Bu çalışma, Pan-Afrikanizm ve Kıtacılık kavramlarını kullanarak Nijerya'nın Afrika'daki kalıcı ve kapsamlı dış politika yaklaşımını kıtacılık vizyonuyla karşılaştırmaktadır. Pan-Afrikacılık kavramı, yirminci yüzyılın başlarında bir kurtuluş ideali olarak ortaya çıkmış ve Afrika uluslarının kimliğini ve birliğini savunan bir sömürgecilik karşıtı hareket olarak hizmet etmiş ve etmektedir. Ancak zaman içerisinde bu ideal, 21. yüzyılda kurumsal, ekonomik, siyasi ve güvenlikle ilgili hususlar üzerine temellenen bir entegrasyon stratejisi olan Kıtacılık ideolojisine dönüşerek varlığını devam ettirmeyi başarabilmiştir. Bu makale, Nijerya'nın Afrika Birliği (AU), Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ve Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) içindeki katılımını inceleyerek, Pan-Afrikanizm ideallerinin politika ve kurumsal uygulamalara nasıl dönüştürüldüğünü göstermektedir. Bu bağlamda bu makale, Nijerya'nın dış politika yapım süreçlerinin, ideolojik dayanışmadan pragmatik kurumsallığa bir geçişi yansıttığını ve bu geçişte, Afrika entegrasyonunun temel itici gücü olarak duygusal birliğin yerini işbirliği ve ortak yönetişimin aldığını öne sürmektedir. Çalışma, Nijerya'nın bölgesel barışın korunması, ekonomik işbirliği, diplomatik arabuluculuk ve kurumsal liderlik alanlarındaki rollerini analiz ederek, Nijerya'nın Pan-Afrikanizmin manevi liderliğinden Kıtacılık ideolojisinin stratejik mimarlığına nasıl dönüştüğünü göstermektedir. Bu bulgular, Nijerya'nın geliştirdiği ve uyguladığı dış politikası ile Afrika kıtasının gündemini şekillendirmedeki önemli rolünü vurgulamakta ve Pan-Afrikanizmin mirasının Kıtacılık ideolojisinin kurumsal çerçevesi içinde devam ettiğini teyit etmekte ve bölgesel güç dengeleri açısından yeniden yorumlandığını göstermektedir.
This study employs the concepts of Pan-Africanism and Continentalism to compare Nigeria's persistent foreign policy approach in Africa with its continentalist vision. The concept of Pan-Africanism emerged as a liberation ideal in the early twentieth century, serving as an anti-colonial movement that championed the identity and unity of African nations. Over time, however, this ideal has evolved into Continentalism, an integration strategy rooted in institutional, economic, political and security considerations in the twenty-first century. The paper scrutinises Nigeria's participation within the African Union (AU), the Economic Community of West African States (ECOWAS), and the African Continental Free Trade Area (AfCFTA), demonstrating how Pan-African ideals have been translated into policy and institutional practices. It posits that Nigeria’s foreign policy reflects a transition from ideological solidarity to pragmatic institutionalism, where cooperation and shared governance supplant emotional unity as the principal drivers of African integration. Through analysis of Nigeria’s roles in regional peacekeeping, economic cooperation, diplomatic mediation, and institutional leadership, the study illustrates how Nigeria has evolved from a moral leader of Pan-Africanism to a strategic architect of Continentalism. The findings underscore Nigeria’s pivotal role in shaping Africa’s continental agenda and affirm that the legacy of Pan-Africanism endures within the institutional framework of Continentalism.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.