ISSN:1308-2140

Giriş Yap Üye Ol

TORUN YANAKLARINDA DEDE, ANA SIRTLARINDA HAYAT İZLERİ:


Post-modernizmin egemen olduğu modern çağ, teknolojinin, dijital dünyanın, ilginçliğin hâkimiyeti adına kalbin ve maneviyatın sustuğu bir zaman dilimi olarak yaşanmaktadır. Bu çağda, “milli” ve “yerli” olan her değer yazık ki hafife alınmakta, gelenekler, inanç ve kutsal olan her şey yok edilmektedir. Buna karşılık “Batılı” veya “yabancı” olan her değer benimsenmeye devam edilmektedir Yine bu çağda sahih olanın kıymeti bilinmemekte, avamın günlük zevkleri ve basit değerleri baş tacı edilmektedir. Söz konusu durum hikâye dünyası için de geçerlidir. Yaşadığımız yüzyılda geleneğin, yerli olanın, hakikatin hatırını gözeten hikâyeciler de mevcuttur. Bu yazarlar, modern hayatın dayattıkları karşısında klasiğin, yerliliğin, geleneğin asaletine sadık kalmıştır. 1960 sonrası Türk hikâyesinde, Türk kültürünün ve yerli hayatın izlerini taşıyan yazarlardan biri de Hüseyin Su’dur. Modern ve postmodern hayat tarzının ve değer yargılarının egemen olduğu 1960 sonrası Türk hikâyesi içinde, “hakikatin, değerin, kutsalın, tükenmekte olanın, geleneğin hatırını gözeten hikâyecilerden biri Hüseyin Su’dur. Yazarın bugüne dek Tüneller, Ana Üşümesi, Gülşefdeli Yemeni ve Aşkın Hâlleri adlı yayımlamış dört hikâye kitabında yirmi yedi öyküsü bulunmaktadır. Onun hikâyeleri, Batılı modern yaşam tarzının dayattıkları karşısında naif ve yerli bir sesle Anadolu insanının yaşantısını, sıkıntılarını yansıtır. Bu çalışmada Hüseyin Su’nun hikâyeleri, temaları ve yansıttıkları Türk kültürüne ait yerli unsurlar üzerinden incelenecektir.


Anahtar Kelimeler


Hikâye, yerli, milli, gelenek, Hüseyin Su.

Yazar: Özlem FEDAİ -
Sayfa Sayısı: 77-86
DOI: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.15117
Tam Metin:
Turkish Studies
E-Mail Aboneliği

E-Bülten'e abone olarak güncel haberlerin mailinize gelmesini sağlayabilirsiniz

© Copyright Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim . Tüm Hakları Saklıdır.