdir. Bu dönemde uzun yıllardır kendisini siyasi ve edebi sahalarda gösteren kutuplaşmalar yeniden şekillenerek çeşitli kurtuluş fikirleri ortaya çıkarmış ve bir siyasi kutuplaşma dönemi gelişmiştir. Tam da bu dönemde geçen Peyami Safa’nın kaleme almış olduğu Biz İnsanlar romanının içinde çeşitli düşünceleri benimsemiş pek çok karakterin birbiri ile ilişkisinin dönemin politik kutuplaşması ile oldukça örtüşmesi tesadüfi değildir. Peyami Safa bunu bilinçli bir biçimde kurgulamıştır. Safa politik anlamda toplumsal kutuplaşmanın tarafları olan ve geniş halk kitleleri tarafından benimsenen ve benimsenen bu fikirler doğrultusunda nasıl bir politika ile hareket edilmesi gerektiğini savunan, politik görüşleri merkeze alarak toplumsal bir değişimi öngören düşünce akımlarının izlerini roman boyunca sürmüştür. Bu bağlamda Osmanlı’nın son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve sonrasında dönemin hâkim düşünceleri arasında gördüğümüz Türkçülük, Garbçılık, Sosyalizm ve Gelenekçilik/Özcülük/Muhafazakârlık gibi düşünce akımları kurgulanan her bir karakterin şahsında okura aktarılmıştır. Romanda tarihsel olarak mütareke yıllarında bu düşünce akımlarının entelektüellerde ve halkta ne şekilde karşılık bulduğunun izlerini görmek mümkündür. Safa’nın Biz İnsanlar romanında söz konusu bu düşünce akımlarının birbirleriyle yapmış oldukları mücadeleler karakterlere indirgenmiş ve onların şahsında sembolize edilmiş dile getirdikleri fikirlerle birbirleriyle olan çatışma durumlarına da sıklıkla temas edilmiştir. Bu çalışmanın amacı sembolize edilen bu dönemsel çatışmaları romanın karakterleri ve diyalogları üzerinden yorumlamaya, anlamaya ve açıklamaya çalışmaktır.
Political polarization emerges as an element that can be studied, developing in a unique way according to the specific internal and external dynamics of each period. At its core lies the diversity of opinions that vary from person to person regarding issues. The period when Istanbul was occupied was a particularly alarming time in the context of the disintegration of an empire that had ruled for many years. During this period, the polarization that had been evident in the political and literary spheres for many years was reshaped, giving rise to various ideas of liberation and leading to a period of political polarization. It is no coincidence that the relationships between the various characters in Peyami Safa's novel Biz İnsanlar (We Humans), written during this very period, align so closely with the political polarization of the time. Peyami Safa consciously crafted this alignment. Throughout the novel, Safa traces the traces of intellectual currents that, in line with these ideas embraced by broad segments of the public, argued for the need to act with a certain policy, centered on political views, and foresaw social change. In this context, the intellectual currents we see among the dominant ideas of the late Ottoman period and the founding of the Republic of Turkey and thereafter, such as Turkism, Westernism, Socialism, and Traditionalism/Nativism/Conservatism, are conveyed to the reader through each of the characters created. The novel traces how these intellectual currents resonated among intellectuals and the public during the historical years of the armistice. In Safa's novel Biz İnsanlar (We Humans), the struggles between these schools of thought are reduced to the characters and symbolized through them, and the conflicts between their ideas are frequently touched upon. The aim of this study is to interpret, understand, and explain these symbolic period conflicts through the characters and dialogues of the novel.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.