Öz: Bu makalede, Emma Donoghue’un Oda adlı romanındaki ana karakter Jack'in yaşadığı yoğun duygusal deneyimler, Edmund Burke'ün Yüce kavramı bağlamında analiz edilmiştir. Burke'e göre Yüce, tehlike, belirsizlik ve büyüklük gibi unsurların tetiklediği güçlü duyguları ifade eder; bu duygular kişide korkuyla karışık bir hayranlık uyandırır ve zihinsel sınırların ötesine geçer. İncelenen romanda, yıllarca küçük bir odada kapalı kalan Jack, dış dünyaya ilk kez maruz kaldığında, modern dünyanın genişliği, hızı ve belirsizliği karşısında karmaşık duygular yaşar. Jack'in deniz, devasa ağaçlar, hızlı hareket eden nesneler ve yoğun duyusal uyaranlar gibi dış dünyanın çeşitli unsurlarıyla karşılaşması, korku, dehşet, şaşkınlık ve büyülenme gibi duyguları harekete geçirir. Makale, Jack'in dış dünya ile karşılaştığında yaşadığı bu duygusal yoğunluğun onun iç dünyasını anlamlandırmasına, kendi kimliğini keşfetmesine ve modern hayatı algılamasına nasıl katkıda bulunduğunu ele alır. Yüce deneyimlerin Jack'in günlük hayattaki küçük ve sıradan nesneleri bile abartılı ve tehditkâr algılamasına neden olduğunu ortaya koyar. Bu bağlamda, özellikle çocukluk döneminde deneyimlenen Yüce'nin, bireyin ruhsal, duygusal ve bilişsel gelişimi üzerindeki önemli etkisi vurgulanır. Çocuklukta yaşanan bu tür deneyimlerin, bireyin kişisel ve entelektüel gelişiminde temel bir rol oynadığı öne sürülür. Sonuç olarak, makale, insanın büyüme ve olgunlaşma sürecinde Yüce deneyimlerin taşıdığı kritik öneme dikkat çekmekte ve bireyin çevresini algılayışındaki derin dönüşüm potansiyelini vurgulamaktadır.
Abstract: This article examines the profound emotional experiences of Jack, the protagonist of Emma Donoghue's novel The Room, in the context of Edmund Burke's notion of the Sublime. Burke defines the Sublime as the powerful emotions that are elicited by elements such as grandeur, uncertainty, and peril. These emotions transcend intellectual boundaries and evoke awe and amazement. In the novel under investigation, Jack, who has been isolated in a tiny space for years, undergoes intricate emotions upon his initial exposure to the outside world. Fear, awe, astonishment, and fascination are evoked by Jack's encounters with a variety of external elements, including the sea, massive trees, fast-moving objects, and intense sensory stimuli. The article investigates the ways in which the emotional intensity Jack experiences during his interactions with the external world influences his comprehension of his interior world, his ascertainment of his own identity, and his perspective on contemporary life. It demonstrates that Jack's perception of even tiny and ordinary objects in everyday life is exaggerated and threatening as a result of sublime experiences. In this context, the Sublime's substantial influence on an individual's cognitive, emotional, and spiritual growth, particularly during infancy, is underscored. It is contended that these formative experiences are essential for the personal and intellectual growth of an individual. As a result, the article underscores the critical significance of Sublime experiences in the development and maturation of humans, underscoring the potential for a significant shift in an individual's perspective on their surroundings.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.