Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Ömer Seyfettin (1884-1920) her ne kadar yazın dünyasına adımını şiirle atsa da edebiyattaki asıl yerini hikâyeciliği ile kazanır. Kısa süren ömrüne birçok eser sığdıran Ömer Seyfettin, olay hikâyesi denilince akla gelen isimlerdendir. Hikâyelerini milliyetçi kimliği ile sosyal ve toplumsal meseleler etrafında kurgulayan Ömer Seyfettin 1911 yılında yazdığı “Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür” isimli hikâyesinde sanata ve estetik algıya yer verir. Estetik, güzel ile başladığı yolculuğunda alanına zamanla çirkini, yüceyi ve aşağıyı da ekleyerek bir bilim hâline gelir. Bu bağlamda başta sanat olmak üzere birçok alanda incelemesi yapılabilen estetik, insan ve insana dair her unsurda karşılığını bulur. Yapı elemanlarını estetik süje, estetik obje, estetik değer ve estetik yargının oluşturduğu estetik, deneyimleyeninin zevkini yansıtır. Estetik deneyimin öncelikli amacı haz alımıdır. Bu haz alımının sonunda estetik bir yargıya varan özne estetik deneyim sürecini tamamlamış ve nesneyi estetik nesne konumunda değerlendirmiş olur. Bu çalışmada Ömer Seyfettin’in “Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür” hikâyesinde estetik algı bağlamında değerlendirilebilecek güzel, yüce ve aşağı kavramları incelenecektir. Anlatıcı, eşi Efser ve halazadesi Ahmet Bidar etrafında şekillenen hikâyede, sanatta ve insanda estetik olan üzerine görüşler sunulur. Bu noktada Ömer Seyfettin’in okuruna sunduğu bu hikâyesiyle devrinin estetik anlayışını eleştirdiği ve “modern”liğin yanlış anlaşıldığını ahlâk temelinde kanıtlamak istediği ifade edilebilir.
Ömer Seyfettin (1884-1920), who has an important place in Turkish literature, although he stepped into the literary world with poetry, he gained his real place in literature with his storytelling. Ömer Seyfettin, who fit many works into his short life, is one of the names that comes to mind when it comes to event stories. Ömer Seyfettin, who constructed his stories around social and communal issues with his nationalist identity, included art and aesthetic perception in his story “Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür” written in 1911. Aesthetic, on its journey that began with beauty, gradually added the ugly, the sublime and the lowly to its field and became a science. In this context, aesthetic, which can be examined in many fields, especially art, finds its counterpart in humans and every element related to humans. Aesthetic, which is formed by the structural elements, aesthetic subject, aesthetic object, aesthetic value and aesthetic judgment, reflects the pleasure of the experiencer. The primary purpose of aesthetic experience is pleasure. At the end of this pleasure, the subject who reaches an aesthetic judgment completes the process of aesthetic experience and evaluates the object as an aesthetic object. In this study, the concepts of beautiful, sublime and lowly, which can be evaluated in the context of aesthetic perception, will be examined in Ömer Seyfettin's story “Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür”. In the story that is shaped around the narrator, his wife Efser and his cousin Ahmet Bidar, views on aesthetics in art and in humans are presented. At this point, it can be said that with this story that Ömer Seyfettin presents to his reader, he criticizes the aesthetic understanding of his time and wants to prove that "modernity" is misunderstood on the basis of morality.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.