Bu makale iki kısımdan oluşmaktadır: İlk olarak, klasik anlamda siyasal iletişim kuramı ele alınmıştır. Bu değerlendirmenin malzemesi, Türkiye’de 2000’li yıllarda iki siyasal partinin uyguladığı iletişim stratejilerini inceleyen doktora tezimden ve buna ek olarak bu makale için incelenmiş yayınlardan alınmıştır. Siyasal iletişim pratiğinin kitlesel medyayı kullanarak mesaj vermeye ve ikna etmeye odaklandığı ortaya konmuştur. Bu çerçeve şu varsayımlara dayanmaktadır: insanlar siyasal tercihlerini bireysel olarak yaparlar; çünkü onlar yığın toplumunda yaşayan bireylerdir, kitle medyası bu bireyleri etkileme gücüne sahiptir. İkinci olarak, makale bu siyasal iletişim kuramına ve pratiğine eleştirel gözle bakar. Bireyselliğe ve medya gücüne inancın yanlış olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. İnsanlar siyasal tercihlerini bireysel olarak değil toplumsal çevrelerinde yaparlar ve medyanın etki gücü de sınırlıdır. Bütün bu bulgulara rağmen, siyasal iletişim pratiği mesaj vermeye ve medyanın etki gücüne inanmaya devam eder. Öte yandan, on yıllardır giderek büyüyen siyasal kurumlara güvensizlik alarm verme noktasındadır. Siyasal iletişimin yanlış kullanımındaki ısrar ve güvensizlik arasında bir bağ olabilir. Bu karmaşanın bir sonucu antidemokratik ve liberal karşıtı doktrinlerin yükselişe geçmesidir. Siyasal iletişim yeniden modellenip demokratik değerlere güveni yeniden kurmadıkça mesaj verme ve ikna etme örüntüsü, olayı siyasal iletişimin içinden çıktığı demokrasi olgusunun altını oymaya götürecektir. Bu gelişmelerin en güçlü vücut bulduğu olgu, otoriterliğin yükselişe geçmiş olmasıdır. Burada dikkat çekici olan otoriterliğin düzen karşıtı bir duruşu olması ve bu duruşa paralel olarak kendi siyasal iletişimini geliştirmekte olmasıdır. Buna karşılık, otoriterliğe direnen muhalefetin siyasal iletişiminin titizlikle tasarlanması gerekmektedir. Çünkü düzen karşıtı kesin bir duruşu olmaması nedeniyle, demokrasiyi savunması nedeniyle, muhalif siyasal iletişimin otoriterliğin değirmenine su taşıma riski vardır
This paper consists of two parts: First, political communication theory in its classical sense is discussed. Material of the discussion has been drawn mainly from my doctoral dissertation that analyzed political communication strategies of two political parties in the 2000s in Turkey. It is revealed that the political communication practice focuses on messaging and persuasion with the use of mass media. This framework is based on the following assumptions: People make their political decisions individually; because they are individuals living in mass society; mass media has the power to influence these individuals. All these assumptions and concepts of mass media, mass society are in line with the rise of neoliberal thought simultaneously. Second, the present paper looks at political communication theory and practice in a critical manner. Belief in individuality and the power of media has been scientifically proven wrong. Media’s effect is in fact limited and people make their political decisions in their social environment rather than individually. Despite all these findings, political communication practice continues to adhere to the power of messaging and media. The phenomenon of mistrust in political institutions that has been growing in decades is on the other hand alarming. There might be a connection between the persistence on the (mis)use of political communication and mistrust. The outcome of this controversy is that antidemocratic and illiberal doctrines of renewal are rising. Unless political communication is remodeled and used to restore trust in democratic virtues, the pattern of messaging and persuasion would lead to undermine democracy, which was the environment in which political communication has developed. The strongest embodiment of these incidences is the rise of authoritarianism, which elaborates its own political communication in line with its anti-establishment stance. Opposition’s communication should be designed meticulously to avoid contribution to the authoritarian developments.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.