ISSN:1308-2140

Giriş Yap Üye Ol

GÜNÜMÜZ TÜRK ÖYKÜSÜNDE TAŞRANIN MODERNLEŞMESİNDE BİR ÖNCÜ: ANA ÜŞÜMESİ VE HÜSEYİN SU ÖYKÜCÜLÜĞÜ


Hüseyin Su öykücülüğü, varlığını iki noktada gösterir. Bir yanıyla tahkiye geleneğinin hayata dönük dış gözlerini ihmal etmezken bir yanıyla da yeni olana, modern olana iç gözleri açıktır. Bu hikaye geleneğinin harmanlanması ile oluşmuş bir seçim olabilir. Nitekim Türk Edebiyatında güncel gelişmelerin edebiyata etkisi daha çok 19. yüzyılda varlığını gösterir. Yıkılmanın eşiğindeki Osmanlı Devletinde, 19. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren ciddi bir kabuk değişimi yaşanmaya başlar. Batılılaşma hareketleri her alanda hız kazanırken edebiyatta bundan payını alır. Ancak bu yenileşme sadece yeni türlerin girmesi ile değil türlerin değişime uğraması ile de gerçekleşir. Dede Korkut hikâyeleri ile başlatılan tahkiye geleneğinin modern öyküye dönüşümünde yeni yeni ortaya çıkan diğer birçok sosyal bilim kavramlarının etkisi yoğun bir şekilde görülür. Yeni kavramlarla beraber siyasal ortamın doğurduğu yeni insan tipinin karakterleşmesi de öykücüye kendi dilini kurdurur. Hüseyin Su, bu yeni dönemde ortaya çıkan modern öyküde uzun süre ihmal edilen taşranın sağlam cümlelerle edebi metne iliştirilmesinde katkısı olmuş bir yazardır. Hüseyin Su, ilk öykü kitabı Ana Üşümesindeki hikâyelerin dış çemberini genişletir. Taşralı, modern dünyanın içindedir. Ancak bu yerli insanlar kendi coğrafyasına yabancılaşması ile okura sunulur. Bu makalede yazarın Ana Üşümesi adlı hikaye kitabındaki öykülerinde taşra insanının modernleşmesinin nasıl ele alındığı ve yazarın bu ele alışta seçtiği yolu anlamaya çalışacağız.


Anahtar Kelimeler


Hüseyin Su, öykü, taşra insanı, yabancılaşma.

Yazar: Canan OLPAK KOÇ -
Sayfa Sayısı: 179-188
DOI: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.15125
Tam Metin:
Turkish Studies
E-Mail Aboneliği

E-Bülten'e abone olarak güncel haberlerin mailinize gelmesini sağlayabilirsiniz

© Copyright Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim . Tüm Hakları Saklıdır.