Belli bir yazara ait bir yapıtın yeniden çevrilmesi, sürece farklı çevirmen ve yayınevi eyleyicilerinin dahil olmasıyla özgün yapıttaki içmetinsel özelliklerin farklı düzeylerde değişime uğramasına neden olmaktadır (yazarsal, çevirmensel, yayımcısal). Yeniden çeviri ve düzenlemelerde yapıtın kendi içinde kurduğu ilişkiler (tekil-içmetinsellik) kadar aynı yazarın başka yapıtlarıyla kurduğu ilişkiler (çoğul-içmetinsellik) de değişebilmektedir. Bu çalışmada, içmetinselliğin yeniden çevirideki yerini konumlandırmak için, farklı çevirmen ve yayınevi eyleyicilerinin dahil olmasıyla tek yazarlı yeniden çeviri ve düzenlemelerde tekil ya da çoğul içmetinsel ilişkilerin nasıl değişikliğe uğradığını açığa çıkarmak amaçlanmaktadır. Çalışmada Annie Ernaux’nun La Place adlı yapıtının Türkçe çevirileri (Bir Adam, Babam, Babamın Yeri) içmetinsellik ve yeniden çeviri bağlamında özelleşmiş bir vaka çalışması üzerinden incelenmiştir. Yeniden çeviri ve düzenlemelerin çoğul-içmetinsel ilişkileri nasıl değiştirebildiğini kısaca örneklendirebilmek için çalışmada ayrıca Ernaux’nun Türkçedeki Une Femme çevirilerine (Cem Yayınevindeki ve Can Yayınlarındaki Bir Kadın) de başvurulmuştur. Vaka çalışmasında çeviri metinler çözümlenirken bu makalede ilk kez önerilecek olan “Çevirilerdeki İçmetinselliği Çözümleme Modeli”nden yararlanılmıştır. Çözümleme sırasında tespit edilen verileri betimlemek için aynı zamanda Sabahattin Buğra Akdoğan’ın (2025) önerdiği dört içmetinsel çeviri tekniğinden de yararlanılmıştır. Çalışmada hem nitel hem de nicel olan karma bir araştırma yöntemi izlenmiştir. Çözümlemede elde edilen bulgular hem yazar ve çevirmen dış metinleriyle hem de erek okurların Goodreads üzerinden alımlama biçimlerine göre Babamın Yeri üzerine yaptığı metin dışı yorumlarla desteklenmiştir. Çalışmanın sonucunda Ernaux’nun La Place adlı yapıtının Türkçe ilk çevirisi (Bir Adam), yeniden çevirisi (Babam) ve Babam’ın yeniden düzenlenen versiyonu (Babamın Yeri) karşılaştırıldığında “etkin bir yeniden çeviri” (Pym, 2014, ss. 82-83) sürecinin izlendiği sonucuna varılmıştır. Zira yeniden çevirilerde önceki çevirilerin geçerliliğine meydan okuyacak nitelikte metnin karakteristik özelliklerine yönelik değişiklikler yapıldığı gözlemlenmiştir. Ancak söz konusu bu metinsel aktivizme karşın çeviri metinlere kaynak metinden bağımsız olarak, çevirmen ya da yayınevi eyleyicilerinden kaynaklı yeni içmetinsel özelliklerin de eklendiği tespit edilmiştir. Ayrıca içmetinsel ilişkilerde anlamsal tutarlılığın yanı sıra yinelenen biçimin yani biçimsel bakışımlılığın da kendi başına özel bir anlam ifade edebildiği ve metin düzeyindeki içmetinsel ilişkiler sorununun dilsel ve sosyokültürel sorunlardan ayrıldığı ortaya konmuştur.
The retranslation of a literary work involving different translators and publishing agents, leads to changes in the intratextual features of the original at various levels (authorial, translatorial, and editorial). Retranslation and revision may alter both the internal relations within a single work (intramonotextuality) and its links to the author’s other texts (intrapluritextuality). This study aims to position intratextuality within the framework of retranslation by examining how intramonotextual and intrapluritextual relationships in retranslations and revisions of an author’s texte are transformed through the involvement of different translators and publishing agents. As a specialized case study, the research analyzes the Turkish translations of Annie Ernaux’s La Place (Bir Adam, Babam, Babamın Yeri), with particular attention to intratextual dynamics in retranslation. To illustrate concisely how retranslation and revision reshape intrapluritextual relationships, the study also draws on the Turkish translations of Ernaux’s Une Femme (Bir Kadın, published respectively by Cem Yayınevi and Can Yayınları). The analysis employs the “Model for Analyzing Intratextuality in Translations,” proposed for the first time in this study. In describing the data identified during the analysis, the study also applies the four intratextual translation techniques outlined by Sabahattin Buğra Akdoğan (2025). The study adopts a mixed-methods approach combining qualitative and quantitative analysis. The findings are supported by authorial and translatorial epitexts, as well as by reception-based comments on Babamın Yeri made based on target readers’ comments on Goodreads. The results indicate that an “active retranslation” (Pym, 2014, pp. 82-83) process took place when comparing the first Turkish translation of La Place (Bir Adam), followed by its retranslations (Babam) and the revised version (Babamın Yeri). The retranslations introduced changes to the work’s characteristic features, thereby directly challenging the validity of previous versions. Alongside this textual activism, however, the analysis also found that new intratextual features originating from translators or publishing agents were added independently of the source text. Moreover, the study reveals that, beyond semantic coherence in intratextual relationships, the repetition of form (i.e., formal symmetry) can itself convey distinct meaning, and that the issue of intratextuality at the textual level is separate from purely linguistic or sociocultural concerns.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.