L’ethos empathique dans une lettre ouverte d’Atatürk

Author:

Number of pages:
493-502
Language:
Diğer
Year-Number:
2025-Volume 20 Issue 1

Empati ile sempati arasında hem neden-sonuç bakımından bir bağ vardır hem de bu iki kavran birbirini tamamlar. Bu makalede bu ilişki ele alınırken temel olarak “duygulayım” (pathos) olgusundan yola çıkılmıştır. Aristoteles’in retorik anlayışında duygulayım bir yandan mantık-söze (logos) diğer yandan özsunuma (ethos) bağlı bir olgudur. Bu çalışmada özellikle Atatürk’ün Çanakkale savaşını anma vesilesiyle 1934 yılında yazdığı bir açık mektup, duygusal içerik ve duygulayım etkisi açısından çözümlenmiş, 19 yılın ardından düşmanlarıyla kurduğu empatinin muhataplarında nasıl sempatiye dönüştüğü gösterilmiştir. Bu amaçla açık mektupla birlikte Avusturalyalı bir annenin bu mektuba cevabı;  yine aynı yıl Atatürk tarafından yazılmış ve Avusturalya’daki bir günlük gazetede yayınlanmış olan kısa bir anma iletisi ile gazetenin genel yayın yönetmeninin bu iletiye cevabı ele alınmıştır. Bu dört söylem tarihi bağlamı içinde ve iletişimsel işlevleri açısından incelenmiştir. Atatürk, ele alınan iki söyleminde duygularını sözcüklerle dile getirmek yerine dolaylı olarak “gösterme” yolunu seçmiştir. Sonuç olarak, söylem içinde ve söylem dışında olmak üzere, “gösterilen duygu”nun sözcüklerle dile getirilen duygudan daha güçlü bir etki yarattığı anlaşılmaktadır; nitekim Atatürk’ün iki söylemine cevap olarak yazılan diğer iki söylemde bu etki açık bir şekilde gözlemlenmiştir. Duygu aktarımı, özsunum, duygulayım, empati, sempati açılarından çözümlenen dört söylemde Atatürk’ün gösterdiği empati ile birlikte insancıl, barışçıl ve baba özsunumları gibi özsunum özelliklerinin ortaya çıktığı saptanmıştır.

Keywords


In this article, the relationship between empathy and sympathy is primarily discussed, focusing on the concept of "pathos". In Aristotle's rhetorical conception, pathos is a phenomenon linked both to logos and to the speaker's credibility (ethos). Specifically, an open letter written by Atatürk in 1934 commemorating the Battles of Gallipoli was analyzed in terms of its emotional content and pathetic effect, demonstrating how the empathy established with his enemies after 19 years transformed into sympathy. In this perspective, the response of an Austrian mother to this letter, as well as a brief commemorative message written by Atatürk the same year and published in an Australian newspaper, and the response of the editor-in-chief of this newspaper to this message, were examined in their historical context and from the perspective of their communicative function. Atatürk chose to show his emotions rather than express them verbally in both examined speeches. As a result, it is understood that the 'emotion shown' is more effective than the emotion expressed through words, both within and outside the discourse. Indeed, this effect has been clearly observed in the two discourses written in response to Atatürk's two speeches. In conclusion, in the four discourses analyzed from the perspectives of emotional transmission, self-presentation, affect, empathy and sympathy, it was observed that the empathy demonstrated by Atatürk highlighted ethos traits such as being humane, peaceful, and paternal.

Keywords

Article Statistics

Number of reads 18
Number of downloads 30

Share

Turkish Studies - Language and Literature
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.