Türkiye’s Religious Diplomacy in Senegal: A Qualitative Analysis on the Perceptions of Turkish Alumni

Türkiye’nin Senegal’deki Dini Diplomasisi: Türkiye Mezunlarının Algıları Üzerine Nitel Bir Analiz
Author:

Mehmet BAYDEMİR-Mehmet Ali BOLAT

Number of pages:
499-550
Language:
Türkçe
Year-Number:
2026-Volume 21 Issue Ö1
%>

Abstract

Bu çalışma, Türkiye’nin 2005’ten itibaren Afrika açılımında stratejik bir boyut kazanan dini diplomasisinin Senegal’deki toplumsal algısını ve etkisini incelemektedir. Köklü Sufi tarikatlarının belirleyici olduğu Senegal örneğine odaklanan araştırma, Türk üniversitelerinden mezun 15 Senegalli ile yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlara dayanmaktadır. Bulgular; Türkiye’nin, Körfez ülkelerinin doktriner yaklaşımı ile Fas’ın tarihsel tarikat bağları arasında "ideolojik dayatması olmayan, insani yardım odaklı üçüncü bir yol" olarak algılandığını göstermektedir. Ancak düşük görünürlük ve yerel tarikat yapılarıyla uyum gibi zorluklar devam etmektedir. En çarpıcı bulgu, eğitim diplomasisinin dini diplomasiyi destekleyen en kalıcı araç olarak öne çıkmasıdır. Makale; Türkiye’nin etkinliğini artırmak için yerel Sufi mirasına uygun söylemler geliştirmesini ve mezun ağlarını sistemli bir diplomasi enstrümanına dönüştürmesini önermektedir. Bu yönüyle çalışma, dini ve mezun diplomasisi literatürüne özgün bir katkı sunmaktadır.

Keywords

Abstract

This study examines the social perception and impact of Türkiye’s religious diplomacy, which has gained a strategic dimension in its Africa outreach since 2005, specifically within the context of Senegal. Focusing on Senegal, where deep-rooted Sufi orders are a defining characteristic, the research is based on semi-structured interviews with 15 Senegalese graduates of Turkish universities. Findings indicate that Türkiye is perceived as a "non-ideological, humanitarian-oriented third way" between the doctrinal approach of Gulf countries and the historical Sufi ties of Morocco. However, challenges such as low visibility and alignment with local Sufi structures persist. The most striking finding is that educational diplomacy emerges as the most enduring tool supporting Türkiye's religious diplomacy. The article suggests that to enhance its effectiveness, Türkiye should develop discourses compatible with the local Sufi heritage and transform alumni networks into a systematic diplomacy instrument. In this regard, the study offers an original contribution to both religious and alumni diplomacy literature.

Keywords

Religious Diplomacy, Soft Power, Alumni Diplomacy, Türkiye–Senegal Relations.

Structured Abstract

Aim: This study examines the societal reception of Türkiye's religious diplomacy in Senegal through the perceptions of Turkish-educated alumni. It addresses a critical gap in the existing literature, which predominantly analyzes Türkiye's Africa outreach through institutional actors, policy documents, and continental strategies while overlooking micro-field studies on how these initiatives are received at the societal level in Sufi-dominant contexts. Given Senegal's distinctive Maliki-Sufi religious structure and the pervasive social influence of the Muridiyya, Tijaniyya, and Qadiriyya orders, the study is necessary to understand how alumni—as informal cultural mediators—interpret, transmit, and localize Türkiye's religious discourse in a religious landscape shaped by multiple competing external actors including Saudi Arabia, Morocco, Iran, and Christian missionary organizations.

Method: The research adopts an interpretive qualitative design. Data were collected between February and March 2025 through asynchronous written interviews with open-ended questions administered via WhatsApp and e-mail to 15 Senegalese alumni of Turkish universities, representing academics, engineers, religious officials, teachers, business owners, and NGO workers residing across various Senegalese cities. Six open-ended questions were posed, and responses ranged from 150 to 350 words. Data were analyzed using Braun and Clarke's (2006) thematic analysis, with coding conducted independently by two researchers to ensure internal consistency. The theoretical framework integrates soft power (Nye, 2004), religious diplomacy (Mandaville & Hamid, 2018; Bettiza, 2019; Haynes, 2022), and alumni diplomacy (Cowan & Arsenault, 2008; Constantinou, 2015), positioning Türkiye comparatively against the religious diplomacy models of the United States, Saudi Arabia, Iran, Morocco, and Christian missionary organizations active in Senegal.

Findings: The thematic analysis identified five interconnected findings. First, alumni predominantly perceive Türkiye's religious activities positively, invoking discourses of "brotherhood," "sincerity," and shared Muslim identity, with Türkiye's absence of a colonial past cited as a comparative advantage; however, visibility remains limited relative to Morocco and Gulf-state actors. Second, DİB and TDV activities are widely recognized: within the 2026 Proxy Qurban Program, 10,626 shares were distributed across seven regions of Senegal, reaching approximately 115,000 individuals, while the "Hediyem Kur'an Olsun" project delivered 1,140 mushafs and 150 elif-ba booklets in 2024, forming part of a global program spanning 91 countries in 42 languages. Third, educational diplomacy emerged as the most enduring instrument of Türkiye's religious diplomacy, with alumni serving as "cultural translators" who localize Türkiye's religious discourse within the Maliki-Sufi context. Fourth, Türkiye is positioned as a "non-ideological, humanitarian-oriented third way" between the doctrinal approach of Gulf countries and Morocco's Sufi ties—a positioning grounded in historical Islamic scholarly and Sufi circulation networks that also encompassed Ottoman geography. Fifth, 10 of 15 participants anticipate Türkiye's influence will grow through expanding alumni numbers and educational partnerships, while 4 express reservations, citing tariqa dominance, jurisprudential differences, and the intensity of external competition.

Conclusion: The study makes three original contributions to the literature. Theoretically, it reframes religious diplomacy not as a unidirectional state-led activity but as a multi-layered social interaction mediated by alumni, integrating religious diplomacy with alumni-mediated soft power scholarship—a synthesis largely absent in the Türkiye–Africa relations literature. Empirically, it provides the first micro-field dataset on the societal reception of Türkiye's religious diplomacy in a Sufi-dominant West African context, offering an original analytical framework based on direct alumni perceptions. Practically, it delivers context-sensitive policy recommendations including Diyanet-centered institutional partnerships with Senegal's official religious institutions, systematic mobilization of alumni networks, and inter-institutional coordination among TİKA, YTB, DİB, TDV, YEE, and the Maarif Foundation. The study establishes a foundation for future comparative research covering other West African countries shaped by the Tijaniyya and Qadiriyya traditions, as well as longitudinal analyses tracking the long-term societal and institutional influence of alumni networks.

 

Keywords: Religious Diplomacy, Soft Power, Alumni Diplomacy, Türkiye–Senegal Relations.

Yapılandırılmış Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin Senegal'deki dinî diplomasisinin toplumsal karşılığını, Türkiye'de eğitim almış mezunların algıları üzerinden incelemektir. Çalışma, Türkiye'nin Afrika açılımını büyük ölçüde kurumsal aktörler, politika belgeleri ve kıtasal stratejiler üzerinden ele alan; tasavvuf hâkimiyetindeki bağlamlarda bu girişimlerin toplumsal düzeyde nasıl karşılandığını inceleyen mikro-saha çalışmalarını ise ihmal eden mevcut literatürdeki kritik bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Senegal'in kendine özgü Maliki-tasavvufî dinî yapısı ile Muridiye, Ticaniye ve Kadiriye tarikatlarının yaygın toplumsal etkisi göz önüne alındığında; mezunların —gayri resmi kültürel aracı aktörler olarak— Suudi Arabistan, Fas, İran ve Hristiyan misyoner örgütleri gibi rekabet hâlindeki çok sayıda dış aktör tarafından şekillendirilen bir dinî sahnede Türkiye'nin dinî söylemini nasıl yorumladığı, aktardığı ve yerelleştirdiğini anlamak için bu çalışma gereklidir.

Yöntem: Araştırma yorumlayıcı nitel desende yürütülmüştür. Veriler, Şubat–Mart 2025 döneminde WhatsApp ve e-posta aracılığıyla, Senegal'in farklı şehirlerinde yaşayan ve akademisyen, mühendis, din görevlisi, öğretmen, işadamı ile sivil toplum kuruluşu çalışanlarını içeren 15 Türkiye mezununa yöneltilen açık uçlu sorulardan oluşan asenkron yazılı mülakatlar yoluyla toplanmıştır. Katılımcılara altı açık uçlu soru yöneltilmiş ve yanıtlar 150–350 kelime aralığında değişmiştir. Veriler, Braun ve Clarke'ın (2006) tematik analiz yaklaşımıyla incelenmiş; kodlama süreci iki araştırmacı tarafından bağımsız yürütülerek iç tutarlılık sağlanmıştır. Çalışmanın kuramsal çerçevesi yumuşak güç (Nye, 2004), dinî diplomasi (Mandaville ve Hamid, 2018; Bettiza, 2019; Haynes, 2022) ve mezun diplomasisi (Cowan ve Arsenault, 2008; Constantinou, 2015) yaklaşımlarını bir araya getirmekte; Türkiye'yi Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, İran, Fas ve Senegal'de faaliyet gösteren Hristiyan misyoner örgütlerinin dinî diplomasi modelleriyle karşılaştırmalı olarak konumlandırmaktadır.

Bulgular: Tematik analiz birbiriyle ilişkili beş bulguyu ortaya koymuştur. Birincisi, mezunlar Türkiye'nin dinî faaliyetlerini büyük ölçüde olumlu değerlendirmekte; "kardeşlik", "samimiyet" ve ortak Müslüman kimliği söylemlerini öne çıkarmakta ve Türkiye'nin sömürgeci geçmişe sahip olmamasını karşılaştırmalı bir üstünlük olarak zikretmektedir; ancak Fas ve Körfez aktörleriyle kıyaslandığında görünürlük sınırlı kalmaktadır. İkincisi, DİB ve TDV faaliyetleri geniş çapta tanınmaktadır: 2026 yılı Vekâletle Kurban Kesim Programı kapsamında Senegal'in yedi bölgesinde 10.626 hisse kurban kesilerek yaklaşık 115.000 kişiye ulaştırılmış; "Hediyem Kur'an Olsun" projesi çerçevesinde 2024 yılında 1.140 mushaf ve 150 elifba kitabı Senegal'e teslim edilmiş olup, söz konusu proje 91 ülkede 42 dile çeviri içeren küresel bir programın parçasıdır. Üçüncüsü, eğitim diplomasisi Türkiye'nin dinî diplomasisinin en kalıcı aracı olarak öne çıkmakta; mezunlar Türkiye'nin dinî söylemini Maliki-tasavvufî bağlama uyarlayan "kültürel çevirmenler" olarak işlev görmektedir. Dördüncüsü, Türkiye, Körfez ülkelerinin doktriner yaklaşımı ile Fas'ın tasavvufî bağları arasında "ideolojik dayatması olmayan, insani yardım odaklı üçüncü bir yol" olarak konumlanmakta; bu konumlanış Osmanlı coğrafyasını da içine alan tarihsel İslâmî ilim ve tasavvuf dolaşım ağlarında kavramsal bir zemin bulmaktadır. Beşincisi, 15 katılımcıdan 10'u Türkiye'nin etkisinin artan mezun sayısı ve eğitim ortaklıkları aracılığıyla büyüyeceğini öngörürken; 4'ü tarikatların hâkimiyeti, fıkhi farklılıklar ve dış rekabetin yoğunluğu gerekçesiyle çekince belirtmektedir.

Sonuç: Çalışma literatüre üç özgün katkı sunmaktadır. Kuramsal olarak, dinî diplomasiyi tek yönlü ve devlet merkezli bir faaliyet olarak değil, mezunlar aracılığıyla yerelleşen çok katmanlı bir toplumsal etkileşim süreci olarak yeniden çerçeveleyerek dinî diplomasi ile mezun aracılığıyla işleyen yumuşak güç literatürlerini —Türkiye–Afrika ilişkileri literatüründe büyük ölçüde eksik olan bir sentez içinde— bir araya getirmektedir. Ampirik olarak, tasavvuf hâkimiyetindeki bir Batı Afrika bağlamında Türkiye'nin dinî diplomasisinin toplumsal karşılığına dair ilk mikro-saha veri setini sunmakta; doğrudan mezun algılarına dayanan özgün bir analitik çerçeve önermektedir. Uygulamalı düzlemde, Diyanet İşleri Başkanlığı merkezli Senegal'in resmi dinî kurumlarıyla kurumsal ortaklıklar geliştirilmesi, mezun ağlarının sistematik biçimde harekete geçirilmesi ve TİKA, YTB, DİB, TDV, YEE ve Maarif Vakfı arasında kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gibi bağlama duyarlı politika önerileri sunmaktadır. Çalışma, Ticaniye ve Kadiriye gelenekleriyle şekillenen diğer Batı Afrika ülkelerini kapsayan karşılaştırmalı araştırmalar ile mezun ağlarının uzun vadeli toplumsal ve kurumsal etkilerini izleyen boylamsal analizler için bir zemin oluşturmaktadır.

 

Anahtar Kelimeler: Dinî Diplomasi, Yumuşak Güç, Mezun Diplomasisi, Türkiye-Senegal İlişkileri.

ملخص منظم

الهدف: تتناول هذه الدراسة استقبال المجتمع للدبلوماسية الدينية التركية في السنغال من خلال تصورات الخريجين الذين تلقوا تعليمهم في تركيا. وتسد الدراسة فجوة مهمة في الأدبيات الحالية، التي تركز في الغالب على تحليل تواصل تركيا مع أفريقيا من خلال الجهات المؤسسية ووثائق السياسات والاستراتيجيات القارية، بينما تتجاهل الدراسات الميدانية التفصيلية حول كيفية استقبال هذه المبادرات على المستوى المجتمعي في السياقات التي يهيمن عليها الصوفية. ونظراً للبنية الدينية الماليكية-الصوفية المميزة في السنغال والتأثير الاجتماعي الواسع النطاق للطرق المريدية والتيجانية والقادرية، فإن هذه الدراسة ضرورية لفهم كيفية قيام الخريجين — بصفتهم وسطاء ثقافيين غير رسميين — بتفسير الخطاب الديني التركي ونقله وتكييفه مع السياق المحلي في مشهد ديني تشكله جهات فاعلة خارجية متعددة ومتنافسة، بما في ذلك المملكة العربية السعودية والمغرب وإيران والمنظمات التبشيرية المسيحية.

المنهجية: تتبنى الدراسة تصميمًا نوعيًا تفسيريًا. تم جمع البيانات بين شهري فبراير ومارس 2025 من خلال مقابلات مكتوبة غير متزامنة تتضمن أسئلة مفتوحة، أُجريت عبر تطبيق «واتساب» والبريد الإلكتروني مع 15 خريجًا سنغاليًا من الجامعات التركية، يمثلون أكاديميين ومهندسين ومسؤولين دينيين ومعلمين وأصحاب أعمال وموظفي منظمات غير حكومية مقيمين في مدن سنغالية مختلفة. طُرحت ستة أسئلة مفتوحة، وتراوحت الإجابات بين 150 و350 كلمة. تم تحليل البيانات باستخدام التحليل الموضوعي لـ Braun و Clarke (2006)، حيث تم الترميز بشكل مستقل من قبل باحثين اثنين لضمان الاتساق الداخلي. يدمج الإطار النظري القوة الناعمة (Nye، 2004)، والدبلوماسية الدينية (Mandaville & Hamid، 2018؛ Bettiza، 2019؛ هاينز، 2022)، ودبلوماسية الخريجين (كوان وأرسينو، 2008؛ كونستانتينو، 2015)، مما يضع تركيا في مقارنة مع نماذج الدبلوماسية الدينية للولايات المتحدة والمملكة العربية السعودية وإيران والمغرب والمنظمات التبشيرية المسيحية النشطة في السنغال.

النتائج: حدد التحليل الموضوعي خمس نتائج مترابطة. أولاً، ينظر الخريجون في الغالب إلى الأنشطة الدينية لتركيا بشكل إيجابي، مستشهدين بخطابات «الأخوة» و«الصدق» والهوية الإسلامية المشتركة، مع الإشارة إلى عدم وجود ماضٍ استعماري لتركيا باعتباره ميزة نسبية؛ ومع ذلك، تظل ظهورها محدوداً مقارنةً بالجهات الفاعلة في المغرب ودول الخليج. ثانياً، تحظى أنشطة «الرئاسة الدينية» و«صندوق التبرعات الدينية» باعتراف واسع النطاق: في إطار برنامج «القربان بالوكالة 2026»، تم توزيع 10,626 حصة في سبع مناطق من السنغال، ووصلت إلى ما يقارب 115,000 فرد، في حين قدم مشروع «هديتي القرآن» 1,140 مصحفًا و150 كتيبًا لتعليم الحروف الأبجدية في عام 2024، كجزء من برنامج عالمي يمتد إلى 91 دولة بـ42 لغة. ثالثًا، برزت الدبلوماسية التعليمية باعتبارها الأداة الأكثر ديمومة في الدبلوماسية الدينية لتركيا، حيث يعمل الخريجون كـ«مترجمين ثقافيين» يعملون على توطين الخطاب الديني التركي ضمن السياق المالكي-الصوفي. رابعاً، تحتل تركيا موقع «الطريق الثالث غير الأيديولوجي والموجه نحو العمل الإنساني» بين النهج العقائدي لدول الخليج والروابط الصوفية للمغرب — وهو موقع يستند إلى شبكات التداول التاريخية للعلماء المسلمين والصوفيين التي شملت أيضاً الجغرافيا العثمانية. خامساً، يتوقع 10 من أصل 15 مشاركاً أن ينمو نفوذ تركيا من خلال زيادة أعداد الخريجين والشراكات التعليمية، بينما أعرب 4 منهم عن تحفظاتهم، مشيرين إلى هيمنة الطرق الصوفية، والاختلافات الفقهية، وشدة المنافسة الخارجية.

الخلاصة: تقدم الدراسة ثلاث مساهمات أصلية في الأدبيات. من الناحية النظرية، تعيد الدراسة صياغة مفهوم الدبلوماسية الدينية بحيث لا تُعتبر نشاطًا أحادي الاتجاه تقوده الدولة، بل تفاعلًا اجتماعيًّا متعدد المستويات يتوسط فيه الخريجون، مما يدمج الدبلوماسية الدينية مع المنح الدراسية القائمة على القوة الناعمة التي يتوسط فيها الخريجون — وهو توليف غائب إلى حد كبير في الأدبيات المتعلقة بالعلاقات بين تركيا وأفريقيا. من الناحية التجريبية، توفر الدراسة أول مجموعة بيانات ميدانية مصغرة حول استقبال المجتمع للدبلوماسية الدينية التركية في سياق غرب أفريقي تهيمن عليه الطرق الصوفية، وتقدم إطارًا تحليليًّا أصليًّا يستند إلى تصورات الخريجين المباشرة. من الناحية العملية، تقدم الدراسة توصيات سياسية تراعي السياق، بما في ذلك إقامة شراكات مؤسسية تتمحور حول «ديانيت» مع المؤسسات الدينية الرسمية في السنغال، والتعبئة المنهجية لشبكات الخريجين، والتنسيق بين المؤسسات مثل «تيكا» و«YTB» و«DİB» و«TDV» و«YEE» ومؤسسة «معارف». وترسي الدراسة أساسًا لأبحاث مقارنة مستقبلية تغطي دولًا أخرى في غرب إفريقيا تتأثر بتقاليد التيجانية والقادرية، فضلاً عن تحليلات طولية تتتبع التأثير المجتمعي والمؤسسي طويل الأمد لشبكات الخريجين.

الكلمات المفتاحية: الدبلوماسية الدينية، القوة الناعمة، دبلوماسية الخريجين، العلاقات بين تركيا والسنغال.

Résumé structuré

Objectif : Cette étude examine la réception sociétale de la diplomatie religieuse de la Turquie au Sénégal à travers les perceptions d’anciens étudiants ayant suivi un cursus en Turquie. Elle comble une lacune importante dans la littérature existante, qui analyse principalement l’action de la Turquie en Afrique à travers des acteurs institutionnels, des documents politiques et des stratégies continentales, tout en négligeant les études de terrain à petite échelle portant sur la manière dont ces initiatives sont accueillies au niveau sociétal dans des contextes à dominante soufie. Compte tenu de la structure religieuse malikite-soufie propre au Sénégal et de l’influence sociale omniprésente des ordres muridiyya, tijaniyya et qadiriyya, cette étude est nécessaire pour comprendre comment les anciens étudiants — en tant que médiateurs culturels informels — interprètent, transmettent et adaptent au contexte local le discours religieux de la Turquie dans un paysage religieux façonné par de multiples acteurs externes concurrents, notamment l’Arabie saoudite, le Maroc, l’Iran et les organisations missionnaires chrétiennes.

Méthode : La recherche adopte une approche qualitative interprétative. Les données ont été collectées entre février et mars 2025 au moyen d’entretiens écrits asynchrones comportant des questions ouvertes, menés via WhatsApp et par e-mail auprès de 15 anciens étudiants sénégalais ayant fréquenté des universités turques, représentant des universitaires, des ingénieurs, des responsables religieux, des enseignants, des chefs d’entreprise et des collaborateurs d’ONG résidant dans différentes villes du Sénégal. Six questions ouvertes ont été posées, et les réponses comptaient entre 150 et 350 mots. Les données ont été analysées à l’aide de l’analyse thématique de Braun et Clarke (2006), le codage ayant été effectué de manière indépendante par deux chercheurs afin de garantir la cohérence interne. Le cadre théorique intègre le « soft power » (Nye, 2004), la diplomatie religieuse (Mandaville & Hamid, 2018 ; Bettiza, 2019 ; Haynes, 2022) et la diplomatie des anciens étudiants (Cowan & Arsenault, 2008 ; Constantinou, 2015), en positionnant la Turquie de manière comparative par rapport aux modèles de diplomatie religieuse des États-Unis, de l’Arabie saoudite, de l’Iran, du Maroc et des organisations missionnaires chrétiennes actives au Sénégal.

Résultats : L’analyse thématique a permis d’identifier cinq résultats interdépendants. Premièrement, les anciens étudiants perçoivent majoritairement les activités religieuses de la Turquie de manière positive, invoquant des discours sur la « fraternité », la « sincérité » et l’identité musulmane partagée, l’absence de passé colonial de la Turquie étant citée comme un avantage comparatif ; toutefois, sa visibilité reste limitée par rapport à celle du Maroc et des acteurs des États du Golfe. Deuxièmement, les activités de la DİB et de la TDV sont largement reconnues : dans le cadre du programme « Proxy Qurban » 2026, 10 626 parts ont été distribuées dans sept régions du Sénégal, touchant environ 115 000 personnes, tandis que le projet « Hediyem Kur'an Olsun » a permis de distribuer 1 140 mushafs et 150 livrets « elif-ba » en 2024, s’inscrivant dans le cadre d’un programme mondial couvrant 91 pays en 42 langues. Troisièmement, la diplomatie éducative s’est imposée comme l’instrument le plus durable de la diplomatie religieuse de la Turquie, les anciens étudiants jouant le rôle de « traducteurs culturels » qui adaptent le discours religieux turc au contexte malikite-soufi. Quatrièmement, la Turquie se positionne comme une « troisième voie non idéologique et à vocation humanitaire » entre l’approche doctrinale des pays du Golfe et les liens soufis du Maroc — un positionnement ancré dans les réseaux historiques de circulation des savants islamiques et des soufis, qui englobaient également l’espace ottoman. Cinquièmement, 10 des 15 participants prévoient que l’influence de la Turquie s’accroîtra grâce à l’augmentation du nombre d’anciens étudiants et à la multiplication des partenariats éducatifs, tandis que 4 expriment des réserves, invoquant la prédominance des tariqas, les différences jurisprudentielles et l’intensité de la concurrence extérieure.

Conclusion : Cette étude apporte trois contributions originales à la littérature. Sur le plan théorique, elle recadre la diplomatie religieuse non pas comme une activité unidirectionnelle menée par l’État, mais comme une interaction sociale à plusieurs niveaux, dont les anciens étudiants sont les intermédiaires, intégrant ainsi la diplomatie religieuse à la recherche sur le « soft power » véhiculé par les anciens étudiants — une synthèse largement absente de la littérature consacrée aux relations entre la Turquie et l’Afrique. Sur le plan empirique, elle fournit le premier ensemble de données issues d’une étude de terrain à petite échelle sur la réception sociétale de la diplomatie religieuse de la Turquie dans un contexte ouest-africain à dominante soufie, proposant un cadre analytique original fondé sur les perceptions directes des anciens étudiants. Sur le plan pratique, cet article formule des recommandations politiques adaptées au contexte, notamment des partenariats institutionnels centrés sur la Diyanet avec les institutions religieuses officielles du Sénégal, la mobilisation systématique des réseaux d’anciens étudiants et la coordination interinstitutionnelle entre la TİKA, la YTB, la DİB, la TDV, la YEE et la Fondation Maarif. Cette étude jette les bases de futures recherches comparatives portant sur d’autres pays d’Afrique de l’Ouest marqués par les traditions tijaniyya et qadiriyya, ainsi que d’analyses longitudinales visant à suivre l’influence sociétale et institutionnelle à long terme des réseaux d’anciens étudiants.

 

Mots-clés : diplomatie religieuse, soft power, diplomatie des anciens étudiants, relations Turquie-Sénégal.

Resumen estructurado

Objetivo: Este estudio examina la acogida social de la diplomacia religiosa de Turquía en Senegal a través de las percepciones de antiguos alumnos formados en Turquía. Aborda una laguna importante en la bibliografía existente, que analiza predominantemente la presencia de Turquía en África a través de actores institucionales, documentos políticos y estrategias continentales, al tiempo que pasa por alto los estudios de microcampo sobre cómo se acogen estas iniciativas a nivel social en contextos dominados por el sufismo. Dada la peculiar estructura religiosa malikí-sufí de Senegal y la influencia social generalizada de las órdenes Muridiyya, Tijaniyya y Qadiriyya, el estudio resulta necesario para comprender cómo los antiguos alumnos —en su calidad de mediadores culturales informales— interpretan, transmiten y adaptan al contexto local el discurso religioso de Turquía en un panorama religioso marcado por múltiples actores externos que compiten entre sí, entre los que se incluyen Arabia Saudí, Marruecos, Irán y organizaciones misioneras cristianas.

Método: La investigación adopta un diseño cualitativo interpretativo. Los datos se recopilaron entre febrero y marzo de 2025 mediante entrevistas escritas asíncronas con preguntas abiertas, realizadas a través de WhatsApp y correo electrónico a 15 antiguos alumnos senegaleses de universidades turcas, entre los que se encontraban académicos, ingenieros, responsables religiosos, docentes, empresarios y trabajadores de ONG residentes en diversas ciudades senegalesas. Se plantearon seis preguntas abiertas, y las respuestas oscilaron entre 150 y 350 palabras. Los datos se analizaron mediante el análisis temático de Braun y Clarke (2006), y la codificación fue realizada de forma independiente por dos investigadores para garantizar la consistencia interna. El marco teórico integra el poder blando (Nye, 2004), la diplomacia religiosa (Mandaville y Hamid, 2018; Bettiza, 2019; Haynes, 2022) y la diplomacia de antiguos alumnos (Cowan y Arsenault, 2008; Constantinou, 2015), situando a Turquía en una perspectiva comparativa frente a los modelos de diplomacia religiosa de Estados Unidos, Arabia Saudí, Irán, Marruecos y las organizaciones misioneras cristianas activas en Senegal.

Resultados: El análisis temático identificó cinco resultados interrelacionados. En primer lugar, los antiguos alumnos perciben de forma predominantemente positiva las actividades religiosas de Turquía, recurriendo a discursos de «hermandad», «sinceridad» e identidad musulmana compartida, y citando la ausencia de un pasado colonial por parte de Turquía como una ventaja comparativa; sin embargo, su visibilidad sigue siendo limitada en comparación con la de Marruecos y los actores de los Estados del Golfo. En segundo lugar, las actividades de la DİB y la TDV gozan de un amplio reconocimiento: en el marco del Programa de Qurban por Poder de 2026, se distribuyeron 10 626 raciones en siete regiones de Senegal, llegando a aproximadamente 115 000 personas, mientras que el proyecto «Hediyem Kur'an Olsun» entregó 1 140 mushafs y 150 folletos de elif-ba en 2024, formando parte de un programa global que abarca 91 países en 42 idiomas. En tercer lugar, la diplomacia educativa se ha revelado como el instrumento más duradero de la diplomacia religiosa de Turquía, con antiguos alumnos que actúan como «traductores culturales» y adaptan el discurso religioso de Turquía al contexto malikí-sufí. En cuarto lugar, Turquía se posiciona como una «tercera vía no ideológica y de orientación humanitaria» entre el enfoque doctrinal de los países del Golfo y los vínculos sufíes de Marruecos —un posicionamiento basado en las redes históricas de circulación de eruditos islámicos y sufíes que también abarcaban el territorio otomano—. En quinto lugar, 10 de los 15 participantes prevén que la influencia de Turquía crecerá gracias al aumento del número de antiguos alumnos y a las alianzas educativas, mientras que 4 expresan reservas, citando el predominio de las tariqas, las diferencias jurisprudenciales y la intensidad de la competencia externa.

Conclusión: El estudio aporta tres contribuciones originales a la literatura especializada. Desde el punto de vista teórico, replantea la diplomacia religiosa no como una actividad unidireccional impulsada por el Estado, sino como una interacción social multifacética mediada por los antiguos alumnos, integrando la diplomacia religiosa con los estudios sobre el poder blando mediados por los antiguos alumnos —una síntesis que brilla por su ausencia en la literatura sobre las relaciones entre Turquía y África—. Desde el punto de vista empírico, proporciona el primer conjunto de datos de microcampo sobre la acogida social de la diplomacia religiosa de Turquía en un contexto de África Occidental dominado por el sufismo, ofreciendo un marco analítico original basado en las percepciones directas de los antiguos alumnos. Desde el punto de vista práctico, ofrece recomendaciones de política adaptadas al contexto, entre las que se incluyen las colaboraciones institucionales centradas en la Diyanet con las instituciones religiosas oficiales de Senegal, la movilización sistemática de las redes de antiguos alumnos y la coordinación interinstitucional entre la TİKA, la YTB, la DİB, la TDV, la YEE y la Fundación Maarif. El estudio sienta las bases para futuras investigaciones comparativas que abarquen otros países de África Occidental marcados por las tradiciones tijaniyya y qadiriyya, así como para análisis longitudinales que hagan un seguimiento de la influencia social e institucional a largo plazo de las redes de antiguos alumnos.

 

Palabras clave: diplomacia religiosa, poder blando, diplomacia de antiguos alumnos, relaciones entre Turquía y Senegal.

结构化摘要

目的:本研究通过在土耳其接受过教育的校友的认知,考察土耳其在塞内加尔的宗教外交所获得的社会反响。该研究填补了现有文献中的一项关键空白——现有文献主要通过机构行为体、政策文件和大陆战略来分析土耳其在非洲的拓展活动,却忽视了在苏菲派占主导地位的背景下,这些举措在社会层面如何被接受的微观领域研究。鉴于塞内加尔独特的马立克学派-苏菲派宗教结构,以及穆里迪耶、提贾尼耶和卡迪里耶教团广泛的社会影响力,本研究对于理解这些校友——作为非正式的文化中介——如何在由沙特阿拉伯、摩洛哥、伊朗及基督教传教组织等多方竞争性外部行为体共同塑造的宗教格局中,解读、传播并本土化土耳其的宗教话语,具有重要意义。

方法:本研究采用解释性定性研究设计。数据收集于2025年2月至3月期间,通过WhatsApp和电子邮件向15名土耳其大学的塞内加尔校友进行异步书面访谈,采用开放式问题。受访者包括居住在塞内加尔各城市的学者、工程师、宗教官员、教师、企业主和非政府组织工作人员。共提出六个开放式问题,回答字数在150至350字之间。数据分析采用布劳恩和克拉克(2006)的主题分析法,由两名研究者独立进行编码以确保内部一致性。理论框架整合了软实力(奈,2004)、宗教外交(曼达维尔与哈米德,2018;贝蒂扎,2019; Haynes, 2022)以及校友外交(Cowan & Arsenault, 2008; Constantinou, 2015),将土耳其与美国、沙特阿拉伯、伊朗、摩洛哥以及活跃在塞内加尔的基督教传教组织的宗教外交模式进行比较。

研究发现:主题分析得出了五项相互关联的研究发现。首先,校友们普遍对土耳其的宗教活动持积极看法,提及“兄弟情谊”、“真诚”以及共同的穆斯林身份等话语,并将土耳其没有殖民历史视为其比较优势;然而,与摩洛哥和海湾国家行为体相比,其可见度仍然有限。其次,土耳其宗教事务局(DİB)和土耳其宗教事务基金会(TDV)的活动广受认可:在2026年“代宰古尔邦”计划中, 在塞内加尔七个地区共分发了10,626份牺牲品,惠及约115,000人;而“我的礼物是《古兰经》”项目于2024年分发了1,140本《古兰经》和150本《埃利夫-巴》读本,该项目是覆盖91个国家、使用42种语言的全球计划的一部分。第三,教育外交已成为土耳其宗教外交中最持久的工具,其校友作为“文化翻译者”,在马利克学派-苏菲派语境中将土耳其的宗教话语本土化。第四,土耳其在海湾国家的教义路线与摩洛哥的苏菲派联系之间,定位为一条“非意识形态、以人道主义为导向的第三条道路”——这一定位植根于历史上的伊斯兰学者和苏菲派传播网络,该网络同样涵盖了奥斯曼帝国的疆域。第五,15位受访者中有10位预计,随着校友人数和教育伙伴关系的扩大,土耳其的影响力将增强;而4位则表示持保留态度,理由包括教团主导地位、教法差异以及外部竞争的激烈程度。

结论: 本研究为相关文献做出了三项原创性贡献。在理论层面,它重新定义了宗教外交,将其视为一种由校友居中调度的多层次社会互动,而非单向的国家主导活动,从而将宗教外交与校友介导的软实力研究相结合——这种综合视角在土耳其与非洲关系的研究文献中此前基本缺失。实证层面,本研究首次提供了关于土耳其宗教外交在苏菲派占主导地位的西非语境下社会接受度的微观领域数据集,并基于校友的直接感知提出了一个原创性分析框架。从实践层面看,本研究提出了符合具体情境的政策建议,包括以土耳其宗教事务局(Diyanet)为中心与塞内加尔官方宗教机构建立机构伙伴关系、系统性调动校友网络,以及土耳其国际合作与协调署(TİKA)、青年与体育局(YTB)、宗教事务局(DİB)、土耳其宗教基金会(TDV)、青年教育基金会(YEE)和马里夫基金会(Maarif Foundation)之间的机构间协调。本研究为未来针对受提贾尼耶(Tijaniyya)和卡迪里耶(Qadiriyya)传统影响的其他西非国家开展的比较研究奠定了基础,同时也为追踪校友网络长期社会及制度影响的纵向分析提供了依据。

 

关键词: 宗教外交、软实力、校友外交、土耳其—塞内加尔关系。

Структурированное резюме

Цель: В данном исследовании рассматривается общественное восприятие религиозной дипломатии Турции в Сенегале через призму восприятия выпускников, получивших образование в Турции. Оно восполняет существенный пробел в существующей литературе, в которой преобладают анализы взаимодействия Турции с Африкой через призму институциональных субъектов, политических документов и континентальных стратегий, при этом игнорируются микрополевые исследования, посвящённые тому, как эти инициативы воспринимаются на общественном уровне в условиях преобладания суфизма. Учитывая характерную для Сенегала религиозную структуру, основанную на маликитском праве и суфизме, а также всепроникающее социальное влияние орденов Муридийя, Тиджанийя и Кадирийя, данное исследование необходимо для понимания того, как выпускники — в качестве неформальных культурных посредников — интерпретируют, передают и адаптируют к местным условиям религиозный дискурс Турции в религиозном ландшафте, формируемом множеством конкурирующих внешних акторов, включая Саудовскую Аравию, Марокко, Иран и христианские миссионерские организации.

Метод: В исследовании используется интерпретативный качественный подход. Сбор данных проводился в период с февраля по март 2025 года посредством асинхронных письменных интервью с открытыми вопросами, проводимых через WhatsApp и электронную почту среди 15 сенегальских выпускников турецких университетов, представляющих ученых, инженеров, религиозных деятелей, учителей, предпринимателей и сотрудников НПО, проживающих в различных городах Сенегала. Было задано шесть открытых вопросов, и ответы варьировались от 150 до 350 слов. Анализ данных проводился с использованием метода тематического анализа Брауна и Кларка (2006), при этом кодирование осуществлялось независимо двумя исследователями для обеспечения внутренней согласованности. Теоретическая основа объединяет концепции «мягкой силы» (Nye, 2004), религиозной дипломатии (Mandaville & Hamid, 2018; Bettiza, 2019; Хейнс, 2022) и дипломатию выпускников (Коуэн и Арсено, 2008; Константину, 2015), позволяющие сравнительно оценить позицию Турции по отношению к моделям религиозной дипломатии Соединённых Штатов, Саудовской Аравии, Ирана, Марокко и христианских миссионерских организаций, действующих в Сенегале.

Результаты: Тематический анализ выявил пять взаимосвязанных выводов. Во-первых, выпускники в основном положительно воспринимают религиозную деятельность Турции, ссылаясь на дискурсы «братства», «искренности» и общей мусульманской идентичности, при этом отсутствие у Турции колониального прошлого называется её сравнительным преимуществом; однако её видимость по-прежнему остается ограниченной по сравнению с Марокко и субъектами из стран Персидского залива. Во-вторых, деятельность DİB и TDV широко признана: в рамках программы «Прокси-Курбан-2026» в семи регионах Сенегала было распределено 10 626 порций, которые охватили примерно 115 000 человек, а в рамках проекта «Hediyem Kur’an Olsun» в 2024 году было передано 1 140 экземпляров Корана и 150 буклетов «Элиф-Ба», что стало частью глобальной программы, охватывающей 91 страну на 42 языках. В-третьих, образовательная дипломатия стала наиболее устойчивым инструментом религиозной дипломатии Турции, при этом выпускники выступают в роли «культурных переводчиков», которые адаптируют религиозный дискурс Турции к маликитско-суфийскому контексту. В-четвертых, Турция позиционируется как «неидеологический, ориентированный на гуманитарные ценности третий путь» между доктринальным подходом стран Персидского залива и суфийскими связями Марокко — позиционирование, основанное на исторических сетях распространения исламской научной и суфийской мысли, которые также охватывали территорию Османской империи. В-пятых, 10 из 15 участников ожидают, что влияние Турции будет расти за счет увеличения числа выпускников и расширения образовательных партнерств, в то время как 4 выражают осторожность, ссылаясь на доминирование тарикатов, различия в юриспруденции и интенсивность внешней конкуренции.

Заключение: Данное исследование вносит три оригинальных вклада в научную литературу. С теоретической точки зрения оно переосмысливает религиозную дипломатию не как однонаправленную деятельность, инициируемую государством, а как многоуровневое социальное взаимодействие, опосредованное выпускниками, интегрируя религиозную дипломатию с исследованиями в области «мягкой силы», опосредованной выпускниками — синтез, в значительной степени отсутствующий в литературе по отношениям между Турцией и Африкой. С эмпирической точки зрения оно предоставляет первый набор микрополевых данных о восприятии религиозной дипломатии Турции обществом в условиях Западной Африки, где доминирует суфизм, предлагая оригинальную аналитическую концепцию, основанную на непосредственных восприятиях выпускников. С практической точки зрения в работе представлены учитывающие контекст рекомендации по выработке политики, включая институциональное партнерство, ориентированное на «Диянет», с официальными религиозными учреждениями Сенегала, систематическую мобилизацию сетей выпускников, а также межведомственную координацию между TİKA, YTB, DİB, TDV, YEE и Фондом «Маариф». Исследование закладывает основу для будущих сравнительных исследований, охватывающих другие страны Западной Африки, в которых доминируют традиции Тиджанийя и Кадирийя, а также для лонгитюдных анализов, отслеживающих долгосрочное общественное и институциональное влияние сетей выпускников.

 

Ключевые слова: религиозная дипломатия, «мягкая сила», дипломатия выпускников, отношения между Турцией и Сенегалом.

संरचित सारांश

उद्देश्य: यह अध्ययन तुर्की-शिक्षित पूर्व छात्रों की धारणाओं के माध्यम से सेनेगल में तुर्की की धार्मिक कूटनीति की सामाजिक स्वीकृति की जांच करता है। यह मौजूदा साहित्य में एक महत्वपूर्ण अंतराल को संबोधित करता है, जो मुख्य रूप से संस्थागत अभिनेताओं, नीति दस्तावेजों और महाद्वीपीय रणनीतियों के माध्यम से तुर्की की अफ्रीका पहुंच का विश्लेषण करता है, जबकि सूफी-प्रधान संदर्भों में सामाजिक स्तर पर इन पहलों को कैसे स्वीकार किया जाता है, इस पर सूक्ष्म-क्षेत्रीय अध्ययनों की अनदेखी करता है।

सेनेगल की विशिष्ट मालिकी-सूफी धार्मिक संरचना और मुरिदिया, तिजानिया, और कादिरिया संप्रदायों के व्यापक सामाजिक प्रभाव को देखते हुए, यह अध्ययन यह समझने के लिए आवश्यक है कि पूर्व छात्र—गैर-औपचारिक सांस्कृतिक मध्यस्थों के रूप में—तुर्की के धार्मिक विमर्श की व्याख्या, प्रसारण और स्थानीयकरण कैसे करते हैं, एक ऐसे धार्मिक परिदृश्य में जो सऊदी अरब, मोरक्को, ईरान और ईसाई मिशनरी संगठनों सहित कई प्रतिस्पर्धी बाहरी अभिनेताओं द्वारा आकार दिया गया है।

विधि: यह शोध एक व्याख्यात्मक गुणात्मक डिजाइन अपनाता है। डेटा फरवरी और मार्च 2025 के बीच, तुर्की विश्वविद्यालयों के 15 सेनेगल के पूर्व छात्रों के साथ व्हाट्सएप और ई-मेल के माध्यम से आयोजित खुले-अंत प्रश्नों वाले असिंक्रोनस लिखित साक्षात्कारों के जरिए एकत्र किया गया था। ये पूर्व छात्र विभिन्न सेनेगल शहरों में रहते हैं और उनमें शिक्षाविद, इंजीनियर, धार्मिक अधिकारी, शिक्षक, व्यवसायी और गैर-सरकारी संगठन (एनजीओ) कार्यकर्ता शामिल हैं। छह खुले-अंत प्रश्न पूछे गए, और प्रतिक्रियाएं 150 से 350 शब्दों तक की थीं। डेटा का विश्लेषण ब्राउन और क्लार्क (2006) के विषयगत विश्लेषण का उपयोग करके किया गया, और आंतरिक स्थिरता सुनिश्चित करने के लिए दो शोधकर्ताओं द्वारा स्वतंत्र रूप से कोडिंग की गई। सैद्धांतिक ढांचा सॉफ्ट पावर (नाई, 2004), धार्मिक कूटनीति (मंडाविल और हमीद, 2018; बेटिज़ा, 2019;

Haynes, 2022), और पूर्व छात्र कूटनीति (Cowan & Arsenault, 2008; Constantinou, 2015), तुर्की को संयुक्त राज्य अमेरिका, सऊदी अरब, ईरान, मोरक्को और सेनेगल में सक्रिय ईसाई मिशनरी संगठनों के धार्मिक कूटनीति मॉडल के मुकाबले तुलनात्मक रूप से स्थापित करते हैं।

निष्कर्ष: विषयगत विश्लेषण में पांच परस्पर जुड़े निष्कर्षों की पहचान की गई।

पहला, पूर्व छात्र मुख्य रूप से तुर्की की धार्मिक गतिविधियों को सकारात्मक रूप से देखते हैं, "बंधुत्व," "ईमानदारी," और साझा मुस्लिम पहचान के विमर्शों का आह्वान करते हैं, जिसमें तुर्की के औपनिवेशिक अतीत की अनुपस्थिति को एक तुलनात्मक लाभ के रूप में उद्धृत किया गया है; हालांकि, मोरक्को और खाड़ी-राज्य के अभिनेताओं की तुलना में दृश्यता सीमित रहती है। दूसरा, DİB और TDV की गतिविधियों को व्यापक रूप से मान्यता प्राप्त है: 2026 प्रॉक्सी कुर्बान कार्यक्रम के भीतर, सेनेगल के सात क्षेत्रों में 10,626 हिस्से वितरित किए गए, जिससे लगभग 115,000 लोग लाभान्वित हुए, जबकि "हेदियेम कुरान ओलसुन्" परियोजना ने 2024 में 1,140 मुशाफ और 150 एलिफ-बा पुस्तिकाएं वितरित कीं, जो 42 भाषाओं में 91 देशों में फैले एक वैश्विक कार्यक्रम का हिस्सा हैं। तीसरा, शैक्षिक कूटनीति तुर्की की धार्मिक कूटनीति के सबसे स्थायी साधन के रूप में उभरी, जिसमें पूर्व छात्र "सांस्कृतिक अनुवादक" के रूप में कार्य करते हैं जो मालिकी-सूफी संदर्भ के भीतर तुर्की के धार्मिक विमर्श को स्थानीय बनाते हैं। चौथा, तुर्की को खाड़ी देशों के सिद्धांतवादी दृष्टिकोण और मोरक्को के सूफी संबंधों के बीच एक "गैर-वैचारिक, मानवीय-उन्मुख तीसरा रास्ता" के रूप में स्थापित किया गया है—यह स्थिति ऐतिहासिक इस्लामी विद्वानों और सूफी संचार नेटवर्क पर आधारित है जो ऑटोमन भूगोल को भी शामिल करते थे। पाँचवाँ, 15 प्रतिभागियों में से 10 का अनुमान है कि पूर्व छात्रों की संख्या और शैक्षिक साझेदारियों के विस्तार के माध्यम से तुर्की का प्रभाव बढ़ेगा, जबकि 4 ने तारीका के प्रभुत्व, फقهी मतभेदों और बाहरी प्रतिस्पर्धा की तीव्रता का हवाला देते हुए अपनी आशंकाएँ व्यक्त कीं।

निष्कर्ष: यह अध्ययन साहित्य में तीन मौलिक योगदान देता है। सैद्धांतिक रूप से, यह धार्मिक कूटनीति को एकतरफा राज्य-नेतृत्व वाली गतिविधि के रूप में नहीं, बल्कि पूर्व छात्रों द्वारा मध्यस्थता की गई एक बहु-स्तरीय सामाजिक बातचीत के रूप में पुनः परिभाषित करता है, जो धार्मिक कूटनीति को पूर्व छात्र-मध्यस्थ सॉफ्ट पावर विद्वता के साथ एकीकृत करता है—एक ऐसा संश्लेषण जो तुर्की-अफ्रीका संबंधों के साहित्य में काफी हद तक अनुपस्थित है। अनुभवजन्य रूप से, यह एक सूफी-प्रधान पश्चिम अफ्रीकी संदर्भ में तुर्की की धार्मिक कूटनीति की सामाजिक स्वीकृति पर पहला सूक्ष्म-क्षेत्र डेटासेट प्रदान करता है, जो प्रत्यक्ष पूर्व छात्रों की धारणाओं पर आधारित एक मूल विश्लेषणात्मक ढांचा प्रस्तुत करता है। व्यावहारिक रूप से, यह संदर्भ-संवेदनशील नीतिगत सिफारिशें प्रदान करता है, जिसमें सेनेगल की आधिकारिक धार्मिक संस्थानों के साथ दियानेट-केंद्रित संस्थागत साझेदारी, पूर्व छात्रों के नेटवर्क का व्यवस्थित जुटान, और TİKA, YTB, DİB, TDV, YEE, और Maarif फाउंडेशन के बीच अंतर-संस्थागत समन्वय शामिल हैं।

यह अध्ययन अन्य पश्चिम अफ्रीकी देशों पर भविष्य के तुलनात्मक शोध के लिए एक आधार स्थापित करता है, जो तिजानिया और कादिरिया परंपराओं से आकारित हैं, साथ ही पूर्व छात्रों के नेटवर्क के दीर्घकालिक सामाजिक और संस्थागत प्रभाव को ट्रैक करने वाले दीर्घकालिक विश्लेषणों के लिए भी।

 

कीवर्ड: धार्मिक कूटनीति, सॉफ्ट पावर, पूर्व छात्र कूटनीति, तुर्की-सेनेगल संबंध।

Article Statistics

Number of reads 156
Number of downloads 23

Share

Turkish Studies-Economics,Finance,Politics
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.