Yüksek lisans tezleri yazmak, araştırmalarını doğru bir şekilde yansıtan ve akademik topluluk tarafından kabul görebilmek için okuyucularla etkili bir şekilde iletişim kurabilen yeni akademik yazarlar için önemli bir zorluktur. Bu bağlamda, üstsöylem etkili ve ikna edici metinler oluşturmak için belirleyici bir dol oynamaktadır. Bu çalışma, Türk yüksek lisans tez yazarlarının zamanla üstsöylem unsurlarını nasıl kullandığını araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, 2004 ve 2019 yıllarında yayımlanan sosyal bilimler ve beşeri bilimler alanındaki 80 yüksek lisans tezi sonuç bölümü, Hyland’ın (2005) Kişilerarası Üstsöylem Modeli kullanılarak çözümlenmiştir. Veri değerlendirmede hem frekans hem de Log-likelihood analizleri uygulanmıştır. Bulgular, üstsöylem ulamlarının dağılım desenlerinin yıllar içinde tutarlı kaldığını, ancak bu belirleyicilerin kullanım sıklığında anlamlı bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Dağılım desenlerindeki bu benzerlik, sosyal bilimler ve beşeri bilimlerin yorumlayıcı ve kişilerarası doğasına ve eğitim türü olarak tez sonuçlarının doğasına bağlanabilir. Üstsöylem belirleyicilerinin kullanımındaki önemli artış, akademik yazının evrilen doğasını yansıtmakta ve akademik topluluklarda üstsöylemin önemine yönelik artan bir farkındalığı göstermektedir. Bu artış, daha ikna edici ve okuyucu dostu akademik metinlere olan yönelimi vurgulamakta ve üstsöylemin metin etkinliği ve açıklığını artırmadaki rolüne dair yüksek bir bilinç geliştirdiğini göstermektedir.
Writing master’s theses poses a significant challenge for novice academic authors, who must not only produce texts that accurately reflect their research but also engage effectively with readers to secure acceptance within the academic community. In this context, metadiscourse is crucial for crafting persuasive and compelling texts. This study aims to explore how Turkish MA thesis authors have utilized metadiscourse elements in their conclusions over time. To this end, 80 conclusion sections from Turkish master’s theses in the social sciences and humanities, published in 2004 and 2019, were analyzed using Hyland’s (2005) Interpersonal Model of Metadiscourse. Both frequency and Log-likelihood analyses were employed to evaluate the data.The findings revealed that although the distribution patterns of metadiscourse categories remained consistent over the years, there was a significant increase in the frequency of these markers. This stability in distribution patterns can be attributed to the interpretative and interpersonal nature inherent in social sciences and humanities, as well as the educational role of thesis conclusions. The substantial rise in the use of metadiscourse markers reflects the evolving nature of academic writing, indicating a growing recognition within academic communities of the importance of metadiscourse. This increase underscores the shift towards more persuasive and reader-friendly academic texts, demonstrating a heightened awareness of metadiscourse's role in enhancing text effectiveness and clarity.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.