Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki yükseliş akademik üretim süreçlerini köklü bir dönüşüme uğratmıştır. Özellikle üretken yapay zekâ araçlarının erişilebilirliğinin artması lisansüstü eğitim süreçlerinde yeni bir anlayışın doğmasına yol açmıştır. Bu çalışma, akademik araştırmaların geleceğini inşa edecek olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin, yapay zekâ araçlarını akademik yazım ve araştırma süreçlerinde kullanım biçimlerini, bu kullanıma ilişkin etik algılarını ve bilişsel süreçlerine olan etkilerini derinlemesine irdelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada yapay zekânın bilgiye erişim, literatür taraması ve metin düzenleme gibi işlevsel katkılarının yanı sıra akademik dürüstlük, özgünlük, intihal, eleştirel düşünme becerileri ve bilişsel derinlik üzerindeki olası zararları çok boyutlu olarak ele alınmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseniyle kurgulanan bu araştırmanın çalışma grubunu, çeşitli üniversitelerin eğitim bilimleri, sosyal bilimler ve fen bilimleri enstitülerinde öğrenim gören 35 lisansüstü öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, Google Forms üzerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış olup katılımcıların yapay zekâ kullanım sıklıkları, tercih ettikleri araçlar, karşılaştıkları teknik ve etik sorunlar ile geleceğe yönelik öngörüleri kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler, MaxQDA nitel veri çözümleme programı kullanılarak tematik analiz ve içerik analizi teknikleriyle incelenmiştir. Araştırma bulguları, lisansüstü öğrencilerin yapay zekâ araçlarını ağırlıklı olarak literatür taraması ve metin iyileştirme aşamalarında bir zaman tasarrufu aracı ve dijital asistan olarak konumlandırdıklarını göstermektedir. Bilişsel boyutta katılımcıların önemli bir bölümü yapay zekânın bilgi yükünü hafiflettiğini savunurken azımsanmayacak bir kısmı ise bu araçların analitik düşünme ve sentez yapma yetisini köreltme riski taşıdığına dikkat çekmiştir. Etik boyutta ise en sık karşılaşılan sorunun, yapay zekânın var olmayan kaynaklar üretmesi ve intihal sınırlarının belirsizleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Çalışma, yapay zekânın lisansüstü eğitimdeki yerinin yasaklayıcı bir tutum olmasındansa etik ilkeler, eleştirel doğrulama ve bilişsel yetkinliklerin korunması temelinde bilinçli bir kullanım kültürüyle müfredata dahil edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda araştırma, alan yazınına sunduğu özgün öğrenci perspektifiyle geleceğin akademisyenlerinin teknolojiyle kurduğu ilişkiyi anlamlandırmada önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
The rapid advancement of information and communication technologies has led to a profound transformation in academic production processes. In particular, the increasing accessibility of generative artificial intelligence tools has given rise to a new paradigm in graduate education. This study was conducted to examine in depth how master’s and doctoral students—who will shape the future of academic research—utilize artificial intelligence tools in their academic writing and research processes, their ethical perceptions regarding this use, and its impact on their cognitive processes. In addition to the functional contributions of artificial intelligence, such as facilitating access to information, supporting literature review, and improving text organization, the study also addresses its potential risks related to academic integrity, originality, plagiarism, critical thinking skills, and cognitive depth from a multidimensional perspective. Designed as a case study within the qualitative research paradigm, the study group consists of 35 graduate students enrolled in institutes of educational sciences, social sciences, and natural sciences at various universities. The data were collected through a semi-structured interview form administered via Google Forms, capturing participants’ frequency of AI use, preferred tools, technical and ethical challenges encountered, and their future expectations. The data were analyzed using thematic and content analysis techniques with the qualitative data analysis software MaxQDA. The findings reveal that graduate students predominantly position artificial intelligence tools as time-saving instruments and digital assistants, particularly in literature review and text refinement stages. From a cognitive perspective, while a significant portion of participants argue that AI reduces cognitive load, a considerable number emphasize the risk of these tools weakening analytical thinking and synthesis skills. From an ethical standpoint, the most frequently encountered issues include the generation of non-existent sources by AI and the blurring boundaries of plagiarism. The study concludes that rather than adopting a prohibitive stance, the integration of artificial intelligence into graduate education should be grounded in ethical principles, critical verification, and the preservation of cognitive competencies, fostering a conscious usage culture within the curriculum. In this regard, the research contributes to the literature by offering an original student-centered perspective and fills a significant gap in understanding how future academics engage with technology.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.