Bu çalışma, göçün güvenlikleştirilme sürecini ve kolluk kuvvetleri tarafından bu bağlamda hayata geçirilen dijital çözümlerin etkisini kapsamlı bir şekilde değerlendirmektedir. Tarihsel olarak göç, bireylerin çeşitli nedenlerle gerçekleştirdiği bir yer değiştirme hareketi olarak görülmüştür; ancak günümüzde, güvenlik kaygılarıyla derinden iç içe geçmiş bir fenomen haline gelmiştir. Savaşlar, iç çatışmalar, insan hakları ihlalleri ve doğal afetler gibi küresel zorluklar, kitlesel göç dalgalarını tetiklemiş ve bu durum, varış ülkelerinde meselenin öncelikle bir güvenlik sorunu olarak algılanmasına yol açmıştır.
Buna paralel olarak, sınır ötesi göç hareketlerinin giderek artan biçimde bir güvenlik meselesi haline getirilmesi, devletlerin göçe bakışını şekillendirmiş ve onları bu olguyu temel bir güvenlik sorunu olarak çerçevelemeye yönlendirmiştir. Göç ile güvenlik meseleleri arasında kurulan bu bağ, esasen devletlerin ulusal güvenlik çıkarlarını koruma ve sınırlarını kontrol altında tutma çabaları tarafından şekillendirilmektedir. Bu doğrultuda, göç hareketlerinin düzenlenmesi ve yönetimi, devletlerin güvenlik stratejilerinin ayrılmaz ve hayati bir bileşenini oluşturmaktadır. Bu araştırmada, konuya ilişkin birincil ve ikincil kaynakların detaylı bir incelemesini yapmak için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma aynı zamanda, dijital teknolojilerin kolluk kuvvetlerinin bu süreci yönetimindeki rolünü derinlemesine incelemekte; veri analitiği, yapay zeka, yüz tanıma sistemleri ve drone teknolojilerinin, göç akışlarının izlenmesine ve olası güvenlik tehditlerinin önceden tespit edilmesine sağladığı katkıları mercek altına almaktadır. Bunlara ek olarak, söz konusu dijital araçların, göçmenlerin temel haklarının ve güvenliklerinin gözetilmesinde oynadığı kritik rol de analiz edilmektedir.
This study provides a comprehensive assessment of the process of securitizing migration and the impact of digital solutions implemented by law enforcement agencies in this context. Historically, migration has been seen as the movement of individuals for various reasons, but today it has become a phenomenon intricately linked with security concerns. Challenges such as wars, internal conflicts, human rights violations, and natural disasters have led to large-scale migration flows, creating a security-focused perception in the destination countries. Accordingly, the securitization of cross border migration movements have shaped the perceptions of the states towards migration and therefore states are inclined to see migration as a security issue. The association of migration with security issues is shaped by states' efforts to protect their national security. In this context, the regulation of migration movements occupies a crucial role as part of security strategies. In the study, content analysis method have been used. The study also explores the role of digital technologies in law enforcement's management of this process, examining the contributions of data analytics, artificial intelligence, facial recognition systems, and drone technologies in monitoring migration flows and identifying potential security threats in advance. Additionally, these digital tools play a critical role in safeguarding the rights of migrants.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.