ISSN:2667-5641

ERCÜMENT EKREM’İN MEŞHEDİ SERİSİNDE KARAGÖZ VE ORTA OYUNUNDAKİ TİPLERE MÜDAHALESİ VE SESSİZ BİR MUHALEFET ARACI OLARAK ACEM


Ercüment Ekrem Talu’nun Meşhedi karakteri, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Akbaba mizah dergisinin sayfalarında doğmuş ve okurların gösterdiği ilgi üzerine önce küçük hikâye veya fıkralarda, daha sonra da romanlarda maceralarına devam etmiştir. Ercüment Ekrem, Meşhedi ve etrafındaki tipleri yaratırken geleneksel Türk tiyatrosundaki tiplerden yararlanmış ama seride bu tiplerin hepsine yer vermemiştir. Bu yazıda “Giriş” bölümünün ardından birinci bölümde, Meşhedi serisi genel olarak tanıtılmıştır. “Meşhedi Serisinde Tipler” adlı üçüncü bölümünde yazarın geleneksel Türk tiyatrosundaki tüm tipler yerine neden bazılarını kullandığı değerlendirilmiştir. Bu seride asıl kişiler Meşhedi, Torik Necmi ve Çekirgefendi’dir. Meşhedi, Karagöz ve orta oyunundaki Acem’in; Torik, Külhanbeyi’nin karşılığıdır. Çekirgefendi ise Hacivat/Pişekâr’ın karşılığıdır ama onunla tam örtüşmez. Karşısına Karagöz veya Kavuklu gibi bir tip çıkarılmaz. Halkçı bir aydın profili çizen Çekirgefendi, ağdalı bir Osmanlıcayla değil sade bir Türkçeyle konuşur. Çevresindekilerle dayanışmacı ve eşitlikçi bir ilişki içindedir. Seride Arap, Arnavut, Rumelili, Ermeni, Yahudi ve Rum gibi taklitlere de yer verilir. Ancak “Türk” ve “Kürt” tiplerine yer verilmez. Türk tipi seride yer almazken, Torik Necmi’nin Türklüğü öne çıkarılır. Dönemin siyasi atmosferi bu tiplerin yokluğunu açıklar. Ermeni ve Yahudi tiplerine dönemin siyasi atmosferinden etkilenilerek Karagöz ve orta oyunundakinden biraz daha farklı yaklaşılır. Ama bu fark çok can alıcı değildir. Yazının dördüncü bölümünde “Neden Meşhedi?” sorusunun cevabı aranmıştır. Meşhedi tipinin Akbaba dergisindeki doğuş süreci incelenmiş ve Meşhedi’nin İran kökenli bir gazeteci olan ve dergide Acem tipiyle örtüştürülerek mizah konusu yapılan Hemedanizade Ali Naci’den (Karacan) kaynaklandığı görülmüştür. Karagöz ve orta oyunundaki taklit tiplerin daha çok kullanıldığı Meşhedi serisinde, eksen kişilerden biri yerine neden Meşhedi’nin seçildiği veya öne çıkarıldığı sorusunun olası cevapları aranmıştır. Cevaplardan biri, Meşhedi serisinin, yeni kurulan Türk kimliğine dayalı ulus devletin, kendi mitik geçmişini yaratırken vardığı aşırılıkların da bir bakıma parodisi olabileceğidir. Meşhedi, temelleri çok daha önce atılmış olmasına karşın ancak 1930’ların başında çerçevesi çizilip ayrıntıları netleşen Türk Tarih Tezi’ne ve I. Türk Tarih Kongresi’nde de gündemde olmakla birlikte daha sonra Güneş-Dil Teorisi formunda en aşırı hâline ulaşacak olan Türk dilinin kökeniyle ilgili iddialara mizahi bir karşılık olarak değerlendirilebilir. Diğer bir olasılık ise Cumhuriyet’in kuruluşundan önce ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde siyaset ve düşünce dünyasında öne çıkan Tatar, Azeri gibi aydınlardan duyulan gizli rahatsızlığın Meşhedi aracılığıyla ifade edilmiş olabileceğidir. Bu aydınlar arasında sivrilen İranlı Hemedanizade Ali Naci ve Azeri Ahmet Ağaoğlu, Meşhedi aracılığıyla mizahın hedefi hâline gelmiş olabilir. Meşhedi serisinin popülerliğini açıklayan diğer bir etkense bu serinin, çöken imparatorluk sonucunda kapanmaya yüz tutan perdenin ve dağılmaya başlayan geleneksel sahnenin bu kapanışa ve dağılmaya yazıyla bir direnme çabası olarak da yorumlanabileceğidir.


Anahtar Kelimeler


Meşhedi serisi, Ercüment Ekrem, Akbaba, geleneksel Türk tiyatrosu, Acem, Türk Tarih Tezi, Güneş-Dil Teorisi.

Yazar: Canan ÖKTEMGİL TURGUT -
Sayfa Sayısı: 1437-1478
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/TurkishStudies.23380
Tam Metin:
Turkish Studies - Language and Literature
E-Mail Aboneliği

E-Bülten'e abone olarak güncel haberlerin mailinize gelmesini sağlayabilirsiniz.

© Copyright Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim . Tüm Hakları Saklıdır.