ISSN:1308-2140

Giriş Yap Üye Ol

EBU HANİFE’NİN TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ YÖNTEMİ


İnanç hürriyeti İslam’ın şiarındandır. Kur’an, dinde ve inançta zorlama olmadığını açıkça beyan etmiştir. Hz. Peygamber’in ve ona tabi olanların tebliğ faaliyeti, muhatapların kesin bilgi ve kanıtla ikna edilmesi yöntemi üzerine bina edilmiştir. Yine Kur’an’da, Bedir savaşının sonuçları üzerinden şu mesaj verilmiştir: “… Ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın.” Hatta Kur’an’da, tartışma ve eleştiri üslubunun nasıl olması gerektiği bizzat vurgulanmıştır: “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış…” Bu yöntemi titizlikle uygulayan Hz. Peygamberin, muhataplarına karşı tutum ve davranışı, Kur’an’da şöyle övülmüştür: “Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah'a güven, doğrusu Allah [kendisine] güvenenleri sever.” Tartışma ve eleştiri yöntemi ve üslubu ile ilgili olarak Kur’an’dan alıntıladığımız bu türden emir ve tavsiyeleri dikkate alan Müslümanların tebliğ faaliyetlerinde kesin bilgi ve kanıt hep birinci öncelikleri olmuştur. Bununla birlikte kesin bilgiye ve kanıta ulaşma yöntemleri konusunda ihtilaflar çıkmış, izlenen farklı yollar neticesinde ortaya çıkan fikir ayrılıkları yüzünden ötekini eleştirirken zaman zaman aşırıya kaçılmış; muhaliflere ehli bidat, zındık, kâfir vb. ithamlar yöneltilmiştir. Bu durumun doğal sonucu olarak müslüman topluluklar arasında mezhep taassubu yaygınlaşmış, zamanla ortaya çıkan çeşitli fırkalar, siyasi çatışmaların bir aracı haline gelmeye başlamıştır. Hâlbuki Allah, kalpleri düşmanlık duygularıyla param parça olmuş bir cahiliye toplumunu, içerisinde barışın, selametin, huzur ve güvenin ilkeleri bulunan sağlam Kur’an ipiyle neredeyse içerisine düşecekleri bir ateş çukurunun kenarından çekip kurtarmıştı. Belki de inançlar üzerine yapılan tartışmalar neticesinde kalplerin parçalandığını ve Müslümanların hızla yeni bir ateş çukurunun kenarına doğru sürüklendiğini hisseden ilk Müslümanlar ve onların takipçileri, söz konusu tehlikeyi bertaraf etmek için, ötekine karşı sert ve yıpratıcı bir üslup kullanmayı tercih etmişlerdi. Ancak tarihsel tecrübeler, bu tutumun faydadan çok zarar getirdiğini açıkça göstermiştir. Biz bu tebliğimizde, ilk dönemin en etkili simalarından birisi olan Ebu Hanife’nin bu süreç içerisinde, tartışma ve eleştiri yöntemi ve üslubu açısından nasıl bir duruş sergilediğini göstermeye çalışacağız. Bunun hem onun gayri Müslimlerle yaptığı tartışmalarda elde ettiği başarıların temel dayanak noktalarını görmemize hem de muhaliflerine karşı kullandığı üslup ve yöntemlerde belirgin olarak ortaya çıkan olumlu ve olumsuz yönleri değerlendirmemize katkı sağlayacağını umuyoruz.


Anahtar Kelimeler


Ebu Hanife, Eleştiri, Metot, Tartışma, Kelam

Yazar: Metin ÖZDEMİR -
Sayfa Sayısı: 189-198
DOI: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.14632
Tam Metin:
Turkish Studies
E-Mail Aboneliği

E-Bülten'e abone olarak güncel haberlerin mailinize gelmesini sağlayabilirsiniz

© Copyright Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim . Tüm Hakları Saklıdır.